.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

28 Kasım 2015 Cumartesi

AHMED AMÎŞ EFENDİ’NİN SOHBETİNDEN GAYBÎ HABERLER

1807'de Tırnova'da doğdu. 1920'de İstanbul'da vefat etti. Kuşadalı İbrahim Halveti'nin talebelerinden Ömer Halveti'den yirmili yaşlarda tasavvuf eğitimi aldı. Hayatının son dönemlerinde Fatih Camii türbesinde görev yaptı. Bu sebeple Fatih türbedarı olarak anılmıştır.

Ahmed Amiş Efendi Osmanlı'da Vahdet-i Vücud okulunun görüşlerini paylaşan sufilerden biridir. Osmanlı sufi geleneğinde çeşitli merasimlerin önemli bir yeri olmakla birlikte Amiş Efendi de piri Kuşadalı İbrahim Halveti gibi sufi eğitiminde yapı, giysi tarzı ve belirli merasimlere önem vermemiş bunun yerine ahlaki bir hayat ve sohbetin önemini vurgulamıştır. 

Kendisinin diğer tanınmış sufilerde olduğu gibi herhangi bir eser bırakmadığı bilinmektedir.

AHMED AMÎŞ EFENDİ’NİN SOHBETİNDEN 
GAYBÎ HABERLER

Şam, Bağdat, Mısır, birisi sudan, biri saikadan (yıldırım) biri de hareketi arzdan (deprem) harab olacaktır. Türk kavmi ebabil kuşu ile (hava saldırıları ile) helak olacak. Türk tenassur edecek. (Türkler hıristiyanlaşacak)
Nevres Bey; “Ben gençliğimde mutaassıbdım, lisan okuyanlara itiraz ederdim. Şeyhim bir gün buyurdu ki: “Ahmed bir İngiliz, bir Fransız, bir Rus geldiler. Fatiha-i Şerife’yi kendi lisanlarında okursan Müslüman olacaklar, buyurdu ben de durdum kaldım.”
Miralay Hilmi Bey rivayetiyle;  Hazreti Aziz’i ilk ziyaretimizde bu milletin hali ne olacak diye sordum. “Gâvurlar girer yine çıkar. Allah dinini hıfz eder.” buyurdular.

Rumeli ahvalinden sorması ile olayları muhtasaran arzettim. Merhameti ilahiyenin bu ümmeti merhumeye has bir şefkatle tecellisâz olmasını diledim. Bu işlerin başında kalbimden söyleyerek “hep Rus fırıldağı vardır”, dedim. Cevaben “Fekatele Talute Calute ayetini” (Bakara, 251) okudu. “En nihayet Talut Calutu katledecek ve ancak o zaman ferahlık olacaktır.” 

 Hazreti Âdem’e bütün diller teklif edildi, ama Türk lisanını seçti. Onun için Türk devleti ilelebet payidâr olur.

Yerde gökte büyük değişiklikler olacak.
Semâvatta büyük değişiklikler olacak bir yıldız peyda olacak.

Paris şehri semavî bir hâdise ile mahvolacak.

Üçüncü Dünya Harbi çıkacak, Efendim hazretleri buyurdu ki; “Rusya mahvolacak, küçük bir devlet haline gelecek.” Anadolu ahalisine dua ettim, bu badirede onlara ziyan gelmeyecek. Bu esnada avucunu sıkar gibi yaparak “Rusyayı küçülttüm, küçülttüm.”

İngiltere ve Yunanistan mahva mahkûmdur. İngilizler o zaman Türk donanmasına bakıp gıpta edecekler, hayıflanacaklar.

Ona memnunum ki sizi çok iyi günler bekliyor. Efendim ( Mehmed Tevfik Efendi Hazretleri nakletti): 60 – 70 sene büyük iyilik olacak. Memleket selâmla idare edilecek. Ben görmem ama sen görürsünüz, buyururlardı.

Bir sabah Efendimin huzuruna girdiğimde: “Mustafa ne haberler var ?” diye sordular. O sabahki gazeteler Yunanlıların Bursayı işgal ettiğini yazıyordu. Arz ettim. “Gelen kitabî, biz değiliz” buyurdular. Gazeteyi kendilerine verdim. Gazetedeki resimde bir Yunan zabiti Orhan Gazi’nin sandukasının üzerine oturmuş, elindeki kamçı ile sandukaya vuruyordu. Bunu görünce mübarek gözleri doldu.Hiddetle: “Bu kâfirler Anadolu’dan çıkacak! Çıkacak! Çıkacak! Onlar nasıl kaçtıklarını; kovalayan nasıl kovaladığını bilemeyecek” buyurdular. Her bir ‘çıkacak ‘ lâfı bir seneye tekabül etti. Üç yıl sonra Yunanlıları Anadolu’dan kovaladık. Onlar nasıl kaçtıklarını, bizimkiler nasıl kovaladıklarını bilemediler.


(Bu beyan Mustafa Özeren Efendi’den rivayettir. Nakleden Dr. Hamdi Hizalan Beyefendi’dir.) 1919 da Ahmed Amîş Efendi’ye: İzmir işgal oldu haberi iletilince:Muvakattir!” (vakitli, geçici bir zamandır) buyurup, aynı sözü üç defa tekrarlamışlar. Gerçekten İzmir işgali üç sene sürmüş..


Benî Kureyşden biri ( bir defasında: Evlâd-ı Resulden birisi ) zulüm ve îtisafa mâruz kalınca Kayı Aşireti’ne iltica etti. Mürûr-i eyyam ve zaman ile onlara baş oldu. Fakat kendileri de bilmez.

Fatih ile Yavuz Selim Han, İmâmeyn silkindendir. Türk devleti ( bir defasında da: Türk Milleti) ilâ yevmi’l – kıyâme baki kalır, payidar olur. Fakat şekl-i idaresi şekilden şekile tahavvül eder.

26 Kasım 2015 Perşembe

SİYONİST ÜST AKIL PUTİNİ DE ESİR ALDI

Abdürrahim ÇOKGÜNGÖR

Necip Fazıl Çilesi’nde “Pencereye koştum: Kızıl kıyâmet” dedikten sonra “Bir kanlı şafakta, bana çil horoz/Yepyeni bir dünyâ etti hediye” diye zamanının halini anlatır. Şimdi de çil bir horoz yani sarı bir Rus’un kullandığı bir jet, kuşluk vaktinde avcı Türk’ün füzesiyle düşürülür. Ve kıyamet kopar. Artık yeni bir hal söz konusu. Eski hal yok. Muhal. Evet karşımızda yeni bir hal var. Sanki kapkaranlık bir geceden felaket maskeli bir hal ortalığı kaplar.100 yıl uzunluğundan bir gecenin ürünü bir hal. Değil yalnız bölgemizde, küresel çapta hükmeden karanlık bir beynin vekaletle yürüttüğü kara hallerden bir hal.

Son olay da son yıllarda bölgemizde yaşanan kavganın iki sebebi var. Biri görünürde enerji güzergahı, diğeri ise bilad-ı Şam’da kurulması muhayyel 2 bin yıllık Büyük İsrail hayali. Yani Süfyan ile Büyük Deccal’in yardımcı ve yapımcısı ana deccalin hülyası.

Hem dünyada hem de Ortadoğu’da hakim tek akıl Yahudi-siyonist üst aklıdır. 20. Asırda vekaletle hükmetti. Ne istedi ise elde etti. Ne istemişti? Arz-ı mev’udu. Ne yaptı? Osmanlı’yı yıkıp Süfyanı çıkardı. Romanov’un Rusya’sını yıkıp deccali çıkardı. Alman İmparatorluğu’nun yıkıp kızılın yanında kara faşizmi çıkardı. 1917’de İngiliz’in Belfour Beyannamesi ile arz-ı mev’udun vadini aldılar. Ama bu 80 yıllık müttefik vadini ağırdan alınca yeni müttefik olarak ABD’yi bulup fitneledikleri 2. Cihan Harbi ile sahneye sürdüler. Ve bu sayede altı köşeli yıldızlı bayrağı Filistin’e diktiler. 1948.

Merkez eyalet tamamdı. Sıra geldi Fırat-Dicle arasına hakim olmaya. ABD de İngiliz gibi işi ağırdan alınca bu kez fitne sihirbazı Henry Kissenger’in eliyle bir dizi düzenlemelere imza attılar. 1973 savaşı sonrası. Çin ABD’ye rakip olsun diye çıkarıldı, Yahudi ağırlıklı Küresel sermaye oluşturuldu. Ardındna Neoliberalleri iktidara getirip Yinon Planı’nı piyasaya sürdüler. Nedir o plan? 9 devleti 22 bölük pürçük yapıp Büyük İsrail’i bilad-ı Şam’da kurmaktı. Ve bu plan 1991 Körfez Savaşı’ndan beri yürüyor. Tıkır tıkır. Körfez Harekatı, Irak operasyonu, DAEŞ fesadı, Libya’yı bir hamlede 3’e bölme, Mısır’da ise İhvan’dan temizleyip, Yemen ateşini körüklediler. Son numaraları ne oldu? İran ve Suriye? Şöyle: 3 yıl önce Putin anide İsrail’i ziyaret etti. Niçin? Ne konuşuldu? Fıs fıs fıs tezgah tamam. 3 yıl sonra. Geçen Eylül ayında Netanyahu alelcala Moskova’ya uçtu. Çünkü Filistin Lideri Mahmut Abbas ve One Minute’ci Tayyib Erdoğan Moskova’ya cami açılışına geliyordu. Endişeleri vardı. Putin muhakkak ona “Keyfine bak o işleri hallettik. Yani İran batı ile anlaşıyor, Suriye’de ise işlem tamam. Türkiye için de endişe etme” Ve Netanyahu huzur içinde dönüp olacakları seyre koyuldu. Yeni vekil çalışacak, onlar tahta çıkacak.

Bir ay sonra Rusya sürpriz bir şeklide Suriye’de bombardımana başladı. Müttefiki İran da karadan yardımcı oluyor. Derken bir ay sonra Putin iki ülkeyi daha ziyaret etti. İran ziyareti normal de sürpriz ve şaşırtıcı olanı Ürdün. İngiliz’in vesayet ve himayesindeki bu ülke ve kraliyet ailesi. Nasıl bir işbirliğine sokuldu? Ne konuşuldu? 


Derken bir anda komplo üryan oldu. Artk komplo çıplak. Gizlisi saklısı yok. Plotanik aşkın yatağa düşmüş hali. Bu nikahsız zifaf nereden çıktı. Bir anda film şeridi gibi entrikalar resmi geçidi başlıyor: Küresel sermayenin bölgedeki fitneleri. Neocon-siyonist-cemaatin fesadları. 100 yıllık Rothschild+İngiliz’in enerji güzergahı hayali. Türkiye’yi hem enerji güzergahı olmaktan hem de Ortadoğu’da ebediyyen tecrid edecek Kürt kantonları. Ve Ürdün’e yapılan teklif: “İsrail’e gidecek enerji hattına yol ver sen de kazan.” Çünkü Hazar-İran-Irak-Körfez enerji kaynakları Türkiye üzerinden değil yeni oluşturulacak bu iki yeni kanaldan Akdeniz’e akıtılması düşünülüyor. Almanların Kürt ve Ermenistan devletleri kurup Musul-Karadeniz hattı olmayınca yeni güzergah bu oldu.

Hayfa’ya gelecek Arap-Acem bölge petrolü İsrail’in Süveyş’e paralel İngilizlerle inşa ettiği 20 milyar dolara mal olacak Akdeniz-Akabe körfezi kanalı ile petrol uzakdoğuya taşınacak. Yani küresel sermaye kazanacak. İsrail de. Rothschild ailesi de.

Şimdi karşımızda yepyeni bir fitne ittifakı var. Rusya-İran-Suriye-İsrail-Neocon ittifakı. Dikkat edilirse İran, Rus uçağı vurulduğu andan itibaren zembereği boşalmışçasına art arda çatlak sesler çıkarıyor. “Türkiye’nin yaptığı çılgınlık” PYD-HDP kuklaları ise arka planda nakarat korusu oldu.

Buraya kadar her şey tamam da. Mehdi ve Mesih bu işin neresinde? Çünkü bunların bir vazifesi de ana deccal Yahudi’yi Lut Gölü’nde yok etmektir. Yani tevhid dinin iki hizmetkarı birleşerek fitne fücur üst aklın Lut Gölü’nde yani Filistin’de tarihe gömmek değil mi?

