.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

13 Mart 2016 Pazar

Taziye mesajı

Ankara'da meydana gelen hain saldırıyı kınıyoruz.
 Ölen vatandaşlarımıza rahmet diliyoruz.
Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Amin...

 Gaybi Haberler

88 yorum:

  1. artık Cabir'i ve ak partiyi savunmayı bırakın süreleri doldu son demleri daha da sert geçecektir fitneden uzak durun sertlikten sonra fırtına esecektir izmir depreminden sonra işler daha da beter olacak.
    mehapeyi başa getirecekler medusa bıraktığı göreve geri gelecek zarar verebilecek herhangi birinin yanında gerçek düşüncelerinizi belirtmeyin.
    Serra fitnesi, Beklenen'e biat ile biter daha büyük fitneler alaca karanlık fitneleri başlar.İşte o zaman süfyani fetulaha aldanmayın.
    Süreç başladı.
    vesselam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sakarya seyf ağbimiz hakkını helal etsin, ona karşı çıkış anlamında söylemiyorum ama söyledikleri illa ki olmak zorunda değil. dua var, çaba var. bolca dua edelim inş; depremden, belalardan Allah muhafaza etsin vatanımızı. Düşman postalına çiğnetmesin. Kimin duası kabul edilir belli olmaz, dua edelim.

      Sil
    2. S.a cabirin suresi dolduysa anadoluya ilk saldiri kimden gelecek ahtapottan mi sufyaniden mi

      Sil
    3. Birde surec basladidan kastiniz artik anlattiklarinizin gercekleşme zamani geldi dogru mu anlamdim.Allaha emanet

      Sil
    4. Sera fitnesinden sonraki alacakaranlik hadisi serifteki duheyma fitnesi sanirim

      Sil
    5. oguzhan kardesim sakarya seyf kardesimizin yazilarinin hepsini okursan anlayacaksin insaAllah

      Sil
    6. 11-22 Nisan 2016
      ....

      Sil
    7. Ahir Zamanda Deccal Öncesinde Görülecek Önemli Fitneler Abdullah bin Ömer -radiyallahu anh- der ki: "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-in yanında idik. Fitnelerden söz etti, birçok fitneler anlattı. Hatta bir 'Ahlâs' fitnesine temas etti. Dinleyenlerden biri: 'Yâ Resulellah! Bu Ahlâs fitnesi nedir?' diye sordu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: 'Ahlâs fitnesi; şiddetli düşmanlık yüzünden insanların birbirinden kaçması ve bir şey bırakmamak üzere mallarının yağma edilmesidir.' buyurdu ve devam etti: 'Sonra 'Serrâ' fitnesi vardır ki, bunun dumanı Ehl-i beyt'imden olan bir adamın ayakları altından tütecektir. Bu adam kendini benden sanacaktır, halbuki benden değildir. Çünkü benim velilerim ancak takvâ sahibi olan kimselerdir. Sonra insanlar eğri, kaburga kemiği üzerine oturmuş gibi bir adama beyat etmek üzere anlaşacaklardır. (Yani devam etmeyen bir sulh yapacaklardır). Bundan sonra 'Duheymâ' fitnesi vardır. Bu ümmetten kendisine şamar indirmediği bir tek kimse bırakmayacaktır. 'Hemen bitti, sona erdi!' denildiği vakit yine devam edecektir. Bu fitne zamanında kişi sabah mümin akşam kâfir olacaktır. O kadar ki insanlar iki kısma ayrılacaktır; Kendisinde nifak olmayan iman grubu ile kendisinde iman olmayan nifak grubu. Bu fitne meydana geldiği vakit, o gün yahut ertesi gün Deccal'i bekleyin.'" (Ebu Dâvud - Hâkim)

      Sil
    8. slm... cabirden kastınız kimdir? türkiyenin başındaki mi yoksa ahrarın başındaki ebu cabir denen kişi mi?

      Sil
    9. Sakarya Seyf hakikatleri safsatalarla iltibas etme.
      1*Rivayetlerle haberi verilen fitneler hakkında hüküm yürütmek, ravinin değil, o fitneleri izale edecek mücedditlerin vazifesidir. Alem-i manada görülen hakikatler doğrudur, ama onu ifade edecek dil, göz ile doğru orantılı çalışmıyor olabilir. Çünkü görmek, muhakeme etmek, zamanını bilmek bir ilim ve muhakeme ve de ehliyet işidir. Akıl üzerinden dile aktarımı ise bambaşka bir meziyettir. Alemi-i misalin küçüğü bizim için büyük, büyüğü ise küçük olabiliyor. Onu ihata temek anlamak ve bihakkın ifade temek üstüne üstlük mecaz ve benzetme ile haber vermek bambaşka bir olaydır.

      Bir dağın arkasındaki dumanı haber vermek başka, mahiyetini anlatmak başkadır. Yani o yangın dumanı mıdır, yoksa çöl fırtınasının dumanı mıdır, yoksa baca dumanı mıdır, yoksa fabrika bacası duman mıdır, diye anlamak ehliyet işidir.

      Şimdi Sera fitnesi ahir zamandaki Deccalizmin yol açtığı fitnelerdir. İkiye ayrılır. Biri büyük deccalin yol açtığı dinsizlik ve inkar-ı uluhiyet fitnesi, diğeri ise küçük deccal Süfyan’ın Şeair-i Muhammediye ve Şeriat-ı Ahmediye’yi tahrip eden fitnedir. Bu durumda Hıristiyan mü’minin uğrayacağı fitne başka, Müslüman mü’minin uğrayacağı fitne başkadır. Bazen ikisi birden de olur. Dinde cehalet sebebiyle sıradan biri anlamadığı bilmediği bir konuda fitnecilerin ileri sürdüğü dışı süs içi inkar dolu sözlere kanar ve bilmeden münkir olur. İşte bu Sera fitnesidir.

      Böyle olduğu içindir ki, Risale-i Nur müellifi tahkiki iman esasını getirmiş ve onu talim etmiştir. Öyle ki ölüm sarhoşluğu esnasında şeytanın iğvası sonucu yapılan bir inkar, inkar olmamaktadır. Çünkü bir ömür boyu bütün hücrelerine, hislerine, aklına, kalbine, ruhuna sinen iman, sarhoşken söylenen münasebetsiz söz hükmünde zarar vermez. Ancak taklidi iman sahipleri imanları dilindedir boğazdan geçmemiştir ve bundan zarar görüp imanını kaybeder.

      Şimdi ahir zamanın sahibi, varis-i nebi olan Hz. Mehdi. Ve onun şahsı manevisidir. Ona ait bir zamanda hizmetini aksatacak veya ıskat edecek başka bir dini cereyan olamaz. Öyle olduğu için hayali alemdeki zevkli dedikodularla elde edilen istihraçların hiç bir hükmü yoktur. İkincisi ehl-i keşif neredeyse 300 yılı kapsayan ahir zaman hakkında istihraç veya söylemleri bir an’a veya yıla veya devreye aittir. Tamamına kapsamaz. Ehl-i tasavvufun keşfi ile ehl-i ilmin veya ehl-i hakikatin veya velayet-i kübra sahibinin ihbarları ve değerlendirmeleri aynı olmaz. Olmayınca da ne olur? İsabetsiz veya eksik ya da hükümsüz olur.

      Sil
    10. 2* Mehdi bir isim değil sıfattır, ünvandır, lakaptır. Ahir zamanın vazifedar zatına, hem hidayete eren hem de hidayete erdirici özelliği sebebiyle bu sıfat verilmiştir. Ama onun başka özellikleri de var. Binbir fitneye karşı binbir hakikat duruşu olduğu için ona Ebka denmiş, Eshab denmiş, Arec denmiş, Mensur denmiş, Haris denmiş, Cabir denmiş. Bunların her birinin ayrı bir özelliği-niteliği vardır. Hepsi de Mehdi’ye aittir.

      Mehdiye Cabir denmesi, lafzi manası ile değil teşbihi manası sebebiyledir. Mehdi Cabir’dir çünkü o Ümmet-i Muhammed’in kırık kalplerini tedavi edendir. Nasıl ve neyle mi? O, keyfi-küfri-cebri-askeri İslam Deccali’ine karşı dimdik durarak onu mağlup ve kahrettiği için Cabir denmiştir. Ve Süfyancı diktatörleri manevi cihad silahı olan elmas kılıcı ile onları yere serdiği için Cabir ünvanına layık görülmüş. Alem-i misal müşahitleri zevk ve heyecanla görüp Cabir demiş ve şahadet alemine bu isim intikal ettirmişler.

      Öyle olunca Erdoğan’a cabir sıfatı yakıştırıp onu Abdülhamid’e benzetemezsiniz. Abdülhamid hanedan evladı, Erdoğan ise milletin evladı. Yani milletin başa getirdiği biridir. Hatta ve hatta Mehdiyet’in 3. faslının mebdeinin bir işaretidir. Yani Rivayetlerde geçen Beyda Zaferi’nin ürünüdür. Bütün icraatları milli iradeye, yani sandığa dayalıdır. Süfyan ve darbeciler gibi tepeden inmemiştir. Abdülhamid’in elinin altında askeri, siyasi, mülki güç varken Erdoğan bunlardan hiçbirine sahip değildir. Siyasi gücü başka vesayetlerle paylaş mak zorunda kalmış. Ona zahiri mana ile nasıl Cabir sıfatı yaklaştırılır. Akılsız işi.

      Böyle olunca safsatalara göre değerlendirme yapılamaz. Çünkü Hilafet bitince Mehdiyet başlar. Mehdiyet biatla değil, melek-i ilhamla verilen bir vazifedir. Mehdi ve 313 kişilik cemaati çalışır ve cihana tevhidi hakim kılar. Mehdiyet’in silahları harflerdir. Manevi cihadı esas alır ve imanla başlayarak dini ihya eder. Mehdiyet tevhidi cihana hakim kılma misyonudur. En geniş dairede fütühatı ise yeni yeni görülmeye başlanıyor.

      Tayyib Erdoğan Cabir değil bir kahramandır. Menderes gibi, diğer siyasi liderlerimiz gibi. O Bediüzzaman’ın vasiyeti olan Risale-i Nur’un Diyanetçe basılıp neşrini sağlamıştır. Ki bu ikinci fecr-i sadık şartıdır. Üçüncüsü ise Ayasofya. Ona zemin hazırlayan veya açan kimse Cehcah’tır. Tayyip ona adaydır.

      Efendim neymiş “Mehdi ile Risale-i Nur arasında tam bir bağ olmaz"mış. Bu zırvanın sahibi kimdi? Ahir zaman hizmetinin programı Kur’an’ın arşından gelen ve Kur’an’ın manevi mucizesi olan Risale-i Nur’dur. Senin okuyup da anlayamadığın Risale-i Nur. O eserin telifinin neticelerini görmek için hayalde dolaşan değil, hakikatlerin satırlarında dolaşan gözlere muhtaç. Risale-i Nur tam tamına 60 dünya diline çevrilmiş ve bütün dünyada okunan bir eserdir. Tevhidi yayıyor. Haşri ispatlıyor, nübüvvet müessesesini anlatıyor ve adaletin lüzumunu izah ediyor. Yani Kur’an’ın 4 esasını. Kenatlerde bulunmuyor.

      Sil
    11. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    12. 3* Bediüzzaman, isanlığın geçirdiği devreleri vahşet, kölelik, esirlik, ücretlilik olarak belirtir ve artık malikiyet devrine girdiğini, mal mülk edinip hür olma hakkını nazara verir. İşte Mehdi bu zamanda vazife alacağından hürriyetlerin alabildiğine kullanıldığı böyle bir zamanda beşer korkuya kapılıp susmayacaktır. Efendim Mahape getirilecekmiş, yok medusa gelecekmiş aman ha susun konuşmayın. Süfyanın küfrü-ü mutlakının neslinin çocuğu böyle korku salıyor. Ve aman konuşmayın diyor. Acaba? O ödleklik devri geride kaldı teneke seyf. Korkan namerttir. Onlara salık veren de. Erkekler korksa bile hanımlar izin vermez.

