.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

16 Şubat 2016 Salı

KIYAMET ASIRLARI, TARİHİN DAMARLARI

Mustafa ÖZCAN
Mustafa ÖZCAN
Dr. Bahri Tayran’ın Dabbetü’l Arz ve Negaf adlı çalışmasını okuyunca daha önce dikkatimi çekmeyen bir ayrıntı dikkatimi çekti. Bu ayrıntı Bediüzzaman’ın İkinci Dünya Savaşının miladı olan 1939 sonrasındaki iki çağı veya asrı kıyamet asrı olarak değerlendirmesidir. Kısaca, İkinci Dünya Savaşının başlangıcından dünyanın sonuna ya da kıyametin kopmasına iki asır kalmış olmasıdır. (Dabbetü’l Arz ve Negaf, S. 182, Kahraman Yayınları) Bu önemli bir ayrıntı. Demek ki biz kıyamet asrında veya son iki asrında yaşıyoruz. Bu dönemde artık küçük kıyamet alametlerinden büyük alametlere geçilmiş oluyor. Kimi ehli keşif ise 2003 itibarıyla kıyametin büyük alametleri devresine girildiğini söylüyor. 2003 yılında Türkiye’de Ak Parti iktidara geldi ve oğul Bush 11 Eylül rüzgarını arkasına alarak Irak’ı işgal etti.
Tarihin damarları, bazı devreleri var. Bu devreler yirmi yıllık, iki yüz yıllık, asırlık dilimler halindedir. Araplar onluk dilimlere ukud (akd’in çoğulu, İngilizcede ise buna decade/decades) demektedirler. Sözgelimi bu dilimlerden birisi Cezayir’de meydana gelen karanlık on yıl, on yıllık dilimlere kötü bir örnektir. Hazreti Yusuf Aleyhisselam sırasında 8 yıllık kuraklık ve bolluk dönemleri de bu tarz dilimlerdendir. Hazreti Peygamberin (asm) hicri ikinci yıldan vefatına kadar süren kesintisiz cihat yılları da 8 yıllık dilimlere örnektir. Kur’an asır ve ahkab (hikbe) şeklinde bazen zaman dilimlerine veya tarihin damarlarına temas eder.
*
Tarihin böyle damarları vardır. Bu damarlardan birisi de 40-45 yıllık dönemlerdir. Sözgelimi Moğollar Bağdat’ı yakıp yıktıktan sonra bölgede ancak 45 yıl kalabilmişlerdir. Moğollar 1258 tarihinde Bağdat’ı yakıp yıkmışlar ve ümranını harap hale getirmişlerdir. Bununla birlikte bölgeyi hazmetme kapasiteleri 45 yılı geçmemiştir. 1303 yılında Şakhap Savaşıyla birlikte sonları baş göstermiştir. Benzeri durum Moğolların bir devamı olan Bolşevikler için de geçerli olmuştur. İngilizler, Almanlar yerine Ruslara Doğu Avrupa’yı peşkeş çekmişler, Stalin ve muakkipleri Doğu Avrupa’yı ellerinde ancak 45 yıl tutabilmişlerdir. Kadim Moğolların Ortadoğu’da uğradıkları akıbete çağdaş Moğollar olan Bolşevikler de Doğu Avrupa’da uğramışlardır.
Deccalın dört devresinden ilk devresi de Sovyetler Birliği bağlamında 40 yıl sürmüştür. 1917-1956 yıllara arasında geçen 40 yıllık dönem Sovyetler Birliği’nin en ateşli ve saldırgan dönemine tekabül etmektedir.
*
Bediüzzaman’ın da kıyamet asırları olarak ele aldığı iki yüzyıllık dilimle ilk olarak Vahidüddin Han’ın el İslam Fi’l Asri’l Hadis (Modern Asırda İslamiyet) kitabında rastladım. Orada bir hadise dayanarak Vahidüddin Han İslam’ın ahir zamanda yenilenmesinin iki asırlık bir dilimi kapsayacağını ifade etmiştir. Ahir zamanda yenilenmeyle alakalı bu iki asırlık durum Bediüzzaman’ın bahsettiği iki asırlık dilimden farklıdır. Lakin her ikisi de ahir zamanla alakalı olarak iki asırdan bahsetmektedir. Bana göre Vahidüddin Han’ın bahsettiği iki asırlık yenilenme dilimi 1808-2008 yahut geçiş yıllarını saymayacak olursak 1826-2026 yıllarını kapsamaktadır.
Bediüzzaman’ın bahsettiği kıyamet asırları ise 1939 yılında başlamakta ve sonraki iki asrı kapsamaktadır.
Yine ahir zamanla alakalı iki asırlık dilim de Fransız Devrimi ve sonraki iki asırdır. 1789 yılı sosyal ve siyasi ve ideolojik anlamda çağ açan bir tarihtir. İki asır sonra 1989 Berlin Duvarının yıkılması ise ideolojiler çağını kapatan asimetrik bir tarihtir.
Fransız Devrimi her ne kadar burjuva devrimi olarak adlandırılmışsa bile komünizmi üretmiş, intaç etmiştir. Zira sosyal olarak burjuva kabul edilen Fransız Devrimi proletaryanın zıddı olsa bile komunizmi doğurmuştur. Fransız Devrimi, Aydınlanma ile birlikte pozitivizmi doğurmuştur. Pozitivizm de bilimsel sosyalizmi ve ateist kökene dayanan komünizmi intaç etmiştir. Birbirine düşman gibi görünseler de halef seleftirler. Kapitalizm ve komünizm, sonuçta ikiz veya üvey kardeş olarak madalyonun iki yüzüdür. 

