.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

24 Aralık 2014 Çarşamba

RİSALE-İ NUR TEŞEKKÜRÜ

Mehmet ÖZMEN

Büyük bölümü Nur talebeleri tarafından kurulan yüzlerce vakıf ve dernek gazetelere tam sayfa ilan vererek ‘Risale-i Nur’un devlet koruması altına alınması sebebiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Bakanlar Kurulu’na tebrik ve teşekkür etti.

Risale-i Nur teşekkürü
Bediüzzaman Said Nursi’nin hayattaki talebeleri, Risale-i Nur külliyatını korsancılar ve tahrifatçıların tekelinden kurtaran yasal düzenlemenin hazırlanmasına katkıları olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na ve Bakanlar Kurulu’na gazete ilanı ile teşekkür etti.  
Bediüzzaman Said Nursi hakkında 33 adet kitap yazan ve hayatını Risale-i Nurlara adayan araştırmacı-yazar Necmettin Şahiner, Anadolu’dan Şam’a kadar 100’e yakın Üstad’ın talebelerinin bulunduğunu belirterek “Risale-i Nur’ların devlet eliyle yayınlanmasının Bediüzzaman Said Nursi’nin bir talebi ve vasiyeti olduğunu ifade etti. Şahiner, “Risale-i Nur’ların İşaratül-İ’caz’ın, Diyanet İşleri tarafından basılmasının üzerine Başkanımız Mehmet Hocaefendi’ye makamında tebrik ve teşekkür amacıyla baklava ikram ettim. Devletin Risale-i Nurları himayesine alması Risale-i Nurların bayramıdır” dedi.  

“RİSALE-İ NUR’UN YASAK KALMASINI İSTİYORLARDI”

Risale-i Nur’ların devlet himayesine alınmasına yönelik yapılan sürecin içinde olduğunu belirten Nur Cemaati mensuplarından ve Risale Haber yazarı Abdurrahman İraz, “Bazı artniyetliler bir çok şey söylediler ve hatta beddua ettiler. Beddualarının tutması yönünde kendi kendilerine yayın yaptılar. Bunlar Risale-i Nur’ları okuyan insanlar ama, kendi sözleri tahakkuk etsin diye hükümete, başbakana olan düşmanlıklarından Risale-i Nur’un yasak kalmasını zımnen kalplerinin derinliklerinden istiyorlardı. Ama Cenab-ı Hakk’ın da hesabı vardı. Şuanda Risale-i Nur, Bediüzzaman’ın istediği gibi devlet tarafından basılıyor ve inşallah yakın zamanda okullarda da okutulacak. Bunlar Bediüzzaman’ın vasiyetleridir” dedi. 

KUTLULAR, GÜLEN İÇİN ‘HAİNDİR, DEVLETİN ADAMIDIR’ DİYORMUŞ!

Paralel Yapı’ya bağlı televizyon ve gazetelerinin “Risale-i Nurlar devlet tekelinde. Risale-i Nurlara sansür” iddialarına da cevap veren Abdurrahman İraz, “Yeni Asya gazetesi şimdi katlanarak Zaman’ın içine konuyor ve öyle dağıtılıyor. Böyle bir menfaat var şimdi. İkisi de muhalif olduğu için muhalefette birleşiyorlar. Ben yıllarca Mehmet Kutlular’dan Fetullah Gülen aleyhinde sohbetler dinledim. Kutlular, Gülen için ‘Haindir, devletin adamıdır’ sözlerini sohbetlerde söylüyordu. Bunu söyleyen adam bakınız şuanda onların kucağında ve onlar ne derse onu yapıyorlar. Beraber hareket ediyorlar demiyorum lütfen sözüme dikkat edin. Beraber hareket etmiyorlar, onların emrindedirler. Onlar ne derse onları yapıyorlar ve başka da şansları yok. Kucaklarına oturdular. Hem muhalefette birleştiler, hem de imkanları olmadığından onlardan beslendikleri için mecburen emrine girdiler” şeklinde konuştu.  