Bediüzzaman’ın gayri münteşir bir mektubunda “Hakikat noktasında ahir zamandaki gelecek büyük Mehdi siyaseti tam dindar İsevîlere bırakıp yalnız İslâmiyet hakikatlarını isbata, izhara, icraya çalışır” der. Hz. Mesih’in namazda Mehdi’ye tabi olması din ve iman noktasında ona uymasıdır. Alem-i İslam’da ihtilafların giderilmesinde siyaseten destek vermesidir. Yani İslam ülkelerinin istiklalini kazanmasıdır. Ve ittihad-ı İslam’ın sağlanmasına yardımcı olmasıdır. Bu dünyada sulh ve sükuna yol açmasına bakacağından, baş fitneci ve fesadçı üst aklın devreden çıkarılmasıdır.

Üst akıl 11 Eylül‘den beri bütün Avrupa’da ve dünyada İslamfobia’yı körüklüyor. Çünkü ancak bu sayede Büyük İsrail’i kurabilir. Algı operasyonu ile mevhum bir İslam tehlikesini bahane ederek güç devşirme peşinde. İşte bu gadab-ı İlahiye’yi celb eder. Ve böyle bir ortamda Hak din ağacının güçlenip cihanı kaplaması vesile olur ki en büyük fesad üst aklının sonudur.

Burada ana merkez, Mehdi’nin Süfyan’ın bid’a rejimini tamir ettiği Türkiye’dir. Belki kanlı bazı çatışmalara girebiliriz. Türkiye zaten 50 yıldır terör ve anarşi ve PKK’nın ateşinde kıvranıp duruyor. Son perde açıldığına göre bu süreç 2013 veya 2014 Ekim ayında başlayan 2 yıllık bir süreçtir. 6/7 Ekim’de başlayan Suruç ve 20 Temmuz saldırılarıyla devam eden ve önümüzdeki günlerde karşılaşacağımız başka saldırılarla toplam ömrü 2 yıldır. Girdiğimiz bu tünelin önümüzdeki yıl sonu çok ilginç gelişmelere şahit olarak 2017’de ferah bir yıla gireceğiz. Çünkü “Çin’e bak Çin’e” diyerek ABD’yi uyutup aldatarak Rusya’yı sahneye süren üst akıl bunun faturasını ağır ödeyecektir. Çünkü 2008 krizinden beri etkisiz hale getirilen Obama iktidarını kuşatan neocon çetesi dindar İsevilerin gözünden kaçmadı. 
Putin yalan kıvırıyor. 3 yıl önce üst akla teslim olduğu anlaşılan ve ülkesindeki İsevi’nin komünizme karşı zaferine halel getiren ve zikzaklar çizen Putin G20 toplantısında manidar manidar DAEŞ’e yardım eden ülkelerden bahsetti. Sonra Ürdün’de bunun tekrarladı. Dün ise üst aklın ağzıyla konuştu:

“Sorun sadece dün yaşadığımız trajediyle ilgili değil, çok daha derin. Sadece biz değil tüm dünya görüyor ki, mevcut Türkiye yönetimi uzun yıllardır ülkesini kasten ‘İslamlaştırmaya’ yönelik iç politika izliyor. İslam büyük bir dünya dinidir ve aynı zamanda Rusya’daki geleneksel dinlerden biridir. Biz de İslam’ı destekliyoruz ve buna devam edeceğiz. Ama burada söz konusu olan daha radikal bir İslam’ın desteklenmesi. Bu durum ilk bakışta pek fark edilmese de olumsuz bir atmosfer yaratıyor."

Bu söylem ve sözler küresel deccalin suflörlüğünde söylendi. Bu sözler aynı zamanda Radikal İslam rejimine sahip olan İran’ın müttefiki Rusya için ayrı bir tezad oluşturuyor. “Sen önce yol arkadaşına bak” derler adama. Siyasal İslam’ın en kötü örneği olan ve ikrah ile dini hayatı sürdürmek isteyen molla rejimini eleştirsin.

Şimdi1000 yıllık misyonuna 100 yıldır ara veren Türkiye’nin ahir zaman vazifesini ifa ve icra etme zamanı geldi. 1 Kasım’da zaten gerekli azığı aldı. 100 yıldır alem-i İslam’dan koparılan ve son bir komployla tamamen koparılmak istenen yani küfrün tahrikiyle kardeşini vurması istenen İslam’ın kılıcı düşmanın başını vuracak. Türkiye Mehdi’nin elmas kılıcıyla veya iman topuzuyla başlayıp 3. Faslın geniş dairesinde ise hem hakiki kılıçla düşmanını hem de üst akıl düşmanının başını vurmalı. Çil horoz bunun da haberini verdi. Gözünüz aydın.

Mehdiyet’in bir maksadı da İslam medeniyetini Kur’an’ın elmas hakikatleri ile ihyasıdır. Bediüzzaman bunun mevcud medeniyetin terakki etmesinden doğacını söyler. Yani Judo (Yahudi) – Hıristiyan medeniyeti çökecek. İsevilik Yahudi güdümünden çıkacak. Kur’an’a tabi olacak. Olunca da ise Mesih-Mehdi cemaatlerinin çabalarıyla İslam-İsevi medeniyeti hakim olacaktır. Fetih Suresi’nin son ayeti ne idi? İncil’deki İslamlar nasıl anlatılıyordu: Çekirdek-filiz-koca ağaç (cihana yayılan tevhid ağacı). Cenab-ı Allah ekinin büyümesi sonucu Küfür ehli büyük bir öfkeyle kudurtacak.

Buna fecr-i sadık ile başlanacak. O günün sabahında horoz değil Ayasofya’dan ve Mescid-i Aksa’dan alem-i İslam’ın afakında Ezan-ı Muhammedi Davudi makamdan sesi yükselecek. Besmeleyle başlayan fetihTekbirle hedefini ulaşacak.. 


25 Kasım 2015 Çarşamba

İSA MEHDİ'YE İKTİDA EDECEKTİR !

