.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

19 Temmuz 2016 Salı

ABD, ERDOĞAN'I ÖLDÜRMEYE ÇALIŞTI !

ABD, Erdoğan’ı öldürmeye çalıştı!

15 Temmuz, tarihimizde en ağır ihanetin, en çirkin satılmışlığın tarihi olarak anılacaktır. Ama bu tarih, aynı zamanda olağanüstü bir direnişin, mücadelenin, meydan okumanın da adı olacaktır.

Vatan hainleri için rezilliğin, vatanseverler için zaferin tarihi olacaktır.

Dünyanın en büyük terör örgütü lideri Gülen ve teröristleri için bir yıkım olacaktır.

Bu tarih, yepyeni bir Kurtuluş Savaşı'nın adı olacaktır. Milletimizin, bir gecede Kurtuluş Savaşı için nasıl organize olduğu gelecekte okullarda ders olarak okutulacaktır.

Evet, 15 Temmuz, yeni Kurtuluş Savaşı'nın adıdır. Yeni Türkiye'nin kuruluş tarihin ilanıdır. Bu öyle bir mücadele ki, bedeli ne olursa olsun, zafere ulaşacaktır.

Bu ülke özgür olana kadar da asla sona ermeyecektir.

Acımasız direniş, sokaklarımızdan mahallelerimize, şehirlerimizden ülkemizin her köşesine kesintisiz devam edecektir.

Bu son Kurtuluş Savaşı, milletimizin her ferdini kapsamaktadır, her birey Büyük Türkiye mücadelesinde yerini alacak, omuz omuza savaşacaktır.

Tanklara direnen, kurşunlara direnen insanımız, bizler, hepimiz, ülkemiz ve milletimiz için bu ülkenin her karış toprağını mücadele alanına çevireceğiz.

PKK, IŞİD ve Gülen'in teröristleri ile saldırı

Çok büyük bir saldırı altındayız.

Yaşadığımız şey, Türkiye'ye karşı açık saldırıdır, savaş ilanıdır.

Dünyanın en büyük terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki unsurları harekete geçirilmiş, ülkemiz bu unsurlar eliyle teslim olmaya zorlanmıştır. PKK ile, IŞİD ile vuranlar, Gülen'in silahlı örgütü ile de Türkiye'yi vurmaya başlamışlardır.

Her üç örgütü de aynı güçler ve çevreler yönetmektedir. O örgütler üzerinden Türkiye'yi yakıp yıkmaya, tarihin dışına itmeye yeltenmişlerdir.

Bu asla, dar anlamda bir darbe girişimi değildir. Bu, yüz yıl sonra ilk meydan okumasını yapan Türkiye'yi diz çöktürmeye dönük çok uluslu bir müdahaledir.

Darbeyi onlar planladı

Açık ve net söyleyelim:

ABD yönetimi, Gülen terör örgütü üzerinden Türkiye'de darbe tertiplemiştir, iç savaş çıkarmak istemiştir, milletimizi birbirine kırdırmaya çalışmıştır.

ABD bu darbe teşebbüsünün planlayıcısı ve uygulayıcısıdır. O generaller, o vatan hainleri bütün talimatları Gülen'den almış, o da müdahaleyi planlayanların emirlerini iletmiştir.

Bir terör örgütü liderini koruyan ABD yönetimi, teröre destek veren ülke ilan edilmelidir. Hala Gülen üzerinden Türkiye'ye operasyon çeken bu ülke, nihai saldırısını doğrudan ülkemize yöneltmiş, Gülen'in teröristleri üzerinden sivil halkımıza kurşun yağdırmıştır.

ABD Erdoğan'ı öldürmeye çalıştı

Çok açık ve net söylüyorum:

ABD yönetimi, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı öldürmeyi planlamış ve bu planı uygulamıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Marmaris'te şehit etmeye dönük operasyon, Gülen'in teröristleri, suikast timi üzerinden uygulamaya konulmuştur.

Tekrar ediyorum: Erdoğan'ı şehit etmeye dönük saldırı, Gülen'in teröristleri üzerinden doğrudan ABD'de, ABD tarafından tezgâhlanmış, talimat onlar tarafından verilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, ABD'nin koruduğu bir şizofrenin teröristleri tarafından bombalanmıştır. Milletin meclisini bombalamak, millete savaş ilan etmek demektir. Tarihte örneği görülmeyen bu saldırı da, ABD'nin koruduğu bir adamın teröristleri tarafından yapılmıştır.

Meclisimizi bombalayan, insanımıza kurşun sıkan

Aynı şekilde, sokaklarda insanları kurşuna dizenlere, milletimizin sesi Meclis'e saldıranlara da talimatlar bu darbeyi planlayan ABD yönetimi tarafından verilmiştir.

Bu yüzden saldırıdan doğrudan ABD yönetimi sorumludur. Darbe girişiminden doğrudan ABD yönetimi sorumludur. Açıkça ilan ediyorum: ABD yönetimi, kullandığı terör örgütü üzerinden milletimizin egemenlik sembolünü, Meclisi'ni bombalamıştır.

Ülkemiz, milletimiz bu kötülüğü nesilden nesile aktaracak, hafızasından hiç silmeyecektir.

Üç müdahaleyi de aynı merkez yaptı

Erdoğan'ın şahsı ve ülkemizin egemenlik sembolleri hedef alınarak, doğrudan milletimiz hedef alınarak coğrafyamızın en güçlü ülkesi, tek sağlam kalesi Türkiye'ye karşı yeni bir savaş stratejisi devreye alınmıştır.

17-25 Aralık da aynı merkez tarafından planlanıp yönetilmiştir.

Güneydoğu şehirlerimize yönelik işgal girişimi de aynı merkez tarafından planlanıp yönetilmiştir.

PKK-PYD üzerinden Türkiye'yi çevrelemeye dönük Kuzey Suriye Koridoru da aynı irade tarafından planlanmış ve uygulanmaktadır.

IŞİD'in Türkiye'ye yönelik saldırıları da aynı merkez tarafından yönetilmektedir. Türkiye-IŞİD savaşını provoke ederek PYD'ye alan açılması da, gözlerimizin kör edilmesi de aynı çevrelerin planıdır.

Ama bu planlar içinde en ağırı, en alçakçası 15 Temmuz'da başlayan darbe girişimidir, saldırıdır.

TSK içindeki teröristler, vatan hainleri harekete geçirilmiş, milletin silahları ile millete savaş açılmıştır. Bu plan ABD ve İsrail aşırı sağının planıdır, Gülen ve teröristleri üzerinden servis edilmiştir.

Nasıl da küstahça yayınlar yapıyorlar

Batı basınına bakın; “nasıl başarısız olur, nasıl Erdoğan öldürülemez, nasıl Türkiye bu planı bozabilir” diye küstahça yayınlar yapıyorlar. Medya üzerinden bile Türkiye'de demokrasiye savaş yürütüyorlar.

Başarılı olsalar ABD ve Avrupa'da sevinç çığlıkları atacaklardı. Çünkü onlar bugün bizimle Birinci Dünya Savaşı'nda savaşır gibi savaşıyorlar. Ama bir kez daha gemileri Çanakkale sularına gömüldü. Hep gömülecek. Asla bu milletin kaderine müdahale edemeyecekler. Bu ülkenin yürüyüşünü durduramayacaklar, tarihin akışını değiştiremeyecekler.

Ellerinde infaz listeleri vardı..

Bizler, milletimiz, hepimiz, nasıl bir direniş yürüttüğümüzün farkındayız. Kavruk yüzlerle, nasırlı ellerle, dualarla, mahallelerimizde, sokaklarımızda, köylerimizde, kasaba ve şehirlerimizde nasıl bir tarihi hesaplaşma yaşadığımızın farkındayız.

Şimdi binlerce vatan haini toplanıyor. TSK içindeki satılmışlar, CIA uzantıları, Mossad uzantıları, ülkesini ve milletini satanlar bir bir deşifre oluyor ve toplanıyor. Toplanacak da. Hak ettiklerini görecekler.

Başarsalardı, toplama kampları kuracaklardı. Darağaçları kuracaklardı. Ellerinde binlerce kişilik toplanacak listeleri vardı. Ellerinde infaz listeleri vardı. ABD-İsrail istihbaratının belirlediği listeler vardı. Sokakları kan gölüne çevirecekler, milleti birbirine kırdıracaklar, Alevi-Sünni çatışması çıkaracaklar, Türk-Kürt çatışmasını yeniden provoke edecekler, “Türkiye cephesi”ni açmış olacaklardı.

Bin yıllık tarihin en büyük ihaneti

Gülen ve terör örgütü, Anadolu'daki bin yıllık tarihimizin en büyük ihanetine imza atmıştır. Bin yıllık sona erdirecek planın alçakça uygulayıcısı olmuştur.

Dikkat edin, İstanbul'a girişler yasaklanmış, İstanbul Anadolu'dan koparılmak istenmiştir. Bu nasıl bir işgal ve vatanı bölme planıdır? Bunu bir yere not edin. Bu planın, hesabın başka ayrıntıları da gelecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve Türkiye'yi korumak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çokuluslu saldırıların hedefidir. Türkiye'nin büyük yürüyüşünün öncüsü, ailesi, çevresi, kadrosu, tarih yapıcı siyasi akıl doğrudan küresel saldırı altındadır. Tehdit altındadır. Tek dayanağımız milletimiz ve vatanımızdır, tarihi bilincimizdir. Bu yüzden hesaplaşmayı en acımasız şekilde yapacağız.

Bu öncüleri, bu büyük yürüyüşü asla terk etmeyeceğiz. Onları asla yalnız bırakmayacak aksine daha da kenetleneceğiz. Omuz omuza, cephe hattını genişleterek bin yıllık mücadelenin son savunmasını yapacağız.

Pes etmek yok, tedirgin olmak yok, tereddüt etmek yok.

http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/abd-erdogani-oldurmeye-calisti-2030488

43 yorum:

  1. Ali İhsan Savaş'ın ricasıyla ....

    YanıtlaSil
  2. 15 Temmuz darbenin provasıydı, Erdoğan'a asıl darbe yolda..

    Yeni Akit'in haberine göre, FBI eski çevirmeni Sibel Edmonds, internet ortamında yaptığı bir söyleşide, 15 Temmuz darbe girişiminin CIA-Gülen işbirliğiyle yapılmış bir darbe provası olduğunu ifade etti.

