.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

17 Ağustos 2016 Çarşamba

YENİ SALDIRI GÜNEY’DEN GELECEK, TÜRKİYE’Yİ İŞGALDEN KURTARALIM.

İbrahim Karagül / Yeni Şafak

15 Temmuz bir iç işgal girişimiydi, dedik. Ardından iç savaş için yeni bir dalganın servis edileceğini söyledik. Türkiye'nin yeniden vesayet altına alınacağını, diz çöktürüleceğini, on beş yıldır yoğun bir şekilde devam eden bağımsızlaşma, özgürleşme harekatının sona erdirileceğini, bu büyük yolun öncülerinin yok edileceğini söyledik.

Hesap buydu. Proje buydu. Ve bu proje sadece Gülen ve terör örgütüyle sınırlı değildi. Çokuluslu bir operasyondu. Gezi'de Alevi isyanı çıkarmaya çalışanlar, 17 Aralık'ta mali darbe ile hükümeti ele geçirmeye ve yok etmeye çalışanlar, 15 Temmuz'u intihar saldırısı olarak biçimlendirmişler, topyekün imha planı kurmuşlar.

7 Haziran seçimleri ve iç işgal girişimi

Evet, bütün bunlar içeriden işgale dönük bir hesaptı, doğru. Ama eksik söylemişiz. Çok daha vahimi varmış. Aslında iç işgal büyük oranda gerçekleşmiş. Gerçekleşmiş de bizler, uzunca bir süredir, ülkeyi bu işgalden kurtarma savaşı veriyormuşuz. O saldırılar, son noktayı koyma saldırılarıymış.

Hatırlayın, 7 Haziran sonrası terör dalgası yeniden başladı. PKK ve PYD üzerinden Türkiye'nin bir bölümü işgal altına alınmıştı. Seçim sonuçlarıyla ortamın hazır olduğunu düşünenler, terör üzerinden son darbeyi indiriyordu. O saldırılar da ardından gelen operasyonlar da terörle değil, işgalle alakalıydı. Türkiye'nin Güneydoğu bölgesinde ilçeler işgal edilmiş, Türkiye'nin kontrolünden çıkarılmış ve bizler bu ilçeleri geri alma mücadelesi veriyorduk.

PKK-FETÖ ortaklığının izleri Silopi'de, Cizre'de

O zaman da yazdığımı hatırlıyorum: Bu bir terör operasyonu değil, işgal girişimine karşı o bölgeleri yeniden ele geçirme operasyonudur. Beş yüzden fazla şehit verdik. Yerleşim yerleri harabeye döndü. Türkiye, ABD ve Avrupa'nın hiç beklemediği ölçüde sert bir müdahale yaptı ve işgali sona erdirdi.

İç işgal girişimleri PKK ve PYD üzerinden yürütüldü. Ama tıpkı 15 Temmuz gibi çokuluslu bir müdahaleydi. “Türkiye cephesi”ni açmışlardı. Ülkemiz adım adım işgal ediliyor, çöküşe hazırlanıyordu.

Tabi bu işin siyasi ayağı bir başka koldan devam ediyordu. PKK ve PYD lobisi Ankara'da çok yoğun çalışıyordu. Bir tarafta Gülen ve terör örgütü diğer yanda PKK-PYD lobisi ülkeyi uçuruma sürüklüyor, parçalanmanın eşiğine getiriyordu.

Bugünlerde FETÖ ile PKK arasında bağ kuranların o günleri didik didik incelemesi lazım. İttifakın, ortak cephenin adresi Silopi'de, Cizre'de, Nusaybin'de çünkü. Bugün bakıyoruz, o dönem işgal girişiminde, terör saldırılarında PKK ve PYD ile FETÖ aynı güçler tarafından cepheye sürülmüş.

Güneyden kuşatılıyor, içeriden uyutuluyoruz

Yine o günlerde Kuzey Suriye Koridoru diye avazımızın çıktığı kadar bağırıyorduk. O çokuluslu irade, Türkiye'nin güneyinde PKK üzerinden bir kuşak oluşturuyor, Türkiye'yi Anadolu'da boğmaya, Sünni Arap dünyası ile bütün bağlarını koparmaya ve ülkemizi kuşatmaya çalışıyordu.

İlk başlarda bu sesi kimse duymuyordu. Çünkü yine Ankara'da FETÖ ile PKK lobisi ortak bir şekilde iş başındaydı. Kamuoyu da, medya da, siyaset de körleştiriliyor, dışarıdaki tasarımcılarla ülkemize karşı ortak operasyon çekiliyordu.

Ne oldu? Uyandık.. Cumhurbaşkanı Erdoğan defalarca “bu haritayı çizdirmeyeceğiz” diye açıklamalar yaptı. Ama onlar ülkeyi uyutmaya devam etti, fırsatlar oluşturdu, siyasi körlüğe yatırım yaptı, bir şekilde iç manipülasyonlarla Türkiye'yi kilitledi. Ama biz, “Suriye sınırı onlarca yıl Türkiye'ye saldırının ana cephesi olacak” diye yazılar yazıp durduk.

PKK, PYD, FETÖ, IŞİD: Hepsi aynı gücün tetikçisi

Bakın o zamandan bu yana ne oldu? Harita büyük oranda gerçekleşti. PKK da FETÖ de o içerideki lobi de Türkiye'ye yönelik büyük projenin öncü güçleri olarak rollerini oynamaya devam etti. Onlar, içeriden işgalin Türkiye içindeki cephe unsurlarıydı, hepimiz oyuna geliyorduk.

Şimdi bakıyoruz, Suriye'ye yönelik bütün askeri unsurlar FETÖ'nün adamlarıymış. O koridor boyunca görev yapan subaylar onun adamlarıymış. TSK içindeki terör örgütü, bütün sınır boyunu kendi kontrolüne almış. PKK ile, PYD ile, IŞİD ile birlikte Türkiye'ye operasyonlar çekmiş.

İşgal girişimi, Silopi'den, Cizre'den, Suriye sınırına kaydırılmış. Kuzey Suriye Koridoru'nu hep birlikte uygulamışlar. Türkiye'yi boğmaya, Güney'le bütün bağlarını koparmaya dönük projeyi ABD ile, PKK ile, IŞİD ile birlikte uygulamışlar. Bizler kendi evimizde vurulmuşuz. Vatan hainleri üzerinden, terör örgütleri üzerinden içeriden vurulmuşuz.

Ankara'dan bile işgale uğramışız

Güneydoğu şehirlerinden işgale uğramışız. Suriye sınırından işgale uğramışız. Ankara'dan bile işgale uğramışız. Türkiye'nin askeri birimleri, istihbarat birimleri, sermaye çevreleri, eğitim kurumları, emniyet teşkilatı, medyası uzunca bir süre işgal altındaymış.
MİT krizinden, dershanelerin kapatılması tartışmasından itibaren aslında biz bu işgallere karşı ülkeyi kurtarma mücadelesi başlatmışız. İşgal edilmişiz de ülkemizi geri almaya çalışıyormuşuz. Savaş bu yüzden şiddetlenmiş.

Siyasi ve askeri bürokraside, sermaye ve medyada, sivil alanlardaki işgallerle PKK üzerinden yürütülen işgal girişimi, IŞİD üzerinden yürütülen büyük terör saldırıları, Kuzey Suriye Koridoru ile Türkiye'yi boğma planları, 7 Haziran seçimiyle iç politikayı dizayn çalışmaları aynı çokuluslu iradenin projesiymiş.

“Miş” derken bunları yeni gördüğümü, yeni fark ettiğimi değil, ortak bir algıyı, kanaati, gerçekliği paylaşıyorum. Zira Güneydoğu'daki terör değil işgal girişimi diyen de, Kuzey Suriye Koridoru tehdidine karşı feryat edenlerden biri de benim.

Projeleri ellerinde patladı

İşte bu yüzden 15 Temmuz sadece işgal girişimi, sadece içeriden çökertme planı değil. Sadece darbe girişimi de değil. O saldırı, tankların insanlarımızı ezmesi, üniformalı teröristlerin milletimizi kurşuna dizmesi, F-16'ların bu ülkenin Meclis'ini bombalaması bir intikam saldırısıymış. Dershane krizinden bu yana verilen mücadele bir bağımsızlık, işgalden kurtulma mücadelesiymiş.

O günden bu yana gerileyenler, Türkiye projeleri ellerinde patlayanlar son bir hamle ile en tehlikeli saldırıyı planlamış. İşgale direnen siyasi aklı, ona destek veren milleti, medyayı, iş dünyasını, Türkiye'nin ana omurgasını oluşturan derin milleti imha planıymış. Başarsalar hem direnişi kıracaklarmış hem de ülkeyi sonsuz iç savaşlara sürükleyeceklermiş.

Bu yüzden acımasız direniş çağrıları yaptık

İki yıldır, “Acımasız direniş” diye bir çağrıyı yaymaya çalışıyorum. Son İstiklal Savaşı diyerek, evlerimizi, mahallelerimizi direniş kalelerine dönüştürmeyi öneriyorum. Bu yüzdendi. Hala bu yüzden. Hala direniyoruz, hala onlar saldırıyor, bu hesaplaşma daha uzunca bir süre devam edecek.

Ama 15 Temmuz bu milletten aldıkları en ağır cevaptı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en güçlü yumruktu. Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi “dünyayı başlarına yıktık.” O acımasız direniş içeride aynen devam etmeli, o istihbarat aparatları temizleninceye kadar devam etmeli. Bu ülkeyi yeniden kurmaktan başka seçeneğimiz kalmadı çünkü.

Yeni saldırı Suriye sınırından gelecek

Bundan sonra özellikle Suriye sınırına dikkat edilmeli. Çokuluslu işgal o koridor ve terör koalisyonu üzerinden gelecektir. Belki de son imha saldırısını, intihar saldırısını buradan yapacaklar. Baksanıza, bölgeye yönelik bütün askeri unsurlar Gülen'in terör örgütü mensubu çıktı. Peki bölgeye yönelik sivil unsurlara hiç dikkat ediyor muyuz?

İşgal bitmedi, devam ediyor. Öyleyse yeni direniş hatları için, mücadele için dayanışma dışında seçeneğimiz yok. Kişisel, dar çevre hesaplarını bir kenara bırakın. Hepimizin kaderi birbirimizin elinde. O dayanışmayı, o acımasız direnişi sabote edecek, kirletecek, sulandıracak hareket, girişim, buna yol açan herkes bir şekilde bu işgallerle bağlantılı görülecektir.



19 yorum:

  1. Türkiye üzerinde dolaşan hayalet
    17 Ağustos 2016 Çarşamba,
    Serdar Turgut


    Bugünlerde ülkemizin üzerinde bir hayalet dolaşıyor.
    Bu kötü bir hayalet. Yaşadığımız birçok olayın arkasında bu hayalet var.
    Bu hayalet, bölgemizdeki diğer ülkelerde başarıyla yaptığı operasyonu bizde de yapmaya kararlı.
    Hayaletin tarihsel kökenleri onu buna mecbur kılıyor.
    Hayalet, doğumundan itibaren bizim de içinde bulunduğumuz bölgedeki ülkeleri bölmek, oralarda savaşlar ve karışıklıklar çıkarmak için programlandı.
    Hayalet, diğer görevlerini büyük ölçüde tamamladı, şimdi de bizim üzerimizde çalışıyor.
    Bu hayaletin adı Sykes-Picot Anlaşması’dır.

    Devamı:
    http://www.haberturk.com/yazarlar/serdar-turgut-2025/1283057-turkiye-uzerinde-dolasan-hayalet

    YanıtlaSil
  2. ABD eski ANKARA BÜYÜKELÇİSİ James Jeffrey ne demişti?
    "...ancak demokratik bir sistemi yıkıp yerine gizli bir teşkilatı iktidara getirmeyi amaçladıkları açık..." Yani "Eğer 15 TEMMUZ başarılı olsaydı İLLÜMİNATİ İKTİDARA GELECEKTİ" diyor...
    Doğru!
    Peki gelmediler ne oldu?
    AMERİKAN KARŞITLIĞI YÜZDE 95'e çıktı! Kim kaybetti?
    Cemaat ve bünyesinde bunu yeşerten ORDU! Ne kazandılar?
    SİYASAL İSLAM'ı bitirecek iklimi buldular... Zaten asıl bundan sonra geleceklerdi... "Fırtına dinsin" diye bekliyorlar.....

    http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2016/08/17/kim-kazandi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. guneyden kimse gelemez sufyandan baska hic beklemeyin. darbe gerceklesmis olsaydi. guneyden gelen gelene olurdu.

      Sil
    2. https://www.instagram.com/p/BJNqrEHDuul/

      Sil
  3. www.haber10.com/yazar/celal_kazdagli/abd_vazgecmiyor_suriyede_savasa_hazirlaniyor-648813

    YanıtlaSil
  4. Fetöyü gösterip kemalizmin değerini bilin diyorlar. Rejim kemalizm değil mi? Fetö, PKK bu rejimde üremedi mi? CHP Başkanı terör gazetesinin kapatılmasını fikir özgürlüğü engellendi demiş. Terörün fikir özgürlüğü mü olur? Ahlaksızlığın özgürlük olmadığı gibi.
    Kemalizmin değeri fazlaca bilinirse fetö, PKK yetmedi yamyam terör örgütleri isterler, artık yamyam başı kim olur?

    YanıtlaSil
  5. PKK teröründen kötüsü ne olabilir? Yamyamlık

    YanıtlaSil
  6. aktörler ortada,
    suriye, şam, siyah bayraklar, sarı bayraklar, şahsiyetler...
    haber verilen beldeler de karmaşa çok büyük.
    şam, bağdat, kerkük, kufe, şırnak, nusaybin de gerçekleşecek büyük katliamlar haber verildi.
    bir de iran meselesi. mehdi a.s. zuhur ettiğinde iran da itaat edecektir. büyük islam imparatorluğunun tefrikaya bulaşmış tüm islami kimlikleri birleştireceğini unutmayalım.

    Hiç bu kadar yakın olmamıştı.

    YanıtlaSil
  7. http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/amerika-turkiyeyi-kusatiyor-pydye-mudahale-edilmeli-2031295

    YanıtlaSil
  8. 15 Temmuz Türkiye'yi işgal planıydı. Ülkemizi ABD ve Avrupa vesayetinden kurtarıp ilk kez bağımsız, özgür, kendisi ve coğrafyasıyla barışmış halde yeniden kurma hedefimizi ebediyyen yok etme, diz çöktürüp rehin alma saldırısıydı. Bizleri Anadolu'ya hapsetme, ardından da beş parçaya ayırma projesiydi.
    Gülen ve teröristleri üzerinden içeriden işgal edilecek ve ABD'ye teslim edilecekti. Ardından onlar nasıl bir Türkiye planlamışlarsa öyle bir Türkiye şekillenecekti. Etnik savaşların mezhep savaşlarının yaşandığı bir Suriyeleşme planı uygulanacaktı.

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/amerika-turkiyeyi-kusatiyor-pydye-mudahale-edilmeli-2031295

    YanıtlaSil
  9. ABD Türkiye'yi kuşatıyor, imha etmeye çalışıyor..
    İçeride yeni terör fırtınası başlatanlar, aynı zamanda Suriye'nin Kuzeyi'nde “PKK Devleti" kurma planlarını hızlandırdılar. Münbiç'i alıp PYD'ye verdiler. IŞİD dün Cerablus'u boşaltmaya başladı. Burayı da PYD'ye verecekler. Suriye'nin kuzeyindeki haritanın tamamlanmasına sadece kırk kilometre kaldı.
    Bu plan, Türkiye'yi kuşatma planıdır. Bu plan başarılı olduğu anda bizi içeride boğmaya başlayacaklar. Ne yapıp edip, gerekirse savaşı göze alıp bu planı boşa çıkarmak zorundayız. Geç kalmak ölümdür, sonuçları ölümcül olacaktır. Sonra bunun geri dönüşü olmayacaktır. Dikkat edin, Kafkaslardan Akdeniz'e kadar bütün sınırlardan kuşatma altına alınıyoruz.
    Bu plan, Irak'ın işgalinden daha büyük bir plandır. Türkiye'nin İslam dünyasıyla bütün bağlarını kesme planıdır. Tam bir çevreleme, yok etme planıdır. İçeride Gülen'in teröristlerini kullananlar, PKK'yı kullananlar, sınırın diğer tarafında PYD'yi ve IŞİD'i kullanıyor. Dört örgüt üzerinden Türkiye'yi imha etmeye çalışıyor.

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/amerika-turkiyeyi-kusatiyor-pydye-mudahale-edilmeli-2031295

    YanıtlaSil
  10. Tarihe not düşüyorum: 15 Temmuz saldırısı ABD tarafından planlanmış ve uygulanmıştır. Washington yönetimi Türkiye'de doğrudan darbe planlamış, bu amaçla Gülen ve teröristlerini kullanmış, ülkeyi içeriden işgale yeltenmiştir. Aynı ABD yönetimi, Suriye'de PYD eliyle, IŞİD eliyle Türkiye'yi vurmakta, kuşatmaktadır.
    Bu bir çevreleme, boğma harekatıdır. Bu plan ABD ve Avrupa tarafından ortak yapılmıştır. İki taraf da, bütün unsurlarıyla; istihbaratıyla, diplomasisiyle, medyasıyla bu işin içindedir. Erdoğan'ı yok etme, Türkiye'ye dağıtma planı, Birinci Dünya Savaşı sonrası en büyük saldırıdır.

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/amerika-turkiyeyi-kusatiyor-pydye-mudahale-edilmeli-2031295

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu planın BOP olduğunu sağır sultan bile duymuştu...15 seneden sonra yenimi jeton düştü?

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Asıl tehlike sağır sultan olmak değil, kör olmak ve akli muhakame sahibi olmamaktır.

      Büyük Orta Doğu Projesi fiili 2005’te bitti. Siyaseten ise 2007-2009’da öldü. Büyük Ortadoğu Projesi’nin üzerinden bu kadar gevezelik yapılmasının sebebi Turancılık ve halkçılık ideolojisinin mensuplarının korkulu rüyası olması ve ağızda sakız yapılmasıdır. Yani siyasi istismar aracı olmasıdır.

      Büyük Orta Doğu Projesi’nin katili ise görünürde neocon’lar perde gerisinde ise siyonizmidir. Osmanlı'yı yıkan iki büyük güçte biridir. Büyük Ortadoğu Projesi bir manada Müttehid İslam ülkeleri projesi olduğu için siyonizmin korkulu rüyasıdır. Çünkü bu proje Yinon Planı (1984) yani büyük İsrail Projesi’nin önündeki en büyük engeldir.

      Yinon Planı'na göre Türkiye dahil 9 İslam ülkesi 22 devletçiğe (eyelate) bölünüp Büyük İsrail Birleşik Devletlerine katılacak. Bu plan halen yürürlükte olup tıkır tıkır işlemekte. Irak-Suriye-Yemen-Libya-Lüban’ın fay natları oluşturulurken Türkiye dahil diğer 3 ülkede ise bölünme fayları için çalışmalar son sürat devam ediyor. Gülen cemaati bu projenin en önemli maşalarından biridir.

      Akli muhakeme noksanları ve beyinsiz militanlar gerçeği bilemediği için bugün terör ve bölünme kabusları ile kıvranıyoruz. Bütün İslam ülkelerinin hür ve müstakil olabilmesi ve bu belayı def etmemin tek çaresi ittihad etmektir. Yoksa al bayraklı yeşil bayraklı hilalli yıldızlara veda edilecek ve mavi bayraklı 6 köşeli yıldıza dahil olunacaktır.

      Bilgi sahibi olmadan yorum yapmamak lazım. Mehdiyet’in üçüncü aşamadaki vazifesi ise ittihad-ı İslam’ı sağlamaktır. Bu 1-Anarşiyi durduracak 2- Dinsizliğe sed çekecek 3- İstiklali sağlayacak.

      İstiklal Marşı okunur, ama biz müstakil bir ülke değiliz. Sebebi aynı kafa. Batılı sömürgeci ideolojilere mensubiyet ve yaşatmaktır.b

      Sil
  11. yeni şafak haberini geri çekmiş. şemdinli ile ilgili olan.

    YanıtlaSil
  12. " يوشك أن يخرج ابن حمل الضأن - ثلاث مرات - " قلت : وما حمل الضأن ؟ قال رجل : " أحد أبويه شيطان يملك الروم ، يجيء في ألف ألف من الناس ، خمس مائة ألف في البر ، وخمس مائة ألف في البحر ، ينزلون أرضا يقال لها العميق ،
    فيقتتلون شهرا

    “İbn Hamelu’d-Da´n’ın (Koyun kuzusu oğlunun) çıkması pek yakındır.” Bunu 3 kez tekrarladı. Ben: Hamelu’d-Da´n (Koyun kuzusu) da nedir?” diye sordum. Şöyle dedi:
    “Ebeveyninden biri şeytân olan bir adamdır ve Rûmları yönetir. (Müslümanlarla savaşmak için) 500.000 kara kuvveti, 500.000 de deniz kuvveti olmak üzere 1.000.000 kişilik bir ordu ile gelip ‘Amîk denilen yerde kamp kurar.
    Sonra 1 ay savaşırlar.

    http://tagutured.com/forum/bu-hadis-sahih-mibahsedilen-kisi-kim-olabilir-t7098.0.html;imode=

     ÇÖZÜM

    Hamelu’d-Da´n : İlluminati

    İbn Hamelu’d-Da´n : Donald Trump

    Ebeveyninden biri (anası) : cumhûriyetçi parti

    Ebeveyninden şeytân olanı : İlluminati

    bir adam : Donald Trump

    Rûm : ABD

    yönetir : ABD başkanı

    ‘Amîk : Antakya Hatay TR

    1 ay : temmuz 2019

     Yorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uğur kardeş: Blogun sağ üst köşesinde belirtiğim gerekçelerle bazı mesajlarınız yayınlanmamıştır.

      Sil
    2. أخبرنا جراح عن أرطاة قال
      في زمان السفياني الثاني المشوه الخلق هدة بالشام حتى يظن كل قوم أنه خراب ما يليهم

      Ertât bin Al-Munzir dedi ki Şâm bölgesinde 2. Süfyânî zamanında bir ses duyulacaktır. İnsanlar, gelen sesin komşu ülkelerden gelen bir yıkım sesi olduğunu düşünecekler.

      (Naim bin Hammad, el-Fiten ve’l-melâhim kitabı)

      http://www.gaybihadisler.com/2013/10/ramazan-ayndaki-nida-ses_8.html

       ÇÖZÜM

      Şâm : (sol) TR

      1. Süfyânî : I. Süfyânü’d-deccâl 9. cumhûrbaşkanı Süleymân Demirel

      2. Süfyânî :

      ses : 30 mayıs – 4 haziran 2018 (15-20 ramazân 1439)

      yıkım : Medîne’nin harâbı

       Yorum

      Bu hadîsteki contexti “harâb (yıkım)” kelimesinden yakalayabiliriz. Buna göre başka bir hadîste de “Medîne’nin harâbı” diye geçer. Yani TRnin AB7 saldırısıyla helak edilmesi!

      Bu hadîsin haber verdiği, TRnin helâki esnasında başta I. Süfyânü’d-deccâl Demirel’in yerine devamı olarak bulunacak olan (Muâviye-Yezîd gibi) II. Süfyânü’d-deccâl’in bulunuyor olması, hani askerî darbe saldırısındaki gibi. Zaten helak olacaksa TR, başında “işbirlikçi süfyân”ın bulunması mantıklı. Yoksa hadîste “siz sapık bile olsanız, başınızdakiler sapkın değilse yani kendiniz gibi sapkın olanları kendi özgür iradenizle seçip de başınıza getirmediyseniz sizi helak etmeyiz” diyor zaten.

      Sil