.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

29 Ocak 2015 Perşembe

MARS'TA MUHYİDDİN ARABÎ'NİN İMZASI

Mars üzerinde açıkça görüntülenen ‘Es selam’ kelimesinin İslam mütefekkiri Muhyiddin Arabi tarafından eserlerinde bahsedilmiştir.

Dünya gibi Mars üzerinde de gezilebilen Google Earth programını kullananlar bir koordinata geldiklerinde ilginç ve tanıdık bir görüntü ile karşılaşıyorlar. 

Mars gezegeninin yüzeyinde Arapça olarak ‘ES SELAM’ kelimesinin yazıldığı açıkça görülüyor. 

Ancak daha ilginç olan İslam mütfekkiri Muhiddin Arabi’nin bu işaretin Mars’ta bulunduğunu eserlerinde belirtiyor olması. Bu yazı Arapça "Es selam" olarak açık bir şekilde görülmektedir. Bu yazının yan bölümlerinde’de yine hilaller bulunmaktadır. 

Futuhat-ı Mekkiye 1.Cilt, Bölüm 8'de Muhiddin Arabi bu işareti şöyle anlatıyor: ''Allah’ın (c.c) izniyle kainatta izin verilen yerlere kadar Tayy-ı mekânla gezen kutuplardan biridir. Gezip gördüğü yerlerde geleceğin insanlarına Mars’ta olduğu gibi Selam ve benzeri izler bırakmıştır. Hatta gezdiği yerlerin tamamını “Hakikat Arzı” olarak nitelendirmiştir.''

Bu hususta Muhyiddin-i Arabi: 
İnsanoğlu bir gün gelecek uzayda seyahat edecektir. Merih’e uğradıklarında benim onlara bırakmış olduğum bazı iz ve işaretleri göreceklerdir.” demiştir.

MUHİDDİN ARABİ KİMDİR ? 


Muhiddin Arabi bundan 700 yıl öncesi yaşayan ve bir çok eser yazmış bir İslam mütefekkiridir. Vahdet-i vücud (varlık birliği) diye anılan ünlü tasavvuf nazariyesini şiddetle savunmuş, İslam tasavvufuna hakim olan belli başlı kişilerin arasında yer almıştır. Muhiddin Arabi, Endülüs’te, Mursiye (Murcia) şehrinde doğdu. 8 yaşında ailece İşbiliye (Sevilla)ye göç ettiler. 1194’te Tunus’a, 1202’de Mekke’ye gitti. 

Daha 18 yaşında devrinin büyük mutasavvıfları arasında sayılıyordu. Bağdat’tan, Selçuklu hükümdarının daveti üzerine Konya’ya geldi. Selçuklu veliahti Prens Keykavus’a hoca tayin edildi. 1211 ‘de Keykavus hükümdar olunca Muhyiddin Arabi’nin nüfuzu büsbütün arttı. 1230′ da Şam’a yerleşti. 75 yaşında bu şehirde öldü, oradaki ünlü türbesine gömüldü. Türbe, 1518’de Yavuz Sultan Selim tarafından onarılmış, İslam dünyasının sayılı ziyaret yerlerinden biri haline gelmiştir.

Muhiddin Arabi çok verimli bir yazardır, 250 kadar eser bırakmıştır; bir o kadarı da bugün kaybolmuş bulunmaktadır. Aynı zamanda şairdi; en çok tasavvuf konularını işlemiştir. En ünlü eserleri El-Futuhatu’l-Mekkiye ile Fususu’l-Hikem’dir. Bu eserler sayılamayacak kadar çok basılmış, belli başlı dillere çevrilmiştir; etkileri büyük olmuştur, bu arada Ortaçağ Batı alemini de etkilemiştir.
 

48 yorum:

  1. http://gaybihaberleri.blogspot.com.tr/2013/07/marsta-hayat-var-suleyman-h-tunahan.html

    Bundan önce Gaybi Haberler blogumuzda yayınlanmış bir yazı...

    YanıtlaSil
  2. Uyarı:
    Bu gibi yazılarda belirtilen konuların hakikatini Allah'a havale ediyoruz. Balıklama atlamıyoruz. Hakkında yakin hasıl etmediğimiz konuların Allah katındaki hakikatına inanıyoruz.
    Yani yukarıda yayınlanan foto gerçekten Muhyiddin-i Arabi'nin ifade ettiği şeyi mi ispatlıyor, bilemiyoruz. Mars'ta hayat var mı onu da henüz kesin bilgi ile bilmiyoruz. Zaten bu husus gaybi malumattır. Muhkemat ve iman esasları derecesinde değildir. Müslümanın vazifesi önce dinin esaslarını öğrenmek ve yaşamaktır.

    YanıtlaSil
  3. http://www.ihvanforum.org/archive/index.php/t-136635.html

    Gaybi Hadisler sitesinde yayınlanmış olan "Mars'taki Cin Sultanlığı" başlıklı yazı...

    YanıtlaSil
  4. İbn Arabi Mars'lı Bir Kavmi Kurtarıp Kuzey Afrika'ya Yerleştirmiş ... Muhyiddin İbn Arabi Miraç Yaşadığını Ve Göğe Çıktığını İleri Sürmüştür!

    www.izlesene.com/video/ibn-arabi-marsli.../7731119

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İbn Arabi miraç yaşamadı göğe çıkmadı ancak Hatemül Veli miraç yaşayacak.Hz.Peygamber(sav)in miracına benzese de Efendimiz(sav) yaratılmısların en üstünü olduğu için Cebrail'in bile ulaşamadığı makama ulaşmıştı.Hatemül Veli ise en düşük dereceli Peygamberin makamına yakın bir makama kadar yükselecek.

      Sil
    2. Muhyiddin-i Arabi harika bir zattır. Onun gibiler müstesna kişilerdir. Onların görüş ve fikirlerini anlamak için kendi beyanıyla sabit olduğu üzere onların makamına gelmekle mümkündür. Öyle olunca onların bir çok meselesi sadece onun gibilerini bağlar.

      Abdülkadir-i Geylani Hazretleri kainatı avucunun içinde görerek tefekkür ettiği rivayet edilir. Büyük zatlar için seyr-i süluk sırasında ulaşacakları mertebe ve makamlar bizim için çok farklı ve istisnaidir.

      Miraç her mü’minin hakkıdır. Onun da yolu ve usulü namazı adap ve erkanı ile kılmaktır. Ebu Hanife gibi bazı zatların kısa sürede miraçvari yükselişe nail oldukları bilinir. Onun için Muhyiddin-i Arabi bizim için ölçü olamaz. Onlar harika zatlardır, haleleri için sadece malumat nevinden bilgi edinilir.. Onların ameliyle amel edemezsiniz, görüş sahibi olamazsınız ve eşyanın hakikatine varamazsınız.

      Dünya Hz. Adem'den beri sadece onun nesline mekan olmuştur. Kur'an'ın ve Resulullah'ın bildirmediği durumları kim söylerse söylesin bizim için hüccet olamaz.

      Büyük kutuplar tefekkür anında onlara bazı alemler gösterilir, mahiyeti hakkında bilgi edinmeleri sağlanır. Bu lutf-u ilahi, velayet-i kübra.sahiplerine armağandır.

      Sil
  5. Özeleştiri:
    Meraklı bir konu olmakla beraber lüzumsuz bir yazı olduğunun farkındayım...

    YanıtlaSil
  6. Yine lüzumsuz bir rüya: İhtiyarlık yaşımdayım. Her şey tamamlanmış. Savaşlar olmuş bitmiş. Bir uzay gemisi inşa etmekle meşgulüz....

    YanıtlaSil
  7. Rüyamda Ege bölgesi üzerindeyim. Deniz kıyıları istila etmiş. Şimdi ova olan yerler deniz... Ege bölgesinde denizden içeride bir şehir limana dönüşmüş. Şehrin ardındaki dağ bir yarımada olmuş...
    Birisi bu rüyayı iklim değişmesine, kıyıların deniz tarafından işgal edileceğine, yaklaşık 100 yıl sonrasına yormuştu. Rüyadır. Birebir gerçek olarak tabir etmeyeceğim. İlla zuhur etmesi gerekmiyor.
    Bu konuda hadislerde Arabistan ikliminin değişeceği, karlı yağışlı kış mevsimleri yaşanacağını, Ormanlar yetişeceği haber verilmiş. Bu mana kapsamında iklim değişmesi ve denizlerin buzul erimesiyle yükselmesi mümkündür.

    YanıtlaSil
  8. Rüya 1970 lerde görüldü. Bir atlas sayfasına bakıyorum. Güneydoğu Anadolu haritası. Fırat nehri üzerinde dört adet baraj gölü vardı. Halbuki o zaman sadece Keban barajı mevcuttu. Karakaya ve diğer barajlar ortada yoktu. Geçenlerde atlasa baktım. Şimdi Fırat üzerinde 5-6 baraj olmuş. Demek ki o rüyanın zamanı gelmiş hatta geçmiş...

    YanıtlaSil
  9. Savaşla ilgili bir sürü rüyalar... Rüya ile amel etmemek ve rüyalara kafayı takmamak prensibimiz...

    YanıtlaSil
  10. Geçen aylarda bir rüya yazmıştım. Rüyada "4-5 ay sonra Süfyani görünür olacak" denmişti. Haberlere bakıyorum. Bu manada bir şey var mı? İşin hakikatini Allaha havale ediyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Suriye'ye odaklanın. Orada yeni Süfyani ordusu hazırlanıyor ama kimsenin haberi yok. Yabancı istihbarat ajansları Suriye'de yoğun bir çalışma içerisinde..Gaybi hadisler sitesinin 2015-2016 yılları arasında Süfyan ordusunun ortaya çıkacağını ebced çalışmlarıyla duyurmuşlardı. Bulabilirsem o hesabı paylaşacağım.

      Sil
    2. Buldum.
      فيظهر السفياني Böylece Süfyan zuhur eder. Küçük ebced hesabına göre Hicri 1437, Miladi 2015-2016 yılına denk gelir.

      Sil
    3. Süfyani dönemine daha var, öncelikle büyük sıkıntıların vuku bulması gerekiyor.

      Sil
    4. Abi bazı şeyler kapalı olduğu için hemen görünmüyor..

      Meselâ bahsettiğin Gülen'in alnındaki latince KFR yazısını bende başka bir kaynaktan yönlendirmeyle iyice araştırıp ancak görebildim.

      Süfyan Allahualem Sakarya Seyf'in bahsettiği askerî bir şahsiyet ve ben ilaveten bizim ordumuz içinde olduğuna inanıyorum.

      Doğu tarafı bile bile paralelciler ve patronları tarafından karıştırılıyor.

      Bunun sonunda bizim ordumuzun içinden yine paralele bağlı komutan darbe benzeri birşeyle çözüm sürecini bitirmek için harekete geçecek,çok kan dökecek..

      Fırat'ı geçince kâfir olacaktan maksatta bence kürtlere katliam yapınca dinden çıkacak demek olabilir.

      Aslında görünen tarafta bu asker yani süfyan pkk ile savaşıyor görünecek ancak masumları da kıracak. Yani bu işte imtihan,sırlı...herkes anlayamayacak gibime geliyor..

      Süfyanın askerî bir şahsiyet olduğuna eminim.

      Herşeyi kendi ülkemiz üzerine kurguladığımızı düşünenlere de şunu söylerim:

      Bizdeki gelişmeler tüm Ümmeti etkiliyor.

      Sil
    5. Son hareket inşaallah islam lehine olacaktır. Ordu elindeki kılıncı ayağına vurdurmaz. Düşmanına vurdurur. Kur'ana hizmetlar eder. Ağlyan alem-i islamı güldürür.

      Sil
    6. Süfyanın çıkış tarihi: Sûre-i Alâk'ta (Şüphesiz insan azgınlaşır) âyeti gibi mânâsıyla ve makam-ı cifrî ile ifade ediyor ki, 1344'te, (1925)nev-i insan içinde firavunâne emsalsiz bir tuğyan, bir inkâr çıkacak. (Şualar)

      Gümüşhanevi Hazretleri’nin Mucmaatü’l Ahzab adlı eserinde yer alan Hz. Ali’nin Kaside-i Ercuze'sinhde ise 1350 (1930-31) tarihi istihraç edilmiştir. Hem de sarahaten..

      Sil
    7. ÜÇÜNCÜ KÜÇÜK MES'ELE: Medar-ı ibret üç hâdisedir.

      Birinci Hâdise: Bir zaman Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Hazret-i Ömer Radıyallahü Anh'a yahudi çocukları içinde birisini gösterdi, "İşte sureti" dedi. Hazret-i Ömer Radıyallahü Anh, "Öyle ise ben bunu öldüreceğim" dedi. Ferman etti: "Eğer bu Süfyan ve İslâm Deccalı olsa, sen öldüremezsin; eğer o olmazsa, onun suretiyle öldürülmez."

      Bu rivayet işaret eder ki; onun sureti, hâkimiyeti zamanında çok şeylerde görüneceği gibi, kendisi yahudiler içinde tevellüd edecek. Garibdir ki, onun suretindeki bir çocuğu katledecek derecede ona hiddet ve adavet eden Hazret-i Ömer Radıyallahü Anh, o Süfyan'ın en çok beğendiği ve takdir ettiği ve çok defa ondan senakârane bahsedeceği bir memduhu -Hazret-i Ömer'le- çıkmış.

      İkinci Hâdise: O İslâm Deccalı, "Sûre-i وَالتِّينِوَالزَّيْتُونِ manasını merak edip soruyor" diye çoklar nakletmişler. Garibdir ki, bu surenin akibinde olan اِقْرَاْبِاسْمِرَبِّكَ sûresinde اِنَّاْلاِنْسَانَلَيَطْغَى cümlesi, onun aynı zamanına ve şahsına -cifir ile ve manasıyla- işaret ettiği gibi, ehl-i salâte ve câmilere tâgiyane tecavüz edeceğini gösteriyor. Demek o istidraclı adam, küçük bir sureyi kendiyle alâkadar hisseder. Fakat yanlış eder, komşusunun kapısını çalar.

      ADITÜRKÜN Tin Suresi ile kendini alakadar zannetmesi ve Hz. Ömer'i övmesi pek akla yatkın değil.
      Üstadın işaret ettiği kişi başka biri... O kişi (süfyan) hareketini (hizmetini) izmirde başlattığı için ve izmir etrafında (ege) incir ve zeytin çok yetiştiği için kendini ve hareketini Tin Suresi ile alakarmış gibi hisseder.
      Hatta cemaati arasında bile bu durum konuşulur.

      Sil
    8. Said Nursi'de hata edebilir dediğimiz zaman topa tutulduğumuz için bu ve benzeri konularda sesimizi çok çıkarmıyoruz.

      Adamın alnında(FG) açıkça okuma yazma bilen bilmeyen Müslümanların genelinin okuyabileceği şekilde ve netlikte K-F-R harfleri yazıyor. Bundan ötesi olabilir mi ?

      Ben iddia ediyorum ki o deccaldir. Hatta bu adamı malum çevreler eğer başarabilirlerse tek dünya devletinim başına geçirecekler. 3 dinin kardeşliğini vurgulayan bu adam Kudüs'te kurulması planlanan Tek Dünya Devletinin başına geçirilecektir. Boşuna uğraşmıyor dinler arası hoşgörü konusuna..

      Ve diyorum ki Cenabı Allah'ın izniyle bunu Erdoğan öldüremez,bunu ancak Hz.İsa a.s.öldürecektir.

      Önceleri Allah dostu gibi görünen FG daha sonra Mesih oldu Mehdilikte kesmedi düşünün..Bir süre sonra Allah bende hulul etti diyecek enel hak diyenler gibi. Ve bu adama ölüleri diriltmesi,yağmur yağdırması vb.güçler verilecek.

      Bir zaman böyle insanları kandıracak. Malûm bizim millet keramete meraklıdır. Erdoğan tukaka olacak bu göklere çıkarılacak.

      Demedi demeyin bu adam tek dünya devletinin başkentinin başına geçirilmek isteniyor. E tabi bu da Kudüs. Ömrümüz yeterse görürüz Hz.İsa a.s.bunu boğazlayacak..Bunun yanında şunu da iddia edeyim Hz.İsa'nın ruhu bence dünyada. İlâhî sır ve imtihan gereği insanlar onu bilemeyecek. Belki çok yakınındaki birkaç kişi olabilir.

      Hatırlarsanız Sizlere Davut'la ilgili inanması zor şeyleri yazmıştım. Hz.İsa a.s.ile alâkalı da şunu yazarım :

      İhtimal O'nun ruhu da aramızda.

      Meslek olarak doktor olabilir.

      Memleket olarak Konya olabilir.

      Yaş tahmini yapmam zor ama 30-40 arası olabilir diye tahmin ediyorum.

      Bu arada ben paranoyak değilim. Doktorda değilim,Konya'lı da değilim.

      ..

      Evvelki Davut konusuna ek olarak şunu da yazayım bilmiyorum belki dalga geçiyorum sanacaksınız ancak Davut ve Hz.İsa'nın ruhu aynı kişide toplanabilir. Bu karışık bir durum ancak ben böyle düşünüyorum. Doktor olması Hz.İsa'nın şifa eline, Konya'lı olması da Mevlana'nın aynen zamanında Hz.İsa'nın yaptığı gibi engin sevgi dinine delalet eder.

      Allah herşeyi hakkıyla bilendir.

