.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

23 Eylül 2016 Cuma

CEVABINI BULAN SORU

15 Temmuz darbesi akşam saat 10.30 dolayında tankların caddelere çıkmasıyla başladı. Herkes bu duruma bir anlam verememişti. Darbeler daima sabahın erken saatlerinde yapılırdı. Bu sefer çok aptalca bir karar verilmiş ve darbeye  insanların henüz sokaklarda olduğu zaman start verilmişti.

Bu nedenle pek çokları bu yüzden ortada bir tiyatro oynandığını sanmıştır. Bazıları daha da ileri gidip Erdoğan’ın bu darbeyi kendi otoriter yönetimine bahane olmak üzere yaptırdığını iddia etmişti.

Darbede bir başka tuhaflık ise, ilk defa darbecilerin halka, parlamentoya, polis merkezlerine ateş açması ve bombardıman etmesiydi. Darbe sabah yapılsaydı buna gerek kalmadan belki de ülkenin kaderi tereyağdan kıl çeker gibi darbecilerin eline geçmiş olabilecekti.

Bir başka gariplik; Fetöcülerin neden tüm güçleriyle değil de az bir kuvvetle kalkışmayı başlatmalarıdır. Eğer darbe başarısız olursa, asıl güçlerini darbe sonrası hükümetin darbe kovuşturmasında bir kısım güçlerini saklayabilmek olarak düşünüldü.

Bu garipliklerin cevabını Serdar Turgut yazısında veriyor.

Habertürk yazarı Serdar Turgut’un 23.09.2016 tarihli yazısından bir bölüm:


“DARBE GECESİ LAİKLER

Daha önce içgüdümle şu tespiti yapmıştım: Darbe gecesi “Yurtta Sulh Komitesi”imzasıyla okutulan metin, bilinçli bir biçimde sanki laiklerin, Atatürkçülerin elinden çıkmış izlenimi verecek şekilde kaleme alınmış gibiydi.

Sonra darbe girişiminden asıl sorumlu olanlar ortaya çıkınca bunun büyük bir şeytani planın parçası olduğu, o metnin aslında Atatürk’e düşman olanlar tarafından sanki laiklerin elinden çıkmış gibi değerlendirilmesi için yazıldığı belli oldu.

PEKİ NEDEN BÖYLE YAPILDI?

Çünkü darbeciler büyük ihtimalle yabancı güçlerden destek alarak yaptıkları şeytani planlarında bu ülkenin asıl büyük ve potansiyel çelişkisinin hayat tarzı farklılıklarından kaynaklandığını gördüler.

Ve o gece “AK Parti yanlıları, yani dini hisleri güçlü kitle sokağa döküldükten sonra laikleri de sokağa dökersek onları karşı karşıya getirir, bir iç savaş başlatırız” diye düşünmüş olmalılar.

Şu ana kadar gelen tüm bilgiler, tüm istihbaratlar bunu işaret ediyor.

Anladığım şeytani plana göre, laik kesim ya o gece okunan metne inanıp darbeye destek için ya da inanmayarak darbe karşıtı olarak sokağa çıktığında, kendisine hiç uymayan, korkutan, hatta Murat Belge’ye, “O tür sloganların arasında benim ne işim var” dedirten sloganları duyunca bu kitleyle karşı karşıya gelecek, provokasyonlarla da iki kesimin çatışmaları sağlanacaktı.

Bir kesim için “O gece sokağa inmediler” deniliyor ya, ben bu analizi yaptıktan sonra “İyi ki de inmediler” diye düşünüyorum.

O gece laik kesimin çoğunlukla sessiz kalması ve daha sonra CHP aracılığıyla AK Parti’yle darbeye karşı makul bir düzeyde buluşması Türkiye’yi kurtarmıştır.”

Serdar Turgut’un yazısından aldığımız bu bölüm pek çok şeyi açıklıyor.

Maksat bir iç savaş çıkarmaktı. Onun için darbeyi erken saatlere aldılar. Amerika bu kadar ahmak değil. Darbe aceleye getirildiği için başarısız olduğu savı doğru değil. Amaç önce muhafazakarları sokağa dökmek, ardından laikleri sahaya sürüp çatışma ortamı yaratmaktı.

Dikkat ederseniz darbe karşıtı olaylar sırasında askerlerin bazı serseriler tarafından kafasının kesildiği iddiaları ortaya sürüldü. Askerlerin dövüldüğü görüntüler ile milliyetçi kesimlerde darbeye karşı çıkanlara karşı itibar suikastı yapıldı.

