.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

12 Ekim 2015 Pazartesi

KADERİN DÜZENEKLERİ


Kader bir gerçek lakin sorumluluğu kadere yıkmak, yüklemek harcımız değildir. Bu sorumsuzların harcıdır. Keder hakkında hüküm vermek beşerin işi değildir. O görev bilinciyle hareket etmek zorundadır. Bu nedenle de sorumsuzlar sorumluluklarını taca atmak için genellikle cebriye anlayışını benimserler. 1 Kasım (2015)seçimlerinin tarihi ilan edildiğinde hemen aklıma Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi kaderi geldi. Buna kaderin cilvesi derler. Hiç şaşmaz. Bazen insan olaylar arasında bağlantı kuramaz lakin büyük fotoğraf görülünce ‘puzzle’ dediğimiz bulmaca çözülür. Önce çözsek müdahale imkanımız olabilir. Bununla birlikte sonucu göremediğimizden dolayı rehavete kapılır ve kader anımız gelir çatar. Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan 3 Kasım 2002 seçimleriyle birlikte belediyecilikten genel siyasete terfi etmiş ve devleti çeşitli kademelerinde temsil etmiştir. Bununla birlikte Gezi olayları siyasi hayatında bir dönüm noktası, kırılma noktası veya gündönümü olmuştur. İster buna komplo ister kaderin bir cilvesi diyelim karmaşık bir durum. Kader iradelerin toplamıdır. Malik Binnebi dış faktörlerden ziyade iç faktörleri önemser. Dış faktörler ikinci dereceden bir etkiye sahiptir. Bu nedenle de kabiliyetü’l hezime kuramını getirmiştir. Hezimete veya yenilgiye yatkın bünyeler dış faktörlerin de etkisiyle darmadağın olurlar. Bununla birlikte bünyesi dayanıklı olanlar bu vartayı yani dış faktörlerin tesirini atlatabilir veya en azından azaltabilirler. Hatta sağlıklı bünyeler için komplolar zindelik, canlılık sağlarlar. Bazen 11 Eylül’deki gibi ülkeler kendilerine komplo kurarlar. Putin bu komplo anlayışını Amerikalılardan ve 11 Eylül’den devşirmiş 1999 yılında Çeçenlere karşı Rusya’da taklit etmiştir. Birisi Kaide’ye karşı diğeri de Çeçenlere karşı devlet komplosu kurmuştur. Bu onları saldırgan kılmıştır. İki taraf da birbirlerinin ayıplarını bildiklerinden gerçekleri örtbas etmişlerdir. Tencere dibin kara seninki benden kara hikayesi!

Halbuki Türkiye’de iktidar bu patlamalar karşısında aciz, çaresiz ve savunmasız görünüyor. Bu nedenle hükümeti sorumlu tutanlar meseleyi kavrayamıyorlar.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kasım Paşalı birisi olarak iki Kasım seçimi arasında kaderini ve gergefini yaşıyor. Haziran seçimlerinden yaralı olarak çıktığını varsaymak mümkün. Kasımda toparlayabilir de toparlamayabilir de. Belki de Türkiye’nin sorunları siyaset kurumunun çapını aştı. Kasım Paşa ile kasım ayı arasında anlam bakımından bir münasebet bulunmayabilir. Bununla birlikte cinas münasebeti var. Çıkış noktası aynı. Herkes de görüyor ki seçimlerin öncesinde Diyarbakır’daki patlama ile başlayan zincir birbirinin devamı. Ortak elden çıkmış gibi. Kim Türkiye’ye kastediyor? Elbette PKK meselesinin azmasındaki gibi Suriye meselesi temel faktör. Buradaki gecikmenin bedelini ödüyoruz. Kader düzenekleri zamanında harekete geçemeyen aktörleri tasfiye ediyor. Demek ki sorun olaylarda değil olayları çözemeyen aktörlerde. Diyarbakır’dan sonra eylemlerin ikinci durağı 20 Temmuz tarihli Suruç olayları olmuş ve yürekleri dağlamıştır.

