.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

22 Temmuz 2016 Cuma

TÜRKLER CÛŞ ETTİĞİNDE...

Bediüzzaman Meyve Risalesinde  “Vellezine keferu evliyauhum’ut-tagut” ayet ibaresinden 1417 cifri tarihini çıkarmıştır. Bu tarih 1996-1997 tarihlerini gösterir ve 28 Şubat sürecinden haber verir.

Bediüzzaman Hutbe-i Şamiyede “Bir şahıstaki münferid istibdat kuvveti şimdi zeval bulması, cemaat ve komitenin dehşetli istibdadlarının otuz-kırk sene sonra zeval bulmasına işaret etmekle ve hamiyet-i İslâmiyenin şiddetli feveranı ile sû i ahlâkın çirkin neticeleri görülmesiyle bu iki mâni de zeval buluyor ve bulmaya başlamış. İnşaallah tam zeval bulacak.” der.

Bir şahıstaki istibdatın sona erdiği tarih 1938 ise, cemaat ve komitenin istibdatlarının sona ermesine işaret eden 30 sene 1968, 40 sene 1978 dir. O tarihler yuvarlak hesap 1971 ve 1980 darbelerine işaret ediyor görünmektedir. Ancak mesele cemaat ve komiteden ne kastedildiğidir. Eskiden komiteden büyük ihtimalle Mason komitelerinin kastedildiğini düşünürken, cemaat hakkında bir fikrimiz yoktu.

Aklımıza Nazım Kıbrısi’nin 3 aylık tertip hükümeti haberi gelmekte… Bu karanlık dönem milletin büyük bir reaksiyon göstermesi ile silinip süpürülecektir. Hatta tertip hükümeti döneminin sonunda rical-i gaybin tensibiyle bir zatın başa geleceği ve bu dönemin 45 yıl süreceği ifade edilmiştir.

Medineli Osman Akfırat’ın beyanına göre önce Batı Türkiye’yi aralarından atacak, ardından Türkiye NATO’dan da çıkacaktır. Bu sırada Türkiye’de zorlu bir yeniden yapılanma olacağı da bildirilmiştir. Başta bazıları bundan çok üzülecek, ancak 3. Dünya savaşında Rusya’nın Avrupa’yı ezip geçmesi ile bunun Türkiye için rahmet olduğu anlaşılacaktır. Üçüncü dünya savaşı tahminen 200 gün sürecektir. Bu savaşta nükleer silahlar kullanılacaktır. Türkiye’nin bir kısmı işgale uğrayacak ve İstanbul 6 ay Rus işgalinde kalacaktır.

Şeyh Abdullah Dağistani’ye göre önce İran Hürmüz boğazına saldıracak. Bunun üzerine çıkan savaşta İran bir hafta yıldırımlarla / füzelerle vurulup, 1 ayda mülkünü kaybedecektir. İran kuzey ve güney diye ikiye ayrılacaktır.

İran’ın zevali sırasında Türkiye’de büyük bir inkılap olacaktır. Hazret-i Ali: “Ey oğlum! Türkler cûş ettiğinde Mehdiyi bekle” demiştir. Cuş etmek, büyük bir enerji ile kaynaşmak demek olduğundan bir ihtimal 3 aylık tertip hükümetini bu sırada yerle bir edecektir. Milletin başına geçecek büyük kumandan saldırı ve işgali bertaraf edip yıldırım hızıyla islam düşmanlarını yok edecektir.

Amik ovasındaki savaş hadisine göre önce Rusya Türkiyeye saldırıp bir kısmını işgal edince güya Amerika ve batılılar Türkiye’ye yardım bahanesiyle özellikle Hatay, Çukurova bölgesine ordular yığacaktır. Rus ordusu Bediüzzaman’ın hemşerileri tarafından Doğu Anadolu’da teslim alınacaktır.

Amerika savaş sonunda girdiği yerden çıkmak istemeyecektir. 9 ay müddetle savaş susacaktır. 9 ayın sonunda bu sefer Amerika ile savaşılacaktır. Bir evliyanın beyanına nazaran Türk ordusu Nur dağlarına kadar geri çekilecektir. Mustafa Özfatura’nın çok eskiden yazdığı gibi bu ikinci savaşta 1 milyon Amerikan askeri Toros dağları eteklerinde ölecektir. Amerikalılar Ulukışla’da durdurulacaktır.

Muhyiddin-i Arabiye göre Konya islam ordularının toplanma merkezi olacaktır. Bu sırada Türkiye muhtemelen Sinop Mersin hattının batısında İstanbul hariç üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak yeniden kurulacaktır. Ancak savaşların sonunda Türkiye tahminen 250 eyaletten oluşan bir islam birliğine dönüşecektir. Zira hadiste Mehdi önce kırmızı bayrakla çıkacak. Daha sonra yeşil bayrağın sahibi olacaktır.

