.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

18 Haziran 2015 Perşembe

ESED, IŞİD VE PYD'NİN KİRLİ İTTİFAKI

 için büyük tehlike! IŞİD alıp PYD'ye teslim edecek


Türkiye için büyük tehlike! IŞİD alıp PYD'ye teslim edecek


IŞİD, bu kez de  şehrine saldırıyor. Amaç Azez'i ÖSO'dan alıp YPG'ye teslim etmek. Böyle bir durum ise milyonluk göçe yol açacak. 'de olayların çıktığı ilk günden bu yana PYD'nin ve IŞİD'in rejim güçlerine saldırmaması bu güçlerin arasındaki kirli ittifakı gözler önüne seriyor.

Stratejik önemdeki Tel Abyad kentini tek kurşun atmadan PKK'nın'deki kolu PYD'ye devreden IŞİD, bu kez Kilis'in karşısında Özgür Suriye Ordusu'na bağlı grupların elinde tuttuğu  şehrine saldırıyor.

Öncüpınar Sınır Kapısı'nın çıkış noktası Es Selame Sınır Kapısı'nı muhaliflerden almaya çalışan IŞİD, muhaliflerin denetimindeki yerleşim birimlerinde de kontrolü ele geçirmeye çalışıyor. Bölgedeki kaynaklar, IŞİD'in Azez sınırına saldırmasının, bölgenin PYD'ye verilmesi planının ilk safhası olduğunu iddia ediyor.

Tarihsel olarak Rojava adı verilen Kuzey Suriye'de otonom yapı kurmaya çalışan PYD, son olarak Tel Abyad kentine girmiş ve Cizire ile Kobani kantonlarını birleştirmişti.

MİLYONLUK YENİ PLAN
Yeni Şafak'a konuşan ÖSO militanları, IŞİD'in Azez kentini ve sınır kapısını kendilerinden almayı başarırsa PYD'nin devreye sokulacağını ve IŞİD'in tıpkı Tel Abyad'da olduğu gibi şehri PYD güçlerine teslim edeceğini düşünüyor.

Suriye'nin önemli Kürt yerleşim yerlerinden Afrin'in etrafını çevreleyen alandan Atme Sınır Kapısı'na kadar olan bölge içindeki kamplarda 1 milyonu aşkın mülteci bulunuyor.

İddiaya göre planın bir safhası da, 'ye yeni ve 'milyonu bulacak' bir mülteci hareketi başlatmak. ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarının, IŞİD hedeflerine saldırı bahanesiyle hava bombardımanına yapacağı ve buralarda yaşayan mültecileri Türkiye'ye yeni bir mülteci akını yapacağı öne sürülüyor. Aynı zamanda sınır boyunda hakimiyet kurmak isteyen PYD'ye bir fırsat verilmiş olacak.

PYD ESAD'A ÇALIŞIYOR
Şu an Esad birlikleriyle silahlı muhalifler arasında savaşın şiddetli olduğu bölgelere giden sınır kapılarından sadece 2'si ÖSO çatısı altındaki muhalif grupların elinde. Bunlardan biri Babel Hava Sınır Kapısı, diğeri ise şimdi IŞİD'in saldırdığı Es Selame Sınır Kapısı. Eğer IŞİD, Selame sınırını alırsa muhaliflerin elinde sadece 1 kapı kalmış olacak. Suriye iç savaşının başlamasından bu yana IŞİD, girdiği bölgelerde muhalifleri hep zayıflattı. ÖSO gruplarından boşalan alanlara ise ya PYD güçleri ya da Esad birlikleri girdi.
Yeni Şafak

28 yorum:

  1. Abdullah Gürbüz Baba: İsrail Suriyeye vuracak. Suriyeliler Türkiyeye kaçacak demişti. Bu durum aslında büyük ölçüde yaşandı. Seçim esnasında Türkiyeyi sıkıştırmak için Koalisyon güçlerinin İŞİD'e vurması, ancak nedense bombardımanların Arapları ve Türkmenleri hedef alması, Telabyad'ın PYD'nin eline geçmesi ve boşalan yerlere Kürtlerin yerleştirilmesi büyük bir planın parçasıydı. Bu plan Kuzey Suriyenin tümüyle Kürtleştirilmesi ve buradan Kuzey Irak petrolünün -Türkiyeye zırnık koklatılmadan- limana ulaştırılmasıdır.

    YanıtlaSil
  2. İbrahim Karagül / Yeni Şafak

    http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/ibrahimkaragul/turkiyeyi-imha-plani-askeri-mudahale-sart-2014463