      Bu ülkede göğsünü gere gere “Müslümanım” demek kaç yıldır mümkündü. Soruyorum, ey Sakarya Seyf. Allah demenin cezası 3 ay hapisti. Tangur tungur seslerle ezan okunurdu, camileri metruk veya ahır veya eğlence mahalli olmuştu. Kur’anlar köy meydanında yakılmıştı. Zindanlar mü'min kaynıyordu. Hele ki yakın zamana kadar Müslüman Türk kızı üniversite kapılarında ya işkence görüyor, ya coplanıyor, ya da sorgu odalarında Süyfancı baskılara maruz kalıyordu. Siz o zaman neredeydiniz? Yorgan altında mı saklanıyordunuz? Yoksa susun aman karşı gelmeyin mi diyordun?

      Ve sözde erkeklerimiz ne yapıyordu? Soruyorum bu ülkede ampulü kim yaktı? El Cevap: Türban beyler türban. Bediüzzaman’ın Hz. Peygamber’in ahir zaman kadınlarını öven hadisini hatırlatır ve onların iman hakikatlerini inkişafında rol alacaklarını belirtir. (Hanımlar Risalesi’nde.) Ve 50 yıllık belik 80 yıllık bir zulümden sonra ampülü onlar yakar. Yanan ampul Edison’un ampulü deği. Nur Suresi’nde tarif edilen ampludür. Artık keyfi-cebri-küfri-askeri hiçbir el onu söndüremeeeez.. 1950 devriminde sonra ayağa kalkan millet 4 iktidarını kaybetmiş ama kendi baki kalmış. Ayrı ayrı 4 parti ismine sahip olmuş ama kendileri aynı kalmış. Yani Mehdi gibi milletin bir çok partisi olmuş ama kendisi baki kalmış. Ve şimdi kimden korkacağız ki sesimizi keseceğiz? Senin gibi ödlek olamayacağız. İşte ben susmuyorum. Senin korkup çekindiğin bütün kesimlere meydan okuyorum. Hodri meydan. Müslüman iman sahibidir. İman sahibi olan cesurdur. Üstüne üstlük bu cesaret vahşi ve köylü cesareti değil şehamettir. Mehdi cemaati şehamet sahibidir. Şehameti bilmezsin. Yazayım da öğren. İlk defa Bediüzzaman 1911 yılında bu kelimeyi kullanır. Ve der ki:

      “Mağlup biçare bir reise yahut müdahin (dalkavuk) memurlara veyahut mantıksız bir kısım zabitlere itimat edilirse ve dinin himayesi onlara bırakılırsa mı daha iyidir; yoksa efkâr-ı âmme-i milletin arkasındaki hissiyat-ı İslâmiyenin mâdeni olan, herkesin kalbindeki şefkat-i imâniye olan envâr-ı İlâhînin lemeâtının içtimalarından (ilahi nurların birleşmesinden) ve hamiyet-i İslâmiyenin şerârât-ı neyyirânesinin (parlak kıvılcımlarının) imtizacından (uyuşmasından) hasıl olan amûd-u nuranînin ve o seyf-i elmasın hamiyetine bırakılırsa mı daha iyidir, siz muhakeme ediniz. Şu amûd-u nuranî, dinin himayetini, şehametinin (akıllı cesaretinin) başına, murakabenin gözüne, hamiyetinin omzuna alacaktır.” (Münazarüt 1911)

      İşte o alan Mehdi ve cemaatidir. Abdülhamid’i Şazeli Kutbu da kurtaramamış. Ama Erdoğan’la öncekilerini Mehdiyet koruyup kollamış. Bakalım seni kim kollayacak? Kesin Mhedi değil.

      Sil
    13. 4*Ahir zamanın bütün fitnelerinin tamamının muhatabı Türkler değildir. Serra gibi, Duhayme gibi, Ahlas gibi fitneler çeşitli zamanlarda bütün ümmetle ilgilidir. Mesela Ahlas için Abbasi dönemindeki Tatar fitnesi yani Cengiz-Hülagu deccaliyeti gösterilebilir. Osmanlı sonrası İslam Deccalinin hurucu o zaman görülmüştür. Bu fitnelerin art arda gelmesi diye bir kural yoktur.Sonra Haçlı Seferleri sırasında da Ahlas fitnesi daimi olarak meydana gelmiştir.

      Serra fitnesi içinde Şerif Hüseyin gösterilir. Hz. Peygamber “Fitnenin dumanı Ehl-i beytimden birisinin ayağının altından çıkar. O kendisini benden zanneder, o benden değildir. Benim dostlarım muttakî kimselerdir. Sonra insanlar, ilmi ve fikri nâkıs olduğu için ehil olmayan, kararsız bir kimsenin etrâfında toplanırlar.” ifadesinden muasır İslam fikir adamları Şerif Hüseyin’i çıkartmıştır.

      Osmanlı sonrası liderlik ve hilafet yok olunca önce İslam dünyasında emperyalistler sonra zalimler ve diktatörler başa geçti. Onların çokça zulmü görüldü. Yani Duhayme fitnesi her yerde kol gezdi. Derken 1950-60 sonrası petrol payı artarak zenginleşen bazı Araplara bolluk hiç de yarlı olmadı. Hz Peygamberin uyarısını kimse dinlemedi:” “Ben sıkıntıdan, darlıktan daha fazla sizin için korktuğum şey bolluktur. Nitekim siz darlıkla, sıkıntılarla sınandınız ve sabrettiniz. Ancak dünya yeşildir, tatlıdır(ona zor dayanırsınız)”

      Şimdi hal böyle iken deve kuşunun başını kuma gömmesi gibi bizdeki günlük hadiseleri bakıp kendimize uydurduk fitne payı çıkarmak biraz cehalet izlenimi veriyor. Bizim en büyük derdimiz nedir? Süfyan fitnesi. Hadis: “O meçhul bir şerdir” Hak ile batılı karıştırıp münafıkane ifsada karşı uyanık olup mücadele ederek ahireti ve dünyamızı kurtarmaktır..

      Düşünebiliyor musunuz 1924’ten 1950’ye kadar fert başına mille gelir 100 dolardan 150’dolara, 1950’den 1960’a kadar 360 dolara, 1960’tan 1980’e 1600 dolar. 1980’den 2000’e 1800-2 bin dolar olmuş. Ne zamanki Mehdiyetin hükmü 3. Fasılla geçerli olmaya başlamış bu 10 bin doları aşmış. Ne kadar sürede? 10 yılda. 100 yıllık cumhuriyet tarihinde bu millet gün mü gördü ki? Sebebi nedir? Süfyan ve komitesinin beslediği belirli bir çevre. Onun için milli gelir 78 yılda 20 kat artarken, bu rakam 10 yıl içinde 100 misline ulaşmış. Millet hep fakirlik çekmiş. Hıncal Uluç yazıyor. Çocukken İstanbul’dan Kilis’e ancak 5 günde gidebilmişler. Şimdi bir kaç saatte. Daha alınacak çok yol var. Serra merra deyip esrarlı, gizemli, sırlı dolmalarla genç zihinleri ifsad etmeyin.

      Sil
    14. Medusa m.aksener mi?
      serra fitnesi nedir?
      bunlari bilen varsa kisaca aciklayabilir mi?

      Sil
    15. sbkarya seyf yanilmiyorsam a. Gül ü kastediyor medusa diyerek çünkü tekrar cb olur demisti

      Sil
    16. sakarya seyf sözlerinin kaynagini peygamber efendimiz a.s.m. oldugtnu söylemistin hatta beni sorun demistin peki bu burada yazdigin bütün yazilar icin gecerlimi yoksa kendi düsüncelerin olan yazilarda var mi

      Sil
    17. medusa a.gül,medusanın zararı yılanından(erkek) sesi dişisinden gelir.İntifada başlattı.
      akşener bahçeliyi süfyani fetulaha biat edilmek için ortaya çıkarılan bir piyon.bahçeli,Cabir yıkılır yıkılmaz süfyaniye biat edecek.
      ebubekir bağdadinin(ışid) başlattığı ve ülkemizde yoğun şekilde görünen serra fitnesi yani mal fitnesi malların değeri insandan daha fazla görünüyor mal değerli,birileri Beklenene biat eder etmek serra biter alacakaranlık fitneleri başlar.Unutmayın önce açlık sonra korku
      abdurrahimi okuyun geçin.Başka bir şey söylemeyeceğim son pişmanlık insanlara pek fayda vermez.

      Sil
    18. Anlatilanlarin hepsini Allah c.c. izniyle anladim ancak anlamadigim nokta nato destekli süfyani neden rus yanlisi mehapeyi basa getirmek istesin

      Sil
    19. Mustafa abi neden benim abdurrahim cokgungore yazdigim yazilari yayinlamiyorsunuz da onun burda yorum yazanlara hakaretlerini yayinliyorsunuz?
      Haddim olmayarak sizi hakkaniyetli davranmaya davet ediyorum.
      Sakarya Seyfin yorumlarini ilgiyle takip ediyoruz ama cokgungorun hakaret destanlarini okumak zorunda miyiz?
      uslubu cok kaba oluyor bazen.
      Mehdiye sahis olarak inanlari cok asagiliyor ve sz noktasina virgulune kadar yayinliyorsunuz.
      Cok teessuf ediyorum.

      Sil
    20. Sakarya Seyf kardeşim

      İyi niyetlerle bir şeyler paylaştığını düşünüyorum ancak , Tavratı yorumlayan kabbala hahamları yada 15. yy kahinleri gibi aslı perdeli hakikatleri ilahi ilhamlar almış edası ile yorumlamak edebe mualif bir durum değil midir Seyf kardeşim ?

      (Falcının, büyücünün veya BAŞKA BİRİNİN gaybdan verdiği haberlere inanan, Kur’an-ı kerime inanmamış olur.) [Taberani]

      Cümlelerde kainattaki her şey gibi derecelidir.Dikkat etmeliyiz ki sözlerimiz de kendi derecemizi ifşa eder. Gaybi haberlere hakim eda ile konuşmaktan uzak durmalıyız.

      (De ki: Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim.) [Araf 188]

      Sorgula...

      Sil
    21. Yeşil Karaltı kardeş... Ben Mehdi'nin şahıs olarak zuhur edeceğine inanıyorum. A. Çokgüngör'ün üslubu bana biraz sivri geliyor. Maalesef Blog formatında mesajlar üzerinde edit yapma imkanı yok. Pire için yorgan yakmamak için yazılarını olduğu gibi yayınlamaktayım. Zira bir emek sarfediyor. Polemik oluşturacak mesajları yayınlasam ortalık alevleniyor. Artık hakkaniyet mevzuunda hakkınız var ama bu konuda beni mazur görün.. Eski tecrübelerden ağzım yandığı için blogda kavga gürültü istemiyorum.

      Sil
    22. SAkarya seyf sera fitnesini isid baslatti dedin peki ahlas fitnesi ne oluyor ve biz serra fitnesini serif hüseyinle basladi saniyorduk sen isid le dedin biraz aciklar misin

      Sil
    23. SAkarya seyf sana zahmet hadiste gecen ahlas serra düheyma fitneleri nelerdir acarmisin biraz birde senle iletisime gecmek istiyorum artik eposta whatsap falan mümkün mü

      Sil
    24. SAkarya seyf kardesim yazilarini ilgiyle takip ediyorum ama benim sorularimi neden cevaplamiyosun

      Sil
    25. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    26. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    27. Süfyani azam (Asıl ve büyük olan) batılıların Mısır işgalinden 6 ay sonra çıkacak. Mısırda Sisi var, devrildikten sonra Mısırda savaş patlak verecek ve hızlıca işgal edilecek. O yüzden hadislerde şamda çıkacak olan süfyan henüz zuhur etmedi.

      Hz. Ali ra rivayetindeki küçük süfyan Fetödur. Kafasındaki çiçek hastalığı sonrası izler Fetöyu işaret eder.

      Sakarya seyfi rüyamda gördüm. Benden genç ve kısa boyluydu. Hz. Peygamber ile konuştuğunu bahsetmişti. 3-4 sene sonra toplanacağımızı söyledim. 2019-2020 islam için milat yıllar....