      Sil
    9. fetulah süfyanidir.manevi alemde yüzü kara bir şekilde görülmüştür,kelime tevhidle defetmişimdir onu...Bid'at ehlinden ve bida'atlerden sana sıgınırız Allah'ım..(Amin)
      kurgucu davut mustafa kardeşimizin tavsiyesine mutlaka uy.

      Sil
    10. Gülen'in birçok videosunu izledim. Fotoğraflarını da inceledim.

      Gözlerinin hadislerde belirtilen tasvire uyduğunu müşahede ettim.

      Sağ gözünün görmediğini söyleyebilirim. Buna bir başka delil ise videolarından bir tanesinde yine bir sohbette sohbetin sonlarına doğru bir yerinden kalkma-oturma hareketi yapıyor hani aynı şekilde oturmaktan sıkılır ya da rahatsız olursunuz ya ondan zannediyorum. Sağ taraftan güneş suratına vuruyor ama gözünü kısmıyor. Güneş vursa insan gözünü kısmaz mı ?

      Ve diğer bazı videolarında sağ göz daha sabit hareket ediyor sol göz oynuyor sağa sola.

      Yüzünde de çiçek ya da benzeri bir hastalıktan olacak bol bol izler mevcut bunu ayan beyan görebilirsiniz. Ayrıca suratını kalıyor ara ara..Hadiste Sufyanın cilt hastalığı ve kaşıntısına atıf vardı..

      Sil
    11. Kurgucu Davut'a

      Bediüzzaman bir sözü vardır: “''Bir fikre davet cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. Yoksa davet bid'attır, reddedilir.'' Bediüzzaman’ın hata yaptığını söylemek için de deliliniz olması lazım. Ve de cumhur-u ulemanın reyini. Gösteriniz. Yoksa yarım yamak dini bilginiz ve doğru dürüst okuyup anlamadığınız Risale-i Nur müellifi hakkında bühtanda bulunmuş olursunuz.

      Süfyan 1. Isfahan Yahudileri’nden Balkanlara göç eden Yahudilerin soyundandır. 2. Balkanların Kudüs’ü sayılan Selanik’te doğmuştur. Anası değil babası Yahudi asıllıdır. Adı da Abraham İhsan’dır. 3. 31 Mart Harekatına katılarak Saray Yağması’na katılmıştır. 4. İttihatçı-halkçı geleneğin çok önemli bir ismidir. 5. Huruç tarihi 1344 yani 1923-24’tür. Üç önemli şahsı vardır. Üçü de askerdir. Biri çok büyük bir asker. Diğeri de öyle ve diğeri de.

      6. İkinci Cihan Harbi arafesinde ölmüştür. 7. Hastalık haberi geldiği zaman Bediüzzaman Kastamonu’da sürgünde idi. O günden birkaç gün önce mutad olduğu üzere kıra çıkarken pis bir su birikintisine rast gelir. Durur ve uzun süre o pis suya bakar. Bir de taş atar. “Bu sefer tamam” der. Ve yürüyüp gider. Birkaç gün sonra ölüm haberi gelir. 8. İki nolu Süfyanın ömrü ondan uzun ama saltanatı 4 yıl azdır. Onun hükmü 1967 yılında sona erer. Buna işaret eden Risale-i Nur'da ayet vardır.Hem de Nurcuları ağzına çok aldığı bir sırada. O dönem de Süfyanizmin 4. Dönemidir. Yani adileştiği bir dönem. 9. Süfyanın seraskerliğini yapan 11 yıl sonra çok pişmanlık söyler ama. İş işten geçmiş olur. Ve Süfyanın bütün günahlarına ortak olmuş olarak mezara girer.

      10. Risale-i Nur’u okuyup onun yanlış olduğunu söylemek olabilir. Ama ondan nakil yaparak hüküm çıkarmak ilmi değil belki iftiraya girer. Risale-i Nur iki bölümüdür. Sahih nakiller ve ilham-ı ilahidir. Şimdi ilham milham deyince hemen akla vahiy gelir. İlham da vahyin bir çeşididir. Hz. Musa’nın annesi vahyedildiği gibi. İlham-ı ilahiye bütün varlıklar hayvanlar dahil açıktır. Yaratan Rab ismiyle onlarla münesebattardır. Arı’ya vahyeden niçin Bediüzzaman’a ilham meleğini yardımcı yapmasın. 11. Kur’an’ın arşından gelen ve Kur’an’ın manevi mu’cizesi olan ve de müellifi sadece onun mütercimi olması durumunda hata yapmış olabilir mi? Süfyanı iyi araştırın. Bir dönem Türkiye dar-ül İslam olma vasfını yitirdi. Kaç yıl. 1 milyonu aşkın Türk niçin Suriye’ye göç etti. Niçin Şam’a kadar gidip bir mahalleye yerleşti. Haleb’e yerleşti. Hama’ya yerleşti. Humus’a yerleşti. 3,5 milyon Türkten 1 milyonu Türkiye kökenlidir. Nasıl oldu? 12. Ümit Şimşek adlı Nur talebesi yazar bir görüşmemizde bana “Pansilvanyalı için bir projedir demişti. Bütün hareketleri yapmacıktır, mizansendir” dedi. Dikkatsizliğime şaşırmıştım. Bir gün bir video seyrettim şaşırdım kaldım. Adam resmen hastalık numarasıyla soytarılık yapıyor, cemaat de yiyordu. 13. Pansilvanyalı Nur Hareketine Süfyanizmle telife çalışan biridir. Tıpkı siyasette adı çok geçen bir hocanın derin devletle işbirliği yapıp politikada yükseldiği gibi. Onun zararı Pansilvanyalı’dan az değildir. Kim ola? Hakkı tekeline alan biri idi. Halbuki dinde Hak bir değildir. Taaddüt eder. Muamelat mezhepleri gibi.

      Son söz, göreceksin ve emr-i hak vaki olduğunda iki şeyden birini öğrenmiş olacaksınız. 1. Hala Mehdi bekleniyor 2. Ya da geldiğini ama kim olduğunu bilmiyor olacaksınız.

      İnsanlık tarihin en büyük fitnesi olan deccali bilmek büyük bir sırr-ı imtihandır ki, Allahualem onu teşhis edip reddeden ahiretini bile kurtarabilir. Kur’an Nemrud ve Friavun’u kötüler. İsim verir. Ama Deccal’den vermez. Ama işarat ile verir. Niçin? Onu deşifre eden biri nasıl hata yapar. Hadi senin gözün görmüyor, ama başkası da mı öyle?

      Sil
  11. Psişik tecrübelerin psikolojisi diye bir kavramdan bahsetmiştim. Psişik tecrübeler yaşamak çok sarsıcı bir deneyimdir. Akıl ve hislerin savaşı... Keşifler ile gerçeğin dengelenmesi şart.. Aksi takdirde çok yakıcı oluyor. O sebeple alem-i gayba balıklama atlamak tehlikeli... Belli bir süre uygulamalar yaptıktan sonra insanı etkisi altına alan negatif durumlar nedeniyle gayb aleminin kenarında duruyorum. Sahipsiz atlamak tehlikeli...

    YanıtlaSil
  12. Gördüğünüzü birinin gerçeğe oturtması, yorumlaması lazım. Bir arkadaş sürekli vizyonlar görür. Sadece bana anlatır. İçinde şeriata mugayir bir durum olup olmadığı mihenge vurulur. Mahremiyete riayet edilir. Kimseye anlatılmaz. Temkin, temkin, temkin... Mükaşefatın mihengi şeriat ölçüleridir. Şuhud derecesi iman-ı bilgayb derecesinde değil. Keskin bir yol üzerinde gider. Şuhuduna güvenir ve şeriat mizanlarını terk ederse sapar gider. Kendi gördüğüne güvenir. Hatayı ancak şeriata göre ölçerek bulabiliriz. Şeriata uymayan hatalı demektir.

    YanıtlaSil
  13. 2-3 gün önce rüyamda Müslümanların çok yakında suyun altında çok kısa süre içerisinde yolculuk yapacak teknolojiye sahip olacakları söylendi. Bu teknolojiyi Hz.Hızır as mı verdi diye sorduğumda, karşımdaki gözlerimin içine baktı sadece.

    Hz.Mehdi zamanında teknoloji ve ledün ilmi tavan yapacaktır Allahu alem. Bu haberi Hazreti peygamber bildirmiştir. Dünyaya malik olmak demek teknoloji,ilim akla gelen ne varsa.....

    Bir hadis. Tüm olarak, yeryüzünün meliki dört tanedir. Onların ikisi müminlerden, ikisi de kafirlerdendir. Zülkarneyn ve Süleyman müminlerdendir. Nemrud ve Buhtunnasır ise kafirlerdendir. Yere beşinci olarak ehl-i beytimden biri sahip olacaktır. Yani Mehdi. (Mektubat-ı Rabbani, 2-251/ Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 32)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten su altında gidemiyor muyuz? kastedilen nasıl bir teknoloji mi?

