.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

4 Aralık 2015 Cuma

3.DÜNYA SAVAŞI

Mehmet Ali BULUT

Kıyametin kopacağı inancı, tüm dinlerde, hatta yerel dinlerde bile mevcuttur. Bilim de (astro fizik yasaları) de artık bize net bir şekilde bunun kaçınılmaz olduğunu söylüyor.
Dini söylem ile fizik söylem arasında küçük bir fark var: Biri (yani din) “saat yaklaştı”diyor, ötekisi (yani bilim) “güneşin dürülmesine daha uzun bir zaman var”, diyor.
Ben şahsen ikisinin de doğru söylediği kanaatindeyim.
Çünkü evrenimiz ölçülebilir zaman açısından 14 küsur milyar yaşında. Güneş ise 8 milyar yaşında. Bizim hayatımızın kaynağına oturtulmuş olan güneş, mahiyetindeki Helyumu azar azar Hidrojene dönüştürerek hayatımız için lazım olan ısı, enerji ve aydınlığı var ediyor.  Kontrollü bir şekilde yanarak, insanlığın hayatını idamesi için kendisine yüklenmiş ilahi emri, (ocak ve lamba olma görevini) sürdürüyor.
Geçmiş toplumların zannı, “bu ocak ila nihayet devem edecek” yönünde idi. Peygamberler bu zannı yok etmek ve hayatın fâniliğini anlatmak için gönderildiler. Dedikleriydi şuydu:
-Bu ocak önünde sonunda sönecek! Bu dünya harap olacak ve ebedi cennet ve cehennem şeklinde iki dal şeklinde yeniden inşa edilecek!
Sonunda bilim de bu noktaya geldi. Bilim de evet bu ocak sönecek” diyor. Hatta tamamen teknik verilerle, sobada ne kadar yakıt kalabilmiş olabileceğini bile kesine yakın tahmin edebiliyor. En iyimser tahminle bu ocak daha dört milyar yıl tüter, diyorlar!
Dinler ocağın sönmesine çok az bir zaman kaldığını söylüyor, bilim ise daha 4 milyar yıl güneşimiz bize yetebilir, diyor…
Peki, güneşte 4 milyar yıllık yakıtın var olması, insanlığın da yaşamasının garantisi midir?
Hayır?
Çünkü bir de üzerinde oturduğumuz dünya var. Dünya Kuran’a göre, insanın hizmetine verilmiş, yaşanılabilir bir yer haline gelmesi için uzun bir macera yaşamış, insan ömrü ile kıyaslanamayacak kadar uzun bir zaman diliminde, ilahi bir tekdir ve kast ile insanın yaşayabileceği bir küre olmuştur. (Bakara, Enam, Taha, Rahman (özellikle ilk ayetler, dünyanın insan için nasıl hazırlandığını net ifade eder) Naziat (26. ayetten 35. ayete kadar göklerin ve dünyanın nasıl hazırlandığını safha safha anlatır))
Yine Kurana göre dünya, dağılmaya aday bir takım parçalardan (kıtaun mütecaviratun, Rad, 4) oluşmaktadır. Atmosferi ve yapısı insan müdahalesiyle bozulabilecek bir yapıdadır. Dolayısıyla insanın hayatı sadece güneşe bağlı değil. Dünyanın kendisi de bağlı olduğu güneşten ayrı olarak varlığı sayısız tehlikeler ve tehditler altında bulunan bir küredir. Her an başını bir kuyruklu yıldıza çarpabilir, her an parçalarının birbirinden ayrılmasına sebep olacak depremlere maruz kalabilir… Yani güneşimiz yakıtını tüketmeden önce de dünya kendisine verilen bonuslarını, insanın hırsı ve nankörlüğü yüzünden vaktinden önce tüketebilir. Eceli müsemmasına varmadan başını bir seyyareye çarpıp izni ilahi ile ölümüne sebep olabilir.
Evet, biz inananlar biliyoruz ki kendi ömrümüz gibi bu dünya ve bu âlem dahi fanidir. Günü geldiğinde Allah’ın izni eli, harap olacak, zıtların birlikteliği üzerine kurulan yapısı, zıtların ayrılığı çerçevesinde yeniden inşa edilecektir. İman ve iman ile alakalı maddeler bir merkezde temerküz edip cennet, küfür ve küfürle ilgili maddeler ve karanlıklar birikip cehennem halini alacaktır.
Sanırım buna itirazı olan sadece kâfirlerdir… Museviler de Hristiyanlar da Müslümanlar da ve bir kısım sabiiler de bu alemin de insan türünün de ebedi olmadığını bilmektedirler… İnsan denilen şu iblis veya melek müsveddesinin, önünde sonunda bu gerçek ile yüzleşebileceğine inanmaktadırlar.
Peygamberimiz (sav), kendi bi’setini (peygamber olarak gönderilişi) ilk kıyamet alameti olarak ifade etmiştir. Kendisi ile kıyamet arasındaki zamanın işaret parmağı ile orta parmağın uzunluk farkı kadar olduğunu dile getirir. Onunla da kalmaz, “ümmetim istikametle gitse ona bir var” diyerek, esasında İslam’ın hilafet saltanatının bin yıl süreceğini, ümmetinin ise bin beş yüz yıldan fazla yaşamayacağını ifade etmiştir hadislerinde.
Osmanlı, vefatıyla, peygamberin bu mucizesini ispat etmiştir. Hilafetin aynı zamanda saltanatı da uhdesinde bulundurdğu zamanlar tamı tamına bin yıl olmuştur. Hilafetin saltanatız sürdüğü dönemler de vardır çünkü.
Peygamber efendimiz ümmetinin başına gelecek bazı hadiseleri de teşbihler ve temsiller şeklinde ümmetine haber vermiştir. Cemel vakaasıSıffin savaşı, kendisinden otuz yıl sonra dikta (ceberut) döneminin (Emevi saltanatı) başlayacağı, Türklerin İslam’a gireceğini (Ki Kur’anın da buna işaret ettiği kabul edilmiştir, Maide, 54), arap iktidarına son vereceğini, sonra yeniden doğudan çekik gözlülerin geleceğini ve bir afet olarak islamların üzerine çökeceğini (Moğul İstilası)  ve hemen hemen İslam tarihi boyunca ümmetin önüne çıkacak tüm olayları mucizane haber vermiştir. Tabii bunlar teşbih ve temsillerle aktarıldığı için, olay yaşanmadan tam olarak anlaşılmamışlardır. Çünkü eğer katiyetle ve açık seçik haber vermiş olsaydı, teklif sırrı bozulurdu. O yüzden olayları, üstü örtülü, daha doğrusu ret edilebilir şekilde aktarmıştır aleyhissalatu vesselam!
Resulullah, bize insanlığın en son ve en büyük savaşından da söz eder. Ona ‘Yevmü'l Melhame’ (canın cana girdiği, etlerin birebirine geçtiği) der. Bununda  Amik  ve  Mercidabık (A’maka ve Dabika) ovalarında gerçekleşeceğini, savaşın arkasındaki gerçek muharrikin Yahudiler olacağını haber verir (Müslim, 9874).
Nitekim Kur’an-ı Kerim de Yahudilere iki kere yeryüzünde fitne çıkarabilme gücü verileceğini, bunlardan ilkinin cezalandırıldığını, ikincisinin zamanın geldiğinde de onlara son bir darbe vurulacağını haber verir. Ancak Kur’an, ikincisine, “ikinci” demez,“Va’dul-Ahireti” der. Yani “iki kere yeryüzünde fesad çıkaracaksınız, ikinci fesadınızın zamanı geldiğinde…” demek yerine “Ahiret vadi geldiğinde, yani kıyametin kopması zamanı geldiğinde…” diye bir ifade kullanır. Böylece Yahudiler ile Müslümanlar arasında yaşanacak büyük melhamenin aynı zamanda insanlığın sonunu getireceğini haber verir. (İsra, 3-7)
Nitekim yukarıda bahsi geçen hadisi yorumlayan birçok âlim, o savaşın ardından başlayacak büyük savaşta insanlığın, beşte dört nüfusunu kaybedeceğini haber verirler.
Rivayetlere bakılırsa bu büyük ve çetin savaşın devam ettiği süreçte beklenen Mehdi“Savaşçı Mehdi” ortaya çıkacak. Dünya tam bir herc ü merc içinde iken, Hristiyanların içinden çıkacak büyük bir ruhani kesim, Kuran’ın davet ettiği kelimede buluşmak üzere Müslümanların safında yer alacak ve Deccal ordularını yenerek, tam bir hükümranlık elde edecekler. Hadislerde “Hz İsa gelir Mehdiye iktida eder” diye ifade edilen şey, bu şekilde tecelli eder[1].
İyiler son bir kere kötülere galebe eder ve dünya, nasıl ki daha önce tam bir adaletsizlik ve zulüm ile istila edilmiş idiyse bu kere de hakiki bir adaletle kırk yıl idare olunur. Böylece, inananlar, “eğer insanlık, Allah’ın insanlardan beklediği hal üzere olsalardı nasıl bir dünyada yaşayacaklardı” onun güzel bir örneğini sergileyecekler. Bu da en fazla kırk senelik bir zaman dilimidir. Ondan sonra doğudan ve batıdan yecüc mecüc fitnesi doğar tüm müminler yok edilirler ve kıyamet kâfirlerin başına batlar…
Bugüne Gelirsek
Şu meselenin günümüze bakan yönüne gelince…
Yukarıda bahsi geçen hadisi (Müslim rivayeti hadis), birçok ehli keşif kendince tevil etmişlerdir. Ben onlardan Gürbüz Babanın[2] tevilini akla çok daha yakın bulduğum için onu size aktaracağım.
Şöyle der:  “İsrail[3] Suriye'yi almadıkça Mehdi çıkmayacak. İsrail Suriye’ye vuracak. Suriyeliler Türkiye'ye kaçacak. Savaşta İsrail Medine’yi de bombalayacak. Filistin ve Lübnanda çok kayıp verilecek. Türkiye'yi de vuracaklar. Daha sonra İsrail Hatay’dan vuracak. Amik ovası kan gölüne dönecek. Türkiye'den insanlar “biz de Yahudi’yi ülkemizden çıkaralım" deyip orada toplanacaklar. 
Bu sırada Yunan Türkiye'nin batısını vuracak. Amik ovasındaki Türklerin bir kısmı geri dönecekler. Bir kısmı ise orada kalıp Yahudileri yok etmek için savaşacaklar. 
Türkler bu savaşın başında yenilecekler. Afganistan ve Türki devletlerden askerler gelip Mehdiye yardım edecekler. İstanbul bu savaşta işgal edildiği için İstanbul Mehdi tarafından anlaşma yoluyla yeniden geri alınacak.” 
Abdullah Gürbüz Baba’ya göre Amik ovasında Türkiye ile savaşacak olan asıl düşman Yahudilerdir. “Ancak bunlar İsrail mi, yoksa ABD ya da BM yahut Rusya mı olacağını göreceğiz.” der
Şeyh Abdullah Dağıstani[4], bu hadiste geçen Beni Asfar’ı Rusya olarak isimlendiriyor ve savaşın da “Türkiye’nin bir şey yapması”[5]yla başlayacağını haber veriyor.
Yine aynı rivayetlerde, “Avrupa Türkiye’nin yanında yer aldıkça savaş çıkmayacak, ancak Avrupa sonradan Türkiye’nin arkasından çekilecek ve savaş başlayacak” denilmiş…
…….
İmdi… Bu rivayetler çerçevesinden bakıldığında, şu şöyle olsaydı bu böyle olsaydı demenin pek anlamı kalmıyor. Türkiye Rusya’dan özür dilese de netice değişmeyecek, belki bir süreliğine tehir olunabilir ama işin büyük bir kısmı 2016 içinde gerçekleşecek. Amma onun sonucunda başlayacak üçüncü dünya harbi dünyanın her bir tarafını ateşe verecek ve büyük ihtimalle atom bombaları da işin içine gireceği için insanlığın beşte dördü yok olacak…
Sonra mehdi ve Mesih işbirliği ile dünya yeniden kurulacak ve kurtla kuzu 40 yıl birlikte yaşayacak. Ve sonra tam anlamıyla kıyamet çağına gerilecek. 1506’da inanlara karşı tüm dünyada müthiş bir intikam ve tehdit çağı başlayacak. İnananlar sürek avı yapar gibi avlanacak. Amma bu, geride kalanların rahat edecekleri anlamına gelmiyor. Çünkü Kur’an açık bir şekilde bunu yapacak olanları tehdit ediyor ve onların da ondan sonra fazla yaşayamayacaklarını haber veriyor. (Mülk suresi, 28)

