.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

22 Eylül 2015 Salı

RÜYA NEDEN HACDA SÜKUT ETTİ ?

Abdürrahim ÇOKGÜNGÖR

15 Eylül 2015



Hac farizası külli bir ibadettir. Bediüzzaman “ Hacc-ı şerif, bilasâle(bizzat) herkes için, bir mertebe-i külliyede bir ubûdiyettir. Nasıl ki bir nefer, bayram gibi bir yevm-i mahsusta (özel bir günde), ferik (general) dairesinde, bir ferik gibi padişahın bayramına gider ve lûtfuna mazhar olur. Öyle de, bir hacı, ne kadar âmî (sıradan ve sade) de olsa, kat-ı merâtib etmiş ( mertebeleri geçmiş) bir velî gibi, umum aktâr-ı arzın (yeryüzünün) Rabb-i Azîmi ünvânıyla Rabbine müteveccihtir, bir ubûdiyet-i külliye ile müşerreftir” diyor.

Hac İslam şeairinin en büyüklerinden biridir. Hac, bir çok mekanıyle çok hakikate işaret ederken, içiçe mertebeler, manaları kapsayan külli bir ibadeti içinde barındırır.

Hz. Adem ile Havva’nın yeniden buluşup, dünya hayatını başlattıkları mekan Arafat’ttır. Bu beşer hayatının da başlangıcıdır. Bir evi Fatihasıdır. Sonra Müzdelife, Mina gelir. Yani Allah’a varışın yolunda şeytanla mücadelede kararlılık gösterisi ve onunla savaşın mahalleridir. Mescid-i Haram ise tek sevgili Rabba’a kavuşma mahallidir. Onu evi etrafında Lebbeyk Allahümme Lebbeyk ahdini beyan ederek pervane olur. Tavafın anlamı budur. Çünkü alemlerin tavaf ettiği eksen yani Allah’ın evi Mescid-i Haram ahir zamana işaret eder. Son zaman buradan başladı. Yani son İlahi Nur burada doğdu.

Hacc mahşerin de provası niteliğindedir. Mahşeri temsil eder. Mü’minin azad yeridir. Cennete sevk merkezidir. Mü’minler bembeyaz ve tik tip elbiseleriyle Arafa’tan inerken Cenab-ı Allah onları meleklerine övdüğü yerdir. Dünyanın dört bir yanından gelen mü’min kulların ümit ettikleri Rahmeti İlahiye’ye mazhar oldukları vakittir. Bir Hadise göre Cenab-ı Allah en çok Hacc münasebetiyle kullarının cehennemden azad eder.

İşte bu cehennemden azad olacak kulların dünyevi mahşeri olan Hacc aynı zamanda ittihad-ı İslam’ın alameti olan bir İslam Kongresi gibidir. Dünyanın dört bir yanından gelerek toplanan, her dilden, renkten mü’minler tanışıp kaynaşır. Külli ibadeti icra ederken tevhid sancağı altında ittihad eder. Birleşir. Kaynaşır. Birbirlerine haberler verir sevindirir. İnsanların ebedi saadete nasıl kavuşacağını Hz. Ademden beri tek ve ebedi din olan İslam’ın muhtaçlara nasıl ulaştırılacağını konuşur. Birbirine yardımcı olur. Sayısız meseleye hal yolu aranır. Dini, ilmi, imani cihadın eğitim alanı gibidir.

Bu mekan birbirine yakın surelerde emin belde olarak nitelenmiştir. Evet binlerce sene çevresi düşmanlıklarla boğuşurken boğazlanmalara, talana uğrarken bu belde bunlardan uzak tutulmuştur. Yani bunlardan korunarak emin kılınmıştır. Tin ve Zeytun gibi üzerine ilah-ı yeminin yapıldığı, çöl ortasında insanın yedirilip içirildiği ve korkudan emin kılındığı bu yerde son olarak 108 canın uğradığı felaket neye işaret eder. Güvenlik beldesinde bu neden oldu? Acib konumuz bu.

