.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

20 Aralık 2016 Salı

ŞEMSÜ'L MAARİF İSİMLİ KİTAPTAN HABERLER

Bundan yaklaşık 40 yıl önce koyumuzde bir hoca vardı. Geleceğe dair bilgiler veriyordu. Bunları Şemsul Maarif isimli kitaptan okuduğunu söylüyordu. Söylediği şeyleri pek ilginç ve fantastik bulurduk çünkü o zamanda söyledikleri aklımıza hayalimize sigmiyordu.

O devirde bolgemizde ne tv ne telefon ne elektrik vardı hatta su bile yoktu. Su almak için tâ devlet şantiyelerine giderdik veya kuyulardan vb. yöntemlerden temin ederdik.  Her yer kurakti insanlar zar zor geciniyordu. Böyle bir vaziyette bize cennet vaadi gibi gelecek seyler söylüyordu.

İsterseniz lafı uzatmadan onun söylediği ve gerçekleştiğini  düşündüğüm olaylardan bazılarını aklımda kaldığı kadarıyla anlatayım

*Bir vakit gelecek dedi insanı hava ile konuşurken göreceksiniz

*bu bölgede beyaz çiçekli yeşil bir ot çıkacak ve insanlar onunla rızıklanacak

*Buraya kısa fistanlı insanlar gelecek

*gün gelecek Viranşehir'e gölge içinde gideceksiniz (Ceylanpınar-Viranşehir yolunun gölgeleneceğini söylüyor ki o dönemde yol çakıllı ve bakımsızdı.)

*Irakta iri yapılı esmer bir lider çıkacak onun vaktinde Irak çok parlak bir devir yaşayacak ve o kişi 40 veziri ile beraber idam edilecek.

*Gün gelecek yollardaki sulardan geçemeyeceksiniz (o bunu söylediği zamanda  içecek su bulamiyorduk haliyle onun bu sözleri bize çok komik gelmişti.)

*Yerden hazineler çıkacak insanlar o hazinelerle rızıklanacak

*Doğu tarafından bir ateş çıkacak o ates dolaşacak ve en son sizi güneyden bulacak işte bu sizin için tehlikenin başlangıcı olucak demişti.

*Bu ülke iki buhranlı dönem yaşayacak. Bu iki dönemde insanlar çok ciddi sıkıntılar ve yokluklar yaşayacak


Şimdi bu maddeleri tek tek ele aldığımda
Yaptığım tahminler

1.sinin telefon olduğudur

2.sinin ise beyaz altın olarakta bilinen pamuk olduğudur ki bölge  insanları  bu ürünle bayağı kazanç elde etti.

3.sünün ilçemize yerleştirilen afganlar olduğudur cünkü onlarda tarif ettiği gibi giyiniyorlar

4.sünün anlattığım 50 kmlik yolun baştan sona ağaçlandırılması böylelikle gölgelenlendirilmesi olabilir  gerçi o bunu söylediğinde hiçbirimizin aklına ağaçlar dikilerek bunun olabileceği gelmemişti bir çoğumuz heralde yolu baştan sona örtecek bir yapı olacağı kanısındaydı fakat böyle bir şeyin olmasının cok düşük bir ihtimal olduğunu düşünürsek bu söylediği de bize enterasan gelmisti

5.sinin de saddam hüseyin olma ihtimali var diye düşünüyorum fakat  onun 40 adamı idam edildimi edilmedimi bunda net bir bilgim yok

6.sinin bolgemizde su pompaları sayesinde tarım alanlarının ve tarım sulamasinin %100 artması ve buna mukabil yolların gerçekten de sulamadan ötürü gecilemeyecek durumda olmasidir.  nerden nereye dedirtecek bir durumdur bu bizim için çünkü dediğim gibi içecek su bile bulmakta zorlanırken bu gün bölgemizde  yüzbinlerce dönüm arazi sulaniyor

7.sinin ise su pompaları olduğunu düşünüyorum çünkü bunlar yapılmaya baslandigindan beri bölge halkına ciddi kazanç sağladı burda yaşayanların ekonomik seviyesini eskiye nazaran yüzde yüz artirdi şayet bu hazineler dediği altın  bile olsa tukenirdi fakat su her türlü madenden daha değerli bir şeydir heleki buranin bir tarım bölgesi olduğunu hesaba katarsak

