.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

31 Aralık 2015 Perşembe

MESİH(!)TEN ALLAH'A SIĞINMAK

Mehmet Ali BULUT / Haber 7
Bugün Suriye etrafında yaşanmakta olan siyasi, sosyal ve tarihi olayları doğru tahlil edebilmek, her ülkenin her halkın en önemli problemi haline gelmiş bulunuyor.
Olaylar henüz tam irtifasını kazanmamış olsa da kimlerin işe müdahil olduğu netleşiyor. Her ülke ve her toplum tabii ki dünya hadiselerini okuma mahareti kazanmış evlatları sayesinde- kendi eskatolojileri (kıyamet senaryoları) üzerinden meseleyi okumaya, anlamaya çalışıyorlar. Üç aşağı beş yukarı her ülke, Suriye etrafında yaşanmakta olan hadiselerin, dünyaya yeni bir düzen vermeyi amaçladığını artık görüyor. Olaylar sona erdiğinde, hangi devletlerin (hatta halkların)  “exs”, hangileri “out”, hangileri “in” olacak veya hangileri birinci ligde kalacak hangileri küme düşecek veya birinci lige çıkacak belirlenmiş olur… Ve sonunda “dağın kalbi” (gerçek küresel güç) kimin elinde kalacak göreceğiz!
Hobitler ve Yüzüklerin Efendisi filmlerinin senaryosunu yazan, senaristin, ezoteriği iyi bildiği ve Tevrat eksenli bir kıyamet senaryosunu (Yahudi Eskatolojisini)  esas aldığı görülüyor. O senaryoyu yazanlarla şu savaşı planlayanlar aynı eller. Dolayısıyla denilebilir ki o senaryonun bir tatbikatı olacak şu büyük savaşın, “vatanını arayan cüceler ”in amacına (yani arz-ı mevudu isteyen Siyonistlerin dünya krallığını kurma amacına) hizmet edeceğini umuyorlar. Bugün Arkeoloji diye bilinen bilim, nasıl ki Tevrat’ta adları geçen şehir ve coğrafyaların gerçekliğini ispat etmek için yola koyulmuşsa, şu Yüzüklerin Efendisi serisi de insanları, Tevrat’ın ön gördüğü eskatolojiye inandırmak için kurgulanmış…  
Filmin ana konusunu hatırlayın. Bir yerde büyük zenginlik ve servet içinde yaşayan Cüceler (senaryo sahiplerine göre Beni İsrail), krallarının altın ve iktidar hırsı (dünya hırsı) yüzünden tüm halkların öfkesini üstlerine çekmeleri sonucu, yurtlarını terk etmek zorunda kalırlar. Dağın Kalbi denilen mücevher ve mağaralar dolusu altın Ejderhanın (Yani Yüzüklerin Efendisi olan İblis’in) kontrolüne geçer.
Bu arada elden ele dolaşan yüzük sembolü de şeytani iktidar hırsını temsil eder. Ona sahip olan, iktidar hırsına kapılan nerede ise insanlıktan çıkar. Uzun bir zaman geçer. (Nitekim Yahudilerin yurtlarından sürülmelerinin üzerinden iki bin sene geçtikten sonra gelip eski yurtlarında bir devlet kurdular. Şimdi tüm Ortadoğu’yu istiyorlar) 
Bu, anlattıklarım Yahudi eskatolojisidir. Onlara göre kıyamete doğru yeniden Yeryüzü Krallığını kurup tüm dünyaya hâkim olacaklar. (Cüceler= Yahudiler, yani en az olan ümmet) Gerçi bugün hakikaten yeryüzünün krallarıdırlar ama bununla yetinmiyorlar. Yani dünyanın en büyük beş ülkesi bütün güçleriyle onlara hizmet ediyor. Esasında öngörüleri bir parça tahakkuk da etmiş. Ama onlar illa da toprak istiyorlar. Tüm Ortadoğu’yu…
