.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

2 Kasım 2015 Pazartesi

19 MUHARREM - BİSMİLLAH, 20 MUHARREM - ELHAMDÜLİLLAH


19 Muharrem-Bismillah-
20 Muharrem-Elhamdülillah-

Keyfi ve beşeri kararlarla Besmele’nin zikri ve hükmü önlenemez. O ebedi ve ezeli bir kelamdır. Kainat bile Yaradanı anarak Bismillah der. Evet “Bismillah her hayrın başıdır, Biz dahi başta ona başlarız. Çünkü şu mübarek kelime İslam nişanı olduğu gibi bütün mevcudatın lisanı-ı haliyle vird-i zebanıdır.”

Evet her şey iç içe, olduğundan kainat, dünya ve insanın simasında Allah, Rahman, Rahim isminin daimi tecellisi vardır. Böyle bir hakikati inkar edercesine Besmele’ye tahammülsüzlük gösterenler 19 Muharrem’de tokadı yiyip oturdular. Başta "Haydi Bismillah" olunca, ahirde zafere ulaşıldığında Elhamdülillah denir. Kulluğun gereği bunun ister.

2011’den beri bir nevi Hendek kuşatması altında idik. İç-dış şer odakları ittifak halinde Medine’yi içerden ve dışardan kuşatanlar misali endişe kaynağı oluyorlardı. Ama her oyun ve saldırılarını gezide, 17-25 Aralık’ta, mahalli seçimde, cumhurbaşkanlığı seçiminde bozduk. Ama nedense 7 Haziran’da bir rötar yaşandı. Halbuki Duha Suresi’nin 5 ayeti olan “Rabbin sana razı olacağın ihsanlarda bulunacaktır” ayetinin ebcedi işareti 2015’i gösteriyordu. Ama olmadı. Meğer Cenab-ı Allah müjdeyi tehir edip, imtihan açmış. Birileri sınanmıştı. Ama 2015 devem ediyordu ve ihsanlar geçerliliğini koruyordu. 7 Haziran bulutlu olabilir. Ama bir anda bulutlu havayı rüzgara emir vererek dağıtan rahmeti İlahi ihsanlarını izhar etmesi zor değildi. Ve ihsanları 1 Kasım’da gördük. Hem de razı olacağımız cinsinden. Genel olarak bayram sevinci yaşadık. Kim demez Elhamdüllilah?

25 Ağustos’ta tekrar seçim kararı alındığında iki şeye dikkat çektim. Bakara Suresi’nin 11 ve 12 ayeti ifsad edici yani bozguncuları haber veriyordu. İhsandan önce bozguncuları ifşa etti. Sonra ihsanını verdi. Ve o gün 1 Kasım için gaybi işaretlerin AK Parti için 311 veya 327 sandalyeye işaret ettiğini belirttim. Son yorumda ise “Sus sus” dememin sebebi ise 304 - 19 = 305 yerine 304 + 19 =323 olma ihtimalinin yüksekliği. Aşağı yukarı sonuç buna yakın tecelli etti.

Nihayet gaybi bir hadiseye tevafuklarla varmaya çalışıyorduk. Hiç kimse koalisyon ihtimalinin yüksek göründüğü bir seçimin arefesinde iktidarın 304 ile 323 arası bir sandalye sayısını çıkaracağı tahmini edemezdi. Ama işaretler bunu gösteriyordu. Hele 93/5 ayetinin işareti ve Besmele yasağı. Çok ağırıma gitti. İçim içime sığmadı. Hangi devirde yaşıyoruz. Ve tuttum bütün tevafukları yazdım .

Kimse şunu unutmasın. Mehdiyet sıfırdan başlayarak 1925’dan beri devrede. Defalarca belirttim devirleri ise 1902-1952, 1952-2002 ve 2002 (kimi 2006 der) ile 3. fasıl başlar. Bu seçim nihai bir zafer değil. Sadece Anadolu kalesinin kuşatılması kırıldı, yarıldı. Şimdi alem-i İslam’a taşma söz konusu. Mehdiyet’in ta Medine’ye kadar hükmetmesi söz konusu. Bu da ayrı ve de çok zorlu bir süreç. Bir menzil ele geçti, düşman şimdi öbür menzilde. Seçim zaferi İslam aleminde bayram gibi karşılandı.


Yahudi rivayetlerinde, Siyonistlerin arz-ı mev’uda kendileri savaşarak değil vekalet savaşlarıyla kavuşacağı belirtilir. Zaten Yahudiler savaşarak değil, kurulan entrikaya destek vererek Filistin’e göç ettiler. İngiliz ile topraklarına geldi, ABD ile devletini kurdu, şimdi yeni bir ittifakla İslam’a terör iftirası ile bölgeyi karıştırarak ele geçirmek istiyor. Yinon Planı bunu öngörüyor ve tıkır tıkır işliyor. Irak-Suriye-Libya-Mısır-Yemen’deki kaosun altında siyonizm adına vekalet savaşı yürüten küresel güçler ve emperyalistler var.

Böyle durumlarda bazı tehlikeleri yaşayıp, saldırıları maruz kalacağız. O ayrı bir mesele. Cemaatin iplerini elinde tutan CIA’cı Graham Füller ve Yahudi mesaidaşı Henri Barkey açık açık ilan edercesine Erdoğan’ın ve Ak Parti’nin nüfus ve tesirinin kırılacağını söylüyorlardı. Nasıl? Devirerek ya da yanına ortak verip koalisyon kurdurarak. Maşaları cemaatin karıştırmadığı halt kalmadı. . Sonuç sıfır. Bu darbe önlendi. Yenisinin gelmeyeceğinin garantisi yok.

Bakın seçim zaferi bir kaç değil yüzlerce hesabı bozdu. Şer odakları büyük şaşkınlık ve hayla kırıklığı içinde. Millet bir çok övgü ve takdir sıfatını kazandı. Bu nasıl oldu? Hep belirtirim. Ak Parti Mehdiyet’in manevi koruması ve desteğine sahip. Yoksa 2009’da da oyu 40’a kadar düştü 7 Haziran’da da. Ama sonra yüzde 48-52’ye nasıl tırmandı? Buna kafa yorulmuyor?

Şüphesiz benim bulduğum tevafuklar ve gaybi müjdeler gibi bir çok ehl-i maneviyat gaybi ferahı görüp söylüyor. Ben tevafukları belirttim. Son anda 31 Ekim tarihli yazıdan bir ayeti çıkardım. Kur’an’ın 550 sayfasında başlayan Saf Suresi 13. Ayeti bu. 26 Ağustos’taki yazımda belirttim 13 rakamının önemini. Ak Parti 13 yılında bu 13 tevafukunun sırrına nail oldu. Saf Suresi’nin 13. Ayeti şöyle: “Seveceğiniz bir şey daha var: Allah’tan bir zafer ve yakın bir fetih. Artık mü’minlere müjdele.”


Bu cümle Kur’an’da tam 4 yerde geçer. Bir şey daha var. 19 Muharrem’in bir başka tevafuku: 550 milletvekili için + 54 milyon seçmen sandık başına gitti = 19. Yani 1 Kasım için çok sayıda 13 ve 19 tevafuku işaret ediyor.

Şimdi bazıları nedir bu tevafuk diyebilir. Bediüzzaman anlatıyor:
(Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan tevafukatın envaı (çeşitleri var) Tevafukat-ı nakş-ı lafziden başka tevafukat-ı maneviyesi var. Hem çok manidar ve çok vardır.)

(Tevafukat ittifaka işarettir. İttifak ise ittihada emaredir, İttihad ise vahdete alamettir. Vahdet ise tevhidi gösterir. Tevhid ise Kur’an’ın dört esasından en büyük esastır. )

(İşaretin mahiyeti gizli olur. Sarih bir suret onda aranılmaz. İşaretlerin cüz’leri daha ziyade gizlenir. Bir işaretin yüz eczasından bir cüz’ü gayet hassas bir dikkatle hissedilir. İşte bu sırra binaen beyan ettiğimiz ince tevafukattan ve münasebatdan sarahat-ı kat’iyye istemek insafsızlıktır.)

(Bu tarzdaki tevafuka hiç mümkün müdür ki: Tesadüf içine karışsın. Hem mümkün müdür ki: Mühim hikmetler bulunmasın.)

Son notum. Hep belirtirim Ak Parti, Refahyol’un devamıdır diye. Onun tabanına dayanır. Refahyol 28 Şubat’ın mağdurudur. O Refahyol’un bir lideri de Tansu Çiller. Bu hanım birkaç gün önce kendisini arayan gazeteci Canan Barlas’a şunu söyler: “Bir başbakanı bir başbakanın başarısı hakkında konuşmaz, ama millet uyandı. Çok oy kayıyor.” Ve tek parti iktidarına işaret eder. Ama kimimiz değil çoğumuz medyanın algı operasyonu altında koalisyona hazırlanıyorduk değil mi? Demek ki Türkiye’de algı operasyonuna kanan da var. Ben o algı operasyonunun palavrasını göstermedim. Ne yani hıfz-ı İlahi bir-iki keferinin oyununa papuç mu bırakacaktı?


5 yorum:

  1. İstanbulda 10 Milyon seçmen var. 9 milyonu geçersiz. 8 milyonu geçerli

    http://prntscr.com/8y5hog

    YanıtlaSil
  2. Maşallah Abdurrahim kardeşim tebrik ediyorum daha sık yazmanız temennisiyle...fi emanillah

    YanıtlaSil
  3. abd de süper volkan korkusu

    http://www.yeniakit.com.tr/haber/abdde-buyuk-patlama-korkusu-104229.html

    http://spiderweb.blogcu.com/kur-an-uyariyor-yellowstone-volkan-i-patlayacak/7790627
    http://www.dailymotion.com/video/xkb4a4_ng-bilimin-ta-kendisi-super-yanardag-arastirmasi_tech

    YanıtlaSil
  4. Dünya ve Gerçekleri isimli sitedeki "Erbakan ve Erdoğan'ın Büyük Oyunu" makalesi dikkat çekici

    YanıtlaSil
  5. abdurrahime fevzi abi 1960 yılınıda islamiye galibiyet olarak görüyor neden acaba sordunmu kendine kendi cevaplamış bir bak istersen

    YanıtlaSil