.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

28 Mayıs 2015 Perşembe

TÜRKLÜK NE DEMEKTİR?

Türklük kavramının ne mana ifade ettiğini zaman zaman açıkladık. Türklük farklı kesimlerce farklı algılanan bir kavramdır. Tek bir manası yok. 


Irkçı milliyetçilerde ırk, kan ve soy ifade eder. Osmanlı zamanında batılılar tarafından Osmanlı Müslümanlarına Türk denirdi. Bunun için Osmanlıda Müslüman olan bir Balkanlıya Türk oldu denirdi. 

Bediüzzaman Türkler ve Türkleşmiş olanlar der. Bu önemlidir. Zira Türkler kökeni Türkmen ve diğer Türk kökenlilere denirse de, Türkleşmiş olanların kökeni başka olmasına rağmen Müslüman olarak ya eski kökeni ile alakası kalmayıp kendini Türk olarak hissedenlerdir, ya da kökeni olarak başka olduğunu bildiği halde Türklüğü benimsemiş olanlardır.


Türkiye özellikle son 150 yıldır Balkanlar ve Kafkasya'dan yoğun göçler almıştır. Hatta Osmanlının her yerinden Anadolu’ya başka yerleşimler de olmuştur. Bunların hepsi bir potada erimiştir. 


Bunun dışında Müslüman olan ancak başka dil ve kültüre sahip olan unsurlar da mevcuttur. Böylece Türkiye’de Müslüman nüfus: Türkler, Türkleşmiş olanlar, Türk olmayan Kürt, Arap gibi topluluklardan oluşur.


İnkar politikası zamanında herkes Türk olarak empoze edildi. Kürtler inkar edildi. Şimdi bu politika terk edildi. Terk edilen Türklük değildir. İnkar politikasıdır.


Erdoğan’ın eskiden tek millet, tek vs. söylemini ben önce bunlar da Cumhuriyetin eski politikalarına döndüler sanmıştım. Sonra şimdi söylediği şekilde Türküyle, Arabıyla, Kürtüyle, Çerkeziyle, Boşnağıyla, Arnavutuyla, Pomakıyla, Gürcüsüyle hepimiz bir milletimiz söylemine ben itiraz etmem. 


Aksine bu unsurların herhangi birinin kendini diğerlerinden ayırarak etnik milliyetçilik yapması menfi ve yıkıcı milliyetçilik olur. Biz birleştirici milliyetçiyiz. Bediüzzaman bu kavramı İslam milliyeti olarak tarif etmiş. Unsurların hiç birini inkar etmeden hepsini kardeş bilmektir. Biz hepimiz ayrı köklerden gelmiş olsak da bu milletin ayrılmaz birer ferdiyiz. Ayrılık hepimize ölüm getirir. Biz Balkanlardan canımızı, dinimizi kurtarmak için her şeyi bırakıp Anadolu’ya göçmüş insanlarız. Kendi etnik bilincimiz canlı olmakla beraber kendimizi Türk milleti denilen büyük ağacın altında bir ve kardeş bildik.


Şimdi Türkiye büyüdükçe eski Türklük tanımı bizi buraya hapsediyordu. Hatta eski Türklük tanımı dahi bu milletin tamamını kapsamıyor ve bir kısmını dışlıyordu. Milletin koca bir bölümünü yok sayıyordu. Yeni Türkiye büyüdükçe bu dar kalıplardan kurtulacak. yeni bir tanıma ihtiyaç duyulacaktır. İşte bu Türklüğün yeni tanımıdır. Türklük dahi ümmet içinde kalmak zorundadır. 


Esasımız Millet-i İbrahim yani Müslümanların ümmet şuurudur. Asıl çatı budur. İslam ümmetinde ırka dayalı ayırımlar kötülenmiştir. Kendi milliyetini öne çıkarmak ayrıştırıcıdır. Bu yüzden Türklük dahi islam çerçevesinde okunmalı ve tanımlanmalıdır. Yoksa Kur'an ırka dayalı bir Türklüğün dayatılmasını red etmiştir.

7 yorum:

