.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

13 Eylül 2015 Pazar

BÖYLESİ İLK KEZ OLUYOR / KABE ÖRTÜSÜ YIRTILDI

Yıkılan Vincin Parçaları Kabe Örtüsünü Yırttı
Kabe'de 107 kişinin hayatını kaybettiği 238 kişinin yaralandığı vinç faciasında Kabe örtüsü de zarar gördü.

Yıkılan Vincin Parçaları Kabe Örtüsünü Yırttı

Mekke’de fırtına ve yağmur sonrası yıkılan vincin yol açtığı kazanın izleri Kabe'de de net şekilde görüldü. Vincin devrilmesi sonucu şiddetli rüzgarla birlikte Kabe'ye kadar ulaşan demir ve mermer parçaları Kabe örtüsünü de yırttı.

Yaşanan vinç kazası sonrası güvenlik amaçlı dün 2. ve 3. kattaki tavaf halkalarıhacı adaylarının kullanımına kapatılmıştı. Bugün 2.kattaki tavaf alanı hacı adaylarının kullanımına açıldı. Bu iki alanının kapılmasıyla birlikte Kabe'nin olduğu alt kısımda izdiham yaşandı.

Kabe'nin örtüsü değişmezken, Suudi yetkililer hem kazanın izlerini silmek hem de yaşanabilecek herhangi bir olumsuz olay için güvenlik önlemlerini artırdı.

KABE ÖRTÜSÜ KURBAN BAYRAMI AREFESİNDE DEĞİŞTİRİLİYOR

Kabe, Kurban Bayramı arefe günü sabahı gülsuyu ve zemzemle yıkandıktan sonra yeni örtüsü giydirilir. Kabe’nin dört duvarından aşağıya doğru sarkıtılan örtü görevliler tarafından titiz şekilde giydiriliyor. Bir taraftan yeni örtü Kabe’ye giydirilirken bu kez altta kalan eski örtü yine titiz şekilde çıkartılarak müzede sergileniyor.

Kurban Bayramı arifesinde değiştirilen Kabe örtüsü 120 kilogram saf altın ve gümüş kullanılıyor. Kabe örtüsü, yaklaşık 2 ton ağırlığında… Tamamen el işçiliğiyle dokunan Kabe örtüsü için 746 kilogram hakiki ipek kumaş kullanılıyor. Gümüş ve altın ipliklerle işlenen, saf ipek olan ve siyaha boyanan Kabe örtüsü toplam 16 parçadan meydana geliyor.

Kabe örtüsünün üzerine “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah”, “Allah Celle Celalühü”,“Sübhanallahi ve bihamdihi subhanallah El Azim”, “Ya Hannan, ya Mennan” ibareleri dokunuyor.


16 yorum:

  1. Bu olayın her hangi bir manevi işareti var mı diye merak ettim.

    YanıtlaSil
  2. Mustafa Bey Ahır zaman alametlerinden bir tanesi de Hz.Mehdi (as) çıkmadan önce kabede kan dökülecek acaba bu kan o kan mı ? En doğrusunu Allah (CC) bilir VESSALAM

    YanıtlaSil
  3. Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.
    (Kıyamet Alametleri, s. 168-169)

    İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina'ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)

    Hadislerin zahirine bakarsak bu olayın hadiste belirtilen olay olmadığı görülecektir.

    “Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle işlediğiniz günahlar yüzündendir. Bununla beraber Allah çoğunu da affeder.” (Şura :30)

    “İhtimal ki, hoşlanmadığınız bir şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki, sevdiğiniz birşey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.”73

    Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. Bakara -156

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Admin, cevabınız için teşekkürler. Apollo adlı üyenin sorusunu güzel cevaplamışsınız. Lakin biraz tuhaf geldi. Hadislere zahiren bile bakınca yaşanan bu olayın Kabe olayları ile ilgisinin olmadığı zaten anlaşılmaktadır. Bu arada ölü sayısı 132 kişiye yükselmiş ve geride hala yaralı olan 213 kişinin ise durumlarının ne olacağı meçhul. Yüce Mevlam hayreylesin.

