.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

31 Ekim 2015 Cumartesi

19 MUHARREM 1437


19 Muharrem 1437

Sayın Mehmet Ali Bulut’un maşallahı var. Bir coştu mu, dağdan akan ırmaklar gibidir. Hiçbir engeli tanımaz önüne takar götürür. Üstelik yer yer gaybaşina hakikatleri terennüm etmiyor mu, deme gitsin..

Biz kıştan çıktın. Bahardayız artık. Belki nisan yağmuru olabilir ama, kış soğuğu olmaz. Zemhari ve kocakarı soğukları bitti. 4 Mustafa da öldü. Devirleri bitti. The End’in tarihi bir hesaba göre 2002 bir hesaba göre 2006. 2006 gelecek 10 yılın fihristi idi. Anlayana.

Bediüzzaman iki harici tehlikeye, dinsizlik ile terör ve anarşiye mutlak tavır alırken, ittihad-ı İslam’ı ruh-u canıyla tavsiye edip hararetli taraftarı olmuştur. Çünkü işgal veya vesayet ile bizi hakimiyeti altına alan harici düşman bu avantajını sürdürmek isteyecektir. Direnç gördükçe fitne-fesadla baskısını artıracaktır. İşte o baskıya ittihad-ı İslam karşılık verildiği ölçüde hücumları akim kalacaktır.

7 Haziran seçimi bir gerçeği gösterdi. AK Partisiz bir şey yapılamaz. Şimdi ikinci kez sandığa gidiliyor? Milletin oyu ile seçilen ilk Başkan olan Tayyip' siz Ak Parti toparlanıyor. Oy düşmedikçe yine şöyle veya böyle ipler milletin elinde olacaktır. Bunun devamı ise milletin ihtiyarı dahilinde. Biz halis niyetle oy vereceğiz, gerisi ise Allah’a ait bir vazifedir. Yeterli destek verilirse kader-i İlahi kendi hükmünü icra edecektir. Aksi halde müjdeler tehir olur ve art arda şefkat tokatları gelir. Hatamızın kefareti olarak bizi cezalandırır.

Şahsi kanaatim AK Parti’nin oy oranı kapasitesi yüzde 46.5. Haziran seçiminde bu yüzde 4.6 eksikle tecelli etti. Ama Meclis’te bu 46.9 olarak yansıdı. Şimdi ne olacak? Yazacağım 2. kez yazacağım, aşağıda..

Her ne olursa olsun madalyonun iki tarafı da bizim. Destek verilirse 4 yıl seçimsiz bir ortamda çok iyi hizmetler yapma fırsatı var. Bölgenin ve alem-i İslam’ın selameti ve ümidi için. Tablonun değişmemeşi halinde 2 yıl sonra seçim var. Kasım 2014 tarihinde bir arkadaşım Türkiye’nin 2 yıllık bir sıkıntılı dönemi olacağını hatta terörün azdırılacağını hem de Hazıran 2015’te olacağını söylemişti. Bu son vartadır.

Evet Türkler ilahi misyonu olan bir Millettir. Bediüzzaman gibi çok ciddi bir müceddidin bu fitne asrındaki hizmeti buna işaret eder. Türkiye daha nice hizmetlere imza atacaktır.

Türkiye, yani halkçı olmayan cephe demokratik gücüyle iyi direndi. Mala, mülke, medeniyetine ve iktidarına sahip çıktıkça harici baskı arttı. 4 darbe geldi. Ama inayet-i Rabbani devrede olduğunda yine kazandık. Şimdi millet rekor kırarak 13 yıl aralıksız iktidarı elinde tuttu. Peki ne olacak? Şimdi tevafuklara bir bakalım.

 Seçim 1 Kasım-19 Muharrem günü yapılacak. Besmele kavgası var biliyorsunuz. Besmele düşmanları yasak koydurdu. Ama biz her hayırlı işe onunla başlarız. Besmele 19 harf. Bu 19’uncu harf ise mim. Muharrem bir çok olayın Besmelesidir. Ayrıca Hz. Muhammed’in (as) risaletine, hatta Hz. Mesih’e hatta veraset-i nübüvvet sahibi Hz. Mehdi’ye işareti var. Ayrıca ilk huruf-u mukatta Elif, Lam, Mim ile Anadolu’daki hadisata işaret eder.

Seçim miladi takvimin 304. Kameri takvimini 19. Günü yapılacak. 19 ve 304. Pusulada Ak Parti 15. Sırada.

Kur’an’ın 304. Sayfasında 19. Sure başlar. Adı Meryem Suresi. Bu surenin ilk ayeti (kâf-hâ-yâ-ayîn-sad) Bir hesaba göre ebcedi toplamı (285). Meryem ismi ebced değeri (290). Yani 285 ve 290’a işaret var.

Peki 19 Muharrem günü ne yapılacak? 550 milletvekili seçilecek. Kur’an’ın 550. Sayfasında hangi sure var? Saf Suresi. Bu Sure 14 ayet. Besmele ile 15 ayet. 15. Ayet (Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun. Nasıl ki İsa Havârilere 'Allah yolunda bana yardım edecek kim var?' diye sormuş, Havâriler de 'Allah'ın yardımcıları biziz' demişlerdi. Böylece İsrailoğullarından bir zümre iman etti, bir zümre ise kâfir oldu. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik ve onlar üstün geldiler.)

Burada "bir grup inandı cümlesi" iki tarihe işaret eder. İlki genel olarak H1567, bu inananların misyonunun son tarihi. Ama Tenvin ve harf-ı atıf saymazsanız özel bir gruba bir misyona işaret olduğundan H1437 ebcedi rakamı çıkar. (19 Muharrem 1437.)

Bu ayette bir tevafuk daha var. “Onlar düşmanı üzerine galip geldiler.” cümlesi Osmanlıca yazılışı ile 19 harftir.

Bir de 15. Sure Hicr var. Onun 87. Ayeti: “Biz sana Seb’a Mesani (tekrarlanan yedi)yi ve azametli Kur'ân'ı verdik.” Bu ayetin ebcedi değeri ise 1439. İki sene sonrası için acaba bu ayet ne mesajı veriyor? Yani 2017-18’e. 87 yıllık yeni bir hayırlı devre. Veya 67 yıllık döneme. Bir şey daha var. Bu 1439, 1444’te başlayacak manevi fütuhatların fecridir. Cin Suresi 16. ayetinin işareti ile. Mehdi zamanına ait bir dönem bu. Yani Mehdi-turuk ittihadı (ittihad-ı İslam)gibi bir şey. Mmmmm, mis gibi.

Bir şey daha var

Bu seçim 1.11’de Bir anlamda 3 bir yan yana. 111 ayetli hangi sure var? İlki iki önemli şahsiyetin Hz. Hatice ve Ebu Talib’in vefatı üzerine teselli için gelen Yusuf Suresi. İkincisi ise 281. sayfada başlayan 17. sure. 2017’ye işaret eder gibi. İlk ayeti Mirac ile başlar, Kudüs’ü de hatırlatarak. Sonra 2. Ayette Yahudilere döner. Nimeti hatırlatan ve ikaz eden 7 ayet var. Sonra 101-102-103-104. ayet ile Yine Yahudilerden bahseder. Yani İsra Suresi’nin 281 ayetinden 7 ve 4 olmak üzere 11 ayeti ile Yahudi’den bahseder. O 11. Ayet (İsra 104) ahir zamanda Yahudiler’in kafileler halinde Filistin’e geleceklerine işaret eder. Sonra onları geldikleri zaman “iyilik ederseniz kendinize etmiş olursunuz, kötülük ederseniz, o da kendinizedir” diyerek İsra-7 ayeti ile vade dolduğunda cezanın geleceğini haber verir. 

İki deccalin anası ve Ortadoğu’daki fitnenin perde gerisinde baş aktörü Siyonist-israil-neocon ittifakı olduğunu herkesi biliyor. İlk grup 7 ayet. Sonraki grup 4 ayet. Yani 1948'den 74 yıl sonra 2022’de cezaya döneriz. Kim mi? İlk 7’li grubun devamındaki ayette haber veriyor: “Gerçekten bu Kur’an yolun en doğrusuna iletir ve güzel işler yapan mü’minlere (ittihad-ı İslamcı Mehdiyete) büyük bir mükafaatı hak ettiklerini müjdeler.” Ama Yahudileri ikinci 4’lü ayeti takip eden 105. Ayet ile de uyarıyor: (Biz Kur’an’ı hak ile indirdik; o da hak ine indi. Seni de ancak Allah’ın rahmetiyle (Mehdiyete) müjdeliyici ve (Yahudi’yi) azabından sakındırıcı olarak gönderdik)

Biliyorsunuz bu Sure’nin devamı Ashab-ı Kehf’in adını taşır. Hani rivayetlerde Mehdi’ye yardım edecek olan (imana hizmet tarzlarıyla) ashabı anlatan sure. Ve sonra Mehdi-Mesih ittifakının 2. Sultanı Hz. Mesih’in annesinin adını taşıyan sure gelir. Bunlar ahir zamana ait bir devrin bir çok hadisesine işaret ediyor. Ve hepsi Anadolu’ya bakıyor.

Bir tevafuk daha var. 110. Sure Nasr’dan yani zaferden sonra gelen 111. sure. Ebu Leheb’in şahsında vesayetçi küresel sermaye ile yerli nemacıları zenginlere “elleri kurusun”, buyurur “Ne malları ne kazandıkları onları kurtarmadı-kurtarmayacak.”

Bir küçük şey daha: Şemsi takvimin 304.’üncü günü ve kameri takvimin 19. Günü. 304/19= 16. Kur’an’ın 16. Suresi Nahl, kıyametin de habercisidir. İnkarcı ve müşrikler, haberi verilen kıyamet hemen kopmadığı için itiraz ettiklerinde o surenin başındaki ayetleri nazil olarak adeta asr-ı saadetin kafirlerini ikaz eder. Ayrıca peş peşe gelen bu 4 sure ile ahir zamanda olacak hadiseleri ve şahıslarını parça parça işaret eder ve haber verir.

Biz ahir zamanın bir dilimindeyiz. Deccalizm yıkıldı. Ama enkazı kaldırılmadı. Onun da iki işareti Ayasofya ve Kudüs’tür. Ondan sonra bazı rivayetlerde Mehdi’nin 7 yıl ile ifade edilen 70 yıllık hakimiyetine işarettir.

Ahir zamanın takarrübü zaman özelliği sebebiyle 7 aylık yol 7 saate iner. 7 yılda eski zamanın 100 yıllık hadiseleri olur. Bir olayın nefesi bitmeden diğeri başlar. Her şey çok çabuk gelişir. İşte o zaman paniklememeli, iman kuvveti, sabır ile dimdik ayakta durmalı. Yani ibadete ve itaate devam. Allah'ın vazifesini karışmamalı. İbret alınmalı.

Bazı hadiseler var ki çirkin görünür. Ama değil çünkü kader imtihanı kaybedenleri tesbit ve teşhir ediyor. Bize "Bir kenarda durun şu keferelerin maskelerini düşürelim de mahşerde şahit yapalım" der. Çünkü Cenab-ı Allah seri-ül hesap. Amenna ve saddakna. Ama inayetini de üzerimizden eksik etme Ya Rab. “İyyake na’büdü, ve iyyake nestain.”

Not: 19 Muharrem 1437. 7 Haziran + 258 + 19 = 284 mü, 304 - 19 = 285 mi? Yoksa sus sus.


2 yorum:

  1. Yazınızın son paragrafındaki sayılara dikkat çekmek istiyorum.

    19 muharrem 1437 tarihi 1 kasım 2015 genel srçimlerin tarihi.
    + 258 ise 15 temmuz 2016 ise malum darbe girişimi.
    Eksi 19 yada artı 19 ise. 3 yada 4 ağustos tarihlerine işaret. Bir şey olmadı.
    304 rakamı ise 9 eylül 2016 ya denk geliyor.

    Verdiğiniz 258 rakamının darbe tarihini vermesi...

    Daha net olsanız.

    Selametle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazının demek istediği son satırdadır. Yani 1 Kasım seçimine işaret eder. Ak Parti o seçimde 324 milletvekili çıkaracağına işaret eder. Çünkü 7 Haziran seçimleri öncesi yaptığım araştırmalarda ve gaybi haberlerde de bu rakam çıktı. Ama seçim oldu 258 milletvekilliği çıktı. Meğer ihbarlar 7 Haziran’a değil 1 kasım’a bakmış. Dikkat edilirse 304-19 = 285 mi? Yoksa 304 + 19 = 323 milletvekilliği olacaktı. Ama işaretler hafi olacağından onu yazmadım. (+) yerine (-) de bıraktım.

      1802’den başlayarak özellikle 1877-78 savaşından başlayarak bütün hadiselere Deccal-Mehdi nazarından bakılmalı. Son seçime de. Öyle olunca 2015 genel seçimlerinin ahir zaman noktasından önemi bu yazıyı tam okursanız şunu görürsünüz? Meryem annemizin adı var. Sonra havariler söz konusu onlar 13 zat değil mi? + ile 303 eder. İlk işaret bu. Sonra Saff Suresi’nin işaretleri gelir. O 19 rakamına (Mehdi’nin zuhur zamanı 19. Yüzyıldan sonrasına) işaret eder. Ayrıca 1437’ye. Mehdi’nin zamanındaki önemli bir zafere işaret eder. Sonra diğer sureler Filistin’e işaret eder. Mesih’e işaret var. Siyonist devletin ortadan kaldırılmasına ait işaretler var. Mehdi-Mesih ittifakına işaret var. Ve sonra Mehdi’nin 70 yıllık hakimiyeti var. İşte bunları sayarak bunların icabı olan bir galibiyete ihtiyaç olacağından iki yıldır bütün hesaplarda AK Parti hep 320-330 bazen 317- 327 gibi rakamlar çıkardı. Ve neticede bu oldu. Bu olmasa idi 15 Temmuz deccaliyet darbesi kazanırdı. Kazanamadığına göre 1 Kasım zafere gerekecekti. Ve öyle oldu. Ben işin hikmetini yazdım. Ve 1 kasım’da zafer olacağının işaretini verdim.

      Bakın ahir zamanın son melanet noktası 28 Şubat ve ona bağlı Beyda rivayetidir. 1996’da başlayan o fesad 3 Kasım 2002 ve 15 Temmuz 2006’da biter. Ve ondan sonra fecr-i sadıka gidilir. Bir husus var. 7 Haziran seçim sonucu kaderin, deccaliyetin üst aklına kurduğu tuzaktır bir. İkincisi ittihad-ı İslam’ı çabuklaştıracak PKK terörü ve onun arkasındaki Mesih-siyonist kavgasının kanlı sonunun başlangıcıdır. Üçüncüsü ehl-i imanın içindeki münafıkların ortaya çıkarılması ve bazı fasıkların ittihad-ı İslam’a omuz verme mecburiyetidir. İki-üç yıllık zikzaklı yollardan sonra cihan çapında sulh-u umumi ve arkasından Tevhid’in yayılması olacaktır. Bunları bilmeden 19 Muharrem 1437’nin bir anlamı olmaz.

      İslam Alemi’nin kilidi Türkiye’dir. Her şey buradan başlayacaktı ve başladı. H1343. Bu bir dünyevi müjde değil bir hidayet cereyanının yani Mehdiyet’in zaferidir. Burada yaşadığımız olaylar yani kuru kalabalıkların ilgilendiği hadiseler işini hikaye tarafıdır. Hiçbir önemi yoktur. Asıl hidayettir. Akılla izan ve kabul ve tasdiktir. Bundan sonra kuru kalabalıkların tatmini gelir. Buğdayı ekeceksin. 6 ay bekleyeceksin. Hasad mevsimi gelecek hasad yapacaksın. Değirmene götüreceksin. Sonra yoğurup hamur yapıp fırına vereceksin sonra sofraya koyacaksın. Dünya dar-ül hikmettir. Mehdi ve Mehdiyet de Hakim ismine tabidir. Sebeplere yapışmadan netice alınmaz.

      Sil