.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

25 Ocak 2015 Pazar

MİLLİ YAZILIMCILARIN ESRARENGİZ SONU

Milli yazılımcıların esrarengiz sonu
Ferhat ÜNLÜ
Kaza, intihar ya da hapis... TÜBİTAK, ASELSAN ve HAVELSAN'da milli yazılım projeleri üzerine çalışan isimler hep bu üç hazin sonla karşılaştı. Sebebi yazıda saklı
Kaza, intihar ya da hapis… Türkiye'nin gerçek anlamda bağımsız bir ülke olması için gereken milli yazılım projeleri üzerine çalışanların sıklıkla karşılaştığı üç hazin son…

2000'li yıllardan itibaren artan 'yerli malı yazılım' arayışlarıyla birlikte Türkiye'de esrarengiz kaza ve intihar olayları yaşanmaya ve 2008'den itibaren de bu alanda çalışanlar 'Kafkaesk' suçlamalarla cezaevine gönderilmeye başlandı.

Yakın tarihteki şüpheli mühendis ölümlerinden ikisi 14 Temmuz 2004'te Çanakkale'deki bir trafik kazasıyla yaşandı. TÜBİTAK minibüsünün bir traktörle çarpışması sonucu meydana gelen kazada TÜBİTAK görevlisi mühendis Ercan Kuruoğlu ve Mustafa Aktekin ile minibüste bulunan Yücel Kenter öldü. Kuruoğlu eski Bakan Ramazan Mirzaoğlu'nun damadı idi. Zaman Gazetesi haberi, 'Eski bakanın damadı, saman yüklü traktör kurbanı' başlığıyla verdi.

Kazada ölen Kuruoğlu'nun tarihe 'çuval baskını' olarak geçen 2003'teki Irak Süleymaniye baskınında el konulan kripto çözücü cihazın yazılımını yapan mühendislerden biri olduğunu, avukatı ve akrabası Uğur Amasya'nın mahkemeye sunduğu belgelerden anlıyoruz.
Gelelim ASELSAN'daki seri ölümlere… Kurumda çalışan mühendis Hüseyin Başbilen 5 Ağustos 2006'da aracında boğazı ve bileği kesilmiş durumda bulundu. 16 Ocak 2007'de mühendis Halim Ünal kafasından tek kurşunla vurulmuş halde bulundu. Dokuz gün sonra mühendis Evrim Yançeken oturduğu binanın altıncı katından düşerek öldü. 9 Ekim 2007'de ASELSAN yazılım mühendisi Burhanettin Volkan askerlik görevini yaparken silahı ile intihar etti. Yine ASELSAN'da çalışmış asteğmen Zafer Onuk da 5 Mayıs 2008'de trafoda yüksek gerilime kapılarak öldü.

Hüseyin Başbilen'le ilgili otopsi raporunda Başbilen'in boğazındaki 20 cm'lik kesiğin 2-3 cm olarak gösterildiği saptandı. Rapor, Adil Tıp Genel Kurulu'na da onaylatılmamıştı. Ayrıca psikolojik sorunlar nedeniyle intihar ettiği söylenen mühendislerden Halim Ünal haricindekilerin psişik tedavi kaydı bulunmadı.

ASELSAN'daki son mühendis ölümü geçtiğimiz hafta, 15 Ocak Çarşamba günü gerçekleşti. Erdem Uğur evinde ölü bulundu, yakın çevresi olayın intihar olduğuna inanmıyor. Önceki olayların da intihar olduğuna inananların sayısı pek az.

HAVELSAN MÜDÜRÜ'NE DİJİTAL KUMPAS 

Türkiye'nin askeri ve sivil milli yazılım projeleri üreten bir diğer önemli kurumu olan HAVELSAN'la devam edelim. HAVELSAN'ın Genel Müdürü Faruk Aga Yarman 13 Ağustos 2011'te Balyoz davasında tutuklandı. Suçlama, 'hükümeti yıkmaya teşebbüs'tü. UYAP, SEÇSİS, TAKBİS gibi projeleri hayata geçiren Yarman, iki yıl sonra tahliye olunca "Benim kullanıcı adımla o yazıyı üreten adamların hedefinde ben değil, Türk savunma sanayisi vardı" dedi.

Yarman, Balyoz delilleri arasındaki 11 numaralı CD'de yer alan 'fyarman' isimli dosyadan ötürü cezaevine konuldu. Şimdi Yarman'ın tutuklanmasına neden olan dijital belgeyle ilgili bazı maddi bulguları sıralayalım. Balyoz iddianamesindeki sahte delilleri bir dedektif titizliğiyle araştırıp ortaya koyan Dani Rodrik ve Pınar Doğan'ın tespitlerine göre üzerinde 'fyarman' adlı kullanıcının adının yer aldığı SAVUNMA SANAYİ.xls belgesi ileri bir tarihte oluşturulup 2003'te oluşturulmuş gibi gösterilmişti. Bu belge, 'özel yetkili gazeteci'nin bavulundan çıkan belgeler arasındaydı. Aynı belgeyi Savcı Fikret Seçen, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada 'eliyle koymuş gibi' bulmuştu. (ASELSAN'daki şüpheli ölümlerle ilgili soruşturmanın, 7 Şubat soruşturması sürecinde Sadrettin Sarıkaya'nın hamisi olan eski Başsavcı Vekili Fikret Seçen tarafından yürütüldüğünü de hatırlatalım.) Belge, TÜBİTAK raporuna göre ilk olarak 9 Ocak 2003'de 'fyarman' kullanıcı adı ile kaydedilmişti. Belgenin son kaydedilme tarihi 25 Şubat 2003 idi. Bu belgede hükümete yönelik darbeden sonra ASELSAN, HAVELSAN ve TÜBİTAK gibi kurumlarda çalışan kimi isimlere ne görev verileceği listeleniyordu. Ancak ASELSAN kadrosundan listelenenler, belgenin hazırlandığı tarihten üç yıl sonra, 2006-2007'de kurumda çalışmaya başlamıştı. HAVELSAN kadrosundaki isimler için de aynı şey geçerliydi. Bu da dijital belgelerin üretilmiş olduğunu gösteriyordu. Bu gerçeği, konunun uzmanı Yarman da tahliye olunca "Herhangi bir bilgisayarın başına oturup birkaç dakika içinde kullanıcı adını değiştirirsin, bilgisayarın tarihini saatini değiştirirsin, orada istediğin bilgiyi üretirsin, bu şekilde sahtecilik yaparsın" diyerek açıkladı.

Balyoz Savcısı Hüseyin Ayar bunu biliyor olmasına rağmen, 'fyarman' adıyla kaydedilmiş belgeye dayanarak HAVELSAN'ın Genel Müdürü Yarman'ı tutuklama talebiyle Nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk etti. Nöbetçi hâkim de Yarman'ı cezaevine gönderdi. Yarman, 2012'de 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı yıl TV NET'te İstihbarat programına konuk ettiğimiz Sıddık Yarman, kardeşi Faruk Yarman'ın milli yazılım projelerinden ötürü hedefe konulduğunu söyledi. (Pek bilinmez ama Faruk Yarman'ın ağabeyi Sıddık Yarman, Milli İstihbarat Teşkilatı'na 1990'lı yıllarda elektronik danışmanlık hizmeti vermişti.) Hükümete yıkmaya çalışmakla suçlanan Faruk Yarman, kendisine yönelik komplonun hükümet komplosu olmadığını cezaevinden yazdığı mektuplarda dile getiriyor ve şöyle diyordu: "HAVELSAN'ı tarihinde ziyaret eden tek Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan'dır, hem de iki kez" diyordu.

Bir önemli detay daha: Paralel yapıya yakınlığıyla bilinen basın organları tutuklandıktan sonra Faruk Yarman'ı ASELSAN'daki ölümler konusunda töhmet altında bırakacak nitelikte yayınlar yaptılar.

ZEKERİYA ÖZ'E VERİLEN FLASH BELLEK
Hükümeti yıkmakla suçlanan bir başka isim, Malatya'daki Zirve Davası'nda dört yıl hapis yatan ilahiyatçı Ruhi Abat idi. Abat da Yarman gibi sahte dijital delil kurbanı olmuştu. Davada 17 Mart 2011'den beri tutuklu yargılanan ve geçtiğimiz Çarşamba günü tahliye edilen Ruhi Abat'ın mahkemeye sunduğu belgelere göre tanık İlker Çınar'ın Paralel Devlet Yapılanması'nın (PDY) yönlendirilmesiyle oluşturduğu dijital deliller de düzmeceydi. Davada Malatya eski Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Ülger, Binbaşı Haydar Yeşil ve Ruhi Abat'ın tutuklanmasına neden olan bu deliller Çınar tarafından 24 Aralık 2010'da Savcı Zekeriya Öz'e bir flash bellek içinde verildi. Belleğin, Yurt Atayün'ün başında olduğu İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'ne ulaştığı tarih ise 22 Aralık 2010. Ancak flash bellekteki delillerde 17 Mart 2011'de, yani sanıkların gözaltına alındığı tarihte değişiklik yapılmış, bir başka deyişle dijital deliller polise ve savcılığa ulaştıktan 3 ay sonra değiştirilmişti. Belgelerde tahrifat yapıldığı bilirkişi raporlarıyla da saptandı. Mesela Ruhi Polat ismi Ruhi Abat diye değiştirilmişti. Aynı davada Savcı Zekeriya Öz'e verilen ses kayıtlarının da montaj olduğu 15 Temmuz 2013 tarihli TÜBİTAK bilirkişi raporuyla saptandı.

Haydar Yeşil'e ait olduğu iddia edilen hard diskteki belgelerde yer alan David Hunter, John Brower ve Rev. Dr. Mike Smith isimlerinin de 'Behnan Konutgan' olarak değiştirildiği anlaşıldı. Bu sahte dijital belgelere dayanarak Türkiye Protestan Kiliseler Birliği'nin Başkanlığı'nı yapmış olan Behnan Konutgan'a yönelik, muhtemelen kurmaca bir suikastın önlendiği algısı yaratıldı. Yapılan dijital sahtecilikler 'Bilgisayar hatasıdır canım' sözleriyle meşrulaştırılmaya çalışıldı. Zirve davasının tanığı İlker Çınar, sanki paralel yapıyı tarif edercesine (Paralel yapının, cezaevine koyduğu kişileri örgüt üyesi gibi gösterirken aslında kendi örgüt yapısını tarif ettiğini daha önceki yazılarımda dile getirmiştim.) 'Türkiye'nin çok önemli bir örgüt ile karşı karşıya bulunduğunu, bu örgütün sahte raporlar hazırladığını' öne sürüyordu. Flaş bellekten çıkan belgelerdeki 102 adet dijital verinin ilk oluşturulma ve son erişim tarihleri incelendiğinde belgelerde tahrifat yapıldığı anlaşıldı. Bu 102 dijital veri 6 Ekim 2010 tarihi ile 21 Aralık 2010 tarihleri arasında oluşturulmuştu. Belgelerden 98'i 16 Ekim 2010'da saat 01:05'te sadece 27 saniyede oluşturulmuş gözüküyordu. Savunma avukatları bunun imkânsız olduğunu defalarca mahkeme heyetinin dikkatine sunmasına rağmen heyet, alaycı bir gülümseme eşliğinde tutukluluğun devamına karar verdi. Albay Mehmet Ülger, Binbaşı Haydar Yeşil ve ilahiyatçı Ruhi Abat işte bu sahte dijital belgelerle Zirve cinayeti davasıyla ilişkilendirildi, 'hükümeti devirmeye teşebbüs etmek'le suçlandı. Yani suçlama HAVELSAN Genel Müdürü Faruk Yarman'a yöneltilenle aynıydı.

Aynı zamanda KCK soruşturmalarını da yürüten Savcı İsmail Aksoy'un hazırladığı Zirve davası iddianamesindeki savlar, 8 Haziran 2012'de Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verilmeden 1 gün önce, 7 Haziran 2012'de bir başka 'özel yetkili gazeteci'nin yazdığı 'Ergenekon'un Zirvesi' adlı kitapta yayınlandı. (Savcı Aksoy aldığım bilgilere göre KCK soruşturmasının başında ikna olmayınca Ankara'da Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'nda Ömer Altıparmak ekibinden aldığı brifingle 'ikna edilmişti'.)

Son bir detay daha: Şaibeli tanık İlker Çınar, ikili oynamaya müsait yapısı nedeniyle PDY'nin Zirve davasındaki kumpasını açıklama eğilimi gösterince iki silahlı adam tarafından tehdit edildi.

ASELSAN DOĞAL HEDEF
Yerimiz dar, sadede gelelim. ASELSAN'ın kuruluş yılı 1975. Yani Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan ötürü NATO ambargosuna maruz kaldığı yıl… HAVELSAN da NATO ambargosundan sonra, 1982'de kuruldu.

Yani kuruluş amaçları bile ASELSAN ve HAVELSAN ile çalışanlarını, Türkiye'ye silah teknolojisi ve yazılımı ihraç eden ülkelerin doğal hedefi haline getiriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik psikolojik harekât operasyonları da 1974 ve sonrasına yönelik. Bu da elbette bir rastlantı değil.

HAVELSAN Genel Müdürü Faruk Yarman'ı, Balyoz ve Zirve tutuklularını dijital delillerle hapseden perde arkasındaki üst aklın, ASELSAN'daki şüpheli ölümlerin de karar vericisi olduğu varsayılabilir. Gazetecilik imkânlarıyla ancak bu kadar bilgiye ulaşabiliyor ve bu bilgiler ışığında böylesi bir varsayımda bulunuyoruz. Gerisi soruşturma makamlarının ve giderek istihbarat teşkilatının işi.

Şüpheli bir kaza veya intiharla ölmeden ya da hapsi boylamadan bulmacayı çözen Türkiye'ye büyük bir hizmette bulunmuş olur.

77 yorum:

  1. MART AYINDA BÜYÜK KAOS PLANLIYOR
    Turan Ababey:Cemaatten bir gazeteciyle konuştum beni teselli etti. “Bak göreceksin o sarayda oturamayacak”. dedi.
    Bana dedi ki bu gezi olaylarında çok bir şey olmadı ama mart ayı geliyor nevroz olayları geliyor. Doğu ve güneydoğuda olaylar patlayacak. Ses kayıtları çok afedersin seks kayıtları yayınlanacak. Akdeniz’i, Batıyı ayaklandırıp kaos ve darbe yapmak amaç bu.
    Biz bir terör örgütüne yardım ettik. Yardım ve yataklık ettik. Bunun adı budur. Yardım ettiğim için pişmanım. Şu anda bile casusluk faaliyetleri devam ediyor.
    Zaman gazetesi Karadeniz baskılarımızda sıkıntıya düştüğümüzde bize baskılarımızda yardımcı oluyordu.

    Gezide eylem yapanlara çok para harcadım.

    YanıtlaSil
  2. MART AYINDA BÜYÜK KAOS PLANLIYOR
    Turan Ababey:Cemaatten bir gazeteciyle konuştum beni teselli etti. “Bak göreceksin o sarayda oturamayacak”. dedi.
    Bana dedi ki bu gezi olaylarında çok bir şey olmadı ama mart ayı geliyor nevroz olayları geliyor. Doğu ve güneydoğuda olaylar patlayacak. Ses kayıtları çok afedersin seks kayıtları yayınlanacak. Akdeniz’i, Batıyı ayaklandırıp kaos ve darbe yapmak amaç bu.
    Biz bir terör örgütüne yardım ettik. Yardım ve yataklık ettik. Bunun adı budur. Yardım ettiğim için pişmanım. Şu anda bile casusluk faaliyetleri devam ediyor.
    Zaman gazetesi Karadeniz baskılarımızda sıkıntıya düştüğümüzde bize baskılarımızda yardımcı oluyordu.

    Gezide eylem yapanlara çok para harcadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsi palavra, seçimler sonrasına kadar Türkiye'de büyük çaplı olaylar beklemek yersiz ve anlamsız...