    Etnik temizlik seçim öncesi planlandı
    Daha Irak işgal edilirken, ABD ordularının Türkiye'yi kullanması sırasında tartıştığımız gerçekler bugün yine önümüzde. Binlerce kişilik ABD birlikleri, Kuzey Irak-Akdeniz koridoru üzerine yerleştirilecekti. O zaman Suriye tarafına değil, Türkiye tarafına konuşlanacaklardı. Planlama, K. Irak-Akdeniz arasında Türkiye topraklarında bir kuşak oluşturma esasına dayanıyordu. Hesap ortadaydı. 2003 yılından beri de önümüzde duruyor.
    Bugün Suriye'nin hali malum. Son derece elverişli bir ortam var. Neredeyse bütün örgütler, bir yerler adına savaş veriyor. Proje bu sefer PKK'nın Suriye kanadı üzerinden servis ediliyor. Ne zaman? Daha seçimler yapılmadan, bazı çevrelerin Türkiye'nin koalisyona gireceğini anladığı anda Kuzey Suriye'de Türkiye'yi etkisizleştirecek, Güney'le bütün bağını koparacak, K. Irak-Akdeniz koridorunu açacak operasyon hızlandırılıyor. Müthiş bir demografik planlama başlatılıyor, Türkmenler ve Araplara karşı bir tehcir, etnik temizlik başlatılıyor.
    İki çok tehlikeli plan var
    Bu, aynı zamanda Türkiye'yi çevreleme, on yıldır açıldığı bütün ülkelerde, bölgelerde sıfırlama, onu tekrar Anadolu'ya hapsetme stratejisinin belki de son safhası. Nasılsa içeride kurulmuş saat gibi, bu çevreleme harekatını yıllardır Türkiye'nin başarısız politikaları olarak pazarlayan bir çevre var. Dikkat edin aynı çevre bugün “sınırları hemen açın” diye yaygara koparmaya başladı.
    Siz ne zaman Arapları, Suriyelileri seviyordunuz?

    Yazının devamını linkten okuyunuz...

    YanıtlaSil
  3. Davutoğlu o gizli görüşmeyi anlattı

    Başbakan Davutoğlu, Esed rejimiyle IŞİD arasında Suriye'nin Haseke kentinde gizli bir görüşme yapıldığını söyledi
    Başbakan Ahmet Davutoğlu, IŞİD ile YPG'nin çatıştığı ve YPG'nin ele geçirdiği Suriye'nin kuzeyindeki Tel Abyad ile ilgili durumu değerlendirdi.

    PYD HANGİ SUÇLARA ORTAK OLDU
    Tel Abyad'da DAEŞ'in yenilgiye uğratılmasının son derece doğru olduğunu, buna kimin katkısı olursa destekleyeceklerini bildiren Davutoğlu, ancak "Demirtaş ve diğerlerinin", "Esed ile 3 yıl işbirliği yapan PYD bütün bu senaryonun içinde hangi suçlara ortak oldu?" sorusuna yanıt vermeleri gerektiğini kaydetti.

    REJİM, DEAŞ İLE GÖRÜŞME YAPTI

    Davutoğlu, geçen ay DAEŞ ile hiçbir ilgisi olmayan Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) adım adım ilerlemeye başladığını, Cisr el Şuğur'u ve Eriha'yı ele geçirdiğini, İdlib ve Cisr el Şuğur üzerinden Lazkiye'ye 30-40 kilometre yaklaştığını, Hama, Humus hattına doğru geldiğini ve Bayırbucak Türkmenleri'nin olduğu yerde de çok ciddi başarılar sağladığını anlattı.

    HASEKE'DEKİ GİZLİ GÖRÜŞMEYİ ANLATTI

    Rejimin, ÖSO karşısında gerilemeye başladığını söyleyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

    "Bunu, kamuoyu ve PYD'ye güzelleme yazanlar bilsin diye ifade ediyorum. Esed rejimiyle ilişki kurmamızı tavsiye edenlere de söylüyorum. Biz bir taraftan seçim kampanyası yaparken, bir taraftan Suriye'de saat saat neler olduğunu takip ediyorduk. Ne oldu, biliyor musunuz? Halep'te de Özgür Suriye Ordusu ilerledi, önemli bazı mevkileri ele geçirdi. Tarih 27 Mayıs veya 28 Mayıs, o günlerde, rejim DEAŞ ile IŞİD ile bizim bildiğimiz bir mekanda, Haseke'de, PYD kontrolüne yakın bir yerde oturdu, görüşme yaptı. İki bölgeden rejim çekildi, DEAŞ ilerledi. Buna karşılık da DEAŞ, Özgür Suriye Ordusu'na saldırmaya başladı. Azaz'ın doğusunda, PYD'nin de kontrolüne yakın olduğu yerde, DEAŞ, rejim ile koordineli bir şekilde Özgür Suriye Ordusu'na saldırdı. Hedefleri neydi biliyor musunuz? Azaz'ı alıp, Türkiye sınırına, Kilis'e kadar kontrol edip, bütün sınırı PYD ile DEAŞ'ın paylaşacağı bir hat oluşturmak. Rejim de bunun arkasında hem DEAŞ'a hava desteği verdi hem de PYD unsurlarına desteğini devam ettirdi."

    "KİMSE TÜRKİYEYİ DELİLSİZ BİR ŞEKİLDE SUÇLAMAYA KALKMASIN"

    Davutoğlu, Azaz bölgesinde muhalefetin bir kaç günde 8-10 köyü kaybettiğini, rejim ve DAEŞ tarafından arkadan saldırıya uğrayınca birliklerini Azaz'ın doğusuna kaydırdığını ifade ederek, şöyle konuştu:

    PYD, DEAŞ İLE İŞBİRLİĞİ YAPTI

    "Bu tabloyu bu kadar açık bir şekilde anlatmamın sebebi şu: DEAŞ ile işbirliği yapan DEAŞ ile rejimin hangi subayının nerede, nasıl görüştüğünü, rejimin hangi unsurlarının PYD ile nerede görüştükleri bizde mahfuzdur. Kimse Türkiye'yi delilsiz bir şekilde suçlamaya kalkışmasın. Bütün bunlardan kaçan masumlar bize geliyor, birileri Suriye'de çirkin ve kirli bir oyun oynuyor. Bu oyunun mağdurları, hiçbir terör eylemi içinde olmayan Suriyeliler. Suriye'nin geleceği için tek umut kaynağı olan Özgür Suriye Ordusu'na karşı rejim ve DEAŞ, DEAŞ ve PYD değişik dönemlerde işbirliği yaptılar."

