.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

27 Ağustos 2016 Cumartesi

DİNİ MESELELER VE MEHDİ HAKKINDA KONUŞMAK


Dini meseleler hakkında konuşmak için iki önemli meziyete ihtiyaç var. 1. Bilgili olmak 2. Terbiye-yi İslamiye’ye sadık kalmak. Bunlardan birinin eksik olması durumunda ortaya ya saçmalar yayılır ya da cerbeze zırvaları.

Hz. Peygamber’e Kur’an ne için indirildi? “insanlara açıklaman için Kur'ân'ı indirdik—tâ ki iyice düşünsünler.” 16/44 “Biz sana kitabı onların anlaşmazlığa düştükleri şeyi kendilerine açıklaman için ve iman e den bir topluluğa hidayet ve rahmet olarak indirdik.” 16/64

Peki Kur’an’da ne var: Yaş kuru her şey. Bu ne demek ise yazarsam uzun yer kaplar. 25. Sözün başındaki Kur’an nedir, tarifi nasıl olduğunu 1.5 sayfalık izahı okursan 7 sülalene yetecek kadar bilgi sahibi olursun. Belki sakat ve yanlış bir çok fikrini tashih edersin. Yalnız orada şöyle bir bölüm var: “Kur’ân, şu kitâb-ı kebîr-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi; ve âyât-ı tekviniyeyi ( kainatta Allah’ın varlığına işaret eden deliller) okuyan mütenevvi’ (çeşitli) dillerinin tercümân-ı ebedîsi; ve şu âlem-i gayb ve şehâdet kitâbının müfessiri; ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin mânevî hazînelerinin keşşâfı; ve sutûr-u hâdisâtın (mana ifade eden yazılı satırlara benzeyen olaylar) altında muzmer (gizli) hakàikın miftâhı; ve âlem-i şehâdette âlem-i gaybın lisânı; ve şu âlem-i şehâdet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifatât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniyenin hazînesi”

Dikkat edersen bunların izahını yapmak Hz. Peygamber’in vazifesi olduğu iki ayetle sabit. Hz. Peygamberin en büyük mucizesi Kur’an’dır. O vahiy ile nüzulü ederken ona bağlı manalar ve teviller de birlikte geliyor.

Peki Hz. Peygamber’in varisleri kimdir? Her asırda gelecek mücedditler. 13 tanedir. Başka, rasih alimler. Başka kutuplar ve mezhep imamları. Bunların hepsi Hz. Peygamber’e verilen ilmin zamanlarına bakan hakikatlerini açıklama yeteneğine sahiptirler. Neyle? Hz. Peygamber üzerinden gelen Kur’an hakikatleri ile. Onlara o ilim verilmiş-verilir. Hepsi manevi alemde Hz. Peygamber ile mülakataa girerek soru sorma kabiliyet ve selahiyetlerine sahiptirler. Ki birçok muhaddis şüpheye düştükleri hadisleri manevi alemde ona sorarak teyid etmişlerdir.

Onların söylediği hiçbir hakikat onlara ait değil. Kur’an’ın malıdır. Kur’an’ın ilminin bir hakikatini veya şuasına veya şuunatına ilhamen sahip kılınmışlardır.

Bunlardan biri de Risale-i Nur’dur. O Kur’an’ın arşından geldiği gibi onun manevi bir mucizesi olma özelliği vardır. Okuyan bunu anlar. Ki alem-i İslam’ın uleması bunu tasdik ve kabul ettiği gibi 40 dile çevrilmesi ve metodunun kullanılması bu hakikatin neticesidir.
Alimler hele ki vazifeli alimler kendilerinden bir şey söylemezler, ilah edileni dile getirirler. Ehl-i Şia ehl-i imandır. Müslimdirler. Bazı meselelerde ifarata kaçmış olabilirler. Ama 12 imama bakışları ehl-i sünnete çok yakındır. Ehl-i şia’nın bir hatası olabilir. Bu hata onları külliyen inkar ve red hakkını kimseye vermez. Ve sahih imana sahip ve salih ehl-i şia ehl-i cennettir.

Al-i Beyt’in içtihadında bir esas vardır. Buna adalet-i mahza denir. Yani tam adalet. Buna göre Devletin veya ümmetine selameti için ferd feda edilemez. Böylece bir kişide bulunan 10 özelliğinden biri kusurla olsa da red edilemez. 9 tane kusuru da bulunsa. Bu Al-i Beyt içtihadıdır.

Isırıcı halifeler ise bu görüşün aksini savunmuş ve iktidarları için kan dökmüşlerdir. Al-i Beyt’e muhalefet ederek. Böyle olunca ehl-i Şia’yı tenkid edilebilir ama onlar inkar ve red edilemez. Unutulmasın İslam’dan en çok nasibini alan ehl-i Şia’nın yaşadığı topraklardaki insanlarıdır. Birçok alim o topraklarda yetişmiştir. Aralarında Türkler de var. Şia üç dört yüz yıllık olaydır ve siyasidir.

Hz. Peygamber’in bir Hadisi vardır: “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8; Ahmed b. Hanbel, 2/381) Bu hadis şu ayetle doğrulanmıştır. “Ve şüphesiz sen büyük bir ahlak üzerindesin.” (Kalem, 68/4) Hatta bir sahabe bir gün Hz. Aişe’ye (ra) “Ey müminlerin annesi! Bize Allah’ın Resulünün ahlakından bahseder misin?” der. O da: “Sen hiç Kur’an okumuyor musun?” diye sordu. Adam: “Tabi ki okuyorum.” diye cevap verince Aişe de: “Onun ahlakı, Kur’an (ahlakı) idi.” dedi. (Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn, 139 (746).

Yani ahlak ve terbiye sünnetle mü’minin başlıca vasfıdır. Bütün tarikatler ve meslek ve meşreplerin maksadı mü’minlerde enaniyeti ve kibri öldürmek olmuştur. Yani nefse tabiyeti ortadan kaldırmak. Çünkü kibir ve enaniyet şeytanın vasfıdır. Böyle olunca Bediüzzaman hakkında bir şey bilmiyor anlamında (hatalıdır) diyerek terbiyesizilk yapma hakkını sana kimse veremez. Bu İslami terbiyeye aykırıdır. Bediüzzaman kendini hiç paye çıkarmamış. Kendisini ziyarete gelenleri dahi “Beni Kur’an’ın bir dellalı kabul ederseniz” şartıyla kabul etmiş. Yani Kur’an hakikatlerini ifade eden biri olarak kabul ederseniz anlamında. Üstüne üstünlük kendini aradan çıkararak o eseri Kur’an’ın malı kabul etmiştir. Çünkü İslam alimleri hele ki vazifeli zatlar murakabe-i İlahi altındadırlar. Kader-i İlahi üzerinden onların hata yapmaları önlenir.

Şimdi 20 ve 21. Yüzyılda daha hiç kimse Bediüzzaman’ın ahir zaman rivayetleri için getirdiği tevillerin yanına yaklaşamamıştır. İkincisi ahir zamanın ehval ve şeraitini hem Gavs-ı Azam’dan hem de Hz. Ali’den ilimle öğrenmiştir. Hz. Ali’nin şu özelliği var. Hz. Peygamber ona “Ben Kur’an’ın tenzili için mücadele ettim. Seni ise anlaşılması için mücadele edeceksin”. Nitekim o hem 3 halifenin şeyhülislamı olmuş, ayrıca hilafeti döneminde Kur’an’ın son hakiki müfessiri olmuştur. Bu özelliği Hz. Hasan’da da devam edecekti, ama ömrü vefa etmedi. Mehdiye kaldı. Aradaki bütün ısırıcı halifeler ve aktap ve evliye ve mezhep imamları Mehdi’nin önüne bu sebeple geçemiyor. O sahabelerden sonra en yüksek makama sahiptir. Öyle olunca Mehdi’ye iyi tarif etmek lazım. Nasıl mı?
Bu sitede Mehdi’nin hizmeti ve zamanı konusunda çok bilgeler yazdım. Bir daha kısaca yazalım. Mehdi Hz. Adem’den kıyamete kadar gelecek en büyük fitnenin cereyan edeceği bir zamanda gelecek. Öyle olunca hem manevi cenahtan, hem ilm-i İlahi’den yardım alması veya terbiye edilmesi kaçınılmazdır. Çünkü bütün enbiya ve mürselinin ve evliya ve aktabın Allah’ı sığındığı bir fitnenin hakkında biiznillah o gelecek. O zaman ona bazı hakikatler ilham ile öğretilerek. Hatta bir rivayete göre Hz. Ali ve Gavs-ı Azam alem-i manadan ona müdahil olacaklardır. 

Böyle olunca o zatın çok önemli bir özelliğini olması meydandadır. Ayrıca onun hizmeti Hz. Peygamber’e benzer, bir ayna gibi. Bediüzzaman onun bir şahs-ı manevi olacağını belirterek, ahir zaman hizmetinin 3 aşamada yapılacağını belirtiyor. Yani onun 3 vazifesinin olduğunu belirterek şöyle diyor:

"Hem bu üç vezâifi birden bir şahısta, yahut cemaatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerh etmemesi pek uzak, âdeta kabil görülmüyor. Âhirzamanda, Âl-i Beyt-i Nebevînin (a.s.m.) cemaat-i nuraniyesini temsil eden Hazret-i Mehdîde ve cemaatindeki şahs-ı manevide ancak içtima edebilir.” (Kastamonu Lahikası.)

Yine o lahikada tekraren şöyle diyor: “ O zat şimdi olsa da, üç meseleyi birden umum rû-yi zeminde vaziyetlerini değiştirmek, nev-i beşerdeki câri olan âdetullaha muvafık gelmediğinden, herhalde en âzam meseleyi esas yapıp, öteki meseleleri esas yapmayacak; ta ki iman hizmeti safvetini umumun nazarında bozmasın ve avamın çabuk iğfal olunabilen akıllarında, o hizmet başka maksatlara âlet olmadığı tahakkuk etsin. “

Mehdi’nin vazifesi belli. Ama o ve deccallerin kimlikleri sırr-ı imtihan sebebiyle gizli kalmıştır. Hz. Peygamber dünyaya teşrif ettiklerinde bütün kütüb-u semavi onun geleceğini haber vermesine rağmen geldiğinde kabul görmedi. Yahudiler bile bir sorgu-sualden sonra onun son Resul olduğunu bilmelerine rağmen ahir zamandaki deccal ile birlikte dünya hakimiyetleriyle teselli ile ona iman etmediler. Ve Hz. Peygamber dini, küçük bir coğrafya’da vazifesini yapıp, dünyaya hakim olamadan ebedi aleme teşrif etti. Ama hükmi yaşı olan 93 yılın sonunda İslam Mısır’dan Ortaasya’ya kadar fütuhatla yayıldı. Kim tarafından? Cemaati olan sahabeleri tarafından. Onun vazifesi Kur’an’ın nüzulüne muhatp olmak ve onu ilk müfessiri ve izah edeni olarak sünnetini ikame ederek vazifesini yaptı. Sonra ise onun adına cemaati yani ashap yaptı. Al-i Beyt ise bütün dini cemaatlerin ve hizmetlerin başına geçerek dine hizmet ederek günümüze ulaştırdı. Hiçbir dini hizmet yoktur ki başında veya içinde Âl-i Beyt seyyidleri bulunmasın. Onlara selam olsun. 
 