*

Bu zincirin son halkası Ankara’yı vurdu. Belki de Ankara tarihinde böyle bir eylem görmedi. Seçimlerin tarihi gibi bu da gizemli. Nitekim gizem haberlere de konu olmuştur. Bu tevafuku iyi saatte olsunlar mı ayarladı, tertip etti yoksa onların üzerinde de bir kader mi var, onları ve tercihlerini şekillendiriyor? Saldırıda ‘10’un sırrı! haberi benim de dikkatlerimden kaçmadı. Olayı kurgulayanlar vefk veya evfak üzerinde epey çalışmışlar. Belki de İranlıların 5+1 ülkeleriyle nükleer anlaşmayı kadir gecesine denk getirmelerine benziyor! Acemde oyun bitmez. Ankara’daki menfur eylemle ilgili ilginç bir ayrıntı, zamanlamasıyla alakalı. Olay 10’uncu ayın 10’unda, saat 10.00’da gerçekleşiyor. Şaka gibi ama gerçek. Dolayısıyla planlayanların da ötesinde bir plan var. Kaderin de üzerinde bir kader var. Türkiye kader seçimine doğru giderken kaderin remizlerini ve düzeneklerini taşıyan bir olay oluyor. Olay toplu bir sürece işaret ediyor. Amaç hükümeti yıpratmak ve devirmek ise olaylar zincirinin baskısı bu hedefin çapını aşmıştır. Türkiye’de siyasi istikrar seçimlerle sağlanamayacak kadar olayların ipoteği altına girmiştir. Türkiye kontrol dışına çıkıyor.

Türkiye, Suriye olaylarının alacağı çapı kestirememiş ve İran mihveri konusunda teyakkuzda olamamıştır. Suriye meselesinin çapı büyüdükçe PKK meselesinin de çapı büyümüştür. Tehlikeyi öngörüsüzlüğümüz veya öngörülerimize göre tedbir alamayışımız büyütmüştür. İhmal çemberi ateş çemberine dönüşmüştür.

17 yorum:

  1. 10 lar ve Kasımlar tevafuku... Bakalım Mevla neyler...

    YanıtlaSil
  2. bu patlama akp nin oylarını %3-4 puan aşağıya çekti benziyor
    bu da hdp ve chp ye görünüyor
    sosyal medyada işid= akp algısı yayılıyor
    haberlere baktım koceli gibi yerde akp rozeti takanlara saldırmışlar
    seçime kadar çok şey yaşayacağız belkide seçim olmayacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu manayı teyid eden bazı mesajları yazdıktan sonra sildim. Bu yorumunuza katılıyorum. Öyle bir hava estirildi ki HDP ve sol örgütler masum taraf, iktidar zalim taraf diye algı oluşturuluyor. Sanatçı takımına bakın: Artık dayanamıyoruz teraneleri...Sonuçta AKParti eskidi.... Millet eski sıkıntıları unuttu. Tertip üstüne tertip, bu kadar oyuna karşı dayanmak semavi bir kuvvet lazım. Sosyal medyada soldan sağa Akparti karşıtı kesimler Akparti'ye nefret kusuyor. Madem öyle Allah içimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak etmesin diye dua ediyoruz.

      Sil
    2. Bu dünya imtihan dünyasıdır. Kim Allah’ın nazarı ile hadiselere bakıyor kim bakmıyor anlaşılma alanıdır. Bediüzzaman bu zamanda iki büyük tehlikeye dikkat çeker. Ve her iki tehlikenin de dış kaynaklı olduğunu ısrarla vurgular. Bu iki tehlikenin de dinsizlik ile onun ikizi terör ve anarşi olduğunu belirtir. Bu ikz tehlikenin sıfatı da Deccal-Süfyan ve Ye’cüc-Me’cüc’tür.

      Ankara’daki patlama ve ülkemizin güneydoğusu ile güney komşularda meydana gelen olaylar da aynı harici tehlikelerin eseridir. Fertlerin imtihana tutulması gibi cemiyetler ve milletler de imtihana tabidir. Dünyevi ve uhrevi saadete talip onlar bu gibi olaylar karşısında gereğini yerine getirmekle yükümlü. Emniyeti ve asayişi ve huzuru hedef alan bombalar karşısında tuzağı görmeden oyunu değiştirenler tokadı hak eder. Çünkü bütün musibetler günahlarımızın ve hatalarımızın eseridir.

      Türkiye, değil cumhuriyet tarihinin son 250 yılın en güçlü konumuna getiren ortak tavır ve ittihad bozulursa seyreyleyin gümbürtüyü. Neticesi bu bombadan kat kat acı olur. Çünkü ilahi yardım da şarta bağlıdır. O da sırta-ı müstakimi muhafazasıdır. Kim ondan saparsa tokadı yer. Musibeti hak eder.

      Biz 7 Haziran’da beri imtihandayız. Ya ittifak ve ittihadı muhafaza eder, rahmet-i İlahiye’yi celb ederiz. Çünkü rahmet de bir adım attığınızda o, on adım atar. Tercih bizim. Ya iktidarı muhafaza edersiniz ya da harici kuklaların badire dolu maksadına hizmet edersiniz. Çünkü Kürt provokasyonundan sonra şimdi de solu sokağa dökerek kitleler tahrik edilmek isteniyor. Maksatları ise meydanda.

      Kaldı ki siz kamuoyunu okuma uzmanı değilsiniz. Böyle iken yüzde 3-4 oyu tembel ve geveze ve aylakların oyun ile eğlence alanı sosyal medyaya bakarak AK Parti’den nasıl silersiniz. Bu ülkenin hayrı için hiçbir katkısı olmayan halkçılarla onların eteğine yapışmak için fırsat kollayan ırkçıların hanesine yazarsınız. Bediüzzaman o tehlikeye de işaret ederek millet ve İslamiyet aleyhine ırkçıları elde ederek neticeye gitme ihtimaline karşı da uyarır.

      Suruç ve Ankara patlamalarıyla dış provokasyonlara alet olarak sokağa dökülenlerle bir olmak her halde ehl-i iman ve İslam'ın işi değildir.

      Sandıktan ya kaos ya da huzur iktidarı çıkacak.

      Sil
    3. cevremde baktıklarımın hali tavrı bende bu zannı uyandırıyor
      yoksa ben kendim zamanında şeker yağ almak için kuyruklara girmiş kişiyim
      şimdi karşımdakine diyorumki bak oy verdiğinin 2 rekat namazındanda 2 kadehindende hissedarsın diyorum ancak tesir etmiyor
      gençler bir zorluk musibet görmedi
      cemaat ve nice hoca ve grüplar chp mhp dhp yanında


      derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
      hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
      söylesem tesiri yok sussam gönül râzı değil
      çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.... fuzuli

      Allah(C.C) içimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak etmesin amin

      Sil
    4. yine süikast iddiaları var
      aynı zamanda barzani nin devrilebileceği habarleri var

      Rus haber ajansı Sputnik'in Türkiye Muhabiri Hikmet Durgun, Ankara'daki saldırıdan birkaç gün önce yaptığı haberle saldırının gerçekleşeceğini bildirmişti. O haberin gerçekleşmesinin ardından yeni iddiası sosyal medyayı sallayan Durgun, Meclis'teki siyasi partilerden birinin genel başkanına IŞİD tarafından suikast düzenleneceğini iddia etti.

      Durgun yazdığı tweette "IŞİD,Türkiye'de mecliste olan bir partinin Genel Başkanına suikast düzenleyecek." diyerek "Emniyet alarma geçti." diye ekledi.