      Sil
  4. RUSYA FİİLİ OLARAK SURİYEDE. YAHUDİLER BUNDAN SONRA VADEDİLMİŞ TOPRAKLARI RÜYALARINDA GÖRÜR:))))))))
    ZATEN O TOPRAKLAR MÜMİNLERE VADEDİLMİŞ. KAFİR YAHUDİLERE DEĞİL:)))))))))
    PUTİN BİRDE MÜSLÜMAN OLSA NE GÜZEL OLUR. RABBİM HİDAYET NASİP ETSİN İNŞAALLAH. AMİN.

    YanıtlaSil
  5. 1* Hac farizası külli bir ibadettir. Bediüzzaman “ Hacc-ı şerif, bilasâle(bizzat) herkes için, bir mertebe-i külliyede bir ubûdiyettir. Nasıl ki bir nefer, bayram gibi bir yevm-i mahsusta (özel bir günde), ferik (general) dairesinde, bir ferik gibi padişahın bayramına gider ve lûtfuna mazhar olur. Öyle de, bir hacı, ne kadar âmî (sıradan ve sade) de olsa, kat-ı merâtib etmiş ( mertebeleri geçmiş) bir velî gibi, umum aktâr-ı arzın (yeryüzünün) Rabb-i Azîmi ünvânıyla Rabbine müteveccihtir, bir ubûdiyet-i külliye ile müşerreftir” diyor.

    Hac İslam şeairinin en büyüklerinden biridir. Hac, bir çok mekanıyle çok hakikate işaret ederken, içiçe mertebeler, manaları kapsayan külli bir ibadeti içinde barındırır.

    Hz. Adem ile Havva’nın yeniden buluşup, dünya hayatını başlattıkları mekan Arafat’ttır. Bu beşer hayatının da başlangıcıdır. Bir evi Fatihasıdır. Sonra Müzdelife, Mina gelir. Yani Allah’a varışın yolunda şeytanla mücadelede kararlılık gösterisi ve onunla savaşın mahalleridir. Mescid-i Haram ise tek sevgili Rabba’a kavuşma mahallidir. Onu evi etrafında Lebbeyk Allahümme Lebbeyk ahdini beyan ederek pervane olur. Tavafın anlamı budur. Çünkü alemlerin tavaf ettiği eksen yani Allah’ın evi Mescid-i Haram ahir zamana işaret eder. Son zaman buradan başladı. Yani son İlahi Nur burada doğdu.

    Hacc mahşerin de provası niteliğindedir. Mahşeri temsil eder. Mü’minin azad yeridir. Cennete sevk merkezidir. Mü’minler bembeyaz ve tik tip elbiseleriyle Arafa’tan inerken Cenab-ı Allah onları meleklerine övdüğü yerdir. Dünyanın dört bir yanından gelen mü’min kulların ümit ettikleri Rahmeti İlahiye’ye mazhar oldukları vakittir. Bir Hadise göre Cenab-ı Allah en çok Hacc münasebetiyle kullarının cehennemden azad eder.

    İşte bu cehennemden azad olacak kulların dünyevi mahşeri olan Hacc aynı zamanda ittihad-ı İslam’ın alameti olan bir İslam Kongresi gibidir. Dünyanın dört bir yanından gelerek toplanan, her dilden, renkten mü’minler tanışıp kaynaşır. Külli ibadeti icra ederken tevhid sancağı altında ittihad eder. Birleşir. Kaynaşır. Birbirlerine haberler verir sevindirir. İnsanların ebedi saadete nasıl kavuşacağını Hz. Ademden beri tek ve ebedi din olan İslam’ın muhtaçlara nasıl ulaştırılacağını konuşur. Birbirine yardımcı olur. Sayısız meseleye hal yolu aranır. Dini, ilmi, imani cihadın eğitim alanı gibidir.

    Bu mekan birbirine yakın surelerde emin belde olarak nitelenmiştir. Evet binlerce sene çevresi düşmanlıklarla boğuşurken boğazlanmalara, talana uğrarken bu belde bunlardan uzak tutulmuştur. Yani bunlardan korunarak emin kılınmıştır. Tin ve Zeytun gibi üzerine ilah-ı yeminin yapıldığı, çöl ortasında insanın yedirilip içirildiği ve korkudan emin kılındığı bu yerde son olarak 108 canın uğradığı felaket neye işaret eder. Güvenlik beldesinde bu neden oldu? Acib konumuz bu.