Mehmet Ali Bulut / Haber 7
Rusya uzun bir süredir bölgede tam bir kabadayı gibi davranıyor. Putin, Deli Petro olmak amacında...
İçeride muhaliflerine karşı elde ettiği başarıya güvenerek, aynı başarıyı dünya arenasında da sürdürebileceğine inanıyor. O yüzden de hem Kafkaslarda, hem Ukrayna ve eski Sovyet ülkelerine karşı pervasız hareketlere girişiyor. Mamafih şu ana kadar da ona dur diyecek bir irade ortaya çıkmadı. Bu da doğal olarak Rus ayısının meydanı boş görmesine yol açtı.
Elbette Rusya hafife alınacak bir ülke değil ama çok korkulacak bir ülke de değil. Bizim gibi nispeten silah sanayiini tamamlayamamış ülkelere karşı kabadayılanması bir şey ifade etmez. Çünkü artık ülkelerin menfaatleri sadece kendi sınırları içinde değildir. Önünde sonunda kendisiyle baş edebilecek bir gücün ayağına basacaktı. Ben şahsen Türkiye ile kapışmasını öyle görüyorum. Türkiye Rusya ile kapışabilir mi?
“Sanmıyorum” yerine “tartışılabilir” demeyi yeğliyorum. İnşallah böyle bir şey olmaz. Çünkü Türkiye sadece Türkiye değildir.
Öyleyse Rusya neden bu kadar pervasız davranıyor? Defalarca sınır ihlalleri hakkında uyarıldığı ve Rus askeri ateşesi çağırılıp uyarıldığı halde neden pervasızca bu işi yapıyor.
Benim kanaatim Rusya’ya verilen görev bu! Mümkün mertebe savaştan ve kargaşadan uzak duran Türkiye’yi “batağa” çekmek… Ona bu konuda rehberlik eden ve yanlış enformasyon ile Rusya’yı bölgeye musallat eden İran’dır. Eğer öyle olmasaydı, Rus uçakları DAEŞ’ı veya IŞİD’i bombalıyorum diye neden Türkmen Dağına bomba yağdırasınlardı. Bu gösteriyor ki, Rusya, İran ve Esad tarafından yanlış yönlendiriliyor. Ve Vatikan kontrolündeki batı da buna göz yumuyor. Hatırlayın Rusya, Amarika’daki görüşmeden sonra sivilleri bombalamaya başladı. Amacın ne olduğunu ilerdeki satırlarda açacağım..
Rusya bu bölgeyi pek bilmez. Sınırdaki hassasiyetleri anlamaz. Belki yakın bir zamanda yanlış enformasyonla yönlendirildiğini de anlar ama olan da olur işte…
Rusya şu anda, Çin ve Amerika’nın –belki de Vatikan derin devleti demek lazım- dünya güç dengesindeki saklı çekişmesinden istifade ediyor. Önünde sonunda yaşanacak Çin - Amerika (Vatikan) kapışması öncesinde dünyadan ne kadar pay koparabileceğine bakıyor!
Burada önemli olan Avrupa’nın tutumudur.  Amerika, nihai bir kapışmaya girmeden önce yeterince hazır olup olmadığına bakacaktır. O yüzden işi soğutmaya alabilir. Bu da normaldir. Çünkü hem Afganistan’da, hem Irakta canı ciddi bir şekilde yandı. Halkına yeni bir maceraya atılmayı kabul ettiremeyebilir. Ama nihayetinde Türkiye kaybettiğinde o da kaybedeceği için meseleye sonuna kadar ilgisiz kalamaz. Onun ne zaman harekete geçmesi gerektiği Vatikan’ın planlarına bakıyor… çünkü olayların en gerisindeki gücün Vatikan olduğu kanaatindeyim. Bana bunu düşündüren, Resulullahın,  İsa’nın Mehdiye tabi olup destek vereceği haberidir!  
Rusya 20. Yüzyılda Çağdaş Bizans rolünü üstlenmişti. Vatikanın rehberliğinde geçtiğimiz yüz yılın son çeyreğinde tasfiye edildi. Putin, hala kendisini eski Bizans sanıyor ve kendi kilisesini İstanbul’daki Patrikhanenin devamı sayıyor. Ama bu artık ne vatikanın ne Amerika’nın işine geliyor. Şu anda Fener Rum Patrikhanesinin bir üyesi Amerikan vatandaşı bir Rum! O Fener Rum Patriği olmaya hazırlanıyor. Rusya’nın batı karşısında tavır almasının en altında bu gerçek de yatıyor. Çünkü doğu hırıstiyanlarını Rusyaya bırakmak istemiyorlar. Nasıl ki Bizans metropolitleri, Vatikan’a teslim olmaktansa Türk komutanlara teslim olmayı yeğlemişlerse, şimdi de Vatikan, doğu Hristiyanlarını Rusya’ya bırakmaktansa Türklere emanet etmeyi tercih edecekler.
Mamafih Rus halkı da savaş istemez. Daha kısa bir süre önce küçük bir müdahale ile Rus ekonomisi yerle bir edildi. İkinci bir darbeyi göğüsleyemez. Ekonomisi bıçak sırtında iken Rusya’nın böyle bir şeye kalkışması, Gürcü Putin’in kavmî cesaretinden başka bir şey değildir.
Kuzey yarım küre çetin bir kışa giriyor. Savaş herkes için sıkıntıdır. Rus halkı da tüm dünyayı ilgilendirecek bir savaşa izin vermek istemez ama halkın yöneticilerine laf anlatabileceğini sanmıyorum.
Bugün tüm dünyanın stratejistleri Suriye’deki bir kapışmanın Üçüncü Dünya savaşına kadar gidebileceğini biliyor. Tuhaf olan İsrail’in yanı başındaki bu yangına karşı bigâne davranıyor görünmesidir. Bence bu iyi okunmalıdır. Oradaki büyük bir kapışma kesinlikle İsrail’in de canını yakacaktır ve İsrail’in feda edeceği tek canı bile yoktur…
Rusya’nın yaptığı operasyonlar Sünnilere yönelik olması belki şimdilik İsrail’in işine geliyor olabilir. Ama büyük bir arbedede onun da canı yanacaktır. İsrail, kendisine yeni bir tehdit söz konusu ise bölgede bunun her şeye rağmen Sünnilerden gelebileceğini sandığı için onların imha edilmesine şimdilik kayıtsız kalıyor.
İş nereye varır, nerede durur şimdiden tahmin edilmeyebilir amma bu hikayenin ne şekilde sonuçlandığını/sonuçlanacağını az çok biliyoruz. Şimdiki adıyla bir Doğu-Batı kapışmasının yaşanması mukadderdir. Bize göre ise son bir “iyiler ve kötüler savaşı”... Bu savaşlar,  sonunda yeryüzünde yeni biri “inananlar ittifakı”na zemin hazırlayacaktır. Kuran bize “İslam’a karşı müşfik olanların Hrıstiyan ruhaniler olduğunu” (Maide, 82) boşuna mı hatırlatıyor sanırsınız?  
Bir kıyamet senaryosu olmayanlar ne söylediğimi şimdilik anlamayabilirler. Ama tüm yaşananlar haber verilen şekilde geliştiğine göre, muhakkaktır ki bir “Hristiyan Ruhaniler- Mümin Müslümanlar ittifakı” da olacaktır. “İsa Mesih Mehdiye iktida edecek!” şeklindeki hadisi, hâdiseler diliyle okumak istediğinizde bunu anlarsınız.
O yüzden diyebilirim ki bölgede yaşananlar, bin yılda bir yaşanacak cinsten bir kapışmadır.
Batı Roma (Vatikan), kendisi için ciddi bir sıkıntı olmaya başlamış olan Bizans’ı, nasıl ki Osmanlı’nın insafına bırakarak, Osmanlıların Doğu Roma olmasına yardımcı oldu ise (en azından göz yumarak)… Şimdi de Siyonist Para baronlarının desteği ile Doğru Roma haline getirilmek istenen Çin’e karşı yeni bir Osmanlı inşasına zemin hazırlıyor gibime geliyor.
Ben bu kapışmaların, Türkiye’yi güçlendireceğini umuyorum.
Bilenler bilir; bugüne kadar ki genel yaklaşımım şuydu ki, bizim bölgemizde yaşanan kargaşaların en altındaki sebep İsrail’in, ‘Büyük İsrail’ devletini kurma çabasıdır. Ama şimdi genel gidişata bakarak –tabi İsrail’in orada kurulması da dâhil- meselenin çok daha büyük olduğunu, İsrail halkının dahi bu kapışmada kurban taraflardan biri olduğunu görebiliyorum. Zaman tabii ki en büyük müfessirdir ama görüyorum ki, bir el onların da planlarının gerçekleştirmesine mani oluyor. Çünkü Büyük İsrail için 2006’da adım atılması ve 2012’de o adımların teşahhus ettirilmiş olması gerekiyordu. Ama olmadı. İsrail’in bölgede üstlendiği görevlere karşı aldığı pay tatmin edici değil çünkü. Sanırım bunu İsrail derin devleti de görüyor ki onlar da Çini donatıp yeni bir Doğu Roma olarak Vatikan’ın karşısına koymaya karar verdiler. Bu, Yahudi sermayesinin neden Amerika’dan Çin’e kaydırıldığını da izah ediyor..
Öyle hissediyorum ki Batı Roma yeniden harekete geçti. Ve Kendisi için yenilmesi zor olacak yeni Doğu roma namzedi Çin’i durdurmak istiyor. Bu tür güç dengelerinin oluşturulması elbette derin ve kalıcı felsefeler ve stratejiler gerektirir. Ve tabii ki kanlı eylemler… Kimse kullanıldığını fark etmez ama birileri olayları kurgular ve tatbik eder. (Hatırlayın Fatih, ne zaman ki Doğu Roma’ya yöneldi, zehirlendi). Sanırım Vatikan, Türk gücünden kendine yeni bir kalkan oluşturacak. Tabii bu bizim de işimize geliyor. Anlaşılan odur ki, İsra Suresinde ifade edildiği üzere Türklerin görevi sadece Museviler ile Müslümanlar arasında devam ededuran kavganın dengesini değiştirmekle kalmayacak, dünyanın yeni şeklinin belirlenmesinde de rol oynayacaktır. Dünya derin devleti -ki bunun başının Vatikan olduğu netleşiyor- Türkiye’nin yeniden güçlendirilmesini istiyor.
Uzun vadede bu Türkiye’nin lehine mi olur aleyhine mi olur bilemiyorum. Çünkü geçen asrın başında tam da bu sıralarda başlamış olan Birinci Dünya Savaşı’nda, batının açılımı ve büyümesi önünde duran Osmanlı’nın tasfiyesi sağlanmış, "Doğu Roma” görevini üstlenme Rusya’ya verilmişti. Rusya kendisine verilen fırsatı Batının aleyhine kullanınca çökertildi. Ama beklenmeyen bir şey oldu, Washington merkezli İblis düzeni(Neoconlar) Çin’i parlattı. Çin’in parlaması ve Batıya hücum etmesi, tüm Yahudilerin Filistin’e toplanması gibi kıyamet alametlerindendir. Bu gerçekleşti. Çin’in kabına sığmadığı ve batıya doğru taştığı görüldü. Bu gelişmenin, Batının, kendisiyle çok öğündüğü dokunulmaz kıldığı kutsal  “değerler”ini ciddi tehdit etmektedir. Şimdilik, Washington merkezli İblis düzeni, Vatikan Merkezli “Newyork yaklaşımı”nı –ki biraz daha vicdanidir- İslam terörü iddiasıyla yedeğinde tutuyor ve oyalıyor. Bu simülasyon bittiğinde Batı derin bir vicdan muhasebesi yaşayacaktır. Ve esasında yaşanan kavga sadece doğu batı kavgası değil, dünyadaki iyiler ve kötüler kavgasıdır da tam farkında değiliz.
Benim iki endişem var. Biri başta da belirttiğim gibi Avrupa’nın Türkiye’nin yanında yer alıp almayacağıdır. Diğeri de Türkiye’nin mazlumlar safında olup olmadığıdır?
Avrupa Türkiye’yi bırakmadıkça savaş olmaz. Ama rivayetlerde var ki Avrupa Türkiye’yi terk edecek ve Türkiye savaşın içine çekilecek. Başlangıçta ciddi sıkıntılar yaşayacak ve hatta bazı bölgeleri işgal edilecek.
Ama nihayette Türkiye, mazlumların yanında yer aldığı/alacağı için sonunda Hristiyan ruhanilerinin de Türkiye’nin yanında yer almasıyla –rivayette vardır, İsa gelecek Mehdiye iktida edecek- Türkiye büyük bir toparlanma yaşayarak kendisinden koparılan bölgeleri ve daha fazlasını yeniden sınırları içine katacaktır. Doğu Roma olma hakkı yeniden Türklere verilecektir.
Yavmülmelhame denilen hadislerde sözü edilen savaşlar ondan sonra gerçekleşecektir! Çünkü Vatikan Yahudileri gözden çıkarmadıkça İsrail’e bir şey yapmak mümkün değildir.
Ben fakir, bu yaşananların ilk etapta ciddi bir fatura getirse de sonunda Türkiye’yi güçlendireceğine inanıyorum. Haa tabii ki bu canlar yanmayacak, insan zayiatı olmayacak, ülke ve halk zahmet çekmeyecek, bedel ödemeyecek demek değildir. Maalesef, hiçbir coğrafî büyüme ve iktidar, faturasız değildir. İsa’nın gelip Namazda Mehdiye uymasını başka bir şekilde izah etmek safdillik olur…
Rabbim yaşananları hayrımıza tebdil etsin inşallah!

24 Kasım 2015 Salı

RUS UÇAĞI DÜŞÜRÜLDÜ



Suriye sınırında sınır ihlali yapan SU 24 tipi Rus uçağı Türk jetleri tarafından düşürüldü.


TSK'dan yapılan açıklamada "Sınır ihlali yapan milliyeti bilinmeyen uçak 5 dakika içerisinde 10 ikaz edilmesine rağmen Türk Hava Savasını ihlal etmiştir" denildi. Uçağa 2 Türk F-16'sının müdahale ettiği belirtildi.

23 Kasım 2015 Pazartesi

MEHDİ HAKKINDAKİ MÜTEŞABİHATIN TE’VİLİ

Şu veya bu zat Mehdi demedim. Ahir zamanı fütuhatının zaman ve alanını gösterdim. Mesela Süleyman Tunahan Hazretleri’nden bahsetmedim. Çünkü onun mesleği farklı. Ama çok azim bir hizmet yaptı. Bediüzzaman “O Kur’an’ı öğretir, ben hakikatini anlatırım” demiş. Şimdi herkesin hatası şuradan doğuyor, anlatalım:

Bir çok insanın düştüğü hata nedir? Tartışılan veya üzerinde konuşulan müteşabih veya buna istinaden bildirilen gaybi bir haber için kesin söz edilmesidir. Halbuki konu vazıh yani muhkem değil, müteşabihtir.
Bunun üzerinde duralım. Ayet ve hadislerin bir kısmı muhkem yani manaya delaleti açık ve vazıh olandır. Bir kısmı ise müteşabih yani manaya delaleti kapalı olandır. Muhkem olanın tevili ve tefsiri kolaydır. Çünkü manası açıktır, anlaşılır haldedir. Sıradan bir insan dahi hemen manasını kavrar. Namaz kılınız gibi. Oruç tutunuz gibi.

Amma, müteşabih öyle değildir. Şüphe var, tereddüt var, mananın bir çok yönü var, ihtimal çoktur. Müteşabih esas değil fer’ yani ayrıntıdır. Cenab-ı Allah böyle murad etmiş:

“Sana kitabı indiren de odur. O kitaptan bir kısmı muhkem âyetlerdir ki, onlar kitabın anasıdır; diğer bir kısmı da müteşabihattır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak için müteşabih olanın peşine takılır da onu kendince yorumlamaya uğraşır. Oysa onların kesin yorumunu Allah'tan başkası bilemez. İlimde derinlik sahibi olanlar ise, 'Biz ona inandık; hepsi Rabbimizin katındandır' derler. Fakat bunu ancak selim akıl sahipleri düşünüp anlar.” 3/7

Aslında müteşabih ayetler aklı işlettirmek, taklitten kurtarmak, muhatapların esaslı bir anlayışa ulaşmalarını sağlamak için dini ilimlerde uzmanlaşmayı teşvik içindir. Ufuk açar. Yani ufuk-u ala’da yol alırsınız. İnsan bu dünyaya tekamül ve terakki etmek için gelmiştir. Ebedi hayattaki yerini tayin içindir. Onun için dünya imtihan yeridir.

Müteşabih anlatımda temsil ve mecaz kullanılır. Mesela “Allah’ın eli açıktır” denir. Halbuki Allah hiçbir yaratığa benzemez, benzemediği için de eli olmaz. Burada anlatılmak istenen Allah’ın cömert olduğudur. Peki nasıl cömert, ne ile cömert, niçin cömert, kime cömert? Bu tarz üzere gidildiğinde Allah’ı bilirsiniz, tanırsınız. Zaten Allah’ı bilmek onun varlığını bilmenin gayrıdır. Bunun için çok turuk var. Herkes ona ulaşmak istiyor. Bu müteşabihat sayesinde teşvik ve rağbet görüyor.

Şimdi müteşabih bir meselede ona giden manalar bulunur ve bir, iki, üç, dört derken bir çok emare bulunur ve böylece netice delil haline alır. Benin de öyle yaptım. Cifir ve ebced üzerinden gidip işi kesinleştirdim. Beğenmeyebilirsiniz. Ama bir başka arkadaşımızın işine yarar. 
Mehdi meselesi zamanımızda bir istismar konusudur. Müslümanların magazin konusu olmuştur. Namaz yok; amel yok, İslam’ın meseleleriyle uğraşmak yok, ilim tahsili yok, okumak da yok. Ama hayal hanesinde bir Mehdi prototipi oluşturup, “Dediğim dedik öttürdüğüm düdük” hesabı ona aykırı söz söyleyen, eleştiriliyor. “Niçin bizim indi görüşümüze göre anlatımda bulunmuyorsun. Biz ehl-i hakkız” havasındalar. Halbuki mesele ilmi ve ledüni bir meseledir. Biraz üzerinde kafa yormak lazım. Bu da son 200 yıllık tarihi ve 1000 yakın hadisi bilmek bir kadar da rivayeti anlayarak taramak lazım. Ki meseleye az çok tevazzuh etsin.

Şimdi böyle dünyevi bataklığına saplanan insanları çıkıyor, “Şöyle bir adam gelecek, riyaseti, siyaseti, saltanatı imanı kurtaracak. Çünkü o Mehdi.” Halbuki Mehdi bir tane değil belki 12 belki de 30 tane. Her biriyle ilgili rivayetler bir kişinin üzerine bilinmez bir Mehdi’nin üzerine giydiriliyor. Al sana değil peygamber, melek üstü bir yaratık. Halbuki din imtihandır ve hikmete ve sebebe dayanır. Açık değil müphem içinde doğruyu bulmaktır.

