.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

17 Şubat 2016 Çarşamba

AÇIK KONUŞALIM, ARTIK SAVAŞTAYIZ / ibrahim Karagül

Suriye coğrafyanın düğüm noktasıydı. Düğümü çözmek kolay, tekrar düğümlemek imkansıza yakın bir şeydi. Düğüm çözüldü. İstikrarın yeniden tesisi uzun yıllar alacaktır. Türkiye dahil, bütün bölge ülkelerini yönetilmesi çok zor bir dönem bekliyor. Sadece bölge ülkeleri değil, dünyanın belli başlı merkez ülkelerinin hepsi şu an bu cephede pozisyon alıyor.

Dolayısıyla durum Suriye meselesi olmaktan çoktan çıkmış, Şam yönetimi ana aktör olma özelliğini kaybetmiştir. Şimdi durum, bölge meselesi olmanın da ötesine geçiyor ve küresel güç hesaplaşmasına doğru gidiyor.

İran-Rus cephesi ülkeyi fiilen işgal ederken Batı cephesibelirsizliklerle dolu, sadece mülteci meselesine indirgenmiş bir gerçeğe göre pozisyon alıyor görünüyor. Ancak onların ülkenin geleceğine ilişkin artık gizlenemeyen bir gündemleri daha var: Bunu başarırlarsa yıllarca devam edecek bir savaşı Türkiye'nin içlerine servis etmiş olacaklar.

S. Arabistan ve Basra Körfezi'ni vuracaklar
Suriye PKK'sı (PYD) üzerinden yürüttükleri harita çalışması, bu çalışmaya İran ve Rusya'yı da ortak etmeleri kaçınılmaz bir savaşın ön hazırlıklarına benziyor. Mesela Almanya'nın, bütün Avrupa adına, mülteci meselesine ilişkin hassasiyeti, güvenli bölge ya da yeşil bölge olarak bir sığınma alanı oluşturulmasına yönelik son destekleri oldukça pozitiftir.

Ancak aynı Almanya'nın ve bir çok Avrupa ülkesinin PKK/PYDpolitikaları artık doğrudan Türkiye'yi hedef almaktadır ve son derece tehlikeli bir geleceğe işaret etmektedir.

Bu noktadan sonra her ülke kendi jeopolitik hamlelerini yapacaktırİnsani trajedinin dışında, Türkiye dahil her ülke, kendi gelecek pozisyonlarına göre tavır alacaktır. Dolayısıyla ilginç ittifaklara, cephelere tanık olacağız. Suriye içi örgütler konjonktüre göre yer değiştireceği gibi biraraya gelemeyecek ülkeleri aynı cephede görebileceğiz.

S. ArabistanKatar gibi Arap ülkelerinin askeri seçeneğe yönelmeleri öyle çok da basite alınmamalı. Çünkü Suriye'den sonraki hamle Basra Körfezi'ne yapılacak, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan doğrudan tehdit altında kalacaktır. Riyad yönetimi ve Körfez'deki müttefikleri bunun bilincindedir. Tehlikeyi uzunca zamandır Tanklar Kabe'ye dayanmadan başlıklı yazılarla gündeme getirmeye çalıştım.

Türkiye cephesi zaten açıldı
Bölgenin bugünkü durumunu okumak yetmiyor, bir sonraki aşamaya dönük gerçekçi okumalar acil önem arzediyor. Öyle ezberlenmiş barış nutukları ve girişimleriyle bir yere varılması mümkün değildir.

Hepimiz biliyoruz ki, bölge için bir dizayn vardır, bu dizayn harita çizimleriyle devam etmektedir. Suriye meselesi bir yola girdiği andaBasra Körfezi patlayacak, bir çok ülke tehdit altında kalacak, S. Arabistan'ın parçalanması gündeme gelecektir. Bugün bunları yazsak da, o gün geldiğinde şaşırmış gibi yapmaya devam edeceğiz. Çünkü biz en az yirmi yıldır şaşırmış gibi yapıyoruzOysa yirmi yıldır hep aynı yol yürünüyor, her ülke tuhaf bir basiretsizlikle sıranın kendisine gelmesini bekliyor.

Suriye meselesi tamamlandıktan sonra ilk cephe Körfez ise ikinci cephe Türkiye'dir. Artık bunu söylemeye, bu konu üzerinde fikiryürütmeye bile gerek kalmamıştır. Çünkü daha şimdiden Suriye savaşı Türkiye'ye taşınmış ya da servis edilmiştir. Cephe açılmıştır. Bu cephe aslında Gezi isyanı ile açılmıştı, ardından 17 Aralık darbe girişimiyle devam ettirildi, sonrasında yeni terör dalgasıyla fiilen çatışma haline sokuldu.

Açık konuşalım artık savaştayız
Açık konuşalım, savaştayız. Suriye meselesi, Türkiye'yi çevrelemeprojesine dönüştü. İran'la dolaylı bir çatışma halindeyiz. Kuzeyimizde Rusya ile hasımız. Şimdi uzun güney sınırımız boyunca bir koridor oluşturuluyor ve bu koridor gelecekte Türkiye'ye karşı verilecek savaşın cephesi olarak biçimlendiriliyor. Suriye bir iç mesele haline gelmiştir. Bu iç meseleyi “iç işgal girişimi” olarakCizre ve Silopi'de gördük. Şimdi İdil ve Nusaybin'de benzer bir girişim söz konusu. PKK üzerinden savaş Türkiye içlerine ilerliyor. Yarın PYD üzerinden Suriye sınırı boyunca benzer girişimler olacak ve belki yirmi yıl bu çatışmalarla yüzleşeceğiz.

Türkiye tarihinin en önemli jeopolitik hamlesi, bir küresel koalisyon üzerinden sabote edildi. Bütün bunlar Türkiye'yidurdurmaya ayarlı bir çabadır. Çok büyümüş, çok güçlenmiş, siyasi aklı olgunlaşmış, tarihi ve coğrafyayı yeniden kavramış bir Türkiye, sadece bazı Batılı ülkeler için değil, coğrafyayı dizayn eden her güç tarafından bir tehdit olarak okunmuştur. İşte bugün yürüttükleri, terörle bile ortaklık kurmaktan çekinmedikleri stratejik hamleler, Türkiye'nin bu gücünü kırmaya, nüfuz alanını daraltmayadönüktür. Bu yüzden kuşatılmakta, çevrelenmektedir.

Savaşı Halep'te durdurmak
Öyleyse bizim için yeni bir durum söz konusudur. Bu yeni durumu iyi okuyacağız. Ona göre pozisyon alacağız. Acımasız direnişimizdevam edecek. Güç daralmasını engelleyeceğiz. Asla pes etmeyecek, savaşı sınırlarımıza kadar getirenlerle sınırlarımızın çok ötesinde hesaplaşmayı bileceğiz.

Biz o savaşı Halep'te karşılamazsak, Kobani'den gelen saldırıları Cizre'de karşılamayı tercih edersek, Kamışlı'da yapılan hazırlıkları Nusaybin'de durdurmayı denersek yarın savaş Türkiye'nin yüzlerce kilometre içlerine kadar taşınacaktır.

Bu yüzden Türkiye, artık etnik kimlikle alakası bile olmayan, doğrudan bir dış müdahale argümanı haline gelen PKK/PYD tehditlerini Suriye içlerine geri püskürtmeli, o sınırın cepheye dönüşmesini engellemeli, Suriye topraklarında çok geniş bir alanı tehditlerden arındıracak formüllere yönelmelidir. Ayrıca bu formülleri sadece müttefiklerinin katılımına ayarlamayı da bırakmalıdır. Çünkü iş, o konfordan çoktan çıkmıştır.

Dünya Ortadoğu merkezli tehlikeli bir cepheleşmeye sürükleniyor. Merkez güçler, en açık hamlelerini bizim coğrafyada yürütüyor. Hepimiz kendimizi bir bölgesel savaşın içinde bulabiliriz. Hatta bu bölge merkezli bir küresel hesaplaşmaya tanık olabiliriz. Ama merkez güçler arası hesaplaşma hem Baltık hem de Pasifik bölgesinde çatlamalara, ayrışmalara yol açıyor. Belki bizim coğrafyadan çok daha büyük kapışmalar başka coğrafyalarda patlayacaktır.

Suriye değil Türkiye meselesi
Her ne olursa olsun, bizler bugünkü gelişmelere bakarak, yirmi yıl geriye bakarak, belki 20. yüzyılın başlarında yaşananları iyi okuyarak yola devam etmek, öz savunma refleksimizi olgunlaştırmak zorundayız. Bunu bugün yapamazsak, birkaç yıl sonra çok acı gelişmelerle yüzleşeceğiz. Her geçen zaman bu işin faturasını ağırlaştırmaktadır.

Buradan hareketle Türkiye'nin Suriye meselesine bakışı, Suriye merkezli olmaktan acilen çıkmalı, Türkiye merkezli hale getirilmelidir. İşin esası da budur. Suriye krizinin iki ülkeyi vurması an meselesidir; S. Arabistan ve Türkiye. Bu yüzden bu iki ülkenin agresifliği anlaşılabilir bir durumdur. Göründüğü gibi ortada birmezhep bölünmesi, bir kimlik savaşı yoktur.

Bütün coğrafyaya dönük bir harita çalışması vardır. Rusya da ABD de bu işin içindedir. İran pragmatizmi, bugün için Tahran'ın lehine gibi görünse de, etnik zaafiyeti en fazla ülke olduğu için yarın kendileri için çok tehlikeli hale gelecektir.

Saflarınızı net belirleyin
Suriye meselesi içeride siyasi cephelere göre pozisyon alınacakbir mesele değildir. İç politika malzemesi yapılacak, bir tür iç hesaplaşma için kullanılacak kadar kolay bir mesele değildir. Hükümetle hesaplaşma malzemesi yapılacak ölçüde ucuzlatılabilecek bir mesele de değildir.

Aklımızı başımıza almazsak, ölümcül tehditleri bugünden okuyamazsak, kim olursak olalım, bu gerçeklere göre sağlam bir zeminde tavır alamazsak, en fazla bir yıl sonra çok daha keskin tanımlar yapmak zorunda kalacağız.

İşte o zaman, bugün “sorumsuzluk” örneği gösterenler, kendi dar sokaklarından meseleye bakanlar, içeride hesaplaşma adına Türkiye karşıtı pozisyon alanlar, çok büyük bir ihanetin adamları olarak ortada kalacaktır. Dahası, bu kişiler o zaman açıktan karşı cephede;düşman cephede yer almaya, Türkiye düşmanı ittifakların parçası olmaya doğru savrulacaklardır. Ya da birileri tarafından o cephelere sürükleneceklerdir. Bugün muhalefet gibi görünen pozisyon alışlar o günlerin karşı cephe inşasının ön hazırlıklarıdır.

Bu oyunu bozacağız
Tekrar edelim: Türkiye içinde terörle mücadele yapmıyoruz, açıktanbir dış müdahale ile savaşıyoruz.

Cizre, Silopi, Nusaybin'de terör adı altında karşılaştığımız saldırganlık bir işgal girişimidir ve Kandil'den, Kobani'den, Kamışlı'dan, Afrin'den beslenmektedir. Cizre'de operasyon yapıp sınırın diğer tarafını başka ülke olarak gördüğümüz sürece savaş Türkiye'nin çok daha içlerine kadar servis edilecektir.

Türkiye için artık Suriye meselesi yoktur, Halep'e kadar olan bölgede bir Türkiye meselesi vardır. Ve Suriye, çokuluslu çözümler kadar hatta ondan daha öncelikli olarak Türkiye'ninbütünlüğü meselesidir. Buna doğrudan müdahil olamazsak, ikinci aşamada hem S. Arabistan hem de Türkiye vurulacaktır.

Birileri savaşı evlerimize kadar taşımaya hazırlanırken sınırın diğer taraflarına müdahil olmaktan kaçınmak, bizi çok ağır bir pişmanlığa sürükleyebilir.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen, biz bu oyunu bozacak güçteyiz. Bozacağız da…

http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/acik-konusalim-artik-savastayiz-2026873

45 yorum:

  1. Ankara'da patlama: 28 ölü 61 yaralı
    Ankara'da, İnönü Bulvarı'nı Dikmen Caddesi'ne bağlayan Merasim Sokak'ta askeri servis araçlarının geçişi sırasında patlama meydana geldi. İlk belirlemelere göre 28 kişi hayatını kaybetti, 61 kişi de yaralandı.

