.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

21 Mayıs 2015 Perşembe

MYANMAR VE ASYA İSLAMI

Kemal Öztürk / Yeni Şafak

Kemal ÖztürkDoğuda, Erzurum ve Ağrı'da seçim gözlemleri yaparken, Myanmarlı mültecilerin konusu, günlerdir kafamın içinde bir o yana, bir bu yana çarpan çekiç gibi hırpalıyor beni. İslam dünyasının son yıllarda yaşadığı en utanç verici olayının iki önemli aktörü var: Malezya ve Endonezya.

Asya İslam'ı

Geçen yıl Aralık ayında Malezya, Endonezya ve Çin'i kapsayan bir tura çıktım. İslam ülkelerinin neredeyse tamamını gördüm ama Asya'daki iki İslam ülkesini görmemiştim. “Asya İslam'ı” diye tanımlanan ve bir zamanlar Türkiye iç siyasetine malzeme olan Malezya, Endonezya tecrübesini doğrusu merak ediyordum. Merak ettiğim bir soru daha vardı, İslam dünyasının şu anda yaşadığı bunalıma Asya İslam'ının bir çözüm önerisi var mıydı?
Ünlü Malezya İslam Üniversitesi'nde, Medeniyetler Arası İşbirliği Uzmanı, Bangladeşli Prof. Abdullah Ahsan ile uzun sohbette sorduğum sorumun cevabı şu oldu: “İslam dünyası asıl çözümü sizden, İstanbul'dan bekliyor. Siz eski payitahtsınız”.
Malezya akut sorunların yaşanmadığı, ekonomisinin hayli iyi, şehirleşme ve yaşam koşullarının muntazam olduğu bir ülke olarak çok şey beklediğim bir ülkeydi. Ülkeyi tanıdıkça ve gerçekleri öğrendikçe hayal kırıklığı yaşadım.

Malezya'daki baskı yönetimi 

Bizim Hac esnasında gördüğümüz nazik, muhlis, sempatik Malezyalıların ülkesinde üstü örtülü bir baskı rejimi var. Fikir özgürlüğü, basın hürriyeti ve muhalefet yok denecek kadar az. İslam, kültürel olarak yaşanıyor ama ümmetin bir parçası olma, ümmetin dertleriyle ilgilenmek gibi dertlerini pek göremedim. Asya bölgesinde güçlenmek ve en garibi de, bu bölgedeki kan bağı olan Endonezya ile mücadele etmek en önemli hedefleri.
Yıllarca İngiliz sömürgesinde kalmış olan ülkenin, ezilen ve yok edilen kişiliği, daha sonra iş başına gelen yöneticiler tarafından daha da törpülenmiş. Ülke sultanların yönettiği federal eyaletlerden oluşuyor ve genellikle de siyasete bu kişiler hakim. Ne kendilerini sömüren İngilizler kadar demokrat, ne de Müslümanlara özgü adil bir sultan benim gördüklerim.

Endonezya, bir dev uyuyor

230 Milyonluk nüfusu ile İslam dünyasının en kalabalık ülkesi. Fakirlik var ama çok ciddi bir yer altı zenginliği ve ekonomik potansiyeli de var. Ancak ticarette Çin hakimiyeti çok yoğun. Endonezyalılar da Çinliler kadar çalışkan ve gözü açık değil.
Endonezya'da en şaşırdığım şeylerden biri, cemaatlerin Anayasal kurumlar olması. Bizdeki TOBB statüsü gibi, orada da cemaatler bu anayasal statüye sahip. Tabi nüfus 230 milyon olunca herşeyin hacmi farklılaşıyor. Örneğin Muhammediye Cemaati'nin 40 Milyon civarında üyesi olduğu söyleniyor. Bunun meydana getirdiği ekonomik, siyasi ve kültürel etkiyi varın siz düşünün.

Endonezya, Malezya'dan daha fazla sırtını İslam dünyasına dönmüş. Zaten çekingen olan insan yapısı, kafaların kesildiği Ortadoğu'yu görünce daha çok uzaklaşmışlar. Şimdi Amerika ile siyasi ve ekonomik, Çin ile ticari ilişkilerini geliştirerek, bölgenin en önemli ülkelerinden biri olma yolunda. ABD'den hafta bir önemli bir devlet yetkilisi Endonezya'ya üst düzey ziyaret yapıyor.
Her iki ülke, Malay ırkından gelmesine rağmen, dünyada en çok birbirlerini sevmiyorlar. Bölgenin en önemli iki İslam ülkesi birbirini sevmeyince, olabilecekleri tahmin edebilirsiniz.

