.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

27 Temmuz 2016 Çarşamba

TÜRKİYE'Yİ KIYAMET SAVAŞINA ZORLUYORLAR

İbrahim KARAGÜL / Yeni Şafak

15 Temmuz saldırısı, sadece Gülen ve terör örgütüyle sınırlı değildir. Gülen'in sivil ve askeri bürokraside yıllardır beslenen terör hücreleri, çok daha büyük, küresel ölçekte bir proje için harekete geçirilmiştir.

Projenin mimarları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı “oyun bozduğu” için hedef almıştır. Onun yokluğunda Türkiye toplumunun kaynaştırıcı, birleştirici gücünün yok olacağını, operasyona açık hale geleceğini bildikleri için önce onu ve kadrolarını bertaraf edip ardından Türkiye'nin parçalanması sürecini başlatmayı planlamışlardır.

PKK yıllardır nasıl bir senaryonun parçasıysa Gülen ve terör örgütü de aynı şekilde bir kart olarak, yıkıcı bir unsur olarak, öldürücü bir silah olarak ülkemize ve milletimize karşı kullanılmıştır.

Sonsuz kaosa teslim etmek

Bu yüzden işin başından beri yaşananların bir “darbe” ile sınırlı olmadığına, bir tür içeriden işgal girişimi olduğuna dikkat çekerken, derin bir endişe ile hareket ediyor, vahim bir Türkiye projesine karşı teyakkuza çağırıyoruz.

Bu proje, “Türkiye'nin Suriyeleştirilmesi” projesidir. Bu proje, Türkiye'nin etnik ve mezhep eksenli kimlik çatışmalarına sürüklenmesi projesidir. Bu proje, bir harita projesidir.

Irak'ın işgali, Suriye'nin sonsuz bir kaosa teslim edilmesi, Yemen'in bölünme aşamasına getirilmesi, S. Arabistan-İran savaşı senaryoları bu büyük projenin ana cepheleridir.

Suriye parçalanmadan Irak parçalanamayacaktır. Türkiye kaosa sürüklenemeden Suriye parçalanamayacaktır. S. Arabistan-İran savaşı başlatılamadan o harita çizilemeyecek, var olan devletler üçe-dörde bölünemeyecek, yeni devletler, şehir devletleri kurulamayacaktır.

Türkiye cephesi ve kıyamet saati!

Türkiye devreden çıkarılmadan, esir alınmadan, çaresiz bırakılmadan da bütün coğrafya yüz yıllık felakete, belirsizliğe, yokluğa sürüklenemeyecektir.

Bu yüzden 15 Temmuz saldırısı, içeriden işgal ve iç savaş yöntemleri kullanılarak, Kuzey Afrika'dan Yemen'e, Kafkaslardan Basra Körfezi'ne uzanan, coğrafyamızın tamamını rehin alan “kaos coğrafyası” projesinin Türkiye ayağını başlatma, Türkiye cephesini açma tarihidir.

28 Şubat'tan bu yana Türkiye böyle bir operasyona muhataptır. O tarihten bu yana bütün krizler ülkemizi adım adım o sona yaklaştırmaya dönüktür. ABD'nin ve AB'nin bölgeye ve bize yönelik bütün projeleri, politikaları bu kıyamet saatini yakınlaştırmaya dönüktür.

Boynunu koparma çabası

Yıllardır, “Türkiye için tehdit müttefiklerinden geliyor” diye yazıyoruz. Dikkatle okuyanlar, ülkemize yönelen kısa ve orta vadeli bütün tehlikelerin kaynağının Türkiye'nin müttefikleri olduğunu görecektir. ABD'nin son 25 yıllık bölge planlarının tamamı Türkiye'ye zarar vermiştir ve aleyhimize olmuştur. Suriye meselesinin bize pazarlanış biçimini de bu açıdan derinden sorgulamak bir zorunluluk halini almıştır.

Kuzey Irak'ta olduğu gibi, güney sınırımız boyunca bir cephe inşa edilmektedir ve bu, maalesef Türkiye eliyle yapılmaktadır. Kuzey Suriye Koridoru Türkiye'yi Anadolu'ya hapsetmeye dönük yüzyılların hesabının ürünüdür. Yüz yıl sonra kafasını kaldırıp Anadolu dışına bakabilen Türkiye'nin boynunu koparma planıdır.

Bu planın içeride destekçileri, pazarlamacıları, vurucu unsurları vardır. Bu unsurlar, Gülen ve terör çeteleriyle sınırlı değildir. Mesela PKK/PYD'nin en büyük desteği Türkiye içindendir ve onlar bu “çevreleme” projesinin içerideki uzantılarıdır.

Kimse gözlerimizi kör etmeye kalkışmasın!

Hiç kimse bize, 15 Temmuz saldırısının dışarıdan bağımsız, tamamen içerideki iktidar çatışmalarıyla, Gülen ve ekibiyle sınırlı olduğu masalını anlatmasın. Hiç kimse bize, yaşadıklarımızın Türkiye içi bunalımlarının sonucu olduğu tezini dayatmasın.

Hiç kimse gözlerimizi kör etmeye, milletimizi sersemletmeye kalkışmasın. IŞİD'i gösterip PYD'ye alan açma körlüğü gibi, daha dar hedefler gösterip ülkemizi yıkıma götürecek büyük planları kamufle etmeye kalkmasın.

Biz bunu okuduk, gördük. ABD doğrudan bu saldırının arkasındadır. Türkiye'nin geleneksel müttefikleri bu işin içindedir. Gülen'e ihale edilen saldırının arkasındaki hesaplar, 1. Dünya Savaşı'ndan bu yana devam eden hesaplardır.

Türkiye-Rusya savaşı çıkacaktı

Bizi Suriye'ye gömmeye çalıştılar. İçerideki birçok çevreyi bu amaçla kullandılar. Rusya ile savaştırmaya çalıştılar. Bu yüzden Rus uçağını düşürdüler. Türkiye-Rusya krizi üzerinden iki ülke de zayıflatılacak, operasyona hazır hale getirilecekti. Belki Yeni Kırım Savaşı tezgahlanacak, bu savaş üzerinden Türkiye'yi rehin alacaklardı. Ve belki de İran-Türkiye savaşı tezgahlayacaklardı.

IŞİD'e destek veriyor imajı oluşturmaya çalıştılar, oysa bu örgüte en büyük desteği verenler kendileriydi. MİT TIR'ları hikayesi de onların terör çeteleri eliyle yürüttüğü operasyonlardı. Bütün istihbarat bilgilerini çaldılar ve Türkiye'ye karşı kullandılar. Bölgeye dair hiçbir mahremiyeti kalmamış bir ülke haline getirdiler. Bu operasyonlarda rol alan destek gösteren herkes Türkiye düşmanıdır, vatan hainidir.

Sürekli teyakkuz hali

Biz direndikçe savaş şiddetini artırıyor. Biz meydan okudukça açık saldırılara girişiyorlar. Önümüze değil, biraz ilerilere, sınırların ötesine bakmak bir zorunluluktur. Günümüze değil, biraz ileriye, gelecek yıllara bakmak bir zorunluluktur. Yirmi yıldır adım adım izlediğim bu gelişmelerde hiçbir çelişki görmedim. Her kriz bir öncekinin tamamlayıcısı, bütün gelişmeler o büyük güne, kıyamet savaşına hazırlıktı.

Batı ile ilişkiler, ABD ile ilişkiler rasyonel bir zemine oturtulmalıdır. Suriye meselesi yeniden masaya yatırılmalı, Rusya ve İran'la ilişkiler baştan sona gözden geçirilmelidir. Bölgesel parçalanma, savrulma senaryoları dikkatle okunmalı, bu senaryoların Türkiye ayağına karşı sürekli teyakkuz halinde olunmalıdır.

ABD yönetimi suçüstü yakalanmıştır. Bazı Avrupa ülkeleri suçüstü yakalanmıştır. ABD ve Avrupa medyası açıktan demokrasiye savaş açmış, tankların arkasına gizlenmiş, bir terör örgütü üzerinden Türkiye'yi biçimlendirmeye girişmiştir.

Utanç verici yazılar, haberlerle, “Batı değerleri” diye pazarladıkları her şeyi çöpe atmıştır. Türkiye'nin yıllardır devam eden demokrasi mücadelesine en büyük darbeyi ABD ve Avrupa vurmuştur. Hepsi birterör örgütünün arkasına gizlenmiş, ona destek vermiş, terör üzerinden Türkiye ile hesaplaşmaya girmiştir.

Teröre desteğin en uç örneği bu

Bu ölçüde teröre desteğin örneği yoktur. Bu ölçüde demokrasiye saldırmanın örneği yoktur. Bu ölçüde tanklarla bir milleti ezmenin örneği yoktur. O milletin kutsallarına saldırmanın, meclisini bombalamanın, insanlarına katliam uygulamanın örneği yoktur.

Bunu yapan Türkiye'nin müttefikleridir. O terör liderini ve çetesini en üst düşeyde koruyan ABD yönetimi, Türkiye'ye açıktan savaş ilan etmiştir. Sokaklara dökülen milyonlara savaş ilan etmiştir.

Çok yakında bu kirli senaryonun bütün detaylarını ortaya çıkaracağız ve yayınlayacağız. Milletimiz nasıl bir tehditle yüz yüze olduğunu, kimlerle savaştığını öğrenecektir.

İncirlik Üssü'nden darbe girişimleri servis edenlerin, Afganistan'dan Türkiye'ye operasyon çekenlerin, AK Partili görünüp operasyona içeriden destek verenlerin, Gülen ve çetesini bir istihbarat ağı olarak yıllardır kullananların, Cumhurbaşkanı'nı öldürmeye kalkışanların kimler olduğunu milletimiz görecektir.

Haçlıları Anadolu'ya gömen gelenek var..

15 Temmuz Türkiye için yeni Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç tarihi olacaktır. Çünkü açıktan saldırı altındayız, açıktan Türkiye'yi parçalama senaryolarına direniyoruz. Açıktan Suriyeleştirme projeleriyle karşı karşıyayız. Açıktan kaos fırtınası ülkemize, içeriye servis edilir oldu. Dikkat edin, bundan sonra Türkiye'den rahatsız ne kadar kişi ve grup varsa kullanacaklar, her birini silaha dönüştürecekler.

15 Temmuz hem saldırıların hem direnişin başlangıç tarihidir. Bundan sonra sürekli saldırılar gelecek, sürekli teyakkuz ve direnişte olacağız. Onlar cehennemin kapılarını açmışsa, bu topraklardaki bin yıllık gelenek harekete geçecek ve milletimiz onlara cehennemi göstermeyi bilecektir! Haçlı ordusunu Anadolu'ya gömen bir gelenekten söz ediyorum!

54 yorum:

  1. Said Nursi Gülen'i mi işaret etti?
    15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından Bediüzaman Said Nursi Hazretlerinin risalelerde FETÖ elebaşı Fethullah Gülen'den bahsettiği iddia edilen sözler yeniden gündemde.
    Yıllarca insanların manevi duygularını sömürerek güçlenen Fetullahçı Terör Örgütü, elebaşı Fetullah Gülen’in emriyle 15 Temmuz gecesi başarısızlıkla sonuçlanacak silahlı bir kalkışmaya girişti. Kendi ülkesine adeta savaş açıp yüzlerce insanı şehit ederek hain yüzünü iyice ortaya çıkaran FETÖ ve onun elebaşı Fetullah Gülen’in, büyük İslam alimi Bediüzaman Said Nursi tarafından risalelerde haber verildiği iddia ediliyor. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin Nur talebelerinin siyasetten uzak durmasını istediği Şualar adlı risalesinin bir bölümünde "Her halde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına âlet edecek, o hizmetin kudsiyetini bozacak." sözü yeniden gündemde.

    Risalelerde pek çok kez siyasetten uzak durulmasını isteyen Bediüzzaman Hazretlerinin bir öğüdü var ki, iddialara göre bu Gülen'i işaret ediyor.

    ''BİR CEREYAN ONUN HAREKETİNİ KENDİ HESABINA ALACAK''

    İşte Bediüzzaman'ın Şualar adlı risalesinde geçen o bölüm:

    “Beşinci esas: Risale-i Nur şakirtlerinin, mümkün olduğu kadar siyasete ve idare işine ve hükümetin icraatına karışmamak bir düstur-u esasîleridir. Çünkü hâlisâne hizmet-i Kur’âniye, onlara herşeye bedel, kâfi geliyor.

    Hem şimdi hükmeden öyle kuvvetli cereyanlar içinde siyasete girenlerden hiçbir kimse, istiklâliyetini ve ihlâsını muhafaza edemez. Her halde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına âlet edecek, o hizmetin kudsiyetini bozacak.
    http://www.yeniakit.com.tr/haber/said-nursi-guleni-mi-isaret-etti-197536.html

    YanıtlaSil
  2. Vehbi Kara / Risale Haber
    (1)
    Bediüzzaman ve 15 Temmuz 2016 DarbesiA+A-Bediüzzaman Rumuzat-ı Semaniye isimli eserinde ahir zaman fitnelerinden bahsetmiştir.

    Kur’an ayetlerinin tefsiri ile meşgul olurken günümüze ait bazı olayları da dile getirmiş üzerinde ciddi çalışmalar gerektiren eserler yazmıştır.Derin Tarih Dergisi Bediüzzaman’ın “Sırrı İnnaatayna” isimli eserini dergi eki olarak neşretmiştir. Bu eserde İslam Deccalı yani Süfyan komitesinden bahsedilmekte olup liderleri olan üç şahsı ismen belirtmiştir. İlgilenmek isteyenleri bu eserle baş başa bırakıp mevzumuz olan askeri darbelerle ilgili olan bölümünü değerli okuyucularımla beraber istişare etmek istiyorum. Zira bu Sırrı İnnaatayna’nın bu bölümünde yakın zamanda yaşadığımız 15 Temmuz 2016 darbesi ile ilgili bazı bilgilere yer verilmektedir.“İnne şanieke hüvel ebter- Asıl soyu kesik olan, sana kin besleyendir” ayeti cifir ilmi ile İstanbul’un fethini gösterdiği gibi “fe salli li Rabbike- Sen de Rabbin için namaz kıl” ayeti dahi İstanbul’un 484 sene hilafet makamının başkenti olacağına işaret etmektedir. Aynen bunun gibi “venhar- kurban kes” kelimesi ile İstanbul şehri İslam ordularının 1222 (miladi 1808) tarihine kadar Kuran hizmetine merkez olacağını göstermektedir. Ancak bu tarihten itibaren Yeniçerilerin içine sızmış olan bir fesat komitesinin devlete isyana başlamasına da işaret etmektedir.Bu durum Halifeye isyanının başlangıç tarihine de işaret etmektedir. Bu isyan 1241 (miladi 1826) tarihinde yeniçeri ocağının kaldırılmasına kadar devam etmiştir. Tarihe “Vakayı Hayriye” olarak geçen bu olay ile isyan eden askerlerin mahvı ile sonuçlanmıştır. Kısa olmakla beraber çok sırları barındıran bu Kevser suresi, Osmanlı Devletini dahi göstermekle birlikte isyancı yeniçerilerin halefleri olan isyancı askerlere de işaret etmektedir.1341 (miladi 1922) tarihi Hilafetin zorla değiştirildiği 1924 ise kaldırıldığı yıldır. Bu tarihin 100 yıl öncesinde ve sonrasında yeniçeri isyancıları ile onların halefleri olan günümüz isyancılarına işaret edilmektedir. Yeniçeri isyanları 18 sene devam etmiş ve nihayetinde 1826 senesinde sona ermiştir. Bu son isyan ise 1418 de başlayıp 1437 tarihine kadar devam edeceği anlaşılmaktadır. (miladi 1997-2016 arası).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (2)
      Günümüze bir göz gezdirdiğimizde gerçekten de isyancı askerlerin öncelikle ordumuzu dindar askerlerden arındırmaya başladıkları 28 Şubat 1997 tarihinden itibaren 15 Temmuz 2016 tarihine kadar vatana ihanet ettikleri ortaya çıkmaktadır. Zira namaz kıldı diye ordudan atılan askerler en nihayetinde tamamen silahlı kuvvetlerden arındırılmış ve sonunda faşist bir darbe yapılmaya çalışılmıştır. Nasıl ki Yeniçeri ocağı bu darbeden sonra ortadan kaldırılmıştır aynı şekilde isyancı askerlerin de ortadan kaldırılacağı en azından hapse tıkılıp bu dindar halkımıza ettikleri zulüm sona ereceği Kevser Suresinden anlaşılmaktadır.Bu konu çok ince ve cifir ilminde uzman olan insanların kavrayabileceği bir meseledir. Bununla birlikte “Sırrı innaatayna” isimli eserinde askerlerin isyanlarından ve halifeliğin kaldırıldığı dehşetli tarihin bir 100 yıl öncesi ve 100 yıl sonrası Bediüzzaman’ın dikkatini çekmiştir. Bunu cifir ilmi ve ebced hesabını yeteri kadar bilmeyen insanların dahi anlayabileceği kadar basit bir şekilde izah eden Bediüzzaman bu muhteşem eserinde daha bir çok sırlı ve önemli olaylara da işaret etmektedir.15 Temmuz 2016 darbesi ile Süfyaniyetin 4. Rüknü olduğunu bihakkın ispat eden Fetullah Gülen, Bediüzzaman’ın dikkat çektiği dehşetli bir şahıs olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu şahsın mahiyetini yıllarca önce şu makalede anlatmaya çalışmıştım. “Gülen’i anlamak için 19 delil” başlıklı makalemin linki: http://risaleantep.com/haber/2235/gulen%E2%80%99i-anlamak-icin-19-delil-ve-bediuzzaman'dan-ayiran-19-fark%E2%80%8F olup dileyenler bu makaleden istifade edebilir.Kaynak: Bediüzzaman ve 15 Temmuz 2016 Darbesi - Vehbi KARA

      Sil
    2. Okudum güzel bir yaziydi tavsiye ederim

      Sil
    3. Kur’an’ın her bir suresi ve ayeti sayısız hakikatlere ve gaybi haberlere de işaret eder. Kevser Suresi de öyledir. Sayısız hakikatlere işaret eder.

      Bediüzzaman bu konuda şöyle diyor: “Kevser kelimesi, cami’, külli, nurani bir kelime olduğundan manayı luğavisi (sözlük manası) hayr-ı kesirden ve uhrevi bir Havz-ı Kevser’den ve manevi bir Havz-ı Kevser olan Kur’an’dan tut, ta hayr-ı kesir itlakına masadak (tasdik eden) Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam i’ta edilen (verilen) bütün heda-yı Rahmaniyeye (Rahmani hediyeleri), ta feth-i Mekke ve Feth-i Makdis ve feth-i Şam ve feth-i İstanbul’a kadar manaları olduğu gibi o manalara da işaret var”

      İstanbul’un fethine Sebe Suresi’ndeki işaretin dışında Kevser Suresi’nde de olduğunu belirtir. Kevser’in makam-ı ebcedisi 757 olup (bu tarih Sultan Orhan zamanında Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye geçişi), Kevser’in kime verildiğini ifade etmek için İnna atayneke‘deki kaf ve niçin verildiğine deki fe’nin ilavesiyle İstanbul’un fethine 857 Hicri tarihine tevafuk ettiği belirtilir.

      Bediüzzaman “İnna ateyna kelkevser”in hem İstanbul’un önemli kuşatmasına hem de fethine işaret ettiğini belirtmesinin dışında ne zaman elden çıkacağının tarihini de veriyor. “Fesalli rabbüke”nin makam-ı ebcedisinin 484 olmasına işaretle İstanbul’un “484 hicri sene salat-ı kübrayı (büyük namazı) İslamiyet imam-ı müslimimin arkasında kılmasına müjde veriyor.” Bediüzzaman İstanbul’un Hilafet merkezi olarak sona erme tarihi olarak 1341 yılını veriyor. Çünkü o 484 yıllık müddetin sonunda mason komitesinin Hilafet-i İslamiye’yi kaldıracağını ihbar ediyor.

      Kevser olarak verilecek şehirlerden biri olan İstanbul’un sonradan yeniden fethine de işaretler var. Kim edecekti? Hz. Mehdi’nin bir yaveri veya kumandanı Cehcah. O da fecr-i sadıka işaret eder. Ki bunun işareti Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması demektir.

      Bediüzzaman zamanında ısrarla Menderes’e Ayasofya’y ibadete açması için ikaz eder. Eğer Menderes bunu başarabilseydi Türkiye 60-70 yıl kaybetmeyecek ve kendisi bir darbeye maruz kalmayacaktı.

      İstanbul’un tam iki kez fethedileceği belirtilir. Hacı Bayram Veli de bunu tam tamına 700 yıl önce 2. fetih müjdesini verirken “İstanbul’u Mehdi’nin feth edeceğini” vurgular.

      Bediüzzaman Ayasofya’nın ibadete yeniden açılmasını Türkiye’nin tam istiklalini kazanmasının sembolü olarak da sayarken fethe işaret eder,

      Cenab-ı Allah Hz. Peygambere “Seb’a mesani” olarak tarif edilen Fatiha’yı verdiğini müjdeliyor. Seb’a mesani bir anlamda çok 7’lere yani 700’lere hatta iki 700’e işaret eder. Bu 700 yıllık iki dönem Abbasi ve Osmanlı hakimiyetine denktir. Osmanlı 600 yılık hakimiyet-i İslamiye içinde yaşadı. Sonra 100 yıl deccalin. Demek ki 100 yıl daha var. İstanbul’un 2. kez fethi silahla değil, tekbir ve tehlillerle olacak. Yani manevi cihatla. Manevi cihadın Risale-i Nur’a göre başlama yılı ise 1928. Siz bu tarihin 90. Yılına bakınız. Hicri-Rumi-Miladi.

      Sil
  3. Her halde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına âlet edecek, o hizmetin kudsiyetini bozacak.

    Daha önce Risalelerdeki cümlelerin rastgele seçilmediği, kuru bir ihtimal değil bilakis gerçekleşecek olayların bu şekilde örtülerek haber verildiğini anlamış ve bu kanaatimi yazmıştım.

    Şulardaki bu cümlenin FETÖ ile açıklanması bu bağlamda bana makul gelmiştir. En azından gerçekten bu manada bir olay gerçekleşmiştir.

    YanıtlaSil
  4. Rumuzat-ı Semaniyedeki Sırr-ı İnna A'tayna'yı tetkik ettiğim vakit Yeniçeri Vak'a-yı Hayriyesine benzer bir kalkışmanın ordu içinde zuhur edeceğini, ancak başarılı olamayacağını, ordu içinde darbeci unsurların temizleneceğini anlamıştım.
    İnşaallah bu darbeci zihniyet tamamen temizlenmiştir. Ancak ben temkinden yanayım. Önümüzdeki bir zaman içinde olağanüstü iç ve dış koşulların hengamında tekrar bir ihanet olabilir. Buna dair gaybi hislerimiz mevcuttur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kevser henüz verilmedi,kevser helal edildi ancak henuz verilmedi ne demek istedigimi anladığınızı düsünmüyorum.
      haddamın 15 temmuzda oynattığı tiyatroya kanmayın artık! Haddam, ahtapot gibi yayıldı oynattığı tiyatroyla yaş ile isteğini aldı, simdi 2.safha basladı tiyatronun gerçeğe yansıması ancak yansıması icin ülkeyi içeriden dışarıdan karıştıracaklardır.

      Sil
    2. Kardeş siz de mi tiyatro düşüncesindesiniz?
      Tiyatroyu kurgulayan, FETÖ'yü bu milletin üzerine salan müttefik görünümündeki düşmanlarımızdır.
      Ayrıca son 14 yılda en az 20 kere Erdoğan'ı devirmek için tertip üstüne tertip düzenleyenlerin şimdi daha şiddetle üzerimize çullanacaklarını tahmin etmek zor olmasa gerek.

      Biz de Amik ovasındaki savaş hadisinin bize verdiği ümit ile Amerikan askerlerinin Toros eteklerinde gebertilecekleri zamanları bekliyoruz.

      Sil
    3. Allahın izniyle o zamanlardaki komutanlara görevi neredeyse 20 yıl önce haber verilmiştir.

      Sil
    4. haddam kim? H.A. mı?

      Mustafa bey, böyle şifreli kapalı anlaşılmayan mesajları bari -siz anlıyorsanız- biraz açıklayınız, muhatap "sakarya seyf" ısrarla cevap vermiyor bu yönde kendisine sorulan sorulara..

      Sil
    5. Tiyatroyu Cabir kurgulamadı,süfyani fetulah ve ekibi Haddam ile kurgulayıp oynadılar.Denizde bir tek balina kalınca ahtapot gibi yayılan Haddam balinayı mı yutar?

      Sil
    6. Cabir, Mehdi'nin bir ünvanıdır. Bunu Mehdi ile alakalı rivayetleri yapanlar özellikle vurgular. Cabir= Mehdi= Mensur, hepsi aynı şahıstır. Onun hakimiyetinin çeşitli devirlerine işaret eder.

      Gülen hadisesi doğrudan doğruya 1417 tarihinde İslam deccali Süfyaniyet ile büyük deccal Yahudi'nin küresel deccaliyetin ittifak etmesinden doğan komitenin işidir. ABD’li neocon-siyonistlerin işidir. Bunun merkezinde Büyük İsrail yani Yinon Planı var. Gülen bu konuda tam tamına 40 yıldır destekleniyor. Bunun ilk doğum tarihi MİT Başkanı Fuat-Doğu-Koç-Gülen üçlüsünün yaptığı toplantıdan sonra başlar. Daha sonra Gülen’e CIA gladio üzerinden ulaşır. 1976. Paul Henze, Graham Fullar ve Alan Makowski ve Henri Fuller zinciri ile devam eder.

      Amerikalı generaller bizzat FETÖ ‘ya bağlı subaylarla ilişkili olduklarını bir iki gün önce itiraf ettiler.

      Böyle rivayetlerin sembol isimleri üzerinden gayri hakikat rivayetler çıkarıp zihinleri karıştırmayın. Hilafet 1341’de ilga olur. Mehdi 1345’te vazife alır. Yani 1926. Siz değil Mehdi onun hizmetinin şeklini dahi algılayamıyorsunuz. Salla babam salla, at babam at. Bu Mehdiyet’in muvaffakiyet ve muzaffariyetini geciktiriyor.

      Şimdi rivayetlerin sonu nedir? Mesih ile Mehdi yani işari olarak onların cemaatleri ittifak eder ve Büyük Deccali (siyonizmi) Lut Golü civarında öldürür. Bu ne demek? Mehdi hangi ülkede zuhur eder. Onun askeri ve siyasi gücü bu işte görev alır.(Bunun için Türkiye hedef) Kader bu iki güce son 30 yıldaki olaylarla esas düşmanı Mehdi cemaati üzerinden göstertiyor.

      Şimdi Mehdi’nin programını iyi okuyup anlayan ender insanlardan biri olan Mehmet Ali Bulut'un sona yazısından bir iktibas yapayım.Esas yazımı Haber-7 sitesinde duruyor.

      Sil
    7. Mehmet Ali Bulut “Darbeler Nereye kadar” başlıklı25/7 tarihli yazısında anlatıyor:

      1*“Yeryüzündeki çoğu darbelerin zahirdeki sebebi Amerika’dır. Halbuki Amerika bir taşerondur. Yüklenici Firma daima Siyonist Örgüttür. İhaleyi o alır, taşeronlarına yani Amerika’ya İngiltere’ye Almanya’ya vs. dağıtır.
      Peki, ihaleyi çıkaran, yani patron kim derseniz, işte o İsrail’dir! İslam coğrafyasındaki işin adı: BOP! (Büyük Ortadoğu Projesi) Projenin asıl adı “Büyük İsrail Devletini İnşa Etme”dir ama bize böyle yutturuyorlar. Yüklenici firma Siyonizm’dir. İhaleyi veren İsrail’dir. İnşa faaliyetini yürütmekle yükümlü taşeron firmalar Amerika, Rusya, İngiltere, Almanya ve İran'dır… Bölgede görülen diğer hizmetleri de daha alt taşeronlara gördürüyorlar. Bunlar da PKK’dır PYD’dir (Özellikle Kürt demiyorum), DEAŞ’tır El-Kaide'dir vs…
      Amerika Neden Darbeci
      Gazetecinin biri Bolivya Devlet başkanına sormuş:
      “Sayın başkan, dünyada darbe olma ihtimali bulunmayan bir ülke var mıdır?”
      Başkan tereddüt etmeden “Amerika!” demiş ve eklemiş:
      -Çünkü orda Amerikan Elçiliği yok!
      Başkanın bu cevabı muhteşem, fakat eksik!
      Darbeleri yaptıranın Amerika olduğunu gösteriyor ama nedenini söylemiyor. Neden Amerika darbeci?
      Çünkü dünyanın baş belası Siyonizm’in yani İblis Örgütünün merkezi, Amerika’nın başkenti New-York’ta!
      Bu örgüt hemen hemen birçok ülkenin içyapısına kendisini monta etmiş vaziyette varlığını sürdürüyor. Yani bildiğimiz iktidar ve siyasi yapılanmaların dışında bir paralel iktidar var. Dünya devletleri içinde bu paralel örgütlenmenin en güçlü olduğu ülkelerin başında Amerika gelir. Birleşmiş Milletler teşkilatını oluşturan tüm ülkelerde yapılanmıştır. ama en güçlü kontrol ettiği ülkeler BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler!

