.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

29 Haziran 2016 Çarşamba

TERÖR DEĞİL, ÇOKULUSLU SALDIRI: ASLA DİZ ÇÖKME TÜRKİYE !

İbrahim Karagül

http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/teror-degil-cokuluslu-saldiri-asla-diz-cokme-turkiye-2030063

Bu asla bir terör saldırısı değildir.
Bu, PKK, IŞİD veya bir başka “örgüt" adı öne çıkarılarak üstü örtülecek bir saldırı değildir.

Tetiği kim çekerse çeksin, bombayı kim patlatırsa patlatsın, saldırıyı kim yapmışsa yapsın, bu, “terör saldırısı" diyerek kapatılacak bir dosya değildir.

Bu, dar anlamda terör analizleriyle okunacak, anlaşılacak ve anlatılacak bir durum değildir.

Türkiye saldırı altındadır

Bu çokuluslu bir saldırıdır. Doğrudan Türkiye'yi hedef alan, terör üzerinden yürütülen, terör görüntüsü verilen, uluslararası boyutu olan, bir dış müdahaledir, Türkiye'ye doğrudan bir saldırıdır.

Birileri Türkiye'yi terörle terbiye etmeye, kontrol altında almaya, belli bir mevzide tutmaya, diz çöktürmeye çalışmaktadır.

Türkiye'nin en kalabalık şehrinin, dünya başkentinin, dünyanın en büyük havaalanlarından biri tam da iftar vakti böyle bir saldırıya uğruyorsa bize bundan çok derin anlamlar çıkarmak düşer.

Sen kimsin ki denklem değiştiriyorsun mesajı!

Bu bir uyarı saldırısıdır. “Ayağını denk al" mesajıdır.

Biz yeni bir dünya şekillendiriyoruz, sen içeriye gömül, sakın başını kaldırma, bölgene ve dünyaya bakma, başka şeylerle ilgilenme mesajıdır.

Biz Güneydoğu'da şehirleri, ilçeleri işgal ederken sen bu işgalleri sona erdirdin, bu savaşı Türkiye'nin içinde devam ettireceğiz, her türlü örgütü ardı ardına sahaya süreceğiz, sembollerini vuracağız, seni boğacağız mesajıdır.

Suriye savaşı seni rehin almışken, biz daha Suriye savaşını tam olarak Türkiye içlerine servis edememişken, sen kalkmış İsrail ile, Rusya ile normalleşme yoluna gidiyorsun. Aklın sıra denklem kuruyorsun. Normalleşip krizden çıkmaya çalışıyorsun, buna izin vermeyiz mesajıdır.

Türkiye'de topyekün savaş başlatacaklardı

Bu saldırı, Kuzey Suriye Koridoru'nu planlayıp uygulayanların saldırısıdır. Bu saldırı, Türkiye ile Sünni Arap dünyasının bütün bağlarını kesmeye, Suriye'den sonra topyekün Türkiye savaşını başlatmaya karar verenlerin saldırısıdır.

Bu saldırı, Rus savaş uçağının düşürülüp Türkiye ile Rusya'yı yüzyıllar süren çatışmalar tarihine döndürme projesini yapanların saldırısıdır.

Türkiye'yi de Rusya'yı da tuzağa düşürenler, Türkiye-Rusya yakınlaşmasının asla kabul etmeyeceklerdir.

Türkiye-Rusya krizi bir projedir

Çünkü Ankara-Moskova arasındaki kriz, bölgeye yönelik en derin projelerden biridir. Türkiye-Rusya yakınlaşmasını analiz ederken “umarım tam bu dönemde bir uçak daha düşmez" demiştim.

Korkularım vardı bunu yazarken. Boşuna bir korku değilmiş. Uçak düşmedi ama normalleşmeyi en çok teşvik eden Türkiye cezalandırıldı. Hem de İstanbul Havaalanı vurularak.

Türkiye-Rusya yakınlaşması Avrupa'nın ve Amerika'nın en büyük korkusudur. Denklem bozucudur. Oyun bozucudur. Krizi onlar planladığı gibi onlar devam ettirmek istemektedir.

Rusya'yı da vuracaklar!

Eğer böyleyse, ki ben öyle inanıyorum, Rusya da saldırıya uğrayacaktır. Belki Moskova'da ya da bir başka yerde patlamalar, terör saldırıları gerçekleşecektir. Rusya'nın da burnu sürtülecektir!

Putin çok ciddi bir sınavdan geçmektedir. Gözü korkup geri adım atarsa, direnemezse, çok daha büyük zararlar Rusya'yı yoklayacaktır. Çünkü Rusya için tehdit Güney'den değil, Batı'dan gelecektir. Rusya'nın ikinci dağıma süreci Batı'da planlanmıştır ve oradan başlayacaktır.

Tahran'ın Akdeniz oyunu bozulacaktı

Türkiye-İsrail krizinin yumuşaması İran'ın oyun planını bozmaktadır. Tahran bundan ciddi anlamda endişe duymaktadır. Akdeniz'e ulaşacak stratejik kuşağı tehdit altına girmektedir.

Moskova'yı Türkiye'nin karşısına dikerek olağanüstü bir stratejik akıl uygulayan, Batı'nın bölge planlarına paralel biçimde Türkiye'yi Rusya eliyle çevreleme planları yürüten Tahran'ın kurgusu bozulacaktır.

Devletler oyunu, güçler hesaplaşması yaşanmaktadır. Formel söylemlere, sözleşmelere, anlaşmalara, ittifaklara aldırmayın. Güç hesaplaşması çok acımasız bir şekilde devam etmektedir. Terör bir müdahale aparatı olarak kullanılmakta, ülkeler birbirini terörle cezalandırıp hizaya sokmaya çalışmaktadır.

Dün akşamki saldırı tam da böyle bir saldırıdır. Terör üzerinden Türkiye'yi, son açılımını, normalleşme çabasını cezalandırdılar. Hem Rusya hem de İsrail'le krizin devam etmesini istiyorlar.

Erdoğan-Putin görüşmesi çok daha önemli hale geldi

Bugün saat 12:00'de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya lideri Putin, uçak krizinden sonra ilk kez telefonla konuşacak. Bu konuşma artık tarihi bir anlam taşımaktadır. Bu konuşmada çok dahaderin konuları ele almak bir zorunluluk haline gelmiştir.

Çünkü Türkiye'yi vuran terör Rusya'ya da yönelecektir. Bu günlerde Türkiye ve Rusya'da ortaya çıkabilecek, iki ülke yakınlaşmasını provoke edecek her türlü ihtimale hazırlıklı olmalıyız. Rusya şunu bilmeli; Türkiye'yi Suriyeleştirmek isteyenler, Rusya'yı da parçalayacaklar. Rusya için Türkiye'dençok daha acı verici planlar yapıyorlar çünkü. Putin'in, Suriye'de durduğu mevzi, Rus halkına ağır bedeller ödetecek.

Atlantik-İran hattına dikkat

Terörün patronları, coğrafyamızdaki kaosu planlayanlar, kaostan kurtulmaya dönük her girişime şiddet üzerinden tepki veriyorlar. Türkiye'yi de aynı kaosun parçası yapmak istiyorlar. Türkiye'nin bu karmaşadan sıyrılma çabalarına anında reaksiyon gösteriyorlar.Kendilerini ele veriyorlar.

Bu anlamda PKK da, PYD de, IŞİD de aynı çevreler tarafından harekete geçiriliyor, hedef bu çevreler tarafından veriliyor. İstanbul saldırısı üzerinden Atlantik-İran hattının çok ciddi bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.

Gazze provokasyonu?

Sadece Rusya ile yakınlaşmayı değil, İsrail'le normalleşmeyi de hedef alacaklar. Çok yakında Gazze üzerinde bir provokasyon ve ardından İsrail saldırıları tezgahlanabilir.

Ya da Güney Lübnan'dan çok ciddi bir kriz tezgahlanabilir. Böyle bir durumda İsrail'in saldırganlığı, Türkiye'nin tepkisi hatta kamuoyunun harekete geçirilmesi yeni bir krizi patlatabilir.

Tüm ülkeme başsağlığı

Dün akşam, İstanbul'da üç canlı bomba saldırısı oldu, yazıyı yazdığım sırada hayatını kaybedenlerin sayısı otuzu aşmıştı. Şehitlere rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Tüm ülkeme başsağlığı diliyorum.

Biz bu topraklarda bin yıldır bedel ödeyenler, kıyımlar yaşayanlar olarak asla diz çökmeyeceğiz. Can ve kan üzerine direndik, direnmeye devam edeceğiz. Haçlı Savaşları'na, Birinci Dünya Savaşına direndik, yeniden ayağa kalktık aynı dirençle devam edeceğiz.

Örgütlere değil devletlere bakın

Saldırının kapsamı ve niteliği bir istihbarat organizasyonudur. Bir“devlet eli" bu saldırıya değmiştir. O devlet Doğu'da mı Batı'da mı, henüz bilmiyoruz. Ama aklı verenlerin, hedefi gösterenlerin örgütler değil devletler olduğuna inanıyoruz.

Saldırının ilk hedefi Türkiye'nin kıvrak bir dış politik manevra ile Rusya ve İsrail krizini çözmeye dönük girişimleridir. Bu iki krizi kimler istiyor, iyi düşünelim. Bizi terörle kontrol altında tutmak isteyenlerin, Suriye krizinin içinde tutmak isteyenlerin kimler olduğunu iyi düşünelim.

Çünkü Suriye meselesi biter bitmez bölgede bütün saldırılar Türkiye'ye yönelecekti ve onlara göre Türkiye'nin parçalanma süreci başlatılacaktı.

Ekim-Kasım'a hazırlanıyorlar

Siyasilerimiz, vatandaşımız asla korkmamalı, pes etmemeli. Devlet aklı, şuan sağlam zeminde yapılması gerekeni yapıyor. Bu normalleşme devam etmeli, kapsamı daha da genişletilmeli. Çünkü bu normalleşme, Türkiye'ye kurulan tuzağı bozma girişimidir. O kirli oyunu başlarına geçirme çabasıdır. Eğer bu normalleşme devam etmezse, Ekim-Kasım aylarında Türkiye'yi çok ağır saldırılarla bunaltmayı, diz çöktürmeyi planlıyorlar.

Artık tek sözümüz “Acımasız direniş"

Son sözümüz “Acımasız Direniş"tir. Bütün ülke olarak, tek sloganımız, tek marşımız bu olmalı, Anadolu'nun her köşesinde yankılanmalıdır.

Ağlayacağız, acıyacağız, kahrolacağız ama direneceğiz, çok daha sağlam zeminlerde dimdik duracağız. Bin yıldır bu topraklardan hiçbir şeye boyun eğmedik, asla eğmeyeceğiz!

Unutmayın, vatan sevgisi imandandır. İmanınıza sahip çıkma zamanıdır! Tabi bu arada “iç işgalciler"i ve psikolojik operasyonlarını çok yakından takip edin.