Müteşabih olan zatı bin kişi anlatmış hepsi aynı hakikati müşahede etmiş ama detayda ihtilaf etmiş. O ihtilaftan da şimdi hatalı netice çıkarılıyor.

Bediüzzaman’ın bir vazifesi var. O vazife de dünyevi veya dini makamat peşinde koşmak değildir. Mehdi, müceddit, evliya olmak onun çalışma alanı değildir. Şahsi kemalat peşinde koşmaz. Vazifessini yapar. Muvaffakiyet de. Ona verilecek ödül de Allah'a ait. İsterse verir isterse vermez. Yani böyle makamlar peşinde koşmuyor. Bediüzzaman her şeyi gayet açık ve net belirtmiş. Ama nasıl. Kur’an tarzında. Risale-i Nur Kur’andan tereşşüh etmiş, Kur’an'ın manevi bir mucizesi. Kur’an bir konuyu veya kıssayı 10 yerde anlatıyor? Bediüzzaman da Kur’an’dan sızıp gelen ve ilhami olduğu kanaati yaygın olan Risale-i Nur’da bu meseleyi Kur’an tarzında izah etmiş. Mehdi için 75 yerde birbirine bağlı ve tamamlayıcı açıklamalar yapıp konuyu ehl-i ilmin idrakine havale etmiş. Açık açkı belirtmiş. Zaman şahıs zamanı değil. Şahs-ı manevi zamanı. Bir mesele bir kişinin üzerine yüklenemez. O zat bir meselede davasında veya bir konuda mağlup olursa davası düşer.

Hz. Peygamber de öyle idi. 10 yılda ona inananların sayısı topu topu 40 kişi idi. Yani o bir çekirdekti. Sonra sahabeleri iltihak etti, davası filizlendi. Sonra Sayıları iyice arttı o ondan 200-300 yıl sonra o zamanın dünyasının büyük kısmına hakim oldu. Her dine manevi maddi galebe çaldı. İlk 300-400 yıl çok parlak idi. Sonra 500 sene daha orta halli devam etti. Sonra tevakkuf etti. 300 yıl sonra da decaller huruç edince tahribat başladı. O zaman hizmet Mehdi’ye verilir. Sonra ona destek için Mesih nüzul eder.

Fetih Suresi’nin son ayeti için müfessirlerin çoğunluğu din ağacının Mesih ile en koca haline geleceğini yani cihan hakimiyetine ulaşacağını belirtmişler. Bu bir kişinin yapacağı iş mi? O bir çekirdek. Filiz olacak büyüyecek koca ağaç olacak.
7. Şua’da 5. Hakikatte Allah’ı tanımak isteyen seyyah, İmam-ı Rabbani’nin zamanına götürülür. Orada ahir zamanın hizmetinin bir şahsa değil Risale-i Nur'a ve şahs-ı manevisine ait olduğu, İmam-ı Rabbani üzerinden anlatılır. Evet Mehdi’nin zuhurundan tam yüzyıl sonra Mehdiyet hakim olur. Bediüzzaman mezarında Mehdiyet’in hakimane üstünlüğünün şahıs ile değil şahs-ı manevi ile olacağını belirtmek için o sözü söylemiş. Zat demiş. O zat şahs-ı manevi olacak, demiş. “Risale-i Nur’u programı yapacak” demiş. Yani onun eserleri programı oluyor ve fütuhata vesile oluyor. Mehdi var, cemaati var, Al-i Beyt seyyidleri var, ulema var, ehl-i tarik var. Bunlar ittihad edecek. Mehdi’nin parmağını tıklaması ile okus pokus olmayacak bunlar. Cihad-ı manevi ile olacak her şey. Risale-i Nur’un ne önemi olduğunu Bedriüzzman’ın bin yıllık tahribatı tamir edeceğini 7. Şua’nın sonunda açık açık belirtiyor.

Mehdi’nin zuhurundan itibaren hizmet süresi 160 yıl. Bir kişi bu kadar yaşayamayacağına göre hizmeti yani şahs-ı manevisi hükmeder. Bu mesele tasavvufun evliyasının meselesi değil ki, onlara soralım. Ancak yüzde 10’a hatta yüzde biri onu tanıyabilecek. 12. müceddit Halid-i Bağdadi 1250 tarihinde önce adam çıkartıyor, sonra kendisi Mehdi aramaya çıkıyor. Ama bulamıyor. Niçin? Mesele açık değil. Müphem. Yani belirsiz. Ve zamanın kutbu bunu bilemiyor

Evliyanın tamamı aynı hakikati müşahade ederler. Ama rivayette ihtilaf ederler. Yani usul-u imaniyede ittifak etmelerine rağmen meşhudatlarında, keşiflerinde çokça ihtilafa düşerler. Makam ve derece farkından dolayı. Evliyaullah her şeyi bilmek durumunda değiller. Kendi hizmet alanları ile ilgili bazı İlahi iltifatlara nail olurlar, o hususidir. Geneli kaplamaz. Ferdi bir teveccühe hususi bir mükafaat.

Şimdi alem-i misalde ehl-i keşif bir hakikati görüyor. Görülen nedir. Mehdiyet’in hükmettiğini, devrinin başladığını. Onlar bunu bir şahsa hamlediyorlar. Yaşıyor diyorlar. Daha önce gelenler Mehdiyet’in her bir devresi için ayrı bir sıfat ve isimlendirme yapıyor. Bir bakıyorsunuz bir değil birkaç Mehdi oluyor. Halbuki bu bir sıfat. İlimlerinin derecesinde bir devreye veya birkaç devreye şahit oluyor. Tabi Mehdi hayatta. Şahs-ı manevi olarak. Mehdi iman ve İslam tahribatının başladığı bir dönemde zuhur eder. Bir tek kişi. Çalışır çalışır ve muvaffak olur. Yani bir hizmet programı hazırlar ilham-ı İlahi ile. Ondan sonrası ise ekini yapan Allah’ın işi. Mehdi’nin değil.

Evliyaullahın meslek ve meşrebi ile Mehdi’nin meslek ve meşrebi aynı değil. Makamları farklı. Ancak müstesna bazı kimseler onun tanıyacak. Ve öyle çok olmuş. Tasavvuf yani tarikat evliyası velayet-i suğra sahibidir. Halbuki Mehdi velayet-i kübra sahibi ve mesleği hizmeti bunun üzerinedir. Ahir zaman fitnesi evliyaullahın üstesinden geleceği bir fitne değil. Daha geniş bir cemaatler ittifakına ihtiyaç duyulur. Mehdi bunu sağlar. Al-i Muhammed (asa) ve İbrahim (asa) cemaatleri ile.

Siz benim getirdiğim deliller bana ait değil. Mazinin keşfiyatları ve ihbarlarıdır.. Bunlar anahtar. Konunun anlaşılması içindir. İster kabul et ister etme. 
Bundan sonra Mehdi falan beklemeyin. Fütuhatının büyümesine şahit olabilirsiniz. Tabi ilminiz varsa. Türkiye’deki kavga yakında bitecek. O zaman sıra İslam aleminde ittihadına gelecek. Bu konuda alt yapı hazır. Hatta Mesih’in cemaati bile hazırlık içinde.

Büyük decaller hükmettiği topraklarda şimdi Allah’a inan veya inanmaya başlayan insanlar hükmediyor. Süfyan’ın ülkesinde ise final oynanıyor. Peki bu Mehdi ne yapmaya gelecek. O Küfür ortalığı kasıp kavururken tatile mi gitmişti. Arapça’da bir adet var. Her şey zıttı ile söz edilir.. Birinden bahsedince zıttı da söz konusu olur. Deccaller yıkıldı ise geriye ne kalır? Fütuhat. Alem-i İslam’ın istiklallerini kazanmaya başlama tarihi 1946’da başlar. 50 yıl da vesayet altında kalır. Sonra dizgini eline almak için hürriyet mücadelesi yapar. O devrin sonunda ise 3. Fasıl başlar.

Mehdi’nin Türkiye’de zuhuru başka bir tarih. Suriye’ye ulaşması başka bir tarih, Mısır’a ulaşması başka bir tarih, Arabistan’a uğraması başka bir tarih. Güneş doğunca her yer bir anda aydınlanmaz..

Bu işler hikmet işi. Anlayana. Bakın kes yapıştır gibi olacak ama Risale-i Nur’un hizmetinin ne olduğunu 7. Şua’da bir okuyalım.

"Risale-i Nur, yalnız bir cüz’î tahribatı ve bir küçük haneyi tamir etmiyor. Belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan ve dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhît kaleyi tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor. Belki, bin seneden beri tedarik ve terâküm edilen (biriken) müfsid âletlerle dehşetli rahnelenen ( yaralanan) kalb-i umumîyi ve efkâr-ı âmmeyi ve umumun ve bâhusus avâm-ı mü’minînin de istinadgâhları (dayanakları) olan İslâmî esasların ve cereyanların ve şeâirlerin kırılmasıyla bozulmaya yüz tutan vicdan-ı umumîyi, Kur’ân’ın i’câzıyla (mucizesiyle) ve geniş yaralarını Kur’ân’ın ve imanın ilâçlarıyla tedavi etmeye çalışıyor. Elbette böyle küllî ve dehşetli tahribata ve rahnelere ve yaralara, hakkalyakîn derecesinde, dağlar kuvvetinde hüccetler, cihazlar ve bin tiryak hâsiyetinde mücerreb ilâçlar ve hadsiz edviyeler bulunmak gerektir ki, bu zamanda Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyânın i’câz-ı mânevîsinden çıkan Risale-i Nur o vazifeyi görmekle beraber, imanın hadsiz mertebelerinde terakkiyat ve inkişafata medardır"  Said Nursî


NOT? Niçin bin sene diyor. Ondan önceki 300 seneyi kast etmiyor. Çünkü o 300 yılı Hz. Peygamber övmüş. Bir nevi ibra etmiş. 300. yüz yıldan sonrasının tamiratı ise 1000 sene içine dahil oluyor.


22 Kasım 2015 Pazar

21 Kasım 2015 Cumartesi

FETİH SURESİ, MEHDİ VE 3 FASLIN ZAMANI



Fetih Suresi, Mehdi ve 3 faslın zamanı

Evvela iki uyarı:

“Tevafukla işaretler, eğer münasebât-ı mâneviyeye istinad etmezse, ehemmiyeti azdır. Eğer münasebet-i mâneviyesi kuvvetli ise, bu onun bir ferdi, bir mâsadakı (doğrulayanı) hükmünde olsa ve müstesna bir liyakati bulunsa, o vakit tevafuk ehemmiyetlidir. Ve o kelâmdan bunun iradesine bir emâre olur. Ve ondan o ferdin hususî bir surette dahil olduğuna ya remiz, ya işaret, ya delâlet hükmünde onu gösterir.” (1. Şua)

“Hakaik-i imaniye girmeyen cüz’i hadisat-ı istikbaliye (gelecekteki küçük hadiseler) nazar-ı Nübüvvete ehemmeytsizdir.”(5.Şua)

Sıradan basit günlük olaylara değil, asrın ihtiyacına ve Kur’an’ın genel açısından hadiselere bakıp önem vermek lazım, delip sadede geleyim.


Fetih Suresi, Hz Peygambere fetih ve zaferlerin ilahi müjdesidir. Hudeybiye anlaşmasını bir zafer olarak haber verdiği gibi, hem Mekke hem de sonraki fetihlerin müjdesidir. Elmalı fetih için “Açmak yani kapalılığı gidermek” olarak nitelerken, Keşşaf’ın fetihlerin harpli, harpsiz, zorla veya barışla zafer anlamına geldiğini nakleder. Onun için Hudeybiye Anlaşması’nı Cenab-ı Allah apaçık ve parlak bir fetih olarak bildirir. Mekke’ye ibadet için giden Müslümanlardan barış anlaşmasını isteyen müşrikler olmuştu. Hz. Peygamber ve 1400 ashabı anlaşma sonrası Hudeybiye’den ayırılır ayrılmaz bu sure nüzul eder. Anlaşmayı fetih olarak niteleyen sureyi getiren Cebrail (as) de Hz. Peygambere, “Seni tebrik ederiz ey Allah’ın resulü” demiş.

Fetih Suresi ile İslam’ın bütün dinlere galip geleceği vaad edilir. Şimdi bu surenin istikbaldeki fetihlerle ilgili müjdesi olduğuna göre ahir zamana ve fetihlerine nasıl bakıyor? Neyin haberini işari olarak veriyor. Ahir zamanın fetihleri ise Hz. Mehdi’ye yani hizmetine bakar.