5 yorum:

  1. Hz. Peygambere göre Mehdi'nin zuhuru
    1* Evliyadan önce Kainatın efendisi dinlenmeli. Sonra ilim beldesinin kapısı Hz. Ali’yi (ra). Sonra büyük kutuplara ve son müceddit Bediüzzaman’a kulak verilmeli. Hepsi bir şeye işaret eder. Mehdi-Mesih-Büyük Deccal-Süfyan’ın zamanına.
    Peki kim bunlar? Hayatları ne zaman? Her bir rivayet bir yönlerini anlatıyor. Ahir zamanın son 300-350 yılına işaret ediliyor. H1202-1545. Rivayetlerin istisnası hariç hiçbiri kronolojik zaman ve mekan da belirtmiyor. Müteşabih olduklarından manaları mücerred kalıyor. Tevile muhtaç. Başa dönelim. Hz. Peygamber buyurmuş ve demiş ki:
    (Benden sonra hulefâ, hulefadan sonra umerâ, umerâdan sonra melikler, meliklerden sonra cebâbire, cebâbireden sonra ise ehl-i beytimden bir kimse gelir de, o yeryüzündü adaletle doldurur.) Bazı rivayetlerde Raşid halifelerden sonra hilafet saltanata inkılap etmesi sebebiyle ısırıcı halifeler sayılıyorlar. Emevi-Abbası-Osmanlı halifeleri böyledir
    İstihraçlara göre İslamiyet’in kılıçla hakimiyetinin (cihadın) bitme tarihi 3. Selim’in tahta çıkışı ile başlar, Nizam-i Cedit’in ihdası ile başlayan bu süreç Fransa(nın Mısır’a saldırıları ve Vehhabi isyan ile devam eder. 1807 tarihinde İngiliz donanması Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul önlerine gelişi ve İskenderiye’yi istilası ile hakimiyet sona erer. Artık ahir zamanın ufukta görünmüştür. Masonik entrikaların saraya dadanması ve en önemlisi 1826 tarihinde Yeniçeri Ocağı’nın lağvı ile Deccale zemin hazırlanması sürecini girilmiştir. Bediüzzaman bu dönemi İslam deccalinin ileri karakollarını görünmesi dönemi diye niteler. Tarih H.1243. Tam bir asır sonra Süfyan hakimiyeti başlayacaktır. O yolun kilometre başları ise: 1839 Tanzimat Fermanı, Sultan Abdülaziz’in katli, 1878-79 Rus Harbi ile devam eden bu süreç 1908-09 tarihinde noktalanır. 1909 ve 1913 Bab-ı Ali darbesi ile İslam Deccali’nin küfri-cebri-keyfi-askeri rejim tesisinin sinyalleri verilir. Rum Suresi Rum mağlup oldru diye başlar. Yani Türkler mağlup olmuştur. Siyonist-masonik güçlere.
    Hz. Peygamber’in ihbarı: “Deccal Yahudi’dir.” Yani ahir zamanın dehşetli eşhas ve rejimlerin müessisinin Yahudi olacağını haber verir. Ve Yahudi ikinci fesada ahir zamanda başlar. İlk olarak 1773 yılında Rothschlid ailesinin çağrısı üzerine Yahudi ileri gelenleri dünya hakimiyeti için Deccal’in hurucuna zemin hazırlama kararı alır. Bu maksatla masonik bütün komiteler uyandırılır. Her alanda Yahudi menşeli yeni ideolojiler ve sistemler geliştirilir. İlk başarıları Fransız İhtilali olur: 1789. Ve dini tahribata pozitivizm cereyanı ile başlanır. Artık dini ve manevi inanış, hayattan ve felsefenin düşünce alanından sürülmeye başlanır. Avrupa’da başlayan bu cereyan masonlarla Osmanlı’ya taşınır ve dünyada zirve yapar. Kur’an bu zamana Maide/54 ile işaret eder. “Ey iman edenler kim dininden dönerse” cümlesinin ebced değeri 1876.

    Bediüzzaman, İbrahim Suresi’nin ilk ayetinin, İslam hakimiyetinin Sultan Abdülaziz-Abdülhamid döneminde noktalanacağına işaret ettiğini belirtir. Bediüzzaman her iki deccale zemin hazırlandığı bir dönemde 1911 yılında Muhakemat adlı eserinde hem Avrupa’da hem de bütün dünyada görülmedik-duyulmadık bir fitneni uyanmakta olduğunu haber veriyordu. Bediüzzaman, İslam’ın ipi ve Zülkarneyn gibi sağlam hakikatlere yapışılmazsa uyanan yeni fırkaların medeniyeti yerle bir edeceğini vurgular. Birkaç yıl sonra Deccaller küfrü rejimler ile hakim olur ve 50 yıl sonra dinsiz uygulamalar terör ve anarşiye zemin hazırlar.

    1897 tarihinde Basel’de kurulan siyonist devlet 20 yıl sonra Rusya’da Deccalin iskeleti komünist ihtilali başlatmıştı bile. 9 önce de 1908 ile hilafetin gücünü ağır bir darbe indirir. 1913’te Süfyan’ın rejim-i bid’asının öncüleri belirirken 1918’den sonra kendini iyice gösterir ve bir iki yıl sonra hakimiyeti başlar. 1918 Mondoros ve 1920 Sevr Anlaşmaları imzalanırken son büyük halife Sultan Abdülhamid vefat eder. Osmanlı ile birlikte son büyük alifesi de hayata veda ediyordu. Bir yıl sonra Vahideddin başa geçer. O son sultan halifedir. Hilafet biter ne başlar?

    YanıtlaSil
  2. 2* Çoğunun aklı fikri özellikle avam tabakasının, dünyevi savaşlarda. Ayrıca savaş sıklığı Deccallerin huruç ettiği döneme rastlaması nazarları dinin ideolojik ve fikri tahribatına değil de savaşlara çeviriyor. Evliya keşfiyatı bile bundan etkilenmiş. Ama Resulullah direk dinsizlik tahribatına ve Mehdinin zuhur tarihini haber vermiş. Hayret ettiğim iki eser hariç kimse Abdülhamid sonrası Mehdi’ye işaret eden Hz. Peygamber’in aşağıdaki o hadisini görüp anlayamamış. Muhtemelen Türk adının geçmesinden çekinerek görmezlikten gelinmiş. Sadece Naim Bin Hammad bu konudaki iki hadisi birleştirip icmalen vermiş.

