.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

26 Ağustos 2016 Cuma

ABDULLAH GÜRBÜZ HAZRETLERİNDEN GAYBİ HABERLER

Turgut Akarsu25 Ağustos 2016

İbnül Arabi Hazretleri öyle diyor,

“Âlemi manada Cenabı Peygamber Aleyhisselatü Vesselam ve Onun varisi ve emsallerinin hepsinin Arşı Âzam’da kürsülerine şahit oldum.”

Rabbim yolundan izinden bizleri ayırmasın. Bu şekilde bir ölümü de cümlemize nasip ve müyesser eylesin inşallah.

Günümüz ahir zamanın fitne ve fücurunun ayyuka çıktığı bir zamandır. Üstadımızın bugünlere işaret eden bir iki tavsiyesi var. Bunları da söyleyip anlatıp sözüme son vereceğim.

Cennet Mekân(Abdullah Gürbüz hz.) buyurdular ki:

“Evladım! İçerden ve dışardan ihanet şebekesi bu ülkeyi büyük bir kaosa sürükleyecekler. Böyle bir zamana geldiğinizde sakallarınızı uzatmayın, dışarıda haydariye ve sarıklarınızı sarmayın. Bir ekmek bulamayacağınız güne doğru gidiyorsunuz. Sakın! Dervişlere söyle, yukardan yüksek binalardan ev almasınlar, karga yuvası olacak. Elektrik olmayacak, su olmayacak, arabalarınıza yakıt dahi olmayacak. Onun için temkinli hareket edin. Beş vakit namazınızı kılın ve evradı şerifelerinizi aksatmayın. Ancak bu şekilde Mehdi Resule kadar olan süreci geçirmiş olursunuz. 

Öyle ki kâfirler ittifak edecekler Kürt devletini kuracaklar. Türkiye, İsrail ile ittifak edecek Suriye’ye saldıracak. Türk ordusu namluyu İsrail’e çevirecek. Bunun üzerine İsrail Yunanistan’ı devreye sokacak. Marmara Bölgesinde sanayi tesisleri vurulacak. İstanbul işgal edilecek. Sonra Mehdi Aleyhisselam İstanbul’u fethedecek…”

Cennet Mekân bir de,

“Ümmeti Muhammedi duadan eksik bırakmayın. Yüz İhlas-ı Şerife’yi okuyun ve deyin ki, ‘Ya Rabbi! Bu yüz İhlas-ı Şerifelerden yaratmış olduğun melekleri İslam ordusuna ilhak eyle Allah’ım!’ diye dua edin.” derdi. Onun için yüzer İhlas okuyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve dünyanın dört bir yanında bulunan Müslümanlara, Bayırbucak Türkmenleri dâhil…

“Ya Rabbi ordumuza ve askerimize yaratmış olduğun ihlas meleklerini ilhak eyle Allah’ım” diye inşallah dua ve niyazda bulunacağız.

Bunu şöyle anlatırdı Cennet Mekân:

“Konya’dan, Antalya-Manavgat tarafına doğru giderken Seydişehir’de 1900’lerin başında vefat etmiş olan Abdullah Efendi Hazretleri isminde bir mürşidi kâmil, bir maneviyat sultanı var. O mübarek zâtla ilgili şöyle bir hadiseyi şöyle anlatmıştı Cennet Mekân:

“O muhterem Nakşibendi tarikatının Hâlidiye kolundandır. Sabah namazından sonra Allah’ı zikrederlermiş, sonra dervişlerine dermiş ki ‘Yüzer İhlas-ı Şerife okuyunuz.’ Herkes yüzer tane ihlas-ı Şerife’yi okuyunca dermiş ki ‘Ya Rabbi! Bu yüz tane okumuş olduğumuz ihlas-ı Şerifelerden hâsıl olan, yaratmış olduğun melekleri ve hâsıl olan sevabı, Rusya da çarpışmakta olan Şeyh Şamil Hazretlerinin ordusuna ilhak eyle Allah’ım” diye dua edermiş. Bu mübarek zat hac farizası için Medineyi Münevvere’ye gidiyor. Medineyi Münevvere de Şeyh Şamil Hazretleriyle karşılaşıyorlar. Şeyh Şamil Hazretleri diyor ki “Ne zaman ki çarın ordusu bize galip gelecek olsa, bizi sıkıştıracak olsa yeşil sarıklar sarmış melaikeyi kiram hazeratı gelir, Moskof gâvurunu bertaraf ederdi. Aman Ya Rabbi, bunu kim gönderiyor diye bakardım, Konya’dan Abdullah Efendi ve dervişlerini görürdüm. Allah ondan razı olsun.” diyor.

Onun için ecdadımız Yavuz Sultan Selim Han ki, Cennet Mekân Üstadım öyle buyururlardı: “Osmanlı İmparatorluğunun içerisinde iki mürşidi kâmil vardı. Biri Abdülhamit Han Hazretleri, Şazeliye tarikatı; birde Yavuz Hazretleri…” Bu günü gördükleri için keşif ve kerameten oraya Bayırbucak Türkmenlerini yerleştirmişlerdir. O kardeşlerimizin de yardımı için bu yüz İhlas-ı Şerifeleri inşallah okuyacağız. Askerimize de polisimize de inşallah yardım olması için bağışlama yapacağız.

Rabbim ahir zamanın fitne ve fücurundan cümlemizi hıfzı muhafaza eylesin. Üstadımızın himmetinden, feyzinden

11 yorum:

  1. İmamı Rabbani hz. :" Bu büyüklerin yolu ashab-ı kiram yoludur. Nakşibendiye nisbeti ve huzuru kemal mertebesine ulaştığında velayeti kübra ile ittisal eder. Bu velayet kemalatından bol haz husule gelir. Ama bunların dışındaki kalan tarikatlarda durum böyle değildir. Onların velayeti, velayeti suğradır."

    YanıtlaSil
  2. m.yenisafak.com/yazarlar/nedretersanel/turkiye-3-dunya-savasini-nasil-durdurdu-2030878

    YanıtlaSil
  3. K'nın Suriye kolu PYD / YPG, ABD'nin itiraf ettiği “kara kuvvetleridir;” DAEŞ ise itiraf etmediği kara kuvvetleri.
    Ben bunu bilir bunu söylerim.
    Bunun için biz Cerablus'ta DAEŞ'e vurdukça, PKK / PYD / YPG cıyaklamıştır.

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/salihtuna/oyun-nasil-bozuldu-2031446

    YanıtlaSil
  4. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Fırat Kalkanı Operasyonu desteğiyle ÖSO'ya bağlı muhaliflerin Suriye'nin Cerablus kentinde kontrolü sağlaması, terör örgütü PKK'yı çıldırttı.

    Türkiye'nin müdahalesiyle terör koridoru tehlikeye giren PKK, örgüt içinde acil durum çağrısı yaptı, bütün teröristlerini ÖSO ve Mehmetçiğe karşı savaşmak için göreve çağırdı. Yenişafak'ın haberine göre; özellikle Kobani ve Tel Abyad'da terörist toplama seferberliğine girişen Kandil, “Münbiç-Afrin hattında yaşanacak büyük savaşa hazırlıklı olun" talimatı iletti.

    http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/397535.aspx

    YanıtlaSil
  5. "Allahtan başka kimseden korkum yok"

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na Artvin’de suikast teşebbüsü son derece vahimdir. Allahü teala Kılıçdaroğlu ve ülkeyi korudu. 15 Temmuz’dan sonra Kılıçdaroğlu “Yerli ve Millî” vasfı ile ortaya çıkınca Artvin’de DHKP-C ve PKK şer güçleri ülkeyi karıştırmak için böyle bir işe kalkıştı. Artvin’in komşusu Gürcistan ve Ermenistan Paralel Yapı’nın üssüdür.
      http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/592986.aspx

      Sil
  6. Türkiye Suriye’de ne mi yapıyor? Gelin beraber bakalım:
    1-Suriye’yi, Suriyeliler için güvenli, huzurlu hâle getiriyor. Gerçek sahiplerine teslim ediyor. Suriye toprakları Suriyelilerindir, diyor özetle.
    2-Kaybolan Özgür Suriye Ordusu’nu (ÖSO) yeniden görünür hâle getiriyor.
    3-DAEŞ ve YPG/PYD’yi direkt hedef alıyor. Sadece Fırat’ın batısı değil DOĞUSUNDA da hiçbir teröristi kabul etmeyeceğinin mesajını veriyor. Sınırlarında ne DAEŞ ne de YPG/PYD’yi görmek istemiyor.
    Buradaki, en büyük kazanım ne, diye sorarsanız; Türk F-16’larının Suriye üzerinde uçmaya başlamasıdır. Rus radar kilitlerinin çözülmesidir. Bu Türkiye’ye çok ama çok büyük bir avantaj sağladı.

    http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/batuhan-yasar/592988.aspx

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. türk ordusu büyük kayıp verme ihtimali olsada
      suriyeden sonra
      pyd ye teslim etmemek için ırak a musula da girecek görünüyor(musul işidin yönetiminde ancak halkı sünnidir)
      epey eksiğimiz var modern tank uçak v.s
      bu ara sanayimizde çalışıyor 7 adet silahlı tb-2 bayraktarın yanı sıra 14 üncü atak heli side teslim edilmiş
      milletimize hayırlı olsun

      Sil
    2. türkiyeye karşı batı yine ikili oynuyor
      bu yıl sonuna kadar 20 atak b1 helikopter yapacaktık yıl bitecek daha 5 atak bı yapılabildi 9 da ilk model toplam 14
      demek gizli bir motor ambargosu var
      motor olmadan helikopter yapılamıyor
      aynı şey tank motorları içinde geçerli mtu (alman malı) 1500-2000 beygirlik motorlar alınamadığı için altay tankları kaldı
      japon mitsubishi dende alınamadı
      tümosan bir avusturya firması ile motor geliştirme programı vardı bir ses çıkmadı
      yine motor yüzünden peşinatını aldığımız fırtına obüslerini motor sorunu yüzünden azarbaycan a teslim edemedik
      sorun metalurjide mazotun motor yanma odasında binlerce derecelik ısı oluşuyor bu hararete dayanıklı motor teknolojisi bir kaç ülkede var
      ukrayna motorda ileri ancak onların ülkesi soğuk olduğu için motorları hava soğutmalı
      zibil gibi üniversite var ama kalite yok odtü boğaziçi mezunlarımız okul bitince bir batı ülkesinin bir markasının türkiye distürübütörü olma peşindeler
      paralel yapı hadiseleri ile gördük askeriye üniversite adliye politize olmuş paralel yapının cirit attığı yer olmuş
      hükümet canını dişine takmış bir şeyler yapma yapabilmek istiyor
      dilerim ALLAH(C.C) önümüzü açar
      korkum odurki fethullah ikinci bir nasreddin tusi olmasın
      bu zatın hikayesi şöyle
      tusi bir nedenle halifeye ters düşer...tebriz e gider hülagünün hizmetine girer onu bağdat a saldırmaya teşvik eder gün gelir içlerinde 50000 ermeni süvari ninde olduğu orduyla hülagü bağdata girer tarih ırz namus can kültür katliama uğrar
      demek gavur bu ülkeyi birbahaneyle işgal etmek isteyecek
      gülen e gelince şimdi çok daha ucuz şeye türkiyeye teslim edilmeme karşılığı her şeye yapmaya hazır görünüyor
      risalede ne geçiyor
      -Kuvâ-yı insaniye tahdit edilmediğinden cinayâtı büyük olur
      Hayvanın hilâfına, insandaki kuvveler fıtrî tahdit olmamış. Onda çıkan hayr ü şer, lâyetenâhî gider.
      Onda olan hodgâmlık, bundan çıkan hodbinlik, gurur, inat birleşse, öyle günah oluyor HAŞİYE-2 ki beşer şimdiye kadar ona isim bulmamış. Cehennemin lüzumuna delil olduğu gibi, cezası da yalnız Cehennem olabilir.
      Hem meselâ, bir adam tek yalancı sözünü doğru göstermek için, İslâmın felâketini kalben arzu eder. Şu zaman da gösterdi: Cehennem lüzumsuz olmaz, Cennet ucuz değildir.
      -HAŞİYE-2 : Bunda da bir işaret-i gaybiye var.
      -ALLAH(C.C) sonumuzu hayreylesin

