.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

24 Ağustos 2016 Çarşamba

TÜRK ORDUSU SURİYE'DE

Türk ordusu yıllar sonra Suriye topraklarında


Türkiye, bundan tam 98 yıl önce Suriye'deki topraklarını kaybederek, bölgeden çekilmek zorunda kalmıştı. Bugün ise, geri çekilmek zorunda kaldığımız Suriye topraklarına bir kez daha girdik.

http://www.ensonhaber.com/turk-ordusu-yillar-sonra-suriye-topraklarinda-2016-08-24.html

***
Cerablus operasyonunun sembolü: Mercidabık'ın 500. yılı
500 yıl önce bugün, 24 Ağustos'ta Yavuz Sultan Selim'in ordusu Mercidabık'ta mutlak bir zafer kazanmıştı.
http://www.ensonhaber.com/cerablus-operasyonunun-sembolu-mercidabikin-500-yili-2016-08-24.html

***Türk ordusu 'Hilal Taktiği'ni kullandı
'Hilal Taktiği'ni uygulayarak ilerleyen Türk ordusu ve ÖSO, Cerablus'u terör örgütü IŞİD'den temizledi.
Türk ordusu, Suriye'deki IŞİD'in elinde bulundurduğu bölgeye sabah saatlerinde operasyon başlattı.
Cerablus bölgesi öncelikle savaş uçaklarıyla bombalandı, ardından Türk tankları Suriye'ye giriş yaptı. Tankların hedefleri vurarak ilerlemesiyle köyler tek tek IŞİD'in elinden alındı.
Son olarak IŞİD'in elindeki Cerablus da 12 saatte terör örgütünden alındı.
http://www.ensonhaber.com/turk-ordusu-hilal-taktigini-kullandi-2016-08-24.html

41 yorum:

  1. "Türk askeri bizi kurtarmaya geldi"

    Terör örgütü DAEŞ'e yönelik başlatılan "Fırat Kalkanı" operasyonu, yurtlarından edilen Suriyeli Türkmenleri umutlandırdı. Suriye Türkmenleri Derneği Başkanı Ekrem Dede bu operasyonu 6 yıldır beklediklerini söyledi.

    http://www.takvim.com.tr/Guncel/2016/08/24/turk-askeri-bizi-kurtarmaya-geldi

    YanıtlaSil
  2. Ya Fetö den temzlenene kadar,arinip temizlenene kadar beklemek gerekiyormuş. Takdiri ilahi.Allah muvaffak etsin

    YanıtlaSil
  3. Maveraünnehir rivayetlerini açalım.Geçen yazdıklarımızda ne demiştik.Sahih Hadislerle içli dışlı olanlar Hz Mehdi AS mın hangi ülkede ve hangi şehirde yaşadıgını bilirler.Devamında Hz Mehdi ile ilgili bütün sahih hadislerdeki olaylar Türkiyede olacaktır dedik.Şimdi Maveraünnehir nedir:Amu Derya (Ceyhun), Sird Derya (Seyhun) nehirleri arasında kalan ünlü Türk ülkesi. Bu tarihi belde bugün, Özbekistan, Kalpakistan'ın bir bölümü ile; Tacikistan, Kırgızistan'ın güney kısmını; Kızılkum Çölü ile Kazakistan'ın bir kısmını içine almaktadır.Maveraünnehirin normal bölge açıklaması bu yöndedir.Tekrar başa dönersek Hz Mehdi ile ilgili bütün sahih hadisler Türkiyede gerçekleşecegine göre Hz Mehdi Ceyhan ve Seyhan nehirlerinin bulundugu bölgede yaşıyor ve oradan çıkacak.Yani Hz Mehdi şuan Adanada yaşamaktadır.Ve hala kendisini bilmiyor.

    YanıtlaSil
  4. Müştakzade şerhinde Hz. Ali RA bir kasidesinde şöyle buyurmuş: “Aya oğlum! Türkler cûş ettiklerinde Mehdi-i Adil’e muntazır ol.” Yani: “Türkler coştuğunda, içten kaynadığında, karıştığında Mehdi’nin zuhurunu bekle”

    Bu olay darbe girişimi gecesi ve demokrasi nöbetlerinde gerçekleşti...

    Sayın cumhurbaşkanı, ''Esat Suriyenin başında olduğu mühdetçe, demokrasi olmaz'' dedi... Demekki esas hedefin Esat olduğu anlaşılmaktır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cuş demek: Yani Türkler münafıkların yönetimi altına girdiğinde, dine sırt çevirdiğinde, İslam'ı temsilden vazgeçtiğinde Mehdi'yi bekleyiniz. Çuş etmek aynı zamanda menfi anlam da taşıdığından o kelime Türkler'in ikiye bölünüp bir kısmı münafıklarla işbirliği yaptığında, diğer kısmı dini Hakk'ı muhafazaya çalıştığında Cenab-ı Allah Halifetullah olan Mehdi'ye hem Türkler'i kurtarmak hem de o onların bayraktarlık vazifesini devam ettirmek maksadına matuf olarak Melek-i İlham ile vazife verir. Yani Türkler çuş ettiğinde yani ikiye bölünüp kendi aralarında münakaşaya başlayınca, yani için için kaynayıp deprenmeye başladığında Mehdi vazife alır. Mehdi aynı zamanda Hz. Hasan’ın yarıda kalan hilafet vazifesini yani hakiki hilafeti, yani 4 halifenin hilafetini de üstlenir. Yani ısırıcı halifelik olan Abbasi ve Osmanlı hilafetinden sonra hakiki hilafeti temsil görevini Mehdi ve şahs-ı manevisi üzerine alır. Allah’ın izniyle.

      Mehdi’nin geleceği toplum o zamanda İslam dünyasında dinsizliği ve küfre en yakın olan millettir. Çünkü çuş ediyor, küfrün ateşiyle kaynıyor.

      Türkiye’de darbeler batılı tahrikiyle niçin yapıldı? İrticayı önlemek, yanı (L…’da) verilen anlaşmaya uymalarını sağlamak için. Mehdi gelince Türkler’de önce imanı ve İslami hayatı kurtarır yani geri getirir. Sonra 3. Vazifeyi yapar. Yani seyyidler cemiyetinin yani Al-i Beyt'in yardımıyla ittihad-ı İslam’ı sağlar. Arap mü’minleri bunun için “Türkler’in vakti geldi” derler. Ama bazı Türkler daha o kafada olmadığı için tehir üstüne tehir yiyoruz. Bir başbakanı bunun için astılar. Birini sürüm sürüm süründürdüler, birini zehirlediler. Birini de içimizdeki hainlerle devirmeye kalktılar. Niçin? Çünkü Türkler ikiye bölündü çuş ediyorlar. Birbirlerini yiyorlar. Ve güçleri sıfıra iniyor. Değil mi? 28 Şubat’ı kim yönetti, Yahudi Alan Makowski değil mi? Bu vazifeden dolayı Washington Enstitüsü Türkiye Masası’ndan Kongre Dışişleri Komisyonu danışmanlığına terfi ettirildi. Bu Alan Makowski 13 Temmuz'da 20 yıl sonra tekrar ortaya çıktı Kongre Dışişleri komisyonda ABD’li parlamenterlere iktidarı kötüleyip darbeye yeşil şıkı yaktı. Onun gibi Yahudi olan Henry Barkey ile.