Mehdi rivayetlerde Hz. Peygamber’in aynası olduğu belirtilir. Yani hizmeti onun gibi olacağı vurgulanarak Hz. Peygamber’in hükmi ömrü olan 93 sene gibi bir zamanda muvaffak olur. Yani onun vazifeye başlamasından 93 sonra hakimiyeti görülür. Nedir o hakimiyet? Dünyevi değil, manevi yani Tevhid hakikatlerini önce Alem-i İslam’a sonra Mesih’in yardımı ile cihana hakim kılacak. Onda tecelli eden ism-i azam Hakim’dir. Yani her şeyi sebebe binaen yapacağından ehl-i basiret onu nur-u imanla tanıyacak. Nasıl Hz. Peygamber’in fütuhatını 4 büyük halife yaptı onunu gibi onun hizmetini de onun cemaati yani şahs-ı manevi yapacak. Ki, bunun 3. vazifede Al-i Beyt’in milyonarı bulan seyyidler cemaati devreye girecek.

Bediüzzaman bunları anlatır. Şahsın değil şahs-ı manevinin yani hükmi şahsiyetin yani onun başlatacağı bir hidayet cereyanın her şeyi yapacak. Ve sen kalkıp terbiyesizce hatalıdır diyorsun. Neymiş o hatası. O Resullah’ın varisi ve al-i beytin mümeslili olan bir zatın hizmetini açıklamış.

Bunun aksini iddia eden çok çıktı. Hatta Mehdi’ye dünyevi makam ve de vazifeler izafe edenler çıktı. Doğru olamayacağe DAEŞ’in imamı yani son halife ve de Hz Hasan’ın Halifesi olduğunu iddia eden Bağdadi’ye veya fetoşun siyasi-askeri iğrenç hizmet tarzına baksın. Bediüzzaman’ın izahını yaptığı Mehdi tarifine muhalefet edenler eli kanlı bir Bağdadi veya darbeci ve ftineci bir fetoş gibi Mehdi tasavvur ediyor olabilir. İslam tarihinde hangi müceddidin dünyevi makamı olmuş ki Mehdi’nin olsun. O hizmeti yayar dahil olanlar ve dini cemaatler ve gruplar hizmeti yerine getirir.

Din aklı olanlar içindir. Ben seni muhatap almam. Ama terbiyesizlik yaparsan ağzının payını veririm. Kur’an’ın arşında gelen bir hakikati belirten bir esere dil uzatılmamalı. Sen fikrini açıkla hak olduğunu söyle. Ama başkasına çamur atmadan ve tek hakikat olduğunu söylemeden. Risale-i Nur’un “Mesleğim hak diyebilirsin, ama tik hak diyemezsin” tavsiyesine nezaketen uyarak.

İslam muamelatında hak taaddüt eder. Yani hak bir değil bir çoktur. Öyle olduğu içindir ki çok mezhep var ve çok tarikat ve çok dini hizmet grubu. İslam bunları dışlamıyor. Müslümanlar bu kaideye uymak durumunda. 

Risale-i Nur, bu topraklarda herkes gaflet uykusunda iken küfr-ü mutlakın belinin kırılmasında başlıca amildir. İkincisi onu elle yazılarak çoğaltılmasının küfri baskısı sebebiyledir. Onun kerametini gösterir. 500 bin nüsha. 

Beğendiğin dini eseri okuyun. Ama başkasına çamur atma. İlahi canipten tokadı gelebilir. Zaten Bediüzzaman eserinin herkese değil ihtiyacı olana verilmesini söylemiş. Senin gibi bir allame-i cihanın o esere bir ihtiyacı yok. Değil mi? O zaman başkasının kısmetine mani olma. Haddini bil. Risale-i Nur bu zamanda en iyi mürşid ve hidayete erdiren ve Hz. Mehdi’nin programıdır. Şahs-ı manevi hizmeti onunla yayılıyor. 40 dile çevrildi, ulaştığı ülke sayısı 70’i aştı. Hamd olsun.
 
Hamd olsun delince aklıma İşart’ül İ’caz’daki hamd konusun akla geldi. Bir okuyalım. Nedir şu hamd. Bu da Risale-i Nur’un sana dersi olsun. 
“Hamdin en meşhur manası, sıfat-ı kemaliyeyi (olgunluk sıfatları) izhar etmektir. Şöyle ki:
Cenab-ı Hak, insanı, kainata cami bir nüsha ve on sekiz bin alemi havi şu büyük alemin kitabına bir fihrist olarak yaratmıştır. Ve Esma-i Hüsna’dan her birisinin tecelligahı olan herbir alemden bir örnek, bir nümune, insanın cevherinde vedia (emanet) bırakmıştır. 

Eğer insan, maddi ve manevi herbir uzvunu Allah’ın emrettiği yere sarf etmekle hamdin şubelerinden olan şükr-ü örfiyi ifa ve şeriate imtisal ederse (uyarsa), insanın cevherinde vedia bırakılan o örneklerin her birisi, kendi alemine bir pencere olur. İnsan, o pencereden, o aleme bakar ve o aleme tecelli eden sıfatla o alemden tezahür eden isme bir mir’at ve bir ayna olur. O vakit insan, ruhuyla, cismiyle alem-i şehadet ve alem-i gayba bir hülasa olur ve her iki aleme tecelli eden, insana da tecelli eder. İşte bu cihetle, insan, sıfat-ı kemaliye-i İlahiyeye hem mazhar olur, hem muzhir (gösteren) olur. Nitekim Muhyiddin-i Arabi, hadis-i şerifinin beyanında, "Mahlukatı yarattım ki, Bana bir ayna olsun ve o aynada cemalimi göreyim" demiştir."

Hamd'in bir yönü de budur işte

93 yorum:

  1. Emek sarf eden yazı yazan herkesin yazısını yayınlıyorum. Görüş farklılıklarına saygılı olalım. Mahiyetini bilmediğimiz konular nedeniyle birbirimizi tekfire varan ifadelerle suçlamayalım. Enerjimizi müslümanlara değil, kafirlere saklayalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SON OLARAK ŞUNUNLA BİTİRELİM
      Kanuni Yahya Efendiye, beni Hızır a.s.tanıştır diye ısrar eder.
      Bir gün Yahya Efendi ve Hızır a.s. Kanuni'nin kayığına biner. Hızır Yahya Efendi'ye dini konulardan bahseder. Kanuni canı sıkıla sıkıla dinler, bir yandanda yüzüğüyle oynar. Hızır'da onun yüzüğüne devamlı bakar. Bu bakış Kanuni'nin dikkatini çeker yüzüğü çıkarıp denize atar. Herkes bu olaya hayret eder. Daha sonra Hızır inmek istediğini söyler. Denizden bir avuç su alır. Avucunda denize attığı yüzük var. Yine herkes hayret eder ve Hızır a.s. ortadan kaybolur. Kanuni şaşırır, Yahya Efendiye neler oluyor diye sorar. Yahya Efendi de: Bu tanışmak istediğiniz Hızır'dı der. Neden tanıştırmadın deyince, O tanışmaya geldi ama siz hoşnut olmadınız fark etmediniz der.

      Sil
  2. Evliyaullah dahi birbirinin hakiki halini bilmediklerinden bazen aralarında ihtilaf olmuştur. Gaybi keşifler tabir gerektirir. Zahiri ayn-ı hakikat zannetmek hataya sebep olur. Evliyaları birbiriyle yarıştırmayalım. Birbiriyle çatıştırmayalım. Her bir veli ve şeyh Allah yolunda birer vesiledir. Vesilelikten fazla makam verilirse ilaç iken zehir olabilir. İki velilik müntesipleri çatışırsa bundan hizmet değil fitne çıkar. Örnek mi: Cemel Sıffin'den başlayan binlerce olay... Aman dikkat...
    Her zaman diyorum. Kafirlere karşı cihaddan korkmuyoruz. Korktuğumuz şey cemaat ve Şeyh kibrine kapılmış müntesiplerin enaniyetidir. Enaniyet zehirdir. Enaniyet Hakkın önündeki perdedir. Enaniyet seyru süluku engelleyen bir karanlıktır. Şeytan enaniyeti öyle bir süsler ki dini ve mukaddes bir perde ile örter. Enaniyetli kişi hakda sebat zannederek müslüman kardeşlerine tekfir kılıcını sallayıp durur.Benim nazarımda önüne geleni tekfir edenler ahmaklar ordusudur. Allahın cennet kapısının önünde dikilmiş müslümanları cennet kapısından men ediyor. Zira o ahmağın nazarında o kimseyi mümin ve müslüman saymadığından elinden gelse cennet kapısından çevirecek ve onu cehenneme atacak. İşte Daeş ahmakları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa bey.
      Bir evliya vardır nefsi mutmainnedir.
      Biri vardır radıye merdiye hatta kamildir.
      Birde Gavs ul Azam olanı vardır.
      Gavslar birşey söyledimi zaten az ve öz konuşurlar tarih falan vermezler ama söyledikleri ayna gibi çıkar.
      Kaderi muallamı kader i mutlakmı ayırd edebilmek bazı velilere zor gelir ama Gavs ul Azamlar konuştumu tam isabet eder adamlar Allahu Teala hazretleri ile direk irtibat sağlayabiliyor.

      Gavs ul Azam Abdulkadir Geylani hazretleri kitablarında demiyormu Rabbul alemin buyurdu Ey Gavs ul Azam diye?

      Yani demek istediğim bu ifşaat hususunda velilerin mertebeleri büyük bir rol oynamakta.

      Gördüğü kader i mutlakmı yoksa muallamı gibi şeyleri ayırd edebilmek.

      Ve Gavs ı Geylani hazretlerinin şu şözünü hatırlatmak isterim :
      Kader i mutlakta bile iş görürüm yani değiştirebilme müdahil olma hususunda.
      Bunu diyebilen birisi konuşursa ifşaatta bulunursa bence ancak isabet edecekse konuşur yoksa hiç konuşmaz çünkü Allah c.c. hazretleri onun konuşan dili olurum diyor ve makamı yükseldikçe bu hal de tabii daha da sabitleşir.

      Sil
  3. Niye yayınlama ihtiyacı duydun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogda yayınlanan yazılar yazarların kendi düşünceleridir. İçinden paylaştığım konular olsa da tümüyle benimsediğim anlamına gelmemektedir.
      Mesela ben Risale-i Nura dayanarak Bediüzzamanın Mehdiye zemin hazır ettiğini, Mehdi'nin Bediüzzamandan bir asır sonra zuhur edeceğine inanıyorum. Bununla ilgili blogda bir çok paylaşımım olmuştur. Tekrara gerek görmüyorum. Ben Mehdi konusunu cemaatçi bir yaklaşımla ele almıyorum. Bu yaklaşım nedeniyle (tekelci ve dışlayıcı cemaatçilik bakışı) yüzlerce Mehdi namzedi ve iddiası karşısındayız. Çünkü o cemaatlerin her birisi kendisinden olmayan müslümanlara nasipsizlikle ve acıyarak bakmaktadır. İslamiyet siyasi ve cemaati körlükten kurtulmalıdır.

      Sil
    2. Allah razı olsun Mustafa Bey. Tarikat taassubuna tahammül zor. Birleştirici olmak var iken.. Esasen tarikatların işi de birleştirmek iken..

      Sil
    3. Evliyanın sözünü bir daha okuyun taassup mu değil mi?

      Sil
  4. Türkiye bir islam ülkesidir. Bediüzzamana göre Türkiye'de şeriat incelmiş ama kopmamıştır. Türkiye müslümanların ülkesi ve devletidir. İslam deccali olan Süfyan islam ülkesinden çıkacak ve çıkmıştır. İslam ülkesinden çıktı diye bu ülkeyi toptan kafir ilan etmek ancak ve ancak İngiliz siyasetine hizmet etmek demektir.
    Bu devlet bir islam devleti olarak kuruldu. Hz. Ali'nin verdiği gaybi haberlere göre bazı idareciler 1928 yılından itibaren Türkiyenin islam ile alakasını kesmek istemiş olsa da başaramamışlardır. Bir kaç adamın yanlışı nedeniyle bu millet ve devleti küfür ile öldürmeye çalışmak ahmaklıktır. Ben balkan müslümanı olduğum için türklerden daha fazla bu devlet bizim bekamız için çok ama çok önemlidir. Bu millet ve devletin kıymetini Balkan facialarını yaşayan bizler çok iyi biliyoruz.
    Önümüzdeki zamanda Türkiye'nin geleceği ile dehşet verici olaylar gerçekleşecektir. Bu olaylar karşısında tek yürek ve tek yumruk olmazsak geriye bir şey kalmayabilir.
    Türkiye darülharb değildir. Darülislamdır. Bunu iddia edenler haindir. Türk milleti düşmanlığı ile islam düşmanlığı aynı şeydir. Türk milleti ile türkçü ırkçıların fikri farklıdır. Maalesef pekçok evliyanın işaretiyle Türk Milleti Dindar müslümanlar ile, laik islam düşmanları olarak ikiye ayrılacak ve bu durum ciddi sarsıntılara sebep olacaktır.
    Blogumuz bir süredir derin devlet ve derin millet bilinci ile Yerli ve Milli olma şiarı ile örtülü bazı gaybi haberler konusunda milletimizi bilinçlendirmeye çalışıyor. Blogumuzu kişisel polemik ve kavga alanı yapmaya çalışanlara pek fazla ehemmiyet vermiyoruz. Elbette bizi rahatsız edenler olacaktır. Biz kendi işimize bakıyoruz. daerdimiz bir grup ve cemaate adam kazandırmak değil... Mesle hayat memat meselesidir. Devletin ve milletin bekasıdır. Devlet millet giderse kimse kavga edecek bir yer bulamayacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir evliyanın sözü: Tasavvufta inciteni sapıtanı görmedim. Tasavvuf dışına baktığımda sonlarının perişan, enaniyete kibre düşmüş olduğunu gördüm.

      Sil
  5. Bediüzzaman'a hiçbir evliya mürşid mehdi dememiş birisi dahi. Alim dir.
    İnsanların beklentileriyle oynanmasın. Bu görüş ayrılığı değil fitnedir. Peygamberimiz insanların seyyidiyim övünme yok diyor. Neden diyor kendine yönlendirip insanları kurtarmak. Bizim yaptığımızda öyle şu anda kurtuluş buralarda görüyoruz neyin ne olduğunu. Bizim mürşidlerle ihtilafımız yok. Çobansız olmaz, hayatta olacak hangisine hangi tarikata giderse gitsin. Siz gitmiyorsanız engel olmayın. Nakşibendi şu anda kurtuluş yerleri.
    Mürşidi kamil kimin müceddid mehdi olduğunu bilir. Onun ihtisasını yapmış. Mehdi olsaydı mehdi derdi. Kamil mü'minde enaniyet kibir olmaz. Kim neyse onu söyler veraseti nebidir onlar

    YanıtlaSil
  6. Şeriatla mı yönetiliyor ülke?
    Evliyaların sözüdür: Bir mürşid terbiyesinden geçmeden(yaşayan mürşid vefat edenden feyz almak çok zordur) enaniyet kibir yıkılmaz. Anladın mı şimdi?

    YanıtlaSil
  7. Bediüzzaman hz. alimdir.
    İtibar edilecek Kur'an sünnet evliyalardır. Bir hoca mehdi demiş diye evliyaları atıp ona mı itibar edelim.
    Bediüzzaman hz. kitabında bir asır sonra gelecek zat diyor.
    Kimisi Erbakan'a kimisi Bediüzzaman hz. Mehdi diyor, kimisi mehdi diye biri yok diyor.
    Kur'an'ın talebesiyim diyen kişiler Kur'an'a iyi baksalardı, ayetin birinde Allahu Teala: Bilmiyorsanız zikir(ilim) ehline sorun buyuruyor. İsterseniz bir sorun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://home.arcor.de/necmeddin_erbakan/erbakandevrimi/mujdeler.html

      Sil
  8. Hazreti mehdi peygamber efendimizin aynasıdır demişsiniz doğru söylemişsiniz ;sadece resullük ve nebilik vasfı yoktur . O kutlu şahıs en büyük müctehid , mürşid-i kamil olacak ;mucize göstermeyecek ama yaptığı her işte mucizevi bir başarı elde edecek .ALLAH AKSİNİ DİLEMEDİKÇE (peygamber efendimizi de yenilgiyle imtahan etmişti) hazreti mehdi efendim insanlar eski huzuruna kavuşsun yerlerine yurtlarına geri dönsünler,çocuklar sokaklara çıkıp rahatça oynasınlar, esnafları geçimlerini sağlasınlar diye lucifer ,deccal ve süfyan himayesindeki leş kargalarına onların silahlarıyla karşılık verdirtecek ;kendisi kan dökmeyecek belki ama emrindeki yiğitlere ateistleri ,putperestleri,şeytana tapanları yok ettirecek
    Başka türlü dünyanın mutluluğu mümkün değillllll
    Bunu kafanıza sokun
    Siz hangi hayal dünyasında yaşıyosunuz
    Herkese gül uzatıp dünyaya hakim olacakmış beyefendi ,
    Şu da varki biz dünya hakimiyeti peşinde olmayız biz mazlumun rabbim bize katından bir yardım eden gönder dediğinde, Allah teala hazretlerinin, Size ne oluyor ki zalimin zulmüne uğramış ve sizden yardım isteyen yaşlılar kadınlar ve çocukların imdadına koşmuyorsunuz çağrısını işitiriz ve emri telakki etmek için bu savaşları veririz ALLAH RIZASI İÇİN
    ALLAH teala hazretleride ödül olarak o kurtulanların kalbine bizle alaklı bir muhabbet sevgi verir ve bizim dünya hakimiyetimizde böyle olur ancak
    Dünyevi menfaatler peşinde koşan eli iyi kalem tutan engin bilgili ama KİBİRLİ insanlar bunu anlayamaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mucize zaten gösteremez. Çünkü nebi değildir. Demek istediğiniz keramet ise, keramet gösterecektir.

      “...Ey amcaoğlu, bu ordunun başına ben daha layığım, çünkü Hasan (r.a.)’nın oğlu benim ve Mehdi benim” der. Gerçek Mehdi’de “Hayır gerçek olan Benim” der. Bunun üzerine Hasan, ona “O halde sendeki alametler nedir? Varsa biat ederim” cevabını verir. Bunun üzerine Mehdi (a.s.) bir kuşa işaret eder, kuş eline düşer, bir yere kur bir dalı diker ve dal yapraklanıp yeşillenir. Bunun üzerine Hasani ona derki: “Ey amcaoğlu bu emirlik senindir.”

      Başka kerametleride vardır. Mesela İstanbulu tekbirlerle fethedilecektir. Başının üstünde bir münadi; "Bu Allahın Halifesi Mehdi'dir, diyecektir."

      Mehdi as. kerametle yürür. Bu kerametler imtihana muhalif değildir. Zira; Resulullah sav. ayı yarınca, millet büyüdür bu demiştir ve gene inanmamıştır. Yahut; İsa'ya as. gökten sofra indikten sonra içlerinden bir tanesi ihanet etmiştir.
      Bunları "tevil yoluyla inkar" caiz değildir.

      Ben yazınızdan o kısmı keramet göstermeyecek olarak anladım. Eğer başka bir şey murat etmişseniz onu yazarken, lütfen söyleyiniz.

      Sil
    2. Sevgili kardeşim kesinlikle keramet göstermeyecek gösterdiğini iddaa eden mehdi felan değildir demek istemedim. Biz keramet gösterirse zaten inanırız ama göstermezse de o kutlu şahsı başka özellikleriyle de tanıyacağımız için öyle de inanırız . Abdurrahim çokgüngör beyabi inananların arasına itilaf sokarak , onları ümitsizliğe sevk ediyor peygamberimizin müjdesini kendi yorumlarıyla tahrif edip gelip geçti diyor fakat kimdi deyince susup kalıyor isim vermiyor- veremiyor. Nerede deyince de iman nuruyla görenler gördü bizim söylememiz bilsekte yasaktır diyor. Yaşaadığımız çağ mucizelere kapalıdır diyor keramet gösterdiğini artık kim iddaa ederse yalancıdır diyor evliyaların sözünün hiçbir geçerliliği kalmamıştır çünkü kuran tevsiri risale-i nur hepsinin üzerindedir diyor bediüzzamanında sözlerinin hiçbir geçerliliği yoktur risalei nurda ne yaZıyorrsa odur diyor ki dilediği gibi tahrip edebilsin insanların kafasını karıştırıp müslümanlara darbe indirebilsin . Htistiyanlara yahudilere putperestlere ateistlere en önemlisi apaçık düşman olan iblise gül uzatarak hakimiyet sağlayabileceğini düşünen dilbilgisi engin görmüş geçirmiş ama realizm bataklığına batmış zavallu bu adama anlayabileceği dilden cevap vermek istemiştim sadece
      O kutlu zamanlarda hazreti mehdiyi müşahede edebilmek onlarla yoldaş olabilmek dileğiyle Allaha emanet olun

      Sil
    3. Buradaki Mehdî, III. Mehdî resûl II. Erbakan. Amcaoğlu dediği de 12 bin kişilik orduya sahib bir müslüman komşu ülke mücahidi anlamında. Anlaşılan asker sayısının daha çok olmasını öne sürerek üstünlük kasdediyor ama Mehdî devrin zaten İmamı olduğuna ikna ederek kendisine itaat ettiriyor. Kuş dal örneklemeleri de “haklılığının çapından kaynaklanan ikna gücü” anlamındadır. Mesela I. Mehdî olan babası böyle biriydi.

      İstanbul'un tekbirlerle fethi ise meteor yiyen FR koalisyonunun ve ABD-NATO'nun köyünü korumaya çekilip gitmesiyle kansız tekrar fethini anlatır.

      Başının üstünde bir münadi de İmâm Mehdî II. Erbakan'ı Kabe çıkışında mikrofonla takdim eden kişi.

      Sil
    4. tamam Azmi kardeşim. Ben zaten en sonunda; "başka bir şey murat etmişseniz yazın" diye belirtmiştim. Çünkü tam anlayamadım ilk yazdığınızdan şimdi anladım. Duanıza da amin diyorum.