(Senaryoyu yazanlar “az olanlar” olarak Yahudileri almışlar ama yanılıyorlar. O son savaşta ez olanlar galip gelecek ya, bunu Yahidiler olarak yorumluyorlar. Hâlbuki “az”dan murat müminlerdir. Nitekim bir rivayette var, “İsa Deccalin ancak dizine gelir, ama onu öldürür” diye. Deccallin taraftarlarının çokluğu ve azametli heykelleri yanında inanların bir avuç olacağı ama gelip geleceğini böyle sembolize etmiş geçmiş nebiler) 
…..
Müslümanların da bir eskatolojisi var. Bize asla yalan çıkmamış nebinin verdiği ihbarâta göre biliyoruz ki, kıyamete doğru Deccal çıkacak. Bu deccal yeryüzünde inkârı ulûhiyeti yayarak, beşeri tanrısından koparacak ve fitne yeryüzüne dağılacak. Zulüm ve adaletsizlik dünyayı saracak. İnsanoğlu Rabbine karşı nankörlükte had safhaya varacak. Haram olan her şey trend olacak. Bütün imkânlar ve medeniyet nefislerin doyurulmasına hizmet edecek. 
Bu hal insandaki hırsı azdırdıkça azdıracak ve dünya zir u zeber olacak.  (Nitekim bu inkârcı medeniyet, iki dünya savaşıyla, gayzını öyle bir kustu öyle bir kustu ki, bütün insanlık tarihi boyunca yaşanmış tüm savaşlarda kaybedilen canlar kadar insanı (100 milyon insanı) iki savaşta telef etti.)  İblisin ve onun hizmetkârları (siyaset, medya, sanat ve benzeri aracılar) tarafından sınırlarından taşırılmış insanlık, tam gemi azıya almışken, Müslümanlar içinde Mehdi çıkacak ve Deccal in İslamlar içinde yapmış olduğu tahribata dur diyecek. Mehdi en birinci vazifesi olan imanları takviye Müslümanları yeniden tevhit sancağı altında birleştirmeye kalkışınca
Deccal tüm imkânlarını devreye sokarak onu durdurmak isteyecek.  
Ancak bu kolay olmayacak. Çok zor ve çetin savaşlar yaşanacak. Bu savaşların arkasında Yahudiler olacak. O kadar büyük fitne çıkaracaklar ki sonunda taşlar bile onları ele verecek. Yahudi mağlup edilip kazınmadıkça fitne dinmeyecek. Bu savaşların en büyüğü ve en güçlüsü, insanların ekseriyetinin telef olacağı en büyük savaş (melahime savaşı) Amik ve Dabık ovalarında yaşanacak. Bu savaşlarda Müslümanlar büyük zayiat verecek.
Önceleri büyük kitleler halinde yurtlarını terk edep kaçacaklar. Kalıp direnenlerin hepsi şehit edilecek (ki o şehitler, ‘Afdaluşşüheda’ olacaklar).  Sonra dürt bir yandan müminler o bölgeye gelerek deccal ordularına karşı direnmeye başlayacaklar. Büyük acılar, mağlubiyetler ve kayıplar yaşandıktan sonra ehl-i beytten bir zat çıkacak, liderliği ele alıp dağınık haldeki Müslümanları toparlayarak yeniden saldırıya geçecek. Ve Deccal ordularını dağıtacak. Tam o anda Mesih çıkacak ve Mehdi’nin imdadına yetişecek. Mesih Deccalı öldürecek ve kırk yıl boyunca insanlık, tamamen kaybedilmiş adaleti yeniden tesis edecek ve kurtla kuzu birlikte yayılacak.
Sonra tekrar hızlı bir mağlubiyet dönemi gelecek ve yeryüzünde inanan kalmayacak. Kıyamet de kâfirlerin başına kopacak……
Evet, bu da bizim eskatolojimiz; yani Müslümanlara göre kıyamet öncesinde yaşanacaklar…
Bu tür meselelere üç şekilde bakılabilir. 
Birincisi; hiçbir eskatolojisi olmayan, yani bir ahiret senaryosu olmayanların bakışıdır. Onlar meydana gelen hadiselere dair bir ön bilgileri olmadığı için, gelişmeleri akıl ve teknik imkânları nispetinde değerlendirip ona göre bir karar verirler. O tür milletler, ayakaltında kalmaya mahkûmdurlar.