      İlerde Türk tankları Kobaniye girecek. Gelecek sene (2017) nato ile Türkiye'yi Suriyede göreceğiz.

      Sil
    28. Kardeşim ben 4-5 ay önce bir ruya görmüştüm. Metruk bir bina vardı 10 12 kadar amerikan askeriyle birlikte bizde vardık 3-4 kişilik turk timi olarak, yalnız uzerimizde amerikan uniformaları vardı. Bende bizim askerlerin tim komutanıymışım. Conilerin bizimle alay ettiğini gördüm.(Dişlerimi onlara sıkarak türkçe sövdüğümü bile hatırlıyorum) sonra Hepsine silahımı doğrultup öldürmek hissi geldiğini hatırlıyorum fakat yapamadım. Sonra metruk binanın sol tarafından dışarı baktığımı gördüm. Virane bir şehir vardı hiç bir insan yok ve tum gördüğüm tabelalar arapçaydı. Akabinde sağ tarafıma baktığımda kendi memleketim olan bilecikte olduğumu görüyordum. Anlam veremedim sanki suriye sınırıyla, memleketim arasında bu metruk bina vardı. Böyleyken bilecik tarafından bir alman bayraklı savaş uçağının üzerimizden geçerek suriye tarafında bir hava üssüne indiğini gördüm. Sonra suriye tarafından bize ateş açılmaya başladı(koşturan adamlar vardı bize doğru, siyah elbiseler giymiştiler daeş liler gibiydiler) bizimde abd liler ile karşılık verdiğimizi gördüm akabinde bir helikopter geldi ve bizi alarak oradan güç bela başka bir bölgeye götürdü. Ben açıkcası yorumu ne olabilir diye düşündüm fakat bir şey çıkaramadım. Hayır olsun diyelim. Siz ne olarak yorumlarsınız.

      Sil
    29. Yukarıdaki tarihleri boşuna vermedim, elde kaldı son bir ay.. Ne olacağını bugünkü olayları takip ederseniz az buz tahmin edebilirsiniz, ucu göründü.

      Sil
    30. Sakarya seyf,rüyalarında peygamber efendimiz sav ile görüştüğünü belirtiyorsun ve buradaki kardeşlerimize de beni peygamber efendimiz sav den sorun diyorsun.Yazdıklarına bir anlamda sav efendimizi şahit gösteriyorsun veya ben öyle anlıyorum,senden ricam görüştüğün zaman sende bir zahmet kendisinden torunun kim oldugunu ve nerde oldugunu sor ve bizim gibi kendisine asker olmayı bekleyenlere bir müjde verin inşaallah.

      Sil
    31. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    32. 11-22 nisan tarihinde ne olacağını tahmin ediyorsunuz ve neye dayanarak söylüyorsunuz?

      Sil
    33. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    34. ALLAH bizimle olsun radikal,kişi sevdiği ile beraberdir
      EL HAK Kİ ÖYLEDİR.
      Bu arada askerlerimize ve polislerimize dua edelim,Allahın nusreti onlarla olsun.İnşaALLAH bu operasyon da en az kayıp ve zararla biter.ve sonunda yine TEKBİR sesi ve şeref atışı ile gönüllerimizi hoş eder ve bize moral olmuş olurlar.sonuçta o kahramanların da aileleri var,arkadaşları var,onlarda bizim gibi insan.robot gibi bakmamak lazım.kendi kardeşinizin veya arkadaşınızın şuan o çatışma bölgelerinde olduğunu bi düşünün eğer milli manevi duygular dan yoksun değilse bir insan,yemek yerken ,tv izlerken,hayal kurarken vb. hertürlü fiiliyatında orda görev yapan o arkadaşına ,kardeşine içi yanar,gayri iradi hatrına düşer.hatta kendi onla birlikte görevde olsa içi daha rahat olur hatta şehadete ermek varsa dahi kaderde.işte böyle ,yan yana o kahramanlarla olamasak dahi kalb kalbe olalım.ALLAH YAR VE YARDIMCILARI OLSUN.niyyet duadır,VESSELAM.

      Sil
    35. Allah razi olsun agbi.

      Sil
  2. https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/hphotos-xaf1/v/t1.0-9/11218202_874296809346315_7627821630679121360_n.jpg?oh=6a54260eebeeb17af0c3432c43432f11&oe=575DB48C

    YanıtlaSil
  3. Selamunaleyküm
    Ahir dönem ve Mehdi ile alakalı acizane yorumlarımdır. Bu yorumları yaparken gaybı sadece El-Alim olan Allah Tealanın bildiğini ve lütfu ile bildirdiği dostlarının dışında kimsenin bilemeyeceğini hatırımızda tutarak , fakirin düşünce ve gönül alemindeki yansımaları olarak değerlendiriniz lütfen.
    Peki Mehdi a.s. ne zaman gelecek ?
    Allah Teala insanlara ve aleme isimleri ile tecelli eder ve bu tecelliyatın safhaları vardır. Tecelliyat , yansıması toplumun ahengi ve o günkü yapısında görülür. Topluma lütfedilen cüzi tecelliyat ile kibirlenen ve sapıtmaya başlayan insanoğlunu yüce Allah gönderilen ilahi kitaplar ve mucizelerle kendine getirir. Bir peygamber gelmeyecek biliyoruz ancak müjdelendiğimiz bir zattan ve deccalden bahseder hadisi şerifler. Ahir dönemdeyiz ve bu zaman Allah Tealanın El-Alim isminin tecellisinin yoğunlaştığı bir dönem ve insanlar nasiplendikleri El Alim isminin cüzi tecelliyatı ile tekrar yoldan ayrılıp pozitivizm , materyalizm , kapitalizm , kominizm ve türeyen yeni izmler üretti. Sınav ilim üzerinden , Mehdi a.s. ve ihvanları türeyen izmlerin tamamını yıkacak ve sapıtan toplumu Kuran ve Sünnet çizgisine getireceklerdir.
    Üretilen izimlerin imarı olarak karşımıza gizli örgütler ve baş mimar deccaliyetin emir kulları siyonizm gelmektedir. Siyonizme hizmet eden şirketlere baktığımızda , insanlığın ilimde ve fende geldiği son noktayı temsil eden topluluklar olduğunu görürüz. Mehdinin mücadele edeceği düşman alametleri ile ortaya çıktı. Bununla birlikte Mehdi’ye hazırlık olarak da hakkı savunan alimler ve ihvanları batılın karşısında saf durmaya devam ettiler.
    Müslüman toplumuna yapılan zulümlerin hat safhaya geldiği ve parça parça olduğu bir dönemde , zulümlere karşı birlik olup bir kenara ittiği şeriate yani Kuran ve Sünnet çizgisine geri dönmek için bir mücadele başlayacak. İşte başlayacak bu mücadelenin içerisinden bir komutan olarak O mübarek zat çıkacaktır. Bu mücadelenin neresinde olduğumuzu kendimize her gün sormalıyız !
    Mehdi hayal dünyasında yada Google da aranmaz . Birilerini zoraki Mehdide yapamazsınız . O zatın gelişinin işaretleri vardır ancak şu tarihte geldi bu tarihte gelecek gibi sözler gerçeği yansıtmıyor. Bugüne kadar onlarca kişiye Mehdi denmiş ya da bir o kadar kişi kendini O zannetmiştir.
    Muaz İbn Cebel’in aktardığı hadisi şerif bizlere hem olacak olayları hem de olayların kronolojisini sunmuştur. Nedir bu hadis ?
    "Beytu'I-Makdis"in imarı, Medinenin harabına, Medine'nin hara¬bı büyük savaşın çıkışına, büyük savaşın çıkışı İstanbul'un fethine, İstanbul'un fethi de Deccal'in çıkışına alâmettir." Sonra Rasûlullah (s.a) eli ile konuştuğu kişinin Muaz b. Cebel'ın di¬zine vurdu ve; "Bu dediklerim şüphesiz senin burada oluşun gibi haktır" buyurdu.
    Başka bir hadisi şerifte “Kıyamet alametleri bir ipe dizilmiş tesbih taneleri gibidir. İp bir kere koptu mu hepsi peş peşe zuhur eder.”
    Kardeşlerim görünen o ki ‘’ Tan ağardı ve güneşin doğuşuna az kaldı ‘’.
    Süreç işliyor ve final İsrail’in Ortadoğu da savaşa resmen girmesi ve Kudüs’ü topraklarına katıp ( Batı şeria dahil ) Mescidi Aksay’ı yıkıp Süleyman mabedinin inşaatına başlamasıyla olacaktır. Bu inşaatın planı , malzemesi ve mabedde kesilecek kurbanlar dahi hazır durumdadır. Daha sonra bu mücadele ve savaş Medine’ye sıçrayacak. Unutmayalım ki Medine Arzı Mevud sınırları içerisindedir. Hadisi Şerifte efendimizin belirtiği kronolojiye göre bu olaylar zinciri bizleri Melhamaye götürecek ve savaşın içerisinden de bir komutan olarak Mehdi a.s. çıkacaktır. Büyük mücadeleler sonunda galip gelen orduyu İstanbula yönlendireceği ve arkasından da Deccalin Büyük İsrailin komutanı olarak ortaya çıkacağı ve Hz İsanın gelişine kadar sürecin böyle işleyeceğini anlarız.
    Ayrıntılara girmeden ana hatları ile süreci anlatmaya çalıştım. Her şeyin en doğrusunu El-Alim olan Allah bilir.
    Allah’a emanet olunuz.

    YanıtlaSil
  4. Rusya’ Yinon Planı’na hizmet etti
    1* Haziran ve Temmuz’da bölgemizde başlayan olaylar ve Ankara’da 5 ayda patlayan 3 canlı bomba ne ile izah edilebilir? Siyasi açıdan başka, asayiş noktasından başka, iç ve dış ittifaklar açısından başka yorumları olabilir ve hepsi doğrudur. Ancak ahir zamanın en önemli misyon ülkesinde yaşanan bu dehşetengiz hadiseler gaybi haberler açısından ne ile izah edilmeli? Tabi ki Deccal-Süfyan ile Mehdi-Mesih arasındaki mücadele ile. Hem de “zillet ve meskenet”e gönderme finali ile. “Ne demek yani?” diyen olabilir.

    Deccaliyet, Hıristiyan toplumunda fen ve felsefeden gelen inkar-ı uluhiyet ve dinsizlik cereyanıdır. Ve bu cereyanın başına geçen Deccallerin siyasi rejim haline dönüştürdüğü bu küfri hareket, Hz Adem’den kıyamete kadar yaşanacak en büyük fitne-fesada yol açar. İnançlarda ve manevi hayatta azim bir tahribata yol açar. Ye’cüc ve Me’cüc olarak adlandırılan ve zamanımızda terör ve anarşiyi ile ifadesini bulan yepyeni bir dehşeti de netice verir. Bu terör-anarşi Deccalin en büyük yardımcısıdır. Kur’an’ın işaratı ile kalplerdeki iman sedlerinin yıkılması sonucu insanlığa musallat olan bu fesat taifesi çok acı tablolara da sebep olur.

    Deccaliyetin 2 kolu var. Büyük ve küçük deccaller. İlkini Hz. Mesih’in şahs-ı manevisi, ikincisini ise Mehdiyetin şahs-ı manevisi yok eder. Ve bu mücadele bütün hızıyla sürüyor. Hz. Peygamberin haber verdiği gibi Deccal Yahudi’dir. Yani her iki deccal ondan doğar ve yardım alır. Hatta fesadına hizmet eder. Bunun sonucunda Kur’an’ın tabiriyle daha önceki fesadları sebebiyle zillet ve meskenete tabi olan Yahudilik özellikle Siyonizm milletlerin ve dünyanın başına bela olur. Öyle ki Yahudi kavmi adeta dünyanın tek hakimi haline gelir. Özellikle inkar-ı uluhiyet ve dinsizlik cereyanlarını Müslüman ve Hırıstiyanlardan intikam almak için kendine alet eden Yahudiler kapital, entrika ve dolap hileleri ile her ihtilal ve inkılaba bulaşarak küresel çapta hakimiyet kurar.