  1. Bu düşünce tarzı ülkeyi parçalar.Türkiyelik kavramı, ana dilde eğitim çift dilli resmi dil sonuçlarını getirir. Bu ülkenin asli unsuru,kurucu unsuru Türk soylularıdır.20% bir etnik azınlık için 80% haklarından feragat edemeyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. % 80'i Türkler ve Türkleşmiş olanlar olarak birlikte ele alırsak doğru bir orandır. Ama tarihsel ve bilimsel veriler söylediğinizi teyid etmiyor. Yanlış anlamıyorsam F.Gülen dahi bir yazısında Türk soyluları % 10'da tahmin etmişti. Önemli olan bu çekirdek kitlenin Anadolu hamurunu nasıl mayaladığı ve kendisine bağlı kıldığıdır.
      Osmanlı sicil kayıtları Anadolu'da kimler ne zaman nasıl müslüman olduklarını kayıt altına almıştır. Bir örnek Feridun Emecen 16. YY da Manisa'da % 8 oranında veled-i Abdullah yani babası hristiyan vs. olup kendisi müslüman olmuş insanları yazmıştır. Mesela Trabzonun 1461 yılında fethi sırasında yörede bir miktar Çepni Türkmeni yanında bir sürü hristiyan vardı. Pek çok köyün fetih'ten sonra papazlarıyla birlikte müslüman oldukları ve yörenin önce müslüman olup, zamanla da Türkleştikleri ortadadır.
      Keza Balkanlardan ve Kafkasyadan gelen Türk olmayan müslümanlar bugün eski etnik kimliklerini değil Türk olduklarını öne çıkarırlar.
      Eski inkar politikaları sadece Kürtleri kızdırmıyordu. Arnavut, Boşnak, Pomak vs. oldukları inkar edilen, Boşnaklara siz Peçenek Türküsünüz, Arnavutlara siz Alban Türküsünüz, Pomaklara siz Kuman Türküsünüz gibi bilimsel kılıflı yalanlar dayatmak devletin bu en sadık unsurları arasında bile şaşkınlık ve reaksiyon uyandırıyordu.
      Şimdi şin en doğrusu budur. Bu millet Türklerden, Araplardan, Kürtlerden, Balkan ve Kafkasyalı müslümanlardan oluşmuştur. Türk adı anayasal vatandaşlığın tarifidir. türklüğü sadece soy ve kana indirdiniz mi elinizde küçük bir parça kalır. O küçük parça ile hiç bir düşmana karşı koyamayız. Onun için bir olmak, iri olmak hepimiz için en iyisidir. Bizi birleştiren şey islamiyettir. Kan birliği değil...

      Sil
  2. Hakikaaten benimde aklımda soru işaretidir bu. Türkiyede saf türk nufus ne kadar ?

    1000 YILDIR Anadolu her yerden göç almış..Sokağa çıkınca bunu görüyorsun herkez farklı birleşmiş milletler gibiyiz. En son suriyeliler ve bence kalıcı olacaklar. bu iyimi kötümü bilinmez ama bizi birleştren müslüman olmamız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda Bediüzzaman lahikalarda Türkiyedeki Türk soylu olanların % 30 oranında olduğunu, % 70'ini de Türkleşmiş ve sair unsurlardan müslümanlar olduğunu yazmıştır. Bu durum aslında Türklerin ne kadar başarılı olduğunu ve kendi nüfuslarından daha fazla bir nüfusu etkilediklerini gösteriyor.
      Unutmayalım Bilge Kağanın yanındaki Vezir Tonyukuk bir Sogd idi. Yani önemli olan kim olduğun değil, kime bağlı olduğundur. Devşirmeler yazısından ben de öğrendim ki Osmanlının zaferleri ve iyi yönetiminde Devşirmeler baş rolü oynadı. Tabi en sondaki bozulmalarda da aynı şekilde rol oynadılar. Biz genellikle son vakitte onları baş bozguncular olarak tanıdık. Objektif olmak lazım.
      Osmanlının idaresinde söz sahibi olan son Türk ailesi Fatih zamanında Çandarlı ailesi idi. Maalesef İstanbulun fethi sırasında düşmanla işbirliği yaptığı anlaşılıp idam edildiler. Bu arada Osmanlı -sebepleri ayrı konu ama- en çok Türkmen göçerleri isyanlarıyla çok uğraştırdı. Kim haklı kim haksız ayrı konu...

      Sil
    2. Allah nazarında kesret-i etba yani sayısal çoğunluk önemli değildir. Öz bir kuvvet onun emirlerini yerine getirmeye kafidir. Yani tek bir şeyden çok şey yapmak onunun işlerindendir Bu rakam da 3, 7, 12, 40 ve en çok 313 öz çekirdektir.

      Kur'an'ın işareti ile Arapların hakkıyla hizmet edememesi üzerine belki 3-4 bin yıldır hatta Hz. İbrahim'in döneminden itibaren Asya steplerinde eğitilen bir kavim, ırk demiyorum kavim diyorum, vazifeye çağrıldı. Bu kavmin en büyük hususiyeti steplerin geniş ufkunu aşmak ve yenmek için seri-ül intikal seyyar kuvvettir. Din ve iman kurtarandır.Yani ihtiyaç duyulduğunda çok çabuk ve kısa zamanda bir yerden bir yere intikal eden seyyar kuvvet gibidir. Adeta yıldırım gibi çarpıp giden bir kuvvet. Onun için bir yerde yüzyıllar sürecek bir siyasi kuruluşları ve medeniyetleri olmadı. Çünkü eğitimde idiler. Ta vakitleri gelinceye kadar.