      Osmanlı’nın son zamanlarında Mason localarının teşvikiyle Türkler’in sözde aydınları “Din terakkiye mani” derlerdi. Cumhuriyet münafıkları ise "Din irticadır, din yüzünden geri kaldık. Eller aya biz yaya” (namazı kast ederek) derlerdi. Buna karşılık ise Nurcular, Süleymancılar, ehl-i tarik ise aksini iddia ettiler. Ve seçtikleri iktidarlar yani cuş eden Türkler'in gözüyle gerici iktidarlar Türkiye’yi kalkındırırken, sözde ilerici ve aydınlar ise halkın kısmetini yiyip oturdu.

      Cuş etmek budur. Mehdi geldiğinde onu herkes bilemeyecek. O ancak nur-u iman ile bilinecek. Sahi nur-u iman kimde var? O cuş zamanında anlaşılmaz, çünkü aklılar yerinde değil. Cuş halinde. Akılları yerinde olsa 4 darbe yapılmaz, 4 darbe teşebbüsüne kalkışılmazdı, değil mi? Ama onlar bozdukça ehl-i iman düzeltti. Bunu kimin yardımıyla yaptılar? Mehdi ve cemaatleri sayesinde.

      Onun için cuş akıllılar Mehdi'yli tanıyamaz ve bilemez. Bir şey daha din hizmetlilerinin Mehdicileri ihtiyacı yoktur.

      Sil
    2. Hiçbir evliya Bediüzzaman hz.ne mehdi dememiş. Mürşidler dememiş. Yanlışa yönlendirmek vebal getirebilir.

      Sil
    3. bir evliyanın makamı ne kadar büyük olsa da gaybı tamamen bilemeyeceğinden diğer evliyaların hakiki halini bilemez. Ayrıca her meslek ve meşrep sahibi kendi mesleğini en iyi olarak görür. Bu yüzden de bazen çok büyük bir zat başka büyük bir zatı tenkid edebilir, kıymetini yeterince bilmeyebilir. Şimdiki tarikatların hali buna şahittir. Mahmut efendiyi 15. yüzyıl müceddidi kabul eden elbette başka bir zatın müceddid olmasını kabul edemez. Yine şeyhini veya liderini mehdi olarak kabul eden elbette başka birinin mehdiliğini kabul etmez. Seyru sulukta makamları karıştıran bazı evliyalar kendini Hz. Hızır sanabilir. Bu durumda zaten bir evliya bediüzzamanın Mehdiliğini kabul etseydi tabi olurdu. Etmiyor ki tabi de olmuyor.

      Sil
    4. O makamlarda olmak ayrı o makamları görmek ayrı. İmamı Rabbani hz. evliyaların hangi makamda olduklarını hangisinin üstte olduğunu peygamberlerin dahi makamlarını gördüğünü söylüyor. Büyüklere hangi makamda olduklarını görmek gayb değildir. Tabi olanların muhabbetindendir, büyükler müceddid olmayana mrhdi olmayana mehdi demezler. Hadiste: Mü'minin ferasetinden korkun o Allah'ın nuruyla bakar buyuruluyor. Daha zor olanları bilen büyükler kimin müceddid mehdi olduğunu mu bilmeyecek.

      Sil
    5. Yanlış düzeltilmeye çalışılıyor. İmamı Rabbani hz.'ne alimler ikinci bin yılın müceddidi demişler Mevlana Halid'e 12. asrın müceddidi demişler.
      Müceddid peygamber varisidir din yenilemeden ahirete göçer mi? Bediüzzaman hz. hayattayken din devleti gitmiş hilafet gitmiş.

      Sil
  5. Gercek kulluk olan naksibendi allahin katindan asagiya indi. Bir seyh ki o adi ayuka cikti. Onu bilen bilir bilmiyen bilmez. O zatin adi b.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sultan Abdülhamid'in Şazeli kutbu ağlayarak hareket ordusu yani çapulcu ordusu İstanbul’a girince ne demişti? "Sultanım içlerinde deccal vardı mani olamadım" Nokta. Artık İslam yeni bir döneme girer. O zamanki geleneksel uygulamalar ve taklid-i iman yetersiz kalmıştır.

      Ehl-i tarik yetersiz kaldığı ve gerekli gayreti gösteremediği için İslam alemi dinsiz felsefenin karşısında mağlup oldu. Dinsizliği önleyemedi. O zaman Mehdi gelir. Sonra Nakşilik, Rufailik, Kadirilik Cadde-i Kübra-yı İslam’ın birer şerididir. Onlar İslam'ın genelini değil dar bir zümreyi nefs-i emmareyi ve dünyayı terk ve manevi mertebelerde inkişafı hedef alır. Özel bir yoldur. Mehdi de ise umum Alem-i İslam ve imanı temsil eder. O son kutub ve halife ve velayet-i kübra sahibidir. Ehl-i tarik velayet-i suğraya sahip iken, Mehdi ve talebeleri velayet-i kübra sahibi olurlar. Mehdi, seyr-i süluka girmeden ona gerek bırakmadan velayet-i Kübrayı sağlar. Ki bu meslek ashabın mesleğidir. Ehl-i tarikte bu yol yoktur.

      Bütün tarikler Kur’an kütüphanesinin birer küçük cüz’ü gibidir. Mehdi ise cennetin 7. seyyidi olması hasebiyle Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin (r.anhüm) gibi ümmetin genelini temsil eder. O tarik değil caddedir. Cadde-yi kübra-yı İslam’ı temsil edecek ve tevhidi Hz. Mesih ile cihana hakim kılacak.

      1909’dan itibaren ehl-i tarikin yetersizliği ve cumhuriyetin 25-30 yılında silindiği zamandır. Yasaklanmıştı. Yeterli taraftarları da kalmamıştı. Yer altına inmişti. Ancak Mehdi ve cemaatinin sağladığı dini hürriyet sebebiyle yeniden ayağa kalktılar. Ve Mehdi'ye bilmeden yardımcı olacaklar.