[1] )Şu anda iki Amerika (iki batı) var. Birisi, Neoconların ve Evanceliklerin idasinde küresel sermayeyi de kullanan İsrail’e hizmet eden Batı, diğeri New York merkezli ve Hırıstiyanlıktan gelen vicdanı ve şefkati özünde barındıran öteki batı. Kuran ehli kitap içindeki bu ikiliğe temas eder, ikisini bir görmeyin der (Ali İmran, 113; 199) İşte ıstıfa edip Kur’an’a iktida edecek batı budur. Şu anda Amarik’nın içlerinde bu iki batı kıyasıya bir mücadele sürdürüyor. Bu Vatikan’ı da temsil eden batıdır. Ancak Vatikan şu ana kadar Evangeliklerin ve Neoconların aldatması ve İslami terörü temcit pilavı gibi sürekli insanlığın önüne sürmeleri yüzenden hala İsrail’in çıkarları noktasında kullanılıyor. Fakat artık o dahi uyanmaya başladı. Sık sık, değindiğim, bir mesele var bilirsiniz, Müslümanların bir vazifesi de “Hristiyan Siyonist Yahudilerin boyunduruğundan kurtarmaktır”, diye. Kur’an da bu noktada Hristiyan ruhanilerini uyarmaktadır, Yahudilerin oyuna gelmemeleri konusunda. Şöyle buyurur: “Ey Kitap ehli (Ey Hrıstiyanlar)! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin (Yahudilerin) arzu ve keyiflerine uymayın.” (Maide, 77)

