.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

31 Aralık 2014 Çarşamba

IRAK, ŞAM, MISIR HAKKINDA HADİS



Ka'b (ra) demiş ki : Şüphesiz Yakındır !

Irak , derinin oyulduğu gibi oyulacak.

Şam saçın çatladığı gibi çatlayacak.

Mısır ba'renin bölündüğü gibi bölünecek.

O zaman Emr iner.

(Nuaym b. Hammad)

70 yorum:

  1. Suud kralı hastaneye kaldırılmış, durumu ciddiymiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. daha ölmeyecek.Az değil,azıcık kaldı azıcık kaldı.

      Sil
    2. Bunlar kedi gibi dokuz canlıdır, kolay kolay bırakamazlar. Şaron'u görmediniz mi, adam yatakta 8 yıl -bitki gibi- bırakamadı.

      Sil
    3. Abdullah bir kez daha yatağa düşerse kabirde uyanır.Stresi kaldıramıyor sanırım ışid meselesi...Işid'i "siyah sancak" olarak düşünüyordu.Son kez yatağa düştüğünde savaş başlamış olacak bunun stresini hiç kaldıramaz.

      Sil
    4. Işid kralda neden stres yapıyor? bizzat kendilerinin desteklediğini ifade edenler var.

      Sil
    5. Sakarya Seyf azıcık kaldı demiş; azıcık diyebileceğimiz bir sürede 23 gün sonra Kral Abdullah ölmüş.

      Sil
  2. Çünkü bu fitne (ışid) hadisi şerife göre bütün arap yarımadasıni saracak.

    YanıtlaSil
  3. Mustafa kardeşim,

    Sayfanda sana yardımcı olacak ve rapor sunacak arkadaşlar ister misin ?

    Sana yardımcı olacak Şerri konularda ve Uzmanlık isteyen Hz Mehdi konusunda sana yardımcı olacak Alimler arayalım mı?

    Mail adresin var mı, bazı arkadaşlar ve ben sana bazı özel konularda bilgi vermek istiyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol kardeşim.. Blogu sen, ben ve buradaki arkadaşlar yürütmekteyiz. Zaten blogu sadece kendime mal etmiyorum.. Hepimiz birbirimize yardımcıyız. Dedim ya, ana sayfadan yayınlanmasını istediğiniz yazıları yazabilirsiniz.

      Sil

  4. Gaybihadisler sitesinde Kral Abdullah'ın ölümü ve Hz. Mehdi ile ilgili bir yazı yazılmıştı:

    عنرسول الله (ص):
    (يحكم الحجاز رجل اسمه اسم حيوان ، إذا رأيته حسبت في عينه الحول من البعيد ، وإذا اقتربت منه لاترى في عينه شيئاً ، يخلفه أخ له اسمه عبدالله. ويل لشيعتنا منه ، أعادها ثلاثاً ؛ بشروني بموته أبشركم بظهور الحجة )
    مئتان وخمسون علامة: 122


    Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu.
    Hicaz’ı (Suudi Arabistan) isminde hayvan ismi olan bir adam yönetecektir. Uzak bir mesafeden baktığınız zaman gözlerini şaşı olduğunu göreceksiniz. Eğer yakında bakılırsa normal gözükecektir. Abdullah isminde olan kardeşi tarafından desteklenecektir. Eyvahlar olsun ki onların peşinden gidenlere. Rasulullah (s.a.s) üç kez tekrarladı. Bana onun (Abdullah) ölümünün haberini verin ki bende size Mehdinin zuhurunu haber vereyim. Ahmet bin Hanbel tarafından müsned hadisler,250 signs kitabı,sayfa:122


    سمعت أبا عبدالله (ع) ، يقول : من يضمن لي موت عبدالله أضمن له القائم ، ثم قال : إذا مات عبدالله لم يجتمع الناس بعده على أحد ، ولم يتناه هذا الأمر دون صاحبكم إن شاء الله ، ويذهب ملك السنين ، ويصير ملك الشهور والأيام، فقلت : يطول ذلك ؟ قال : كلا
    بحار الأنوار- ج 52: 21

    İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:
    “Her kim Abdullah’ın ölümünü bana garantilerse bende ona Kaim’in (imam Mehdi’nin aleyhi selam) zuhurunu garantilerim.” Daha sonra şöyle buyurmuştur: “Abdullah öldükten sonra, halk hükümet kurması için kimse üzerinde tevafukta bulunmayacak ve bu anlaşmazlık ve çatışma Allah’ın isteğiyle Sahibul Emr’e (İmam Mehdi’ye) kadar devam edecektir. Kaç yıllık hükümetler sona erecek ve artık birkaç aylık ve birkaç günlük hükümetler kurulmaya başlanacaktır.”Hadisi nakleden ravi diyor ki İmam’a (a.s) şöyle sordum: “Acaba bu durum uzun mu sürecek” Buyurdu ki: “Asla” Biharul Envar, C.52, sayfa:21


    Resimdeki kişi olan Fehd bin Abdulaziz, 1982-1995 yılları arasında Arabistan kralı idi. 2005 yılında vefat etti. Şuan kardeşi Abdullah Suudi Kraldır. Resimde görüldüğü gibi gözü şaştır. Fehd bin Abdulaziz isminde bulunan “Fehd” Farsçada Pars denilen bir hayvan adı. Kendisi bozuk bir itikat olan Vahhabi mezhebinde olduğu için Peygamber efendimiz (s.a.s) eyvahlar çekmiştir.

    İmam Cafer’e göre Kral Abdullah Arabistan’ın son kralı olacaktır. Çünkü ölümünün hemen ardından kısa bir süre sonra gelecek olan Hz. Mehdi’in gelişine kadar kraliyette kargaşa hakim olacağı, kısa süreli hükümet kurulacağını belirtmiştir.

    Arap gazetesi El Şark el Avsat’tan aktardığı habere göre, Kral Abdullah geçtiğimiz hafta çarşamba günü(22.05.2013) klinik olarak öldü. Haberde Suudi Arabistan’daki bazı tıbbi kaynaklara dayanılarak Kral’ın kalbi, böbrekleri ve akciğerleri gibi hayati organlarının faaliyetlerinin sona erdiği ifade edildi. Doktorların Kral Abdullah’ı hayata döndürmek için birkaç kez elektroşok verdiği, Kral’ın şu an solunum cihazına bağlı yaşadığı da öne sürüldü.
    Suudi Arabistan’dan haberle ilgili henüz bir yorum gelmedi. 89 yaşındaki Kral Abdullah bir süredir kamuoyuna çıkmıyor, resmi toplantılara onun yerine veliahtı katılıyor.El Şark El Avsat Kasım 2012’de de Kral Abdullah’ın 14 saatlik bir ameliyatın ardından komaya girdiğini ve klinik olarak öldüğünü bildirmiş, haber Kraliyet ailesince yalanlanmıştı. Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Medya yayın organlarına göre, Suudi Arabistan kralı Abdullah’ın kesinlikle öldüğü, ancak bölgedeki ayaklanmalar ve Ortadoğu’daki iç karışıklar nedeniyle Arabistanlı yetkililer şimdilik kralın öldüğünü halktan saklıyorlar.

    Gaybi Hadisler Grubu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçenlerde Times gazetesinde Arabistanın bölünmüş devletlere ayrılacağını yazması ve harita yayınlanması tesadüf mü sizce?

      Hadislerde yazıldığı gibi halife olmadığı bir dönemde Hac sırasında kan döküleceğini ve masum insanların öldüreceği günlerin hemen ardından Hz.Mehdi çıkacaktır. Halife ne demek? Emir demek, yöneten,kral,padişah ne dersen de..Şu an Arabistanı yöneten Kral Abdullahtır. Alın size bir işaret daha Allahu alem...

      Sil
    2. Suudi Arabistan Kralı'nın durumu kötü!
      Suudi Arabistan Kraliyet Divanı, Kral Abdullah bin Abdulaziz’in zatürre şikâyetiyle hastaneye kaldırıldığını ve kısa bir süre tüple solunum desteği verildiğini açıkladı. Kralın sağlık durumunun stabil olduğu belirtildi.
      Kral Abdullah, son 2 yılda 4 operasyon geçirdi. Kral Abdullah’ın 91 yaşında olduğu tahmin ediliyor.

      Kral Fahd’ın 2005 yılında ölmesinin ardından Abdullah Bin Abdülaziz tahta çıkarak ülkenin altıncı kralı olmuştu.

      Kral Abdullah, Savunma Bakanlığı görevinde bulunan Prens Selman bin Abdülaziz’i 2012 yılında veliaht prens ilan etmişti. 78 yaşındaki Prens Selman’ın sağlık durumunun iyi olmaması nedeniyle, 27 Mart 2014’te Kral Abdullah, üvey kardeşi Prens Mukrin’i Veliaht Prens Selman’dan sonraki veliaht olarak tayin etti.

      Sil
    3. Ahmet bin Hanbel tarafından müsned hadisler,250 signs kitabı,sayfa:122
      Müsned'de böyle hadis yok?????

      Sil
    4. Kral Abdullah Arabistan'ın son kralı olmadı...

      Sil
  5. twitter da yapılan bir paylaşım.
    mehdi a.s. , kıyamet alametleri ve kader konusunun tartışılmaması isteniyor.
    sofi lere duyurulur.

    https://twitter.com/sofilikates/status/547409448344760320

    YanıtlaSil
  6. HAKİKİ NURCU KİMLERDİR__ Bilgilendirme Kitabi __ EkmeL ulema (bediu zaman saidi nursi rahmettullah) EN-NUR ismi şerifinin mazharı oldugu için, kendisine gelen nurlardan kıvılcımları eserlerini okuyanların kalblerine aksettirdigine inanıyorum.. Simaları yüzlerinde görülür. Bu Nurlardan mahrum oLan Nurcu sayılmaz. Elbette hakiki Nurcu, ittikatı Risale i Nur`La Amelini Fıkıh Kitablarıyla, Ahlak ve Zikrini Tasavvuf KitablarıyLa tashih EdenLerdir..... Yoksa FeLsefeciler, degiller... (MeaLen) _ Ey Basiret sahibLeri Bundan ibret aLın__(eL-haşr-2) Bir eKmeL ehLi sünnet Alimi ve ehLi irşaad Bir seyyid Allah dostunun eserinden paylaşımdı........ MünkirLik olabilir kişi zarar görmesin diye ismini kulanmadım. ama şunu belirteyim zahir ve Batında Bediu zaman saidi nursi İle Muhabeti anıları olan bi ehLi beyt dir. Demmekki her Nurcuyum diyen Nurcu degildir. ayet ve hadisi şerife uyan EhLİ Sünnet ittikatında olaN Nurcu lar özeliklerini yukardaki alıntıdan paylaştım... yine sufi Ler içinde gecerlidir ki Ayet ve hadisi şerife Muhalif şeriatsiz Sufi yim diyenlerde ehLi tarikim diyenlerde Sufi degilelrdir. İttiiba EhLİ SÜNNETEDİR.