      Tarikatlar futbol kulübü veya siyasi parti değil ki birbiriyle yarışsın. “Bak biz şampiyon olduk” der gibi “Mehdi bize geldi” gibi böbürlenmeler ve kibir göstersinler. Değil mi? Onların maksadı rıza-yı ilahi ve terk-i dünya ve terk-i ukbadır. Dünyevi makamlar peşinde koşmazlar. Onlar manevi makam ve evliyalık peşinde de koşmazlar. Tek maksatları rıza-yı ilahiyi kazanmaktır. Aksi halde manevi sulükta gururlanınca seviye kaybederler. Ve artık manevi inkişaf durur.,

      Tarikat İslam’ın meyvasıdır. Ama İslam ağacı kuruyunca artık meyva vermez olurlar. Süfyan zamanında. Sonra dini canlandıracak olan Mehdi gelir ve yeni bir ziraat yapar. Mehdi izn-i İlahi ile yeni ağaçlar yetiştirince yeniden meyva verirler. Yüz yıl sonra. Ve fetih tamamlanır. Fetih Suresi'nin sonunu iyi okuyun. Orada zirai ekimin misali verilerek yetişen ağaçların kalınlaşmış gövdeleri nazara verilerek bu örnekle son fetih anlatılır. Bu halin kafirleri kudurtacağı belirtilerek Allah’ın ahiretteki büyük mükafaatının olduğu nazara verilir. İslam’ın fethi Hz. Peygamber ile başlar ve Mehdi ile onun zamanda nüzul edecek Hz. Mesih ile Fetih Suresi’in müjdesi tamamlanır. Mehdi ve Mesih’in zamanında tamam olur. O zaman bir gündür. (90-100 yıldır) Ve sonra süratle kıyamete gidilir.

      Dünyevi makam ve böbürlenme tarikata aykırı ve yasaktır. Avam kafasıyla tarikatlar itibarsız kılınmamalı.

      Mehdi al-i beytin temsilcisi. Veraset-i Nebi'ye sahiptir. O İlahi irade ile işe başlar şeyh veya kutub ile değil. Al-i beytin Hz. Ali ve Am-i Beyt'in bir kutbu Kur'an hakikatlerinin taliminde ve vazifesinde manen yardımcı olurlar.

      Her dini cemaat ve grup ve de tarikat kendi meslek ve meşrebini sürdürecek, onu yaşatacak ve yaşatmalı ama umum meselelerde ve esasta ittihad etmekle mükelleftir. Aksi halde tokadı yerler.

      Sil
    2. Bugün dininizi ikmal ettim ayeti mehdiye de işaret eder. Din bellidir. Dinin insanlara ikame edilmesi mehdi ile olacak. Bediüzzaman yaşarken din insanlarda devlette ikame olmuş mu? Olmamış. Peygamberler hayattayken dini ikame edip gittiler. Müceddidlerde aynı. Hayatlarında ikame edip gitmişler. Mevlana Halid yıkılmaya yüz tutmuş İslam devleti olan Osmanlıyı 100 sene ayakta tutmuş.
      Bediüzzaman hz. devrinde İslam devleti yıkılmış, din kaldırılmış, nefislerdeki din ve kalpteki imanda hilelerle giderilmeye çalışılmış. Gün gün gerilemiş.

      Sil
    3. Lütfen kitablaranizdan alibda Islam da Iman sarti olmayan dezenformasyon gibi kopya alintilari insanlarimiza sunmayin.

      Sil
    4. Tasavvuf tarikatten gaye hakikate ulaşıp İslam'ı yaşamak ve yaşanmasına vesile olmaktır. Hakikate ulaştıran yolların en kısası nakşibendidir. Diğerlerinin 40-50 senede ulaşacağı hakikate daha kısa zamanda ulaşılabilir. Tarikat hakikate giden yol olduğu için tarikatte terk-i dünya terk-i ukba terk-i hesti terk-i terk vardır. Nakşibendi büyükleri tarikattan hakikate ve hakiki İslam'ı yaşamaya geçtiklerinde artık kalblerinde ne dünya ne ukba ne hesti ne de terkettikleri kalır. Halkın arasına karışarak, halk içinde Hak'la beraberdir. Amirlik yapsa da, ticaret yapsada Allah'la beraberdir. Enaniyet, kibir, gösteriş gibi hasletler kalbe girmez. İmamı Rabbani hz.nin söylediği gibi onları yöneticilik veya ticaret yaparken görenler kendileri gibi zannedip batakta olduğunu sanırlar. Halbuki el karda gönül yardadır.

      Sil
  6. İbnül Arabi Hazretleri öyle diyor,

    “Âlemi manada Cenabı Peygamber Aleyhisselatü Vesselam ve Onun varisi ve emsallerinin hepsinin Arşı Âzam’da kürsülerine şahit oldum.”

    Rabbim yolundan izinden bizleri ayırmasın. Bu şekilde bir ölümü de cümlemize nasip ve müyesser eylesin inşallah.

    Günümüz ahir zamanın fitne ve fücurunun ayyuka çıktığı bir zamandır. Üstadımızın bugünlere işaret eden bir iki tavsiyesi var. Bunları da söyleyip anlatıp sözüme son vereceğim.

    Cennet Mekân(Abdullah Gürbüz hz.) buyurdular ki:

    “Evladım! İçerden ve dışardan ihanet şebekesi bu ülkeyi büyük bir kaosa sürükleyecekler. Böyle bir zamana geldiğinizde sakallarınızı uzatmayın, dışarıda haydariye ve sarıklarınızı sarmayın. Bir ekmek bulamayacağınız güne doğru gidiyorsunuz. Sakın! Dervişlere söyle, yukardan yüksek binalardan ev almasınlar, karga yuvası olacak. Elektrik olmayacak, su olmayacak, arabalarınıza yakıt dahi olmayacak. Onun için temkinli hareket edin. Beş vakit namazınızı kılın ve evradı şerifelerinizi aksatmayın. Ancak bu şekilde Mehdi Resule kadar olan süreci geçirmiş olursunuz.  

    Öyle ki kâfirler ittifak edecekler Kürt devletini kuracaklar. Türkiye, İsrail ile ittifak edecek Suriye’ye saldıracak. Türk ordusu namluyu İsrail’e çevirecek. Bunun üzerine İsrail Yunanistan’ı devreye sokacak. Marmara Bölgesinde sanayi tesisleri vurulacak. İstanbul işgal edilecek. Sonra Mehdi Aleyhisselam İstanbul’u fethedecek…”

    Cennet Mekân bir de,

    “Ümmeti Muhammedi duadan eksik bırakmayın. Yüz İhlas-ı Şerife’yi okuyun ve deyin ki, ‘Ya Rabbi! Bu yüz İhlas-ı Şerifelerden yaratmış olduğun melekleri İslam ordusuna ilhak eyle Allah’ım!’ diye dua edin.” derdi. Onun için yüzer İhlas okuyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve dünyanın dört bir yanında bulunan Müslümanlara, Bayırbucak Türkmenleri dâhil…

    “Ya Rabbi ordumuza ve askerimize yaratmış olduğun ihlas meleklerini ilhak eyle Allah’ım” diye inşallah dua ve niyazda bulunacağız.