    15 Temmuz darbenin provasıydı, Erdoğan'a asıl darbe yolda..
    15 Temmuz'daki darbe girişiminin iyi planlanmıs darbeler kapsamında gözükmediğini belirten Sibel Edmonds, “Bana göre, bu Gülen'in piyon olarak kullanıldığı, CIA-NATO destekli bir darbe provasıdır. Yani sadece bir ısınma egzersizidir. Erdoğan'a karşı olan hakiki darbe yolda. Muhtemeldir ki, 15 Temmuz'da yaşananlar insanların darbeye karşı çıkıp çıkmayacağını görmek için bir denemeydi” dedi.

    Amerika Gerçek Şeriatçı Molla'yı Kendi Besliyor

    Edmonds, konuşmasının devamında, ABD'nin, Erdoğan'ı dünyaya şeriatçı olarak göstermeye çalıştığını, fakat asıl şeriatçı molla olarak tanimladiği Gülen'i kendisinin beslediğini vurgulayarak, FETO lideri Gülen'in evinin CIA'in hemen yanında, özel güvenlik kuvvetleri ve apaçi helikopteriyle korunduğunu dile getirdi.

    Türkiye'yi Kurtarma Bahanesiyle Darbe

    Darbe girişiminin başarısız olması sonrasında, Gladyo B planı dahilinde, Feto lideri Gülen'in hala emniyette ve orduda bulunan destekçileriyle asıl gelecek darbede önemli rol oynayacaklarını belirtti. Beklenen gerçek darbenin nasıl vuku bulacağı konusunda öngörüde bulunan Sibel Edmonds, Türkiye'de İncirlik ve NATO üslerinde nükleer silah başlıklarının bulunduğunu, bunların bir şekilde İşid'e aktarılabileceğini ve sonrasında Türkiye'yi kurtarma adına darbeye zemin oluşturulabileceğini iddia etti.
    Edmonds, FETO liderinin iadesiyle alakalı da, ABD'nin Gülen'i vermemek için ipe un serip, bürokratik nedenlerle işlemleri uzatarak ölmesini bekleyeceğini söyledi.

    http://www.f5haber.com/medyafaresi/15-temmuz-darbenin-provasiydi-erdogan-a-asil-haberi-5893957/

    YanıtlaSil
  3. Eski Rum vekilden skandal darbe yorumu... "Fırsatı kaçırdık"
    Kıbrıs'ta eski bir Rum milletvekili, sosyal medya hesabında, Türkiye'deki darbe girişimi sırasında KKTC'ye saldırarak, 43 bin Türk askerinin esir alınabileceği görüşünü ortaya attı. “Fırsatı kaçırdık” diyen Rum milletvekiline destek verenden daha çok karşı çıkan oldu, medyadaki yorumlarda fikrin çılgınlık olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

    http://www.f5haber.com/superhaber/eski-rum-vekilden-skandal-darbe-yorumu-firsati-haberi-5894157/

    YanıtlaSil
  4. ülkemizin meşru yönetimine başkaldırarak milletimizin ve devletimizin bekasını hedef alan, TBMM başta olmak üzere kamu kurumları üzerine bomba yağdıran ve acımasızca halka karşı silah kullanan ve bu sırada öldürülen darbecilere karşı Başkanlığımızca sala, teçhiz, tekfin ve üzerlerine cenaze namazı kılınması gibi din hizmetleri verilmeyecektir.

    YanıtlaSil
  5. Genelkurmay'dan açıklama

    "15 Temmuz 2016 akşam saatlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yuvalanan illegal çete mensubu terörist hainlerin (FETÖ) girişimleri 17 Temmuz 2016 günü saat 16:00 itibariyle bütün yurt genelinde tam anlamıyla bastırılmış ve Türk Silahlı Kuvvetleri birlik ve kurumlarının tamamında mutlak kontrol sağlanmıştır. Her ne kadar bu darbe girişimi Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde başlatılmış olsa da, bunu yapmaya kalkışan hainlerin, halkımızın Peygamber ocağı olarak adlandırdığı Türk Silahlı Kuvvetlerinin, vatanını, milletini, bayrağını seven ezici çoğunluktaki mensuplarıyla kesinlikle hiçbir alakası yoktur.

    YanıtlaSil
  6. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında
    62'si polis, 5'i asker, 173'ü de sivil
    240 kişi şehit oldu.

    YanıtlaSil
  7. henüz herşey bitmiş değil, şöyle bir ihtimal var:

    http://i.hizliresim.com/PMjpV6.jpg

    YanıtlaSil
  8. Evet ama ondan önce de bazı olaylar var...


    -Ne onlar?...
    -Türkiye'de idare öyle bozulacak ki, yeniden bir (ben kendi ta'birimi kullaniyorum burada) yapılanma olacak, zorlu bir ameliyattan sonra!...


    Bu arada Yunanistan'la da bir savaş olacak... O savaşta Yunanistan haksız olup, çok şeylerini kaybedecek!...

    YanıtlaSil
  9. Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Meclis'i füzeyle vuracaklardı!
    Darbeciler, Türk silahlı Kuvvetleri'nin sınır hattında konuşlandırdığı 'Kasırga çok Namlulu Roketatar'ı Ankara'ya getiriyordu. Söz konusu füze rampaları 150 kiloluk çelik bilyeli tahrip başlıklarına sahip. 100 kilometre öteden nokta atış yapabiliyor.

    YanıtlaSil
  10. ABD’nin teröristleri Türkiye’ye saldırıyor
    http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/abdnin-teroristleri-turkiyeye-saldiriyor-2030563

    YanıtlaSil
  11. Müslüman Alimler Birliği: Hedef Türkiye ve İslam alemiydi
    Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Karadaği, Türkiye'de FETÖ'nün gerçekleştirmeye çalıştığı darbe girişimi ile ilgili açıklama yaptı. Karadaği "Bu girişimde hedef alınan sadece Türkiye Cumhuriyeti ve halkı değil, bilakis bütün İslam alemi ve kuvvetleridir" dedi.

    http://www.yenisafak.com/dunya/musluman-alimler-birligi-hedef-turkiye-ve-islam-alemiydi-2497597

    YanıtlaSil
  12. Paul Henze yaşasaydı; 15 Temmuz'daki Paralel Darbe Girişimi için “Bizim çocuklar bu kez başaramadı” derdi!

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/tamerkorkmaz/fetonun-eliyle-bagimsiz-turkiyeyi-isgal-etmek-istediler-2030565

    YanıtlaSil
  13. Darbe günü sivil görünümlü Nato askerleri kimlerdi?
    Anadolu haberim yazarı Binnur Günay‘ın paylaşımları sosyal medyayı salladı. Binnur Günay, Darbecilerin arasında sivil görünümlü Nato askerleri ve İsrail birliklerinin olduğunu kanıtları ile birlikte işte böyle yazdı..

    Bu işgal sürecinde kimlikleri belirsiz özel eğitimli yabancı askeri birimlerin kullanıldığı görüldü. Sırf o gün için işgal gecesi için hazırlanmış ve plana dahil edilen sivil görünümlü askeri personelin yoğun olduğuna şahit olduk.

    İşgal gecesi için hazırlanmış sivil görünümlü askeri personel gibi görünenler, NATO askerleri ve İsrail özel birlikleriydi!Bunlar İncirlik olmak üzere, Malatya Erhaç, Çiğli anajet, İncirlik ve Diyarbakır havaalanına sonradan dahil edilip sahaya sürülen unsurlardı.

    Kademeli olarak planlandığı gibi sahadaki görev yerlerine ulaştırıldıkları görüldü. Akif Mustafa Koçyiğit emir ve komutasında sevk ve idare edildikleri sonradan anlaşıldı.

    http://www.yeniakit.com.tr/haber/darbe-gunu-sivil-gorunumlu-nato-askerleri-kimlerdi-195851.html

    Başbakanlıktaki beyinlerinin ise, ABD ve NATO birliklerinin emrinde sevk ve komuta yaptığı netleşti!

    Sistematik ve son derece organize işgal planı, fert fert bütün milletimizin çabası ve basiretiyle çökertilmiştir.

    YanıtlaSil
  14. Darbe gecesi kanalizasyonlar neden tıkandı?
    Darbe girişiminin detayları ortaya çıkmaya başladı. İşte15 Temmuz gecesi kanalizasyonların tıkanma ayrıntısı...

    Ankara’da FETÖ soruşturması kapsamında yargı mensupları ile ilgili yakalama kararı çıkmasının ardından polis ekipleri hâkim ve savcı lojmanlarına gitti.

    Hürriyet'ten Toygun Atilla'nın haberine göre, lojmanda kanalizasyonların tıkandığı tespit edildi. Tıkanan kanalizasyonlardan imha edilmek üzere yırtılıp tuvaletlere atılmış belgeler çıktı.

    http://www.yeniakit.com.tr/haber/darbe-gecesi-kanalizasyonlar-neden-tikandi-195787.html

    YanıtlaSil
  15. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TBMM bombalanırken cesur bir konuşma yaptı.

    "Burayı kapatıp aşağı inersek millet meydana gelmez. Bu millet bunlardan Meclis 'korktu' der. Yapacağımız şey burda ölmektir."

    YanıtlaSil
  16. Trump'tan Türkiye değerlendirmesi
    ABD'nin yeni başkanı olması beklenen Trump, ülkesinin darbe girişimi sonrasında Türkiye'ye yönelik tutumuna tepki gösterdi.

    ABD'de başkan adaylarından Donald Trump'a Türkiye'deki darbe girişimi soruldu. Trump'ın ilk mesajı, "Başkan olunca Türkiye ya da başka ülkelere kendi iç siyasetleri konusunda müdahale etmem" oldu.

    "YAŞANANLAR TİYATRO DEĞİL"
    Başkan adayı, Erdoğan'ın bu darbeyi püskürtmesini takdirle karşılarken, "Bazıları darbenin tiyatro olduğunu iddia ediyor. Bence değil." dedi.

    AMERİKAN YÖNETİMİNE TEPKİ
    Ayrıca ülkesinin darbe girişimi sonrasındaki tutumuna tepki gösteren Trump, "ABD'nin müttefiklerinin davranışlarını değiştirmeye çalışmadan evvel 'kendi işlerini yoluna koyması'" gerektiğini söyledi.

    http://www.ensonhaber.com/trumptan-turkiye-degerlendirmesi-2016-07-21.html

    YanıtlaSil
  17. Safa Asya'nın sitesinde uzun süredir hareketlilik yok. Kayıplara karıştılar. Dilleri bi taraflarına kaçtı heralde. Atıp tutuyorlardı. Hükümetin aleyhine. Cemaat lehine yazılar yazıyolardı. Kehanette bulunuyorlardı. Cumhurbaşkanımıza ahir zaman şahsiyetlerinden kötü olanlırın sıfatını yakıştırıyolardı. Nee oldu morardılar. Klavye başında gayb le alakalı atıp tutmayla vatansever oldukları iddiasındalardı. Başbuğun Çerisi, Safaasya ve aklıma gelmeyen diger zevat paslaşıp duruyorlardı. Özellikle Abdürrahim Çokgüngör abi ile iyi uğraşırlardı. Ama Allah büyük. Zaman bizi haklı çıkardı. Onlar yenilen, vatan haini ve kötülerin tarafında kaldılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Amerikadan yaptığı son açıklamasından onun cumhurbaşkanımızı süfyan olarak gördüğünü anladım..gerçi müridleri zaten konuşuyorlardı.Rivayette süfyanın suriye,ürdün ve lübnanı ele geçireceğinden bahsedilir.Konuşmasında cumhurbaşkanımızın böyle emellerinin olduğunu söylüyordu.Anladım ki buna kanaat getirip veya müridleri aldatmak için böyle bir işe girişmiş.Karşımızda rasyonel gibi duran ama arkaplanda tamamen esoterik mantıkta bir yapı var.Ne oldu şimdi gaybi bir konuda angaje olarak hudutu aştın kendini ve takipçilerini yaktın.Gaybı ancak Allah bilir ve mülkü dilediğine verir.Onun mülk verdiğine de kimse karşı duramaz.

      Sil
    2. 6. Ümmetimden
       "ehl-i kitêb"dan bir nefer (cemâ‘at) ve
       "ehl-i libben" (çöl halkı) helêk olacak!
      Denildi ki: "Ehl-i Kitêb kimdir?" Buyurdu ki:
       "Kitêbullah'ı öğrenip îmân edenlerle mücâdele edecek bir kavimdir."
      Denildi ki: "Ehl-i liben kimdir?" Buyurdu ki:
       "Şehvetlerine uyup namazı terk edecek bir kavimdir."

      Sil
    3. bu hadiste Kitab'ı öğrenip Müslümanlarla mücadele edecek bir cemâat dediği The Ciamâat Fetö oluyor. Müslüman dediği de Milli Görüş anlamında.
      Şehvetlerine uyup namazı terkedecek bir kavm topluluk çöl ehli de makam şehvetine uyup Millî Görüş siyasi namazını terkeden AKP demek. mucizevî olarak aynen haber verir.

      Sil
    4. Medîne’de mutlaka bir çocuk öldürülecektir. Dedim ki: Sana fedâ olayım! O, Süfyânî’nin ordusunun öldüreceği değil mi? Şöyle buyurdu: Hayır, ama onu filâncanın evlêdlarının[20] ordusu öldürecek. Onlar gelip Medîne’ye girecekler ve halk onun nereye gittiğini anlamayacak. Çocuğu alıp öldürecek. Ve bu olay zulm, düşmanlık ve ‘ısyândır. Allah da onları başıboş bırakmaz. İşte o zemân zuhûru bekleyin.”

      Sizlere filânca oğullarının hükûmetinin sonunu haber vereyim mi? Arz ettik ki: Evet, ey Emîre’lmü´minîn! Buyurdu ki: Harâm bir günde ve harâm bir yerde Kureyş’ten bir kavmden olan harâm bir nefsin öldürülmesi. Tohumları yaran ve insênı yaratana andolsun ki o olaydan sonra se‘dece 15 gece hükm sürecekler. Arz ettik ki: Ondan önce veya sonra bir şey´ olacak mı? Buyurdu ki: Ramazân ayındaki ses uykuda olmayanı dehşete salacak, uyuyanı uyandıracak ve genç kızları zifaflarından dışarı çıkaracak.”

      Hicâz’ı isminde hayvân ismi olan bir adam yönetecektir. Uzak bir mesafeden baktığınız zaman gözlerini şaşı olduğunu göreceksiniz. Eğer yakında bakılırsa normal gözükecektir. Abdullah isminde olan kardeşi tarafından desteklenecektir. Eyvahlar olsun ki onların peşinden gidenlere. Rasulullah (s.a.s) üç kez tekrarladı. Bana onun (Abdullah) ölümünün haberini verin ki ben de size Mehdi’nin zuhurunu haber vereyim.

      “Her kim Abdullah’ın ölümünü bana garantilerse ben de ona Kâim’in (imâm Mehdî’nin aleyhisselam) zuhûrunu garantilerim.” Daha sonra şöyle buyurmuştur: “Abdullah öldükten sonra halk hükûmet kurması için kimse üzerinde tevafukta bulunmayacak ve bu anlaşmazlık ve çatışma Allah’ın isteğiyle Sâhibu’l-Emr’e (İmâm Mehdî’ye) kadar devam edecektir. Kaç yıllık hükümetler sona erecek ve artık birkaç aylık ve birkaç günlük hükümetler kurulmaya başlanacaktır.” Hadisi nakleden ravi diyor ki İmam’a (a.s) şöyle sordum: “Acaba bu durum uzun mu sürecek?” Buyurdu ki: “Asla”

      http://www.akevler.org/AdilDuzenDergisi/108/1609/Ruya-Son-kabine-mi

      Sil
    5. bu hadisler ve rüya RTE ve Apo Gül'ün öldürüleceğini ve III. Mehdî resûl II. Erbakan'ın önünün Allah tarafından böylece açılacağını haber veriyor. tarih hesaplamam da 23 mayıs 2018 çarşamba sabah 10 gibi. 7 haziranda ise TRnin işğali ve 25 milyon insanın soykırımı var.
      Fetö "boşuna sevinmesinler" diye boşuna demiyor hoş. RTEnin Saddam ve Kaddafi gibi bir süre direnip sonra da kanlı gideceğini çok iyi biliyor. Mafia babasına çalışan bir eleman, babaya ihanet ettiğinde ("benzerlerin gibi son kullanılma tarihin doldu. çekil kenara, bizim kendi planlarımız var, engel olma" dediğinde makam rant hoş gelip bırakamayıp da direnene) o babanın ne işlem yapacağını bekliyorsunuz. hata nerede yapıldı? Allah'ın gönderdiği I. Mehdî resûl Erbakan satıldığında 3 dalga Havariç tarafından (AKP, Haspa ve Sp). Tekrar hidayete III. Mehdî resûl II. Erbakan'a dönülmeden Allah affetmez, ğazabı azabına dönüşecektir.

      Sil
    6. Çağlayangil : İhsênoğlu
      Özal : RTE
      ´Akbulut : Bin‘Alî
      Yılmaz : ‘Apo Gül
      Demirel : İhsênoğlu
      Çiller : ´Akşener
      Erbakan : II. Erbakan
      Abbasî : AB
      Emevî : TC
      Mervânî : Ç2
      Evren : Ç2
      Ç1 : Ç2

       Yorum

      ‘Apo Gül, Bin‘Alî'nin yerine 2. adam olacak.
      Cum RTE (2. adam ‘Apo Gül'le birlikte) bir sûikasd timiyle öldürülecek!
      XIII. cum İhsênoğlu, başpagan da ´Akşener olacak.
      II. Erbakan, ‘Asker'in de desteğiyle Refêhyol icrââtlarına devâm edecek.
      Halkın II. Erbakan’a sâhib çıkmamasıyla Tûfân’a gidilecek!
      AB7, TRnin batısını işğâl edecek. Ç2, ‘askerî darbeyle 2. baş olarak ortaya çıkacak!
      TR, 2 baş ve 3 parçaya bölünmüş olacak!
      Ç2, AB7 tarafından öldürülecek!

      Sil
    7. I. Süfyânü'd-deccâl Demirel ve Hâfız Esed
      II. Süfyânü'd-deccâl
      III. Süfyânü'd-deccâl Beşşâr Esed

      I. Mehdî resûl Erbakan
      II. Mehdî resûl Mabus (Yemanî, Buhâra'dan)
      III. Mehdî resûl II. Erbakan

      Siyah sancaklar, III. Mehdî resûl II. Erbakan'ın İstanbul Kongre Merkezi 2016'daki konuşmasında ilan ettiği gibi Erbakan vakfının kara bayraklarıdır.


      Hidâyet = Millî Görüş + Âdil Düzen

      12 Mehdî = 3 Mehdî resûl + 9 Mehdî nebî

      Sil
    8. Erbakan'ın kabirdeki sorgusu yeni bitmisken,o soruların bazılarında oldukca "terlemisken",mahsere kalan durumlar da varken neden yalan konuşup yanlış algı olusturuyorsun?
      Milli görüş İslam'ı şekle indirerek zarar verdi keza İslam üzerinden para kazanma yolunu serbest gördü. sadece vaaz(sohbet) vererek para kazananlar,himmet parası adı altında toplanan acı durumlar,ilahi söyleyenlerden bazılarının İslam'ı yıpratması ve haksızlıklar...mücahit-->müteahhit

      Sil
    9. süfyani fetulah, son yaptığı açıklamalarla(tehdit) süfyani olduğunu duyurdu anlayanlara.Zaten bilen biliyordu. Abbas'ın değirmeni dönüyor;arabalar,evler hatta cep telefonları bile kredi sistemi üzerine kurulu.Son olayla bayrak sahipleri vaziyet alıp dinleniyor,Cabir ve ailesi,"onlardan kaçacak ve saklanacak kimsenin kalmadığı zaman",süfyani izmir depremi sonrası gelir pyd içeri girdikten sonra.
      Şu an işkence edilen askerlerin fotoğraflarının paylaşılması süfyani ve ordusuna(süfyaniye biat eden ilk 7ye bağlılar) zemin hazırlamakta.
      Asimetrik düzen üzere kurulu dünya.Senin yaptığından çok,karşı tarafa yaptırdığın önemli. Bir adamın "haç galip geldi" demesini bu durumdan düşünün.O adama söz söylettirecek ki büyük savaş başlasın savaş sonrası İslam'ın önü açılsın.

