.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

21 Nisan 2015 Salı

AMERİKA'NIN SONU [Amerikanın Korktuğu Hadis-i Şerif]


"Kıyamete yakın mahiyetleri ve miktarları önceden tespit edilemeyecek olan küçücük bir islam cemaati Beyaz evi (Beyaz Sarayı) çok kolaylıkla ele geçirecekler" Sahih-i Müslim

Timurtaş Hoca'nın sohbetinden....

https://www.youtube.com/watch?v=9PMAChFuE5U

10 yorum:

  1. M.Necati Özfatura / Türkiye Gazetesi
    31 Mart Vak'asının sonuçları başlıklı yazının son paragrafı...

    http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/585832.aspx

    Sultan Abdülhamid Han borç almadı. Aksine borç ödedi. Ama sonuçta tahttan indirildi. Menderes borç almadı. İdam edildi. Özal borç almadı. Zehirlendi. Erdoğan borçları ödedi ancak hedef tahtasına kondu. Saddam borç almadı idam edildi. Kaddafi borç almadı linç ettirildi. Acaba bütün bunlar bir tesadüf mü? Bana göre bu bir tesadüf değil.

    YanıtlaSil
  2. hz mevlanaya atf edilen bir söz var İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın! Dostluk son demdedir.
    kuyruklar yokluklar unutuldu.tehlike geçti...isyan vaktidir
    hayırlı liderlerlerini öldüren uzaklaştıranlar iflah olmaz belamızı hemen buluruz
    ........Yahya´nın kanı, Buhtün-Nasr´m gelişine kadar yerde kayna­maya devam etti. Buhtün-Nasr 75.000 kişiyi öldürdü.
    ALLAH(C.C)ım “İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helâk etme
    fakat ben inanıyorumki son darbede onlar kendileri yok olacaklar
    https://www.facebook.com/video.php?v=10150890377818979

    YanıtlaSil
  3. Mısır'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye verilen 20 yıl hapis cezasını ve İhvan-ı Müslimin mensuplarına yapılan zulümleri kınıyoruz. Allah Müslüman Kardeşlerimize sabır ve selamet ihsan eylesin...

    YanıtlaSil
  4. Mustafa Abi ve diğer kardeşler,

    Bir rüya görmüş bir arkadaş,yazıyorum,neler düşünüyorsunuz merak ediyor/ediyorum :

    Devasa büyüklükte bulut gibi beyaz kafası kelaynak kuşu gibi dişleri deniz aslanı gibi ( http://thehayvan.com/kelaynak/ , http://www.bilgiustam.com/denizaslani/ ) kanatlı bir yaratık gördüm ama o kadar devasaki ben uzaktan görüyorum sonra yan taraftan görüyorum ve bende binaların arasından yürüyordum sağıma bakına bakına..O devasa şeyde yavaş yavaş kanat çırpıyor sağına soluna bakına bakına sanki birşeyler arıyor..

    O sahneden sonra bir sürü müstakil evler görüyorum içlerinden mavi ışıklar çıkıyor yalnız bu evlerin üzerinde hemen tüm çatılarını kapatmış bir sürü vatoz balığı var ve her biri bir çatıyı kaplayacak büyüklükte(http://www.dunya.com/guncel/marmarada-dev-vatoz-yakalandi-125961h.htm)..Mavi ışık çıkınca bu balıklar hemen çatıyı kapatıyor mavi ışıklar kesiliyor..

    Allah hayra çıkartsın ben birşey anlamadım kıymetli arkadaşlara sorayım dedim..saygılar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah hayra çıkarsın... İnşallah bu rüyayı tabir edecek bir ehil kişi çıkar...

      Sil
    2. "Devasa büyüklükte bulut gibi beyaz kafası kelaynak kuşu gibi dişleri deniz aslanı gibi kanatlı bir yaratık gördüm ama o kadar devasaki ben uzaktan görüyorum sonra yan taraftan görüyorum ve bende binaların arasından yürüyordum sağıma bakına bakına.. O devasa şeyde yavaş yavaş kanat çırpıyor sağına soluna bakına bakına sanki birşeyler arıyor..

      O sahneden sonra bir sürü müstakil evler görüyorum içlerinden mavi ışıklar çıkıyor yalnız bu evlerin üzerinde hemen tüm çatılarını kapatmış bir sürü vatoz balığı var ve her biri bir çatıyı kaplayacak büyüklükte.. Mavi ışık çıkınca bu balıklar hemen çatıyı kapatıyor mavi ışıklar kesiliyor..