    Önce bir hususu hatırlatayım.Hadis’te geçen Etrak (Türkler) kelimesi Horasan ahalisini kast etmiyor. Selçuklu ve Osmanlı Türkünü de. Bu Türkler Beni Esfer (Asfar) denilen kavim veya milletlere de verilen bir isim. Ahir zamanda İslam dünyasına çullanacak, şiddete başvuracak memleketleri çok soğuk olan bir millet veya milletler olduğu Hz. Enes’in naklettiği bir hadisten anlıyoruz. Çünkü o hadiste onların ümmetin malını, mülkünü ve saltanatını elinden alacağını haber veriyor. Beni Kantura, yani Kantura’nın çocukları olacağı belirtiliyor. Kantura, Hz. İbrahim’in sarışın bir cariyesinin adıdır. Onların bir başka ismi de Beni Efser. Bu sarışın evlatlarla bugünkü beyaz Rusya, İngiltere ve Fransa’yı kast ediyor. Bu hadis şimdi vereceğim hadisi açıklığa kavuşturup tamamlıyor.

    Hz. Peygamber buyuruyor: “Ne zaman ki Türkler (beni Esfer) şiddetli bir rüzgar gibi üzerinize esmeye başlarsa, iaşenizi ve hayatınızı temin eden ve mallarınızı devlet hazinesiyle güvenceye alan Halifeniz vefat ederse, (Kudüs’ü Yahudiye vermeyen Abdülhamid) onu takiben bedenen ve siyaseten zayıf bir halife tayin edilirse, iki sene sonra vazifeden de atılırsa (Vahiddin-1922) veya istifa ederse, Şam’da Mescid-i Dımeşk’in batısında hasıf biri bir yere batmış mezara benzer bir yerde defnedilirse (1926) işte o zaman Mehdi’nin zuhurunun alametidir.”
    Küçük bir not: Kudüs’ü Yahudilerin cazip tekliflerine rağmen vermeyerek mallarınızı (Filistin’i kast ediyor ve Sultan Abdülhamid’in Kudüs’ü mülküne geçirilişi) güvenceye alan Halifenin 1908 tarihinde tahttan indirilmesi değil manevi tasarrufunun devam etmesi sebebiyle vefatının nazara verilmesi çok ilginç.
    Ara vermeden bir üst paragraftan devam ediyorum. Şeyh Bestami’nin kitabı olan “Ed-Dürret-ün Nasia”da Hz. Ali’nin (ra) “Besmele’nin harflerinin riyazet ve cifr ile hesaplanan tarihinin bitimi ile Hz. Mehdi’nin veladetine (doğumuna) işaret eder.” diyor
    Yani 19. Yüzyılının sonlarına doğru Hz. Mehdi dünyaya gelir. Alimlerden Kutb-u Şa’rani, Şeyh Aliyyul Havas ve Şeyh Muhyiddin-i Arabi gibi ehl-i keşf zatlar Besmele’nin bu hesabını yapmış. Ve doğum tarihi olarak1255 tarihi verirler. Fakat Şeyh Bestami bu tarihin şemsi takvime göre hesaplandığını belirterek kendisi kameri tarihi bulur. (1255 + 38 her 100 yılda 3 kameri yıl artar) 1293-94 tarihini verir. Yani Hz. Ali’nin verdiği işarete göre Hz. Mehdi’nin doğumu 18 yüzyılan sonu Hicri takvime göre 1294’tür. Hiç kimse bundan söz etmez. Tombala torbası gibi bütün rivayetler bir torbaya konulup, oradan tek tek çıkartılıp ahkam kesiliyor. Bu da yanlış beklentilere yol açıyor.

    1294 tarihi o hadis muvacehesinde doğrulanıyor.. Çünkü doğumu 1294 + 40 yaş veya 43 ıslah yaşı 1337 eder. Bu tarih Abdühhamid’in vefat tarihi. 1926’da Vahideddin Şam’da toprağa verildiği tarih. 1345. İşte Mehdi’nin 1337’de bir gecede ıslahından sonra fiilen vazifeye başlama tarihi budur. Hem Peygamber efendimizin hem de Al-i Beyt’in reisi Hz. Ali’nin (ra) ihbarı bunu haber veriyor.