      Sil
  3. Sihirli Sözcükler @birolertan · 52 dk. 52 dakika önce
    Büyük provokasyonları Ocak ve Şubat ayında yapan küresel çete, gelecek hafta ve sonrasında büyük olaylar planlıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiyede olay olcak Algısı haçLı batının piskolojik hareketlerinden dir. Allahın iznİ ile Türkiyede karışıklık bekliyenler yakın zamanda Avrubada çöküntü dagılma ayrışma süreci görürürlerse nolcak. ALLAH BÜYÜK AZİM AZİZ . fetullah denen şahıs beklenen büyük süfyan degil küçüklerden.

      Sil
  4. Ömer Adıyaman @omradymn · 21 Oca
    11-FG'nin kurmayları ile yaptığı kozmik toplantıda Ekonomik kriz, toplumsal olaylar, AK Parti içerisinde fitne, hatta suikastlerde yer alıyr
    0 yanıt 96 retweet 32 favori
    Yanıtla Retweetle96 Favorilere ekle32
    Daha fazla
    Ömer Adıyaman @omradymn · 21 Oca
    10- Çok kozmik yapılan toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devirmek için yer altındaki örgütlerle de temas sağlanıp kaos yaratılması istendi
    0 yanıt 98 retweet 34 favori
    Yanıtla Retweetle98 Favorilere ekle34
    Daha fazla
    Ömer Adıyaman @omradymn · 21 Oca
    9- Pensilvanya örgütünü kuran üst akıl, 'Opus Dei' ve 'Moon Tarikatı' stratejisini uygulamaya koymuş durumda.

    YanıtlaSil
  5. Ciamaat nasıl ön alma peşinde,bunların gazetelerini okumamazlık etmeyin,ne planladıklarını kafası bulanmayanlar anlar,aşağıda alıntıladım :

    25 Ocak Pazar 2015 Zaman Pazar Eki Birinci sayfasında şöyle yazıyor :

    Gazeteci Bünyamin Köseli isimli biriyle Röportaj yapmışlar,Bunlar tipik hepsi mi top sakallı olur kardeşim(bkz :emre uslu,önder aytaç,mahmet baransu vb).

    Bu adam bir kitap çalışması yapmış,röportajdan üç maddeyi Zaman Pazar'ın sağ alt köşesine yapıştırmışlar. Buyrun okuyalım ama tabii kendimizce :

    Başlık : Örgüt Suikast Peşinde

    Girişte kısa bir açıklamadan sonra 3 madde yazılmış :

    -DHKP-C yolsuzluk iddialarına karışan bakan ve çocukları hakkında bidiriler yayınlıyor bu alışkın olunan birşey değil,güvenlik birimleri teyakkuzda olmalı.

    -İkinci madde araya sıkıştırılmış hedef saptırma,dikkat dağıtma var burada zira birinci ve üçüncü maddede parmaklarının olduğunu gizlemek istiyorlar. Bu adamlar kurgu,algı,yönlendirme üstadı. Ne de olsa yabancı servislerden çok faydalanmışlar,gerçi onlar bunları kullanmışlar ama neyse..devam edelim.

    -Liseli gençler,ciddi anlamda örgütün legal alanda faaliyet gösteren derneklerine kanalize oldu. Okuldan çıkıp sinemaya gider gibi bu derneklere gidiyorlar.

    Baksen bizde salaktık bilmiyorduk..Aylardan beri Chp ve içindeki marjinalleri organize ettiği liseliler arasında örgütlenen yeni oluşum Halk-Lis'ten tabii ki de haberdarız. Bunu zaten biliyoruz..

    Şimdi okumaya başlıyorum kendimce :

    YanıtlaSil
  6. Yani adamlar diyor ki DHKP-C'ye gerekli istihbaratları içeriden sağlıyoruz,kim nerede,ne zaman,kiminle olacak adamlara haber veriyoruz. Biz kan dökmeyiz,döktürürüz. Artık bu kişileri korumak ele geçiremediğimiz Mit ve dağıtıldığımız Emniyet İstihbarat'ın işi..Biz yokken bakalım ne yapacaksınız içeriden bilgiler tarafımızdan sızınca ? Teyakkuzda olun....diyorlar..

    İkincisinde ise Eygi Üstad'ın bahsettiği Liselerde olan örgütlenmelerden nemalanacak bu arkadaşlar..Benim tahminim kolluk kuvvetlerindeki elemanları bilerek ya da bilmeyerek kanunen reşit sayılmayan gençlere karşı Gezş Parkında provoke ettikleri gibi aşırı zor kullanacaklar. Hatta ben silahla öldürecekler diyorum çaktırmadan,kim vurduya götürecekler..

    Arkadaşlar hesapları çok büyük ama biliyoruz ki Cenabı Allah'ın da bir hesabı var,meydan bunlara kalmayacak inşallah..Kalırsa vay halimize..Müslümana şiddetli Yahudiye Hristiyana ülfetli,merhametli,güleryüzlü bunlar..İnanın ki eleştirilmeye gram tahammülleri yok..Çevremdekilerden de biliyorum..

    İnşallah Dilipak'ın dediği olurda heryerden temizlenir bunlar..Üç beş kişiyle bitmiyor..Tamamen temizlenmeleri lâzım..Aralarındaki iyi niyetlilere aldanmayın,çağdaş koyun bunlar,itikatları da sakat..

    Bakın doğudaki olaylar hakkında samimi bir arkadaşım var oralı. Bana abi paralelin provokasyonu demişti. Olaylardan sonra hakikaten kamera kayıtlarında ayan beyan durum belli olmuştu..

    Bu adamlar devlet bizim,kimseye yedirmeyiz diyorlar..İnanın belleri kırıldı diye düşünüyordum ancak Erdoğan'dan kurtulurlarsa Ak partiyi de paramparça ederler bunlar..

    Bunları görüyorsunuz,Gezicilerle,Koç'la,Doğan Medya'sıyla,Solcularla,Chp ile aynı yatağa girdiler yolsuzluk,hırsızlık,demokratik özgürlükler diye..İnanmayın..İtikatları gerçekten sapık..Benimde akrabalarım çok var bunlardan..Adamların kurtuluş ihtimali yok,yollarından dönmezler..Gülen Mehdi ya da Mesih onlar için..Yanılmaz..

    Bunları temizlemek lâzım ancak kripto olarak heryere başka kimliklerle de girmişler..Yarın birgün Erdoğan'a birşey olursa direkt bunlardan bilin..Hani diyorlar ya ömrü az kaldı falan filan diye..Sakarya Seyf'in dediği gibi zehirlemekten tutun herşeyi yapar bunlar..İş olunca da tabandaki sürülerine Hocaefendilerinin kerameti diye yuttururlar..Kesinlikle inanmayın..Erdoğan bile kurt bir siyasetçi olmasına karşın itiraf etme erdemini gösterdi bunlar bizi de yanılttılar diye..Düşünsenize en kurnaz siyasetçilerden birini bile kandırmışlar,bizi ayakta götürürler..

    YanıtlaSil
  7. Sakın kanmayın arkadaşlar..Dillerinde bir kumpas hikayesi,bir yolsuzluk hikayesi sakız gibi çiğniyorlar..Aman dikkat edin kafanızı bulandırmasınlar. Bunlara kanmamanın birinci temel dayanağı Ehli Sünnet itikadını iyice bilmektir,Kur'an'ı Kerim'deki muhkem ayetlerden bir tanesini bile adam gibi anlarsak bunların ne mal olduklarını görürüz. Ne diyor ezelî kitabımız : Yahudilerle Hristiyanları dost edinmeyin..Başka bir yerde de şöyle diyor : Onlar Müslümanlara şefkatli kafirlere serttir..Bu iki ayet bile biiznillah bizlerin beyinlerinin bulanmasının önüne geçer..Aman dikkat edin..

    Gülen'in sohbetlerinde hep kriptolu mesajlar var,şifreli kelimeler,sözler var..Mülaane diye yutturmaya çalıştıkları o sözlerde kendi savcı-hakim-polis vb.adamlarına emirler var. Aman dikkat edelim..Bu adamlar doğuyu yangın yerine çevirebilirler..

    Bunlara karşı Erdoğan'ın elindeki en sağlam koz Ordu'dur. Ordu anladı bazı şeyleri. ve ben inanıyorum ki eğer bu polisler isyan ederde silaha sarılırsa,Ordu karakollardan ölülerini çıkartacak bu cemaatçilerin..O günleri görmeyiz inşallah ama oraya doğru gidiyoruz gibime geliyor..Hükümet 3200 rütbeli polisi emekli etmeye hazırlanıyor..Kaç senelik emeklerini heba etmezler,mutlaka bir halt yiyecekler,mutlaka..

    Erinmeyin,üşenmeyin gazete birinci sayfalarını internetten okuyun hergün..Yapacakları şeyleri az çok yazıyorlar,kendilerini ele veriyorlar..Dediklerini tersten okuyun..

    Bakın mesele millî olanla millî olmayan meselesi..ötesi yok..Erdoğan millî olduğu için destekliyorum yoksa siyasî anlamda aynı kökenden gelmeyi bırak yanına bile uğramıyorum. Ancak tövbe ettim,bundan sonra ana caddeden ayrılmayacağım siyasî anlamda..Müminler hatada ittifak etmezler..Yayınlanan bildirilere bakın : Sami Efendi Vakfı,Menzil,Hayrat Vakfi vb.sağlam Ehli Sünnet tarikat ve cemaatler Erdoğan'ın destekçisi..Aman safları bozmayalım.

    YanıtlaSil
  8. Selam aleyküm sitenin Hayırlara vesile olmasını dilerim. YerLi üretim i gercekleştiren ülkeler daha bagımsız hareket eder. buna muhabiL Türkiyemizin de YerLi teknolojiye ehemiyet vermesi elzem bi vazifedir bu tür yerLi mühendis ve beyinlerede sahib cıkılması lazım diye düşünenlerdenim .her sektörde YerLi üretim teknolojiye geçmemiz gerekir dışa ne kadar bagımlılık biterse o kadar refah düzeyimiz ve güvenligimiz için önem teşkiL eder. Büyük bagımsız Lider güçLü Türkiye için YerLi mİLLi üretime daha cok özen gösterilmesi gerekir diye düşünenlerdenim saygılar.

    YanıtlaSil
  9. Bunların Gazeteleri birlikte çalışıyor. Kimi demek istediğini gizli kapalı söylüyor,kimi sağ gösterip sol vuruyor,kimi adamından elde ettiği gizli bilgileri parça parça sızdırıyor .Bu gazetelere dikkat,hepsi Ciamaat'ın operasyonel gazeteleri ve adamları kimi zaman solcu kimi zaman sağcı kimi zaman liberal kimi zaman milliyetçi vs.

    Zaman
    Bugün
    Millet
    Taraf
    Yurt

    Bunları birinci sayfalarını günlük okuyun,operasyonel haberlerini göreceksiniz,kriptolu mesajlarını göreceksiniz. Yaptıkları haberleri hep tersten okuyun düzden okursanız kafanız bulanır muhakkak..Bu adamlar doğruyla yanlışı çorba yapıyorlar yaşar nuri sapığı gibi..

    Tahmin bile edemeyeceğimiz yerlerdeki yayınlar,kuruluşlar ve en kötüsü şahıslar var kripto olarak yaşayan bunlardan olan..Özelikle askeriyede nasıl temizlenecekler bilmiyorum ama eğer geç kalınırsa darbe bile yapar bunlar..Sonuçta ingiliz imalatı oldukları için askeriye içinde ingiliz imalatı diğer subaylarla işbirliğine girebilirler Allah korusun..

    Said Nursi'nin müjdesi var Ordumuzla alâkalı ancak yine de insan ürküyor..

    Ak Parti'den istifa eden taklacı adama kendi ağızlarından beyanatlar verdiriyorlar..Adam iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz ama boy boy ferman gibi değerlendirmeler,istihbari bilgiler verip duruyor..

    İmamları deşifre oldu,asıl darbe gelecek ama ondan önce bu adamlar hızlı davranıp hükümete,Erdoğan'a darbe indirebilirler. İşte o zaman nanayı yedik demektir..

    YanıtlaSil
  10. Türkiyemizi her alan da zora sokmak siten batı haçLı zihniyeti aynı zamanda Diger Müslüman kimlikLi ülkelerdede aynı faliyetleri bulunmadadır. iran ve pakistanında üzerine gitmekdeler. kendilerine ait yerLi üretimlerden rahatsızlık duymakdadırlar. bunu sebebi islam alemini kuşatmak ve sırası geleni ele geçirmek en azından yönetimleri kendi menfaatleri dogrultusunda hizmet ettirmek dir. Türkiyemizi yöneten devlet adamlarının da bunun artık her kesimin anlayıp yerLi üretimler konusunda itifak olmaları yeni dünya düzeni dedikleri oluşumun güçlü olanın sözünün geçtigi bi dönemdeyiz, bu na mukabİL özenLe her sektörde yerLi üretim katkı payı artırılmaLı Türkiyenin kendine özgün savunma dan ziyade vurucu güçünü oluştuırcak yerLi mİLLi askeri araç ve gereçleri üretimine hız vermesi 3 yıla kadar sanKi savaş olcakmışcasına her TürLi saldırıyı berteraf etme yetenegine sahib olması lazım geLir. erzak olarak en az hiç bir yerden destek almadan kumanyalarını depolaması araçların yakıt larını depolaması yer altlarına gizli depolama yapması lazım gelir.Türkiyemiznde 77 milyonun hangi göürş sahibi olursa olsun bu konuda yek pare tek beden olması lazım dır. ki elin kafiri saldırırsa olasıLık dışı degİl hazırlıklı olmak. dışarıdan sanKi hiç destek almıcak gibi pozisyonunu ayarlaması tank , helikopter, savaş gemisi, uçaK, füze, nükler başlık takılcak fırlatılcak rampalar, ve bunların motor üretimleri, acilen karşılanması gereken ihdiyaçlardır. eger Nükler silahımız olursa saldırıları zor dur . kafirin canı cok tatlıdır bu konuda bazı ekonomisi zayıf ülkelerden el altından teknoloji trensferi para karşılıgı yapıla bilir.elin kafiri geldimi şucu bucu sag soL tanımaz uşaklık yapamlarıda kulanır sonra yok eder. ve coocuklarımıza OsmanLı ecdad sevgisi mİLLi ve manevi egitim özen gösterilmeLi ecdadını seven dini bilgilerle donatıLmış. ırkcı olmuyan ama vatan sever nesiL bilgi ile donanımLı nesiL yetiştirmeye de özeN gösterilmeldiir. Allahını peygamberini kuranı kerimi bilen nesİL Saygılar..

    YanıtlaSil
  11. Arkadaşlar internette gezinirken bakın ne buldum hayli ilginç,Sakarya Seyf'in kulakları çınlasın :

    1-fethullah gülen yahudi dir
    gülen’in ailesi nereli
    yahudilerin gülen’e karşı bu hassasiyeti esasen ortak kökenden gelmelerinden kaynaklanıyor. bu hikâyeyi biraz yorumlayalım. gülen ne anne tarafından ne de baba tarafından türk değil. küçük dünyam isimli kitabının baskısında baba tarafından ‘kürt olduğunu’ söyler. (hatta ermeni kökenli olduğuna dair bir kısım önemli iddialar da var.) daha sonraki baskılarından bunu değiştirir. gülen’in ailesi aslen, van gölü’nün kuzeyinde bulunan ve ermenilerle kürtlerin birlikte yaşadığı ahlât bölgesindedir. ailesi, başka bir bölgeden gelmeyip bu bölgenin yerleşiklerindendir. baba tarafından kürt veya ermeni kökenli olmasını güçlendiren önemli iddialardan biri de budur. kendi anlatımlarında da anlaşılabileceği gibi türk boyları ile hiçbir ilgisi yoktur. bu nedenle, hayatını anlattığı ‘küçük dünyam’ isimli kitabın ilk baskısında baba tarafının kürt kökenli olduğunu söyler. ailesinin karışmış olduğu bir namus meselesi nedeniyle sürgüne tabi tutulurlar ve gelip erzurum ili, pasinler ilçesi, korucuk köyüne yerleşirler. kendisi de korucuk köyünde doğduğu için erzurumlu olarak tanınır.
    anne tarafı için verdiği bilgiler ise ilginçtir. gülen’in annesinin ismi refia’dır. anneannesi yani nenesi hatice hanımın şükrü paşazadelerden geldiğini söyler. “hatice ninem, annemin annesidir. herhalde verem olduğundan erken ölmüş. edirne şükrü paşa sülalesinden gelme.” edirne ilinde bulunan şükrü paşazadeler ise, 1492 yılında ispanya’da kovulup ve trakya’ya gelip yerleşen safarad yahudi göçmenleridir. tarihe ‘ispanyolca konuşan türk yahudileri’ olarak geçen bunların ezici bir çoğunluğu, yahudiliğini gizlemek için türk olduğunu söyleyen sabetaylardır.
    alıntının devamı için :

    http://www.sendika.org/…ellikleri-dr-mustafa-pekoz/

    YanıtlaSil
  12. 2-fethullah gülen'in çocuğu yok!
    bu hadise göre deccal yahudi ve çocuk sahibi değil.bir önceki başlıktan yahudi olduğunu biliyoruz.işin garibi ise fethullah gulen'in çocuğu da yok.hatta hiç evlenmemiş bile! isteyen araştırabilir,vikipedi'de yazıyor.

    >deccal, yahudi’dir, onun çocuğu olmaz! allah, ona mekke ve medine’yi haram kılmıştır!”müslim 2927/90

    3 fethulah gülen'in boyu

    • (deccalın boyu kısa, saçları kıvırcıktır.) [ebu dâvud

    http://i.hizliresim.com/onzkp7.jpg

    http://i.hizliresim.com/bq2g8n.jpg

    fethullah gulen'in boyunun kac santim oldugunu haliyle bulamadim.ama bu iki fotograftan cok uzun boylu olmadigi acikca anlaşılabilir.demirelin boyunun kac cm oldugunu da bulamadim o nedenle soyle bir kiyaslama yapabiliriz;

    http://i.hizliresim.com/zqvbmd.png

    cem yılmaz'ın boyu 1.70 , demirel'in yaşının etkisiyle biraz kısaldığını varsayarsak fethullah gülen'in boyu da hemen hemen 165-170 arası bir şey olmalı.sonuç olarak kısa boylu...

    YanıtlaSil
  13. 4-deccal'in saçları kıvırcıktır

    http://i.hizliresim.com/m9yvwn.png

    aslında bu hadisten sonra bütün inancımı kaybetmiştim ama sonra aklıma kıvırcık kelimesinin alternatif anlamlarını incelemek geldi.isteyen aynı şekilde google translate'den bakabilir.

    http://i.hizliresim.com/lbywvj.png

    resimde de görüldüğü gibi kıvırcık kelimesinin arapçadaki daha az kullanılan bir anlamı "kaşlı" dır.fethullah
    gülen de ilk resme bakarsanız bayağı bir kaşlı biri.

    5-deccal doğudan horasan’dan çıkacaktır!
    -“deccal, doğuda horasan denilen bir bölgeden çıkar. yüzleri deri üzerine deri kaplanmış kalkanlar gibi olan bir kavim ona tabi olurlar.”ibni mace 4072
    -(deccal doğu taraftan çıkar.) [müslim ebu davud, tirmizi i.mâce, i.ahmed, i.ebi şeybe, hâkim]

    bazı hadisler gerçekten anlamak için emek istiyor.tıpkı az önceki kıvırcık kelimesindeki gibi ince düşünmeniz ve küçük ihtimalleri göz önünde bulundurmanız gerekiyor.aynı şey bu hadiste de geçerli.söz konusu hadislerde deccal doğudan çıkar deniyor.ama neye göre doğu?fethullah gülen erzurumlu.bunu biliyoruz.erzurum mekke’ye göre daha doğu’da kalmasının yanında bugün modern türkiye’de doğu anadolu deyince ilk akla gelen şehirdir de.yani günümüz doğudadır ve hadisle bağdaşmaktadır.

    http://i.hizliresim.com/azqk3v.png

    birinci hadiste horasan diye bir yerden bahsediliyor.çok aramama rağmen f.gülen’in horasanla bir bağlantısını bulamadım.ama sonra şunu fark ettim ki f.gülen’in memleketi olan pasinler ilçesinin komşu ilçesinin adı horasandır! yukarıdaki haritada kırmızı baloncukla işaretli nokta da erzurum’un horasan ilçesidir.yine belirtiyorum isteyen kontrol edebilir.

    YanıtlaSil
  14. 6-“yüzleri deri üzerine deri kaplı kalkanlar gibi bir kavim”
    bir önceki başlıkta bahsettiğim hadisteki ifadede böylesi bir tanımlama geçiyordu.bu tabir edilen kavmin de türkler olduğu çok fazla sorgulamamıza gerek yok.çünkü bir başka hadiste şu ifade kullanılmış olduğu gibi size aktarıyorum:
    ‘müslümanlar, türklerle muharebe etmeden kıyamet kopmaz. onlar, öyle bir kavimdir ki yüzleri deri üzerine deri kaplanmış kalkanlar gibidir. kıl elbiseler giyerler ve kıl ayakkabılar içinde yürürler,’ buyurdu.”
    buhari 2742, müslim 2912
    fethullah gülen’in cemaatinin türklerden oluştuğunu açıklamaya gerek yok sanırım.tüm dünyada yayılan gülen okullarının türk okulları olarak adlandırılması bile başlı başına yeterli bir örnektir bu konuda.

    YanıtlaSil
  15. BURASI ACAİP İLGİNÇ :

    7-alnında “kafir” yazacaktır!!!
    o, sizin aranızda çıkacak. onun hali sizden gizli kalmayacak. rabbinizin tek gözlü olmadığı size kapalı değildir. o ise sağ gözü kör birisidir. onun gözü, sanki (salkımdan) dışa fırlamış bir üzüm danesi gibidir. (iki gözünun arasında ke-fe-re yâni kâfir yazılmış olacaktır. bunu her müslüman okuyacaktır)."

    bu hadiste de iki gözünün arasında kafir yazacağı ve bu yazıyı her müslümanın okuyacağı bildirilmiş.ancak şöyle bir gerçek var ki bugün dünyada olan müslümanların pek çoğu arapçayı bilmiyor.yani bu yazı eğer arap alfabesi ile yazılmış olsa idi her müslüman bunu okuyamayacaktı.o yüzden benim iddiama göre bu yazı latin alfabesiyle yazılmıştır.resimlere bakarsanız bu şekilde bariz bir yazı olduğunu göreceksiniz.ayrıca bugün dünyadaki hemen hemen bütün müslümanları latin alfabesinden anlıyor.bir endonezyalı müslüman da bir mısırlı da bir etiyopyalı müslüman da geçmişte yaşadığı tecrübelerle bu alfabeyi öğrenmiş vaziyette.işte bu yüzden deccalin alnında kaf-fe-re harfleri değil k-f-r harfleri yazmaktadır. resimler :

    http://i.hizliresim.com/8mbdd1.jpg

    http://i.hizliresim.com/lbywbq.jpg

    http://i.hizliresim.com/zqvb04.jpg

    http://i.hizliresim.com/lbywog.jpg

    YanıtlaSil
  16. 7-dengesiz yürüyüşlü

    • “ben size deccal’i anlattım hatta onu anlamayacağınızdan korktum. deccal; ayakları dengesiz ve çarpık(…)”

    üstteki hadiste de bildirildiği gibi deccal dengesiz yürüyüşlü bir kimse olacaktır.fethullah gülen’in yürüyüşü de tıpkı deccalinki gibi dengesizdir.hatta alttaki videoda dikkatinizi çektiyse yürürken adamlarından biri ona destek oluyor.yani bu hadis de fethullah gülen’in deccal olduğunu doğruluyor.
    http://www.dailymotion.com/…eliyati-oldu_shortfilms

    8-deccal onu kızdıran bir şey üzere çıkar
    • “deccal ancak kendisini kızdıran bir şey sebebiyle çıkar. deccal’i insanlar üzerine gönderecek ilk sebep, onu gazaba getirecek bir kızgınlıktır.”müslim 2932/98, 99

    deccal’in faaliyete başladığı an :
    http://www.izlesene.com/…ye-cok-sert-beddua/7145015

    benden bu kadar, size kesin delillerle fikrimi anlattım.inanmak veya inanmamak size kalmış…

    YanıtlaSil
  17. Farklı bir kişi başka bir iddia da bulunmuş bende buraya iktibas etmiştim. Şimdi ikinci bölümünü yazmış,buyrun,bu da ilginç :

    https://mustafaemreakkas.wordpress.com/2014/05/19/deccal-ve-sufyan/

    https://mustafaemreakkas.wordpress.com/2014/08/27/son-sufyan-deccal-kim-m-emin-akkasin-tespitleri/

    https://mustafaemreakkas.wordpress.com/2015/01/11/m-emin-akkasin-tespitleri-2/

    YanıtlaSil
  18. ***Yahudilerin Gülen’e karşı bu hassasiyeti yoksa ortak kökenden gelmelerinden mi kaynaklanıyordu?***

    Gülen ne anne tarafından ne de baba tarafından kökenini bir türlü ortaya koyamıyordu. “Küçük Dünyam” isimli kitabının ilk baskısında baba tarafından ‘Kürt olduğunu’ söylüyor, ***ama daha sonraki baskılarında bunu değiştiriyordu.***

    Gülen’in ailesi aslen, Van Gölü’nün kuzeyinde bulunan ve Ermenilerle Kürtlerin birlikte yaşadığı Ahlât bölgesinden geliyordu. (***Yönetmen Sinan ÇETİN de babası Van Başkaleli*** annesi Ahlatlı bir Kürt Yahudisi ***oluyordu. )

    Fetullah Gülen’in ***ailesi karışmış olduğu bir namus meselesi nedeniyle*** sürgüne tabi tutuluyor ve gelip Erzurum ili, Pasinler ilçesi, Korucuk köyüne yerleşiyordu. Kendisi de Korucuk köyünde doğduğu için Erzurumlu olarak tanınıyordu.

    ***Anne tarafı için verdiği bilgiler ise ilginç bağlantılara götürüyordu. Gülen’in annesinin ismi “Refia” oluyordu. Anneannesi yani nenesi Hatice hanımın ise Şükrü paşazadelerden geldiğini açıklıyordu.*** (YAHUDİLİK ANNEDEN GEÇİYOR)

    “Hatice ninem, annemin annesidir. Herhalde verem olduğundan erken ölmüş. ***Edirne Şükrü Paşa sülalesinden gelme”*** diyordu.

    ***Edirne ilinde bulunan ***Şükrü Paşazadeler*** ise, 1492 yılında İspanya’dan kovulunca Trakya’ya gelip yerleşen*** Safarad Yahudi*** göçmenleri olarak biliniyordu.

    Tarihe ‘***İspanyolca konuşan Türk Yahudileri***’ olarak geçen bunların ezici bir çoğunluğu, Yahudiliğini gizlemek için Türk olduğunu söyleyen sabataylardan oluşuyordu. ***Gülen, ***annesinin İspanya göçmeni Yahudilerden olduğunu gizlemek için olsa gerek*** dedesi yani annesinin babası Ahmet’in ve ninesi Hatice’nin Müslümanlığına özel bir vurgu yapıyordu.***

    YanıtlaSil
  19. Yaşamında baba tarafını çok az anlatıyor, ama anne tarafına dair anlattığı rivayetlerin her satırında hayranlığını vurguluyordu. Dedesini, dayılarını, teyzelerini öyle olağanüstü anlatıyordu ki, hikâyeyi okuyan herkesi hayran bırakıyordu.

    Acaba, Anne tarafını bu düzeyde ön planda tutmasının nedeni, onların gerçek kimliğini gizleme çabası mıydı? Ya da Yahudiliğe duyduğu gizli hayranlık mıydı?

    ***

    Dikkatle vurgulamalıyız ki, kimin hangi etnik ve dini kökenden olduğuyla ilgilenmek doğru olmadığı gibi, dinimizce de, insan hakları sözleşmesine de aykırıydı. Kişinin etnik-ulusal kimliği değil, inanç ve ahlak temelleri, ideolojik görüşleri, politik duruşu ve tarafgirliği esastır.

    Ancak uluslararası alanda belirgin bir etkinliğe ulaştırılan ve politik dengeleri belirleme gücüne sahip kılınan Gülen gibi birinin kendi etnik kimliğini gizlemeye çalışması da kafa karıştırıcıydı… Bunun baskı görmekle hiçbir ilişkisi olmadığı da açıktı.

    Üstelik gerçek kimliğini gizlemek için de, anne ve baba tarafına ait ‘şecerenin kaybolduğunu’ ortaya atmaktaydı.

    Her iki ailenin seyyid olduğuna dair soruya geçiştirmeli bir yanıt verip. ‘Ahmet dedem bu mevzuda bir şey anlatmazdı’ demesi enteresandı.

    Hele Kürtler içerisinde ‘Seyyid’ olmanın manevi olarak önemli bir yer tuttuğu bilindiği halde, dedesinin ve babasının bundan söz etmemesi mümkün olmadığına göre, Gülen esasen gerçek kimliğini gizlemeye çalışmaktaydı.

    YanıtlaSil
  20. Gülen’in Nurcuların arasına girişi kontrgerilla kararı mıydı?

    Yaşamı karanlıklarla dolu olan Gülen’in Nurcu cemaatinin içine gönderilmesinin dahi, MİT ve kontrgerilla gibi derin devletin gizli ve masonik örgütlerinin kararı olduğu anlaşılıyordu. Kendi yaşamına dair anlattıkları da bunu doğruluyordu.

    Erzurum`da öğrencilik yıllarında ‘Bediüzzaman`ın yanından gelen Muzaffer Arslan`ın sohbetlerine katılması üzerine risaleleri tanıdığını ve bir daha da sohbetlere katılmaktan geri kalmadığını’ belirtiyordu. Ramazan nedeniyle Amasya, Tokat ve Sivas taraflarını dolaşarak vaazlar veriyor ve sohbetler yapıyordu. Gittiği her yerde ilk işi, “derin devletin bölge yöneticilerinden biriyle ilişki kurması” oluyordu. Hem de çok kısa sürede bunu başarıyordu.

    “`Kırkıncı Hoca, bana, Selahattin ve Hatem`e Bediüzzaman Hazretlerinin yanından birisi gelmiş, akşam sohbet yapacak, oraya gidelim` dedi. Teklifini hemen kabul ettik. Mehmet Şergil`in terzi dükkânına geldik. Burası, iki kilimden biraz daha genişçeydi. İlk gece veya ikinci gece orada bulunanlardan aklımda kalan isimlerden bazıları, Mehmet Şevket Eygi, Kırkıncı Hoca, Esat Keşafoğlu ve Osman Demirci`dir. Şevket Eygi, yedek subaylık yapıyordu. Esad Keşafoğlu ise o sırada üsteğmendi. Bediüzzaman Hazretleri, Muzaffer Arslan`a `şark`ı bir dolaş gel` demiş, o da Sivas, Erzincan ve Erzurum`u dolaşmaya gelmişti.”

    YanıtlaSil
  21. Yeni Asyacılar Grubu’nun kurucusu olarak bilinen Gülen ile birlikte kendisini ‘Nurcu’ olarak tanıtan Mehmet Kırkıncı, Said-i Nursi hareketinden görünen, ama Türk-İslam sentezini benimseyen, yıllarca Nurculuk adına, meşhur mason ve münafık din istismarcısı, aynı zamanda katı şeriat düşmanı ve sonunda Ergenekon’un gönüllü avukatı Süleyman Demirel’i ve Adalet Partisi’ni çok aktif olarak destekleyen ve koyu Erbakan karşıtı olarak bilinen bir cemaat Hocasıdır.

    Diğer kişi ise Yahudi asıllı Üsteğmen Esad Keşafoğlu’dur, Bu kişi, Türkeş’le birlikte Amerika’ya gönderilen ve CIA tarafından kontrgerilla eğitimi verilen grubun içerisinde olan bir subaydır.

    ABD’nin çok özel olarak eğittiği ve Türkiye’de anti-komünizm stratejisini uygulamak için görevlendirdiği bir subayın Gülen ile yakın dostluğunun olması ve birlikte dini toplantılara katılması da enteresandır.