      Sil
    10. Kur'an-ı Kerim “ölülerinizin arkasından konuşmayın” diye uyarır. Demirel DP mensubu olduğu için milletin seçtiği biridir. Üstüne üstlük icma-yı ümmet ile. Peki Erbakan'a kim "Politikaya gir" dedi. 12 Mart 1971 sonrası İsviçre'ye kaçınca 2 yıl sonra kim gidip getirdi? Niçin getirdi? Erbakan’a yüklenen misyon ne idi? Onu Ecevit'le hükümet kurmaya kim teşvik etti? Daha doğrusu o günkü siyasi tabloyu kim hazırladı ki, Ecevit’le selamünakgün hükümeti kurdu. Mustafa Ecevit ahir zamanda gelecek 4 Mustafa’nın kaçıncısı. Misyonu ne idi? Karısı hangi azınlıktandı?

      Buna rağmen MC nasıl kuruldu? Erbakan nasıl koşa koşa ona girdi?

      Türkiye’de 400 imam hatip okulun 300’ü kimin devrinde açıldı. Demirel’in değil mi? Bunlar siyasi meseleler. Dini değil. Çünkü ahir zamanın hizmeti Kur’an’ın hakikatleriyle olacak. Hz. Peygamber’in tavsiyesi budur.

      Demirel’in kusuru var mı? Var. 1991 sonrası Anavatan ile hükümet kurmalı idi. Kurmadı? Niçin. Sonra 28 Şubat’ta Refahyol ve Çiller’e haksızlık etti. Bu kesin. Ama niçin? Bana inanmayacaksınız ama çok kötü bir şeyi katliamı önledi. Ne mi? Bunu Namık Kemal Zeybek yazdı, Hasan Celal Güzel çok kanlı bir olayı önlediğini söyledi (50 bin kişi hapse tıkılıp 10 bin kişi katledilecekti). DP eski Milletvekili (Gıyaseddin Emre) ileri geri konuşunca Demirel onu köşke çağırır. Ve ona bazı şeyler anlatır. O vekil sonradan bunu Vakit Gazetesi'ne açıkladı. Ortalık kan gölüne dönecekti.

      Sizin açınızdan haklı olduğunuz bir taraf var. Şeriat ele bakar. Ama bir de işin bu tarafı var. “Ümmetim batıl üzerine ittifak etmez” hakikatine nail olan Menderes, Demirel ve Erdoğan yüze 50 üzeri oy alan Türkiye’de 3 liderdir. Erbakan almadı. Yani icma-yı ümmete nail olmadı. Üstüne üstlük Ak Parti’ye çok muhalefet etti. “Bunlar çoluk çocuk” dedi. Erbakan’ı bilebilmek için Devrim arabası macerası ile niçin 27 Mayısçıları yakın durdu meselesini bilmek lazım. Hatta 27 Mayıs hükümetinde az daha bakan oluyordu. Onu kim siyasete teşvik etti. Niçin Türkeş ve Erbakan AP’ye muhalefet etme görevi verildi. Onlar kim bilir misin?

      Bunu çözen. Yakın tarihi anlar. Şimdi Erbakan ve Demirel ve çağdaşları mezarda. Herkes ameliyle başbaşa. Biri şahsi diğeri millet için 2 hesap veriyorlar?. Benim gibi milyonları hakkını koruyan benim sevabıma ortak olur. Allah “Göğsünü gere gere müslümanım diyeceğim” diyeni Kur’an’ı miting alanlarında öperek bağlılığını izhar edeni, MC’ye ortak olanları elbette nazara alacaktır. Ama bu yargılamayı yapmak bize ait değil Allah’ın işi. Onlar yapacaklarını yapıp gittiler. Hüküm Allah’ın.

      Süfyan için gelince. Hilafet dönemi olsa ve Demirel’e süfyan diyenin boynu vurulurdu. Sonra mü’mine kafir diyen kafirdir. İkincisi Esad Süfyan değil. Süfyani. Yani Süfyan meşrep. Süfyan askeri diktatördür. Erbakan Süfyanı çok överdi. Bir şey daha. Erbakan Mehdi ise ben de Mesihim. Dilin kemiği yok uydur uydur söyle. Fetoş gibi. O kainat imamı. Hep üst düzeyden sallıyorlar.

      Allah kimseyi şaşırtmasın?

      Sil
    11. Beklenen Tûfân! (BOP BİP projesi): ABD AKP’ye Türk ordusunu çöllere göndertip arkadan AB’yi TR’ye saldırtacak!
      1) Deccâl Yehûdî Sermâye Tûfân komplo senaryo: 4 parçalı büyük Kürd devletini ortaya çıkartıp önce TR ile federe yapacak
      2) sonra bağımsız yaptırıp federe Kürdü TR’ye İzmir’deki Ege ve İstanbûl’daki 1. Ordu’yla işğâl ettirirken AB’yi TR’ye arkadan saldırtıp
      3) İzmîr İstanbul başta batısını işğâl ettirip halkını esîr ettirerek yerinde imha ettirecek! Sonra ABD’ye Sûriye’yi bahane ettirip
      4) milyon NATO ordusuyla TR’ye çıkartma yaptırarak işğâl ettirecek ve TR ancak yeni bir İstiklâl harbi III. dünya savaşıyla kurtulabilecek!
      2013-2040: İslâm’ın ABD-NATO-İsrâîl-AB-(Rûsyâ)-(Çîn) ile 27 yıl savaşı!
      2015-2040: İslâm’ın ABD-NATO-İsrâîl-AB-(Rûsyâ)-(Çîn) ile 25 yıl savaşı!
      2016-2019: 3 yıl sürecek küresel kıtlık!
      8 kasım 2016: ABD başkanı Trump
      mart 2017: Sp genel başkanı III. Mehdî resûl II. Erbakan
      24 mart 2017: II. Mehdî resûl Mabus. Buhâra –>
      6 mayıs 2017: sağcı (Jacques Chirac halef Nicolas Sarkozy) FR cumhûrbaşkanı
      yaz 2017: Îrân önce 21 gün İsrâîl, sonra da ABD tarafından şiş!
      18 haziran 2017 – 07 haziran 2018: kuzey Sûriye - kuzey ‘Irâk - TR (pyd-kdp-RTE) arasında 1 yıl sürecek su altın savaşları!
      12 ocak 2018: II. Mehdî resûl Mabus. Buhâra –>
      13 nisan 2018 c: Süfyânî, Yemânî ve Horâsênî –>
      nisan 2018 – ekim 2018: III. Süfyânü’d-deccâl Beşşâr Esed (savaş!)
      21 mayıs 2018 pt akşam: Sp genel başkanı II. Erbakan Refêhyol icrââtlarına devâm.
      23 mayıs 2018 ç sabâh: Cum RTE ve başpagan ‘Apo Gül sûikasd timiyle öldürülecek! XIII. cumhûrbaşkanı Ekmeleddîn İhsênoğlu, başpagan Akşener.
      23 mayıs 2018 ç: Mora depremi!
      3 haziran 2018: Sp genel başkanı II. Erbakan’ın 13 günlük Refêhyol icrââtlarına son.
      2-11 haziran 2018: Beklenen büyük Ege depremi (> 100 bin ölü!)
      7-14 haziran 2018 pş: (23 ramazân 1439) Cum‘a gecesi İstanbûl FR tarafından işğâl esîr katl!
      2018: TRnin denizden 3te 1i işğâl ve halkının çoğu 3te 2si (25 milyon) katl!

      Sil
    12. haziran 2018: II. Mehdî resûl Mabus –> Horâsên
      ´ağustos 2018: 3 aylık ´Amrîkêncı kızıl komünist ‘askerî darbe! Ç2!
      ´ağustos 2018: Beklenen büyük İstanbûl 1. ve 2. depremi ile tsunamiyle İstanbûl’u denizin basması
      ´ağustos 2018: Siyêsî sürgünler
      5 eylül 2018: II. Mehdî resûl Mabus katl!
      eylül 2018 – 5 temmuz 2019: ABD-NATO İskenderûn körfezinden milyonluk (80*12.000=960.000) ‘askerî çıkartma!
      eylül 2018: III. Süfyânü’d-deccâl Sûriye cumhûrbaşkanı Beşşâr Esed (Orta Doğu işğâli!)
      20 eylül 2018 pş: (10 muharrem 1440 pş) ‘Âşûrâ´ gecesi III. Mehdî resûl II. Erbakan Ke‘be'den hurûc (40lar 50si kadın 305 Millî Görüşçü).
      ekim 2018 – mart 2019: III. Süfyânü’d-deccâl Beşşâr Esed (hükûmet)
      2018 sonu: erken genel ve yerel seçimler (Sp 360 vekîl, ‘ÂDP 9 vekîl; CHP)
      2018 sonu: Sp hükûmeti başkanı başbakan III. Mehdî resûl II. Erbakan, TBMM başkanı IV. Mehdî nebî Süleymân Karagülle.
      mart – haziran 2019: III. Süfyânü’d-deccâl Beşşâr Esed (hükûmet)
      mayıs 2019: Mesîh ‘Îsê peyğâmberin III. Mehdî resûl II. Erbakan ile görüşmesi
      5 temmuz 2019 – 5 ´ağustos 2019: + (12 bin erkek + 7 bin kadın) TR + 40 bin Yemen = 70 bin İslâm ile 960 bin ABD-NATO (III. dünyâ savaşı!)
      2-5 ´ağustos 2019: Avrupa’ya 3 gece meteor! yağmuru
      11 - 31 ´ağustos 2019: TR’nin İstanbûl ve TRyi AB’den fethi
      28 ´ağustos 2019: Sp genel başkanı başbakan III. Mehdî resûl II. Erbakan cumhûrbaşkanı
      18 eylül 2019 – 27 ocak 2020: TR İsrâîl’i feth
      nisan 2020: kuyruklu yıldız Pelin
      22 mart 2020 – 22 ekim 2020: İslâm’ın Avrupa’nın 3te 2sini 2 koldan 7 ayda fethi (IV. dünyâ savaşı!)
      şubât 2021 – şubât 2028: 7 yıl devâm eden İslâm-AB barışı
      şubât 2028: III. Mehdî resûl II. Erbakan vefêt!
      2028: Sp genel başkanı MZE cumhûrbaşkanı!
      2028 - 2030: TR ve İslâm’da iç savaş!
      şubât 2028 - 2040: İslâm ile AB-ABD-Rûsyâ (V. dünyâ savaşı!)
      2030: ‘ÂDP ‘Âdil Düzen Partisi fahrî kurucusu IV. Mehdî nebî Süleymân Karagülle II. TC kurucu cumhûrbaşkanı
      şubât 2031: TR’nin 11 yıl süren Fransa hâkimiyetinin sonu
      2032: İtalya hâkimiyetinin sonu
      şubât 2034: Sûdên’ın 14 yıl süren Fransa hâkimiyetinin sonu
      2 temmuz – 18 ´ağustos 2036: Lîbyâ’nın İspânyâ hâkimiyetinin sonu
      2039 - 2042: Çîn’in Avrasya medeniyetini istîlâ´sı ve helâki!
      2040: Tekrâr Orta Doğu’yu bastırmaya gelen Avrupa’nın geriden 2ye bölünmesiyle gerisin geri dönüp gitmesi
      2040 - 2090: İslâm-Batı arasında 50 yıl süren barış!