    YanıtlaSil
  3. 3* İmam-ı Rabbani Mektubat’ta “Küfür her yeri istila edip hükmünü açıkça uygulamadkça Mehdi zuhur etmeyecek” der. Huntington 1900-1950 arasının dünyada dini zayıflık açısından inanların bile “Artık dini hayat bittiği bir zaman” olarak niteler. Din ve maneviyatın yerini ise dünyevi ölçülerin aldığı bir zaman olduğunu söyler. Yani en koyu dinsizlik zamanı bu dönemdir. Dünyanın üçte ikisine yakın bölümü küfrü reöimlerle yönetilirdiği bir zamandır. Ama 1950’den sonra dinin uyanışına şahit oluyoruz. Ve yeniden küreselleşmesidir ki, bu Mehdi-Mesih faaliyetinin bir neticesidir. Huntington Kemalizmin Türkiye’yi İslam’dan ve geleneklerden arındıra projesinin iflas uzun uzun anlatır.

    Saf Suresi’nin 13. Ayeti “Allah'ın yardımı ve yakın bir fetih. Müjdele o mü'minleri” ayetindeki “Ve mü’minleri müjdele” Kur’an’ın 4 yerinde geçer ve 13 harftir. 13. Asra yani 1202 veya 1222’ye kadar bu müjde devam edecek. Sonar ne olacak?. 1200’lü yıllar yani Miladi 19. asırda İslam’ın fetih ve hakimiyetinin bitişi ve dini ile manevi hislerin zayıfladığı yüzyıla işaret var. Yani Mesih ve Mehdi için zemin hazırlama zamanı gelir:

    “Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun. Nasıl ki İsa Havârilere 'Allah yolunda bana yardım edecek kim var?' diye sormuş, Havâriler de 'Allah'ın yardımcıları biziz' demişlerdi. Böylece İsrailoğullarından bir zümre iman etti, bir zümre ise kâfir oldu. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik ve onlar üstün geldiler” Saff/14

    Yahudileşen yani dünyevileşen maddeci olan o asır bir asır sonra yeni bir manevi yapılanma ile dengelenecek. Ve İslam yeni bir misyona (Mehdiyete) soyunacak. Tam tamına 161 yıllık bir süreç. Mehdi’nin vazifeye başladığı 1345’ten 1506’ya yani Mliadi 1926’dan 2087’yılına kadar. Mehdi’ye işaret eden Huruf’u mukatta Kaf, Ha, Ya, Ayn Sad’dır. Mehdi’nin isminin bir harfi ile diğer bir harfi imtihan sırrı sebebiyle Sad ile gizlenir.

    Hz. Mesih’e Kur’an İsa’nın (as) ikinci gelişi ile temsil ederken, ilk gelişinde muasırı olan Yahya (as) da ahir zaman Mehdi’sine işaret eder. Yani Mehdi, Hz. Yahya (as) hüviyetindedir. O ihtiyarlıkta Hz. Zekeriya’ya verilen evlattır. Mehdi de İslam’ın ihtiyarlığında Hz. Peygamber’in manevi şahsiyetinin devam için verilen evlattır. Selam olsun ona. O hem seyyid hem de bekardır. Hz. Yahya (as) Hz Meryem Suresi’nde böyle tarif edilir. Yani Mehdi hem seyyid hem de bekardır. Elim Lam Mim sad ebcedi toplamı 161’dir. İşte Mehdi mim ve gizleyen harf ile temsil edilir.