8.sinde ben ateş kavramının savaşı nitelediği kanısındayım bu savaş belkide irakta saddamin devrilmesiyle başlayıp tüm orta doguyu kasıp kavuran ve en son suriyede son bulan savaştır

9.sunun ecevit ve demirel dönemleri olduğunu düşünüyorum bu benzetmeyi kurmamin 2 temel sebebi var birincisi gerçektende bu dönemlerde bir istikrarsızlık olması ve soyledigi dönem isimlerinin ecevit ve demirel kelimelerine çok benzemesi


Şimdi de isterseniz hocanın söylediği fakat henüz gerçekleşmediğini düşündüğüm bir olayi soyliyeyim

*kutful zuhur da(kutful zuhurun kitapta  suriyede rasulayn ve türkiye tarafında ceylanpınar olarak bilinen kentin ismi oldugunu söylemişti ) 3 ordu karsilasacak bunların arasinda  çok çetin bir savaş çıkacak oyleki bu savasta dokulen kan oluk oluk akacak ve avucun üçte biri kadar bir nesne o kanda yuzecek en kanlı çatışmanın da c.pınar viranşehir yolunun doğusunda olacağını söylemişti ayrıca bu savasta bir ordunun istanbula dogru kacacagini bir ordunun tamamen helak olacagini ve birinin de mutlak zaferi elde edecegini, bu savasta en çok kayıp verecek topluluğun da kürtler olacağını soylemisti. Bu savaşta dikkat çektiği bir diğer ayrıntı da  savaşa katılacak islam devletlerinden birinin kafirlerin tarafında olacağı ve kafir devletlerden birinin de ıslam devletlerinin tarafında olacagiydi

Bu savaşın başlama zamanını sorduğumuzda bize
Doğudan gelen ateş sizi güneyde karsiladiginda, afganlarin (bahsettiği kısa fistanli insanlarin) kuzeylerindeki tepeye evler inşa edilmeye başlandığında bu büyük savaşın artık yaklaştığını bilin demisti hal böyleyken sizin için en doğrusu firatin, birecik'in  batısına  gitmektir ne kadar çok batı tarafına giderseniz bu kaostan o denli uzaklaşmış olacaksınız.

Kaynak: https://gayba-dair-bilgiler.blogspot.com.tr/

14 yorum:

  1. Neden benim yorumum yayınlanmıyor??

    YanıtlaSil
  2. Dün Rusya büyükelçisi Andrey Karlov, fetöcü bir polis tarafından öldürüldü. Dikkat ettiğim konu Beşiktaş saldırısı, Kayseri bombası ve büyükelçi suikastı bir kaç gün aralıklarla gerçekleşti.
    Ne oluyor? Bir güç Türkiye'ye nefes aldırmak istemiyor...
    Bir kısım medyaya bakıyoruz. Hepsinde katiller değil de devlet ve hükümet suçlanır tarzda yayın yapılıyor. Türkiyeyi değil de düşmanın sözcülüğünü yapıyorlar. Beşinci kol artık kendini perdesiz ortaya koyuyor.

    YanıtlaSil
  3. Mustafa kardeş Şems'ül Maarif kitabı bazı insanlar tarafından efsane olarak anılıyor.orjinal nüshasının bulunmadığı gibi söylenceler var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ihtmal benim de aklıma geldi. Ancak bu konuda dedlilim yok. Bir fenomen olarak yayımladım.

      Sil
    2. Şemsül maarif'in piyasadaki çeviri nüshası nazar-ı itibara alaıncak durumda değil, ama arapçası mevcut ki onun dahi eksik olduğunu söyleyenler var. istanbulda bir kütüphanede el yazması nüshasının saklandığı ifade ediliyor, ancak umuma açık değil, kimse göremiyor. cübbeli hoca el yazması benzer bir nüshasını kendisine murat bardakçının verdiğini ve ondan kitaplarını yazarken istifade ettiğini söyledi. benim anlamadığım şemsül maarif havas kitabı içinde dualar ve bir takım uygulamalar var, bu ifşaatları yapan kişi hangi ilimle neye dayanarak bu çıkarımları yapabiliyor?

      Sil
    3. http://www.ilimalemi.com/havas-ilimi-konulari/21937-semsul-maarif-kubrabuyuk-bilgiler-gunesi.html

      bu adreste pdf olarak var.Ancak dediğin gibi yazılanları nasıl bulmuş çıkarmış belli değil.Belki başka şeyler vardır bizim bilmediğimiz!!!

      Sil
  4. Suriyeli bir kadin; ulkemde bombalar patliyordu biz tv den seyrediyorduk ne zaman ki basimizdan bombalar atilmaya basladi o zaman anladim ki biz cok savasin icindeymisiz. Bugun Turkiyede bombalar patliyor ve artik bir iki kisi sehit olmuyor 15 40 30 ne tutarsa. Ve mustafa bey in belirttigi gibi bir buyukelci bir ulkenin baskentinde korunamiyor ve bir fetocu tarafindan olduruluyor. Bugun suriye de huzurun gelmesini istemeyenler ve dahi musluman kaninin akmasina engel olmak isteyen Turkiyenin dort bir yanini ve dahi icini yangin yerine ceviriyorlar. Artik vekalet savaslari yavas bitiyor ve goreceksiniz artik bizzati devletler sahne alacak.

    YanıtlaSil
  5. En ilginç yanı polis eliyle suikast yapılıyor
    Ve Türkiye nin ne denli güvensiz bir ülke olarak göstermeye çalışıyor lar
    bu gün bir yabancı bir gazeteci köşesinde
    Türkiye için büyük bir ekonomik krizin kapıda olduğunu okudum
    Allah yardımcımız olsun

    YanıtlaSil
  6. En ilginç yanı polis eliyle suikast yapılıyor
    Ve Türkiye nin ne denli güvensiz bir ülke olarak göstermeye çalışıyor lar
    bu gün bir yabancı bir gazeteci köşesinde
    Türkiye için büyük bir ekonomik krizin kapıda olduğunu okudum
    Allah yardımcımız olsun

    YanıtlaSil
  7. Mustafa bey, neden yorumlarımı yayınlamadığınızı açıklayabilir misiniz? Tabi bunu da yayınlarsanız. Ha eğer adımı kullanmadığım içinse çok yazık. Ben ismimi kullanmak istemiyorum belki. İlla kendi ismimi mi yazmam gerekir? Gerçek adım olmadığı halde sallayıp başka isim versem Ali Veli desem daha mı iyidir? Lütfen artık bu yorumumu yayınlayın. Hayır yani yorumlarimda bir hakaret eleştiri dahi yok. Normal bir yorum yapıyorum ama yayınlamıyorsunuz. Buna bir açıklık getirin. Bu yorumu da lütfen yayınlayın.

    YanıtlaSil

  8. 'Son bir çarpışma bizi bekliyor!'

    Gazeteci Yazar Süleyman Özışık, bugün yazdığı yazısında çarpıcı ifadeler kullandı.
    26 Aralık 2016 Pazartesi 19:56
    Gazeteci Yazar Süleyman Özışık, bugün yazdığı yazısında çarpıcı ifadeler kullandı.

    İşte o yazı:

    Havanın acı, ölüm ve fitne koktuğu günlerden geçiyoruz. Şehirlerde patlatılan bombalar, kırılıp yere düşen askerler, polisler ve siviller...

    Katledilen yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve anne karnındaki bebeler...

    Suikast düzenlenen siyasiler ve hatta ülkemize emanet edilmiş büyükelçiler...

    Soğuk, merhametsiz ve bizden zerre kadar hazzetmeyen gözlerin üzerimizde olduğunu hissediyoruz.

    Gezi eylemleri ile başlayan savaşta yapılması epey zor olan görevleri başarıyla yerine getirdik. Kendini ülkemizin kabusu ilan edenler için dehşet verici bir kabus haline geldik.

    Düne kadar pek çok konuda duyarsız, umarsız insanlardık. Onların sayesinde tıkırtılara, gıcırtılara bile duyarlı hale geldik.

    Artık yeni bir sürece giriyoruz...

    Soylularla soysuzların savaşında, asillerle adilerin kavgasında sona yaklaşıyoruz.

    Son bir yüzleşme bizleri bekliyor.

    Son savaşın borusu çalmak üzere...

    Bu son çarpışma, bütün meseleyi kökten çözecek.

    Henüz görüş alanımızda değiller. Hangi şeytani planla gelecekler, bilmiyoruz.

