.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

21 Ekim 2016 Cuma

NUMAN KURTULMUŞ


"BEDİÜZZAMAN GELENEĞİNDEN GELDİKLERİNİ İZAFE ETMELERİNİ ASLA KABUL ETMEYİZ"

FETÖ kendisinin Risale-i Nur geleneğinin içerisinden geldiğini söylüyor. Said-i Nursi 28 sene sürgün yaşadı bu topraklarda. Bunun 8 senesini bu ilde yaşadı, Barla'da. Isparta'da yaşadı, sürgün edildi, tahkir edildi. Mahkemeye gitti ama gidip falanca memlekete kaçıp, oradan bu ülkeye karşı bir ihanet içerisinde olmadı. Onun için bunların sahtekarlık yapıp, Bediüzzaman geleneğinden geldiklerini izafe etmelerini asla kabul etmeyiz. Bediüzzaman zorluklara göğüs gerdi, hiçbir şekilde bu ülkenin insanına bu topraklara zarar veren en ufak bir şey yapmadı. Kur'an ilimleriyle uğraştı, insanlara öğretmeye çalıştı."

                                                         Numan Kurtulmuş
                                                       Başbakan Yardımcısı

1 yorum:

  1. Meşhur sözdür “Öküzü boynuzundan, insanı sözünden tutarlar.” Bir diğeri ise: “Ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz.” Bu iki söz bizi İslam’ın esası olan özü ve sözü bir olmak hakikatine ulaştırır. Bu mü’min ile münafıkı birbirinden ayıran en önemli kıstaslardan biridir.

    Şimdi FETÖ denen münafık bu güne kadar kaç yüzünü gösterdi? Başlangıçta sözde dine hizmetti. Bu dini hizmet sonra şöyle dönüştü: Nur cemaati, cemaat, hizmet, sivil toplum kuruluşu ve cuntacı. Yani bukalemun gibi renkten, renge şekliden şekle girdiler ve girdikçe maskeleri düşüp o iğrenç hüviyetleri 15 Temmuz’da ortaya çıktı. Dini esasları istismar, Risale-i Nur’u tahrif, Kur’an ve sünnette olmayan dinler arası diyalog, Yahudi muhabbeti, Siyonist-neocon istihbarat örgütleri ile işbirliği, hükümetçilik oynamak, devletin emniyet, yargı, askeriyesine sızmak, harici düşmanla milli birlik ve ittihad-ı İslam aleyhine ittifaklar vesaire. Üstüne üstlük rivayetlerde zaniye (zina yapan kadın) olarak belirtilen ve İsrail’den sonra en güçlü siyonist gücün hakim olduğu bir ülkeye sığınarak milleti ve devleti aleyhine komplolar düzenleyen bir molla taslağı ve çetesinin, Risale-i Nur veya bir başka hak cemaat veya tarikle ne ilgisi olabilir? En belirgin "din, dünya hayatına basamak yapılamaz" kuralını çiğnediler. Bu bütün hak meslek ve meşrepler için geçerliği olduğu gibi FETÖ’nün “cemaatiyiz” diye istismar ettiği “Risale-i Nur’un vazifesi imanı kuvvetlendirip kurtarmaktır” esasına zıt ve aykırıdır. Böyle bir hal münafıklığı işmam eder.

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin telif ettiği Risale-i Nur’un 4 esası vardır: Acz, fakr, şefkat ve tefekkürdür. Yani kişi bu dünyada fakrını ve aczini bilir, dayanacağı, sığınacağı bir güce ve onu bu halden kurtaracak bir imdat verene yöneltir. Bu da şüphesiz Allah ve ona ibadet etmektir. Yani 4 esasın ikisi ibadettir. Şefkat ismi ise Risale-i Nur’da şuası, cilveleri, tecellileri görülen Rahim isminin gereği iman hizmet mesleğine bakar. Tefekkür ise Risalelerde belirtildiği üzere “tefekkür dahi, aşk gibi, belki daha zengin, daha parlak, daha geniş bir tarîktır ki, Hâkim ismine îsâl eder.” “Tefekkür, Hâlık-ı Rahimin hâzır, nâzır olduğunu düşünüp, O’ndan başkasının teveccühünü aramamaktır.” Hatta tefekkür Adem’in meleklere üstünlüğün mesleğidir. Tabu bu dört esasa şükür ve hamdi de eklemek lazımdır ki, Kur’an Allah’a hamd ile başlar.
    Risale-i Nur mesleğinin bu 4 esasına bağlı ve neticesi olan ilave özellikler var. Müsbet hareket etmek. Mü’minler arasındaki huvvet isasına gözetmek ve ittihada hizmet etmektir. Rahim isminin gereği iman hizmetinde akli ve ilmi delillerle ispatı esas almaktır. Bu da ilim içinde hakikat ve tevhide yol açar. Her şeyde her yerde Tevhid nurunu gösterir. Menfiyi ve batılı göstermeden hakikatleri anlatır. Ve en önemlisi tahkiki imanı kazandırmasıdır.

    Risale-i Nur mesleği, dağlar büyüklüğündeki büyük ve önemli tahribatı tamir ve küfr-ü mutlakın belini kırar. İman derslerinin yanında sosyal dersler verir. İslamiyet ve vatanın zararına olan her türlü zararlı cereyanlara karşı koyar. Özellikle hariçten gelen iki büyük tehlike olan dinsizlikk ve anarşiye iman hizmetiyle karşı çıkar. Bunun için müsbet hareket ile hürriyeti, istiklali, emniyet, asayiş ve adaleti muhafaza eder.

    Tabi bütün bu hizmetlerin gayesi ihlası yani rıza-yı İlahidir.

    Onun için sayın Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'un “Bediüzzaman zorluklara göğüs gerdi, hiçbir şekilde bu ülkenin insanına bu topraklara zarar veren en ufak bir şey yapmadı. Kur'an ilimleriyle uğraştı, insanlara öğretmeye çalıştı." Sözleri son derece isabetli ve doğruyu ifade eder olmuştur. FETÖ deccal fitnesinden sonraki en büyük fitne olurken, hak dinle batılı bu kadar birbirine karıştıran başka bir örgüt çok enderdir. FETÖ'nün dört esası ise (NEFİS, GURUR, HİLE, MENFAAT) olmuştur.

    YanıtlaSil