İkinci grup; meseleye iman noktasından bakar. Hiçbir tedbir almayı akıl etmez. İman etmiştir nasıl olsa o hadiseler olacak. Öylece gelişmeleri takip eder. Ama inanır. Geçmişten geleceğe bakar. Ve der ki madem haber verilmiştir öyleyse olacaktır. Kendisinin bir şey yapması gerektiğini düşünmez. Çoğu Müslüman bu kategoriye giriyor. Mehdinin geleceğini biliyor, Mesih’in geleceğine inanıyor. Ama onların ortaya çıkmalarını sağlayacak hadiseleri tahmin edemiyor. Dolayısıyla metinleri de tam okuyamıyor. Ancak hadise olup bittikten sonra “haa bu buymuş” diyor, diyebiliyor. 
Bu gurubun da pek olaylara müdahil olması düşünülemez. Yani birileri çıkıp o hadiselerin yapma olanlarını önlerine koysa, bunun gerçek olup olmadığını bilmez. Çünkü bu insanlar, sembol ve temsil dilinin kullanıldığı gaybi haberleri kendi zamanlarına aktarırken, bir arayüz dil kullanmak gerektiğini bilemezler.
Bu zamanda o hadiseleri nasıl anlamamız gerektiği konusunda en sağlıklı “arayüz dili” oluşturan Bediuzzamandır. Beşinci Şua, Mucizat-ı Ahmediye Risalesi(19. Söz), Emirdağ Lahikası ve Sikke-i Tasdik-i Gaybi gibi eserlerinde Hz. Peygamberin geleceğe dair sözlerini bugün nasılanlamamız gerektiği hususunda ciddi açılımlar yapmıştır. Geleneksel islam düşüncesinden gelenlerin ona itirazlarının altında onun kullandığı bu arayüz dil var. İşta bakın etrafınıza onun dilini çözemeyenler hala şurada burada bir mehdinin çıkmasını bekliyorlar ve bu yüzden de Mehdilerden geçilmiyor. Oysa o, mehdileri dörde kadar çıkarıyor. Onun vazifelerini bir tek şahsın yapmasının mümkün olmadığını, bunun bir program olduğunu ve beli safhaları bulunduğunu tam günümüz diliyle aktarıyor.  Eskiden cemiyet ve cemaat fikri gelişmediği için, insanların kıyamet öncesinde çıkacak şahısları anlaşılmayacak şekilde tarif ettiklerini, dönemin teknik imkân ve vasıtalarını onların şahsî meziyeti saydıkları için hadiselerin gizlendiğini söylemiştir.  Mehdiyetin asıl görevinin, imanları kurtarmak ve takviye etmek olduğunu da hatırlatan Bediuzzaman, milletin asıl Mehdi ile beklediği (askeri alanda çıkacak) eli kılıçlı mehdiyi birbirine karıştırdığını izah ediyor… 
Ama Müslümanlar olarak biz kendi eskatolojimizi tam anlayamadığımız için bugün islam dünyası mehdilerden yıkılıyor. Oysa hem mehdi (as) hem İsa (as) kendileri bile başlangıçta o şahıs olduklarını bilmeyecekler.
Hadiseler olup bittikten sonra müminler iman ferasetiyle bilecekler ki o Mehdi imiş veya İsa imiş.
O yüzden diyebilirim ki Müslümanlar, kendilerine bildirilmiş hadiseleri önceden okumayı bilemedikleri için bugün, bunu bilen ve ona göre tedbir alanlara karşı zebun olmuş durumdalar.
Üçüncü grup ise, bugünde durmuş, geçmişin hadiselerine bakarak geleceği okuyan bir guruptur. Batının yaptığı ve hakkını da hakkıyla verdiği budur. Bizde metin bozumu geleneği yoktur. Yani elimizdeki metinleri yıkıp yeniden inşa etmek gibi bir gelenek olmadığı için, hadis metinlerini ve rivayetleri, ciddi manada çözüp yeniden inşa edemiyoruz. Ve dolayısıyla güne getiremiyoruz. 
Amma batı ve özellikle Tevrat etrafında gelişmiş gizemcilik, diyebilirim ki 40- 50 yıl dünyanın önünde gidiyorlar. Hadiseleri iyi okudukları için, ihbarları da iyi değerlendiriyorlar. 
Bugün DEAŞ, İŞİD, Taliban ve diğer tüm terör örgütleri, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP= Yahudilerin istediği arazileri, onların rahatlıkla alabilecekleri hale getirme projesi. Irak halledildi, <Nitekim, Matriks filminin ikincisinde Nebukadnezar gemisi Ziyona gelip sığındı>, Suriye tamamlanmak üzere, Mısır zaten kayığa bindirilmiş durumda, Arabistanın da yavaş yavaş başı ağrıtılmaya başlandı. Diğer küçük devletleri de zaten çantada keklik) sonra Türkiye ve Ürdün  ) çerçevesinde oluşturulmuş yapay örgütlerdir. Çoğunun da hadislerde yeri vardır. Adamlar, vakti geldiğinde ortaya çıkacağını sandığımız olayları önceden kurgulayıp bizim aleyhimize kullanmayı biliyorlar.
Peygamber efendimiz tarafından bize tavsiye edilmiş ve Şafiiler tarafından sabah namazından sonra tekrar edilen bir sığınma duası var. “Allahumme ecirna min fitneti ahirrazaman, allahumme ecirnâ min fitneti Mesihiddeccali ves-süfyan” der. (Allah’ım! Ahir zaman fitnesinden sana sığınırız. Allah’ım! Mesih gibi görünecek deccaldan ve Müslümanlar içinde çıkıp sureti haktan görünüp aldatacak Süfyandan sana sığınırız!) 
Duanın bizi istianeye çağırdığı, Deccalın kendisi değil, Mesih gibi görünecek olanlarıdır! Buraya dikkkat edin. Duanın bizi kendisinden Allaha sığınmaya çağırdığı Mesih maskesi giymiş Deccaldır, Müslümanları kurtarmaya gelmiş gibi görünen “Halâskar” zannedilen deccallardır! Yoksa mümin zaten Deccalı tanır bilir ve bulaşmaz.  Çünkü tanrı tanımaz bir münkirdir o!
İşte bakın önümüze konulan örgüt ve cemiyetlere. N ekadar da suret-i haktan görünüyorlar. Ne kadar da rivayetlerdekine benziyorlar. Ama değiller. Rivayetlerde Kahkah diye birinden söz edilir. O sembol bize diyor ki aman dikkat, sizi Mesih diye kandırabilirler, sizi Mehdi diye kandırabilirler. Çünkü onların hakikisi gelmeden önce bir yığın sahtesi ortaya çıkacak ve müminleri kandıracak!
Bugün yaşanmakta olanlar böyledir. Allah hepimize iman feraseti versin.
İmdi ben fakir derim ki,” ben Mehdiyim” diyenler birer kurgudan ibarettir, ben Mesih’im diyen cinlenmiştir. Bu insanları ortaya çıkaracak hadiseler henüz başlamadı. Elbette deccal bugün de insanlığı kavuruyor, dört bir yanda fitnesini yayıyor. Mehdinin asıl vazifesi olan iman ve ihya işini yapanlar da çıktı. Zaten o iman ve küfür mücadelesi yaşanıyor. Fakat halkın beklediği ikinci belki üçüncü derecede vazifeli olan mehdidir ki savaşlarda ortaya çıkacak. Mesih dahi ona imdada gelecek Hristiyanî bir kuvvetin şahs-ı manevisidir. Başlarındakinin Hz. İsa olduğu çok sonra bilinir veya bilinmez
Çünkü “günlerin sonu”nda yaşanacak büyük savaş, dinlerin değil, iyilerle kötülerin, iman ile küfrün savaşı olacaktır. Bu savaşta, mümin Hristiyanlar ile mümin Museviler de mümin Müslümanların yanında yer alacak! Yani o savaş Küfür Milleti ile İman Ehli arasında yaşanacak. Ahuramazda ile Ehrimen Savaşı, Rahman ile Şeytan savaşı…
Dolayısıyla ey millet hadiselere öyle bakmak ve doğru okumak lazım. Akis takdirde bugün ve dün olduğu gibi yarın da BOP çerçevesinde önümüze konulan projeleri hakikat sanıp aldanmaya ve telef olmaya devam ederiz… Allah korusun.