Bu yazdıklarımız bir çok evliyanın beyanlarından oluşmaktadır. Olayların kronolojisi hakkında bir bilgimiz yoktur. Gaybın anahtarları Allah’ın elindedir. Dilediği kadarını dilediği kuluna perdeler arkasında ilham etmiştir. Ancak onların çoğu bu konularda susmuşlardır. Bunlar çok az bilgi kırıntılarıdır. Allah kusurumuzu bağışlasın.

Uzun süredir kanaatim son defa bir kalkışma olur ancak kırılırlar şeklinde idi. Ancak  bu kalkışmanın ben başka bir grup yada gruplarca gerçekleşeceği zannediyordum. Halbuki bu kalkışma FETÖ tarafından girişildi. Bu darbe girişimi artık Amerika tarafından hazırlanan, FETÖ taşeron olarak kullanılan bir NATO darbesidir. Zira epeydir NATO’nun bir bahaneyle Türkiyeyi işgal edeceği yazılmaktaydı.

Artık muhtemelen Türkiye batıdan uzaklaşacaktır. Bağımsız bir politika izleyecektir. Bir manada Rusya’ya ve Çin’e yaklaşacaktır. Daha önce Menderes, Demirel ve Özal batıya karşı doğu ile birlikte denge politikası izlemeye kalktığı için ya devrilmiş yada suikaste uğramıştır. Erdoğan’a karşı darbe teşebbüsleri ve suikastlerin sayısı belli değildir.

Mesele bitmemiş olup mücadele yeni başlamıştır. Dindar cemaatler bu mücadelede devletin ve hükümetin yanındadır. Ancak mühim bir iç safra Türkiye'nin büyük yürüyüşünde engel çıkarmaktadır. Nazım Kıbrısi’ye göre bütün –izm’ler Amik ovasındaki savaşta yok olacaktır.



35 yorum:

  1. İsrail'in Şam üzerine yürümesi ancak Türkiyenin şiddetli bir darbesiyle yok olacağı savaşı bir yere monte ediniz. Belki Mehdinin İstanbul'da iken Deccalin zuhuru üzerine Şama dönmeleri hadisi buna işaret ediyor olabilir. İsrail, Türkiye tarafından halledilecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa kardeş Şam, Dımeşk ile Kudüs arasındaki bölgenin adıdır. Şam burası bilinir, Ancak bazı raviler bu sınırı genişletirler. Batı Irak-Suriye-Lübnan-Filistin-Güneydoğu Anadolu olarak görürler. Ki buraya bilad-ı Şam denir.

      Peki İsrail Şam üzerine yürüdü mü? Evet bu yürüme raviler için bütün tarihin içinde bir satır, bizim için yılları aldığından anlaşılmasını zorlaştırır. Yahudi’in Şam üzerine yürümesinin tarihi muhteliftir. 1860, 1897, 1917, 1924. 1933, 1948, 1956 ve 1967 ana Şam bölgesine yürüme tarihleridir. 1860’te İngilizlerle Filistin’in kendilerine verilmesi için anlaşırlar. Ve yürüme Basel-Belfour, 2. Cihan Harbi ile devam etti. Ancak bu yürümeler bölüm bölüm olduğundan Fjlistin’den sonra arz-ı mev’ud olan geniş Şam bölgesi söz konusudur. Bu da benim bildiğim 1960 yılında Irak Kürtleri ile ilgilenme ile başladı. 1978 Türkiye'de Kürt kartının açılması. 1984 Yinon Planı. Irak-İran Savaşı. Ve en önemlisi 3. Dünya Savaşı’nın başladığı 1991 ve 2003 Körfez ve Irak Savaşları’dır.

      Türkler’in damarına basma hadisesi biraz ihtilaflıdır. Çünkü imparatorluk bu yüzden kaybedildi. Ama son merhale bence 2014-15’tir. PKK-PYD üzerinden başlatılan son komplo, onun tarih sahnesinden silinmesine kadar devam edecektir. Yani bugün-yarın bitecek değildir. Eğer cemaatin fesadı olmasa Kur’an’ın ilk işareti 2017’dir. Onun olamayacağı anlaşılıyor. Ama Türk Genelkurmay’ı ilk kez resmi bildiride Mossad’ın adını kullanması ve 15 Temmuz darbesi saf kurdurdu.

      Bütün mesele Mesih cemaatin alacağı tavırda, yapacağı harekette. Çünkü Mehdiyet üzerine düşeni yaptı. Dünyanın süper gücü ve batı İsrail’i koruyor. Bu koruma kalkanını kıracak güç ise Mehdi-Mesih cemaatlerinin işbirliğidir. O ne zaman? 2017’de anlaşılacak. Çünkü seçilecek ABD Başkanı son başkan olacak. Tavin tayin edici başkan. Şimdiki her iki aday da İsrail’in hararetli müdafii. Yani?

      Unutulmasın Mesih gelir sabah namazında Mehdi’ye iltihak eder. O sabah ise fecr-i sadıka bakar. Namazın vakti fecr-i sadık ile başlar. O da Türkiye’ye bakıyor. Bazı hususlar var onarın telaffuzu doğru değil. Yalnız büyük (ana) deccal Lut Gölü civarında yakalanacak. Kim yakalayacak. Mehdi/Mesih. Yani Mehdi-Mesih şahs-ı manevileri ittifak edecek. Yani? Arif olan anlar.

      Sil
  2. http://www.avazturk.com/haber-erdogan-in-masasindaki-vahim-rapor-14976.html

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

  5. “Yedi yüz sene müddetinde İslâmiyetin ve Kur’ân’ın elinde şeref-şiâr, bârika-asa bir elmas kılınç olan Türk milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslâmiyetin bir kısım şeâirine karşı istimal etmeğe çalışır. Fakat muvaffak olmaz, geri çekilir. ‘Kahraman ordu, dizginini onun elinden kurtarır.’ diye rivayetlerden anlaşılıyor.”
    “Rahmet-i İlâhiyeden ümit kesilmez. Çünkü Cenab-ı Hak, bin senedenberi Kur’ân’ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini muvakkat arızalarla perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir.”

    Daha oncede bu platformda soyledim. Hz mehdi magradan cikip birden dunyayi duzelten bir kahraman olmayacak... Yasadigi sikintilari atlata atlata sohrete kavuscak... 2016 yili bakin bakalim dunyadaki en cok ugrasilan ve yikilmayan kale neresi...islam deccali sufyan fetö kiminle ugrastikca daha guclu oldu sohreti dunyaya yayildi.

    YanıtlaSil
  6. Mustafa bey öncelikle Teşekkür Ederim...sayfanızı (blogunuzu) çok güzel yönetiyorsunuz (bilgilendirme ve yorumlar içten)...
    şuan'ki süreç Ayasofya'nın ibadete açılması olacak gibi...
    rus'un-yunan'ın-rum'un-ermeni'nin (ortodokslar) ayaklanıp Türkiye'ye saldırması ve iç karışıklık çıkartılması bu zaman içinde olabilir.(içimizdeki gavurların''yunan-ermeni tohumlarının'' sözde sanatçıların laiklerin''ateist düşüncenin''yürüyüşleri - ayaklanmaları)...gibi (ALLAH'IM BİLİR)
    önemli olan golyat sol kemalist zihniyetden...kim olacak.?

    YanıtlaSil
  7. İzmir çevresini sarsan bir deprem...
    Büyük deprem büyük savaşın habercisi olur.
    İsrail'in saldırması ve Hatay'a dayanması esnasında Yunan batıdan saldırır. Ancak bu saldırı sonucu Yunan için hüsran olur. Yunan batı trakyayı, Ege adalarını kaybeder. Kıbrıs tamamen alınır.
    Mehdinin parlak ışıkları Kafkasyadan dünyaya yayılır.

    YanıtlaSil
  8. Bir kardeşimiz hazırlamış olduğu kronolojik çalışmada isim de vererek bir tarikatın devlete isyan edeceğini yazmıştı.
    Ben o çalışmadaki tarihlerden sarf-ı nazar sadece muhtemel olay bazında ele almıştım.
    Onlardan biri bahsettiğim dini bir grubun devlete karşı isyanı idi.
    Gaybi haberlerin çoğu meydana geldikten sonra gerçek şekli bilinir. Şimdi anlaşıldı ki bu kalkışma FETÖ kalkışması imiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kronolojik çalışma hakkında bizleri de bilgilendirebilir misiniz ?

      Sil
    2. III. Mehdi, II Erbakan mahlasına bakılsın...
      Kronolojik Tufan çalışması yeni versiyonu halen yayınlanıyor.
      Tarihlere takılmazsanız yararlı olacak.
      Gayb kendini kesin tarihlerle ele avuca vermez.

      Sil
    3. Herkesin fikrini özgürce beyan etmesine taraftarım. Ancak kişilerin şahsi fikirleri objektif davranmanın önüne engel çıkarmasa iyi olurdu. Davranış biçimi müspet hareket olmalı. İslamın geleceğinin parlak olduğuna inanıyoruz. Onun için ümitsizlik aşılayan yayın yapmıyoruz. Erdoğan mevcut durumda islamın en güçlü lideridir. Ancak kimileri onun siyasetine aykırı olduğu için eleştiri dozunu kaçırıyor. Eleştirelim ama tahrip etmeyelim.
      Hadi şunu diyeyim ki, kimse baki kalmayacaktır. Erdoğan da bir gün Allahın takdir ettiği bir vakit ölecektir. Allah saklasın bir suikast ile ölürse beis yok inşaallah şehit olur. Ama bir takım iddialarla onu kadrini kırmaya çalışmak hiç insaflı değildir.