    YanıtlaSil
  2. SübhanAllah.nedense saat 18den sonra dilime dolanan bi kelime vardı,olaydan sonra uyandım .enteresan,estahir ,estahir kapısı.Rahmani mi,şeytani mi bilemedim.nedir acaba hikmeti.Allah vefat edenlere rahmet,yaralılara acil şifalar versin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estahir kapısı iranda bulunmaktadır ve hadislerde Siyah bayraklıların süfyan ordusuna karşı yapacakları ilk zaferin olduğu yerdir. İran dağılmadan ya da saldırıya uğramadan bu ordu çıkmayacaktır diye düşünüyorum

      Sil
    2. Ebu Cafer rivayet etti. Dedi ki: Süfyani, Kufe ve Bağdat’a girdikten sonra ordularını etrafa gönderir, Horasan toprağındaki Maveraün nehir’den başında Emevi soyundan birisinin bulunduğu bir fırka Süfyani’nin ordusuna katılır. Onlar için Tunus’ta bir vak’a da Şırnakta görüldükten sonra, sağ avucunda bir ben bulunan Haşimi bir gencin komuta ettiği, siyah bayraklı bir ordu çıkar. Ve Allah bu ordunun işlerini ve yolunu kolaylaştırır. Sonra Horasan sınırında onların lehine bir vak’a olur. Bu Haşimi karayolu ile ilerler ve Şuayb b. Salih Temimi’nin komutasındaki bir başka ordu ile birleşerek, Estahir kapısındaki savaştan sonra Mehdi ile buluşurlar. Bu savaşlar atların ayaklarını kanlar içinde bırakacak şiddette olur. Yine Allah Teala, başında Beni Adiy’den bir adamın bulunduğu ve Sicistan’dan gelen bir orduya da yardım edecektir. Rey vak’asından sonra Medayinde de büyük bir vak’a olur. Kerkük’de de kurtulabilenin onu anlatacağı bir vak’a görülür ve sonra büyük bir katliam meydana gelir. Nuseybin arzında da bir vak’a olacak ve Ahvaz’da kendilerine “Usub” denilen hepsi de Kufe ve Basra’lı bir topluluk çıkıp Kufe’li esirleri kurtaracaklardır.

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Türkiye'yi karıştıran süfyaniye biat eden ilk 7 kişi yani 7 kafir.Ancak Abdullah Aymaz'ın da içinde bulunduğu az sayıda bir grup uyanacak ve tevbe edecek.Bir şeyin gerçekleşmesini bekliyorlar.
    17 Şubattaki olaydan sonra artık Cabir'i yok sayın.Adımlarınızı ona göre atın.Süreci hikmetle izleyin.bahçıvana ve medusaya aldanmayın.
    pyd kuvvetlerini içeriye girecek ve sonra süfyani kuvvetleri pyd kuvvetlerini yenecek bilin.
    Cabir'den sonra İzmir depremi gerçekleşir İzmir depremi sonrası pyd hız kazanır.
    Çok az sayıda alime güvenin.Bize alimler değil,arifler gerekli.
    vesselam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sakarya Seyf çok soru sordum kusura bakma.bu bahsettiğin olaylar bu sene içinde mi olacak?Bir de Seyf kardeşim,Ben çok dua ettim Mehdi ve Hz.İsa a.s'a yetişip yanlarında olayım diye.Kötü günleri atlatıp yetişebilirmiyiz dersin?

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    4. kardesim bilmece gibi konusuyorsun hep, daha acik yaz..

      Sil
    5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    8. Sakarya Seyf, önümüzdeki 5-6 aylık dönemde neler olabileceğini biraz ayrıntılı anlatır mısın?

      Sil
    9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    10. Artık süreç başlasın.

      Sil
    11. Başlasın kardeşim... Biiznillah...

      Sil
    12. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    14. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    15. hikmete aykırı eden azab çeker, gördüğün 4 kişi İsaPeygamber-Beklenen Mehdi-Hz Ali-Hızır...Akbaba değiller süreci tıkayan hikmete aykırı hareket eden kim olursa olsun hüküm değişmez.
      Abdülhamid artık tahttan inmelisin ki süreç başlasın.
      Ve artık süreç başlayacak!

      Sil
    16. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    17. Ben de gördüğüm bir rüyayı anlatmak istiyorum.İran olduğunu kalbimde bildiğim bir şehirdeydim.O gün de tesadüfen cumhurbaşkanımız o şehire geliyordu.Karşılamaya gittim.El sıkıştım,sarıldık.daha sonra bir binanın bodrumunda gördüm.Ama bu sefer bir ameliyat odası gibi bir yerde ameliyat eder gibi,canlı canlı kesip biçiyorlardı.Son söz olarak birkaç şey söyledi.Daha sonra oradan çıktım ve şehirde korka korka dolaşmaya başladım.Yorumlarsanız sevinirim

      Sil
    18. Muhtemelen söylenen söz Cabir'in söylediği söz "Vefat ederken biatım ALLAH'a olacaktır"
      Dikkatli olun
      Vesselam

      Sil
    19. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    20. süreç başlamasını herkes istiyor ama (!) başladığından itibaren muhtemelen 7 yıl içinde neler yaşayacağız...depremler>vesayet rejimi>süfyan>kargısa savaşı + 3.dünyaşı>yecüc mecüc > deccal....hepsinden başarıyla çıkmamıza cümlemize nasip etsin..