    1970’lerde Yahudi ağırlıklı sermayenin kurduğu küresel hakimiyet sonucu özellikle batıda birçok ülkede iktidara getirilen yandaş iktidarlar ile 2 bin yıllık emelleri için hareket geçilir. 1982 tarihli Yinon Planı ile bölgesel hakimiyet için senaryo ve komplolarını fiiliyata dökülür. Komünizmin çöküşü ertesi ayakta kalan en büyük askeri ittifakı İslam’ın başına bela eden İsrail, 3. Melhemeyi başlatır. Ve o gün bugündür. İslam alemi rahat ve huzur görmediği gibi neredeyse 15 milyon can olan ve trilyonlarca dolar maddi zarara yol açar. Vekalet savaşları ve darbelerle. Dini ve ırkı etnisite kartlarıyla “böl ve hakim ol” vekalet savaşları için batılı ülkeleri amaline hizmet eden İsrail adeta deccalane bir vahşet ve fesada sebep olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abdurrahim cokgungor mehdinin babasini biraz anlatir misin ismi nedir ayrica mehdi a.s. su an nerede lütfen kisa ve öz cevap bekliyorum senden lafi roman ybzar gibi uzatma kisa ve öz

      Sil
  5. 2* Bu uzun girizgahtan sonra Körfez harekatı, 11 Eylül, Irak ve Afganistan’ın işgali ve 2010 sonrası Arap baharını solduran düşük yoğunluklu çatışmaların tek galibi sadece ve sadece İsrail oluyor. Irak ve Libya’dan sonra Suriye’de sahnelenen iç savaşın tek galibi İsrail’in son vekil hizmetkarı Rusya oldu. Rusya’nın askeri müdahalesi neye zemin hazırladı? Irak’tan sonra Suriye’nin parçalanmasına. Adeta bir katalizör vazifesi görerek bütün bölünme faylarını hareket geçirdi. Ve şimdi çekilip gidiyor. (Laf aramızda Eylül’deki Rus askeri operasyonundan sonra kimi Anadolu’yu kimi İstanbul’u işgal senaryolarını yazanlar ne diyor acaba?)

    Evet Rusya Eylül 2015’te başlattığı askeri operasyonlar sonucu çatışan grupların arasındaki ayrılığı derinleştirdiği gibi, Esed rejimine büyük avantajlar sağladı. Ve Şam rejiminin hakimiyeti alanını genişletirken parçalanma için son etnisiteyi İsrail’in planı adına sahneye sürdü. PKK’nın uzantısı YPG-PYD ile Suriye’nin birliğini parçaladı ve Sünni-Alevi-Kürdi ayrılığını körükledi. Putin aniden verdiği bir kararla Suriye’den kısmi çekileceğini açıkladı. Yani ABD-Rus ittifakı gereğince yapılması gerekeni yapıp mezhep ve etnisiteye dayalı bölünmenin uluslararası platformda tescili için Cenevre’de görüşme masasına yol verildi. Bundan sonra ne olacak?

    Önce bir hatırlatma. Rusya’nın çekildiği gün İsrail yetkilileri ve Savunma Bakanı “Kürtler devlet kurmalı” açıklaması yaptılar. Cumartesi günü Yaz-Boz’a açıklama yapan Amerikali Savunma uzmanı Wayne Madsen Suriye’deki ve Ortadoğu’da çatışmalardan ve karışıklıklardan en çok İsrail’in yararlandığını belirtti. Ve bugün Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Murray McCully, Ortadoğu’daki barış sürecini İsrail’in engellediğini söyledi.

    Bölgede İsrail’i tek hakim güç olmasının önünde tek engel, Türkiye’yedir. Yahudi güdümlü deccaliyetin en büyük yardımcısı terör ve anarşiyi kullanarak yani bu fesad taifesi ile sürdürülen savaşın bu kez Türkiye’ye sıçratılması veya Ankara'nın tecrid edilmesi hedefleniyor. İşin hazin tarafı bir dini cemaat ile Süfyan’ın taifesi ve siyasetçileri buna çanak tutuyor. Suriye’deki bölünmeyi hızlandıran Rusya çekilirken İsrail’in mel’un ve mendebur fesatçı çehresi ortaya çıktı: “Suriye için en iyi çözüm federasyon. Suriye artık eskisi gibi olamaz. Kürtler devlet kurmalı” Bu sözler, Menderes’in Bağdat Paktı teşebbüsünden sonra İngiltere ile harekete geçen ve daha sonra ABD ve diğer ülkeleri güdümüne ve etkisine alan İsrail’in 60 yıllık zaferidir.

    Yani Yinon Planı Şam bölgesinde zafere gidiyor. Irak-Suriye-Libya-Lübnan’dan sonra sıra kimde? Yinon Planı’ndaki hedef ülkelerden 4’ü tamam. Suudiler, Ürdün,Mısır ve Türkiye için hangi kanlı etnisite kartları masaya sürüldü. Peki ne olacak?

    YanıtlaSil
  6. 3* Evet ne olacak?. Ehl-i feraset iyi bilir. 28 Şubat Siyah Bayraklıların hakimiyeti Mehdiye devretmesine yol açtığı Tağuti hareketin sahneye çıktığı tarihtir. Üstelik Süfyancı güçler İsrail’deki efendileriyle işbirliği yaparak. Beyda Savaşı olarak işaret edilen Türkiye’deki o mücadelenin sonunda Mehdiyet 3. fasıl ile zuhur eder. Çünkü rivayette o mücadelenin sonunda iki kişi kurtulur. Yani iki siyasi görüş. Biri iktidar olur biri muhalefet eder. Biri Mehdi’ye biri süfyan’a haber verir.

    Türkiye’de istenmeyen tek iktidar milletin iktidarıdır. Kaç darbe oldu? Hedefte kim vardı? Milli irade değil mi? Hep Lozan taifesinin iktidarda kalıp batıya, deccaliyete emir kulu olması istendi. 2002 iktidarı onlar için tüyler ürperticiydi. Bu da Türkiye’yi hedefe konmasına yetti ve arttı bile. Bir anda AB bir yanda BOP ile kuşatma altına alınmak istendi. Buna sonradan Rusya da müdahil oldu.

    3 Kasım 2002 veya Mayıs 2006’dan sonra Türkiye’de oluşan yeni ve mili hakimiyeti engellemek için her türlü entrika çevrildi. Son 13-14 senede cumhuriyet tarihinde meydana gelen fitne fesadların sayısına eşit hatta iki katı entrika çevrildi. Ama engel oldular mı? Sonuncusu 7 Haziran ertesi düğmesine basılan bölücü anarşi ve terörü oldu.Kim planladı? Kim ABD’ye çağırılıp CIA’dan, Graham Fuller’den veya Yahudi CIA danışma Prof. Henri Barkey’den taktik aldı?

    Buna karşı rivayetlerde ne haber verilir? Çok kimsenin atladığı bir hadis. Ravisi Ebu Hureye. O Hadis rivayetinde Yahudi Deccali ve tabisi olan batılı ülkelerin Şam beldesi ima edilerek Mehdi’ye (Mehdiyet) karşı saldırıya geçileceği belirtilir. Bu maksatla her türlü hile, entrika ve komplolarla Horasanlıların hakimiyet verdiği Mehdiyet’i mağlup etmeye çalışır. Bütün tuzaklar kurulur. Yaşadık ve gördük. Netice? O yakında belli olacak. Allah daha şiddetli mekr sahibidir onların bütün hilelerini boşa çıkarır. Ve o deccali oyunun sonunda olacağı Hz. Peygamber müjdeyle veriyor:
    “Cenab-ı Allah Mehdi’ye nusret için en şiddetli bir darbe ile onları vurur. Karayı, denizi ve semayı onlar üzerine yandırır. Ve sema da onların üzerine şiddetli yağmurunu yağdırır. O gün bütün ehl-i arz küffara lanet eder. Allah da bütün küfrün zevalini irade eder. “

    Yani Mehdi’nin ülkesi ve alem-i İslam askeri ve siyasi güç bakımında zayıf olabilir. Ama Allah’ın irade ve yardımıyla muzaffer olur. Ne zaman? 2017 (bleki 2016) mihenk tarihtir. Kaderin büyük kitabı imam-ı mübinden, kitab-ı mübine hükmün aktarma tarihidir. Ehl-i feraset onu anlayacaktır. Artık kimse etki ve algı ajanlarıyla, gruplarıyla Pansilvanya’daki mukim hem Süfyan hem Deccal hizmetkarı mollanın cemaatiyle milli irademizi ıskat edemeyecek. Tevrat’ın da haber verdiği acı son 3500 yıl sonra tahakkuk edecektir.

    YanıtlaSil
  7. 4*İnşaallah deyip sorulur: Bediüzzaman’ın müjdelediği fecr-i sadık ne zaman? Aynı zamanda Mesihyet’in Mehdiyete tabiyet tarihidir o. Ve ondan sonra hem alem-i İslam’daki herc ü merc sona erecek, hem de cihana tevhidin yayıldığı görülecektir. 20 yıl içinde. Ki artık silahlar susacak, deccaliyet anarşi ve teröristleri ile birlikte batacaktır. İnşaallah.

    Efendim Ankara’da bomba patlamış. O patlayan bombalar Deccalin yardımcıları Ye’cüc ve Me’cücün idam fermanıdır. İdamlarının habercidir. Göreceksiniz. Atlantic diye bir dergi var. Yahudilerin elinde. ABD’de çıkar. 2013 yılının Ağustos sayısında Pansilvanya’daki mukim Hassan Sabbah bozuntusu ona beyanat vermişti. “Kur’an Yahudileri lanetlememiştir” diye. Şimdi o dergi Obama’nın ağzını kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir yığın tezvirat sıralamış. O yetmezmiş gibi siyonist kökenli ABD eski elçileri de bir gazeteye yazı yazarak Cumhurbaşkanı’nın istifasını istediler. Cumhurbaşkanı İbrahim Kalın en güzel cevabı verdi. O cevabın Mehdiyet açısında anlamı: Türkiye artık hür bir ülkedir. Batılı veya Yahudi veya askeri veya küresel vesayete tabi değil. Artık Halifetullah Mehdiyet hükmediyor. Yani onun şahs-ı manevisi hükmediyor. Onun elmas kılıcı yakında beyninizi dağıtacak. Bir vuracak hem Kudüs’te, hem Bonn’da, hem Londra’da, hem Moskova’da, hem Washinton’da hem New York’ta hem Pansilvanya’daki FETÖ karton ve kağıt kaleleri yıkılıp gidecek. Bu va’di İlahi’dir. Hiç kurtuluş yok.

    Ey ehl-i iman önümüzdeki yıllarda Mekke’nin Fethi gibi bir fethe hazırlanın. O Mekke’nin fethi kuşatma altındaki İslam’ın Hendek Muharabesi’nden sonra gelmişti. O Hendek Zaferinin ertesi günü Hz. Peygamber "Bugüne kadar kafirler saldırıp durdu. Artık sıra bizde” demiş ve arkasından Mekke fethedilmişti. Mekke-Küdus-İstanbul nurlu ve semavi fethin hattıdır. Beytullah-Mescid-i Aksa-Ayasofya’dan bir tek sada yükselecek. Allahü ekber…. Lailaheillah.

    Ey cıfıt Yahudi sen de Kur’an’ın hakkında verdiği infazına hazırlan. Onu Kürt kartı ile imzaladın; şimdi sonun geldi: Zillet ve meskenete gideceksin. Hiç merhamet edilmeyecek. 250 yıldır çevirdiğiniz bütün beşerin günahına denk fesadınızın hesabını böyle ödeyeceksiniz. İsra Suresi 7 ve 8. hükmünü icra edecek. Ve sonra Filistin’e dönüşünüzü haber veren 104. Ayetin 7 ayet ile hükmü icra edilecek. Ondan sonra gelen ayet ne idi. Neyin zaferini haber veriyor:105.ayet ile verilen müjde dünyadan bütün alemlere ulaşacak:
    (Biz Kur’an’ı hak ile indirdik. O da hak ile indi. Seni de ancak Allah’ın rahmetiyle müjdeleyici ve azabından sakındırıcı olarak gönderdik.)
    İnanın Mele-i A’la’nın ehlinin, fütuhat sevinci ve sürürü için hazırlık yaptığına inanabilirsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu yazdıkların bir kısmı 1990 dan önce yazılmış olması lağzım. nereden olduğunu bize açıklıyabilirmisin?