    Gülen hangi askerler tarafından korunmaktaydı?

    İlginç olan en önemli nokta, Gülen’in bütün yaşamı boyunca yürüttüğü bütün faaliyetlerde mutlaka bazı subaylarla yakın bir ilişki kurmasıydı.

    Hangi il veya ilçeye giderse gitsin, mutlaka iletişim halinde olduğu bir kısım askeri elamanlar vardı. Özellikle de askerler tarafından korunması da dikkatlerden kaçmamaktaydı. Ayrıca savcı, hâkim, emniyet müdürü, komiser vs. çok yakın ahbaplıkları vardı.

    “Zaten Emniyet Amiri Resul Bey’le ileri derecede dostluğum vardı. Bazı hâkim ve savcılarla içli dışlıydım” sözleri kendi itirafıydı.

    YanıtlaSil
  22. Asker kökenli Vali Sabri Sarp ile iletişimleri gayet iyi idi. Askerlik şubesi başkanı Karadenizli Albay ile yakın bir ilişki içindeydi.

    Gülen’in askerlik yaşamı da son derece şüphe çekici ve enteresandı

    Askerdeyken kontrgerilla faaliyetlerine uyumlu bir çalışma yürütüyordu. Daha askeri birliğine katıldığı andan itibaren askerlerin himayesine giriyordu.

    “Teslim olduğumda zannediyorum 10 Kasım’dı. Mehmet Mutlu o zamanlar üsteğmendi. Zaten yarbaylıktan emekli oldu. Bizim bölük komutanı Yılmaz Bey, onun Harbiye’den arkadaşıymış ve gelip beni bölük komutanına lanse etti. Ayrıca Kurmay Başkanı Reşad Taylan’a ben de Edirne’deki bir yakınından selam getirmiştim. Hatta benimle ona badem ezmesi göndermişlerdi. Cenabı Hakk’ın inayetiyle böyle korunmaya alındım.”

    Nizamiyeden içeri girer girmez, subayların korunmasına alınan Gülen’e bu ilgi, Allah’tan gelen bir yardımıydı, yoksa onun yürüttüğü ve yürüteceği dönemin kontrgerilla faaliyetlerinin ve sabataist-masonik mahfillerin içinde yer alması mıydı?

    Bunlar torpil mi, Keramet mi sayılmalıydı?

    Birinci torpilli, ilkokula gitmediği için, Erzurum’da dışarıdan diploma almasıydı.

    İkinci torpilli görev İmamlık sınavını kazanması ve Edirne’ye İmam olarak atanmasıydı.

    Gülen’in açıklamasına göre ‘uzun yıllar Türk Hava Kurumu Başkanlığını yapmış olan eski Milletvekili Mustafa Zeren” devreye girmiş ve Edirne Müftülüğünü aramış ve ardından “Yeğenimin gözlerinden öperim, imtihanı kazandı” müjdesini aktarmıştı.

    Üçüncü torpilli görevi ise askerde istihbaratçı olmasıydı?

    “Dört ay sonra, Özmutlu’nun aracılığı ile beni de yüksek sürate ayırmışlar. Özmutlu, beni rahat ettirmek için böyle düşünmüş, telsizci olursam, eğitime, içtimaya çıkmam ve rahat ederim diye komutana söylemiş…

    Böylece “yüksek sürate” yazıldık. Hâlbuki benim kafamda Genelkurmay’da kalma planı vardı. Orada bir görev istiyordum; fakat olmadı” diyen Fetullah Gülen acaba bir er olarak Genel Kurmay da ne yapacaktı?

    YanıtlaSil
  23. Hayret, İslamcı görünen Gülen, ordunun laik subayları ve sabataycıları tarafından özel torpilli telsizci olarak istihbarat görevine alınmıştı Böylelikle ordu içindeki bütün konuşmaları dinleme olanağına sahip kılınmıştı. Bu görevin sıradan birine verilmeyeceği açıktı. Bir de Genelkurmay’da görev alma isteğinin olması da bir başka ilgi çekici noktaydı. Gülen, Mamak’ta acemi birliğindeyken, Tümen komutanlığında ilk namaz kıldıran imam olarak da tanınmıştı. Hatta kendisinin deyimiyle mescit dahi açmıştı.

    “Bir de askerde iken mescit yaptık. Hayatında hiç namaz kılmamış insanlar dahi orada namaza başladılar. 200 kişilik mevcut varsa, yaklaşık 30 kişi devamlı namaz kılar hale gelmişti. Sinema salonunda Cuma namazı kıldırdım, Hutbe de okudum”

    *****Din konusunda çok hassas olduğu söylenen Ordu’nun en önemli birliğinde namaz kıldırması, hutbe okutması, vaazlar yapması, Gülen’in etkinliği ve kerametiyle hiçbir ilgisinin olmadığı esas olarak ona biçilen görevle ilişkisi olduğu açıkça sırıtmaktaydı.*****

    Askeri İstihbaratçı Gülen, Camilerde vaazlara başlamıştı

    Gülen, telsiz istihbaratçısı olarak İskenderun’a gitmişti. Her ne kadar, kura çekimi sırasında iki kez üst üste Erzurum çıktığını söylese de pek inandırıcı değildi. Bir askere dört kez kura çekimi yaptırılması nedendi?

    Üçüncüsünde Diyarbakır’ın çıktığını ama bu kez de subayların gönlünün razı olmadığını söylemekteydi. İskenderun’a gelişi ile çok yönlü faaliyetleri eşzamanlı yürütmekteydi.

    “Komutanlarla aram iyiydi. Bir de Arif Başçavuş vardı ki, onun himayesini çok gördüm. Beni haber merkezine almıştı. Müstakil kalabileceğim bir şekilde arabayı ayarlamıştı.”

    Karanlık odaklarla ve Laik komutanlarla olan ilişkisi ona özel muamele yapılmasını, özel yerde kalmasını sağlayacak özellikteydi. İlginç olan bir başka önemli nokta da, her hafta İskenderun Merkez Camiinde vaazlar vermesiydi?

    Geldiği ikinci hafta vaazlarına besmele çekmişti. Peki bir askerin, hele o dönemde, çıkıp camilerde vaaz verebilmesi gücü nereden gelmekteydi? Kimler bunu organize etmekteydi? Kendi söyleminde, verdiği vaazları dinlemeye birçok subay da iştirak etmekteydi. Gülen nasıl bir görev üslenmiş ki, asker olarak, camilerde vaazlık yapabilmekteydi?

    YanıtlaSil
  24. Askerdeyken özel görevle Erzurum’a niçin yollanmıştı?

    Gülen, ABD’nin bölgede uyguladığı anti-komünizm ve ılımlı İslam stratejisini uygulamak için görevlendirilmiş biri olarak hemen her alanda faaliyetlerini yürütmekteydi. Özellikle halkın dini duygularını kullanmaya özel bir önem verilmişti. Kendisine 3 aylık hasta raporu ayarlanıp Erzurum’a gönderilmişti. Öncelikli görevi anti-komünist mücadeleyi örgütlemek olarak belirlenmişti. Asker olarak geldiği Erzurum’da ikinci Komünizmle Mücadele Derneğini kurup faaliyete geçirmişti.

    “…Ve yine bu devreye ait bir teşebbüs de Erzurum’da Komünizmle Mücadele Derneği’ni açma teşebbüsümüz oldu. O güne kadar sadece İzmir’de vardı. İkincisi de Erzurum’da bizim gayretlerimizle açılacaktı… Bir arkadaşı İzmir’e gönderip tüzük getirttik. Derneği kuracaktık.

    Ben bir vaazdan sonra anons ettim ve gençlerle Caferiye Cami önünde toplandık. Gayemiz komünizme karşı örgütlenmekti. Dernek ve camii işlerinden anlayan bir akrabam vardı. O gelip bize yardım etti, bize yol gösterdi…” ifadeleri kendisine aittir

    Bu görevini yerine getirdikten sonra Erzurum ve çevre illerinde propaganda faaliyetlerine devam etmişti.

    Dönemsel olarak provokasyonların devlet kurumları tarafından çok yaygın olarak kullanıldığı, halkın manevi ve dini duygularıyla oynanarak, anti-komünist mücadele stratejisine bir meşruluk kazandırıldığı bir süreçte, Gülen, bir er olmasına rağmen, zamanının önemli bir kesimini bu çalışmalara ayırıvermişti.

    “Yine ikindi vaktiydi. Cemaate ‘yazıklar olsun size Sizin dininizle, peygamberinizle alay edecekler, siz de kuzu kuzu oturup burada beni dinleyeceksiniz Onlar ecdadımızın aziz ruhlarıyla eğlenecekler, siz de Müslüman geçineceksiniz’ gibi sözler söyledim. Cemaat birden ayağa kalktı, Ben ‘yok, yok, bizim sokağa dökülmekle işimiz yok, Bu meseleyi başka yoldan haletmek lazım’ falan dediysem de dinletemedim.

    Yolda iltihaklar da olmuş. Büyük bir kalabalık sinemayı basmış. Hadise tamamen bütün Erzurumlarca benimsenmişti” diyen Fetullah Gülen “Derin Devlet Ajanlığını” da itiraf etmekteydi.

    YanıtlaSil
  25. Bu provokasyon bir ön hazırlık aşaması gibiydi. Provokatör ise asker olarak görevlendirilmiş Gülen’in kendisiydi. Maraş katliamı sırasında, aynı oyun oynanmış, bir sinema ateşe verilmişti. Gülen bunun tatbikatını Erzurum’da birkaç yıl önce denemiş ve başarılı olduğu test edilmişti.

    Derken, Üç aylık izin süresi dolmuş ve hastalık gerekçesiyle bir aylık izin daha verilmişti. Böylece 4 aylık sürede Erzurum ve çevresinde çok boyutlu örgütlenmelere girişmişti.

    Bir başka gün yine camide ‘Deccal’ı anlatmaya karar vermişti. Vaaz sırasında:

    “Deccal hakkında ne biliyorsam anlattım. Cami miting meydanına dönmüştü. Cemaat bazen heyecandan ayağa kalkıp oturuyor. Meğer istihbarat erkenden gelip kürsünün etrafını almış ve belki de konuşmaları kaydetmişler. Meğer benim gelip teslim olmam hadiseyi yatıştırmış. Yoksa gaye ikinci Menemen hadisesi çıkartmakmış. Askerlerden bir ikisi ‘vurun şu herifi’ deyince halk bağırıp çağırmaya başlamış, Hava iyice gerginleşmiş. Bunlar olurken ben caminin içindeydim. Çıkıp da teslim olunca yapacakları bir şey kalmadı.”

    Bu olay toplumsal provokasyonun bir başka deneme alanını oluştururken, camiye gelen askerlerin, yine bir başka özel görevli bir askeri tutuklaması serüvenidir

    YanıtlaSil
  26. “Gülen, tutuklandığı anda, hemen tümen komutanına bildirildi. Gülen’e göre Tümen komutanı ‘milliyetçi birisiydi. Ona gidenler:

    “Efendim, bu arkadaş onların dediği gibi değildir, Biz vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı ve tarihimizi sevmeyi ondan öğrendik. Ayrıca, derhal Ankara’ya Genelkurmaya gitmişler ve oradaki bazı paşalarla görüşmüşler.”

    Bu sözler Gülen’in kontrgerilla ve istihbarat tarafından ne kadar kıymetli olduğunun belgesiydi. Ya Rab bir asker için ne generaller devreye girmekteydi

    Genelkurmayın devreye girmesiyle hemen serbest bırakılacak ve İskenderun’da birliğine dönecekti.

    İskenderun’a gelir gelmez, yine merkez camiinde vaazlar verecekti. Halkın dini duygularını kullanarak tahrik edecek ve bir bakıma yeni bir provokasyon denemelerine girişecekti.

    “Bu nasıl Müslümanlık, bu otellerin çerçevelerini indirmek lazım gibi şeyler söyledim. Sert konuştum. Askeri elbisenin üzerine cübbe giyilmezken ben böyle bir kıyafetle vaaz veriyordum. Bir başka konuşmamda da ‘devletin nizamı var, polisi var. Polis yapmazsa bu vazifeyi kim yapacak’ diye yine otellerdeki ahlaksızlıkla ilgili bir şeyler söylemiştim.”

    Er olarak hava değişimine gittiği Erzurum’dan gelir gelmez, hem de asker elbisesi ile vaaz vermek ve halkı galeyana getirmek, Gülen’in cesaretinden ve kerametinden kaynaklanmadığı kesindir. Böyle rahatça hareket etmesini sağlayan nokta, derin devletin kontrgerilla güçleriyle olan gizli ve kirli ilişkileridir.

    Asker olarak camilerde vaazlarını süreklileştiren Gülen ikinci bir kez tutuklanır. Ancak Genelkurmayın müdahalesiyle hemen serbest bırakılır.

    YanıtlaSil
  27. “Lehimdeki umumi baskılar mahkeme heyeti üzerinde toplanınca hâkimlerin tavırları değişti. Tümen komutanı ağırlığını koymuştu. Ankara’dan -Genelkurmay – ‘mademki milliyetçi bir çocuk, bir meseleden dolayı onu niye bu kadar eziyorsunuz’ mealinde telefon ve telgraf gelmiş. Hiç beklemediğim bir anda, bana küfür yağdıran o binbaşı, elinde çanta, hapishaneye girdi. Daktilosunu da yanında getirmişti. Beni de müdürün odasına aldılar. Daha önce zorla aldıkları ifadeleri bir bir değiştirip, yerine mahzursuz ifadeler yazdılar. Sonunda da, ‘bundan böyle hapishaneye atılmasını gerektiren bir şey yok. Çıkarın.”

    Genelkurmay’ın, ordu ve tümen komutanların devreye girmesi, Gülen’in üstlendiği KONTRGERILLA göreviyle ilişkilidir. Bu nedenle askeri açıdan suç görülen bütün yasalar, Gülen için geçersizdir. Bir asker olarak camilerde ve hatta bazen askeri elbisesinin üzerine cübbe giyerek vaazlar vermesi, sanırım ordu tarihinde tek örnek Gülen’dir. O dönemdeki Genel Kurmay’ın ve komutanların din gayreti midir, yoksa ABD’nin ve masonik merkezlerin marifeti midir?

    YanıtlaSil
  28. BURAYA ÇOK ÇOK DİKKAT :

    ***Gülen, Said-i Nursi’nin mezarını ortadan kaldıran General Tural’ın korumasındaydı Gülen’i koruyan önemli kişilerden biri de dönemin 2. Ordu Komutanı Cemal Tural’dır. Belki de dikkat edilmesi gereken en önemli ilişkilerden biride bu irtibattı.

    Gülen şunları aktarmıştı:

    “Cemal Tural o sıralarda 2. Ordu Komutanıydı. Ve hakikaten milliyetçi görünüyordu. Barzani hareketini adım adım takip ediyordu. O günlerde, Güneydoğu’daki bazı evlerde, Molla Mustafa Barzani’nin resimleri asılıydı. Barzani her an halkı ayaklandırabilir şeklinde şayia vardı. Cemal Tural’a karşı duyduğumuz alaka biraz da Barzani’yi yakın takibe almasından dolayıydı. Şimdi durum ve tutumumuza bakınca bir kere daha şu tuhaflıkların karşısında hayrete düşüyorum. Dünkü şakiler bugün eller üstünde.”

    Fetullah Gülen’in o gün şaki (eşkiya) dediği Barzanileri bugün el üstünde tutan ve Kuzey Irak Kürdistan’ı resmileştirmeye çalışan AKP’yi hararetle desteklemesi ve Güneydoğumuzu da Kürdistan’a katacak Kürt Açılımlarını “tarihi barış girişimi” olarak değerlendirmesi de bunların karanlık tiyniyetinin ve kiralık şahsiyetinin diğer bir göstergesiydi.

    Gülen’in övdüğü Cemal Tural’ın yaptığı çok önemli bir iş daha vardı: Bediüzzaman Said-i Nursi’nin mezarını yerinden kaldırıp kaybettiren kişiydi. Gülen, bunu çok iyi bildiği halde nedense hiç bahsetmemişti.