      Sil
    3. öso dan bir grup abd li danışmanlar var iddiası ile fırat kalkanı operasyonundan çekilmiş
      halbuki geçmişte bizim yaşadığımız muavenet dün suriyede yaşanan deyruzzor olayı türk birliklerincede yaşanmasın ABD uçaklarınca yanlış ???bir bombalama olmasın diye buna karşı böyle bir önlem alıyorlar bu elemanlar orada tutuluyor
      ÖSO lu bu arkadaşlar bir kısmı geri dönsede bir kısmı operasyondan çekilip güya iyi yaptılar
      halbuki harp hiledir herkes birbirine oyun oynuyor bu bölgede
      türkiyeyi yarı yolda yüzüstü bırakan bu gruplar elbette suriye halkı içinde bir şey yapamazve başa dert olurlar
      yakında ırak musul civarıda kaynıyacak görünüyor
      ALLAH (C.C) islam milletini perişaniyetten kurtarsın amin

      Sil
  7. AHMED AMÎŞ EFENDİ’NİN SOHBETİNDEN GAYBÎ HABERLER
    1807'de Tırnova'da doğdu. 1920'de İstanbul'da vefat etti. Kuşadalı İbrahim Halveti'nin talebelerinden Ömer Halveti'den yirmili yaşlarda tasavvuf eğitimi aldı. Hayatının son dönemlerinde Fatih Camii türbesinde görev yaptı. Bu sebeple Fatih türbedarı olarak anılmıştır.

    Ahmed Amiş Efendi Osmanlı'da Vahdet-i Vücud okulunun görüşlerini paylaşan sufilerden biridir. Osmanlı sufi geleneğinde çeşitli merasimlerin önemli bir yeri olmakla birlikte Amiş Efendi de piri Kuşadalı İbrahim Halveti gibi sufi eğitiminde yapı, giysi tarzı ve belirli merasimlere önem vermemiş bunun yerine ahlaki bir hayat ve sohbetin önemini vurgulamıştır.

    Kendisinin diğer tanınmış sufilerde olduğu gibi herhangi bir eser bırakmadığı bilinmektedir.

    AHMED AMÎŞ EFENDİ’NİN SOHBETİNDEN
    GAYBÎ HABERLER

    Şam, Bağdat, Mısır, birisi sudan, biri saikadan (yıldırım) biri de hareketi arzdan (deprem) harab olacaktır. Türk kavmi ebabil kuşu ile (hava saldırıları ile) helak olacak. Türk tenassur edecek. (Türkler hıristiyanlaşacak)
    Nevres Bey; “Ben gençliğimde mutaassıbdım, lisan okuyanlara itiraz ederdim. Şeyhim bir gün buyurdu ki: “Ahmed bir İngiliz, bir Fransız, bir Rus geldiler. Fatiha-i Şerife’yi kendi lisanlarında okursan Müslüman olacaklar, buyurdu ben de durdum kaldım.”
    Miralay Hilmi Bey rivayetiyle; Hazreti Aziz’i ilk ziyaretimizde bu milletin hali ne olacak diye sordum. “Gâvurlar girer yine çıkar. Allah dinini hıfz eder.” buyurdular.