[2]) Anadolu’nun veli kullarından biridir (1933-2004).
[3]) Şuna emin olabilirsiniz, şu anda Rusya da Neoconcu Amerika da Çin de İran da –sıranın kendisine de geleceğini bilmeden- İsrail’e hizmet ediyorlar ve onun büyük İsrail devletini kurması yolunda kullanılıyorlar. Bu coğrafyada en az on devlet yıkılacak veya parçalara ayrılacaktır. Ta ki İsrail ‘büyük israil’i  (Arzı mevudda Dünya kırallığını) kurabilsin. Bunlar, Lübnan, Filistin, Mısır, Ürdün, Suriye, Irak, Kuveyt (Katar Bahreyn ve Emirlikler’i de bunun içinde sayalım) İran ve Türkiye’dir. Şu anda maalesef İsrail, İsra suresinde “sizi (yeryüzüne dağılmış) oğullarınız ve mallarla destekleyeceğiz” ayetinin haber verdiği hal üzerindeler… Rusya da onlar için hizmet ediyor, Amerika da İngiltere de Çin de)
[4]) Abdullah Dağıstani (ks)  (14 Aralık 1891 - 30 Eylül 1973), Nakşibendi mutasavvıf, Şeyh Nazım Kıbrısi'nin şeyhidir.
[5]) Türkiye bir şey yaptı ve Rus uçağı Türkiye tarafından düşürüldü. 1950 yılından bu yana Rusya böyle bir olay yaşamadı. Bunu nefsine yedirmesi zor elbet! Bir tür Rus ‘one minute’ü olan şu hadise yüzünden olan Türkmenlere olacak. Fakat rivayetlerde, şu savaşta şehit olacak kimseler ‘Afdalu şüheda” (şehidlerin en faziletlisi) olarak anılıyorlar. İnşallah öyledir. Cebir altında ve mazlumen hayatlarının kaybediyorlar çünkü. 

26 yorum:

  1. Bu yaziyi yayinladiginiz icin tesekkur ederim. Ihtiyaciniz olan net bilgi ve atiflarla dolu bir yazi.

    YanıtlaSil
  2. Mehmet Ali Bulut risaleleri bilir ama ne hikmetse başka okuduklarının ve tevillerin etkisinde kalıyor anlaşılan. Unutmasınki memleketimizde hem maddi hem de manevi sadakalar var ve inşallah belaları def etmeye vesiledir. Savaşırmıyız savaşmazmıyız o ayrı bir konu, ama bu savaş ülkemiz toprakları içerisinde olmayacak inşallah.
    Yazarın İsrail diye belirttiği ülkeyi ben Iran diye yorumluyorum.
    Bu blogda da okuduğum hadis rivayet yorumlardan anladığım İran bir takım milletlerin de desteğini alarak ortadoğuyu perişan edip taa mekkeye kadar uzanacak, sünni müslümanlar ittihadı islama mecbur kalacak ve kuzeylerinden gelen bir millete biat edip sancağı altında toplanacak ve böylece mehdiyetin tahakkukuna şahit olacağız inşallah.

    YanıtlaSil
  3. Osmanlı'nın tasfiyesi 1 Kasım'da başlamıştır.

    Saltanatın kaldırılması veya gelmesi ne gariptir ki gene kasım ayına denk geldi.Ne çok temel atıldı bu Kasım ayında...Geçmişte parçalanan topraklar bir yüzyıl sonra birleştirilmeye çalışılıyor.Geçmişte parçalayarak bitirdikleri ümmeti şimdi birleştirerek mi bitirecekler.....

    Muhalefet içersinden 5. Parti çıkacak mı?
    Başkanlık sistemi halka sunulacak mı ?
    Başkanlık sistemi Abdülhamid hanın vasiyeti üstüne mi olacak ?
    Anadolu Başkanlık sistemine geçmesi bu topraklara neleri kazandıracak ?
    Kerkük-Erbil-Musul "Nationel Bölge" Anadoluya bağlanacak mı ?
    Ayasofya ibadete açılması ,İstanbul Başken olması ....




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belkide yüz yıl önce açılan parantez öyle yada böyle kapanacak!

      Biraz çile-biraz sabır!

      Abdülhamid Han süreci uzatsa da çöküşü engelleyememişti !

      Birileri süreci uzatsa da.... Birileri de yükselişe devam edecek!

      Sil
    2. YENi OSMANLILARIN KURUCUSU SULTAN EVLIYA MEVLANA ŞEYH MUHAMMED NAZIM ADiL HAKKANi ER-RABBANi HAZRETLERi BUYURUYOR Ki:

      Bismillahirrahmanirrahim

      !!! Kiyamet Harbi´ne 5 Kala Rusya Ne istiyor ????

      Şu deli Peter dedikleri Rus imparatorun hedefi Rusya’yı dünyada bir numara yapıp dünyaya hükmetmekti. Şimdi Avrupa ve Asya arasında tutulmuş durumdalar ama hayalleri sıcak denizlere varmak.

      Ve Rusya çok iyi biliyor ki, kim orta doğuyu kontrol ederse üç kıtayı Avrupa, Asya ve Afrika’yı kontrol eder. Orta doğu hem zahir hem batın güç merkezidir. Ruslar'ın hayali oraya gelmektir. Tek engelleri Türkiye ve eskiden Osmanlı İmparatorluğu'ydu. Bu güçlü imparatorluğu bertaraf etmeye çalışıyorlardı ki güneye Hint Okyanusu’na ve orta doğuya yollar açılsın. O zamanları Osmanlı İmparatorluğu vardı. Şimdi ise yolu kesen güçlü Türk Devleti var.

      Türk ordusu Kuzey Irak’a girince, Ruslar “Irak bölgelerine girmek uluslararası yasalara karşı diyecekler, niye girdiniz?” diyecekler. Çünkü Bağdat ile Rusya arasında karşılıklı bir askeri yardım anlaşması var ve Rusya şimdi tüm gücünü topluyor ve hazırlanıyor. Türk ordusu Irak’a girdiği vakit, Ruslar kuzeyden gelecekler.

      Bu Rusya’nın son şansı yüz yıllarca sürdürdükleri hayali gerçekleştirmeye. Bu fırsatı kaçırırlarsa biliyorlar ki Rusya yerine Amerika dünyaya hüküm sürüp orta doğuyu tamamen kontrol altına alacak – son fırsat Ruslara. Ve şimdi aniden gelmeye hazırlanıyorlar.

      Amerikanlar Bağdat’ın işini hızlı bitirip Suudi Arabistan’a gidecekler çünkü ordaki yönetimden mutlu değiller. Emir Abdullâh ve yardımcıları Amerika’ya karşılar. O yüzden Amerika Suudu Arabistan’ı zamanı gelince üç parçaya bölecek. Birinci bölge kutsal yerler. Bu yerler Haşemilere verilecektir. Aynı eskiden olduĝu gibi. Ahlu l’simma wa l-jamâ Mekke ve Riyad yerlerini kontrol altına alacak. Diğer bölgeler anlamsız.

      Sonra Amerikanlar Iran’a geçip işini bitirecek. Suriye ellerini havaya kaldıracak. Amerika’ya karşı gücü yok. Suriye, Lübnan ve Mısır Amerika’ya karşı savaşmaya güçleri yok.

      Sil
    3. O bölgede en önemli ve en tehlikeli hareket Ruslar'ın hareketi olacak. Kendilerini hazırlıyorlar. Asya ve Avrupa’dan da destek bekliyorlar. Avrupa’nın solcularından bekliyorlar. Chirac ve akılsız Alman başbakanın günleri sayılmıştır. Chirac Ingiltere’ye de karşı bir tehlike. Akdeniz'de bulunan Amerikan gemilerini ateşe tutabilir. O yüzden burdan oraya gidiyorlar…

      Ama X. söyledi ki bana Rus ordusu Türkiye’nin sınırlarına gelmiş. 800.000 Rus askeri Karabağ bölgesinde toplanıyor. Güçlü bir ordu topluyorlar ve bekliyorlar. Türk ordusu ise Trakya’dan birlikler alıp güneye gönderiyor. Böylece Ruslar'a İstanbul’a girmek kolay olacaktır.