    Bu nedenle Gülen’in, Nurcu olduğunu iddia etmesi çok bilinçli bir tahribat içindi. Yoksa, Said-i Nursi’ Hz. lerinin mezarını ortadan kaldıran generale duyduğu saygıyı vurgulaması. Çok açık bir çelişki değil miydi?***

    YanıtlaSil
  29. Said-i Nursi’ye dair anılarında geçen tek bölüm şunlardı:

    “Üstad`dan Erzurum`a bir mektup geldi. `Mektup kime hitaben yazılmıştı? Üstad bu mektubu kime dikte ettirmişti?` hatırlamıyorum. Fakat selam gönderdiği isimler vardı. Sonunda da Fethullah ile Hatem`e de selam deniyordu. Ben adımın zikredildiğini duyunca ayaklarım yerden kesildi zannettim; o kadar sevinmiştim. Hayatımda o derece sevindiğim çok az vakidir. Şimdi o mektup nerdedir, kimdedir, onu da bilmiyorum. Ancak bu bana yetmişti. Sohbetlere gitmeyi bir daha terk etmedim.”

    Hayret Fetullah Gülen, askerliğinin önemli bir kesimini kışlanın dışında yapmıştı.

    24 aylık askerliğin yaklaşık olarak 10 ayını farklı şehirlerde camilerde verdiği vaazlarla geçirmiş veya ABD hesabına komünizmle mücadeleyi örgütlemekle meşgul edilmişti. Bunun için de askerliği 34 gün erken bitirtilmişti.

    “İkinci bölük komutanı Mahmud Mardin-Mardinli Yahudi MUNGAN ailesinin ve Sabatayist Mardinlerin akrabası-adında bir yüzbaşıydı.

    Çok sert bir insandı. Meğer o da her zaman gelip beni dinliyormuş. Benim haberim yoktu. Ben disiplinden çıkınca hemen yanıma geldi. ‘Ben seni çok dinledim. Şimdi ben seni evine göndereceğim. Artık askerlik bitti. Ben tezkereni arkandan gönderirim’ dedi… Beni böylece 34 gün evvelinden saldılar, tezkeremi de arkamdan gönderdiler.”

    İşte böyle Gülen’in yaşamının her anı torpillerle renk kazanmıştı. Ama konuşmalarında öyle sözler söyler ki, dinleyenler acır, üzülür, efkârlanırdı. Yaşamını öyle çileli anlatırdı ki, insan hayranlık duyardı. Ama yaşamını az çok incelediğimizde bunun böyle olmadığı, bütün yaşamı boyunca derin güçlerin önemli ekipleri tarafından korunup kollandığı anlaşılmaktaydı.

    YanıtlaSil
  30. Fetullah Gülen Kontrgerilla eğitim kampları kurmaktaydı

    Gülen, hemen her dönem kirli devletin gizli gücünü arkasına almıştı. Bütün faaliyetlerinde gizli ilişkilerin özel bir rolü vardı. Örneğin, eğitim kampları olarak anlattığı süreçin, bir bakıma derin devlet destekli kontrgerilla çalışmalarının bir parçası olduğu çok açıktı.

    Özellikle 1965-1980 yılları arasında, kontrgerilla güçlerinin, toplum içerisinde anti-komünist propagandayı süreklileştirmek ve Müslüman gençliği kapitalizme köleleştirmek için, askeri ve politik eğitim kampları kurdurduğunu biliyoruz. Gülen bu sürecin çok önemli bir halkasını oluşturmaktaydı. Gülen tarafından, Edremit, Buca, Avcılar, Kızılkeçeli bölgelerinde kurulan ve devlet tarafından da korunan eğitim kamplarında yüzlerce genç eğitime tabi tutulmuşlardı.

    Kampların amacını şu cümlelerle açıklanmıştı:

    “Bir inayet ve bir koruma altında olduğumuz apaçıktı. Umumi teveccüh ekseriyetteydi. Urfa’dan, Diyarbakır’dan bile talebe geliyordu. Komünizmin gemi azıya aldığı bir dönemde ona karşı, hem de böyle nizami bir mücadele, geleceğin milliyetçi ve maneviyatçı tarihçilerini derin derin düşündürecektir.”

    Çok açık olarak belirtildiği gibi, bu kamplar, ABD’nin özellikle Ortadoğu ve Asya bölgesinde uygulamaya koyduğu ‘yeşil kuşak’ stratejisinin somutlaşmış biçimi olan ‘komünizmle mücadele’ politikasının Türkiye’de güncelleştirilmesinin bir parçasıydı. Siyonizme uşak, Kapitalizmle uyumlu ılımlı İslam safsatasının temelleri atılmaktaydı.

    O sırada MHP’ye bağlı olarak kurulan ama esasen MİT ve CIA tarafından organize edilen ‘Komando Kampları’ gibi Gülen öncülüğünde oluşturulan ‘İslamcı Kampların’ da birer kontrgerilla faaliyeti olduğu sonradan anlaşılacaktı.

    12 Mart 1971 Askeri darbesi sırasında kısa bir süre tutuklanmasına rağmen, kampların faaliyetini kesintisiz olarak sürdürmesi hayret uyandırıcıydı.

    “Benim tutuklu olduğum dönemde de, kamp hizmeti devam etmişti. Bu hizmet çok masumdu ve hedefi de gençleri komünizm ve anarşizmden koparmaktı…

    Ben katıldığımda Avcılarda kalıyordum. İlk sene kapasitemiz azdı. Avcılar’da 50-60 kişi vardı. Diğer iki kampta ise 70-80 kişi bulunuyordu. İkinci ve üçüncü senelerde Avcılar’ın kapasitesi daha da arttırıldı ve ortalama bu kampa 80-100 arasında insan katılabiliyordu.”

    YanıtlaSil
  31. Peki, bu gücü nereden alabildi? Tutuklu olmasına rağmen, kamp eğitimlerini nasıl örgütledi? Kendi deyimiyle, “çevresinde çok az kişi kalmasına rağmen”, bunu başarması elbette derin devlet destekli “ilahi bir inayetti”.

    MİT ve CIA desteğinde, komünizme karşı mücadeleyi öncelikli görevleri arasında gören Gülen, Türkiye’nin hemen her yerinde örgütlenmişti. Zaman zaman tutuklansa da, Ankara’daki üst düzey dostları vasıtasıyla her defasında paçayı sıyırıvermişti. Gülen’in kısa sürelerle tutuklanıp cezaevine konulması, onu meşrulaştırma ve etki gücünü arttırmanın bir aracı olarak kullanılmasını sağladığı da çok belirgindi.

    Amerikan İslamcısı ‘Altın Nesil’ Konferansları

    Gülen’in adına ‘Altın Nesiller’ dediği Amerikan İslamcı, yeni bir genç kuşağı yetiştirme politikasına başlarken, bunun ilk adımını Malatya ve Diyarbakır’da atması tesadüf değildir.

    Bu iki ilde ‘Altın Nesil’ konferanslarını verir. Esas amacı çoğu Kürt kökenli gençleri anti-komünist mücadele ekseninde Türk-İslamcı kılıfı ve Amerikan kafalı olarak örgütlemektir.

    “1976 yılında seri konferanslara çıkmıştım… İşin olumlu yanı Malatyalı gençlere ait olmak üzere çok coşkulu olmuştu. Evet, ben en diri dinleyici kitlesini Malatya’da bulmuştum… Erzurum da çok iyiyiydi… Diyarbakır’da da Altın Nesil Konferansı’nı verdim. Güneydoğuda bugün patlak veren hadiselerden, ben o günde endişe içindeydim…” demektedir.

    O süreçte, Barzani’nin bir lider gibi kabul edilmesini içine sindiremediğini söyleyen Fetullah Gülen’in, bugünlerde Açılım projelerine ve Barzani yönetimine destek vermesi münafıklığın çok açık bir örneğidir.

    Uluslar arası istihbarat ve ekonomik güçlerin kullanım merkezleri olarak bilinen Gülen okullarında yetiştirilen ‘Altın Nesil’ gençler içerisinde küresel emperyalizme karşı Siyonist İsrail’in zulümlerine duyarlı Kur’an merkezli, İslam birliği amaçları taşıyan bir kişiye rastlamak mümkün değildir.

    YanıtlaSil
  32. Kendisini önce Hz. Hamza, sonra Mehdi, ardından MESİH olarak gösteriyordu

    Gülen’in bir başka özelliği de kendisini olağanüstü güçleri olan birisi olarak tanıtmasıdır.

    “Ben merdivenden çıkarken, bacımız trans halinde imiş. Cinler ona ‘hoca geliyor, fakat biz onun hakkından da geliriz’ diyorlarmış. Kapıyı çaldım. Arkadaşım beni karşısında görünce şaşırdı. Tabii ki, onun böyle şaşırmasının sebebini ben daha sonra anlayacaktım… ‘Bu dua mecmuasını bacımız üzerinde taşısın, mutlaka faydası olur, cinler yanına sokulamazlar’ dedim… Sonra trans halindeki bacımız, ‘nasıl, Hz. Hamza geldi diye kaçıyorsunuz değil mi?’ diye bağırmaya başlamış.” Burada kendisinin Hz. Hamza olduğunu ima ediyordu.

    Gülen’in insanların psikolojik sorunlarını istismara yönelip güya çözmesi bir yana, anlattığı uyduruk hikâyelerden anlaşılacağı gibi müthiş bir egoizm ve kendini beğenmişlik duygusu taşıyordu.

    Vaaz sırasında hıçkırarak ağlaması, kendisini sıradan zavallı göstermesinin arka planında, ona büyük bir farklılık fantezisi yaşatıyordu.

    Dikkat edilirse yaşamına ait anlattığı bütün anılarında, kendisini sürekli Hz. Ömer, Hz. Hamza, Hz. Ali gibi İslam büyükleriyle kıyaslıyor, hızını alamayarak Mehdilik ve Mesihliğe soyunuyordu.

    YanıtlaSil
  33. Zengin insanlara ve Tüccarlara özel bir zaafı vardı

    Fetullah Gülen, gittiği bölgelerde devlet yöneticileriyle irtibatlar kurarken, aynı zamanda tüccarlarıyla, zengin eşrafıyla da yakın ilişkiler geliştirmesi dikkat çekmektedir. Yaptığı örgütlemede onları özel olarak değerlendirir. Özellikle anti-komünist mücadele stratejisine bağlı olarak kurdukları kampların bütün masraflarını bölgenin zenginlerine ödettirir. Bu bakımdan İzmir’de, Kestane pazarını kendisine mesken seçmesi de bilinçli bir tercihidir. Burası aynı zamanda ekonomik bir merkezdir. Yahudi kökenli tüccarların ve işadamların yoğun olduğu Kestanepazarı, Gülen’in ilişkilerinde önemli bir dönemeçtir. Örneğin Kamp kurmak için Ankara’da topladığı 3 bin liralık bonoyu, Yahudi esnaflar vasıtasıyla Kestanepazarında paraya çevirir. Bugün, Gülen cemaatine ait olan uluslar arası şirketlerin çok önemli bir kesimi özellikle Yahudi kökenli dünya kapitalist şirketlerle çok yakın ilişkileri bilinmektedir.

    Önceleri Asker dostu geçinirdi, şimdi TSK karşıtıydı..

    Şeriat düzenini savunduğunu iddia eden Gülen’i en çok destekleyip koruyan da o dönemin laik geçinen generalleri olması ilginçti. Ama aynı Gülen şimdi Ergenekon bahanesiyle Subayların ezilmesine nedense sevinmekteydi

    Örneğin, 12 Mart 1971 askeri darbesini desteklemek için vermiş olduğu bir vaazda, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için dini merasim yapılmasını dahi eleştirmişti:

    ”Deniz Gezmiş’ler, ömürleri boyunca dine, Allah’a, mukaddesata küfrediyor, sonra da devlete baş kaldırınca öldürülüyor. Ama ardından da dini merasimle gömülüyor. Bu ne perhiz, ne lahana turşusu?” demişti.

    Haziran 1980’de yani askeri darbeden yaklaşık olarak 3 ay önce, İzmir’de camide verdiği vaaz da, darbe çağrısı yaparak şunları dile getirmişti:

    “İstihbarat duysun, emniyet duysun, askeriye duysun, başbakan duysun, riyaset-i cumhuriyet duysun. Polise, askere kurşun sıkan bu hainlere mahkemelerde gereken ceza verilmezse ne devlet kalır, ne millet… Bu nasıl iştir.. Türkiye’de devlet ve hükümet yok mu? Ne oldu askere? Polisler nerede? Marks’ın bayrağı altında mitingler yapıyorlar ve bunlara müdahale eden çıkmıyor Aslında bunlar askeri de karşılarına almışlardır.”

    YanıtlaSil
  34. Aynı Fetullah Gülen’in, şimdi referandumda “Evet” denilmesi için gayretlenmesi ve 12 Eylülcülere veryansın etmesi, onun karakter yapısını göstermekteydi.

    12 Eylül 1980 darbesinden sonra ve sözde arandığı bir sırada yine bir camii vaazında yapmış olduğu ve daha sonra ‘Sızıntı’ dergisinde yayınlanan konuşmasında şunları söylemekteydi:

    “Her milletin tarihinde asker bir tepe varlıktır (…) bir de anadan doğma asker-millet vardır. O, asker doğar, askerlik türkülerinden ninniler dinler ve asker olarak ölür. Âşıktır askerliğe, serhad boylarına, akına ve kavgaya (…) onun süngüsü, yüz defa iniltimizi dindirdi ve ateşimize su serpti. Yakın tarihimizde dahi kaç defa onda mazinin tebessüm eden çehresini ve yıldırımlaşan celadetini gördük… Eğer, atik davranıp da yıllardan beri hazırlanan karanlık emellerin önüne geçmeseydi, bütün bir millet olarak inkisar içinde ağlamadan başka çaremiz kalmayacaktı. Tuğa selam, sancağa selam ve ölçülerimiz içinde onu tutan yüce başa binlerce selam… Düşmanı kıskıvrak yakalama bir zaferdir. İçtimai bünyenin, harici bir kısım eraciften temizlenme, arındırılma ve aslına irca zaferi (…) ümidimizin tükendiği yerde, hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe, istihalerin son kertesine varabilmesi dileğimizi arz ediyoruz.”

    Gülen cemaati ile bazı generaller arasında bir kısım farklılıklar olmasına rağmen ortak bir ittifak kurmalarının altında ne yatmaktadır? Bunlar birbirlerinin çıkarlarını niçin korumuşlardır?

    12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra, bir yanda afişlerle aranan Gülen, öte tarafta İzmir’de camilerde darbeyi desteklemek için vaazlar yapmaktaydı. Dönemin Milli Güvenlik Konseyi sekreteri Haydar Saltık’ın himayesi altında, darbeyi desteklemek için dolaşmaktaydı. İlginç olan Türkiye’nin iç politikasının olağanüstü süreçlerinde, Gülen’in mutlaka, Ankara’da bir general tarafından korunmasıydı… Üstelik bunlar Din Düşmanlığı ve masonik bağlantıları bilinen insanlardır. Gülen’in devletin istihbarat örgütleriyle olan ilişkisi artık kamuoyuna açıklanmalıdır. Gülen’in yaşam hikâyesi tahmin edildiğinden çok daha karanlıktır. Kozmik odaların gizli yerlerinde Gülen’e ait çok büyük bilgiler ve belgeler vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şey rica edebilir miyim: Çokça yorum ekleyecekseniz bunu bir mesaj ile veya mümkün olduğu kadar uzunlukta bir mesaj içerisinde yapabilir misiniz, böyle parçalı eklendiğinde son yorumlar köşesinde baya bi yer işgal ediyor ve başka yapılan son yorumlar geri plana itildiği için onları takip etmek güçleşiyor.

