.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

27 Şubat 2016 Cumartesi

TAZİYE

inna lillahi ve inna ileyhi raciun hat ile ilgili görsel sonucu

NUR CAMİASININ DEĞERLİ ŞAHSİYETLERİNDEN MEHMET KIRKINCI HOCA EFENDİ İLE 

ÜSTAD BEDİÜZZAMANIN VARİS TALEBELERİNDEN SAİD ÖZDEMİR AĞABEYİMİZ VEFAT EDEREK HAKİKAT ALEMİNE GÖÇ EYLEDİLER.

CENAB-I ALLAH RAHMETLER İHSAN EYLESİN. AHİRETTE BİZLERİ BİR VE BERABER EYLESİN İNŞAALLAH... 

KARDEŞLERİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN.




5 yorum:

  1. Bir ay içinde Bediüzzamanın iki varisi vefat eyledi. Ahmet Aytimur Ağabey ile Said Özdemir Ağabeyler.. Yine Kırkıncı Hocamız da Nur camiasının kıymetli bir hocasıydı. Bu bence çok mühim bir durum... Allah hayra çıkarsın. Şimdilik bunun hikmetini bilmiyoruz., ama yakın bir zamandaki muhtemel olaylar bunun sırrını ayan edecek umarım.

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Bu dünya imtihan dünyasıdır. Her insan Allah’ın halifesi ünvanı ile dünyaya gelir ve o ünvana layık olmak mükellefiyeti altındadır. O yükümlülük de “felya’budüne” hakikatidir. İman ve faraizin yanında Kur’an hakikat ve hükümlerini muhafaza da vardır. İşte bu vazifelerin zaafa uğradığı zamanlarda, ki bu Osmanlı’nın son döneminde ve 20. Yüzyıl boyunca görülen cebri-keyfi-küfr-askeri melanetin zirve yaptığı bir zamanda mücahid-i din ve iman hizmetlileri bunun izalesinde ve tamiratında fedakarane ve kahramane hizmete koyuldu.

    Bediüzzaman ve talebeleri bu vazifeyi önce yurt, sonra İslam Alemi’nde sonra da cihan çapında en iyi şekilde yerine getirdiler. Risale-i Nur’un telifi sonrası elle çoğaltılması, daha sonra matbaalarda basılarak neşri, muhtaçlara ulaştırılmasında bütün cebri-küfri engellere rağmen yapan bir avuç insandı. Bunlardan üçünü arka arkaya ebedi alemi uğurladık. Ölüm bir son olmadığına ve dar-ül ücrete gidildiğine, hatta bütün dost ve akrabalara kavuşma mahalli olduğuna göre kaderin takdir ettiği süre sonunda bu sondan bir önceki menzile yolculuktur.

    Efendim onları kaybettik. Hayır kaybetmedik, onlar zaten manen bizimle oldukları gibi berzah aleminde dualarıyla şirket-i maneviyenin muvaffakiyeti için destek vereceklerdir. Arkada kalanların muvaffakiyetleri için dua ile katkıda bulunurlar. Evet dostları kaybetmek üzüntü vericidir. Ama taltif-i İlahiye mazhariyet söz konusu olunca bu teselli tarafıdır. Onlar arkada bıraktıklarının hizmetleriyle sürür içinde olacaklardır.

    Ahmet Aytemur gizli bir Risale-i Nur naşiri idi. Hayatını buna adamıştı. Kırkıncı Hoca dershaneye çevirdiği evinde ders vererek Nura mutabık ilmi eserler telif ederek hizmet etti. Said Özdemir de hem neşriyatı sürdürerek hem de dersler verdi. Üçü de fitne zamanlarında ehl-i imanın sımsıkı bir arada olmasını sağladılar.

    Onlar Bediüzzaman’ın şu düsturuna aynen uydular: “ ‘Hizmeti düşünmeyin, Cenab-ı Hak bu hizmeti başkalarına da yaptırır. Onun kudreti her şeye yeter. O kendine ait olan bir hizmeti kudreti ile herkese yaptırır. Size düşen Uhuvvet, Muhabbet, İttihad ve Tesanüddür.”

    Ve yapmadılar mı? Risale-i Nur ile dinsizliğe, müsbet hareket ederek münafıkane hareketlere sed çektiler. Hele ki son paralel çete fitnesinin zulumatının dağılmasında azim gayret sarf etmediler mi? Hepsi de vazifesini yapmış olarak ebedi aleme Nur hızıyla uçup Hz. Resulullah’a, ashabına, Üstadlarına Nur kardeşlerine kavuştular. Şimdi orada büyük bir hoşamedi var. Keşke görebilseydik.



    YanıtlaSil