Evet Sure lafzı ve kelamı ve manası itibariyle direk Hudeybiye Anlaşması’na ve Mekke’nin fethini haber veriyor. Ama İlk ayetinin ebcedi 1331 hesabı ile de o tarihe de işaret eder. 1331 de ne oldu? İslam alemine göz koyan ve hala kem nazarlarıyle bize bakan garbın müstevli zalimleri topyekun Çanakkale’le saldırır. Garplı kuvvteler mağlup olur ama Osmanlı Fetih Suresi’nin işareti ile apaçık ve parlak bir zafer elde eder. Evet 1331 tarihine bakan bu ayetin, gayri melfuz harflerinin hesaba katılmasıyla 1381’e kadar bakışı vardır. Yani ahir zamanın ilk zaferine ve 1381’e kadar olan fütuhata da bakar. Bu İslam ülkelerine tecavüze kalkışan zorba kafirlere onların diliyle indirilen bir ağır bir darbedir. Aynı tarihlerde Bediüzzaman ise Şark cephesinde büyük deccale inkılap edecek Rus’a karşı savaşıyor. Cephede bir yandan da İşaret’ül icaz adlı tefsiri talebisine yazdırıyordu. Böylece tarihte İslam dini hem ilim, hem de fiili-ameli zaferini tebcil ediyordu.

Ancak bu zafere rağmen 3 yıl sonra İslam dünyası işgale uğradı, devlet ve hilafet yıkılmış ve İslam coğrafyasında fen ve felsefeden gelen dinsizlik cereyanları maddi kalelerden sonra iman kalelerini de sarsıyordu. Hıristiyan dünyası da kızıl tehlike ile dini zaafiyete uğrarken bunan paralel İslam’ın bayraktarının ülkesinde huruç eden Süfyanizm iman ve İslam’ı batı taklitçiliği ilme kasıp kavuruyordu.

Fetih Suresi işte bu dönemdeki fütuhata ebcedi işaratı kadar sure ve ayet numaralarıyla da bu ebcedi ihbarkat ve işaratı teyid eder. Hz. Mehdi’ye ve Mehdiyete ve fütuhatına, nasıl mı? Bakın nasıl. Bilindiği gibi Muhyiddin Arabi ve bazı büyük evliya ve ulema diyar-ı Rum’da zuhur edecek ahir zaman Mehdi’sinin doğum tarihini 1250 olarak verir. Bazıları ise 1294 tarihini. Tarihler farklı ama zaman ve vakit itbariyle ayn. Here iki taraf aynı tarihe işaret eder. Biri şemsi hicri takvime, diğeri ise kameri hicri takvimine göre. Arabi Hazretleri Rumeli’ne atıf yapmak için 1250’yi verir. Yani 1294 yılına. Şeyh Bestami Hazretleri ise direk 1294 tarihini istihraç eder. Yani Miladi 1878 yılına.

Sure-i Fetih geldiğinde Kureyş kafirleri İslam’a üstünlük sağlamıştı. Ama sure Hayber Kalesi ve Mekke’nin fethini haber veriyordu. Aynı zamanda hem yakın ve uzak istikbaldeki hatta ahir zamandaki Deccaller zamanındaki İslami fütuhata da işaret ediyordu. Hem de küresel çapta. Tabi ilahi yardım ve hidayet ile. Surenin başı asr-ı saadetten itibaren zaferleri haber verirken, Hz. Peygamber’in aynası, ahir zamandaki torunu Hz. Mehdi’ye nasıl işaret ediyordu? Sure 29 ayettir. Son 3 ayet yani 27-28-29 hem fütuhatın genel şifrelerini hem de işari olarak Mehdi’nin huruç tarih ve fütuhatına bakıyor.

Şimdi 27 ayette Cenab-ı Allah Resulünün gördüğü fetih rüyasının hak olduğunu bildirir. Bu ayetin bir işaret ettiği tarih aşağıda belirttiğim gibi 1918. Yani Sevr’in imzalandığı tarihe. Yani Kevser müjdesi ile fethi haber verilen Konstantiniyye’nin işgal edildiği tarih. O yıl Bediüzzaman’ın gördüğü rüyada alem-i İslam ve istikbalinin hali sorulur. O da bu mağlubiyetin daha büyük zaferlerle neticeleneceğini söyler.

28. Ayet ise çok yönlü ve esrarlıdır. Bakın (O Resulünü gönderdi) cümlesinin ebced hesaplamaları 1343(1926)-1373 (1952)-1379 (1958)-1380 (1980). Bu 37 yılda yani İslam’ın suç sayıldığı bir zamanda Mehdi ve Mehdiyet’in zuhuruna ve fetihlerine işaret eder. Mehdi ve daracık kadrosuna yani 1. Fasıla. Bunun da ne anlama geldiğini 29. ayette işaret edeceğim. Filizini çıkaracak çekirdeğe yani Mehdiye ve Mehdiyetin 1. Faslına işaret eder.

(O resulünü hidayetle gönderdi) cümlesi ise 1385 (1965)-1395 (1975)-1396 (1976)-1379 (1979)-1427 (2006)-1434 (2013) 50 yıllık 2. Faslın yani filizlenmenin hakimane muzafferiyetine bakar.

(Hidayetle ve hak din ile gönderdi) cümlesinin ebcedi hesabı ise, 1400-1410-1417-1517, Artık filizler gövde üzerine yükselen muhteşem bir ağaç hükmündedir. 100 yıllık artarak hayat ve şeriat fasıllarına bakar.

“Bütün dinlere üstün kılmak üzere” cümlesi ise 1369-1379-1380-1410-1440-1456. Bu ise Mehdiyet’in İsevilerle olan münasebetlerine işaret eder. Hatta bu tarihlerin birisinin Hz. Mesih’inh nüzulundan sonraki Alem-i İslam’ın istiklaline kavuşma hizmetine bakar.

Bu ebcedi işaretlerden sonra gelelim bu tarihleri teyid eden bir başka hesaba. 
Fetih 27. ayet X Sure numarası 48 = 1296 (Bu tarih bir hesaba göre Mehdi’nin ebcedi doğum tarihine bir başka hesaba göre 40 yıl sonra melek-i İlham ile değişimine uğradığı geceye bakar. 1336)

28. Ayet X sure numarası 48= 1344 (Bu hicri tarih ise Mehdi’nin hizmete başlama tarihine. 23 yıllık eserini telif ve hizmet programını hazırlama tarihine, miladi 1926. Bir hesaba göre ise İsevi cemaatinin Komünizm tehlikesine karşı İslamla inançta fiili ittifak tarihine tarihine 1966)

29. ayet X sure numarası 48 = 1392 Bu rakam yine iki tarihe bakar. Biri Bediüzzamman’ın 1. Şua’da 28. ayetin ihbarıyla Mehdi şakirtlerinin kızıl tehlike ve anarşinin zulumat bulutlarını dağıtma tarihinin başlangıcına bakar. Yine Miladi 1975 tarihinde Helsinki’de komünist ve batı dünyası yani Varşova-NATO askeri ittifakları arsında saldırmazlık anlaşmasının imzalandığı yani silahların terkine dair anlaşmaya. Ki bu anlaşma Sovyetlerin sonunu getirecektir. Çünkü hükmü altındaki ülkelere kendi kaderini tayin hakkını tanıyordu. Ve en önemlisi yeni bir hesaba göre 2014’e bakar. Bu neocon-siyonist-cemaat ittifakının bir yıldaki iki seçim mağlubiyetine ve Risale-i Nur’un devlet himayesinde basımın kabulüne.
Bu verdiğim rakamlar aynı zamanda hicri tarihleri de kapsar. Miladi karışılıkları ise 1296 = 1878-79, 1344 = 1926, 1392 = 1973.

Bu tarihlerin bir başka hesabı ise şöyle:
1296 + hicret tarihi 622 = 1918
1344 + hicret tarihi 622 = 1966
1392 + hicri tarihi 622 = 2014. 

Bu tarihlerin ne anlama geldiğini yukarda izah ettim. 

Fetih 29. ayetinde, dinin üstünlüğünün ve galibiyetinin ve her şeyin üstüne çıkmasını haber verildiği gibi bunun nasıl olacağını da işaret eder. İlki Rahim ve Hakim isimlerinin tecellisi noktasında ilim yönünden delil ve vesikada üstünlüktür, hidayetle sözü buna işaret eder. Diğeri ise ameli yönden Celal isimlerinin tecellisi ile yani fiiliyatta üstünlük ve hakimiyettir. Dini’l hak tabirinde de bunun gerçekleşmesine işaret vardır. Bu ise Bedir’den başlayarak Çanakkale ve bazı İslam ülkelerinin silahlı mücahade ile istiklallerini kazanmasına bakar ve işaret eder.

Şimdi son ayetin hikmetlerine ve işaretlerine ve muradına bakalım. Özellikle ahir zaman için. Bu adeta ümmet-i Muhammedin bütün ömrü boyunca dahildeki hallerine ve hariçten gelen düşmana karşı takınılan tavrı, vasıflarını yani niteliklerini sıralar.

Allah’ın Resulü ve onunla beraber olan ashabı ve ümmeti kafirlere karşı şiddetli ama kendi aralarında birbirlerine karşı merhametlidir. Yani ittihad -ı İslam sırrı ile birbirleriyle müttehid, müttefik ve de müşfiktir. İhlas esas olduğundan Allah’ın rızasını ve lütfunu ararlar. Yüzlerinde ise secde izi vardır (Mahşer’de görülecek hal) Bu Tevrat’ta böyle vasıflandırılmış. 

İncil deki teşbih ve benzetme çok ilginç. Mü’minler ekine benzetilir. Çekirdeğini Allah’ın izniyle çıtlatan ve büyüyen filiz, sonra kuvvet bularak başak veya ağaç haline gelmiş ve git gide gelişip devşiren ağaca benzetilmiştir. Burada Mehdi’ye atıf var. Ayrıca Mesih-Mehdi birlikteliğinin getireceği tevhidin cihan hakimiyeti sebebiyle böyle bir benzetmeyle işaret edilmiş.

Hz. Mehdi, Resulullah’ın aynası olması hasebiyle çekirdek Mehdi, filiz cemaati ve hakimiyeti dönemine koca ve kuvvetli bir ağaç olan Mehdiyet yani ümmetin cihan çapındaki büyüklüğüne işaret var. Tefsirler bu misalin Hz. Peygamber’e verildiğini belritir. Ama ahir zamandaki onun aynası olan Mehdiye de işaret eder. O da Hz. Peygamber gibi yalnız kıyam eder, ekini kendisi ve filizi 313 kişilik taraftarı ve bu filiz katlanıp kuvvetlenip Mehdiyete inkılap eder.

İşte Risale-i Nur’da anlatılan şahs-ı manevinin oluşumu böyledir. 3 aşamadan geçer. İman, hayat ve şeriat. Mehdi’nin ve Mehdiyet’in zuhuru böyle olur. Bir avuç çekirdek iken koca bir tarlayı dolduran başak veya ağaç olurlar. Bu manzara ziraatçıyı sevindirir. İşte Allah böyle ahir zamanda Mehdi ve cemaatini ve hakimiyet alanını büyütür. Öyle ki bundan murat kafirleri de öfkeye boğmak içindir. Ülkemizde az mı şom ağızlardan gerici, lakilki düşmanı, cumhuriyet düşmanı, çağdışı, Arap vaveylası, yobaz gibi öfke dolu kelimeler işittik.

Netice olarak Mehdiyet, Mehdi’nin ilmi hayata başladığı 1902 yılı ile başlar, hizmetinin sonunda Allah’ın izni ve yardımıyla kalp ve akıllardan silinen iman esasları yeşerir ve ekilen tarlanın yeşermesi gibi iman hakikatleri çekirdeğini yırtıp çıkar ve filizlenir. Ve çatallaşmayla büyümeye başlar 1952. Ve neticede kuvvet bulmuş olarak kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde yükselmiş hale. Gelir öyle ki, Mesihiyet’in katılım ve yardımı ile İslam ağacı bütün cihanı kaplar. Ve din tamamlanmış olur. 1456 yılda.

Bir koca ağaca dönmenin başlangıç yılı 2002. Bu tarihin yerine 2006’yı da veren olur. Çünkü Süfyanizmin 4. temsilcisi o yıl ölür. Mehdi’nin ülkesi açıkça Kudüs’e politik olarak sahip çıkar. Bu Gazze’nin düşmesinden tam tamına 90 yıl sonradır. Çünkü Rum Suresi hep 90 yıllık devire işaret eder. 1909+90 =1999. 1913 +90 = 2002. 1918 Sevr = 2008. Batı vesayetinin AK Parti’ye kapatma teşebbüsü akamete uğraması, Arap Baharı’nın başlangıcı. Ve daha nice haller.