    YanıtlaSil
  7. Bir ehLi keşifin ifşaatı işitim ki_ 2015 2016 da RTE başta 2017 ?2018? 2019? 2015 sonu Bir Olay Türkiye dikkat ceken (detayını bilmiyorum kilitLi) 2017 Dünya capında Dikkat ceken Olay ( sukut) ___ Her müslüman Ameli noksanlıklarını tamamlaması AkLı selim kişinin işidir. NAMAZ NAMAZ NAMAZ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allahu alem işte bu ifşaat çok yakın gibi çünkü ittihad bozuldu. Hırs sebebi hasarettir. Ehli küfrün bozamadığı ittihadı sen kendi elinle bozarsan belaların nüzulüne sebebiyet verirsin... Allah mazlumları korusun. Amin

      Sil
  8. İFŞAAT işitim EhLi keşif e göre__ 1 ci orta capLı 2.ci dünya nüfusün yarından fazlasını götürcek. Sadece cekik gözlü bi kavimden 500 Milyon üstü coocuk bebek yiyen bi kavim. GAYBİ Allah bilir. sadece paylaşımdı . Ayet hadisi şerif degildir. 3 üLke en cok zarar gören Abd Rus Çin Moskova bitik NeWyork bitik. Nükler 2 . de Allahu aLeM.

    YanıtlaSil
  9. bir keşif ehline göre rte 2015 yazını göremeyecekmiş...söyleyen nakşidir...yünan saldırısı rte nin döneminde imiş...fakat yünan adaların fethi rte den sonra olacakmış...(şam surlaru üstünden(türkiye) fetih müjdeleyen sesi bekleyin o seste sizin için yüce bir kurtuluş vardır)

    yünan adalarını feth eden asker kökenli kahtani imiş...o zaman pkk hiç savaşmadığı gibi savaşacakmış...(sapkın bidatçi kandırılmışlar türk nahiyesinden isyan eder..)kıbrısıda o feth edecekmiş hemde tamamını:(batının her tarafında ihtilaflar çıkar türk kardeşler adaya rumlarda ramleye iner)

    neyse...

    az önce safa asyada paylaştığım yorumumu aynen kapyalıyorum...

    ..

    daha evvelde dediğim gibi ...karkısa savaşından evvel sfyaninin ordusu olan CJTF-OIR (baş orta ve son harflere dikkat cfr) ve iranın açacağı sahte siyah sancak ın işidi yok etmek(abbasoğulları) için operasyon yapıp orta doğu sünni halkları katledeceğini defalarca söylemiştim...

    yeni olan şey ise bunun meşhur şam depremini bildiren hadisteki ""en büyük dehşet ve katliam kızıl ölm gerçekleşecek""kısmını ifade ettiğini fark ettim...

    şöyleki mehdiyet üzerine kurulmuş olan iranı işidin süfyani olduğuna ikna edebilmek için işidi necefe saldırtacağını söylemiştim....ama öncesinde karkısa savaşı çkması gerekir...oysaki karkısa savaşı ebkanın öldürlmesi ve eshebin yani esadın öldürülmesinden sonradır...dolayısıyla şia yı işidin süfyani olduğuna ikna etmek istiyorlarsa sahte karkısa savaşı göstermek zorundalar....

    işte burda deccalin zekası ve ilmi devreye giriyor...şam depremini karkısa olarak yutturacaklar...

    kısacası hadisin açılmış hali şöyle oluyor..

    İki mızrak karşılaşıp çarpışınca Allah’ın alametlerinden biri ortaya çıkıncaya dek birbirinden ayrılmayacaktır(işid--ypg peşmerge)Şam’daki bir depremde yüz bin kişi ölecek Allah bu depremi müminlere rahmet, kafirlere ise azap olarak gönderecektir.(işte bu depremi karkısa diye yutturacaklar) Böyle olunca siyah-beyaz ve kulağı (veya kuyruğu) kesik atlara binen süvarilere ve sarı bayraklara bakın. Onlar batıdan gelerek Şam’a ulaşacaklar.(bu ordu CJTF-OIR dir...ve esedi öldürmek için değil işidi yok etmek için gelecekler) O sırada en büyük dehşet ve kızıl ölüm gerçekleşecek(işte bu sünni halkların işid bahanesiyle CJTF-OIR ve iranın açacağı siyah sancak tarafından katledilmesidir)..

    karkısa şevval ayında olur...fakat irana karkısa olarak yutturulacak olan karkısa yani deprem yakındır...deccal zamanını biliyor ve ona göre tam gaz hazırlanıyor...kobani mevzu depremle son bulacak...kimse kazanamayacak...ve muhtemelen bu depremde ölecekler muhtemelen geçek karkısada olacağı üzere kürtlerdendir...hadisteki""müminlere rahmet"" kısmının bununla ilgili olduğu düşünüyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kab el ahbar rivayetleri nin bir çoğu güvenilmezdir...daha evvel yazmıştım...kab tevratın hak olan nüshalarına göre konuşur...doğru söyler...ama söyledikleri ertelenmemiş mehdiyeti kapsar...oysaki mehdinin çıkışı 1250 yıl ertelenmiştir...mehdi hicri 140 yılında çıksa idi..o zaman kab haklı çıkardı...

      misal kab a göre mehdi türklerle savaşıp onları helak edecek..oysaki türkler mehdinin askerleri olacak...

      hicri 140 ta tüürkler müslüman değildi...o zaman kab doğru olurdu...ama şimdi müslüman...

      kab rivayetlerini dikkate almayın...yanılırsınız...

      Sil
    2. ayrieten kral abdullahın ölümü kurban arafesinde duyrulur...ama ne zaman ölür bilmem..belkide ölmüştür..ölmesi başka duyrulması başka şey...

      Sil
    3. Sayın felsefem kardeşim,yazı ve yorum çok güzel seni teyiden,akp li milletvekillerinin kulislerinden sızan bilgiye göre,Tayyip bey,tedavisi olmayan amansız bir hastalığın pençesindeymiş.Hoca efendinin ahı tutmuş olabilirmi?Zira takva ehlinin ferasetinden çekinmek gerek!Allah emanet ol

      Sil
    4. kanser olduğu zaten biliniyo...bizzat ak parti taraflarındanda duydum...ama bilmiyorum...ama sanmıyorumda...zira mualene karşılıklıdır...amin demedi tayyib......deseydi o zaman olurmuydu ? o bile mechul...allah bilir...ama bir yerde bu kaçınılmazdı...zira anlatamıyacağım sebebler var....şöyle diyeyim...zamanın iyi yada kötü sahibleri birbirini görmezler...öyle diyeyim...

      Sil
    5. Başbuğun Çerisi; o kulislerdeki bilgiyi sürekli 2-3 yıldır temcit pilavı gibi önümüze ısıtıp ısıtıp sürenler, bir gerçeği mi ifade ederler yoksa temennilerini mi dile getirirler bilinmez. Hatta haddinden fazla (ne demekse?) yaşadığını düşünüp hayal kırıklığına uğrayanları duymuştum. (sanırım kahriye halkasına katılanlardan)

      Sil
    6. arkadaşlar anlaşamıyoruz...birbirimizide ikna etmemiz imkansız...zaman haklıyı haksızı ortaya çıkarır..hep çıkarmıştır...

      yukarda hadislerle ilgili bir yorum paylaştım...konu başlığıylada alakalı zaten...birbirimizi daha fazla günaha sokmanın alemi yok..hadisleri konuşsak bi zahmet..

      Sil
    7. Sakin. Kimseyi ikna etme gibi bi derdim yok, haklı veya haksız olmak da o kadar umrumda değil. Fikrimi söylüorum o kadar basit. Ne alaka birbirimizi günaha sokmak falan, abartmayın.

      Sil
    8. felsefem kardeşim, hadislerde geçen adadan kasıt Kıbrıs adası değil, arap yarımadasıdır. İki mızrak ışid-ypg değil, Suriye rejimi ile muhalif güçler daha uygundur. Ayrıca kab'ın söylediklerinin ertelenmemiş mehdi rivayetlerini söylediklerini nereden çıkardın, öyle bir durum yok. Kab'ın günümüze hitab eden rivayetleri var. Ayrıca Mehdi Türklerle harb edecek, o zamana yaşayanımız olursa eğer bunu ancak o zaman anlarlar. Ama Türklerin hepsi mi ona karşı savaşacak? Tabi ki de hayır! İmanlarını muhafaza etmiş ve kıyıya köşeye çekilmiş Türkler ona biat edecek. Eğer inşallah bir şekilde o zamana sağ kalırsak eğer, sapıtmadan ona tabi olabiliriz inşallah. Zira bu mevzu kolay bir hadise değil...
      Bununla beraber fikirlerinize her zaman saygılıyız arkadaşlar.

      Sil
    9. tayyip erdoğan er geç vefat edecek herkes fani ama inşaallah daha iyisi gelecek
      gördrdüğümüz kadarı ile tayyip erdoğan ın sağlığı gayet iyi görünüyor mide kanseri erken evrede müdahele edilirse %80 i 10 yıllık yaşama ihtimali vardır bu ise 2020 li yıllara kadar eğer bir metestas olmazsa inçaallah sağlık ve afiyette olacağıdır

      Sil
    10. Erdoğan’ın hastalık dedikodusunun kaynağı paralel yapı fitnesidir. Sağlığı ile dedikodunun sebebi 2’dir. 1. O yapı muhalefete başlayınca hayatına kast ettiler. Tam anlaşılamadı ama bu bir şekilde önlendi veya zehir zamanında etkisiz hale getirildi. 2. Bunda başarılı olamayan o yapı dedikodusunu sürdürerek yani 4 yıldır onun ölecek propagandasıyla hem ona beslenen ümitleri söndürmek istiyorlar, hem de yalakalarına moral veriyorlar. İşin aslı budur.

      Hatta dinlemenin ortaya çıkarılması ile bu teşebbüs eş zamanlıdır. Erdoğan’ın özellikle 2. Operasyon son derece gizli tutuldu , öyle ki, ameliyata katılan doktorlar toplamadır. Hiçbiri bu operasyonu bilmiyordu. 7 Şubat 2012. Ve dinleme olayı ya da suikastin seyrini bilen yapı Erdoğan ameliyat masasında Hakan Fidan’ı gözaltına almaya kalktı. Ancak narkozla ilgili bir arıza sebebiyle ameliyat ileri saate kalınca. Erdoğan telefonu açıyor. Fidan’ın arama mesajını görünce arıyor. Ve Fidan’ın “ifadeye gideyim mi”sorusuna olumsuz cevap verip olaya müdahale ediyor. Daha önce de yazdım dinleme olayını müsteşarı ve Fidan’dan başka kimse bilmiyordu. (Aralık 2011) Ne zamanki TÜBİTAK’tan Mit’e gelen bir mel’un uzman yapı elemanı olayı öğrenip parelel yapıya sızdırınca işler karışıyor.Yapı paniğe kapılıyor.

      Dikkatinizi iki noktaya çekeyim. Kader iki noktada mendebur paralel çetesine engel oldu. 1. Erdoğan sadece sezgi yani ilhamla şüphe edip dinleme böceklerini bulduruyor. 2. Ameliyat masasında gecikme Mit Müsteşarına darbe teşebbüsünü önleniyor. İşte irade-yi Rabbani böyle müdahale eder.

      Sağlığı ile ilgili bütün dedikoduları paralel yapı ve mendebur yalakaları yayıyor. Tam bir fitne makinesi gibi çalışıyorlar. Palavra kaynakları da aynı. “Bir Ak Partili yakınımdan aldığım bilgi falan”. Hayır paralel yapı yalanı üretiyor ve yalakları şeytan yılanı gibi fıssıltıyoluyla yayıyor. Biz de sanki yedik yapıyoruz. Yedik deyip yediriyoruz. Ve her kritik aşamada tokadı basıyoruz. Vur pençe-i Ali’deki tokat (şemşir) aşkına,. Vur gülbang-ı asmanı tutan pir aşkına. (malum Pansilvanyalı Bediüzzaman’a hakaret için Pir-i Mügan derya. Biz de pirin aşkına vuruyoruz. Vura vura pestillerini çıkardık ama ar haya yok. Bir türlü uslanmıyorlar.

      Sil
    11. RTE 2015 yazını da 2016 yazını da gördü...

      Sil
  10. DEĞERLİ KARDEŞİM....hadiste tam metin şudur...türkler dönüp adaya iner" nerden döner? kosova yakınlarından...(muhtemelen pkk yüzünden)

    artı kıbrıs adasının tamamının fethi bediüzzaman ifşaatıdır...

    hadislerde mehdiyle savaşak olanlar tek tek sıralanmıştır..reyliler kelbliler kürtler şamlılar vsvs...aklımda kalmamış...türkler kesinlikle yok...

    zira mehdi çıkmadan onun baş komutanı asker kökenli çıkar...o da mehdiyle savaşmaz...İMKANSIZ...

    KAB EL AHBAR RİVAYETLERİNİN BİR ÇOĞUNDA ŞU İBARE YER ALIR..""ENBİYANIN KİTABINDA GÖRDÜMKİ" ADAM KENDİ DİYOR TEVRATTTAN ALINTILADIĞINI..

    artı islam alimlerinin hepsi kab el ahbara şerh koymuştur...zira kuranın gelişiyle tevratın hükmü kalmamıştır...burdan yalnıştır manası çıkmaz..

    artı kab rivayetçidir...rivayetler kendinindir...KESİNLİKLE HADİS DEĞİLDİR...

    ZİRA TAHRİC EDENİ YOKTUR...

    İKİ MIZRAK İŞİDVE YPG PEŞMERGEDİR...SİTEDEKİ GAYBETÜL NUMANİ BAŞLIĞINDAKİ HADİSLERİ...

    ESHEB ASAD---EBKA BARZANİ-İŞİD ABBASOĞULLARI--ŞEYSABANİ HORASANİ İRAN SİYAH SANCAĞI--SÜFYANİNİN ORDUSU CJTF-OIR--SÜFYANİ ESHEBİN YERİNE GEÇECEK ADAM--

    ŞEKLİNDE OKURSAN GÖZLERİNE İNANAMICAKSIN...

    1 allahın kuluda böyle okuyup yorum yapmıyorya...vallahi güceniyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. asker kökenliyi artık kabullenin...hiç yolu yok...

      Sil
    2. son bir ekleme...tevrat kuran öncesi bir kitaptır...ve indiği tarihte mehdiyet ertelenmemiştir...mehdinin asıl çıkış yılıı 140 dır...hz ali nin yalancısyım ben...tevrat zamanı ertelenmediğine göre...kab rivayetleri tevrata göre olduğu için HÜKÜMSÜZDÜR...ayriyeten birçok hadisi şerifede ters dir...ama yalan değildir...

      Sil
    3. yani diyorsunki fethullah askeriyeye darbe yaptıracak.

      Sil
    4. hayır...iranın ve mossadın istediği vakit yani tayyibe her istediklerini yaptırınca...iran tayyibin işini bitirecek...akp nin sex kasetleri dahil herşeyi açığa vuracak...tayyibi asıl götren iran ajanı hakan fidan olacak...iranın akpye binbir acem oyunuyla yaptırdığı pislikler açığa çıkmak suretiyle tayyip devri bitecek..

      iranın ne mal olduğunu o zaman anlıcaksınız...darbe marbe yok...tam bu arada yünan harbi de olunca askeriye milletin isteğiyle başa geçecek...bu darbe olmucak ..millet isticek...zaten savaşta olucaz...

      murat aslan ....asker kökenli bediüzzamanın ifşaatıdır...benim yada cemaatin değil...derdin varsa bediüzzamanla hallet..

      Sil
    5. Bu hususta size katılıyorum. Sayın felsefem, yazılarınız dikkate şayan Zten millete rağmen hiç bir şey olmaz.Allah cc Türk ordusuna xeval vermesin

      Sil
    6. Hakan Fidan'a İran ajanı diyen siyonist maşalarıdır. Türk istihbaratı İsrail'e bazı bilgileri vermeyince Fidan’ın aleyhine döndüler. Ve maşaları paralel yapı bunu sürdürüyor. Efendilerine Kıtmirliklerini nasıl ispatlayacaklar, işte bu şekilde. Kanında yüz paralık Türk kanı olan Fidan'a İran ajanı demez.

      İran'la bazı ihtilaflarımız olabilir. Ama onlarından sadece birinin ayak tırnağı büktün siyonistlere bedeldir. İran düşmanlığı üzerinden İsrail'e korumalık yapan ya gizli Yahudi'dir ya da maşasıdır.

      Paralel yapı elamanlarını ABD'de neocon çeteleri tarafından nasıl korunduğunu, bakıldığını işlere ve okullara nasıl ve niçin yerleştirildiğini biliyoruz. Politikalarına destek ve uşaklılarına devam içindir.

      Türkiye asla ve kat'a İsrail ve köpeklerine teslim olmayacaktır. Değil Tayyibi devirmek kılına bile dokunulamayacaktır. Ayrıca ......tarihinde öyle bir darbe indireceğiz ki kıyamete kadar beşer bunu konuşacak. Melekler bunu övecek, Mele-i A'la sürurundan ayakta alkışlayacak.

      Bediüzzaman'a yalan dolan ifşaatlar isnad edenlerin halini görüyoruz. Zavallılar tahta kurusu kadar değerleri yoktur. Tabi olduğu siyonist uşağı ağlama makinesinin cunta yalakalığını Bediüzzaman’a yakıştırmaya çalışıyorlar. . MGK'yı içtihad makamı sayan batıl ve bid'a kafası işte böyle keyfi küfri askeri rejimin kalıntılarından umut bekler. Bediüzzaman'a yalan ifşaatlar isnad ettirir. Zavallılar yalan rivayetlerinizi yalatırken eleminize şahit olacağız.

      Bediüzzaman darbe yaptırıcısı gibi göstermek isteyen, ya haindir ya münafıktır. Bediüzzaman darbecilikten, ihtilalcilikten ve savaşlardan şeytandan kaçındığı gibi kaçınır. O barış adamıdır. İslam sulh ve müsalemattır, dahildi niza istemez, diyendir.

      Bediüzzamnan Türk ordusu için söylediği çok mühim tek bir sözü hatta tebşirat var. "Kılıcı ayağına (yani Arab'a Acem'e) vurdurmaz,düşmanın başına vurdurur ve alemi İslam'ı sevindirir" Bediüzzaman'ın tek askeri tebşiratı budur. Bunun ne anlama geldiğini anlamak için mü'min ve müslüm olmak gerekir.

      Bir husus daha var. Kafasını 20. Yüzyılın karanlığına sokanlar şunu anlamıyorlar. Artık dünyada tehlikeler askeri değildir. Siyasi ve ekonomik meseledir. Yani askeri harpler ve savaşlar değil. Bunu Genelkurmay Başkanı geçen Mayıs’ta çok güzel açıklamıştı. Ama cunta yalakaları bir türlü anlamıyor. Hala darbe marbe deyip beyinsizliklerini sergiliyorlar.
      Org. Özel diyor ki: “Bugün ülkeler askeri tehditle değil güvenliğe doğrudan etkisi olan ekonomik sosyal tehditle karşı karşı karşıyadır.”

      Neymiş efendi anlaşıldı mı? Sanki bir tehlike varmış gibi de paralelci soytarılara zeval meval lafı eden bile var.var.

      Sil
    7. felsefem kardeşim, öncelik ifşaatlar değil hadislerdir. Hadislere göre; Batılılar fitne çıkardıktan sonra onlar Ramle bölgesine, Türk kavmi Suriye'den dönerek Hire adasına inerek işgal edecekler ve herkesi harbe çağırarak ordular toplayacaklar, ardından dünya harbi vuku bulacak. Hz. Kab (r.a.)'ın Mehdi'nin Türklerle savaş etmesini, Hz. Ali (r.a.)'ın Türklerin cuş edeceğini bildirmeleri bir yana, bahsettiğiniz Şia hadislerinde sadece belli başlı 13 şehir halkı sayılmıştır. Mesela; şu şia hadisinde Şam halkının pek azının Mehdi'ye tabi olacağı açık açık anlatılmıştır. Harisi Hamdani şöyle der: Emirülmüminin aleyhisselam şöyle buyurdu: “Mehdi’nin gözleri yere bakar, saçları karışıktır, yanağında ben vardır, onun çıkışı doğu tarafındadır. Böyle olunca Süfyani zuhur edecektir. Onun hükümeti bir kadının hamileliği olan dokuz ay sürecektir. Hakka itaat eden taifeler dışında bütün Şam halkı ona itaat edecektir...
      Diğer örnek, Sünni rivayet olan Ebu Hureyre'nin naklinde Mehdi bütün dünya ile harp edeceğidir. Ona tabi olanlar ise her beldeden halkından pek az insandır. Zaten çoğu ya da yarısı biat etse Mehdi'nin gelmesinin anlamı kalmaz. Nice Mehdi'yi bekleyenler ona tabi olamayacaklar, çünkü şeytan onların peşini bırakmyacak ve çoğunu saptırıp doğru yoldan çıkaracak. Onun için hiçbirimizin garantisi yok. Allah c.c. bizleri doğru doğru yoldan sapmaktan muhafaza eylesin. Sapacaksak eğer sapmadan canımızı alsın.
      İmamın sözleri bittikten sonra gökyüzü ehli yeryüzünde olanlardan öne geçecek ve gruplar halinde yeryüzüne inerek İmam ile biat edeceklerdir. Onların önünde vahiy meleği Hz. Cebrail (a.s.) olacak ve imama yardım elini uzatacaktır. Daha sonra yeryüzünün 313 mümini çeşitli bölgelerden vahiy bölgesine gelip imamın etrafında çember oluşturarak imama (a.f.) biat edecekler. Bu kutlu olay, canlarından geçmiş 10 bin dostun imamın ordusunda yer alması ve huzuruna vararak Peygamber’in (s.a.a.) torunu ile biat etmesiyle son bulacaktır. [Gaybet-i Numani, bab.14, h.67]
      Esheb, Abga, Şeysabani, Süfyani hadislerine Beşşar Esad, Barzani, Işid, CJTF-OIR katman son derece yanlıştır. Oysa ki hadislerde bu kişilerin yerleri ve vasıfları anlatılmaktadır zaten.
      Ayrıca Türkiye'nin başına asker kökenli müslüman geçmeyecektir. Öyle bir durum olsa Mehdi'nin çıkmasına ve Anadolu'yu fethetmesine gerek kalmaz. Tam tersi hadislerce; Anadolu ehl-i salib (hristiyanlar)'ın eline geçecektir ve Mehdi her yeri fethedecektir.
      Ama senin fikirlerini kabullenmesek bile, saygı dairesinde hadisler ışığında olayları anlatıyoruz ve her zaman dediğimiz gibi ben ve çevrem fikirlerin her ne olursa olsun bizim için önemlidir. Esselamunaleykum...