      Sil
    5. abdürrahim bey safa asya sitesinde süfyan meselesinde birbirimize destek oluyoruz teşekkür ederim orada başka isimle yazıyorum
      bugün sağolsun ağabeyler ak parti demişler
      ancak haber yalanlanmazsa ahmet akgündüz ne hikmetse seçim öncesi beyanatı var
      http://www.rotahaber.com/gundem/ahmet-akgunduz-hukumet-nurculari-tasfiye-ediyor-h561384.html
      tabi bu arkadaş bir grubu temsil ediyor ve beyanatı şimdi neden böyle
      cemaat diğer cemaatlere mi sızdı bilmiyorum
      hayret ettiğim işler oluyor
      alim böyle derse cahillere bir şey diyemiyorum
      dua ediyoruz edeceğiz duygularımız ise şair in dediği gibi
      kimseye etmem şikayet ağlarım ben halimize
      titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalimize
      perde-i zülmet çekilmiş, korkarım ikbalimize
      inşallah iyi olur her şey

      Sil
    6. Rotahaber'deki Ahmet Akgündüz'ün beyanatını okudum. Bu Nur cemaatinin üslubu değil... Ağabeylerin üslubu değil... Bu üslup dindar bir hükümeti Nurcular aleyhine çevirmeye sebeptir. Halbuki Bediüzzaman Demokrat Partideki dindarlık kırıntılarını bile takdirle büyütmeye çalışmış iken bu şahsiyetin tarzı uygun değildir. Bu arada hükümeti makam kapma vesilesi sayıyor da beklentileri karşılanmamışsa bilmeli ki cemaatler makam kapma vesilesi değildir.
      Hükümeti karşıtları bir bahane ile yıpratmaya çalışıyorlar. Sağ sol hatta dindarane gayretlerle bu hükümete vuruyorlar. Sağı solu anlarım ama dindar bazı kesimler dine dayanarak en sinsi darbeleri vuruyorlar.
      Olacak olan bütün müslümanların başına gelebilecek umumi bir musibettir. Müspet hareket lazım. Yıkmaya çalışanlar bu yıkıntının altında kalacaklardır.Beğenmiyorsak dua edelim Allah daha iyisini versin. Ben de bazı şeyleri beğenmiyorum, ama umumi manada daha hayırlısı gelmeden bazı kusurlara binaen yıkma niyetlisi değilim.

      Sil
    7. Bediüzzaman ne diyor: “Bu zaman şahıs zamanı değil, şahs-ı manevi yani cemaat zamanı, (yani tüzel kişilik zamanı, yani milli irade zamanı), ferdin bir hükmü yoktur” Şimdi değil Prof. Ahmed Akgündüz onun gibi yüz bin Prof olsa ne yazar. Biz şahıslara değil, şahs-ı maneviyeye tabiyiyiz. Şahs-ı manevinin üstadı ise Risale-i Nur’dur. Risale-i Nur ise, Kur’an’ın arşından geliyor, Kur’an’ın manevi bir mucizesidir. Kur’an ziya ise, Nur Risale-i Nur'dur. Güneş-kamer misali. Güneş kameri aydınlatıyor o da bize nurunu gösteriyor.

      Şimdi Prof Ahmed Akgündüz’ün ilm-i enaniyeti var. Birçok TV oturumunda ilmi enaniyetle iddia ettiği hususların yanlışlığı veya noksanlığı gösterildiği hallerde süratle çark ettiğine şahit oldum. Sonra şeker hastasıdır. O da asabiyet veriyor. Prof. Akgündüz çoğunlukla ilmi hakikati söylüyor ama bazen indi görüşü belirtip ortalığı karıştırıyor. Hükümete 6 aydır bir vesileyle ile çatıp duruyor? Niçin diye araştırdığımda, şu hususu gördüm. Başında olduğu üniversite, batıl ve menfur cemaatin eleştiri okları altında. Sonra o cemaatin batı kamuoyunda necon-siyonist ortaklarıyla oluşturduğu olumsuz havadan o Hollandalı yöneticilerinin etkilendiğini ve üniversitesinin akibetinden korkan Akgündüz’ün rüşvet-i kelam ettiği düşüncesine kapıldım. Ve de eğitimi kurumu için hükümetten beklentilerinin olduğu intibaını edindim.

      İlim sahibi olmak başka onun hayattaki tecellilerinin müsbet olması başkadır. Akgündüz’ü esas alarak hareket edecekler bunu hesaba katmak zorundadır.