      Sil
    5. yakub-u serrac der ki: İmam caferi sadık aleyhisselam’a şöyle arzettim: Şiilerinizin kurtuluşu ne zamandır? İmam şöyle buyurdu: -hadisi aynen zikreder ve onda ayrıca şu cümleler de geçer- sonunda Mekke’nin en yüksek noktasına inecek. kılıcı kınından çıkaracak, zırhı giyecek, bayrağı ve abayı açacak, sarığı takacak ve asayı eline alacak ve Allah’tan zuhur etmek için izin isteyecek. onun bazı ashabının da bundan haberi olacak. Hasani (Mehdi'nin amcaoğlu olan Beni Haşimi Genç) gelecek ve ona haberi ulaştıracak. Hasani ondan önce davranıp hareket edince de Mekke’liler onun aleyhinde hareket edip onu öldürecekler ve onun başını Şamî (Süfyani)’ye gönderecekler. İşte o esnada bu emrin sahibi kıyam ve zuhur edecek. halk ona biat edip ona uyacak. hemen sonra Şamî, Medine’ye bir ordu gönderecek. amma onlar Medine’ye ulaşmadan Allah onları helak edecek. o gün Medine’de olan Ali Aleyhisselam evlatları Medine’den Mekke’ye kaçıp bu emrin sahibine iltihak edecekler ve bu emrin sahibi Irak’a doğru yönelecek. sonra Medine’ye bir ordu gönderecek ve ailesinin Medine’ye geri dönmesini emredecek.”

      Sil
  9. Tehdit içeren yazılar Allah'a havaledir. Hayr ve şer Allahtandır. Duam "teveffeni muslimen ve elhıkni bissalihin"dir. Kimisi siyaset ile kafayı bozmuş, kimisi kendini dünyanın merkezi sanır. Ahmak fayda verecegim zannıyla zarar verendir. Burada mesajın yayınlanmasının tek şartı başkasına iğne batirmaya2 uğraşmaktır. Sahibimiz hem merhametli hem de muntakimdir. Yolumuzda şefkat tokadı çoktur. Disiplin şiddetlidir. Yolumuzda kimseye dönüp bakmak bile gereksizdir. Bende de nefis var amma kimseyle uğraşacak zamanım yoktur. Yol benimdir. Menzilim uzundur. Sıratta sizinle meşgul olmayacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben kafirden ziyade muslumandan korkuyorum Kafire tedbir alırsın ama müslümanın kılıcından nasil savunacaksin2. Vah islamiyet... Vah bu müslümanlar.. Vah bu milletin hali..

      Sil
    2. Evliyanın sözünü bir daha yazıyım: Tasavvufta inciteni görmedim. Tasavvuf dışına baktığımda sonlarının perişan olduğunu, enaniyet ve kibre düştüklerini gördüm.
      Bunu bari anlasaydın vah bizim halimize derdin. Hizmet ettiğimi zannediyormuşum, yorumlar bizim menfaatimizeymiş yanlış anlamışım derdin.

      Sil
    3. Mehdiye yardımcı olacak kapasitede olup olmadığınızı sen ve bazıları gördünüz herhalde.
      İmamı Rabbani hz. öyle demiş: Kendinden haberi olmayan kimse nerde kaldı başka şeyleri bilsin.

      Sil
    4. Mesajınız yayınlandı. Ta ki kibir ve enaniyet hakkında millet kendisi karar versin. Ben bana batırılan iğneleri yayinlamaktan gocunmam.
      Imam Rabbani Mektubatinda sık sık tekrarlar: Her küp içindekini sızdırır.
      Ayrica kapasite meselesi ve iddia meselesi.. Biz sadece bilgileri toplayıp naklediyoruz.. Burada makul akıl sahiplerinin degerlendirmesi icin...
      Ben kendimi en fazla islama hizmet etmeye çalışan bir recul-i facir bilirim.
      Ayrica vah bana.. Vah bize..
      Bunu söylemek bana ar degil..
      Ayrica bunlari soylemek sadece zarar cunku nefisten çıkıyor. Nefsi konuşturmak sadece zarardır.

      Sil
    5. Yukarıdaki İmamı Rabbani hz. sözünü bşr daha oku.

      Sil
    6. @Abdulkadir, şu yazdıklarınızdan ben bile incindim, Mustafa Bey'e Allah sabır versin.

      Evet! Zaman ittihad zamanı, herkes farklı fikrini edeble söylesin lakin kimseyi incitmesin.

      Allah hayrı işleyen ve dileyenlerden RAZI olsun.

      Sil
    7. Bundan böyle, Allah’ın sevgili kullarını bizim gibi kimseler arasında değil, artık genç arkadaşlarınız arasında arayın…" (Paşa Dede)
      http://home.arcor.de/necmeddin_erbakan/erbakandevrimi/mujdeler.html

      “Evliyâ´yı bu cemâ‘at içinde arayın!”
      (I. Mehdî resûl Erbakan, RP Genel Merkez Ezherliler semineri, 17 temmuz 1990)

      “Haftalık cihêd proğramın olmadan namaz dahi kılsan suçtur!” (I. Mehdî resûl Erbakan)

      Sil
    8. İncitme yok gerekeni söyledik.

      Sil
    9. Mesajınız yayınlandı. Ta ki kibir ve enaniyet hakkında millet kendisi karar versin. Ben bana batırılan iğneleri yayinlamaktan gocunmam.
      Imam Rabbani Mektubatinda sık sık tekrarlar: Her küp içindekini sızdırır.
      Ayrica kapasite meselesi ve iddia meselesi.. Biz sadece bilgileri toplayıp naklediyoruz.. Burada makul akıl sahiplerinin degerlendirmesi icin...
      Ben kendimi en fazla islama hizmet etmeye çalışan bir recul-i facir bilirim.
      Ayrica vah bana.. Vah bize..
      Bunu söylemek bana ar degil..
      Ayrica bunlari soylemek sadece zarar cunku nefisten çıkıyor. Nefsi konuşturmak sadece zarardır.

      Sil
  10. BEDİÜZZAMAN FETÖ'YÜ TARİF RTMİŞ : 2016'DA MÜTHİŞ TOKAT YİYECEKLER.. http://m.yeniakit.com.tr/haber/bediuzzaman-fetoyu-tarif-etmis-2016da-muthis-bir-tokat-yiyecek-199368.html

    YanıtlaSil
  11. m.t24.com.tr/haber/saadet-partisinde-firat-kalkani-catlagi-suriye-operasyonu-yanlis-turkiye-zarar-gorur,357234
    Türkiye’nin şuanda içinde bulunduğu durum çok kritiktir. Ortadoğu’da,Amik Ovası’nda. Peygamber Efendimizin bildirdiği büyük bir çatışmaya bizi götürüyor. Türkiye burada kendini ne kadar koruyabilirse o…Türkiye mutlaka kendini bu operasyonun dışında tutmalıdır. Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadislerde bu savaşın olacağı belirtilmişse ondan kaçmak yerine ona hazırlanmak gerek ama yine geç kaldık.Yıllardır hava savunmamızın çok güçlü olmasının gerektiğini düşünmüşümdür ama maalesef bu yönde adımlar yetersiz kaldı.Fatih türbedarı Amiş Efendi hazretleri "Türklere kuşlarla azap edilecek." derken ülkemizin melhamede ağır bir hava saldırısına uğrayacağını ifade ediyor olsa gerek.Allah-ü alem.

      Sil
    2. Fil Suresi...moğol cinsinden timur belası; süfyani fetulahın ruslar aracılığıyla fitnesi.
      Türbedar ebabili sadece kuş olarak düşündüğünden "kuşlar" demiş.
      Fil Suresi sadece Ebrehe ve ordusu için olsa neden "Görmedin mi?" sorulsun ki?
      Cabir daha önce belirttiğim gibi 3 padişah gibidir 1.Mehmed-2.Murad-Yıldırım Bayezid; ilk evresi 1.Mehmed gibiydi parlak dönemi 2.Murad gibi ve şimdi Yıldırım evresindeyiz.Yıldırım Timur'a Ankara'da yapılması gerekeni yapmadığı için...
      vesselam

      Sil
    3. Baş örtüsü ile savunma yapacağız biz. Askerlerimiz bu konuda çok tecrübeli. Baş örtüsünü açtılar mı görürüm ben o tomahawk füzelerini bir şey yapamazlar! Bu salak askeri kafa ile, asgari düzeyde hava savunma sistemi ile işimiz çok zor. Cerablusta vurulan tank sayımız sanırım 3 oldu adamların harp sanatı ölmüş. Gene işi kahraman mehmetçiğe kaldı.

      Sil
    4. kahraman mehmetçik ordudan ayrı bir birim mi? bu ordunun binbaşısı da yarbayı da uzman çavuşu da şehit oluyor, laf söylerken 10 defa düşünün. ordudan fetocular temizlendikçe daha kuvvetlenecek inş, kemalistler de eskisi gibi öttüremezler borazanlarını. savunma sanayi için harcanan emek belli, esasen askerden çok siyasetin işidir. onlarda ellerinden geleni yapıyorlar bütün engellere rağmen.

      Sil
    5. Nasıl bir cevap şimdi bu? Ben başkaları şehit olmuyor mu dedim? Ordumuz çoğunluk fetöcü ve bir kısım kemalistten oluşmaktadır. Çok düşük bir yüzde ile milli ve dini bütün bir asker kesimi vardır. Bu adamlar yıllarca abuk sabuk işlerle uğraştılar ve ordumuzu güçsüz bıraktılar. Biz son 10 yıldır savunma sanayine önem verir hale geldik. Adamlar bizden kaç yıl öndeler biliyor musunuz? Harp sanatını bırakıp, kendi işin olmayan işler ile uğraşırsan sonuç bu olur. Eski püskü tanklarla gördük işte cerablusta ne olduğunu. Ben askerde iken 50 yıllık askeri araçlar vardı. Benim burada kızdığım orduyu bu hale getiren mentalitedir. Bir şey yazarken, 10 kere okuyun öyle cevap yazın.

      Sil
    6. Hah böyle diyeceksiniz: "Ordumuz"
      Hayır bilmiyorum. Kuran, fıkıh, sünnet, SAVUNMA SANAYİİ, siyaset vs hepsinizi siz biliyorsunuz.

      Son 14 yıldır yapılan projelerin çoğu çok daha eskiye dayanır, siyasi irade bunları peşpeşe gerçekleştirme başarısı gösteriyor. Ordudaki bozuk kafa emniyette, bürokraside de var. Temizleniyorlar. Buna rağmen hala topyekun orduya vurmaya çalışan adamın niyetinden şüphe edilir. (Cumhurbaşkanı, Başbakan Allah razı olsun kaç defa ordumuza sahip çıkan açıklamalar yaptı üstelik.) Son yazdığınızda ayrımı yapmışsınız. Eski mentalite geride kalıyor. Hala varsa da bu sefer sorumluluk, siyasi iradenindir, zira milletçe arkalarındayız; güçleri var temizlesinler. Söylediğinizin aksine harp sanatının ölmediğini de son 15 günde Suriye'de gördük, görüyoruz.

      Sil
    7. Kardeş, suriyedeki harp sanatını her yönden ne sen ne ben biliyoruz. Ama görünen o ki saçma sapan tepelere açık hedef olarak bırakılan tanklar vuruldu! Eski püskü tank olayını da geçtim, bana göre daha farklı olabilirdi. Neyse konu o değil. Konu ben askerlere düşmanmışım gibi bir noktaya vardirilmaya çalışılıyor yanlışınız burada. Askeriyede ki çoğunluk olan feto ve kemalistler dışında kalan ufak grup müstesna diğerleri gücümüzü çok kırmıştır. Hava savunma konusunda özellikle yağmur altında şemsiyesiz vaziyetteyiz. inşallah düzeliriz hepimizin isteği bu. Bu konuyu uzatmak istemiyorum.

      Sil
    8. Sakarya seyf günümüzün mogolları ruslar mı demek istiyorsun fetulllahı da timura benzetmişsin ışid cabiri ve türkiyeyi tuzaga cekmek için bir piyon demiştin bu cerablusa müdahale ve ruslar hakkında ne diyorsun yoksa tuzaga mı cekiliyoruz

      Sil
    9. Cabir süfyaniye ne yapması gerekiyordu da yapmadı

      Sil
    10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  12. Mustafa kardeşim şahsınla ilgili yorumlara verdiğin cevaplardan görebildiğim kadarıyla niyetin halis gaybi hadislerden sonra bu sitenin kurulması bizim için faydalı oldu tavsiyem şahsınla ilgili yazılanları cevaplama dolayısıyla yayınlama yoksa bu sitenin kuruluş amacının dışına çıkarsın işte o zaman esas kul hakkına girersin seni tanımıyorum ama hüsnü zannım var ALLAH için seviyorum Selametle kal.

    YanıtlaSil
  13. "O köpekten sakın ki halvette oturur onun dostudur."

     M. ibn-i ‘Arabî : Dürr-i Meknûn (İnci Dizileri 16-17. Bölümler, s. 239-272)
     16. Bölüm: Esrâr-ı Cifriyye, Havâdis-i Kevniyye, Rumûz-u Cifriyye, s. 239-249.
     17. Bölüm: Kıyâmet ‘Alâmetleri, s. 251-272.

    YanıtlaSil
  14. http://www.turkiyegazetesi.com.tr/dunya/398367.aspx

    ABD gazetesi New York Times Cerablus'ta savaşan ÖSO'nun CIA tarafından desteklendiği, YPG'nin ise Pentagon tarafından desteklendiğini yazdı.

    The New York Times, Cerablus'u terör örgütü DAEŞ'ten alan Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu'nun üstü kapalı olarak CIA tarafından desteklendiğini, terör örgütü YPG'nin başını çektiği Demokratik Suriye Güçleri olarak bilinen oluşumun ise Pentagon tarafından desteklendiğini yazdı.

    SAVAŞAN TARAFLAR İKİ FARKLI ABD KURUMU
    Anne Barnard tarafından yayımlanan makalede, Cerablus'u DAEŞ'in elinden alan ve batıya El Bab ve Mare'ye doğru yönelen Özgür Suriye Ordusu'nun bu rotada Pentagon'un finansal olarak da açıktan desteklediği DSG ile çarpışmasının kaçınılmaz olduğu belirtildi. Barnard, bu şekilde aslında savaşan tarafların iki farklı ABD kurumu olduğunun altını çizdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence öyle değil ÖSO'ya çok kısıtlı bir destek verilerek bizim tepkimizi azaltıp Ypg'yi güçlendiriyorlar.Ypg lehine yapılan hava operasyonları ÖSO'ya oranla yüz kat fazla.

      Sil
    2. abd nin ve kafirlerin ne kadar kanadı varsa müslümanların lehine çalışmazlar.Işidi kuranlar kendileri,desdekleyen kendileri,öso yu da desdekliyolardır da savaşıp ölmeleri için...Müslüman müslümanı öldürsün maksat...yoksa kafirden veya şeytandan hayır beklemek ihanete ortak olmakla eşdeğerdir....israilin yolu açılıyor.İsrail oraya geldiğinde karşısında savaşacak topluluk kalmasın...

      Sil
    3. http://www.haber7.com/ortadogu/haber/2109475-israil-ordusu-suriyeyi-vurdu

      -Suriye rejimi İsrail'in egemenliğini açık bir şekilde ihlal ediyor. İsrail ordusu topraklarını ve İsrail'in egemenliği korumaya devam edecektir.

      Sil
  15. Saadet Partisi projesi..
    http://www.takvim.com.tr/yazarlar/erandac/2016/08/30/saadet-partisi-projesi

    Belli oluyor ki, Fatih Erbakan'ı birileri yola soktu. Saadet Partisi dizayn edilirse, Fatih Erbakan'ın genel başkan olacağı bir Saadet Partisi desteklenirse (görünmez güçlerin etkisi) siyasette ne yapar? Akıllara bu soru geliyor. Seçimlerle, ilgili olarak önemli hazırlıklar var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döngüsel analizle kimlerin yerine kimlerin geleceğini yazmıştım. Buna göre döngüsel Demirel İhsanoğlu, RTE yerine xııı. cum olacak. Hem hadîste hem de rüyada var ve de döngüsel analiz de onaylıyor işte.
      Döngüsel Çiller Akşener. Buna göre başbakan olacak. MHPnin başına geçer artık. Bunlar Yahudi'nin ayarlaması.
      Döngüsel Erbakan da II. Erbakan olduğuna göre rüyada da görüldüğü gibi yeni döngüler sürecinde geleceği açıktır. Erbakan nasıl gelmişse öyle yani: Erbakan'ın gelmesine Deccal iktidarda boğmak üzere müsaade etmişti. Hadiste de çok açık haber verilir (benden izin almadan niye engelleyip duruyorsunuz diye, işgüzarlık ve kraldan fazla krallık yapmayın anlamında TRdeki işbirlikçilerini azarlar).
      Rüyada askerin de desteğiyle tam yetkiyle devlete geliyor. Ama hadislerde devamında halk sahip çıkmayınca tufana gidildiği de var..

      Sonuç III. Mehdî resûl II. Erbakan (kâim Mehdî), I. Mehdî resûl Erbakan (ğâib Mehdî) ne ise aynen yerine devamıdır. Sp genel başkanlık seçimine kongrede tekrar aday olabilir ama rüyalardan anlaşılan mart 2017deki erken seçimlere de yönelik olarak kapatılan MSPnin başına geçeceği. Tufandan önce bir partisi olmasa da sorun değil, sonrasında tüm dünyaya sahib olacak zaten.

      Sil
  16. Demokrasi gereği saadet partisi aktif hale gelmeli...Hatta merkez sağ partileri popüler bir liderin çatısı altında toplanıp seçimede aktif olmaları lazım. Ne kadar çok seçenek olursa demokrasi için emperyalizmin boyunduruğuna girmemek için iyidir...Malum bir kişiyi esir almak kolaydır... Ama bütün partileri esir almak o kadar kolay değildir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zafer ve fütuhat manevi terakkiye bakar. Yani ümmetin saadetinin formülü budur. Siyasi terakkiyat manevi fütuhatı getirmez. Yani dünyevi bir lidere tabiiyet değil, manevi esaslara uymak halas getirir. Özellikle ahir zamanda bu esastır.Bu da Menderes-Demirel-Özal-Erdoğan gibi milli liderleri getirir. Ismarlama lider olmaz.

      Osmanlı’nın yıkılışı içerden oldu. Sonra yıkanların vesayeti geldi. 1950’ye kadar. O harici vesayet yıkılınca 10 sene sonra karşı darbe geldi. O darbeden sonra yıkılan siyasi parti tekrar iktidar olunca batı ve siyonist menfaat ve güvenliği için askeri vesayete yeşil ışık yakıldı. Sokakların karıştırılması yetmedi. Kaleyi içerden fethe karar verildi. Üçü sağcı 4 siyasi partinin 1966 sonrası önü açıldı. Bunlardan biri İstanbul’daki bir şeyhin ve cemaatinin tahrikiyle oldu. Dinde hassas muhakeme-yi akliyeden noksan bir güruh peyda oldu.

      Fütuhat yerine kaoslu yıllar geldi. Kaos ve anarşi cehennemine ülkeyi 3 darbenin eşiğine getirenlerin gözü bir türlü açılamadı. Her darbeden sonra aynı çizgi iktidara geldikçe “Hak geldi batıl zail” oldu safsatası nifak ve inşikaka hizmet etti. Halbuki İslam tevhid dinidir. Her alanda yani maddi-manevi alanda tevhid.

      Her darbeden sonra iktidar bölücü hastalıklı zihniyet hep sahnede olmaya devam etti. 100 dolar fert başına gelirden 10-12 bin dolara gelindi ama, hala dış tehlikenin maşaları dış tehlikelere hizmet için milli ittihadı bozmaya devam etti.

      2011 sonrası fetoşun bir ifsadı gözüme çarptı. Hep yavru partileri ve cemaatleri nifak sütü ile besliyor. Yani böl ve yık yöntemi sahnede.1946’dan başlayarak DP’nin yükselişini önlemek için milliyetçi-mukaddesatçı MP’ye yol verildiği gibi. Bu taktik her darbeden sonra uygulandı. En son “dünya 5’ten büyük”, İsrail’e “one minute” diyecek hale geldik ama hala 1946’daki deccali bölücü hiç vaz geçmiyor.

      Son olarak neocon-siyonist uşağı fetoş ABD’deki muhtemel kadın lidere Türkiye’de bir eş bayan lider hazırlamaya kalktı. Tutmayınca darbeye yeltendi. O tutmadı. Şimdi gelsin Saadet fitnesi. Nasıl olsan temcid pilavı. Bak evladı da var. Merkez-sağ falan filan Ak Parti aşağıya. İyi de bu 66 yıllık kazıklanmaya karşı ayakta mı uyuyacağız sandınız. Her darbeden sonra aynı fitnenin kurbanı mı olacağız?
      Fetoş ve kıtmirleri ne yapmak istedi 15 Temmuz’da. Yeni parti yeni lider. Yani AB’ye uşak, ABD’ye uşak, İngiliz’e uşak, İsrail’e uşak bir iktidar. Siz buna mı hizmet etmek istiyorsunuz. Popüler yeni bir lidermiş Yok merkez sağmış. İyi de baştaki Jüpiter’den gelmedi. Milletin bağrından helal oyla geldi. Sizi tatmin etmiyorsa bu topraklardan göç etmeye hazırlanın. Biz 15 Temmuz’da 100 yıllık fitnenin, fesadın ve alçaklığın hesabını gördük. Saadet gelsin oy bölsün, ırkçı-halkçıya iktidar yolu açılsın dönemi bitti. Buna alışsanız iyi olur. Çok parti kaosu ile böl ve yönet devri kapandı.

      Biz öyle bir hadiseye hazırlık yaptı ki, artık ümmet bölücülerinin başarı şansı kalmadı. 1909'u hazırlayan Basel'cilerin ve onların yerli uşaklarının sonu geldi.

      Sil
    2. Amaç demokrasi ise kişilerin siyaset yapmasını engellemiyeceksin Yok araç dersen Atatürk'çü Türkçü dikta bir yönetim geldiği zamanda,O zaman höykünmeyeceksin!Bu işler tek taraflı olmaz... Yoksa birileri muhtar bile olamazdı...