      Sil
  35. Sakarya Seyf bir yazısında apo ve yandaşlarının fetocu bir komutan vasıtası ile yok edileceklerini ardından işidle de savaşacaklarını yazmıştı. Sanırım o noktaya doğru gidiyoruz zira diğer konuya yazdığım yazıda :

    ''''''''Sakarya Seyf'in bahsettiği kişi acaba bu mu :

    http://www.haberler.com/kara-kuvvetleri-komutani-hulusi-akar-dan-abd-ye-6902459-haberi/

    ***

    Ciamaat'in haber kuşunun satırlarını tersten okuyun : Evet oraları karıştırdık,şimdi TSK içindeki birimlerimiz harekete geçecek.

    http://farukarslan.com/genel/cizre-modeline-tsk-dur-diyecek-mi/

    ***

    Safa Asya'da Gülenci birilerinin Ordudan çıkacağını bekliyor. Bunu da bir keresinde ima etmişti(bu şahsı).

    ***

    Belirli yerlerde bu şahıstan Erdoğan'ın adamı olarak bahsediliyor. Yoksa sırtından vuracak adam olmasın ? Sakarya bu konuda birşeyler yazmıştı yanlış hatırlamıyorsam..

    ***

    OdaTV'nin rengini biliyorsunuz. Orada bir haber linkinin altında :

    http://www.odatv.com/n.php?n=-tsk-uzun-suredir-fethullahci-yapilanmaya-karsi-buyuk-mucadele-icinde-2811141200

    şöyle bir yorum vardı :

    Misafir - Büyüklere Masallar
    İkinci Başkan, Hulusi Akar ile beraber Sözde İzmir casusluk davasında sahte delillerle Atatürkçü subayları cemaatin savcıları ve hakimlerine teslim eden, daha sonra da 63 subayı yasalara aykırı biçimde ihracını gerçekleştiren çetenin üyesidir. Cemaatin ordudaki en sağlam admamıdır. Paşa kimseyi kandırmasın!!!
    2014-11-29 17:20:32'''''


    ****

    demişim


    ****

    Sakarya Seyf'in bahsettiği yere geliyoruz gibime geliyor..

    YanıtlaSil
  36. H.Akar,dikkat çeken detaylar :

    Bilgi İşlem Subaylığı

    1987 yılında Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetler Kurmay Kolejinden mezun

    Napoli / İtalya’daki Müttefik Kuvvetler Güney Bölge Komutanlığı Karargâhında İstihbarat Subaylığı

    Tunceli/Hozat’ta İç Güvenlik Tugay Komutanlığı

    Napoli / İtalya’daki Müttefik Kuvvetler Güney Bölge Komutanlığı Karargâhı Plan ve Prensipler Başkanlığı

    İç Güvenlik Harekâtındaki başarılarından dolayı Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası

    Bosna-Hersek’te SFOR harekâtındaki görevinden dolayı ABD Liyakat Madalyası

    YanıtlaSil
  37. Dikkat edilirse hep yazılım mühendisleri hedefte. Niçin? Elektronik sistemlerin çalışmasını sağlayan yazılımların önemi ne? Özellikle savunma sanayiinde, yani silahlarda elektronik aksam kullanımı giderek ağırlık kazanıyor. İthal edilen silahlardaki (uçak,füze, radar, haberleşme cihazlarındaki) sistemler yabancı ülkede üretilen firmalarca hazırlanıyor. Onların yazılımına bağlı kalınıyordu. Hatta dışardan müdahale imkanı veriyor.Öyleki bir uçağı veya füzeyi dışardan kontorl imkanı veriyor. Bunların yerli yazılımlarla değiştirilmesi batılı birilerini endişelendirdi. Çünkü milli yazılımların devreye girmesi dış müdahale ve yönlendirmeleri imkansız kılıyor. Hele ki haberleşme cihazlarında.

    Bu da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bağımsız olarak belli amaçların dışına çıkmaması prensibine aykırılık oluşturuyor. Bağlı olduğumuz askeri ittifakın hedefleri ve gayelerinin dışına sarkmaması isteniyor. NATO’ya girişimizden sonra TSK’nın silah ihtiyacı özellikle ABD’ce karşılandı. Onların uygun gördüğü silahlar verildi. Hatta Kıbrıs Harekatı’nda görüldüğü gibi (1963) Başkan Johnson müdahale hazırlığımız üzerine mektupla NATO silahlarının milli amaçlar doğrultusuna kullanılamayacağını belirterek harekat önlendi.

    Öyle ki 11 yıl sonra Kıbrıs’a harekatı yerli çıkarma gemileri ve silahlarla yapıldı. Bu kez Türkiye’ye silah ambargoları uygulandı. Silah bağımlılığı kısıtlı ekonomik imkanlar sebebiyle sürdü. Ancak 2002’den sonra durum ve strateji değişti. Yerli üretim için çalışmalar ve yatırımlar arttı. Üretilecek ve eldeki elektronik ağırlıklı silahlarda milli strateji ve çıkar doğrultusunda yerli yazılımlara geçilmek istenmesi ABD’yi özellikle askeri gücümüze ipotek koymaya çalışan İsrail’i endişelendirdi. Çünkü İsrail 1985’ten başlayarak silah ihtiyacımızı karşılama bahanesiyle Türkiye’yi güvenliği için kontrol siyaseti gütme ve ABD’yi de bu yönde yönlendirme çabaları içinde. 28 Şubat’ın arkasındaki İsrail aktivitesinin en önemli sebebi bu idi. Ve uçak ile tanklarımız İsrail’ eliyle revizyon geçirilirken casus yazılımların yerleştirildiği anlaşıldı.

    Ak Parti iktidarlarının sağladığı istikrar ve ekonomik iyileşmeler Türkiye’ye milli harp sanayiine devasa atılımlar sağladı. Bu durum içli dışlı olduğumuz İsrail-ABD neocon kanadını yeni tedbirlere itti. Bu da elektronik silahların ve yazılımlarında İsrai-ABD bağımlılığının sürdürülmesi politikasını ön plana çıkardı. Tabi gladiyonun devreye sokulması gecikmedi.

    Özellilkle yazılım değişikliğinin önemi şudur. Mevcut elektronik aksamlı bütün silahlar İsrail ve batılı uçak ve füzelerini dost olarak algılıyor. Ve onların onlara karşı kullanım ve müdahaleyi önlüyor. Bunun değişmemesi lazım. Sürdürülmesi gerek.Ve devreye paralel yapı sokuluyor.

    İşte bütün cinayetlerin altındaki ve tertiplerin gerisindeki sebep budur. 1980’lerin ortasında başlayarak paralel yapı, yerli gladiyonun yönlendirmesiyle tabi olduğu batılı istihbarat örgütlerinin özellikle İsrail’in bütün bu cinayetlerine yardımcı olarak ortak oluyor. Ama atı alan Üsküdar’ı geçti. Paul Henze ve Graham Füller gibi CIA’cıların bütün emekleri heba olmak üzere. Armageddon yani Türk-İsrail gizli savaşı bütün cephelerde sürüyor. Savaş bu, her şey görülebilir. O mübarek zaferin sabahına kadar.

    YanıtlaSil
  38. resimleri büyütün iki kaşı arasından hafifçe sola doğru gden üç latin harfi görün

    http://images.fethullahgulen.com/images/tr-TR/gallery/2014-fethullah-gulen-hocaefendi-fotograflari/12_fethullah-gulen-hocaefendi-fotograflari.jpg

    http://www.adabasini.com/resimler/2/fethullah-gulenden-seyh-nazim-kibrisi-icin-taziye-mesaji-38834.jpg

    http://95.211.168.15/news/milat/imgsdisk/2014/12/25/251220140938444962602_2.jpg

    http://static.businessinsider.com/image/52b20e05eab8eae161533c21/image.jpg

    http://media1.s-nbcnews.com/i/newscms/2014_18/407146/140429-gulen2-0758_03e33d87ef852a863ff76b963201aa35.jpg

    http://genelgundem.com/resimler/haber-resimleri/buyuk/PVGNEHH2542787.jpg

    http://yeniresimler.ihlassondakika.com/haber/570/Mahkeme_kabul_etti,_Gulen_icin_yakalama_karari.jpg

    http://www.konhaber.com/yeni/depo/haber/f35dc0d7235bd8a3e59e40ed999f132c.jpg

    http://www.almelafalturki.com/wp-content/uploads/2014/05/gulen2.jpg

    http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/fethullah-gulene-uyusturucu-ve-silah-iftirasi-ozel-34069_0.jpg

    http://genelgundem.com/resimler/haber-resimleri/buyuk/KIJPYTE1637327.jpg

    http://www.skai.gr/files/1/astelios/kosmosape/gulen12223.jpg

    ve ilk keşfedenlerden bir arkadaşın linkleri :

    http://i.hizliresim.com/8mbdd1.jpg

    http://i.hizliresim.com/lByWbQ.jpg

    http://i.hizliresim.com/zQVB04.jpg

    http://i.hizliresim.com/lByWOg.jpg

    Dİkkatli bakın yüzünde kaşıntılı hastalıktan(çiçek olabillir) izler çok..bu hadiste geçiyordu sanırım..Seyf nerdesin ?

    ****

    ayrıca :

    46.maddeyi okuyun tavsiye ederim :

    https://eksisozluk.com/fethullah-gulen-deccal-mi--4484454?p=5

    YanıtlaSil
  39. Bunu yazmış olmaktan gurur duyuyorum zira benim adım da Davut.

    Bu savaşta Talut'un taraftarları azıcık kalmış ve Calut ve çok sayıda taraftarıyla başbaşa kalmışlardı değil mi ?


    Bilirsiniz Davut'la Calut'un savaşını. Davut elindeki sapan taşıyla Calut'u öldürüyordu değil mi ?


    Bakınız nereye geleceğim : Eğer Talut Erdoğan ise, Calut'ta Fethullah Gülen'dir.

    Ve bu savaşta Erdoğan'a inananlar azınlıktadır ama makam,mevki vb.dolayı belli etmemekteler.

    Talut bir ölürse Calut herşeyi kontrol altına alır,Talut'a inanan az sayıda insan Calut'la yani Gülen'le savaşmak zorunda kalır ki ne zorlu bir mücadeledir bu..

    Evet,

    Davut her yönden kendisinden çok güçlü , madden, ilmen , şöhreten, organize yönüyle, taraftar bakımından kıyas kabul etmeyecek kadar avantajlı durumda olan ve ayrıca insanları ikilemde bırakan Bu Calut'a yani Gülen'e sadece sapanıyla bir taş atıp yenecek.

    Nasıl mı ?

    İşte böyle :

    Ey insanlar ! Bakın ! ALNINDA KÂFİR YAZIYOR !

    ve sonra büyük bozgunu tadacaklar..Cenabı Allah celle celaluhu ne kadar büyük değil mi ? A'dan Z'ye Hazar Yahudilerinden olduğu,Amca oğlusu Araplardan nefret ettiği,Nefretini aralarında çok sayıda Seyyid ve Şerif'in bulunduğu Kürt'lere özel olarak tahsis ettiğini,Gözlerinden birinin şaşı birinin yarım yamalak gördüğünü..ve daha nice şey çorap söküğü gibi gelecek biiznillah..Şimdi Davut'u bekleyelim..Kim tv'de gazete'de dergi'de internet'te ve aynı zamanda Talut'un izniyle ve haberiyle bu haberi güçlüce tüm insanlara yayarsa beklediğimiz Davut O'dur,Calut'u yere serecek olan odur. Ve tam da rivayetlerde anlatılan alnının tam ortasından vurarak : K-F-R !!!

    Bakalım bu aciz Davut kim olacak ? Medya yoluyla kim haykıracak bu hakikati ? Ondan evvel herhalde Erdoğan'ın yanında bir yere sahip olur Allahu alem..

    http://www.dipnot.tv/wp-content/uploads/2013/06/fethullah-gulen.jpg

    http://vagus.tv/wp-content/uploads/2013/11/fethullah_gulenden_haydar_basa_dava_h57842.jpg

    http://95.211.168.15/news/habercem/newpics/news/070120151125171240655_2.jpg

    http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/haberydtnms.jpg

    http://www.alakhbar.info/alaimg/fethullah-gulen-hocaefendi.jpg

    http://www.fkm.com.tr/haberresim/buyuk/232678_hocaefendi(1).jpg

    http://www.farukarslan.com/wp-content/uploads/2012/09/fethullah-gulen-hocaefendiden-musibetlere-karsi-dua-1.jpg

    http://www.xn--ceylanpnarhaber-elc.com/files/news/thumb/5e503bbc6a.jpg

    YanıtlaSil
  40. Bunu yazmış olmaktan gurur duyuyorum zira benim adım da Davut.

    Bu savaşta Talut'un taraftarları azıcık kalmış ve Calut ve çok sayıda taraftarıyla başbaşa kalmışlardı değil mi ?


    Bilirsiniz Davut'la Calut'un savaşını. Davut elindeki sapan taşıyla Calut'u öldürüyordu değil mi ?


    Bakınız nereye geleceğim : Eğer Talut Erdoğan ise, Calut'ta Fethullah Gülen'dir.

    Ve bu savaşta Erdoğan'a inananlar azınlıktadır ama makam,mevki vb.dolayı belli etmemekteler.

    Talut bir ölürse Calut herşeyi kontrol altına alır,Talut'a inanan az sayıda insan Calut'la yani Gülen'le savaşmak zorunda kalır ki ne zorlu bir mücadeledir bu..

    Evet,

    Davut her yönden kendisinden çok güçlü , madden, ilmen , şöhreten, organize yönüyle, taraftar bakımından kıyas kabul etmeyecek kadar avantajlı durumda olan ve ayrıca insanları ikilemde bırakan Bu Calut'a yani Gülen'e sadece sapanıyla bir taş atıp yenecek.

    Nasıl mı ?

    İşte böyle :

    Ey insanlar ! Bakın ! ALNINDA KÂFİR YAZIYOR !

    ve sonra büyük bozgunu tadacaklar..Cenabı Allah celle celaluhu ne kadar büyük değil mi ? A'dan Z'ye Hazar Yahudilerinden olduğu,Amca oğlusu Araplardan nefret ettiği,Nefretini aralarında çok sayıda Seyyid ve Şerif'in bulunduğu Kürt'lere özel olarak tahsis ettiğini,Gözlerinden birinin şaşı birinin yarım yamalak gördüğünü..ve daha nice şey çorap söküğü gibi gelecek biiznillah..Şimdi Davut'u bekleyelim..Kim tv'de gazete'de dergi'de internet'te ve aynı zamanda Talut'un izniyle ve haberiyle bu haberi güçlüce tüm insanlara yayarsa beklediğimiz Davut O'dur,Calut'u yere serecek olan odur. Ve tam da rivayetlerde anlatılan alnının tam ortasından vurarak : K-F-R !!!

    Bakalım bu aciz Davut kim olacak ? Medya yoluyla kim haykıracak bu hakikati ? Ondan evvel herhalde Erdoğan'ın yanında bir yere sahip olur Allahu alem..

    http://www.dipnot.tv/wp-content/uploads/2013/06/fethullah-gulen.jpg

    http://vagus.tv/wp-content/uploads/2013/11/fethullah_gulenden_haydar_basa_dava_h57842.jpg

    http://95.211.168.15/news/habercem/newpics/news/070120151125171240655_2.jpg

    http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/haberydtnms.jpg

    http://www.alakhbar.info/alaimg/fethullah-gulen-hocaefendi.jpg

    http://www.fkm.com.tr/haberresim/buyuk/232678_hocaefendi(1).jpg

    http://www.farukarslan.com/wp-content/uploads/2012/09/fethullah-gulen-hocaefendiden-musibetlere-karsi-dua-1.jpg

    http://www.xn--ceylanpnarhaber-elc.com/files/news/thumb/5e503bbc6a.jpg

    YanıtlaSil
  41. Davut kardeşim. Paylaşım için Allah razı olsun. Gülen hakkında çok detaylı bir çalışma. Mutlaka paylasilmalidir.

    YanıtlaSil
  42. Kurgucu Davut epey emekli bir calisma olmus ama FG nin deccal olmasi zorlama ve yanlis bir tespit..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zorlama tespit diyorsan Sevgili Kardeşim bir zorlama tespit daha :

      Cenabı Allah Davut'a hangi madeni sunmuştu ?