    SURİYE REJİM VE TERÖR ÖRGÜTLERİ ARASINDA PAYLAŞILMAK İSTENİYOR

    Kobani'de günlerce, haftalarca çatışmaların devam ettiğini, Tel Abyad'da ise DAEŞ'in direnmeden çekildiğini belirten Davutoğlu, "Aylarca Kobani'de çatışan DEAŞ, niye niye Tel Abyad'dan kısa zamanda çekildi ve Rakka'ya doğru ve Azaz'a doğru, yani Özgür Suriye Ordusu'na baskı yapacak şekilde yöneldi? Çünkü hepsi biliyorlar ki terör örgütleri de rejim de Özgür Suriye Ordusu orada var oldukça ümidi yok olmayacak. Sonunda, Suriye'yi terör örgütleri ile rejim arasında paylaşmak istiyorlar. Bunun da uluslararası senaryolar bağlamında bir karşılığı var" diye konuştu.

    Davutoğlu, Türkiye'nin hem Suriye halkına verdiği desteği hem demokrasi konusundaki ilkeli tavrını sürdüreceğini ifade etti.

    YanıtlaSil
  4. bunun çıkar yolu türkiyenin ama askerden ama gönüllüleri oluşan resmi olmayan paramiliter grup oluşturup donatarak muhaliflere destek vermesi yönetimi türk lerden olan türk birlikleri oluşturmak resmen girmek ABD ile karşılaşmak büyük şehirlere scud saldırısı gibi sonuçları olabilir
    iran taa nereden geliyor
    fakat heyhat ki yardımlar şu anda kesilmiş malum seçim bilinmezliği muhaliflerin mazotu dahi bitmiş durumda fırınlar ekmek üretimini kesti kesecek durumdalarmış
    esad türkiye dahil herkesi bir birine düşman edip tartusda devletini kuracak amacı bu
    ayrıca esad ın safında hala çok sayıda sünni ulema ve halk var
    suriye ye ordu ile girmek çok tehlikeli

    YanıtlaSil
  5. işidciler baya yaman eğitimliler
    http://www.liveleak.com/view?i=69e_1434124829
    işid de türkiyeyi suriyeye çekmek istiyor çok bögeyi savaşsiz pyd ye verdiler herhalde kobanide ypg ye yardım etmemizin intikamını alıyorlar alın pkk yı diyorlar
    savaş türkiyeye taşınacak gibi
    devlet olarak bazı şeyler yaptık ama kimse memnun olmadı keşke peşmergeye geçiş izni vermeseydik
    durum bu hale geldikten sonra ve seçim sonuçları nedeniyle artık pek de bir şeye yapılacağa benzemiyor
    pkk devletine alışacağız
    adım adım bir devletin kuruluşunu izleyeceğiz gibi
    savaş sanayiinde çook geç kaldık
    daha tankımıza motor bulamadık
    yüksek irtifa hava savunmamız yok
    %87 %13 e mağlup oldu

    YanıtlaSil
  6. http://t24.com.tr/haber/akit-turkiyenin-guneyinde-kurt-devleti-kuruluyor,300238

    YanıtlaSil
  7. ANKARA: TÜRKİYE SEYİRCİ KALMAYACAK
    Kuzey Suriye'de PYD kanalıyla uygulamaya konulan 'Kürt Koridoru' planına karşı çıkan Ankara, Washington'a endişelerini iletti. Ankara: Türkiye seyirci kalmayacak.
    PKK'nın Suriye kolu PYD'nin, ülkenin Kuzeyinde "Kürt Koridoru" ve "Otonom Yapı" oluşturma planı, Türkiye'nin uyarılarına rağmen kurgulandığı gibi işliyor. DAEŞ'in çekildiği bölgelerde, "etnik temizlik" ve "nüfus kaydırması" yaparak koridorunu genişleten PYD'nin uygulamaya koyduğu senaryo, sadece Suriye'yi değil tüm Ortadoğu'yu yangın yerine çevirecek bir sürece evriliyor. ABD ve kalisyon ülkeleri ile uluslararası yapılanmaların seyirci kaldığı tehlikeli oyuna dikkat çeken Ankara, gerekli önlemlerin alınmaması halinde, ortaya çıkacak vahim sonuçlar konusunda ABD'yi bir kez daha uyardı. Ankara-Washington hattında sürdürülen mekik diplomasisi kapsamında yapılan son uyarıda, gelişmelere seyirci kalınması halinde "Suriye'nin parçalanmaya sürükleneceği" net bir dille iletildi.
    .....
    Ankara-Washington hattındaki temaslarda, Kuzey Suriye'de planlanan "de facto" bir yapılanmanın, Şam rejimi ve DAEŞ tehditi sonlansa dahi, bölge için ciddi bir tehdit oluşturacağı, bu tehditin Türkiye'deki sığınmacıların geri dönüşlerine engel teşkil edeceği de ifade edildi. Washington'a yapılan uyarıda, DAEŞ'ten temizlenen bölgelerde toprak bütünlüğü ve demografik yapıya yönelik tehdite izin verilmemesi ve uluslararası çapta gerekli önlemlerin alınmasının önemine de dikkat çekilerek, "Türkiye'nin ve bölgenin güvenliğini doğrudan ilgilendiren ve Suriye'yi parçalanmaya sürükleyecek bu gelişmeye seyirci kalınamaz" denildi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nazım Kıbrısi sohbetlerinde Türkiyenin Suriyeye gireceğini ancak başına bela alacağını beyan etmiş.
      Türkiye uzun süre batının yönlendirmelerine karşı çıkarak Suriye bataklığına saplanmaktan uzak durdu. Ancak şimdi açılmak istenen Kürt koridoru ile bölgedeki Türkmenlerin zor duruma düşmesi ve Araplarla irtibatın kesilmesi Türkiyenin bir şekilde sürece müdahil olmasına ve Suriyeye müdahale edilmesine yol açabilir. Bu durumda uzun süredir kurgulanan Türkiyenin başının belaya sokulması durumu gerçekleşebilir.
      Müdahale edilmeli yada edilmemeli devlet adamlarının hesaplaması gereken bir durumdur. Ancak halihazırda Akparti'nin tek başına iktidardan düşmesi Türkiyenin elini zayıflatmış durumdadır. Yeni kurulacak ve Esed aşıklarının da dahil olacağı bir koalisyon hükümeti böyle bir durumda ne yapacak bilinmez.