Hacc’lar tam tamına 91 yıldır veya 93 yıldır Hilafetin imamlığı olmadan yapılıyor. Yani imamsız. Yani Salat-ı Kübra’yı kıldıracak imamlık yok. Ünlü Rüyada hitabe de Hac’da bitmişti. Değil mi? Neden?
Hz. Peygamber namazda iken vahiyle ile bir anda Mescid-i Aksa olan kıblesi değiştirilerek hemen yüzünü Kabe’ye çeviriyor. Bir emin kılınan beldeden bir başka emin belde kıble oluyor. O gün Hicretin ikinci yılı idi. Aylardan Recep. "İnsanlar için yeryüzünde kurulan ilk ev, Mekke'de bulunan mübarek ve alemler için hidayet kaynağı olan Kabe'dir."(3/96) buyurulur. (Yüzünü semâya çevirip durduğunu görüyoruz; Biz seni hoşnut olacağın bir kıbleye yönelteceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü o yöne çevirin. Kendilerine kitap verilenler, bunun Rablerinden gelen hakkın tâ kendisi olduğunu elbette bilirler. Allah onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.) 2/144

Mescid-i Haram’ın yalnız ahir zamana değil ahir zamanın ahiretine de işaret eder. Yani son vadeye. Son vade beşer tarihinin en büyük fitnesinin yaşandığı zamandır. Semavi iki din küfr-ü mutlakın menhus tecavüzüne uğradığı zamandır. Sonra Halifetullah’ın zuhuru söz konusu. O Arabın içinde olmayacaktı. Yani Mekke’den zuhur etmeyecekti. Ya nerede olacaktı? Horasanlıların 5. hizmetkar devletinin içinde. Orada doğacaktı. Hizmete başlayacak ve Süfyan fitnesine uğrayan Horasanlıları dini ihya ederek ittihad-ı İslam ile kurtarıp alem-i İslam’a yönelip, Hilafet-i İslamiye’yi tesis edecekti. Yani Mehdi’nin hizmeti beled-ül emine sonra gelecekti.

Onun vaktini ne tayin edecekti. Yani Hz. Mesih ile birlikte hem onun kıblesini hem de ilk kıbleyi birleştirecekti.

Hilafetin imameti olmadan Hacc’lar daha ne kadar onsuz yapılacaktı.

Bunun kıpırtıları olmadı değil. 1946 ile haçlı istilasından kurtulmaya başlayan Alemi- İslam’ın Şam yani Levanten ülkeleri 55 yıl sonra Siyonist deccaliyetin bilvekale yaktığı ateşin için düştü. Kalplerdeki iman seddinin yıkılması ile türeyen Ye’cü ve Me’cüc’ü yani terör ve anarşiyi kullanan deccaliyet Türkiye- Irak-Suriye-Lübnan-Sina-Libya’yı fitne-fesad ateşi sardı.

İslam Kongresi’ni temsil eden Hacc’a gelenlere 1979 yılında bir uyarı geldi ama kimse anlamadı. Ama bu kez 9 ülke ateşin içine düşünce kader İslam Kongresini üzerinden uyarı mesaj verdi. Bir nevi şefkatle tokatladı. “Deccaliyet bak” diyor. Ve iki kıblenin birinde semavi saiklerle gelen mini felaketin ertesi sabahı diğer eski kıble, iki deccali doğuran fitne askerlerinin saldırısına maruz kaldı. Yahudi yılbaşını bahane eden fitne-fesad askeri Müslümanların mescidine saldırdı. Bu ilk değildi. Sayısı unuttuk.

İki felaket art arda geldi. Mana-yı işari ile İslam Kongresi ülkelerine “ittihad edin” diyor. “İttihad olmazsa zillet sürecek” diyor. Mesaj bu?
Bu mesaj kaosa sürüklenen 9 ülkeye değil sayısı 50’yi aşana 1.5 milyarlık İslam Alemi’ne. Özellikle Türklere. Çünkü cihad emin beldeyi yönetenlerin değil. Halife olmadığı zamanda bu cihad farz-ı kifayeden farz-ı ayine çıkarak herkesi mükellef ve sorumlu tutar. Tevbe Suresi’nin “Yoksa siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haramı imar etmeyi, Allah'a ve âhiret gününe iman ederek Allah yolunda cihad eden kimsenin yaptığı işle bir mi tutuyorsunuz? Allah katında bunlar bir olmaz. Ve Allah zalimler güruhuna yol göstermez” bu 19. Ayetinin işaretiyle saldırgan düşmana herkesin karşı çıkılmasını ister. Bu da İslam dinine sarılmakla olur.

Bediüzzaman’ın 1919 yılında “helaket ve felaket asrının adamı” olarak gördüğü rüyası Hac’da biter? İslam alemini felaket ve helakete götüren sebepleri sıraladığı o rüya için Bediüzzaman şöyle demişti:

“Rüya hacda sükût etti. Çünkü, haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gazap ve kahrı celb etti. Cezası da keffâretü’z-zünub değil, kessâretü’z-zünub oldu. Haccın bahusus taarrüfle tevhid-i efkârı , teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiyenin ihmalidir ki, düşmana milyonlarla İslâmı, İslâm aleyhinde istihdama zemin ihzar etti. “

Şimdi de öyle değil mi? 8 ülke terör ve anarşi içinde kıvranırken buna Türkiye'yi de katmak için epey mesafe alındı. Geziden bu yana bu ateşi körüklüyorlar. Üstelik Pansilvanya’da mukim kıtmir ve cemaati ateşe körükle gidiyorlar. Bu yetmezmiş gibi iki ırkçı parti de bunlara katılınca Kader iki mini felaketle bizi uyardı. Tevhid-i kıble ediniz. Ediniz yoksa…(Arif-e tarif gerekmez.)

Şimdi 1 kasım geliyor. Osmanlı Devleti’nin merkez eyaleti var veya yok olma imtihanına sokuldu. Mondoros, Sevr, Lozan yetmezmiş gibi şimdide Yinon yuları ile geliyorlar. Şeytana zebun olup bir türlü nefs-i emmareden nefs-i mutmaine, radiyeye terfi edemeyen nefisler gibi nefs-i kavmiyeye ve ırkıyye bataklığından kurtulup ümmet şuuruna varamamanın zilletini yaşıyoruz.

Kıtmir cemaatinin siyasi direktörü Graham Füller’in yakın mesai arkadaşı Yahudi Henry Barkey açıkça tehdit ediyor. Hem de sözde ilim çatışı altında seçimde böyle böyle yapın yoksa şehirde bombalar patlar diyor.

Siyonist deccal yerli Süfyancılarla işbirliği halinde kudurmuşçasına saldırıyor. İyi de siyasi garazlara kendini kaptıranlar bundan sorumlu değiller mi? İki emin beldeden biri Siyonist çizmesi altında çiğnenir ve diğerine de yol yapılırken Mehdiye zemin hazırlamayanlar dünyevi cehenneme odun taşıdıklarının farkında değiller mi? Fırat-Dicle’ye göz koyanlara çanak tutanlara zebanilerin de onlara çanak tutuğunu unutmasın. Ya nefs-i kavmiye terk edilip ıslahı nefs ile nefs-i ümmete terfi edilir, yoksa hoş geldiniz esfel-i safiline?


15 yorum:

  1. Abdürrahim ÇOKGÜNGÖR kardeşimizin yazısı üzerine teemmül etme zamanıdır....

    YanıtlaSil
  2. Abdurrahim ağabeyin yazıları etkileyici ama ahir zamanı yanlış yorumluyor. Ahir zaman Mehdi si ilk orduyu Türk e gönderecek diye hadisi şerifler var. Türkler Süfyan la savaşır, yenilir ve Türk ün yok edilmesi Mehdi A. S. İn elinden olur. Ve yecüc e üc sevdi kura ı kerimde e vardır. Nettir. Gerçek bir set. Yıkılacak ve insanlara saldıracaklar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu hadisin nasıl zuhur edeceğini zaman içinde göreceğiz...Türklerin hem Süfyanla hem de Mehdi ile savaşması çelişik bir durum... Bu hadis hakkında bazı forumlarda değişik uygulamalar var. Mehdi ilk orduyu Türklere hangi maksatla gönderecek ? Hakikat bizim hiç ummadığımız şekilde zuhur edebilir.

      Sil
    2. Mehdi Alehiselam ilk kurdugu orduyu savaş halinde olan Türklere yardım için gönderir. Allahu Alem . Mehdi alehiselam ehLi beytin cok yogun yaşadıgı bir bölgede hükümdar olur komutanda ve bütün müslümanlar onun cagrısına kafirlere karşı aakın akın kendisine biat ederler ilk biat 300 küsür. o zaman Türkiye savaş halinde olup Türklere yardıma asker gönderir. 2 bölünmüş Türkler bir bölümü Mehdi tarafdarıdır. digeri çapulcular ise karşıtıdır. Mehdi alehiselamın ordu ise Türk ler birleşir Mehdi Alehiselama istanbulda Resullullaha ait kılıç gömlek verilir. işgal altında olan istanbul mehdi ve ordusuna tabi olan TüRK ler ve müslümanlar tarafından tekrar kafirin elinden alınır. kısa kısa bi anlatımdı .en güzel bilen Allahdır. 2017 2027 arası Allahualem bu yazılanlar cizilenler zuhuru netleşmeye başlar büyük savaşlarla şu an ki devlet otoriteleri bozulur. dünyada Allahu Alem