      Sil
  11. * İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum: "kıyam için vakit tayin olunmuştu ve bu vakit yüz kırk yılında idi. Ama siz onu açıklayıp ifşa ettiğiniz için Allah -azze ve celle-onu erteledi."

    * İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: "ey Ebu İshak! Bu iş, (kıyam) iki kez ertelendi."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıyam için şimdi de vakit tayin olunduğu için belki de aynı kişiler ve hadiseler ve alametler Hz. Mehdi as'ın unutulduğu bir zamanda 2. kez cereyan ettikten sonra zuhur gerçekleşecek. Bunun için yaklaşık 600 yıl daha var.

      Sil
  12. İmam-ı Rabbani ve Hazret-i Mehdi

    Sual: İmam-ı Rabbani, Mehdi’nin Peygamberimizden bin sene geçtikten sonra mı, yoksa kendisinden bin sene sonra mı geleceğini bildirmiştir?
    CEVAP
    Kendisinden bin sene sonra geleceğini bildirmiştir. Peygamber efendimizden bin sene sonrası zaten, İmam-ı Rabbani hazretlerinin kendi zamanı oluyor. Peygamber efendimizden bin sene sonra gelecek olsaydı, 400 sene önce gelmiş olması gerekirdi. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Hazret-i Mehdi çıkmadan önce doğu cihetinde, parlak bir kuyruklu yıldız doğacaktır. Bir yıldız doğmuştur, ama şunu bilmelidir ki, bu doğuşlar, Mehdi’nin zuhuru zamanında meydana gelecek olanlardan farklıdır, çünkü Mehdi’nin zuhuru ortaya çıkması, yüz yılın başlangıcında olacaktır. Şu an ise yüz yılın başını 18 sene geçmiştir. (2/68) [Görüldüğü gibi, hicri yüzyıl başını 18 sene geçtiği için, bir yıldız da görüldüğü halde, kendi zamanında gelmesinin mümkün olmadığını açıkça bildiriyor. Günümüzde ise, yüzyıl başını 30 sene geçmiştir.]

    Resulullahın vefatından bin sene geçtikten sonra, ümmetinden gönderilen âlimlerin sayısı az ise de, İslamiyet’i tam kuvvetlendirmeleri için, çok yüksek olacaklardır. Resulullah efendimiz, hazret-i Mehdi’nin teşrif edeceğini haber vermiştir. Bin sene sonra gelecektir. İsa aleyhisselam da, bin sene sonra, gökten inecektir. (1/209) [Burada açıkça, (Bin sene sonra gelecektir) deniyor, yani kendisinden bin sene sonra geleceği bildiriliyor. Şimdi gelecek olsaydı, İmam-ı Rabbani hazretleri, (Peygamberimizden 1500 sene sonra gelecek) diyemez miydi?]

    Bu ümmetin sonu, Peygamberimizin vefatından bin sene sonra, yani ikinci bin ile başlamıştır, çünkü bin sene geçmesiyle, insanlarda ve eşyada büyük değişiklik olur. Allahü teâlâ, bu dini kıyamete kadar değiştirmeyeceği için, ilk zamanda gelenlerin tazelikleri, kuvvetleri sondakilerde de görülmekte ve böylece ikinci bin başında İslamiyet’i kuvvetlendirmektedir. Bu sözümüzü ispat etmek için, kuvvetli şahit olarak, hazret-i İsa ile hazret-i Mehdi’yi gösteririz. (1/261) [Burada da, bin sene geçtikçe İslamiyet’in kuvvetlendirileceği bildiriliyor. İkinci bin başında İslamiyet’i kuvvetlendiren, ikinci binin müceddidi olan, müceddid-i elf-i sani İmam-ı Rabbani hazretleridir. Kendisinden bin sene sonra, bu kuvvetlendirme işini ise hazret-i İsa ve hazret-i Mehdi yapacaktır.]

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahmed Said Faruki hazretlerinin oğlu Muhammed Mazhar hazretleri de, İmam-ı Rabbani hazretlerinin hayatını anlattığı kitabında buyuruyor ki:
      Her yüz sene başında bir müceddid yani dini kuvvetlendirici gelir, ama yüz senede gelen müceddid ile, bin senede bir gelen müceddid arasında çok fark vardır. Yüzle bin arasında ne kadar fark var ise, bu iki müceddid arasında da o kadar, hatta daha çok fark vardır. İmam-ı Rabbani hazretlerinin vakti şöyledir ki, eski ümmetler zamanında dünyanın zulmetle dolduğu yıllarda, ülülazm bir Peygamber gelir ve yeni bir din getirirdi. Ümmetlerin en hayırlısı, Muhammed aleyhisselamın ümmetidir. Bu ümmetin Peygamberi de, Peygamberlerin sonuncusudur. Bu ümmetin âlimleri, Benî İsrail’in Peygamberleri gibidir. Hadis-i şerifte, böyle olduğu bildiriliyor. Bu ümmette âlimlerin varlığı kâfi görüldü. Böyle bir vakitte, yani Peygamber efendimizden bin sene sonra, marifeti tam, âlim ve ârif bir zat lazımdır ki, eski ümmetlerdeki ülülazm bir Peygamberin yerini tutsun. Zira bu ümmetin sonu, Peygamber efendimizin vefatından bin sene sonradır, çünkü bin sene geçmesinde büyük bir özellik ve işlerin değişmesinde kuvvetli tesirler vardır. Bu ümmette ve bu dinde değişiklik olmayacağına göre, şüphesiz geçmişlerdeki nispetin ve o sağlam yolun, sonra gelenlerde yeniden kuvvetlenmesi zorunludur. Böylece, İmam-ı Rabbani hazretlerinin mübarek zatında, nübüvvet ve risaletin bütün üstünlüklerini toplayıp, bu yüksek makamla diğerlerinden ayırdılar. (Menakıb ve Makamat-i Ahmediyye-i Saidiyye)

      Hazret-i Mehdi, İmam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğine göre, kendisinden bin sene sonra gelecek ve üçüncü binin müceddidi olacaktır. (F. Bilgiler)

      Görüldüğü gibi, hiçbir âlim, (İmam-ı Rabbani hazretleri, hazret-i Mehdi’nin Peygamberimizden bin sene sonra geleceğini bildiriyor) diye bir şey anlamamış; hepsi, Peygamber efendimizden bin sene sonra gelecek olan müceddidin, İmam-ı Rabbani hazretleri olduğunu bildirmiştir.

      Sil
    2. https://www.youtube.com/watch?v=9U5uRhOrYk8

      Sil
  13. Hakyolu inşallah Hak yolu üzere olursun. Lütfen bir dakika.

    İslam dinin zamanı devir devirdir.. Hz. Peygamberin hükmi ömrü 120 yıl civarındadır. Hulafai Raşidin’in sonuncusu olan Hz. Ali’nin (ra) evladı Hz Hasan (ra) ile biter. Ondan sonra etbain ve etbai-i tabiinin hükmü üzere devam eder. Bu da aşağı yukarı 200-250 yıl kadardır.

    İslam’ın geriş coğrafyaya yayılmasından sonra meydana gelen harpler vesaire sebebiyle İslam’da bir duraklama olur. O devirde ehl-i tarik yani tasavvufi anlayış hükmetmeye başlar. Bu da 2. Selim’e kadar müstakim üzere gider ve sonra gerileme başlar. Ne zamana kadar Mehdi’ye kadar, yani son Halifenin 31 Mart’ta indirilmesine kadar. İbrahim Suresi’nin işaratı ile Kur’an’ın hakimane hakimiyetinin sona eriş tarihi Sultan Abdülaziz ile başlar Sultan Abdülhamid ile sona erer. Bab-ı Ali baskını ile hakimiyet cebabire olan İttihatçı subayların eline geçer. Sonra benzerleri 40 yıl sonra istiklalini kazanan diğer İslam ülkelerinde de görülür. Süfyaniler. Ve ittihatçı anlayışı 100 yıl sürer. Kiminle onların içinden çıkan Süfyan rejimi ile. Süfyan’ın hurucu 20. yıldadır. Ondan 10 yıl önce de büyük deccal 1917 huruç eder.

    Şimdi bin yıldan sonradan kasıt asr-ı saadet ve etbainini döneminden 200 yıl sonra, ki o da 1222’den başlar ve 1322’de büyük deccal 1343’de ise Süfyan huruç eder. Bu deccallerin büyüğüne büyük denmesinin sebebi geniş coğrafyaya hükmetmesinden. Aşağı yukarı Avrupa’nın yarısı ve Asya’nın 2/3’ü kadar. Küçük ise hilafet merkezinde dar coğrafyasında hükmedeceği içindir küçük deccal denir..

    İslam büyüklerini rivayetleri hak ve hakikat üzere olacağından yani avamın ve cühelanın mantığıyla olmayacağından bin sene sonra diye Hz. Peygamberin vefatı değil, hükmi ömrünün sone erdiği 200’üncü yıllardan sonra demektir. Hadis ve rivayetlerin muhkem olmayan müteşabih kısmı şifrelidir. Ve her önüne gelen onları çözüp tevil edemez. Haddini bilmezliktir. Onlara bakıp aldanmayınız. Mücedditlerin ve büyük aktabın vazifesidir. Son kutb-u azam ve asfiye olan Hz. Mehdi’dir. O aynı zamanda velayet-i kübranın hatemidir.

    Bir husus daha: Deccal hilafetin battığı yerden çıkar. Yani Türklerin içinden. Mehdi önce Süfyan’ı mağlup eder, daha doğrusu şahs-ı manevisini o da 100 yılda olur, Yani Türkleri cadde-i İslamiyenin ana kulvarına sokar. Sonra da ittihad-ı İslam ile Arap dünyasına yönelir. Şahs-i manevi ile.

    Gaybi haberleri çözmek çocuk oyuncağı olsaydı, İslam büyüklerine gerek kalmazdı. Zamanımızın velileri, gavsları ancak kendi cemaatlerinin başıdır. Onlar da ananevi tarz üzerinde hizmet ederler. Ahir zamanın hükmü Mehdi ve şahs-ı manevisine aittir. O halifetullah olması hasebiyle Hz. Mesih ve onun cemaatinin yardımı ile tevhid dinini dünyaya hakim kılar. Devam...