    Rumeli ahvalinden sorması ile olayları muhtasaran arzettim. Merhameti ilahiyenin bu ümmeti merhumeye has bir şefkatle tecellisâz olmasını diledim. Bu işlerin başında kalbimden söyleyerek “hep Rus fırıldağı vardır”, dedim. Cevaben “Fekatele Talute Calute ayetini” (Bakara, 251) okudu. “En nihayet Talut Calutu katledecek ve ancak o zaman ferahlık olacaktır.”

    Hazreti Âdem’e bütün diller teklif edildi, ama Türk lisanını seçti. Onun için Türk devleti ilelebet payidâr olur.

    Yerde gökte büyük değişiklikler olacak.
    Semâvatta büyük değişiklikler olacak bir yıldız peyda olacak.

    Paris şehri semavî bir hâdise ile mahvolacak.

    Üçüncü Dünya Harbi çıkacak, Efendim hazretleri buyurdu ki; “Rusya mahvolacak, küçük bir devlet haline gelecek.” Anadolu ahalisine dua ettim, bu badirede onlara ziyan gelmeyecek. Bu esnada avucunu sıkar gibi yaparak “Rusyayı küçülttüm, küçülttüm.”

    İngiltere ve Yunanistan mahva mahkûmdur. İngilizler o zaman Türk donanmasına bakıp gıpta edecekler, hayıflanacaklar.

    Ona memnunum ki sizi çok iyi günler bekliyor. Efendim ( Mehmed Tevfik Efendi Hazretleri nakletti): 60 – 70 sene büyük iyilik olacak. Memleket selâmla idare edilecek. Ben görmem ama sen görürsünüz, buyururlardı.

    Bir sabah Efendimin huzuruna girdiğimde: “Mustafa ne haberler var ?” diye sordular. O sabahki gazeteler Yunanlıların Bursayı işgal ettiğini yazıyordu. Arz ettim. “Gelen kitabî, biz değiliz” buyurdular. Gazeteyi kendilerine verdim. Gazetedeki resimde bir Yunan zabiti Orhan Gazi’nin sandukasının üzerine oturmuş, elindeki kamçı ile sandukaya vuruyordu. Bunu görünce mübarek gözleri doldu.Hiddetle: “Bu kâfirler Anadolu’dan çıkacak! Çıkacak! Çıkacak! Onlar nasıl kaçtıklarını; kovalayan nasıl kovaladığını bilemeyecek” buyurdular. Her bir ‘çıkacak ‘ lâfı bir seneye tekabül etti. Üç yıl sonra Yunanlıları Anadolu’dan kovaladık. Onlar nasıl kaçtıklarını, bizimkiler nasıl kovaladıklarını bilemediler.


    (Bu beyan Mustafa Özeren Efendi’den rivayettir. Nakleden Dr. Hamdi Hizalan Beyefendi’dir.) 1919 da Ahmed Amîş Efendi’ye: İzmir işgal oldu haberi iletilince:Muvakattir!” (vakitli, geçici bir zamandır) buyurup, aynı sözü üç defa tekrarlamışlar. Gerçekten İzmir işgali üç sene sürmüş..


    Benî Kureyşden biri ( bir defasında: Evlâd-ı Resulden birisi ) zulüm ve îtisafa mâruz kalınca Kayı Aşireti’ne iltica etti. Mürûr-i eyyam ve zaman ile onlara baş oldu. Fakat kendileri de bilmez.

    Fatih ile Yavuz Selim Han, İmâmeyn silkindendir. Türk devleti ( bir defasında da: Türk Milleti) ilâ yevmi’l – kıyâme baki kalır, payidar olur. Fakat şekl-i idaresi şekilden şekile tahavvül eder.

    YanıtlaSil