      Sil
    3. TüM Müslüman ların mubarek kurban bayramı hayırlara vesile olsun

      Sil
    4. Mehdi alehiselam ın varsa bende bileyim hiç bir hadisi şerif de denk gelmedim Türklerle savaşcanı ? ama hazreti Mehdinin Rey lilerle (iran tahran bölgesi) savaşcanı okudum. Türkler süfyanla savaşır . süfyanla savaşan Türklere Hazreti Mehdi ilk kurdu orduyu yardıma gönderir. ve yine dagınık şekilde olan Türk kavimleride hazreti Mehdiye bir cogu tabii olur - yanlış anlaşılmasın ırk övme degil ne ise o nu okuduklarımı paylaşıyom daha önce paylaşmışdık hadisleri , her müslüman ülkedekinler iki ye bölünür mısırda ırakda Türkiyede fikir olarak Türk dediysek hepsi tabii olcak demiyoz Kürtlerde 2 ye ayrılır. arablarda2 ye bi mehdi tarafdarı bi karşıtı İrandan bile Mehdi tarafdarı cıkar. hatta acem savşacıları size geldinde onlara ikramda bulunun . Mehdi Alehiselam Allahu alem medineden .............. Amerika ve rusya savaşmadan da mehdi zuhur etmez. Allahu aleM . Türkiye büyük savaşdayken sonlarına dogru Mehdi cıkar. Avrupa birligi dagıldıkdan sonra iflaz ettikden sonra Amerikada ayaklanmalar oldukdan sonra Amerika cöktünde Rusya ve Amerika bir birine nükleratıkdan sonra ......... kısa kısa düz bi anlatımla paylaşdım en güzel bilen Allahımızdır. hayırlısı olsun en önemlisi Allahım bizleri iman nimetinden mahrum etmesin . islami yaşantı kişiye agır geldi zaman da mehdi filan hikaye dendi zamanda araplar perişan durumdayken küfür iyice azdında zülüm hat saffadayken , biz inananlar dahi fire vermeye başladımızda .. dünya da zülüm hat safadayken büyük harbler başladıkdan sonra kıtlık kuraklık baş gösterdinde hazreti Mehdi alehiselam zuhur eder.İslam birliginide o kurur. mehdi li bilindikden ve nidadan sonra hiç bir savaş cephesinde mahlup olmaz. osmanlıdan daha büyük topraklara hakim olur.hayırlısı inşallah fitneler biter ümmetcilik olur .olan üstü halleri vardır . içraaatcıdır. cagırdı bir kuş eline konar. atom bombasının zayi ettigi bi corak topraga kuru agaç dikse yeşilenir Allahın izniyle (ismi azamı bilir) en alim asrın aliminden dahi 10 kat daha fazla zahir ilmi vardır. batın ilimde de en büyük evliyadan daha ileridedir . Tüm melek evliya ruhaniler ashabı keyf dahi onunla berabrrdir. emrinde zahir batın milyonlar vardır. şehitler dahi et ceset yardıma gelir evliyalar dahi tayi mekanla yardıma gelir . hepsi ona tabidir. bediu zaman saidi nursininde o mehdi zuhur edinde kabirden sevinçle seyredecegini eserinde risale nurunda paylaşmış dır..fakir bek kimse müslüman kalmaz Mehdi alehiselam zamanında şahsı işitim okuduklarımdan paylaşımdı . saygılar .

      Sil
    5. KEVSER YAYINCILIK

      Soru-235:Birçok sitede gördüğüm ortak bir hadis Hz.Mehdi'nin Konstantiniyye'yi fethetmesi ile alakalı idi. Bu hadiste gecen Konstantiniyye İstanbul mudur? Öyleyse Hz. Mehdi İstanbul'u Fethedecektir; bu doğru mudur?

      Gene okuduğum ortak bir hadis Hz. Mehdi'nin ordusunda Arap olmayacağı hatta bazı sitelerde ordusunun İstanbul'un fethi ile alakalı Türklerden oluşacağı bile yazılıydı. Bu doğru mudur?
      Bir sorum da Hz. Mehdi'nin zuhurunun tarihi ile alakalı. Bir çok yerde Hz. Mehdi'nin hicri 1400 senesinde yada bir iki sene sonrasında çıkacağı yazılıydı buda Hz. Mehdi'nin su an dünyada ve 20'li yaslarda olduğunu gösterir. Bu doğru mudur?

      Cevap-235: Muhterem kardeşim, sorularınızı ayrı ayrı kısaca cevaplamaya çalışacağım.