      Sil
  9. Bir kardeşimizin rüyası:

    Es Selamun Aleykum abi Hayırlı geceler Darbe öncesi bir rüya gördüm inşaAllah yere oturmuş ,dinlenen bir ordu gördüm ama bildiğimiz askeri ordu değil cihat oldusu tıpkı Hz.Muhammed (s.a.v) filmdeki gibi ve hazırlıklı gibi ve ben o rüyada onların kısa bir süreliğine dinlediğini biliyordum emir bekliyormuş gibi elbiseleri siyah yan tarafında sancakları vardı ama işidin şuan kullandığı siyah sancak değil farklı bir şeydi beyaz ama tam beyaz değil kirlenmiş gibi krema rengi gibi sanki beyaz ve yeşil renklerde vardı benim şuan profilimde gördüğüm sancağa benzerdi ama daha farklı bende hazırlıklıydım onların arasında dolaştım ama bana çok yakın oturuyorlar yaklaşık 4-5 metre tahminin Hz.Mehdi (a.s)’ın ordusu olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sarımsı beyaz, "biat ALLAH'adır"

      Sil
  10. El Nusra'nın El Kaide'den ayrılacağına dair bir yazı var https://twitter.com/MiddleEastEyes/status/756965411783057408

    YanıtlaSil
  11. Selamun aleyküm. Türklerin "cuş etmesi" Başyücelik Devleti'nin habercisidir inşaAllah. Son 400 yıldır bozulan sistemin yerine sağlam bir İslami devletin tesisi Büyük Doğu-İBDA ile mümkündür. Allahualem, İBDA kadrosunun niceliği düşük olsa da İBDA'nın keyfiyeti nice ihtilallere, nice devrimlere kaynak olacak güçtedir. Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
  12. Selamun aleyküm. Türklerin "cuş etmesi" Başyücelik Devleti'nin habercisidir inşaAllah. Son 400 yıldır bozulan sistemin yerine sağlam bir İslami devletin tesisi Büyük Doğu-İBDA ile mümkündür. Allahualem, İBDA kadrosunun niceliği düşük olsa da İBDA'nın keyfiyeti nice ihtilallere, nice devrimlere kaynak olacak güçtedir. Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
  13. Şu rivayet sanırım 3.dünya savaşının habercisi:
    Azerbaycan’dan mutlaka bir ateş çıkacak ve hiçbir şey onun karşısında duramayacak. böyle olduğu zaman evinizden dışarı çıkmayın. biz sükünet ediyorsak, siz de sükunet edin. ve bizim kıyam edicimiz harekete geçtiğinde bir adım dahi olsa ona doğru koşun. Allah’a andolsun ki yeni bir kitap üzerine kabe ile makam arasında halkın ona biat ettiğini görür gibiyim. bu, araplara çok zor gelecektir.”

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Peki bu ateş yani savaş çıkmadı mı? 19. asrın sonunda o bölge yani Kafkaslar savaşlarla çalkalanıyordu. Rus-Ermeni işbirliği ta Van'a kadar bölgeyi ateşe atıyordu. Sonra da Deccal hakim oldu. Evinizden çıkmayın sözü, inançlarınızı ve devletinizi muhafaza edin, göçmeyin anlamındadır.

      Sen Arapları bırak Çin seddinden Adriyatik'e kadarki bölgede yaşayan Türklere bak. 90 yılları hem deccal hem de Süfyan hakimiyeti altında geçti. Ve kıyam edici yani Mehdi'ye kim koştu? 90. yılında yani 15 Temmuz'da onun önündeki bir engel daha kalktı. Çünkü deccalizmin son versiyonu küresel deccal yani necon-siyonist uşağı içimizden çıkan hainlere ağır darbe vuruldu. Yani şahs-ı manevi gereğini yaptı. 246 şehidin kanına mal oldu. Daha önce bu kadar kan dökülmemişti?

      Daha önceki darbelerde gıkı çıkmayan bu Türkler'in gıkı şimdi niçin çıkıyor. Yani kıyam edlimiş değil mi?

      Sil
    2. Yeni bir kitap üzerine biat ne demek yahu? Kesin şii hadisidir bu.

      Sil
    3. StickanCode, normalde Hazeti Ali raıyallühü anh taraftarlığı demek olan Şiilik daha sonra münafıkların kirli icraatlarıyla bir ekol yani sapkın bir mezhep haline gelmiştir ve 22 kola ayrılmıştır. Bu yüzden Şii hadislerine doğrudan yanlış damgası vurarak günaha girmemeliyiz. Önemli olan sünni hadislere uygun olmasıdır. O hadiste yeni bir kitap derken Kur'an-ı Kerim'den bahsetmiyor, kendi hükümlerini tatbik edeceği yeni hükümlerden/fetvalardan bahsediyor.