Bazı olumsuz görüntülerdeki olayların bilerek ve önceden planlanarak gerçekleştirildiği çok açık… Amaç darbeye karşı çıkanların hareketine gerici bir karşı devrim denilerek laik ve sol kesimlerin bunlara karşı çıkacağı varsayıldı.

Allah ülkemizi o gece çok büyük bir uçurumun kenarından döndürdü. Öncelikle Ordunun darbeye karışmayan kısmı kışladan çıkmadı. Eğer asker askere karşı çıksaydı. Ülke mahvolurdu. Darbecilere karşı büyük ölçüde polisin öne sürülmesi asker arasında muhtemel bir çatışmayı önledi.

15 Temmuz gecesi her kesimden halk kitlesi ortak düşman olan darbecilere karşı toplu reaksiyon gösterdi. Eğer sağ-sol, dindar-laik, sünni-alevi, Türk-Kürt diye bir çatışma olsaydı; bugün Türkiye diye bir devlet kalmayabilirdi.

Fetöcülerin bütün güçlerini sahaya sürmemesinin nedeni, iç savaş patlak verdiğinde kurtarıcı rolü oynamak istemiş olmaları muhtemeldir. Kurt dumanlı havayı sever.  Felaket içinde Amerika kendi sahte mehdisini piyasaya sürmüş olacaktı.

Darbe Amerika, AB, İsrail, NATO ve Gladyo tarafından yapılmıştır. Güya biz Nato’ya güvenliğimizi sağlamak için girmişiz. Halbuki anlaşıldı ki en büyük tehdit müttefiklerimizden gelmekteymiş. 

Bu sefer Batının işi zor. Zira Rusya’ya ve Şangay ittifakına rağmen Türkiye’yi yutmaları halinde Türkiye onların boğazlarında kalacaktır.

Mustafa Necati Özfatura 30 yıl evvel yazmıştı. Amerika Toros dağları eteklerinde 1 milyon askerini ölü bırakarak buralardan yenilmiş olarak geri çekilecektir. Yakında Rusya Avrupa’yı ezecek. Amerika, Rusya karşısında aciz kalacaktır. 

Amerikacılar ile Rusçular kozlarını paylaşacaktır. Müslümanlar her ikisinin de hakkından gelecektir. Türkiye'miz bu hengamede kısmen zarar görse de bu geçici bir durum olacaktır. Türkiye ve Müslüman ülkeler İslam Birliğini oluşturacaktır.

Yazıklar olsun Müslüman göründüğü halde batının beşinci kolu olarak Türkiye’nin aleyhinde sinsi sinsi çalışanlara…

Su uyur düşman uyumaz… Yeni bir tertip için zemin hazırlamaya çalışıyorlar. Bunun için devletin darbe sonrası aldığı tedbirleri sulandırıp dejenere etmek istiyorlar. Maksatları bu sefer öyle bir hava oluşturmak istiyorlar ki,  bir daha ki kalkışmada halk sessiz kalsın. Bu sefer halkın tepkisini nötralize etmeye çalışıyorlar.

Üç aylık son tertip… Ne olursan ol, yine de bu millet seni  ezecektir.

18 yorum:

  1. Kaderin yazar bozar tahtası bize mutlak kader gibi geliyor. Dolayısıyla bazı şeylerin kesin gerçekleşeceğini sanıyoruz ama bakıyoruz öyle olmuyor. Şu mel'un 15 temmuz işgali başarılı olsaydı dediğiniz tertip hükümeti olabilirdi ama olmadı. Bundan sonra da olmayacağını da bilemem lakin buna kesin gözüyle bakmak bize ne kazandırır bilemiyorum.

    Herkese şunu sormak istiyorum:

    1-) Allah korusun bir iç savaş çıksa (ki Mehdi bu şekilde gelecek diyorlar) acaba siz de "Allah korusun" fikrinde mi olacaksınız yoksa "Hah tamam mehdi geliyor bizi kurtaracak" düşüncesinde mi olacaksınız?

    2-) Velev ki böyle bir durum olsa bizi kurtaracak elinde keleş her grubu, her kişiyi Mehdi mi zannedeceğiz? Suriyede durum tam da böyle. Işide sorsan ben Mehdiyim ötekine sorsan ben Mehdiyim der.

    3-) Ehli nifak ve zındık bu bölgede at koştururken acaba o mehdi zannedilecek şahıs Amerika, İsrail güdümlü bir sihirbaz olmadığını nereden bileceğiz?

    Bizler bürhana, delile tabiyiz. Kim ki akli ve mantiki bir delil gösterirse öper başımızın üstüne koyarız. Yoksa söylediğimiz herşeyin bir hesabı var, işimiz zor.

    Lütfen bu yazdıklarımdan kimse incinmesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seyyah kardeşim türkiyede çok büyük tasavvuf hizmeti ve mürşidleri bulunmakta. Bu zamanda ne kadar şedid süfyan kılıklı Fetöler varsa, öteki tarafta makamı, tasarrufatı çok büyük Evliyahullah da vardır.

      Burada yazılan bazı çok büyük felaket şeklindeki keşifler yine bir yönüyle gerçekleşmekte ancak Bu Evliyaullahın ve İslam hizmetlerinin hatırına Rabbul Alemin tarafından hafifletilmektedir inşallah.

      3 aylık fetret sözü birkaç senedir burada söyleniyor ancak belki bu fetreti çoktan geçirmiş olduk da haberimiz yok.

      Biz Allah cc. den rahmetini kolaylıkta ve afiyette dilemek zorundayız.

      Sil
    2. Rahmani cephede, şeytanların askerlerine karşı savaşanlara selam olsun. Onlar baş göz üstüne.

      Sil
  2. NEVADA yakında en önemli merkez olacak. Anlayacağız...
    Bu aile NEVADA'ya 50 trilyon doların gelmesi için düğmeye bastı. Operasyonu birebir Rothschildler yürütüyor. Nevada AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ toprağı görünse de Rothschildler'in özel mülkiyetidir. Nevada'da alınan her karar, Rothschild ailesinin onayıyla yürürlüğe girer. Ailenin Nevada Reno'yu seçmesinin en önemli nedeni ise, coğrafi konumun getirdiği GÜVENLİK avantajı...
    Aile, paranın merkezi olarak Avrupa ülkelerinin herhangi birini seçebilir miydi?
    EVET! Veya küçük ölçekli adalardan birine paraları taşıyabilir miydi? ÇOK KOLAYCA...
    Yapmadı. NEVADA'yı seçti...
    Bunu tercih etmesinin en büyük nedeni, Avrupa-Asya ve Afrika'nın çok büyük savaşlarla kaos yaşayacak olması. Bu 3 kıta, çok büyük savaşlar görecek.
    Kuzey Amerika, en huzurlu yer olacak...

    http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2016/09/24/feto-nadasa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuzey Amerika savaştan en çok zarar gören yerler arasında olacak. Kumarhaneleri ile ünlü olan Nevada Reno'yu ise hiç merak etmeyin. Cenab-ı Hak bilir, oraya öyle bir bela, öyle bir azap iner ki...

      Sil
  3. İkinci kalkışma çok yakında
    ABD destekli 15 Temmuz darbe girişimi, 7'den 70'e milletin destansı girişimiyle püskürtüldü.
    GİRİŞ25.09.2016 06:30GÜNCEL
    İkinci kalkışma çok yakında
    15 Temmuz günü ilk kalkışmayı haber veren emekli Albay Hasan Atilla Uğur, 'üst akıl' destekli yeni bir darbe hazırlığına ilişkin çok önemli açıklamalar yaptı. İşte, Uğur'un kaynaklarına dayandırarak anlattığı ikinci kalkışma senaryosuna ilişkin şok bilgiler...

    KİMSE 'BU İŞ BİTTİ' DEMESİN

    “İkinci kalkışmaya hazır olun. Ve çok yakın bir zamanda. Çok net bilgi olarak söylüyorum: İkincisi daha kanlı olacak. Bugün bir zafer sarhoşluğu içindeyiz. Ben sizin aracılığınızla Türkiye'yi uyarıyorum. Kimse 'Tamam bu iş bitti, Türkiye rayına oturdu, artık Amerika başka bir şey yapamayacak, FETÖ başka bir şey yapmayacak, PKK başka bir şey yapamaz, biz belini kırdık bu örgütlerin' falan demesin. Bu bizi, hazırlanmakta olan kalkışmada tamamen başarısızlığa götürür. Paramparça oluruz.”

    İNGİLİZLER AŞİRETLERLE 2.5 AYDIR NE GÖRÜŞÜYOR?

    “Aldığım bilgiye göre, İngilizler 2.5 aydır Güneydoğu'daki bütün aşiretlerin ayağına gidiyor. Özellikle Hakkari, Van, Çatak, Silopi, Mardin bölgesinde etkin aşiretlere... Bunlarla pazarlıklar yapıyorlar. Toprak ağası olarak varlığını sürdüren bu aşiretlerin bankalara olan birikmiş trilyonlarca liralık borçlarını ödediler. Aşiretlerin bütün kredi borçları ödendi. İngiltere ödedi bunları. Konsolosun aşiretler içinde ne işi var? PKK yol kontrolü yaparken bunların araçlarını 'buyurun' diyor bırakıyor, diğer araçlara kimlik kontrolü yapılıyor. Neden?”

    10 BİN PİYADEYLE GELECEKLER

    “Bundan 3-4 gün önce İngiltere'nin yüksek tirajlı gazetelerinden biri olan Daily Express'te bir yazı yayınlandı. Diyor ki, 'Türkiye'de ikinci kaos ortamı geliyor. Bizim Kıbrıs'ta üssümüzdeki 10 bin deniz piyademiz, Türkiye'de bulunan 50 bin İngiliz'in can güvenliği için Türkiye'ye girecek, Türkiye'de güvenli bölgeler oluşturacağız. Vatandaşlarımızı hava yoluyla tahliye edeceğiz'. Bakın bu bir işgal planıdır. Bu ikinci kalkışmanın esas amacı işgal.”

    KAOS GÜNEYDOĞU'DA BAŞLATILACAK

    “Peki bu kaos nasıl olacak? Çok net bir bilgi bu: Güneydoğu'da her zaman yaptıkları gibi HDP'lilerin de çağrısıyla bir nümayiş, gösteri yapılacak. Polisin, askerin içinde tespit edilmemiş FETÖ'cüler gaz sıkmak yerine, halkın üzerine ateş açacaklar. Bu, benim ulaştığım bir bilgi, net. Olay büyük ihtimal Şemdinli, Yüksekova ya da Kızıltepe'de olacak. Burada 15-20 kişi ölecek. Bölgedeki bütün ilçelerde, illerde, İngiliz konsolosluğundan ziyaret edilen aşiretler bu oyuna gelirlerse eğer, halkı sokağa dökecekler. Batı'da ise fitili, 4-5 noktada sansasyon yaratacak büyük patlamalarla ateşleyecekler. Bunu ya PKK ya da IŞİD yapacak. Yine eşzamanlı olarak hedef olarak gördükleri kişilere yönelik suikastler devreye girecek...
    http://m.haber7.com/guncel/haber/2138696-ikinci-kalkisma-cok-yakinda

    YanıtlaSil
  4. http://www.sabah.com.tr/webtv/turkiye/ikinci-bir-kalkisma-konusunda-kimse-emin-olmasin

    YanıtlaSil
  5. Şeyh Nazım KIBRISİ vefat etmeden önce söylemişti , TSK ikiye bölünecek rus yanlıları ve Müslüman taraf diye ama herhalükarda Suriye ateşine düşecek demişti..
    https://www.youtube.com/watch?v=wAcZW__Jzao

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. V.86 Turkey in turmoil by natural and political disasters.

      Par les deux testes et trois bras separes
      La grand cite par eaux vexes
      Des grandes d'entre eux par exil esgares
      Par teste Perse, Bizance fort pressee
      NOTE:
      Teste (tete): head, chief; trois: three; bras: arm, here, part of the country; eaux: water, sea; vexes (vexer): to annoy, provoke; entre: between; esgare (egare): wandering, distraught; Bizance: Turkey; presse: pressured.
      Having two chiefs and three arms the country separated
      The great city (Ephesus) is vexed with water
      Many great men (political leaders) among them shall be exiled in distraught
      By Iranian chief, Turkey shall be hard pressed

      COMMENT: Turkey shall be in political turmoil and civil war due to strong influence of Muslim extremist faction and ethnic Turks who are loyal to Iran. Turkey shall be forced to become Iranian ally.

      http://ourlady.freeservers.com/chapter1.htm

      Sil
    2. TR 2 baş ve 3 parçaya bölünecekmiş
      İstanbul tsunami altında kalacakmış
      Siyasi sürgünler olacakmış
      İran tarafından kurtarıcı yardım gelecekmiş

      Başta XIII. cum İhsênoğlu varken ABD Ergenekon'a darbe yaptıracak. Ordunun darbeci olmayan Millî kanadı destek vermeyince “müdahale” değil de “darbe, ihtilal” olmuş olacak bir cunta tarafından. Ordu 2ye bölünmüş olacağından 2 başlılık ortaya çıkacak. Kurtuluşa kadr 3 aylık bir dönem olacak.

      Sil
  6. Rus yanlıları ve Müslüman taraf tabirinden sanki Müslüman tarafın Amerikancı olacağı gibi bir yönlendirme ciddi bir yanlıştır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rus’la alakası yok ya. Benî Esfer tabiri eskiden kızıl komünist Rus diye yorumlanmış. Oysa artık çoktan ortaya çıktı ki bu NATO demektir. Önce AB7 sonra da ABD NATO saldıracak TRye.

