.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

8 Ağustos 2016 Pazartesi

YENİKAPI MİTİNGİ







5 yorum:

  1. Mevlana diyor ki: Ne olursan ol yine gel. İster kafir, ister mecusi istersen puta tapan ol. Tövbe et Hakka dön öyle git.
    Karşısındakine hata yapan biri özür dilemeyip hiçbirşey yapmamış gibi davransa, bir de geçmişte yaptığı hatayı ona isnad ederek ona ayar vermeye kalksa derdiniz?
    CHP Başkanının benzer durumu...
    Ona gelmesin denmedi. O kadar ihanete varan hatalarına rağmen nezaketen davet edildin bari şart koyma. Yani hem suçlu hem güçlü hesabı. Konuşmasında PKK’ya destek verenlerden dolayı özür dileyip hesap sorulmaları için uğraşacağım dedi mi? Demedi. HDP'yi çağırsan o da demeyecekti. Birşey yapmamışlar gibi konuşacaktı. CHP bunları yapsaydı HDP tarafından kurtuluyor denebilirdi.

    YanıtlaSil
  2. Yeni Kapı’nın Sultan 4. Murad’la ilgili hikayesi çok meşhurdur. Kabahat ve günah işleyen bir kayıkçının, Sultan Murad’ın yeni açtırdığı bir kapıdan şehre girmesini kinaye olarak adlandırılan Yeni Kapı, geçtiğimiz Pazar günü bir dünyevi-uhrevi bir sapıklığa yani darbe teşebbüsünü protesto eden milyonları ağırlayarak anıldı. Bir manada milyonlarca insan Yeni Kapı’da adeta son 210 yılda dış güçlerin maşalarınca gerçekleştirilen bütün darbelere tepkisini ortaya koydu. İstanbul İstanbul olalı hiç bu kadar büyük bir mahşeri kalabalığa şahit olmadı.

    Milyonlar tek yürek gibi atarak, 21. Yüzyılın ilk sapıklık kalkışmasını adeta öfkesiyle silip süpürdü. Bir manada kahır bir ekseriyet adeta sevad-ı azama tabi olurcasına bir tepki ortaya koydu. Sevad-ı azam bilindiği gibi ilk defa Hz. Peygamber tarafından telaffuz edilmiştir. “Size Sevad-ı Azam üzere olmak yakışır” buyurarak sevad-ı azama uymayı sünnetine dahil etti.

    Böylece ortak bir düşünce ve vicdanla o muhteşem topluluk Sevad-ı Azam sünnetiyle tepkisini ortaya koydu. Yani ortak bir vicdana tabi kalabalıklar izn-i şer’i ile sevad-ı azamın kapsamına girerek tarihi bir eylemi ortaya koydu. Kime karşı? Hem son 66 yıldaki 4 darbenin acısını çıkarırcasına hem de 15 Temmuz Neocon-siyonist menşeli darbe teşebbüsüne karşı öfkesini gösterdi. Bir manada icma-yı ümmet ortaya koydu. İstidraçla Mehdilikten Mesihliği hatta kainat imamlığı kılığına giren kaçık birinin fitne-fesad eylemine ma’şeri vicdanla tepkisini ortaya koyarak onun hizbüşşeytan kimliğini tasdik etti.

    Cumhuriyet tarihinde böyle bir milli şuura ilk defa şahit olundu. 40 yıldır masum bir milleti yalan yanlış dini düzmecelerle aldatarak kitleleri peşinden koşturan bu hizbüşşeytan hareketini rahmet-i İlahi’nin faş ettiğini söylesem yalan olmaz. Çünkü kendi çalıp kendi oynayan salaklar gibi Mehdi olduğunu sanan bu zavallının gerçek Mehdiyet yani Mehdi’nin şahs-ı manevisi tarafından indirilen darbenin nereden geldiğini bilir misiniz?

    “O Resülunu hidayetle gönderdi” Tevbe, Fetih ve Saf Surelerinde 3 kez geçen ayet, “Cenab-ı Hak ezelde yazdı ki ben ve elçilerim muhakkak galibiz” (Mücadele/21) “Cenab-/ı Hak emrinde galiptir” (Yusuf/21) Muhakkak askerlerimiz onlara galip olacaktır”(Saffat/173), “Biz Resullerimizi ve mü’minlerimizi kurtarırız” (Yunus/103) ayetlerinin ebcedi hesapları olan ve Mehdiyet’in 3. faslında yer alan 1417, 1424,1430,1431 tarihlerinde rahmet-i İlahiyeye mazhar olan bu millet, hem kendini, hem seçtiklerini Siyonist Yinon Planı menşeli tecavüze karşı korudu.

    Şimdi Şükrü paşazadelerden ninesi Hatice Hanımın torunun kalkıştığı bu melanetin kökeninde de Yahudi soyunun bir payının olduğunu söylesem yalan olmaz. Çünkü Edirneli Paşazadeler, Yahudi kökenli Sabataycı bir ailedir. Torunlarının soylarının ırsi fesadına bulaşması büyük ihtimal. Çünkü Yahudiler “Onlar yer yüzünden hep fesada bozgunculuğa koşarlar” (Maide/64)

    Yahudi soylu kainat imamı nerede, Al-i Beyt torunu Hz. Mehdi nerede. Hak ile batıl birleşebilir mi? Sevad-ı azam cevabını verdi. İtiraz olamaz.

    YanıtlaSil
  3. Şehit astsubay Ömer Halis Demir konusundaki yorumu bir daha dikkatli oku. Sevad-ı azam orada yazıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1*Fetoşun soyu sopu meselesi iyi bilinir de pek söylenmez, nedense. Mesela niçin Ahlat’tan kaçıp Erzurum’un bir köyüne gizlendiler. Bu bir namus meselesi.

      Şimdi Fetoş’un, Sabatay Sevi’nin torunu olduğu da bildirilen İslam Deccali Süfyan’a muhabbeti bilinir. Bunun soya çekim olduğunu söylesem yalan olmaz. Çünkü o da anne tarafından Sabatay Sevi’nin cemaatinden hatta ve hatta Safarad Yahudilerinin soyundan geldiği maruf. Ama nedense bunu kimse yazmaz. Baba tarafı ise malum ırktan. Ama annesi Yahudi soyundan gelme olduğu yazıldığına göre seyyid falan olamaz. Olamayınca da Mehdi olamaz. Mehdi olamayacağına göre Mesihliğe yani kainat imamlığına soyunmasının sebebi şimdi anlaşıldı. Malum Mesih daha önce Yahudilere gelmişti. Eh Mehdi biti bari Mesih'ten verelim hesabı..

      Yukarıdaki yorumda belirttiğim gibi Fetoş nine tarafından Yahudi asıllıdır. Bunu bugün Tamer korkmaz yazı konusu yapmış. Ve şöyle demiş:

      “Gülen'in Almanya'ya gitmek için 24 Mart 1986 tarihinde Emniyet'e verdiği Pasaport İstek Formu'nda enteresan bir detay göze çarpıyor. O formdan annesinin adının “Rabin” olduğunu öğreniyoruz! Halbuki, annesinin ismi “Refia” olarak biliniyor. Refia değil “Rabin” diye beyan ettiğine göre annesinin asıl adı budur.
      “Rabin” Yahudilerce “kutsal” sayılan isimlerden birisidir!

      Fetullah Gülen'in annesi Rabin, “Edirne Müdafii” olarak da bilinen Mehmet Şükrü Paşa'nın ailesindendir. “Şükrüpaşazadeler” diye anılıyorlar.

      Mehmet Şükrü Paşa'nın (1857 Erzurum-1916 İstanbul) atalarının, yüzyıllar önce “İspanya'dan Türkiye'ye (Edirne) göç etmiş olan “Sefarad Yahudilerinden” olduğuna dair ciddi iddialar vardır.

      Şükrü Paşa'nın Edirne'deki İkinci Ordu Birinci Fırka Topçu Komutanlığı'na atanmasından sonra Balkanlar'da “Osmanlı'nın içeriden yıkılması için savaşan” çetelerin azdığına dikkat çekenler, onun Ordu'daki seri yükselişi ile “masonluğu” arasında da bağlantı kurmuşlardır!

      Osmanlı Ordusu saflarındaki Sabetaycı ve de Mason locasına mensup subayların varlığı -dahası 19. Yüzyıl'ın sonlarından itibaren yaygınlaştığı- ayrıntılarıyla biliniyor.

      Sil
    2. 2*"CIA şeflerinden Paul Henze'nin yakın dostu Kasım Gülek'in aracılığı ile 1975 yılında mason locasına dâhil olan Mister Gülen'in ABD'deki önde gelen Yahudi kuruluşları ile münasebeti ise 1990'lı yılların ikinci yarısında gelişmiştir…

      FETÖ'nün “Kâinat İmamı!” 21 Mart 1999'da ABD'ye gitmeden bir yıl kadar önce 12 Mart 1998'de, İstanbul'da “Amerikan Yahudi Örgütleri Başkanları Konferansı” heyetini kabul etmişti.
      ”Fetullah Gülen Yahudi Liderler Heyeti ile buluşmasından kısa bir süre önce 9 Şubat 1998'de Vatikan'da Papa İkinci Jean Paul'ü ziyaret etmişti.

      Mister Locaefendi, Papa İkinci Jean Paul ile görüşmesinden tam dört ay evvelinde ise (9 Ekim 1997) önde gelen bir Yahudi örgütü olan ADL'in (Anti Defamation League) Başkanı Abraham Foxman ile İstanbul'da kucaklaşmıştır.

      Buraya dikkat; Vatikan'ın “Dinlerarası Diyalog” projesi, Yahudi örgütü ADL'in de “çok özel misyonları” arasındadır!

      FETÖ'nün Mister Locaefendi'si hem Hıristiyan hem de Yahudi liderlerle yıllar öncesinden beri bütün hücreleriyle işbirliği içindedir…

      Darbe kalkışmasının başarısızlığa uğraması, FETÖ ile birlikte İslam düşmanı Batılı devletlerin de büyük yenilgisidir.

      İşte bu devasa hezimet, “Rabin oğlu Fetullah”a fevkalade bir bunalım yaşatıyor.

      FETÖ elebaşısının yeni tehditler savurması bundan dolayıdır."

      Evet Tamer Beyin yazısının özeti böyle. Fetö'nün neocon-siyonistlerin maşası derken boşuna dememişiz. Bir husus daha Sabatcıların ve Yahudi asıllı Selaniklilerin ve balkanlıların bütün kayıtlarının çoğu İsrail'in elinde. Bu soy ağacından giderek fetoş ile ilgilenmiş olmasınlar.? İncelemeye değer.


      Sil