      Sil
    2. Bahsedilen hız günümüzdeki araçların ulaştığı hızdan daha hızlı. Uçaklardan daha hızlı. Suyun manyetik itme kuvvetinden yararlanılan bir tür teknoloji olabilir. İNŞALLAH yaşarsak göreceğiz.

      Sil
    3. Uykuda ruh serbest kalır. Vücud yani beyine irtibatlı olarak alem-i misale girer. Alem-i misal bizim bu alemimizin benzeri bir alemdir. Burada ne varsa orada var. Ancak bu maddi alem değil görüntü alemidir. Ölümden sonra gidilecek olan alem de bu alemdir. Berzah, alem-i mesalin bir başka delilidir.

      Alem-i misali kavramak anlamak fani insan için kolay değildir. Öyle ki. Veliler dahi bu alemi tam ihata edemedikleri için habbeyi kubbe, kubbeyi de habbe yapmaları bundandır.

      Ruh alem-i misalde iken gördüklerini kişi nasıl idrak edecek. O da nefsinin mertebesiyle bağlantılıdır. Alim olmayan mü’minlerin yükselebileceği yer en çok nefs-i levvamedir. Bu halde ihata gücü düşüktür. İlmi-i olmayan birinin göreceği rüya ne olabilir? Ayrıca kişilerin hüsnü-ü kuruntuları, beklentileri, son meşguliyetleri de ruhun görmesini etkiler. Yani o düşünceler alem-i mislade yer alacağından görnütü olarak yansır. Ve ruh, alem-i misal ile şuhut alemini arasında iken beyninin bu halleri görüntülerine yansırsa o rüyanın ne kıymeti olabilir.

      Bu sebeple rüyalara itimat doğru değildir. Bir haberleşme aracı değildir. Efendim falan veli görmüş, bilmem şu görmüş. Rüyalar da takdir-i ilahi ve iznine tabi. Cenab-ı Allah bazı hallerde kuluna merhamet eder ve bir konuya işaret eder. Rüyalar mektep ve medrese değildir. Ki her görülen rüyanın teknolojik ihbar olduğu sanılsın. Kaldı ki rüya için ayrı bir tabir ilmi vardır. Bu ilme sahip olan rüyayı tabir eder. Yani açıklar.

      Bazen olacak bir felaket gösterilerek kul ilahi ilticaya davet edilir. Ve dualar bunu def eder. Böyle kötü rüyaların görülmesi halinde okunan dualar ve euzu besmele ile bunların def edileceği hadislerde bildirilmiştir. Yani bir nevi kul hayatta iken başvurmadığı iltica hali için talim ettirilir.

      Şimdi Bediüzzaman Kur’andaki mu’cizelerin beşer ilminin sınırına işaret ettiğini belirtir.. Bu sınırın nihayeti ses, görüntü ve eşya nakli olduğuna dikkat çeker. Sebe Melikesi’nin kıssası ile. Önümüzdeki yıllarda eşya naklinin gerçekleşmesi veya ilk emarelerinin ortaya çıkmasıyla bu sınıra varılmış olacak. Ses nakli ile başlayan dönem Hz. Mehdi’nin doğumu tarihine tevafuk eder. Hareketsiz görüntü nakli ile vazifeye başlangıcı ve hareketli görüntünün dönemi ise Mehdiyet’in hayat faslının başlangıcıdır. Eşya nakli tevhidin dünyaya yayılması Mehdi-Mesih cemaatlerinin dönemine rastlaması da beklenebilir.

      Mustafa’nın rüyasındaki barajlar 50 yıllık bir hikayedir. 7 küpeli gelin olarak sembolize edilen GAP projesinin ilk temeli 1969 yılında atıldı. Aradan geçen 45 yılda bunun henüz bitirilememesinin sebebi de dış müdahale yüzündendir. 30 milyar dolarlık bir projedir. Ve bu hadislerdeki ünlü Fırat-Dicle’nin suları çekilir altından altın dağ çıkar (ekonomik zenginliğine işaret) ve bunun için kıtel olur rivayeti ile biliniyor. (PKK fitnesine işaret, çünkü Suriye-Irak diktatörleri İsrail’in kışkırtmasıyla hem dış yardımı kösteklediler ve PKK’ya destek verdiler) Bunun ruha yansıması rüya olur. Gaybi haber değil

      Sil
  14. Kendimi şeriat ölçülerine göre ölçünce dehşetli kusur ve eksiklikler görüyorum. Namazın dahi belki ancak borç ödenirse ne ala... Aksi takdirde halimiz gerçekten harap durumda... Her yer, her şey haramlarla bulaşık... Lağım çukurunda gezinen bizlerin velayet iddiası ne kadar hata olur. Ama şeytan sürekli üfler... Büyük adamsın falan filan... Ona asla inanmıyoruz.
    Kurtuluş elbette islamiyette... Ya ben şeriat yolu üzerinde ne kadar hissedarım. Amelimizin hakikat-ı hali nedir ? Ameline güvenmek ucubtur. Ucub ameli iptal eder.
    Kurtuluşunu falanca zatın elinde gören kolaycı zihniyetin lüksünden uzağım. Hele hele haramlarla bulaşık iken bunları misk ü amber zannedip yüzüne gözüne sürenler... Başkalarına bakmıyoruz. Önce nefsimiz bize yeter. Emr-i bil maruf nehy-i anil münker önce nefisten başlamalı.. Halbuki nefsimiz söz dinlemez, terbiye ilacının acılığından kaçar. O nedenle sık sık tokatlarla nefsimiz tedip edilmekte.. Yine de aldığı dersi tek bir zehirli şekerlemeye satmaya hazır....
    selam ve dualarla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sinan çetin in propaganda filmindeki şiir herkesin kahkalarla güldüğü aslında içeriğinde bambaska seyler anlatılan küçük bir cocuk seslendiriyor..
      Türk çocuktur yaşamaz babasız,
      karanlıkta kılavuzsuz, lambasız.
      artık çiftlik değildir memleket,
      malikane yazılmaz taşında,
      tepesinde kahramanlar olunca.
      bu memleket daim gitmez ileri,
      ilk sırayı aristıklar dolunca,
      paslı kalmış kalbindeki cevheri.
      bu bölüm ise kızlarımzın halini anlatıyor..
      tutun kızlar tutun birleşsin eller,
      çalın sazlar çalın kırılsın teller,
      dönün kızlar dönün kıvrılsın beller,
      uzun siyah saçlar tel tel dökülsün!


      Sil
  15. Esselam

    Denizlerin icinde dalgiç irk denilen şerli bir kavim yasadigini bir kaynakta okumustum.

    Hatta birkac kez ruyalarda gosterilmisti.
    "İblis aleyhillanenin tahti denizlerdedir."

    "Sizin ruyasi en dogru çikaniniz en dogru sözlü olaninizdir."
    Hz.Muhammed aleyhisselam

    Deccal aleyhillanenin gorevlilerinin ruya toplayiciligi yaptigini hayati sir isimli yazar yazmisti.

    Bu elimizdeki akilli telefonlardan veya pc lerden bu şerli tayfa bizlere kendi sesimiz ve kendi goruntulerimizle bir takim halisunasyonlar gosterebilir ,fisildayabilir,yanlis kisi veya gruplara yonlendirme yapabilir.
    Bunlardan her kotuluk beklenir.
    "Iblis aleyhillane hic umulmadik yerden yaklasir."
    "Düsmani takipte gevseklik gosterm

    eyin."
    Devir sadece iyi olma devri degil,aktif iyi olma
    devri..Devir sadece dille dua etme devri degil,yalvarip yakarma aglama sizlama devri..

    Ahirzamanda hz.Peygamber aleyhisselam bir zaman sonra artik ruyada gorunmeyecegi bildiriliyor.
    Net bilgi almak isteyen kardeslerim su an yalvarsin yakarsin hz.Resulullah efendimiz aleyhisselama sorsun.
    En azindan şunu sorsun "ya Resulallah mursidi kamil bir zata intisap edeyim mi ? Veya hangisine intisap etmem hakkimda hayirlidir?" desin.

    Efendimiz aleyhisselam eminim ki yonlendirecektir..

    Bir ruyada hz.Ali kerremullahi veche..
    "Senin Mursidin benim habibimdir."
    Buyurmustu.

    Fatih Sultan Mehmed han hz.(rahmetullahi aleyh)gibi bir mubarek mujdeli bir zatin Mursidi kamile biati varken ben kim oluyorumda murside ihtiyac duymayacam."

    Bu arada Suriyede amerikan askerlerinin egittigi ve ozgur suriye ordusuna ve kafir esede karsi savasan hazm tugaylari ve devrimci hareket tugaylarini, el nusra cephesi tarumar etmis..
    Mujdeler olsun.
    Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber
    Ve lillahilhamd

    La havle vela kuvvete illabillah

    Fiemanillah

    Allahuzulcelal hz.kendi fazli keremiyle imami zamanin zuhurunu acil eylesin.
    Amin

    YanıtlaSil
  16. 124 bin Peygamber vardır, 124 bin de evliya(veli)…

    Veliler derecelerine göre üç gruba ayrılır; İlerdekiler,Ortadakiler,Geridekiler…İleridekilerin sayısı 30.000, ortadakilerin sayısı 64.000, geridekilerin sayısı 30.000dir.Her dönemde ilerdekilerden,ortadakilerden,geridekilerden bulunan veliler bulunur.

    Ümmet-i Muhammed 3 dönemdir.İlk döneminde 30.000 veli vardır,ikinci döneminde 64.000 veli olmuştur ve son döneminde sayı Hatemül Veli ile 30.000’e ulaşacaktır.Selçuklu ve Osmanlı’nın 1000 yıl cihana hükmetmesinin sebeplerinden biri ikinci dönemde bulunan velilerin çokluğudur.

    Said Nursi bir velidir ve ilerdekilerde yer alır ancak ilerdeki velilerin en arka saflarından yer almaktadır.Said Nursi, müceddid değildir.O dönem için 40lardan biridir.Yazdığı eser Risale-i Nur’un hükmü 1977’de bitmiştir.Keza süfyani fetulah 1977’de imanını kaybetti,1978’de Mehdi doğdu ve süfyani fetulah 7 kişiyle tanıştı, 1979’da deccal doğdu İran’da yeni bir dönem başladı ki 6 ay içinde Kabe’de kan aktı .Yeni Türkiye(!) 1977 yılında başlamıştır,süfyani fetulahın yolunu açan süfyan doğumundan 100 yıl sonra.süfyan 1877 doğumludur.

    Müceddid yani o dönemin Sahibüzzaman’ı çoğu Müslüman tarafından kim olduğu bilinmez.Hatemül Veli,Mehdi ve Hz.İsa…Son dönemde farklılık gösterilecektir bu üç kişiden Sahibüzzaman Hz.İsa’dır.Bu üç kişiden Hatemül Velinin kim olduğu bilinmemeli veya bilenler tarafından anlatılmamalıdır.Hatem, Mehdi’den farklı bir kişidir ve ileridedir ki Peygamberlere en yakın kişi Hatem’dir.Velilerin imamı Hatem en öndedir ve tektir, 2.sırada 2 kişi Muhyiddin Arabi -Mehdi, 3.sırada 3 kişi Geylani-Gazali-Rabbani bulunur.Düzen bu şekilde devam eder.

    Müceddid,alimlerin oyuyla belirlenmez.Bazıları şu kadar alim onayladı müceddid şudur diyorlar ki bu saçmalıktır.O müceddid dedikleri kişi yani Mahmud Efendi ve ihvanı ortadakilerdendir.

    ALLAH,vazifesini tamamlamış tüm velilere rahmet eylesin.

    ALLAH’ın selamı üzerinize olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerek Bediüzzaman ve gerekse diğer islam büyüklerini kategorize edecek bilgi ve mertebeye sahip değilim. Bildiğim şey Bediüzzaman kendisi için değil ama Risale-i Nura bir nevi müceddid demiştir. Diğer yandan Risale-i Nurun kıyamete kadar tenvir vazifesine devam edeceğini, La tezalü taifetün min ümmeti zahirine alel hak hadisi beyanında ahirzamanda bir taife-i mücahidinin son zamanlarında makbul bir grup olacağını ifade etmiştir. Bundan dolayı Nur hizmetinin kıyamete kadar devam edeceğini düşünmekteyiz. Düşüncenize saygı duymakla beraber Risale-i Nurun kadrini takdir babında fikrimizi söyleriz.

      Sil
    2. İMamı rabbani ahmed eL faruki rahmettullah bir cok evliyanın halini eserinde bildirmiş (makamınıda) itibba mektubadadır. boyumuz dan büyük gizemLi gözükmeye gerekyok

      Sil
    3. sakarya seyf kardeş bu açıklama ile süfyan ve süfyani'nin birbirinden farklı olduğunu da söylemiş oldunuz.[Süfyan konusunda(1877 ve 5816) Abdurrahim bey'le düşünceleriniz benziyor.] Öyleyse Hz. Mehdi, Süfyan ile DEĞİL Süfyani ile savaşacak.

      Sil
    4. İşte Risale-i Nuir’a işaret eden 33 ayet ile bu ayetlerdeki bazı cifre dayalı terihler. Önce ayetler:
      *Allah, göklerin ve yerin nuru’dur. O’nun nuru, içinde misbah (lâmba) bulunan kandil (ışık saçan bir kaynak) gibidir. Misbah, sırça (cam) içindedir. Sırça (cam), inci gibi (parlayan) yıldız gibidir. Doğuda ve batıda bulunmayan mübarek bir ağacın yağından yakılır. Onun yağı, ona ateş değmese de kendi kendine ışık verir. Nur üzerine nurdur. Allah dilediğini nuruna hidayet eder (ulaştırır). Ve Allah, insanlara örnekler verir. Ve Allah, herşeyi en iyi bilendir.” Nur/35
      *Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Hûd Sûresi/112.
      *Bizim uğrumuzda cihad edenlere Biz yollarımızı gösteririz. Muhakkak ki Allah iyilik eden ve iyi kullukta bulunanlarla beraberdir. Ankebut Sûresi/69.
      *And olsun ki Biz sana, her zaman tekrarlanan yedi âyetli Fâtihayı verdik. Hicr Sûresi/:87.
      *Ölü iken îmân ile diriltip nûra kavuşturduğumuz ve halk içinde o nûr ile doğru yolda yürüyen kimse, inkâr karanlıkları içinde kalıp da ondan hiçbir zaman çıkmayacak olan kimse gibi olur mu? En'âm Sûresi/122.
      *Allah, delil ve mu'cizeleriyle hakkı ortaya çıkarır. Yûnus Sûresi/82.
      *Allah delil ve mu’cizeleriyle hakkı ortaya çıkarır Yunus/82
      *De ki: Elbette Rabbim beni dosdoğru doğru bir yola eriştirdi. En'âm Sûresi/161.
      * Allah hikmeti dilediğine verir de ona hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak gösterir. Bakara Sûresi/269.
      *Onlara Senin kitabını öğretecek, kâinatın yaratılış sırlarını ve gayesini bildirecek ve onları inkâr ve isyan kirlerinden temizleyecek... Bakara Sûresi/129.
      * Sizi inkâr ve günah kirlerinden temizler, size Kur'ân'ı, kâinatın gayesini ve sırlarını öğretir. Bakara Sûresi/151.
      *Halbuki o âyetlerin tefsirini Allah'tan ve Allah'ın kendilerine ilimde derinlik ve istikamet ihsan ettiği kimselerden başkası bilemez. Âl-i İmrân Sûresi: 3:7.
      *Fakat onlardan ilimde derinlik ve istikamet sahibi olanlar.
      *Ey insanlar! Size, Rabbinizden apaçık bir delil olan bir peygamber geldi ve size, dünyanızı ve âhretinizi aydınlatıcı apaçık bir nûr olarak Kur'ân'ı indirdik. Nisâ Sûresi/174.
      *O, îmân edenler için bir hidâyet rehberi ve bir şifâdır. Fussilet Sûresi/44.
      *Ey Peygamber, eğer insanlar senden yüz çevirirse, sen de ki: 'Allah bana yeter. Ondan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Tevbe Sûresi/129.
      *Şüphesiz Allah'a tâbi olan topluluk gerçek galiplerin tâ kendisidir. Mâide Sûresi/56.
      *O gün Allah'ın, peygamberin maiyetinde bulunan müminleri utandırmayacağı gündür. O gün onların nûru önlerinden ve sağlarından koşarak Cennete yol gösterirken, onlar da 'Ey Rabbimiz,' derler. 'Nûrumuzu tamamla ve bizi bağışla. Tahrîm Sûresi/8.
      *Biz Kur'ân'dan müminler için bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz. İsrâ Sûresi/82.
      *De ki: Elbette Rabbim beni dosdoğru doğru bir yola eriştirdi. En'âm Sûresi/161.
      *Allah da onu dosdoğru doğru bir yola iletti. Nahl Sûresi: 16:121.
      *Bu yüce kitabın âyetleridir. Yunus/1, Yusuf/1, Hicr/1, Ra’/1, Şura/2, Kısas/2, lokman/2.
      *Umulur ki Rabbimiz bize bundan daha hayırlısını verir. Kalem Sûresi/32
      *Bu Kur'an, kudreti her şeye galip olan ve hikmeti her şeyi kuşatan Allah tarafından indirilmiştir. Zümer Sûresi/1
      *Bu kitap, kudreti herşeye galip olan, ilmi herşeyi kuşatan Allah tarafından indirilmiştir. Mümin Sûresi/2.
      *O gün insanlardan şakîler ve saidler vardır. Hûd Sûresi/105.
      * Saidlere gelince, onlar da Cennette kalacaklardır. Hûd Sûresi/108.
      * Onlar Allah'ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Fakat Allah nûrunu tamamlayacaktır -kâfirler isterse hoşlanmasınlar. Saf Sûresi/8.
      *Allah'ın nûrunu üflemekle söndürmek isterler. Allah ise nûrunu tamamlamaktan başka birşeye râzı olmaz -kâfirler isterse hoşlanmasınlar. (Tevbe Sûresi/32.
      *Elif lâm râ. Bu bir kitap ki, insanları Rablerinin izniyle inkâr karanlıklarından îman nûruna çıkarman, kudreti her şeye galip olan ve her türlü hamde lâyık olan Allah'ın yoluna kavuşturman için sana indirdik. İbrahim Sûresi/1.

      Sil
    5. Bazı tarihler ve işaretler: (1)
      *Sûre-i Hûd'da (O gün insanlardan şakîler ve saidler vardır.) âyetinin iki kuvvetli işaret veren sayfasının mukabilindeki gayet meşhur bir âyetidir. Makam-ı cifrîsi 1303 ederek, hem Sûre-i Şûrâ'nın ikinci sayfasında (Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Şûrâ Sûresi: 42:15) ise, 1309 ederek o tarihte umum muhatapları içinde birisine, hususan Kur'ân hesabına iltifat edip istikametle emreder ki, birinci tarih ise, Resâili'n-Nur Müellifinin Risale-i Nur'u netice veren ulûmun tahsiline başladığı tarihtir.
      3.ayet *(Bizim uğrumuzda cihad edenlere Biz yollarımızı gösteririz. ) cifirce 1344 eder ki, o tarihte Risale-i Nur'un şakirtleri gibi bu âyetin mânâsına daha ziyade mazhar olanlar zâhiren görülmüyor. Demek bu âyet, mânâsının müteaddit tabakalarından işârî bir tabakadan ve remzî bir perdeden Kur'ân'ın parlak bir tefsiri olan Risale-i Nur'a bakıyor ve en evvel nâzil olan Sûre-i Alâk'ta (İnsan muhakkak azgınlaşır) âyeti gibi mânâsıyla ve makam-ı cifrî ile ifade ediyor ki, 1344'te, nev-i insan içinde firavunâne emsalsiz bir tuğyan, bir inkâr çıkacak. (Yani İslma deccali Süfyan huruç eder)
      4.ayet*(And olsun ki Biz sana, her zaman tekrarlanan yedi âyetli Fâtihayı verdik. ) makam-ı ebcedîsi 1335 adediyle Risalei'n-Nurun fâtihası olan İşarâtü'l-İ'caz tefsirinin Fâtiha Sûresiyle el-Bakara Sûresinin başına ait kısmı basmakla intişar tarihi olan 1335 veya 6'ya tevafukla remzî bir perdeden ona baktığına bir emâredir.
      5.ayet * (Ölü iken îmân ile diriltip nûra kavuşturduğumuz Enam/122) 1334 eder ki, o aynı zamanda (Arabî tarihle) Said, umumî harpte, maddî ve dehşetli bir mevtten dahi harika bir tarzda kurtulması ve felsefe ve gafletten gelen mânevî ve şiddetli bir ölümden necat bulması ve Kur'ân'ın âb-ı hayatıyla taze bir hayata girmesi tarihidir. Bu tevafuk-u mânevî ve muvafakat-ı cifrîye delâlet derecesinde bir işarettir.
      (Halk içinde o nûr ile doğru yolda yürüyen kimse Enam 122)1294 eder ki, velâdetinin ve hayatının birinci senesidir. Demek bu cümle ile hayat-ı maddiyesine, evvelki cümle ile de hayat-ı mâneviyesine işaret eder.
      (Allahın nurunu söndürmek isterler) 1316 ve 7 cifirce aynı tarihi gösteriyor. Eğer şeddeli mim, iki mim sayılsa 1357, eğer şeddeli lâm, iki lâm sayılsa 1347 ki, bu asrın tâğiyâne faaliyet tarihidir. Her iki şeddeli ikişer sayılsa 1387 ki, dehşetli bir cereyanın müntehâsı tarihi olmak ihtimali var.

      6, ayet *1318 adediyle Resâilü'n-Nur Müellifi tedristen telif vazifesine ve mücahidâne seyahate başladığı zamanın beş sene evvelki zamanına ve çok âyetlerin işaret ettikleri 1316 tarihindeki mühim bir inkılâb-ı fikrîden iki sene sonraki zamana tevafuk eder ki, o zaman istihzarat-ı Nuriyeye başladığı aynı tarihtir. İşte şu nurlu âyet, hem mânâca, hem cifirce tevafuku ise, umum vücuhu ayn-ı şuur olan Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyanda elbette ittifakı tesadüfî olamaz.
      7. ayet *şu âyet-i meşhurenin küllî mânâsının bu zamanda zâhir bir mâsadakı Risaletü'n-Nur olduğu gibi, lâfzullahdaki şeddeli lâm, bir lâm; ve (vebikelimetihi) deki melfuz ya sayılmak şartıyla 998 adediyle Risaletü'n-Nur'un 998 adedine tamtamına tevafukla münasebet-i mâneviyeye binaen remzen ona bakar. Ve bu remzi lâtifleştiren ve kuvvet veren münasebetlerin birisi şudur ki, Risaletü'n-Nur'un eczaları "Sözler" namıyla iştihar etmişler. Sözler ise Arapça "Kelimat"tır ve o kelimat ile Kur'ân'ınhakaikini o derece mahz-ı hak ve ayn-ı hakikat olduğunu ispat etmiş ki, bu zamanın dinsiz filozoflarını tam susturuyor.
      12.ayet *1322 ederek makam-ı ebcedî ile Risalei'n-Nur Müellifinin doğrudan doğruya ulûm-u âliyeden başını kaldırıp hikmet-i Kur'âniyeye müteveccih olarak hâdimü'l-Kur'ân vaziyetini aldığı tarihtir ki, bir sene sonra İstanbul'a gitmiş, mânevî mücahedesine başlamış.
      İkinci âyet ise: Makam-ı cifrîsi 1302 ederek Risale-i Nur Müellifinin Kur'ân dersini aldığı tarihe tam tamına tevafukla remzen Kur'ân'ın bâhir bir bürhanı olan Resâili'n-Nur'a bakar.

      Sil
    6. Bazı tarihler ve işaretler: (2)
      Üçüncü âyet ise, 1338 olduğundan, hikmet-i Kur'âniyeyi Avrupa hükemasına karşı parlak bir surette gösterebilen ve gösteren Risalei'n-Nur Müellifi Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiyede hikmet-i Kur'ânîyeyi müdafaa etmekle, hattâ İngilizin Başpapazı sual ettiği ve 600 kelimeyle cevap istediği altı sualine altı kelimeyle cevap vermekle beraber inzivaya girip bütün gayretiyle Kur'ân'ın ilhamatından Risale-i Nur'un meselelerini iktibasa başladığı aynı tarihe tam tamına tevafukla remzen bakar.
      14 ayet *Risalei'n-Nur ve şakirtlerine remzen bakmakla beraber, ulema-i müteahhirînin mezhebine göre (illalah)da vakfedilmez. O halde makam-ı cifrîsi aynen (muhakkak insan azgınlaşırı) nın makamı gibi 1344 ederek Resâili'n-Nur ve şakirtlerinin meydan-ı mücahede-i mâneviyeye atılmaları tarihine tam tamına tevafukla onları da bu âyetin harîm-i kudsîsinin içine alıyor. Hem haşrin en kuvvetli ve parlak bir bürhanı olan Onuncu Sözün etrafa yayılması tarihine ve Kur'ân'ın kırk vecihle mu'cize olduğunu beyan eden Yirmi Beşinci Sözün iştiharı hengâmına, hem (Muhakkak insan azgınlaşır) adedine tam tamına tevafukla bakar. Eğer mezheb-i selef gibi (illah)da vakıf olsa, o halde El Rasuhun)'deki şeddeli r, iki r sayılsa bin üç yüz altmış küsur ederek Risaletü'n-Nur şakirtlerinin bundan on beş yirmi sene sonraki râsihâne ve muhakkikane olan ilimlerine ve imanlarına remzen baktığı gibi, şeddeli r, asıl itibarıyla bir lam , bir r sayılsa 1212 ederek, bundan bir buçuk asır evvel Mevlâna Halid Zülcenâheynin Hindistan'dan getirdiği parlak bir ilm-i hakikat rüsuhuyla o zamanda meydan alan tevilât-ı fâsideyi ve şübehatı dağıtarak yüz senede elli milyondan ziyade insanları daire-i irşadına aldığı ve tenvir ettiği zamanın tarihine tam tamına tevafukla bakar."
      İkinci âyet olan (Fakat onlardan ilimde derinlik ve istikamet sahibi olanlar. Nisâ Sûresi/162. )şeddeli r , aslına nazaran bir lam , bir r sayılmak cihetiyle, makam-ı ebcedîsi 1344 etmekle her asra baktığı gibi, bu asra da hususî remzen bakar. Ve ilm-i hakikatte râsihâne çalışan ve kuvvetli İmân eden bir taifeye işaret eder. Ve çok âyetlerin ehemmiyetle gösterdikleri bu 1344'te Risaletü'n-Nur ve şakirtlerinden daha ziyade bu vazifeyi müşkül şerait içinde sebatkârâne yapan zâhirde görülmüyor. Demek bu âyet onları dahi daire-i harîmine hususî dahil ediyor.