15 yorum:

  1. http://anahtar.tv/2015/10/01/4101/

    Kabalist hamamlardan 2016 kahaneti

    YanıtlaSil
  2. yazıda hatalar var.İsa Peygamber'i kendisinin kim olduğunu bilir ancak İsa Peygamber'in kim olduğu bilenler büyük deccal ile mücadele sonrası açıklanacak.süfyani fetulah ile olan mücadele,büyük deccal ile olan mücadeleden daha zorlu geçecek.Çünkü süfyani fetulah ve ona uyanlar Hz.Peygamber(sav)i ve Hz.Ali'yi taklit edebilmektedir.Cabir,Muaviye gibi hareket etmeyi bırakırsa...Rus belasını bulaştıran yine süfyaninin ekibinden birileri değil mi?Büyük deccal sadece bir defalığına işi bitirme noktasına getirecek sonra İsa Peygamber'in dahiliyle ve mucizesiyle değişim başlayacak müslümanlar büyük deccal ile olan savaşta bir defa hariç üstün olacak ancak İslam deccali iblisten bile daha tehlikelidir.büyük deccalin hocası iblis iken İslam deccaline yardım eden cinler de vardır.
    Büyük deccal ve hocası iblis,batını zahire aynen aktarmak istediği ve kendilerinin HÜVE olduğu yalanını söylediği için farkında olmadan hakikate dair esintiler sunacak.Batın zahire aynen inmez.Musa Peygamber'in Arabi'ye dediği gibi Rabbimi görüyordum ancak kim olduğunu bilmiyordum.ALLAH'ın baldırını göstermesi vs. bazı konulara açıklık getirilecek,büyük deccali öldürdükten sonraki düzende.Ölüleri diriltme dahi bilgisi büyük deccal bilim yardımıyla ALLAH tarafından ona verilecek.İnsanlar imtihandadır...
    Ancak İslam deccali bir virüs gibi dışardan yapının aynı olduğu görünür ancak yapının özünü değiştiyordur.Bu sebeple özü göremeyen çoğu müslüman dahi İslam deccalinin yaptığını göremez bilemez bu sebeple İslam'a hizmet(!) ettiğini düşünür.süfyani fetulah ve öz tayfası mücadeleyi önce batında cinlerle başlatır sonra zahirde bütün tayfa hareket eder.Bu sebeple iblisten daha tehlikelidir.
    Beklenen, süfyaninin üvey babasını da anlatır şefaat etmek(!) istediği kişiyi de anlatır saklı görünen çoğu şeyi de anlatır ve hükümleri kimseye danışmasına gerek olmadan uygular.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Es Selamun Aleykum! 2016 senesinde gerceklesmesini beklediginiz ifsaarlar, hadis-i serifler vs. nelerdir acaba? Tesekkur ederim.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  3. Selam Alemun Aleyküm ... şeyh abdul kadir geylaninin manzumesi ile Allaha dua ile tevessül olduğu gibi şeyh Yusuf nebehani (rahmetullah ) hz el- müzdevicet-ul hasna fi l-istigaseti bi esmail hüsna adlı manzümesi ile de (Allaha) tevesuL edilir.. ferdi olsun toplu olsun Müslümanlar bu manzume dua ile Allaha yönelebilirler esmasınala Allah yakarış Müslümanların ve okuyanların belalar üzerlerinden ( ihlası nisebetinde) kalkar .
    BİSMİLAHİRRAHMANİRRAHİM
    Elhamdu lillah -illezi tehammeda
    Kelleme musa vestafa Muhammeda
    Summ es salatu vesselamu tuhdeda
    Lihayri murselin heda ve seddeda
    Vel, ali vessahbi ve men yehdina
    ***** ******
    Bism-il ilahi ve bihi bedeyna
    ve lev abedna gayruhu şakina
    ya habbeza rabben ve habbe dina
    ve habbeze Muhammedun hadina
    Levlahu ma kunna ve la bakina
    *** *** *******
    Allahume levla ente mehtedeyna
    Ve la tesaddakna ve la salleyna
    feenzilen sekineten Aleyna
    Ve sebbit- il- akdame in lakayna
    Nahn-ul-ula caüke müslimina
    * ***** ***
    (3sefer) Vel müşrikune kad begav Aleyna
    İza eradu fitneten ebeyna
    Ve kad tedaa cem ,uhum Aleyna
    Tıbk-ka-ehadis illeti raveyna
    Ferdudhum -ullahumme hasirina .
    *** *** *** ***
    Allahu ya rahmanu ya rahimu
    Allahu ya hayyu ya kayyumu
    Allahu ya kaviyyu ysa Kadimu
    Allahu ya Aliyyu ya Azimu
    La yenbaği lizzulmi en ya`lüna .
    **** * * ***
    Allahu ya Latifu ya Alimu
    Allahu ya Raüfu ya hakimu
    Allahu ya Tevavabu ya Halimu
    Allahu ya Vehhabu Ya KeriMu
    Hebne-l-ula vec`al ıdana-d-düna
    .***. ********* .*****.
    Allahu ya Maliku ya muniru
    Allahu ya meliku ya kadiru
    Allahu ya Mevla ve ya Nasiru
    Allahu ent-el -melik -ul-kebiru
    Leyse ıdana leke mu`cizina
    * * * * * * *

