.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

26 Kasım 2016 Cumartesi

AVRUPA TÜRKİYE'Yİ ATACAK MI?


Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile üyelik müzakerelerini geçici bir süre dondurmayı tavsiye eden tasarıyı kabul etti. (Gazete haberi)

Beykozlu Osman  Akfırat Efendi’den naklen…

AP ile ilgili görsel sonucu“-Önce 3. dünya savaşı çıkacak; ve Avrupa'da tas üstüne tas kalmayacak!...
-Dedem Türkiye'de perişan olmaz mı o zaman?...
-Türkiye pek o savaşa girmiş sayılmaz... Çünkü o savaştan önce Avrupa Türkiye'yi dışlayacak ve atacak!... 
-Ama biz NATO'dayız?...
-NATO'dan da çekilir o zaman Türkiye herhalde!... Çok üzülecekler Avrupa bizi dışladı diye o zaman bazıları; ama bunun ne büyük rahmet olduğunu geride kalanlar anlayacak... 

O zaman Ruslar 6 ay süreyle İstanbul'u işgal edecekler!...
-Dedem biz bir şey yapamayacak miyiz?... Ruslar nasıl işgal eder Istanbul'u?..
-Muhyiddin-i Arabi'nin kitabında gördüm ben, Rusların 6 ay Istanbul'da kalacaklarını ve bu sürenin sonunda Istanbul'u terk edeceklerini... 
-Dedem Avrupa bizi niye dışlasın ki?...
-Müslüman olduğumuz için!... Elhamdulillah müslüman insanlar başımızda olacaklar!...
-Dedem Avrupa'nın bizi dışlaması 3. Dünya savaşının habercisi mi yani?...
-Evet ama ondan önce de bazı olaylar var...
-Ne onlar?...
-Türkiye'de idare öyle bozulacak ki, yeniden bir (ben kendi ta'birimi kullaniyorum burada) yapılanma olacak, zorlu bir ameliyattan sonra!...
Bu arada Yunanistan'la da bir savaş olacak... O savaşta Yunanistan haksız olup, çok şeylerini kaybedecek!...
-Peki dedem, dedim, ben... Amerika ne olacak?... Biz oradan da mı kopacağız?...

-Hayır, Avrupa bizi attığı zaman, o bize destek verecek!... Ruslar, Avrupa'da taş üstüne taş bırakmayacaklar!...
Suriye bize düşmanlık ederken, Yahudiler dostluk gösterecekler!. Suriye Hatay'i isterken Yahudiler Şam'a kadar gelecekler...Bu Mehdi çıkana kadar devam edecek!...
-Peki dedem, o harpler sonrasında insanlık ne halde olur?...

-Perişan... Ellerinde, dinlerinden başka bir şey kalmayacak!...
Mehdi'nin çıkışından sonradır ki Deccal çıkacak... Sonra Isa Aleyhisselam'ın nüzülü var... Ondan sonra da Çinli'lerin Türkiye'ye kadar ve Orta Doğuyu istilası... Yecüc Mecüc diye bahsedilen kavimler Çinli'ler ile Ruslar'dır!...
-Dedem, dedim... Bunlar ne zaman olur?... 

-Hepsinin başı Avrupa'nın Türkiye'yi aralarından atmasıdır!... Ondan sonra dökülen tesbih taneleri gibi olaylar birbirini takip eder!...”

Osman Akfırat Efendi’nin görüşüne göre bizler Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye aleyhindeki bu kararını nasıl değerlendirmeliyiz?

Osman Akfırat Efendi  “Avrupa Türkiye’yi dışlayacak ve atacak” diyor. Acaba bu husus gerçekleşmiş sayılır mı? AP’nin kararının şimdilik bu dozda olmadığını düşünebiliriz. Ama gidişatın daha sertleşeceğini anlıyoruz. Eninde sonunda Avrupa ile ipler kopacak.

Zaten 15 Temmuz darbe girişimi açıkça bir NATO darbesidir. Bu sebeple yine gaybi haberin ikinci kısmını teşkil eden Türkiye NATO’dan da çıkacak ibaresinin de zuhur edeceğini öngörebiliriz. Yani bu iki gaybi haberin artık maddi sebepleri oluşmuş ve görünür hale gelmiştir.

Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Allah perdeler arkasında gaybın bazı uçlarını veli zatların kalplerine gösterir. Burada tabir lazımdır. Gaybi haberin hakiki sureti ancak gerçekleşince anlaşılır.

Allah devlet ve milletimize zeval vermesin. 

21 yorum:

  1. elbab kentinde suriye türkiye savaşı patlayacak gibi ve bu savaşda hükümeti ve cunhurbaşkanını sarsmak için gavur esad a destek veriyor....bu ara abd de 3 eyalette seçim sonucuna itiraz sonucu oylar yeniden sayılacakmış clinton ve ekibi işin peşini bırakmamış daha
    -türkiyenin girmek istediği şanghay beşlisi ab nin değil NATO nun alternatifi
    nato türkiyeyi kaptırmamak için ekonomik krizi derinleştirip hükümet ve cumhurbaşkanını demokratik seçimle veya nato destekli ihtilal le devirmeyi tekrar deneyebilir

    YanıtlaSil
  2. Yav soyluyoruz olacak yani alimlerin bir cogu ayni kanaatteler su iki gunde suriye de kac sehit verdik arakan mynmar ve dogu turkistanda yasananlar ortada suriyede halepte muslumanlarin hali ortada resmi olarak savas olmadigi halde muslumanlar inim inim inlemekte hala ortalik gulluk gulustanlik diyenler var savas cigirtkanligi yapmiyorum ama yasanan olaylar alimlerin bildirmis oldugu vakalardir rusya sadece avrupaya saldirmayacak dedigimiz gibi turkiyeye de saldiracak hemde rusyayla aramizda artik gerginlik yasanmicak denecegi bir zamanda ayrica sadece avrupa birliginden degil natodan da cikacagiz ama savas bizi de vuracak ama sonunda ruslar ve de avrupa yenilecek yani ehli kufur kaybedecek muslumanlar uc asirdir kaybettigi huzuru yakaliyacak bulacak ama oyle zahmetsiz olmuyacak ve mehdi resul ve isa aleyhisselam da gelecek tabiki deccal de Allah o zor zamanlarda bize sabirlar yagdirsin kalbimizdeki korkuyu gidersin ve bizi ehli imanin yaninda olanlardan eylesin.

    YanıtlaSil
  3. Suriye bize düşmanlık ederken, Yahudiler dostluk gösterecekler!. Suriye Hatay'i isterken Yahudiler Şam'a kadar gelecekler...Bu Mehdi çıkana kadar devam edecek!...


    Süriye bize düşmanlık edecek yahudi ise dostluk gösterecek ifadesi tamamen gerçek dışıdır,asıl süriyenin bu hale gelmesinde siyonizmin emriyle türkiye de sorumludur yani tam tersi olan durum söz konusudur.

    -Dedem Avrupa bizi niye dışlasın ki?...
    -Müslüman olduğumuz için!... Elhamdulillah müslüman insanlar başımızda olacaklar!...

    demiş ve devamında ise


    -Türkiye'de idare öyle bozulacak ki, yeniden bir (ben kendi ta'birimi kullaniyorum burada) yapılanma olacak, zorlu bir ameliyattan sonra!...



    ikinci ifade dogrudur idare çok bozuk ve halkta körü körüne bu duruma destek veriyor,bu bozukluk mehdinin yönetimi devralmasına kadar sürer ve mehdi döneminde bolluk bereket ve adalet olur inşaallah.

    YanıtlaSil
  4. Rusya nın bize gösterdiği dostluk sadece NATO ittifakını bozma girişimidir. Eğer söylenenler gerçekleşirse görülecek ki Rusya NATO nun ikinci en büyük ordusunu saf dışı bıraktığına kanaat getirdiği zaman Avrupa'nın sonu gelmiş olacak.

    İsrail in Şam'a gelmesi olayı da DAEŞ in İsrail e saldırmaya başlaması ile gerçekleşecek ki İLK SALDIRI DÜN OLDU VE İSRAİL 4 DAEŞ linin öldürüldüğünü açıkladı. Belli ki İsrail de Türkiye nin hamlesine karşılık Suriye ye girecek. Önümüzdeki günlerde İsrail e karşı sözde DAEŞ saldırıları daha da artarsa kimse şaşırmasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim Trump eylül ayında başkan olduktan sonra olaylar netleşecek. Trump ın tarafı evenjalist baptist kilisesi. ve Bunlar önce tevrata iman edip sonra incili tasdik ediyorlar. zaten buna yönelik ilk söylemler trump dan geldi seçim çalışmalarında Kudusü başkent olarak tanıyacaklarını belirtti. Allahu alem nisan mayıs ayları zorlu geçebilir.

      Sil
  5. Safaasya isimli şahıs fetöcü beyler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O en baştan beri belliydi fetöcü olduğu. İnş. onuda içeri alırlar.

      Sil
    2. şaşırmadım...
      gerçek ismimlede sizin saklı bir niyetiniz var diye sormuştum
      fakat fetöden başka kemalistlikde var

      Sil
    3. bende sasirmadim, kalbim hic isinmamisti

      Sil
  6. 1*Gaybı Allah’tan başka kimse bilemez. Gayb Allah’ın tasarrufu altındadır. Büyük evliya (mücedditler, mehdi, aktab) ise gayba aşina olabilir ama, mazi için tevilsiz konuşurken istikbal için ya sükut ederler, ya da müteşabih rivayetlerde bulunurlar. Bazı tehlikeli hallere karşı tavsiyelerde bulunanlar da olabilir. Yani istikbalden açık açık haber vermezler. Verilen bazı haberler ise sırr-ı imtihana tabidir. Bir de çok önemli hikmet-i ibhama. Yani gizli ve örtülü olmasına.

    Durum böyle olunca bazı veliler çoklukla önceden yapılan rivayetleri tekrarlar bazen de kanaat ve keşiflerine ilave ederler. Yani zaten tevile muhtaç rivayetlerle ilgili yorumda bulunurlar. Tabi o ihbar edilen olay bazen olmuş olur, ama onlar hala olacağını sananlar da çıkmıyor değildir. Şimdi olduğu gibi.
    Bu sitede ve başka sitelerde ondan önce de bazı kitaplarda ahir zaman yani yaşadığımız zamanda olup biten bazı hadiseleri olacak gibi haber veren de olabiliyor. Çünkü okumuş ve öğrenmişi naklen tekrarlıyor. Bir diğer husus velilerin keşfiyatı, indidir. Yani şahsidir. Ümmeti bağlamaz. Hele ki, zamanın müceddidini hiç ilgilendirmez. Çünkü zamanın kutbu ilham-ı İlahi ile zamanın gereğine göre hizmeti yapar.

    İman ve Kur’an esaslarından olmayan gaybi yani istikbali hadiseler gibi teferruat meselelerin, kesin delili ve burhanı olmaz. Hakikati örtülüdür. Çünkü sırr-ı imtihana tabidir. Şimdi Ruslar İstanbul’u işgal edeceği rivayeti asırlar önce söylenmiş. İşgal olmuş mu? Olmuş. 1878 tarihinde Yeşilköy’e kadar kalan Ruslar 3 ay sonra varılan anlaşma üzerine dönüp gitmiş. Hala İstanbul’u Rusya işgal edecek diye söylemek sözde olur da gerçekte olmaz. Hele bu zamanda. Bunu ağızlara fazla sakız yapılmasının sebebi ise, o işgalin Hilafetin sona ereceğine dair önemli bir işaret olmasıdır. Yani İslam’ın hakimiyetini kaybedeceği ve neticede deccallerin huruç edeceği olmasına binaen önem kazanmıştır. Ve bunun olduğunu idrak herkeste olamayacağından hala söyleniyorsa bu nakilci kopyacılığın neticesidir. Rivayetin işaretini okuyamamışlar. Veli olmak Allah’a kurbiyet sebebiyledir. Zaman hakkında beyanda bulunma hakkını elde etmiş olunmaz. Her asra ait şifreler o asrın kutbu veya müccedidi yani vazifedarına ait olup onun tarafından okunabilir. Bu zatlar bunda muvaffak olamamış. Onun için onların söylediği bizi bağlamaz.

    Hz. Peygamber “kıyameti bekleyiniz” derken ahireti düşünerek dünya hayatının geçici olduğu hikmetiyle hareket etmiş. Yani kıyametin gizli olan vaktini anlayarak kişinin ölümü gibi dünyanın sonunun olduğunu hatırlatarak ahirete ciddi çalışılmasını istemiştir. Hz. Peygamberin bu hikmeti bilerek irşadda bulunuyor. Yani hikmet başka illet başkadır. Burada “Kıyameti bekleyiniz” uyarısı dünya hayatının geçici olması hikmetine binaendir. İllet değildir.
    Şimdi merhum Osman Akfırat Efendi bir gaybi haberler demeti sunmuş. Yani bilinen rivayetleri sıralamış. Ama içlerinden vuku bulunanların olduğunu fark edememiş. Üstüne üstlük söylediklerini tam olarak değil nakledenin bakış açısıyla bize ulaşmış. Öyle olunca fahiş anlam hataları ortaya çıkmış. Zuhur-u Mehdi’nin sebebi Deccal’in hurucu iken burada tam tersi olmuş. Mehdi gelince Deccal gelecek gibi bir intiba verilmiş. Sonra da gelsin acı sosu eklenmiş savaşlar, kovulmalar. Şundan eminim merhumun söylediği manada yani misal aleminde doğru ve sahih iken nakledenin dünyevi öngörüleri işi berbat etmiş. Çünkü hilafeti bitiren hadiseler mesela 3 aylık Rus işgali aynen vuku bulmasına rağmen yanlış değerlendirme sebebiyle olacağı söylenmiş. Şimdi gerçeği görelim. Nasıl mı? NATO, AB, Yunanistan, falan filan nedir yani gerçek değer ve anlamı nedir anlayalım. Hıristiyanlık ahir zamanda Mehdi-Mesih’in çalışması sonucu İslam’la omuz omuza gelecekti. Burada ise bu görülmüyor. Şimdi esasa gelelim.