      16 ayet * Bu âyetin makam-ı cifrîsi olan 1346 adedi Resâili'n-Nur'un 1346'da şifadarâne etrafa intişarının tarihine ve Mucizat-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm nâmında olan risale-i harikanın zaman-ı telifine tam tamına tevafukudur. Şu tevafuk hem münasebet-i mâneviyeyi teyid ve onunla teeyyüd eder, hem remizden işaret derecesine çıkarıyor.

      Sil
    7. Bazı tarihler ve işaretler: (3)
      On Sekizinci Âyet (Şüphesiz Allah'a tâbi olan topluluk gerçek galiplerin tâ kendisidir. Mâide Sûresi/56.) Bu âyet meâliyle hizbullahın zâhirî mağlûbiyetinden gelen meyusiyeti izale için kudsî bir teselli verir ve hizbullah olan hizb-i Kur'ânînin hakikatte ve akibette galebesini haber verir ve bu asırda hizb-i Kur'ânînin hadsiz efradından Resâili'n-Nur şakirtleri tezahür ettiklerinden, bu âyetin küllî mânâsında hususî dahil olmalarına bir emâre olarak, makam-ı cifrîsi olan 1350 adedi ile Resâili'n-Nur şakirtlerinin zâhirî mağlûbiyetleri ve bir sene sonra mahpusiyetleri içinde mânevî galebeleri ve metanetleri ve haklarında yapılan müthiş imha plânını akîm bırakan ihlâsları ve kuvve-i mâneviyeleri tezahür etmesinin Rûmî tarihi olan 1350 ve 51 ve 52 adedine tam tamına tevafuku elbette şefkatkârâne, teselliyettârâne bir remz-i Kur'ânîdir.

      Çünkü (onlar da 'Ey Rabbimiz,' derler. 'Nûrumuzu tamamla ve bizi bağışla. Tahrîm Sûresi 8) hem mânâca kuvvetli münasebeti var; hem cifirce 1326 ederek, o tarihteki hürriyet inkılâbından neş'et eden fırtınaların hengâmında herşeyi sarsan o fırtınaların ve harplerin zulümatından kurtulmak için nur arayan mü'minler içinde, Resâili'n-Nur şakirtleri az bir zaman sonra tezahür ettiklerinden, bu âyetin efrad-ı kesiresinden bu asırda bir mâsadakı onlar olduğuna bir emaredir. (Bizi bağışla)Cümlesi 1360'a bakıyor. Demek bundan beş altı sene sonra istiğfar devresidir. Resâili'n-Nur şakirtleri o zamanda istiğfar dersini vereceğini remzen bir îmadır.

      20.ayet *Demek Resâili'n-Nur bu âyetin bir mânâ-yı işârîsinde dahildir. Ve bu duhulüne bir emare olarak, (bir şifâ ve rahmet olan şeyi indiriyoruz. İsrâ Sûresi/82.) makam-ı cifrisî 1339 ederek, aynı tarihte Kur'ân'dan ilham olunan Resâili'n'Nur bu asrın mânevî ve müthiş hastalıklarına şifa olmakla meydana çıkmaya başlamasından, bu âyet ona hususî remzettiğine bana kanaat veriyor. Ben kendi kanaatimi yazdım; kanaate itiraz edilmez.

      Sil
    8. Bazı tarihler ve işaretler: (4)

      Yirmi Üçüncü Âyet * (Umulur ki Rabbimiz bize bundan daha hayırlısını verir. Kalem Sûresi/32 ) Şu âyet her asra baktığı gibi, bu asra da bakıyor ve bu asırda kâbuslu bir rüya gibi musibetlere düşen ve Rabb-i Rahîminden onu hayra tebdil etmesini rica edenler içinde Resâili'n-Nur şakirtlerine hususî remzettiğine bir emaresi şudur ki:
      Bu âyetin makam-ı cifrîsi olan 1345'te ehemmiyetli risaleler telif ile beraber, fevkalâde hadiseler vukua gelmeye hazırlandılar. Ve o Resâili'n-Nur'un merkez-i intişarı olan Barla karyesinde ziyade sıkıntı müellifine verildi.

      Yirmi Sekizinci Âyet * Bu ayette Avrupa zalimlerinin 1324 tarihinde devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmek niyetiyle müthiş bir suikast plânı yaptıkları ve ona karşı Türkiye hamiyetperverleri, hürriyeti '24'te ilânıyla o plânı akîm bırakmaya çalıştıkları halde, maatteessüf, altı-yedi sene sonra, Harb-i Umumî neticesinde yine o suikast niyetiyle, Sevr Muahedesinde Kur'ân'ın zararına gayet ağır şeraitle kâfirâne fikirlerini yine icrâ etmek olan plânlarını akîm bırakmak için Türk milliyetperverleri cumhuriyeti ilânla mukabeleye çalıştıkları tarihi olan 1324'e, tâ '34'te, tâ '54'te tam tamına tevâfukla, o herc ü merc içinde Kur'ân'ın nurunu muhafazaya çalışanlar içinde Resâili'n-Nur Müellifi '24'te ve Resâili'n-Nur'un mukaddematı '34'te ve Resâili'n-Nur'un nuranî cüzleri ve fedakâr şakirtleri '54'te mukabeleye çalışmaları göze çarpıyor. Hattâ hakikat-i hali bilmeyen bir kısım ehl-i siyaseti telâşa sevk ettiler ve bu itfâ suikastine karşı tenvir vazifesini tam îfa ettiklerinden, bu âyetin mânâ-yı işârîsi cihetinde bir medâr-ı nazarı olduklarına kuvvetli bir emaredir. Şimdi İslâmlar içinde nur-u Kur'ân'a muhalif hâletlerin ekserîsi o suikastlerin ve Sevr Muahedesi gibi gaddarâne muahedelerin vahim neticeleridir.
      Eğer şeddeli (mim) dahi şeddeli lam'lar gibi bir sayılsa, o vakit 1284 eder. O tarihte Avrupa kâfirleri devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmeye niyet ederek on sene sonra Rusları tahrik edip Rus'un '93 muharebe-i meş'umesiyle âlem-i İslâmın parlak nuruna muvakkat bir bulut perde ettiler. Fakat bunda Resâili'n-Nur şakirtleri yerinde Mevlâna Halid'in (k.s.) şakirtleri o bulut zulümatını dağıttıklarından, bu âyet bu cihette onların başlarına remzen parmak basıyor.
      Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli (lam)'lar ve mim ikişer sayılsa, bundan bir asır sonra ( ki bu tarih 1978) zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdînin şakirtleri olabilir,

      Sil
    9. NOT: Bediüzzaman Tevafukla işaretlerin manevi bir münasebete dayanmaması halinde öneminin azalacağını belirtir. Varsa o vakit tevafuk önem kazanır.
      *Peki Tevafuk nedir: Tevfuk ilmi cifrin önemli bir anahtarıdır. Eğer tevafuk bir ise ima olur, iki cihetle aynı meseleye tevafuk gelirse imadan remiz derecesine çıkar. Eğer 3 cihetle aynı meseleye gelse işaret olur. Eğer mean-i elfaz işarat-ı harfiye münasip gelse ve işaretle bahsedilen insanların ahvali o manaya mutabık ve muvafık olsa, o işaret, o vakit dalalet derecesine çıkar. Eğer altı yedi vecihle tevafukla beraber mana-i kelimat işaret-i harfiye muvafık gelse ve mukteza-ı hale de mutabık gelse o delalet o vakit sarahat derecesine çıkar
      .
      *Görüldüğü gibi Kur’an'ın Risale-i Nur’a sarahat derecesinde işaratı vardır. Ve Mehdiyet’in bütün safhalarının pişdarlığını yapmaktadır. Hüküm onundur. Mehdiyetin ayrı bir hükmü var ve yeni bir cereyandır. Bütün ehl-i hak tarik ve meslek ve meşreplere manevi cihad noktasında teceddüt getirir. Onları inkar etmez ama ittifak eder. Hüda'da ittifak. Tabi anlayana. Dinde ikrah yoktur.

      *Derin devlet yani gladio bunun başından beri bunları bildiği için müteaddit defalar onu saptırmaya çalışmış. Talebelerine karşı fitneler icad ederken bazı sun'i cemaatlerin önünü açmaya çalışmıştır. Nitekim paralel yapı budur. Risale-i Nur okuduklarını söyleyip Gladio’nun amalini gerçekleştirmeye çalışmışlardır.

      Gülen 1972 yılından beri sözde Risali okuduğunu göstermiş, ama onun prensiplerine sadık kalmamıştır. Nitekim Yeni Asya Gazetesi Sahibi Mehmet Kutlular 2002 tarihinde Yeni Şafak Gazetesi’nden Mustafa Karaalioğılu’na verdiği mülakaatta Gülen’in Risale-i Nur’u okuduğunu ama anlamadığını ( dikkatinizi çekerim) anlamadığını belirtmiştir.

      Ki 1995 yılında Gülen bir gazeteye verdiği demeçte Mehdiyet’in ikinci safhasını gerçekleştireceklerini ve bunun din+finans+medya ile yapacaklarını iddia etmişti. (Sanki üzerine vazife gibi) Ki bu Risale-i Nur’un hizmet tarzına uymaz. Ama sonra görüldü ki baronlarla işbirliği ve küresel sermaye ile irtibata geçiş, yabancı istihbaratlarla işbirliği, elemanlarını açılan mekteplere yerleştirmek. Aananas işleri. Bu mu Mehdiyet bu mu Risalle-i Nur hizmeti. Tabi bazı dışardan saf diller de bunun böyle olduğunu anlamamış. Sakarya Seyf gibileri dahil. Gelişi güzel konuşup ahkam kesiyorlar.

      Bunu söylerken şu unutulmamalı Mehdiyet'in 3. safhası Türkiye'de ittihad-ı İslam ve Alemi-i İslam'da ittihad-ı İslam şarttır. Bediüzzaman bunu cemahir-i müttefika olarak tavsif etmiş.Bu da Hilafet-i İslamiye'ye yol açar ki, Hz. Mehdi'nin şahs-ı manevisi ile bu iş olacak. Risale-i Nur Türkiye'den sonra İslam Alemi'nde büyük bir teveccüh görüyor. Manevi cihad Hıristiylanların liderlerini bile imrendirmiş.

      Ahir zamanın hükmü Mehdi'de ama O bir perdedir, asıl müessir Rahmet-i İlahidir ki, O her istediğini yapar. Bu görülecektir. Çok karib bir zamanda. İki fecr-i kazip gitti. Sadece fecr-i sadık kaldı. Alamet-i farikası ise Ayasofya'dır. Ne zaman mı? Çok yakın İnşallah.

      Sil
    10. Ben cevaplarımı alıyorum sorularımı sorsamda sormasamda...
      'oku'yun okumayın...
      İlacımız tefekkür,tefekkür,tefekkür...
      Tesadüf diye bişey yoksa;bu bunla baglantılı değil dediğiniz bile onunla baglantılıdır.
      Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.(tekvir suresi,29)
      Musibetimizi dinimize vurdurma Ya Rabbi.İlmimizin ulaştığı noktayı dünyayla sınırlı kılma Ya Rabbi.(Amin)

      Sil
  17. Bismillah__ Nefsi emmare kafir de olan nefsin süretidir. 2-Nefsi Levvame bazen günah bazen sevab işleyen avam Müslümanın halidir msülümanların bir cogu bu haldedir. 3- nefsi Mülheme (ilhamlanan nefis) zikir ve takvaya sarılan helal harama dikkat eden şeriatın kuralarını yaşamaya sünneti tatbik etmeye çalışan nefsin süreti şirk nifak ve gösterişi zikrin kuran tilavetinin nurlarınla ihlasa dönüşen nefsin haLi 4-MutmaİNe burda kUl abdullah makamıdır velayetten pay alandır. Allahın kulum dedigi veliligin ilk makamıdır. 5- nefsi Radiyye kalbine melek oturmuş ya nur süretinde yada Mürşidi kamiLin ruhaniyeti olan melek kalbine oturmuş olup tüm azaları sultani zikirin olan veLi zatın halidir. buna şeytan uzakdan seslenir kalbine kanına mudahale edemez sadece uzakdan seslenir uçup vermek için sen kutub oldun sen ebdaL oldun gibi enaniyete büyük lüge sokmak için ugraşır. 6-MERDİYE nefsin haLi bizzat madde aleminde cismani kamiL mürşidi iLe buluşması emr ve telkinlerini kabuL edip dini tatbikatlar aşırı derecede kendisine sevdirilen , önceden zorluga katlanarak işledigi taat ve ibadetin zorlugu zevaL bulan merdiyye nefsin nazarında :: itikatında Dünya okadar küçülür ki , kocaman yer küresi yumurta büyüklügünde kalır. Uhrevi saadetin kazanılmasına vesile olan bir nafilenin işlenmesi , dünya kadar değer kazanır. / Burada Artık madde alemi bitmişdir, Madde ve Arşın cok fevkindeki emr alemine Latifeler yükselmiş tir. Radıye nefs Merdiyyeye dönüşmüşdür, Yaptıgı ibadetin semeresini müşahade eder ve ibaduLLahın içerisine girmiş olur. _______( işte hakiki imanın lezettini tatmış kainat bazı Allah dostlarında Allahın tevhidinde kalbleri tekleşmiş Allahın esmasın dan 1 ile şereflenmiş müşeref olmuş Allahın havasushavas olan kuLları madde aleminden Allahın diledi gi kadar tabii kanunların dışında olaylara vakıf dırlar . bazı evliyaullah marsın sokaklarını konyanın sokaklarından daha iyi biliri demiişlerdir bir kutbiyet makamı ile şereflenen Allah dostu kamiL evliya en az 16 alemden haberdardır nisbetince işte muhiddini arabi rahmettullahın marsı bilmesi normal bir mevzudur. tayyi mekan vardır Allah dostlarına Allahın tabii kanun lar dışında ki olan üstü haller ikram etmesi normal dir. şeytan dahi cin dahi dünyanın bir uçundan diyerine cok kısa bir an da gider. Asaf adLı allah dostunun SÜleyman alehiselama belkısın tahdını bir göz açıp kapıyıncaya kadar getirmeside vardır. ama bu cok büyük Makam sahibi fennafillah bekkabillah makamı Allah dostlarında dır. hayali degildir. vehim hayalden aridir.

    YanıtlaSil
  18. Bende birkaç rüya yazmak isterdim fakat ben nerde salih rüya nerde. Ben sadece bildiğimi sandığım bazı konuları yazmak istedim.Mesela sıralardan bahsedelim biraz namazın sırrı nedir diye düşünüyordum ozanlar 5 vakit namazında idim aradan yıllar geçti rüyalar geçti şerler ve musibetler geçti şimdi arada ve cumalar da kılar oldum ve anladım ki namazın sırrı onu Kılmakmış.Rüya konusu kişinin bilgisine ve limanına bağlıdır aslında haber alma yada getirmedi eğer bilgi kirliliği varsa haber kirlenir bulanık olur hedef sapar iman çok önemlidir iman güçlü ise kişi uykudan boş uyanmaz yani rüyada gördüğün bir kese gümüş yada altını yastığının yanı başına getirir eşine gördüğü doğru çıkar çok fazla bilgi aslında iyi değildir istemeyerek bazı bilgiler rüyaya müdahale eder ve sen gösterilen değilde beynini içindeki bilgileri görürsün o yüzden bilgi temiz doğru olmalıdır.Bir konuda Hz İnsanın bir köpek leşinde gördüğü diş misali olaylara bakma açımızı düzeltmemiz lazımdır şer niçin hayırdır sorusunun cevabı nedir misal bugün günah ortadan kalsa insan tövbe etmez açlık ortadan kalsa insan şükret mez işte bu yüzden şer hayırdır ama yarın için hayırdır bizler yarını düşünmediği iz için tıpkı bir çocuk gibi Rabbi iz bizim yarınımızı bildiği için bizi düşünür elhamdülillah.Bunları yazıyorum maksat muhabbet bunları zaten sizler de biliyorsunuz.Vaktiyle rüyyetler yaşadım özledim doğrusu.

    YanıtlaSil
  19. Rüya hakkında önemli birşey ide söylüyeyim aklıma geldi rüya burada kişinin maneviyatı na balıdır yani sen 43 yasında olabilirsin ama senin manevi yatın dahada büyüktür sen sagken göremeyeceği şeyleri görürsün kimi insanlar bunu farkında olmadığı için gördüğü rüyaya gerçekleşme ihtimali vermez

    YanıtlaSil