      Sil
    2. Koalisyon Mhp ile kurulursa Suriye konusunda daha şahin bir politika uygulanır. Chp ile kurulursa, artık daha kaçamak güreşilir veya bu politikada ciddi revizyona gidilir. Ayrıca, belki de şu an yaşanan sıkıntılar (şu an çok önemli kararların arefesindedir Ankara, yoksa şimdiye dek uygulanan politika tamamen geri dönüşsüz çökebilir Allah korusun), Nazım Kıbrisi'nin beyanındaki bela olabilir. Türkiye'nin Suriye'ye girmesini sadece askeri açıdan ele almak belki eksik bir bakış açısıdır. Belki de Türkiye başka şekillerde o bölgeye girmiştir bile. (Açıklamak olmaz, arif olan anlar diyelim.) Askeri müdahale bu "giriş"in sadece bir aşamasıdır. Uluslararası kamuoyundan bağımsız bir şekilde hareket edilecek bir aşama değil, hayalci olmayalım.

      Sil
    3. Nazım Kıbrısi'nin çökecek diye sıraladığı ülkeler arasında maalesef Türkler ibaresi de geçmektedir. Nazım Kıbrısi sorulan bir soru üzerine Türkiye Suriyeye gireceğini beyan etmiştir. Bu beyanatlar nasıl zuhur edecek Allah bilir.
      Biz bile her şeye rağmen Akparti tek başına iktidarda kalacak zannederken evliyanın ifadesiyle Akparti 12 yıl iktidarda kalır hükmü zahir olmuştur. Şimdi gidişat ne yönde Allah gösterecek. Kendi başımıza gaybı bilemeyiz. Biz ancak veli zuhuratlarına göre yorum yapıyoruz.
      Fatih Nurullah Efendi'nin iki ezan zuhuratı iki seçime işaret olabilir. Üç aylık bir tertip hükümeti ne zaman onu da bilemeyiz. Ancak şu ki milletin başına gelmesi kaçınılmaz olan gelecektir. Özellikle saygıdeğer dindar Kürt kardeşlerimizin Stalinist, terörist, Zerdüşt örgüte destek vermeleri sebebiyle bunun vebalini tatmadan kurtulacaklarını hiç sanmıyorum. Rahmet gelecek ama bedava gelmeyecek.

      Sil
    4. türkiye öso ya yardım ediyor
      öso ya bağlı bazı gruplar bazı yerlerde işide karşı pyd ye yardım ediyor
      yani pyd nin devlet kurmasına kendi silahlarımız ile yardım ediyoruz

      Sil
  8. Suriyeye Turkiyenin müdahalesi konusunda evliya ifşaatı varmı?

    Gaybi hadisler sitesi yeniden açılsa güzel olur, cok istifade etmiştik.

    YanıtlaSil
  9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  11. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  12. ingilizce sini alıntı yaptığın site orjinali ile karşılaştırdım
    kürdistan ı köpekistan olarak tahrifatta bulunmuş bende o kaynak tan tüm yorumu sildim
    ancak suud yönetimi 2li 3 lü oynuyor
    elimizdekileri kaybetme ihtimalimiz var
    yeni hükümet döneminde topraklarımızın bir bölümünü kaybetmk istemiyorsak iran la olan kavgamızı ertelememiz lazım
    pyd nin akdenize inmemesi içinde ağır silahlı gayri resmi türk birliklrinin belki 30-40 bin kişinin bayır bucak türkmenlerinin yanında çarpışması şart görünüyor
    suud lu yetkili kurd devleti kacinilmazdan başka, kuracagiz diyor,israille kanka olup Iran ve osmanli hayalleri kuran Turkiyeyi durduracagiz diyor. suud lar guya müttefik
    .......According to the speakers, representatives of Israel and Saudi Arabia have been holding secret meetings since 2014 on how to battle Iran, their common enemy, as well as preventing Turkey from establishing a new “Ottoman empire” that could challenge the two countries. ......"Bu açıklama bir talep değil, daha ziyade bugünkü gelişmelerle ilgili öngörüm. Zira talep Kürtlerden gelecek. İran, büyük Fars devletini, Türkiye ise Osmanlı İmparatorluğu'nu restore etme peşinde. Diğer yandan da Irak, Kuveyt'i tehdit ediyor. Bu ülkelerin liderleri, mevcut politikalarına devam edeceklerse kaçınılmaz olarak bağımsız Büyük köpekistan kurulacak ve İran, Türkiye ve Irak'ın planlarını bozacak.”
    http://hathalyoum.net/english/5704.html