14 Haziran 2016 Salı

ZAMAN AYARLI OPERASYON

Ergün Diler / Takvim Gazetesi

Fransa'daki Avrupa Futbol Şampiyonası'nda IŞİD'in sahne alıp katliam yapacağını tahmin ederken biri ORLANDO'da sahneye çıktı.
50 kişiyi öldürdü. Ortalığın kan gölüne döndüğü PULSE CLUP'e polis operasyon düzenledi. 50 kişi hayatını kaybederken 53 kişi de yaralandı.
Saldırgan ölü ele geçirildi.
HİKAYE BU!
Amerika tarihindeki en kanlı ve en acımasız saldırıyı kim yapmış olabilirdi?
TABİİ Kİ BİR MÜSLÜMAN TERÖRİST!
Öyle de oldu!
Pulse Clup'u basıp dehşet saçan terörist (!) Afgan asıllı 29 yaşındaki Ömer Sıddık Metin isimli bir gençti.
Çatışmada öldürüldü.
Terörist MÜSLÜMAN olunca eski eşinin söyledikleri, modifiye ettiği silahları gündeme geldi.
Eşcinselleri sevmediği hatta nefret ettiği iddiaları ortaya saçıldı.
Eee saldırgan Müslümansa arkasındaki örgütün de Müslüman olması gerekiyordu!
Hemen buldular zaten IŞİD !
Bu bilgiler değişik kanallardan, değişik kişiler üzerinden servis edildi.
BÜYÜK BİR YALAN KOCAMAN BİR DOĞRU haline getirildi.
Amerika böyledir.
Büyük devletler böyle çalışır.
Oyunu kurarlar ve herkesi inandırırlar.
Zaten Başkan Obama da çıkıp "Bu çok acı bir gün bizler için..." dedi.
Oysa olaylara değişik bakmakta çok büyük fayda vardı!
Öncelikle Ömer Sıddık Metin isimli kişi FBI ile teması olan biriydi. Daha önce alınmış, sorgulanmış ve bırakılmış.
Devletin bildiği, izlediği, belki de görev verdiği biriydi.
Buna benzer hikayeyi BOSTON saldırılarının faili olduğu söylenen TSARNİYEV kardeşlerde de görmüştük.
Onlar da devletin takibindeydi.
Ama nedense TAKİP EDİLENLER KATLİAM YAPIYORDU!
Garip değil mi?
Açalım biraz daha...
Daha iyi anlaşılsın!
Boston, Paris, Belçika, San Bernardino...
Nasıl bunların hepsi SAHTE BAYRAK operasyonu ise ORLANDO da böyleydi.
Hiç kuşku yok.
Aklı başında olanların hemen göreceği bir operasyon!
Hepsi İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİN işi!
Yani CIA'nın!
Peki ama neden?
İşte burası önemli!
ORLANDO KATLİAMI ne zamana denk geldi?
HAYIR!
Bilemediniz!
Muhammed Ali'nin cenazesinin hemen arkasından hayata geçirildi!
Hepimizin KAHRAMANI olan Muhammed Ali'nin ölümüyle birlikte özellikle Amerika'da muazzam bir İSLAM ALGISI oluştu.
Resmen bir rüzgar başladı!
Herkes Müslümanlığı sorar araştırır hale geldi.
Doğal bir PR aldı başını gitti.
Oysa Muhammed Ali ringlerdeyken sınırlandırılıyor, kontrol ediliyor, yükselişi durduruluyordu! Ama ÖLÜMÜNÜN bu kadar ses getireceği ve milyonlarca insanın cenazesinin etrafında kenetleneceği düşünülmüyordu!
Kimse bunu öngörmüyordu.
Ama biz Cumhurbaşkanı Erdoğan'la oradaydık.
Türkiye bunu görmüştü.
Son görevimizi yapmak için ve orada da omuz omuza olmak için Louisville'ye gitmiştik...
Bu seyahatin ayrıntılarını ilerleyen zamanlarda yazarım...
Amerika'nın ne yapmak istediğini yakından gördüm.
Hepsi kare kare aklımda!
O zamanı gelmesini bekleyeceğim...
Neyse!
Muhammed Ali'nin cenazesiyle birlikte büyük bir MÜSLÜMAN ve İSLAM rüzgarı başladı.
Filistin konusunda bazı dernekler ayağa kalktı.
Hıristiyan olup Filistin için yardım toplayanlar görüldü.
Daha önce böyle bir şey yoktu.
Görülmüş bir olay değildi.
Muhammed Ali'yi hayattayken yenemeyenler cenazesinde de mağlup oluyordu!
Hemen DERİN DEVLET ortaya çıkmalıydı.
Öyle bir şey yapılmalıydı ki bu rüzgar terse dönsün!
En azından hızı kesilsin Ömer Metin'in hayatında silahı eline aldığını gören yok.
Kimse bilmiyor.
Tek şahit yok!
Pulse Clup'un yani eşcinsellerin hedef seçilmesi bile İSLAM'a karşı nefretin artması için!
Akıllıca bir hedefti!
Ancak bizim bilmediğimiz küçük hatalar vardı!
Operasyon kusursuz değildi.
Ölü ve yaralılara bakıldığında 8 farklı silahtan çıkan kurşunların olduğu tespit edildi. Yani karşımızda birden fazla ÖMER METİN (!) vardı!
Zaten İkiz Kule, Pentagon, Boston saldırıları hep MÜSLÜMANLAR 'ın işiydi!
Hepsi SÜPERMAN 'di!
Kimse bunları görmüyor, duymuyor, bilmiyor.
Operasyonlar gerçekleşince herkes MÜSLÜMAN TERÖRİSTLERİ anında tanıyordu.
Sempati bir anda NEFRETE dönüşüyordu.
Orlando da böyle bir operasyon!
Muhammed Ali üzerinden başlayıp büyüyen İSLAM DALGASINI kırmak için ters operasyon!
Devletler için 50 can bir şey değildir.
Verirler.
Verdiler de...
Önemli olan İSLAM'ın Müslümanlığın bir EKSEN olmaması...
Bunun için ÖMER METİN isimli genç üzerinden düğmeye basıldı.
Belki bu genç gerçek hayatta çok önceleri öldürüldü.
Bu yakında ortaya çıkar.
Ama öncesinde TARİHLERİ ile oynanmış kamera kayıtları medyaya servis edilecektir.
Brüksel'de olduğu gibi...
Ve büyük ihtimal ÖMER METİN 'in bir silah dükkanında görüntüleri ele geçirilecektir...
AKLI YÖNETMEK için bu kadar veri yeter de artar bile!
Günlük hayatta kim bunları ayrıntıları ile düşünecek zaman bulacak ki!
Herkesin işi gücü var!
Maalesef oyun budur!
FBI ve CIA dünya üzerindeki TERÖRİST FAALİYETLERİN yüzde 94'ünün Müslümanlar tarafından yapılmadığını bilir!
Ama açıklayamaz.
Son ORLANDO saldırısında CIA-MI6-MOSSAD ortaklığının olduğunu ileri süren akıllı Amerikalılar da var.
Bunu belki hiç anlayamayacağız. Ama operasyon olduğunu iyi bilin!
Çünkü bu operasyonu hazırlayanlar, saldırı emrini verenler, İslam'ı küçültmek için uğraşanların şimdiki durağı TÜRKİYE...
Nasıl gelecekler?
Nereden gelecekler?
Kiminle gelecekler?
BİLEMEM!
Ama İslam ve siyaseti iç içe istemiyorlar!
Ortadoğu'da yükselen bir MÜSLÜMAN ses arzu etmiyorlar.
Petrol ve gazın anavatanında YERLİ bir güç görmeye tahammülleri yok.
Her şeyi kendileri yönetmek ve paylaşmak istiyorlar...
ORLANDO dolaylı da olsa bize bir mesajdı!
ANKARA'yı güçlü bir şekilde ORTADOĞU'da barındırmak istemeyecekler.
Bunun işaretleri fazlasıyla var.
PARA NEVADA'ya gittiğinden beri Amerika'nın duruşu, tavrı ve bakışı değişti...
ORTADOĞU'da bizi istemediklerine göre ORTADOĞU'dan geleceklerdir!
Nasıl mı olacak?
Bekleyip göreceğiz...
Biz buradayız!

NOT: Ringe bir Müslüman'ın çıkmasına izin veriyorlar... Ama tek şartla! DAYAK YERSE! Uyanık olalım. Çok fazla işaret var.
..