      Sil
    13. Sakarya Seyf

      Süfyaniye bağlı 7'ler kimdir?
      Öyle şifreli kapalı yazmadan cevap verir misin?

      Sil
    14. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  18. Darbeden sonra Türkiye'yi işgal edeceklerdi: Plan İncirlik'te yapıldı
    15 Temmuz gecesinin sadece darbeden ibaret olmadığı, FETÖ'cülerin başarılı olması halinde Türkiye'nin İstanbul ve Ankara üzerinden işgal edileceği bilgisine ulaşıldı. ABD'nin kullanımında olan Adana'daki İncirlik Üssü'nde yapılan toplantılara katılan ve Hatay'da yakalanıp sorgulanan FETÖ'cü subay, korkunç işgal planının detaylarını açıkladı.

    http://www.yenisafak.com/gundem/darbeden-sonra-turkiyeyi-isgal-edeceklerdi-plan-incirlikte-yapildi-2498091

    YanıtlaSil
  19. 1*Türkiye, Ak Parti’nin iktidara gelmesinden itibaren seri darbe planlama ve teşebbüslerinin hedefinde idi. Bu hareketler sırasında önce ulusalcı-kemalist cuntaların sonra münafık olmaktan çok fasık bir molla ve cemaatinin adı sık geçer oldu. Bana sorarsanız son 30 yılda esas koç başı bu deccali molladır. Yani batılı sözde müttefiklerimiz o molla ve cemaatini 1990 sonrası yeni dünya düzeninde Türkiye’ye hükmetmek için hazırladılar. Ne zamandan beri? 1985-1986. Bu deccali mollanın kırdığı potlar, ortaya koyduğu ifsad ve fitneler diz boyu olmasına rağmen hep itibar gördü. Ve cemaatinin aldatıcı bir takım işleri dini açıdan değersiz iken, takdire değer bulundu. Bu harici destekli dinsiz yılların sonucu idi. Hadiselere maddi ve siyasi yönleri yerine manevi yönüyle bakamaz olduk. Özellikle gelenekçi milliyetçi-mukaddesatçı grupların basiretsizliği ve tembelliği yüzünden İslami şuur ve feraset bulanık kaldı.

    Şimdi işin manevi yönüne bakalım. Cenab-ı Allah zor kullanılarak dini hizmet yapılmaması konusunda uyarır: “Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi birden iman ederdi. Yoksa insanları imana gelinceye kadar zorlayacak mısın?” Yunus 99.
    Yani dinde zor ve icbar yoktur. Cebir ve zorla iman olmaz. Nitekim bu ayetten sonra Cenab-ı Allah buyurur: “Hiç kimse Allah'ın izni olmadan iman etmez. Aklını kullanmayanlara ise, O, pisliği musallat eder”

    Daha bitmedi? Kur’an ayetlerinin efendisi Ayet-ül Kürsü bize nasıl bir Allah’a iman ettiğimizi ve Kur’an ile nasıl bir Yaratıcıya muhatap olma şerefine erdiğimizi gösterir. Bu ayetin sonraki ayette ise Cenab-ı Allah buyurur: “Dinde zorlama yoktur; artık doğru ile eğri birbirinden ayrılmıştır. Artık kim tâğutu reddedip Allah'a iman ederse, kopmaz ve kırılmaz, sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Allah ise her şeyi işiten, her şeyi bilendir.” Bakara/256. Bediüzzaman bu ayetin 1417 fitnesi sonrası için müjdeler ihtiva ettiğini belirtir.

    Bu ayet ahir zamana işari olarak da bakar. Ahir zaman Mehdisi’ne ve Süfyan’a.. Bu mücadele de o ayetlere göre Mehdi ve cemaati ve onu izleyenler zorlamaya yani icbara daha doğrusu ikraha baş vurmayacak. Ne yapacaklar? Kur’an’ın elmas hakikatlerini ortaya koyup Tevhidi hakim kılacaklar.

    YanıtlaSil
  20. 2* Nitekim Bediüzzaman İslam kelimesinin Anayasa’dan çıkarıldığı 1928 tarihi için şöyle bir not düşer: “Dinde zorlama yoktur; doğruluk sapıklıktan, îman küfürden iyice ayrılmıştır. (Bakara/256) cümlesi, makam-ı cifrî ve ebcedî ile bin üç yüz elli (1350) tarihine parmak basar ve mânâ-yı işârî ile der: Gerçi o tarihte, dini, dünyadan tefrik ile dinde ikraha ve icbara ve mücahede-i diniyeye ve din için silâhla cihada muarız olan hürriyet-i vicdan, hükümetlerde bir kanun-u esasî, bir düstur-u siyasî oluyor ve hükümet, lâik cumhuriyete döner. Fakat ona mukabil mânevî bir cihad-ı dinî, iman-ı tahkikî kılıcıyla olacak. Çünkü, dindeki rüşd-ü irşad ve hak ve hakikati gözlere gösterecek derecede kuvvetli bürhanları izhar edip tebyin ve tebeyyün eden bir nur Kur’ân’dan çıkacak diye haber verip bir lem’a-i i’caz gösterir. “

    Yani ahir zamanın hizmeti artık tekrar belirtiyorum artık siyasi ve askeri değil, manevidir. Yani Kur’an’ın elmas hakikatleri siyasetin, elmas kılıcı ise askeriyenin yerini alacaktır. Bu husus Türkiye’de milliyetçi-mukaddesatçı yani gelenekçilerin anlayamadığı veya anlamak istemediği bir hizmet tarzıdır.

    Bu kadar bilgiyi niçin yazdım? Bu darbenin baş aktörü kim görünüyor? Bir molla bozuntusu. 1962 senesinde askerliğini yaparken kendisine el atan derin devletin bu uşağı ve hizmetkarı, yıllar sonra ehl-i imanı ve İslam’ın başına bela kesilecektir. Ve çok ilginç Tevbe Suresi’nin 90 ayetini ebcedi işareti ile Hicri 1435 tarihinde belalara uğrayarak dağılamaya başlayacağına işaret vardır.

    Şimdi geçmişi çok kabarık ifsad ve fitnelerle dolu bu molla taslağının kırdığı çamlar o kadar çok ki bilen bilmeyene anlatsın. Ama o 1983-84 yılında itibaren CIA ile tanışır, işbirliğine başlar. Dnüyevi kapılar ona açılır. Onların taktikleriyle devlete yargıya, emniyete, askeriye, eğitime ve iş dünyasına sızma başlar. Bunun için fasık kelimesinin bütün mana ve işaretlerine haiz olacak eylemlerde bulunur. Ve en fecisi ise Yahudi deccalle işbirliğidir. Zaten onun 1984 Yinon Planı’na yardımcı olarak kullanıldığı ancak yıllar sonra anlayacaktık.
    Son dönemi bilenler için herşey apaçık meydanda idi. 2003 Irak operasyonunda Türkiye’nin siyaset ve askeriyesinin tutumuna kızan ABD’nin neocon-siyonist şebekesi intikam almaya karar verir. Bir yandan ulusalcı-kemalist odakları Ak Partiye saldırtan ABD, fetoş cemaati onlara kumpas kurdurtarak öldürücü darbeye hazırlanır. Neocon-siyonist ağababalar işin içindedir. 1980’lerin ortasında başlayan ordu ve emniyete sızma çabalarının semeresini toplamaya başlarlar. Graham Fuller’in yakın çalışma arkadaşı ve CIA danışmanı Yahudi Henri Barkey (ki son darbede Yunan adalarından hareketi izlediği ortaya çıktı) açık açık çıkar ve 2006 yılında Irak operasyonu sırasında ABD’ye yardımcı olmayan Türk askerinin cezalandırılacağını söyler.

    YanıtlaSil
  21. 3*Ulusalcı-kemalistler Ak Parti’nin üzerine salınırken fetoş çetesi Atabey operasyonu ile tasfiye denemesini ilk kumpasla başlar. Sonrası biliniyor. Ergenekon, Balyoz falan filan. Yaşın yanında kurunun yaşandığı operasyonlar. İşin kopma noktası 2009’dur. Özellikle “One minute” hadisesinden sonra bütün cephelerde saldırıya geçilirken, Recep Tayyip Erdoğan baş hedeftir. Öyle ki, cemaatin bütün ileri gelenleri o tarihten itibaren “Erdoğan hasta. Yakında ölecek. Ondan bir hayır gelmez” dediğini ben defalarca kulaklarımla duydum. Bunun ne anlama gelece ise 2 yıl sonra anlayacaktık..
    Erdoğan’a zehirleme suikasti yapılıyor. Kasım 2011 tarihindeki operasyon bunun delili. 3 ay sonra ameliyatın ikinci işlemi yapılırken Hakan Fidan’ı yeme operasyonuna şahit olduk. Kader-i İlahi orada öyle bir tuzak hazırlamış ki, operasyonun geç başlanması sayesinde cemaatin Hakan Fidan’ı yeme operasyonu akim bırakılır. Erdoğan Kasım 2011 tarihinde (ben ilham-ı İlahi diyorum) dinlendiğinden şüphelenir. Ve Mustafa Varank’a odalarını MİT’e çek ettirir. Sonuç her yerde dinleme cihazları bulunur. Yani Devletin bütün makamlarının dinlendiği ve harici devletlere servis edildiği ortaya çıkıyor.
    Ve 7 Şubat mağlubiyetinden sonra darbe teşebbüsleri dönemi başlıyor. Gezi, 17-25 Aralık, darbe teşebbüsleri gelir. Ama 2009 tarihinde uyanan ve 7 Şubat sonrası karşı saldırıya geçen Erdoğan’ın, art arda seçim zaferleri kazanması özellikle son 1 Kasım zaferi üzerine, 15 Temmuz darbesi teşebbüsü oldu. Uzmanlar bu darbenin Aralık 2015’te Pansilvanya’da planlandığını söylüyor. Ve hazırlıklara başlanıyor. Ama Mehdiyet’in şahs-ı manevisinin himmeti rahmet-i İlahiye’yi celb etti. Çünkü Türkler 90 yıl sonra rüştünü ispat etmişti. Yani yiğit düştüğü yerden kalkmıştı. Artık nasrullah mukadderdir.