      Sil
    8. 2* Bu paralel örgütün adı Siyonizm! Dünyanın, daha doğrusu beşerin canına kast etmiş bir canavar! Başında da Lusifer[1], yani İblis’in ta kendisi; daha doğrusu ruhunu Şeytana satmış Yahudiler var! Bunlar Musevi toplumunun inananlarına dahi düşmandırlar! Dünya sermayesinin yarısından fazlası bu örgütün hizmetinde… o paralarla dünyanın istedikleri ülkesinde istedikleri melaneti çevirebiliyorlar, cemaat satın alabiliyorlar, iktidar yıkabiliyorlar…
      İşte Amerika[2] bu örgütün işgali altında…. Yazık ki Amerikan toplumu hala devletinin ve Amerikan toplumun en kritik ve en hassas odakları ve imkânları bu Siyonistlerin kontrolü altına girmiş. Amerikan Genelkurmayı (Pentagon) onların kontrolünde… Pentagon, adını bile Tevrat’ın ilk beş bölümünden alıyor. Penta!
      CFR onların elinde, basın onların kontrolünde, dışişleri onların kontrolünde. Üniversiteler onların kontrolünde, Senato onların kontrolünde. Para ve para kurumlarının tümü onların kontrolünde; dolayısıyla Birleşmiş Milletler’in de efendisi onlar.
      Bugün, Hıristiyan ümmeti tamamen onların kontrolü altında! Ben yazılarımda ve konuşmalarımda yeri geldikçe“Müslümanların kurtuluşu, Ancak Hıristiyan ümmetinin bu Siyonist canavarların kontrolünden ve kuşatmasından kurtulmasıyla mümkündür.” diyorum, kastım tam da.”
      Xxx
      “Siyonistlerin bu hareketlerin gücünü sezmesi bizden önce başladı. O yüzden de bu hareketleri içeriden çökertmek için işbirlikçiler bulmanın çarelerini aradılar.
      Müslüman Kardeşler örgütünün bir tarafı siyasi olduğu için onun içine nüfuz etmek çok daha kolaydı. Nitekim birkaç olayın içine çekerek Müslüman Kardeşleri, dünya kamuoyu önünde radikal bir örgüt gibi göstererek değer ve itibar kaybına sebep olmaları kolay oldu.
      Ama Türkiye’deki imanî hareketlere başlangıçta fazla nüfuz edemediler. Özellikle siyasi ve sosyal meselelerde “müsbet hareketi” kendine prensip edinmiş Nurculuğa nüfuz edemediler. Bu çok önemli bir engeldi. Çünkü hem güçlü bir Batı karşıtlığı var ediyor hem de radikal hareket etmiyor; teröre bulaşmıyor, onların planlarına düşmüyor, gaza gelmiyordu… Onların istediği Müslüman tipi, radikal, kavgacı ve en küçük bir tahrike kapılıp kan döküp cinayet işleyen, kafasını kopardığı adamın başında Allahu Ekber diye bağıran ahmak tiplerdi. Planlarını gerçekleştirmek için bu tip Müslüman dünya kamuoyuna sunacakları en makbul malzeme idi.”

      Sil
    9. 3*“Bediuzzaman haber vermiş ya “Arap uyanınca İslam uyanır.” diye onlar da o uyanışı önlemek için hiçbir fırsatı kaçırmadılar. Dünya üzerinde gerçekleştirilen büyük terör hareketleri için hep Arap gençlerini seçtiler. Ta ki gerçekten bir uyanış hareketi olduğunda o da terör hareketi gibi lanse edilebilsin. Nitekim Arap Baharı diye başlayan ve benim de alkışladığım o hareketlerin, kendi kontrollerinden çıkmaya başladığın gördükleri an, işe müdahale ettiler ve Suriye’de meseleyi bir Şii ve Sünni çatışmasına dönüştürerek akim bıraktılar… Bugün dünyada Müslüman Kardeşler’in ne bir inandırıcılığı kaldı ne de gücü.
      II. Pavlos Vakası
      Aynı şey Türkiye’de Nur hareketine yapılmak istendi. Bugün darbeye teşebbüs edenler bundan bir kaç yıl önce de Risale-i Nurları kendi gönüllerince sadeleştirip değiştirmeye kalkıştılar. Hiçbir yalvarış, hiçbir insafa çağrı onları durdurmadı. Şimdi düşünüyorum ki Risaleleri sadeleştirmek dahi bir emir altında yapılan bir kalkışmadır. Sadeleştirme adı altında Risale-i Nur’un dilini bozmak ve kendi eserleri karşısındaki rüchaniyetini yok etmekti!
      Allahtan başarılamadı. En azından Diyanet Teşkilatının şu eserlere sahip çıkmasıyla o amaç da şu darbe gibi kadük kaldı.
      Bediuzzamanın Risalelerle getirdiği en ciddi misyon, “şahıs esaslı” irşadın yerine Kitabı koymasıdır. Diğer temel esas ise Müsbet Haraket etmesidir. Siyasi ve sosyal meselelerdedaima müsbet hareket etmeyi telkin etmiştir. Onun getirdiği öğretide kalkışma yoktur. Bir şahıs etrafında kümelenip post modern tarikatlar oluşturmak yoktur.”
      [1]) Doların üzerinde gördüğünüz piramitin tepesinde yer alan göz onun gözü. Dolar üzerindeki o işaretler, mutlak hakimiyeti gösteriyor. Bir zamanlar Türkiye’de tam bir uşağı idi onun…
      [2]) şu örgüt 11 Eylül’den sonra, iki merkezli olmaya karar verdi. O tarihten sonra Merkezi Çine taşımaya karar verdiler çünkü önümüzdeki dönemde dünyanın Çin’den idare edileceğinin farkındalar. Onlar da Amerika’yı ateşe verip sermayelerinin bir kısmını oraya taşıdılar... Amerika onlar için artık kullanılabilir olmaktan çıktığında orayı da ateşe verecekler. o da çok yakından. 2038 i görenler bu dediklerime de şahid olurlar (MAB)

      NOT: Yazı çok uzun ilgili yerleri aldım. Bir de şunu hatırlatayım. Erdoğan’ın Risale-i Nur’un sadeleştirme ile sahteleştirme suikastini Diyanet’i devreye sokarak önledi. Bu hareketi ile onun manevi gücüyle darbeyi savuşturarak büyük bir badireye düşülmekten kurtardı. Uunutulmasın fecr-i sadıkın 3 şartından ikincisini böylece yerine getirdi. (AÇ)

      Sil
    10. topal adam perincek tv.si yaş atamalarından dolayı pek sevinçliydi

      Sil
    11. Saddêm Hüseyn’in en yakınlarının dahi içine düştüğü gizli bir tarîkat. Amerikan ordusunun Beğdêd’a elini kolunu sallayarak girmesinin tek sebebi bu tarîkat şeyhinin “direnmeyin” emrini vermesi..