      Suriye diye de bir şey yok. Şam diye geçer ve TR demektir.

      Zaten işğal altındayken ABD bildiğin eski Ergenekoncu Balyozcu ekibe (şimdi sıra tekrar size geldi kabîlinden) askerî darbe yaptıracak.

      Sil
    2. Şu anda ülkemizdeki İslami cemaatlerin Amerikanın kontrolünde olmadığını söyleyebilirmisiniz? Rus yanlıların Perinçek ve ekibinin olduğu hepimizce malum. O halde Amerikan yanlılarında kim olacağı gayet aşikar...

      Sil
    3. 1* Siyaset İspanyol nezlesi gibidir, fikri ve aklı hezeyanlaştırır. Öyle olunca karayı ak ve akı kara sanmak gibi bir durum hasıl olur ki, Allah saklasın insanı küfür yandaşlığına bile götürebilir. Dini cemaatlerin ABD'nin kontrolünde olduğunu söyleyeni de.

      Rusya’da önce çarlık vardı. Sonra komünizm geldi sonra 3. Devrede Yahudi baronların hakim olduğu bir Gorbaçov ve Yeltsin dönemi geldi. Ve sonra Putin geldi.

      1917’de büyük deccal Rusya’ya hakim olmasından sonra Rusya’nın politikası iç kavga sebebiyle bizim için tehlike olmaktan çıktı. Hatta İstiklal Harbi’nde bize silah yardımı bile yapılır. Ama komünizmin Stalin ile hakimiyetinden sonra dünyanın başına bela kesilirler. Bu 1945 sonrası soğuk savaşı doğurur. Komünizm küresel bir bela haline gelir. O dönemin politika anlayışı ile şimdiki politika anlayışı yüzde yüz olmasa da yüzde 70 civarında 1990 sonrası değişti.

      1950 sonlarından itibaren Türkiye’nin kalkınması için batı cimri davranırken Rusya kredi verdi. 1966. Sanayileşme için teknoloji desteği de. Bu batıyı kudurttu. 10 yıl sonra 1975 Helsinki Senedi ile Sovyet Rusyası çöküşe geçti. 1980 sonrası dağılmaya ve 1989’da yıkıldı. Şimdi yeni bir Rusya var. 1990’dan sonra Türki devletler istiklaline kavuştu. Aradan geçen bir çok olaydan sonra 2006'dan itibaren Rusya-Türkiye münasebetleri yeniden canlandı.

      Doğu Perinçek ve arkadaşları genelde İngiliz politikası güder. Türkiye’nin batıda rol almasını istemez. Onun için AB önünde bize takoz koyanlardan oldular. İngliz politikası bunu öngörür. Türkiye batıya entegre olursa güçlenir ve çevresine sarkar. Sarkınca 100 yıllık batı sömürüsü sona erer. Onun için Türkiye'yi kapı eşiğinde bekletirler. Ne oldurur ne de öldürürler. Sebebi çok.

      Rusya ile işbirliği 1966’dan başlayarak inişli çıkışlı hayra yorumlanacak adımlar atıldı. Öyle ki Türk sanayisinin temeli Demirel tarafından atılırken Rus yardımı önemli bir rol oynadı. Hem de Rusya komünist iken. Batı ise buna Türkiye’de anarşi çıkararak hem de kızıl anarşi çıkararak darbelerle cevap verdiler. Kendileri tabi bir Türkiye için çırpındılar. Sokak anarşisi yetmeyince dağ anarşisini (PKK) körüklediler. Resmi bazı güçler de buna alet oldu. Bu sebeple siyastte ve askeriyede bölünme ve çatlamalar gözlendi. 28 Şubat bir dönüm noktasıdır. Ne olduğu uzun hikaye.

      Şimdi 1975 yılından itibaren Yahudi sermayeli küresel güçler dünyaya hakim oldu. Bunu deccaliyetin ekonomik olarak cihan hakimiyeti kabul edebilirsiniz. Ardından siyasi hakimiyet geldi. Bunu batıda büyük devletlerin hepsinde neoliberal iktidarlarla bir hedefe odaklandılar. 1-Ortadoğu’unn enerji kaynaklarına küresel sermaye adına el koymak ve 2- bölgenin lideri İsrail’i yapmak. Birincisi ikincisinin perdesidir.

      Sil
    4. 2* Kürt kartı bizde 1970 sonu alevlenmeye başladı. Niçin? Kökeni geride. Yeni Kürt kartının yeni kurgulanma tarihi 1959’dur. Londra’da Kürt Kongresini toplayarak. Bir yıl sonra İsrail bu kartı geliştirir ana yurtları olan kuzey Irak‘taki Kürtlerle ilgilendiler. 15 yıl boyunca İran Şahı üzerinden Kürtleri eğitip silahlandırdılar. Ancak 1975 dönüm noktası oldu. Bunun iki sebebi var. Biri Irak-İran savaşını tezgahlamak için Irak’ta iktidarın elini rahatlatmak. İkincisi ise küresel hakimiyetin tesisi için yeni politika gütmek. Bu yüzden ABD Irak Kürtlerin 1975’te görünürde sattı, ama yeni fitne-fesad için zaman kazandı. 25 yıl sonra Kürtler herkesin gözü önünde bir nevi bağımsızlığın eşiğine getirildi.

      Büyük İsrail için Yinon Planı’nın açıklandığı yıl 1984. 1975’ten beri küresel sermaye buna çalıştı. 1975’te Türkiye’ye askeri ambargo uygulanarak savunması zayıflatıldı. Niçin? Hani NATO müttefiki idik?

      Bu olaylar iç kavgada olan ve ayakta-yatakta uyuyan Türklerin içinde bölünmelere yol açtı. Demirel MC’yi kurduğu zaman Ege’de başlayan Yunan tahriki için askerin talebi olan uçak almak için Rusya’ya başvurdu. Bir hafta sonra Fransa’dan teklif geldi. Rusya’ya başvuruyu kim batıya ihbar etti? Batının uşakları. Gladio da olabilir cuntasal çevreler de.

      Şimdi esasa geleyim. Komünizm sonrası Rusya'da Müslüman kadar Hırstiyan da rahat nefes aldı. Camiler ve kiliseler açıldı. Her iki din mensupları yeniden doğdu. Öyle ki, şu anda Rusya’daki Müslümanların hali bir dönem Türkiye Müslümanlarından katbekat iyidir. Rusya İslam Konferansı gözlemci üyesidir. İslam ülkeleri ile iyi ilişki kurmak için büyük çaba harcıyor. Sebebi çok uzun. Ama Çin ve ABD yani batıya karşı denge için. Bir yıl önce Moskova’da İslam liderlerinin katılmasıyla cami açılışı yapıldı. Ona cevap batı uşakları tarafından Rus uçağı Türkiye sınırında düşürülerek bozulmak istendi. Bozanlar kimdi? Yeni öğrendik değil mi?

      Şimdi dini cemaatler komünist tehlikesine karşı peygamberi ihbar ile Hıristiyanlarla işbirliği yaptı. Ama komünizm çöküp de Ruslar yeniden dine sarılınca özellikle Türki devletler sebebiyle strateji değişti. Soğuk harp stratejisinin 1990 sonrası ayakta-yatakta uyumamız yüzünden devam ettirilmek istendi. Ama hem Rusya’nın hem Türkiye’nin çıkarları 2003 sonrası uyuşmaya başladı. Dünya soğuk harb sonrasının dünyası değildir. Batının, siyonizmin maşalığına soyunduran mütecaviz politikaları sebebiyle Rus-Türk düşmanlığı bir kez daha bir kenara bırakıldı. Zaten Rus ve Osmanlı-Türk düşmanlık politikası son 3 asırdır İngiliz’in fitnesiyle tahrik edilerek İngiliz politikasına avantaj sağlandı.Sonra bu politika İngiliz üzerinden ABD’ye geçti.

      Sil
    5. 3* Şimdi mesele şu. Büyük Deccal olan komünizmi kim çökertti? Bu çöküş neye yol açtı. Mesih-Mehdi cemaatlerinin işbirliğine. Fetoş Gülen soğuk savaşın nesli idi. Dini bilgisi kopyalama yani taklidi olduğu için Komünizm sonrası dünyanın batının hakimiyetine geçeğine sanıp iktidar için batının maşalığına soyundu. 1995 yılında verdiği röportajlarda (Siyonist-neocon maşalığını itiraf edercesine) Türki devletlerini batı ile entegre etmek için çalışacaklarını söylüyordu. Bu politika dini ve milli değildi. Üstüne üstlün o dönemde Nurcuları kandırmak için Nur cemaati etiketin kendilerine yapıştırırken, Bediüzzaman’ın asıl hedefin batı uşaklığı olmadığını, ki bu yönde bir yığın lahikası var, ittihad-ı İslam’a çalışılmasını gerektiğini es geçtiler. Çünkü Mehdi-Mesih stratejisi ittihad-ı İslam’ı öngörür.