    Kur’an’da Cenab-ı Allah bildiriyor: Zorla, cebirle, bana iman eden kullar istemiyorum. Aklını ve kalbini kullanarak inanan kullar istiyorum. Öyleyse ahir zamandaki hizmet ise Bediüzzaman ile ifadesini bulduğu gibi Kur’an hakikatlerini anlatma yoluyla olacağı anlaşılır. Ehl-i tarik neredeyse 800-900 yıl dünyayı çirkin görerek ve terk ederek yaptığı hizmet ahir zamanda manevi cihada inkılap eder. Bu aynı zamanda Mehdi ve cemaatinin hizmet tarzıdır. Hz. Peygamber ahir zamanın oklarının harfler olacağını belirtmesi de bu hakikati teyid eder. Yani manevi cihada işaret eder. Ve ahir zaman din hizmetkarlarına siyaset ve askeri ve finansal yollarla hizmet edilemeyeceğini ve önemi olmadığı sırran tenevveret olarak bildirilir. Yani ahir zamanda ilmi ve medeni hayatın yaygınlaşması insanlığın vahşet ve esaret ve ecirlik devirlerini geçerek hürriyet ve mülkiyeti ele geçirmesi dinin bu sahalarda bir teceddüde girmesinin gerektirmeyeceği anlaşılır.

    YanıtlaSil
  22. 4*Hak ve hakikat böyle iken fetoş ilk darbe teşebbüsünü üstadım dediği Bediüzzaman’ı alaşağı edip kendini Nur cemaati lideri olarak yutturmaya başlıyor. Ama foyası ortaya çıkınca Nur cemaati adını bırakıp sivil toplum daha sonra hizmet adını alıyorlar. Manevi darbe mağlubu bukelamun gibi. Daha önce kendini gizli gizli mesih ilan ediyor, Palazlanınca da Nur Cemaati lideri oluyor. Aç tavuğun kendini darı anbarında görmesi gibi güçlendiğini vehmedince milli ve küresel çapta oyunlara kalkışıyor. Ve kendini kainat imamı ilan ettiriyor. Üstüne üstlük muvaffakiyet için ise ahir zaman hizmetini neocon-siyonist şebekeleriyle işbirliğine zorluyor. Ve sonunda darbeci oluyor.

    Peki Beidüzzamn böyleleri için ne diyor? Bediüzzaman Rus işgali ve Ermeni isyanı üzerine 1915 yılında talebeleriyle cephede çarpışırken bir yandan da o ünlü eseri İşaratü'l-İ'caz adlı eseriı telif etmeye başlıyor. Esir düşünce bu eser yarıda kalır. Yarıda kalır ama onun oradaki o ilmi seviyesi onu 4 yıl sonra manevi Meclis’e davet ettirir. Ve o manevi Meclis’te hizmete aday yapılır. Ve 7 yıl sonra Risale-i Nur’u telife başlar. İşte Bediüzzaman o eserinde darbecilere “yırtıcı hayvan” diyor. Bakara suresi’nin 26 ve 27 ayetlerinin tefsirinde şöyle der”
    “..fıskla bozulan bir adam, bataklığa düşüp çıkamayan bir şahıs gibi, çokların da o bataklığa düşmelerini istiyor ki, maruz kaldığı o dehşetli halet, bir parça hafif olsun. Çünkü musibet umumi olursa hafif olur. Ve keza, bir şahsın kalbinde bir ihtilal, bir fenalık hissi uyanırsa, yüksek hissiyatı, kemalatı sukut etmeye başlar; kalbinde tahribata, fenalığa bir meyil, bir zevk peyda olur. Yavaş yavaş o meyil kalbinde büyür; sonra o şahıs, bütün lezzetini, zevkini tahribatta, fenalıkta bulur. İşte o vakit, o şahıs, tam manasıyla arzda yırtıcı bir hayvan, ihtilali çıkarıp büyüten bir bela, fesadı durmayıp karıştıran bir afet kesilir.
    Sual : Bir fasıkın fıskıyla arzın müteessir olması akıldan uzaktır.
    Cevap : Madem ki arzda nizam var; muvazene de olmalıdır. Hatta nizam, muvazeneye tabidir. Binaenaleyh, bir makinenin dişleri arasına küçük birşey düşerse, makine müteessir olur, belki faaliyeti de durur. Veya faraza iki dağ bir teraziyle tartılırken, terazi muvazi olduğu vakit bir gözüne bir ceviz ilave edilirse, müvazenesi bozulur. Dünyanın da manevi nizam makinesi böyledir. Mütemerrid bir fasıkın fıskı, arzın muvazene-i maneviyesinin bozulmasına vesile olabilir. “

    Bakara 27. Ayeti şöyle: “O fâsıklar, sözleştikten sonra Allah'ın ahdini bozarlar; Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler; yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar, hüsrana düşenlerin tâ kendileridir.”


    YanıtlaSil
  23. 5*Fasık kelimesi ne anlamı gelir? Fitne akıl ve kalbi hak yolundan ve hakikatten saptıran şey. Bu fitne kanlı olursa fasıklık olur. Yani fasıklık kanlı fitnedir. Fetoş 1990’ların başında fitne sebebi idi. O tarihlerde CIA ve Gladio’dan aldığı güçle kıyam etmiş sağa sola beyanatlar verip fitne kapısını açıyordu. Mesela tesettür teferruattır diyordu. Oysa Bediüzzaman tesettürün İslam şeairi olduğunu belirtiyordu. Din adamının işi uhrevi ve manevi iken o dünyevi işlere sarkıp Süfyan taifesine göz kıprıyordu. Hürriyet gazetesine verdiği beyanatta imaen Nurcu ve Süleymancı’nın ızdırap kaynağı olduğunu ve bölücü olduklarını söylüyordu. Bunun ruhuna azap verdiğini söylüyordu. Sonra her partiye oy verilebileceğini söylüyordu. Yani ılımlı yani şeriatsız İslam imajı ile şirinlik dağıtıyordu. Yani adam şımarık çocuk psikoloji içinde enaniyet aynasında toplumsal ve dini oyunlar oynuyordu. Bu fitne fesat işleri 20 yıl sonra kan dökecek bir hale varıyordu.

    İşte mesele budur. Nur cemaati lideri olarak diye kendini paralı şakirtleri ile ilan ettiren biri gün geldi karşımıza darbeci pardon Bediüzzaman’ın deyimiyle “yırtıcı hayvan” olarak çıkıyordu. Aslında insan esfel-i safilinde hayvan-ı natıktır. Ala-yı illiyine çıkma imtihanına tabi. Şeriat-ı Muhammediye ve Şeair-i Ahmediye’ye temessük etmesi lazım gelirken o gitti Siyonist-neocon çeteleri ile darbe yapıp Humeyni gibi ülkeye hakim olabileceğini sanıyordu. Ilımlı yani amelsiz İslam’ın mollası yani kainat imamı olacaktı.

    Bediüzzman’ın talebesi Abdülkadir Badıllı Vefatından önce onun yaptığı münasebetsizlikleri üzerine (2014’te) “Yakında zecri tokatı yiyecek” diye yazıyordu,
    Yiyor mu, yemiyor mu? Dinimiz cemaatleşmeyi emredir. Her cemaat meslek ve meşrebinde müstakil kalmak kaydıyla esasta ittihad etmekle yükümlüdür. Bu da bu zamanda farz vazifedir. Necon-siyonislerle bir olup ülkesine saldırmak ve darbeyle iktidara konmakla değil. Ve Türk milleti yek vücud olup darbeye karşı direndi. 246 şehid verdi, 1500’den fazla yaralı. Tanklarla kadın ve çoçukları bile ezdiler. Millete it dediler. Ama müjde ne idi:
    “Şu istikbal inkılâbâtı içinde en gür sedâ İslam'ın sedâsı olacaktır”. Oluyor mu olmuyor mu?. 15-16 Temmuz gecesi bütün batılı başkentlerin saatlerce sesi çıkamadı. Uşaklarının darbesinin zafer haberini beklerken şafakta “Ya Allah, Bismillah, Allahekber” seslerini duyulunca Çanakkale zaferi gibi bir hezimete uğradıklarını anladılar. Çünkü Allahüekber. Çünkü herkesin bir tuzağı var. Ama Allah’ın tuzağı en büyüğüdür.

    Deccali molla senin ve cemaatin için yaşasın cehennem.

    YanıtlaSil
  24. 1*Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek büyük bir pot kırdı. Bir manada haddini aştı. Bir televizyon kanalına çıkan Gökçek, fetoşun bunca kalkışmayı yapma gücünü cinlere bağlamış. Ve “Bir de cevşeni var. İçinde de belli bir takım formüller vardır. Bunlarla insanları etkileyip esir alıyor” diyor.

    Cevşen, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (as) vahiy ile gelen bir münacaattır. Yani Hz. Peygamber’in çok önemli bir duasıdır. Allah’ın binbir ismiyle yapılan misli olmayan bir duadır. Uhud Harbi öncesi Hz. Cebrail (as) Hz. Peygambere gelerek “Zırhı çıkar bunu oku” dediği bir münacaattır. Zeynelabidin (ra) tarafından rivayet edilmiştir. Cevşen’in sözlük anlamı zırhtır. Yani maddi-manevi tecavüzlere karşı koruyan manevi bir kalkandır..

    Bu duayı yeniden gündeme getirerek okunmasını ihya eden ise Bediüzzaman’dır. Cevşen ile ilgili Risale-i Nur’da çok önemli bilgiler olduğu gibi Bediüzzaman Risale-i Nur’un Cevşen’den de tereşşüh ettiğini belirtir.