    YanıtlaSil
  14. Hakyoluna selamla devam.

    Ahir zamanda takarrbu-u zaman geçerli olacağından. 1 yıl 10 yıl, 10 yıl bir asır kadar hadisat cirosuna hamildir. Onun için şahıs değil şahs-ı manevi hükmeder. Mehdiyet’in tam hakimiyeti Mehdi’nin zuhurundan tam 100 yıl sonradır. 50. Yılından itibaren tedricen parlamaya başlar. Tıpkı Beni İsrail'in Sina çölündeki süresi kadar..

    Şimdi bunlara daracık cemaat ve tarik cemaati mantığıyla hareket edenler itiraz edecektir. Ama gerçek gerçektir. O da çoluk çocuk oyuncağı değildir. Tufeyli bir iki aculcunun hükmüne raci değildir. Nasıl ki herkesin ehl-i tarik olması gerekmiyor ve mecbur değilse, herkes, her cemaat ve ehl-i tarik zamanın hükmünü tayin etmez. Şube ve şubeler ne zaman merkezin yerine ahkam keser oldu? Hilafetin batmasına yol açan 1810 tarihindeki hadiselerdir. Saray’a musallat olan Yahudi hem dünyaya hem İslam coğrafyasına vesayetler yoluyla hakim olmaya başladı, ki son halifeyi tahttan indiren ve tebliğ eden bir Yahudi ve hapishanesi Selanik’te bir Yahudi’nin konağı oldu. Ve Süfyan oradan çıktı. Ondan 100 yıl önce kahramanlar otağı Yeniçeri Ocağı fitne ve fesad yoluyla yıkıldı. Ve Al-i beytin hakimiyetinden çıkarıldı..

    Zamanın nakşi kutbu S.Abdülhamid’e şunu söylemişti: Sultanım içlerinde deccal vardı mani olamadım. Evet buyrun hemen itiraza. Ama hakikat benzetmeyle anlatılır, teşbihin elemanlarından kinaye yoluyla hüküm çıkaramazsınız. Türkiye’de bugün şahit olunan hadise Süfyanizmin son günleri ve Yahudiler bir cemaat eliyle onu durdurmaya çalışıyor. Çünkü sıra onlara geliyor onlara. Gözünüzü dört açın. IŞİD,Barzanı (‘ki ehli tariktir), İran şu bu ahir zamanın sadece birer hükümsüz zerresidir. Lambaya bakan güneşi göremez. Ahir zamanın eşhasından sadece Mehdi'nin bir kumandanı Cehcah’ı kaldı. O da yakında kendini ariflere gösterecektir.. Ahir zamanı bütün gayb-i ihbarları iman hakikatleriyle alakalı olmadığı sürece Nübüvvet nazarında bir hiçtir. Hiçlerle uğraşıp esası kaçırmayalım.

    Kızmaca yok. Baki selam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abdürrahim Abi,

      Şu Cehcah konusunu biraz daha açar mısınız ? Kafamda tam olarak şekillenmedi. Teşekkür ederim.

      *yapacakları,karakter özellikleri vb..

      Sil
    2. “Maverâunnehr’den bir adam çıkacak, ona el-Hâris İbnu Harrâs (çiftçi) denecek. (Ordusunun) önünde Mansûr denen bir adam olacak. Bu zât Âl-i Muhammed için (malıyla, canıyla, silahıyla zemin) hazırlayacak, hilafeti mümkün kılacaktır. Tıpkı Kureyş’in Resulullah Aleyhisselâm’a mümkün kıldığı gibi. Ona yardımcı olmak ve icabet etmek her müslümana vâcib olmuştur.” (Kütüb-i sitte muhtasarı c. 15 sh. 438)

      “Maveraünnehir’den bir adam çıkar, adına ‘Haris’ denir, o çok savaşçıdır. Onun önünde ise, ismine ‘Mansur’ denen birisi bulunur ve Kureyşliler Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem’e nasıl yardım etmişlerse, o da Âli Muhammed’e öyle yardım eder. Her mümine ona yardım etmek vacib olur. Yahut da ona icabet vacib olur .” (İmam-ı Suyûtî) (Ebu Davud)

      “Benden sonra halifeler bulunacak. Halifelerden sonra emirler, emirlerden sonra krallar, krallardan sonra da zalim idareciler olacak. Daha sonra Ehl-i Beytimden bir adam çıkacak, yeryüzü zulümle doldurulduğu gibi onu adaletle dolduracak. daha sonra onun yerine Kahtanî ümmetin başına geçirilecek. Beni hak ile gönderen Allah’a yemin ederim ki, bu ondan aşağı değildir.” (Taberâni)

      Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in bu Hadis-i şerif’inde beyan ettiği Kahtânî Cehcah’tır. Çok kıymetli bir kimse olup Mehdi Resul Hazretlerinden sonra çıkacak ve onun yolunu tutacaktır.

      Diğer bir Hadis-i şerif’te şöyle buyuruluyor:

      “Cehcah denilen bir adam melik olmadıkça günlerle geceler gitmez.” (Müslim: 2911)

      Çok büyük dirayet sahibi ve temizleyici olacak ve bütün dünyayı koyun güder gibi güdecek, hükmünü yürütecek.

      “Zalimlerden sonra Cabir gelir, sonra Mehdi, sonra Mansur, sonra Selâm ve en sonra da Emirül Usub gelir.” (İmam-ı Suyûtî)

      Sil
    3. Eğer Üstad Bediüzzaman Mehdi ise sırada Kahtani var demektir. Tabi Mesih kim onu bilen yok:)) [üstada mehdi diyenler Mesihi gösteremiyorlar manasında söyledim] Ama bazı sapık fettoşilere göre fettoş haşa Mesihmiş. Mesihin Mehdinin arkasında namaz kılmasını, onun yolundan gitmesi olarak tevil ediyor yani. Onlardan bazıları Kahtaniyi bekliyor hem de 2015 de. 2015 te toplu Hacc planlıyorlar.

      Sil
    4. Mehdiyet bir şahsi manevi olabilir yani bir süreç olabilir. Ancak bu tüzel kişiliğin temsilcisi gerçek bir kişi mutlaka olacaktır. Dolayısıyla Mehdiyetin (Mehdinin) üçüncü vazifesini yapacak olan zatın el-Mehdi yani ahirzamanın beklenen büyük mehdisi olduğunu görüyoruz.

      Sil
    5. Üstad Mehdi ise;
      Dünya hakimiyetimiz nerde?
      Büyük Deccal ne zaman öldürüldü ve kim?
      İttihadı İslam sağlandı mı?
      Dünya adaletle ne zaman doldu?
      Gibi soruların cevaplarını veriniz.

      Sil
    6. Kurgucu Davut'a

      Mehdi’nin hayattan ayrılmasından sonra onun bir talebesi onun izinden giderek meslek ve meşrebini sürdürecek. Bunun ismi Kahtani’dir. Çünkü Kahtani Mehdi’ye yapışık çıkar. Kahtani, Mehdi’nin cemaatine onun sünnetine uyarak önderlik eder. Ve bundan kinaye onun bazı vasıfları Cehcah’a yakıştırılır, ki bu sebeple ona Kahtani de denir. Ancak Kahtani ve Cehcah iki ayrı zattır. Ve Mehdi’nin izinden giderler. Kahtani’nin Mehdi’nin iman hayat faslının yanı sıra hayat faslını derinleştirecek olan biridir. Amma Cehcah.

      Cehcah elinde asa (tek iktidar) olarak tasvir edilir. Ve Kahtani ile karıştırıldığı gibi Mehdi ile de karıştırılır. Çünkü avamın nezdinde dünyevi saltanatı mürecceh olduğundan siyasete yön verecek zatı Büyük Mehdi sanmışlar. Zamanımızdaki Mehdi tevatürünün tamamı Cehcah’ın gösterişli dünya saltanatına takılı kalarak cazip göründüğünden Cehcah’ı Mehdi ile karıştırıyorlar. Ama esas hizmeti yapan Hz. Peygamber’in (as) şirki ortadan kaldırdığı gibi ahir zaman fitnesi ortadan kaldıracak olan ve tecdidi yapacak olan Mehdi’dir. Ve hak ve hakikat noktasında makbul olanı bu hizmettir.

      Cehcah elinde asa olan ve Beyda Savaşı’nın kazanılmasından sonra 2...tarihinden) siyaset aleminde kendisini gösterecek zat ve grup veya zatlar silsilesidir.. Mehdi’nin yolundan giderek çobanın sürüyü yönettiği gibi idare edecek. Öyle ki, ehl-i iman ve İslam’a bir saldırı olduğunda isminin manasına yakışır şekilde ( iyiliklere süratle koşarak) yardıma gelir veya rivayetlerde belirtildiği gibi tecavüzü görünce feryadla bağırır. Yani korkutur. Şimdi böyle şeyler çok oluyor değil mi? BM Güvenlik Konseyi’nin hatalı kuruluşu, Filistin, Mısır, Gazze, İsrail, Suriye, IŞİD, baronlar, taife-i paral yapı, fazi lobisi konularında herkes sus pus sadece Türkiye’den ses çıkıyor. (konuyu dağıtmayalım, cemaat-i kıtmire-yi Yahudiye zırlar)

      Tac’ın 988. Hadisi şöyle: “Cehcah adındaki bir adama idareyi ele alıncaya kadar günler ve geceler (yani Süfyanı’ın istibdad devresi ve dalaletinin karanlığı) gitmeyecektir.” Tırmizi: “Mevali’den Cehcah dedikleri bir adam idareyi ele alıncaya kadar gece ve gündüz gitmeycektir” Araplar kendilerinden olmayanları Mevali (efendiler, sarıklı alimler) derler. Bu kelime Mevlana’nın çoğuludur. Demek ki, Cehcah da Mehdi gibi Arap olmayacak. Yani, İslam’ı takviye edecek olan cemaat Araplardan başka bir milletten olacak. Yani yani Türklerden.

      Devam...

      Sil
  15. "Mısır ba'renin bölündüğü gibi bölünecek.

    O zaman Emr iner. "

    Hadisin bu kısmı hakkında düşüncelerinizi bekliyorum... Ba're nedir?
    Mısır'ın bölünmesi hakkında detay nedir? Kaynaklı ve müdellel olarak ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende size soracaktım bunu
      mısırda selefi ehli sünnet %30-70
      kıpti arap...%10--90
      müslüman nasrani..%90-10
      bölmek istiyorlarsa bir sebeb bulurlar süveyş ve sina yı yeni kurulan devlete verirler
      http://www.revizyondergi.com/kac-ulke-yikilip-kac-ulke-kurulacak/

      Sil
    2. Batı Kıptilere merkezi İskenderiye olan bir devlet kurdurtmak istiyor. Bunun için Mısır'ın karışması ve hakim güçlerin kuvvetten düşmesi gerek. Ta ki % 10 Kıpti hristiyan nüfus için bir devlet kurmak mümkün olabilsin. Halen Mısır'da müslümanlar ikiye bölünmüş durumda... Selefi Nur partisi Mısır baharında Sisi'ye ve onun darbesine destek verdi.
      Hadiste çökük burunlunun iktidarı kaybedip kaçacağı ve batı donanmasını ülkeye getireceği yazılıdır. Müslümanların kanları İskenderiye sokaklarıda akacak kaydı var.
      Allah hepimizin yardımcısı olsun.