    YanıtlaSil
  4. Yusuf nebehani rahmetullahın Allaha esmaül hüsna ile olan tevessülünün bir bölümünü paylaşdım bu dua i,le Allaha tevessül her (ne niyetleolursa her derde devadır) ümmetin başına gelen belalrıda kaldırır. faydalınılan esr (dilara yayınları -dua- adlı risale

    YanıtlaSil
  5. böyle ahirinde ahiri oldu zamanlarda her Müslüman elinden b,şey gelmiyosa Alemi yokdan var eden Allahımıza dua ile müraçat eder. ona isteklerini dua ,le arz eder o Allah dır ki "dua ediniz duanıza icabet edeyim" Allah dualarımızı Müslümanın fazlı kereminden kabul eder Taktir hüküm Allahındır. bana da dua edermsiniz Müslüman kardeşlerim hepinize Allahdan selamet dilerim sofranızdan AZIK kalbinizdan İMAN eksik olmasın. DUA ile bi paylaşımdı .

    YanıtlaSil
  6. Mehmed Şevket Eygi
    05-01-2016

    ŞU iki konuda hiç şüphem ve tereddüdüm yoktur. Birincisi: Ahir zamanda Mehdi hazretleri zuhur edecektir… İkincisi: Ahir zamanda İsa Aleyhisselam nüzul edecektir (yeryüzüne inecektir).

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bu konuda sahih hadîsleri bulunmaktadır. İsa aleyhisselam’ın nüzulü ile ilgili hadisler mânevi tevatür derecesindedir, bu konuda icma vardır. Bu icmaı inkâr edenler küfre kadar düşebilir.

    Efendimiz “Muhbir-i Sadıktır”, söylediği, haber verdiği her şey doğrudur.

    Çok büyük imamlar, allâmeler, ulema, fukaha, mürşitler, mücedditler, ehlullah Mehdi’nin zuhurunu, İsa aleyhisselamın nüzulünü tasdik etmişlerdir. Onları bırakıp da birtakım sapıkların, bid’atçilerin, inkârcıların hezeyanlarına kulak verecek değilim.

    Mehdi’nin zuhuru, Hazreti İsa’nın nüzulü konusundaki ayrıntılarda sarahat yoktur. Kesin bir tarih verilmemiştir. Keşif sahiplerinin söylediklerinin bazısı tahakkuk etmemiştir. Zuhur ve nüzul edeceklerdir de, hangi tarihte bilinmemektedir. Tarihi ve teferruatı bilinmiyor diye inkâr etmek hiçbir akıllı Müslümana yakışmaz.

    Mutezile fırkası mensupları kabul etmiyormuş… Onların inkârı ve tekzibi sadece bu iki konuya münhasır değildir. Onlar Allah’ın sıfatlarını inkâr ederler… Kelam-ı Kadîm olan Kur’an’ın mahlûk olduğu bozuk inancına sahiptirler… Kabir ahvalini inkâr ederler… Zamanımızdaki birtakım sinsi, taqiyyeci, kitman yapan mutezile ilahiyatçıları bu konuda bana rehber olamaz.

    Mehdi ve İsa aleyhisselam konusunda, İslam dışı bir sekt olan Fazlurrahmancılara da kulak asmam.

    Kemaî veya Kemalist ilahiyatçılar da dinlenilmez.

    Sevgili Ehl-i Sünnet Müslümanı kardeşim:

    Kesin olarak bil ki Mehdi gelecek, İsa aleyhisselam inecektir. Bu ikisinde hiç şek ve şüphe etme. Mubir-i Sâdık haber vermiştir.

    Yine bil ki âhir zamanda yaşıyoruz, küçük alametlerin hepsi, büyük alametlerin bir kısmı gerçekleşmiştir… Yeryüzü korkunç azgınlıklarla, fitne ve fesatlarla, nifak ve şikaklarla, fısk ve fücurlarla, isyan ve tuğyanlarla dolmuştur.

    Deccallar, kezzaplar, Nemrutlar, Firavunlar, Süfyanlar insanlığı saptırmak için faaliyet gösteriyor. En son âhir zaman Deccalı da zuhur edecektir.

    Ortadoğu’da büyük savaşlar olacaktır. Yer yerinden oynayacaktır. Maalesef işgal ve istila olacaktır. Beni Asfar Kostantiniye’yi ve Rum ülkesini alacaktır. Sonunda çekilecektir. Müslümanlar İstanbul’u ikinci defa feth edecektir. Bugünkü Rusya çok küçülecektir. Avrupa savaş yüzünden harabeye dönecektir.