      Sil
    3. Demokrasi falan diyerek Saadet gibi partilerin meydana çıkmasını kim teşvik etti veya izin verdi? Sağır İsmet zamanında hangi partinin önünü açtı. Seçim sistemlerini anayasaları ona göre ayarladılar. Çünkü NATO ve İngiliz siyaseti bunu gerektiriyor. Siviller değil askeriye veya vesayeti hükmedecekti. Bunun için de zayıf sivil idare lazım. Zayıf hükümet ise tek partiyi başa geçirmemek ile mümkün olur. Hatta onun oylarını bölüp halkçılara yol açmak için de. Demokrasi’den bahsediyorsun. Hangi demokrasi? Rejime adını kim veriyor. Milliyetimiz bile bir şahsın adıyla tayin ediliyor.

      27 mayıs darbesinin ilk hükümet listesinde bir adamın bakanlığı son anda olmadı. O bir hoca. İstanbul’da bir cemaate bağlı hoca. Sonra devrim otomobili yapıp onlara yaranmak istendi. 5 yıl sonra da AP tek başına iktidar olunca ve askeri vesayet güç duruma düşünce bir milliyetçi, bir Alevi bir İslamcı parti kurduruldu. Sonra sokak çalıştırıldı. Buna rağmen 1969 seçimleri istenen netice vermeyince de darbe yaptılar. Darbe sonrası o zamanın cunta başlarından ve bir rivayete göre ilk Ergenekoncu paşa partisi kapatılan o makine profesörünü Avrupa’ya yolladı. Sonra seçim zamanı gelince devrilen iktidar yine gelir ve Amerikalıların istediği adam iktidar olamaz korkusuyla çağırıp politika arenasına saldılar ve emellerine nail oldular. Öyle ki Kıbrıs harekatıı için oylama yapılıyor sadece 8 bakan evet diyor. Büyük ortağın 20 kadar bakanı ise çekimser kalıyor. Üstelik harekat için O zamanın Genelkurmay Başkanı operasyondan 2 ay önce ABD’ye çağrılıp taktik ve çıkarma emri veriliyor. Asker de hükümetteki adamına tiyatroyu tamamlaması talimatı veriyor.

      İttihad esas iken tefrikaya çalışan o adam Türkiye’nin tam tamına 30 yılını kaybettirdi. Üstelik Başbakan iken bir generali kapıya kadar inip ağırlayıp yolcu edecek kadar yakınlık gösterdi. Çünkü vesayetin adamı idi? Ve onun üzerinden 28 Şubat tezgahlandı. Hele 12 Eylül öncesi yaptığı palyaçovari şovlarla darbeye davetiye çıkardı. Ve darbe olunca da tutukluluk dönemi için efendilerine “Bizi misafir ettiler” diyecek kadar şey oldu. Halkın temsilcilerine politik zorluklar çıkarırken cuntacılara böyle davranması neyle izahı olur?

      Evet demokraside isteyen istediği partiyi kurar. Ama güdümlü ve vesayetli demokrasi varsa bu milletin manevi değerlerine sahip olanların sorumsuzca hareket etme hakları yoktur. Ahirette hesabı var. Dikkat ettim fetoşa yakın milliyetçi kanat hep Saadet’i pompalayıp durur. MHP’de kızılca kıyamet koparken bir yandan onlara el atılıyor. Niçin. Ak Parti gitsin de... susmak lazım.

      Sil
  17. Her ne kadar müdahale başladıysa da, şu an görünen bir belirsizlik var. Belki de bu hafta sonu Çin'deki Putin ve Obama ile görüşmelerden sonra Türkiye'nin Suriye'deki harekat tarzının geleceği, gidişatı netleşecektir, ya herro ya merro.
    Önümüzdeki hafta içi bunun yansımalarını askeri sahada görürüz demek kehanet sayılmaz. (Geçen hafta bölgeye askeri sevkiyatın 6 Eylül'e kadar sürmesinin planlandığı haberleri verilmişti http://www.dha.com.tr/sicak-bolgeye-dev-sevkiyat-_1312926.html )

    9 Eylül cuma numerolojik olarak çok ilginç bir tarih.. (Hadiste harbin vaki olacağı söylenen Zilhicce'nin ilk Cuması)

    9 / 9 / 2+0+1+6

    9-9-9

    Ters ayna görüntüsü ise 6-6-6

    Hayırlısı..

    YanıtlaSil
  18. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  19. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  20. TR YE HAVA SALDIRISI YAĞMUR GİBİ OLACAK AMA DÜŞECEKMİ ? ALLAHIN İZNİ İLE DÜŞMEYECEK FİTNENİN DÖNDÜĞÜ KISIMLAR HARİÇ

    GÖKYÜZÜNDE ÇİFT GÜNEŞ GÖRÜNTÜLERİNE YORUM YAPABİLECEK VARMI? GÖRÜNTÜLER TEK EL MESAJMI HAKİKATMİ

    DÜNYA SARSINTILAR DAİRESİNE GİRDİ..İTALYA..BURMA..ATLANTİK..Y.ZELANDA..OKLAHAMA..V.S

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Roxalena

      Bu rü´yâyı 4 ya da 5 sene önce gördüm. O yüzden kesin bir gün, sê‘at ve zemân veremiyorum. Rü´yâmda hâmileyim. Doğum zemânı yaklaştığında bir ya da iki kadın benim doğurmama yardım etmek için ânîden geliyorlar. Beni kendi odama götürüp yatırıyorlar. Hâtırladığım diğer bir şey´ ise güneşin doğmak üzere olduğu. Gördüğüm kadın / kadınlar bana yardım ediyorlar ve çocuğum dünyâya geliyor. Onun erkek olduğunu bana söylüyorlar. Sonra onu beyaz bir beze sarıyorlar. Bebeğin sarışın ve mavi gözlü olduğunu hâtırlıyorum. O sırada ğarîb olarak batıdan güneş doğuyor. Kadın odanın penceresini açıyor, oğlumu eline alıp güneşin doğduğu yer olan batıya yöneliyor ve onu hevâya kaldırıyor. Güneşin ışıkları oğlumu ‘âdetâ aydınlatıyor. Çocuğun üstünden ışıklar çıkıp parıldıyor. Hevâ´ çok güzeldi, belki mevsim yaz olabilir diye düşünüyorum. Bu rü´yâmı ba‘zı kişilere anlattım ama kimse anlamını bulamadı, umarım siz bulursunuz.

      http://tabirci.com/tabirler/iddali-tabirler.php

      Sil
    2. 8236. Moğolistên -
      Benim yaşadığım yer 25.000 nüfûslu kasaba idi. Ben rüyamda: Hergün olduğu gibi sê‘at 9-10'da kalktım ve dışarı çıktım. Bir baktım ki batıda 3 güneş. Annem de yanımdaydı ve ona şöyle dedim: Kıyâmet yaklaşmış artık ‘ibâdet yapmazsak.. Yazın güzel günlerinden biriydi ve güneşler dağın tepesinden biraz yüksekteydiler. (Ya‘nî gündüzün sê‘at 10 civârı gibiydi.) 3 Güneş birbirine yakın ama farklı yerde idiler.
      Not: Sabâh kalktığımda sê‘at 9-10 civârıydı. Gün, sê‘atini iyi hâtırlamıyorum. Tahmînen yazdım. Böyle bir hizmetinizden dolayı sizlere teşekkür ederim. Rü´yâmın en kısa zemânda ta‘bîr edilmesi dileğiyle…
      2001/06/27
      http://tabirci.com/tabirler/arsiv-hepsi.php?Keyword=&Page=171

      Sil
    3. 6390. SERNİL
      Camdan bakarken güneşin ters doğduğunu gördükten sonra çok sıcak ve güneşli bir hevânın birden bire bozup yağmurun şiddetli bir şekilde yağmasıyla beraber bulunduğum mekâna bir uçağın düşmek üzere iken şehêdet sesinin tümüyle kulaklarımı zorlaması ile tekrâr şehêdet getirerek uyandım.
      2001/02/14
      http://tabirci.com/tabirler/arsiv-hepsi.php?Keyword=&Page=356

      Sil
  21. CIA İLE PENTAGONDA BAŞKA KONULARDA DAHİ FİKİR AYRILIĞI VAR ..

    İLERLEYEN dönemde dahada açık hale gelecek küresel şebeke kendini güçlü zannettiği dönemin içinde o kadar da güçlü değiller ..

    abd ve ab siyon doktirinlerinden dışarıçıkmasının cezasını çinin toplarını dünyaya çevirmesi ile neticelenecek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hz. Peygamber buyurmuş ki: “Deccal Yahudi’dir”. Yani Yahudi ahir zaman dinsizliğine bayraktarlık eden deccallere severek tabi olur. Niçin? Hikmeti nedir?

      Arz-ı mev’uduna kavuşmak için yanıp tutuşan Beni İsrail’in içinden Siyonizm çıkar. O siyonizmin ahir zaman devrini başlatma tarihi 1773. Ve çok kısa zamanda ihtilallere ve dinsizlik cereyanlarına öncülük eder. Marksizm, Darvinizm, kapitalizm, liberalizm, kemalizm, sosyalizm, nasyonalizm. Yıl 1897. Yer Basel. Siyonist devlet resmen kurulur. 1. Cihan Harbi ateşini yakar. Arkasından güneşi batmayan imparatorluğu arz-ı mev’ud pazarlığı ile kendine hadim kılar. O da Osmanlı’yı yıkar. Yıkmasına yıkar da söz verdiği arz-ı mev’udu vermeyince bir şey daha olur. ABD’yi cihan sahnesine çıkarır ve 2. Cihan Harbi’nin fitneler. Ve arz-ı mev’uduna kavuşur. 1948. Ama bir eksik var. Fırat’tan Nile kadar olan topraklar. Ama ABD yetersiz kalınca bu kez devreye Çin’i sokar. Çin’i dünya sahnesine sokan Yahudi hakimiyetli küresel sermayedir. Palazlanan Çin ne yapacaktı? Pasifik’te ABD’yi meşgul edecekti. Ve küresel sermaye Büyük İsrail’i kurmayan ABD’yi cezalandırıp emeline kavuşacaktı.

      Yapılan iş şimdi Büyük İsrail’i için bütün dünyayı Yinon Planı için amelelik yaptırmak. Ve yaptırıyor. Ve 9 Müslüman ülkesi. Yani Osmanlı toprağı 22 devletçiğe bölünecek. Bölünüyor. Ve de Kudüs başşehir olup Büyük İsrail kurulacak. Bu planın ilk yerli ortağı 28 Şubatçı şebekedir. O tarihte Siyonist-kemalist-baronist-fetoşizm işbirliği başladı. 3. Cihan Harbi Körfezde başlar. Yani. 3. Melheme.

      Bütün bunlar olurken oturup seyrettik. Daha doğrusu Mehdiciler. Mehdi gelecek, Mesih gelecek ninnisi ile kendilerini hipnoz edip oturdu. Mersiyeler düzdü. Halbuki hem Mesih hem Mehdi şahs-ı manevi olarak faaliyetteydi. Ama görmek için göz gerekirdi. Sahi “Mü’minin nazarından korkun çünkü o Allah’ın nazarıyla nazar eder” kim demişti? Kainatın Sultanı. Sahi Allah’ın nazarıyla nazar edebilmek için ne yapmak lazımdı. Esma-yı İlahiyeye tam ayinedarlık olarak değil mi? Kamil iman sahibi olmak ve şeriat-ı Muhammediye’ye sahip çıkmak, şeair-i Ahmediyeye sarılmak.