      Sil
  14. İstanbul'da getirilen tekbirleri, tekbirlerle darbeye karşı konulmasını ve bundan sonra da hainleri temizledikçe yapısal olarak daha iyiye gideceğimizi umarak bu tekbirlerin İstanbul'un ikinci fethine denk düştüğü yorumunu yapmak zorlama bir yorum olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsa olsa kanaatiniz olur...

      hadis açık ve nettir, melhame-i kubradan sonra ikinci fetih gerçekleşecektir. Amik ovasında harp oldu mu?

      Sil
    2. +StickandCode haklısın kardeşim Amik ovasında harp olmadı harp olunca o zaman biliki fetih yakındır inşaAllah'u Alem

      Sil
    3. https://www.facebook.com/kemalatasoy40/videos/1231417763543260/

      Sil
  15. Degerli kardeslerim, 25 temmuz gunu Nusra cephesinin el kaide ile baglarini koparttigini duyuracagi, bu vesile ile Ebu Muhammed El Culani nin yuzunu ilk defa gosterecegi konusuluyor. Yakindan takip faydali olacaktir.

    YanıtlaSil
  16. Siyasi iktidar, Amerikaya pasif kalmaya devam ederse, 2,3,4 dalgalar gelecek...Amarika Zarrab ile, ışıd ile ilgili dosyaları hazırladı. Bunları piyasaya sürecek... Olmazsa ekonomik kriz patlatacaklar, olmazsa iç savaş çıkartacaklar...Amarikaya papucun pahalı olduğunu göstermeleri lazım...

    YanıtlaSil
  17. 1* Türkler’in çuş etmesi müsbet manada anlaşılmamalı. “Türkler azdığı, haddini aştığı zaman” olarak da bilinmelidir. Bir sebepten “heyecanlanmaya, debrenmeye” de işaret eder. O nedir? Küfr-ü mutlak mı? Yoksa büyük bir mücadelenin veya baskının hisleri taşırması mı? Çünkü ortada dini açıdan büyük bir olumsuzluk olacağı ve bu sebeple Mehdi zuhur ediyor. Çünkü din Mehdi ile tamamlanacak. Hz. Peygamber dinin Mehdi ile tamamlanacağını bildirmişti. O halde?

    Çeşitli rivayetlerde Türkler’in ve hakimiyetinin izmihlalinden haber verilmiş. Ne zaman? Deccal ve Süfyan huruç ettiği zaman. İşte o zaman Türkler’in izmihlal tarihidir. Sevr-1918. Yani Türkler’in tarihteki ilk yükselişi sona ermiştir. Ne zamana kadar? Bininci yıl dönümüne kadar. Yani 999’da dalga dalga İslam’a girip bayraktarlığa başladığı tarihten bin yıl sonra. Ki Bediüzzaman da Risale-i Nur’da “bin senedir beri bayraktar olan Türk milleti” ifadesi buna işaret eder. Bu aynı zamanda 2. yükselişin tarihi. Aşağıda belirteceğim gibi bu tarih 1969’a da bakar 1999’a da. Bu iki tarihin arasının uyanış devri olarak algılanması daha doğrudur. Bu tarih Rum Suresi’nin galibiyet ihbarıyla örtüşür. 1999-2002 olarak.

    Şimdi Sevr’e dönersek. Bütün Osmanlı toprakları işgal altında. Ayrıca Osmanlı ülkesi dışında yaşayan bütün Türkler de komünizm işgaline Uğramış. Arap dünyası İngiliz-Fransız zalimlerinin çizmesi altında inliyor. Yani İslam’ın bayraktarı Türk mağlup olmuş ve izmihlale uğramış, hakimiyeti sona ermiş. Bu mağlubiyetin acı neticeleri hiç nazara alınmıyor ve dillendirilmiyor. Kimi işine gelmediği, kimi bilmediği, kimi ise konuyu kavrayamadığı için. Yani genel bir uyku (gaflet) söz konusu.

    Türkler’in izmihlaline ve dinde haddini aştığı veya büyük heyecana kapıldığı veyahut debrenmeye başladığı zamanın başlangıç dönemine bakalım. Bu tarih Kevser Suresi’nin “şanieke havel ebter” cümlesinin işareti ile Hilafete karşı isyanların başladığı H.1222. (1807) ve 1224’tür(1808). O tarihte ne oldu? İngiliz donanması İstanbul’un önüne kadar gelip güç gösterisi yaptı. Masonik ve Siyonist mahfiller Osmanlı Sarayına ve ordusuna dühul etti. 20 yıl sonra, Masonik locaların-komitelerin çalışması sonucu Osmanlı’nın gücü olan Sünni-Bektaşi ittifakının sembolü Yeniçeri Ocağı entrika ve komplolarla söndürüldü. 1241. Bu tarihler bir asır sonra İslam deccaline işaret ettiği gibi 12. Ve 13. asrın her iki başında iki dinsizlik komitesinin Hilafet aleyhine ittifakına bakar. Artık 1241’den itibaren artarak Osmanlı askeriyesine masonik ve fasıklar hükmetmeye başlar. Yani başlangıcı o yıl. 13 yıl sonra Tanzimat Fermanı ilan edilir. 1839.