    YanıtlaSil
  7. İsa aleyhisselam nuzül edince Yahudiler ve Hristiyanlar Müslüman olacaktır.

    Mehdi hazretlerinin altın çağında Avrupa‘da İslam ülkeleri ve halkları bulunacaktır.

    Kesin konuşamam ama İsrail’in varlığı sanırım 2022’de son bulacaktır.

    Üçüncü Dünya savaşında milyarlarca insanın ölmesinde korkulur.

    Kimisi mütevatir sahih hadislerde bildirilen âhir zaman alametleri hızlı bir tempo ile peyderpey vuku bulacaktır.

    Müşrikler, kâfirler, münafıklar, tağut ve deccal taraftarları bunları inkar ediyor.

    Aziz kardeşim sen sakın inkârcılara inanma, kanma. Resulullah Efendimiz (Salat ve Selam olsun ona) ne haber vermişse doğrudur. O, hevasından konuşmaz. O’nun sahih hadisleri, vahy-i gayr-i metluvdur.

    Ahir zamanda yaşıyoruz uyanık olalım, hazırlıklı olalım, tedbir alalım ve her hâlükârda inkarcılardan olmayalım.

    Mehdi zuhur edecek diye yan gelip yatmamız, vazifelerimizi terk ve tatil etmemiz büyük bir hatâ olur. Resulullah bize şunu tavsiye ediyor: “Yarın Kıyamet’in kopacağını bilsen, bugün elindeki hurma fidanını toprağa dik.”

    Bir imtihan dünyasında yaşıyoruz, ölünceye kadar vazifelerimizi canla başla yapmalıyız.

    Bazı kurnaz cahiller ve saflar, yan gelip yatacaklarını, emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmayacaklarını, iki türlü cihadı terk ve tâtil edeceklerini; bu esnada Mehdi’nin çıkacağını ve her şeyin güllük gülistanlık olacağını ve kendilerinin de her türlü zevk ü sefa içinde pâyidar olacağını sanıyor. Zehî gaflet!

    Tarihte benzeri görülmemiş âhir zaman felaketlerinde dünya hercümerç olacak, nice memalik ve büldan yangın yerine dönecek, büyük nüfus kıyımı olacaktır.

    Sağ kalanlar, bundan sonra Altın Çağ’da yaşayacaktır.

    Bu Altın Çağ Müslümanların Altın Çağı olacaktır.

    Halkın yüzde yüzü namaz kılacaktır.

    Şeriat-i Garra-i Ahmediyyenin ahkamı hükümferma olacaktır.

    Henüz yaşıyorlarsa müşrikler, küffar, zalimler, münafıklar gizlenecek delik arayacaktır.

    Bu Altın Çağ’dan sonra dünya yine bozulacak, en sonunda Kıyamet kopacaktır.

    Her şeyin en doğrusunu Allahü Teala bilir…

    05.01.2016

    YanıtlaSil
  8. Mehmed Şevket Eygi, "Mehdi zuhur edecek, Hz.isa nuzul edecek" isimli yeni bir makale yazdı. Bilginize sunuyorum

    YanıtlaSil
  9. http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/tanklar-kabeye-dayanmadan-mekke-savasi-baslamadan-2025045

    YanıtlaSil
  10. Amerikalı ünlü para spekülatörü Siyonist George Soros'un Türkiye'de kimlere maddi yardımda bulunduğu tek tek sıralandı. İşte Soros'un Türkiye'de destek verdiği sözde vakıf ve derneklerin listesi:

    Soros'un Türkiye'de destek verdiği vakıf ve derneklerin listesi Milli Gazete'den Adnan Öksüz'ün köşesinde yer aldı.