    Fitne ve fesad faaliyetleriyle gündeme gelen birinin bütün gücünü cinlere bağlamak bir siyasetçi için şaşırtıcıdır. Ayrıca yönetmek açısından vehamet derecesinde hatadır. Gökçek gibi akıl ve kalb gözü kapalı siyasiler zamanında fetoşla işbirliği yapıp saygı gösterirken neden bu tehlikeyi anlamadılar. Yoksa cinlere esir mi düşmüşlerdi?

    Fetoş gücünü nereden alıyordu? Daha bir cemaati yok iken bile Bediüzzaman’ın talebesi Mustafa Sungur’a "sizin gibi hizmet etmeyeceğim” derken neyi kast etmişti. 14 yaşından beri Kemalist derin devlet tarafından kollanan, askerde onlara bağlanan birinin gücü nereden geliyor? Bunları cin-sihir gibi hadiselere bağlamanın sonu bugün içine düştüğümüz tehlikeli vartalardır.

    Aşağı yukarı 35 yıldır küresel üst aklın da emrinde olan bu zatı Özal’a teklif eden, cemaatine mali güç sağlayan kimdi? Hadi 1980’lerde bu anlaşılamıyordu. Ama 1990’larda bu anlaşılmıştı. Her gruba, cenaha şirinlik dağıtan ve yol alan birinin arkasında cinler mi vardı, yoksa derin odaklar mı? Bu artık ayan beyan belli olmuştu. Tabi yıllarca “Hoca efendi” diye ona ve cemaatine saygıda kusur etmeyenler bunu anlayamazdı. Hele 1970’lerde üniversite sorularını bir sağcı örgüte sağlayan derin odaklar, neden sonra hem de 1980’lerden itibaren soruların onların eline geçmesine niçin izin verdi. Bu sayede orduya, emniyete, istihbarata ve yargıya veletleriyle sızmaya başlayan birine bu gücü cinlerin sağladığını sanmak nice olur?

    Yargı ve emniyet kullanılarak iş dünyası nasıl esir alındı?

    YanıtlaSil
  25. 2* Adam çıkıyor açık açık Hürriyet Gazetesi’ne beyanat veriyor. (1993) Nurcuyu ve Süleymancı’yı bölücü olarak niteleyen, onların ruhuna azap verdiğini iddia edecek kadar gözü dönen birinin gerçek kimliği teşhis edememek manevi gözleri körlerin yeteneksizliği değil mi?

    Madem iş, büyü ve cin işine bağlanıyorsa, böyle birinin hallerinin manevi ve dini açıdan bir izahı olması lazım. Bu zat örneğinden giderek meseleyi başka bir açıdan izah edeyim. Bu zat başlangıçta milli hisleri ağır basan bir meczuptu. Meczup aklı başında olmadığı için yarı delidir. Hele bir takım küçük mazhariyetlere nail olduğunu sanıp gurura kapılıp nefsine tabi olursa ne olur? Burası çok dikkat edicidir. İbadet ve manevi letafetlerle beslenen biri şükürsüzlükle eğer nefsine uyar ve bazı ufak tefek İlahi taltifleri kendinden bilirse ne olur? A’raf Suresi 182 ayetinin işaretiyle o nankör İSTİDRACA götürülür. Yani? Derece derece yükseltilir ve bir noktaya getirildikten sonra tepe üstü bırakılır. Bu hem münafıklara, hem müfsitlere, hem de kafirlere layık bir muameledir.

    Cenab-ı Allah böylelerine hakkında hayırlı olmayan nimetler verir. O kimse de fetoş gibi bu lütfu ve tuttuğu yolun kendisi için en iyi olduğunu sanarak gurur ve isyanı artırılır neticede acı ve feci bir surette şiddetli bir azaba düçar edilir. Kalem Suresi’nin 44 ayeti de buna işaret eder: “Onları ummadıkları yönden yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız” Şimdi bu başlangıçta meczup olan sonra Türkiye’de Süfyani komitelere ardından küresel deccalin maşası olan fetoşu haline bir bakalım. Nasıl yükseldi ve nasıl helak oluyor. Bu arada hatırlatayım Tevbe Suresi’nin 90 ayeti böyle mücahede etmeyen bir cemaatin Hicri 1435 yılında belaya uğrayarak dağılacağına ebcedi işaret var. Ben bunu 20-25 yıl önce not almıştım.

    Bu zat meğer 50 yıl önce CHP eski Genel Sekreteri ve CIA'ya bağlı Moon tarikatının Türkiye’deki mensubu, üstüne üstlük mason Kasım Gülek ile muhabbet kurmuş. Ondan birkaç yıl önce de askerlikte derin odağın ağına düşmüş. CIA’cı Paul Henze’nin tasarımı Komünist Derneğini’nin ikincisini Erzurum’da kurmuş. Göze batmış olacak ki terfi ettirilerek başka hizmete koşturulmuş. O yıllarda derin devlet biri dinci biri milliyetçi 2 parti kurdurmuştu.1971 yılında Nurcularla Cezaevi’nde birkaç ay yatarken onlardan uzak durmuş. Hatta onlarla aynı koğuşta kalmak bile istememiş. Darbeci askerlere yakın olmuş. Öyle olunca bu hali dikkat çekmiş. Bediüzzaman’ın talebesi Mustafa Sungur bu hali anlamak ister. Onunla konuşur. Yıl 1973. Aldığı cevap: “Ben sizin gibi hizmet etmeyeceğim.” Birkaç yıl sonra kasım Gülek vasıtasiyle Masonlarla ilişkiye girer. Bu arada Nur camiasına şirinlik dağıtarak bazılarını tuzağına düşürür. 1980 darbesine kadar sahte Nurcu da olur.

    YanıtlaSil
  26. 3*Ama esas yükselişi ne zaman. Yani yürü ya maşamız dendiği zaman,1980 sonrası. ANAP iktidar olunca Gladio üzerinden CIA Türkiye Masası Şefi Paul Henze ile muhabbet başlar. Bir müddet sonra Özal’a “Bununla çalış” denir. Zaten 1979 ara seçiminde aday olduğunda İzmir’de fetoşla muhabbeti olmuştu. Neyse 1980’lerrin ortasından itibaren birçok kurumun imtihan soruları ellerine geçmeye başlar. Yani tam tamına 31 yıl önce Fetoş ANAP yakın durarak onların dümen suyunda giderek süratle palazlanır. 12 Eylülcüler kimi dini cemaatleri korkutarak kimini de tasfiye ederek hükmetmek istedi. Mesela Nurculara işbirliği teklif edilir. Mehmet Kutlular, 2002 tarihinde Mustafa Karaalioğlu’na verdiği röportajda cuntanın işbirliği teklifini red ettiklerini belirtir. Bu yüzden bölünmelere uğradıklarını anlatır. Ve fetoş cemaatinn parlatılmasına dikkat çeker. Gelelim 1990'a önemli bir tarihtir.

    Komünizmin çöküşünden sonra Türkiye ilgili proje ve hesaplar değişir. Graham Fuller, 26 Şubat 1990 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nden Ufuk Güldemir’e beyanat verir ve kemalistlere zılgıt çekerek Müslümanları savunur. Derken fetoşun bu CIA’nin Türkiye’deki 2. Numarası ile tanıştığını anlıyoruz. Artık hizmet çetesi CIA’nın zaviyesinden hadiselere bakıp yürüyor. Dini hizmet maskesiyle siyasi sosyal faaliyetlere yönlendirildikerini görüyonruz. Siyasilere yakın durarak onların gücüyle faaliyet ve etki alanı genişliyor. Ve 1995 dönüm noktası olur. ABD’yi gidip gelir. Dönüşte romancı bir karının gazeteci kocasına günlerce röportajlar verir. Orada der ki: “Dünya gemisin kaptanı ABD’dir. ABD’ye rağmen bir şey yapılamaz. ABD ile bir olup çok büyük hizmetler yapılabilir”.

    Ve Türki mektep sayısında patlama olur. CIA ve Mossad ajanları öğretmen olarak o okullara yerleştirilir. Hatta Türk istihbaratının bile ajan verdiği bilinmektedir. Hatta Dışişleri Bakanlığı istihbaratı emrine amade olur. Her işlem başvurusu şıpşak yapılır.

    Yalnız hizmet gibi bu okullarda da bir sahtekarlık var. Müfredat o ülkenin müfredatı. Eğitim dili İngilizci. Nitekim İEngiliz Kraliçesi birkaç yıl önce okulların İngiliz diline hizmetten fetoşu nişan verdi. İşin maskaralık yönü şu. Her yıl Türkçe olimpiyatları yapılır. Türk olimpiyatları değil Türkçe çocuk gazinoculuğu. Türki mekteplerin tek Türkçe eğitim şarkı türküden ibaretmiş. Yani Türk okulları bu. Tam bir maskaralık ve bunu hizmet sanan bir yığın enayi.

    O tarihlerde bu meczup artık İlahi tuzağın içine düşmüştür. Ve yükseliş başlar. Çıkar der ki: “Tesettür teferruattır. Türki devletler batı ile entegre edilecek" Yani ittihad-ı İslam düşüncesi yok. Hele bir niyeti daha var. “Mehdiyet’in ikinci faslını biz gerçekleştireceğiz.” Yani Mehdi gelmiş ki 2. Faslını gerçekleştirecekmiş. Yani? Mehdi’nin hayat faslını. Sanki üzerine vazifeymiş gibi. Ve 2 büyük hata yapar. İlki ilk defa Risale-i Nur’u sadeleştirme adı altında tahrif edilir. Tam muharref eserleri yayınlayacaktı ki, Nurcu cemaatin azarı üzerine cesaret edemez. Ama bunu 15 yıl sonra gerçekleştirecektir. Ya ikincisi? Mehdiyeti, din + finans (yani parra) + medya ile gerçekleştireceklermiş. Yani ibadet, ticaret ve fitneciliğin temeli o zaman atılmış. Mehdi’nin tecdid hizmetini dünyevi işlerle yapacaklarmış.