Şimdi oturup Mehdi bekleyenler? Nasıl durumlar? Bu kadar işaret ne anlama gelir. Cenab-ı Allah Kur’an’da sık sık akıl erdirenlere atıf ve vurgu yapar. Vicdanın iki dalı kalp ve akıl. İkisi imtizaç edince hakikatin tecellisi anlaşılabilir..

Kainatta tesadüfe yer yoktur. Hem ayetlerin işaretleri vardır, tevafukları da. İbret alanlar için. Mehdi herkes uykuda yani gaflette iken gelir hizmetini yapar ve gider. Çekirdek çıtlar. Sonra 313 şakirdi filizlenir. Ve sonra malum haller. Herkes uyandıktan yani gafletten çıktıktan sonra, yasaklar kalkıp iman ve İslam aleni olduktan sonra Mehdi aranmaz ve beklenmez.

Şimdi bir çok alamet tevafuk ederse ne olur. Tevafuk, remiz ve delalet ne anlama gelir. Tevafuk cifrin anahtarlarından mühim bir anahtardır. Eğer tevafuk bir olsa delalet denilmez, ama gizli bir ima olur. İki cihetle tevafuk olursa imadan remze çıkar. Bu iki üç cihette olursa artık işaret olur. Eğer manaların lafızları işaratı- harfiye münasip gelirse ve işaretle bahsedilen insanların ahvali o manaya uyarsa o işaret artık delalet derecesine çıkar.

Bir başka husus. Tevafukat ittifaka işaret, ittifak ise ittihada emaredir, vahedete alamettir; vahdet ise tevhidi gösterir, tevhid ise Kur’an’ın 4 esasından en büyük esastır. Ne dersiniz?

Yoksa Mehdi yolu gözlerim vay benim emeklerim mi geçerli. Boğazlama ve katil yolu cihad bitti. Mehdi, cihad-ı manevinin mebdeidir. Gözünü kan ve ateş bürüyenler Rahmet-i İlahiyenin tecellisi Mehdi'yi hiç bir zaman  bulup tanıyamayacak. Asla.


ULUKIŞLA SAVUNMASI 2017-2037 KURTOĞLU


Aleykumselam. ARKADAŞLAR..

ulukışla savunması adlı makalemi 2009 nisan ayında Obama Türkiye de iken yazmaya başlamıştım....


2009 AĞUSTOSUNDA UFAK ÇAPTA DEĞİŞTİRMELERİM OLDU...

2015 EYLÜL İTİBARİ İLE KABA İNŞAATI BİTİRMİŞ DURUMDAYIZ...


www.tantansaadettin@gmail.com adresinden ertuğrul gül kardeşimizle irtibata geçerek eylül 2015 son sürümünü tek seferliğine sizlere ve değerli arkadaşlarınıza gönderebiliriz.
tarih kısımları için yanıltıcı olduğu doğrudur..

çok tarih verip tutmadığı oldu...yoğurdu üfleyerek yiyorum artık...

verdiğimiz tarihler yaklaşık tarihlerdir...illa ki olacak demek doğru olmaz...

belli bir açıdan rivayetlere tutan tarihleri işlemek..bizimkisi..

tarih aralıklarını bu yüzden genişlettik..

misal abd nin fethi 2029 öngörüyorsak.. 2028-2029-2030 dedik...hedef aralığını biraz genişlettik...

bunun gibi..

misal mehdinin çıkış tarihi hesaplamasında ..cuma günü çıkacak olması ..muharrem ayında çıkacak olması...kelda biz zeyd ebu hüreyre rivayeti.. mehdi 2000-2010 arası çıkar manasına denk düşüyor..yorum başka.. 30-40 yaş arası çıkar manasında biz yorumladık....misal 40 yaşında mekkede çıkacak hesaplamasıyla doğum tarihini hesaplamaya çalıştık 3 te 1 e kadar düştük..güneş alamet olarak doğmadıkça rivayetinden ..güneş takvimi 1 ...güneşteki alametler 2 ..doğum ifadesinden de doğum tarifine atıf 3 olarak ayrı ayrı işleme tabii tuttuk

idaresi zayıf adamın azledilmesi ..rivayeti allahu lame kral selman ile ilgili..

5 ocak 2015 te suud kralı seçilen selman ..2. senesi dolmadan görevden alınabilir..ardından iç savaş ve mekkede mehdinin zuhuru..iç savaşta Allahu alem 20milyon müslüman hayatını kaybedebilir..gerçeğini hiç şüphe yoktur ki allah bilir..

her türlü bilgiyi değerlendiriyoruz...

şu an ki tarihler % 90 a yakın tutma ihtimali var...
artık son düzlüğe girildiğinin düşünüyoruz...
Mehdinin çıkması eli kulağında..

Garanti olsun diye 1 ocak 2019 dedik...

.21 eylül 2018 de çıkmazsa peki ne olur diye osracak olursanız..cevabımız bir kaç bağlantıyla hesaplanabilir...

şayet olmazsa ..muharrem 10 perşembeyi cumaya bağlayan gece nin cuma ya bağlandığı ileriki tarihleri işaretlemekle işe tekrardan koyuluruz..bu olmazsa olmazıdır...


2. si suud kralı azledilmeden ve iç savaşa girmeden mehdi kesinlikle mekke çıkmaz... bu önce gerçekleşmesi gerekiyor...

3. dünya savaşı senaryolarını batılılar başlattı ,bunu kesinlikle unutmayın..batılıların hamlesiyle bu savaş patlak verebilir..onlarında hesapları bu son 3 seneyi gösteryor ki savaş çığırtkanlığı had safhaya ulaşacak izlenimlerimiz kuvvetlenmiş durumda..


netice itibariyle işler artık kritik evreyi geçti...

2015 bugun savaştayız dersek 2030 a kadar Allahu alem savaş var..

yine Allahu alem diyoruz..tüm dünyayı alıyoruz... yanlış duymadınız tüm dünyayı ...

2030-2037 tarihlerinde de dünya çapında muazzam imar iskan var...


bloğumuz kendi görüşümüzdür.. herhangi bir cemaatle alakası yoktur..fikrimiz herkes beğenebileceği gibi ..herkesimden de itiraz eden muhakkak olacaktır..


unutmayın her koyun kendi bacağından asılır..

saygılar diliyorum

11 Kasım 2015 Çarşamba

ULUKIŞLA SAVUNMASI 2017-2037 KURTOĞLU

www.beklenensavas.blogspot.com

http://hzmehdikonusunedir.blogspot.com.tr/

Deşifre edecekseniz ...

saygılar



Takdim:
Kurtoğlu kardeşimizin verdiği linki inceledim. Buradan meraklılara ilgili blogu incelemelerini tavsiye ediyorum. Gaybı Allah bilir.  Aşağıda bloğun ana sayfasındaki yazıları alıntı yaptım.  Resimleri ile orijinal hali için verilen linki tıklayınız.

**************

ULUKIŞLA SAVUNMASI 2017-2037

ALİ VELİ KONYA 

(KURTOĞLU)

Müslümanların manevi liderliği, Mehdi'ye evinde otururken gelecektir.
                      
Mehdi, bütün haramların helal sayıldığı, büyük bir fitneden sonra çıkacaktır. 
HİLAFET (Müslümanların manevi liderliği), ONA EVİNDE OTURURKEN GELECEK ve devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır. 

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)
 

İŞTE BİZİM HİKAYEMİZ
NİSAN 2009 DA OBAMA'NIN TÜRKİYE ZİYARETİ SIRASINDA KURTOĞLU MÜSTEAR İSMİYLEN YAZMAYA BAŞLADIĞIMIZ MAKALEMİZ ASLINDA SİZİN DE HİKAYENİZ.

ARTIK SON AŞAMAYA GELİNDİ!
TÜRKİYE 3 SENE İÇERİSİNDE 2015/2016/,2016/2017,2017/2018 DE BÜYÜK BİR İÇ KARGAŞA 

                         SURİYE...LÜBNAN...ÜRDÜN

İRAN KIŞKIRTILMAYLAN İSRAİLE DALACAK,KOALİSYON GÜÇLERİ İSE PÜSKÜRTECEK.
İSRAİL 3 ER KG LIK KÜÇÜK ÇAPLI NÜKLEER BOMBALARI PEŞPEŞE
PATLATACAK.

SIRA BÜYÜKLERE GELECEK!
TÜM DÜNYA YAHUDİLERE LANET EDECEK
LANET EDECEK.
SİYONİST İSRAİL DEVLETİ YIKILMAKTAN KURTULAMAYACAK.

GARGAD AĞACI RİVAYETİ  TECELLİ EDECEK.
TÜM DÜNYA DA MÜSLÜMAN YAHUDİ SAVAŞI BAŞ GÖSTERECEK.
                  2015-2016  2016-2017  2017-2018                                            
 ÖYLE 3 ÜLKE ,ÖYLE 3 ÜLKEYE KAFA TUTACAK Kİ TÜRKİYE,İRAN,MISIR KAFASINI YERDEN KALDIRAMAYACAK.


TÜRKİYE İLE YUNANİSTAN VE RUMLARLA GERGİNLİK TIRMANACAK,HAD SAFHAYA ULAŞACAK.

İÇERDE TERÖR ALABİLDİĞİNE ALEVLENDİRİLECEK.

TÜRKİYE KARIŞACAK,İRAN KARIŞACAK,MISIR KARIŞACAK.

ABD,SİYONİST İSRAİL,İNGİLTERE İŞİN ARKA PLANINDA BULUNACAK.

 AVRUPA İSLAMI TERÖRLE ANIP MÜSLÜMANLARI İĞRENÇ GÖSTERECEK.
ABD'NİN KÜBA DA BULUNAN GUANTANAMO GİBİ MÜSLÜMANLARI TOPLAMA KAMPLARINA SEVK EDECEK.

BU PLANLAR SİYONİZM CEPHESİNDE NİHA-İ TESİRİ GÖSTEREMEYECEK,PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBA İNŞAALLAH ELLERİNDE PATLAYACAK.

BÜYÜK ÜMİDİMİZ VAR !

İRAN BAŞLATACAK,TÜRKİYE KİLİDİ ÇÖZECEK,MISIR SON DAKKA GOLÜYLE İŞİ BİTİRECEK.

ARDINDAN BİZİM HİKAYEMİZ BAŞLAYACAK.

DİLLERE DESTAN ULUKIŞLA SAVUNMASI
         
PAROLAMIZ RESULULLAH IN SİYAH SANCAĞINDA YAZILI MÜBAREK SÖZDÜR.
""BİAT ALLAH İÇİNDİR.""

DECCAL ALARMI...

DİKKAT EDİNİZ O BİR YAHUDİ ÇOCUĞU...
YİNE DİKKAT EDİNİZ... 
HENÜZ BİR GÖZÜ KÖR DEĞİL!
Lanetlenmiş en kötülerden biri
İNSANLIĞIN EN KÖTÜ BELASI!


BİR SEVDAMIZ VAR ,O'NUN İÇİN BURDAYIZ.
MÜJDELER OLSUN,3. DÜNYA SAVAŞINI ALDIK!BURDAN TÜM DÜNYAYA İLAN İŞTE ULUKIŞLA SAVUNMASI 2017-2037

İŞTE DETAYLAR.....

İDDİA DEĞİL,İMA DEĞİL!

En geç 2017-2018 yıllarında küçük israil devleti yok olacak.

Yıl 2017-2018 de tüm dünya mahvolmuş olacak.

Bir ümmet küllerinden yeniden doğacak.
EN geç 1 ocak 2019 da Hz. Mehdi a.s çıkmış olacak…


İDDİA DEĞİL,İMA DEĞİL!

2017-2018 de tüm dünya yı 3.dünya savaşı; nükleer savaş kasıp kavuracak :((


1 ocak 2019 a kadar dünya mahvolmuş olacak :((


İDDİA DEĞİL,İMA DEĞİL!

En geç 2017-2018 de küçük israil devleti yok olacak.
                    
HZ.MEHDİ A.S' IN ÇIKIŞ 
TARİHİ
 MİLADİ 21 EYLÜL 2018 CUMA 
GÜNÜDÜR

AŞURELERDEN CUMA GÜNÜ;HİCRİ ÇIKIŞ TARİHİ 10 MUHARREM 1440 TARİHİDİR.