    Tanzimat cuş’un ilk resmi tarihidir. Fransız Büyükelçisi Angelhard hatıratında Tanzimatı şöyle tarif eder: “Tanzimattan maksat İslam’ın bütün sosyal kurumlarının asırlardan beri manen ve siyaset ayrı yaşamış oldu Hıristiyan hayatına yaklaştırmaktı” Buna garplılaşma yani batılılaşma denir. Yani Hıristiyanlaşma da. Bu İslam deccaline zemin hazırlamanın 2. Aşamasıdır.

    YanıtlaSil
  18. 2*Sonraki dönemeç Osmanlı’nın siyasi hakimiyetinin sona ermesidir. Yıl 1909. Siyonist-mason İttihatçıların oluşturduğu çapulcu ordusu İstanbul’u işgal eder ve Sultan Abdülhamid’i tahttan indirir. 4 yıl sonrada bir darbe ile hükümeti de ele geçirir. İttihatçılar bir yıl sonra Osmanlı’yı 1. Cihan Harbi’ne sokar ve sonunu getirir. Sevr-1918. Rum Suresi’nin 2. Ayeti, “Rum mağlup oldu”. Bu ayet her asra baktığı gibi ahirzamanın birinci asrının sonuna da bakıp ebcedi olarak işaret ediyor. 1909. Önce Büyük Halife indirilir, sonra Osmanlı hükümeti sonra hilafet sona erdirilir.

    1222-24’ten (1807-08) bir asır sonra hilafet aleyhtarı 2. komite iş başında. Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra Selanik’te gizli bir toplantı önemli karara varır. İttihatçıların ileri gelenleri, Siyon cemiyeti Şark Yahudi Mason Locası’nda gizlice toplanır. Rumi 1325-Miladi1909. Ve 4 önemli karar alırlar: 1-Dinin nüfuz ve etkisini kırmak. 2-Türk maliyesini kardeşler arasında paylaşmak. 3. Hilafeti saltanattan ayırıp zaafa uğratmak. 4. Zamanı gelince cumhuriyeti ilan edip Osmanlı saltanatına son vermek. (Mevlanazade Rıfat Bey-Siyonistler Osmanlı’yı nasıl yıktı) Artık Türkler’in çuşuna az kalmıştır.

    Sevr ve Lozan son istasyonlarıdır. Sonra ne olur? Türk’ün dini-manevi-milli değer ve hayatı baskılar altına alınır. O kara dönemi yaşayan Eşref Edib Fergan’ın 1948-1957 yıllarında Sebilürreşad Dergisi’nde yazdığı yazılarla anlatır. Bazıların nakledeyim. Ana tarihler şöyle: 1924’te Hilafet illga edliir. 1928 tarihinde İslam kelimesi Anayasa’dan çıkarılır. 1932 yılında Türkiye’yi dar-ül İslam olmaktan çıkaran ezan yasağı gelir. Hatta Allah diyeni 3 ay hapis cezası verilir. Ayasofya ibadete kapatılır. 1937’de de Laikilik benimsenir.

    Bu yeni dönem din düşmanı şair ve sözde düşünür 3 ismin fikir babalığının sonucudur. İslam dinine, Kur’an’a. Ezan’a tahammülsüzlük başlar. Öyle ki, dinin terakkiye mani olduğu iddiası ile Hıristiyanlığın hem de Avrupalı Yahudiler’in Luther’le geliştirdiği Protestanlık mezhebinin kabulü için komite oluşturulur ve çalışmalara başlanır. (Bunu Kazım Karabekir Paşa da, Nihal Atsız da doğrular) Dini eğitim, hatta Kur’an öğrenilmesi ve de Ezan yasaklanır. Allahüekber diyene 3 ay hapis cezası verilir. Türkleri Kur’an dilinden uzaklaştırmak için Türkçe Kur’an ve ibadet uygulamaları başlar. Dini neşriyat yasaklanır.

    Okullarda 25 yıl, din namına bir kelime okutulmadı. Dini kitaplar kamyonlarla toplanarak yakıldı. Hasar Ali Yücel ve Şükrü Saraçoğlu’nun hükümeti din kitaplarından Arapça ayetleri kaldırttı. Polis tarafından toplatıldı. Başbakan Şemsettin Günaltay Peygamberimize dil uzatmış ve “Dini kaideler bin yıl sonra milletlerin hayatında esas olamaz” demiştir.

    Laikilik adına milletin ibadetine müdahale edildi. Ezan ve kametin Kur’an diliyle okunması yasaklandı. Halk Evlerine dini eserlerin sokulmasına izin verilmedi. 1926 yılında tesettürlü kadınların devlet dairelerinde görev alması yasaklandı. Türk Ocakları kapatılarak Halk Evleri’ne katıldı.