Myanmar utancı

Doğu Türkistan ve Myanmar Müslümanlarının durumu her iki ülke için de bir kabus. Çin'in korkusundan dolayı, bu ülkeden kaçan göçmenlerle ilgilenmek istemiyorlar.
Ancak gemilerde açlıktan ölen son mülteci krizi, sanırım iki ülkenin de en büyük ayıbı olarak tarihine geçti. Ne olursa olsun, bir insan denizin ortasında ölüme terk edilemez, bu hele bir Müslümana asla yakışmaz.
İki ülkenin de ekonomik durumu değil 8 bin mülteciyi, 8 yüz bin mülteciyi besleyecek güçte. Mesele ekonomik değil zaten, mesele, irade ve vicdan meselesi. İngiliz ve Çin'in etkisinde kalmış bu iki ülkenin insani ve Müslüman değerleri yıpranmış.
Şunu da kabul edelim, sömürdüğü ülkelerdeki uygulamalarına bakıp, yıllarca Batı'nın vicdansız ve zalim olduğunu söyledik eleştirdik. Şimdi Mısır'daki idamlara, Myanmarlı garibanları açlıktan ölüme terk eden Müslüman yöneticilerin de en az onlar kadar vicdansız ve zalim olduğunu söyleyebiliyorum.

12 yorum:

  1. İşte aradığım cevapları bulduğum bir yazı... Arakan müslümanlarını denizde ölüme terk eden zihniyet.... Malezya ve Endonezya yetkilileri, Arakan müslümanlarını imkanı olduğu halde neden almıyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anlatılanlara göre bu arkadaşlar denizde yiyecek yüzünden birbiri ile kavga etmişler 100 kişi birbirini öldürmüşler
      demek birbirini öldürebiliyorlar ancak budistin önünden kaçıyorlar birbirini öldürüyorlar islamın şiarı yardımlaşma yok birbirini boğazlama var bazı şeyler eksik demek
      budst gavur a silah çekmiyorlar birbirini öldürüyorlar tamil kaplanlaı gibi bir grup oluşturamadılar
      http://rasthaber.net/guneydogu-asya-gocmenleri-yemek-kavgasinda-100-kisi-oldu/

      Sil
    2. ALLAH ZULMETMEZ, BEŞER KENDİNE ZULÜM EDER

      Kur'ana göre Allah insanlara zulmetmez. İnsanlar kendi nefislerine zulmeder. Bu sebeple kendi hatalarının sonucu olarak sıkıntı ve mahrumiyete düşerler. Büyük zatların başına imtihan, eğitim ve istenen mertebeye eriştirmek için verilen musibetler bundan farklıdır. Bunlar Allahın hususi rahmetidir.
      Umumi musibet, umumi hatalar yüzünden gelir. Bir kavim kendini bozmadıkça Allah da onlara durup dururken bela vermez. Burma müslümanları zamanında mutlaka islama bağlı iken güzel zamanlar geçirdiler. Sömürgeci politikalar, Budistlerin ilerlemesi karşısında onlar kendi durumlarını tam değerlendiremediler. Belki birlik ve dayanışmaları zayıfladı.
      Söylediklerim sadece Burmalı müslümanlara bakmaz. Genel doğrulardır. İslamın temel prensiplerine göre yaşayıp yaşamadıklarıdır. İslamı hayat geçirip geçirmedikleridir. İslam gökten inmişse de fiilen, kalben, zihnen yaşanmazsa bir fayda sağlamaz.