EN DOĞRUSUNU HİÇ ŞÜPHESİZ ALLAH BİLİR.
2017-2037 ULUKIŞLA SAVUNMASI NÜKLEER SAVAŞA DOĞRU ... 

RESULULLAH (A.S.) 'IN  HZ. MEHDİ ZAMANINDA AÇILMASI İÇİN VASİYET ETTİĞİ ŞU ANDA İSTANBUL 'DA TOPKAPI SARAYINDADIR.

KUTSAL EMANETLER BÖLÜMÜNDE 

MUHAFAZA EDİLEN SİYAH SANCAĞIN ÜZERİNDE  ŞU  MÜBAREK SÖZ YAZILIDIR. -BİAT  ALLAH İÇİNDİR.

Hz.Mehdi(A.S.) ve Ulukışla Savunması 
Nükleer Savaş Öncesi Ve Sonrası ...

İŞTE DETAYLAR.....
Nisan 2009 
ULUKIŞLA HARP AKADEMİSİ 2017- 2037

Hz.Mehdi(A.S.) ve Ulukışla Savunması 

Makale ilk olarak Nisan 2009 da ABD başkanı Obama'nın Türkiye ziyareti sırasında Bizkaçkişiyiz .net adlı sitede Kurtoğlu mahlasıyla yayımlandı .

***********

Ulukışla Savunması 2017-2037 

https://twitter.com/KonyaVeli

ULUKIŞLA SAVUNMASI 2017-2037 KASIRGA adlı makale ;

TÜRKİYE'NİN  ABD  TARAFINDAN   BOR MADENLERİ VE YER ALTI KAYNAKLARINDAN DOLAYI İŞGALİNİ  ANLATAN VE SATIŞ REKORLARI KIRAN  Metal
Fırtına adlı bilim-kurgu roman serisine rakip olarak gösterildi!

ULUKIŞLA SAVUNMASI 2017-2037 KASIRGA adlımakale Metal Fırtana adlı romana göre dahagerçekçi nedenlere dayandırılmış ve ürkütücü bulunmuştur!

Nükleer Savaş Öncesi Ve Sonrası

YIL 2015 AVRUPADA TÜRKİYE'YE VE MÜSLÜMANLARA UYGULANMASI TASARLANAN SİNSİ PLAN GİZLİ DEN GİZLİYE  UYGULAMAYA KONMUŞTUR !!

BAŞLANGIÇTA HİSSEDİLMEYEN ZEMİNİ PSİKOLOJİK BASKI VE ZULÜM OLAN BU SİYONİST PLAN MÜSLÜMANLARIN İMAJINI SIFIRA İNDİRMEK.

3. DÜNYA SAVAŞINA HAZIRLANAN BATININ ...


HAÇLI ORDUSUNU MEŞRU ZEMİN ÜSTÜNE OTURTMAK İÇİN DEVREYE KONMUŞTUR !



Sözde Ermeni Soykırımı  100. yılında TEK TARAFLI  olarak ABD , AB ÜLKELERİ ve diğer haçlı ittifakı ülkelerce aşama aşama tüm dünyada kabul edilir .

21/09/2014 ... 21/09/2018 TÜRKİYE AB ÜYELİĞİNDEN UZAKLAŞTIRILIR VE AB DEN ATILIR .

21/09/2014 ... 21/09/2018 TÜRKİYE NATO ÜYELİĞİNDEN UZAKLAŞTIRILIR  VE NATO DAN  ATILIR .

21/09/2014  ... 21/092018 AB VE TÜM DÜNYA KAOSA SÜRÜKLENİR.

BİRLİK İÇİNDE RESMEN KUTUPLAŞMA BAŞLAR!

AB İÇİNDEN KIRILMALAR VE ANLAŞMAZLIKLAR GÜN YÜZÜNE ÇIKAR VE ÜYELİK ÇÖKER.

21/09/2014 ... 21/09/2018  NATO HAÇLI İTTİFAKI NIN ANA MERKEZİ OLUR. 


ALMANYA TÜRKİYE YE VE RUSYA YA GÖZ KIRPTIĞI İTTİFAKLIK TEKLİFİ NETİCESİ AVRUPA KENDİ İÇİNDE İYİDEN İYİYE BÖLÜNÜR .

21/09/2014 ... 21/09/2016  SUUD KRALI ABDULLAH ÖLÜR YAHUT ÖLDÜRÜLÜR.

KRAL ABDULLAH 2015 YILININ OCAK AYINDA ZATUREE DEN ÖLDÜ...
YERİNE 79 YAŞINDAKİ ÜVEY KARDEŞİ SELMAN GETİRİLDİ!


KRAL SELMAN 2 YIL İÇİNDE ...
DOĞUM TARİHİ ..5 OCAK 2015-
ÖLÜM TARİHİ..5 OCAK 2017

GÖREVDEN SONRA GÖREVİNDEN AZLEDİLİP,TAHT TAN UZAKLAŞTIRILACAK !!!BU KESİNDİR !!


YENİ SUUD KRALI VE VELİAHT PRENSİ KRAL SELMAN SUUD KRALİYET YÜKSEK ÜYELERİ TARAFINDAN İDARESİ ZAYIF OLDUĞU GEREKÇESİ İLE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILIR,AZLEDİLİR!

KRAL SELMAN 2 YIL GÖREV YAPTIKTAN SONRA GÖREVDEN ALINACAK!!

AZİLDEN HEMEN SONRA... 

YENİ KRAL VE VELİAHT ÜZERİNDE BİR TÜRLÜ UZLAŞMA SAĞLANAMAZ!!


ÜLKE KAOSA SÜRÜKLENİR,ÇOK KANLI BİR İÇ SAVAŞ PATLAK VERİR.

MASUM İNSANLAR ÖLDÜRÜLÜR.
NİHAYETİNDE 2.DÜNYA SAVAŞI KADAR 20 MİLYON MÜSLÜMAN SUUDİ ARABİSTANDA İÇ SAVAŞTA HAYATINI KAYBEDER.

DIŞARDA 3. DÜNYA SAVAŞI ... 

İÇERİDE BÜYÜK BİR KATLİAM BAŞGÖSTERİR,MASUM İNSANLAR ÖLDÜRÜLÜR...


21/09/2014 ... 21/09/2018  Siyonist yahudi devleti artık yok.

Nükleer savaş erken başladı !

YIL 2015-2016 YILLARI ORTADOĞUDA KONUM ALMA
YIL 2017-2018 KAPIŞMA YILLARI OLACAK.

Siyonist yahudi zulmü ;70 000 000 (70 MİLYON) müslüman nasıl buhar oldu !

21/09/2014 ...21/09/2018  Dünya çapında müslüman yahudi çatışmasının başlaması,insanlığın yahudilere lanet etmesi.

Gargad ağacı (Abd) hadisesinin tecellisi )
21/09/2014 ... 21/09/2018 
Türkiye batılı haçlılarının saldırısına maruz kalır, savunma savaşı yapar. 

21/09/2014 ... 21/09/2018 İstanbul işgal görür.

Tekirdağ,Edirne,Kırklareli işgal görür.

21/09/2014 ... 21/09/2018 Mersin,Adana,Antalya ve KIBRIS işgal görür.

21/09/2016 ... 21/09/2018 Müslüman coğrafyasının % 80 i işgal görür. Neredeyse savaşta hükmen mağlup sayılacak konuma gelir.

21/09/2014 ... 21/09/2018 Allahu Alem müslümanların 3 te 1' i tabiri caizse buharolur,500 milyon müslüman hayatını kaybeder.

21/09/2014 ... 21/09/2018 Biyolojik, kimyasal, nükleer savaş tüm dünya yı kasıp kavurur.Ümitsizlik ve yeis hali oluşur,savaşın nihayeti bir türlü görülemez.

Tüm inançtaki kişiler insanlar kanı durduracak ilaç arar, ilaç bir türlü bulunamaz.Aranan ilaç Müslümanlar tarafından Mekke  de bulunur.

Allahu alem  miladi 21/09/2018 ...yahut hicri 10 muharrem 1440 ... Hz.Mehdi (a.s ) kendisinden ümit kesilmişken aniden ortaya çıkıverir.

Hz.Mehdi (a.s)zorla ölüm tehditi altında başa geçirilir.

Tüm dünya ya Cebrail a.s tarafından malum ilan edilir.Bu sesi semadan duyan herkes Hz.Mehdi (a.s) çıkmadı diyemeyecek hale gelir,kendini inkar edenler ise REZİL RÜSVAY olur.

21/09/2018 ... Perşembeyi Cuma ya bağlayan gece Cebrail a.s tarafından nida dan sonra ...
Cuma namazında Hz. Mehdi(a.s) Mekke de  ve tüm dünya da herkes tarafından görünür.

.... ARTIK KAN DÖKÜLMEYECEK !!

21/09/2018 ... Müslüman  devlet bşk. ları  ve askeri erkan,müslüman milletler,müslümanlar kendisinden başkasının işi başaramayacağını idrak ettiklerinde koşarak Hz.Mehdi(a.s.)'ye sığınırlar.

ARAP AZATLISI  HZ.MEHDİ A.S. 
RUM AZATLISI ABD ...

21/09/2018 ... 
DÜNYA RESMEN 2 KUTUBA AYRILIR...

İttifak devletleri de yeni güç merkezinde  Hz.Mehdi(a.s) tarafında yer alır . Japonya,Almanya gibi.

.... ARTIK KAN DÖKÜLMEYECEK !!

Tüm itikadi mezhep farklılıkları ,ameli mezhep farklılıkları kalkacak,ahlaki mezhep farklılıkları ortadan kalkacak.Bu bir süreçtir !!

İslam birliği Hz.Mehdi (a.s) bşk. kurulacak .Aynı zaman da islami devletler topluluğu.Aynı zamanda İslam ordusu birliği ... 

Hz.Mehdi (a.s) bşk. lığında her türlü birliktelik için düğmeye basılacak.Nihayetinde gerçekleşmesi sürece bağlı olacak.Ta ki bu iş 2024 e kadar tüm ayaklarıyla gerçekleşmiş olacak.bu kesindir!!

Tüm dünya da ise gerçekleşmesi 2030 a kadar sürecek  ki bu bir süreçtir.

21/09/2018 ...21/09/2020 Hz.Mehdi(a.s) bşk lığında kaybedilen toprakların % 20 si kurtarılır. Ankara işgal görmekten  kurtulur. 

Mersin ,Adana ,Antalya...

İşgal den kurtarılır,fakat taraflar yorgun düşer!

Kıbrıs ve İstanbul ;
Edirne,Kırklareli,Tekirdağ geçici olarak düşman işgalinde kalır.

(Allah 'ın izniyle ilerde Hz.Mehdi(a.s) tarafından bu işgal toprakları geri alınacak.bu kesindir!

21/09/2018 ... 21/09/2020 ATEŞKES ANTLAŞMASI İMZALANIR.

21/09/2020 ... 21/09/2024 

Boğazların Abd nin elinde kalması Rusya yı zorda bırakır .

TÜRKİYE -RUSYA HARBİ...
RUSLARI YENECEĞİZ....VAKTİ SAATİ GELDİĞİNDE !

TÜRK RUS SAVAŞI (2020 - 2024)
Rusya Türkiye'ye aniden saldırır ! 

21/09/2020 ... 21/09/2024 Rusya Türkiye'ye aniden saldırır !

Türkiye zor durumda kalır . 

Abd den yardım istemek durumunda kalır.  Başka bir ülke ile savaşta olan Abd bu durumu bahane eder. Abd yardımı 9 ay sonra gelir.
Hz.Mehdi(a.s) gizli kalması ve halk tarafından ve diğer devletler tarafından öldü kabul edilmesi Hz. Mehdi(a.s)' yi gizli silah yapar!

21/09/2018 ... 21/09/2024 Ateşkes antlaşması sonrası Hz.Mehdi(a.s) Mekke de gizli bir mağarada gaybete çekilir. 

İnsanların gözünden kaybolur. Ta ki Rusya savaşında zor duruma düşen Türkiye Abd den yardım istemek zorunda kalana kadar!

Hz.Mehdi(a.s) Bu zaman sürecinde ilim tahsili ve gelecek muhtemel savaşlara ve zorlu şartlara hazırlık yapar.

21/09/2020 ... 21/09/2024 Hz.Mehdi(a.s) saklandığı mağaradan artık çıkar. 

Medineyi Münevvere deki ordusunu  Suriye de ki Guta bölgesine gönderir.

Kendisi ise Kafkas cephesine, Türkiye ye gelir.