      Soru: Konstantiniye'den maksadın İstanbul olduğu ve Hz. Mehdi'nin ilk fethedeceği yerlerden birisinin de İstanbul olduğuna dair rivayetlerin olduğu doğrudur. İstanbul'un fethiyle ilgili rivayeti eğer doğru kabul edersek, bizce bundan maksat Hz. Mehdi (a.s)'dır, başkası değil…

      Soru: Gene okuduğum ortak bir hadis Hz. Mehdi'nin ordusunda Arap olmayacağı hatta bazı sitelerde ordusunun İstanbul'un fethi ile alakalı Türklerden oluşacağı bile yazılıydı. Bu doğru mudur?

      Cevap: Hz. Mehdi'nin her milletten askeri olacaktır. Bu askerlerin Araplardan elemanı az olacağı, çoğunluğunun şu anki İran coğrafyasından, özellikle Kum bölgesinden olacağı, Türklerin yaşadığı bölgelerden de bazı kimselerin olacağına dair bazı rivayetler vardır. Ama Konstantiniye'yi kurtaracak ordunun Türklerden oluşacağına dair bir rivayet ben görmüş değilim. Tam tersine Hz. Mehdi'ye ilk savaş açacaklardan birisin Türkler olacağına dair nakiller mevcuttur.

      Soru: Bu sorum Hz. Mehdi'nin zuhurunun tarihi ile alakalı. Bir çok yerde Hz. Mehdi'nin hicri 1400 senesinde yada bir iki sene sonrasında çıkacağı yazılıydı buda Hz. Mehdi'nin su an dünyada ve 20'li yaslarda olduğunu gösterir. Bu doğru mudur?

      Cevap: Hz. Mehdi'nin ne zaman zuhur edeceğini kesin bir şekilde kimse bilmiyor. Hatta Hz. Mehdi'den nakledilen bir hadiste zaman tayin edenler yalancıdır denilmektedir. Tabi Hz. Mehdi'nin zuhuru için bir takım alametler hadislerde zikredilmiştir ki bunların bir kısmını vuku bulmuş gibi gözüküyor. Kısacası zuhur yakın olabilir. Ama kimse kesin tarih veremez. Hz. Mehdi'nin yaşıyla ilgili, Ehlibeyt mektebi Hz. Mehdi'nin onbirinci İmamımızın oğlu olduğu, ve 255 hicri tarihinde dünyaya geldiği dolayısıyla şu anda 1169 yaşında olduğuna inanmaktadır. Ama görüntü olarak zuhur edeceği sırada 35 yaşlarında birisi gibi gözükeceği nakledilmiştir hadislerde. Hz. Mehdi tabi ki bu dünyada yaşamaktadır. Ama gaybettedir, o insanları tanıdığı halde onlar onu tanımamaktadırlar. Nadiren bazı Allah velilerine kendisini tanıtmakta ve onlarla görüşmektedir ki bunun örnekleri kitaplarda zikredilmiştir.

      Allah'a emanet olun.

      Sil
    6. ABD'nin de ilk başta Şam'da hem hem Süfyani ile savaşması sonra da Hz Mehdi as ile savaşması çelişki değil de Türklerin her ikisi ile savaşması neden çelişki olsun! Ya da Dünyadaki tüm zalim liderlerin önce birbirleriyle sonra Süfyani ile sonra da kalanların Süfyani'ye biat edip Mehdi ile savaşması çelişki değildir. Kimsenin zanni fikri değil, Hadis-i şerifler'de yazılı olanlar doğrudur.
      Süfyani'den önce ABD ile onun tarafında müttefik olacak olan Türkler Fırat hazinelerini çıkarınca çelişecekler, birbirleriyle hatta başka devletlerle ve zuhur eden zalim liderle de, hepsi birbiriyle savaşacak. Sonra Süfyani çıkıp hepsini mağlup edecek ve dünyanın birçok beldesini özellikle Batı diyarını ele geçirecek ve ABD yanlıları da Rusya yanlılar da ve Türkiye de hepsi Süfyani'nin hakimiyetine girecek. Hz Mehdi as'ın Türk tarafından gelen ordu ile ve Türklerle savaşmasında sadece Türkler olmayacak diğer devletlerden de olacak, Türkiye ve Şam topraklarından Mehdi'nin üzerine doğru savaşmaya gelecekleri için kuzeyden gelen ordu, Türk tarafından gelen ordu ve Türkler tabiri kullanılmıştır vesselam.

      Sil
    7. hak yolu, sen kendine baksana kardeşim. Mehdi'nin tüm devletlerle savaşacağı aşikar. Mehdi bu yüzyılda gelmiş olsa bakalım sen kurtulabilecek misin sen ona bak. Yanlış algılama bu sadece senin için değil hepimiz için geçerli. Mehdi'nin dünya ile savaşacağı aşikar, yalnız Afrika'dan İslami bir emir Mehdi'den hemen önce çıkıp ona yardım edecek ve aynı şekilde doğu ülkelerindeki kumsal bölgelerden Siyah Sancaklılar çıkacak ve birleşerek Mehdi için zemin hazırlayacaklar sonunda yenilseler de o zamana kadar büyük bir temizlik yapacaklar. Bu olaylar yaklaşık önmüzdeki 6 asıra kadar vuku bulacak belki bu yüzyılda olmayacak. Bizim işimiz Mehdi'nin kimlerle savaştığı değil ona yetişme ümidiyle nasıl kendimi koruyup yetiştirerek onun karşısında değil safında yer alabilirim bunun için neler yapabilirim olmalıdır.

      Sil
    8. hak yolu, bir de unutmadan başında ufak yanlışlık yapmışsın düzeltme yapmak yerinde olacak. Türklerle Batılıların çelişmesi yine devletlerin ve çıkacak olan birçok liderin Şam coğrafyasına gelip savaşması Fırat hazinesi patlak verince değil ondan önce olacak. Fırat hazinesi patlak verince bütün devletler zalim liderlerin hepsi ve çıkacak olan birçok sahte siyah sancaklar orada çarpışacaklar. Süfyan ordusu galip gelip bütün devletleri müslümanlara karşı tek çatı altında toplayacak. O zaman doğudan yetişen gerçek siyah sancaklar onları doğudan Fırat hazinelerinin olduğu bölgeye oradan da Ürdün koridorundan Filistin'e kadar yenecekler ve orada yenilip dağılacaklar bir grup Kudüs'ün dağlarına diğer grup da Mekke kümme beldesine kaçacaklar ve bu işi Mehdi çözecek.

      Sil
  3. 1* Moskova’da Müslüman-Hıristiyan iman ittifakı.

    Bugün Arefe günü. Tam tamına 1426 yıl önce Hicretin 10. Yılında Kainat’ın fahrı, Hz. Muhammed-i Arabi Aleyhissalatü Vesselam sevinç ve hüznü bir arada yaşıyordu. Sevinci vazifesini tamamlıyordu. Ama ümmetine veda etmenin hüznü içinde Veda Hutbesi’ni irade ediyordu. Son gelen ayeti ümmetine hatta bütün insaniyete okuyup, nokta koyuyordu:
    (Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.) Maide/3.

    Bu ayetin her asra her zamana ait manası ve işareti vardır. Şüphesiz bu asra da bakan yönleri de. Ama bu Arefe gününe bir başka mana ve işaretle hatta tevafukla bakıyordu. Semamızdan bize inen bu ayet 1426 yıl sonra Moskova’ya iki büyük dinin omuz omuza, ama muzafferen omuz omuza geldiği bir kavuşma anına gülümseyerek müjdeli bakıyordu. Arefe günü büyük ve manalı buluşmaların ve kavuşmanın günüdür. Böyle bir günde Hz. Adem ile Havva cennetten kovulduktan yıllar sonra yeniden, Hz. İbrahim (aa) oğlu İsmail’i (as) annesi ile Mekke’de bıraktıktan yıllar sonra yine böyle bir günde buluşurlar. Böyle bir günde Hacılar Arafat‘ta Vakfe’de Allah’a kavuşma provası yaparlar.

    Evet bugün böyle bir mutlu-kutlu kavuşma da Moskova’da oldu. Tam tamına 111 yıl önce inşa edilen ancak Deccalin tahribine uğrayan cami yeniden hem de Avrupa’nın en büyüğü olarak mü’minlere kapılarını ve kucağını açıyordu. Ama bu çok manidar bir kucak açma. Çünkü 2 Müslüman ve 1 Hıristiyan devlet başkanı ittifakla açılışı gerçekleştirdi. Hem de 13 tevafuku ile kucak açma. 1426 = 13.