      http://uludagsozluk.com/k/kesnizani/

      Sil
  5. İdrak-1
    Sevgili kardeşlerim, bunu hepiniz için; özellikle kafası karışık, ve hala düşünmekten kaçınan insanlar için yazıyorum. Burada öncelikle herkesin konuştuğunun aksine bir kaç adım geri giderek olaylara biraz daha dışarıdan ve detaylara degil, bariz gorünenlere bakmaya çalışacagım. Peygamber efendimiz (SAV) e hira magarasinda iken Rabbinin emri ile ilk olarak OKU emri indirilmiştir. Degerli kardeşlerim buraya tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum. Allah (cc) tan gelen OKU emri “İLK” emirdir. Yani bu emir indirildiginde henüz Kuran ı Kerim daha indirilmeye başlanmamistir. Peki peygamber efendimiz ne okuyacaktır ? (Bu ayni zamanda biz kullar içinde geçerlidir.) Allah peygamberine hayatı, yaşamı, insanları ve kendi nefisini okumasını ve sonuç olarak bizim acizliğimizin, ihtiyaclarimizin farkına varmasını istemiştir. En önemlisi de Allah ın Kuranda devamlı buyurdugu gibi basitçe “Neden düsünmüyorsunuz ? “ ifadesi ile belirttigi gibi İDRAK kabiliyetimizi her daim acık tutmamızı istemektedir.
    Peki bu olaylarda idrak kabiliyetimizi yeteri kadar kullanıp, önemli konuların uzerinde yeteri kadar düşünüyormuyuz. Aslında çok basit şeylerin farkındamıyız ? FETÖ ve AK Parti arasındaki mucadele artık net olarak halkında sahip çıktığı, taraf oldugu bir mücadeleye donüsmüstür. Peki kendilerini müslüman olarak niteleyen bu iki gruptan hangisi daha çok haklıdır ? En yuce hakim olan Allah bu mücadelede kimlerin yaninda olacaktir ? Kafasi karışık olan kullar veya tarafından emin olan kullar hangi grubun yanında durmalıdır ? Cok karışık gibi gorülen bu meselede aslında çokta basitçe İDRAK edilebilen özellikler bulunmaktadır. Bu ayrımı yapabilmek icin cok fazla tarih bilgisine veya detaylı olarak geçmişten beri gelişen sureçleri incelemeye gerek yoktur. İslamiyette anlatılan sistemi bilmek, bir müslümanin nasıl davranması gerektiğini bilmek, Rabbi tanımak yeterli olacaktır. Simdi bir kaç belirgin örneğe bakalim.
    Yüce Allah her zaman oldugu gibi emrinde galiptir ve herseyin kaderini belirler. Peki ulkelerinde kaderi de Allah ın buyruğu altındamidir ? “ Bir memleketi yok etmek istediğimiz zaman, o toplumun refaha gömülmüş seçkinlerine, zenginlikten şımarmış elebaşlarına son uyarılarımızı iletiriz veya o şımarmış elebaşlarını komuta makamına getiririz, eğer onlar günahkarca yaşamaya devam ederlerse o zaman üzerlerine azap ile ilgili hüküm gerçekleşir de, artık orayı yıkıp yerle bir ederiz.” (Isra 16) Allah bir ülkenin durumu hakkında karar verdiginde nasıl bir yol haritası izleyeceğini ve tövbelerin nasıl olabileceğini biz kullara aktarmıştır. Bu Allah ın buyurdugu sistemdir. Bu yuzden bizler kullar olarak Cubbeli hocanın da dedigi gibi ulu emre uymalıyız, fitne ve fesattan kaçınmalıyız vede ülkemizin yöneticileri icin dua etmeli Allah ın onları ve bizleri ıslah etmesi, hak yolunda karar almalari için dualar etmeliyiz. Halkın seçme ve seçilme hakkı anayasamızda oldugu gibi seçmek ve seçilmekte kul hakkıdır. Kadrolaşmak, haksız yere adam tayin etmek ve ülkenin yonetimini zorbalıkla ele geçirmek, bir de bunu yapanların yanında taraf olmak Allah ın yasalarına ve duzenine de karşı gelmek olacaktır.

    YanıtlaSil
  6. İdrak-2
    Burada bir başka soruyu da gundeme getirmek gerektiğini düsünüyorum. Ülkenin amirleri bir cemaate karsi tedbir alıyorsa ve bunları terorist olarak nitelendiriyorsa hala bu cemaat kendini haklı çıkarabilir mi ? Bu kadar ehli sünnet i takip eden halk, o cemaat icin kötü düşünüyorsa o cemaatin hali ahirette nasil olur ? Işte işin en can alici notası buradadır ve herkes burada FETO nun bahanelerini gözden kaçırmaktadır. Bu bahane, FETO nun devamlı bahsettigi gibi peygamberimiz ve ashabının kafirlere karşı gizlilik içinde toplanması ve kafirlerin ne dedigine aldırış etmeden işlerini halletmesidir. Bunun günümüzle uzaktan yakından bir alakası bulunmamaktadır. Su an yönetimin arkasında, müslüman bir halk bulunmaktadır. (Yoksa FETO bu halkı kafir olarak mı görmektedir ? Gulen konuşmalarında tiran, firavun vs diyerek -ki Kuranda firavun kafir olarak geçmektedir.- Halk kafir birini mi başa getirdi demektedir ? ) Ve de bu yönetim ulkeye secimle, demokrasi gibi helal bir yoldan getirilmiştir. Türk ve müslüman halk, kendi kaderini ve isteklerini açıkça tayin etmiştir. Cok dikkat edilmelidir ki, şu an ne FETÖ ve ekibi peygamberimiz ve ashabı gibidir, nede bu halk onlara karşı olan kafirler gibidir ! Şu an gerçekten bir müslüman örgütün liderinin yapması gereken, Hz Yusuf gibi nefsini hakli çıkarmaması, ülkesine dönüp hakkındaki suçlamaları temize çıkarması ve aramızdaki bu fitne ateşini bitirmesi gerekir. Peki Gülen bunu mu yapmaktadır ? Aksine daha çok hırs biriktirip ve birilerinin ona sagladiği zevkü sefa icinde bildiğini okumaya devam etmektedir.
    Darbe sırasında düşürülen askeri helikopterimizden tut, orada olan can ve mal kayiplarinin faturası yine FETO grubuna çıkarılacaktır. Askerlere emanet ettigimiz silahlar bu grup sayesinde vatandaşa çevrilmiştir. Bu kadar kul hakkinin altında FETO grubu ahirette ezilecek ve bunların vebalini ne yaptıkları olkullarla nede baska bir şeyle ödeyebileceklerdir. Ne yazik ki, FETO nun en küçükten yetiştirdiği adamlar, onlarin sayesinde islama girdiklerini ve hocalarına borçlu olduklarını düşünmektedirler. Halbuki Ilim yanlız Allah tandır. Aksine bu grup, yetiştirdiği kitleyi kullanarak kendine hoş bir vitrin yapmakta, ilmin yanlızca ve yanlızca Allah tan geldigini unutturmaktadır. Peygamberimizin verdigi eğitimin aksine “Özgür” kullar degil biatçı kullar yetiştirilmektedir.
    Son olarak sizden bir konuyu tekrar gozden gecirmenizi rica ediyorum. Hz Osmanın halifeliginde olan olayları. Tabiki burada amacim ne Tayyip beyi Hz Osman ile kıyaslamak nede FETO yu onun karşıtlari ile kıyaslamaktir. Fakat bizler Kuran da peygamberimizi (SAV) ornek alırken de, ne peygamberimiz gibi masum ne de onun kadar Allah ın sevdigi kulu olabileceğimizIi bilmekteyiz. Fakat yinede O nu ornek almak dinin gerekliliğidir. Burda size Hz. Osmanın karsıtlarının onun icin ithaf ettigi bazı suçlamaları vermek istiyorum. Isyacılar, Hz. Osmanin yakinindaki kişileri kendi menfaatleri icin kullandigını öne surmektedirler. Hz. Osman “Yanlızlaştırılmıştır. “ Hz. Osmanın muslumanları delalete surukledigi ve onun “Zalim” oldugunu ileri surmektedirler. Isyancılar, Hz. Osmanın sunnetleri terk ettigini de öne sürdüler. Arkadaşlar sizce o zaman olaylar ile şu an sizelere birsey çağrıştırmıyor mu? Birçok şey benzer degil mi ? Ben nacizane fikrimle Tayyip beyin de insan olarak bir çok yanlışları oldugunu duşunuyorum ama onun ne Zalim nede ülkemizin kötülüğünü istedigini düşünüyorum. Aksini düşünenenler varsa çıksın güzelce delillerini ortaya koysun bizide bilgilendirsin. Ama bu isyancılar eskiden oldugu gibi şimdide varlar ve suçlamalarını yapamaya devam edecekler.

    YanıtlaSil
  7. İdrak-3
    Arkadaslar FETO dinimize gizliligi, sorgulamadan biatı, gayb bilgilerinin günlük yaşama alet edilerek kullanlmasını, yaptıklari işleri sır tutmayı, örtülü işler yapmanın helal sayılmasını, bir grubun kendini diğerlerinden daha çok müslüman görebilmesini ve en onemlisi de Dinde Hiyerarşi gibi bir çok yeni olguyu katmıştır. Halbuki kimin Allah katında en iyi oldugunu yanlızca Allah bilir. Bunları da peygamberimiz zamanındaki birçok hikayeyi kendi yaptıklarına uydurarak kabul ettirmişlerdir. Kardeşlerim, bizim müslüman aleminin en buyuk sorunuda budur. Herkes dini en iyi kendisinin bildiğini zannetmektedir, herkes kendinden çok emin hareket etmektedir. Bence FETO nun en büyük sorunu gruptakilerin Gülen i zamanın imamı olarak kabul etmesidir. Halbuki geçmişten günümüze zamanın sahipleri, mesela peygamberler, kendi zamanlarındaki geleneklerin en iyileri olarak dünyaya gelmişlerdir. Örneğin peygamberimiz hitap ve şiirde en iyi iken Hz. Isa nin tıpta en iyi olması gibi. Su an teknoloji çağında iken (burayi kimse yanlıs anlamasın lutfen, herseye bir cevabı olan insanlara cevabım yok, samimi muslumanlara sesleniyorum, İDRAK edin teknoloji çağındayız ) zamanın imamının ilk okul mezunu olmasi dinimizi aşağılamaz mı ? Dünyadaki her fikir grubunun en yetismis kisileri başa geçirdiği bir dönemde, FETO nun basta tuttugu kişiye bakarmısinız ? Allah tan hepimize sabır, selamet ve rahmet diliyorum. Eger benimde yazı da bir hatam olduysa lutfen uyarın. Herseyin en doğrusunu Allah bilir. Hepimizi ıslah etsin. Allah a emanet olun.
    Hiç şüphesiz din, Allah katında İslam'dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki "kıskançlık ve hakka başkaldırma" (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir. (Ali imran 19)

    YanıtlaSil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Resim, Mehdi as ın fiziksel tarifine çok yakın. Allahu alem. Olabilirmi?

      Sil
  9. Adana'da darbe gecesi İncirlik Üssü'nden kalkan tanker uçaklara ait uçuş güzergahlarını belirleyen radar kayıtları ortaya çıktı. 3 tanker uçağın gece boyunca F-16'lara 20'den fazla yakıt ikmali yaptığı saptandı.

    http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/07/29/darbe-gecesi-f-16lara-20-kez-yakit-nakli-yapmislar

    YanıtlaSil
  10. İngiliz Ordusunun Türkiye’ye müdahale planı ortaya çıktı!