    Hacc’lar tam tamına 91 yıldır veya 93 yıldır Hilafetin imamlığı olmadan yapılıyor. Yani imamsız. Yani Salat-ı Kübra’yı kıldıracak imamlık yok. Ünlü Rüyada hitabe de Hac’da bitmişti. Değil mi? Neden?

    YanıtlaSil
  6. 2* Hz. Peygamber namazda iken vahiyle ile bir anda Mescid-i Aksa olan kıblesi değiştirilerek hemen yüzünü Kabe’ye çeviriyor. Bir emin kılınan beldeden bir başka emin belde kıble oluyor. O gün Hicretin ikinci yılı idi. Aylardan Recep. "İnsanlar için yeryüzünde kurulan ilk ev, Mekke'de bulunan mübarek ve alemler için hidayet kaynağı olan Kabe'dir."(3/96) buyurulur. (Yüzünü semâya çevirip durduğunu görüyoruz; Biz seni hoşnut olacağın bir kıbleye yönelteceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü o yöne çevirin. Kendilerine kitap verilenler, bunun Rablerinden gelen hakkın tâ kendisi olduğunu elbette bilirler. Allah onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.) 2/144

    Mescid-i Haram’ın yalnız ahir zamana değil ahir zamanın ahiretine de işaret eder. Yani son vadeye. Son vade beşer tarihinin en büyük fitnesinin yaşandığı zamandır. Semavi iki din küfr-ü mutlakın menhus tecavüzüne uğradığı zamandır. Sonra Halifetullah’ın zuhuru söz konusu. O Arabın içinde olmayacaktı. Yani Mekke’den zuhur etmeyecekti. Ya nerede olacaktı? Horasanlıların 5. hizmetkar devletinin içinde. Orada doğacaktı. Hizmete başlayacak ve Süfyan fitnesine uğrayan Horasanlıları dini ihya ederek ittihad-ı İslam ile kurtarıp alem-i İslam’a yönelip, Hilafet-i İslamiye’yi tesis edecekti. Yani Mehdi’nin hizmeti beled-ül emine sonra gelecekti.

    Onun vaktini ne tayin edecekti. Yani Hz. Mesih ile birlikte hem onun kıblesini hem de ilk kıbleyi birleştirecekti.

    Hilafetin imameti olmadan Hacc’lar daha ne kadar onsuz yapılacaktı.

    Bunun kıpırtıları olmadı değil. 1946 ile haçlı istilasından kurtulmaya başlayan Alemi- İslam’ın Şam yani Levanten ülkeleri 55 yıl sonra Siyonist deccaliyetin bilvekale yaktığı ateşin için düştü. Kalplerdeki iman seddinrin yıkılması ile türeyen Ye’cü ve Me’cüc’ü yani terör ve anarşiyi kullanan deccaliyet Türkiye- Irak-Suriye-Lübnan-Sina-Libya’yı fitne-fesad ateşi sardı.

    İslam Kongresi’ni temsil eden Hacc’a gelenlere 1979 yılında bir uyarı geldi ama kimse anlamadı. Ama bu kez 9 ülke ateşin içine düşünce kader İslam Kongresini üzerinden uyarı mesaj verdi. Bir nevi şefkatle tokatladı. “Deccaliyet bak” diyor. Ve iki kıblenin birinde semavi saiklerle gelen mini felaketin ertesi sabahı diğer eski kıble, iki deccali doğuran fitne askerlerinin saldırısına maruz kaldı. Yahudi yılbaşını bahane eden fitne-fesad askeri Müslümanların mescidine saldırdı. Bu ilk değildi. Sayısı unuttuk.

    İki felaket art arda geldi. Mana-yı işari ile İslam Kongresi ülkelerine “ittihad edin” diyor. “İttihad olmazsa zillet sürecek” diyor. Mesaj bu?