      Zamanımızda görüyoruz. Cemaatler genişlemiş islam ağacının uzmanlaşmış dalları iken, hepsine ihtiyaç varken büyük bir cemaat kibri içinde yüzüyoruz. Varsa yoksa bizim cemaat..
      Hizmet cemaatini mahveden bu duygu idi. Hakiki şakirtler canla başa çalışır, maaşlarının % 10- 20 sini bağışla verir. Bir sürü gazete ve yayına zoraki abone yapılır. İşadamlarının ise açıkları bulunur. Bağış ve himmete zorlanır. Daha bir sürü yanlış yöntemlerle kutsal hedeflere ulaşacaklarını sandılar. Halbuki cemaat abileri -bizzat kendilerinden işittim ki- İçerde ve dışarda para toplama işinden %15 alarak bir senede milyondan fazla para devşirmektelermiş.
      Bunlar müslümanların çok ciddi hatalarıdır. Musibet sebepsiz gelmez.
      Rohingyalı mültecilerin denizde yiyecek kavgasına gelince; bunlar temel dürtülerdir. Hayatta kalmak güdüsü diğer bütün duyguları siler. Böyle durumda yiyeceğe adaletsizce saldırmak, başkalarından önce kapmak insanın mahiyetindeki alt mertebeler olan nebati ve hayvani ruh mertebelerinin eseridir. Bunlar kör hissiyatlar olduğundan nasihat, akıl ve kalbi dinlemez.
      İnsanları nebati ve hayvani hayatın aşağı mertebelerinde vuruşturmak kafirlerin temel stratejisidir. Bu şeytanın planıdır. İnsanı esfel-i safilinden ala-yı illiyyine olan yolculuğunda engellemektir. Bu nedenle Allah bizleri bu duruma düşmekten korusun.
      O kardeşlerimize Açe vesaire ülkeler sahip çıktı. Zaten Burma sürekli o insanları oradan deporte etmeye, vatanlarını boşaltmaya, kendileri konmaya çalışıyor. Büsbütün Müslümanları suçlayamayız. Allah o duruma düşürmesin. Allah onları bu imtihanda kurtarsın. Amin.

      Sil
    3. amin bunların her daim dövülüp ezilip öldürülüp sürülmeleri kanımıza dokunuyor.... bir gün duymadık rohingya kurtuluş ordusu var ve budist falan askerleri bastı diye üstad ne diyor Zaaf ise, düşmanı tevkif etmez, teşci eder.

      Sil
  2. Aynı mealde başka bir yazı...
    En Sahipsiz Azınlık
    Rahim ER / Türkiye Gazetesi...
    http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/586287.aspx

    BM/Birleşmiş Milletler Teşkilatı, ismi eskiden Burma, sonra Birmanya şimdilerdeyse Myanmar olan memlekette yaşayan Müslümanları, "dünyanın en sahipsiz azınlığı" olarak kabul etmekte...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en azından arakanlıları papua yeni gineye ulaştırsınlar

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. AB' ye Göçmen Tepkisi...

    Oxford, Harvard ve Princeton gibi saygın üniversitelerden 300 göçmenlik uzmanı ve akademisyen AB’nin savaş gemileriyle Akdeniz’deki göçmen trafiğini durdurma kararını kınadı. Açıklamada "Böyle bir şey sapıklığın tarihinde yok" denildi.

    http://www.sabah.com.tr/dunya/2015/05/22/abye-gocmen-tepkisi

    YanıtlaSil
  5. ARAKAN MÜSLÜMANLARININ DURUMU
    Bizi ülkemizden zorla kovdular
    Myanmar'daki tehdit ve işkencelerden kaçarak Malezya'ya sığınan Arakanlılardan Rehina Begam, yaşadıkları zulmü anlattı: Askerler evimizi basıp bizi ülkemizden kovdu. Kaçmayanı hapse atıp, kadınlara tecavüz ediyorlar.

    Yeni Şafak | Samet Demirci | 24 Mayıs 2015
    http://www.yenisafak.com.tr/dunya/bizi-ulkemizden-zorla-kovdular-2148925