      Allah hayra çıkartsın ben birşey anlamadım kıymetli arkadaşlara sorayım dedim..saygılar.."



      *****************
      DEVASA YARATIK:

      Anka kuşu:Simurg:Zümrüd-ü anka:Hüma... Farklı kültürlerde farklı isimlerle anılan nesli uzun yıllar öncesinde tükenmiş efsanevî kuş... Kanatlı dev bir yaratık şeklinde resmedilir... Efsanelere göre Kafdağı’nın tepesinde yaşar. Başı, yassı burunlu yırtıcı bir hayvan başı gibidir. Cüssesi çok büyük olup, uçtuğu zaman hava kararır. Uçarken sel sesine veya gök gürültüsüne benzer sesler çıkarır...

      Tasavvufta Anka Kuşu ya da Simurg, İnsan-ı Kamil'e semboldür... İnsan-ı Kamil ise, hakikatı itibariyle Allah Resûlü ve ona kâmil manada varis olan velilerdir... Her zamanda Allah Resulü'nün varisi olan bir zatın bulunduğu büyükler tarafından bildirilmiştir...

      Yani;
      Devasa yaratık= Anka Kuşu= İnsan-ı Kamil...


      MAVİ IŞIK:

      "MAVİ" kelimesi "SU" anlamın gelen "MAî"den...

      "IŞIK" ise "IŞK-AŞK"dan...

      Buna göre "MAVİ IŞIK= SU ve AŞK" olur ki biz ona "SUDAKİ AŞK" diyelim...

      "SU" Allah'ın hayat veren manasındaki "Hayy" ismi tecellisi olup canlı olan herşey sudan yaratıldı ve yaratılış bir aşk anında... İlk yaratılan ise "Hakikat-i Muhammediyye" yani Allah Resulü'nün nuru...


      Öyleyse "MAVİ IŞIK", "HAKİKAT-I MUHAMMEDİYYE"dir, Allah'ın bir aşk anında yarattığı küll-i nefs...

      Salih Mirzabeyoğlu'nun Ölüm Odası eserinde okuduğum bir cümle: "Küllî nefs’in rengi mavidir”... İbn-i Arabi Hazretleri "nefs-i küllî ise insân-ı kâmilin nefsidir. Ve bu nefis dahî Hakk'­ın aynı olup, insân-ı kâmilin hakîkati mertebesinde zâhir olmuştur" der..

      özetle, mavi ışık, insan-ı kamil ve onun nuruna yani "nübüvvet nuru"na varis olan zamanın sahibi manasındaki kişi olur...

      MÜSTAKİL EVLER:

      Fikir, hakikat ya da nur, ismi ne olursa olsun henüz müstakil yani ferdî manada, umuma sirayet edebilmiş değil, ne zaman böyle bir girişimde bulunulsa vatoz balıkları yani insî ve cinni şeytanlar tarafından üstü kapatılıyor... Ancak "o devasa şey" yani "anka kuşu" artık kanatlarını çırpmaya başladığına göre daha fazla üstü kapatılamayacaktır...

      ayrıca, "müstakil evleri" tarikatların sadece ferdin kurtuluşuna bakan yüzü olarak da tevil etmek mümkün.... Nübüvvet nurunun varisi olan o anka kuşunun getireceği hakikat ise bütün insanlığa şamil olacaktır, inşallah...

      Sil
    3. Cevap için Allah razı olsun son derece tatmin edici bir izahat olmuş yalnız arkadaş soruyor onunla bu rüyanın alakası nedir diye ?

      teşekkürler..

      Sil
    4. "Alem zamanın sahibinin organları gibidir"

      Arkadaşınızın "bunların benimle ne alakası var?" sorusunu okuyunca kalbime ilk gelen mana "Alem zamanın sahibinin organları gibidir" sözü oldu (Sözün sahibi, Salih Mirzabeyoğlu'dur)...

      Basit bir dille söylersek, bu alemdeki canlı-cansız hiçbirşey zamanın sahibinden ayrı ve uzak değil... Bu yüzden zamanın sahibi (insan-ı kamil varisi) olan zâta ait bir mânânın onun organlarından biri mesabesinde olan bir insana (bu sizin arkadaşınız da olabilir) yansıması pek alâ mümkün... Tabii burada arkadaşınızın bâtıni manada hâl ve ahvalini bilmiyorum, belki çok saf ve temiz bir insandır, bu yüzden gönül aynasına bu mânâ düşmüş olabilir ya da onun istikbaline dönüktür... Şahsı tanımadığımız için bu kısımlar ihtimalden öteye geçmez... Doğrusunu Allah bilir...