    YanıtlaSil
  7. 3* Bu mesaj kaosa sürüklenen 9 ülkeye değil sayısı 50’yi aşana 1.5 milyarlık İslam Alemi’ne. Özellikle Türklere. Çünkü cihad emin beldeyi yönetenlerin değil. Halife olmadığı zamanda bu cihad farz-ı kifayeden farz-ı ayine çıkarak herkesi mükellef ve sorumlu tutar. Tevbe Suresi’nin “Yoksa siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haramı imar etmeyi, Allah'a ve âhiret gününe iman ederek Allah yolunda cihad eden kimsenin yaptığı işle bir mi tutuyorsunuz? Allah katında bunlar bir olmaz. Ve Allah zalimler güruhuna yol göstermez” bu 19. Ayetinin işaretiyle saldırgan düşmana herkesin karşı çıkılmasını ister. Bu da İslam dinine sarılmakla olur.

    Bediüzzaman’ın 1919 yılında “helaket ve felaket asrının adamı” olarak gördüğü rüyası Hac’da biter? İslam alemini felaket ve helakete götüren sebepleri sıraladığı o rüya için Bediüzzaman şöyle demişti:

    “Rüya hacda sükût etti. Çünkü, haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gazap ve kahrı celb etti. Cezası da keffâretü’z-zünub değil, kessâretü’z-zünub oldu. Haccın bahusus taarrüfle tevhid-i efkârı , teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiyenin ihmalidir ki, düşmana milyonlarla İslâmı, İslâm aleyhinde istihdama zemin ihzar etti. “

    Şimdi de öyle değil mi? 8 ülke terör ve anarşi içinde kıvranırken buna Türkiye'yi de katmak için epey mesafe alındı. Geziden bu yana bu ateşi körüklüyorlar. Üstelik Pansilvanya’da mukim kıtmir ve cemaati ateşe körükle gidiyorlar. Bu yetmezmiş gibi iki ırkçı parti de bunlara katılınca Kader iki mini felaketle bizi uyardı. Tevhid-i kıble ediniz. Ediniz yoksa…(Arif-e tarif gerekmez.)

    Şimdi 1 kasım geliyor. Osmanlı Devleti’nin merkez eyaleti var veya yok olma imtihanına sokuldu. Mondoros, Sevr, Lozan yetmezmiş gibi şimdide Yinon yuları ile geliyorlar. Şeytana zebun olup bir türlü nefs-i emmareden nefs-i mutmaine, radiyeye terfi edemeyen nefisler gibi nefs-i kavmiyeye ve ırkıyye bataklığından kurtulup ümmet şuuruna varamamanın zilletini yaşıyoruz.

    Kıtmir cemaatinin siyasi direktörü Graham Füller’in yakın mesai arkadaşı Yahudi Henry Barkey açıkça tehdit ediyor. Hem de sözde ilim çatışı altında seçimde böyle böyle yapın yoksa şehirde bombalar patlar diyor.

    Siyonist deccal yerli Süfyancılarla işbirliği halinde kudurmuşçasına saldırıyor. İyi de siyasi garazlara kendini kaptıranlar bundan sorumlu değiller mi? İki emin beldeden biri Siyonist çizmesi altında çiğnenir ve diğerine de yol yapılırken Mehdiye zemin hazırlamayanlar dünyevi cehenneme odun taşıdıklarının farkında değiller mi? Fırat-Dicle’ye göz koyanlara çanak tutanlara zebanilerin de onlara çanak tutuğunu unutmasın. Ya nefs-i kavmiye terk edilip ıslahı nefs ile nefs-i ümmete terfi edilir, yoksa hoş geldiniz esfel-i safiline?

    YanıtlaSil
  8. Blogunuzun içeriğine uygun olduğunu düşündüğüm "Batı'nın son hamlesi Türkiye'yi işgal olabilir mi? " başlıklı Yakup Köse'nin makalesinin yayınlanmasını tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
  9. Makaleyi önceden okumuştum. Aslında bugün Star'da aynı mealde iki yazı birden var. Diğer yazı Hasan Öztürk'ün yazısı.... "Ali Bulaç NATO’yu Türkiye’yi işgale çağırmışsa"

    http://haber.star.com.tr/yazar/ali-bulac-natoyu-turkiyeyi-isgale-cagirmissa/haber-1056678

    Birden hatırladım. Ben Irak'ın işgalinden iki-üç ay evvel bir rüya görmüştüm. Bu rüyada Amerika Türkiyeyi işgal etmişti. Sonra Amerika Irakı işgal etti. Ben rüyamın bu suretle çıktığını düşünmüştüm.
    Tahminen 2022 yılında Amerika Hatay ve Çukurova üzerinden Türkiyeye saldıracak. Türkiye Nur dağlarına kadar çekilecek. Savunma hattı Toroslar ve Nur dağları olacak. Savaş sonunda Amerika 1 milyon ölü bırakıp çekilecek. Allahu a'lem...