      İstanbul boş olacak. Askerlerin coğu Amuk denilen bölgede olacaklar. Burası Aleppo’nun kuzeyinde bir yer. Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) bir hadisine göre bu bölge büyük savaşın olacağı yer. (Melhame-i Kübra -Armageddon) Amerikan Hava Kuvvetleri'nin Üssü bulunduğu İncirlik şehrinin altında bulunuyor bu Amuk ovası. Bu ova beklenen büyük harbin yeri olacak.

      Peygamber Efendimiz (S.A.V.) der ki “bani asfar” yani kırmızı başlılar (koministler) Amuk ovasına gelecekler. 80 birlik olacak ve her birinde 12000 asker. X’in haberine göre şimdi 800.000 asker Türkiye sınırlarında bekliyor. Gelecekler. Amerika gelince, diğerleri de gelecek ve bölge kilitlenecek.

      O yüzden Amerika Irak’ın işini çabuk bitirmeye bakacak. Onlar da Rusları bekliyor. Çok asker dolu uçak gemileri geliyor İskenderun’a. Ordular toplanıyor o bölgede. Ve Allah biliyor doğru sayıları ne kadar…

      Büyük Şeyh hep bana anlatıyordu Şam’dan da Amuk ovasına Ruslara karşı savaşacak bir güç gelecek diye. Bu ordu üç bölümden olacak: Birinci birlik kaçacak çünkü savaşmaya halleri yok. İkinci birlik savaşacak ve şehit düşecek. Sonra üçüncü birlik çıkacak yola. Allah’tan manevi destek yetişecek ve bu birlik Rus ordusunu darmadağın edecek. Türkiye’ye yollar açılacak. Ruslar bu bölgeden düşecekler. O sırada Alman’lar Avrupa’dan Rusya’ya ve Japon’lar Asya’dan Çin’lere saldıracak… Ve yine bir hadis derki "Al-Malhamat al-kubrâ" (büyük savaş) ve Konstantinopel’in ikinci fethi 6 ay içinde olacak diye. Yedinci ayda Deccal cıkar.

      Deccal ordusunu yahudiler ve şerefsiz kadınlardan toplar. Sonra Mehdi Aleyhisselam ve Seyyidina İsa çıkarlar ve Deccal ve inanmayanların işlerini bitirirler… 40 gün sürer Deccal’ın hükmü. Horosan’dan cıkar. Şu an kendisi Hint okyanusun’da bir görünmeyen adada (melekler tarafından) tutuluyor. Zamanı vakti gelince Hindistan’dan gelip, Iran’a ve Horasan’a yürüyecek. Tüm dünyayı gezecek. Gezisi Şam kapularında son bulacak. Seyyidina İsa gelip Deccal’ı öldürecek. Başka kimse deĝil.

      Allah bizleri Deccal ve askerlerinden ve yardımcılarından korusun.. her yerde bulunan kötü insan kaynayan kötülük merkezlerine ateş yarısın...

      el-Fatiha
      25 Şubat 2003

      Sil
  4. Rabbim imanimizi kuvvetlendirsin huzuruna imanli alsın.

    YanıtlaSil
  5. Blogdaki diğer yazıları okuyunca bir husus dikkatimi çekti

    Naim b. Hammad Fiten’de, ve Ebu Cafer, Muhammed b. Ali (ra)’dan tahric ettiler. Buyurdu ki: Abbasi, (kaçarak) Horasan’a ulaştığı zaman Şarkta (doğuda) boynuz şeklinde bir yıldız çıkar. Bu yıldız, ilk çıktığında Allah Nuh kavmini helak etmiştir. Hz. İbrahim ateşe atıldığında da çıkmıştır. Firavun kavmi yok edildiğinde ve Yahya b. Zekeriya öldürüldüğünde de görülmüştür. Siz o yıldızı gördüğünüzde fitnelerin şerrinden Allah’a sığının. O YILDIZIN DOĞMASI GÜNEŞ VE AY TUTULMASINDAN SONRA OLACAKTIR. SONRA FİTNELER ''ALACA KARGA (EMİRLERİN EMİRİ)'' MISIR’DA ZUHUR EDİNCEYE KADAR DEVAM EDER.
    (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)

    Acaba burada bahsedilen boynuz şeklinde bir yıldız ya da baska bir deyimle kuyruklu yildiz gökyüzünde midir yoksa teşbih midir?
    Yani bahsedilen kuyruklu yildiz YPGnin bayragi olabilir mi? Hem yildizli hem de diger bayraklarin aksine ucgen yani bir nevi kuyruklu.
    Diger husus ise gunes ve ay tutulmasi sonrasi, yine bu minvalde güneş kuzey irak yani kurdistan bayragi olabilir mi? Bizim bayragimizdaki hilal ise ay'ı temsil edebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne alakası var arkadaşım? Eğer o şekilde olsaydı Hz. İbrahim zamanında YPG mi vardı? Nuh kavmi zamanında ypg mi vardı? Hadisleri bu şekilde tevil ederseniz hadislerde anlatılan, vuku bulacak olayların sıralamasında hataya düşeriz. Yıldıza bayrak deriz, medineye istanbul deriz, sonunda hani Mehdi deyip ümitsizliğe düşeriz!

      Zaten kronolojik manada tam kesin bazı yerlerde konuşamıyoruz. Zira bazı alimlerin beyanları da bu yöndedir.

      Sil
    2. Bakınız; 2009 Lulin kuyruklu yıldızı

      Sil
  6. Mehmet Ali abimiz Fethullah gülen de oldugu gibi yine yanılıyor yine hatalı tespitler yapiyir. Nurlar varken ruslar ve onların atom bombaları bize dokunamaz. Diyanet nurların itibarını iade etmiştir, Allahın izniyle savaşlar duracaktır.

    YanıtlaSil
  7. fırtına öncesi sessizlik günleri. çok az kaldı.

    YanıtlaSil
  8. Bu savas Kaderin kazasi olur.. önlenemez... önemli olan bizim hangi safta olacagimizdir.. Allah c.c haktan ayirmasin cumlemizi, amin ...

    YanıtlaSil
  9. isim vermek istemiyorum ama bazı şeyleri ifşaa edeyim...

    süfyani pyd ypg diyen arkadaşlar var...pyd ypg fıratın hem doğusunda hem batısnda olan bir güç...süfyani olamazlar...

    işid fitnesinin basitliği sebebiyle ve falanca abbasoğulları adındaki zümreye tam uyumlu olması sebebiyle oda olamaz...onlar hadislerde abbasoğullarının hükümeti yada beni abbas olarak geçerler...alametlerle tam uyumludur...""abbasoğulları için siyah sancaklar kurulur"" hadisindeki abbasoğulları işiddir...bayraklarının siyah olması bir nevi ilahi şaşırtmacadır...tek başına bir alamet değildir...abbasoğullarında siyah sancağı vardır...işte işid budur...