    Ancak ellerinde pek malzeme kalmış da sayılmaz. Askere veya polise bir darbe yaptırma ihtimalleri kalmadı.

    Mezhepçilik üzerinden Alevi kökenli kardeşlerimizi ayaklandırma girişimleri tutmadı. Doğu ve Güneydoğu'da denedikleri ayaklanma oyunları kendi ayaklarına dolandı.

    Ekonomik darbe girişimleri başarıya ulaşmadı. İşledikleri siyasi cinayetler istedikleri neticelere getirmedi.

    Bundan sonra ne yapabilirler, bilmiyorum.

    Ama şunu biliyorum ki zamanları da, güçleri de kalmadı. Dünyanın bütün imkanlarını seferber etseler dahi, bu kuşatmayı devam ettirmelerine imkan ve ihtimal yok.

    ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Avusturya ve diğerleri...

    Hemen hepsinin ekonomileri dibe vurmuş durumda. Türkiye'ye saldıran terör örgütlerini para ve silahla daha fazla beslemeleri mümkün görünmüyor.

    Çünkü 4 yıldır Türkiye'nin üstüne saldıkları terör örgütlerine akıttıkları para ve silahlar boşa gidiyor.

    Fetö terör örgütü ve PKK'ya yapılan operasyonlarla büyük bir hezimet yaşadılar.

    Sadece bu mu?

    Türkiye Suriye'de Deaş isimli terör örgütüyle tek başına mücadele ediyor, onların Ortadoğu ile ilgili planlarının altını üstüne getiriyor.

    Besledikleri YPG'yi Rusya ile birlikte vurmaya başladık. Oluşturmaya çalıştıkları Kürt koridorunu içinden çıkamayacakları bir labirente dönüştürdük.

    El-Bab düştüğü andan itibaren sıra Münbiç'e gelecek. Münbiç'in düştüğü gün, neredeyse tamamı aynı anda havlu atacak.

    Önümüzdeki şubat veya mart ayında ellerindeki son umut kırıntılarıyla saldıracaklar.

    Ancak bu durum sizde asla umutsuzluk yaratmasın.

    İçinizi umutsuzluk kapladığında arkasından gittiğiniz adamın gözlerine bakın.

    O gözlerde cefa, yorgunluk ve ızdırap göreceksiniz. Aynı zamanda umut, cesaret ve korkusuzluk da göreceksiniz.

    Yazının başında söylediğim gibi...

    Soylularla soysuzların savaşında, asillerle adilerin kavgasında sona yaklaşıyoruz.

    Son bir yüzleşme bizleri bekliyor.

    Mayıs veya Haziran ayına varmadan bu son çarpışma sona erecek.

    İblisleri dikildikleri yerde devireceğiz.

    Sonrasında gündoğumu kadar sıcak gülümsemelerle karşılayacağımız altın bir şafak sökecek ülkenin üzerine...

    Sonra bugünler için şarkılar besteleyecek, türküler söyleyeceğiz.

    "Başaramadınız" diyeceğiz.

    "Milletimizi bölemediniz, bayrağımızı indiremediniz, vatanımızı parçalayamadınız, devletimizi yıkamadınız.

    Ezanlarımızı susturamadınız, bize diz çöktüremediniz, halkımıza boyunduruk vuramadınız, bin yıldır yürüdüğümüz bu yoldan bizi geri döndüremediniz" diye haykıracağız.

    İnşaallah diyorum bende

    YanıtlaSil
  9. http://m.milligazete.com.tr/#!/haberdetay.aspx?ID=443875

    YanıtlaSil
  10. Ypg nin Amerika tarafından yoğun bir şekilde silahlandırılması neden acaba IŞİD PKK Ypg bence Suriye parçalandı sıra Türkiye yada daha kolay lokma olacak olan İranda ama bizim vatanımız bir Rabbimiz bir buradan gidecek bir yerimiz var oda Rabbimizin huzuru

    YanıtlaSil
  11. Ahmad bin Ali al-Bûnî'nin “Kitab Şams al-Maarif” adlı dört ciltlik Arapça eserinden izler taşıdıkları görülmektedir. Bu konulara meraklı kişilerin yoğun talebi ile, 1979 yılında bir yayınevi, Bûnî'nin eserini tercüme ettirip piyasaya sürd

    YanıtlaSil