      Ayrıca Davut'la beraber tespih eden dağları zikreden kuşları vermişti değil mi ? Yani belagati,fesahati on numaraydı değil mi ?

      Ve ayrıca Davut Calut'u yenip Kahraman olmamış mıydı ?

      Zorlamanın da ötesi diyelim hadi :

      Bakır madeni hangi ilimizle bağlantılı ? Maden olarak,işleme sanatı olarak ?

      Hangi ilimizden güçlü edebiyatçılar,şairler çıkıyor ?

      Hangi ilimizin Kahramanlık madalyası var ismine yansıyan ?

      Davut KahramanMaraşlı değilse ben öküzün tekiyim hemde angusum angus !!!


      Not : Ben Maraşlı değilim,paranoyakta değilim.

      Daha yazacaklarım var hevesimi kursağımda bırakmazsanız..

      Sil
    2. Google a girin

      Türkiye Bakır KahramanMaraş yazın. En büyük rezerv nerdeymiş altlara doğru yazıyor.

      Necip Fazıl Üstad nereli ?

      Abdurrahim Karakoç nereli ?

      Daha bir sürü var hemde o kadar fazla ki o yörenin şairleri edebiyatçıları saymakla bitmiyor.

      Türkiye'nin en büyük bakır maden yatağı 1 MİLYAR TONLUK REZERV Elbistan-Afşin bölgesinde.

      Daha isteyen varsa bildiklerimi yazarım kardeşim.

      Hepiniz benim kardeşimsiniz

      Bilgiyi fisebilillah paylaşmak lazım

      Ketum olmaya gerek yok.


      Sil
    3. Davut k.maraşlı değil sadece bağlantısı var idi ve yaklaşık 3 yıl orada kaldı.

      Sil
    4. Kardeş ben Sizin gibi ketumluk yapmayacağın şunu da yazacağım :

      Yardımcıları Ashabı Kehf.

      Ashabı Kehf nerede,gerçek olanı ama ?

      Afşin'de.

      Sil
    5. Devamını yazsan olmaz mı kardeşim ? Ketumluk iyi değil heleki din kardeşine..yine de Sen bilirsin..

      Sil
    6. Kim Bilir haklısın. Doğrucu Davut, maşalarla onu kullanan elleri karıştırıyor. Sonra hadiselere Kur'an ile değil dünyevi noktadan bakıyor. Bediüzzaman basit bir şey söylemişti: “Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası. İhyâ-i dinle olur, şu milletin ihyâsı” Dini hayatın ihyası nisbetinde İslam dünyasında dünyevi terakki olur. Batının mürşidi felsefedir. Şarkın ise vahiydir.

      Deccalin kim olduğunu bilmeyenin daha çok alacağı yol var. Süfyanın derin devleti Pansilvanyalı gibi çok molla taslağını kullandığı gibi din adına çıkan siyasileri de kullandı. Yakın tarihi bilmeyen ahkam kesmemeli.

      Günümüz, Mehdiyet'in 3. aşamasıdır. İslam Deccali bütün etkisini kaybetti. Bu merhalede geçerli olan Hilafet-i İslamiye adına ittihad-ı İslam’ın sağlanmasıdır. Bazı yorumcular, bazı velilerin alem-i misalde istikbale ait gördüklerini ihata edemeyerek kendi anlayış ve bilgilerine ve manevi mertebelerine göre keşfiyatta bulunmalarını esas alıyorlar. Ve bu tam hakikat sanılıyor. Halbuki gördükleri bir hadisenin bir cüz’üdür. Tamamını göremedikleri için habbeyi kubbe yapıp müjde veriyorlar veya kehanetvari keşfiyatta bulunuyorlar. Bu da yanlış anlamalara yol açıyor. Velilerin gördükleri velayet-i kübra makamındaki asfiyanın yorumu ve izahına muhtaçtır. Aksi halde o müjde veya ihbar tam anlaşılamaz. Manevi meseleler dünyevi dürbünlerle görülemez.

      Bu tesbitime Kıbrısi de Abdullah Baba da diğerleri de dahildir. Meselenin sadece bir satırını görüp konuşmuşlar. Ama tamamını ihata edemiyorlar. Geleneksel anlayışta harp-darp var. Ahir zaman hizmeti ise har-darp değil müsbet hareket ve imani irşaddır. Yani manevi hizmettir. Veliler asker değildir. İrşad makamına yakışan sözler sarf etmedikçe bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Velayet dünyevi meseleler konusunda ahkam kesmek değil, marifetullahı ve imabınbillahı vesile kılarak muhabebetullahı bulmaktır.

      Kıbrisi bir röportajında Özal övüyor ve Semra Hanım’ın başının açık olmasını normal buluyordu. “Kenane” vasfına layık o kadına cevaz veriyordu. Bu bir muhite ait irşadın, alemşumul yani evrensel hükmünün olmadığının bir delilidir. Tesettür mutlaktır, bunun istisnası falan olmaz. Kıbrısi’nin fetvasının da değeri olmaz. Bunun gibi her gaybi haberi de tam doğru çıkmaz. Ben şahsen onun neyi kast ettiğini anladım. Maziden gelen bir ihbarın üzerine indi keşfiyatını karıştırılarak anlatılmasıdır ki, o da lokal bir sıkıntıdır.

      İslam Dünyası’ndaki karmaşanını sebebi Ye’cüc ve Me’cüc fitne ve fesadının tasallutudur ki, o da dini hakikatlere temessük etmemeninix sonucudur. Ye’cüc ve Me’cüc yüzzde 66 oranıyla İslam ülkelerinde görülecek ve ilk yer de Türkiye’dir. Ki bunun da huruç tarihi ayete göre 1962’den beri görülüyor. Dünyadaki terör ve anarşi yargılamalarının yüzde 30-35’i Türkiye’de olduğu istatistiklerle bellidir. Yani Türkiye 1962 tarihinden beri Ye’cüc ve Me’cüc, yani Dev-Genç, Acilci, Maocu, DHKP, DHKP-C, PKKK gibi terör ve anarşi örgütleriyle sabittir. Ye’cüc ve Me’cüc doğrudan Deccal fitnesi ile bağlantılıdır ve ondan nemalanır.

      Sil
    7. deccal mekke ve medine ye giremeyecektir gülen hacc umre yapmıştır

      Sil
  43. Mehdi Alehiselam dan önce cıkcak OlaN süfyan şam bölgesinden cıkar ve oraya hakim olur Mehdi Alehiselamın zuhurundan takribi 15 ay önce civarı zuhur eder ve israİL destekli bir zalim olma ihdimali vardır. o cıkmadan önce süriyeye müdahale vardır. Büyük AsıL mehdi Alehiselam cıkmadan önce nasıL mehdiyun evliyalar varsa Mehdi nin öncüleri süfyan cıkmadan öncede süfyanın süfyanileri vardır. DeccaL cıkmadan öncede DeccaL iye akım fikirler ve şahıslar vardır. bunlara küçük süfyan ve deccaL denir. süfyan ın silah Lı orduları olur mekke ve medineye dahi asker gönderirler beydada orduları yere batar. AsıL şam minberine kısa süreli hükmedecek ve cok katliyam yapcak oLAn SÜFYAN ordadogu nun karışmasından sonra dır ki otorite boşluklarından faydalanarak ve arkasında yahudi ingiliz destekli biri olUr ehLi beyte bile zülüm yapar ürdüne lübnana ıraka irana saldırılar düzenler mekkeye medine ye en son Türkiyenin güney ve güneydogusuna. süriyenin içindede cok katliam yapar. hadisi şeriflerde süfyan belirtilmişdir. anadolu şam degildir. şam süriye lübnan bi kısmı alan bölgedir.israİl sınırındanda alır bölgedir. her ülkede süfyaniler vardır . pakistanın iranın müslüman ülkelerde suud,lerde de vardır mısırı dada bizdeki biri öldü . irili ufakLı süfyaniler vardır fetullahda sadece 1 tanesidir ufak lardan. şam bölgesinde zuhur etcek süfyan öldürülmesi Mehdi alehiselamın eli ile olur. hayali degil. etli butLu öldürür. süfyan ortadogu karışmadan cıkmaz.israİl nato süriyeye mudaha etmeden cıkmaz diye düşünenlerdenim.

    YanıtlaSil
  44. Cümlemizden kardeşim. Zafer inananların,olacak. Onlar bunların gücüne kudretine bakınca bu Onların imanını güçlendirdi. Allah ne güzel vekildir dediler..

    YanıtlaSil
  45. Unutmadan araya kaynamadan yazayım Yunanistan sol partinin kazanmasıyla çok kritik bir dönemece girdi. Ya köle olacaklar AB'ye ya da bağımsız olmayı seçecekler. Solcular hırçın olur köleliği kabul etmeyecekler. Zaten seçilen eleman borçları ödemem diyor. Avrupa zaten böyle bir ortam bekliyordu. Fırsattan istifade bizim üzerimize sürecekler dolaylı yollardan..Adamları mecbur bırakacaklar.

    Ambargoyla beraber geçim iyice zorlaşacak. Adam o kadar vaatte bulundu yerine getiremeyince halk ne yapacak ? Sokaklara inecek. Hükümette içeride birlik olmayı sağlamak,dikkatleri başka yere çekmek için SAVAŞA GİRECEK.

    Bilin bakalım kime ?

    Avrupa Turklere saldırın borcu silelim diyebilir.

    Davut çok zaferler kazanacak çokkl

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim de kanaatimiz aynı...Yunanistan'ın 300 milyar euro borcu varmış. Büyük bir ihtimalle Türkiye'ye saldır, borcunu silelim diyecekler.. Tarih tekerrür edecek gibi.. Yunanistan İstiklal harbi öncesi Türkiye'ye niye saldırdı. İngilizlerin gazına geldi. Yunanistan bu haliyle bir çılgınlık yapamaz. Ama şartlar herhalde ona uygun olacak. Türkiyede kaotik durum onları cesaretlendirebilir. Ne zaman? Büyük ihtimalle İsrail'in Suriye'ye girip Hatay'a dayandığı zaman.

      Sil
    2. Bir soru:
      Nazım Kıbrısi Türkiye'nin Amerika ile beraber Suriye'ye girmesinden bahsediyordu. Girer ama başına bela alır diyordu. Diğer yandan Abdullah Gürbüz Baba İsrail'in Suriye'ye girip Hatay'a dayanmasından bahsediyor. Bu durumda iki ayrı olay mı var, aynı olay mı? Geçmişte Türkiye'nin Suriye'ye çekilmesi için çok plan yapıldı. Türkiye basiretli davrandı. Acaba ne olacak ki Türkiye Suriye'ye girmesi için... Acaba Türkiyeyi kışkırtıp aslında olası bir İsrail yayılmasına zemin mi hazırlanıyor? Düşüncelerinizi bekliyoruz...

      Sil
    3. bazı keşifler hatalı veya eksik, Abdullah Gürbüz keşfinde israili gördü ancak ışidin israile hizmet ettiğini söylemedi.Işid israilden daha çok israildir.Zaten süfyani fetulahın komutanı haddam neden kendisine yardım eden komutanlardan birini abdye yolladı dersiniz?Son onayı almak için...Cabir yıkıldıktan veya öldükten sonra ışid Türkiyeye saldıracaktır.Cabir,Türkiye için dengedeki demirdir o demirin çıkmasıyla işler karışacak.

      Sil
    4. Sakarya Seyf Mehdi'den sonra neden Hz.İsa değilde Mansur başa geçiyor bunun hikmeti nedir?Ve Mansur'dan sonra başa gelecek Selam ve Emiril Usub hayatta mı?

      Sil
    5. Bak aynı yere geldik Sakarya Seyf kardeşim.

      Önceki mesajlarda ben bahsettiğin kişiyi inceledim yazdım. O mesajlara bakarsan aynı fikirde olduğumuzu görürsün. Karşı cenah bile o komutanın Fg ci olduğunda hemfikir.

      Bizim askerler Amerika'dan geldiğinde işlerimiz pek düzenli gitmiyor nedense..

      Senin Cabir dediğin benim Talut dediğim yani Erdoğan. Merak etme Erdoğan'ın yanına Davut gelince birşey olmayacak,birşey yapamayacaklar ancak dediğin gibi İşid'in bize saldırmasını çok yakın görüyorum.

      Bundan dolayı sürekli vurguluyorum İşid'in Hatay'ı vurma meselesini,Alevîlerin bu yolla ayaklandırılması meselesini.. E tabi paralellerde doğuyu karıştıracak..Çok kıymetli bir arkadaşım bundan 6-7 ay önce paralelin İşid elemanlarını Türkiye'ye geçirdiğini söylemişti.

      Bakın kılıçdaroğlu binlerce uyuyan terörist hücresi var diyor..adam yazıyor biz anlayacağımızı anlıyoruz..

      Bu H.A. Kkk.olarak doğuda kürt katliamına girişebilir olayları bahane ederek..

      Ortalık karışacak ama umidimizi kaybetmeyelim kardeşlerim.

      Sil
    6. Mustafa Abi sorundan önce şunu yazmak istedim:

      3-4 saattir gerek haberlerde gerek internette yerli-yabancı basın organlarını takip ettim ve Yunanistan hakkında şu sonuca vardım :

      Tek bir örnek vereyim : Seçimi kazananın aklından olan solcular bile Çiprasın vaatlerini nasıl yerine getireceğini bilemediklerini söylüyorlar..Gerisini varın siz düşünün.

      Birde bloomberg ekonomi kanalında bu işlerin uzmanı birine az evvel sordular nasıl yapabilir diye o mürekkep yalamış uzman bile 'Bilmiyorum' cevabını verdi.

      Buradan aynen Sizin düşündüğünüz şekilde Yunanistanın bize saldıracağına kesin gözüyle bakıyorum. Fakat zaman konusunda değil de bahane konusunda kıbrısın özellikle son zamanlarda gündeme gelen enerji meselesinden dolayı bahane olacağını tahmin ediyorum Allahu alem.

      Sorunuz hakkında:

      İsrail çevresinde güçlü devlet istemez. Bir şekilde bizde Suriye'yle savaşa tutuşursak ki bu Nato marifetiyle olur,o zamanda İsrail Suriye'deki karışıklıktan istifade Suriye'ye girebilir. Bu ikisi bence aynı olay,keşifler çakışmış gibime geliyor.

      Suriye'ye Abd yani Nato ile beraber girme işi mantıklı. Sebep olarak belki de İşid olabilir..Bahsettiğim Hatay'ın İşid tarafından vurulmasından sonra Türkiye'nin bahsettiği güvenli koridorun kurulması için Türkiye oraya girebilir. Buna da Rusya İstanbul'a gemilerini demirleyerek cevap verebilir.

      Suriye ve Yunanistan Rusya'nın yumuşak karnı. Bizimle de iyi geçinmek istiyor. Ancak Suriye'deki askerî üssü bence Rusya için daha önemli. Yunanistanla ortodoks olması dışında da bağları var ama Suriye kilit konumda Rusya için.

      Eğer Türkiye Amerikan Millî kanadıyla hareket edip girerse Suriye'ye İsrail bunu istemez. Ancak Nato ile olursa işine gelir.

      Türkiye önce Yahudiden taraf olursa bu Natoyla girişi gösterir. Daha sonra Yunan harbiyle Müslümanlar başımıza geçerse Nato mato çıkar hepsinden Müslümanların tarafına gelir.

      Kilit burada bence Davut. Ortaya çıkacak mı çıkmayacak mı ? Siyasî bir figür olarak karşımıza mı çıkacak ? Milletvekilliği seçimine katılacak mı yoksa dışarıdan mı atanacak bunlar belli değil.

      Sil
    7. Mansur ve Hz.İsa; 2.Mehmed ve Akşemseddin...Her şeyin zirvesi yaşanacak.Emirul Usub henüz dünyaya gelmedi,Selam hayatta.

      Sil
  46. İşte kritik zamanlar tam da bu zamanlar. Cenabı Allahtan Davut'u göndermesini murad ediyoruz..

    Muhammed Mustafa'nın dinini içeriden zehirlemek isteyen KFR'yi yıkmak Davut'a düşüyor.

    Dediğim gibi Yunan bize saldırınca Rusya Yunanı tutacak. Nato işi ağırdan alınca Türkiye Nato'dan da çıkacak. Ege Ordusu var çok şükür. Bu ordu Nato'ya bağlı değil.

    Saldırcaklar başka çıkarları yok ! O kadar söz veripte yapamazsan ıktırırlar adamı. E o zaman sende bize saldırırsın ama babayı alacaksın Allah'ın izniyle.

    Davut hitabetiyle de Orduya moral verecek halkı arkasına alacak. Nato mato çıkınca kendi silahlarımızı çok hızlı yapacağız.

    Bu kadar zaferi maalesef Talut kıskanacak ama onunda ömrü maalesef uzun olmayacak. Allah O'ndan razı olsun.

    YanıtlaSil
  47. Milli Takım eski futbolcusu Saffet Sancaklı, Gaziantep’te yaptığı konuşmada, "Geldiğimiz nokta ya MHP 7 Haziran’da iktidar ortağı olacaktır, ya da bu ülkede savaş çıkar" dedi. 26.01.2015

    MHP'li Yusuf Halaçoğlu Güneydoğu'da başı boş üç beş çapulcunun hakimiyet kurduğunu söyleyerek bu toprakların kanla geri alınacağını söyledi. 06-01-2015
    ***
    Bu mealde yazıları aslında bloguma almak istemezdim. Keskin sirke kendi küpüne zarardır. Bu söylemin kime faydası var? Muhalefetin artık normal yollardan iktidar olma ümidi kalmamış. Ne pahasına olursa olsun mantığı millet ve vatana zarar verir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abi zamanı geldi. Bunları da ortalığa salacaklar. Ortalık allak bullak olacak. Kimin eli kimin cebinde,kimvurduya gidecek ortalık. Paralelde doğuyu karıştıracak. İşid Hatayı çalkalayacak,Alevileri ayaklandıracak. Yunanda saldırdı mı çorbanın malzemeleri tamamdır. Ama Mevla Teala bizimledir,Sahibimizi gönderecektir inşallah,öyle ümit ediyoruz.

      Ben su ile biraz gıda stoğu yapmıştım. Mayıs'a kadar kullanımlık. Hayırlısı.

      Sil
    2. Bu tip söylemlere geçmiş dönemde de rastladık desem.. Bunlar tabanlarının gazını alıyorlar bence.

      Sil
    3. Nokta kardeş doğrudur,rastladık ancak bu sefer durum gerçekten farklı. Dünya çapında görünen görünmeyen her alanda iki kanat çarpışıyor. Bu çarpışmada Amerika çok önemli. Rusya ve Türkiye kadar prangalarından kurtulamadılar zira Yahudi Sermayesi halen Amerika'da her alanda çok güçlü ve kök salmışlar her yere.

      Amerikanın seçenekleri az. Yahudiler doların değerini sıfırladıkları vakit ve sermayelerini tamamen taşıdıkları vakit oluşacak eyaletler arası ayrılma,sürtüşme,iç çatışmalar vb.boğuşacaklar. Fema'yı bir araştırınız. Bu adamlar neden buna hazırlanıyor ?

      Konuyu dağıtmadan şunu söyleyeyim: İki güçlü kanat çarpışıyor demiştik..Bir süre sonra bu çarpışma fiilî bir hâl alıp Rusya'nın Avrupa'ya saldırmasına evrilecek diye düşünüyorum. İngiltere İşid'le Kobani'd e şov yapmaya çalıştı ancak Amerikan millî kanadı bastırdı bunları. Hoş,işidi de cia Avrupa gizli servisleri ve mossad kurdurdu. Yani adamlar içeriden birbirlerini yiyiyorlar..Siyahlar boşa vurulmuyor prova yapıyorlar,nabız yokluyorlar. Karşı tarafta ona göre nabız yokluyor.

      Mücadele giderek sertleşiyor.

      Hükümetin devrilmesi için her kesimin sokağa çekilmesi lâzım.

      Mhp lilerde sokağa çıkarsa işler çığrından çıkar..

      Düşünün Dhkpci li Alevi,Milliyetçi Sünni Türk ve Pkk'lı Kürt aynı yerde.. Burdan sağ adam çıkar mı ?

      Küresel Sermaye varını yoğunu bizi kendi tarafına çekmek için kullanacak. Zamanı geldi. Herşey bir kıvılcıma bakıyor. Allah esirgesin.

      Sil
    4. Beklenildiği gibi büyük olaylar çıkacağını düşünmüyorum. Tahmin gücünü bugün kullananların (sözüm meclisten dışarı) hangisi Gezi olaylarını önceden öngördü?

      Sil

  48. Bundan sonrası! Savaştır! Metafizik savaşın yerini alacaktır fiziki savaş! Hazırlayın kendinizi ailenizi! Zaman veremeyiz elbette! Gelecekle ilgili hiçbir bilgimiz yoktur! Rabbimiz bilebilir ancak geleceği! 'Biz' kim-iz ki! Fakir 'kalem'leri kelimelerin! Cennet kelimeleri...

    Yazan, yazdıran, okuyan da 'bir'dir! Öyle 'oku'yun bu yazıları! 'Bir' Cennet haliyle! Bizimdir Cennet yurdu! 'Oku'yup 'an'layanların! Kalbindeki vahiy ile birlikte! Kur'an dışı tek bir cümlemiz varsa bırakın okumayı! Biz-im eksikliğimizdendir! Acz içinde oluşumuzdan! Okuduklarımızı birleyemediğimizden...

    Ama şunu da düşünün! Ya sizler de tam 'an'layamamışsanız yazdıklarımızı! Ön kabulleriniz yüzünden erken bir anlam da çıkarıyorsanız! Hiç beklemeden! Kolayca, aceleyle! Tevhidine varmadan yazının, kelimelerin, harflerin bütünlüğünün! Şundan 'emin' olacağız! Niyetimizden! Allah'a salih 'bir' kul olabilmek için gösterdiğimiz gayretlerin halisliğinden... Ve şeytana karşı duruşumuzdan! Şirk-etlere! Şirk-etlerinin hizmetlerine ve ürünlerine! Tüm saklı stratejilerine! İşbirlikçilerine! Ah! Kendilerini bizdenmiş gibi göstermelerine! Bileceğiz Ey Müslümanlar! Kendimizi bildiğimiz gibi onları da bileceğiz! Onları kendimizden bilmeyeceğiz artık! Bu 'bir' savaştır! Allah'ın dostları ve şeytanın işbirlikçileri! Açık ve net! Bu ümmet artık sahte olanlara inanmaz! İşbirlikçilere! Kurdukları tüm tuzaklar fark edildi! Deşifre edildi şirk-etleri! Yapay koçları! 'Hakikat'in üzerini sonsuza kadar örtemezsiniz ki! Tam da fiziki 'bir' savaş öncesi!

    Ey Müslümanlar tek 'bir' saf olacağız! Bütün dünyada... Dijital şeytanın 'çip'li cinlileri! Ve Tuğrul Kuşunun hakikat savaşçıları! Yer gök seyredecek bu savaşı! Tek 'bir' hakikat için! 'Bir' Cennet yolculuğu için! Dörtnala koşan atlarımızla! Allah(cc) için öleceğiz! Şehit olacağız! Ve doğrudan Cennet'e gidebileceğiz inşaallah... 'Bir' Müslüman için... Bundan daha güzel 'bir' ölüm olabilir mi? Bu dünya hayatı nedir ki? Kısacık bir imtihan! Biz-im asıl yurdumuz Cennet'tir! Cennet için ölmek! Ey! Hazır olun... 'Kılıç'ların bakımını yapın, parlatın, bileyin! 'Söz'dür! Temiz sözler! Biz-im kılıcımız! 'İyiliğin Kılıcı'dır! Ve aşkla inşaallah...

    Yazarak 'an'lamaya çalışıyoruz gelecek olanı! Bilmek değil! Bilemeyiz! 'Bir' tahayyül belki! Gelecek tahayyülü! Kur'an'ın sınırları içinde! Hazırlık için! İyi bilin! İyice hazırlanın... Savaş! Mescid-i Aksa'yı yıktırtmamak için!

    YanıtlaSil
  49. Şeytan daha da hızlandıracak! Yıkımı! Şirk-etleriyle! Enerji diye! Doğrudur enerjidir! Ama metafizik enerji! Bilin istedim! Rüyalarınız bile izleniyor artık! Kayıt ediliyor! Korunmuyorsanız! Yakında gördüğünüz rüyaları size seyrettirecek şeytan! 'Akıllı-Put'lardan! Sır olan ne varsa... Bilecek! Siz böyle vurdum duymaz oldukça! Eşikaltınız gibi rüyalarınıza bile karışacak sonra da! Rüyamda gördüm diyeceksiniz o muhterem zatı! Konuştu benimle... Ne söylerse yapmalıyım artık! Beni seçti! Evet, teker teker hepinizi seçecek o 'muhterem zat'! Kim mi? Onu da 'kalem' yazacak size! Ey kalbin erenleri! Koruyun aklınızı, kalbinizi ve rüyalarınızı! Artık hiçbir mahreminiz kalmadı! Nerede bir ekran varsa! O 'ekran' sizin onu görmeniz için değildi ki! Onun sizi görebilmesi için! O tek göz ekranlar olmasa o göremez hiçbir şeyi! Kendini! Kördür! İşte o ekranlar onun dünyaya baktığı milyarlarca gözüdür! Çok gözlü çok başlı bir ejderhadır! Ona göz oluyorsunuz hiç bilmeden! Kapatın gözünü şeytanın! Hemen şimdi! Göremesin sizi! Mahreminizi! Bakın nasıl can çekişecek! Sizden bilgi alamayacak artık! Yeniden kör olacak! Dijital öncesi gibi! Tek kalacak! Çoğalamayacak! İşte o an ey kalbin erenleri! Nerede olursa olsun o şeytan efendi! Onu bulup! Dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğiz onu! Habil'den bu yana öldürttüğü tüm masum insanların hesabını soracağız! 'Tapınak' onun yeniden doğuşuna değil sonsuza kadar yer-altında kalışına vesile olacak! Ve onun üzerindeki toprakta! Mescid-i Aksa'da! Her an! 'Bir' dua! 'Bir' secde, 'bir' namaz kılınacak! Yer-altında çıldıracak öfkesinden... Sonsuza kadar kendi ateşiyle yanacak!

    Ey!

    Rabbim yardım et...
    Hayati Sır

    YanıtlaSil
  50. Allahın izni İLe seçimler oLuR ve Ak kazanır . Türkiye iLe ugraşan batı bu süreçden sonra ayrışma sürecine başlar . Türkiyedede ufak defek her zaman ki gibi mevzu ve olaylar olsada seçin olur biter. ak kazanır. ve süriye meselesi iran meselesi Abrubanın iflazı Amerikanın çöküş yaşaması her kez Türkiye karışcak diye beklerken başka yerler karışabilir. dügüm ..17

    YanıtlaSil
  51. Elif Lam MiM- NamaZ NamaZ NamaZ Allahın her akıL baglı olan özürlü olmuyan Müslüman kularına emridir. namaz kılan Allaha olan borcunu her gün 5 vakit ödemiş olur. kişinin ölümüyle kıyameti kopmuşdur. kabirde bile namaz dan geçenin işini kolay oldugu ehLi sünnet eserlerinde vardır. namaz kılanlar Bir birlerinin duasına ortak olur her etehiyata esselamun aleyküm ve rahmettullah derken bile Allahın rahmeti bereketi tüm müslümanların üzerine olsun denir. kişi İitkatını ehLi sünnete göre ögrenip ve ahir zaman olayları hakındada Hadisi şeriflere göre ozaman şaşırmaz kolay kolay. .kendi anlıyışıyla tevile kalkan yanılma payı yüksekdir. dua edenlerrinde kurtulacagı tevbe ile Allaha dua ile yalvaranların yardımlanacagı ahir zaman alametlerinde geçmekdedir.

    YanıtlaSil
  52. Rusya avruba ile Amerika yla savaşmadan Mehdi zuhur etmez.( Türkiyeye ilk saldırı ufak capLı (davut) ikincisi büyük ve dünya geneLine sıçarar)

    YanıtlaSil
  53. Vatan satma da solcuların üstüne yoktur sağcılar satmayınca solcuları devreye soktular en az 3 -5 senelik pilan kırıtik yerlere adamlarını yerleştirecekler ki düğmeye basabilsinler

    YanıtlaSil
  54. 3hilal kardeş uyarıların için teşekürler insan aklı Allahın insana verdiği bir eldir uyuyan insan eline hükmedemez cuma hutbeleri de düşünüp --tutasınız--diye size öğüt veriyor ayeti mealde tutasınız sözü aklın bir el olduğuna işarettir.mesele bu eli kullmak için kişinin uyanması.Buda iki sebeble olur 1kişinin görevlendirilmiş olması 2 hidayetciye uğraması bir kişini sözünün diğer kişide fayda bulması şuna bağlıdır 1sözü yada nasihat söyleyenin cennet ilk olması yada derecesi 2 nasihata uğrayan kişinin alın yazısı cennet se dinler cehennemse faydası olamaz nasihatın Yani nasıl ki cennet meyvesi insanda dışkı olmaz insanda kalır nasihat ta işte öyle kişinin cennetlik olmasına bağlıdır misal sen ne kadar cennetliksen o kadar sözün kulağa girer diğerinden çıkmaz bu karşındakinin kaderine bağlıdır demek o iki Mehdi hidayetci ve Hz Peygamberin elidir

    YanıtlaSil
  55. PareleL örgüt 100 70 tabanını kaybetmişdir benim de bir cok tanıdım pareleL örgütün batınınn haçLı zihniyetini ve siyonizimin sözcüleri gibi elemanları gibi sinsi hain faLiyetlerini sezmiş olup bir cogu iyi niyetLi kardeşlerimiz o gurubdan ayrılmışlardır. egitim verdikleri anadolu iman Lı inançLı gençLer onların niyetlerini Allah rızası için olmadını algılamış VE o pareleL örgütün hilelerinden kurtulmuşlardır. buna mukabiL bazılarının pareleLi hayalerinde büyültmeleri yersiz olup. bunların eleri koları ayakları kalmıcakdır. ÇünKi Müslüman Türk Türkiye halkı bilerek imanlı inançLı bi insan kafirin yalakalıgını yapmaz Türkiyenin müslümanların Aleyhine olaN faliyetlerde yer aLmaz. ancak süsLü kelimelerle aldatılmakistediler Hizmetlerin Allah için islam için Türkiyenin menfatine sandılar. bir cok egitim verilen genç leri ünüversiteye hazılıyan yerler vardı pareleL yapının bunların bir cogu şu an terk edilmiş durum da ve bir cok müslüman genÇ bunlara cephe almış olayın sinsiyetini sezmiş durum da buna mukabiL pareleL örgüt cidii bir cöküntü içinde olup İLerki aylarda yılarda bu pareleL örgütün tamamen sembolik adı kalır biter. saten bitmiş durum da taban destegini kaybetmiş durum da sadece egitip devlet kademelerine yerleştirdikleri bazı parelel ciler kaldı onlarda kafaları karışık durum da bazı ları işin vahamiyetini sezmiş her an için parelel örgütün tüm ihanetini anladıklarında en şideLİ cephe alma da içlerindne olcak .. inşallah bu kandırılmış imanLı inançLı kardeşlerimiizn de bu ihanet şebekesi pareleL yapının ahdopotun kolarından kurtulmaları yakındır saten daları koları kalmadı en önemlisi tabanalrı bitttii ondan kaos senaryoları boşadır. PareleL fişi cekilmiş olup Büyük güçLü bagımsız Türkiye Aleyhine hizmet eden tüm örgütler kaybetmeye mahkum dur. 7 asıra yakın islam alemine öncülük yapmış bu MiLLetin üzerinde ecdadının cok duası vardır. osmanLı kadar haçLı zihniyetiyLe savaşmış başka bi devlet yok dur.. tarihimizde. AbduL hakim avrasi rahmettullah dahi övgüyLe bahsetmiş dir. islam sancakdarLıgı adalet timsaLı OsmanLı

    YanıtlaSil