    şamda güncel haritaya bir bakın...fıratı kim geçmemiş?kimin bütünü 7 ila 9 bayraktan oluşuyor...kimi 7 ila 9 ülke destekliyor...yani hem kendi içinde hem dışıda 7 ila 9 bayrak var? bakın kim 5 yeri halep humus dimşk lübnan ve filistine sonradan sahip olacak şekilde duruyor...hangi zümrenin başında yüzü maskeli ve yüzünü kimse gürmemiş ve tek bir fotografı bile yok? ebu .....?..adam el cezireye bile maskeyle rüportaj verdi...

    yani süfyani kabak gibi ortada..ypg esad iran işid değil....

    olay aslında bir düngü...

    YanıtlaSil
  10. döngü şu şekilde işler...tarihin temel senaryosunu yazayım...

    Allah mümini münafık aracılığıyla rahmet tokadı vurur..hemde iki zümreyle peşpeşe...sonra münafığın üstüne kadiri salar..helak eder...o kafiride başka bir kafirle imha edip intikamını alır...müminlerortaya çıkar ve zamanının mehdisine hilafeti teslim ederler...

    bu senaryo asla şaşmaz...geçmişte senaryo şçyle vuku bulmuş...yezidden başlamış herşey...emevilerle devam etmiş..mümiler ilk tokadı olardan yemiş..o bitmiş abbasiler gelmiş..aralarında abdallar olmasına rağmen onlarda zulmetmiş müminlere...2. rahmet tokadıda böyle gelmiş...allahta onların üstüne moğolları salmış...helak etmiş..onlarada vebayı ve çinlileri verip intikamını almış...sonunda hilafet MEHDİ YAVUZ SULTAN SELİME DEVREDİLMİŞ...

    peki günümüzde bu ilahi seneryo nasıl işliyor..?şöyleki....

    YanıtlaSil
  11. arab dünyasıda yazdığım ilahi senaryonun oluş şekli şöyle...

    müminler baas rejiminin münafık zulmüyle rahmet tokadı yerler...o biter işid münafık zulmüyle 2. tokadı yerler aralarıda abdallar olsa bile...yiyorlar...sonra allah onları süfyaniyle ve şia kafiriyle helak eder(sahte siyah sancak)...sonra döner rumlarla imtikamını alır(3. dünya savaşı)..o biter müminler ayağa kalkar(gerçek siyah sancak)...hilafet yavuz selim gibi bir mehdiye devredilir...

    baas= emeviler

    işid=abbasiler

    şia=moğollar

    mehdi=yavuz selim...

    karakterler ayrı...senaryo aynı...ama bu sefer en büyüğü en kısası ve en sonuncusu...başkada olmucak...eyy 100 yıl sonra300 yl sonra bekleyenler yanılıyorlar...süfyani bu recepte çıkınca yüzlerini görsem bi...işidin helakı süfyaniye reklam olacak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://nediyor.com/wp-content/uploads/2015/06/suriye_catismalar1.jpg

      ↑↑↑↑↑↑↑↑↑
      yukarıdaki harita üzerinden konşalım. ↑↑↑

      ypg nin süfyani olma ihtimali üzerindeki yorumlar bu fakire ait. ışid in bu ünvana sahip olmasının daha güçlü olduğunu yazmıştım. fakat hadisi şeriflerde verilen haberlere göre süfyaninin şam sahibini indirip mihrapa oturması lazımdı ışid bunu yapmadı.

      ypg ye gelirsek, asıl amaçları doğu sınırlarımızda bir devlet kurmak. ışid gibi dünya hakimiyeti hayalleri yok. fakat haritaya baktığımızda fıratın batısına saldırıp akdenize bir koridor açmak için fırsat kolluyorlar.türkiye fıratın batısına yapılacak bir hareketin kırmızı çizgiler olduğunu çok sert şekilde belirtti.Bu bize şu hadisi şerifi aklımıza getirtti.

      "Kab-ül Ahbar (r.a.)’dan, buyurdu ki: Süfyani, Fırat’ı ancak kafir olduğu halde geçer. "

      zaten ypg nin kafir bir örgüt olduğu ortada. pkk nın suriyedeki ve ıraktaki yapılanması. ismi ypg. ha pkk, ha ypg aynılar. ayrıca abd ve rusya başta olmak üzere destekcileri epey güçlü. türkiye her ne kadar karşı çıksada gücü yetmeyebilir. fakat dediğin gibi beklenen süfyani olma ihtimali zayıf gibi. ışid biraz daha önde. ışid in liderinin görüntüsü ve fotoğrafıda yok. bir foto ve video var ama o olduğu muamma.

      senin dediklerine göre hatta açık yazalım.
      el cezireye röportaj veren Nusra Cephesi Lideri Ebu Muhammed Culani. haritada yeşil bölgede faaliyet gösteriyor. geçen aylarda dediğin gibi 7 ila 9 gruptan oluşan örgütlerle birlik kurup direkt esada saldırıyorlar. dışarıdan türkiye ve amerika başta olmak üzere destekcileri var. bu ülkeler daha önce terör örgütü saydıkları bu grublara sıcak bakmıyorlardı. şu an destekliyorlar. hedeflerinde halep ve şam var. asıl hedefleri esadın kellesi. daha öncede demiştikki.
      zaman bu zamansa; esadı indiren kişi süfyani dir.


      şöyle olabilir.
      süfyani asıl gücünü şam sahibini indirdikten sonra gösterecek. esadı devirecek. sonra ıraka saldıracak ve bu saldırılar esnasında fıratı kafir olarak geçecek. büyük ihtimal ışid ile işbirliği yapacak.ışid ve el nusra yani süfyani ile hareket edecek. ışid kelb kabilesi olacak. sonra sudi arabistana saldıracaklar. medineyi harap edecekler. ve mehdi a.s. mekkeye sığınacak. süfyani mekkeye onu öldürmek için harekete geçtiğinde ordusu beyda çölünde batacak.

      Peygamberimiz bir hadisi şerifinde haricileri cehennem köpekleri diye adlandırmıştı. ışid ise haricilerin son dönemdeki devamı bir örgüt. köpek arab'cada kelb demek zaten. ışid e uyuyor.

      enteresan bir nokta.
      Ebu Muhammed Culani ile ilgili araştırma yaparken wikipedia da böyle bir kayıt olmadığı dikkatimi çekti. bağdadi hakkında bile wikipedia bilgi verirken el nusra lideri yok sayılmış. Ebu Muhammed Culani mehdi a.s. ismini taşıdığı için birde babasının ismine bakayım dedim. bilgi yok. biliyoruzki mehdi a.s. suriyede bulunacak. bu kişinin mehdi a.s. olma ihtimalide vardır.

      en doğrusunu Allah c.c. bilir diyelim ve bekleyelim.


      Sil
    2. Yani Ebu Muhammed Culani' nin hem sufyani hem de Mehdi a.s. olma ihtimali bulunmaktadir mi diyorsunuz? Sadece anlamak icin soruyorum elestiri degil. Tesekkur ederim.