    YanıtlaSil
  19. 3*Dini düşmanlığı öyle artırıldı ki, Meclis kürsüsünde “Din zehirdir” deme cüretinde bile bulunuldu. Baskılar derece derece öyle çoğaldı ki, halkın sesi artık çıkmaz oldu. (Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya/Öz vatanında garip öz vatanında parya) Dinden bihaber dinsiz nesiler yetişir Büyük deccalin ileri karakolu olan Küçük 3 deccalin eseri olan bu nesiller 1940’larda komünizme kaymaya yani büyük deccale tabi olmaya başladı. Ve bütün bunlar laiklik değil laikçilik uygulamalı dinsizlikti. Eşref Edip 1950 yılının hür havasında yazdığı ilk yazıların birinde “Devr-i sabık laikliği yalnız dini boğmak için bir silah olarak kullandı” diyecekti.

    O dönemde Osmaniye’de seyyar kitapçılık yapan Emin Efendi anlatıyor: “Fevzi Paşa istasyonunda kitap satarken bir gün bir jandarma kumandanı yanıma geldi. Kur’an-ı Kerim ve diğer dini eserlerin bulunduğu bavulumu ayağıyla teperek:

    Bunlar nedir? Dedi. Kur’an cüzleridir, dedim Çıkar onları dedi. Parçala. Kur’an nasıl parçalanır, dedim. Parçala diyorum sana. Yoksa kafanı parçalarım. Gözyaşlarımla onları yırttık. O bir kibrit çaktı ve hapsini yaktı.”

    Bu cuş mu çüş mü?

    Emsali çok olan bir başka örnek. Dörtyol’da mahalle arasında bir camide Kur’an öğreten bir hocayı polisler yakalayarak yaka paça mahkeme çıkardı. Bursa’da. Cuma namazı için Arapça sela ve ezan izni istenince Devrim Mahkemeleri hemen şehre gitti.

    Bu uygulamalar bütün yurtta cereyan ediyordu. Jandarma geceleri köyleri basıp topladığı Kur’anları köy meydanında yakıyordu. Ya camiler, yani mabetlere ne oluyordu. Depo, ahır, gazino.

    İstanbul’da Park Otelde bir gün müzik eşliğinde dans ediliyor. O sırada Ayaz Paşa Camii’nden ezan okununca orkestra susar “Ne oldu” diye sorulunca “efendim ezan okunuyor da adet olduğu üzere sükut ettik” denince “haydi devam” emri verilir. Sonra derhal belediyeye talimat gider ve o caminin minaresi yıkılır. Ve o cami Park Otel artislerinin soyunma odası yaptırılır. Kim o?

    Camiler ye depo yaptırılır, ya Ermeni ve Yahudilere verilir. Biliyor muydunuz? Onlarca yüzlerce değil binlerce?

    Bu cuş mu çüş mü?

    Daha tatmin olmayan varsa tarih okusunlar. Peki o zamanki Anadolu cuş etmiş miydi, etmemiş miydi? Kafasını deve kuşu gibi kuma sokarcasına zamanımızın enten püften olaylarına bakıp langur lungur laf edenler cevap verin. O devrin aktörleri bizim bu günkü halimizi görselerdi, öfkeden çılgına döner beyinlerine hücum eden kan yüzünden beyin kanamasından giderlerdi.

    YanıtlaSil
  20. 4* Ya Bediüzzaman Said Nursi ve talebelerinin yaşadığı zulüm ve baskılar. Cezaevlerinde kağıt verilmediği için sigara paketlerinin arkasına yazılan Risalleler. Bediüzzaman’ın 21 kez zehirlenmesi. Bunları herkes bilir. Ya Süleyman Tunahan Hazretleri’nin başına gelenler ve muhteşem direnişi. Bir iki cümle edeyim. Cuşun etkisiyle din baskılanınca Osmanlı medresesinde öğrenim gören, ama yurduna dönmeyerek İstanbul’da kalan Tunahan Hazretleri baskılar sonucu dinin gözden düşürülmesi gayretleri üzerine hizmet yapmak için paralı öğrenci tutar. İyi okuyun. Paralı öğrenci, yani ondan eğitim alan öğrencilere para teklif ediyor. Zor buluyor. Bu kez polis takibine uğrar. Baskı başlar. O da ne yapar? Bütün öğrencilerini her gün toplar Haydarpaşa’dan trene binerler. Adapazarı’na kadar vagonlarda ders yaparlar. Sonra orada iner ve Ankara’dan gelen trene binerek eğitimlerini sürdürürler.