      Sil
  8. Abdurrahim Bey, yazdıklarınız gerçekten hem ümit verici hem de hakikat kokuyor. Bu bakımdan öncelikle sizi tebrik ediyorum.

    Bir zaman önce, Saffat Suresi 173. (Şüphesiz ordularımız galip gelecektir) ayetinin ebced hesabını yapmak içime doğdu ve 1441 olarak hesapladım... Aradan aylar geçti ve 2015 Aralıkta 39 İslam ülkesinin katılımıyla yeni bir "İSLAM ORDUSU" kuruldu. Geçtiğimz günlerde 200 bin Muhammed (s.a.v) askeri ile dünyanın en büyük tatbikatı yapıldı.

    Doğrusunu, mutlak hüküm ve güç sahibi Allah Azze ve Celle bilir, tahmin ederim bu ordu ayetin binler manasından bir mana olarak bu ordu olabilir diye düşünüyorum. Velev ki olmasa da ülkemizin kahraman Türk Ordusu bile tek başına buna layık olduğu kanaatindeyim.

    Başka bir kaç işaretlerle 1441, 1442, 1447 tarihlerinin İslam açısından çok önemli zaferler taşıdığına inanıyorum.

    Kafirler istemese de ALLAH nurunu tamamlayacak...

    Elhamdulillah...

    YanıtlaSil
  9. Selamunaleykum

    Mehdinin askeri olmak , Allah ve Resulune asker olmaktır.

    Hazır mıyız ?

    Kıyamet yakındır , uykuda olup da kendini uyanık zannedenlere çok yazık. Zaman sona ermek üzere ve fitne bulutları kinini sağnak yağmur gibi boşaltıyor . Hala kendimize gelemedik !!! Alemlerin sahibine irtica etmeyi unuttuk ve üzerimize değen her fitne damlasının , damarlarımızı işgal edip kararan kalbimize bir set çekmesine izin verdik .

    İnsanlık alemi en büyük düşmanı unuttu. Aynaya baktığında ben dediğinin aslına set olduğunu kavrayamadı. Kavrayanlar arşa yol aldı , kalanlar her zerresine sirayet eden cehaletle doymayan nefsine köle oldu.

    Nefs içimizde , şeytan ardımızda münafıklar , kafirler etrafımızı sarmışken Ey Müslüman bu halden korumayı talep etmezsen , köle olursun. Rüzgarda savrulan cılız bir yaprak olmak mümine yakışır mı?

    Alemlerin Rabbi olan Allah , biran önce toparlanmamız ve Müslüman aleminin birleşmesi için gözyaşları ile gecenin kalbinde , secdelere kapanıp yalvarmayı nasip etsin bizlere.

    Deccaliyetin emrindeki siyonizm bizden daha fazla çalışıyor. Medya ile ilizyon yapıp cehennemi cennet , şerleri hayır , haramları medeniyet , helalı cehalet diye yutturdu . Hipnotize olmuş insanlık , uyanmak için arzın hareketlenmesini mi bekliyor ?

    Beklenen yakındır …

    YanıtlaSil
  10. Sakarya seyf adlı kişi tam da içerde ve dışardaki Türkiye düşmanlarının istediği şeyleri yazmış. "Ak partiyi desteklemeyi bırakın artık" cümlesinden sonrasını okumadım bile çünkü niyet açık edilmiş, maksat belli. Îtibar edilmemeli. Terörist ne diyor; Erdoğan gitmeli, batı; ne diyor Erdoğan gitmeli içimizdeki din düşmanları ne diyor; Erdogan gitmeli, aklınızı başınıza alın. Allah aşkına Erdogan'ın bu ülke için yaptıklarını bilmeseydim ve görmeseydim bile sırf düşmanlarına bakarak yine onu desteklerdim. Abdurrahman Bey'in kalemine sağlık ilmen cevabı çok güzel vermiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müslümanın vasfı vefadır. Müslümanı her zaman destekliyeceğiz. Başımıza sıkıntı gelir diye bırakıp gitmeyeceğiz. Allahın dediği olur.

      Sil
    2. Ak partiyi bir bütün olarak düşünmek artık bu vakitten sonra hatadır. Resmen ikiye ayrılmış durumda. Bir tarafta sayıca az olan; Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, 2-3 bakan, 10-15 milletvekili ve az sayıda il ilçe başkanlıkları ama bu grubun tek avantajı partiyi destekleyenlerin tamamen bunlara göre desteğini vermeleri.

      Diğer yandan bürokrasi, iş adamları, medya vs tarafında olanların oluşturduğu büyük bir bölüm ve bunlardan haberi olmayan taban var karşımızda. Bunların işi; yalakalık, ihaleleri alma, devlet kadrolarını haksız ele geçirme, büyük pastayı mideye indirme, inanılmaz bir "fuhuş" (maalesef tiksinç boyutlarda,) ve bilimum ahlaksızlık içindeler.

      Bundan mütevellit mutlak ve mutlak surette BAŞKANLIK sistemine geçilmesi gerekiyor. Milletvekillerini ve partileri tamamen geri plana itmemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın önderliğini yaptığı davaya en büyük zararı, dinsizler, teröristler, paraleller değil bunlar verecektir ki verdiler de! (17-25 aralık sürecindeki hırsızları hatırlayın) Maalesef şuan başkanlık sistemi olmadığı için bu soytarılarla mücadelemize devam etmemiz gerekiyor. Ama Allah Türk milletinin şahlanışını tekrar murad etmişse bir şekilde hedefe ulaşılacaktır, yok etmemişse zaten dünya karışıkken daha karışacaktır ve 3.cihan harbi çıkıp bildiğimiz düzeni yıkıp geçecektir.

      Sil
    3. Artık kıldan ince, kılınçtan keskin bir sıratın üzerinden geçme zamanı gelmiştir. Kıl kadar eğriliği olanlar bu sıratı geçemiyecektir. Devlet suyundan izin verilen bir avuçtan fazla içmeyenler nehri geçecek, suyu fazla kaçıranlar nehri geçemiyecektir. Savaşı da bu ihlaslı az zümre kazanacaktır. Çünkü bunların geride kalması lazım. Aksi takdirde devlet-i ebed müddet ülküsünü içi karışık olanlar bozabilir. Beis yok. Yine de bu dava için bir dua miktarı hizmeti olanın akıbeti hayr olur inşaallah...

      Sil
    4. Allah devlete millete zeval vermesin. Korkmayacağız... Dedelerimizden bize miras: Ölürsem şehidim, kalırsam gazi...

      Sil
    5. htKıyamet yakında kopacak. Ortadoğu coğrafyası alev alev… Küçük alâmetlerin hepsi zaten vardı, büyükler de bir bir görünmeye başladı. Allah Resûlü'nün “Şam ehli parasını ve bıçağını elinde tutamayacak" dediği günleri yaşıyor gibiyiz. Bilâd-ı Şam'daki kargaşa, yaklaşmakta olanın epeyce yaklaştığının en büyük habercisi.

      Müslümanların savaşacağı sarı ırkla kastedilen Ruslar olsa gerek. Müslümanlarla 'bir annenin çocuğunu doğuracağı süre' kadar birlik olup sarı ırkla savaşacak olan da belli ki Avrupa devletleri. Sonra onlar da Müslümanların karşısına geçecek.

      Mehdi'nin (a.s) zuhuru yakındır artık. Akdeniz'de onlarca devletin savaş gemileri ve uçakları var. En ufak bir kargaşa halinde 3. Dünya Savaşı çıkacak gibi. Bu defa tank ve toplar değil nükleer silahlar konuşacak......


      p://m.yenisafak.com/yazarlar/serdartuncer/mujdemi-isterim-2023505









      Sil
    6. Bir doktor elindeki ilmî verilere bakarak hastasına "tamam kardeş senin şu kadarlık ömrün kaldı" derse şimdi o doktor hastanın düşmanı mıdır?.. O arkadaş da kendi verilerine göre bir tespitte bulunmuş, doğru yanlış o ayrı konu... Bırakın bu kadar fikir yobazı olmayı!.. Her aykırı sesi düşman ve hain ilan edersek o zaman gerçek düşman ile doktoru da karıştırırız... Üstelik herkesin birbirini alkışladığı yerde tekâmül de gerçekleşmez... Bildiğiniz üzere bu âlem zıtlar üzerine kurulu... Eğer bu şuur seviyesinden bir an önce kurtulamazsak emin olun kafamıza vura vura bizi kurtarırlar ama o da çok acılı ve sancılı olur...

      İmam-ı Rabbani Hazretleri 355.mektupta zamanın büyüklerinin bir tespitine dair şu ifadeleri kullanıyor. Vefanın her zaman ve şartta geçerli olmayacağına dair güzel bir misal: "Ben onların devlet bahçelerinin en ufak salkımıyım. Onların sofralarında nimetlerinin kırıntılarını toplayan en zayıf biriyim. Üzerine basarak şunu açıklıyorum; Onlar, beni çok çeşitli terbiyelerle terbiye ettiler. Kat kat kerem, ihsan ve ilerlemelerle bana faydalı oldu. Fakat ne yapabilirdim ki? Zira Sübhan Hakk'ın hukuku, onların hukuklarından üstündür"...

      Sil
    7. SKıyametle aramızda ne kadar zaman var? Bize ne? Kendi kıyametimize her dâim bir nefes mesafedeyiz. İşte bütün mesele! Ölümümüz kıyametimizdir, doğumumuz onun en büyük alâmeti. Hepsi bu kadar!

      ***
      Hayır, ille de kıyamet ne zaman kopacak diyorsan onu da sormuşlar:

      -"Ey Allah'ın Resûlü! Kıyamet ne zaman kopacaktır?"
      Cevap bir soru ile gelmiş, tokat gibi:

      -"Hay yazık sana! Sen kıyamet için ne hazırladın?"

      Bu hadis-i şerifin devamını yazının sonuna bırakıp, biz de bir soruyla devam edelim:
      Peki nasıl bir hazırlık yapacağız?

      Fidan dikeceğiz.
      Hadis-i şerif mâlum: “Kıyametin kopacağını bilseniz dahi fidan dikiniz."

      Sûretle perdeli, mânâdan mahrum bir bakışla bu yüce nasihati, 'yeşili seven peygamber' ve 'çevreci din' savunmasına kurban ederiz gibi geliyor. Oysa buradaki vurguyu fidana değil zamana yaptığımızda bambaşka bir tablo çıkıyor ortaya. Laf aramızda zihinlerimizi nasıl güncelle ifsâd etmişiz yâhu! Zaman derken gazete, fidan derken Hakan geldi aklınıza değil mi?

      Belki de Efendimiz'in (s.a.s) bu ifadeleriyle bir murâdı da, 'yapmanız gereken ne ise siz onu yapın, sizi alâkadar etmeyenle vakit geçirmeyin'dir.

      Belki de yetimin başını okşamak bir fidan dikmektir, açı doyurmak, garibin derdine devâ olmak, ümmetin derdiyle dertlenmek bir fidandır. Geceleri teheccüdle, seccadeyi gözyaşıyla süslemek, Allah için sevmek, sevilmek, kalbe Allah demeyi öğretmek bir fidandır belki de!

      Sâlih amellerin cümlesi, hüsrana uğramamak için her an yapmamız, hatta kıyametten bir gün önce bile olsa yapmaktan vazgeçmememiz gereken, meyvesini ahirette toplayacağımız bir ağacın buralarda toprağa konduruluveren fidanı olamaz mı?


      (Serdar Tuncer'in yazisindan bir bölüm....)