      Sil
    5. Levent Bey çok teşekkür ederim,Allah razı olsun.

      Sil
    6. Malikilmülk olan Allah’tır. Dakikanın aşereşinde yani onda biri bir zaman diliminde belki daha dar bir zaman diliminde kainatta görülen her şey yok oluyor ve yeniden yaratılıyor. Ve zaman da. Kayyum ismi ile de idame ettiriliyor. Zamanın sahibi Allah’tır. Kul ancak bunu bilmek ve hamd etmekle mükelleftir. Mülk Suresi’nin başında ne deniyor? Çevri gözünü bak bir eksiklik var mı? Var mı? Şimdi bunu bir faniye hamletmek ne derece doğrudur. O ilk cümle sözleriniz şirk-i hafi işmam ediyor. Tavzihi gerekir.

      İnsanın gözü bir an-ı vahitte bir görüntü yani resim alıyor. Bu resim karanlık bir mekandaki beyne gidiyor. Resim akışındaki süreklilik hareketi oluşturuyor. Biz de görüyoruz. Yani gördüğümüz hareketin kendisi değil hayalidir. Görüntü resim oluyor ve beyne giriyor. Demek ki, o zaman diliminde var olan şey bir sonraki resmide yok oluyor. Ve arkasından bir yenisi geliyor. Bu fiil-i İlahidir ve kudretinin delili olur.

      Kuantum fiziğinde bir maddeye cisim veren atom altı parçacığı bir sonraki durumda bulunduğu mekadan binlerce kilometre daha uzaktaki bir maddenin yapı taşı oluyor. Bu hilkatin haşmetini ve kudret-i ilahiyeye anlamak için özel bir eğitim lazımdır ki, ehl-i tarik yüzlerce sene bunun eğitimin aldı. Şimdi böyle bir ilahi ihtişamı nasıl olur da bir faniye yüklersiniz.


      Zamanın iki kutbu olur. Biri Mekke’de oturan kutup, diğeri ise zamanın mücedddi. Ehl-i tasavvuftan her hangi bir zatın kutbiyeti kendi tarikini ilzam eder. Zamanın kamil zatı her tarikatta vardır. Kaldı ki bunların şimdi önemi yoktur. Çünkü Zaman tarikat zamanı değildir. Hakikat zamanıdır. İnsanlığın tamamına yakını ya küfr-ü mutlakın, ya küfrün ya münafıklığın ya da fıskın percesindedir. Bu haller imanları tehdit ediyor. Onun için Allah’a abd olmanın binici şartı imandır. İmana tehlike ve tahdit olduğu bir zamanda tasavvufi zevk ve fantaziler önemsizdir. Kaldı ki tarikin asıl maksadı imanı inkişaftır. Hakiki imanı elde edenler bunun ameline yansıması sonucu amel-i salih sahibi olunur. Böyle bir zamanda tasavvufi söylemlerin kapsamlı bir hakikati olamaz. Hususi dairelere bir şey diyemem. Onun için böyle sözler ederken dikkat etmek lazım.

      Hakiki bir insan-ı kamil fanafillah mertebesinde olacağından onun için kendi nefsi dahil cümle alemler ölmüştür. O durumda o zat ölüler aleminin insan-ı kamili mi olur ki, herşey ona bağlı olsun. Tabi “Alem zamanın sahibinin organları gibidir" sözü ile beşeri bir kuvvet vahmediliyorsa.

      Ayrıca tasavvufta manevi sekr sonucu salikten şuur dışı yani şatahat denen uygunsuz sözler davalar sadır olabilir. Onun için “Alem zamanın sahibinin organları gibidir" gibi safsatalar, tecelli eden esmanın cilvelerinin fani bir kimseye nisbet edilmesi gadab-ı ilahiye sebeptir. Hafzanallah.

      Alem-i misal veya berzah bizim maddi alem gibi değildir. O alemlerin kanunları kaideleri ve görünüşleri çok farklıdır. Tasavvuf erbabı bunun her zaman ihata edemez ve hataya düşebilir. Tassavvufi sözler mutlaka ne demek istendiği açıklanarak belirtilmeli.

      Sil