      Deccalizm sonrası tevhid hakimiyeti söz konusu. Komünizmin çöküşünde Mesih cemaatinin siyaseten büyük rolü oldu. Her halde rahmet-i İlahi, Hıristiyan Ruslar’ın bin yıllık mahsulatını yakıp yıkan komünizm sonrası Rusları dinde ihyası için bir şeyler yapacaktı. Ki Bediüzzaman 1911’te Tiflis’te Rus polisine söylediği bunu doğrular. Ki ayrıca Risale-i Nur’da Rus’un komünizm sonrası geri dönüp Hıristiyan olamayacağını yani İslam’a dostça yanaşacağını veya ona karşı terk-i silah edeceğini haber verdi. Olan da budur. Ama bunun gecikmesinin bir sebebi CIA kolu gibi davranan FETÖ’nün Rusları işkillendirip Nurlara karşı cephe almasına yol açtı. İşte ahkâmca batı uşaklığının ne gibi bir netice verdiği artık anlaşılır oldu.

      Bizim süfyan yanlısı baronlarımız, halkçıların ipi batının elinde. Batı izlenir ve onların politikaları savunulur. Böyle bir halde içte ve dışta mütecaviz olan batıya karşı Rus ile denge aramakta bir beis yoktur. Kaldı ki 4-5 Türki devlet Rus hinterlandında bulunuyor. Bunu Rus yetkililer de biliyor. Enerji kaynağına sahip Rusya enerji ve ticaretinde söz sahibi olabilmek için İslam ülkelerinde ihtiyacı var. Yani ittifakına. Çünkü Ukrayna meselesini Rus’un başına bela eden Troçkistler yani ABD'li ve Avrupalı neoliberal, neocon ve de küresel baronlardır. Rusya ise buna Türkiye ve İran hatta ve hatta Suriye üzerinden cevap veriyor. Bu durumda soğuk savaş kafası ile değil Mehdi-Mesih kafası ile düşünmek lazım. Nasıl ki Rusya’nın tamamı kötü değilse batı da öyledir. Deccalizm batıda hakimiyeti olabilir. Ama Bediüzzaman Avrupa ikidir demiş. İkincisi küresel Siyonist cereyanla alem-i İslam’ın başına bela kesiliyor. Ortadoğu’daki olayları bu açıdan da değerlendirilmeli. Deccalizm siyaseti kullanarak ittihad-ı İslam'ı önlemeye ve İsrail'e avantaj sağlamaya çalışıyor. 25 yıldır süren 3. Dünya Savaşı’nın sebebi budur. Bunu kim ve nasıl sona erdirecek. Bu sona erdiğinde müsebbip artık var olmamış olacak. Nasıl? Yahudiler gibi dünyevileşerek Mehdi’ye siyasi hakimiyet rolü biçenler hiç anlayamaz.

      Sil
    6. 4*Dini cemaatlerin batıyı desteklediği iddiası doğru olsa Batı küresel deccalin kılıcı Siyonist ve neocon tahriki ile Ak Parti’yi tasfiyeye kalkışmazdı. 2006’dan beri hem Kemalistleri hem de fetocuları kullanarak Ak Parti’ye baskı yapıp İsrail’in bekçisi ve dostu yapmak istendi. Çünkü, Büyük Orta Doğu Projesi Suudi-Mısır-Tünkiye’nin tutumu sebebiyle 2005’te stop etti, 2006’da mahiyet değiştirdi. Siz bakmayın o tarihten sonra BOP’tan söz edilmesine. Bush sonrası Demokratlar Ortadoğu’dan çekilmek için bunu kullanmak istedi. Kendileri bağlı-bağımlı Türkiye’yi tasarladılar. Çünkü bölgede asker bulundurmak istemiyorlar. Ağırlıklarını Pasifik’e kaydırıyorlar. Bu proje ile işi idare etmek istediler, ama beceremediler. Yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Türkiye'nin askerini gücünü kullanmak istediler. Olmayınca DAEŞ ve PYD'yi cepheye sürdüler.

      Şimdi şöyle bir husus var. Komünizmden dünyayı kurtaran Mesih ve cemaati, Mehdi cemaati üzerinden bölgemizde sulhu temin etmek mecburiyeti ile karşı karşıyalar. Bu çok perdeli ve sırlı bir konudur. Bu iki zatın misyonu tevhid ve sulhu umumiyeyi tesistir. Bunun için deccalizmin doğurduğu Ye’cüc ve Me’cüc’e yani terör ve anarşiye birlikte son verecekler. Bunun yöntemi Risalelerde yazılıdır. Terör ve anarşi diplomasi ve siyaset ile önlenemez.

      Bu anlattıklarım kimileri için masal gelebilir. Ama nasıl ki Türkiye homojen değil bir çok güç odağı vardır, ABD’de öyledir. Hatta ve hatta Rusya’da öyledir. Rusya 1990 sonrası 10 yıl Yahudi baronların eline geçti. Ama Rus milliyetçileri Putin ile buna son verdi. Putin bu politikanın ürünüdür. ABD avangelist ve neoconlara kafası karıştırıldı. Daha çok manevi bir din olan Hıristiyanlığı deccalist siyasete alet ederek Ortadoğu’ya saldırtıldı. Ama ABD halkı algı kirliliği içinde neyi yapacağını ve seçeceğini bilemiyor. Yani bir nevi manevi buhran ve kaos var. Bunun izalesi nasıl olacak? Bir güç odağı İslam dünyası özellikle Türkiye ile işbirliğine gidecek. Ve…..(Bakın bunu yazmak için ortamın seviyesi müsait değil)

      Kur'an Müslümanlara en yakın Hıristiyanların olduğunu nazara verir.

      Sil
    7. 5* Biz dünyadan bihaber bir asırdır kendimiz çalıp kendimiz oynayan bir milletiz. Arabı, Kürdü, Acemi aşağılar batıyı el üstünde tutarız. Resmi ideoloji yıllarca böyle idi. Millet uyandı. Asker de uyandı. Hele kumpas davaları onların gözünü açtı. Kur’an endeksli beyin, düşünce, bakış açısı ve politikası olmayan hiçbir şeyi anlamaz. Küfür-nifak seline kapılarak zırvalar. Türkler ahir zaman konusunda ta Osmanlı’dan beri, ki bu o zamanın devlet politikası idi, ahir zaman rivayetleri hakkında eserleri yasaklar ve itibar ettirmezdi. Bu son 40-50 yılda birilerini istismar konusu yapınca Arapça eserlerden gelişi güzel daha doğrusu kendilerine uygun tercümeler yapınca rivayetçilik revaç buldu. Mehdiliğe soyunmak isteyenler bunu kullandılar.

      Türk dini literatüründe hiç kimse Risale-i Nur’un anlattığı kadar sahih ve sağlam bir ahir zaman perspektifi yoktur. Bu konuda Risalelerde yer alan bahisleri iyi okumak lazım. Öyle bilgiler var ki insanı değil uykudan süfyan komasında bile uyandırır.

      Türkiye’de siyasi arenadaki söylemler ahir zaman hizmetine bakmaz. Bizim için esas mesele devletten teşvik ve muhafaza gören dinsizliğin terki ve devletin dine dost olmasını sağlamaktır. Olan da şimdi budur. Kanun aynı, anayasa aynı ama baş örtüsü serbest. Nasıl oldu?

      Türkiye soğuk savaş politikalarını gündemden çıkarmalı. Her aşırın ilk 20-25 yılında dünya yeniden kurulur. Ve dünya yeniden kuruluyor. 15 Temmuz’da devletin mağlubiyetini ve düşmana teslimini millet önledi. Millet. Tabi emniyet ve askeriyenin helal süt emmişleri de milletin içinde silahlı takviye kanardı oldu. Anlı şanlı batının darbecilik fitnesi önlendi. Batı saatlerce gelecek haberi bekledi. Saatler günlere ve haftalar dönüştü ama bekledikleri haberi alamadılar.

      Peki darbenin arkasındaki güç nedir. Siyonizm. Çok uzun yazdım. Bunu da anlatmayayım. Sizin anlayın. Dünyadaki düzen son olarak Mehdi-Mesih politikası ile kurulacak. Bu da İslam-Hıristiyan medeniyetini inkişaf ettirecek. Öyle olunca eski hal kafasını bırakmak lazım. Yeni medeniyeti siyasiler değil dini cemaatler şekil verecek. Nasıl olduğu önümüzdeki 2-4-6 yıl içinde herkes görecek. Cemaatler bu ülkenin manevi motoru ve sınırlarının bekçsidir. Asker maddi sınırları korur. Cemaatler ise manevi sınırları. Elbirliği ile istiklali yeniden elde edeceğiz. Ne zaman mı? Bir cami ezana kavuştu, ama cemaatini bekliyor. O zaman.

      Düzmece Mehdi'nin askeri cemaatlere dil uzatmaz.

      Sil