      Hayır biz bunu yapmadık. “Gelecek. Geliyor. İşte alameti.” Uyusun da büyüsün ninni. Mehdi gelecek kurtaracak ninni. İyi de Mehdi’ye zemin hazırlamak lazımdı değil mi? Kim hazırladı acaba? Ve 40 yıl önce İran’a giden bir Türk Cumhurbaşkanı Sirazi’nin mezarını ziyaret sırasında Fatiha okunması teklifine “Hayır biz laikiz” diyerek red eder. Ama o sırada Mehdiyet’in ikinci faslı çalışıyordu. Hayat faslı. Dinin hayatta yaşanması faslı. İman ve hayat. Derken 40 sene sonra bir cumhurbaşkanı geldi. Şehitlere Kur’an okuyordu. İyi. Peki ne değişti? Yoksa Mehdi geldi mi? Aklım karıştı. Ninni.
      “Mehdi geldi. Geliyor. Gelecek” ninni. Mehdisine kavuşsun ninni.

      Sil
    2. Siyerci, Fıkıhcı falan mısınız?

      Sil
  22. Benim Yasin süresinden çıkardığım bir mana Yasin süresi Hz. Mehdiden bahsetmektedir. Hatta bunun için Mehdi'ye Mehdi A.S. denilmektedir.
    Bir tevili şöyle olabilir. Yasin Ya kelimesi malum birine seslenmek için sin ise Hz. Bediüzzaman hazretlerinin adı yani S.N Said Nursi
    kısaltması olabilir. Zaten baktığımızda Bediüzzaman hazretleri varolan hiçbir meşreb ve tarikat tercihi etmemiş kendisine hitap edildiği gibi
    ikinci ayeti takip etmiştir.DİKKAT (yanlış anlamayın) Peygamber değil ama üçüncü ayetteki gibi peygamberler gibi sadece iman hakikatları ile meşgul olmuştur.
    Zaten surenin başı olduğu gibi, yirminci ayet Ankaraya gelişi ve sonrasında ona yapılan fenalıklara işaret etmektedir. Sure yine ayet sayısı
    Bediüzzaman hazretlerinin yaşadığı 83 yaşına işaret ediyor. Yasin lafzıda yatağının baş ucuna astırmıştır.Belki bir çok işaret daha bulunabilir.
    Yine başka bir surede kendisinin ve kendisinden sonra gelecek kişinin isimi hemen ard arda yazılmıştır. (Bu kişi hayattadır ve aktifdir.
    Hayatta olduğu için ifşa etmek doğru gelmiyor.) Tıpkı azizenhamiden abdulaziz ve abdulhamide işaret ettiği gibi.
    Bediüzzaman ile ilgili kimin şüphesi varsa, eserleri ortadadır. Alıp okuyabilirler. Göreceklerki Risale-i Nur bir insanı en yüksek imana çıkarabilir.
    Yine şüphe eden olursan hapisteki sadece bir haftalık yaşamını youtubda bu videyu ( https://youtu.be/8KL0aVlE_4M ) izlesinler. inşaAllah haddimi aşmamışımdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bediüzzaman şahs-ı maneviyeye işaret eder. Şahsı değil, İtihad-ı İslam'ı şart koşar. ittihad-ı İslam ile yani ehl-i iman ve tarikin ve dini cemaatlerin üçüncü aşamada Seyyidler cemaatinin katılmasıyla hizmetin görüleceğini belirtir. Bu zamanda şahsın değil, şahs-ı manevinin hizmetinin yani bütün ehl-i iman ve İslam’ın çalışması gerektiğini belirtir. Bir başka husus, geniş dairede Mehdiye zemin hazırlamak Müslüman halkın vazifesidir. Bunu ihtiyar edinmedikçe netice husul etmez. Mesela 15 temmuz bunun bir örneği idi. Herkes sokağa çıkıp darbecilere direndi. Bu bir örnek. Münazaratın başındaki teşhisi neydi?

      “Mağlûp biçare bir reise yahut müdahin memurlara veyahut mantıksız bir kısım zabitlere itimat edilirse ve dinin himayesi onlara bırakılırsa mı daha iyidir; yoksa efkâr-ı âmme-i milletin arkasındaki hissiyat-ı İslâmiyenin mâdeni olan, herkesin kalbindeki şefkat-i imâniye olan envâr-ı İlâhînin lemeâtının içtimalarından ve hamiyet-i İslâmiyenin şerârât-ı neyyirânesinin imtizacından hasıl olan amûd-u nuranînin ve o seyf-i elmasın hamiyetine bırakılırsa mı daha iyidir, siz muhakeme ediniz.”

      Bunun için şahsı nazara vermeyin. Dava iman ve Kur’an davası söz konusu olunca, şahıs söz konusu olmaz. Bediüzzaman şahsını daima aradan çıkarmış ve Kur’an’ın malı olan Risale-i Nur’u nazara vermiştir. “Ben asmanın odunuyum meyvası ise Risale-i Nur’dur” mealinde fikir belirtmiştir. Ahir zamanın eşhası sırr-ı imtihan ve hikmet-i ibhama tabidir.

      Sil
    2. Kardeşim sevgide aşırıya kaçmayın. Kim kuranı kendi reyine göre tefsir ederse cehennemde ki yerini hazırlasın buyuruluyor hiç mi duymadın? Yapmayın bunu lütfen. Müteşabihin müteşabihi olan bu ayetler bizi aşar, bilmemize ve kafa yormamiza gerek bile yoktur

      Sil
    3. kardes sana ve abdurrahim cokgungor gibilere acizane tavsiyem tovbe edin ve imaninizi tazeleyin. sizin gibi bediuzzamani peygamber gibi gorenler yuzunden benim gibi insanlar bediuzzamandan nefret eder hale geldik neredeyse.tamam,alimdir evliyadir,dine hizmetleri olmusdur. hasa utanmazsaniz Allah`in kurani onun icin indirdigini yada kainati onun icin yarattigini soyleyeceksiniz.

      Sil
    4. Ysn Krt
      Sen önce okuduğunu anlama melekesine sahip ol. Sonra ilim sahibi ol. Sonra başkasının kusurunu görmeden önce kendi kusurunu gör. Görünce de böyle abuk sabuk laflar etmezsin.

      Kur'an her zamana her asra bakar. Hükmünü verir. Bu hükümleri anlamak için de ilim sahibi olmak lazım. Mesela Kur'an'da adı geçen Hz. Yahya (as) ile Talut kumandanın zamanımıza veya Mehdi'ye işareti var mı. Çünkü Kur'an'ın her bir suresi, hatta ayeti hatta kelimesinin her zamana bakan yönü vardır.

      Bunlar yazılınca anlamazsan onlara değil cehaletine kız. Kur'en hem kainatın ezeli bir tercümesi olduğu gibi gayb ve şehadet aleminin müfessiri. Sende bunu anlayacak göz ve akıl ve ilim var mı? Yok mu? Bir karar ver. Ezeli bir tercümesi ne demek. Yaşanan zamanın ve yaşanmayan zamanın müfessiri olan Kur'an ne demek? Öğren. Sonra bilgiçlik tasla. Mü'minin iki günü denk olursa zarardadır. Sürekli terakki ile mükelleftir. Sonra Kur'anda yaş ve kuru olduğuna inanmıyor musun? Hemen tövbe et.

      Sil
    5. sevgili kardeşim sen bırak Mustafayı Abdurrahimi bak okumayı anlamayı bilen seven birisin Allah için aç bir risalei Nur Kitabını okuyup anlamaya çalış ama sonuna kadar götür ilk başlarda alışa geldiğin eserler gibi olmadığı için zor gelebilir biraz sabır biraz gayret okumaya devam et hem risale-i Nur'u hem üstadı tanımış olursun sonra burdaki kardeşleri tenkid et.Ne olur gel önce bir beraber okuyalım...

      Sil
  23. Kaim as icin mucize gosteremez denilmis Peygamberlerdn fazla ilim verilecek olan Kaim as nasil mucize gosteremez anlayamadim arkadaslari? Kafir deccal bile gosterebiliyorken Huccetullah mi gosteremeyecek sizi mantikli dusunmeye davet ediyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mucize ,keramet ve istidrac olağanüstü hal,durum,oluş anlamlarına gelir ve dinimizde peygamberlerin gösterdikleri olağanüstü hallere mucize , kamil insanların gösterdikleri olağanüstü hallere kerâmet , gayri müslimlerin gmsterdikleri olağanüstü hallere de istidrac denmektedir.

      Sil
  24. Boşuna mehdiyi beklemeyin.

    Uydurmalara aldanmayın.

    Peygamber'imize nispet edilen sözlerin ekserisi UYDURMADIR.


    BİZE KUR'AN YETER.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize sadece Kuran yeter diyen biri kaybetmiştir

      Sil
    2. İmanın 6 rüknü arasında Allah’ın Resullerine inanmak vardır. Özellikle ahir zaman Peygamberi için bu iman mutlak anlamındadır. O hem Kur’an’ın en iyi müfessiri, hem de de tevilcisidir. İslam dini Kur’an ve sünnet üzeredir. İkisi farz hükmündedir.

      İslam deccali ve onun emrinde hareket eden İslam ıstılahında ulema-i su denen Süfyan’ın yalakası ilahiyatçıların yaydığı bir fikir vardır. O da: “Kur’an bize yeter. Hadis uydurmadır.” Bunlar ahir zamanın deccalin uşaklarıdır. Zaten adı üstü kötü alimlerdir. Şimdi onları ve ona inanları Kur’an yalanlıyor ve ikaz ediyor. “Allah’a uyan Resulüne de uyar.”

      Bir husus daha. Bilinen dünyevi alemin dışından 18 bin alem vardır. Dünya bir alem. Mezar hayatı ve ruhlar alemi, gibi alemlere göçenlerle belli şartlar altında irtibat kurmak yani manevi olarak onlara dahil olmak vardır. Bir çok muhaddis, tereddüde düştüğü hadisler konusunda manevi alemde Hz. Peygamber’e bunu sorarak tahkik edip teyid almışlardır.

      Şimdi Kur’an Hz. Peygamkber ve uygulamaları için ne diyor okuyalım. Ve tövbe edip küfürden kurtulalım:
      (Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) Ahzab 71(Resulüm de ki: “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) Al-i İmran 31 (Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13] (De ki, Allah’a ve Resulü’ne itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çevirenler [kâfir olanlar], bilsinler ki, Allah, kâfirleri sevmez.) Âl-i İmran 32(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) Haşr 7(O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar.) Araf 157 (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) Nisa 80 (Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) Ahzab 36(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) Nisa 13-14 (İhtilaflı bir işin hükmünü Allah ve Resulünden [Kitap ve sünnetten] anlayın!) Nisa 59 (Biz her Peygamberi, kendisine itaat edilsin diye gönderdik.)Nisa 64 (Allah ve Resulüne itaat edin) Enfal/20

      Unutulmasın din Hz. Peygamber ile başlar Mehdi ile hitam bulur. Hatta Mendi ve Mesih ile tevhid cihana hakimiyeti tam olur. Fetih Suresi’nin bir işareti de fethin bu ikili ile sona ereceğine işaret eder. O zaman bu zamandır. Lozan’da kurulan vesayet Horasan’dan gelen erenlerin temsil ettiği 5. devletin içinde zuhur eden Mehdi ile aslına rücu edecek. Ve Rıza Tevfik'in şu yürek parçalayan mısralarının sapıklık bitecek:

      Milliyet dâvâsı fıska büründü,
      Ridâ-yı diyânet yerde süründü,
      Türkün ruhu zorla âsi göründü,
      Hem Peygamberine, hem Allâh'ına.

      Sil
    3. Ah kardeşim değer mi son yy.da çıkan sapıkların görüşlerinden etkilediğinden dolayı cehennemde yanmaya? Belki imanına tasallut eden bir meseleyi anlayamazsın da ebedi bir ateş azabı seni bekler. Var ya içim yanıyor sizlere üzülüyorum kahroluyorum, Allah belasını versin bu islamoglu nun bayındırın vb.nin

      Sil
  25. Mustaya ağabey belki bu sitenin kapanması daha hayırlıdır ne dersiniz? Önceden mesuliyet sizde değildi anlarım ama şimdi bu mesajları siz onayliyorsunuz ve mesuliyet sizdedir!! iş artık sır ayetleri tefsir etmeye, Mehdi olmayan insanların Mehdi olarak lanse edilmesine ve dahi Kuran bize yeter diyenlerin hedefine girmiştir? Eğer derdiniz ilim yayılsın ise, Allah razı olsun ama bu son mesajlardan gördüm ki; siz demokratik bir ortam oluşturup bidat ehlini de buraya alarak sitenin canlanmasını mi hedefliyorsunuz ben şüpheye düştüm! Bu mesajımı siz okuyun diye yazdım yayinlamazsaniz sevinirim. Site amacından sapma noktasına gelmiştir ya ehli sünnet dışı fikirleri yayınlamazsınız yada hesabını verirsiniz ahirette. İnşallah demek istediklerimi anlamışsınızdır. Selametle

    YanıtlaSil
  26. Burada yayınlanan yazıların sorumluluğu yazanlara aittir. Ehl-i sünnete aykırı birşey görürseniz doğrusunu yazınız. Niyetimiz demokratik bir platform olsun değildir. Herkes fikrini beyan ediyor. Her fikrin muvafıkı var, muhalifi var. Sabırlı ve tahammüllü olmak lazım. Bir iki haftadır müdahale etmiyorum. Sadece işi alevlendirecek keskin mesajları yayımlamıyorum o kadar. Herkesi memnun etmenin mümkün olmadığı açık.
    Ahirette işimiz elbette zor.. Birbirimizin hayır duasına muhtacız.
    Sık sık yeter gayri dediğim anlar oluyor
    Ama bırakıp kaçmak yok. Tek sesli bir site ya da kişisel borazan düşünemiyorum.
    Ahirette inşaallah "Ala sururin mutekabilin" sırrınca hepimiz bir arada olalım amin...




    YanıtlaSil
  27. Melih gökcek sürekli istanbul depreminden bahsediyor son günlerde haarp ile olacak diye dogrulugu nedir zaman gösterecek seyh nazımda demişti istanbul depreminden
    Bazı velilerde izmir için diyor hayırlısı...

    YanıtlaSil
  28. Allahu ekber Allahu ekber
    La ilahe illallahu vallahu ekber
    Allahu ekber velillahilhamd.

    İnne salati ve nusuki
    Ve mahyaye ve memati lillahi Rabbil alemin.

    YanıtlaSil
  29. Erbakan hoca’nın dillendirdiği Millî Görüş de‘vâ´sı İslâm’ın ta kendisidir. İslâm’ın XXI. ‘Asr'a uygulanma modeli olan ‘Âdil Düzen projesi'ni Hoca 30 yıldır hâzırlamaktadır. Bugün yeryüzünde hiçbir cemâ‘atin, tarîkatin, İslâmî grubun elinde böyle bir proje yok. İslâmî bir devlet kurulduğunda nasıl bir sistem yapılandırılacak. Ekonomi, siyâset, dîn, bilim hangi temellere oturacak… Ma‘a'l-esef şerî‘at dendiğinde birçok müslümanın ‘aklına ya bugünkü düzenin biraz muhâfazakârlaşmış şekli geliyor ya da Îrân veya ´Afkânistên tipi bir Molla rejimi geliyor. İşte ‘Âdil Düzen, Kur´ân’ın rûhuna sâdık kalarak ancak gelişen ve değişen koşulları da göz önünde bulundurarak hâzırlanmış ve uygulanabilirliği olan rasyonel tek projedir ve bu da Erbakan hoca’nın 1970’lerde başlattığı ve bugün kemâle ermiş olan bir sistemdir.

    "Hılâfet" vazîfesi de Erbakan hoca’nın üzerine kalıp gibi oturuyor. 1970’li yıllarda içinde Yâsir ‘Arafât ve merhûm Ziyâü’l-Hakk’ın da bulunduğu farklı ülkelerden 7 müslüman önderin Mekke’de kendisine bî‘at etmesiyle başladı Hılâfet görevi. Müslümanların lîdersiz, halîfesiz kaldığı bu ‘asrda ilk tohumu o yıllarda attı. Bugün tüm dünyâdaki antisiyonist İslâmî hareketlerle irtibâtlı olan hattê birçoğunu organize eden kişi Erbakan’dır.

    http://forum.cjb.net:81/cgi-bin/forum.cgi?forum=elaziz&thread=QpTcyDtuIxxtgbdO


    Dıyâü’l-Hakk, bir seminerde Erbakan’dan bi’z-zât kendi kulaklarımızla duyduğumuz üzere Ke‘be-i mu‘azzama'da Erbakan’a bî‘at eden dünyâdaki 7 kişiden biri idi. Erbakan bunu MSP tarafından tertîblenen ve Yukarı Ayrancı Câmi‘i'nin karşısında Hoşdere caddesi üzerindeki inşâ´âtı yeni bitmiş bir büyük mağazada 3 gün süren seminerde anlatmıştı.

    http://el-aziz1.tripod.com/sayi206/fikragibi_dosyalar/fg3.htm
    10 Temmuz 2002

    YanıtlaSil
  30. Allahım müslümanlara islam birliği içinde huzur ve saadet ihsan eylesin... Allahım vatan ve millet düşmanlarına fırsat vermesin. Amin...

    YanıtlaSil
  31. Tüm İslam Âleminin Kurban Bayramını En İçten Dileklerimle Kutlar,Sağlık,Mutluluk ,Huzur Ve Bereket Getirmesi Temennisiyle Kurban Bayramımız Mübarek Olsun!

    YanıtlaSil

  32. abdurrahim cokgungor bey bu videoya turkce anlayabilecegimiz bir dilde yorum yapip aydinlatsa bizleri,

    https://www.youtube.com/watch?v=YUIQLsXLiQM

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    4. Sana mufassal bir cevap yazdım, 5 bölümden ibaretti. Ancak Mustafa Kardeşimiz fena ve fani kişileri korumak uğruna iki bölümünü sansürledi. Kalan kısmı ise bir mana ifade etmediğinden sildim.

      Senin verdiğin adresteki videoda yer alan iddiaların hepsi yalan, düzmece ve palavradır. İkincisi o videoda yer alan bir hanedan mensubunun iddiaları da. Onların iddialarına dayanak olacak tek bir satırlık vesika bile yoktur. Uydurmadır. İddiaları kulaktan dolma palavradır.

      Birkaç gün önce Mesut Zeybek arkadaşımız bu konuda uzun bir yazı yazıp sitesinde yayınladı. 11 sayfa kadar. Bu konuda bugüne kadar Türkiye’de yazılan en doğru ve belgeli ve mufassal yazıdır. Boş bir zamanında okumanı tavsiye eder. Site adresini veriyorum..
      http://www.ittihad.com.tr/bediuzzaman-hz-ve-sultan-ii-abdulhamid-han/
      Türkiye önce batılı emperyalistlerin sonra da onların yardımıyla başa geçirilen Süfyan’ın cümle mirasını tarumar ettiği bir ülkedir. Maddi manevi bütün zenginliği ve serveti yok edilmiştir. Sonra ortaya kapkara cahil nesillerin çıkmıştır. Okumaz, okuduğuna anlamaz. Ayrıca Süfyan vesayetinin tetikçisi gibi ona buna saldırır. Akı kara karayı ak gösterme beyhuda çabası içindedir. Ama bunlar ehl-i hak ve tahkikin mihengine vurulduğunda foyaları ortaya çıkar.

      Sil
  33. Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

    “Kureyş’ten bazı insanlar (ileride) insanları (fitne ile) ölüme sürükleyecekler!” buyurdu.

    Ashâb-ı kiram:
    “Yâ Resulallah! Biz o zaman ne yapalım?” diye sordular.

    “Keşke insanlar onlardan uzak bulunsalar!” cevabını verdi.

    (Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 1469)

    YanıtlaSil
  34. bir milletlerarası konferansta Ecnebî bir diplomat:

    “Dünyâda şu 4 ülkeyi doğrudan doğruya Yehûdîler idêre ediyor. Bunlar: İsrâîl, Amrîkê, Fransa ve Türkiye'dir!”

    iddi‘âsında bulunmuş… Ama hayrettir ki bizim orada hâzır bulunan delegasyonumuz bunu yalanlamayıp susmuş…”

    Siyâsette 35 Yıl / S. ‘Arif EMRE / C.1-Sh.200-202 / Keşif Yay. -

    Mart2002

    Yine sn. Süleymân ‘Ârif Emre beyin ve diğer yetkili şahsiyetlerin bu dönme Yehûdî Mûsê Safvet Bayramaşık'ın ziyaretiyle ilgili olarak özel sohbet ve seminerlerde anlattıklarına göre: Amerikan siyonist lobilerinin temsîlcisi olan bu kişinin Erbakan Hôca'ya getirdiği çok önemli bir teklîf de: “Partinizin yaşamasını ve Yehûdî lobilerinin size güven duymasını istiyorsanız bizim size önereceğimiz birkaç kişinin partiye alınmasına ve devâmlı yakınınızda bulunmasına râzî olacaksınız! ‘Aksi hâlde kesinlikle kapatılacaksınız ve siyâset ortamına sokulmayacaksınız!..”

    “XX. yüzyılda Yehûdîler iki devlet kurdu biri Türkiye diğeri İsrâîl'dir.” diyen Sebataycılar

    http://millicozum.com/mc/EKiM-2004/dve-mlhareketlerdekkrto-gl-yahuder.html#_ftnref2

    Millî Çözüm araştırma ekibi

    YanıtlaSil
  35. Erbakan hoca kehanet değil gerçek

    https://www.youtube.com/watch?v=M_zGpivV6EE#t=116.805659

    YanıtlaSil
  36. http://www.derindunya.com/2016/05/yeni-cephe-ezoterizm-mi-kirli-rus-iran-ittifaki-bolgede-planlananlar/

    YanıtlaSil