      Sil
    21. SAkarya seyf kardes sureci sufyanimi ruslarmi pyd mi isidmi hangisi baslatacak

      Sil
    22. Sureci kim bslatacak

      Sil
  5. Pkk pyd ve bunlara destek verenler Türkiye için Fitnedir . bazı konulara aleni deyinmemek sukut etmek dua etmek daha hayırlı olur. şunu derim ki Pkk VE Destekcileri gercekden piyon . AsıL onları kulananlar yabancı kafir istikbaratcıları maslisef vatanımızda yaşıyan Cahiler den bazı ları bu fitneye İlerde girebilir . Tek kazançları ise Kafire karşı Türkiyi yormak olur . Akibeteleri bü tür Şeytani örgütlere destek verenler dünyadada Ahirete bunun cezasını cekerler.Müslüman Müslümanın kardeşidir . kafirle işbrlig yapıp Müslüman ların ülkesine hile yapmak vesileolmak haramdır. Türkiyemizin cidi uzun menzili 2500 km menzili füzeleri milli imkanlarla üretmesi her olasılığa hazır olması lazım dır HATTA füzelerin bazıları nükler başlık imkanı oluşturlulma
    Olası hainlerle iş bir lihgi yapan Kuzey batımızdan gelcek olanın yaptığı hamleye karşı sağlam caydırı hamle yaparsak cesaretleri kırılır . ilaç sanayinde her sektörde yerli üretim elzem bi görev olmuşdur. Azerbaycan cephesinede sağlam bi yıgınınagımız olması bizim de faydamıza acık cası kısa ca diyim Türkiye her türlü olasıla karşı yerli üretimlerini cogaltmaLı her yönlü şim di olmaz yarın yarın olmaz 3 yıL Allah bilir bu savaş kaos cıgırtkan lı değil sadece Tedbiri al Türkiyem ALLAH SANA YARDIMCI OLA OLSUN TÜM MÜSLÜMANLARA ALLAHIM YARDIM ETSİN İNŞALLAH BİRLEŞİRLER

    YanıtlaSil
  6. Allahım hain saldırı da yaşamını kaybedenlere Askerimize vatandaşlarımıza rabbim rahmet etsin etsin Ailerine geride kalanlara ecir ve sabır ikram etsin Amin

    YanıtlaSil
  7. https://tr-tr.facebook.com/benzersiz.illuminati.arsivi/photos/pb.203310399750900.-2207520000.1455806247./950146395067293/?type=3

    YanıtlaSil
  8. pkk ve tarafdarlarının gilide sevibde devleten korkanların o pkk ve yandaşlarına destekl verenlerin Allahu kerim Allahu muntakim Allahu kadiri mutlah Allahu Allahu Allahu RESULLULLAHIN KATINDAKİ Hatırına feyz ve bereketlerini Allahdan kesmezsini dilerim ehli beytin ve tüm Müslümanlarında ........ hidayaete nasibi olmuyanların evliyaların akrabasıyım desede o evliyanın meşrebince amel etmiyipde vatan hainlerinin yoluna saptı ise Allah onlarıda acilen kurtarsın pkk ve yandaşlarına beduamız var rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

    YanıtlaSil
  9. ekmeL alim şeyh ismail çetin (el abbasi) eL mücedidid abdullah öçalan denen şeytanın oyunca için haytut demişdir bir cok şahıs muhibi bunu zahirde vfstından önce işitmişdir abdul hakim avras, pkk nın fitnesinden dolayı abdul ehad avrasiye ve yakınlarına doguyu terkedin benim evlatlarım batıya göç etsin buyurmuşdur . yine şeyh seyyid İSMAİL çetin gavsu azam fitne batıdan doguya gitmişdir buyurmuş .2003 yılarında batıda filizler ckıyor fitne avrupadan geldi şu an dodumuza gitii buyurmuşdur Şeyh İsmaİL çetin eL abbasi ekmel ulema buyurmuşki vasiyetinde 2011 de vefatında d3vletimize karşı gelmemeyi vasiyet etmiş . Allah evliya ve alimlerimizden razı olsun Allah feyz ve bereketlerinden mahrum etmesin

    YanıtlaSil
  10. Yeni Şafak'ta Salih Tuna: Ankara'yı kim vurdu veya Erbakan 24 yıl önce bugünü nasıl öngörmüş başlıklı yazıdan alıntıdır...