    YanıtlaSil
  7. 2* Ahir zaman kıyametten 500 yıl önce İslam’ın duraksaması ile beliren, 300 yıl kala kendini gösterecek bir zamandır. İslam’ın askeri-siyasi hakimiyetinin sona erdiği 1222 (1808) tarihi ile başlar. 20 yıl sonra ise bir asır sonra hakim olacak büyük deccal ile İslam deccalinin ileri karakolları belirir. 1243. O tarihte artık kamu düzeni İslam’ın hakimiyetinden sapmaya başlar. 1839’da siyasi zemin bulur. Artık kamuda ve iman pili bitmiş batının çekim alanına giren okumuş tabakasında İslam’ın terakkiye mani olduğu zırvaları Siyonist-masonik odakların üfürmesiyle söylenmeye başlanır. Ziya Paşa bunu hayretle karşılamıştı: (İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakki. Evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı )
    Artık Osmanlı, emperyalist-siyonist entrikalarla yıkımı başlarken bünyesinde malum hastalıklar ortaya çıkar. “Bana arz-ı mev’udu ver, sana Osmanlı’yı vereyim” pazarlığıda her iki deccalin anası, 1860’ta İngilizle el sıkışır. Sonra art arda gelen tecavüzlerle 31 Mart Vak’ası ile Alem-i İslam’ın hamisi Halife tahtından indirilir ve çapulcu asakir önce iktidara ortak olur, 4 yıl sonra da tamamen hakim olurlar. Bu keyfi-cebri-küfri-askeri istibdad çağının başlangıcıdır. Bunlar İslam deccalinin öncüsüdür. Artık Deccaller çağı başlamıştır.
    Emperyalist-siyonist ittifak son bir darbe ile ihtilalci komünistleri Rusya’ya hakim kılarken, 7 yıl sonra Süfyan başa geçer. Bu tarih aynı zamanda Mehdi’nin zuhur tarihidir. 1243 ne idi? Süfyan’ın ileri karakollarının ortaya çıktığı yıldı. Bir asır sonra ise hurucu. Bu aynı zamanda Mehdi’nin fiili vazifeye başladığı tarihtir. Bir asır sonra ise Mehdiyet’in hakimiyeti fecr-i sadık ile başlar. Arab’ın fecr-i sadıkı ise onu izler. Üç zaman. Bu insanlığa kader tarafından tanınan uzatma süresinin de başlangıcıdır. Ya aklını başına alacak, ya da büyük saat gelecek.
    Bu iki olay 20. Yüzyılın özeti, esası ve menşeidir. Birinci Cihan Harbi üç büyük imparatorluğu tasfiye etmiş ve siyonizmin dünya hakimiyetinin kapısını açmıştır. Çünkü deccal huruç edince Yahudi cihana hakim olur, Mesih gelince de devlet kurar. Bunların hepsi hikmet-i ibhama tabidir. Bilmek anlamak ancak nur-u iman ile olur. Asya ve Avrupa’nın büyük bölümüne hakim olan büyük deccal 1945 sonrası dünyaya da meydan okuyup ilerlerken, bizde ise Süfyan ve iki ortağının uygulamalarıyla ona (dinsizliğe) zemin hazırlar. Yani Şeriat-ı Muhammediye ve şeair-i Ahmediye’yi tahrip eden Süfyan bu uygulaması ile büyük deccale yani dinsizliğe meydan hazırlar. Bunun başlama tarihi ise 1350. Büyük deccalin küresel boy göstermesinin tarihi ise 1945 sonrasıdır.
    İşte 20. yüzyılda yeni dünya düzeni bu olaylar üzerine şekillenir. 1917 ve 1945. Bu tablo 19. yüzyılda start alan günahkar medeniyetin eseridir. Darwinizm-Freudizm-Marksizm-kapitalizm-nasyolanizm temelli dinsiz felsefe ve evladı günahkar medeniyet önce İslam Alemini ihtilaflarından istifade ifsad etti. Sonra içinden çıkan deccalle kendini ateşe attı. 20 yüzyılda zirve yapan deccalizm Avrupa’yı kan ve ateşe boğmuş, kıtayı harabeye çevirmiş ve en kötüsü kızıl tehlike ile yüz yüze gelinmiştir. 1945.
    Dünyanın yeni aktörü ABD bu tehlikeye karşı NATO ittifakını oluşturur. 1949. Üç yıl sonra Türkiye de kızıl tehlikeye karşı vatan bütünlüğünü korumak için ittifaka katılır. Bu ittifak ihbar-ı nebevi ile haberi verilmişti. Bu bir manada Hz. Mesih’in nüzulünün ilk işaretidir de. NATO ile kızıl tehlike durdurulurken, iki cihan harbi ile harabeye dönen Avrupa’nın imarı ve kalkınması için Ortak Pazar fikri ABD tarafından Avrupalılara tavsiye edilir. 1951 Paris ve 1957 Roma Anlaşması ile harekete geçilir. 1993 yılında Avrupa ekonomik topluluk siyasi birliğe dönüşür. Ortak Avrupa fikri gelişirken, 1947-1961 arasında çok sayıda İslam ülkesi de bağımsızlığa kavuşur.
    Bundan sonrası çok uzun bir dönem. Komünizmin geriletilmesi, dağıtılması bundan yararlanan ve pusuda bekleyen Siyonist deccalin tasarladığı küresel sermayenin yükselişi ve İsrail’in finans gücü olarak siyasi ve askeri hareket edişi ve yeni bir dünya düzenini İslam düşmanlığı üzerine bina etmesi çok uzun bir hikaye.

    YanıtlaSil

  8. 3* Gelelim 1980’lere. Küresel sermayenin koçbaşlarından Roland Reagan ve George Bush art arda Başkan olur. Bu dönem 3. Cihan Harbi’nin zeminin hazırlandığı, Büyük İsrail için Yinon Planı’nın deklere edildiği, komünizmin tasfiye edildiği, Yinon Planı için batının ve ittifaklarının İslam’ı yeni düşman seçtiği dönemdir. Günümüzün dünyasının içine düşürüldüğü melanetin tezgahlandığı dönemdir. Öyle ki, Reagan’ın Armageddon’u zamanında yaşanacağı kadar hülyalandığı bir dönemdir.

    Ve ilk kez 1988’de ABD tarihinde bir parti 3. Kez seçim kazanarak Başkan çıkarır. Bu baba Bush’un döneminde neoconların yön verdiği bir Başkan’dırve Körfeze saldırır. Bu İsrail adına yapılan vekalet savaşlarının son serisi ve 3. Cihan Harbi’nin başlangıcıdır. 40 ülkenin provoke ettikleri fesadı başlatır. Ama bir şey olur, Baba Bush 1992 seçimini kaybeder. Ve adı sanı duyulmayan bir adam ABD Başkanı olur. Bu Bill Clinton’dır. Clinton’ın Yahudi odaklarca hoş karşılanmayan ve nükleer silah meselesinde ağır davranışı sebebiyle karısal komploya uğratılan bir lider olacaktı.

    Onun dönemi çok ilginç. Reagan dönemi kara ise, onunki ak dönemdi. Çünkü 1975’te tasarlanan ve komünizm sonrası öngörülen düzenin adamı değildi. Ama iki kez seçim kazanır. 2001’de Yardımcısı Al Gore şaibeli bir şeklide seçimi kaybeder. Anlaşıldığı üzere Bill Clinton ile küresel fitnenin politikaları aynı değildi. Buraya dikkat. Clinton Bediüzzaman gibi yeni dünya düzenin merkezinin veya anahtarının Türkiye olacağını söyleyen ilk dünya lideridir. Onun kafasında yatan düşünce genel dünya barışı idi. Yani silahların terk edileceği bir dünya idi. O Başkan olurken derin Amerika yani Reagan ve Bush devrinde palazlanan ve ipleri ele geçiren derin ABD’nin önemli bir kuruluşu Stratejik Bilimler Enstitüsü’nün Further Scholl of Diplomacy yeni seçilecek başkanı hatta Clinton’ı yönlendirmek için bir senaryo geliştirir.