    Yani artık Mehdi beklenmesin.1243’te (1826) çıkan Süfyan’ın ileri karakolları olan mason liderler Süfyan’ın bir asır sonraki hakimiyetini habercisi oldular. Bediüzzaman ne diyordu? Mehdiyet’in hakimiyeti, bir asır sonra yani. Fecr-i sadık ile başlar. Yani 1441-1445. Allahüalem. Bu tarih veya civarı Mehdi’nin zuhuru olarak sanılır. Halbuki Mehdi’nin zuhuru başka, hakimiyeti dönemi başka. Mehdi Mekke döneminin temsilcisi. Yani iman faslının adamı. Mehdiyetin diğer iki faslı cemaati ve İslam aleminin dört bir yanına yayılan Seyyidler topluluğunun çalışmasıyla gerçekleşir. Bu üç dönemin sonuncusunun başlama tarihi ise Rum Suresi’ne göre 1999-2002’dir. Hakimiyeti manevi alemdeki keşifglerde zuhuru gibi sanılmış.

    Ortadoğu’daki son olayların entrikacısı küresel siyonizmdir. O ayrı bir yazı konusu. Burada 3 önemli husus var. 1910’lardaki 1. Melheme’nin yaraları kapanacak ve İttihad-ı İslam sağlanacak. Kürt meselesi buna vesile olacak. Üçüncüsü ise Mart 1910 yılında Tiflis’e uğrayan Bediüzzaman’ın Rus polisine söylediği olacak: “Sizde birbiri üstünde üç zulmet inkişafa başlayacaktır. Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek. Ben de gelip burada medresemi yapacağım”.
    3 perde: 1.Çarlık Rusya 2. Komünist Rusya 3-Rusya Federasyonu. Tarihi karışacak.

    YanıtlaSil
  4. 4* Bir eksik olmaması için söyleyeyim: Irkçı Şia da tokat yiyecek. 500 yıl önce olduğu gibi. Sultan Selim, İdris-i Bitlisi ile bir olur ve İran’a tokatı basar sonra ittihad-ı İslam’ın sembolü hilafeti üstlenir. Bu kez Mhedilet hükmeder. Yani Halifetullah’ın hilafet dönemi hükmeder.
    1991 yılında başlayan ve Irak operasyonu ile devam edip günümüze gelen 3. Melheme diğer iki melhemeye göre daha az zayiatlı ve küçük çatışmalara sahne olacak. Hermecüddin 3. Melheme değil, onun küçük bir savaşıdır. Yani Mehdi-Mesih cemaatlerini ortak operasyonu ile Beni İsrail’in yeniden zillet ve meskenete tabi olmalarıdır. Garkad ağacından maksat, küresel Yahudi sermayesinin elindeki garkad ağacından yapılan kağıtlar, hisse senetleridir. O senetlerin kimde olduğu bilinemeyecek. Bilinemeyince de korunmuş olacak. Ama diğer hususlarda her alanda güç kaybedeceklerdir. Komünizm gibi. Genel bir katliam olmayacak. Her alanda güç ve hakimiyetlerinin bitmesi olacak. Özelilkle askeri ve siyasi güçleri yenilecektir. Yani tırnaklarını teşkil eden ve Armageddon’daki askeri tesisler yok edilecektir. Ayrıca hava saldırılarına karşı oluşturulan elektronik zırh yıkılacaktır. Ve Yahudiler yeniden zillet ve meskenete tabi olacaklardır. Beki de göçe zorlanacaklardır. Kalanlara da yer gösterilerek hüküm altına alınacklar. Masum çoluk çocuğun öldürülmesi değil tırnaklarını teşkil eden askeri gücünün bitirilmesidir.

    Mehdi ve Deccal avcılarına pardon kaşiflerine sunulur.

    YanıtlaSil
  5. Tuğrul Çalışkan kardeş... Verdiğin linkteki ihbar-ı gaybiyi buraya yazdık. Artık kime isabet eder, Allaha havale ediyoruz.

    "Şeyh Efendi bizlere bol bol dua etti ve ilginç bir şekilde 2016 yılının çok zor geçeceğini, felaketlerin yakın olduğunu ve 2016 yılında göğsü yumruklandıkça genişleyen Sâlih Zât'a görevinin bildirileceğini söyledi. Kendisinin de bunu bilmediğini, bunun çok büyük bir sır olduğunu fakat artık sırrın dünya semalarına indiğini belirtti."
    Artık göğsü yumruklanan zat kim onu Allah bilir.

    YanıtlaSil