.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

29 Kasım 2014 Cumartesi

AK SARAY'A YÜRÜMEK İSTEYEN GRUBA MÜDAHALE

Ak Saray'a yürümek isteyen gruba müdahale
Cumhurbaşkanlığı Sarayına yürümek isteyen grubun önü Orman ve Su İşleri Bakanlığı önünde polis tarafından kesildi.

Başkent'te yeni yapılan Ak Saray'a yürümek isteyen Öğrenci Kolektifi üyesi 22 kişi polisin gazlı müdahalesinin ardından gözaltına alındı.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na yürümek isteyen Öğrenci Kollektifleri’ne üye grubun önü Orman ve Su İşleri Bakanlığı önünde polis tarafından kesildi. Polis burada gruba dağılın uyarısında bulundu. Polis dağılmayan gruba gazlı müdahalede bulundu. Polis müdahale sonrası eylemcilerden 13’ünü gözaltına aldı.

DEVRİK MISIR DİKTATÖRÜ HÜSNÜ MÜBAREK BERAAT ETTİ

Mısır'ın devrik Cumhurbaşkanı Mübarek'in "göstericilerin öldürülmesi" suçlamasıyla yargılandığı davanın reddine karar verildi. Mübarek yolsuzluk davasından ise beraat etti.

Hüsnü Mübarek beraat etti
Kahire'deki mahkeme, 2011'de en az 1400 kişinin hayatını kaybettiği olaylar sırasında "göstericileri öldürme emri vermekle" ve yolsuzlukla suçlanan Mübarek'in beraatine karar verdi. Mübarek'in aynı yolsuzluk davasında yargılanan oğulları ile "göstericileri öldürme emri vermekle" suçlanan altı yardımcısı ve İçişleri eski Bakanı Habib el-Adili de aklandı.

27 Kasım 2014 Perşembe

CHEVRON'UN GAZI

Ergün Diler
Kaç gündür MEDYA ile geleceklerini yazının sonuna ilintiliyorum! En iyi bildikleri yöntemle kapımızı çalacaklarını söylüyorum! Bir bildiğim olmasa bu kadar ısrarcı olmam! Çünkü adamları tanıyorum! Hesaplarını biliyorum! Her ülkeyi REYON gibi gördükleri için bazen çok sıradan düşündüklerini görebiliyorum!
Elbette bunu tek ben görmüyorum! Bu adamları sadece ben izlemiyorum!
Ama benim işim yazmak!
Ve bunların atacakları adımları duyurmak! Nasıl onlar kendi ülkesi için çalışıyorsa, bizler de kendi ülkemizin BÜYÜKLÜĞÜ için çırpınacağız! Elimizden yazmaktan başka bir şey gelmediği için bu KÖŞEDE dertleşiyoruz!
Konu DERİN ve GİZLİ!
Bütün planlar, onların bildiği ama bizden kaçırdıkları daha doğrusu kaçırmaya çalıştıkları DOSYADA gizli! Bugün o kapağı açalım! Adım adım gidelim!
Haydi bakalım...
Küresel MEDYAYI elinde tutan aileler, Başkan OBAMA'yı sonunda çevreleyip kontrol altına aldı! İstifa eden savunma bakanı Chuck Hagel "ABD'yi sen mi yöneteceksin yoksa zengin işadamları mı? Elinde büyük bir fırsat varken kullan... ABD Başkanı olduğun ilk günkü düşüncelerini uygula. Sana karşı yapılan hamleleri görmezden gelme. Suriye, Irak, Türkiye, Rusya politikalarında tutarsızlık zirveye çıktı. Bu kararların senin fikrin olmadığını da biliyorum.
Gereğini yap!" dedi ve gitti!
Dedi ama; Obama bu cesareti gösteremedi! Bu ailelerin üzerine gidemedi! Rothschild ve Rockefeller... Amerikalılar kendi hayal kırıklıklarına ve başarısızlıklarına bir kılıf bulmak zorunda olsa da, bazı gerçekler silinemez! Bu iki aile yani Rothschild ve Rockefeller, yeni dünyanın suçudur! Yönetime yaptıkları müdahalelerle Amerika'nın geleceğini öldürdüler! Sadece İsrail'in dahil olmadığı bir listede, Birleşmiş Milletler'e üye ülkelerin tamamının Amerika'dan nefret etmesini sağladılar!
Amerika'nın güvenliği bahane edilerek, milyonlarca kişinin ölümüne neden olan bu yapı, artık gizli olmaktan da vazgeçti. Beyaz Saray'daki atamaların tamamına bu yapı karar veriyordu! Tümgeneral Jerry Curry, şirketlerin ne kadar büyük para kazandığını ve bu şirketlerin sahiplerinin aslında ABD'yi yönettiğini raporlarına yazdı. CIA ve FBI'e verdi! Aileler güçlendikçe, Beyaz Saray'dakiler daha da güçsüzleşecekti! Ama yine de kimsenin elinden bir şey gelmiyordu...
Bu satırların sahibi BEYAZ SARAY'da bir dönem fırtına gibi esen biriydi! Obama'ya yakın biriydi! Çok yaşlı, sevilen, saygı duyulan ve finans konusunda GURU kabul edilen isimdi... Ama kaygılıydı! Kendi ülkesi ve dünya için...
Konu TÜRKİYE olunca bu isim inanılmaz şeyler söylüyordu! Hiç bakmadığımız yerden bakıp Türkiye'nin değerini göklere çıkarıyordu!
Bizim gündemimizde bile olmayan çok ÖZEL konuyu A'dan Z'ye biliyordu! Doğal olarak büyük planın ne olduğunu da çok önceden çözmüştü!
Gelin bizim de içinde olduğumuz denklemde neler söylediğine bakalım... Belki önümüzdeki günlerde neler yaşanacağına dair bir ipucu elde ederiz!
ABD MEDYASINI çok iyi bilen bu ismin, ilginç tespitleri var! "Usame bin Ladin başta olmak üzere El Kaide ve Taliban yalanını ortaya çıkardılar.
Amerikan medyası da bunu destekledi.
100'ü aşkın film yapıldı. 'Irak'ta nükleer silah var', 'Libya'da Kaddafi, bölge barışını tehdit ediyor', 'Pakistan'da ABD karşıtı örgütler çok güçlendi', 'Suriye'de Esad, Amerikan'ın en önemli düşmanıdır. (Ancak ABD elinde fırsat olmasına rağmen şu anda Esad'ın gitmesini istemiyor. Şu anda Amerikan halkına medya aracılığıyla Esad'ın kalması, Amerika için daha iyi olduğu empoze ediliyor)' 'İran'da nükleer silah var'... İşte bu yalanların hepsi Amerika medyası tarafından Beyaz Saray'ın isteği üzerine hazırlandı.
Amerikan halkının yüzde 90'ı da bu yalanlara inanmış durumda...
Bu iki aile istiyor, BAŞKAN pasifize oluyordu.
Yapılan planlar, ondan habersiz MEDYAYA servis ediliyordu! Zaten SÖZCÜ olarak bilinen isimler, Obama'nın haberi bile olmadan TV'lerin karşısına çıkıyordu! Ne konuştuklarını en son OBAMA duyuyordu!
Bir dönem Amerikan HAZİNESİNİ yöneten bu isim TÜRKİYE ile ilgi çok özel konuların altını çiziyordu! Ne mi? Gelin birlikte bakalım! Ama çok dikkatle okuyun! Okuyalım kiOYUNU anlayalım! "Yeni Dünya enerjisi Kaya Gazı... Petrol rezervinin en yüksek olduğu ülke ABD olarak gösterilir. 1 trilyon 500 milyar metreküp Kaya Gazı'na sahip olan ABD, burada da yalan söylemektedir. Çünkü Kaya Gazı konusunda en şanslı ülke Türkiye'dir. Araştırmalarda yaklaşık 750 milyar metreküp Kaya Gazı olduğu iddia edilen Türkiye'nin gerçek rezervi 5 trilyon metreküpten fazladır. ABD, İngiltere, Fransa, Kaya Gazı konusunda Türkiye ile anlaşmak istiyor. Ancak bunu kendi yöntemleriyle yani 'tehdit ve şantaj'la yaparak, bu kozu ellerine geçirmek istiyor...
Kaya Gazı konusunda çok önemli bir rapor daha hazırlandı. Beyaz Saray'a sunulan bu raporda, Rusya'ya vurulacak en büyük darbenin Kaya Gazı ile olacağı belirtildi. Kaya Gazı'nın kullanıma alınmasıyla birlikte Rusya'nın enerji gelirinin yüzde 40'a yakın düşeceği kesin. İlk darbe, günümüzde vurulurken, ikinci darbe Kaya Gazı ile Rusya'nın sonunu hazırlayacaktı.
Ancak Rusya, Türkiye ile Kaya Gazı konusunda anlaşma zeminini daha önce birkaç kez yokladı.
Türkiye'nin Kaya Gazı konusunda şanslı olduğunu bilen Kremlin, ortaklık teklif etti. Ancak Türkiye bu konuda da şimdilik ortaklığa yanaşmadı!
ABD'nin petrol ve gaz DEVİ Chevron, Ukrayna'da petrol ve Kaya Gazı alanları geliştirmek için 50 yıllık bir anlaşma imzaladı.
Chevron, Türkiye'ye Kaya Gazı için başvuru yapan ilk şirket oldu. Kaya Gazı, Beyaz Saray'ı destekleyenlerin kararı doğrultusunda Chevron'a verildi. Beyaz Saray'a yön verenler, Kaya Gazı'nın dünyadaki sahibini 'Chevron' olarak belirledi.
Chevron'ı araştırırsanız, karşınıza tanıdık isimler çıkacak. Amerikan medyası, Kaya Gazı konusunda Chevron'la ortak olmayanlara karşı çok sert bir algı kampanyası başlatacak. Yani elinizdekini vermediğiniz zaman ya da saldırı için kapının önünde bekleyenleriBÜYÜK ORTAK yapmadığınız zaman geleceklerdi!
Erdoğan, işte bunun için hedefteydi!
Saldırılardan yakasını kurtaramamasının bir nedeni de buydu! Ankara'ya içeriden- dışarıdan çullanmak isteyenlerin en büyük amaçlarından biri KAYA GAZINI ele geçirip dünyanın rotasına yön vermekti! Dümenin başında, onlar olmak istiyordu! Kimseyi yanlarına yanaştırmak istemiyorlardı! Kavga bu nedenle çevremize gelip yerleşti! Bunu isteyen, yine defalarca yazdığım aileler! İçeride- dışarıda Türkiye'ye saldıranların acaba CHEVRON'u yazmak gibi bir niyetleri var mıdır?
Olabilir mi?
Ankara'ya çullanmak kolaydı! Ama BARONLARA ilişmek yapabilecekleri bir şey miydi?
Chevron, çok ortaklı bir yapıydı! Çok ortak görünmesine rağmen Rothschild ve Rockefeller şirketin sahibiydi! Dünyadaki 500 büyük şirket içinde 11. sırada bu vardı! Merkezi San Ramon, yani California idi! 180'den fazla ülkede faaliyet gösteren devletlerden daha büyük bir şirketti!
Dünyanın en etkili 6 şirketinden biriydi!
Türkiye'nin bu adamlara yüz vermediği için felakete gittiğini söyleyenler için ben girişi yaptım!
Şirketle ilgili bilinmeyenleri onlar sıralasın şimdi! Haklısınız! Çok bekleriz!
Bizim en büyük özelliğimiz, kendi ülkemizi kendi devletimizi yere çalmaktır!
Ama biz daha güçlüyüz! Hem bunları, hem dışarıdakileri yenecek kadar kuvvetimiz var!
Onların da HAYAL satan medyaları var!
Gelsinler!


Takvim Gazetesi'den...

26 Kasım 2014 Çarşamba

TÜRKİYE 300 UYGUR TÜRKÜ İÇİN DEVREYE GİRDİ

Çin zulmünden Tayland'a kaçan Uygur Türkleri için Türkiye girişimde bulundu.
Doğu Türkistan Milli Bayrağı

Toprakları elinden alınan, dini baskılara maruz kalan Uygurlar kurtuluş için çareyi Türkiye'de arıyor.

MALEZYA'DAN TÜRKİYE'YE GELMEK İSTEDİLER

Yaklaşık bir yıl önce 300 kişilik Uygur Türk'ü insan kaçakçılarının yardımıyla Tayland'a geçti. Sığınmacıların çoğu kadın ve çocuktu. Ölümden kaçmaya çalışan Uygur Türkleri Malezya'ya ulaşmaya çalışıyordu. Oradan bir yolunu bulup Türkiye'ye geleceklerdi.

ÇİN'E GERİ DÖNÜŞ ÖLÜM DEMEK

Tayland polisi onları 9 ay önce ormanda aç ve susuz halde buldu. Eğer Çin vatandaşı oldukları anlaşılırsa Tayland, 300 Türk'ü Çin'e geri gönderecek. Bu da ölüm demek. Tek istedikleri Türkiye'de yaşamak. Çünkü artık Doğu Türkistan'da şansları kalmadı..

BAŞBAKANLIK VE DIŞİŞLERİ DEVREYE GİRDİ

Dün bu haberin ardından Dışişleri Bakanlığı acil koduyla harekete geçti. Bakanlık nezdinde Tayland hükümeti ile kurulan temasta Doğu Türkistanlı soydaşlarımız için Türkiye'de yaşamalarının sağlanacağı bu yüzden Türkiye'ye getirilmeleri istendi.

Bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da yakından takip ettiği bu meselenin çok kısa bir sürede çözüleceği ifade edildi. Dışişleri yetkililerinden aldığımız bilgiye göre, bürokraside bir aksilik yaşanmaması durumunda 300 Uygur Türk'ü yakın zamanda Türkiye'de olacak.

Eğer Türkiye'nin bu girişimi olmasa Uygur Türkleri Çin devleti tarafından kurşuna dizilecek ve tarihte ikinci bir Boraltan faciası daha yaşanacaktı.

BORALTAN FACİASI

1945 yılında Stalin zulmünden kaçan 146 Azeri Türkü Türkiye'ye sığınmıştı. Boraltan komutanı durumu Ankara'ya iletmiş ve "Azerileri teslim edin" cevabını almıştı. Bunun üzerine komutan Azerileri Rus askerlere teslim etmiş ve ardından 146 Azeri Boraltan Köprüsü'nde şehit edilmişti.

Haber: Serkan Üstüner

BEDİÜZZAMAN'IN TÜM HAKLARI DİYANETE VERİLDİ

Bediüzzaman Said Nursi'nin eserleri üzerindeki haklar, Diyanet İşleri Başkanlığına verildi.



"Eser Sahibi Sait Okur (Bediüzzaman Said Nursi) Olan Eserler Üzerindeki Hakların Diyanet İşleri Başkanlığı Tarafından Kullanılmasına İlişkin Karar", Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kararda, eser sahibi Sait Okur'un eserlerinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan tüm hak ve yetkilerinin Diyanet İşleri Başkanlığına ait olduğu belirtildi.


Alınan karara göre Risale-i Nur'lar Diyanet İşleri Başkanlığınca, ya da Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği izin veya yetki çerçevesinde kişi ve kuruluşlarca işlenebilir, çoğaltılabilir, yayımlanabilir, temsil edilebilir veya işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletilebilir hale gelecek. Diyanet İşleri Başkanlığınca verilen izin veya yetki çerçevesinde hareket edilmediğinin ya da eserlerin aslına uygun olma koşuluna riayet edilmediğinin tespiti halinde hukuki süreç başlatılacak.


MİSSOURİ YANIYOR !

ABD'nin Missiouri eyaletinde 18 yaşındaki silahsız siyahi genç Michael Brown'ı öldüren polis memuru Darren Wilson'ın yargılanmasına gerek olmadığına karar verildi.
Kararın ardından haftalar önce dinen olaylar tekrar canlandı. Polisin yargılanmayacak olmasına tepki göstermek için sokağa çıkan eylemcilere polis tarafından sert müdahaleyle karşılık verildi. Eyaletin bazı bölgelerinde olağanüstü hal ilan edilirken polisle göstericiler arasındaki çatışmalar en şiddetli seviyesine yükseldi.
Anadolu Ajansı ABD'deki Ferguson olaylarına savaş muhabiri gönderdi

25 Kasım 2014 Salı

İSRAİL’İN YAHUDİ ULUS DEVLETİ YASA TASARISI: DİNİ BİR SAVAŞIN HABERCİSİ

İsrail kabinesi, İsrail'i "Yahudi ulus devleti" olarak tanımlayan yasa tasarısını onayladı. Hamas ise 'dini bir savaşın habercisi' dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başkanlığında toplanan kabinede, "yeni vatandaşlık yasa tasarısı" görüşülerek onaylandı.

Söz konusu tasarıda, İsrail "Yahudi halkının ana vatanı ve ulus devleti" olarak tanımlanıyor. İsrail'i "Yahudi halkının ulus devleti olarak" öngören ve kabine tarafından kabul edilen tasarının, yasalaşması için meclis onayına sunulacağı belirtildi.

Söz konusu yasa tasarısı Filistinlilerce, "İsrail devletinin yalnızca Yahudilere ait olduğu, Arap vatandaşların Yahudilerle eşit olmadığı ve onların ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğü" fikrini teyit ettiği gerekçesiyle eleştiriliyor.

Hamas, İsrail'deki yeni vatandaşlık yasa tasarısının "dini bir savaşın habercisi" olduğunu iddia etti. Açıklamada, "Bu kanun tasarısı, İsrail'in, Arap dünyasına her anlamıyla hakim olmak için kullanacağı dini bir savaşın habercisidir. Bu haliyle tüm Filistinliler ve bölgedeki Arap ülkeleri için tehlike çanlarının çalınması anlamına gelmektedir" ifadesine yer verildi.


24 Kasım 2014 Pazartesi

RUSYA VE İRAN KÖŞEYE SIKIŞTIRILIYOR

Medyaya dikkat

Ortadoğu giderek ısınacak!

Kafkasya, İran, Azerbaycan ve Avrupa'nın Doğu'su YÜKSEK BASINÇ altında kalacak! Bölge kıpır kıpır! Ukrayna krizi ile başlayan sarsıntı bütün bölgeyi etkileyecek! Sınırlar finansal olarak değişecek! Fırsatlar da krizler de kapıda! Kim AKLINI kullanıp sıyrılırsa büyüyecek! 


Yanlış hesap yapan faturayı en az 25 yıl boyunca ödeyecek!
Durum kısaca bu! Peki, arka planda neler oluyor! İşte bizim gibi sıradan insanların bilmesi gereken bu! Hedef Rusya ve İran...


Yazının devamı:

http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2014/11/24/medyaya-dikkat


Yorum:

Hadis-i şerifler ve Evliyaullahın gaybi haberlerine göre Rusya Avrupa üzerine yürüyecek ve üçüncü dünya savaşını başlatacak. Bu yazıyı okuduğumuzda bu savaşın neredeyse başlamak üzere olduğunu anlıyoruz. Rusya köşeye sıkıştırılmak isteniyor. Putin bunun altında kalmayacaktır. Savaş küresel çete olan para baronları ile milli devletler arasında olacaktır.

Ergün DİLER savaşın öncesindeki Rusya ve İran'ı bitirecek finansal oyunları anlatıyor. 


21 Kasım 2014 Cuma

2013-2019 YILLARINDAKİ GAYBİ OLAYLAR

Hamd, Rahman ve Rahim olan Allah'a Mahsustur. 

Geçen aylarda mübarek Beraat gecesine günler kala kendisine çok yakın olduğum mübarek veli bir kul, Allah için bir şeyler yapmak istiyorsan son dört Beraat gecesi içinde tövbe etmen gerekiyor dedi.Kendisi kimi zaman başımıza gelecek olayları anlatırdı. İlerde Nuh'un gemisinin yeri tespit olduktan sonra altından bazı emanetlerin çıkarılacağını ve büyük şehirlerin yerle bir olacağını söylemişti. O günden sonra "Neden dört Beraat gecesi içinde?" diye düşünmeye başladım.

Aslında gizli bir mesaj içeren mübarek veli zatın işaret ettiği dördüncü ve son Beraat gecesi, 2016 yılındaki Beraat gecesiydi. Çünkü bu yıldan sonra hadislerde belirtilen Hz. Mehdi öncesinde çok büyük ölümlerin ve katliamların olacağıydı. (En doğrusunu yüce olan Allah bilir).
Belli bir zaman sonra grup olarak "Gaybi Hadisler" adlı siteyi açarak bildiklerimizi insanlarla paylaşmak ve ebced hesabı ışığında hadislerde belirtilen olaylar hakkında insanları bilgilendirmeye karar verdik.Bu yola Allah rızası için çıktığımızı ve herhangi bir dünyevi menfaatimizin olmadığını yazılarımızı okuyanlar bilirler. Siz okuyuculardan Allah razı olsun. Allah'ın izni ile hadisler aracılığı ile 2013-2019 yılları arasındaki olayları paylaşmak istiyorum.

Artık Suriye'den Türkiye'ye yapılan geçici saldırılarla Süfyaniyet devrine girmiş olduk. Düşürülen uçağımız ve sınırdan geçen kurşunların sebep olduğu ölümler, yakında savaşın olacağının sinyalleridir. Naim bin Hammad kaynaklı hadiste يقاتل السفياني التركSüfyani Türklerle savaşırkısmı küçük ebced hesabına göre Hicri 1434, Miladi 2012-2013 yıllarına denk gelir. Şaşırtıcı bir durum,Süfyani henüz çıkmadı. Ne gariptir ki bu tarihlerde yapılan saldırılar Süfyaniye destek olacak Suriye'deki İsrail ve taraftarlarının eserleridir. Aslında Türkiye, Suriye ile değil arka kapılarda Süfyani taraftarı İsrail ile savaşıyor. Şuan Suriye'de katliamlarla hazırda bulunan Süfyanist bir rejim kendini gösteriyor.

Peki sonra ne olacak? Türkiye sonuna kadar aklıselim bir şekilde mi hareket edecek? Sorunun cevabını aynı kaynaklı bir hadis ile vermek istiyorum. Türkler ve Rumlar (Batı yani NATO) büyük bir (askeri) yığın yaptıktan ve Haresta köyünde batma olduktan sonra Süfyan çıkar. Bugün Suriye sınırına NATO askerleri Patriot füzeleri ile korunuyor. Türkiye son bir yılda sınıra büyük bir oranda askeri birlik yığıyor. Demek ki hadisin ilk kısmı gerçekleşti. Sırada Haresta bölgesindeki batma olayı var.Sonra da zalim Süfyan...

Süfyan hakkında ilk defa okuyanlar için yayınlamış olduğumuz yazıların linkleri aşağıda mevcuttur.
www.gaybihadisler.com/2013/08/sufyani-kimdir.html
www.gaybihadisler.com/2013/08/sufyani-hakknda.html
www.gaybihadisler.com/2013/09/sufyani-hakknda-2.html

Ebu Hüreyre (r.a.)'nin rivayet ettiği meşhur bir hadis vardır. Şöyle ki "Ahirzaman’ın harbi cihan harbidir. Çok kimselerin öldürüldüğü iki büyük harbden sonra bir üçüncüsü daha olacak."(1)Toplamda 3 dünya savaşı olacağını bildiren bu hadiste, بعد اثنين كُبريين İki büyük harbten sonrakısmı büyük ebced hesabına göre Hicri 1436 yılı, Miladi takvime göre Ekim 2014-Ekim 2015 yılları arasına işaret ediyor. Suriye'de savaş çıkması için Amerikayı sıkıştıran Armagedoncuların (Siyonist) sebep olacağı 3.Dünya Savaşı pek de uzak gözükmüyor.(En doğrusunu yüce olan Allah bilir).

Türkiye, Haziran ayı 2015 yılında genel seçimleri yapacak. Son yüzyılın evliyalarından Abdullah Gürbüz Hazretleri, AK Partinin 3.defa seçimi kazanacağını, aynı dönemde İsrail Suriye'yi ardından da Türkiye'yi vuracağını ve Başbakanımız da zorla koltuktan indireceğini talebeleri aracılığı ile belirtir. (2).

Konu ile alakalı olarak, geçen aylarda Gezi Parkı olayları esnasında bir akşam yatağıma uzandım. O an ağırlığını kalbimde hissetiğim bir görüntü geldi. İleri ki zamanlarda Başbakanımız tutuklanmış bir şekilde cezaevinde bekletiliyor. Bir zamanlar Ergenokon kapsamında tutuklu bulunan Savcı İlhan Cihaner cezaevini ziyaret ediyor. Çok manidar bir ziyaret... O günden beri Başbakanımıza dua ediyoruz, Allah devletimize zeval vermesin (amin).Konumuza devam edelim.


Eğer, 3.dönemde İsrail Türkiye'yi vuracaksa, yani Haziran ayı 2015 sonrası tarihi ebced hesabındaki tarih aralığına uyuyor, bu şu demek oluyor; 3.Dünya savaşı başlamıştır. Artık Siyonistlerin yönettiği İsrail, Süfyanist katliam kartını tam da bu karmaşanın olduğu bir zamanda kullanacaktır.

فيظهر السفياني Böylece Süfyan zuhur eder(3). Küçük ebced hesabına göre Hicri 1437, Miladi 2015-2016 yılları arasına denk gelir. Bu yıllarda 3.Dünya savaşı esnasında Süfyan öncesi Süfyanist rejimler katliamlar mı yapar, en doğrusunu yüce olan Allah bilir.

2016 yılı çok önemli. Çünkü, Kuranı Kerim'de Zilzal (deprem) süresinin son ayetinin son cümleleri bu yılı işaret ediyor.www.gaybihadisler.com/2013/09/zilzal-suresi-ve-2016.html

Çünkü Hz. Ali bize 2016 yılı sonrası için müjde veriyor.http://www.gaybihadisler.com/2013/09...r-ve-2016.html

Süfyana karşı savaşacak olan ve Peygamber Efendimizin (s.a.s) kar üzerinde sürünsek bile kendilerine katılmamızı istediği Siyah Bayraklılar, Horasan (İran'ın doğusu) tarafından çıkacaktır. Hadislerde kimi zaman Horasan ehli kimi zaman Siyah Bayraklılar diye geçer.Paylaşacağım iki hadiste ortak noktalar mevcuttur. أصحاب الرايات السود Siyah Bayraklı Taraftarlar(4) büyük ebced hesabına göre 2017 yılına, أهل خراسان Horasan ehli(5) büyük ebced hesabına göre Hicri 1438 (Miladi 2017) aynı yıla işaret eder. Başka bir analizimizde aynı sonuca ulaşmıştık. Buyrun, www.gaybihadisler.com/2013/09/siyah-bayrakllarn-cks.html (En doğrusunu yüce olan Allah bilir.)

Süfyan, Şam bölgesinde (Suriye) çıktıktan sonra ilk işi Suriye'deki kontrolü sağlamak olacaktır. Hadislerde, Şamda 3 tane bayraklı olacağı, bunların Şam'daki Esheb, Mısır'dan gelen ordu Abga ve Süfyan olduklarını ve bununla beraber Süfyan, her ikisini yenip Suriye'nin kontrolünü sağlayacağını belirtir. Abga ordusunu Mısır'a geri püskürtecektir. Doğu insanlarınıda (Kürtler ya da İranlılar) Irak tarafına püskürtecektir. Bir hadiste بالشام ثلاث رايات Şamdaki üç bayraklı(6) kısmı küçük ebceb hesabına göre 2017 yılına işaret eder. Aslında bu hadis, 2017 yılında Süfyan ile ilgili önemli gelişmelere şahit olacağımıza işaret eder.

2017 yılında Süfyani Suriye'deki kontrolu sağladıktan sonra Karkısa bölgesine (Bugünkü Fırat üzerindeki Habur ilçesine yakın Suriye’nin Deyr Ezzor bölgesidir) haraket edecektir. Burada Türkler ve Rumlarla (NATO) çarpışacak ve onları yenecektir. Demek oluyor ki, Türkiye bu savaşta yenilecektir. (En doğrusunu Allah bilir.)
Türkiye'nin Süfyan tarafından yenildiğini gösteren hadisi paylaşmak istiyorum
فيقتل الترك والروم بقرقيسيا حتى تشبع سباع الأرض من لحومهم Artat bin Al-Munzir dedi ki ...Süfyan Karkısada Türkleri ve Rumları öldürür hatta o topraklarda vahşi hayvanlar onların etleriyle açlıklarını giderirler.(Naim bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı)

Başka bir hadiste, الترك والروم بقرقيسيا Karkısa bölgesindeki Türkler ve Rumlar(7) kısmı küçük ebceb hesabına göre 2017 yılına işaret eder. Demek ki bu yılda ülkemiz için üzücü haberlerin olduğu bir yıldır. (En doğrusunu Allah bilir)

Karkısa'da güç bulan Süfyan, Küfe'ye doğru hareket eder. Oradaki Şii topluluğunu katleder. Aynı zamanda Kerkük'te unutulmayacak olan katliamlar olacaktır.Kurulan geçici Kürdistan dağılacaktır. Sonra Irak'ı geçerek İran'a saldırır. Medineye ordu gönderir ve orayı talan eder. Ledün ilmi sahibi olan Abdullah Gürbüz Hazretleri, Süfyan destekçisi İsrail Medine'yi vuracağını söyler. Dikkat ettiyseniz hadislerde Süfyan,Büyük İsrail Devleti için plana göre hareket ediyor.

Başımdan geçen çok önemli bir olayı paylaşmak istiyorum. Geçen yıllarda gündüz vakti gözlerime hafif bir uyku girdi. Yarı şuurluydum. Birden Yüce Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile bir sohbetin ortasında kendimi buldum. Medine'nin işgal olması hakkında sorular soruyordum. "Ey Allah'ın Resulü, kafirler Medine'ye saldırdıklarında mübarek kabirinizi kim koruyacak". O (s.a.s) dedi ki "Arkadaşım Ebu Bekir kapımı koruyacak". Sonra tekrar soru sordum. "Peki uçaklarla saldırdıklarında yüce kabrinin durumu ne olacak." Cevaben "Allah koruyacak". Demek ki İsrail Medine'ye saldırıken asla Yüce Peygamberimizin (s.a.s) kabrine dokunamayacak.

Siyah Bayraklılar, Küfe'deki katliamdan sonra Irak'a doğru hareket ederler. Bu esnada 1400 yıldır beklenen ve Allah'ın Müslümanlara merhamet ettiğinin işareti olan, savaşları bitirecek olan Hz. Mehdi (a.s.), Mekke'de yedi alimin biatını kabul edip zuhur eder. Süfyan, haberi alır almaz ordularını Mekke'ye gönderir. Ne yazık ki Beyda bölgesinde kendisine haber götürmek amacıyla 2 kişi hariç Süfyan'ın ordusu Cebrail (a.s.) müdahalesi ile yere batar. Katılaşmış kalbi olan Süfyan haberi duyunca zerre kadar korku hissetmez.Hadislerde bu konu detaylı anlatılır.

Hz. Mehdi (a.s.) , Mekke'nin kontrolünü aldıktan ve ordu topladıktan sonra Süfyan ile çarpışmaya gider.
يقاتل أصحاب السفياني فيهزمهم O (Beni Haşim,Hz.Mehdi'nin sarışın olan öncüsü),Süfyan taraftarları ile savaşır ve onları yener(9) kısmı büyük ebced hesabına göre 2018 yılına işaret eder.

2018 yılında Süfyan, Allah'ın izni ile yenilecektir. 2019 yılında Süfyansız bir dünya ve İsrail'in perişan olduğunu göreceğiz. (En doğrusunu Allah bilir)

Son olarak 2019 yılında Müslümanlara müjde veren ve bütün dünyada tanınacak olan Hz.Mehdi hakkında olan bir hadis ile bitirmek istiyorum.
فإنه المهدي في الأرض Şüphesiz o, yeryüzündeki Mehdi'dir.(10) Büyük ebced hesabına göre 2019 yılını işaret eder.

İnşallah zamanla herşeyi göreceğiz.Tarihlerde aylar oynayabilir. En doğrusunu yüce olan Allah bilir.
Allah sizleri Hz. Mehdi (a.s) ordusunda bulundurmayı nasip eylesin.Allah sizlerden razı olsun (amin).

Bazidli M.Ç.
Gaybi Hadisler Grubu (www.gaybihadisler.com)
21.10.2013

(1) El- Mehdiy-yul Muntazar Alel Ebvab
(2) http://gaybihaberleri.blogspot.com/2...fendi-nin.html
(3) Naim bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı
(4) Naim bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı
(5) Naim bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı
(6) Naim bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı
(7) Naim bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı
(8) Suyuti ve Tabarani, Abu Amru Ad-Dani, Al-Haithami's Mujama Al-Zawa'id,
(9) Naim bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı
(10) Naim bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı

Arapça Hadis Kaynakları:
1) http://www.discoveringislam.org/signs_before_mahdi.htm
2) http://www.discoveringislam.org/end_time_wars.htm

19 Kasım 2014 Çarşamba

MEHDİ HAKKINDA İSLÂM ÂLİMLERİNİN GÖRÜŞLERİ

ABDÜLKADİR GEYLÂNİ HAZRETLERİ 

Seyyid Abdülkadir Geylâni Hazretleri H z. Mehdi (A.S) için, “Feth’ur-Rabbani” adlı eserinin 60. meclis’inde şöyle beyan buyuruyorlar:

“Kim ki bu hâle erer ise, artık Azîz ve Celil olan Allah’ın kapısından onu hiçbir engel alıkoyamaz. Bayrağı indirilemez. Askeri mağlup edilemez. Hakk’ı haykıran sesi susturulamaz. Tevhid kılıcı için bir hudud çizilemez. İhlâs adımları yürümekle yorulmaz. Hiçbir iş ona güç gelmez. Hiçbir kapı, önünde kapalı durmaz, açılınca da kapanmaz. Bütün kapalı kapıların kanatları uçuşur, bütün yönler açılır. O Hakk Tealâ’nın huzuruna varıncaya kadar, hiç kimse onu durdurmaya güç yetiremez. Rabbinin huzuruna vardığı an, O da ona lütfeder, ikramlarda bulunur. Onu kendi hücresinde uyutur. Lütuf ve fazlından yedirir, ülfet badesinden içirir. Bunları bulduktan sonra, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırına gelmeyen harikulâdelikleri görür.”

“Hakk Tealâ’nın fazlını, keremini bulduktan sonra, o büyük insan halk arasına tekrar katılır. Sebebi; onlara hidayet yolunu göstermesi, ebedî mülk sahibi kılmasıdır. Çünkü o kul, sonsuz manevî bir mülke sahiptir. Ulaşmış olduğu mertebelerin bereketiyle diğer insanlara feyz saçar, rehberlik ve hidayet öncülüğü eder. O öyle bir kuldur ki, Hakk’a vasıl olmuş, O’nu görmüş ve masiva denen Hakk’ın Zat’ından gayrı şeyleri bilmiştir. Artık işi halkla uğraşmaktır. Yerine göre halkın tepesine bir tokmak olur. Hakk olanla batıl olanı birbirinden ayırt eder. Onları Azîz ve Celil olan Allah’ın katına göndermek için bir elçi, birkılavuz olur. Bu zâta melekût âleminde “Azîm” yani; “büyük” ismi verilir. Bütün halk onun kalbinin ayakları altında durur ve onun gölgesinde gölgelenir. Bu halleri işitip heyecana kapılma…”

İMAM-I RABBANÎ HAZRETLERİ

“Öyle makamlar da vardır ki; cezbe ve sülûk oraya yanaşamaz. Bu son makamlar çok yüksek, pek kıymetlidir. Bu makam Ashab-ı kiramdan sonra, Hz. Mehdi’de görünecektir. Tasavvuf büyüklerinden pek az kimse, bu makamdan haber vermiştir. Bu makamın ilmlerinden, ma'rifetlerinden söyleyen ise yok gibidir. Bu makam, Allahû Tealâ’nın öyle büyük bir ni’metidir ki; dilediği, seçtiği bahtiyarlara nasîb olur. Ashâb-ı kirâm (aleyhimürrıdvân) bu pek yüksek mertebeye, daha ilk sohbette ayak basardı ve zamanla bu mertebelerde yükselirlerdi.” (1. cilt, 32. Mektup)

“...Peygamberimiz (S.A.V)’in haber verdiği Hz. Mehdi, velâyetin en yüksek derecesinde olacağına göre, o da bu yoldan yetişmiş ve bu yolu tamamlamış ve düzeltmiş olacaktır.” (1. cilt, 251. Mektup)

“...İnşaallah tam bir şekilde Mehdi (A.S) da zuhur edecektir. Bu makamdan haber veren tabakat meşayihi azaldı... O makamın ilimlerinden ve maarifinden kelâm şöyle dursun. İşbu makam, şu âyet-i kerimede mânâsını güzel bulur: “Bu, Allah'ın fazlıdır; dilediğine verir. Allah, büyük fazlın sahibidir." (Cuma Suresi, 4) (Mektubat-ı Rabbani, c. 1, Mektup 32, s. 125)

“Gelmesi vaad olunan Mehdi'nin dahi rabbı (terbiyesine gelen) ilim sıfatıdır. Hazret-i Ali gibi, İsa ile münasebeti vardır. Hazret-i İsa'nın kademi Hazret-i Ali'nin başında olup bir kademi dahi Hazreti Mehdi'nin başındadır.

“...Geleceği vaad edilen Mehdi, velâyetin ekmeliyetini alacaktır. Bu Tarikat-ı Aliyye üzerine gelecek ve bu Silsile-i Aliyye’i tamam ve tekmil edecektir. Nisbet-i Aliyye’nin altında bulunmaktadır. ("Mektubat-ı Rabbani", c. 1, 251. Mektup, s. 550, 554)

“Sonra gelenlere nasıl bu hükmü yürüyebilir ki: Onlar arasında Mehdi (A.S) vardır. Resulullah (S.A.V) Efendimiz, onun kudumünü ve vücudunu müjdelemiş; şöyle buyurmuştur: “O, Allah'ın halifesidir." ("Mektubat-ı Rabbani", c. 1, s. 814)

“İşittiğimize göre, Hz. Mehdi, hükümet sürdüğü zaman, dîni yayarken ve sünneti diriltirken, bid’at işlemeğe alışmış olan Medine’deki âlim, bid’atı güzel saydığı ve ibadet olarak yaptığı için, Hz. Mehdi'nin emirlerine şaşarak (Bu adam, bizim dînimizi yok etti ve milletimizi öldürdü.) diyecektir. (1. cilt, 255. Mektup)

MUHYİDDİN-İ ARABÎ HAZRETLERİ

“Muhakkak ki, yeryüzü zulüm ve haksızlık ile dolduğu sırada Allah'ın halifesi kıyam edecek, yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracak... Genel kazancı, halk arasında eşit olarak paylaştıracak, halka adaletle hükmedecek ve anlaşmazlıklarda hakemlik edecek... Allah onun işini bir gecede düzene koyacak, zafer hep onun önünde yürüyecek...


Ayağını Peygamber’in ayağının yerine koyacak (O’nun izinde yürüyecek) ve hiçbir zaman sapmayacak... Dağınık dînleri (batıl inançları) ortadan kaldırıp, sadece hak dîni hâkim kılacak..." (18)

“Bilin ki, Mehdi mutlaka çıkacaktır. Ancak yeryüzü zulüm ve işkence ile dolmadıkça çıkmayacaktır. İşte o da böyle bir zamanda çıkacak, dünyayı doğruluk ve adalet ile dolduracaktır. Hatta dünyada tek bir gün kalsa, Allah o günü uzatacak, ta ki o halife gelsin.”

“Mehdi (A.S), malı eşit surette dağıtacak, vatandaşları arasında adalet ile muamelede bulunacaktır. Mehdi, dînin fetret geçirdiği bir dönemde ortaya çıkacak... Adam cahil, korkak ve pinti olarak akşamlayacak, fakat âlim, cesur ve cömert olarak sabahlayacaktır. Huzur ve mutluluk onunla yürüyecek.”

“Resûlullah'ın izinden yürüyecektir. Onun adına hiçbir melik hata etmez. Görmediği şekilde onu doğrultur. Her görevi üzerine alır ve zayıfa, düşküne yardım eder. Musibete uğrayanlara yardımcı olur. Dediğini yapar, yaptığını da söyler, şahid olacağı şeyi de bilir.”

“Allah kendisini bir gecede ıslâh eder.”

“Hz. Mehdi, dîni ayakta dimdik durduracak, eski hüviyetine kavuşturacaktır. İslâm'a yeniden ruh üfleyecek, zelil hale geldikten sonra onunla İslâm'ı eski güçlü haline sokacaktır.”

“O, İslâm öldükten sonra İslâm’ı tekrar diriltecektir. Dîn, onun vasıtasıyla eski hüviyetini kazanacaktır.”

“Onun döneminde dîn tamamen rey'den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. Vereceği birçok hükümlerde ulemanın mezheplerine muhalefet edecektir. Bundan dolayı ondan uzak duracaklardır. Zira zanlarına göre, gerçekten Allah’ın imamlarından sonra bir müctehid bırakmadığını kabulleneceklerdir…”

“Allah, bir grup kimseyi ona vezir tayin etmiştir. Özellikle bu vezirler her konuda gerçek mânâda ârif kişiler olacaklardır. Şehri kılıçsız ve silah kullanmaksızın fethedeceklerdir. İşte bu doğrunun ta kendisidir ki zaferle kardeştir.”

16 Kasım 2014 Pazar

AMERİKA KITASINI MÜSLÜMANLAR MI KEŞFETTİ ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün yaptığı "Amerika kıtasını aslında Müslümanlar keşfetti" açıklaması gündeme oturdu. Sosyal medyada tartışma konusu olan bu bilgiyi dünyaca ünlü tarihçi Prof. Fuat Sezgin yazdığı bir kitapta doğruluyor.


İslam tarihi üzerine araştırmalar yapan dünyaca ünlü, 90 yaşındaki akademisyen Prof. Fuat Sezgin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün yaptığı tartışma yaratan açıklamayı "Amerika Kıtasının Müslüman denizciler tarafından Kolomp öncesi keşfi ve Piri Reis" adlı kitabında doğruluyor. İşte Prof. Fuat Sezgin'in iki yıl önce tartışma yaratan açıklamaları:

"DA VİNCİ'NİN ŞİFRESİ İSLAM BİLİMİNDE SAKLI"

Da Vinci'nin şifresi İslam biliminde saklı. Dikkat edilirse Avrupa'daki büyük keşiflerin çoğu hep İtalya'da oldu. Çünkü İtalya Suriye'den, Mısır'dan gümrük kapısı gibiydi. Da Vinci, akıllı bir adamdı. Birçok aletin modelini veriyordu ama hiçbirinin modelini yapamadı. Geçtiğimiz günlerde çok başarılı bir akademisyen arkadaşım bana şöyle dedi: Avrupa'nın dimağını dolduran yanlış isimler var. Bunların gerçek yerlerinin ne kadar az olduğunu gösteremediğimiz sürece İslam bilginlerinin hakları yenmiş olacaktır.

AMERİKA KITASINI MÜSLÜMANLAR KEŞFETTİ

Müslümanların yüzyıllar boyu bir çok önemli buluşlar yaptığını anlatan Sezgin şöyle devam etti: Aslında Yunan bilginlerinin kitaplarını Latin dünyası da tanıyordu, kitapları Latince'ye tercüme de ettiler ama bu eserler onlara tesir etmedi.Ancak Müslümanlar bu kitapları tanıdıktan sonra büyük bir aşkla bunları anlamaya çalıştılar ve yaratıcı olmaya başlayarak büyük şeyler yarattılar. Amerika kıtası da Müslümanlar tarafından keşfedildi. Christophe Colomb, Müslümanlar tarafından yapılan Dünya haritasına dayanarak Amerika'ya değil, Asya'ya ulaşmak istiyordu.

MODERN HARİTALAR İLK OLARAK İSLAM DÜNYASINDA YAPILDI
Sezgin, İslam coğrafyası ve denizciliği üzerine 26 yıl çalıştığını söyleyerek vardığı sonuç için: "Modern haritaları Avrupalıların yaptığı bilgisi tamamen yanlış. Modern haritalar ilk olarak İslam dünyasında yapıldı. Bunu ispat ettim. 18. Yy'a kadar Avrupa'da enlem-boylam derecesine dayanan harita yapma geleneği yoktu. Bunu İslam dünyasından öğrenmişler ama uzun yıllar doğru tatbik edememişler" dedi.

EVLİYAULLAHIN GAYBİ HABERLERİ

Hakdan Aydemir /  13 Kasım 2014

Amerika’nın müslüman olmasının bir vesilesinin şöyle olacağını işitim.  Sahabe-i kiramın kabirlerini bulurlar ve derler ki bizim de atalarımız Müslümanmış.  Cesetlerin taze yeni gibi olduğunu görünce şok olurlar.  Amerika’nın bir kısmı İslama geçer.

Deccal konusunda Hint okyanusu tarafında bir adada Allah’ın gizlediği bir adacıkta olduğu ve zincirlere bağlı bir şekilde Allah izin verdiği zaman Mehdinin akabinde zuhur eder.  Nasıl ki Mehdinin yolunda olan EVLİYALAR mehdiyun zevat ise, hizmetleri şeriat ise; aynı şekilde islam karşıtı olan ve İslam düşmanı olan akımlar, birlikler de Deccaliyelerdir.  Ama asıl Deccal çıkmadı. Araçları, gerçekleri ve deccaliye fikirleri, yardımcıları vardır. Zaten deccali öldürecek olan da İsa Aleyhisselamdır.  Bu eserlerde açıkça bellidir.

Bediüzzaman Said-i Nursi rahimehullah çok kıymetli cemu cem makamıyla şereflenmiş Allah dostlarındandır. 1900’lü yılların itikat imamlarından olup, yazdığı eserler olan Risale-i Nuru herkes kendi anlayışıyla anlar. Derindir, rumuzludur. 

Bazı gaybi konularda, mesela hazret-i Mehdi zuhur ettiğinde mübarek derki: “Şeriat-ı garra Mehdi vesilesiyle yer yüzünü kapladığında biz onu kabrimizden sevinçle seyredeceğiz” diye okumuştum.  Aynı zamanda Gavs-ı Azam Seyyid Abdulkadir Geylani’nin (Rahimehullah)  o mübareğe çok himmet ve teveccühü olmuştur.

İmam-ı Rabbani Ahmed el- Faruki (rahimehullah) ikinci bin yılda ekmel alimlerin imamıdır.  O da eserinde Mehdi aleyhisselamın kendi nisbetinden olacağını yazmış, bildirmiştir. Mehdi aleyhisselam İmam-ı Rabbani kolu, Nakşibendiyenin müceddidiye koludur. Burada bile bir anlatım vardır, ilim koludur.  Demek ki Mehdi aleyhisselam ümmi değil, aksine yanında çok çok derin alimlik vardır. Ki bazı Allah dostlarının dediğine göre kendisinde en az iki Bediüzzaman Said-i Nursi ilmi vardır. İmam-ı Rabbani rahimehullahın eseriyle örtüşüyor.

2015 yılına  gelince…  Gaybı en güzel bilen yaratan Allah’tır; ama duyduğumuz, okuduğumuz, işittiğimiz 2015’te bir savaş var gibi… Ama kiminle emin değilim. Rum - Türk mü, İsrail - İran mı, yoksa Suriye’ye NATO müdahalesi mi, yoksa Avrupa – Rusya mı emin değilim… Ama Rusya’nın beş savaşı olacağı, Türkiye’nin Ruslarla iki savaşı, ilki ufak çaplı… Türkiye’nin yine savaşları… Amerika ile bile işitim…  

Allahu a’lem, tahminim asıl büyük dünya çapındaki savaşın 2019’larda, bir aşağı bir yukarı olacağını düşünenlerdenim ve akabinde “zuhur”…  Bu 3 - 5 sene sarkabilir.  Allah bilir ama ne kadar ehli sünnet kaynakları alim, evliya varsa işaretleri bu asradır diye düşünüyorum.

Her duyduğumu -muhalif olunur diye- aktarmıyorum, yoksa kıtlık ve kuraklıkların şiddetlenmesi… Evet halkın ekmek ve un için, bir zaman gelir ki, altınlarını kesip gıda alacağı, daha çok kırsalda olanların şehirlere göre daha hali vakti yerinde ve huzurlu olunacağı gibi vesaire vesaire…

Mehdi’nin askerinin kalblerinde sultani zikir burhan olacağı, şehvet ve alçaklıktan âri olacakları… Türkiye’de Tayyip Erdoğan’ın akabinde daha muhafazakar bir liderin geleceği, Ahmet Davutoğlu mu? bilemem…   O zaman göreceğiz.

Savaş zamanların da bile idarecilerimizin müslümanlardan olacağı… Savaş zamanında bile Ayasofya ibadete açıldığında Masonluğun beli kırılacağı, daha bağımsız olacağımız…

İstanbul’daki  Hırka-i Şerif çalınacak mı? Artık gittiğinde İstanbul’un işgale uğrayacağı gibi; sözlerine değer verileceğine inandığım Allah dostlarından, eskilerden yenilerden işitenlerden işittim.  

Mehdi Askerlerin ekserinde Kaza namazı borcu olmayacağı ehl-i sünnet vel’cemaat itikadında olan Müslümanların Mehdi’nin taraftarı olacağı…  İmam-ı Rabbani rahimehullah hazretlerinin işareti eserindeki anlatımı çok çok önemlidir.  Bediüzzaman Said-i Nursi’nin , İsmail Çetin hoca efendinin eserlerindeki anlatım da çok önemlidir.  Yoksa şeriatsiz olanların sözlerine pek itibar yoktur. Gaybi konulardaki yorumlarım şahsi düşüncelerimdir. En güzel bilen Allah’tır. Müslüman Kurtulur.

Amerika’nın doğal afetlerle de boğuşacağı ve siyahi bir lider zamanında çökeceği… Avrupa Birliği’nin deccaliyye birlik olup iflas edeceği… Türkiye’de cüz’ide olsa tevhid ve bereket olduğundan dolayı iflas etmeyeceği… Rusya’nın Moskova’ya kadar daralacağı, Kafkaslardan da düşeceği…  Çin’in vurulacağı ve parçalanacağı…  

Mehdi aleyhisselamın zuhuruna çok yaklaşıldığında doğal afetler ve hastalıkların yaygınlaşacağı… Geçici olarak Kürdistan’ın kurulacağını…  Afganistan’daki mücahitlerin Mehdi taraftarı olacağı, Türki devletlerinden Mehdiye tabii olanların olacağı… İran’ın parçalanacağı… Türkiye’nin bir bölümünün kısa süreli işgale uğrayacağı… 

Bazı savaş gemilerinin Akdeniz’de Mehdi taraftarlarınca imha edileceği…  Siyah Sancaklı’ların Horasan,  Afganistan, Türkmenistan o bölgeden zuhur edeceği… Mehdi aleyhisselamın komutanlarının evliyalardan, kutub, ebdallerden, rical-i gaybdan olacağı… Mehdinin tam yeri bilinmesin diye her kafadan farklı yorumlar çıkacağı… Mısır’daki karışıklıklar aralıklarla devam edeceği… Suudi Arabistan’ın bölüneceği…  

Ağırlıklı olarak Mehdinin bir hükümdar olacağı, artık nerede hükümdar olur bilmiyorum, ama Mehdi aleyhisselamın hükümdarlık ve komutanlık yönü de vardır. 

Arapların fitneye maruz kalmadı pek yeri kalmayacağı… Süfyan çıktığında Şam civarında beş yeri alacağı… Türklerle Kürtlerin tersleşip kısa bir süre sonra kardeş olduklarını anlayıp,  kafirlere karşı savaşacakları … Mehdinin zuhuruna  çok kısa, 1 sene 6 ay gibi bir zaman kala Türkiye’de karışıklık olması ve büyük savaşın başlaması… Türkiye’den Mehdi aleyhisselama çok asker ve taraftar çıkması…  Hatta Mehdi ordusu ile Türkiye’nin beraber hareket edeceği… 

Temizlikten sonra Şam’da başlayan fitnenin Mehdi zuhuruna kadar devam etmesi… Süfyan ile Mehdi zuhuru arasının 6 - 9 -12 ay kadar olması… Mehdi aleyhisselamın ilk ordusunu savaşta olan Türklere yardıma göndermesi… O savaşta Türkiye’ye Türki devletlerinden de, Afganlardan da yardıma gelinmesi… Azerilerin Ermeni kafirleriyle savaşması…

Bu yazdıklarım Mehdi zuhurundan önce olacaklar diye inananlardanım. En güzel Bilen Allah’tır. Zamanı çok yakındır.

Zaten fitne Şam’ın çevresinde Mehdi zuhur edinceye kadar devam eder.  İsrail perişan edilecektir. İran da, Türkiye de İsrail’e farklı aralıklarla darbe vurur. İsrail’in tam manasıyla yok edilmesi Mehdi alehiselamın zuhurunda olur. 

Geldikten kısa bir zaman sonra Antakya’daki Musa aleyhisselamın kutsal emanetlerinin olduğu sanduka Tabutü’s- sekine Mehdi’ ye getirilir.  Mehdi aleyhisselam bunu Yahudilere gösterdiğinde kısm-ı azamisi İslamı seçer. Savaşlardan arta kalanlar ve kabul etmeyenler de yok edilecektir. Taşlar dahi dile gelir, arkamda yahudi var diye vesselam.  Zafer islamındır.

Büyük dünya harbinde -Allah bilir- anladığımız, öğrendiğimiz dünya nüfusunun yarısından fazlası gider. İmanı olan Müslüman olan şehit edilse de fark etmez, yine kurtulmuştur. Allah imansız ruhumuzu almasın. Bizleri, siz müslüman kardeşlerimizi, beni imanı kavi, sevdiği kullar zümresine dahil etsin inşallah… Yazdıklarım kendi görüşlerimdir. Yüzde yüz  böyle olacak değildir.  Ama buna benzer yakınlıkta olacağına inanıyorum.  

Hazret-i Mehdi aleyhisselama İstanbul’daki kutsal emanetleri alır. Resulullah Efendimizin sancağı, gömleği, bazı kılıçları alır. Mehdi’nin yanında isimleri Ahmet olan bazı arif-i billah -Allahı bilen- Allah dostları vardır. Tayy-ı mekan edenler de İstanbul’a gelir. İlk biat doğuda, ikinci biat batıdadır.  Çağrısına İstanbul’a geldikten sonra birçok Müslümanlar arıların toplandığı gibi icabet ederler. Ekseri velayet dairesinde ehl-i beyt olan irşat ehli ve tabileri vardır. 

Dünyanın dört bir yanında irili ufaklı müslüman savaşçılar gelirler ve Avrupa’ya kadar, Roma’ya kadar fethederler.  Ağlayan ümmeti sevince boğar.  Allah’ın melekleri, ebdalleri, müslüman cinler dahi ona zahirdekiler, batındakiler tabi olur. Elektronik cihazlar çalışmaz. Muazzam biridir.  Nasıl bir cin dahi bir anda dünyanın bir ucundan diğerine varıyorsa, anında müslümanların ruhları, kalbleri nurlananları daha güçlüdür. Her girdiği cephede savaşları kazanır. 40 yaşında Mehdiliği verilir. Şimdi de yaşadığını ehl-i irşat bildirmişdir.  

Mehdi ordusuyla Şam’a geldiğinde müslümanlarla savaşta olan kafirlere -Rum, Avrupa, ABD-  der ki; kardeşlerimizle aramızdan çekilin. Meydan okur ve savaş kızışır. Toros’larda çok kafir askeri öldürülür. Türkiye kara savaşında çok güçlü olur. Türklerden iman nimetiyle şereflenenler ecdadı Osmanlı gibi asla kafire boyun bükmez. Savaşçıdır, hürriyetine bağımsızlığına müslüman Türk milleti düşkündür. Yalakalığı sevmeyen bir millettir. Mazlumların yanında olan bir millettir. Bu millet aslına rücu edecek ecdadı Osmanlı gibi inşallah…

Küdüs’te, Şam civarında ve İstanbul’daki kutsal emanetler kendisine verilir ve birçokları biat eder. Artık Roma’ya kadar ilerlenir. Dünyanın her yerinden Müslümanlar biatine icabet ederler.  

Suudi Arabistan’ın karışması da iyice yaklaşmasının alametidir. Vehhabiler’in bazı Şia’nın kendisine diklenmesi de…

O kadar çok hadis-i şerif var ki açık… Kabe ilk biat yeridir. İçinde çok şeyler anlatılıyor. Nida kelimesi geçiyor. Kıtlık, kuraklık ve savaşların şiddetinden dolayı azıklarınızı çoğaltmamız gerekiyor demek ki… Başka eserlerde havadan atmayı derken evliyalardan bazıları bunu bombalanma olarak yazmış.  Yine Savaşın şiddetinden Amuk ovasındaki veya 3. dünya savaşında savaşın şiddetinden gökteki kuş yanacak diyor. Bazıları bunu Atom bombası kullanılacağı olarak tevil etmiş.  

Mehdi aleyhisselam hakında tevile gerek olmayan çok hadis-i şerif var.  Evliyalar anlaşılmayan  bazılarını da tevil etmişler. Mesela Siyahsancak’tan Müslümanların kalabalıklığı gibi… Mesela Mehdi aleyhisselam çorak kuru bir toprağa ağaç dalı dikecek, Allah bunu yeşertecek. Demek ki anlaşılan kuraklık var. Bunun sebebi olarak âcizane yorumlardan anladığım nükleer silahlar çok kullanılacak ki atılan yerlerde toprak verimini kaybedecek. Bir İsrail de bile 200’e yakın olduğu söyleniyor. ABD, Rus,  Çin, Türkiye’de de var.  

Mehdi daha Mehdilik vazifesiyle çıkmadı. Yakındır diyen çok âlim ve evliya var. Alametler beliriyor iyice…

Medine-i Münevvere’de Nakşibendi şeyhlerinden biri  yakın zaman önce “Türkiye savaşa girdiğinde ilk önce iç karışıklık olur, sonra savaştan 6 ay, 1 sene sonra Mehdi çıkar” demiş. Evliya ifşaatı olarak paylaştım.

15 Kasım 2014 Cumartesi

ERDOĞAN'DAN KÜBA'YA CAMİ SÜRPRİZİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü dini liderler zirvesinde yaptığı konuşmada katılımcılara bir sürpriz yaptı, Küba'ya izin çıkarsa camii yapılabileceğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün İstanbul'da düzenlenen Dini Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada Küba'ya izin verildiği takdirde ikinci Camii'nin inşaatına başlanabileceğini açıkladı.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2013 yılında Küba ve Haiti'de camii inşaa etmek için çalışma başlatmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bugünkü konuşmasında da şayet izin verilirse Ortaköy Camii'nin aynısını Küba'ya yapabileceklerini ve bunun da Küba'ya çok yakışacağını kaydetti.

İşte Erdoğan'ın zirvede yaptığı konuşmada 'Ben şimdi Kübalı kardeşimle bunu konuşuruz. O dağın tepesine bir cami de bugün yakışır. Yeterki böyle birşeye bugün de müsade etsinler' dedi.

AMERİKA'YI MÜSLÜMANLAR KEŞFETTİ

Erdoğan, ''Kristof Kolomb'dan 300 yıl önce ABD'yi 1178'de Müslüman denizciler keşfetti. Kolomb bile hatıralarında Küba'daki camiden bahseder'' diyerek Amerika'nın keşfine değindi. Eroğan; "Latin Amerika'nın İslamla tanışması 12. yüzyıla kadar sürdü. Kristof Kolomb'un anılarında Küba'nın bir dağında cami olduğu söylenir. " dedi.


İŞTE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN YAPTIRDIĞI İLK CAMİİ

Diyanet İşleri Başkanlığı ilk camii inşaatını yaklaşık 300-500 Müslüman'ın yaşadığı Küba'da inşaa ediyor. Diyanet İşleri aldığı olumlu yanıt üzerine Küba'da Ortaköy Camii'nin bir benzerini inşaa ediyor. Şayet Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu talebi de olumlu karşılanırsa Diyanet ikinci Camii'nin inşaatına başlayacak.


12 Kasım 2014 Çarşamba

AMERİKAN HALKI 500 AYRI ETNİK KÖKENDEN GELİYOR



50 eyaletten oluşan ABD’de her on yılda bir nüfus sayımı yenilenmektedir. 1990 nüfus sayımında, yurttaşlara “Soyunuz, etnik kökeniniz nedir?” (What is your ancestry and ethnic origin?) sorusu yöneltilmiştir.

ABD yurttaşlarının bu soruya verdikleri yanıtlara göre; Amerikan halkının yaklaşık 500 (beş yüz) ayrı etnik topluluktan oluştuğu belirlenmiştir. Bu 500 ayrı etnik topluluk içerisinde, en kalabalık öbek, toplam nüfusun %23’ünü oluşturan Alman kökenlilerdir.

Başka bir deyişle, her dört ABD yurttaşından biri Alman kökenlidir. 1990 verilerine göre ABD nüfusunun %16’sı İrlanda, %13’ü İngiliz, %10’u Afrika, %5’i Meksika, %4’ü Fransız, %4’ü Polonya, %4’ü Kızılderili, %3’ü Hollanda, %2’si İskoç, %2’si İsveç, %2’si Norveç kökenlidir. Geriye kalan ve aralarında Çin, Hint, Arap, Rus, Türk, Japon vs. kökenlilerin bulunduğu 490 etnik topluluğun her birinin toplam nüfusa oranla yüzdeleri, %2’nin altındadır.

1990 nüfus sayımında, Amerikan Ulusunun yalnızca %5’i kendi etnik kökenini “Amerikan” olduğunu söylemiştir.

11 Kasım 2014 Salı

1000a SIRRI (ARZ-I MEV'UD SIRRI)

Gulf stream akıntısı durursa ne olur?
Biz ağaç için kavga ederken Türkiye üzerinde plan yapanların büyük sırrını anlatıyor. 

Ergün DİLER'in 1000a'nın sırrı yazısından......
http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2014/11/06/1000anin-sirri
......................................................

GULF STREAM Akıntısı ya da Körfez Akıntısı... Ortaokulda öğrendiğimiz ama geride bıraktığımız küçük bir bilgi!
Ama gerçek hiç de böyle değil! Bu SICAK SU akıntısı Meksika Körfezi'nden başlayıp İngiltere'nin kuzeyine kadar devam eder! Kuzey Ekvator Akıntısı ile beslenir!
Avrupa'nın İKLİMİNİ yumuşatır ve yaşanabilir kılar! Matematikten sapmayacak olursak, KUZEY AVRUPA ile SİBİRYA aynı enlemdedir! Ama Londra'da hayat bütün ihtişamı ile devam ederken Sibirya'da AYI'dan başka bir şey bulma şansınız yoktur!
Demek ki bu sıcak su akıntısı Avrupa'ya hayat verir!
Sadece buraya mı?
Elbette hayır!
FLORİDA ve Amerika'nın doğu kıyılarını takip ederek giden bu akıntı, ATLAS Okyanusu'nun iki tarafına da yaşam armağan eder! Bir mucizedir! İşte bu mucize BATI'yı düşündürmüş ve üzerinde araştırma yapmaya zorlamıştır! Birçok biliminsanı bu konuya kafa yormuş, deney üstüne deney yapmıştır! Uzun yılları alan çalışmalar ilgili devletlerin özel kasalarında rapor olarak tutulmuştur!
Özellikle ABD ve İngiltere bu akıntının sıcaklığının belli bir zaman sonra azalacağını ve yaşadıkları yerleri kabusa çevireceğini düşünmektedir!
Bu TEZ gerçekleştiği anda ABD'nin birçok bölgesi ile İngiltere SİBİRYA'ya dönecektir!
Bu, hayatın sonu demekti!
Peki, bu tez gerçekleştiği an dünyanın en güvenli, en verimli ve en bereketli yeri neresi olacaktı?
Evet! Bildiniz!
Türkiye'nin merkezde olduğu Ortadoğu! Bu nedenle Ortadoğu'da her şey petrolün üzerinde yoğunlaşırken çok kimse SU ile İKLİMİ bir araya getirmez!
Ama BATI bunu iyi bilir! Ve bu gerekçeyle MÜSLÜMAN coğrafyasını parça parça, lime lime doğramak istemektedir! Zaten bu bölgeden birinin çıkıp buna "Hayır!" deme şansı da yoktu! Sadece Türkiye vardı! O da 100 yıldır uyutuluyordu! Şimdi Türkiye bu gerçeği de bilerek ayağa kalktı! Savaşlar kendi gücünüzle değil, karşınızdakinin gücünü çözdüğünüzde kazanılırdı!
Ankara şimdi petrol, su ve iklim denkleminde bunu yapıyor!
Özellikle Amerika'daki bir grup, Türkiye'nin sırf bu nedenle büyümesini ve dev haline gelmesin istiyor! Bizi sevdikleri için değil! İleride çalacak bir kapıları olması için! İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkeler ile bazı Yahudi baronlar coğrafyayı parça pinçik ederek ileride geldiklerinde hepsini bir torbaya doldurup çöpe atmak için planlar yapmakta! Aslında İsrailoğulları'nın ARZI MEV'UD dedikleri olay budur!
Suyun, enerjinin, yaşanabilir iklimin ve bereketli toprakların olduğu bir yer!
Gerekçesi de sıcak su akıntısının işlevini yitirip dengeleri değiştirmesidir!
İki tarafın da planı farklı! Biri BÜYÜK TÜRKİYE ile yaşamaktan, diğeri ise bölüp parçalamaktan söz ediyor! Biri destek veriyor, diğeri ise PKK ve IŞİD gibi terör örgütleri icat ediyor! Kukla diktatörle ise bu iki kanadın en sadık oyuncusu! Şimdi bu iki gruba da kafa tutan bir ANKARA var! Bazen ikisi de korkuyor, bazen ikisi de yıkmak için geliyor! Planlar iç içe ve karışık! Amerika içinde bir grup, 22 Müslüman devleti Ankara'nın yönetmesinden yana! Bunun için bizlerin çok göremediği planlar yapmakta! Diğer grup ise KÜRTLER'i kullanıp terörle ülkeyi bölmekten yana!
Bizler ise her olaya ideolojik ve forma aşkı ile baktığımız için gerçeği kaçırıyoruz!
Kraliçe'nin ülkesinde ya da Amerika'da her iktidar aynı politikayı yürütür! Ama biz ağaç için kavga ederiz! Sokağa çıkıp 45 canı toprağa gömeriz! Askerimize kurşun sıkıp bunların ekmeğine yağ süreriz! Gerçekle buluşmak zor olduğu için de yaptıklarımızın DOĞRU olduğunu düşünürüz!
Oysa Müslüman coğrafyasının "kan içinde" kalmasının temel nedenlerinden biri budur! İsrail'in bu kadar saldırgan ve sınır tanımaz olmasının nedeni de budur! Bunlara verilen desteğin anlamı da budur! Türkler'den korkulmasının, Kürt kardeşleriyle buluşulmasından ürkülmesinin nedeni de budur!
Ama kim ne yaparsa yapsın, Ankara yoluna tüm hızıyla devam etmektedir!
Bunun kanıtı da yeni SARAY'dır!
Herkesin dilinde sarayın maliyeti, rengi ve oda sayısı var! Beyaz Saray'la, Kremlin'le, Buckingham'la mukayese eden edene!
Günlük ve anlık değerlendirmeler!
Oysa SARAY ilerideki İMPARATORLUĞU temsil etmektedir!
Çok uzun olmayan zaman sonra hayata geçecek İMPARATORLUĞU!

ZEYTİN AĞACI PROVOKASYONU

Bir kısım sol odaklı medyadaki haberlere dikkat… 

Bu sefer zeytin ağacı üzerinden kaos planı sergileniyor.  

…………………………………………………………………
http://haber.sol.org.tr/medya/zeytin-yahudi-agacidir-gordugumuz-yerde-kesiyoruz-100550

‘Zeytin yahudi ağacıdır'

AKP hükümetinin 12 yıldır uyguladığı yıkım politikalarına dayanak oluşturan nitelikteki, “Zeytin ağaçları neden kesilmeli?” başlıklı zeytin boykotu çağrısı sosyal medyada fenomen oldu. “Zeytin almıyoruz” hastag’i ile twitter’da başlatılan boykot çağrısında şu ifadelere yer veriliyor:

“Kıyamete yakın Müslümanlarla Yahudiler arasında bir savaş çıkacak. Müslümanlar bu savaşta galip gelecekler. Öyle ki Yahudiler ağaçların ve taşların arkasına saklanacak, ağaçlar ve taşlar da 'ey Müslüman, şu arkamdaki Yahudi’dir. Hemen gel de onu öldür' diye haber vereceklerdir. Fakat sadece zeytin ağacı haber vermeyecektir. Çünkü o bir Yahudi ağacıdır. Bugün İsrail bütün ülkelerde zeytin ağacı dikmeyi teşvik etmektedir. Çünkü bu ağaçların Yahudileri koruyacağını bilirler.

‘Üç yıl içinde zeytin ağaçlarının tümü kesilecek'

Dün İsrail, zeytin ağaçlarının kesilmesini engellemek amacıyla Soma'daki termik santralin yapımını durdurmaya çalıştı ve Danıştay vesilesiyle bunu başardı. Fakat hükümetimiz Danıştay'ın bu kararına rağmen kesimi devam ettirerek İsrail'in bütün planlarını suya düşürdü. Türkiye'deki zeytin ağaçlarının tamamının üç yıl içinde kesilmesi planlanıyor, bu sayede İsrail'e büyük bir darbe vurulacak. Fakat sadece ağaçları kesmek yetmiyor. Milletimiz de üzerine düşeni yapıp, bu saatten sonra zeytin tüketmemeli, bu oyuna alet olmamalıdır. Oyuna gelme ey Evlad-ı Osmanlı!”

Twitter ve Facebook gibi sosyal medya ağlarında daha çok Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın fanatikleri arasında paylaşılan zeytin boykotu çağrısı tepki çekmeyi sürdürürken, akılları zorlayan girişim, AKP eliyle yaratılan Türkiye’deki doğa katliamının geldiği noktayı da özetliyor.

9 Kasım 2014 Pazar

EHL-İ BEYTE HÜRMET



''Ehl-i Beyt'e hürmet bakımından Alevi, Sünni ayrımı olabilir mi?

Hazreti Hüseyin efendimiz, Hazreti Peygamberimizin ifadesiyle 'Hasan ve Hüseyin benim iki reyhanımdır' diyor. Kokladığımda cennet kokusu veren. Nasıl olur ki Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin'e, ona hürmet etmekle birlikte İslam'dan ayrı düşünmek mümkün olabilsin.

On iki imamın her biri, bize rehberdir. Hazreti Ali rehberdir, Hazreti Hasan rehberdir, Hazreti Hüseyin rehberdir, Hazreti Zeynel Abidin rehberdir, Hazreti Muhammed Bakır rehberdir, Hazreti Cafer-i Sadık, ki İmam-ı Azam'ın hocasıdır, rehberdir, Hazreti Ali er-Rıza rehberdir, Hazreti Muhammed Taki rehberdir, Hazreti Ali el-Naki, Hazreti Hasan el-Askeri rehberdir, Hazreti Muhammed Mehdi rehberdir.

Çünkü o on iki imam, her biri Hazreti Peygamber'in mirasçılarıdır ve Hazreti Peygamber'in ruhunu taşırlar, özünü taşırlar, onun emanetini, onun neslini taşırlar."


Başbakan Ahmet DAVUTOĞLU



8 Kasım 2014 Cumartesi

SURİYELİ MÜLTECİLER ÜZERİNDEN TÜRKİYE’Yİ SIKIŞTIRMAK

Türkiye’deki Suriyeli mülteci sayısı BM raporuna göre 1.600.000’ni geçti. Bu sayı giderek artıyor. Daha son Kobani saldırısı sırasında 200.000 kişi daha gelmiştir. Bu iltica dalgasının nerede duracağını kestirmek güçtür.

Blogumuzda 4 Eylül 2014 tarihinde bir yazı yayınlanmıştı.  “ESED'İN SURİYELİLERİ KRİZ ÇIKARACAK” başlıklı yazımızda Takvim Gazetesi yazarı Ergün DİLER 4.9.2014 tarihli yazısında yılbaşı civarında Suriyeliler üzerinde büyük bir kaos hazırlandığını öne sürdü.

Ergün DİLER Belçika'da hain ittifak başlıklı yazısında “Suriye'den gelenlerin başrolü oynayacağı büyük bir sorun şu anda kuluçka dönemini bitirdi. Yılbaşında bunu daha detaylı bir şekilde göreceksin. Suriye'den gelenlerin büyük bir sorun yaşatacağını birkaç ay sonra daha iyi anlayacaksın. Bunu önlemek çok zor…” diyerek, Belçika'da bununla ilgili çok ciddi planlar hazırlandığını ifade etti. Bunun için Türkiye'deki Esed'e bağlı Suriyelilerin kullanılacağını belirtti. Ergün DİLER Türk ordusunun belki de Suriye'ye girmek zorunda kalacağını söyledi.

Bu yazıda Esed’in içimize soktuğu adamlarını kullanarak Türkiye’deki bazı gruplar tahrik edilecek Suriyeli mülteciler üzerinden büyük bir kaos çıkarılacağı ifade edilmiştir.

8 Kasım 2014 tarihli gazetelerde yer alan bir haberde; Suriye muhalefetinin toplanmasındaki en önemli isimlerden Türkiye ve Suriye vatandaşı olan iş adamı Gazi Mısırlı’nın açıklamaları yer aldı. Halep’in durumunu anlatan Mısırlı, “Halep 5 milyonluk bir şehir. Savaşla birlikte daha da göç aldı. Beşir Esad ve ortağı İran’ın amacı varil bombalarıyla halkı korkutup, ÖSO ‘nun elinden Halep’i alıp Türkiye’ye 2 milyonluk bir göç dalgası yaratmak. Bu da Türkiye’yi zorlayacak ve Erdoğan zorda kalacak” diyor.

Abdullah Gürbüz Baba yapmış olduğu bir sohbette: “ İsrail Suriye'yi almadıkça Mehdi çıkmayacak. İsrail Suriye’ye vuracak. Suriyeliler Türkiye'ye kaçacak.” demiştir. Burada İsrail’in Suriye’yi vurmasının ardından Suriye’lilerin Türkiye’ye kaçacağı ifade edilmişse de, zaten Suriye iç savaşının başlamasının ardından şimdiye kadar ülkemize gelen mültecilerin sayısı 1.6 milyonu geçmiştir. Acaba esas göç dalgası İsrail’in Suriye’ye vurması ile mi yaşanacak?

Amerika ve batılı güçler Türkiye’nin Ortadoğu bataklığına çekilerek yıpratılması için sürekli planlar yapmaktadır. Daha önce örneklerini verdiğimiz gibi İslam ülkelerini savaş ve çatışmalara sürükleyerek ekonomik açıdan çökertmeye ve İsrail’e tehdit oluşturmaktan uzaklaştırmaya çalışmaktadır. Türkiye yükselen bir ülke olduğu için Tevrat’ta yer alan İsrail’e tehdit olacak “Kuzeydeki Aslan” olduğu için bu tehdidi saf dışı etmek istiyorlar.

Abdullah Gürbüz Baba sohbetinin devamında şöyle demiştir. “Savaşta İsrail Medine’yi bombalayacak. Filistin ve Lübnan’da çok kayıp verilecek. Türkiye'yi de vuracaklar. Daha sonra İsrail Hatay’dan vuracak. Amik ovası kan gölüne dönecek. Türkiye'den insanlar “biz de Yahudiyi ülkemizden çıkaralım" deyip orada toplanacaklar.  Bu sırada Yunan Türkiye'nin batısını vuracak. Amik ovasındaki Türklerin bir kısmı geri dönecekler. Bir kısmı ise orada kalıp Yahudileri yok etmek için savaşacaklar.  Türkler bu savaşın başında yenilecekler. Afganistan ve Türki devletlerden askerler gelip Mehdiye yardım edecekler. İstanbul bu savaşta işgal edildiği için İstanbul Mehdi tarafından anlaşma yoluyla yeniden geri alınacaktır.” 

6 Kasım 2014 Perşembe

İSRAİL ASKERİ MESCİD-İ AKSA'NIN MİHRABINI ÇİĞNEDİ


İsrail askerleri 1967'den beri ilk kez Mescid-i Aksa külliyesinin ana mihrabının bulunduğu kubbenin altına kadar girerek mihrabı postallarıyla çiğnedi.
İsrail'in sabah saatlerinde yaklaşık 100 Yahudi'yi Mescid-i Aksa'nın avlusuna girişine izin vermesinin ardından, Aksa içinde ve çevresinde yaşanan çatışmalarda 27 kişi yaralandı.
İsrail güvenlik güçlerinin, sabah saatlerinde yaklaşık 100 Yahudi'yi Aksa'nın ağlama duvarına bakan Megaribe kapısından içeriye almasına tepki gösteren Filistinliler ile İsrail askerleri arasında çatışma çıktı. Mescid-i Aksa'nın içerisine giren 100 kadar İsrail askeri cami avlusunu savaş alanına çevirdi. İsrail askerlerinin, Filistinlilerin üzerine plastik mermi, ses ve gaz bombalarıyla müdahalesi üzerine 27 kişi yaralandı. 
POSTALLARIYLA GİRDİLER
Mescid-i Aksa'nın yönetimini üstlenen İslami Vakıflar Dairesi Müdürü Azzam el-Hatib, AA muhabirine yaptığı açıklamada "Yaklaşık 300 İsrail askeri Mescid-i Aksa'yı bastı. Askerlerin bir kısmı Kıble Mescidi'nin içinde mihrab ve minberin yer aldığı bölgeye postallarıyla girdi" dedi.
İSRAİL SONUÇLARINA KATLANACAK
İsrail askerlerinin 1967'den beri ilk kez mescidin içine postallarıyla girdiğini kaydeden Hatib, "Bu çok tehlikeli bir adım. Daha önce olmamıştı. Kabul edilemez bir durum. İsrail bunun sonuçlarına katlanacaktır" diye konuştu

İLAHİ HESAP ŞAŞMAZ

Bekir HAZAR


İsrail'de MOSSAD'a raporlar hazırlayarak ülke siyasetine yön veren Profesörlerden biri "Türkiye 2050 yılında SÜPER GÜÇ olacak" demişti. İsrailli istihbaratçı akademisyenin bu görüşlerini Yazboz programında yayınlamıştık.
Dünyanın bir numaralı özel istihbarat ve öngörü firmalarından STRATFOR'un kurucusu ve başkanı George Freidman ABD'nin Ulusal güvenlik, bilgi savaşımı, bilgisyar güvenliği ve istihbarat sektörü üzerine sayısız makaleye imza attı.
Amerika'nın gizli savaşının da anlatıldığı dört kitap kaleme aldı. "Gelecek Yüzyıl" adlı kitabında, Türkiye'nin uzayla ilgili çalışmaları olacağını vurguluyor.
Bölgesinde üst seviyeye gelip, Japonlarla işbirliği yapacağını ve Amerikan çıkarlarına tehdit olarak karşısına çıkacağını söylüyor.
Doğu Akdeniz'de ABD donanmasının en büyük rakibi olarak Türkiye'yi görüyor. Ve derken Türk Ordusu'na operasyon yapılıyor.
En büyük darbeyi UÇAK GEMİLERİ yapmaya hazırlanan Türk Donanması yiyor.
Neredeyse Amiral kalmıyor Deniz Kuvvetleri'nde. Akdeniz'de tonlarca savaş gemisi Rus, Amerikan, İngiliz, Fransız bayraklarıyla dolanıyor. İsrail en büyük yatırımı donanmaya yapıyor.
Tevrat ve İncil'de kıyamet alametleri anlatılıyor.
Bunlardan biri de her iki dinde de "ARMEGEDON" olarak kabul edilen BÜYÜK SAVAŞ...
Suriye'de başlayacak tüm Akdeniz'e yayılacak.
İsrail basını aylardır "2015'e dikkat, Suriye'de büyük savaş bizi olumlu başka noktalara taşıyacak" diye yorumlar yapılıyor.
ABD, İngiltere ve Almanya'da hakim Yahudi medyası bizim Suriye'ye girmemiz için aylardır yayın yapıyor.
Girmediğimiz için de NATO'ya ihanet eden IŞİD işbirlikçisi olarak bizi lanse ediyor.
Suriye batağına girdiğimizde karşımıza önce IŞİD çıkacak. Onu halletsek Esad'ın ordusu ile karşılaşacağız.
Peki Esad'ın ordusu var mı?
Aslında yok, bitmek, darmadağın olmak üzereydi. Ancak İranlı Generaller Şam'a kamp kurdu. Akın akın İran Devrim Muhafızlarından asker Şam'a geliyor.
Ölüyor, gömülüyor, yerlerine başkası alıyor. Gönüllüler için Tahran-Şam arası uçak seferleri mekik dokuyor.
Suriye'ye girmemiz demek, İran'la karşı karşıya gelmemiz anlamını taşıyor.
İşte en büyük proje bu.
Bizi İran'la savaştıracaklar, zayıflatacaklar ve parçalayacaklar.
Aynı şekilde ülkesinde 25 milyon Azeri, 3 milyon Türkmen ve milyonlarca Kürt olan İran da parçalara ayrılacak.
İşte onun içindir İsrail Basını 2015'te Suriye'deki kazanımları olan büyük savaşlardan bahsediyor. "Armegedon yolda" diye yayın yapıyor.
Bölgeyi çok iyi bilen bir uzman dostumla beraberdik önceki akşam. "Eğer doğru analiz yapmanız gerekiyorsa önce İsrail ve İran basınına göz atmanız gerekir. İran basını da 2015'e dikkat diye yayınlar yapıyor" dedi.
Batağa çekemedikleri Türkiye, oynanan tezgahları bozuyor, planları alt üst ediyor.
Bu nedenle büyük bir hırsla ÇÖZÜM SÜRECİNE balta indirmeye başladılar.
İçeride ne kadar işbirlikçileri varsa kullanıyorlar. Maske giydirdikleri maşalara suikastler düzenletiyorlar.
Göbekten bağladıkları medya ile savaş çığlıkları attırıyorlar. Ne kadar şehit o kadar öfke demek. Erdoğan'ı indirme adına son projeleri bu. Her gelen cenaze MHP'nin oylarını artıracak. "AK Partili seçmen MHP'ye gider, bu iş biter" diyorlar.
Tüm hedefleri 2015'te Suriye batağına saplanmış ve İran ile karşı karşıya gelmiş bir Türkiye'yi kucağa almak.
Herkesin bir hesabı var.
Eskiden Kudüs'te Mescid-i Aksa'da bir taşa dokunsalar İslam dünyası ayağa kalkardı.
Şimdi İsrail Kudüs'te terör estiriyor, kimsenin gıkı çıkmıyor.
Çünkü İslam coğrafyasını birbirini yiyecek hale getirdiler, mecal bırakmadılar.
Şimdi de Ortadoğu'yu Türkiyesiz yani LİDERSİZ bırakmak için KİRLİ OYUNLAR'la dört nala geliyorlar.
Ancak ilahi hesap hepsini yerle bir edecektir. Çünkü asla şaşmaz!!!

Kaynak: Takvim Gazetesi

http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/bekirhazar/2014/11/06/ilahi-hesap-sasmaz