      Sil
    8. https://www.youtube.com/watch?v=usUXK1O9ATc

      Sil
    9. Neden herkes nefsani konuşuyor! Hadis-i şerif tefsirlerinde Ben-i Esfar sadece Rusya değildir, zira daha önce ayrılığa düşmüş olan ehl-i kitap Süfyani zamanında onun çağrısıyla tekrar ittifak kurarak Ben-i Esfar kavmini oluşturacaklar ve Hz Mehdi (as)'ın ordusu Şam coğrafyasında ve Batı'da onlarla vuruşacak. Hz. Mehdi (as)'a destek verenler ekseriyetle Arap ırklarından olan ve sonra Türk ırklarından olan halkların pek az bir kısmı olmak üzere ekseriyeti ise ona karşı devletleriyle beraber savaşacaklar.

      Sil
  11. ahirzamanın şahsiyetleri şu an yeryüzünde ve diğerleride yer almak için bekliyor olabilirmi acaba?

    afganistan talibanın lideri molla mansue. mansur hadisi şeriflerde mehdinin arkadaşı olarak geçer. mansur mehdi a.s. ile hareket eder. şu andaki talibanın lideri mansur el kaideninde üzerindedir. el kaide lideri mansura bağlılığını ilan etti.
    başka bir şey daha var. resmine bakarsanız. tek gözünde sıkıntı var. süfyani olma ihtimalide var. talibanın lideri mansur kimdir. mehdinin arkadaşımı, süfyanimi yoksa hiçbirimi?

    http://img.haberler.com/manset/2/yuzu-olmayan-adam-oldu-kriz-cikti_x_7565306_33.jpg

    ////////

    ahraruş şam lideri ebu cabir. bildiğiniz gibi ahirzaman şahsiyetlerinden birininde ismi cabirdir. sakarya seyf cabiri RTE olarak söylüyor fakat suriyede bu künyeyi taşıyan başka biri var.

    ve mehdi a.s. asıl ismi olan peygamberimizin ismini taşıyan liderlerde var. önemli ve etkili mücahid gruplar.

    şu şudur yada bu budur demek istemiyorum. bir tespit ve fikir jimnastiği açısından bilgileri paylaştım. batıni değil zahiri bilgiler. şuayb bin salih ve haşimi gençlerde puzzlede yer alabilir.

    biz beklemeye ve asıl işaretler belirinceye kadar gözlemleyeceğiz.

    YanıtlaSil
  12. Yeşil Karaltıya naçizane bir hediyemdir
    1*Mehdi bir insandır. Etli-kemikli senin gibi benim gibi bir insandır. Ve de Al-i Beyt’tendir. Neseb itibarıyla hem Hasani hem de Hüseyni’dir. Bütün işaretler onun Türklerin arasında olacağını gösterir. O sahabelerden sonra en yüksek (dünyevi değil) dini makamın sahibidir. Halifetullah’tır. Bir müceddit. Varis-i Nebevidir. Ahir zamanda küfri ve deccali tahribata uğrayan dini temelden başlayarak, Kur’an ve sünnet üzere en geniş daireye kadar inşa edecek cereyanı başlatacak zattır. Ve Hz. Mesih’in yardımı ile ittihad-ı İslam’ı hazırlayıp tevhidi dünyaya hakim kılacak. Ne büyük ve geniş bir hizmet değil mi?
    Hz. Peygamber 23 yıl sadece Kur’an’ın nüzulü ve tebliği ile uğraştı. Fütuhatı ise ondan sonra gerçekleşti. Ta Atlas Okyanusu’ndan Çin’e kadar Hak dini yayıldı. Kaç yılda? Bir asırda. Demek ki Mehdi de öyle yapacak. Ki o Hz. Peygamber ve Hz. Ali’nin (ra) dışında kimsenin bilmediği bir iman ve Kur’an hakikatini açıklayacak bir hatem-ül müceddidin ve velayet-i kübradır. O ve cemaati, ve seyyidler cemaati ve bütün meslek meşreblerin katılmasıyla, Mehdiyet hükmünü icra edecektir.

    Bir küçük mesele var. O ahir zaman eşhasındandır. Ahir zamanın eşhası ise müphemdir, belirsizdir. Sırr-ı teklif ve iman ve imtihana tabidir. İslam şeairi ile imanın ve şeriat-ı Ahmediye’nin tahribata uğradığı ve geniş Hıristiyan coğrafyasında inançsızlığın, ateizmin ve inkar-ı uluhiyetin hükmettiği bir zamanda gelecek. Besmelenin 19. Harfinin bitiminden sonra 20. yüzyılın başında.
    Bütün bu bilgiler gaybidir. Gaybın bir manası henüz vücuda gelmemiş olan imkanattır. Hz. Peygamber dahil herkes “Gaybı Allah bilir, gayb onu inhisarındadır” ayetinin hakikati ile sınırlı olarak gaybi haber verir. Bir şartla. Mecazla, teşbihle, şifreli olarak. Yani perdeli. Bazı ihbarlar gerçekleşmeyebilir. Sebebi var.

    Mehdiye ve hizmetine bir kaç ayetle işaret edilir. Hz. Peygamber de perdeli haberini verir. Hz. Ali (ra) hizmeti için destek ve akıl verir. Gavs-ı A’zam Abdülkadir Geylani yüzyılların ötesinden ona “müridim der” ve de “Zamanının Abdülkadiri ol. Korkma, söyle, hakikati açıkla” cesareti verir. Nakşi kutbu ise ondan işari olarak Evrad-ı Kudsiye’de güç ve haber verir. Yine müteşabih yani şifreli söz ederler. Niçin?

    Niçin Mehdi ve ahir zamana hadisatından müteşabih olarak söz edilir? Sırr-ı teklif ve imtihan sebebiyle. Bilenle bilmeyenin, alim ile cahilin ayırt edilmesi içindir. Gaybi haberler mutlak olacak diye hükmedilemez. Çünkü meşiet-i İlahi hakim-i mutlaktır, mahkum olamayacağı için. Olmadığı gibi gaybi dünyevi istikbal ve dünya işleri, ancak ve ancak rahmet-i İlahi ve hikmet gereği yalnız müphem ve mücmel (özet olarak) bir surette, ya ilham veya ihtar ile bir emare vesile edilerek, keşifle veya sadık rüya ile bir kısım gaybi hadiseler ihsas edilir. Yani hissettirilir. Kime? Ancak gaybi haberi alanlar bunu perdeli olarak öğrenir ve belirtir. Çünkü o ihbarlar mutlak değil, Allah dilediğini, murad ettiğini değiştirebileceği için. Meşiet-i İlahi evliya ve asfiya ve salih kullarının keşfiyatına tabi değildir. Onlara mahkum değildir. Hiçbir işte ve hükmünde şeriki yoktur. Olmadığı için her rivayetin tahakkuku muallaktır. Onun için tevile muhtaçtır.

    YanıtlaSil
  13. 2*Gaybi haberlerin oluş zamanı nasıl bilinir? Bazı hadiseler var. Yağmurun zamanını bilmek gibi. Burada yağmur gaybdan şehadet alemine ulaştığında erbabınca-uzmanlarca bilinebilir. Meteoroloji önceden bildirir. Çünkü ilmen şartları dahilinde oluş noktasına gelmiştir. Yani: Bir hadise, Levh-i Mahfuz’dan zaman dairesine yani Levh-i Mahv isbat diye bilinen kader sayfasına gelir, oradan da şahadet alemine çıkarken meteorolojinin yağmur tahmini gibi o hadise tahminen bildirilir. Kimine muhtasar, kimine detaylı, kimine de bihakkın.

    Adı son yıllarda çok geçen Abdullah Gürbüz’ün keşfiyatına bir bakalım. Erdoğan’ın 3 seçim kazanacağını ve sonra devrileceğini söylemiş. Ama Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olacağını bilememiş. AK Parti onun ihbarına rağmen yeniden iktidar olmuş. Yani onun gayba aşina gözü 12 yıllıkmış, veya bir rivayete binaen nakil yaparken yorumunu katmış. Yani yağmur misalinde olduğu gibi haberin, gaybdan çıkış noktasında keşfi olmuş. Ayrıca olmuş bir hadiseyi olacak diye söylemiş. Yani Mehdi’nin çıkacağını söylemiş.

    Halbuki Mehdi’nin değil şahs-ı manevisinin hakimiyetinin zuhurunu Mehdi’nin zuhuru diye anlamış. Erdoğan, konusunda yanıldığı gibi Mehdi konusunda da yanılmış. Mehdi’nin geleceğine dair elinde bir ima, emare, remiz, delil yok. Bu konudaki rivayete istinaden o haberi naklederken kendince yorum yapıp “gelecek” demiş. Mesleği gereği dini zuhurattan çok dünyevi ve siyasi zuhurat ona daha cazip gelmiş. Çünkü o bir avam mürşidi. Ehl-i marifet bir velinin fehmettiği ihbar ile ehl-i aşk bir velinin müşahede ettiği hadisenin aynı olmaz, keşfiyat sınırlı olur. Yani herkes meşrebinin kabiliyetine göre ihbarda bulunuyor. Anlaşılan mazi evliyasının keşfiyatına muttali olmuş ve onu kendi lisanıyla söylemiş.

    Burada şöyle bir hakikat var. Herkes meşrep ve ilmine göre gaybi hadiseleri görür. Hz. Peygamber ve Hz. Ali (ra) ve evliyayı a’azam deccaliyet tehlikesinin dünyevi değil, dini yani ahirete bakan ve iman tahribatını nazara aldıkları için Mehdi’nin hakiki zuhur zamanını bilir. Çünkü yapılması gerekene vakıflar. Hastalığı ve ilacı biliyorlar.

    İkinci derece makamatta bulunanlar ise imani değil, ameli safha onları ilgilendirdiği için hayat faslını nazara alıp keşfiyatları neticeye muttali olmuş. Ve Mehdi’nin zuhur değil hakiki doğum tarihi konusunda bazıları hayat faslına baktığı için yüz yıl gecikmeyle 1394 yani 1970’leri haber vermiş. Halbuki Kur’an 9/40 ayeti ile işaretini vermiş. Mehdi’nin doğumu tarihi olan 1292’de (1876) Küfrü hakimiyeti sona erdirecek Hidayet nurunun sahibinin doğumunu asfiyaya haber veriyor. Öyle ki 90 yıl sonra olan 1969 için Nahl Suresi’nin 96 ayeti olan (Elinizdekiler tükenir; Allah katındaki ise kalıcıdır. Sabredenlere, ödüllerini, yaptıklarının daha güzeliyle vereceğiz) diye müjdeler. Ve bu tarihten 2019 tarihine kadar 50 yıllık bir devrede şevket-i İslamiye’nin ve müm’min sevinincinin azami hadde ulaşacağını müjdeliyor. Bu hitab aslında Mehdi cemaatinin yani şahs-ı manevisine özel olarak bakmış.

    YanıtlaSil
  14. 3*Burada mesele, gaybi hadisat üzerinde meşiet-i İlahi’nin mutlak tasarrufu olmasındandır. Çünkü çok evliyaya müjdeli haberler verilebilir. Ama zamanı bildirilmemiş. Bazı müjdeler şartları oluşmadığında tehir veya iptal olabiliyor. Meşiet-i İlahi böyle hükmediyor. Kader-i muallaka giren olay tehir olabiliyor. Tıpkı bir sadakanın eceli gelenin hükmünü iptal ettiği gibi iptal oluyor.

    Bir de Abdullah Gürbüz Baba’nın mertebesinde olan bir başka tabaka var. Mehdi’yi teşhis edecek tanıyacak bilecek bir marifete ve keşfiyatları yok. Onun dünyevi saltanatının vaktini görüp o sırada zuhur edeceğini sanmışlar. Yani imanın ihyası ve İslami hayatın canlanmasına paralel dünyevi iyileşmeyi zuhur diye anlamışlar. Çünkü Mehdi’nin zuhur vakti sırr-ı teklife tabi olduğundan o vakti keşfedememişler. Abdullah Baba avamı meşgul eden konularla ilgili olduğundan Mehdi’nin zuhurundaki çileli devreyi değil, cihan çapındaki hidayet cereyanın tüzel kişiliği olan şahs-ı manevisinin hakimiyetini bir fert olarak görüp tevil etmiş.

    Velayet-i kübra sahipleri ve mücedditler rivayeti kaynağından görürcesine bilir ve tanır. Ayet ve Hadisin i’cazındaki imayı veya işaratı veya remzi hatta birkaç kaynaktan elde edilen imaların birleşmesi ile delili bulur ihbarı anlar. Ve keşiflerini Kur’an ve Hadis’in ihbarı üzerinden yapar. Ehl-i tasavvuf ise alem-i misalde veya istiğrak halinde veya seyr-i süluk sırasında ilham ve füyüzata mazhar olurlar. Eğer nefs-i emmareyi öldürmede tam tamına başarılı olunmazsa o zaman şükür makamından fahir (övünme) makamına düşer fahirden gurura sükut eder. Veya kimi nefisini öldürmesi nisbetinde makamata ve ilhama mazhar olur. İşte böyle durumlarda her zaman doğru değerlendirme yapılamaz. Ben (ego) merkezli hallere düşülür (Cibali baba, Gülen ve cemaati gibi) hem kendine hem başkasına zarar verebilir.

    Ayrıca maddi alem ile manevi aleminin ölçüleri farklıdır. Buradaki bir hava atomu birçok ses ve görüntüyü taşıyorken, hava unsurunda bir pencere açıp bakıldığında çok farklı manzaralarla karşılaşabilir. İçimize doğan bilgi ve ilhamat bir anda birçok çağrışıma yol açabilir. Doğru nasıl bulunur? Şems Suresinde ne deniyordu: “Ve nefse ve onu düzenleyene, Kötülüğünü de, iyiliğini de ona ilham edene, Nefsini arındıran kurtulmuştur”.

    Böyle hallerde keşif veya görülen nasıl doğru değerlendirilebilir. Evliyanın görür gibi oldukları keşifleri gerçeğe aykırı olabiliyor. Hakka muhalefet edebiliyor. Bunların dışında ehl-i fikir ve nazar, kat’i bir delil ile hak telakki ettikleri fikirleri birbirine aykırı olacak şeklide görebiliyor..

    İşte bu haller gibi hallerde doğru haber bizlere intikal etmiyor ve gelen de bizi yanıltıyor. Tabi bir de ahir zaman rivayetlerini okuyup da yanlış değerlendirip Erdoğan’a Cabir, falana Süfyani, Mehdi zamanındaki bereketi Sera gibi hezeyanlarla insanları meşgul edenlerde çıkabiliyor. Bunların ki manevi keşif değil, rivayet naklini indi ve menfi görüşle tevil etmeleri sonucudur. Böyle haller gerçeğin ve hakikatin idrakını tehlikeye atıyor.

    YanıtlaSil
  15. 4* Kaldı ki her bir gaybi müjde, ihbar, rivayet, keşif hepsi mutlak anlamda Allah’ın meşietinin hükmü altında olduğunu, İmam-ı Mübin olan Levh-i Mahfuz’dan, karalama defteri veya kader sayfası olan Levh-i Mahv ispata geçen bir hadisenin şartlarının oluşmaması durumunda tehir olacağı veya iptal olacağı bilinmelidir. Bakın hakiki ilm-i ledün sahipleri Velayet-i Kübra sahiplerinin bazıları, ki Mehdi bunlardan biridir, o hadisatı Levh-i Mahfuz’dan okur. Veya makamı ölçüsünde ona gösterilir. Ama onlar ya anladıkları ölçüde veya haberini şifreli verir. En zorlu şifreler ahir zamanın önemli şahısları Deccal ve Mehdi’ye ait. Onlar, belirli şartlar altında bilinecek. Kişiliği bilinmese bile hizmeti veya icraatından anlaşılacak.

    Hadisler nakledilirken raviler kendi zamanında oluyor gibi tevilini karıştırır. Bu karıştırılan yorumlar hakikat sanılır. Bunun da dikkate alınması lazımdır. Bakın hakikat güneşinin ışığını kimi direk görür? Peygamberler. Maneviyat büyükler ise güneşin ışıklarının ay üzerinden yansıması üzerine güneşin ışıklarının mahiyetini anlar. Kimi ise ışığı bitki ve çiçekler üzenrndeki tek veya iki renginden alır. Gaybi bilgiler de böyledir. Biz 3. derecede dünyaya ve bitkiye yansıyan ışıkların rengini okuyanların yansıttıklarından güneşin hakikatini perdeli olarak öğreniyoruz. Ay ve güneş ışığını göremiyoruz.

    Şimdi Deccal ve Mehdi’den sırr-ı teklif, iman ve imtihan sebebiyle Kur’an sarahaten söz etmez. Ama işari olarak eder. Lakin işaretin mahiyeti gizli olur. Sarih bir suret onda aranılmaz. Sadece bir dikkatle hissedilir. Sonra zayıf emaraler var. Bir meselede bu zayıf emarelerin çoğalması halinde kati bir delil hükmüne geçebiliyor. Tıpkı 7 ayrı renkteki çiçeğin yansıttığı güneş ışığının renklerinin birleştirilmesi sonucu elde edilen renkten güneş ışığının mahiyetini öğrenebiliriz. Veya 3-4 adam ayrı ayrı noktadan hareketle ve aynı hadiseyi söylese tevatür derecesine 100 kişinin ihbarı kadar o hadisenin kat’i olduğunu gösterir.

    Bir başka olay. Tevafuk cifr-ebced ilminde bir anahtardır. Bir tevafuk olsa delalet etmez, fakat hafi bir ima olur. İki tevafuk aynı meseleyi gösterse imadan remze terfi eder. Eğer üç cihetle aynı meseleye parmak bassa işaret olur. Buna sözün manası işarat-ı harfiye münasip gelse işaretle bahsedilen insanların ahvali o manaya mutabık ve muvafık olsa o işaret o vakit delalet derecesine çıkar. Eğer altı-yedi vecihle tevafukla birlikte kelimenin manası harfin işaretine muvafık gelse ve mukteza-ı hale de mutabık gelse o delalet o vakit sarahate derecesine çıkar. Abdülkadir Geylani Hazretleri ahir zamanın Hizb-ül Kur’an hizmetine böyle sarahaten işaret etmiş.

    YanıtlaSil
  16. 5*Bir şey daha. Tevafukta ittifak vardır ve ona işaret eder, ittifak ise ittihada emaredir, vahdete alamettir vahdet ise tevhidi gösterir, tevhid ise Kur’an’ın 4 esasından en büyük esastır. Şimdi Mehdi’nin zuhuru konusunda hem Hz. Peygamberin hem Hz. Ali (ra) hem de evliyayı a’zam, zuhurun 13. asırda olacağını haber verirler. Bunların işaratı bize kesin bir delil hükmündedir. Çünkü Hz. Peygamber’in Hadisleri Kur’an gibi elfazı mucizevidir. Öyle oldu için o esas kabul edilir. Bediüzzaman bu meselede bir açıklık getiriyor. O diyor ki: Mehdi’nin her şeye gücü yetmez. Ömrü de vefa etmez. Geçen asrın başında İslam nüfusu 250 milyon civarında idi. Şimdi 2 milyara dayanmış. Meseleler bir iki bin belki de milyon olmuş. Külli bir çöküş ve küfür var. O zaman hizmeti nasıl hayata geçecek.

    Mehdi Hz. Talut gibidir. 313 takipçisi veya talebesi var. Bu 313 kişi Bedir asker sayısına işaret ettiği gibi, Sebe Melikesi Belkıs’ın Meclis sandalye sayısıdır da. Yani bir avuç insanla büyük işler yapılacaktır. Kime karşı Şeriat-ı Ahmediye ve Şeair-i Muhammediye’yi tahrip eden güçlü bir zalim ve cebbar ve tağut gibi bir Deccale karşı. Üstüne üstlük Deccal aldatarak başa geçmiş taraftar toplamış, her şeye hakim olmuş. İşte burada devreye takdir-i İlahi ve iradesi girer. Mehdi’yi çalıştırır ve kader-i İlahi muvaffak kılar. Bu 50 yıllık bir süreçdir. Sonra İslami hayat canlanır, bunun sonucunda ehl-i iman gücü eline geçirince siyasi hakimiyeti tesis eder. 50 yıl bununla geçer. Bunun arkasından alem-i İslam’ın ittihadı gelir. Onu arkasından da Tevhidin cihan hakimiyeti. Bunlar Kur’an ve sünnet tarzı üzerine olacaktır.

    Çok az insanın bildiği bir rivayet var. İbn-i Hanbel’den, Taberani’nin Kebiri, Hakim’in Müstedreki, Ebu Nuaym Hılyesi, İbni Amr’den naklederler:
    “Şark tarafından bir cemaat meydana gelir. (Türkler) Kur’an okurlar boğazlarından aşağı geçmez (Türklerin fesad devri yani cuş ettikleri devir yani yani Süfyan zamanı) Onlardan bir taife (demokratlar) inkıraz bulsa (kapatılsa) diğer taife (parti) zuhur eder. Son partileri deccal ile beraber olurlar.” (Tansu’nun zamanında DYP’nin bölünmesi ve misyonun yok olması)
    Bu hadisenin zamanı 1417 Tağuti hareketidir. İşte o zaman Horasanlılar ne yapacaktı? Karşı koyarlar. Bu mücadelenin sonunda Mehdiyet’in 3. Faslı başlar. Yani Mehdiyete zemin hazırlanır. Yıl 2002. Bunun için bir yığın tevafuk var. Ama o tevafukları okumak lazım. Onun için de basiret ve feraset gerekir.

    YanıtlaSil
  17. 6*Mehdi için veya cemaati için Kur’an’ın işaratı vardır. Mesela:
    8/62: (Onlar sana hile yapmak isterlerse sana Allah yeter. Seni yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen O’dur) Bu ayetin ilk cümlesi 1335 (Sevr Anlaşması), ikinci cümlesi 1362 tarihine bakar. Yani Demokratların başa geçme zamanına.

    20/68 ('Korkma” buyurduk. Sen üstün geleceksin.) Bu 1947 ve 1956’ya işaret, İslam’ın galibiyetinin miladına. Sömürgeci işgalindeki İslam ülkelerinin istiklallerinin başladığı tarih 1947’ya. Bu süreç 1956’ya kadar sürer. O tarihte ittihad-ı İslam’ın ilk teşebbüsü Bağdat Paktı ile gelir. Ama 1371 fecr-i sadık olmadığı için Meşiet-i İlahi tarafından müjde ertelenir.

    “Korkma” hitabı ebcedi işaret ile 1292 eder ki bu Mehdi’nin doğumu arefesidir. Kur’an’ın Mehdi’ye hususi hitabı.

    47/11 ayetinin (Allah iman edenlerin dostudur) cümlesinin iki ayrı tarihi vardır: 1912-13 ve 1916-1926. Bu tarihlerle faaliyete geçen Deccelane dalalete karşı Mehdi ve yandaşlarına İlahi himaye müjdesi verilmiştir.

    Bir husus daha: Kur’an’ın mana mucizelerinin perdeli olmasının sırrı nedir? Herkesin onu görmesi lazım gelirken herkese görünmemesi nedendir? Bediüzzaman bunun için 5 sebep sayar. Gizli kalmasının sırrı ne ola? Nass ayetleri varken yanlarına müteşabihat katılır. İnsanlara seviyelerine göre mucizevi hitab etmek için. Kur’an 40 ayrı insan tabakasına hitabı vardır.

    Şimdi herkes gaybi haber verirken Kur’an ve hadis’in manasına, hakikatlerindeki esrara ve işaretlerine, sözlerine ve harflerindeki esrar ve meziyetlere havi olduğunu bilmesi lazım.