      Sil
    3. eleştirebilirsin sorun yok. iddialı bir cümle kurduğumun farkındayım. yazdım, sildim, tekrar yazdım. Mehdi a.s. da bu topraklarda faaliyette buluncağından ismini taşıyan şahsiyetlere ve komutanlara seviyeli yaklaşma gereği duyuyorum.peygamberimiz (s.a.v); yüz hatlarına kadar süfyaninin ve mehdi a.s. ın özelliklerini veriyor fakat öyle bir zamanki hiç kimse medyaya görüntü vermiyor. tetbirli yaklaşmak lazım diye düşünüyorum. o yüzden tespitlerimi kesin şu şudur, bu budur diyemiyorum.

      birilerine süfyani yakıştırmasını yaptığımızın zaman karşısınada mehdi a.s. koymamız lazım. suriye toprakları mehdi a.s. faaliyet göstereceği ve süfyanla savaşacağı topraklar. kendisi bizzat savaşcağı gibi, büyük komutanlarıda bu topraklarda savaşacaklar. abbasoğulları olacak bayrakları siyah olacak. horasani çıkacak. yemani çıkacak. sarı bayraklar mısır köprüsü üzerinde faaliyette bulunacaklar. kelb kabilesi süfyaninin yardımcısı olacak. şia larda şeyh şabani inancı var.

      güney ırak kufe ve bağdat taraflarında mukteda el sadr isminde şia dan biri var. daha saddam zamanında o topraklara konuşlanmış. ordusunun ismi "mehdinin askerleri" mehdi a.s. bekliyorlar ve süfyanla o topraklarda savaşacaklarına inanıyorlar. onların inancı bizimkilerden bambaşka. bunlarda öyle bir grup. sonra esadın yanında kasım süleymani diye biri var. iranın generallerinden. bu kişileride zaman bu zamansa bir yerlere koymak gerekecek.

      şöyle diyeyim. ismi peygamber ismine benzeyen her komutanın yada savaşcının mehdi a.s. olma ihtimali vardır.

      tabiki zaman bu zamansa.

      Sil
  12. http://www.yenisafak.com/yazarlar/muratzelan/korkma-2023499
    paylaşmak istedim güzel bir yazı

    YanıtlaSil
  13. suriye'de bulunan güçlerin şuan güç gösterisine dönüştü (rus-çin-iran)(mossad-mı6-cia)(ab ve bm)..hepsinin amacı deaşı yok etme gibi görünse de el altından destekliyorlar (bildiğiniz gibi)... ypg-peşmerge güçlerine iranın şimdilik müdahale etmemesi düşündürücüdür...süfyanın (sünni) çıkışı esedin ölümü iranın rusyanın ve çinin bir şekilde güç zayıflamasında çıkacak sanıyorum..depremler ve kızıl ölüm ifade edilen olaylarla dengeleri değiştirecek gibi.?! belki iran beklemediği olaylarla zayıflatılacak yada vurulacak (belkide kargısa savaşı)...hala konuyu tam bilmiyoruz ve kestiremiyoruz...ama bir gerçek! süfyan siyah sancaklılardan sonra beklenen mehdi yerine koydurmak adına çıkartılan şahıs olacak...zayıf ve bilgisiz bazı müslümanları kendine çekebilmek adına...çoğu kişi bu zatı muhteremi inanacak gibi (Allah şaşırtmasın)...çok ince hesaplar ve oyun içinde oyunlar olacağı...ramazanda hz.cebrailin nidasıyla mehdinin çıkışı ve sonraki ayda iblisin sesiyle deccalin çıkışıyla hz isanın zuhulü...bu kadar basit değil amma.?!

    YanıtlaSil
  14. 3.Dünya Savaşını’nın maddi-manevi yönü

    1*Zihinler bugünlerde 3. Dünya Savaşı ile meşgul. Herkes seviyesine göre yorum yapıyor. Ama bazıları için moda isimler: Abdullah Dağıstani ve onun müridi Nazım Kıbrısi. İlkinin söylediği sözü allayın pullayın sık sık gündeme getiren ise merhum Nazım Kıbrısi idi. Ne var ki, o yaşadığı dönemde 3. Dünya Savaşı’nın cereyan temekte olduğunu anlayamadan ebedi hayata intikal etti.

    Bilinmesi gereken husus, bir dünya savaşı ancak çok sayıda dünya devletinin iştiraki ile olur. Ahir zaman rivayetlerinde üç melhameden haber verilmiş. Bediüzzaman 1. Melhame olan 1. Dünya Savaşı’nın İslam aleminin esareti ile neticelenmesi sebebiyle en büyük felaket olduğunu belirtmiştir. 2. Melhame 2. Cihan Harbi ise insan zayiatı bakımında en şiddetlisi olurken küfr-ü mutlak, siyasi bir rejim olarak, bütün dünyayı özellikle Avrupa ve Asya’yı tehdit etti. Rivayetlerde 3. Melhame için diğer iki savaştan daha hafif ve düşük yoğunluklu çatışmalardan ibaret olduğundan söz edilir. Yani 3. Dünya Savaşı diğer iki savaş kadar tahribatkar olmayacak ama dünya çapında etkisi olacak.
    1.Dünya Savaşı, İslam Alemi’nin birliğini muhafaza ve temsil eden Osmanlı yıkılmış, İslam ülkeleri işgale uğramış, en önemlisi Hz. Adem’den kıyamete kadar en büyük fitne olan decaller huruç etmiş. Decaller çıkınca Mehdi de zuhur eder. Bütün rivayetler buna işaret ediyor. İşte işin püf noktası budur. Ehl-i tarik ve tasavvufun yüzde 90’ı bu gerçeği, meslek ve meşrepleri sebebiyle idrak edememişler. Hala Deccal ve Mehdi bekliyorlar. İstiğrak aleminden başlarını kaldırıp hakikate göremiyorlar. Yani alem-i misal ile şuhud alemini telif edemiyorlar. Mesela decalleri çıkaran küfr-ü mutlakın neticesi Ye’cüc ve Me’cüc olan terör ve anarşi için tek laf edilmemiş. Ve bunların anası olan Siyonist İsrail’in kuruluşu ve akıbeti hakkında tek söz yok.

    Dağıstani’nin rivayetlerine bakın. Aynen 1. Cihan Harbi’ni 3. Dünya savaşı olarak anlatıyor. Yani bilgi ve keşfiyatı doğru ama sıralama ve zamanı tayin edememiş. Bir çok rivayeti telbis etmiş. Yani karıştırmış. Ama bazı sözlerinin hakikat payı yok değil. Ama 3. Melhame’nin 1. Melhame gibi olacak sanmış. 1. Dünya Harbi hadisatını istikbalde olacak sanmış. Niçin? Çünkü hakikatte 1. ve 3. Melhamelerin İslam topraklarında vuku buluyor. 1. Melhame sonrası decaller huruç ederken buna bağlı Mehdi’nin de zuhur etmesi gerektiğini ehl-i tasavvuf bir türlü keşf edemedi. Mehdi’nin zuhur ile hakimiyetini hemen olacak sanmışlar. Yani 1. Melhame sonrası zuhur eden Mehdi’nin başlattığı hidayet cereyanının 100 yıl sonra hakim olacağını keşfedememişler. Çünkü alem-i misali ihata etmek çok güç. Habbe kubbe , kubbe de habbe görülebiliyor. Bu da evliya arasında ihtilafa sebep oluyor. Ayrıca hakikat çok renklere girdiği için evliya ve ehl-i keşfin keşifleri hilaf-ı vaki ve muhalif-i hakikat çıkıyor. Mesele budur.