    YanıtlaSil
  27. 4* Ne demek bu? Bir ara kendini Mesih diye de yutturan bu meczup bu kez Mehdi şakirtliğine soyunur. Din hizmetler için manevi ve uhrevi açıdan değeri olmayan parayı kullanacağını söyler. Bu paralarla medya organları çıkarılacak. Sonra Atatürkçülerle, baronlarla, siyasetçilerle aşna fişna olacak ve hizmet edecek. Bu dinin de, ahir zamanın da hizmet tarzına aykırı bir tutum. İşte bu devrede İlahi tuzak bir kez daha kurulur. Tam genişleyip yayılacakken, hazırlanan emniyet ve istihbarat raporları üzerine oyuna getirilir. Ve ABD’ye kaçırılır. ABD maşasını eteğinin altında istiyor. Çünkü büyük yatırımlar yapılmış ve planın bozulmasını istenmiyor. Bu arada bazı siyasi gelişmeler sebebiyle sesi soluğu çıkmayan bu sahte kainat imamı yeniden ortalarda görülür. Ne zaman? 2003’te. Irak operasyonuna Türkiye’nin katkı vermemesi neconları ve Siyonistleri kızdırır. Artık asker vesayetine son verilecek. 20 yıldır devlete sızdırılan ve aldatılarak toplanan halkla güçülenen cemaat üzerinden yeni bir vesayet kurulacak. Bunu ilk açık eden CIA danışmanı Yahudi Henri Barkey: “Askeri bu Ak Parti ile cezalandıracağız” diyordu. Yıl 2006.

    Takti de şuymuş: Ulusalcı-kemalist odakları kışkırtarak darbe planlamaları yaptırılırken, Ak Parti’ye kapatma davası açılır. O sırada cemaatin emniyet kanadı sahneye çıkar, vatan kurtaran aslana soyunurlar. Ak Parti mensuplarını bilgi kirliliğine uğratırlar. 2006 Atabey operasyonu ilki olur. Sonra kapatma davası sırasında yalan-yanlış bilgi aktarmalarıyla gönül çalma. Sonra Balyoz ve Ergenekon davaları takip eder. Yani Fetoş, neocon-siyonist istihbarat şebekelerin taktik ve yardımıyla paralel bir yapı oluşturmuştur. Dini kişi ve cemaatler, iş adamları bile kumpaslara kurban olur. Siyasiler de asker de uyusun da büyüsün ninni ile uyutulmuştur. Ya iş dünyasının baronları. Ananaslarla şişerler, ve diyabet uykusuna dalarlar.

    Halbuki o sırada Melih Gökçek gibiler Cevşen okusalardı belki feraset ve basiretleri açılır ve olup-biteni görürlerdi. Ama bunu millet yapıyordu. Rahmet-i İlahi’yi bu millet celb etmişti. İlk uyanan onların temsilcisi Erdoğan olur. Özellikle “One minute” olayı ile. Yıl 2009. Araya giren mahalli seçimler ve referandum meşgaleleri bu uyanışı kamil dereceye ulaştıramaz. İşte ne oldu ise 2011 seçimleri öncesi oldu. Fetoşun 5 yıllık yıkama yağlama gözboyamasanın semeresine istemek için AK Parti’nin kapısını çalar. “Bize 80 milletvekilliği verin yoksa..” Erdoğan bunları tersler. Bu olay cemaat ile Ak Parti arasındaki kırılma noktasıdır. Zaten necon-siyonistler one minute olayından gıcıklar.

    Emniyeti istihbaratına, yargıya, askeriyeye sızmada epey yol alan cemaat eşkıyası bu kez MİT’i isterler. O sırada Ak Parti’nin kuyusunu kazma derinden derine devam ediyor. Dinleme yoluyla elde edilen bilgiler İsrail ve bütün batılı istihbarat teşkilatlarına servis edilir. Ve propaganda başlar: “Erdoğan hasta. Yakında ölecek.” Söylentileri el altından yayılır. Meğer zehirleme suikasti tezgahlanıyormuş.

    YanıtlaSil
  28. 5* Az kimsenin bildiği bu olayın dönüm noktası 2011 Kasım ayıdır. Erdoğan rahmet-i İlahiye’yi celp eden imanlı milletin mukedderatına kilit vurmak isteyen neocon-siyonist çeteye karşı bir kez daha uyandırılır. O ay Erdoğan yaptırdığı aramalarla cemaat çetesinin kendisini dinlediğini anlar. Bir süre sonra da ameliyat masasına yatar. Cemaat dinleme ile bunu öğrenir ve pusuya yatar. Şubat 2012’de 2 kez operasyon geçirecek Erdoğan’ın bu durumundan istifade edilerek göz dikilen MİT’e ele geçirmek için Hakan Fidan’ı yemeye kalkarlar. Ama rahmet-i İlahi oyunu bozar. Ve operasyon saati yapılan bir ziyaret ve narkoz makinesinin bozulması sonucu gecikince MİT’e karşı operasyonu bozulur. Durumu öğrenen Erdoğan tedbirler alır.

    Bu hadiseden sonra cemaatin maskesi iyice düşer ve savaş alaniyet kazanır. Ama Melih Gökçek gibileri yeni yeni uyanmakta. Ama gerçeği göreceklerine entrikaların üstün güç sahibi cinlerin ve sihrin gücüne bağlanır. Türkiye’de 4 darbe yaptıran üst akıl, Ak Parti ve kellesini istiyor. Ve 14 ay sonra Pansilvanya’da mukim çete başı, 10 gazeteciyi kabul eder. Ve Erdoğan’ın ipini çekeceklerini ima eder. Ne demek istediği 2 ay sonra anlaşılır. Ve cemaat ilk komplosunu kitlesel provokasyonla başlatır ve gezi olayları patlak verir. Bu molla soytarısı gezi çapulcularını “Bunlara çapulcu demeyiniz, bunlar kahraman” ilan eder. Türkiye bir anda asayiş ve ekonomik komplolarla karşı karşıya kalır. Ve uyanık molla Siyonist dergisi Atlantic’e beyanat verir. “Kur’an Yahudileri lanetlememiştir.”

    Mollanın gücü ne cin işi ne, Cevşen işi. Bu neocon-siyonist uşaklığı işi.

    O sırada ABD Hazine Müsteşarlığı’ndaki Yahudi CIA ajanlarının kışkırtmasıyla Kongre’de 47 üye “İran’la ticarete aracılık ettiği gerekçesiyle Halkbank"ı suçlar. Cemaatin verdiği bilgilerle Halk Bankası gündeme getirilir. Derken yolsuzluk iddiaları ile birlikte 17-25 Aralık darbe girişimleri olur. Ama Ak Parti 3 ay sonra mahalli, 9 ay sonra da Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanır. Bir yıda 3 darbe teşebbüsüne 2 milli zafer. Peki nerede bu cinler? Yahu beşeri iblisler varken cinlere ne gerek var.

    Bu kadar bilgiyi niçin verdim. Bun cin işi mi cemaat işi mi ? Yargı ve emniyete sızdırılan binlerce cemaat ajanının katılımıyla yapılan fitneler entrikalar ne ile izah edilebilir. Ve bu ülkenin bütün kurum ve kuruluşları olup biteni anlamadığı gibi muhalefet de paralel yapının paralelinde kör kütük saldırıyor.

    YanıtlaSil
  29. 6*Yakın tarihte olduğu için kısa geçeyim. 7 Haziran sonrası PKK sahneye sürülür. Ama 1 Kasım’da seçim zaferi hesap buzulunca üst akıl ve cemaat kıtmirleri darbe kararı veriyor. Ve öylesine bir darbe ki 55 yıl önce geliyorum diyen 22 Şubat ve 20 Mayıs ihtilal teşebbüsleri gibi fısıltıyla yayılıyor. Taktik gereği mi, cemaat mensuplarının heyecanı mı tartışmaya açık. Çünkü yayılan darbe söylentileri üzerine 31 Mart’ta 2016 günü Genelkurmay açıklama yaparak Paralel Yapı’nın darbe yapacağı haberlerini red ediyor. 31 Mart 2016’dan 3.5 ay sonra bir darbeye teşebbüsü oluyor.

    Düşünebiliyor musunuz, cemaatin bütün adamları kumandanları enterne ediyor. Ve darbeye kalkışılıyor. Kim önlüyor? Cumhur ve başı. Bu nasıl oldu?

    “Herşeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.” Köre fil hortumunu tutturursanız söyleyeceği “Bu soba borusu” Veya “Bu cin işi” Ya da Cevşeni olan birinin işi. Hangisi? Seç beğen al.

    Amma ve lakin benim bildiğim Türkiye’de az veya çok okunarak Cevşen’in günlük 1 milyon tirajı var. Cevşen zırh demektir. Cevşen halis bir kalple okuyan bir kişi dahi olsa milleti için tesir eder. Çünkü Cevşen’in sonunda şöyle denir: “Allah’a tevekkül edip güvendim. Allah düşmanlara karşı sana kâfidir. O her şeyi işiten ve bilendir.”

    Aynıca Cevşen de tam Allah’ın 1000 isim ile dua edilir. 10’arlı gruplar halinde 100 grup var. Her grubun sonunda da şöyle dua edilir, tam tamına 100 defa. “Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukadessin Senden başka ilah yok ki bize imdat etsin. El aman el aman. Bize azap ateşinden ve Cehennemden necat ver.”

    Şimdi bu dualarla darbeci cemaat mi oluşturulur, yoksa Allah’ın halis kulları mı korunur. Yani hıfz edilir. Biliyorsunuz duamız olmasa bizim Allah katında ne kıymatimiz olacaktı?

    Melih Gökçek dünyevi işlere fazla bulaştığı ve belediye işlerine fazla daldığı için millete 200 yıldır art arda düzenlenen suikastlerden haberi olamıyor. Halbuki her gün bir sayfa Cevşen okusa hem kendisine, hem ailesine hem sevenlerine, hem de millete rahmet-i İlahinin teveccühünü ister ve cemaat gibi yapıların entrikalarını ortaya çıkarır. Kaldı ki cemaatin ne mal olduğunu 1973 bir, 1993 iki, 1995 üç ve 28 Şubat dört olmak mahiyetlerini öğrenen insan var. Onlardan biri olurdu. Ve başkentte bir tesir icra eder o mendeburların ipliğini pazara çıkarırdı. Değil mi?

    Bu istidraç dersi herkesin kulağına küpe olsun. Cenab-ı Allah gurura ve nefsine kapılanı derece derece yükseltir ve şükürsüzlüğün cezasını fetoşa verdiği gibi verir. HafazanAllah.

    YanıtlaSil