YEĞİN: “ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ”

AK Parti Hükümetine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik verilen teşekkür ilanında imzası da bulunan Bediüzzaman Said Nursi’nin hayattaki son talebelerinden biri olan Abdullah Yeğin, “Elhamdülillah, Cenab-ı Hak Muaffak etti ve bütün Risale-i Nur hakikatleri madem ki Kur’an-ı Hakim’in dersidir; Elhamdülillah, Diyanet neşretmeye başladı ve tek bir kitap halinde Risaleler yayınlanacak. Risale-i Nur’a ait değiştirme, sadeleştirme gibi şeyler olmayacak. Risale-i Nur’un devlet tarafından muhafaza altına alınması hoşumuza gitti bizim. Çok teşekkür ediyoruz” dedi. 

“MEKTUPLAR YAZDIK, CEVAP TENEZZÜLÜNDE BULUNMADILAR”

Paralel örgütün tetikçi gazetelerinin Risale-i Nur’ların “Devlet tekeline alındı, Risale Nur’a sansür” gibi iddialarına da cevap veren Abdullah Yeğin, “O iddialar yanlıştır. Üstadımız, Risale-i Nur’a bir kelime ilave edilmesine razı olmadığını herkes biliyor. Onu ilan ettik, mektuplar yazdık fakat cevap verme tenezzülünde bulunmadılar. Sadeleştiriyorlarmış. Sadeleştirmeye ne lüzum var? Madem ki Osmanlıca öğrenilecek, millet Osmanlıca okuyor dini hakikatleri aynı kelimelerle öğrenmesi daha iyi değil mi? Yani milleti cahil mi bırakmak istiyorlar. Kendi isimlerini koymuyorlar yaptıkları sadeleştirmeye, sanki Üstad yapıyormuş gibi Üstad’ın ismini koyuyorlar. Bu, Üstad’a en büyük hakarettir. Onları biz kabul etmiyoruz” ifadelerinde bulundu. 

“RİSALE-İ NUR’LARI NEŞRETMEYE KANUNEN SALAHİYETLERİ YOKTUR”

Risale-i Nurları sadeleştirerek yıllarca rant devşiren Paralel Yapı’nın lideri Fetullah Gülen’e de sert çıkan Yeğin, “Onların hiçbir zaman Risale-i Nurları neşretmeye kanunen salahiyetleri yoktur. Cenab-ı Allah doğruların yardımcısıdır, yalancıların yardımcısı şeytandır. Allah muhafaza etsin cümlemizi. Yanlış haberlerden, yanlış iftiralardan Allah  muhafaza etsin” dedi.

Yeni Akit

Gazetelerde çıkan teşekkür ilanı:

12 yorum:

  1. Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Kazım Güleçyüz, Risale-i Nur'ların devlet tekeline alınmasıyla ilgili gazetelere verilen teşekkür ilanını eleştirdi. Güleçyüz, "Risaleler 265 gündür basılamıyor, bunun nesine teşekkür ediliyor? Üstad'ın hayattaki talebelerinden 7 kişiyle başlanan süreçte teşekkür ilanında bu sayının 3'e düştüğünü görüyoruz." diyerek Üstadın halen hayatta olan varis talebelerini birbirine düşürme gayretkeşliği göstermektedir.

    YanıtlaSil
  2. NURCULUK İLE GÜLEN HAREKETİ ARASINDA ORTAK NOKTA KALMADI
    Ebubekir SİFİL / Vahdet gazetesi
    Keşke dememek için -1 başlıklı yazı
    http://www.gazetevahdet.com/keske-dememek-icin-1-193yy.htm

    YanıtlaSil
  3. Geçek Nurcu'nun 30 meziyeti
    Mehmed Şevket Eygi

    http://www.gazetevahdet.com/gercek-nurcunun-30-meziyeti-191yy.htm

    YanıtlaSil
  4. Medyada Gerçek Nurculuk ile ilgili haberler çoğalıyor. F.Gülen hareketi ile Yeni Asya hareketinin dindar hükümete karşı olan tavırlarının neden olduğu menfi imaj giderilmeye çalışılıyor.
    Bir kısım medyada Nurcuların yavaş yavaş iktidara olan desteğinin çekileceği, hükümetin Nurculara cephe aldığı / alacağı topluma pompalanıyor. Halbuki Bediüzzaman ve Nurcular CHP zulümleri karşısında bile menfi harekete başvurmamış, Menderes iktidarını desteklemiş, ondan sonra ehvenüşşeri temsil eden merkez partileri desteklemiştir. Menderes, Demirel, Özal ve Erdoğan dönemleri giderek daha dindarane bir çizgi izlemiştir. Dindarane tabiri dine taraftar demektir. Erdoğan iktidarı bugün gelinen noktada islamiyete en yakın ve milletin dindarane hissiyatını en iyi temsil eden iktidardır. Bu nedenle iç ve dış bir çok tertiplere maruz kaldığı halde halen milletin iradesini temsil etmektedir. Eğer bu iktidar devrilirse ya CHP yada MHP başa gelir. CHP asla millet oyu ile başa gelmeyecektir. Koalisyonlar olabilir. MHP başa gelirse Kürtlerin ayrılması yönünde büyük bir tehlike söz konusudur. MHP de islam birliği ve ümmet duyarlığı bulunmamaktadır. MHP'de giderek dine mesafeli temayüller ağır basmaktadır.

    YanıtlaSil
  5. Risale-i Nur ile ilgili konularda bizim için asıl olan Bediüzzaman'ın varis talebelerinin görüş ve tavırlarıdır. Ben de belki de malum çevrelerin menfi tavırları yüzünden acaba hükümet aylardır risale basma işini neden geciktiriyor diye tereddüt geçirmiştim. Şimdi madem Bediüzzaman'ın talebeleri bu yönde görüş belirttiler, benim için terdedüt bitmiştir. Bazıları varis talebeleri bile eleştirme gayretkeşliği gösterse de bunların vızıltılarının değeri yoktur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa kardeşim Hükümetin risale basmak istemesi Risalelerin ehil olmayanlar tarafından kullanımını engellemek içindir.Risaleleri devlet eliyle basacaz denmesi bile ,bu iradenin konması bile yeterlidir.Hükümet bir çok konuda geçmiş hükümetlerin yapmadığı,ihmal ettiği konularda açılıma gitmiştir.Bunlar arasında risale yoktu.Risaleleri de alarak açılımı genişletti diye düşünüyorum.Devlet neyi yasaklar ve neye karşı durursa devlete,millete karşı olanlar o yasakları kullanıp devlete başkaldırıyor.Ben öyle hissediyorum.Her kesime haklarını dağıtmaya çalışıyorlar.Başörtülüye haklarını elden geldiğinde kademeli olarak verdiler.12 yılı buldu.İmam hatiplere geri verdiler yılları buldu.Kürtlere vermeye çalışıyorlar görüyoruz devam ediyor.Kırılmış kalplerin veya başkalarının güdümüne girmiş olanlarla uzlaşmak da zordur.Buna benzer hükümet her alanda bir yenileme yapıyor.Risaleleri varsın 1 sene sonra bastırsın.Sabırlı olmak lazım.Bundan önce hangi hükümet bastırıp,dağıtacaz taahhüdü verdi.Yasaklandığı yıllarda oldu.Yasak olduğu halde ne zorluklarla okundu,okutuldu.Şu zamanda hiç olmazsa rahatça okunup,okutulabiliyor.Şu paylaşımları bile rahatça yapabiliyorsak hükümetin de bundan bir payı var.

      Sil
    2. Hatta yukardaki haber okuduğum haber diye okumadan senin yorumlara bakmışım,başlık paylaşımında benim düşünceme benzer düşünenler de varmış;
      ''“RİSALE-İ NUR’UN YASAK KALMASINI İSTİYORLARDI”

      Risale-i Nur’ların devlet himayesine alınmasına yönelik yapılan sürecin içinde olduğunu belirten Nur Cemaati mensuplarından ve Risale Haber yazarı Abdurrahman İraz, “Bazı artniyetliler bir çok şey söylediler ve hatta beddua ettiler. Beddualarının tutması yönünde kendi kendilerine yayın yaptılar. Bunlar Risale-i Nur’ları okuyan insanlar ama, kendi sözleri tahakkuk etsin diye hükümete, başbakana olan düşmanlıklarından Risale-i Nur’un yasak kalmasını zımnen kalplerinin derinliklerinden istiyorlardı. Ama Cenab-ı Hakk’ın da hesabı vardı. Şuanda Risale-i Nur, Bediüzzaman’ın istediği gibi devlet tarafından basılıyor ve inşallah yakın zamanda okullarda da okutulacak. Bunlar Bediüzzaman’ın vasiyetleridir” dedi.

      Sil
  6. Bazıları kendi siyasi görüşlerine uymayınca Bediüzzaman'ın varis talebelerini bile eleştirmektedir. Aradaki farkı herkes bilsin: Bediüzzaman'ın varis talebelerinin temsil ettiği Nurcular siyasetle iştigal etmezler. Siyasetle ilgileri vatan, millet ve islamiyet için hayırlı hangi parti ise oy verilir, hayır dua edilir, desteklenir, ama bilfiil siyasetin içine girilmez. Particilik yapılmaz. F.Gülen ve Yeni Asya ise bilfiil siyasetin içindedir. Bunların siyasi tercihleri ise Risale-i Nurda prensipleri belirtilen ölçülerin dışındadır. Bu prensip ehvenüşşerdir. Yani büyük şerrin başa geçip zarar vermesini önlemek için daha az şerli olanı tercih etmektir. Erdoğan iktidarı elbette saf islamı temsil etmediği iddia edilebilir. Bu şartlarda en fazla ehvenüşşerdir. Yani zararı en az olandır. Şimdi yarın bir seçim olsa yine bu prensipler açısından değerlendirme yapılır. Zarar vermeyecek, faydası daha çok olacak kim varsa ona verilir. Ama particilik yapılmaz. Çünkü Nurcular açısından hizmet-i imaniyede taraf tutulmaz. Gelen herkese Kur'an hakikatleri dersi verilir. Sen ateistsin sana ders yok denilmez.

    YanıtlaSil
  7. NUR CEMAATİ DİKKAT !
    Dış güçlerin Türkiye’yi her bir fırsatla vurmaya çalıştığı artık kimsenin meçhulü değildir. Ak Parti iktidarına 10 yıl boyunca destek vermiş, mezardakileri bile destek vermeye çalışmış olanları bile birden değiştirip iktidarın aleyhine geçiren ve iktidarı devirmek için koç başı olarak kullanan iç ve dış güçlerin şimdi başka bir plan peşinde oldukları ortaya çıkmış durumdadır.
    Nur cemaatinden çıkan F.Gülen ve Hizmet hareketi bu nitelikten artık çok uzaklaşmıştır. Diğer yandan Yeni Asya cemaati de baştan beri Demirelcilik hastalığı nedeniyle Erdoğan düşmanı cephede yer almaktadır.
    Üstad Bediüzzaman'ın varis talebelerince temsil edilen diğer Nur cemaatleri Risale-i Nur prensipleri çerçevesinde Erdoğan’ı desteklemeye devam etmektedir.
    Son bir yıldır risale-i nurların sadeleştirilmesi ve risale-i Nur'un basım ve yayın hakkı üzerine tartışmalar üst seviyeye yükselmiştir. Bazıları bunu dindar hükümetin risale-i nurlara bandrol vermemek suretiyle basımını engellediği iddiasıyla gün saymaktadırlar.
    Bu tartışmalar içte ve dış odakların dikkatini çekmiş olmalı ki, Erdoğan’ın en önemli manevi desteği olan Nur cemaatini/cemaatlerini hükümet aleyhine çevirmeye çalışmaktalar. Zira bir şekilde iki nur kökenli grup aleyhe çevrilmiş, niye diğerleri de olmasın.
    Risale basma ve bandrol verme tartışmaları sonuçta Risale-i Nur eserlerinin Diyanete devredilmesi ile sonuçlanmıştır. Bir kısım Nur cemaat ehli bunu risalelerin devlet tekeline alınarak sınırlandırılması olarak nitelemiş, ancak varis talebeler bunu üstadın vasiyetinin yerine getirilmesi olarak değerlendirip hükümete tebrik ve teşekkür etmiştir.
    Yeni Asyacılar başta bu süreçte daha fazla sayıda ağabeyin yer aldığını, ancak şimdi sadece üç ağabeyin ilanda ismi bulunduğun için üstadın varis talebeleri arasında bir anlaşmazlık var olduğu biçiminde lanse etmektedir.
    Benim vurgulamak istediğim husus şudur: Bu hassas durum nedeniyle iç ve dış güçler bu noktadan bir inşikak çıkarmaya çalışıyorlar. Nur talebelerinin bunu değerlendirdiklerini ve gereken tavrı alacağını düşünüyorum. Çünkü bu hem Nur hizmeti için, hem de vatan, millet ve devlet için çok önemli bir konudur. Belli ki birileri bunu kaşımak istiyor. Buna fırsat verilmemelidir. Nur talebeleri müspet hareket yolundan menfi harekete çevrilemez. Bazılarının eli bu avdan boş dönecektir.
    Milletimiz kendi iradesiyle bu hükümeti iktidara getirmiştir. Ancak milletin iradesi bu hükümeti değiştirebilir.
    70-80 yıl boyunca CHP, DP, AP, ANAP, AKP dönemlerinde müspet hareket eden, yanlış adım atmayan bu cemaat şimdi de mason komitelerinin tertiplerine aldanmayacaktır. Mason tertipleri boşa çıkacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun güzel yazı olmuş.Mü'minde bulunan feraset gereği zaten oyunu bir his ile hissederler diye düşünüyorum.Genelde Nur Cemaatleri olsun,diğer tarikat cemaatler olsun galeyana getirip hükümeti yalnızlaştırmak için ne gerekiyorsa yaparlar.Diğer örgütler ,partiler zaten birlik oldular.Bazıları ittifak kurarken,bazı yeni partiler kuruyorlar.Akp nin merkezden gelecek oylarının önüne geçmek istiyorlar.Bazılarının söylemleri İslami.Ama uğraşları boşa çıkacak İnşaallah.Akp tüm olumsuzluklar bir araya getirilse dahi % 40 dan aşağı düşmez.Üstü açık % 55 e kadar.Seçimle inmez Allah'ın yardımıyla.Seçimle inmiyorsa İnşaallah Allah yine yardım eder başka türlü de inmez.İnerse ne olur ? her alanda 12 yıllık kazanımlar heba olur.

      Sil
    2. Mustafa Kardeşim

      Risale-i Nur’un verdiği en önemli derslerden biri de baki hakikatlerin şahıslara yüklenemeyeceği ve ahir zamanında şahıs yerine şahs-ı manevinin hükmedeceğidir. Böyle olunca bir iki tane muhalif Nur talebesinin olması ana caddeye zarar vermez. Unutma ki 130 km. ile gidilen şerit var, bir de motosiklet gibi daracık şeritt var, Hatta kaldırım var. Kimi yaya gider kimi 120 km. otomobille.

      Risale-i Nur okuyanlar iyi bilir, bazı bahislerin bir defa da değil her okumada yeni yeni hakikatlerinin öğrenilmesine vesile olur. Kur’an’ın arşından gelmesinin hikmeti budur.

      Yeni Asya miadını doldurmuş ve kendini yenileyemeyen bir ekibin elinde. İspanyol nezlesine tutulanların fikirlerinin hezeyanlaşması gibi eski fasıllara takılı kalanların muhalefetinin bir önemi yoktur. Zaten satışı da bunu gösteriyor. Paralel yapıya paralel neşriyat yapanların hükmü nedir? 0.

      Kaldı ki bu listede ismi geçmeyen çok saff-ı evvel ağabeyler destek görüşlerin ve fikirlerini medya ve yazılı basın yoluyla açıklıyor. Sen Nur talebelerini şaşkoloz siyasetçi gruplar gibi mi sanıyorsun..

      Sonra Hizmet-i Kur’aniyye ve imaniyye dünyevi ve siyasi esaslar üzerine bina edilemez. Ahir zamanın hizmeti bambaşka. Kaldı ki Bediüzzaman’ın şimdiki iktidar için dolaylı tebşiratı var. Bu işin temeli 1994 yılında atıldı kimse farkında değil. Erbakan ile bölünün merkez sağ tam tamına 30 yıl sonra ne zaman tecdiden birleşti. Beyda diye rivayetlerde geçen muharebe nedir? Bunun sırlarını bilen, çatlak seslerin bir önemini olamayacağını bilir.

      Kaldıki Gülen cemaati Risale-i Nur dairesinde hiç olmadı, ama istifade etti ve dost görünmeye çalıştı. Lakin “Nurcu ve Süleymancı’nın kendine ıztırap verdiğini” 1993 yılında Türkiye’nin en büyük gazetesinde ilan eden birinin ve cemaatinin Risale-i Nur hizmeti ile ne ilgisi olabilir. Risale-i Nur’un meşrebinde darbecilik, entrikacılık, Siyonist muhipliği Siyonist meşrepli kliklere takılmak var mıdır? O cemaati Nur cemaati içinde göstermek ayıptır. Zikretmek bile ayıptır. Nur'un aütühatı Gülen ve cemaati tarafından gölgelenmiş ve tevakkuf ettirilmiştir.

      Meşiet-i İlahiye’de son sözün olduğunu belirterek derim ki 5 yıl sonra bu Türkiye olmayacak. Bambaşka bir Türkiye olacak. 1930’lar. 1940’lar, 1950’ler, 1960’ları, 1970’leri bilmeyenler ve mukayese kabiliyeti olmayanlar o günde anlamayacak, ama bütün kainatı ayağa kaldıracak dönemin Fatihası’na şahit olacağız. Tabi nur-u imanla. Şimdi bir iki çatlak sesin ne önemi var.

      Mustafa Sungur ölüm döşeğinde. Mehmet Görmez’in rüyasına babası girer ve ona ne der? Ve Mehmet Görmez alelacele ne yapar? Bir araştır bak neler olduğunu öğrenirsin. Biraz merakla araştır. Belki de biliyorsundur. Mesele bu kadar vazıh.

      Sular kesildikten saatler sona yeniden su verildiğinde önce kirli sular gelir. Paslı puslu sular. Sonra temiz sular akar. Şimdi manevi musluklardan paralelciler ve yalakaları akıyor. Ondan sonra fecr-i sadık suları akacak. İnşallah hepiniz görürsünüz.

      Sil
  8. Paralel medyada üstadın talebeleri hakkında çok galiz tabirler kullanılarak itibarsızlaştırma kampanyası başladı.
    Ağabeyler birbirine düştü
    Ağabeylerin ilanında tezgah ve fitne kokusu var!
    AKP, Nurculuğu bitirme planını uyguluyor

    Atılan başlıklardan bir kısmı... Bu durum Nur hizmeti ve vatan-millet açısından çok önemli...Bediüzzamanın varis talebelerine hiç saygısı kalmamış kimselerin sebep olduğu / olacağı vahim neticelerden ürküyorum.

    YanıtlaSil