GALİP TÜRKİYE, MAĞLUP RUSYA !!  
RUSLARI YENECEĞİZ...VAKTİ SAATİ GELDİĞİNDE!

21/09/2022 ... 21/09/2024 Hz.Mehdi(a.s) emir komutayı devralır ve Rus saldırısını durdurur. Ardından karşı saldırı ile işgal deki doğu topraklarımız düşman işgalinden tamamen kurtulur!

Bir keşif sözü der ki; 
Bir kişi gelecek, O'nu bekliyoruz. tıpkı 4 halife gibi 3'ü burada. 
O'nu arıyoruz henüz bulamadık !

21/09/2022 ...21/09/2024 Hz.Mehdi(a.s) doğu cephesinde emir komutayı almasıyla karşı saldırı ile Ermenistan Gürcistan ,Azerbaycan Çeçenistan gibi yakın Kafkas topraklarını kontrolu;

KAFKASYA NIN KONTROLÜ TÜRKİYE GEÇER.

Rusya ağır kayıp verir,darmadağın olur.

21/09/2022 ...21/09/2024 Abd yardımı 9 ay sonra gelir ve Rusların mağlup olmasıyla sonuçlanan son durumu beğenmeyen bir Abd askeri Allahu Alem 3-5 metrelik haçlarını havaya kaldırarak haç galip geldi diye bağırır!!

Bu olaya kızan bir müslüman, bağıran Abd askerini öldürür.Bu durumu bahane eder.

ABD, TÜRKİYE’YE BARIŞIN 5. SENESİNDE  TEKRARDAN HARP İLAN EDER.

Türkiye  havadan ve denizden bombardımana maruz kalır.Abd başkenti düşürmek için Kıbrıs üzeri Hatay a  kara çıkartması yapar.

21/09/2022 ... 21/09/2024 Abd 80 tümen askeri ile 960 000 asker ; Kıbrıs üzeri bu sefer Hatay'a çıkartma yapar ve Ankara istikametine yol alır .

21/09/2022 ... 21/09/2024 Hz.Mehdi(a.s) nin ordusu şu an ki Suriye nin GUTA karargahından Türkiye geçer.

Hz.Mehdi ordusuyla taarruz eden Abd ordusunun önüne geçerek durdurur. 
Belen Geçidi önünde Amik Ovası nda büyük bir harp olur!! 

Savaşı ilk 2 gün yenilgiden 3. gün kontrolu ele geçiren Hz .Mehdi(a.s) düşmanı 3 . günden sonra Hatay'dan Akdeniz esürer.Denize dökülen Abd rezil rüsvay  olur !!

ABD düşmanı ağır yenilgi alarak REZİL RÜSVAY  olur.Abd bu savaştan sonra tüm çaba ve gayretlerine rağmen bir türlü toparlanamaz.

21/09/2022 ... 21/09/2024 Hz.Mehdi(a.s ) Eshabı kehf i uykusundan uyandırır.Savaşın hemen sonrasında Kutsal Ahit Sandığını beraber arayarak Antakya daki mağaradan çıkartır.

21/09/2022 ... 21/09/2024 Kudus e getirilen Kutsal Ahit Sandığı  Kuran da geçen ismi ile TABUT U SEKİNE yahudiler ile müzakere de ana kaynak olur . Müzakere sonrasında bir grup yahudi Hz. Mehdi (a.s) eliyle  müslüman olur .

Yahudiler bu süreçten sonra müslüman olmaya başlar ve süreç hızlanır. Büyük Dünya Savaşının bu safhasında yahudiler saf değiştirir.!!

21/09/2022 ... 21/09/2024 Tüm dünya devletleri Kudus te  bir araya gelir. Merkezin çatıştığı satranç tahtasında Hz.Mehdi(a.s) merkezi ele geçirir.

Oluşan islam devletler topluluğunun icrası Hz. Mehdi (a.s)yi daha önemli konuma  getirir.Hz.Mehdi (a.s) artık piyasa oyuncusudur, kimse önünde duramaz !!

21/09/2022 ... 21/09/2024 Abd ve Rusya  bu savaşlardan sonra artık gerilemesi kesinleşir ve 1. lig ten resmen düşer.

Kudüs merkezli toplantıda birçok ülke saf değiştirir .Anlaşma yolu ile topraklarının idaresi  Hz. Mehdi (a.s) 'ye geçer.

21/09/2022 ... 21/09/2024 İstanbul Hz. Mehdi(a.s) tarafından feth edilir. Hz.Mehdi(a.s) 400 000 kefereyi öldürür.
Cenab ı Hakk  İstanbul'dan hastalığı ve üzüntüyü kaldırır.

Hz. Mehdi(a.s) 1 sene istanbul da kalır.Tahrif gören camileri onarır, yaralı yüreklerin tedavisiyle meşgul olur.

21/09/2024 ... 21/09/2026 Yunanistan Hz.Mehdi(a.s) tarafından feth edilir ...

21/09/2024 ... 21/09/2026 Hz. Mehdi (a.s) tarafından Vatikan Fitnesi son bulur ve ROMA feth edilir. 600 000 kefere ROMA da öldürülür.

MÜTHİŞ KURAKLIK ...
Yaşlılar,çocuklar,hastalar...ölüm kol geziyor !!

21/09/2023 ... 21/09/2026  ... 3 sene artarak devam edecek olan büyük bir kıtlık baş gösterir.Tüm dünya bundan nasibini alır !!

Toplu ölümler yaşanır. Hayvanların  ve bitkilerin soyu bitme noktasına gelir!!
Müthiş bir kuraklık ortalığı kasıp kavurur.
3.senenin sonunda ROMA feth edilir.

DİKKAT 3 Sene artarak devam eden Kuraklık ve Ölümün ardından …
DECCAL çıkacak !!

Çok ama çok kısa bir müddet içinde  Hz. Mehdi (a.s) ın ordusu Roma dan ivedilikle ayrılıp  Şam a vardıklarında  DECCAL in İSFAHAN da çıktığı haberi Hz. Mehdi (a.s) ulaşır.

21/09/2024 ... 21/09/2026 ROMA fethi sonrası Hz.Mehdi(a.s) deniz yoluyla hızlıca geri çekilir. 

Ordu Akdeniz den kıyıya ayak bastığında Deccal fitnesi baş gösterir. 

Deccal ilk olarak  İRAN İSFAHAN da yahudiler arasından çıkar.70 000 yahudi deccale uyar,bunların 13 000 i kadındır.


DECCAL ALARMI...

DİKKAT EDİNİZ O BİR YAHUDİ ÇOCUĞU...
YİNE DİKKAT EDİNİZ... 
HENÜZ BİR GÖZÜ KÖR DEĞİL!


21/09/2024 ... 21/09/2026 Allahu alem 10 büyük devlet çıkarlarına büyük tehdit gördükleri Hz.Mehdi (a.s) ye topluca Kudus çevresinde saldıraya geçer.

Zor duruma düşen , her şeyin sahibinin Allahu Teala olduğunu bilen  Hz.Mehdi(a.s) Cenabı Allah a dua eder.

Düşmanın helakı için niyazda bulunur ve neticesindeAllahu alem  Cenabı Hak  ateş ve bol yağmur gönderir.Düşmanlarını REZİL RÜSVAY eder.

21/09/2024 ... 21/09/2026 Deccal fitnesi ile Hz. Mehdi(a.s) savaş yapar. Büyük çarpışmalar baş gösterir.

40.günde Deccal Hz. İsa (a.s) ın şam da beyaz minareye inmesi 

Hz. İsa (a.s) Kudus te sabah namazı esnasında namaz kılması akabinde güneşin doğmasından sonra fitne sona erer. Hz. İsa (a.s) deccal i öldürür. 

21/09/2024 ... 21/09/2026  Hz.Mehdi (a.s) gelişi ile ağır darbe alan pavlus itikadındaki batıl Hristiyan görüşler, Hz. İsa (a.s) geldikten sonra MUTLAK  manada hükmen mağlup olur.

21/09/2024 ... 21/09/2026 Hz. İsa nın gelişini red eden tüm inkarcılar REZİL RÜSVAY olur . 
Aynı olay Hz.Mehdi(a.s) çıkması için de geçerlidir ; deccal fitnesi içinde !

21/09/2026 ... 21/09/2030 Hz. Mehdi(a.s) tüm dünya da kasırga gibi ...

Tüm müslüman devletlerin yönetimi Hz.Mehdi(a.s) ye geçer.

Dünyadaki tüm  devletlerin yönetimi Hz.Mehdi(a.s) ye geçer.

YIL 2029
BEKLENİLEN ZAFER 
BEYAZ SARAY DÜŞTÜ !!

21/2028/21/09/2030 Abd Hz.Mehdi(a.s) ve askerleri tarafından önceden kestirilemeyen sayıda askerleri ile feth edilir .

Savaşta yok olan ve tekrarda yapılan Beyaz Saray (beyaz ev) kolaylıkla Hz.Mehdi(a.s) tarafından Feth edilir.

Beyaz Saray ın kontrolu Hz.Mehdi(a.s)'ye geçer.

Konu ile ilgili hadisi şerif Müslüm de geçer ve şartların gerçekleşmesiyle Allahu Alem 2029 da tecelli eder.

21/09/2026 ... 21/09/2030  Kendisine sürekli cephe alan devletler tamamen işgal görür.


Tüm ülkelerin, devletlerin başkentleri resmen düşer.Yönetimleri Hz.Mehdi(a.s) nin kontrolüne geçer.

21/09/2026 ... 21/09/2030 Hz.Mehdi(a.s) tüm dünyaya hakim  olur. 
Tüm Dünyanın Doğusunu da almıştır ... Batısını da .

HZ. İSA A.S PEYGAMBER OLARAK DEĞİL ! ÜMMET OLARAK GELECEK. HİLAFETİ HZ.MEHDİ DEN DEVR ALACAK.

Kudüs- ü Şerif...
Yıl 2026 Hz. İsa (A.S) gelmiştir. 
Deccal in kuşatmasını yararak Mescidi Aksa ya varır ...

Halifeliği Mehdi den devralır, devlet bşk lığını kendisine iade eder.

(Emir kendi içinizdendir. Allah ın bu ümmete bir lütfu üzerine sizler birbirleriniz üzerine emirlersiniz !)

Yıl 2026 Hz. İsa (A.S) gelmiştir. 
40 yıl sürecek olan İslam Halifeliği başlamıştır.

Yıl 2030 Hz.Mehdi(a.s) İmparator olur.
Kudüs te tahta geçer .7 sene boyunca Tüm dünya yı yönetir. 

Hz.Mehdi a.s Müslümanlara ve  tüm insanlığa hadim,hizmetkar olur.

Düzeni bozulan tüm sorunlar bu süre zarfında ivedilikle ele alınır ve düzeltilir. 

* 7 sene sürecek olan imar ile her senesi 20 yıl gibi olan müthiş bir atılım yapılır. Bozulan tüm bozukluklar tespit ve izalesi yapılır.

* 7 sene sürecek olan süreçte tüm batıl dinler ortadan kalkar ve hidayet tüm dünyayı sarar.

* 7 sene sürecek olan bu süreçte milletler  arasındaki kin ve nefret tohumları kökünden sökülüp atılır.

* 7 sene süreç olan bu süreçte adalet tüm dünyayı sarar ve tabiri caizse sanki asrı saadet dönemi gibi fakat savaş öncesi bozuk gösterilen islam itikadı değil, gerçek islam yaşanır.

* 7 sene sürecek olan bu imar iskan  döneminde her türlü ihtiyaç Hz.Mehdi(a.s) tarafından karşılanacak.

*Nihayetinde o vakte kadar görülmemiş refah, huzur ,bolluk ve bereket görünecek.Zekat verecek müslüman bulunamaz hale gelecek.

* Allahu Alem Hz.Mehdi(a.s) tahta çıkışının 7. senenin bitimine akşam üstü Kudus te vefat eder.(Allahu Alem 2037-2038) 

*Ümmet i Muhammed den Hz.Mehdi (a.s) dan, memnun olmayan bir kişi dahi kalmayacak.

Denizdeki balıklar ,semadaki kuşlar dahi ondan razı olacak.

Kaldırmadık bidat , ihya etmediği (vesilesi) sünnet i seniyye kalmayacak.

*Hz.İsa (a.s) cenaze namazını kıldırır. 
Müslümanlar üzerine cenaze namazı kılar.

Hz.Mehdi(a.s) Kudus te Mescid i Aksa ya defnedilir.

*Allah O'ndan (Hz.Mehdi (a.s) ) Razı Olsun.(Amin)