    YanıtlaSil
  13. Suriye’den sonra sıra Türkiye’de mi?(2)
    Bülent Orakoğlu / Yeni Şafak

    http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/B%C3%BClentOrako%C4%9Flu/suriyeden-sonra-sira-turkiyede-mi2-2014585

    Uluslararası enerji yolları ve yatırımları konusunda uzman olan Pakistanlı emekli binbaşı Agha H.Amin ''NATO'nun stratejik koridoru Kürdistan''projesini 2013 yılında NSBNC'ye ayrıntıları ile açıklamıştı. Amin'in çarpıcı tespitine göre "NATO'nun kurtları Suriye'yi yedikten sonra sıra Türkiye'ye gelecekti. Türkiye'den Hindistan'a, NATO koridoru açılması planlanmıştı. Koridorun bir bölümünde kurulacak Kürdistan, Rus Güney Akım gaz boru hattının güvenlik dinamiğinde önemli değişikliğe yol açacaktı.'' Moskova Üniversitesi'nde enerji ve enerji güvenliği üzerine çalışan Yardımcı Doçent Tuğçe Sevim Varol, 9 Kasım 2014 günü yayınlanan ''Akdeniz'e Kürtler için koridor planı'' başlıklı analizinde ''Kürt koridorunun taşları döşeniyor. Amaç Kerkük Ceyhan boru hattı ile Erbil'den gelen boru hattının birleştiği Fişabur'dan itibaren döşenmesi planlanan boru hattı yolunun üzerindeki güzergahı boşaltmak. Bu boru hattının Halep üzerinden geçirilerek, Lazkiye'de Akdeniz'e ulaşması ve Fişabur'dan Ayn el Arap'a doğru yeni bir çıkış yolu planlanıyor'' demişti.
    Türkiye'de seçimler öncesi ve sonrasında yaşanan 'Kürt iç savaşı' çıkarmaya yönelik provokatif eylemler ve birbirinden bağımsız görünen suikastlar ve Ak-Parti içinde nifak yaratmaya yönelik psikolojik harp faaliyetleri ve algı operasyonları, görünen o ki Kuzey Suriye'de oluşturulmaya çalışılan ''Kürt koridorunun güvenliği'' için iç karışıklık ve kaos yaratma amacına hizmet ediyor.

    YanıtlaSil
  14. takip ettiğim kadarı ile suriye ye girmek önünde en büyük engel yeni hükümetin olmaması
    cumhurbaşkanının görevi vermesinden sonra hızla akp- mhp hükümeti kurulacak gibi hdp sırf mhp olmasın diye dışarıdan hükümete destek verebilir vaad edebilir... fakat%99 akp mhp hükümeti görünüyor
    ondan sonra da suriye ye girip başta abd ile karşı karşıya geleceğiz
    pyd orada 50.000 kişilik bir gücü var tankı var topu ve gelişmiş silahları ve bunları kullananan ypg elbisesi giymiş abd -israil- ve batılı paralı asker ve ajanlar var
    -bu yaz hem maddi hem manevi çok sıcak gececek
    -bu ara gülen öldü haberleri var sonra yalanlandı
    - bu konuda cemaatte yıllar önce söylenen şu idi
    - gülen bir öğle ile ikindi namazı arası minber de hutbe verirken şehit edilecek
    -yaşayanlarımız görecek
    -bakarsınız suriye ye gireriz abd bizi bombalar. doğuda isyan başlatır mevcut yönetimi yıkar ülkemizi federal hale getirir gülen i de karzai gibi koruma altında başımıza diker

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AKP MHP birleşir türkmenler için suriyeye girer suriyenin alınacagından korkan israil natoyla esedi indirecegim diye suriyeye vurur hükümetin sesi birzaman çıkmaz sonra müslümanlarında vurulduğunu görürünce karşı çıkar buna mukabil israil hatayı vurur yunanda marmarayı vurur ABDULAH babanın dediği çıkar

      Sil
  15. Aydın Doğan’ın Kürt Kuşağı ile ne ilgisi var!

    Kaynak:http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/aydin-doganin-kurt-kusagi-ile-ne-ilgisi-var-2014636

    Şu işe bakın: PKK'nın Suriye kolu PYD, Kuzey Suriye'de tam bir etnik arındırma yapıyor. Demografiyi değiştiriyor. Köyleri yakıyor, kasabaları, şehirleri boşaltıyor. Bir anlamda tehcir, bir anlamda etnik temizlik uyguluyor. Arapları ve Türkmenleri Türkiye'ye sürüyor, bölgeyi insansızlaştırıp kontrol altına alıyor.

    Siz bunu sadece Kürt milliyetçiliğinin saldırganlaşması olarak anlamaya çalışırken birden arkada bambaşka bir harita çıkıyor.

    ABD'nin etnik temizlik operasyonunun tam da arkasındaki güç olduğu belirginleşiyor. IŞİD'i bahane ederek aylardır Suriye'yi bombalayan ABD'nin aslında bu örgütle mücadele etmediğini, yeni bir etnik harita şekillendirdiğini öğreniyoruz.

    ISİD'le mücadele değil, PYD'yi koruma harekatı

    PYD'ye yol açmak için saldırılar yaptığını, ona yönelen tehditleri ortadan kaldırdığını, K. Irak'tan Akdeniz'e uzanan bölgeyi bir güvenlik kuşağına dönüştürdüğünü, bu kuşaktaki Arap ve Türkmen nüfusu sürmeye çalıştığını, bunu yaparken de Kürt milliyetçiliğini tahrik ettiğini, güneyimizde tam bir Kürt kuşağı şekillendirdiğini görüyoruz.