      Allah’ın sevgili kulları velilerin denetiminde gerçek ana yurtlarının yolunu tuttular. Yani Batı’ya Anadolu’ya sevk edildiler. Niçin Anadolu? Çünkü Hz. Nuh’un (as) oğlu Yasef Anadolu’dan doğuya göç ederek zamanla Asya kavimlerinin ilk atası oldu. O evladdan bir çok kavim meydana geldi. Türkler, Moğolollar, Çinliler, Japonlar vs. Ama geniş bir coğrafyada bir kavim binlerce yıl özel olarak eğitilip Anadolu’ya gönderildi.

      Strateji uzmanları iyi bilir. Bunu açıkça ilk ifade eden Fransa’nın 2. Cihan Harbi’nin muzaffer kumandanı Charles De Gaulle. De Gaulle şunu söylerdi. Dünyaya hakimiyetin yolu Orta Doğu’dan geçer. Orta Doğu’nun hakimiyeti ise Anadolu’dan. İşte sır bu. Yani dünya hakimiyeti, Anadolu’da kim varsa onundur. İslam cihana hakimi olacaksa o zaman Anadolu’nun emin ellerde olması lazım. Nitekim Türkler Anadolu’ya göç ettirilerek 1000 yıldır İslam’ın bayraktarlığını yapmasının sırrı bu.

      19. ve 20. Yüzyıla kadar hakimiyetin kaynağı kuvvetten akla geçti. Osmanlı’nın izmihlalinin bir sebebi de buna ayak uyduramaması. O zaman o bayraktarın aklın eğitimini alması lazımdı. O da 100 yıldır Mehdiyet vesilesiyle elde ediliyor. Hz. Peygamber’in (as) Hz. Ali'ye (ra) sır olarak söylediği bir hakikati o Mehdi ve o kavim öğretecekti. Bediüzzaman’ın “Medeniye galebe kuvvet ile değil ikna” demesinin ve o formülü ifade etmesinin sebebi budur. Olan da şimdi bu. Hikmetle akılla ispat.

      Bütün bunları yaparken çokluk değil kaliteli bir cemaat (şahs-ı manevi) , ve o cemaate tabi bir millet ve milletin seçtiği iktidarlar onların da gayretiyle bütün Alem-i İslama ve cihana hakimiyet. Hakimiyet ne için? Tevhidin beşerin çoğunluğu tarafından tasdiki. O va’d-i ilahidir. Şimdi olan bu. Bunun da yolu siyaset değil yani kuvvet değil, ikna. İlmi delillerle Hakim olan Kur’an’ın gösterdiği tarzda akılla tevhid-i yaymaktır. İktidarlar ise bunlara yardımcı olacak. Tek parti diktatoryası vesayetinde olduğu gibi cebri, küfri ve keyfi engellemek değildir.

      Türk kavmi beşeriyet tacının en büyük elmasıdır, üstlendiği misyonu gereği. Elmasın taçdaki hacım belki yüzde 1 bile değildir. Demek ki, Türk’ün mahiyeti ve kıymeti sayısal çoğunluğunda değil, vazifesini yaptığı oranda tesis ettiği hakimiyettir. Irkçılar bunu anlamadığı için biyolojik safsatalar peşinde koşar ve hava alırlar. Hatta Hitler ve Mussolini gibi katliamlar ve cinayetler işlere tarihe insan kasabı olarak geçerler. Küfr-ü mutlak Türkçüleri ve Türklüğü bunun için kullanmak istedi, ama kader onlara fırsat vermedi.

      Arapların ünlü sözü Türkler dönmedikçe ….. fethi müyesser olmaz. Şimdi dönüş yolunun sonundayız. Ha Malazgirit ha …… Hiç fark etmez. Nasılsa Nusret-i İlahi Türklerdedir. Mehdi de onların imamıdır. Yani “var olan yoktur” Gerisi hepsi palavra ne de çoktur.

      Sil
    3. İran'da ve azerbaycan'da Türkiye'dekinden daha çok türk var. İran'dan koparılmış bir güney Azerbaycan ve kuzey ile sınırlar kalkar ve birleşirsek bu her açıdan ülkemiz için olumlu olur. Ayrıca hükümetin 3 çocuk politikasını olumlu buluyorum. Malesef batıda kadınlar kariyer peşinde koşmaktan veya bakamayız sıkıntısından, çocuk doğurmuyor ve nufus eriyor. Zamanında yapılan saçma inkilaplar ve batılılaşma adına yapılanlar herşey bizi eksi olarak dönüyor. Her açıdan.

      Sil
  3. http://www.genomturkiye.com/blog/15-turk-musunuz.html
    http://turkiyegenomprojesi.boun.edu.tr/

    Turkiye genom projesi sonuclari da Bediuzzaman k.s hazretlerini dogruluyor.

    YanıtlaSil