      Risale-i Nur daire dairedir. Dost, kardeş talebe, ağabey. Bunların hem Nur’a sadakatleri hem de istifadesi aynı değildir. Ayın 14’ünde kamerin nurunun parlaklığı her biri bir güneş de olsa yıldızları ışığıyla örtüyor ve semayı sadece o aydınlatıyor. Bediüzzaman 7. Şua’da İmam-ı Rabbani’ni zamanımızla ilgili görüşünü tashih ederken Risale-i Nur’u nazara verir. Kıyamete kadar hüküm Risale-i Nur’a aittir. Bu daireler de ondan ona göre istifade eder. Ekvatordaki güneşin harareti ile kutuptaki aynı değildir.

      Bediüzzaman’ın fecr-i sadık için öne sürdüğü 3 şartın tahakkuku için verdiği 3 tarih olan 1371-1401-1411’in gerçekte 1381-14011-1422’de gerçekleşmeyeceği anlaşılıyor. Çünkü hikmet-i ibham için her daireye bir haber vermiş. Ağabeyler dairesine 70 yıl sonrasını haber veriyor. Bu 70’i de 30 ve 40'lı tarihlere bölüp verdiği hayırlı ihbarın neticede merhale merhale gerçekleşeceği ve netice için 1441’i göstermesi çok manidar. Çünkü 1422’nin ehl-i küfrün yani Süfyanilerin mağlubiyetinden sonra ehl-i imanın ve İslam’ın içinden çıkacak dengesiz münafıkların ve ehl-i fitnenin fecr-i sadıkı 20 yıl geciktireceğini üstü kapalı ihbar edip teyakkuzda olunmasını ihsas ediyor. Nitekim Süfyan fitnesinden sonra görülen en büyük fitnenin, Süfyani 28 Şubat’ın kısmi şeriki ve sonrası neocon-siyoniste tabi cemaatin fitneleridir. İnanın ne PKK, ne ırkçılar, ne baronlar, ne de Süfyani medya onlar kadar Kur'an ve imana zarar vermedi. Ahir zamanda hangi taşı kaldırırsanız Yahudi’nin görülmesi gibi bu şeytani cemaat de görülüyor. Bu da Hasan Sabbahvari çalışmanın ürünü.

      Eğer önümüzdeki seçimde hazır bütün tehlikeleri savuşturacak veya dayanacak tek partili iktidarı devreye girmemesi halinde, kader-i İlahi’nin başka bir tertibe girişeceğini ihtimal dahilinde gördüm. Tabi benimki şahsi bir düşünce. Nur’un genel fütuhatı söz konusu olduğunda o şarta bağlı. Müjdeler şarta bağlı. Uyulursa gelir, uyulmazsa gelmez. Bir tarihte bütün evliyanın verdiği bir müjdenin gerçekleşmemesi üzerine Bediüzzaman’ın yorumu da böyle olmuştu.

      Sil
    8. Allah içimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak etmesin amin. lakin chp, mhp, hdp kara parti de peki gerçekten hükümet partisi ak mı? şimdiki hükümetin de yanlış stratejileri var. bunu meşru görmek de ilahi azaba duçar olmaya vesile değil de nedir! en son bugün, saadet partisi genel başkan yardımcısı hasan bitmez, partisinin oylarına göz diken iktidarın, insanları işi-aşı ile tehdit ettiğini söyledi. Erbakan hoca vefat etmeden önce türkiye'nin bugünlere kadar ne hallere düşeceğini manevi alemde gördükleriyle anlattı ve haklı çıktı. bu ülkede hepsi bütün partiler islami olarak batıl olduğu için oy kullanmayan az bir kesim var, onlar da haklı. ülkemizi kafirlerin, münafıkların yönetmemesi için de ehveni şerreyn ihtiyar olunması gerekir. saadet patisi genel başkanı mustafa kamalak -bizim temel ilkemiz bellidir. başkasının himmetine bağlı ise zaferden ümidi kes. biz saadet partisi olarak tüm teşkilat mensupları olarak tek başımıza seçime girecek şekilde hazırlanıyoruz- diyerek başta terör olmak üzere ülkenin sorunlarına dikkat çekti ve -bu bir ittifak değil aslında seçim görüşmeleri, yangını söndürme, gerçekten ülkedeki gelişmeler hepimizi kara kara düşündürüyor- demişti.

      Sil
  3. Risale-i Nurun şahs-ı manevisine ve o şahs-ı maneviyi temsil eden Üstadın varis talebelerinin şahs-ı manevisine tabiyiz. Bunun dışındaki şahıslara tabi değiliz. Vesselam.

    YanıtlaSil
  4. Bir zuhurat olmadı ama biz vazifemizi yaparız, Allahın işine karışmayız. Siyasete karışmıyoruz. Müslümanlar için ne hayırlı ise onu rahmet-i ilahiyeden ümid ediyoruz. Son zamanlardaki sosyal medyaya bakınca içimiz kararıyor. O sebeple Allah çocukların, yaşlıların ve hastaların hürmetine memleketimiz maddi-manevi musibetlerden korusun. Bizler neye layık isek başımıza gelecek olan da odur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin. Hayır da şer de Cenab-ı Hak'tan. Bir topluluk kendini düzeltmedikçe Allah da o toplumu düzeltmez. Ülkedeki yöneticiler halkın aynasıdır. Eğer başımıza musibetler yağıyorsa kendi yaptıklarımız yüzündendir. Herkes hak ettiğinin karşılığını alır.

      Sil
    2. Allah-ü Teala bütün kâfirleri, münafıkları, bütün izm-cileri ve bunlara destek verip tapan ve kayıtsız-sessiz kalan sözde müslümanları (münafıkları) tez vakit kahreylesin inşallah ve takva ehli olan salih müminleri korusun lakin mukadderatın önlenemez bir tecellisi olarak ölecek olanlarına da işledikleri kusurlar yüzünden imanlarını kaybetmeden ölüm nasib eylesin inşallah!

      Sil
    3. Âmin kardeşim âmin...

      Sil
  5. Fatih Nurullah Efendinin zuhuratının hakikat çıkmasına dua ediyoruz. Yani iki kere ezan okunması meselesi... Milletin aklı seliminin galip gelmesini umuyoruz. Yoksa Nazım Kıbrısi'nin ifadesiyle tertip hükümeti kurulursa o zaman kimse dövünmesin...

    YanıtlaSil
  6. Allah nurunu tamamlıcakdır o sübhandır hiçbirimizin ibadetine dahi ihdiacı olmuyan samed celle cellaluhu ne güzel Allahdır aLemiyok dan var edendir hiçbir asinin ben gibi asiligi ona zarar vermez en takvanın takvalıgı onun şanına şan katamaz O Allahdır. ne güzel yaratıcıdır. sübhansın ya rabbeL alemin, kimden kime bu güne kadar övgü oldysa hakikaatta tüm övgüler güzelikler Ehad olan Allaha ait ir tüm noksanlıklardan ari nerde nasıl nicin ne kadar ön arka sag soL nasıl niçin kelimelerine muhatap olman.. önü sagı solu eşibenzeri olmuyan Allah celle cellehu . malikel mülk diledi gibi hükmeden .
    Kuranı kerim göndermiş son peygamber hazreti muhammed sallallau aleyhi vessellemi göndermiş onun vesileiteblig etmiş insanlara nasıl yaşamalarını gerekdini kanunu nizamını bildirmiş . uyanlara ne mutlu inanıpda uyamıyanlara Allahım affuvetsin benide .. inkarcılara fitnecire bzgunculara hidayete nasipi olmuan şeytanın askerleri ne de galib getirmesin. (Amin) İman ederizKi Allahdan başka iLah YOKDUR . yaratıcı yeşerten yaşatan dirilten alan veren yokdan var eeden yokdur . son peygamber hazreti muhammed alehiselam Allah ın kulu ve resuludur. bizim benimde peyamberiir. iman etiim . rızana uygun olmuyan tüm halerimde estafirullaheL Azim el KERİM . iman eden kurtuluşdadır . ZAFER MUHAKKAK İSLAMDIR .ALLAH VADİNDEN DÖNMEZ..

    YanıtlaSil