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/salihtuna/ankarayi-kim-vurdu-veya-erbakan-24-yil-once-bugunu-nasil-gormus-2026930

    Rahmetli Erbakan Hocamız, daha 1992'de, dinleyicilerin arasında Sayın Abdullah Gül'ün de bulunduğu partisinin grup toplantısında, bugün yaşadığımız sürece 24 yıl öncesinden işaret ediyor.
    Buyrun birlikte dinleyelim:
    “Riyat'ta bizim bir gazetecimize şunları söylüyor; Amerikalı albay söylüyor bunu; diyor ki, işte eliyle harita üzerinde, 'Kürt devleti burada kurulacaktır. Savaş bitecek, Saddam çökmüş olacak.' (Diyarbakır'dan başlayarak çizilen malum haritadan bahsediyor- S.T.) Daha Körfez Harbi bitmemiş, harpten önce söylüyor adam. Saddam çökmüş olacak, bu yörede devlet kalmayacak, devlet otoritesinden yoksun bir boşluk doğacak, Kürtler bir devlet kurarak buradaki boşluğu dolduracaklar, belki de Türkiye'den toprak isterler.'
    Türkiye bunu kabul etmeyeceğini açıklamış bulunuyor, dendiği zaman, 'O zaman çarpışacaksınız' diyor.
    Şimdi tekrar kendisine deniyor ki, 'Türkiye'nin düzenli orduları, silahları, topları, zırhları, tankları, uçakları, füzeleri var. Böyle bir büyük güce nasıl karşı koyabilirler? Hem gerek İran gerek Suriye, Irak'ın toprak bütünlüğü için açık tavır koymuş bulunuyorlar. Onların da bölgede bir Kürt devleti kurulmasına göz yumacaklarına nasıl ihtimal veriyorsunuz?' dendiği zaman, Amerikalı yarbayın söylediği sözler şunlar: 'Irak'ın kuzeyindeki Kürtlerin de yakında çok silahları olacak (…) Belki Türkiye'de sizinkilerden bile ileri silahları olacak, uçakları, tankları, füzeleri, zırhları, helikopterleri, havalimanları vs.'
    Ne zaman söyleniyor bu sözler? Körfez Harbi'nin başında, daha Körfez Harbi yapılmamış.
    Muhterem milletvekilleri, aziz milletimizin evlatları, bu okuduğum vesika ne gösteriyor? ABD, dış güçler, İsrail bütün bu olayların hepsini planlı olarak yapıyor (…)
    Onların uzun vadeli planları var da bizim kısa, orta ve uzun vadeli milli planlarımız nerede?
    Kim yapacak bunu?
    Yapması icap edenler bir plan sahibi olmadıkları gibi sadece onların planına alet oluyor.
    Bak onlar Ortadoğu'da Müslüman ülkeler arasında işbirliği olmasın, Türkiye Suriye'yle, Türkiye Irak'la, Türkiye İran'la çatışsın istiyorlar. Bunu gerçekleştiriyorlar. Öyleyse bu emperyalizmin ve Siyonizm'in planını bozmamız lazım…”
    Merhum Erbakan Hocamızın 24 yıl öncesinden söyledikleri üzerinde düşünmenin hala vakti gelmedi mi?

    YanıtlaSil
  11. Yeni Şafak / Nedret Ersanel / Moskova'da 10 bin kişi neden tahliye edildi başlıklı yazıdan...

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/nedretersanel/moskovada-10-bin-kisi-neden-tahliye-edildi-2026937

    Bu kirli savaş yüzünden Ankara'nın uğradığı saldırıya gelince.. İlginç; “Moskova'da 10 bin kişi Perşembe akşamı bomba korkusuyla tahliye edildi.” ('More than 10,000 people evacuated from Moscow stores due to bomb threat', 18/02, TASS.)
    E, ne alakası var?
    “Var” dedim mi?
    -------------

    Onu da biz söyleyelim... Demek Ankara'daki bomba patlamasından onlar gocunmuş oluyorlar ki Moskova'da bir bomba patlama ihtimalini hesap ediyorlar.
    Türkiye Ankara'da bombayı PYD patlattı derken Rusya demek istemiş oluyor...

    YanıtlaSil
  12. Yeni Şafak / Faruk Aksoy / Uçak gemisiyle lastik botun savaşı başlıklı yazıdan....

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/farukaksoy/ucak-gemisiyle-lastik-botun-savasi-2026944

    ABD'li sözcü John Kirby, “Türkiye, isterse, DAEŞ'e karşı oluşturulan koalisyondan çekilebilir” dedi.
    Sonra da ekledi; “PYD, ihtiyaç duyduğu müddetçe yardımımız sürecek.”
    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir süredir sorduğu, “Amerika'nın dostu PYD midir, yoksa Türkiye midir?” sorusuna verilen en açık cevap bu oldu.
    Aslında Amerika, karar vermedi, kararını açıkladı ve “PYD'nin yanındayım” dedi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa bey size bir link gönderiyorum,eğer ilginizi çekerse sitede yayınlarsanız.Link İngiltere yapılacak olan AB'den ayrılma referandumu hakkında.Allah'a emanet olun.

      Sil
    2. Mustafa bey link'i yazmayı unutmuşum sanırım:
      https://ismailhakkialtuntas.com/2016/02/21/ingiltere-gercekten-balikci-adasi-olmak-mi-istiyor/

      Sil
  13. MUSTAFA ÖZCAN beyin 03.09.2015 tarihli yazısı
    NEHİR BOYUNDAKİ CEPHE ÜLKESİ
    Dostumuz Ziyad Ebu Ganime ile ilgili vefat ve değerlendirme yazısı araya girmeseydi ahir zaman sahnesinde Ürdün’ün yerine temas edecektim. Demek ki, nasip bugüne imiş. Peygamberimiz döneminde sahabeler Ürdün’ün ismini ve yerini veya coğrafyasını duymamışlardı bile. Elbette fetihler döneminde temas hattına ve adına aşina olunmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından müstakbelde kurulacak İsrail’e hami bir ülke olarak kurgulanarak; İngilizler tarafından ihdas edildiğinde yakın plana girmiştir. Ahir zaman coğrafyasının mühim ülkelerinden birisidir. En azından Ürdün ile alakalı olarak elimizde iki hadis var. Bunlardan birisi Haşimi ailesini müteallik hadistir. İkincisi de Talut/Davut/Calut döneminin bir tekrarı olarak ahir zaman şeridinde İsrail’e cephe ülkesi olması keyfiyetidir. Bu sefer Talut’un ordusu Calut’a karşı değil, Davud’un varislerinin ordusu Calut’un varisi İsrail’e karşı bu zemini ve nehir hattını kullanacaktır. Şam, Gavr-ı Ürdün ve Babu’l Lüd Mesih’in nefesinin gezindiği; Deccal’ı erittiği, yuttuğu topraklar olacaktır. Ürdün 1916 yılında sahne alan Büyük Arap İhanetinin (hainlere göre devriminin) sergilendiği topraklar arasındadır.

    ‘Haşimi ailesi’ Ortadoğu’nun kara kutusudur. Bir hadis-i şerifte: “Fitnenin dumanı Ehl-i beytimden birisinin ayağının altından çıkar’ ibaresinden maksadın Şerif Hüseyin ve ailesi olduğu ifade edilmiştir. Hazreti Peygamber ahir zaman olaylarıyla ilgili üç fitneden bahseder. Ahlas fitnesi, Serra fitnesi ve Duheyma fitnesi. Merhum İsmail Çetin Hoca bu hadisin şerhinde bu fitnelerin Birinci Dünya Savaşı sonrası yaşanacağını ifade etmektedir. Serra fitnesiyle alakalı olarak ‘Fitnenin dumanı Ehl-i beytimden birisinin ayağının altından çıkar. O kendisini benden zanneder, o benden değildir. Benim dostlarım muttaki kimselerdir. Sonra insanlar, ilmi ve fikri nakıs olduğu için ehil olmayan, kararsız bir kimsenin etrafında toplanırlar.’ İfadesinden Hindistanlı muhaddis Muhammed Zekeriyya Kandehlevi Şerif Hüseyin’i çıkartır.

    Şimdi bu topraklar asimetrik bir göreve hazırlanıyor. Davud’un yeni merkez ülkesi Türkiye. Türkiye’nin yalnızlığı onun istikametinin teminatı ve sağlamasıdır. Birinci cephe ülkesi ise Suriye’dir. İsrail’e karşı son cephe ülkesi ise Ürdün olacaktır. Hadislerde belirtildiği gibi İslam orduları Ürdün Nehri hattında veya Doğu Şeria’da mevzilenmiş olarak İsrail ile karşı karşıya gelecektir. Nehrin karşısında ise İsrail ordusu yer alacaktır. Bir zamanlar Talut/Davud ordusunun Calut ordusu karşısında Nehri baz alarak konuşlandığı gibi. Bakara Suresinde ve bazı naslarda Ürdün Nehriyle alakalı imtihan aktarılır. “Tâlût, ordusu ile hareket edince dedi ki: ‘Allah sizi mutlaka bir nehirle imtihân edecek. Kim ondan içerse, benden değildir. Kim de onu tatmazsa, işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka (bu kadarına ruhsat vardır).’ Derken içlerinden pek azı hariç, hepsi de varır varmaz ondan içtiler. Tâlût ve berâberindeki îmân eden kimseler nehri geçtiklerinde ‘Bizim bugün, Câlût ile ordusuna karşı duracak gücümüz yok’ dediler. Allah’a kavuşacaklarına inanıp, bilenler ise şu cevabı verdiler: ‘Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir. Allah, sabırlılarla berâberdir.” “Câlût ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: ‘Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!” “Derken, Allah’ın izniyle onları tamamen bozdular. Davud, Câlût’u öldürdü...”


    YanıtlaSil
  14. Ahir zamanda insanın mümin olarak sabahlaması ve gayri Müslim olarak akşamlaması gibi yerlerin ve yurtların da simetrik ve asimetrik rolleri vardır. İhanete sahne olan yurtlar gün gelecek kahramanlık diyarı haline gelecektir. Ahir zaman sahnesinde çalkalanmalar hızlı olacak; iyilerin yerini kötüler, daha sonra kötülerin yerini iyiler alacaktır. Ürdün ahir zaman sahnesinin cephe ülkesidir. Suriye İsa’nın nüzül ülkesi. Filistin ise hedef ülkedir. Türkiye merkez ülke, Suriye buluşma ve kaynaşma ülkesi, zemini, Ürdün ise cephe ülkesidir. Filistin de fetih ülkesidir. Bu nedenle de perşembenin gelişini çarşambadan bilen Nasır’dan sonra Sisi’nin de Belamı olan Muhammed Haseneyn Heykel, Suriye’de Esad rejiminin arkasında pek ve sıkı durmanın gereğini anlatırken Suriye rejiminin düşmesinin domino etkisiyle Ürdün’ü vuracağını haber vermiş ve ihtar etmiştir. Sıranın Ürdün üzerinden İsrail’e gelmesini istemeyenler Suriye’de küresel bir bariyer kurdular. Ama hızlanan olaylarla İsrail önündeki bütün bariyerler yıkılacaktır. Ne İran mihveri ne de Ürdün kraliyeti bu rüzgarın önünü kesemeyecek ve önünde duramayacaktır. Zamanla rüzgar kasırgaya dönüşecektir. Zırh yapan ve zırh delen Davut’un zuhuru pek yakındır. Kalleş dünyanın, gözünü budaktan sakınmayan mert savaşçılarla ve asimetrik bir zaman dilimiyle tanışma vakti geliyor.

    YanıtlaSil
  15. Rus uçaklarını KORAL mı aldattı?

    http://www.haber7.com/guncel/haber/1812736-rus-ucaklarini-koral-mi-aldatti

    YanıtlaSil
  16. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2016/02/27/tek-hedef
      Ergün Diler / Takvim
      Tek Hedef başlıklı yazıdan...

      Onlar DIŞ POLİTİKADAKİ DENGEYE ANKARA'nın UYUP UYMADIĞINA BAKAR! Ankara son dönemde yüksek sesle "Önce Türkiye!" dedi.Bu yabancıların pek alışık olduğu bir tutum değil.
      Bu nedenle özellikle Amerika son bir kez daha masada anlaşmak için gelecek.
      Eğer anlaşma olmadan masadan kalkılırsa bütün gücüyle içeriyi karıştırmaya çalışacak.

      Sil
  17. Yine Ankara'dan vurdular, kalbimizden...

    Bu dusmanlarin artik korktugunu gösterir, o kadar cok korkuyorlar ki, arka arkaya ayni yerden vuruyorlar..

    ama bosuna

    ZAFER ISLAMINDIR!!!

    YanıtlaSil