    Bunu şöyle anlatırdı Cennet Mekân:

    “Konya’dan, Antalya-Manavgat tarafına doğru giderken Seydişehir’de 1900’lerin başında vefat etmiş olan Abdullah Efendi Hazretleri isminde bir mürşidi kâmil, bir maneviyat sultanı var. O mübarek zâtla ilgili şöyle bir hadiseyi şöyle anlatmıştı Cennet Mekân:

    “O muhterem Nakşibendi tarikatının Hâlidiye kolundandır. Sabah namazından sonra Allah’ı zikrederlermiş, sonra dervişlerine dermiş ki ‘Yüzer İhlas-ı Şerife okuyunuz.’ Herkes yüzer tane ihlas-ı Şerife’yi okuyunca dermiş ki ‘Ya Rabbi! Bu yüz tane okumuş olduğumuz ihlas-ı Şerifelerden hâsıl olan, yaratmış olduğun melekleri ve hâsıl olan sevabı, Rusya da çarpışmakta olan Şeyh Şamil Hazretlerinin ordusuna ilhak eyle Allah’ım” diye dua edermiş. Bu mübarek zat hac farizası için Medineyi Münevvere’ye gidiyor. Medineyi Münevvere de Şeyh Şamil Hazretleriyle karşılaşıyorlar. Şeyh Şamil Hazretleri diyor ki “Ne zaman ki çarın ordusu bize galip gelecek olsa, bizi sıkıştıracak olsa yeşil sarıklar sarmış melaikeyi kiram hazeratı gelir, Moskof gâvurunu bertaraf ederdi. Aman Ya Rabbi, bunu kim gönderiyor diye bakardım, Konya’dan Abdullah Efendi ve dervişlerini görürdüm. Allah ondan razı olsun.” diyor.

    Onun için ecdadımız Yavuz Sultan Selim Han ki, Cennet Mekân Üstadım öyle buyururlardı: “Osmanlı İmparatorluğunun içerisinde iki mürşidi kâmil vardı. Biri Abdülhamit Han Hazretleri, Şazeliye tarikatı; birde Yavuz Hazretleri…” Bu günü gördükleri için keşif ve kerameten oraya Bayırbucak Türkmenlerini yerleştirmişlerdir. O kardeşlerimizin de yardımı için bu yüz İhlas-ı Şerifeleri inşallah okuyacağız. Askerimize de polisimize de inşallah yardım olması için bağışlama yapacağız.

    Rabbim ahir zamanın fitne ve fücurundan cümlemizi hıfzı muhafaza eylesin. Üstadımızın himmetinden, feyzinden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Spam mesajların çoğaldığı bir zamanda iyi bir paylaşım. Teşekkürler....

      Sil
    2. Allah razi olsun, bu tur uyarilarin yer aldigi sohbetleri paylasmaya devam eder misiniz?

      Sil
    3. Ben üniversite ögrencisi iken bu yeni asya grubu hep kendilerini yükseltip tarikatlari asagilayan alayci dezenformasyon sunub, etraflarina bir cok ögrenci toplayinca keyiflerinden simarirlardi. Cok yazik.

      Sil
    4. Ehl-i tarikin etkisi ahir zaman fitnesinde “duhan” denen ve manevi feyze engel olan haller neticesi tesiri bitince kıyamet kopar. Ehl-i tarik Mehdi'nin birinci derecede müttefiki ve ehlidir. Mehdiyet ehl-i tarikin manevi sülukla imanda terakki esasını benimser ve hizmet eder. Ehl-i tarikin maksadı marifetullahta terakki etmektir. Ve imanda inkişaftır. Bu zamanda tarikin zorlu ve fedakarlık isteyen tarafı sebebiyle iman hizmetini Bediüzzaman üstlenir. Bir kişiyi iman sahibi yapmak 10 kişiyi veli yapmaktan daha evla olacağı bir zamanda bu önem kazanır. Bediüzzaman çok ehl-i tarik talebesiyle ders yapıp dua etmiştir. Hatıratlarda bunlar var. Çünkü kaynak aynı. Onların ki manevi süluk iken o Kur'an hakikatleriyle imanda inkişafı esas almıştır. Yanlış anlaşılmasın. Ehl-i tarik zorlu bir meslektir. Zamane insanlarına ağır geliyor. Onun için önce iman kurtarmak yani imanda inkişaf etmek esas olmuştur.

      Ehl-i tarik manevi inkişafta elde ettikleri imanı Risale-i Nur ilimle, sağlamayı esasa almış. Yani biri otobüs, biri özel araba. Ama esasta yolları birdir. Risale-i Nur'un bir üstadı da İmam-ı Rabbani'dir. Ehl-i tarikin de. Lüften yanlış anlamayın.

      Eskiden kılıç ve tüfek vardı. Şimdi uçak ve füze var. Şimdi polisiye vakalarda küçük hadiselerde tüfek kullanılır. Büyük olaylarda ise uçak ve füze. Ama maksat aynıdır. Değil mi? Ehl-i tariki küçümseyen taş olsun. Cübbeli Hoca entrikayla iftira edildi ve hapsi tıkıldı. Kimsenin gıkı çıkmadı. Kim çıktı?

      Şimdi Abdülkadir kardeşimize yazacağım, ehl-i tarik dinsiz felsefe karşısında niçin etkisiz kaldığını ve Risale-i Nur’un niçin takviye olarak geldiğini okursun.

      Sil
    5. Selamun aleyküm. Risale i Nur zaten Kuran tefsiridir.
      Bediüzzaman hazretlerinin kendi sözleri ile şöyle ifade eder:
      Benim görevim bu Nurları hazırlamak ve Mehdi'ye ulaştırmaktır ki o geldiği zaman bunu kendine program yapsın.

      Çünkü Mehdi geldiğinde yeniden kitap yazmaya müsait olmayacak bazı alimler fıkıh kitapları yazmışlar
      Bediüzzaman hazretleride Kuran tefsirini hazırlamış.
      Kim ne diyorsa desin Bediüzzaman hazretleri son asrın müceddididir.
      Bunu Gavs ul Azam Abdulhakim el Huseyni'de demiştir bunu bilen Menzil sofisi varsa burda yazsın.

      Tarikat ikinci adımdır, şeriat ilk önce gelir.
      İlim, iman, amel şeriattan gelir.
      Onlar zaten sağlam olmadımı tarikattan fazla kar gelmez, gelemez.
      Tarikat ahlak ve takva okuludur.
      Tarikata girmeden temel sağlam olmalı ki daha düzgün yol alınsın.
      İş sırf zikir çekmekten ibaret değildir.

      Bir zamanda Gavs Abdulhakim hazretleri k.s. vekili Yarbay Mehmet Ildırar'a ifşaat buyurdu.
      Mehmet, ahir zamanda ümmeti Muhammedin hidayetine şu 2 cemaat vesile olacaktır:
      Nakşibendi tarikatı ile Risale i Nur Külliyatı.

      Imam Rabbani tüm mezheb ve meşrepler kalkacak diyor
      mezheb en çok hanefi mezhebine benzeyecektir meşrep en çok Nakşibendiye benzeyecektir diyor.

      Bu iki veli zatın açıklamaları aynı zamanı anlatmakta.

      Sil
  7. CHP Başkanı saldırıya uğramış...
    Mağdur duruma düşürmek için komplo mu? İçlerinden bir kısmının PKK'ya desteklerinden dolayı milletin ahı mı?
    Bediüzzaman hz. : Aç canavara merhamet iştahını artırır. Diş ve tınağının kirasını da ister diyor.

    YanıtlaSil
  8. Arkadaşlar burası dahil genel anlamda okuyor bilgilenmeye çalışıyorum.O kadar çok bilgi var ki inanın kafam allak bullak.Bu okuduklarımdan birine bahsettiğimde yani konusunu açınca deli muamelesi görüyor ne saçmalıklardan bahsediyorsun deniliyor.Bir gün içime doğdu trt de aşkın yolculuğu dizisinde Yunus Emre izlerken tarikattan tasavvuftan bir başladım araştırmaya inanılmaz derecede yorum bilgi var ve bu kadar bilginin içinde boğuluyorum.Herkes kendince yorumluyor.Ve asıl konu ise bu kadar bilgiye rağmen bilgiler kendi aralarında çelişiyor.İnsanlar yorum yaparken hep etkilendiği kişiden esinlenerek yorum yapıyor.Bence olması gereken tüm bilgilerin ortak kısmını yakalamak.Yani tüm bilgileri birleştirip doğru sonucu bulmalıyız bence.İnanın o kadar farklı 3.dünya senaryoları Hz. Mehdi (as) yorumları varki aklım şaşıp kalıyor.Yani henüz yeni okuyup araştıranlardanım.Aradığım şeyse hakikatler ve doğru yöne yönelip tedbir almak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ALLAh yardımcın olsun kardeşim. Genel anlamda yani esas dini meselelerde ihtilaf yoktur ve olamaz da. İhtilaf yalnız teferruattadır. Önemli olan ALLAH'ın rızasını kazanmaya çalışmak, bu amaçla kendini yetiştirmektir. Yoksa Mehdinin kim olduğu, kahtani ve cehcahın kimliği o kadar da önemli değildir. Önemli olsaydı zaten rivayetlerde şüpheye bırakmayacak şekilde açıkça anlatılırdı. Ayrıca değil Mehdiye, peygamberlere bile yakın olmak kurtuluş vesilesi olmayabilir. Yine hiçbir evliyayı tanımadan bilmeden, sadece kitaplarla da cennete gitmek mümkün. Yine de siz ALLAH'tan sizin için hayırlısını isteyin. Kimin fıtratı sufiliğe meyillidir. Onun için uygun olan tasavvufdur. Kiminin fıtratı iman hakikatlarını okuyup anlamaya meyilli olur. Onun için Risalei nur uygun olur. Kimisi açık zihri sever, ona kadirilik uygun olur, kimisi gizli zikri sever. O da Nakşibendiliğe meyillidir.

      Sil
  9. Selam aleyküm.
    Sayın Abdurrahim Çokgüngöre cevaben.
    Türkler cuş ettiğinde Mehdiyi bekler ol sözü Hazreti Ali efendimize ait r.a.

    Gavsul Azam Seyyid Abdulhakim el Huseyni hazretleri k.s.
    Türkiyede iç savaş çıkmadıkça Mehdi çıkmaz buyurmuşlar.

    Abdullah Dağıstani hazretleri olsun Nazımı Kıbrısi hazretleri olsun veyahut Abdullah gürbüz baba hazretleri olsun kaddesallahu esraruhum hepsinin bu konu hakkındaki söylemleri imamımız Ali Esedullah hazretlerinin ifşaatına uygun düşmekte.

    Sizin açıklamanızda yani cuş etmenin daha uzun süren bir süreç olduğunu anlatmaktasınız ama evliya ı kiram bu hususta cuş etmenin açıklamasında türkiyedeki iç savaşı işaret etmekte.

    Benim bundan anladıklarım şudur:
    O sürece daha biz girmedik, önümüzdeki yıllarda olacaktır bu olaylar yoksa bu kadar büyük veli zatlar aynı konu hakkında hepsi birbirine uyumlu açıklamalarda bulunmazlardı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hz. Ali (RA) nın Türklerin cuş etmesinin iç savaş olarak tabir edilmesi akla uygun bir yorum olarak değerlendiriyorum.
      Zira Abdullah Dağistani'den naklen Nazım Kıbrısi buna işaret etmiştir. Mehdi'den önce Türkiyede bir inkılabın olacağını belirtmiştir. Ayrıca Mehdi 3. dünya savaşının sonuna doğru zuhur edecektir.

      Sil
    2. Selam aleyküm Mustafa bey.
      Abdullah Gürbüz Baba hazretlerinin bazı ifşaatlarını okumuştum.
      RTE ile ilgiliydi 3 dönem başta kalacaktır sonra üçüncü dönemde zorla indirileceği yönündeydi.

      O dönemdede Abdullah Dağıstani hazretlerine göre İran hürmüz boğazına saldırır ve Türkiyede karışıklık olur diyordu.
      İsrail galiba Hatayı vuruyor o aralar ve bunu sebeb gösterip komünist kesim darbe yapıyor yönündeydi.
      Hatam varsa düzeltin.

      AKP'nin yada RTE'nin 3.dönemi nezaman son buluyor ??

      Sil
    3. Mehdi’nin iç savaş sebebiyle geleceği iddiası doğru değildir. Osmanlı’da 1400’lü yılların başında da iç savaş yaşadı. O zaman niçin gelmedi Mehdi? Sonra Osmanlı’nın son zamanlarından batılıların tahrikiyle her millet isyan edip ayrıldı niçin o zaman gelmedi de şimdi gelsin? Mehdi’nin derdi dini ihyadır. İsyan bastırmak değildir. Bunun için küfrü red ve küfrün (deccalizmin) yetiştirdiği anarşi ve terörist nesilleri ıslah ile ortadan kaldırmaktır. Bu vazife de Bediüzzaman’ın tesbitiyle siyasi ve diplomasinin değil ehl-i imanın işidir. Çünkü Allah korkusu ve ahiret endişesi olmayan ahir zaman nesilleri deccaliyetin ürünü olarak ortaya çıkar.

      Türkiye’de iç isyan yoktur. Şeriat-ı Muhammediye ve Şeair-i İslam’ı tahrip ederek imansızlığı teşvik eden zihniyetin kurbanı nesiller vardır.

      Mehdi’nin Türkler arasında gelme sebebi iç savaş değil dinsizliğin revaç bulması. Milletin küfürle ikiyi bölünmesi. Türklerin bayraktarlık vazifelerini ifa edememesidir. Kur’an’a göre ahir zamanda Ye’cüc ve Me’cüc denen anarşi ve terörün çıkış tarihi ebcedi işaretle 1961’dir. Niçin o tarihte oldu. 40 yıl belki 50 hatta ve hatta 1839’dan itibaren başlayarak o tarihe gelen ladini uygulamalar sebebiyledir. Yani deccaliyetin bir mahsulü olmasıdır.

      Dünyada ilk terör ve anarşistler Türkler’in arasında görüldü. 1960’ların başı. Önce Türkler arasında başladı sonra Kürtlere ve diğer akvama sıçradı. Ortadoğu’daki hadise terördür. Dünyadaki terör ve anarşi olaylarının adli kayıtlara göre üçte biri Türkiye’de olmuş.

      Mehdi daha deccal huruç ettiği tarihte başlar. Onun vazifesi bir asırdır zemin hazırlanan deccaliyeti izale etmektir. O da bir asır sürer. Herkesi Mehdi beklentisi üzerine sokup tembelliğe ve kayıtsızlığa sevk etmemek lazım. Anarşi ve teröristlerin hepsi dinsiz ve büyük deccalin menbaı marksizimdir ve de ke….dir. Bediüzzaman İslam deccal ve iki avanesi için küçük deccaller der ve onların yaptığı tahribat sonucu büyük deccal komünizme ileri karakol olarak zemin hazırladığını söyler. Ve öyle olmuştur.

      Türkiye’deki karmaşının sebebi ittihad-ı İslam’ı önlemek ve batı sömürüsü daha doğrusu onları maşa olarak kullanan siyonizmin bölge hakimiyetidir. Türkler bun yeni yeni anlıyor. Yeni yeni uyandılar. Yeni yeni uyandıkları için de gerici dedikleri İslam’ı kabullenmeye başladılar. Her şeyin panzehiri iman ve İslam’dır. Bu da Mehdi’nin vazifesidir. O bir müceddit, zabtiye nazırı veya içişleri bakanı değildir. Varis-i nebi ve mümessili-i Al-i beyttir. Hedefi Kur’an hakikatleridir. Bunu görmek için kalb ve akıl gözünün açık olması lazım. Cuş küfürle kaynamaktır.

      Sil
    4. Aleyküm selam Abdülkadir kardeşimiz.
      Ehl-i tarik ve tasavvuf İslam’ın 3 veya 4. asrında zuhur edip cemiyete hakim olunca, özellikle Osmanlı’nın yükselişinde önem kazanır. Öyle ki İslam’ın kılıcı olan Osmanlı’nın gücü olan Yeniçeri Ocağı adeta Bektaşi, cemiyet ise nakşi dergahı gibi idi. Bediüzzaman Fatih medrese ve takkelerinde zikir ile manen kuvvet bulan Yeniçeri’nin savaş alanlarında bu şevk ve heyecanla savaştığını belirtir.

      Peki İslam’ın bu gücü ne zaman zayıfladı. Dikkatinizi çekerim 3. Selim ile başladı. Yani Deccal’in hurucu için 1773’te karar alan Siyonist liderler, mason localarını uyandırır ve saldırıya geçer. Osmanlı’ya yansıması 20 yılda saraya duhul ile olur. 3. Selim zamanında fitneye başlayan siyonizmin uşağı masonlar askeriyede fitne çevirir. 25 yıl sonra 1826’da Bektaşı dergahı gibi olan Yeniçeri Ocağı vak’ayi küfrüye ile söndürülür.

      Bediüzzaman Kevser Suresi’nin tefsirinde İslam’ın kılıçla muzafferiyetinin ebcedi işaretle 1243’e kadar süreceğini istihraç eder. Yani 1826. Tam tamına bir asır sonra da 1343’te (1922-24) Süfyan huruç eder. Çünkü ehl-i tarikin manevi güç verdiği yeniçeri Ocağı söndürülmüş masonların dahil olduğu yeni kuvvetler ortaya çıkmış. 13 yıl sonra Tanzimat, 1909’da Siyonist-masonik çapulcu askeri darbe ile Osmanlı bitirilir.

      İşte ehl-i tarikin ruh verdiği ocağın söndürülmesinden sonra dinsiz felsefenin çırakları Osmanlı’nın üzerine gelerek galebe çalmıştır. Hatta 1343’ten 5 yıl sonra da Anayasa’dan İslam maddesi çıkarılarak devlet İslam’ı temsilden imtina eder. O zaman ne olur?

      İşte Bediüzzaman “Dinde ikrah yoktur” ayetinin tecellisi ile ona karşı manevi bir cihad başlayacağını belirtir. Bir nevi ehl-i tarik ile gelen hizmet bu kez manevi bir cihada inkilab eder. Bu Mehdiyet’tir. Siyaset ve devlet gücü olmadan bir cihad. O da Kur’an ve iman hakikatlerinin ilim ve ispatıyla olur. Öyle olduğu için Allah adının yasaklandığı, zikirhanelerin kapatıldığı, camilerin depo-ahır yapıldığı, dini eğitimin yasaklandığı bir zamanda başka ne yapılabilir? Süleyman Tuna Hazretleri bile Nakşi geleneğinin önemli bir kutbu iken, ücret verip öğrenci yetiştirmeye başlamış. Hem de tren yolculuklarında. Çünkü polis takibi var.

      Medeni alemde Kur’an’ın ispat yöntemi öne çıkar. Bu Mehdiyet’tir. İç içe 3 daire içinde yayılacak bir hizmet. İman, sonra imanın hayata geçmesi sonra da (Şurayı temsil eden) demokratik ve cumhuri yöntemlerle ehl-i imanın başa geçerek Al-i Beyt seyyidlerinin yardımıyla ittihad-ı İslam’ın tesisi ve onun üzerine Hilafet-i Muhammediyeyi ihya olacaktır.

      Onun için bu zamanda iman hizmeti Mehdiyet’in diğer iki sosyal ve siyasi yanında çok daha önem kazanır. Yani iman, ibadet ve ahlak yüzde 99 olurken, siyaset reisler için yüzde 10 bizler için yüzde bire iner.

      Ehl-i tarikin hizmeti olabilmesi için önce imanlı nesillere gerekiyor değil mi?

      Sil
    5. Ve aleyküm selam Abdurrahim Bey.

      Allah razı olsun yazınız için.
      İmam el Mehdi'nin çıkma sebebi iç savaştır değildi kastım.
      İmam Ali r.a. ve veli zatların açıklamalarına bakıldığında onun çıkacağı döneme işaret ediyor.
      Yani belirli hadiselerden sonra çıkacaktır.

      Onların ifadelerinden anladığım kadarıyla 3. dünya savaşının sonunda türkiyedede kargaşa çıktıktan sonra Mehdi çıkar derler.
      30 ila 40 yaşları arasında(El Kavlul Muhtasar)

      Onun çıkış sebebi bellidir zaten.

      Hazreti Muhammed s.a.v. buyurdular:
      Allah Mehdi'yi benim başlattığım işi bitirmek için gönderecektir.
      Dini ihya edecektir ve hakim kılacaktır.

      1. Diyanet:

      fıkıh fetva , bid'at hurafeleri kaldırma, mezhepleri kaldırma, iman hakikatlerini ihya ,bilimsel çalışmalar tarikatları kaldırıp tek bir sistem meşrep kurmak ve artık aklınıza din konularında ne geliyorsa.

      2. Siyaset:

      Bu ekonomik ve diplomasi yönündedir.
      O dönemde dünya çapında ekonomik kriz olacak hükümetler çökecek o da gelip çözüm sunacaktır.

      Bediüzzaman hazretlerinin ifadeleri ile daha sonra sistemi kurduktan sonra siyaseti tevhid hristiyanlarına bırakacaktır ve kendisi artık sadece Kuran hakikatleri isbatı üzerine çalışacaktır.

      3. Hilafet: Bu da 40 yaşına geldiğinde Kabe'de aşure günü biatları aldıktan sonraki dönemdir.
      Ya 7 ya 9 sene sürecektir.
      Ondan sonra Deccal şahıs olarak çıkacaktır ondan sonra da Mesih İsa a.s. hazretleri şahıs olarak inecektir.
      Bu yukarıdaki süreç hadisi şeriflerde sıralanmıştır.

      Sil
  10. Kusuruma bakmayın yaptığım ilk yorumu göremediğim için bir daha yazdım.

    Ayrıyeten Hazreti Ali efendimizin besmelenin ebcedi ile ilgili sözünüde unutmayalım oda İmam el Mehdi'nin çıkışı ile ilgili.

    Besmelenin harflerini sayın vaktin tamamlanmasını bekleyin ve Mehdi çıkacaktır şeklindeki sözüdür. Büyük ebced 2016 tarihini veriyordu.

    Ardından vaktin tamamlanmasını bekleyin burdan kasıt nedir ??
    Ne demek bu ? Gerçekleşmesi gereken olaylarmı var ??

    Evliyaullah İmam el Mehdi 3. dünya savaşından sonra çıkacak demiş sanırım Şeyh Nazım Kıbrısiye ait bu söz:
    Mehdi ozaman Mehdi olmuştur ama çıkmak için işe başlamak için emir bekliyor şeklindeydi.
    O da Türkiyedeki iç savaşın çıkmasından sonraydı diye hatırlamaktayım.
    Bu blogu takip edenler bu sohbeti kesinlikle duymuşlardır.

    Ayrıyeten bazı arkadaşlar Süfyaninin çıkmasını beklemekte onun çıkışı Mehdi 39 yaşındayken çıkacaktır çünkü Süfyani çıktıktan 1 sene sonra Mehdi 40 yaşında aşure gününde Kabe'de baitları kabul edip Halife seçilecek ve bu dediklerim hepsi hadisi şerif ile sabittir.

    İmam el Mehdi 30 ila 40 yaşları arasında gönderilecektir buda hadisi şerif ve sanıyorum el kavlul muhtasar kitabında yazılıdır.

    Hazreti Muhammed s.a.v. o zaman hilafet diyor ümmetimin en hayırlısı evladımdan Mehdi'ye verilecektir.
    Bir diğer rivayettede diyor o zaman hilafet herkesin kendisinden razı olacağı gidişatta olan evladım Mehdi'ye verilecek.

    Burda bazıları zannetmektelerki Mehdi 40 yaşında çıkacak ama bu doğru değil.

    30 ila 40 arası.

    3 görevi vardır:
    1. Diyanet 2. Siyaset 3. Saltanat yani Hilafet.

    İlk başlarda diyanet ve siyaset ve 40 yaşında artık açıktan kendisini gizlemeden hilafet.

    YanıtlaSil
  11. Bediüzzaman hazretleri onun siyaset yapacağını ve daha sonra siyaseti tam dindar isevilere bırakacağını söylemiş.
    Yani siyasi sistemi kurup oturtup artık hazreti İsa a.s. ın ruhaniyetinin rehberlik ettiği tevhid hristiyanlarına bırakacak siyaseti ve imam el Mehdi kendisi sırf Kuran hakikatlerinin isbatına çalışacaktır.

    Bunlar Bediüzzaman hazretlerinin söyledikleri.

    Nazım Kıbrısi hazretleriydi galiba: Evliyaullah Amerikanın islam olmasını çok istiyor onun için çok dua ediyorlar.
    Çünkü onun gayretiyle İslam yükselecek buyurmuşlardı.

    Muhyiddin i Arabi hazretleride: İngilizce konuşan her kıta veyahut kavim veya ülke( tam hatırlayamadım) hepsi müslüman olacaktır demiş.

    Bu zatların sözleri hep aynı konulara değinmekte.

    Ama imam el Mehdi kimdir ???

    Resulullah S.a.v. onun tarifini vermiş daha dünyada o tarife uyan 1 kişi bile olsa gördünüzmü hiç ??
    Sakalı siyah 1 tutam, siyah saçlı ortadan ikiye ayrılmış ve takım elbiseli 30 ila 40 yaşları arasında olan yüzü nur dolu bir siyaşetçi veyahut din adamı çıktımı hiç dünya çapında faaliyet gösteren ???

    Varsa öyle biri gösterin bana ??
    Hazreti Muhammed s.a.v. efendimizin deyimiyle dağınık türk bayraklarını bir araya toplamış olan türk islam birliğini kurmuş olan o siyah saçlı siyah sakallı nur yüzlü 30 ila 40 yaşları arasında biri varmı şu an ??

    Ben daha görmedim öyle birini.
    Gördüyseniz söyleyin.

    YanıtlaSil
  12. Ve bir soru daha soracaktım Yönetici Mustafa Beye.
    Bu yorumların onaylanması ne kadar zaman sürüyor ??
    Teşekkürler.

    Vesselam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlar aynı gün saatler içinde yayınlanır.

      Sil
  13. daha çok yorum görebilme imkanımız yokmu Mustafa bey ??
    Genelde burda yorumlarıda merakla okurum ama sadece 20 yoruma göz atabiliyoruz.
    Çoğu zaman çoğu yorumlar arkadaşlar hepsi bir anda yazınca görülemiyor artık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Görüntülenen yorumların sayısı arttırılmıştır.

      Sil
    2. Allah razı olsun böyle çok daha iyi oldu Mustafa bey.

      Peki size imam el Mehdi'nin fiziksel tarifi ile ilgili birşey sormak istiyorum.
      Dünya genelinde onun tarifine uyan bir siyasetçi veya din adamı gördünüzmü?
      Peygamber efendimiz s.a.v. onu nasıl tarif ettiyse aynı şekilde Bediüzzaman hazretleride tarif etmiştir.

      Sil
    3. Mehdî'nin fiziksel özellikleri demek herkesi ilgilendiren yani siyaset avam Mehdîsinin sîmâ özellikleri demektir. Buna göre bunun yeni bin yıllık İslâm medeniyetinin kurucusu olacak olan Mehdî'nin özellikleri olacağı açıktır. Bu özellikleri kullandığım fotonun tam halini full ekran yapıp görebilirsiniz ki hadislerde haber verilen Mehdî'nin fiziksel özellikleridir mucizevî aynen haber verilmiştir.
      Hadislerde 3 Mehdî resûl de Mehdî diye haber verilmiştir.
      Ğaybet meselesiyle de 32 ve 40 yaş görüntüsüyle geri geleceği haber verilmiş ve bu da II. Erbakan anlamındadır.

      Sil
    4. Erbakan'ı ama şişirdin ha. Bir makine profesörü alt üstü. Üstüne üstlük 27 Mayısçıları hizmet etmiş. Az daha darbeci hükümetinde bakan oluyordu. 1967’de onların yani askeriyenin teşvikiyle politikaya girmiş. Sonra 1971 Mart muhtırası sonrası partisi kapatılıp İsviçre'ye yollanmış. 1973 seçimleri önce AP'nin iktidar olmaması için darbecilerin ağa babalarındnan Turgut Sunalp gönderilip İsviçre'den getirilmişti. Senin anlayacağın kemalist generallerin piyonu imiş.

      Böyle bir zat nasıl Mehdi olur. Bu Mehdilik bir makine fabrikası mı yoksa asker postası olmak mı? Erbakan Türkiye'de İslam'ın sosyal ve siyasi alanda tesirini kırmış bir adamdır. Şimdi mezarda bunlarını hesabını veriyor.

      1993 senesinde Günyadın Gazetesi’ne verdiği bir beyanatta “Zoraki iktidara sürükleniyoruz” demişti. Bunun hikmeti de sonra ortaya çıktı. 28 Şubat’ta askeri vesayetin kurulması için bahane olarak kullanmıştı. Ve sonra Siyonist-neocon odakların Türkiye’de etkinliği onun yüzünden artmıştı.

      Hz. Mehdi’nin asla ve kat’a dünyevi ve siyasi ve iktisadi bir makamı ve vazifesi olmayacak. Onun vazifesi dini ihyadır. Dini ihyanın yolu da zor kullanarak insanları baskıyla yani siyaset topuzuyla inanmaya zorlamak olmadığına göre ne olacaktı. Bir müceddit. Bir Al-i beyt mümessili. Züht ve takva sahibi. Makam ve şöhret hastası değil.

      Erbakan’ın tek fazileti seçilmiş olarak bir mağduriyete uğramasıdır. Ona yapılan alçakça bir harekettir. Onun dışında 1967’den 1997’ye kadar işi gücü politik olarak demokratların oylarını askeri vesayet adına parçalamaktan ibaretti. İşi gücü nerede bir AP mitingi var ertesi gün o orada. CHP’ye çalışır gibi tutumu vardı.

      Bir de sıkılmadan kendini hak ilen edip “Hak geldi batıl zail” oldu derken milletin yüzde 80’i ona oy vermediği için batıl yapıp çıktı. Kişinin mü’min olması başka ümmeti parçalayan politika takip etmesi başkadır. Bir de başımıza Mehdi olarak çıkmıyor mu? Tam bir tiyatro. Bari Mehdi’ye hakaret etmeyin.

      Mehdi bütün rivayetlerde ve hadislerde bir tane olduğu belirtilir. O da cennetin 7. seyididir. Müslümanlarla alay etmekten vaz geçmek lazım.

      Sil
  14. melhamei kübra 2 cihan savaşıda bu kategoridedir..amik müsabakası melhame değildir..kürei arz çapında bir boğuşma ceset toplamaya güç yetmeyecek karttallar taşıyacak cenazeleri bugün itibari ile kartal arması ülkelere bakın bayrağında simgesinde kartal olan devletler ki tsk da kartaldır...bu boğuşmada dünyanın yarısı kaybedilir gaybi ALLAH BİLİR FAKİRİN DÜŞÜNCESİ..VE bazı şeylerin oturması gibi pat diyede olmayacak..2036 kadar sürecek meşakatli bir yoldur İSLAMIN TÜM KÜREİ ARZA GALEBESİ

    MAİDETÜL KURAN DA FEVZİ ABİNİN ESERİNDE GÜZEL tesbitler harika kelam ifadeler basiret feraset akıyor ki Üstadın tahsisinden geçmiş ve nurlara eklenmiş..

    görünen oki dünyanın midesi bulanmaktadır..beşer şaşkın imandan yoksun ekser ile büyük bir kırılmaya gitmektedir..Alemi İslam kan revandır..İSA A.S DAHİ İŞLERİ MUCİZATLI OLMAYACAĞINA GÖRE FEDAKAR VE HAMİYETKAR CEMİYET ? YANİ TOPLULUK VARSA SIKINTI VARDIR..CEMİYETİ OLANIN SIKINTISI BOL OLUR..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediklerinizi tam anlayamadım virgül koyarsanız cümleler arasına daha anlaşılır olur kardeşim. Birde amik müsabakası melhame değildir derken ne demek istediniz?

      Sil
  15. İÇ SAVAŞ İSTEMEYİN keşifde olsa istemeyin dua edin Alemi islama yardım etsin ALLAH

    YanıtlaSil