    Tam tamına 100 hicri yıl önce, Hz. Adem’den beri en büyük fitne Büyük Deccal kanlı ihtilalle Slav-Rus Hıristiyanlarının başına bela kesiliyordu. Yahudiler’in 1773 tarihinde yaptıkları Deccali başa geçirelim ve dünyaya hükmedelim toplantısından 249 yıl sonra bir dizi dolap hileleri, ihtilallerle, fitne ve fesadla emellerine ulaşıyordu. Britanya’da doğan, Almanya’da palazlanan Deccal sanayileşen toplumun değil fakir Rusya’nın başına bela oluyordu. Rusya’nın hem Müslüman özellikle Türk hem de Hıristiyan mü’minleri küfrün en şedidine esir olarak inim inim inlemeye başladı. Mabetleri yıkılıyor onbinlerce insan ya katlediliyor ya da sürgün ediliyordu. Bu öyle bir fitne-fesad cereyanı ki, 30 yıl sonra da Cihan Harbi ile birlikte bütün dünyayı tehdide başlayacaktı.

    O büyük deccal 1917’den itibaren dalga dalga yayılırken, 6 yıl sonra İslam Deccali, Selanikli Süfyan İslam’ın ordugahında hükmetmeye başlıyordu. Büyük Deccal geniş bir coğrafyada Süfyan daha küçük bir coğrafyada hükmedecek ve hak dini için çok daha yıkıcı olacaktı.

    Büyük Deccal 1945’ten itibaren inkar-ı fikri uluhiyet ile bütünü dünyayı dinsizlik fitnesiyle tehdit eder ama 1975’te ilk darbeyi 10 yıl sonra 2. darbe yiyerek 5 yıl sonra Hz. Mesih ve cemaatinin final darbesiyle yıkılacaktı.

    Evet Slav ve Türk’ün göz aydını 1990’a geldi. Deccal, ihbar-ı Nebevi’deki gibi buzun güneşte erimesi gibi birkaç haftada eriyip yıkılıp gitti. Artık Berlin’din Pasifik’e kadar olan coğrafya bayram şenlikleriyle bunu kutluyordu.. Yeniden hür olarak Rablerine dönemini heyecanını yaşıyordu. Kiliseler, Camiler açılıyor. Ve ne oluyordu?

    YanıtlaSil
  4. 2* Zamanın sahibi 40 yıl önce müjdeyi vermişti: (Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olsa, küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur’ân ile bir musalâha veya tâbi olabilir. O vakit dört yüz milyon ehl-i Kur’ân’a kılıç çekemez.)

    Artık iki dinin mü’minleri Tevhid bayrağı altında birleşerek Tevhidi bütün dünyaya yaymaya başlayabilirdi. Önce büyükten başlanır. Büyük Deccalin tahta geçişinin 100. yılında Deccalin hükmettiği toprakların Devlet Başkanı inanılmazı gerçekleştiriyor ve bir Cami’nin açılışını yapıyordu. Kiminle? Süfyan’ın hükmettiği toprakların Devlet Başkanı ile ittihad-ı İslam’ı muntazır ve mabedi Siyonistlerin esiri toprakların Devlet Başkanı ile. Hem de Maide 3’ün müjdesinin tam tamına 1426. yıl dönümünde. Sanki “Bugün dininizi ikmal ettim” ayetine hoş amedi yapılıyordu. Hatta ayetin tecellisi bu kez bir başka oluyordu. Sanki “Bugün iki ehl-i kitabı İman ittifakı ile birleştirdim” diyordu. Deccalin hüküm sürdüğü toprakların Devlet Başkanı’nın buna amennası şöyle oluyordu: "Rusya'da dinler arası uyumun sağlanmasında 'Müslüman aklının' yeri büyüktür. Geleneksel İslam'ın Rusya'nın manevi yapısının ayrılmaz bir parçasıdır”

    Yani Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Bunu İki Müslüman Devlet Başkanı’nın huzurunda ilan ediyordu. Biri Süfyan’ın etkisinde kurtulmakta olan ve 6 yıl sonra fecr-i sadık’ı Ayasofya ile ilan edecek toprakların Devlet Başkanı. Diğeri ise Mabedi Siyonist çizmesi altında inleyen ve ittihad-ı İslam’ı bekleyen Filistin Devlet Başkanı bu mutlu-kutlu buluşmaya şahit oluyordu. Bu çifte bayramın arefesi idi. Deccalden kurtulan Hırisityan ehl-i kitap İslam ile barış yapıyor ve bunun nişanesi olarak ilk ve son dinin mabedini ittifaktan kuvvet doğar düsturu ile açarak kutluyordu.

    Evet insanlığın beklediği huzur ve sükunun fecr-i sadıkı hatta Mehdiyet-Mesihiyet’in fecr-i sadıkı ilan edildi. Bu arefe günü bir mutlu-kutlu olaya daha şahit oldu.

    Sıra bize geldi. Bizim fecr-i sadıkımız Ayasofya’dan ta Arş-ı A’laya kadar yükselecek 1.5 milyarın her namazda ve her bayramda birden söylediği Allahu Ekber’i bekliyor. Ki 1.5 milyar “İnsanlara birden Allahu Ekber dedirmesi, koca küre-i arz, büyüklüğü nisbetinde Allahu ekber kelime-i kudsiyesini semavattaki seyyarat arkadaşlarına işittirecek”

    Hıristiyan Alemi, decalden kurtulmasını Müslüman’a ibadette yardım edip, mabedini açarak onun Bayram Sabahı’nda Allahü Ekber nidasına ortak olurcasına destek veriyor. Ama biz ittihad edip siyonist- küresel bela-Avrupa deccaliyeti-Neocon-sahte kainat imamı ve taifesinin def edemedik henüz. Ne demişti M.Akif: “Sana az geldi Ezanlar diye ötsün mu bu can” Halbuki o ezandaki ve iştirak tekbirindeki Allahu Ekber'in ne manası var bilir misiniz?

    YanıtlaSil

  5. 3* (Allahu ekber’in bir vech-i mânâsı Cenâb-ı Hakkın kudreti ve ilmi herşeyin fevkinde büyüktür; hiçbir şey daire-i ilminden çıkamaz, tasarruf-u kudretinden kaçamaz ve kurtulamaz. Ve korktuğumuz en büyük şeylerden daha büyüktür. Demek haşri getirmekten ve bizi ademden kurtarmaktan ve saadet-i ebediyeyi vermekten daha büyüktür. Her acip ve tavr-ı aklın haricindeki herşeyden daha büyüktür ki,”Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılması gibidir” (31/209) âyetinin sarahat-i kat’iyesiyle, nev’i beşerin haşri ve neşri, birtek nefsin icadı kadar o kudrete kolay gelir. Bu mânâ itibarıyledir ki, darb-ı mesel hükmünde büyük musibetlere ve büyük maksatlara karşı, herkes "Allah büyüktür, Allah büyüktür" der, kendine tesellî ve kuvvet ve nokta-i istinat yapar.) Şualar

    Bediüzzaman her Arefe günün bin İhlas okurmuş. “De ki: O Allah birdir. Herşey her halinde o Allah'a muhtaçtır; O hiçbir şeye muhtaç değildir. Hiçbir şey Ona denk olmamıştır.”

    Hıristiyan’ın deccal mağduru Allahü Ekber iştirak tekbirinin başladığı günde ve de teslis yerine “De ki: O Allah birdir” Vahid-i Ehad-ı ilan eden Müslümle ittifak ederek hedefine ulaşmayı en azından eşiğine gelmeyi başardı.

    Ya biz? 2010 baharından uzakta topraklarımızı ateşe boğanlar cemiyetimize nifakı soktukları yetmezmiş gibi şimdi de insan açıklarını sürgün ettirdikleri Suriyeli Türk-Arap-Kürt inasanımızı memleketlerine hem de yaya süründürüp çalarak bizi bir kez daha zillete mahkum ettiler. Biz ne zaman uyanacağız? Evet bunun fatihası 1.11 olabilir mi? Yani Mekke’de Kabe-i Şerif’te 111 canı şehit vermemiz 1.11 zaferine kurban olabilir mi? Veya basiretsizliğimize mağlup olarak yeni bir hezimetin keffar-ı zünubumuz mu olacak? Bak Rus 111 sene önce yapılan ve Deccalin tahrip ettiği Camimizi Hıristiyan-Müslüman dayanışması ile ibadete açıp Arefe günü bayramına hazırlık yaptı. Üç 1 yan yana gelince yüz onbir eder hakikatiyle.

    Ya biz? İttihad olmayınca yalnız rüyalar değil, dünyevi hayatımız da belki de uhrevi hayatımız da sükut eder. Yapacağımız şey çok basit Allahu Ekber deyip ittifak edip “hiçbir şey daire-i ilminden çıkamaz, tasarruf-u kudretinden kaçamaz ve kurtulamaz” hakikatine teslim olmaktır. Madem Allah var, madem mü’minlerin yardımcısıdır, gayretullahı teşvik tek çaremiz. Allahu Ekber bir duadır. Haydi “Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber, Allahu ekber velillâhi'l-hamd"

    Bu zamanda en büyük vazife İttihad-ı İslam’ı günlerini göreceğimiz ümidiyle Bayramınızı tebrik ederim..

    YanıtlaSil