    İngiliz hükümeti gerektiği takdirde tatil için Türkiye'de bulunan ve sayıları güya 50 bin civarı olan vatandaşlarını kurtarmak üzere askeri operasyon planladıklarını Güney Kıbrıs’ta bulunan İngiliz üssüne gönderildikleri ortaya çıktı.
    Anadolu Habberim'in haberine göre; İngiliz Daily Ekspress gazetesi İngiliz hükümetinin gerektiği takdirde tatil için Türkiye’de bulunan ve sayıları 50 bin civarı olan vatandaşlarını kurtarmak üzere askeri bir operasyon planladıklarını, hatta bu görevi gerçekleştirecek askerlerin Güney Kıbrıs’ta bulunan İngiliz üssüne gönderildikleri bilgisini veriyor.

    Konuyla ilgili yapılan açıklamalar, kendi vatandaşlarını kurtarma girişiminin de ötesinde, adeta bir işgal planını andırır nitelikte.

    İşte gazetede yayınlanan o dehşet senaryo….

    Türk iç savaşına sebep olacak bir girişimle asilerin hükümeti ikinci defa devirme girişiminde bulunabilecekleri korkusuyla birlikte, İngiliz birlikleri Türkiye’nin komşusu Kıbrıs’a geçtiler ve gerektiği takdirde ülkede bulunan Britanyalı turistleri kurtarma görevine hazırlanıyorlar.

    Acil durum planları hazırlayan savunma yetkilileri ve silah donanmış askerler, Özel Kuvvetler Destek Mangası’yla beraber gözde bölgelere uçarak turistleri ve aileleri evlerinde güven içerisinde tutmak için hazırlar.

    http://www.yeniakit.com.tr/haber/ingiliz-ordusunun-turkiyeye-mudahale-plani-ortaya-cikti-197907.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 600 yabancı asker süfyani ordusuna dahil olacak süfyani fetulah nato ile kılıç sallamaya baslar.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Fetö 14 ağustos diyerek hedef şaşırtıyor..Bütün hamlelerinde bir öncekinden daha sert saldırdılar.Allah hainliklerini bozsun.

      Sil
  11. Şimdi....

    Günümüze ışık tutan önemli bir hadisi şerif

    Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak.

    15 temmuz darbe girişimi şevval ayının başında gerçekleşti.. Önümüzdeki günlerde restleşmelerin başlaması ve kurban ayında ise büyük savaş..

    Hazırlıklara başlayın. Bu işin şakası yok.
    Tabiki en doğrusunu Allah c.c. Bilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. darbe girişiminin şevval ayına denk gelmesi, darbeyi püskürtmemiz ve karşısında devletimize karşı aleyhte açıklamaların arka arkaya gelmesi bizi bu ihtimale itti.

      Almanya, amerika ve batı ülkeleri aleyhimize açıklamaları ard arda yapmaları bu ihtimali güçlendiriyor.

      tetbir şart. Ama tabiki en doğrusunu Allah c.c. bilir.

      Sil
    3. Pardon ama bir şeyi gözden kaçırıyor sunuz gibi.Bence bu ayaklanma değil.Ayaklanma halk tarafından mevcut dikta yönetime yapılır.Burda bir dikta yönetime yok.f etö ele geçirmeye çalıştı Rabbim dur bakım dedi.Eğer ele geçirmiş olsa bu halkta onun için ayaklansa dediğimiz doğru.Benim kanaatimce bu hadisi şerif şu içinde bulunduğumuz durumu nitelememektedir.Çok yakın zamanda göreceğiz inşallah.Hem Ali hzlerininde bahsettiği fokurdama bu olmasa gerek.Bir gecede oldu bitti.Allahu alem Allahu alem Allahu alem

      Sil
  12. Selamun Aleykum arkadaslar. Ebu Muhammed El Culani hakkinda yorumlariniz nelerdir? Selametle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. daha öncede yazmıştık. takip edilmesinde yarar var. ahirzamanın şiddetli savaşlarının yaşandığı topraklar hakkında ve şahsiyetleri hakkında hadisi şerifleri değerlendirmek gerekiyor. en son haberlerde ışid kerkük'ede saldırdı. kerkük'de ahirzaman hadislerinde geçmiştir. kerkük de çok büyük yıkım olacaktır.ölüm olacaktır. şuayb bin salih temimi, yemani, mansur, mehdi a.s. ve diğerleri. blogda bir başka arkadaşımız paylaşmıştı. erdoğan için mansur olacaksın açıklaması manidardır. mansur mehdi a.s. arkadaşıdır.

      kargısa savaşı ile ilgili hadisi şeriflere bakmanın şu an tam zamanı. neticede büyük bir savaş hazırlığı var ve büyük harb koptu kopacak. erdoğan dünyaya meydan okudu ve ortadoğu daki planlarınızı bozacağız diye açıklama yaptı. tarihi yaşıyoruz. ahirzamanın en zorlu dönemlerini, en şiddetli bir şekilde yaşıyoruz.

      yarınımız bugünümüzden zor olacağı kesindir.
      hazırlık yapmkak şarttır.

      Sil
  13. @bisimit adlı kişinin Tweetine göz at: https://twitter.com/bisimit/status/759398608768790528?s=09

    YanıtlaSil
  14. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman:

    Milliyetçi Hareket Partisi bu yapı tarafından ele geçirilmiş olsaydı, 15 Temmuz darbesinde ülkücü hareket mensupları sokağa dökülecek ve darbecilerin ekmeğine yağ sürülecek bir iç savaş çıkacaktı. Hesap edilen buydu.”

    http://www.turkiyegazetesi.com.tr/politika/390630.aspx

    YanıtlaSil
  15. Mustafa Necati Özfatura / Türkiye Gazetesi

    Paralel İhanet

    Paralel Yapı darbe öncesi Devlet Bahçeli’yi devirmek istedi. Birinci Ordu Komutanı, darbeye karşı duran subay, astsubay ve erler ve topyekûn milletimiz ve kahraman polisimiz gibi bu kahramanlığın bir neferi de Devlet Bahçeli'dir. Darbeye karşı olduğunu söyleyince Ülkücüler meydanları doldurdular.
    Erdoğan’ın canını hiçe sayarak bir nevi kefeni giyerek İstanbul’a gelişi kahramanlık ve cesaret timsalidir. Darbe, Erdoğan’ın televizyonda görülmesi ve meydanlara çağırması ile hezimete uğradı.

    http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/592576.aspx

    YanıtlaSil
  16. Her şey tamam. 3 aylarda karışma başladı. Küçük deccal feto ABD desteği ile darbe yapmaya kalktı. Avrupa idam gelirse atarız diyor, NATO'da zaten etkisiz eleman. Avrupa da bazı ülkeler bayrakları yasaklıyor. Bazıları zaten ilgisi yok Türkiye ile. Almanya ve Fransa var 2 ülke. Fransa zaten dışlanmış sayılır şimdi ise Almanya dışlamaya başladı. Şimdiye kadar AB ve ABD'ye yakın olalım dedik artık Rusya'ya yakın olalım diyoruz. Peki Rusya gibi lanet ülke Türkiye ile dost olur mu hayır ? Tam düşmanlık var ancak Rusya bunu saklıyor. 3 ayda Ramazan gitti ve karışma başladı. Muhtemelen Eylül yarısına kadar bu tartışma devam eder ve en sonunda Rusya'nin Samsun,S inop, Trabzon ve doğu bölgelere doğru çıkartma yapacaktır.

    İşin garibi habersiz şekilde girecek deniliyor. Zaten hangi savaş haberli başlar. Rusya sinsilik yaparak bu bölgelere girecek. Ama Türkiye'nin haberi nasıl olacak ? Onbinlerce belki yuzbinlerce asker 5 dakika da Türkiye'ye gelecek değil ya. Demek ki şuanda da olduğu gibi darbeciler uçaklarının radar kayıtlarına 3-4 gün önce darbeden 11-13 gün geçince ulaşıldı. Daha önce de olabilir. Yani şuan da olduğu gibi bahsedilen yeniden yapılanma başladı. Yani askeri okullar kapatıldı. Normal liseler, İmam-hatip liselerinden de girenler olabilecek. Mit ve Tsk, CB'na bağlandı. Jandarma iç işlerine. Yani bir yapılanma var ve başladı. Ancak bu 3 ay doğru üç ay mı ? Şuan Iraktayız çekildiğimiz söylense de Suriye'de yokuz. Yani Rusya ile savaş biz Suriye'ye girince başlayacak. TSK şu halde hala Suriye'ye girebilir. Zaten bizden önce Avrupa'ya nükleer silah kullanılacağı belirtiliyor. Ondan sonra bize girecek. Yani AB bizi disladi. Şimdi Iraktayız ama Suriye de değiliz. 2 ayda Suriye'ye girebilir miyiz ? Ya da savaşmadan bir yerlere mi koyacağız. Rusya'nin habersiz girmesi demek TSK'nın haberi olmayacak demek. Yani konser, indirimler, vb şeyler ile oradaki halk, ve Suriye, Irak ile de TSK uğraşırken Rusya yukarıdan bize girecek ve İstanbul'a Yunanistan ile kayacak. O sırada yani Irak ve Suriye ile uğraşırken Amik ovasında da savaş olmalı. Daha sonra Rusların doğuda yenileceği belirtiliyor. ABD de yardım edecek. Peki İsrail Şama gelip Hataya dayanması ve Türkiye'yi bu savaş esnasında vuran Suriye'yi de vuracak. Yani bize yardım edecek olan Rusya gibi ülke İsrail var. Yahudi. ABD nereden gelecek. Neden adanadaki incirlik ustunu abd işgal etmeyi isteyecek. İşte burada kronolojik sıraya sokulmuyor. Bu benim sıralamamdı. İran ne zaman vurulur belli değil tabii ki. Maalesef buraya kadar sokabildim doğru olmama imkanı çokça var. Allah bilir.

    YanıtlaSil
  17. DARBE GİRİŞİMİNİN
    MİLLETİMİZİN İMANLI GÖĞSÜNE ÇARPARAK AKAMETE UĞRATILMASININ ARDINDAN
    ARTIK İLGİLİ VE GÖREVLİLERİN
    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'I
    HER TÜRLÜ SUİKAST TEŞEBBÜSLERİNE KARŞI
    ÇOK CİDDİ KORUMALARINI İSTİYORUZ.
    DÜŞMANIMIZ MALUM BAŞTA ABD OLMAK ÜZERE BATILI EMPERYALİSTLERDİR.
    DÜŞMANLAR ŞİMDİYE KADAR BİR ÇOK YOL DENEDİLER.
    ALLAH YARDIM ETTİ DE BAŞARAMADILAR.
    TEDBİR EN BÜYÜK DUADIR.
    FİİLİ DUAYI ELDEN BIRAKMAMAK LAZIMDIR.
    ALLAH KORUSUN ERDOĞAN'A BİR ŞEY OLURSA, LİDER GİDERSE
    TESBİHİN İMAMESİNİN KOPMASI GİBİ
    MİLLET DAĞILABİLİR.
    BUNDAN ENDİŞELİYİZ.
    BURADA ELBETTE KİMSENİN BİLMEDİĞİ BİR SIRRI İFŞA EDİYOR DEĞİLİZ.
    BİLAKİS KAFİRİN AÇIKÇA SÖYLEDİĞİ GİBİ
    DARBEDE ÖNCE LİDER ORTADAN KALDIRILMALIYDI DENİLMİŞTİR.
    LİDER KOLAY GELMİYOR.
    LİDERİ KORUMALIYIZ....
    ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cevşen Duasını okuyanlar son cümlede olan "Birahmetike"den önce veya Nakşi evradı Evrad-ı Kudsiye'nin sonda "Bilhüsn-ül hatime" den önce Erdoğan'ın adını zikredebilirler. Bunlara sahip olmayan ise her gün bir Ayet-ül Kürsü'yü okuyup "Ya Rabbi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı buna mazhar eyle" diye dua edebilirler. İsteyen başka sevdiği isimleri de katabilir. Yani bu dualar ve ayet birden fazla insana hediye edilebilir. Bu dualar alem-i gaybda birleşir ve bir şahs-ı vahid hükmünde Cenab-ı Allah’a arz olunur.

      Manen şu son 3 uygulama, küresel deccaliyetin komitesi neocon-siyonist komitenin komplosundan bizi korudu. 1-Risale-i Nur'un sadeleştirme adı altında sahteleştirilmesi ameleyesine karşı Erdoğan'ın takındığı tavır ve icraat 2- Kur'an'ın nazil olduğu gecede Ayasofya'da okunan ezan 3- Suriyeli ve Iraklı kardeşlerimizle olan muhacir-ensar münasebeti ve sadaka hükmünde yaptığımız yardımlar. Tabi bir de Mehdiyet'in manevi desteği unutulmamalı. Bunlar Mehdi-yi kazip fethullahsız Gülen’in deccali komplosuna karşı bir sedd-i Zülkarneyn vazifesi gördü. Ne demişti necip Fazıl?“Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes / Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es!"

      Yani dua iki kısımdır. Ehl-i imanın kavli duasına fiili dua olan ameller katılınca indi İlahi'de kabulün şartları oluşur.

      İttihad-ı İslam'ın esasta sağlanması halinde son hadisede olduğu gibi bir netice alınacağını hakkal yakin olarak şahit olup yaşadık. Onun için her dini cemaat ve grubun kendi mesleğine sadık kalmak kaydıyla böyle essasta daimi ittihad halinde olması bu zamanda en büyük farz vazifedir. Neticelerinin bütün sevaplarına şirket-i maneviye hesabına ortak olunduğu gibi alem-i İslam'ın manevi kurtuluşuna da vesile olacaktır.


      Sil
  18. https://youtu.be/xTfija0ACPg

    Zaman gazetesi reklami 5 ekim 2015 te yuklenmis... 9 ay 10 gun sonra 15 temmuz yapiyor... Kamuoyunda şakirt diye bilinen bu yapi elamanlari boyle bir plan yapacak zekaya sahip midir yoksa seytani bu planin basi deccal midir... Fötö deccale hizmet eden bir şubedir...fötöyü temizledikten sonra insallah siradaki buyuk balik ta...

    YanıtlaSil
  19. Bir şey dikkatimi çekti. Darbeci askerler hiç bir yerde Türk bayrağı kullanmadılar. Aksine darbeye karşı çıkan millet elde bayrağıyla meydanları doldurdu.

    YanıtlaSil
  20. 14 Ağustos tweetleri
    Başbakanlık Uzmanı olarak görev yapan ve FETÖ'ye bilgi sızdırdığı gerekçesiyle gözaltına alınan Akif Mustafa Koçyiğit adına açılan Twitter hesabı üzerinden paylaşılmış olan son tweette dikkati çeken bir tarihe işaret edildi.
    Örgütiçi iletişime dair tweetler paylaşan Koçyiğit'in sabitlediği tweetinde, '14 Ağustos' vurgusu yaptığı görülüyor.
    Örgütiçi iletişime dair tweetler paylaşan Koçyiğit'in sabitlediği tweetinde, '14 Ağustos' vurgusu yaptığı görülüyor.
    FETÖ yandaşları başladı
    FETÖ yandaşı hesapların da bu tarihe göz diktiği ve şimdiden çalışmalar başlattığı ortaya çıktı.

    14 Ağustos'ta ne olmuştu?
    FETÖ'nün 15 Temmuz sonrası başlattığı yeni girişime dair dikkati çeken 14 Ağustos tarihine bakıldığında önemli bir detay ortaya çıkıyor. 2001'de kurulan AK Parti'nin kuruluş tarihinin 14 Ağustos olduğu biliniyor.
    FETÖ'ye bilgi sızdırdığı gerekçesiyle gözaltına alınan Akif Mustafa Koçyiğit adına açılan Twitter hesabı üzerinden paylaşılmış olan son tweette dikkati çeken bir tarihe işaret edildi.
    Tweet'te: 14.08.2016'da tekrar görüşmek dileğiyle, hoşça kalın...

    Başka bir tweette ise: 14 Ağustos AKP'nin kurulduğu gündür. Bu tarihte mağlup olacaklar. deniyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz de bu evliyauşşeytana karşı re'yimizi koyuyoruz ve şeytanın dostlarını reddediyoruz.

      Sil
    2. FETÖ’nün planlanan darbe tarihi Temmuz 2016 değil, Ağustos-2016. Emre Uslu 14. Mart-2016 tarihinde attığı twitle darbenin Ağustos’ta yapılacağını ima ediyor. Darbe için ne zaman tarih karar almışlar? 1 Kasım Ak Parti Zaferi’nden sonra, Aralık-2015’te. Ancak Emre Uslu’nun ortaya çıkan 14.Eylül.2015 tarihli twitine göre darbeye geçen yıl erken seçim kararı alınınca karar verildiği anlaşılıyor Uslu o twitinde 2016 Temmuzu’nda İstanbul’a geleceğini açıklıyor. 6 ay sonra Mart 2016’da ise bu tarihi 22 Temmuz-12 ağustos arası olarak değiştiriyor.

      Anlaşıldığına göre darbenin Ağustos ayında yapılması planlanmış, ama 3 Ağustos Şurası’nda büyük bir cemaatçi temizliği yapılacağı öğrenilince alelacele darbe tarihi öne çekilip 15 Temmuz’da yapmaya kalkışıyorlar. Akif Mustafa Koçyiğit darbe ertesi hemen görevden alındığına göre 14 Ağustos tarihini sabitlemesi 15 Temmuz darbe öncesi olduğu anlaşılıyor. Hatta darbenin 14 Ağustos’ta yapılacağını biliyor. Yani Ak Parti’nin kuruluş yıldönümünde.

      Ama kader onları şaşırttı ve alelacele darbe teşebbüsü hüsranla sonuçlandı.

      Sil
  21. 'Gölge CIA' Stratfor 15 Temmuz gecesi neyin peşindeydi?
    http://www.haberturk.com/dunya/haber/1275130-ciain-haber-sitesi-stratfor-nedir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uçağını dakika dakika takip ederek twitter'dan sürekli konumunu paylaşan Stratfor darbe kalkışması gecesi ne yapmaya çalışıyordu?

    Stratfor, FETÖ'nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin kritik dakikalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan paylaşımları ve darbeciler lehine yönlendirmelerle dikkati çekti.
    Stratfor'un, FETÖ’nün darbe girişimi gecesi paylaşımları olağanüstü artmış, normalinin birkaç katına çıkmıştı.
    Stratfor'un, darbecilerin suikast için yerini tespit etmeye çalıştığı Erdoğan'ın İstanbul'a hareket eden uçağının yerini çok kısa süre içinde tespit etmesi ve havadaki konumuyla ilgili üç kez tweet atması kamuoyunun dikkatini çekmişti.
    İlk paylaşımında Erdoğan’ın uçağını Marmara Denizi üzerinde ifşa eden Stratfor, ikinci tweetinde uçağın İstanbul’a yaklaştığını ve "muhtemelen" iniş yapacağını bildiren bir paylaşımda bulundu.
    Stratfor, son tweetinde ise uçağın İstanbul’a indiğinin teyit edildiğini Atatürk Hava Limanı’nın konumunu da göstererek kamuoyuna aktardı.