      Sil
  16. Bir şey daha. İbni Mac’den bir hadis: “Çatışmaların ve savaşların çok olduğu bir zamanda (şimdiki gibi) Allah mevaliden öyle bir ordu gönderecek ki, atları bakımından Arapların en kıymetlisi ve silah yönünde ene iyi olup Allah İslam dinini onlarla teyid (yani takviye) edecektir. “

    Şimdi çok kızan olacak ama, gerçek onların anladığı gibi olmadığından İsevi bir devlet yani Müslümanlara yardım edeceğine dair bir anlam da çıkabilir. Nur talebeleri verir.Bütün bunar Cehcah’ın döneminde olacak. Ünlü o melheme-yi kübra da.

    Görüldüğü gibi Cehcah Mehdi’nin yolunda ve fikriyatında iman ve hayat faslından sonra onun programıyla siyaset alemine yön verecek birisidir. Öyle ki İslam’ın hakimiyeti zamanında halkın bir kısmı kerhen de olsa itaat edecek. Asalı Cehcah 2. Feth-i Konstantiniyye’yide Mehdi adına gerçekleştirecek ve Alemi İslam’a ittihad bakımından yöne verecek.

    Fetih derken Fatih gemilere Haliç’ten geçirdi. Şimdi ise iki yaka arasında trenler gidip geliyor. Açılışı aynı aylarda. Hem alttan hem üstten. Değil mi? Üçüncü köprü Bediüzzaman'ın 3. Müjdesine mi işaret dersiniz. Öyle öyle. Yani Ayasofya’dan Allahü Ekber nidalarının Fethin ve İstiklalin alamet-i farikası olarak Arş-ı A’laya kadar ulaşacağı günler yakındır.

    Şimdi bir yorumcu bilmem ne aslan bilmen ne cabir diye saçmalayarak İran, İsrail deyip Tayyib’i indirecek diyor. Unutulmasın cabirin iki tane anlamı var. Lugat ismi zorlayandır. Diğer ise Hz. Mehdi’nin müstear ismidir. Onunla ilgisi yok. İlmi meseleler Medrese mantığı ve ilim kafasıyla anlaşılır. Sevgi işi olmadığından mürid anlayışıyla değil. Bir manada Pansilvanyalı plastik imamının demesiyle olmayacak. Allah dilediğini yapacak. Elhamdüllah.

    Not: Daha açık yazarsam beni linç eder, taife-yi raviye. Ama hadisatı zamanı idrak, maziyi anlamaktan önce gelir. Ki mazideki evsafına uyanla kıyaslansın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mevali arap olmayan müslümanlardır
      şeyh said ALLAH(C.C) rahmet etsin idam edilirken şu sözü söylediği tüm kaynaklarda var
      “ahmed zihni bey... fütühat-ı islâmiye’sinde yazılıdır. mehdi’nin hurucunda türkler üç yüz bin asker vereceklerdir. anlaşıldı ki türkiye, kıyamete kadar islâm’ı koruyacak.
      sanırım bahsi gecen türk milletidir

      Sil
    2. akdoğan kardeşim, Türkler denilince akla sadece Türkiye gelmemeli. Kaldı ki hadislerde acem-Horasan-Fars diyarındaki Türklerden bahsetmektedir vesselam.

      Sil
    3. şimdiki türki cumhuriyetlerle arada iran , pakistan ırak var devri saadette türkler horasan civarındaydı ama şimdi hilafetin merkezi olması nedeni ile türkiye akla geliyor

      Sil
  17. Ömer Gül’e gelince.

    Beni tuzağa düşürme.

    Mehdi’ye sen Mehdisin diyecekler o kabul etmeyecek. Mehdi kendisini gizleyecek. Rivayetlerde var ki. Biri çıkar da “Ben Mehdiyim” derse ona inanılmaz. Hz. Pygamber’i daha çocuk iken teşhis eden keşiş kimdi. Nasıl anladı. Havadaki buluttan. Buluttan nem kapar gibi ahiri zaman peygamberini çocuklukta iken teşhis etmiş. Yani şimdi kör göze parmak sokar gibi Mehdi’yi mi gösterteceksin. Nerede sırrı- teklif ve imtihan ile hikmeti- i ibham?

    Mehdiyet’in asrı ikidir. Birinci asır da yani bir asır önceden palazlanan Deccaliyetin hakimiyeti zamanında İslam'ın tedrice zaafaa uğradığı bir zamanda zuhurla ortaya çıkar ve hem fitne söndürür hem imanı tecdit ederek, imanlıları yani binanın taşlarını temele koyar, sonra binayı inşa ettirir, sonra insanlar ona iskna ettirir. 50’er yıldan 100 eder. Üçüncü 50 yıl hakimiyet-i İslamiye’nin zuhuru ve sulh-u umuminin ittihad-ı İslam ile tahakkuku gelir. Bu da sırayla ki, Adetullah nasıl izin veriyorsa öyle.

    İlk ve orta eğitimi bitti, şimdi yüksek tahsildeyiz. 2002’de başladı, 2007’i 2009 31 Mart’ın sene-i devriyesinde 60 yıllık İngiliz-Amerikan 27 Mayıs fitnesinin darbeler devrinin son erdirilmesiyle sürdü ki.. Tam sıçrayacak tık ki, Yahudi muhibbi cemaat eteğimizden tuttu. Bir türlü bırakmıyor. Ama itihad-ı İslam Türkiye’de yekvücut kendini muhafaza ediyor. Melheme-i kübradan sonra bayram var. Faiz ve ihtikarla servet edinen, onunla küresel sermaye gücü tesis edip Alem-i İslam’a ehl-i salibi kışkırtan. ikide bir İslam dünyasında darbeler yaptıran son deccal melheme-i kübrada İsevi-Mehdi ittifakında bir gecede gebertilince anasız kalan anarşi ve terör ve savaşlar biteceğinden insanlık medeni hayata dönecek. Şimdiki medeniyeti hazıranın inkişafıyla zuhur edecek Medeniyet-i İslam ile rahat ve refah içinde yaşayacak. Rivayet de öyle. .

    Bunların vuku Ayasofya’ya bakar. Sonra tevhidin süratle İsevilerde yayılması. Çok çabuk 2021+30. Bu tarih Müslüman İsevilerin zirve tarihidir. Belki tam bir Mehdivari iktidar da o zamandır. Yani bir gün de olsa yani 10 sene ya da 7 sene baharların baharı. Acele işe şeytan karışır. Rabb-ı Rahim’in bir ismi de Hakim ve Latif’tir. Letafetle, sabahın öğleye kavuşması gibi kavuşturur. Farkında bile olmazsınız. O zaman bile birileri çıkacak hala ciyak ciyak Mehdi deyip duracak.

    YanıtlaSil
  18. Fetoşa gelince. Şimdi Yahudiler Hz. Mesih’in (as) ilk teşriflerinde onu kabul etmediler, red ettiler, üstelik hayatına kast etmeye kalkıştılar. Ama zillet ve meskenete mahkum olarak yurtlarından kovuldular. Bilindiği gibi onlardan bir taife Hala Hz. Mesih’i bekler ki o gelecekve davud’un devletini kuracaklar

    İsrailiyat ünlüdür. Ama gaybi haberleri de kohenler vasıtasıyla makbul rivayetleri de. Öyle ki Hz. Muhammed’in (as) Mekke’ye nazil olacağını önceden bilerek oraya hücum ettiler. Nüfusun üçte ikisi Yahudi idi. Maksat nübüvvet onlarda kalsın diye. Neyse lafı uzatmayayım. Dünyanın ahirete kadar bütün ahvalini kohenler vasıtasıyla hakiki tevrattan istihraç ettiler. Öyle ki,. Melheme-i kübranın gününü bile tesbit ettiler. Ama Hahamlar Meclisi moral bozmamak için takvimlerini tersine çevirip olayı gizlediler. Deccal’in hurucunu bile biliyorlardı. Ve onun Yahudi olacağını ve onun zamanında dünyaya hükmedecekleri falan.

    Bir güzel istihraçları daha var. Hz. Mesih’in ikinci nüzulü. Ve dünya hakimiyetlerinin de aynı tarihte deccal sebebiyle olacağını ve devlet kuracaklarını. Yahudiler paranın iyisi gibi rivayetlerin iyisini alıp kötüsünü unutturur. Bu ikinci nüzulda bir husus daha var. İsrail’in yeniden kurulması. İsra 104. Ayette işaret edildiği gibi o devleti kurdular. Demek ki o tarihlerde Hz. Mesih nüzul etti. Zaten etmesi de lazım büyük deccalin 2. Dünya Savaşı’nda sonra özellikle Hıristyan alemi için tehlikeli olmaya başlamıştı.

    Hazreti Mesih tam sırdır. Çünkü o Resul olarak değil velayet-i kübra ile nüzul edecek. Velayet-i kübra sırrıyla Mehdi ile birleşecek. Böyle olunca tamamiyle sır perdesine bürünecek. Ki kimse onu bilemeyecek. Sadece mesai arkadaşlarından birkaçı ve bazı ehl-i iman . Onun vazifeleri arasında itithad-i İslam’a destek de vardır. Tevhid inancının yayma kadar hatırı sayılır siyasi bir gücü ve kuvveti ve iktidarı olacak. Onun İslam’a inayeti onunla olacak. Ama çok çok yorulacak.

    Neyse gelelim bizim sahte Mesih’e. Şimdi o şu veya bu şekilde Mehdi’nin sırrına vakıf olmuştu. Ve madem Mhedi olamıyordu, Bari Mesih olayım dedi. Adamın aklı fikri zamanın en büyüğü olmak. Nasıl Bediaüzzaman varsa o da kebir-i zaman olmak istedi. Adam hasta. Hastalığı şişkin egoluk.

    Ama bazı müntesipleri Mesihliği beğenmediler ki Mehdi’yi yakıştırma derdinde. 2. Faslın Mehdisi. Yahudiler Mesih münkiri olduğu gibi bizi fetoş da Mehdi’yi beğenmeyip Mesihliğe soyundu. İzmirli kardeşler bunu çok iyi bilir. Yani anlayacağınız iki hak zatın inkarında fetoş ile Yahudiler ittifak ettiler. Onların sırr-ı muaveneti budur.

    Yahudi asıllı ve muhibbi CIA ajanlarıyla 1980’lerden beri yatıp kalkıyor. Graham Füller , Paul Henze falan. Hubb-u cah ve makam perestlik öyle bir haslıktır ki, insanları böyle dalalete sürükler. Adamın kendine seçtiği makama bakın. Kainat imamlığı. Tabi sentetik ve hücceti olmayan bir makam. Plastikten bebek gibi, hani yarı robotlarvari bebekler çıktı. Onun gibi yatırıyorsun gözünü kapatıp "Goodnight" diyor. Kaldırıyorsun hello diyor ya . Fetoş da böyle Yahudiler yatırıyor Mesih oluyor, kaldırıyorlar “kainat imamıyım” diyor. Sinek daima sinek kalmalı, kendini tavus kuşu sanmamalı.

    Not: Ahir zamanda siyaset ile muvvaffakiyet olmamasının bir sipatı Fetoş. Ona hep müsbet-menfi siyaset açısından bakıldı. Hiç iman ve Kur’an gözüyle bakılmadı. Siyasiler bile aldandı. Ama Nur talebeleri yemedi. Ona Cibali Baba dediler. 28 >Şubat tutumuna rağmen onnula siyaseten işbirliği yapıldı. Halbuki röportajları, hayatı ve eserlerine dikkat edilseydi. Bugün başımıza ağrıtacak bir fitne halini gelmezdi. Yeni yeni uyanıyoruz ama, atı alan Yahudi neredeyse Üsküdarı geçiyordu.

    YanıtlaSil
  19. Abdürrahim Abi,

    948'de İsrail kurulduğuna göre o zamanlarda Mesih'in geldiğini yazmışsınız ve biraz da tarif etmişsiniz. O dönemlerde komunizme karşı ciddî ittifak var ve Nato kuruluyor. Abd'nin Nato'ya katılmasına Harry S. Truman imza atıyor. O civarlarda yönetimde olan Abd Başkanları ve inançları :

    Franklin D. Roosevelt (dini:Episkopal Klisesi)
    Harry S. Truman (dini:Baptist)
    Dwight Eisenhower(dini:Presbiteryen)
    John F. Kennedy(dini:Roman Katolik)

    Yalnız burada dikkat çeken birisi var : Dwight D. Eisenhower.

    Bu şahıs Alman asıllı, Batı Avrupa'daki Müttefik kuvvetlerinin başkomutanlığını yapmış ve 1951 de NATO'nun ilk başkomutanı olmuş. Bununla birlikte dikkat çeken bir diğer özelliği Savaş Sanayisini ve Orduyu desteklemesi. Ayrıca bildiğim kadarı ile Abd'de Faiz lobisinin karşısında duran üretime odaklı diğer ana damar bu damar her ne kadar günahı çok olsa da..Wikipedia'daki Türkçe biyografisinde 'Başkanlık dönemi süresince; Kore Savaşındaki ateşkesi korudu, Soğuk Savaş sırasında Sovyetler Birliğine yapılan baskıyı devam ettirdi...' diye yazıyor. O dönemlerin propaganda videolarına baktığımızda komunizm karşıtlığının had safhada olduğunu görüyoruz. Mesela : https://www.youtube.com/watch?v=AWeZ5SKXvj8 linkindeki video 'Komunist olabilir' başlığıyla bir kişinin komunist olup olmadığını nasıl anlarızı anlatıyor ve ayrıca silahlı kuvvetler tarafından hazırlanmış bu propaganda videosu girişte yazıyor. Özetle tipinden anlayamazsınız ama görünüşünden,komunist yayınları okumasından(adamın biri işçi gazetesi okuyor şapkalı),komunist organizasyonları desteklemesinden,abd'nin iç siyasetini eleştirmesinden anlarsınız ancak diğer bazı komunistler vardır ki onlar gerçek yüzlerini göstermezler derinden çalışırlar vb..Çizgi filimlere kadar anti komunist yoğun bir propaganda var. Nümayişler tertip edilmiş,birlikler kurulmuş..

    Yani şunu diyeceğim -Sizin tahmininizle- Mesih a.s. o civarlarda gelmişse muhakkak oralarda bir yerlerde olmalı. Dinsizliğe bayrak açan doğru dürüst bir Abd varmış o sıralar. O sıralardaki Başkan yardımcılarına bakalım :

    Alben W. Barkley (dini:metodist)
    Richard Nixon (dini :Quaker)
    Lyndon B. Johnson(dini:Christian Church (Disciples of Christ)
    Hubert Humphrey(dini:Congregationalism (United Church of Christ)/United Methodist)

    Burada Nixon Dwight D. Eisenhower'ın başkanlığı sırasında 36. başkan yardımcısıymış bu da dikkatimi çekti.

    Yani şunu demek istiyorum bahsettiğiniz nüzül gerçekleştiyse Mesih a.s'mı buralarda mı aramalıyız,bu şahıslarda,etrafındakilerde ? Kim olabilir diye mantık yürütmeye çalışıyorum Sizin fikirleriniz etrafında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. KurgucuDavut'a

      Ahir zaman rivayetleri içinde en kapalı olan Hz. Mesih’tir. Hatta bazıları 2. nüzulu inkar bile etmişler. Daha önce Peygamber olarak gelen bir zat, hikmet-i İlahi gereği 2. defa nüzul edecek. Yani nüzuluna kadar semavatta ona ait bir hayat dairesinde yaşarken, yeni bir vazife ile dünyaya gönderilecek. Hz. Cebrail’in Dıhye suretinde geldiği gibi. Büyük bir veli olarak. Hikmet gereği çok ilginç bir durum. Bu zatın gelişi Kur’an’da işaret ile Hadislerde açık açık belirtilmiştir.

      Niçin gelecek ve ne zaman gelecek? Burada püf noktası Deccal. Onu bulduğunuz an rivayetlerde temsil ve teşbihle anlatılan vazife açığa çıkar. Deccali öldürecek, Mehdi’ye tabi olacak. Teslisi kıracak, cizyeyi kaldıracak. Şimdi mahremiyeti sebebiyle ardını veremeyeceğim bir kaynak onun siyasi gücü olacağını belirtir. Hatta bir rivayette Mekke’ye gelip akıl vereceği de belirtilir. İslamı teyid edecği ve ittihad noktasında Mehdiyet’e destek olacağı anlatılır. Hıristiyan-İslam ittifakını sağlayacağı belirtilir. Adeta ahır zamanda hizmet çift santraforlu olacak. Kur’an hakikatlerini Mehdi ilmiyle vaz ederken, Hz. Mesih tevhid dini için bu doğrultuda siyesi bir vazife de icra edecek. Bu da onun siyasi bir makamda olacağı, yani siyasette gücü tesiri olacağı sonucu çıkıyor ki, mahiyeti ne olduğu belli değil. Komünizmin tesirin kırılması ve yıkılması sürecinde çok etkili olacağı anlaşılıyor


      Adını verdiğin bütün liderler bu evsafta değil. Ama onlara danışmanlık yapan biri olabilir mi? Konumuzun dışında ama bir örnek vereyim, sade örnek bizatihi değil. Henry Kissinger bir danışmandı. Nixon’a danışman olarak çok mahrem işler yaptı. Çin’e gitti. Vietnam savaşını bitirmek için gizli temasları oldu 1973 İsrail-Arap Savaşı’nı tahrik etti. Sonra da Dışişleri Bakanı oldu ve 1970’lerde 3 3 ABD Başkanı’ndan daha fazla etkili oldu. Hz. Mesih de böyle biri olabilir.

      Rivayetlerde bakılırsa Hz. Mesih konumu gereği onu sadece çok yakın mesai arkadaşları tanıyacak. Bir de ehl-i imandan önemli birkaç isim. Ve onun dışında kimse bilmeyecek. Belki hadiselerin gelişmesinden dolayı birileri ondan şüphelenecek ama aşikare bilinemeyecek. Bu kesin. Yani Hz. Mesih açık açık bilinemeyecek. Mehdi üzerinde ittifak yokken, Mesih konusuna dalarsak konu bulmaca yumağına döner. Bu konular imtihana tabi. Birçok alim rivayete dayananlar sadece naklediyor. Ama teşhis yapamıyor. Çünkü vazifeleri değil.
      Türkiye belki 100 yıldır dış dünyayı bilmiyor. Hariciye yıllarca egemen güçlerin ve özellikle Sabatayist ailelerin tekelinde kaldı. Lozan’da bize bildirilen “size verdiğimizle yetinin, başka bir şeyi karışmayın” dayatmasını kıran 3 siyasi liderden biri asıldı, biri süründürüldü, biri zehirlendi. Yeni yeni dünyaya açılıyoruz, ne olup bittiğini öğreniyoruz. Üstelik cemaat de bunu götürdü yabancı istihbarat şebekelerinin vesayetine soktu. Mesele böyle olunca dünya hadisatına vukufiyet zayıflığı teşhis ettirmiyor. Yalnız, bir suikaste kurban giden Suudi Kral Faysal’ın Mescid-i Aksa yangını sonrası girişimleri ve Türkiye’yi devreye sokma teşebbüsleri çok dikkat çekici. Ona bu aklı veren kimdi? Adam bunu hayatıyla ödedi.

      Sil
    2. Bütün bu oyunların temelinde ne var? 12 Eylül ile başlayarak yeni dünya düzeni için Türkiye’yi kullanmak. Özellikle 1989 Sovyet blokunun çöküşü sonrası Siyonist-neocon-neoliberallerin (yeni troçkistleri) bütün hedefi Büyük İsrail, nam-ı diğer Büyük Ortadoğu Projesidir: Siyonist Yinon Planhı NATO’nun gerçek gayesinden saptırılarak Siyonist mihrakların amaline hizmet ettirilmek istenmiştir. Cadı Thatcher’ın işareti ile ortaya çıkan bu plana göre İslam Dünyası NATO’nun yeni oyun sahası olacaktır. Yani krizler çıkararak, ırki ve dini azınlıkları kışkırtarak çarpıştırmak ve bundan yararlanarak müdahale etmektir. Bunun son örneği IŞİD oldu.. Bütün rivayetlerde bahsedilen ve diğer ikisine göre daha düşük yoğunluklu 3. Dünya Savaşı budur. Ve Körfez Harekatı ile bu start alırken bu savaşa 40 dünya devleti destek vermiştir. Bu arada Türkiye’de tezgahlanan ayrılıkçı Kürt hareketleri 1990’larda kışkırtılarak Türkiye münafık darbecilerin oyunuyla İsrail’in güdümüne sokulmak istenmiştir.. 28 Şubat meş’um fitnesi ile.

      Ama 3 Kasım yakın tarihin en büyük oyun bozanı oldu .Ve bu kez 11 Eylül’de sahnelenen yeni provokasyonla uyduruk gerekçelerle 30 devlet Irak’a saldırdı. Ve Afganistan ve Pakistan’daki ateş Ortadoğu’ya taşındı. İşte paralel yapı bundan sonra devreye sokularak bu hain planın emellerine Siyonist-neocon-neoliberal şebeke ile Avrupa gladiosunun son maşası hizmet ettirildi. Türk halkının iradesi hiçe sayılarak ve küçümsenerek.

      5 yıldır artan şiddette büyüyen bu fitne, halkın teveccühüne mazhar olmayan muhalefeti de şantajlarla ve yanılış bilgilerle yönlendirerek yeni bir iktidar avına çıktı. Ancak bu kez işleri zor değil vahim. Çünkü çok büyük darbe yiyecekler ve bunun bir ucu diğer harici dinsizliğin mihraklarını da yakacaktır. Yepyeni bir savaş kı, finali melheme-i kübrada Mehdiyet’in zaferi olacaktır. Paralelci soytarıların hiç mi hiç şansı yok. Dinin ulvi hakikatlerini yerine entrikacılık, komploculuk ve darbecilik oynamanın cezası olarak dakika başı popoların tekme atmak olacaktır. Hodri meydan. Batılı vesayetlerin ve mihrakların uşaklarının yiyeceği tokat bir vur, bin ah dinlen cinsinden olacaktır.