    Bu senaryo günümüze kadar etkileri görülen neocon-neoliberal-siyonist planını ele veriyor. Senaryoya göre 1993’te Balkanlarda başlayacak bir savaş, önce Türk-Yunan, sonra da Türkiye ile Irak ve Suriye arasında bir savaşa dönüşüyor. Ve Balkanlar’da yakılan ateş bütün Ortadoğu’yu kaplıyor. Plan 1992 yılının sonbaharında başkan seçiminden önce hazırlanıyor. İlginç yanı bir yıl sonra, 2001’de 11 Eylül’de yıkılan Dünya Ticaret Merkezi’ne Müslüman bir gruba bombalı bir saldırı teşebbüsü (tezgahı) yaşanıyor. Bu ABD’deki derin fitnenin ne tasarladığının ipuçlarını veriyordu ama biz o sırada bir başka harici saldırı altında iki ekonomik kriz ve 28 Şubat’ı yaşadık. Olup biteni anlayamazdık.

    İşte böyle bir karanlık tabloda Başkan Clinton yaşananlara tepki olarak “Bana Müslümanlara terörist dedirtemezsiniz” sözünü sarf eder. Ve Türkiye’nin AB’ye katılımı için katma protokolünü bizzat kaleme alır ve Avrupa’ya baskı yaparak Türkiye’nin AB’ye ortaklık sürecini başlatır. Çok ilginç gerekçesine açıklamasına rağmen kimse dillendirmez. Onun planı Mehdi-Mesih planına paralelinde bir plan idi. Neyi mi amaçlıyordu? Türkiye’nin AB’ye katılması ile Avrupa ile İslam dünyası arasında köprülerin tesisi ve barışını sağlanması idi. Bunu başkanlığının son günlerinde açıkladı. 10 yıl sonra Türkiye’ye geldiğinde de tekrarladı. Ona göre “Ortadoğu’yu küresel sisteme dahil edecek tek ülke Türkiye”. Başka? “Türkiye’nin kararları yüzyıla ilham verecek”. Başka? “Türkiye 25 yılda alacağı kararlar 21. Yüzyıla yöne verecek”. Başka? Osmanlı İmparatorluğu ‘nun yıkılması ile 20. Yüzyıl şekillendi. Ancak “21. Asırda Türkiye 21. Yüzyılın gelişiminde önemli katkılar yapacaktır. Anadolu iki kıtayı birleştiren köprü, Arap ile İsrail arasındaki barışın sağlanması için bir güçtür. Demokratik ve bölünmez Avrupa vizyonu Türkiye’yi kucaklamadan olmaz. Batının doğu sınırı yok. Bu sınır özgürlüklerin gittiği yere kadar gidecek. Ve Ege’de barışın sağlanmasını istedi. “

    YanıtlaSil
  9. 4* Bütün bu mesajları AGİT Konferası’nda ya da Washington’da katıldığı bir seminerde başkanlığının 6 ve 7. yılında verdi. Fitne kuruluşları ateş senaryoları yazarken, Clinton “21. Yüzyılı Türkiye belirleyecek” diyordu. Bu görüşü ilk telaffuz eden Bediüzzaman’dan hemen hemen 70-80 sonra dünyanın süper devletinin başı keşfediyordu. Bir hakikat, tahakkuk safhasına geçerken onu ilk gören zirvede olandır. O da Bill Clinton oldu. Ve depremzede Erkan bebek ile çektirdiği resim hala hafızlarda tatlı bir hatıra olarak duruyor.
    İki yıl sonra ABD’de yapılan seçimde oğul Bush şaibeli bir sonuçla ABD Başkanı seçilir. Babasının yarıda bıraktığı fitne-fesad için 11 Eylül komplosunun arkasından harekete geçer. Ve babasının bıraktığı yerden Irak’a saldırarak yepyeni bir fesad devrini başlatır . Bir yandan demokratik bir İslam dünyası derken, Dışişleri Bakanı neocon cadı “Türkiye dahil 9 ülkenin sınırları değişecek” kara haberine veriyordu.
    Son Ak Parti’den derin odkaların bir endişesi vardı. Irak operasyonuna katılmayarak bu endişelen güçlenince Türkiye’de Neocon-siyonist Truva atını canlandırıldı. Ulusalcılarla-Kemalistleri AK Parti iktidarına saldırtıp sermayeyi de yanına katarak 2006’da başlattıkları tavşana kaç senaryosuna FETÖ’yü tazı yaparak yakala rolü verip AK Parti’yi aldattılar. Tazı tavşan tutacağına Mehdi rolünde hakiki Mehdiyetin desteklediği milli iradeyi parçalamaya kalkıştı. Ama kader hükmünü vermişti. Dış cephenin dinsizlik ve anarşi fesadı biliniyordu. Sıra geldi dahili münafıklara. Onun da startı “One minute” oldu. Sonra çorap söküğü gibi cascavlak FETÖ’nün kel mahiyeti ortaya çıktı. FETÖ yakın tarihin her iki deccalinden sonra en büyük fesad şebekesidir. Tam bir Siyonist-necon mankurdudur. Ama Mehdiyet bunu bozdu.
    O “one minute” olayını takiben Bill Clinton 11 yıl sonra yine Türkiye’de idi. Geldi Bilgi Üniversitesi’nde konuştu. ABD Başkanı olduktan sonra 1993 yılında Beyaz Saray’da bir toplantıda Türkiye’nin 21. Yüzyılı şekillendirecek kilit ülkelerden biri olarak tespit ettiklerini anlattı :“O toplantıdan bu yana geçen süre içinde hiçbir şey başarınızın dünyanın başarısı olacağı yolundaki kanaatimi sarsmadı. Demokrasi ve özgürlüğünüzü korumanız, gelecekte dünyanın geri kalan bölümünün de bunları yapıp yapmayacağını belirleyecektir” diyordu. Ve bir yepyeni önemli vurgu yaparak, Türkiye’nin İslami kimliğine atıfta bulunuyordu. Niçin? Ve neocon-siyonist güdümlü derin ABD’nin aksine sözü 11 Eylül’e getirip Türkiye “İnsanların din ile terör arasındaki farkı görmeleri bakımından da önemlidir.”
    “11 Eylül’de kulelerin üstüne ucakları uçuran insanların Müslüman olması bütün Müslümanların terörü desteklediği anlamına gelmez. Türkiye’nin süre gelen başarısının yaptığı en büyük işlerden biri, insanların bütün Müslümanların aynı küçük kutuya konamayacağını anlamalarını sağlamış olmasıdır”
    AB konusunda şu tesbiti yapıyordu: “Türkiye, Batı ve özellikle Avrupa için Doğu’nun Müslüman ülkeleriyle yeni bir geleceğin kapısı”, “Türkiye bağımsız bir çizgi izliyor ve köprüler kurma imkanını açık tutup, kötü şeylerin olmasını önlemeye çalışıyor. Sizin yerinizde olsam ben de aynı şeyi yaparım.21. yüzyılda büyük öneminiz var. Yeni ittifaklar inşa edeceksiniz”
    Bu bir nevi Mehdi-Mesih söylemidir. Yani ahir zamanın iki kanadının şahs-ı manevisinin tercümanı olan sözlerdir. Sulh-u umumi yani genel dünya barışının anahtarı Mehdi’nin zuhur ettiği Türkiye’dir. 20. Yüzyılın başında Osmanlı İmparatorluğu ve Hilafet çökertildi. Dünya bu yıkım üzerine kuruldu. 2 cihan harbi ile kan ve ateşe boğuldu. Bir asır sonra ise İttihad-ı İslam ile 5. Güç odağı olarak diğer odakları yönlendirecek bir odak olacaktır. Bunun banisi ise Hz. Peygamber’in torunudur. Zuhur bekleyenlere ithaf olunur. İnşa olmadan bina bir günde kurulmaz. Bir asırda olur. Şimdi 90 yaşında.

    YanıtlaSil
  10. 5* Bir not daha düşelim. Bill Clinton’ın eşi Hillary niçin kaybetti? O kocasının izinden gidemedi. Kocasına Monica Lewinski ile seks tuzağı kuranların tuzağına düştü de ondan. Çünkü neocon-siyonist üst akıl Bill Clinton’dan çok şikayetçi idi. Kadın eşine tabi olmalı. Bu aile saadeti için şart olduğu gibi, politika da gerekli idi. Kocasının görüşlerini paylaşmayan bir nevi boşanmış olur. Bu gerçeği göremedi. Az bir farkla favori olduğu seçimi yenilgi ile kapattı.

    Çok uzun olduğu için kısa keseyim. Dünya düzeni yeniden kuruluyor. Yeni Türkiye motor olacak. Bunun haberini keyfi-küfri-cebri-askeri dönemde, Huntington’a göre dinin geleceğinden inananların bile inanmadığı 1900’ün ilk yıllarında Bediüzazman Kur’an dili ile teşhiste bulunuyor:
    “Dünya savaşlarının sebebi günahkar medeniyet.” ,”Alem-i İslam’ı ifsad için uğraşıyorlar.” “Müslümanların ihtilafı zalimlere yarıyor”, “Alem-i İslam üzerindeki fitnekar siyaset , fitnekarane siyastiyle cihanın her tarafına kundak sokan el hannas altı hutuvatıyla alem-i İslam’ı ifsad için insanlarda ve insan cemaatlerindneki habis menbaları ve tabiatlarındaki muzır madenleri, fiili propaganda ile işlettiriyor, zayıf damarları buluyor.”
    Bunlar Bediüzazman’ın sıraladığı tehlikeler. Peki ne öngörüyor? Yani Kur’an nokta-i nazarı neyi söylüyor. Madem Kur’an müfessiri okuyalım:

    “Maslahat, insaniyet ve İslamiyet barışı iktiza eder”, “Hayır ve Hak din galebe çalacaktır”, “Asya kıt’asının ve istikbalinin keşşafı ve miftahı (anahtarı) şuradır”, “Cennet asa bir baharda geleceksiniz”, “Beşeri saadete sevk edecek yalnız İslamiyettir”, “İslamiyet güneşi Asya tarlasının çiçeklerini büyütecek”, “İnşaallah istikbaldeki İslamiyetin kuvvetiyle medeniyetin mehasini galebe çalacak, zemin yüzü pisliklerden temizlenecek sulh-u umumiyeyi de temin edecek”, “İnşaallah yine Araplar ye’si bırakıp İslamiyet’in kahraman ordusu olan Türklerle hakiki bir tesanüd ve ittifak ile el ele verip Kur’an bayrağını dünyanın her tarafına ilan edeceklerdir” ,“Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı İslam’dır”,“Kur’an-ı Hakim, istikbale tam hakim olup beşeriyete tam bir bayram getireceğine çok emareler var.”

    Bediüzzaman Emirdağ Lahikası’nda batı ile yapılan ittifakların yanında şöyle bir tavsiyede bulunuyor. Bu Bill Clinton’ın da sözünü ettiği ittifaklardan biridir:
    “« Madem bu ittifaksızlıktan gelen za’fiyet ve kuvvetsizlik sebebiyle ecnebinin politikasına ve ehemmiyetsiz muvakkat yardımlarına karşı bu acib manevî rüşvetler veriliyor. Dörtyüz milyon kardeşin uhuvvetine, milyarlar ecdadın mesleğine ehemmiyet verilmiyor gibi bir mana hükmediyor. Ve asayiş ve siyasete zarar gelmemek için bu kadar israfat ile bol maaşlar suretinde kuvvet teminine kendilerini mecbur zannederek rüşvetler veriliyor; milletin fakr-ı hali nazara alınmıyor.
    Elbette ve elbette ve kat’î olarak şimdi bu memleketteki ehl-i siyaset garba ve ecnebiye verdiği siyasî ve manevî rüşvetin on mislini âlem-i İslâm’ın ileride cemahir-i müttefikası hükmünde olacak olan dörtyüz milyon müslüman kardeşlere, memleket ve milletin ve bu devlet-i İslâmiyenin selâmeti için gayet azîm bir bahşiş ve zararsız rüşvet vermesi lâzım ve elzemdir.
    İşte o makbul, lâzım ve çok menfaatlı caiz ve vâcib rüşvet ise: Teavün-ü İslâm’ın esası ve hediye-i Kur’anın semavî bir düsturu ve rabıtası ve kudsî kanun-u esasîsi olan “Müminler kardeştir (Hucurat:10) Allah’ın dinine ve Kur’an’a hep birlikte sım sıkı sarılın (Al-i İmran: 103) Hiçbir günahkar başkasının günahıını yüklenmez (En’am:164) İhtilafa düşmeyin sonra cesaretiniz kırılır, kuvvetiniz de elde gider (Enfal:46)
    kudsî, esasî kanunlarını düstur-u hareket etmektir.»

    YanıtlaSil
  11. Bunun banisi ise Hz. Peygamber’in torunudur. Zuhur bekleyenlere ithaf olunur. İnşa olmadan bina bir günde kurulmaz. Bir asırda olur. Şimdi 90 yaşında.
    Boyle kesin konusmak kimsenin haddi degildir istedigin kadar bilgili ol gaybi alemi olacakmis gibi net konusuyorsun ve kibirle konusuyorsun.1 asir diyorsun 90 yil gecmis neymis efendim guzel bakalim guzek gorelim bu soz karsisindaki insan icin soylenir yani kotu niyet beslenmeden karsidakine iyi niyetle bakilir. Dunyaya mi bakacagiz peki iyi niyetle bakiyorum kan ve gozyasi goruyorum 90 yilin sonunda hala bakiyorumda etrafima halepte enkazlarin altinda bebekler cikiyor yada mynmar da budistler diri diri cocuklari yakiyor dogu turkistani saten demeye gerek yok ama neymis guzel gorecekmisiz. Gozlerimizi kapatalim ne yapalim ulkemiz adina ggercekten guz3l seyler oluyor yollar tuneller denizin altindan yapilan yollar daha yeni firlatilan gokturk 1 benim bunlara diyecek hic biseyim yok ama boyle tam anlamiyla dirayetle ehli kufur karsisinda duramiyoruz sozlerim yanlis anlasilmasin tovbe bin defa tovbe ama mehdi benim gibiyse veya siradan biseyse mehdiye ne gerek dedigim gibi anlatmak istedigim sey farkli yani mehdi geldiginde demiyorum ucacak bole isinlanacak elbetki ki hayir ama en azindan su mazlum muslumanlarin uzerinden zulum kalkmali ve Allah ona kudret verecek ve ehli kufurun beli kirilacak. Krilmismi peki abd rusya cin veya avrupa ne farki var birbirinden abd ypg ye silah veriyor milletimiz oluyor ote yandan daese yardim ediyor muslumanlari oldurtuyor rusu desen halebi yerle bir etti ne pazar ne hastane yerle yeksan her yer cin desen turkistanda musluman birakmadi avrupa bjrligi ha keza pkk li terorist kamplari yunanistan da ve tum avrupa arkasinda ama neymis gelmis gitmis insasi bir asir surecekmis sunnetullaha aykiri tekrar tekrar diyorum efendimiz boyle yapmadi hz.ebubekir boyle yapmadi hz.omer osman ali bole yapmadi ve gecmis hic bir peygamberde boyle yapmadi kainaatki efendimiz icin Allah c.c. yapti ne dedi efendimize habibimsin.en sevdigimsin o sevgili bile elinde kilici ile savasti. Simdi ustad bediuzzaman hz leri vallahi billahi tillahi basimin tacidir tum veliler ha keza kendi namima kapilarinin onunde bekleyen bir hayvani bekci olmayi yeglerim cunku ismimde cismim de bes para etmez Allah c.c. hakkiyla sevemedim bari onu sevenleri sevebileyim kendi namima ama ustad a mehdi demek olmuyora yani uzun uzun bole sayfalarca yazmanin bir anlami yok cok biliyorumun kibirce gosteri kusura bakma Abdurrahim kardesim kotu bisey demiyorum bu dediklerim uyari mahiyetinde algila yani net konusuyorsun ve farkinda gaybi meseleleri olacak net ve kesin cumlelerle konusuyorsun ben yine diyorum ustad direk degildir demiyorum ama eldeki verilere muslumanlarin haline bakiyorun yok yani olmuyor ama turkiye bak iste gucleniyor dogrudur ama bisey yapamiyor ne zaman yuzunu suruyeye cevirse ya bombolar patliyor ya dolar firliyor ya avrupa santaj yapiyor reisi cumhurumur elinden geldikce dik duruyor ama gucumuz de belli Allah yardimcimiz olsun ne diyeyim sana tavsiyem arada tv yi ac da halepe mynmara turkistana ve ulkemizde 1 2 sene icinde sehit olanlarin sayisina ve onlarin ailesine bak belki o zaman yasamis oldugumuz bu zaman o kadarda guzel gorunmez gozune inim inim inliyor muslumanlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1* Ya ömer her şey senin bilgine tabi değildir.Dinde kesin konuşmak bazı hususlarda ve mevzularda vardır. Kur’an haber veriyorsa, Hz. Peygamber ondan söz etmişse bu bilgi kesindir. Hele İlahi vaid olursa. Belki ne zaman olacağı veya şahısları konusu örtülü olabilir. İnşaAllah denilerek haberi verilebilir. Ayrıca bazı müjdeler şarta muallaktır. Yani şartları yerine getirilmezse meşiet-i İlahi devreye girer ya tehir veya iptal eder. Ancak Mehdi meselesi buna dahil değildir. Çünkü O bir nevi va’di İlahi’dir. Çünkü Allah’ın Resulü de haber vermiş. Mehdi Kur’an’da işari, sünnette ise tevatür olarak haberi verilen kimsedir. Onun mahiyeti bilinmektedir.

      Hz. Mehdi 13. İmam olacağı hatta 13’üncü Hicri, Miladi 20. asırda zuhur edeceği konusunda hem Hz. Peygamber hem de Hz. Ali’nin (ra) işari ihbarı vardır. Rivayette “Besmelenin harfleri bitince, ki 19 harftir ve 19. yüzyıl bitince, Mehdi zuhur eder” denmiştir. Hz. Ali ise Kaside-i Ercuze’de “Arabi harfler Acemiye çevrilince deccali bekleyiniz” demiştir. Deccal olunca Mehdi de olur. Bir diğer husus Hz. Peygamber Hilafetin bitmesinden yani hakimiyet-i İslam’ın sona ermesinden sonra onun geleceğini bildiriyor.

      Uzatmayayım Hz. Mehdi, hizmet noktasında Hz. Peygamber’in aynasıdır. O’nun risaletinin 23 yılda tamamlanması gibi, Mehdi’nin ilmi eserinin telifi süresi de o kadardır. Hz. Mehdi’nin faikiyeti ilmi üstünlüğünün olmasıdır. Ona ilim bahşedileceğinden tesiri de geniş olacaktır. Ki Tevhidi’in cihana hakimiyeti onun zamanında olur. O şimdiye kadar sadece peygamberin ve damadının bildiği bir hakikati izhar edecektir. O ilmiyle bir hidayet cereyanı başlatacaktır. Nasıl ki Hz. Peygamber zamanında İslam’ı ayağa kaldırdıysa o da öyle yapacaktır. Hz. Peygamber’in Mekke-Medine-Mekke Fethe dönemleri olduğu gibi Mehdi’nin de böyle İman-Hayat-Şeriat olmak üzere 3 dönemi vardır. Nasıl ki Hz. Peygamber’in hükmi ömrü 92 yıl oldu ise, yani O Kur’an’ın nüzulü için başlayan cihadı, Hz. Ali’nin (ra) hükümlerinin anlaşılması için mücahedesi ile hükmi ömrü tamamlandı. Onun gibi Mehdi de öyle. 3 devrenin tamamlanması ile İslam’ın küresel Tevhid hakimiyeti başlayacaktır. Bu da zamana mütevakkıftır. Yani bir asır kadardır. İman 1902-Hayat1952-Şeirat 2002 gibi safhaları vardır. Ve Nasıl ki İslam’ın yayılması Hz. Peygamber’in getirdiği dinin fütuhatını, cemaati olan ashabı yaptı ise, Mehdi de cemaati ile öyledir. Onun cemaati ile başlayan hizmet ehl-i beytin ve daha sonra diğer ehl-i imanın katılmasıyla genişler.

      Hz. Peygamber’in bildirmesi ile Hz. Mehdi’nin okları harfler olacaktır. Yani İlahi mevhibe ile ona ilim ihsan edilmesi, ilimle hizmet edeceğini gösterir. Silahla ve siyasetle değil. Onun için Hz. Peygamber’in tavsiyesi ile ahir zamanın hizmeti dünyevi ciheti, enstrümanları olmayacaktır. Yani siyasi ve askeri değil manevidir. Bunu anlamak için manevi göze ihtiyaç vardır. Çünkü "Her şeyi maddiyatta arayanların akılları gözlerindedir; göz ise mâneviyatta kördür." Ne görür ne de anlarlar.

      Bu sebeple Mehdi’nin ilimle başlayacak yani ilme dayanacak hizmeti için maddi güçlere ve kuvvetlere ihtiyacı yoktur. Hz. Ali onu Hz. Talut’a benzetmiştir. Yani topu topu 313 talebesi-mensubu ile hizmet edecek. Ve vücuda getireceği eseri (hizmet programı) ile genel bir galibiyeti sağlayacaktır.


      Sil

    2. 2*Alem-i İslam’ın gerilemesinin sebepleri vardır. Önce ilimde başlayan gerileme, sonra siyasi ve sosyal alanlara oradan da askeri cihete yayılmış ve İslam hakimiyetini kaybetmiştir. İslam dünyası 1808’den başlayarak günahkar batının siyasi-askeri-iktisadi işgal veya vesayet altına girmiştir. Ve dinsizlik cereyanı yayılmıştır. Öyle olunca Mehdi gelip ne yapacaktı? Kur’an’ın iman esasları ile başlayacaktı. O siyasi bir fatih değildir. Dini öğretecek. Allah’a, kitaba, peygambere iman ile başlayacak. Acaba kaçımız Allah’a doğru dürüst iman sahibi ve marifetlerini biliyor. Kim kainat kitabını okuyup İlahi esmanın tecellilerini anlatabilir. Dünya imtihan yeridir, O’nu Rab bilip iman etmektir. Siz imanı kaybeder veya zaafa düşerseniz sırat-ı müstakimden saparsınız. Sevr hezimeti sonrası sadece 3 İslam ülkesi istiklalini kazanmış, o da muvazaa ile. Ve alem-i İslam batılı kafirlerin güdümüne girmiştir. Batının siyasi merkezlerinin sunduğu ideoloji ve emirlerle yönetilmiştir. Böyle bir zamanda, Hz. Mehdi vazife alır. Önce kilit ülkeden hizmete başlar. Peki karşısında kim var? “Yüzümüzü batıya döndük, doğu ile (İslam’la) bir işimiz yok.” diyenler milli-din şahsiyetinden tecerrüd edip maymunvari batı taklitçiler değil mi?

      Mehdi, zaten müjdelenmiş. Herkes bekliyor. Ama küfrün alabildiğine zirve yaptığı, cehaletin yayıldığı, ihtilafın arttığı bir zamanda Mehdi ortaya çıkıp bir iki zahiri keramet gösterdiğinde, cehalet-ihtilaf-zaruret içinde kıvranan insanların nazarı dine değil onun zatına yönelecekti. Bu da ihtiyari ve halis bir hidayeti seçme yerine o zata yönelecekti. Taklitvari imanı olacaktı. Ayrıca siyasi-askeri gücü olması halinde kısa sürede millet ona tabi olsa ve peşine düşse halis bir hidayet olabilir mi? Hele gücü gören kafirin bunu gizleyerek münafık olması ise büyük felakete yol açardı. Onun için Mehdi herkesin beklediği gibi zuhur etmeyecek, hizmeti sırr-ı imtihan yapacaktı. Nur-u iman sahipleri onu tanıyacak. Onun için ilim ile hareket edecek o zat (Mehdi) şahsiyeti ile değil şahs-ı manevisi ile hizmet edecekt. O son müceddidtir. Ve hükmü kıyamete kadar sürecek. 161 yıl kadar açık ve galibane, 40 yıl da kıyamete intaç edecek küfrün azgınlığı sebebiyle gizli hizmeti olacaktır.

      İman faslı ile başlayan Mehdi’nin şahs-ı manevisinin hizmeti imanın hayata geçmesi ve daha sonra ise mü’minlerin kamil müslim olması ile İslam cemiyeti teşekkül eder. Şimdi olduğu gibi. Yani Türklerin fecr-i sadıkının eşiğine gelinir. Türklerin fecr-i sadıkını Arapların fecri sadıkı takip edecek. Bu da itithad-ı İslam’ı netice verir, ki Hilafet-i Muhammediye’nin tesisi mümkün olabilir. Ve İslam Alemi’nin cihanda yepyeni bir güç odağı olarak ortaya çıkmasına yol açar. Bu önce genel barışı arkasından Tevhid’in küresel parlamasını getirecektir.

      Bundan korkulduğu için deccalleri doğuran Siyonist deccaliyet sürekli dinsizliği ve asayişi tahrip ederek terör ve anarşiyi körüklüyor. İçimizde ona tabi güç odakları ile bizi yönetmeye kalkışıyor. Dışarıdan emirle darbe yaptırıyor, öğrencileri sokağa terörist olarak salıyor, bu da yetmeyince din adına kalkışan egosu şişkin, meczup kuklalarla darbeler yaptırıyor. Ve o kadar ilim noktasında fakiriz ki bunları yedik. Şimdiye kadar. 15 Temmuz artık fecr-i sadıkı hak ettiğimizin işaretidir. Aslında bunun başlangıcı 2003’tür. Nasıl oldu? Kimse kafa yormuyor. Mehdi gelecek, hiçbir peygambere verilmeyen acayip güçle bizi kurtaracak, ceplerimizi dolduracak, elinde kılıcı düşmanımızı mağlup edecek gibi hayali düşüncelere kapılanlarımız oluyor. İyi de siz Mehdiye çalışıp zemin hazırlamazsanız o gelemez ki. “Armut piş ağzıma düş” hikmet-i İlahi’de yeri yoktur. İşin kilidi Türkiye’dir. Çünkü yiğit burada düştü. Buradan ayağa kalkacak. Türkiye kilidi açılınca ardından esaretteki veya vesayet altındaki alem-i İslam’ın uyanışı gelecektir.

      Sil
    3. 3* Cenab-ı Allah Mehdi ile bizi imtihan edecek. Mehdi’nin başarısı nisbetinde değil onu anlayıp tabi olma ölçüsünde İlahi yardım gelir. Ve imtihanı kazandığımız oranda bize yardımı gelir. Dünya dar-ül hikmettir, dar-ül kudret değil. Her şey sebebe ve cehde tabidir. Çalışan kazanır. Mü'min veya kafir fark etmez. Rahman ismi bunu gerektirir. Biz çalışırsak Tevhid cihana hakim olacak. Dünyaya gelişimizin tek sebebi ilim, yani ilm-i esmanın talim ve tahsili için. Bunda başarı oranında muvaffak olacağız. Çünkü Allah ilimle bilinir ve iman edilir. O eserini gösteriyor ve “Beni bulun” diyor. Onun için Mehdi ilimle hakimiyet kuracaktır. Vahşetten ve köylülükten gelerek medenileşen insanlara galebe çalmak böylece mümkün olur. Onun için ahir zamanın zaferleri kılıcın değil kalemin ucundadır.

      Bediüzaman’ın tertip ettiği Cevşen mecmuasına aldığı Tahmidiye duası vardır. Tahmidiye Duası İmam Ali (r.a)’nin Sekine Duasında vurgulanan ve 6 esma denilen (Ferd, Hayy, Kayyum, Hakem, Adil, Kuddüs) isimleriyle beraber Allah’u Telaya yapılan hamd u sena duasıdır. Rabbimize her durumda hamd etmemiz gerektiğini bize öğretir. Tahmidiye aynı zamanda bir şifa duasıdır. (Mustafa kardeşimizin her gün okuması gereken bir duadır, hatırlatırım) İşte bu duada üç cümle vardır. İlki “Deccaliyetin hükmettiği döneme bakarak “Korkunun, bid’aların şerrinden ve tehlikesinden sen bizi emin kıl yar Rab”dır. Bu dua bir talebesinin dikkati çekmiş ve ebcedi işaretini aramış. Çıkan tarihler 1350-1351-1360-1361-1361. Bu deccaliyetin kasıp kavurduğu tarihlerdir. Bir manada iman faslına bakar.

