.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

23 Ekim 2015 Cuma

İTİRAZIMIZ VAR BU DÜNYAYA

Ali Nur KUTLU / Yeni Şafak

Böyle bir dünyaya iki yüz yıldan fazla var ki, itirazımız var.
Adalet ararız. İnsanların şu ölümlü dünyada kısacık yaşamında adalet ararız.
Ekmeği sadece sen yeme, sadece kendine saklama.
Bu ekmekte Afrika'nın kara derilisinin hakkı var.
Bu ekmekte, Ortadoğu'nun kavruk yüzlü çocuklarının hakkı var.
Biz demiyoruz ki, ekmeğin tamamını bize ver. Biz, ekmeğin tamamını kendine alma diyoruz.
Paylaşmak, hakkımız olmayan bir şeyi almak değildir. Batı ekmeği paylaşınca, kendi topraklarından çıkmış buğdayın mahsulünü vermiş olduğunu düşünüyor...

O buğdayı, Kenya'nın düzlüklerinde, Konya Ovası'nda, Mısır'ın bereketli nehir kenarında biz ekmiştik zaten.
Dünyadan topladığınız ve sonra hepsini kendinize ayırdığınız ekmek bizlerin mahsulüydü zaten.
İtirazımız var bu dünyaya.

Ekmeğimizi geri istiyoruz. Yiyip yiyip de fazlalığını çöpe attığınız, o dünya nimetindeki hakkımızı istiyoruz sadece.
İtirazımız var bu dünyaya, bu sisteme, bu düzene.

Neden zulüm hep bizim topraklarımızda yaşanıyor?

Neden açlık Afrika'da var da, Norveç'te yok? Herkes, mesela, Kenya topraklarının verimsiz, Norveç topraklarının verimli olduğunu zannediyor.

Oysa herkes biliyor ki, öyle değil. Bazı Afrika ülkelerinin toprakları, yer altı zenginlikleri, madenleri Avrupa'daki bir çok ülkeden daha zengin. Peki neden durum böyle?

Nijerya'nın batı kıyısında, okyanusun ortasında bir ada vardır. Victoria Adası. O adanın içinde Afrika insanının 350 yıldır nasıl Batı'ya köle olarak kaçırıldığını anlatan bir müze vardır. Müzenin bir odası, gerçekten kölelerin gemilere yüklendiği odadır.
Batı, 350 yıldan fazladır o insanları köleleştirip, o adadan Avrupa'ya, Amerika'ya kaçırıyor. İşte o günden beri, Afrika sömürülüyor, Batı semizleşiyor. İşte o tarihten beri Afrika fakirleşiyor, Batı zenginleşiyor.

Topraktan mahsulü çalan, o mahsulü işleyen yerliyi köleleştiren ve sonra da BM'de Afrika'ya gıda programı düzenleyen hep aynı Batı.
Komik, acı, trajik, utanç verici...
Ekmeğimizi çalıp, bir kısmını bize lütuf olarak geri veren bu düzene itirazımız var.
Bugün bu düzene, bu sisteme itiraz edenlerin, kabul etmeyenlerin durumu çok şaşırtıcı.

Mesela, bu düzenin bir parçası olmayı ve yüzlerce yıldır devam eden sömürüş sisteminin devamını destekleyen herkes, Batı'nın dostudur. Diktatör, çocuk katili, yamyam olması farketmez.

Mesela, Mısır'da Batı sömürü düzenini kabul eden ve darbe yapan diktatör Sisi, Almanya'da Devlet Başkanı olarak karşılanır. Bu düzene itirazı olan, seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi ise hapiste çürütülür.
Bunda, şaşırtıcı bir şekilde çelişki görmez Batı.

O zaman, Rusya da gelip çocuk katili, 300 bin insanın kanı elinde damlarken, Esed'i alıp Moskova'ya götürür. Kim itiraz edecek? Putin, 'siz Saddam'ı Bağdat'ta asarken iyi oluyor da, ben Şakaaşvili'yi, Gürcistan'da asarken neden kötü oluyor' diye sormuştu bir kere.

Şimdi Esed, Moskova'da, öldürdüğü binlerce masum insanın kanı üzerinden pazarlık yapıyor. Tıpkı Sisi'nin Avrupa ile yaptığı gibi.
İşte buna itiraz edenler şeytanlaştırılır asıl. 'Terörist derler, cihatçı derler, militan derler, ayrılıkçı' derler... bizleri, hakkını arayan insanları bir de böyle etiketler ve toplumdan dışlarlar.

Düşünün ki, bizim ülkemizin seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhine çıkan haber sayısı, fiili darbe yapan Sisi ve insan kasabına dönen Esed'den daha fazla. Nasıl olabiliyor? Batı bunu bir çelişki olarak görmüyor. Çünkü bu sisteme itirazı var Erdoğan'ın.
'Dünya beşten büyüktür' derken, yıkılacak sistemleri, dağılacak sömürü düzenlerini gördüler. İşte bizim itiraz ettiğimiz düzenin sahipleri, kendi topraklarımızda bizi mahkum etmeye çalışıyor şimdi.
İtirazımız var bu dünya düzenine.
İtiraz edeceğiz ama orada kalırsak kaybetmeye de devam edeceğiz.

Aklımızı kullanmak zorundayız. Çok çalışmak zorundayız. Yeni fikirler, düşünceler bulmak zorundayız. Yeni sistemler üzerine çalışmalıyız. Sadece itiraz edince bu düzen değişmez.

Ayağa kalkmalıyız ve aklımızı kullanmalıyız, duygularımızı değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder