.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

13 Şubat 2015 Cuma

SİKKE-İ GAYBİ

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak / Yeni Akit
10.01.2014 

Asıl adı “Sikke-i tasdi-i Gaybi”. Aslında bu kitap yayınlanmayacaktı, ama, mahkeme bu kitabın nüshalarından birini ele geçirince, artık sır olmaktan çıkınca, Said Nursi, artık yayınlanmasına mani bir hal kalmadığını şu ifadelerle açıkladı: Bu Sikke-i Gaybiye’yi mahrem tutardık; yalnız has kardeşlerime mahsustu. Ben vefat ettikten sonra neşredilsin demiştim. Fakat zabıta geldi, adliye hesabına onu sakladığımız yerden çıkardılar. İki sene ellerinde kaldı. Üç mahkeme tetkikinden sonra iade edildi. Bize muhalif gayet nâmahremler dahi beraber okudular. Bizi çok yabanî insanlar gördüler. Bu iki defadır Isparta adliyesinin eline başka risalelerle beraber girmiş, hiçbir itiraz edilmeden geri verilmiş.  Madem umumun nazarına istemediğimiz halde gösterilmiş ve madem Risale-i Nur’un ehemmiyetini ispat edip şakirtlerini şevke getiriyor, kuvve-i mâneviyelerini ziyadeleştiriyor; elbette Medresetü’z-Zehra erkânlarının neşrine karar vermelerine iştirak ederim. SAİD”
Zaman içinde, Risale-i Nur hareketi içinde Sikke-i Gaybinin yorumlanması konusunda farklı görüşler ortaya çıktı.. Özellikle de Mehdiyet konusunda. Mehdi tek kişi mi olcak, yoksa bir cemaat mı?Deccal kim? Mehdi’nin zuhur vakti ne zaman olacak..
Mesela Mustafa Kaplan’a göre Mehdi tek bir kişi. Ama Gülen’e göre Mehdi kendi cemaati.. Bu görüş ayrılığı, Mustafa Kaplan’ın hapse girmesine kadar uzadı..
Şimdi bu tartışma başka bir evreye taşındı.. Sikke-i Gaybi aslında Ahmed-i Hani’nin öğretisine mi dayanıyor.. Hafız Osman İlhami Karakurt, Mem u Zin’i tercüme ederken, aslında Mem u Zin’in bir aşk hikayesi olmadığını, sırlar kitabı olduğunu, leduni bir derinliğe sahip bulunduğunu, keşiflerin satır aralarına gizlendiğini söylüyor..
Ahmed-i Hani (d. 1650/1651 Çukurca, Hakkari - ö. 1707, Doğubayazıt, Ağrı) 17. yüzyılda yaşamış Osmanlı Kürt edip, şair, tarihçi ve mutasavvıf. Hânî Aşiretinden olmasından ve Han köyünde doğması ötürü Ahmed Hânî (Ahmed-i Hânî) olarak tanınmaktadır. Doğu Bayazıt medreselerinde müderrislik ve İshak Paşa Sarayında kâtiplik yapmıştır. Dört dil (Arapça, Farsça, Kürtçe ve Türkçe) bilen Hani, eserlerini, dönemin tercih edilen edebiyat dili olan Farsça yerine Kürtçe yazmıştır. En bilinen eseri, 17. yüzyılda Kürtçe’nin Kurmanci lehçesiyle yazdığı “Mem û Zîn”dir. Xanî, Mem û Zîn adlı eserinde, Emir Zeynettin’in güzellikleriyle dillere destan olan Zin ve Sti adlı iki kız kardeşinin Mem ve Tajdin ismindeki iki gençle olan aşklarını şiir şeklinde anlatır. Eser, aynı adla sinemaya da uyarlanmıştır.
Said Nursi’nin ders aldığı Ahmed-i Hani’in keşiflerini Mele-i Cezeri’den aldığı ifade edilmektedir.. Aslen Cizreli Kürt âlim, mutasavvıf ve şâiridir. Ailesi Kürtlerin Buhtî aşiretindendir. Adı Ahmedlakabı Molla El-Cezerî’dir.  Yaşadığı asır konusunda ihtilaf edilmektedir. Divanındaki 16-17. yüzyılda yaşadığı düşünülmektedir.. 
Mem u Zin’i tercüme ve şerh eden zat, bu divanı da tercüme ve şerh etmiştir.. Bu bilginin kaynağı ise, Muhiddin-i Arabiye dayandırılmaktadır. Bu şerhlerde günümüze dair, halen yaşamakta olduğumuz olaylara ve ilişkilere dair işaretler bulunmaktadır..
Bu zatın bilgi kaynağının ise Muhiddin-i Arabiye dayandığı ileri sürülmektedir.. Muhyiddin İbn-i Arabi, Muvahhidun döneminde 27 Ramazan 560’da Mursiye / İspanya’da dünyaya geldi.. 8 yaşında ailesiyle birlikte İşbiliye’ye (Sevilla) geldi Ailesi Arap Tayy kabilesine mensuptu. İlk tahsilini bu şehirde yaptı, Çocuk yaşlarında ‘Ahmed İbnu’l-Esirî’ adında genç bir Sufi ile arkadaş oldu. Hakkındaki kayıtlara göre, bu tahsil sırasında Halvet’e çekilen İbnu’l-Arabi, buradan keşf yoluyla edindiği çeşitli bilgilerle çıkmıştır. Daha sonra  Şam, Bağdad ve Mekke’ye giderek orada bulunan tanınmış alim ve şeyhlerle bu arada 1182’de İbn-i Rüşd ile görüştü. Bu, İbn-i Rüşd’ün bilginin akıl yoluyla elde edileceğini söylemesiyle meşhur olduğu yıllardır. 17 yaşındaki genç Muhyiddin gerçek bilginin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı.
Bazı araştırmacılara göre,  İbn Meymun (Meymonides) Kurtuba, Endülüs’te 30 Mart 1135 de doğdu ve Fustat,’ta (Mısır)13 Aralık 1204’de öldü.. Arabi aynı dönemde yaşadı, Meymonides’i etkiledi ve onun fikirlerinden etkilendi.. Kabbalanın, Arabi’nin fikirleri Kabbalanın şekilenmesinde etkili oldu..
Meymonides “Allah” inancını 13 maddede sıralarken son iki maddesi şu şekilde idi: “12-Tanrı, peygamberlerin bildirdiği Mesih’i gönderecektir. 13-Tanrı, ölüleri diriltecektir.”MeymonidesHz. İsayı Mesih olarak kabul etmemektedir.. Bu inanış, Hıristiyanlıkta, Mesih’in yeniden tekrar geri dönüşü inancını desteklemiştir.. Mesih’in geri dönüşü Şia’da kayıp imamın geri dönüşü, Sünni dünyada ise yeni bir Mesih’in gelmesi inancı ile paralellik arz etmektedir.. Mehdigelecekse elbette, Hıristiyanların “anti crist” dedikleri, bizde “Deccal” denilen, tam da birbirinin karşıtı bir müfsid varlığın gelişine işaret edilmektedir. Müslüman dünyada Melheme-i Kübra’dan, Hıristiyan dünyada  “Armegedon”dan söz edilir. Kur’an Yecüc Mecüc’den, İncil Gog ve Magog’dan söz eder. Ama Dabbetül Arz yalnız Kur’an-ı Kerim’de geçer..  Sekine/Kayıp vahiy sandığının bulunması ise hem Kur’an-ı Kerim’de, hem de Yahudi inancında mevcuttur..
Günümüzde Tanrıyı kıyamete zorlayan  Evengalişlerin Mesih bekleyişleri, İranın kayıp imamın zuhuru, Sünni dünyada Mehdi beklentisi ve Mehdi’nin kimliği tartışmaları, peygamberler vadisinde teolojik bir akıl karışıklığına yol açmış gözüküyor..
Aslında Cemaat-Hizmet meselesi de bu tartışmanın bir başka bölümü.. Hizmetin dinler arası diyaloğu da, sakın Müslümanlık, Yahudilik ve Hıristiyanlık arasında bir tagrib hareketiolmasın! Bu noktadan ileriye geçecek olursak, işin içine Tapınakçılar, Kıyamet savaşçıları, Oppus dei, dünya derin devleti filan girer..
Selâm ve dua ile..