    YanıtlaSil
  22. Elebaşı Gülen'den Erdoğan'a suikast talimatı!
    Eli kanlı Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) elebaşı bedduacı Fetullah Gülen, son yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef göstererek, "Yarına çıkacağının teminatı yok. Bir beyin kanaması balyoz gibi tepene inebilir alır götürür. Hiç umulmadık bir şekilde bir yerine kanser ilişir seni alıp götürür. Ansızın gelir çarpar" dedi. Bu konuşma Erdoğan'a karşı suikast emri olarak yorumlandı. Giydiği haki rengi cübbesiyle orduya mesaj yollayan Gülen'in suikast talimatı verdiği yeni videosunda bu sefer mavi renk giymesi dikkat çekti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayrıca bu konuşmada 4-5 kere zehir/lenme ifadesinden bahsedildiği söyleniyor..

      Lütfen şu twitlere dikkat, önlem alınsın diye yazılmış.. İş ciddi.

      http://i.hizliresim.com/EJvXM8.jpg

      Sil
    2. Fetö ve çetesi toplu olarak kahriye göndermeyi yoğunlaştırdılar. Kahriye büyü cin her türlü imkanı deneyecekler...

      Sil
    3. süfyan türklerden zuhur etti..siyah sancak türklerden zuhur edecek ve türkler....ve mehdi de türklerden zuhur edecek....

      hala göremeyenler var...süfyanı ve diğerlerini...
      çok net söylemek gerekmiyor anlayana..ikinci ve çok acımasız olan koasa hazırlanılmalı...

      Sil
    4. Süfyan huruç edip başa geçtiği zaman, yani idareyi ele aldığı zaman Cenab-ı Allah Hz. Mehdi'yi Melek-i İlham ile vazifelendirerek hizmeti başlatır. Siyah Bayraklıların içinde yüz yıldır hazırlanan zemin sayesinde Süfyan huruç etmişti. Sonra siyah bayraklılar idareyi yani hakimiyeti Mehdi'ye teslim edecek. Bir manada son siyah bayrak yani son Türk devleti Mehdi'nin açtığı manevi hizmeti üstlenecek. Bu da zuhurun gereği aşama aşamadır. Ve bu aşamaların üçüncüsü içinde ilerliyoruz. Bu vazifenin tekemmülünden sonra çevremize oradan da bütün alem-i İslam’a taşacak bir hidayet cereyanı olacak. Şimdi buna mani olunmak isteniyor.

      Tabi ahir zaman daha önceki zamanlardan çok farklı. Hizmet şahıs üzerine kurulu değildir. Önce Mehdi, sonra cemaati (23 yıl) ve diğer dini cemaatler ve tarikatların ittihad etmesi gerekir. Ki bu aşağı yukarı 16 yıldır oluyor. Sonra geniş dairede Seyyidler cemaati devreye girecek.

      Şimdi birçok arkadaşımız beyaz atlı, elinde kılıç birini bekliyor. Aynı kafa Risale-i Nur’u okuyan ama zerre kadar anlamayan Gülen’in girdiği zırva yolu bunun ispatıdır. O “Ben geleceğim ve kurtaracağım” diye düşünüyor. Bir meczubiyeti daha doğrusu istidraç söz konusu. Öyle ki her sahada kendine karşı çıkacak herkese 2006’dan beri komplo düzenliyor. FB Bahçe Kulübü Başkanına da, işadamlarına da, din adamına da, Genelkurmay Başkanı’na da, Başbakana da, Cumhurbaşkanı’n da. Bu yöntemi önce dini cemaatlere uyguladı ve güç devşirdi.

      İşte Mehdi gelecek ve bizi kurtaracak zihniyetin somut iflası böyle gerçekleşti. Ayrıca şahs-ı manevi kişiliğini ispatladı. Ne zaman? 15 Temmuz gecesi darbe-yi münafıkane-yi İsrailiyeye karşı çıkarak şahs-ı manevi kavramını gözle görülür şekilde herkesin gözünü ve beynine gösterdi. O gece haberi alan sokacağa döküldü. Tanka kurşuna göğüs gerdi. İşte buradaki saik nedir? Mehdi’ni uyandırdığı şuur. Tabi ittihad-ı İslam ile. Mehdi herkes uykuda yani gaflette iken hizmetini böyle yapar ve hakikati böyle tecelli eder.

      Ağalar beyler Mehdi gelip bizi kurtarmayacak. Biz ona çalışıp hakimiyetine zemin hazırlayacağız ve kendimizi kurtaracağız. Bu süre 1926’dan beri çalışıyor. Neler gördük. Tek parti diktatoryası, ilk milli baş kaldırış (1950) sonra bunu 3 kez tekrarladık. Son tağuti hareket 28 Şubat’tı. Ona karşı Siyah Bayraklıların cevabı 2002 ve sonrası oldu. 28 Şubat her iki deccalin şahs-ı manevilerinin ittifak ettiği tarihtir.

      Şimdi mesele şu. Genç ekmeğini eline aldı. Artık ona sorumluluk vermek yani evermek zamanı geldi gibi bir misal. Yani siyah bayraklı rüştünü ispat etti. Şimdi Alem-i İslam’a yansıyan hizmeti söz konusu. Bu biraz kanlı ve meşakketil olabilir. Ama Mesih cemaatini unutmayın. Sır orada. Sır Ayasofya ve Kudüs merkezli. Ne denmişti: “Deccal (Süfyan) bir kilisenin yanındaki meydanda (Ayasofya açalır) boğazlanır, ana deccal Lut Gölü civarında öldürülür” Kimi Mehdi öldürür, der kimi Mesih öldürür, der. Doğrusu Mehdi-Mesih ittifakıdır. İşaret Ayasofya’dır. Onun da yolunu açan kim ne derse desin Ak Parti ve Erdoğan’dır. Lami cimi yok.

      Sil
    5. Bozkurt Turan1 Ağustos 2016 23:24
      Fetö ve çetesi toplu olarak kahriye göndermeyi yoğunlaştırdılar. Kahriye büyü cin her türlü imkanı deneyecekler...
      .......
      Kahriyye okumak gizli ilimlerde bir yöntemdir. Ancak her iki tarafı keskin bir bıçak gibidir. Eğer kahriyye okuyan haksız ise kahriyyesi tersine döner ve okuyanı yakar...
      Zaten olan da budur. Kendi kendilerini yaktılar...

      Sil
    6. İşari manalar açık olmaz. Gizli olur. Sırr-ı teklif gereği olduğu gibi akla açık kapı bırakmak içindir. Siyah Bayrak devleti temsil eder. Siyah bayraklı olan ilk Abbasi’dir. Ama Hz. Peygamber onu kast etmiyor. Mana-yı işari hedef gösteriyor. Horasan’dan gelecek. Kaç tane gelecek 5 siyah bayrak. Niçin Horasan’dan gelecek? Çünkü Hz. Peygamber’in zamanında oradaki Türk devletinin bayrağı siyahtı. Türk adı yoktu. Sonra ilk Müslüman Türk devletinin bayrağı siyahtı. Karahanlılar. Ve saat çalışmaya başlıyor. Karahanlılar-Harzemşahlılar-Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçukluları-Kafkaslar (Azerbaycan)-Osmanlı(TC devamı) Kaç bayrak, yani kaç devlet? 5.

      Diğer hafi mana ise. Mehdi’nin zamanında 5 siyah bayrak yani Türk devleti olacak. Osmanlı(TC-Azerbaycan) -Kırgızistan-Kazakistan-Türkmenistan-Özbekistan. Yani bu 5 devlet olduğunda yani siyah bayrakla simgelenen 5 Türk devleti olduğunda Mehdi’nin kervanı yol çıkar.

      Horasanlılar gelir, içlerinde Mehdi olur rivayeti, yani Mehdi’nin Türklerin içinden zuhur edecek bir Al-i beyt mensubu ve mümessili bir zattır. Mekke ve Medine’den zuhur etmeyecek. Şam’da vazifesinin başında hutbe okur. Sonra vazifeye koşturulur. Gülen gibi soytarı ve cani değildir. Terör ve anarşi Ye’cüc ve Me’cüc ile simgelidir. Ye’cüc ve Me’cüc bir örgütü ile milletin asayiş ve emniyetine göz diken biri nasıl Mehdi olabilir. İşte bütün bu sapıklık, müteşabih rivayetlerin dış manalarına bakarak hüküm verenlerin uğradığı utanç ve acı derstir.

      Bediüzzaman Mehdiyet’in 3. aşamasının olabilmesi için, yani geniş dairede hizmet edilebilmesi için Horasanlılarda ittihad-ı İslam’ı şart koşar. Bütün dini cemaat ve gruplar hatta milli gruplar ittihad etmek zorunda. O zaman Mehdi şahs-ı manevisi Horasanlıların verdiği hakimiyetle önce alem-i İslam’ı sonra cihanı kapsayacak bir manevi hakimiyeti söz konusu. 1456. Bunun adı Tevhid hakimiyeti. Mehdi’nin şahsının saltanatı ve haşmeti değildir. Çünkü o halifetullahtır. Allah’ın halifesi Allah’ın adını yüceltir. Yoksa tahta oturup saltanat ile hüküm sürmez. Onun için o son müceddit. Son velayt-i Kübra sahibidir. Ondan sona müceddit-imam-velayet-i kübra sahibi kimse gelmeyecektir. Din tamamlanacaktır. Dünyanın ömrünü bir gün (100 yıl) uzatır. 1441-1541. Ve sonra insanlık yine sapıtınca buyurun kıyamete.

      Sil