    YanıtlaSil
  10. Kabe'deki bu olayı duyar duymaz Said Nursi Hazretleri'nin çok değerli talebelerinden Ali ihsan Tola'nın şu sözleri aklıma geldi:

    "...Daha önce de buna benzer bir şey sanıyorum 1992'de Amerika'nın Körfez Savaşı için 600.000 askeriyle Körfez'e yığınak yaptığı zaman olmuştu. Savaş başladı başlayacaktı. Biz, acaba girecek miyiz girmeyecek miyiz, diye endişe ederken o, 'Girmeyeceğiz' demişti. 'Ağabey nereden bu kadar net söylüyorsun' dediğimizde, 'Biz önden bedelimizi verdik' diyerek,o yıl hacda tünel faciasında 66 türk hacısının hayatını kaybetmesini anlattı. O'nu Türkiye adına verilmiş bir bedel olarak ifade etti. Hakikaten de girmedik. işte ledünniyata bakmak budur.(1)"

    Bu sözlere istinaden inşallah bu yıl ki Kâbe hadisesi de müslümanlar için bir bedel olur diyelim...

    Bu mânâ ile birlikte benim kişisel yorumum ise, zamanımız büyüklerinden bir zata gelen tecellinin zahir alemdeki yansıması gibi göründü... Çünkü Kâbe kelime-i tevhidin zuhur mahalli ve âlemin kalbi mesabesinde olan bir mekan... Ona karşılık gelen ya da denk düşen diyelim hangi zâttır ve kalbine nasıl bir tecelli geldi ki ortalığı yıkıp dağıttı?.. Doğrusunu Allah bilir...


    Bu arada Ali İhsan Tola'nın şu sözlerini de hatırlatmadan geçmeyelim:

    "Bir yerde 40 sene tebliğ yapılır da olumlu bir cevap verilmezse adetullah gereği o yere semavi bir musibet gelir!"...
    ------
    1-İhsan Atasoy'un "Ali ihsan Tola"isimli kitabından alınmıştır...

    YanıtlaSil
  11. Mustafa abi,
    Üstadın "İzmirin sahibi var" diyerek hiç izmire gitmediği doğru mu?

    YanıtlaSil
  12. “Üstad İzmire Hiç Gelmemiştir. Nedeni Sorulduğunda Oranın Sahibi Var demiştir.” Bu iddiayı şimdilik Yerelgündem.com adlı sitede bir yorum olarak okudum. Muteber bir kaynak gösterilmesi lazım.
    Geçen gün vefat eden Bediüzzaman’ı hayatta iken ziyaret eden Nur talebesi İzmirli Mehmet USLU’nun hatıralarından alıntı:
    “Selam verdik, elini öptük, hasırın üzerine sıralanıp oturduk. “Nerden geldiniz?” dedi. İzmir’den deyince: “Maşallah, çok iyi, ben İzmir’e gelecektim, madem siz İzmir’den geliyorsunuz benim gelmeme ihtiyaç kalmadı” dedi. Biz tereddütlü bakınca: “Kafirlik, gavurluk İzmir’den girdi; madem siz geldiniz inşallah oradan çıkar gider” dedi.”

    YanıtlaSil
  13. Hadisenin gerçekleştiği tarihte çok önemli. 11 eylülün yıl dönümü. Aynı zamanda yahudilerin 3000 yıllık takvimlerinin yılbaşısı. Dünyanın gözü bir taraftan Suriye'de diğer taraftan Mekke'deki vinç kazasına kitlenmis. Bu arada terörist İsrail devletinin askerleri Mescid-i Aksa nın içinde kirli postallariyla terör estiriyor.Bu kadar hadisenin aynı zaman dilimi içerisinde yer alması başka şeylere işaret ediyor olabilir.

    YanıtlaSil
  14. Haberden ziyade buraya yorum yapanların izahatına baktım bir kez daha ağlanacak halimize güldüğümüzü gördüm; Allah hepimize akıl-fikir versin...

    YanıtlaSil