    ……..
    ABD bölgeyi boşaltıyor, PYD'ye teslim ediyor, bölgede tam bir etnik arındırma yapılıyor, kaçanlar ya da sürgün edilenler Türkiye sınırına yönlendiriliyor, ardından bunları alın diye Türkiye'ye baskı yapılıyor.

    Türkiye karşıtı cephe projesinin angaryasını bile bu ülkeye yüklüyorlar, maliyetini bize ödetiyorlar. Bu nasıl bir kurnazlık, nasıl bir sahtekarlık!

    ………..
    Türkiye müdahale etmeli

    Yakında Basra Körfezi hareketlenecek. Türkiye, bu dönemde içeride zayıf bir siyasi iradeye mahkum olursa çok ağır bedeller ödeyecek. Bunun için güçlü bir hükümetin kurulması lazım. Aksi takdirde Suriye'deki savaş evlerimize sıçrayacak, Türkiye içine taşınacak. İçeride zayıf hükümetler dönemini başlatmak isteyenlere çok dikkat edin. Kendilerini gizleyecek halleri kalmadı. İşte onlar, Türkiye'yi parçalamaya dönük sistematik çalışmanın tam merkezinde yer alıyorlar.
    Birkaç yıl sonra önümüze konacak yeni harita için öncü kol görevi yürütüyorlar.

    Tekrar ediyorum, Türkiye güneyimizde şekillenen tampon bölgeye acilen müdahale etmelidir. IŞİD'le gözlerimizi kör edip PYD üzerinden bizi kuşatanların bir adım sonrası Türkiye'yi Suriyeleştirmektir!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Bunun için güçlü bir hükümetin kurulması lazım."

      Chp ile yapılacak bir koalisyon Suriye politikası konusunda "güçlü bir hükümet" anlamına gelmez. Tam aksine 'tornistan' olur. Geriye kalan tek seçenek Mhp. Davutoğlu'nun seçimden önce Bahçeli'yi yuhalatmaması (meydanlarda pek yüklenmemesi) gönlündeki hükümet ortağının ta o günlerden beri mhp olduğunu gösteriyor.

      Sil
    2. Eklemeyi unuttum. Yalnız Ankara'da belli bir kesim koalisyon yapılmasının önünü tıkamak istiyor gibi ya da akp'yi hdp'ye muhtaç kılmak istiyor olabilirler. Chp ve MHp'nin koalisyon şartı "17/25 dosyaları yeniden açılsın" olmasına rağmen, birileri o dosyaların simgesi bir iş adamına ödül verdirtiyor. Numan Kurtulmuş pişman olduğunu açıkladı ama neye yarar?

      http://t24.com.tr/haber/selvi-oldu-olacak-yolsuzlugun-simgesi-zarrabin-heykelini-de-dikin,300641

      Sil
  16. türkiyede güçlü bir koalisyon olmalı
    chp ile bu iş olmaz içinde 72,5 görüş var
    hdp çözüm ve suriye ye müdahele etmeme karşılığı dışardan destek vaad edip akp yi esir almak isteyebilir
    en ideal çözüm akp-mhp
    SURİYE SINIRINDA SİLAHLAR PATLAYACAK A BENZİYOR BU DURUMDA ABD İLE KARŞI KARŞI YA GELECEĞİZ VE CASUS BELLİ ŞARTLARI OLUŞACAK
    biz pyd bu bölgede etnik arındırma yapıyor derken abd ise
    biz size işid e karşı kara harekatı teklif ettik siz reddettiniz ypg terörist işid e karşı savaşan birliklerdir siz terörit işid i korumak için bu harekatı yaptınız deyip bize karşı kor
    hdp gerçek yüzünü gösterir doğu da misli görülmedik olaylar olabilir buradaki bir iki ölüm ü ABD etnik temizlik kabul edip bm den karar çıkartabilir
    f-16 ve bazı tank yazılımları onların elinde altay tanklarına hala motor bulamadık mtu motor vermiyor japon mitsubishi de vermedi
    tümosan da 160 beygirlik motor üretebiliyor 1500 beygirlik motor üretmesi istendi bu yakın vadede zor görünüyor...
    elimizde kendimiz yapabildiğimiz yıldırım füzeleri kasırga topcu roketleri gibi sınırlı üretimimiz var
    bizi boğmak isteyecekler yapacakları en basit tedbir ekonomik yaptırım kararı olur..
    natodan çıkartılıp müdaheleye maruz kalabiliriz bir bölgemizi bölmek isteyebilirler..
    veya bizi zorlayıp fedaralizme razı edip gülen i kurtarıcı gibi bize yollayabilirler

    YanıtlaSil
  17. ABD MEHDİ NİN PEŞİNDE
    İran'da yayımlanan Şark gazetesinin haberine göre Mahmud Ahmedinejad, Ramazan ayı dolayısıyla ülkenin çeşitli noktalarından gelen din adamları ve öğrencileri ile buluştu.

    ''ABD, MEHDİ HAKKINDA ARAŞTIRMA YAPIYOR''

    Hz.Mehdi konusunda iddialı ifadeler kullanan Ahmedinejad, ABD'nin kendi asırlık imparatorluğunu çökertecek esas tehlikenin Hz. Mehdi olduğunu bildiğini ve bunun için Mehdi hakkında geniş çaplı araştırma yürüttüğünü öne sürdü.

    ''BİZDEN DAHA ÇOK ARIYORLAR''

    Ahmedinejad, Kendilerine göre Hz. Mehdi ile irtibatta olabilecek herkesle iletişime geçiyorlar. Onlarla buluşup bilgilerinden faydalanıyorlar. Dini üniversitelerimizde Hz. Mehdi konusunda yapılan araştırmaların binlerce katı ABD üniversitelerinde yapılıyor. Onlar, bizim Hz. Mehdi'nin peşinde olduğumuzdan daha ziyade onun peşindeler iddiasında bulundu.

    ''ABD, ŞEYTAN TARAFINDAN KURULDU''

    ABD devletini Şeytanın devleti olarak tanımlayan Ahmedinejad, ABD devletinin Allah ve Hz. Mehdi'ye ulaşmayı engellemek için şeytan tarafından kurulduğunu öne sürdü.

    ''MEHDİ GELİRSE ABD BİTECEK''

    ABD'nin Hz. Mehdi'yi yakalamaya çalıştığını iddia eden Ahmedinejad, ''Şeytanın devleti Hz. Mehdi gelirse işinin bittiğinin farkındadır'' diye konuştu.

    İslam'ın inanç esaslarına göre, ahirzamanda Peygamber'in soyundan Hz.Mehdi as yer yüzüne gelerek İslam'ın dünyadaki hakimiyetini sağlayacak.(sondevir)

    YanıtlaSil
  18. PYD beklenen Süfyan olabilirmi...?
    Dikkatle izlemek lazım.
    7 bayrakların çıkıp biz senin ashabınız demeleri hadisi şerifini göz önüne alırsak...
    Koalisyon güçlerinin PYD ye verdiği destek yorumlanabilir.
    Bekleyelim, görelim.

    YanıtlaSil
  19. 1* Hadiselerin iyi okunması lazım. Ve mazideki hadiselerin süreklilik arz eden uzantıları. Şu ifade edilir. Türkiye 200 yıllık bir yıkım projesinin hedefinde. İlk bölümü 1918’de bitti. Sonra işgal ve vesayet dönemleri başladı. Sonra bumerhale 12 Eylül’e kadar devam etti. Sonra 12 Eylül 1980-3 Kasım 2002 arasındaki merhale. Bu merhalede önemli bir husus var. Bugünkü sancıların müsebbibi bu dönemdir. 1.Yinon Planı hazırlandı. 2.PKK terörü ile Türkiye karıştırma ve bölme planları devreye girdi. Bir eşi Irak-İran savaşı 3. 1990 NATO’nun yeni tahakküm için bölgeyi karıştırarak müdahale kararı Ve müdahale 1991.Körfez savaşı. 4. 28 Şubat aynı güçlerce tezgahlandı.

    2002 3 Kasımı ise bir dönüm noktası oldu. Geçen yıl önce BBC Türkçe’ye konuşan Graham Fuller, AKP iktidarında Türkiye'de cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yaşanan en önemli gelişme olarak doğuya yönelik izlediği dış politikayı gösterdi: " Diğer bir deyişle Türkiye, ilk defa kendisiyle ve dünyadaki rolüyle ilgili küresel bir bakış geliştirdi".
    "Türkiye'nin bölgeye, Orta Doğu'ya İslam dünyasına, Asya'ya hatta Müslüman olmayan bölgelere sunacağı çok şey var.”
    "Erdoğan, Davutoğlu ve Abdullah Gül'ün Türk dış politikasına getirdikleri değişikliklerin kalıcı değişiklikler olduğunu düşünüyorum. Türkiye artık hiçbir zaman yalnızca ABD'nin sadık müttefiki ya da Nato üyesi olarak tanımlandığı eski politikasına dönmeyecek. Artık küresel bir politikası var. Türkiye'nin Sünni mezhepsel bir devlet olmaktan kaçınması kesinlikle elzemdir.”

    Bu sözlerin sahibi Graham Füller Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra ağız değiştirdi. Meğer yenilgi bekliyorlarmış. Olmayınca..Ve Yılbaşında facebook’unda şu kehanetlerde bulundu: 1. IŞİD güç kaybedecek. 2. İran’ın bölgedeki rolü büyüyecek. 3. Erdoğan 2015 yılında gücünün yıkılmaya başladığını anlayacak. 4. Rusya, Ortadoğu’da diplomasisinde büyük rol oynayacak. 5. Taliban Afgan hükümeti içinde güç kazanacak.

    Füller’in diğer bir yol arkadaşı ise Henri Barkey. Bu adama Irak işgalinden, yani 2003’ten beri açtığı ağzını hiç kapatmadı. Ak Partiye Erdoğan’a eleştiri yağmuruna tutuyor. Bu adam Füller ile birlikte cemaatin üst aklıdır. Üstadları Paul Henze’yi de unutmayın. Bunlar AK Parti iktidarına karşı yürütülen operasyonların mimarıdırlar.

    Kritik kavşak 2005-2006 oldu. Çünkü Büyük İslam Coğrafyası’na AK Parti’nin açılma şekli ile ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde İsrail fitnesi sebebiyle çatışma ve ayrılık yaşandı. Ondan sonra Türkiye hem eski vesayet, hem de yeni vesayet cemaatle kurulan tuzaklarla sıkıştırıldı. One Minute hadisesi ile iş çığırından çıktı ve adice mizansenlere döküldü. Erdoğan’ın bitirme planı o yıl devreye girdi. 6 yıl sonra itiraf ettiler

    Mahir Kaynak, terör ve anarşinin dış politika enstrümanı ve bir vasıtası olduğunu ve modern zamanda bir ülkeye nizamat verme aracı olduğunu söylerdi. İktidarı te’dip için iki yola başvuruldu. Dışa bağımlı ve emireri örgütlü yerili sermaye üretimi kıstı. Bu sermaye ile birlikte 28 Şubat'tan beri hareket eden cemaat el altından entrika (dinlemeler ve uyduruk operasyonlarla) yürütürken 2011 seçimleri ertesi gazeteleriyle alenen o kampanyaya katıldı.

    YanıtlaSil
  20. 2*Arap dünyasında ise kurgulu bahar söndürüldü. Arkasından ABD’nin 10 yıldır hükmettiği ve üçe böldüğü Irak’ın bağrından (Sünni bölgeden) DAEŞ diye batıdan gelen 10 bin kadar militanın da katıldığı bir kurgu terör örgütü salındı. Bunda İngiltere’nin payı muazzam. Onun da arkasında küresel sermayenin gizli beyni Yahudi Rothschild ailesi var. Onların 100 yıllık hayali Hazar petrolü.

    Bu gelişmelerden sonradır ki yazının başında belirttiğim Füller’in cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası maskesi düştü. 1982 projesine uygun 1990 NATO kararına muvafık senaryo sahneye kondu. Bundan karlı çıkan iki grup var. Küresel Sermaye enerji kaynaklarına direk kavuşma ve güvenlik açısından İsrail.


    İşte DAEŞ olayı böyle okunmalı. Başta Türkiye’ye destek veren daha doğrusu birlikte hareket eden ülkeler çark etti ve Türkiye’yi suçlamaya başladı. Bunun da en büyük sebebi 1. Türkiye’nin Ortadoğu ve Afrika’ya neredeyse 60 milyar dolara varan ihracatı ile ekonomik olarak güçlenmesi. 2. İsrail’i rahatsız etmesi 3. Enerji kaynakları konusunda hem batının güzergahları planını bozması, hem kendisinin enerji kaynakları güzergahı olması. Bu batının kabul edeceği bir şey değildi. Hele ki küresel sermaye. Ve de İsrail. Onun gözü petrolde. Dünyaya pazarlayacak.

    Şimdi önce DAEŞ sonra PYD ile Türkiye’nin güney ülkelerle irtibatının kesilmesi ve Kürt kantonlarla yeni enerji güzergahı oluşturması. Bunun için 4 yıldır İran’la sürdürülen yumuşama müzakerelerinde büyük mesafe alınınca Tahran-Bağdat-Şam-Beyrut hattı onlara açıldı. İran bugün PYD-PKK olayına destek vermesinin sebebi budur. Cemaatin orkestra şefliğinde Ak Parti iktidarının zayıflatma ve ülke siyasetini kaosa sokma planı seçimde 4X4’lük gerçekleşmedi. Ama Türkiye’yi belirsizliğe itti. İtince de planlanan hamleye geçildi. DAEŞ terörünü kullanarak PYD-PKK terörüne yürü ya uşağım dendi. Demirtaş-Füller görüştü. 6-8 Ekim oldu.

    Olay budur. Şimdi Türkiye’nin kavganın içine sürüklenmesi niçin isteniyor? Güney Kürt koridorunda Kuzey koridoru ekleme çabasıdır. Ve bu 1960 Londra Kürt Konfernası ile başlayan ve 1965'te çiçeği burnunda Demirel’e sunulan ancak red edilen Türkiye-Kürt Federasyonu projesinin alternatifini 50 yıl sonra gerçekleştirme aşamasıdır. 1965'te red cevabı alan için ABD Milletlerin değil halkların kendi kaderini tayin etme, kültürel hakların siyasi bölünmelere gerekeçe olması için bir düzine kuruluşun sözleşmelerine ilave yaptırdı. 1975 Helsinki Senedi’ne etnik halkın kaderini tayin maddesini koyarken 7 yıl sonra UNESCO etnik kültür tanımını kabul etti. PKK buiki madde arasında kuruldu. Ve kabulden sonra saldırıya geçti. 1984.

    Kürt kartının esas sahibi ta 1932’den beri devlet bile değilken İsrail’dir. 1960’te ise icraata geçti. Önümüzdeki ay veya yıllarda alenen Güneydoğu’nun koparılması için destek verecektir. Siyasetin iki ana partisinin oyları düşerken iki ırkçı partinin oyları yüzde 10 arttı. Meclis sandalyelerini üçte biri oranında ırkçı iki parti paylaşıyor. Gerginlik için her şey hazır. Peki bundan sonra ne olacak?
    Türkiye buna ilk karşılığını 2017’de verecek. Ondan sonrası ise çok karmaşık. Benin gibi amatör birinin izah edemeyeceği yani haticesini değil de neticesini öğrendiğim kadarıyla yeni bir Hıttın söz konusu. O zaman 1187’de Kudüs için İslam-Yahudi ittifakı vardı. Kudüs için bu sefer Hıristiyan-İslam ittifakı söz konusu. Mehdi-Mesih rivayeti buna işaret eder. Bunu da 2016 ABD seçimleri ilk belirleyici olacak.

    Üçüncü Melheme 25. Finale kaç yıl kaldı acaba? O final Alem-i İslam’ın fecr-i sadıkıdır. Bir şeyin 100. Yılı olabilir. Kılıç alem-i İslam’ı vuracakken düşmanın başına vurur saiki budur. Acaba? Allah bilir.

    YanıtlaSil