    YanıtlaSil
  6. ARAKAN
    Burma'nın (Myanmar) vatandaşlık statüsü vermediği ve insan yerine koymayıp topraklarından kovduğu Arakan Müslümanlar, Malezya`nın Setepak bölgesinde derme çatma barakalarda yaşam mücadelesi veriyor. Yeni Şafak`a yaşadıkları dramı anlatan Rehina Begam, bir gece yarısı askerler tarafından evlerine baskın yapılarak ülkelerinden kovulduklarını söyledi.
    BELİRSİZLİĞE YOLCULUK
    Begam, “Bizi ülkemizden kovdular. Bizler de hiç bilmediğimiz yollara çıkıp belirsizliğe yürüyoruz. Kaçmayı kabul etmeyenleri ise hapse atıyorlar. Kadınlara tecavüz ediyorlar. İnsan kaçakçılığı yapan mafyalar bizleri alıp sadece pirinç ve noodle ile 1 ay süren yolculuğa çıkartıyorlar. Bazıları açlığa dayanamayıp ölüyor” ifadelerini kullandı.
    TACİRLERE SIĞINDILAR
    İnsan yerine koyulmak ve daha güzel şartlarda yaşamak için ülkesinden kaçan Arakanlı Muhammed Hüseyin de ülkelerinde kendilerine kimlik kartının bile verilmediğini söyledi. Hüseyin, “Bizleri insan yerine koymuyorlar. Hiç bir hak talep edemiyoruz. Çareyi insan kaçakçılarına sığınmakta buluyoruz. Bizleri teknelerle götürürken kişi başı 3 bin dolar istiyorlar. Mecbur veriyoruz” dedi.

    YanıtlaSil
  7. ARAKAN...

    Ailelerin çocuklarını ellerinden alacaklar
    Irkçı Budist rahiplerin uzun süredir baskı altına aldığı Burma Devlet Başkanı Thein Sein, tartışmalı “nüfus yasasını” onayladı. Yasaya göre, yüksek doğum oranının olduğu bazı bölgelerde hükümet bazı annelerin çocuklarını üç yıllığına ellerinden alma hakkına sahip olacak. Ancak, yetkililer bu yasanın Müslüman Rohingyalara (Arakanlılar) daha da fazla baskı uygulamak ve çocuklarını ellerinden almak için kullanılacağı fikrinde.
    Esaret kampı
    Güneydoğu Asya ülkesi Burma'nın Arakan eyaletinde vatandaşlık haklarından yoksun bırakılan, işkence, ayrımcılık gören ve basit insani haklarından bile mahrum edilen Rohingyalar, büyük umutlarla geldikleri Bangladeş'te de hapis hayatı yaşıyor. Bangladeş'teki Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından kurulan kamplarda yaşayan ve bazıları bu kamplarda doğup büyüyen Rohingyalıların en büyük hayali, bu kampların dışındaki yaşamı görmek, hareket özgürlüğüne sahip olmak ve eğitim, sağlık gibi temel haklarını elde etmek. Ancak 250 bin kişilik kamplarda yaşayan Rohingyalar bu kamplardan dışarı adım atma özgürlüğüne bile sahip değil.

    YanıtlaSil
  8. ARAKAN

    Eğitim hakkı verilmiyor
    UNHCR'nin Bangladeş'te kamplarında yaşayan 32 bin mülteciye verilen kimlik kartı da hiçbir haktan faydalanmalarına yardımcı olmuyor. Bölge halkından Zafor Alam Dipu isimli bir Arakanlı, bu kartların polis kontrol noktalarında kabul edilmediğini belirtti. Ayrıca çocukların eğitim görememesinden yakınan Dipu, “Çocuklara okuma yazma öğretmeye çalıştığım için dokuz kez gözaltına alındım” dedi.
    ARAKAN'DAN farkı yok
    Refugees International isimli sivil toplum örgütünden Sarnata Reynolds, “Arakan'dan Bangladeş'e kaçan Rohignyaların kamp şartlarına daha fazla dayanamayıp Burma'ya geri dönmesi bekleniyor” dedi. Reynolds'ın açıklamalarına göre, göçmenler genellikle Cox's Bazaar bölgesindeki derme çatma kamplarda Arakan'dakinden farksız durumda yaşıyor.
    Toplu mezara gömdüler
    Tayland'ın Songkhla eyaletinin Sadao bölgesinde bir kişinin fark etmesi sonucunda ormanlık alanda terk edilmiş bir kamptan 32 Arakanlıya ait toplu mezar çıkmıştı. İnsan kaçakçılarıyla aralarında çıkan anlaşmazlık yüzünden öldürüldükleri düşünülen Arakanlılar hakkında polis yetkilieri, "Bu kamplardan haberimiz var ama sık ormanlara ulaşmak zor" demişti.

    YanıtlaSil