      Sil
    3. Abdürrahim Abi,

      Kral Faysal'a petrol ambargosu vb.akıl vereni aradım taradım bulamadım. Amerikan danışmanlarını taradım özellikle Nixon kabinesine baktım yine bulamadım. Bir ipucu versen ya da söylesen çok makbul geçer tabi yine de Sen bilirsin abi..

      Sil
    4. Kurcu Davut

      Yanlış anlama Suudiler Osmanlı sonrası Türkiye ile ilgilerini kesmediler. M.Kamal’a dahi ümit beslediler. Ancak zamanın Mekke kutbu, Bediüzzaman’ın uyarısı ile işin içyüzünü anlayınca alakayı kestiler. Bu alaka Kral Faysal ile yeniden alevlendi. O Türklerin potansiyelini ve hizmet tarzını iyi bilir ve yeniden ortadoğuya dönmesini istiyordu. Yanılmıyorsam eşi Adapazarlı bir ailenin kızı idi. Türklere muhabbeti vardı ve hizmetlerini takdir ederdi. Onun teşebbüsü sayesinde TBMM’de dostluk komisyonu kurulmuştu. İttihad-ı İslam yanlısı idi. Mescid-i Aksa yakılınca İslam Birliği fikrini ortaya attı ve İslam Konferansı Teşkilatı öyle kuruldu. Bir çok Türk’e orada görev verildi. Ona bu fikri verenin tabi ki bilemeyiz. Ben hep bunun Hz. Mesih’in hizmetine bağlarım. O kim. Bilmek çok zor çok. Şurada burada aramakla bulunacak biri değil. Öyle olsa nice araştırmacı anlar ve bulurdu. Onun sırrı da zaten gizlilik.

      2. Cihan Harbi sonrası komünizm zulmünden kaçan binlerce Özbek Türk’üne zamanın despotu Türkiye’ye almadı. O Türklere Suudiler kucak aştı. Şimdi çok sayıda Türk o topraklarda yaşıyor. Dünyanın en güzel buhara pilavlarının pişirildiği yer Mekke ve Medine’dir ki, oralara yerleşen o Özbeklerin eseridir.

      Sil
  20. 2005 yılından şevket eygi beyin bir yazısı
    Gelecekte neler olacak. Ben kâhin değilim, gaybı bilemem. Sadece birtakım tahminlerde bulunacağım. Bunların bir kısmı benim şahsî görüşlerimdir. Bir kısmı ise din kitaplarından alınmıştır.
    (1) ABD, Sovyetler Birliği gibi çökecek ve yıkılacaktır.
    (2) İsrail ortadan kalkacaktır. Neturei Karta Yahudilerinin dedikleri gerçekleşecektir.
    (3) Rusya Federasyonu, Soyvetler Birliği'nin akibetine uğrayacaktır.
    (4) Ortadoğu'da Armageddon savaşı patlak verecek, çok adam ölecektir.
    (5) Bir Kuzey devleti, güneydeki bir ülkeye saldıracak, kanlı savaşlar olacaktır. Sonunda Kuzey devleti yıkılacaktır.
    (6) Bir İslâm ülkesindeki Gizli Yahudi hakimiyeti ve saltanatı son bulacaktır.
    (7) Müslümanların beklediği Mehdi zuhur edecek, Ortadoğu'da ve İslâm dünyasında akıl almaz önemli hadiseler, büyük çatışmalar olacak, sel gibi kan akacaktır.
    (8) İsa aleyhisselam nüzul edecek (inecek) ve Müslümanların safında yer alacaktır.
    (9) Dünyada harp darp, fitne fesat, nifak şikak, ihtilal iğtişaş, isyan tuğyan alabildiğine çoğalacaktır.
    (10) Batı dünyasındaki ahlaksızlıklar, eski Sodom ve Gomore'deki, Bizans ve Roma'daki ahlaksızlıkları ve pislikleri gölgede bırakacaktır.
    (11) Bir kısım insanlar, kavimler, ülkeler zenginlikten, refahtan, maldan patlayacak ve çatlayacak hale gelirken, insanlığın yarısı açlık, sefalet, hastalık yüzünden perperişan olacaktır.
    (12) Savaşların dışında da ölümler, öldürmeler anormal şekilde artacak, tavuk gibi insan boğazlanacaktır.
    (13) Deccalî ve kezzabî güçler ve mihraklar Allah'a savaş ilan edecekler, ortalığı fesada verecekler, yeryüzünü kötülükle, zulümle dolduracaklardır.
    (14) İslâm dünyasında çığırından çıkan, sınırları aşan tâife-i nisa fitnesi genel bir yangın haline gelecektir.
    (15) Haram yeme yaygınlaşacak, büyük bir haram-yiyiciler güruhu türeyecek, sonunda hepsi belâlarını bulacaklardır.
    (16) Bu fitne ve fesat zamanında mü'min kişinin dinini koruması avucunda kor tutması gibi güç olacaktır.
    (17) Hayata beş parasız başlamış birtakım türediler "Senin gökdelenin mi yüksek, benimki mi yüksek?" diye birbirlerine nisbet yapacaktır.
    (18) İslâm dünyası bina ve zina ile dolacaktır.
    (19) Önemli bir İslâm ülkesi agresif Misyonerlerin istilâsına maruz kalacak ve gerçek bağımsızlığını kaybedecektir.
    (20) Müslümanların evlerine deccalî ve şeytanî cihazlar, âletler, gök-gözler girecek; bu evler meyhaneye, geneleve, batakhaneye, fısk ve fücur yuvasına dönecektir.
    (21) Lüks, israf, gösteriş, aşırı tüketim, saçıp savurma görülmemiş boyutlara varacak; eski Nemrud ve Firavun'ların israfı ve lüksü bugünkü Nemrud' ve Firavun'larınkinin yanında pek sönük kalacaktır.
    (22) Birtakım sahte Müslümanlar, Allah ve İslâm düşmanı kefere ve fecere ile ittifak ve işbirliği yapacaklar; kendi şahsî menfaatleri, nüfuzları, ikballeri için dinlerine, ümmetlerine hıyanet edeceklerdir.
    (23) Riba sosyal, iktisadî, ticarî, sınaî hayata, rutubetin toprağa işlemesi gibi girecek, Allah'ın lânetlemiş olduğu bu harama bulaşmayan çok az insan kalacaktır.
    Bir mü'min böyle bir devirde imanını ve ebedî saadetini korumak ve kurtarmak için

    YanıtlaSil
  21. 2005 yılından şevket eygi beyin bir yazısı -2bölüm-
    Bir mü'min böyle bir devirde imanını ve ebedî saadetini korumak ve kurtarmak için neler yapmalıdır? Onları da, muteber din kitaplarında yazılı olduğu üzere kısaca sıralayayım:
    Bir. İtikadını tashih etmek. İnanç bilgi ve hükümlerinde Ehl-i Sünnet ve Cemaat dairesinde bulunmak. İtikad konusunda bid'atlerden uzak durmak.
    İki. Beş vakit namazı tâdil-i erkân ile ve güzelce, dosdoğru kılmak.
    Üç. Hür ve mukim olan erkekler beş vakti cemaatle eda etmek.
    Dört. Zekat ve sadaka vermek.
    Beş. Kâfirleri, fâsıkları, fâcirleri, münafıkları, müfsidleri desteklememek.
    Altı. Emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmak, yani iyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamak ve engellemek.
    Yedi. Allah ile olan bütün işlerinde ihlâslı olmak.
    Sekiz. Yaratıklarla olan işlerinde ve muamelelerde adalet, insaf, şefkat ve merhamet ile hareket etmek.
    Dokuz: Müslüman kardeşlerine karşı yumuşak, merhametli, affedici, bağışlayıcı, anlayışlı, sabırlı olmak, harbî kafirlere karşı katı olmak. (Harbî olmayan gayr-i müslimlere karşı katı değil...)
    On. Evini meyhaneye, geneleve, fısk ve fucur yuvasına çeviren aletleri, cihazları, pislikleri dışarı atmak.
    Onbir. Komşularına, sanki onlar yakın akrabalarıymış gibi ilgili, yardımcı, şefkatli, muhabbetli olmak. Onların sevinçlerini ve acılarını paylaşmak, onlara ikram etmek. Onların kendisi için "Ne iyi insan... Allah ondan razı olsun..." şeklinde hayır dualarını kazanmak.
    Oniki. Evcil ve vahşi hayvanlara, bitkilere, çevreye, doğaya hiçbir haksızlık ve kötülük etmemek. Bir karıncayı bile öldürmemek.
    Onüç. Yetmiş firavun şiddetinde olan nefs-i emmâresiyle büyük cihad yapmak. Nefsinin burnunu sürtmek, boynuna yular geçirmek.
    Ondört. Dinî ve dünyevî bütün işlerini, hareketlerini Şeriat-ı Garra-i Ahmediyye'ye uydurmak.
    Onbeş. Resûl-i Kibriya aleyhi ekmelüttahaya efendimizi canından, malından, çoluk çocuğundan çok sevmek, onu en büyük örnek ve model olarak kabul etmek, kendisini onun askeri bilmek, hayatını onun Sünnetine muvafık hale getirmek için çalışmak.
    Onaltı. Dünya hayatında zühd ve kanaati kendisine ana ilke kabul etmek. Lüksten, israftan, aşırı tüketimden, gösterişten kaçınmak.
    Onyedi. Gelip geçici, aldatıcı, oyalayıcı dünyaya kanmamak.
    Onsekiz. Ahirete dönük olmak.
    Ondokuz. Şu anda gaib olan, bilinmeyen İmam-ı Kebir'e biat etmek.
    Yirmi. Allah'ın rahmetine nâil olmak için merhametli olmak. Zulümden, gadrden, azgınlıktan uzak durmak.
    Cuma, Ağustos 26, 2005

    YanıtlaSil
  22. Kayıp astsubay için MİT devrede!
    Kilis'te IŞİD'in kaçırdığı iddia edilen astsubay için bölgedeki güvenlik önlemleri artırıldı.
    Kilis'te IŞİD militanlarınca kaçırıldığı sanılan astsubaya halen ulaşılamadı. Birliklerin alarm durumuna geçtiği, sınır hattında güvenlik önlemlerinin en üst düzeye çıkarıldığı olay nedeniyle, MİT'in de devreye girdiği ve sınır ötesi bir kurtarma operasyonunun da gündeme gelebileceği öne sürüldü.

    Kilis'te "kaçak geçişleri engellemek isterken fark etmeyerek sınırı geçtiği" öne sürülen astsubaya halen ulaşılamadı. Alarm durumuna geçilen sınır hattında güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, bölgedeki gelişmeler titizlikle takip ediliyor.

    YanıtlaSil