5 yorum:

  1. 5. Şua'yı özellikle son kısmını okuduktan sonra FG'nin süfyan olduğu hususunda hiçbir şüphem kalmadı. Başka birinin bu kadar tahribi olmamıştır. Hele bir banka içerisinde cevşen okuyanları görünce kahrolmamak elde değil. Evet Türk milletini nasıl acımasızca kullandığını şu günlerde net şekilde görmek mümkün.

    Başka bir süfyan adayı olabilir mi? Bence çok zor.. çünkü zaman çok daraldı. Osmanlıdan daha ihtişamlı bir devlet kuracaksak ve bu devletin en güçlü olduğu dönem 2050 yılı olacaksa, artık ahirzamanın önemli şahıslarının da tarih sahnesinde yer aldığını kabul etmek gerekir.

    Ben sakarya kardeşe şu hususta katılmıyorum; bana göre fg 1996 öncesi hiçbir sıkıntısı olmayan biri, ne olduysa 1996 yılında oldu ve kalbi döndü. Bu durumu zaman gazetesi manşetlerinden anlayabiliriz. 1996ya kadar papazlara ve batıya sert söylemleri olan bir gazete ama daha sonra hoşgörü ve dialog manşetlerde.
    Hoşgörü ve dialog hususunda şüphesi olan arkadaşlar İmamı Rabbani ks hazretlerinin 163. Mektubuna baksınlar.

    Üstad hazretleri süfyanın cereyanı münafıkanesini Hz Mehdi’nin dağıtacağını söylüyor. Ayrıca 5. Şuada süfyanı Hz. Ömer’in ra bile öldüremiyeceğini anlıyoruz. Çünkü görevli bir şahıs, ifsadını yapacak. Süfyanın karşısında Mehdi, Deccalin karşısında Hz. İsa as .