    Öksüz, yazısında önce Soros'u anlattı: "KADİFE devrimlerin ve gerilimlerin yaşandığı ülkelerde hep onun adı ön plana çıkıyor. Kendileri “ünlü” bir para spekülatörü aynı zamanda… Bugüne kadar adı 'karanlık planların uygulayıcısı' olarak öne çıkan Siyonist George Soros’tan bahsediyoruz… Hani, Irak işgali öncesi, 'Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü ordusudur' diyen o adam…"

    Ardından "İşte bu George Soros tarafından desteklenen Açık Toplum Vakfı, 2015 yılında Sivil Toplum’a tamı tamına 4,3 milyon TL (eski parayla 4,3 trilyon lira) destek verdi. Verdiği desteklerle 18 milyon TL tutarında proje gerçekleştirildi.Eminim siz de bu vakıftan destek alan kuruluşları merak ediyorsunuzdur. Bazılarını buraya alıyorum. Buyursunlar" deyip, listeyi sıraladı:

    İŞTE O LİSTE

    "* Afrikalılar Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma (Afrotürk) Derneği - Afro-Türk Renkler: Afro-Türk Kadın ve Çocukları Güçlendirilmesi, Sosyal Dayanışma ve Farkındalık Meydana Getirilmesi,

    * Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu - Roman Hakları Forumu’nu (Romfo) Güçlendirme Projesi,

    * Anadolu Kültür - Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu,

    * Anadolu Kültür - Sosyal ve Ekonomik Olarak Dezavantajlı Üniversite Öğrencilerinin İhtiyaç Duydukları Maddi Kaynakları Sağlayacak Burs Programı,

    * Bağımsız Araştırma Bilgi ve İletişim Derneği - Telgraflarda Sürgün Günlüğü,

    * Bağımsız Sinemacılar Derneği - Acının İki Yüzü,

    * Bellek ve Kültür Sosyolojisi Çalışmaları Derneği (BEKS) - Ermeni Gençlerin Post-Belleği Üzerine Karşılaştırmalı Bir Araştırma,

    * Boğaziçi Üniversitesi - Türkiye’de Siyasetin Anlam Haritasını Çizmek: Tartışma Eksenleri ve Yorum Çerçeveleri,

    * Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği - Türkiye Hapishaneler Enformasyon Ağı,

    * Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA) - Önce Anadili: Eğitimde Anadili ve Çok Dillilik,

    * Ermeni Kültürü ve Dayanışma Derneği - Geride Kalanlar,

    * Güneydoğu (Turabdin) Süryani Kültür ve Dayanışma Derneği - Birlikteyken İyiyiz,

    * Hrant Dink Vakfı - Anadolu’nun Kültür Mirasını Ortaya Çıkarmak ve Savunmak,

    * İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği – Trans Hakları Projesi,

    * İzmir Çağdaş Romanlar Derneği - Çocuklarına Gelinlik Değil Bezden Bebek Diken Roman Kadınların Kapasitesinin Güçlendirilmesi,

    * KAMER Vakfı - Dünyayı Kadınlar ve Çocuklar Değiştirecek Projesi,

    * Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği - LGBTİ’lerin İnsan Haklarının İzlenmesi Programı,

    * Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği - Trans-İzleme: Türkiye’de Translara Yönelik Hak İhlallerinin Savunuculuk Perspektifiyle İzlenmesi,

    * Koç Üniversitesi - Türkiye Seçim Araştırması 2015,

    * Muş Kadın Çatısı Derneği - Çocuk İstismarına Dur De! 2,

    * Ortak Gelecek için Diyalog Derneği – Doğruluk Payı,

    * Pembe Hayat Lgbtt Dayanışma Derneği - 5. Pembe Hayat Kuirfest,

    * Pembe Hayat Lgbtt Dayanışma Derneği - Adaletin T Hali,

    * Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) - LGBT Eşitliğinin Altyapısını Oluşturmak,

    * Suriye Can Derneği - Nusaybin Suriye Can Okulu,

    * Toplumsal Duyarlılık ve Şiddet Karşıtları Derneği DUY-DER - Çocuklar İçin Mayın ve Çatışma Atıkları Eğitim Projesi - Doğubeyazıt, Pervari, Eruh Köyleri,

    * Uluslararası Şeffaflık Derneği - Batı Balkanlar ve Türkiye’de Ulusal Şeffaflık Sistemi ve Yolsuzlukla Mücadele Gelişiminin İzlenmesi,

    * YUVA Derneği - Suriyeli Mültecilere Destek Projesi,

    * Zan Sosyal Siyasal İktisadi Araştırmalar Vakfı - Ezidilerin 73. Fermanı Şengal Soykırımı.

    ***

    Soros’un paralarının nerelere kanalize edildiğini gördünüz! Yorum sizin…"

    YanıtlaSil
  11. Mustafa bey...6 ocak 2016 İbrahim Karagül / Yeni Şafak (bugünkü) yazısını yayınlarmısınız....Allah'a Emanet olun...saygılar dilerim.

    YanıtlaSil