    Şimdi şu partinin Süfyaniye katılacak, şu karı gelecek şunu yapacak öbürü söyleyecek demek Mehdiye zemin hazırlamakla yükümlü insanlara yalan ve dolanla kandırmak, oyalamaktır. Mehdi geymiştir. Mehdiyet hükmünü sürdürüyor. Mehdi değil alem-i İslam’ı, Hıristiyan alemini dahi etkileyecek hizmetinin yanında bunların ne anlama ve yeri olabilir= 2019’a 3 yıl kaldı. Fecr-i sadık doğdu doğacak. Bu haldeyken efendim gülenmiş, yok mahape imiş yok süfyani imiş. Geçiniz. Bunların hepsi çöpe gitti. Kürt meselesi sizi korkutmasın. O mesele hem Türkiye’de hem Alem-i İslam’da ittihad-ı İslam’a vesile olacak. Göreceksiniz. Sonra Ye’cüc ve Me’cüc’ü yazacağım. O önce Türklerde görüldü. Onları uyandıranlar Türkü gelenek ve görneklerinden arındırmayı hedefledi. Şimdi sıra Kürtlerne geldiğini sanıyorlar. İslam'ı düşman gösterip aldatıyorlar.Sonra bir şey daha var. Yazacağım. Bu ayrı bir konu.

    Yeşil Karaltı. Bunlara inanmadı isen, yapacak bir şey yok. Din bir tekliftir. İkrah yoktur. Selametle.

    YanıtlaSil
  18. Sakarya Seyf Kardeşimizin dedikleri doğrudur. Sizi yanıltacak bir durumu yoktur. Hikmete aykırı sözü yoktur.
    Güvenilir bir kardeştir. Allah'a emanet

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  19. maşaallah Abdurrahim kardeş ufkumuzu açıyorsun durmak yok lütfen devam Allah razı olsun basiretinizi ferasetinizi artırsın fi emanillah...

    YanıtlaSil
  20. Abdurrahim Bey Allah sizden razı olsun uzun uzadıya izahat yapmışsınız biz de istifade ettik.
    "Kürt meselesi sizi korkutmasın. O mesele hem Türkiye’de hem Alem-i İslam’da ittihad-ı İslam’a vesile olacak. Göreceksiniz. Sonra Ye’cüc ve Me’cüc’ü yazacağım. O önce Türklerde görüldü. Onları uyandıranlar Türkü gelenek ve görneklerinden arındırmayı hedefledi. Şimdi sıra Kürtlerne geldiğini sanıyorlar. İslam'ı düşman gösterip aldatıyorlar.Sonra bir şey daha var. Yazacağım. Bu ayrı bir konu."
    Öncelikle kürt meselesinin ittihadı islama nasıl vesile olacağı hususunda düşüncenizi açabilir misiniz? Diğer hususları bekleriz inşallah. Selametle

    YanıtlaSil
  21. 11-22 nisanı biraz daha geniş tutarsak recep ayı içerisinde ahir zaman şahıslarından yemani, horasani ve süfyan ın ortaya çikmalari, Mehdi a.s in ise cenk meydanina katilisi (zuhuru degil) vuku bulacaktir Allahu alem. Mustafa bey ayrica zevra savasinin detaylari (malum suan dogu ve guney doguda ki yasanan) kronolojik olarak meydana gelecek olaylar (nusaybinde de bir vaka görülür... gibi) musul'a baslatilan operasyon, gidisati devaminda sikisan isidin barajlari patlatmasi gibi olaylarin, ayrica esedin gitmesi konusunda birlesen taraflarin sufyanin ruyasindan sonra kapisina gelen sari bayraklilar olmasi ihtimali gibi konularin tekrar irdelenip gorusulmesi suanki bulundugumuz safhayi aydinlatacaktir. Ayrica bu konudaki goruslerden istisarelerden sebep bizlerde aydinlaniriz insaallah kanisindayim.

    YanıtlaSil
  22. Neden 11-22 nisan? Kehanet değil, bir planın ortaya konacağı tarihler.

    http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/03/160328_israil_isid_uyari

    YanıtlaSil
  23. http://www.aljazeera.com.tr/haber/abdli-asker-ailelerine-tahliye

    YanıtlaSil
  24. Neler oluyor?..

    ABD'den çağrı: Türkiye'yi terk edin

    ABD Savunma Bakanlığı, Adana, İncirlik, İzmir ve Muğla’da bulunan Amerikan askerlerin ailelerinin tahliye edilmesini emretti.

    http://www.timeturk.com/abd-den-cagri-turkiye-yi-terk-edin/haber-137936

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Patlayan bombaları anlayabilmek için Bam Teli burada başlıklı alıntı yazıları okumak lazım. Allah milletimizin ve devletimizin yardımcısı olsun.
      Türkiye Avrupadan ve batıdan dışlanacak. Türkiye Nato'dan da çıkacak. Derken 3. dünya savaşında bunların bizim için hayırlı olduğu görülecek... derler...

      Sil
    2. Avrupa Birliği ile baglarin kopmasi hdp ye yapilacak olanlar nato içinde suriye de Türkiye nin artik tek basina hareket etmek istemesi olabilir mi acaba

      Sil
    3. Mustafa Bey bu linkteki yazı da faydalı olabilir kanaatindeyim, okunmasında lüzum var. http://www.haber10.com/guncel/darbecilerin_turkiye_de_bir_darbe_olsa_ozlemi-624186

      Sil
  25. Daha önceki paylaşımlardan "Azerbaycan'da bir ateş çıkacak" diye bir bilgi hatırlıyorum.
    Ermenistan Azerbaycan meselesi bu ateşin badlangici olabilir mi?

    YanıtlaSil
  26. bu ateş geçen sene çıktı.

    http://www.haberturk.com/dunya/haber/1162975-hazar-denizinde-petrol-platformunda-yangin

    ilgili hadisi şerif
    "imam caferi sadık aleyhisselam şöyle buyurdu:
    abbasiler, mervan’ın minberinin tahtalarının üzerine oturduklarında, abbasoğullarının hükümeti kökleşecektir.
    ve buyurdu ki: babam (İmam muhammed bakır aleyhisselam) bana şöyle buyurdu: “azerbaycan’dan mutlaka bir ateş çıkacak ve hiçbir şey onun karşısında duramayacak. böyle olduğu zaman evinizden dışarı çıkmayın. biz sükünet ediyorsak, siz de sükunet edin. ve bizim kıyam edicimiz harekete geçtiğinde bir adım dahi olsa ona doğru koşun. Allah’a andolsun ki yeni bir kitap üzerine kabe ile makam arasında halkın ona biat ettiğini görür gibiyim. bu, araplara çok zor gelecektir.”
    buyurdu ki: yaklaşan şerden dolayı araplara eyvahlar olsun."

    hadis şia sitelerinde var. kaynağına bakmadım fakat şia kaynaklı olduğunu zannediyorum.

    geçen sene çıkan yangın büyük bir yangındı. resimlerine ve videosuna bakarsanız dünyada meydana gelen yangınları en büyüklerinden biri. alavlerin boyutu nu aşağıdaki resimde görebilirsiniz.

    http://im.haberturk.com/2015/12/05/ver1449408332/1162975_620x410.jpg

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sabit gözükmüyor senin dediğin hadis

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Hiçbiri henüz olmadı; ortada ne Abbasoğulları, ne Mervanoğulları (Kürt devleti), ne Caferiler (İran'ın parçalanmasından sonra kurulacak Şii otoriter devlet), ne diğerleri hiçbiri yok, şimdi Fas merkezli Tunus, Libya dahil Berberi devleti kurmak için oraları da DAEŞ bahanesiyle karıştırdılar; BOP projesine bakın, tüm ülkeler parçalandıktan sonra rivayetlerde mucizevi belirtilen bu devletler orada nasıl da karşımıza çıkmaktadır, tüm bunların cereyanına daha var.
      Azerbaycan'daki o minicik yangın resmini o hadise uyarlaman...:)
      Yahu bu ateş Mehdi'nin çıkışından evvelki son Ramazan ayında sema ile yer arasında doğu'dan (Azerbaycan'dan) doğal olarak çıkacak çok büyük bir yangındır, kurtulan insanlar oralardan göç edecekler.

      Sil
    4. hadisi şerif sahih değil sanırım.
      bilmiyorum fakat arkadaş azarbeycandaki çıkan ateşi sorduğu için yazdım. birde ateş küçük bir ateş değil. günlerce söndürülemedi. gece gökyüzünü ve etrafını aydınlatan ve korku salan bir ateşti. resimdeki platform dev bir platform. yangının büyüklüğünü ise yangın söndürme gemilerine bakarak boyutlandırabilirsin. yangın günlerce söndürülemedi ve günlerce birinci haber olarak tüm dünyada izlendi.

      senin dediğin ateş yemenden çıkacak olan ateş sanırım. o ateş insanları bir yerde toplayacak ve insanoğlu tarihindeki en büyük göçlerden biri yaşanacaktır.

      diyorsunki ahirzaman orduları ortada yok. mervaniler peşmergelerdir yada pyd. sarı bayrakları taşıyan ordu yine pyd. bir sürü siyah bayrak ortada dolanıyor. caferiler irandır. şii otoriter devlet yok diyorsun ama iran orada yıllarca kapı gibi duruyor. daeş olsun, el nusra olsun bunlarda bir yerlere konulabilir. hatta taliban olsun, el nusra olsun bunların isimlerine bakarsan hadisi şeriflerde haber verilen şahısların ismiyle benzeşmekte olduğunu görürsün. talibanın lideri mansur, hadisi şeriflerde hz. mehdinin yardımcısı olarakta geçmektedir. örnek verdim. talibanı aklamak gibi niyetim yok.

      şahsım adına söyleyeyim. tüm aktörler sahnede. esadı deviren süfyani olacaktır. bunun vuku bulmasını bekliyorum. olmasada kulluğumuza devam edeceğiz. belki yüzyıllar sonra gelecektir. asıl alametler ozaman gerçekleşecektir.

      bizimkiler yorumdur. en doğrusunu her zaman Allah c.c. bilir. biz yanılırız. hata yapabiliriz. o yapmaz. O bütün eksik sıfatlardan münezzehdir.

      Sil
    5. Azerbaycan'dan çıkacak ateşi Yemen'den çıkacak ateş ile karıştıracağını tahmin etmiştim. Ama o ikisi farklı olay. Yemen'den çıkacak ateş kıyamet kopmadan hemen önce yani kâfirlerin devrinde Berehut vadisinden çıkacak olup 8 gün 8 gecebirçok malları ve insanları yakıp bitirecek ve toz bulutu şeklinde dünyanın her yerine dağılacak. Azerbaycan'dan çıkacak olan ateş sadece orada yayılıp gözükecek ve kurtulabilenler harp zamanında çok zor şartlar altında başka yerlere göç etmeye çalışacaklar ama bunların da büyük kısmı fitne sebebiyle ölecekler, neticede çok az bir kısmı gizlice kurtulabilip ıssız yerlerde çok zor şartlarda mücadele verecekler ve bu olay zuhurattan önceki son Ramazan ayında dehşetli nidalardan hemen önce olacak.
      Devletleri müteşabih olarak yerine oturtmuşsun, peki Abbasoğullarını nereye koydun? Yoksa son yerleşim yerleri olan Irak'a mı! Müteşabih mahiyette olabilir. Abbasoğulları hükümeti tarihte ilk olarak Horasan bölgesinin merkezinde Afganistan-Pakistan arasında kurulmuş olup daha sonra çeşitli fetihler ve savaşlar neticesinde küçülerek son kale olan Irak'a yerleşmişlerdir.
      Rivayetlerde Horasan'a kadar kurulacak bir kürt devletinin kurulacağı belirtilmektedir. Daha Suriye tamamlanacak, az bir yer kaldı, daha hedefte ne yazık ki Türkiye'nin güneyi var, İran var. Sonra alametler peş peşe gelir.

      Sil
  27. Daesin surekli patlatmakla tehdit ettiği Musul'daki baraj yıkılırsa iki üç milyon kişi ölebilirmis...

    YanıtlaSil
  28. Vakit yaklaştı, artık günler kaldı..
    Hazırlık vakti geldi çattı.

    YanıtlaSil
  29. Kendi düzenlerinin bölgesel bir savaş ve kaosun sonucunda ortaya çıkacağını planlayan güçler için bu hafta içi Suudi kralının Türkiye ziyareti çok önemli bir koz ve imkan olabilir. Hazır 'İslam Ordusu' kurulmuşken, böylesi bir ziyarete "işid'in üstleneceği" geniş çaplı bir saldırı/suikast sonucunda nelerin yaşanabileceğini kestirmek güç olmaz.

    YanıtlaSil