    2. Melhame Avrupa ve ABD odaklı bir savaştır. Ama 1 ve 3. öyle değil. Bir manada birbirinin benzeridir. Bir farkla: 1. Dünya Savaşını çöküşü, 100 yıl sonra 3. Melhame ise dirilişi netice verir. Mehdi’nin zuhuru ile başlayan süreç 3. Melhame sonrası Mehdiyet’in hakimiyetine zemin hazırlayacak. Ve 1. Cihan Harbi’nde muhafaza edilemeyen ittihad-ı İslam, Hilafet-i İslamiye’nin tesisi ile yeniden sağlanacak. Bunda siyasi bakımdan Mesih’in büyük hizmeti olacak.

    YanıtlaSil
  15. 2* 1. Dünya Savaşı’nın 2 cephesinden biri Osmanlı toprakları. Osmanlı ordularını işgalci sömürgecilerle nerede savaştı? Bilad-ı Şam’da. Bilad-ı Şam neresi? Dar anlamda Şam, Suriye’nin başkenti Dımeşk ile Kudüs arasındaki bölgenin adıdır. Ama bilad-ı Şam, Yani Şam beldeleri ise Batı Irak, Güneydoğu Anadolu, Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün ve Kuzey Arabistan’dır. Batılılar buraya Levanten adını verir. İşte Osmanlı bu toprakları 1914-1918 savaşında kaybetti. O dönemde 3 Osmanlı Ordusu vardı. Biri yok edildi, biri esir oldu, biri ise firarvari çekildi. Kaçan ordunun kumandanı kurşuna dizilmekten bir başka paşa tarafından kurtarıldı. (Uzun hikaye)

    İşte bu topraklarda 1991 yılında 28 ülkenin katıldığı Körfez harekatı ile 3. Dünya Savaşı’nın başlangıcına sahne oldu. 10 yıl sonra Irak ve Afganistan’ın işgale uğraması ile devam etti. Bu savaşın 3. safhası DAEŞ fitnesi Suriye ve Libya’ya sıçratıldı. En önemlisi Küresel tezgaha gelen Rusya-İran ittifakı bu ateşe benzin döktü.İşte 3. Dünya savaşı böyle devam ediyor. Yani terör ve anarşi ile. Ki bu durum Mesih-Mehdi cemaatlerinin meselesi haline gelerek ortadan kaldırılması söz konusu olacaktır. Ve tam tamına 24 yıldır artan-azalan yoğunlukla. Bu savaşlarda İran-Irak Savaşı dahil ölen insan sayısı 13 milyon.

    Bir diğer husus da 3. Dünya Savaşı’nın bir nevi mukaddemesi Irak-İran savaşı olurken, Yinon Planı gereği PKK fitnesini unutmamak lazım. Çünkü bu bölge bilad-ı Şam’a dahildir. Öyle ki bu savaşı kurgulayan batılı güçler Sovyet blokunun çökmesi ile 1990’da açıkça yeni savaş alanın İslam olduğunu belirterek bunu NATO’nun yeni stratejisi olarak da belirlediler. Bu strateji gereği Türkiye bir bölgesini çatışma alanı olmasını zımnen kabul etti. Öyle ki Avrupa Silah İndirimi Anlaşması’na Güneydoğu dahil etmedi. 28 Şubat da bu stratejinin sonucudur. Yani 3. Dünya savaşı Bilad-ı Şam’da olacaktı. Ve oldu. Hem savaş hem de DAEŞ, PKK ve Afrika’daki Beko Haram gibi terör örgütleri sökün etti.

    İşte ehl-i tasavvuf, mübarek kılınan bu topraklardaki savaşı alem-i misalde şuhudu doğru, ama söylemleri isabetsiz oluyor. Dikkat edilirse Bediüzzman 3. Savaşından hiç bahsetmez. Sadece alem-i İslam’ın istiklalinin koruması için 1. Dünya Savaşı öncesi 1911’den itibaren ısrarla şu hakikati belirtmiştir: “Bu zamanda en büyük farz vazife ittihad-ı İslam’dır” Buna uyulmadığı için, yani akvam-ı İslamiye birbirini muhafaza ve himaye etmediği ve ırkçılığı benimsediği için ihtilaf ve parçalanma sonucu istilaya uğrayarak 25-40 yıl düşman hükümranlığı altında ezildi. İşgal sonrası ise vesayetleri altında kaldı. Ve hala öyle.

    Şimdi 1. Dünya Savaşı’nın yol açtığı büyük felaketin dışında, Mehdiyet’in de Mesihiyetin de rövanş zamanı geldi. Yani Alemi-i İslam’ın ittihad ve ittifak etmesi. Tıpkı 500 yıl önce olduğu gibi. Bu vazife de yine Mehdi’nin zuhur ettiği ülkeye aittir. Yani Hilafet-i İslamiye’nin battığı topraklarda zuhur eden Mehdiyet’in galebesi ile olacaktır. Bediüzzaman’ın bir asır sonra dediği ve şahs-ı manevi olarak ısrarla vurguladı Mehdiyet devreye girecek. Onunu için önce Türkiye’de ittihad-ı İslam’ın tesisi gerekiyor. Peki Türkiye’nin 3. Dünya Savaşı’ndaki rolü nedir. Çünkü terör ve anarşiden en çok o çekti. Hem harici hem dahili dinsiz düşmanlar yüzünden.

    YanıtlaSil
  16. 3* NATO’lu müttefiklerimiz başta ABD olmak üzere Türkiye’yi bu savaşa girmeye zorladı. Vekaleten savaş için ve menfaatlerine alet etmek istedi. Körfez ve Irak operasyonlarında bunu başaramadılar. 2011’den beri Türkiye’yi 2 art düşünce için cepheye sürerek, Türk’ün elindeki kılıcı ayağına yani güneydeki Arap ülkelerinin hem de İsrail’in lehine indirmesini istediler. Küresel ve Siyonist çıkarlar için de. Direnince 2012’den beri açık hedef haline getirildi. Ve sayısız darbe ve suikast teşebbüslerine hedef oldu.

    İşte bun hengamede küresel güçler, neoliberal ve neoconlar Ukrayna krizi ile petrol fiyatlarını düşürerek Rusya’yı bir nevi taşaron olarak Ortadoğu’ya sürdü. Bununla Rusya hem enerji payının artırarak hem yeni oluşmakta olan para sisteminin merkezini çekilecek, hem de İsrail’in çevre devletleri savaşla güçsüz düşürülecekti. Türkiye’nin oyun kurucu olarak bölgeye müdahalesi engellenecekti. Tıpkı 1. Melhame sonrası gibi. Türkiye iç kavgalara sürüklenerek sömürüye devam edeceklerdi.

    Şimdi Rus uçağının düşürülmesiyle ile başlayan süreçte Türkiye’nin alem-i İslam’dan tecrid ve yeniden Lozan sınır ve vesayetine sokulmak isteniyor. Rusya küresel ve batılı güçler için Türkiye’yi tehdit ve şantajla yıldırıp enerji güzergahı olmaktan çıkarmak istiyorlar. Ama Türkiye fikri ve siyasi misyonu olan Mehdiyet’in yönlendirmesinde. Yani bayraktarın 100 yıl sonra yeniden vazifeye koşturulması kader-i İlahi’nin hükmüdür.

    3. Dünya Savaşı’nın kaç sebebi vardı. 1- NATO için yeni düşman ve çarpışma alanı icad etmek. 2- Sömürülen kaynakları muhafaza 3- İsrail’in küresel güçlerce bölgenin hakimi lider konumuna getirme.
    Sömürü alanı petrol, yani yıllık 2 trilyon dolarlık enerji kaynaklarıdır. 100 yıl öncesi Sykes-Picot’u imzalayan 3 ülkeden biri Rusya idi. Kızıl İhtilal yüzünden nemasını alamamıştı. Şimdi onu istiyor. Tetikçilik yaparak bunu hak etmek istiyor.
    Bir diğer husus herkesi gözünden kaçıyor. 20. Yüzyılda hakim tek para dolar idi. Şimdi ise doları tek para birimi yapan Siyonist kökenli güçler Euro’dan sonra Yuan ve Ruble’yi merkeze çekerek yeni bir rezerv sistemin ihdası peşindeler. Bunun için petro-para gerek.

    Peki bu savaş nasıl neticelenecek? Devreye Mesih’in cemaatinin girmesiyle. Bu husus çok perdeli. Ama İslam ülkeleri arasındaki ihtilafların çözümünde batılı bir ehl-i kitap cemaatinin rol alacağı anlaşılıyor. Bunlar aynı zamanda tevhide de yeşil ışık yakanlardır. Yani bir nevi Müslüman Hıristiyan olacaklar. Gerçekleşince tevili mümkün olacak. Ama bunun 1962’den beri emareleri var. Tabi anlayanlar için. İsevilik için için dönüşüyor.

    Hz. Dağıstani bir şey fark etmiş. (Amik Ovası) Bayırbucak Türkleri’nin uğrayacağı saldırıyı ve savaş sonrası bölgede ferec olarak Mehdi’nin zuhurunu görmüş. 100 yıl gecikmeyle. İstanbul’un işgali keşfi ise biraz Boğazlar’la ilgili olsa gerek. Sürekli Rus Savaş gemilerinin geçişi ile oluşan tehlike. Sovyet artığı marksist PKK’nın Doğu Anadolu’da oluşturduğu siyasi ve terörist faaliyeti kendi zamanının Sovyet Rus’unun işgali olarak anlamış. Onun dışında öyle bir topyekun savaş söz konusu olmaz. Çünkü öyle bir savaş taş üstünde taş bırakmaz ve Mehdiyet’in duraklaması demektir. Rahmet-i İlani buna izin vermez. Ayrıca..

    YanıtlaSil
  17. 4* Evet Bediüzzaman’ın Bitlis’te San’an tepesinde 100 yıl önce Rus polisine ne demişti? O söylediği söz ne idi? (Asya’da, Alem-İslâm’da, üç nur birbiri arkasında inkişafa başlıyor. Sizde, birbiri üstünde üç zulmet inkişafa başlayacak. Şu perde-i müstebidâne yırtılacak, takallüs edecek, ben de gelip burada medresemi yapacağım.) Rus’un 3 perdesi, Çarlık, Sovyet ve üçüncüsü olan şimdiki Rusya Federasyonu. Yani? Her şey açık. Bu ortadoğuya müdahalesi Putinvari rejimin sonunu getirecek. İnşaallah

    Şimdi ilginç 93/5 ayetinin 2015 seçimlerine bakmasından başka 3. Dünya Savaşı’na işaret ediyor olabilir. Daha önce Mayıs ayında AK Parti’nin seçimlerde alacağı oy oranının 46.5 olduğu belirtmiştim. Yani bu ayet buna işaret ediyordu. Ama sonuçlar 41 ve 49.5 olarak tecelli etti. Peki niçin 46.5? Çünkü 7 Haziran 41 + 49.5 = 95.5 eder. Yani iki seçimin ortalaması 45.25 çıkıyor. Tabi 2 seçimin olmasını kimse hesaba katmıyordu. Ayetin riyazi hesapları, buna işaret ediyormuş.

    Peki bu 3. Dünya Savaşı ve ona bağlı olarak ülkemizde sıçratılan terörist olayların ne gibi etkisi var diye hesaplayınca ilginç şeyler çıktı. Tabi bu savaşın geleceği için de. Her şey Mayıs 2013’te gezi ile başladı. Bu ayetin gün sayısı ile 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçim zaferine işaret ediyordu. Yine o kadar gün sayısı sonra ortalama rakamla 1 Kasım seçim zaferi çıktı. Yani istikrarsızlığa sürüklenmek istenen Türkiye art arda iki seçimle kaosa izin vermedi. Hele 1 Kasım bütün fitnelere dur diyecek siyasi iradeyi ortaya koydu.

    Peki çatışmalar yani 3. Dünya Savaşı’na paralel çıkarılan olaylar 6-8 Ekim 2014 olayları. Bu Kürt kantonlarına zemin hazırlamanın tarihi idi. Bir de 7 Haziran seçimi ile başlayan bir süreç var. Bunlardan hareketle şöyle bazı tarihler çıkıyor. 5 Ocak 2016. Bir başka hesaba göre ise şöyle: 15 Eylül 2016, 31 Ocak 2017. Bu tarihlerde müsbet bazı olayların Türkiye veya alem-i İslam lehine işaretleri olabilir.Çünkü tevafuk var. Doğrusunu şüphesiz Allah bilir. Sonra bazı ihbarların şartları oluşmazsa tehir veya iptal söz konusu. Sonra bazı müjdeli tarihler de var. 2019 ve 2021 gibi. Bu tarihler Mehdiyet’e işaret eder. Yani hakimiyetininin başlangıcına. Önümüzdeki 3 yıl ilginç olaylara gebe. Hayırlısı Allah’tan.

    Mossad’ın yeni başkanı dindar ve Siyonist. Bakın o Kohen İsrail TV’lerinde yaptığı konuşmalarda ne yumurtlamış: " Önümüzdeki beş yıl içinde tankların tanklarla savaşından başka bir gelişme yok. Bizimle, bu yolla savaşabilecek kimse kalmadı. Suriye ordusu neredeyse tükendi. Ürdünlüler bizimle savaşmayacak. Hizbullah'ın tankı yok. Umarım Mısır bir barış anlaşmasıyla istikrarını geri kazanır"

    Yani Kudüs ve Mescid-i Aksa büyük tehlikede olduğunu göreceğiz. Peki raviler bunun niçin haber vermemiş? Çünkü alem-i misalde gördükleri iki şey var. Savaşlar, deccaller ve Mehdi’nin zuhurla başlayan ve 160 yıla yayılan hizmeti. Gördükleri bunlar ama rivayetleri net değil, üstelik karışık. Onun için herkes vazifesi yapmadıkça yani Mehdiyete zemin hazırlamadıkça hiçbir şey olmaz.

    YanıtlaSil
  18. Celal Şengör'den kıyamet senaryosu


    Jeoloji profesörü Celal Şengör, Güneydoğu'nun ısınacağını, su sıkıntısı çeken Ortadoğu'nun Türkiye'ye saldıracağını söyledi.

    Türkiye'nin önde gelen jeoloji uzmanlarından Celal Şengör Türkiye için kıyamet senaryosunu açıkladı.

    Şengör'ün tahminlerine göre dünya kamuoyunu son zamanlarda korkutan iklim değişikliği ve buna bağlı olarak ortaya çıkması beklenen su sorunu büyük savaşlara neden olacak.

    GÜNEYDOĞU'DA SU BİTECEK, TÜRKİYE'YE SAVAŞ AÇILACAK


    Şengör, Türkiye'nin özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi 4 ila 5 derece ısınacak, ardından ortaya çıkan su sorunu yüzünden ise Türkiye karşı Ortadoğu merkezli saldırıların olacağını duyurdu.

    YanıtlaSil