    Ya şimdi. Efendim, falan şunu yapmış eee. Türkler çuş edecekmiş. Yok yahu. Sonra da Mehdi gelecek. Okup pokus, pardon keramet gösterecek. Bir parmak şıklatacak herkes ihtida edecek. Ondan sonra Müslümanlık yayılacak. Peygambere verilmeyen bir özellik bu Mehdi’ye niçin verilsin? Bu sünetullah’a aykırıdır.
    Bediüzzaman böyle bir Mehdi avcısına der ki: “Evladım sen çalış ki Mehdi’ye zemin hazırlansın” Yani bu zamanda her mü’min en az Bedir tekrar ediyorum en az Bedir ashabı kadar çalışmazsa Mehdiye zemin hazırlanmaz. Yani. 1926’da başlayan hizmetin hükmü icra etmez.
    Öyle olduğu içindir ki fetoş diye bir molla bozuntusu çıkıyor. Mehdi gelsin diye şakirtlerine ne taktik vermiş bilir misiniz? Sünnet taktiği değil, Avangalist taktiği. Onlar Tanrı’nı elini Mesih gelsin diye zorlamak için Ortadoğu’da Yahudi devleti kurdurup savaşlar çıkarıp Armageddon’u icra edecekler. Böylece Tanrı onları göğe yani cennete yükseltip oradan dünyanın halini ve kıyameti barış içinde seyredeceklermiş. O salaklığı bizim Fetoş onlardan kopyalayıp cemaatiyle yapıyor şimdi. Cinayetler işletip, PKK’yı el altında tahrik ve destekleyip ortalığı karıştırarak subay şakirtleriyle darbeye kalkıştılar. Sonuç sıfıra sıfır elde var. Bu sıfır cuş ve Mehdi bekleyenlere ders olsun.

    Kur’an ne diyor? Madem yaş ve kurur her şey onda var. Her ayet ve sure her zamana ve asra bakar. Böyle ahir zamanın en büyük fitnesine hükmü ve işaretleri olması lazım. Değil mi?

    YanıtlaSil
  21. 5* Sadece Fetih Suresi 1331 ve 1381 tarihlerine niçin ebcedi olarak işaret eder. Niçin o Sure’nin 28. Ayeti 1343-1380 tarihlerine tevafuklarıyla bakar. Bu tarihler 1331-1381 arasındadır. Bu tarihler cuş tarihleridir. 1343’ten 1380 tarihine kadar geçen 37 yılda ne oldu. İslam’ın suç sayılacak derecede baskı altına alındığı, dinin gericilik olduğu iddia edilerek tahkir edildiği bu zamanda İslam’ı kalkındıracak bir İlahi sadanın, hidayet nurunun gelmediğini mi sanıyorsunuz. Daha ileri gideyim.

    Süfyan huruç, Mehdi ise zuhur eder mi etmez mi? Kur’an ne demiş? O da bir sonraki yazıda. Çok uzun oldu. Şahsen bana cuş diye çüş denmesinden hoşlanmam. Çünkü cuşun iki manası veya iki yüzü olduğu az sayıda insan tarafından bilinir.

    Bir not düşeyim ayetler öyle zaman oluyor ki art arda bir yığın tarihe işaret ediyor. Örnek vereyim. Maide/56 (Kim Allah'ı, Resulünü ve iman edenleri veli edinirse, hiç kuşkusuz üstün gelecek olan, Allah'ın taraftarlarıdır) Bu ayetin Allah ve resulü ve mü’minleri cümlesinin 1877-78 tarihine bakarken, devam olan cümlenin 1379-1380 ve de 1430 tarihine baktığını bilir miydiniz. 1378-1380 Fetih Suresi’nin işaret ettiği iki tarihin arasında. Niçin? Bu tarihler çok karmaşık hadiselere bakar. Hem Mehdi’ye, hem Mesih’e, hem Ye’cüc ve Me’cüc’ün huruç tarihine hem de İsa’nın nüzulüne? Hepsinden önemlisi Fetih Suresi’nin “O resulünü hidayetle ve hak dinle gönderdi. O din başka dinlerin tamamının üzerine galip ve hakim kılsın” ayetinin hiç mi tecellileri, manaları olmasın.

    Son hadiselerin kahramanı kim? Millet. Cuş devrinde niçin sesi çıkmıyordu? Çünkü doğru dürüst insan yoktu. 10 milyonluk bir imparatorluk tortusu kalmıştı? Peki bu milleti 90 yıl sonra canını feda edercesine nasıl akıncı ruhuna kavuştu? Yani:Allah'ı, Resulünü ve mü'minleri dost edinen var ki galip geliniyor.

    YanıtlaSil
  22. Türkler cuş ettiğinde (raydan çıktığında, haddi aştığında) büyük bir iç savaş çıkacak ve bu olay Şam-ı Kübra savaşının akabinden 3. Dünya Savaşı'nın arefesinde gerçekleşecek.

    YanıtlaSil
  23. Raydan cikmak deyimi sapikligami delalettir?

    YanıtlaSil