      Diğer bir cümle ise “Ya Rabbi şeair-i İslamiye’nin i’lanıyla kalplerimizi ferahlandır. “ Şeair-i İslamiye bilindiği gibi, ezan, namaz, tesettür. Kur’an ve dini eğitim vs. Bu cümlenin ebcedi tarihleri ise 1380-1381-1382-1422. Yani o tarihlerde şear-i İslamiye’ye sarılma zirveye ulaşmaya başlar.

      Üçüncü cümle ise “Muaccelen (acele olarak) ve feth-i Mübin ve nasr-ı aziz ihsan et”tir. Ebcedi tarihleri ise 1379-1382-1432. Bu cümle 3. Faslın başlamasına bakar. Bu Mehdiyet’in geniş dairede Türkiye kilidi açmaya başladığı tarihtir. Ondan sonrası için madem ki senin mantığına göre kesin konuşmak olmazmış, ben de yazmıyorum. Ama şu var, 90 yıl tesettüre sahip çıkmayan Türk erkeğinin yapamadığını kadınların yapacağı ve onun neticesinde 3. Fasıl başarıya ulaşırken ana deccalin kafasının koparılacağı ve Alem-i İslam’ın merkezinden savaşla atılacağının müjdesini taşır.

      Mehdi veya Mehdiyet düşüncesinin bir örneğini vereyim. Kur’an Hamd ile başlar. Okuyalım:

      “Hamdin en meşhur mânâsı, sıfât-ı kemâliyeyi izhar etmektir. Şöyle ki: Cenab-ı Hak, insanı, kâinata câmi bir nüsha ve on sekiz bin âlemi hâvi şu büyük âlemin kitabına bir fihrist olarak yaratmıştır. Ve Esma-i Hüsnâdan herbirisinin tecellîgâhı (ilahi kudretin görüldüğü yer) olan herbir âlemden bir örnek, bir nümune, insanın cevherinde vedîa (emanet) bırakmıştır.
      Eğer insan, maddî ve manevî herbir uzvunu Allah'ın emrettiği yere sarf etmekle hamdin şubelerinden olan şükr-ü örfîyi (Allah’a olan şükran duygusunun bildirme) îfa ve şeriate imtisal (emrine uyarsa) ederse, insanın cevherinde vedîa bırakılan o örneklerin her birisi, kendi âlemine bir pencere olur. İnsan, o pencereden, o âleme bakar ve o âleme tecellî eden sıfatla o âlemden tezahür eden isme bir mir'at ve bir ayna olur. O vakit insan, ruhuyla, cismiyle âlem-i şehadet (gözle görülen ) ve âlem-i gayba bir hülâsa olur ve her iki âleme tecellî eden, insana da tecellî eder. İşte bu cihetle, insan, sıfât-ı kemâliye-i İlâhiyeye hem mazhar olur, hem muzhir (gösteren) olur."

      İşte hamdin sırrına eren bütün alemleri, ona açılan pencereden tefekkürle görür. Bilenle birlemeyen bir olmadığı gibi, hamd edenle etmeyen bir olmaz.

      Mehdinin düşünce sistemi böyle çalışır.

      Sil
    4. Abdurrahim bey yuregine agzina saglik. Ben herseyin kendi bilgim dahilindedir demiyorum. Allah c.c. diyorki ben gizli bir sır dim bilinmek istedim sonsuz bir guc sonsuz bir kudret ezelde ve ebedde her daim olan Allah c.c kullarini yaratmaktaki maksadini boyle belirtiyor. Ve dunyayi yaratmayim direk cehennemlikleri veya cenneti hak edecek kullarini hak ettigi yerlere gonderebilirdi. Fakat yine yuce yaradan diyorki o zaman kulum diyecekti ilahi yarabbi belki iyilik edecektim belki cennetini hak edecek ameller işleyecektim diyecekti. Yuce yaradan Adil ve Hak ve Hakimdir. Hersey ince bir terazidedir. Peygamberler gonderdi alanen hepsi ilan etti ve Allahin dinine davet etti ve son peygamber cihan serveri basimizin taci da alanen ilan etti soyledi uyguladi. Ne demek bu SUNNETULLAH. Tamam ustad Mehdi diyelim kilicla degil ahir zamanda kalemle olacak onada tamam ama ustad diyemezmiydi ( kendi imkanlari dahilinde olmayip kesfiyat veya ihbar ile mecbur tutulma veya izin verilmrsi durumunu kastediyorum ) ben mehdiyim nasilki nebiler ilan etti nasilki iki cihan serverimiz ilan etti ve davet etti mehdinin de kendi belirtip fakat bole kerametle degil ilimle hikmetle imanla olacak demesi uygun dusmezmi. Son bolumde belirttigin noktalar hasselerin acilmasi olayidir gunahtan arindikca Allah in esmalarinin o kul uzerinde yansimasidir. Hani bir keresinde Mevlana sordular.Tovbe hasa su beyazidi Bestami daha yucemidirki SUBHANI diyor efendimiz iki cihan serveri o kadar cibril gitti geldi kitap indide boyle bir soz etmedi.Ne dedi mevlana Hz.Muhammed Mustafa(Sav) o bir okyanustur aldikca aldi tum esmalar nail oldu cunku yaradan habibim dedi ona bestami ise bir bardak veya deki bir destiydi aldi fakat daha fazla kaldiramadi taşti dedi. O nedenle son basamakta belirttigin Allah in salih kullarina nasip olan hallerdir dogrudur bilenle bilmeyen asla bir olmaz.

      Sil
    5. Ve kaldi ki sen diyorsun mehdi aleyhiselam efendimizin izinden gidecek aynen tatbik ve insa edecek hasar goren dinimizi aynen yasayacak yasatacak fakat en keskin noktayi es gececek aciktan alanen etmeyecek oylemi benim itirazim ustadin mehdi olup olmamasi degil ben diyorum ki eskiden sadece kufur vardi mekke donemi dusun benden iyi bilirsin o zaman da bile efendimiz geliyor acik ve net ve bir bicak kesigi gibi ilan edip saflar belirirken su fitne su karmasik donemde mi alanen beyan etmeyip sadece kalp gozu gorenler bilecek demek bumu kufur bu kadar saldirirken musluman kalplere bu zaman da boylemi olacak keske de ustad olsa dedigin gibi de 92 yil diyorsun onumuzdeki 10 senede duzelebilsek su alemi islamin sancilari dinse garipler mazlumlar olmese ben istemezmiyim yanlis anlama derdimiz ummet olmali daha oncede dedim kapimizin onune bakmakla olmaz

      Sil
  12. Yedinci Mes'ele: Rivayette var ki: "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi' olacaklar."

    Vel'ilmu indallah, bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabîle ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır, demektir
    Şualar ( 585 )
    Öğretmenler ordusu çevresine toplamış laik eğitim öğretimi benimsemiş kuvveti kudreti kabilesi aşireti serveti cesareti olmayan zekavet fen siyasetle iş tutan kaçak hain münafık 4. sivil süfyan fetö

    YanıtlaSil