    FG akıllıca hareket ediyor. Eğer ülkeyi sağlam teslim alabilirsem alayım yok alamazsam yakıp yıkarım öyle alırım hesabında. Şam da iki mızrab karşı karşıya ve pek ayrılmaya niyetleri yok gibi. Abdullah Gürbüz babanın ifşaatının desteği ile bu yıl izmir de büyük bir deprem bekliyorum. İzmirli kardeşler tedbirli olsun.

    Devamı var…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ömer kardeşim, F.G. kesinlikle Süfyani değildir; zira F.G.'nin gücü, yaşı, karakteri, özellikleri kısacası çapı ne ki Süfyani'ye uysun! Süfyani birtakım harikuladeliklere sahip olduğundan onu öldürmeye Hz. Mehdi'den başkasının gücü yetmez ama F.G.'yi herkes öldürebilir. Gülen cemaati de çıkarırsa eğer ancak iç savaş zamanında çatışma çıkarabilirler.
      Allah'ın izniyle bu yıl deprem-tufan yılı değildir, K.G'nin geleceği yılda aynı anda her yerde her çeşit afetler meydana gelecek. Evelallah bu yıl panik yok kardeşim.

      Sil
  2. üstaz bediu zaman saidi nursi (rahmettullah) risale nurlarda ve sözlü olarakda beklenen Ahir zaman Mehdi alehiselam olmadıgını bildirmişdir. Kendisine bu mehdilik isnadındakilerin zan larını RED etmişdir. kendisi eserlerinde anlaşıldıgı gibi mehdi Alehiselam öncesi hazreti mehdiye diger Allah dostları gibi ilmen itikadan zemin hazırlamış tohumlayan Allah dostlarındand ır. Nur cemati olarak bilinen 12 gruba ayrı olan bazıları mehdi olarak bediu zamanı zan olarak delilsiz ilimsiz ileri sürerler bunların ilmi dayanagı yokdur HAdisi şeriflere muhalif dir. zanları_ diger yine nur cematinin içinde bediu zaman saidi nursi gibi 1 asır sonra diye belirtigi mehdi alehiselamın bediu zamandan sonraki asır da 1400 gelecegine inanan lar var. bunların görüşü daha isabetlidir. saten risalene nurda Ahir zaman ile alakalı net lik vardır mehdinin zuhurunu belirtmişdir üstaz. Mehdi konusunda diger ehLi sünnet eserine zamanın üstazı azamı olan seyyid ismaİL çetin (eL abbasi) eserinede göz atınca mehdinin zamanın yakın ama daha zuhur etmedigini görmüş ögrenmiş oluyoruz. Mehdi alehiselam konusuna risale nur penceresinden bakıldıgı gibi diger Allah dostlarının ehLi sünnet eserleride mehdi alehiselamın daha zuhur etmedigini hepsi bildirmişdir. MEHDİ aLehiselam İmamı rabbani rahmettullahın nisbetinde onun meşrebi üzere dir mehdilik öncesi ilmi en az 10 fıkıh alimine bedeldir emhdi Alehiselamın cok zengindir risa nurdada gecer. üstazı gavsı azam seyyid ismaL çetin el abbasi efendide Mehdi Alehiselamın zengin olcagını söylemiş hükümdar olacagını ilim olarak asrın en alim li aliminden en az 2 kat ilmi olacagını her girdigi cephede savaş kazanacıgını belirtmiş işitenlerden işitmişdim .

    YanıtlaSil
  3. https://twitter.com/YesilOperasyon/status/566302847651041280?s=09

    YanıtlaSil
  4. Ömer kardeşim,

    Evvelden yazmıştım ancak tekrar yazmak istiyorum.

    Bahsettiğin şahısın Süfyanlığından ziyade Sana gönderdiğim şahsın Deccalliği önemli ki İslâm Deccali FG'dir ve bu kesindir. Bazı Deccal hadislerinin üzerine oturmamasının sebebi İslâmların Deccalinin ayrı Hristiyanların Deccalinin ayrı olmasındandır. Zaten resimlerin linkini vermiştim gördüyseniz. İnsanlar aldandılar. Kemale Lenine deccal dediler. İşte Deccal koca nur cemaatini bile aldattı. Şüphelendiler ama yine de aldandılar. Bu aldanma zaten FG'nin İslâm Deccali olduğunun birebir ispatıdır zira Nurcuların bir kısmının feraseti ve basireti gerçekten çok keskindir. Ancak unutmayalım Efendimiz s.a.v.bile o kadar ferasetli basiretli olduğu halde bir kısım münafıkları ancak Cenabı Allah'ın bildirmesi ile biliyordu.

    Sevgili kardeşim,

    FG'in İslâm Deccal'i olduğuna en büyük ispat bu bloğa koyduğum ve işaretlediğim iki kapının arasında latin harfleriyle K F R yazmasıdır. Rasulullah okuma bilen bilmeyenin bunu okuyacağını söylemiştir yani Allah affetsin tevil ediyorum ama arapça okuması olan da olmayanda latin harflerini biliyor,aşina.. Gördüğümüzü inkâr etmememiz gerekiyor öyle değil mi ?

    Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil