.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

16 Ekim 2014 Perşembe

UYARIYORUM: ABD SİZİ KULLANIP ATACAK



Ardan ZENTÜRK
Önce, Amerikan uçağının sesini duyuyorsunuz. Geliyor, hiçbir hava savunma direnişiyle karşılaşmadan, sanki bir tatbikattaymış gibi Kobani’nin üzerinden şöyle bir uçuyor, batıya, Yumurtalık bölgesine doğru ilerliyor, yükseliyor ve bir-kaç saniye sonrasında yeri-göğü sallayan o patlamayla karşılaşıyorsunuz. Mürşitpınar sınır kapısına 150 metre mesafedeydim, kapının hemen doğusunda, 200 metre uzaklıkta IŞİD-PYD çatışması sürüyordu. Zırhlı araçlar içindeki askeri yetkililer, bulunduğumuz bölgede uzun süre kalamayacağımızı, çatışan tarafların silahların menzilinde olduğumuzu söylediler. Füze zaten o sırada geldi. Büyük patlama ve sessizlik!.. Kalın siyah dumanın çıktığı noktada kaç kişinin öldüğünü bilmenize imkan yok, ama çatışmanın bir anda durması, çok şey ifade ediyor. 
Kobani gibi küçük bir ilçenin içindeki sokak savaşına havadan nokta atışıyla bu ölçüde net müdahale “korunmaya çalışılan” taraftan da ölüme yol açmaz mı? “Kobani’de PYD’nin yanında Amerika uzman ekibi var, onlar, IŞİD mevzilerini lazer göstericiyle işaret ediyorlar, pilotlar yanılmıyorlar” diyor istihbarat kaynağı. Pekiyi, o Amerikalı uzman oraya nasıl girdi?
Mürşitpınar’ın önemi
Yalanın ve kışkırtmanın boyutunu görmek için Kobani sınırına gitmem gerekti.
Bu, IŞİD’in son bir yıl içinde Kobani’ye dördüncü saldırışı, ilk üçünden kamuoyunun pek haberi olmadı ama, “Burada göreve geleli 14 ay oldu, bir yıldır hem Suruç, hem Kobani’nin kaymakamıyım” diyen Abdullah Çiftçi’ye sorun bir de... Mürşitpınar, normal işleyen bir ticaret kapısı değil, kentin üç tarafından çevrelenmesi üzerine hükümet derhal kapıyı açıyor, bölgede yaşayan insanların kuşatmadan etkilenmemesi için kolları sıvıyor. 12 ayda bölgeye intikal eden yardım TIR’ı sayısı 810!.. Gıda, temizlik malzemesi, bebek mamaları, bir insanın yaşaması için gerekli ne varsa, hepsi buradan gidiyor, Kobani 12 ay bununla yaşıyor.
Saldırı geliyor, sınırda binlerce kişi, Türkiye tel örgüleri 12 yerden açıp 180 bin kişiyi içeri alıyor.
Türkiye, sınırın öte yakasındaki Kürt kardeşini katliama teslim etmiyor!..
Açık net, söylüyorum, Kobani’nin içinde şu anda bir tane bile sivil yok! 1.700 PYD’li 2.000 IŞİD’li ile savaşıyor.
Yani, oradan Henry Barkey’in çok arzu ettiği “Halepçe” çıkmaz!..
Bitmedi... Türkiye, 19 Eylül’den bugüne kadar yalnız PYD savaşçısı kalmış Kobani’ye 76 TIR yardım sevk ediyor. Kimse, üç haftadır orada çatışan PYD’liler, ne yer, ne içer sormuyor...(Hatta, ne bileyim, o kadar mermi nereden girer?)
Bitmedi... 112 Acil Servis’in kahraman çalışanları, Kobani’den sınıra gelen her telefonda çatışma bölgesinin kalbine giriyor, oradaki yaralı PYD’liyi kaptığı gibi Suruç Devlet Hastanesi’ne... Sınırın hemen yakınında, “komutanla” sırtımızı bir duvara vermişiz, bölgedeki durumu konuşuyoruz, o sırada ambulans geliyor, içinde, karnından vurulmuş bir kadın PYD militanı, komutan görüyor, “hemen yetiştirin, durumu ağır” diye ekibe talimat veriyor.
Selahattin Demirtaş, HDP, Kandil, Salih Müslim hepsi... Bunları bilmiyorlar mı? Biliyorlar... Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük’ü sıkıştırıyorum, “700 yaralı PYD’liyi tedavi ettik diyorsunuz, sınırdan hiç mi yaralı IŞİD’li gelmedi?” Yanıtı net: Bir tane bile gelmedi, gelse insani nedenle alırdık ama ambulansların taşıdığının tamamı PYD’li...
Kobani düşmeyecek
Kobani iki nedenden düşmeyecek. 1- Amerikan hava saldırıları askeri dengeyi belli bir yerde tutuyor, 2- Kobani’deki savaşçılar, Mürşitpınar üzerinden nefes alıyor. IŞİD günlerdir, kapının Suriye tarafını ele geçirmek için ağır kayıplar pahasına bu nedenle saldırıyor. Orası düşse, PYD’ye, yalnız, Batı kesiminden Yumurtalık’a kaçmak kalıyor.
Bu gerçeği, demin saydığım insan ve kurumlar bilmiyorlar mı?
Biliyorlar...
Ama, onlar, Kobani’den Halepçe çıkarıp, oradaki çatışmayı buraya taşımaya çalışıyorlar.
Ateşle oynuyorsunuz
Eğer derdiniz, Nusaybin-Kızıltepe-Viranşehir hattında Rojava’ya komşu bir “kanton” kurmaksa ve bütün bu yalan-dolanın ana amacı buysa, bunu yapmayın...
Ne Suruç’tan yeni bir Kobani, ne de o bölgeden bir sözde kanton çıkmayacağını bilerek atıyorsunuz bu adımları, devamı büyük yıkım ve kandır...
Yapmayın... Demokrasi içinde onurlu bir yaşamı hak eden kendi halkınıza ihanet etmeyin... Her sözünüzde ortalığa dökülen o Kürt gençlerin geleceğiyle de oynamayın.
Son söz: ABD’ye güvenmeyin
Amerika, Kobani’ye günde 28 saldırı yaparak size destek olurken ona çok güvenebilirsiniz. Ama güvenmeyin. “Serok Apo”yu bir günde Nairobi’den paketleyip o uçağa koyan da Amerika’ydı ve adım gibi biliyorum Öcalan, Amerika’ya kayıtsız-şartsız güvenerek yola çıkan tüm stratejileri durduracaktır.
Washington’un Türkiye ile hesabı başka... Siz şimdi emperyalistin gülen yüzünü görüyorsunuz, diğer yüzünü gördüğünüzde kullanıldığınızı anlayacaksınız.
Bu yazıyı, sizlerin değil, Kürt halkının dostu bir gazetecinin uyarısı olarak kabul edin..
.......................................................................................
16 Ekim 2014 günü Star gazetesinde yayınlanmıştır.
http://haber.stargazete.com/yazar/uyariyorum-abd-sizi-kullanip-atacak/haber-952317

64 yorum:

  1. Jandarma'nın hazırladığı istihbarat raporuna göre, Türkiye'de IŞİD bahanesiyle çıkarılan gösterilere Kobani'den çekilenlerin de katıldığı tespit edildi. Raporda ayrıca, ortaya çıkan gösterilerin, serhildan (ayaklanma) provası olduğu ve yeniden deneyecekleri ifade edildi.

    YanıtlaSil
  2. Jandarma İstihbarat'ın Kobani raporundaki detaylar şöyle:

    KOBANİ'DEN SOKAĞA: IŞİD, PYD milislerini geriletirken, IŞİD karşısında tutunamayan bazı PKK mensuplarının Kobani'yi terk ederek Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edildi. Kaynaklar IŞİD'in ilerleyişi karşısında Kobani'den çekilen ve Türkiye'ye gelen bazı PKK'lıların sokak olaylarına karıştığını, bunun tespit edildiğini vurguladı.

    BAKANLAR KURULU'NDA: Aynı konuya hafta başında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında da değinildi. Kabineye Kobani'deki olaylara ilişkin yapılan sunumda Kobani'den kaçan bazı PKK'lıların sokak olaylarına karıştığının tespit edildiği ifade edildi.

    SERHİLDAN PROVASI: Kandil'in Türkiye'de sokakları karıştırarak iki amaca ulaşmaya çalıştığı belirtiliyor. Kaynaklar, Kandil'in bir "serhildan" provasıyla hem taban üzerindeki etkisini ölçmek hem de Türkiye'ye "Suriye'nin kuzeyinde bizim çıkarlarımızı tehdit ederseniz ülke içini karıştırırız" mesajı vermek istediği analizini yapıyor.

    YENİDEN DENEYECEKLER: Suriye'nin kuzeyinde değişen konjonktürün Kandil'in kafasını karıştırdığı, IŞİD'i bahane gösteren bazı yabancı istihbarat örgütlerinin de Kandil'i çözüm sürecini askıya alması için teşvik ettiği ifade ediliyor. (Sabah)

    YanıtlaSil
  3. Türk devlet yetkililerin hepsimi kürtçü olmuş? Evet bakanların çoğu kürt kökenli ama bir devlet kendi ayağına kurşun sıkarmı? Pkk,pyd ye yardım etmek tedavi etmek neyin nesi?

    YanıtlaSil
  4. Türk devleti basiretle hareket ediyor. Devlet elbette kendi ayağına kurşun sıkmaz. Devlet yetkilileri elbette kürtçü falan değildir. Bütün mesele yabancı istihbarat servislerinin yönlendirmeye çalıştığı insanlara karşı dikkatle hareket ediyor. Örgütlerin içinde bir çok yabancı istihbarat elemanı bulunur. Provokasyonlar Türklerle Kürtleri bir daha birleşmemek üzere ayırmaktır. Böyle bir durum her iki taraf için yıkım olur. Türklerin ve Kürtlerin 1000 yıllık kardeşlik ve komşuluğu bir yana her iki tarafın menfaati düşmanlıktan değil dostluktan geçiyor. Yeni haçlı saldırısı Ortadoğu'yu küçük kantonlara bölmek, hepsini İsrail'e bağlamak, tüm petrol kuyularını batıya akıtmak, doğal kaynakları sömürmektir. İslam kardeşliğine aykırı bütün hareketler sadece onlara hizmet ediyor.
    Bu arada Osmanlıya isyan eden Arapların hedefi tüm Arapları tek bir devlet altında toplamaktı. Ama Osmanlı yıkılınca geride on parça arap devletçikleri kuruldu. Bu zamana kadar birleşemediler. Kürtler de batılıların onlara tek birdevlet vaadettiğini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Kürtler en azından, Zaza, Kurmanç, Goran, Luri vs. 4-5 parçadan oluştuğundan onlara asla tek bir devlet kurdurmazlar. Daha yakın zamana kadar Irak Kürtleri Barzani ve Talabani çatışıyorlardı. Şimdi Türkiye, Suriye, Irak ve İranı parçalayacaksın. Hepsinden birer par.a koparıp Kürdistan kuracaksın. Bu gerçekleşmesi imkansız bir hayaldir. Tek çare İslam kardeşliği ve birliği altında birleşmektir. Bunu da inşaallah Mehdi gerçekleştirecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hz. Mehdi a.s.'dan önce PKK'lılar Türklere ihanet edecekler ve Türklerle Kürtler savaşacaklar, Türkler ve Batılılar Şam'ı işgal ettikten sonra Iraklılarla Kürtler birbirleriyle Karkısia'da çarpıştıktan sonra ve Süfyani de huruc ettikten sonra kurumuş olan Fırat'ta depremle açığa çıkan altın ve gümüş hazineleri fitnesinde önce Amerikalılar ve Türkler arasında savaş çıkacak, ardından Avrupalılar da gelip herbirine karşı savaşacak (bunların hepsi hadislerde zorba kavim olarak adlandırılmaktadır) , ardından Süfyani ordusu Şam'ı ele geçirdikten sonra o zorbaların hepsini mağlup edecek. Arap Yarımadası'na inmiş olan Türkler ise Süfyani'ye tabi olacaklar ve onlar da Hz. Mehdi a.s. tarafından hezimete uğratılacaklar. Anadolu'da ise Ruslar'a tabi olan Türkler de helak olacaklar ama kıyıya köşeye kaçıp sıkışan ve dağınık halde yaşayan Türkler Hz. Mehdi a.s.'ın Anadolu'ya geldiğini duyduklarında ona biat edip birleşecekler ve ona yardımcı olacaklar.

      Sil
  5. http://t24.com.tr/haber/haydar-el-ibadi-pkkya-mutesekkirim,274069

    YanıtlaSil
  6. Önce bir not: 1-Türkiye’de dış politikası yakın tarihe kadar Türk olmayanların vesayeti altındaydı. 2- Basın mensupları, hatta dış haberler servisleri dünyadan haber verir, ama dünyadan bihaberdi. Bütün bilgi ve haber kaynakları iki yabancı ajans ile Türkiye’ye gelen bir iki yabancı gazeteden ibarettir. Ama ahkam gani idi. Ankara temsilcileri ise dışişleri bürokratlarının sözcüsü gibi yorum yapardı. Yüce devletimizin politikaları hakkında başka türlü konuşmamak üzere eğitilip, oraya gelmişlerdi. Yakın tarihin püf noktalarını ve 27 Mayıs ve 12 Mart’ın niçin yapıldığını biz 1974’ten sonra yavaş yavaş öğrenmeye başladık. Müttefik bildiğimiz ABD ve İngiltere’nin Türk halkının iktidarlarını devirmede yarıştıklarını da. Ve donup kaldık gerçekler karşısında. Ve ilk açıklama 1974: Devrik Başbakan dedi: "Kimse güçlü Türkiye istemez"

    Derken eğitim ve ekonomik gücü artan Türkiye’nin öz halkının çocukları yavaş yavaş dünyayı tanımaya, hele ki PKK üzerinden melanet odaklarını keşfetmeye başladı. Ve emperyalist vesayetin nasıl çalıştığını. Düşünebiliyor musunuz, askerler 1990’larda İsrail ile Stratejik İşbirliği Anlaşması yapıyor, bir Allah’ın kulu çıkıp bunu eleştirmeye cesaret edemediği bir yana cehaletinden bir yorum da yapılamıyordu. Ardan Zentürk Türkiye’de dünyada ne olup bitenleri bilen neslin öncülerindendir. Kendisi gazeteciliğe Dış Haberle Servisi’nden başladı. Onun için genelde bilgileri sahihtir. Güvenebilirsiniz.

    Dedikten sonra gelelim sadede. Türk milletinin Bediüzzaman’ın övgüsüne ayetle mazhar olan İstiklal Harbi zaferini yaşayamadan, beceriksiz birkaç zabitin ödlekliği ve aşağılık kompleksi yüzünden Lozan hezimeti yaşadık. Orada verilen sözler bugün hala meçhul. Bazıları 1950’den sonra N.Fazıl gibi üstadların ağzından kamuoyuna yansıdı ama gerçek bilinmez. Halkın yüzde 90'ı zaten köydeydi. Mesele şu: TC’yi kim kurdu? İsrail’in ilk Cumhurbaşkanı Weizmann “Biz kurduk” diyor. “Sonra İsrail’i kurduk” diye de ekliyor. Niçin? M.Kemal’in emriyle Hayim Naum adlı Haham Lozan heyetine dahil oluyor ve onun ABD'deki temaslarından sonra İngilizlere verdiği teminat ile anlaşma imzalanıyor. O anlaşmayı ABD tanımıyor. Gerçek bu. Özellikle güney sınırlarımızı.

    Şimdi komplo teorisi diyeceksiniz ama, daha İsrail ortadan yokken göz dikilen toprakların içinde Anadolu’nun güneyi var. Çooook az bilinen bu gerçek1990 Körfezi Savaşı’ndan sonra bir Amerikalı generalin S.Arabistan’da düzenlediği basın toplantısında ortaya çıkıyordu. O basın toplantısını Güneri Cıvaoğlu izleyip yazdı: Amerikalı general Irak’ta ne olacağını anlatırken haritada avunun içini gelen Kuzey Irak’ı, parmaklarını G.Anadolu’nun üzerinde gezdirerek “Burada Kürt devleti kurulacak” deyince, Cıvaoğlu müdahale eder: “Orası Türk toprakları. Türkiye izin vermez” ABD’lı General hemen “O zaman çarpışırsınız” cevabını yapıştırıyor.

    Anladınız değil mi? PKK da, PYD de, Irak Kürt guruplarının tamamı Mossad, CIA, Alman, Fransız ve İngiliz istihbarat örgütlerinin yardım, teşvik ve direktifleriyle hareket ediyorlar. Bizdeki ırkçı Kürtler de. Ehl-i iman Kürtleri tenzih ederim. Peki ne olacak? Bu gizli Türk-İsrail Savaşı’nın nasıl biteceğine bağlı. Bu Savaş 3. Dünya Savaşı’dır. Ve 24 yıldır devam ediyor. 11 Milyon Müslüman katledildi. Ya Büyük İsrail’i hedefleyen Yinon Planı ya da Mehdiyet’in vazifesi olan ittihad-ı İslam kazanacak

    Terör ve anarşinin bir amacı da Müslüman toplumların din ve gelenekle örülen sosyal örgüsünü bu yolla bozup batı hayat tarzına entegre etme olduğunu da unutmayın. Uydu halklar projesi. Marksist-solcu-sosyal demokrat Türk teröristleri 1960-2000 arasında bunu becerdiler. Sıra Kürtlere geldi. Bir de olayın bu tarafını düşünün. Terör hücreleri 1 kadın 2-3 erkek. Terör bitince ise evlilik dışı hayat tam gaz.

    Deccaliyet bir de böyle tecelli eder.

    YanıtlaSil
  7. ABD-PKK arasında açık işbirliği

    ABD’nin IŞİD ile mücadele stratejisinin merkezine adım adım PKK’yı korumak yerleştiriliyor. ABD ile PKK arasında örtülü görüşmelerle sürdürülen ittifak durumu, artık açık işbirliğine dönüştü

    ABD’nin IŞİD’e karşı mücadele planında PKK stratejik müttefiği haline geldi. ABD ile PKK arasında geçmiş dönemlerdeki örtülü görüşmelerle sürdürülen ittifak durumu artık açık işbirliğine dönüştü.

    ‘BİZ HAVADAN PYD KARADAN’

    Pentagon Sözcüsü Tuğamiral John Kirby, 15 Ekim’deki basın toplantısında PYD ile işbirliği düzeyi hakkındaki sorulara ayrıntılı yanıt vermekten kaçındı. Kirby’ye PYD yetkililerinin ABD uçaklarına IŞİD’in bulunduğu yerlerle ilgili koordinatları verdikleri yönündeki açıklaması soruldu. Kirby, soruya şöyle yanıt verdi: “Sözünü ettiğiniz konuyla, yani karada yapılan koordinasyonla ilgili size verebileceğim herhangi bir bilgi yok. Biliyoruz ki, Kürt milisler şehirlerini korumak için zorlu şekilde savaşı sürdürüyor ve inanıyoruz ki biz hava saldırılarıyla bu savaşta onlara yardım ediyoruz. IŞİD, Kobani’yi hala tehdit ediyor fakat Kürrt milisler hala şehri ellerinde tutuyorlar.”

    SİLAH YARDIMI OLACAK MI?

    IŞİD’in Ayn el Arap’a saldırısının başladığı andan itibaren, PYD sözcüleri bütün dünyadan silah istediklerini tekrar tekrar açıkladılar. Son olarak, ABD ve Batı ülkelerinden de silah istekleri Pentagon Sözcüsü Kirby’ye soruldu. Kirby’nin bu soruya verdiği yanıt da dikkat çekiciydi: “Gelecekte ne yapacağımıza ilişkin operasyonalarla ilgili herhangi bir spekülasyon yapmayacağım. Gelişmeleri yakından izliyoruz. Ve onların şehirlerini savunmak için gösterdikleri çabaya destek olmak için havadan yapabileceklerimizi yapıyoruz.”

    PYD SÖZCÜSÜ: İŞBİRLİĞİ RESMİLEŞTİ

    PYD Sözcüsü Polat Can, ABD ile işbirliği içinde olduklarını şöyle açıklamıştı:

    “Kobani direnişinden önce de içinde Amerika’nın da olduğu birçok ülke ile ilişkilerimiz vardı. Birbirimiz tanıma, görüş alışverişinde bulunma vb. ilişkiler vardı. Kobani’de çatışmalar başlayınca mevcut durumun aciliyeti nedeniyle var olan fikir alışverişleri pratik işbirliğine döküldü. Yani Kobanê’nin acil durumu bazı şeyleri hızlandırdı. Bu konuda hem koalisyon güçlerinin istekleri oldu, hem de bizim. Eğer bir işbirliği söz konusuysa bu en çok zor günlerde, tarafların birbirlerine sahip çıkmasıyla olur.”

    Can, PYD ile uluslararası koalisyon arasında resmi bir ilişki bulunduğunu kaydederek, şunları söylemişti:

    “Uluslararası koalisyon güçleriyle birlikte hareket ediyoruz. Hem istihbarat olarak, hem askeri olarak, hem de hava saldırılarında direkt işbirliği halindeyiz. Kobani’de ve diğer alanlardaki özel bir birimimiz bize koordinatları veriyor, sonra bu koordinatlar YPG tarafından koalisyon güçlerine, oradan da uçaklara aktarılıyor, daha sonra hava saldırıları direkt gerçekleşiyor.”

    İLK İŞBİRLİĞİ SİNCAR’DA

    PKK ile ABD arasında IŞİD saldırılarının ardından ilk işbirliği ve resmi açık temas, Ağustos ayında ortaya çıkmıştı. IŞİD’in Irak-Suriye sınırındaki Sincar (Şengal) kentini ele geçirmesinin ardından PKK yöneticileri ile ABD’nin askeri “yardım” timi Sincar dağında biraraya gelmişti.

    ABD’nin 13 Ağustos’ta operasyonu yerinde tespit gerekçesiyle Sincar dağına yolladığı askeri heyetle bölgeyi kontrol eden PKK yöneticileri arasında görüşme gerçekleştirildi. PKK’nın ajansı Fırat Haber Ajansı’nda görüşmeyle ilgili habere göre, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’na (USAID) bağlı askeri danışmanlar, KDP peşmergeleri eşliğinde gece saat 02:00 sularında PKK’nın kontrolü altındaki Sincar dağına ulaştı. Üç helikopterle alana inen ABD’li yetkilileri ve KDP peşmergelerini, alanda denetim sağlamış olan PKK yöneticileri karşıladı.
    FİKRET AKFIRAT

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uluslar arası ilişkilerde mukabiliyet esastır.Mademki Abd pkk ile işbirliğne gidiyor,bizde ışid ile iş birliğne gidelim.Amerikadaki baskı gören zencilere hertürlü desteği verebiliriz.Amerikanın Türkiye'deki üslerini söküp atabiliriz.Şimdi olmasa bile bunlar ilerde muhakkak olacak.

      Sil
  8. Mahir Kaynak: Bütünün ayrıntıları isimli yazısından...
    http://haber.stargazete.com/yazar/butunun-ayrintilari/haber-953670

    Etkin siyaset, geleceği bilerek yapılan ve önemli etkenlerin rolünü hesaba katmakla mümkündür. Mesela ekonomi siyasette en çok kullanılan bir araçtır. Bu konudaki gelişmeleri önceden tahmin edip tedbir almak başarısızlığı engeller. Mesela son zamanlarda Ortadoğu’ da yaşanan çatışmalar petrolün kontrolünü sağlamak amacına yöneliktir. Ancak bu konuda sağlanan başarı çok anlamsız hale gelebilir. Son günlerde yeni bir enerji kaynağı konusunda araştırmalar yapıldığı ve bu konuda başarı sağlanacağı yazılıyor.

    Bir süre önce yazdığım bir yazıya bir mizah bölümü ekledim ve “ Yakın zamanda İngiltere Kraliçesi ülkemize gelecek ve Osmanlı’dan ele geçirdiği toprakları teşekkür ederek iade ettiğini söyleyecektir. Bu olumlu saydığı davranışa bir de görev yükleyecek ve eski vatandaşlarımızın en önemli gelir kaynağını kaybettiklerini ve bundan sonra ihtiyaçlarını bizim karşılamamız gerektiğini söyleyecektir” diye yazmıştım. Maksadım enerji kaynaklarına bağımlı gelir elde eden ülkelerde petrol tükendiğinde gelecekte ne olacağı hakkındaki tahminimi ifade etmekti. Yani insanlığın doğadaki bir maddeye mahkum olmasının, o maddenin bitmesi ile kendi sonunun geleceği anlamına gelir diye düşünmemdi. İnsanlar günümüzdeki uygarlık düzeyinde enerjisiz yaşayamazlar. Mevcut teknolojinin çoğu enerji için petrol kullanıyor petrolün tükenmesi durumunda yeni enerji kaynakları devreye girecektir şüphesiz. Ancak bu gün petrol kaynak ve sevk yollarını kontrol etmeyi başaran ülkeler diğer ülkelerle rekabette öne geçecektir.

    YanıtlaSil
  9. Cemil ERTEM / Star gazetesi/
    Yellen’in itirafı ve Türkiye için tarihi bir soru...başlıklı yazıdan

    http://haber.stargazete.com/yazar/yellenin-itirafi-ve-turkiye-icin-tarihi-bir-soru/yazi-953687
    Nasıl daha düne kadar yüzyıllarca sömürdükleri ve yoksulluklarını ‘yukarıdan’ seyrettikleri, mazlum doğu halklarının gözü önünde çırpınıyorlar şimdi krizden çıkmak için... Hem AB hem de ABD, inanın tam şimdi ne yapacağını şaşırmış durumda. İçlerinde, bize de yansıyan, müthiş bir kavga var. AB cephesi, artık kesin olarak ikiye bölünmüş durumda. Bir yanda Almanya ve yanına aldığı Hollanda gibi eski sömürgeci kuzey ülkeleri var; diğer yanda ise doğu ve güney Avrupa. Ve doğu Avrupa cephesi giderek genişliyor, çünkü Almanya’nın da uçuruma gittiğini gören, İtalya gibi güney Avrupa ülkeleri de doğu Avrupa cephesine katılıyor.

    YanıtlaSil
  10. Times: Kürtler Yeni Bir Devlet Kurmak İçin Uzlaşıyor
    22 Ekim 2014 Çarşamba

    İngiliz Times gazetesi, Suriyeli Kürt liderlerin özerk devlet için anlaşma sağladığını, devletin ilanı sonrası seçime gidileceğini duyurdu.
    Times Gazetesi "Kürtler yeni bir devlet kurmak için uzlaşıyor" başlıklı bir haberinde Suriyeli Kürt liderlerin bir araya gelerek, özerk bir bölge ilan etme konusunda anlaştıklarını iddia etti.

    Liderlerin, Suriye'deki üç bölgede kurulacak yeni bir siyasi varlık konusunda uzlaşmak üzere Irak'ın Duhok kentinde bir araya geldiği belirtiliyor.

    "İLANIN ARDINDAN SEÇİMLER YAPILACAK"

    Haber şöyle devam ediyor:

    "Dokuzuncu gününe giren görüşmelerde Suriyeli Kürtler, Cizire, Efrin ve Kobani kantonlarının "Rojava" adı altında yarı-özerk bir Kürt bölgesi olarak ilan edilmesini talep ediyor.Suriyeli Kürtlerin ana temsilcisi PYD (Demokratik Birlik Partisi), resmi varlığın açıklanmasının ardından bölgesel bir Parlamento kurulması ve savunma birlikleri oluşturulması için seçimlere gidileceğini söyledi."

    Gazete, Türkiye'nin bu girişime karşı çıktığını, Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani'nin ise temkinli yaklaştığını yazıyor.

    YanıtlaSil
  11. Ardan ZENTÜRK:
    Bizim bu Amerika ile çok işimiz var... başlıklı yazıdan...
    http://haber.stargazete.com/yazar/bizim-bu-amerika-ile-cok-isimiz-var/haber-955619

    IŞİD bir oyuncak...

    1979 yılından bu yana, Suudi Arabistan’ın parası, Amerika’nın teknik desteğiyle oluşturulan bütün selefi/radikal hareketler aslında, Amerikan diplomasi ve askeri hedeflerinin bir oyuncağı olarak görev yaptılar. Bir süre kullanıldılar, sonrasında da yok edildiler. El Kaide’nin Amerikan komandoları tarafından öldürülen lideri Usame bin Laden 80’lerde CİA ile en yakın çalışan bir karakterdi. Belli ki, IŞİD lideri Bağdadi’nin de bir son kullanma tarihi var ve Washington’dan yapılan açıklamalar planlanan finalin 3 yıl sonrası olduğunu gösteriyor.

    Neden 3 yıl? Bunu da Brezinski’nin 10 Ekim’de MSNBC TV’deki şu cümlesinden anlıyoruz: Bu hareket önümüzdeki dönemde Orta Asya ve Kafkasya’ya yayılacak. Bizim oraya askerimizi sokmamız, İslam’la 20 yıl savaşmamız demektir. Kobani’yi savunmak için Peşmerge güçlerinin oraya naklini sağlamamız yeterlidir.

    Vay canına, adam duruma hakim ve 1979 senaryosundan vaz geçmeye de niyetli değil bunun için IŞİD’in en az üç yıl buralarda olması gerekiyor.

    Dönelim MSNBC’deki “Türkiye neden Kobani’de etkin duruş sergilemiyor” tartışması üzerine söylediklerine: Türkler hiçbir zaman Amerika’nın uzun vadeli hedeflerini görmeden hareket etmezler. Onlara daima ne yapacağımızı ve bunun sonuçlarını iyi anlatmamız gerekir.

    Demek, iyi tanımışız...
    .........................................
    Yorum: Demekki IŞİD bölgede en az üç yıl daha bulunacak ve oradan Orta Asya'ya ve Kafkasya'ya yayılacak. Böylece Amerikanın o bölgelere girmesi için zemin hazırlanmış olacak.

    YanıtlaSil
  12. Bülent ERANDAÇ / CHP - İNGİLİZ DOSTLUĞU yazısından lıntı...

    http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/erandac/2014/10/29/chpingiliz-dostlugu

    Kürtler'i aldatan Batı

    Türk-Kürt kardeşliğini perçinleyecek çözüm süreci sabote ediliyor. Sabote eden ülkelerin başında Derin İngiltere ve Almanya'nın bulunması da tesadüf değildir. 20. yüzyılda Ortadoğu yeniden şekillenirken İngiltere ve Fransa 'Bırakınız Kürtler dağınık kalsın' diyerek Kürt nüfusun yaşadığı coğrafyanın dört ülke arasında bölünmesinin yaracağı sorunları bilerek plan-program yaptılar.
    20. yüzyılın bu sömürgeci politikaları her bakımdan sürüyor. Irak'ta, Suriye'de Kürt kardeşlerimizin üzerinden plan yapıyorlar. Desteklerinin arkasında petrol ve gaz sömürüsünden başka bir şey yoktur.
    Utanmadan o Batılılar bugün yeni bir Kürt politikası inşa etmekle meşguller. Bu politikayı inşa edenlerin, Kürt-Türk siyasi ilişkilerinin normalleşmesinden pek hoşlanmadığı, Kürt sorunundan kaynaklanan sorunların çözümünde inisiyatifi, Yeni Türkiye liderliğine devretmeye hiç de istekli olmadığı görülüyor.

    SONUÇ: İnsanı üzen, Kandil-PKK'nın Avrupa kanadı Derin Avrupa ile iç içe bulunuyor. Kürtlere tuzak kuran sömürgecilerin aleti oluyor. Kürt kardeşlerimizin bu gerçeği görmeleri lazım. Geçen yüzyılın başında Kürtler'i aldatan Batılıların Kürt kardeşlerimize hiç faydası olmaz.
    Unutmasınlar. Türkiye eski Türkiye değil. 100 yıl önce batılıların aldattığı Kürt kardeşlerimizde gerçekleri daha iyi okumaktadır.

    YanıtlaSil
  13. Emperyalistler iktidarı kontrol ettikleri gibi,muhalefetide kontrol ediyorlar.Yazıda gelse,turada gelse kazananlar onlar oluyor.

    akp bir “cfr” projesiydi.
    amerikan gizli devletinin bir ürünüydü. arslan bulut ‘küresel haçlı seferi’ adlı eserine göz atmanız yeterli olacaktır.

    “new york’tan gönderilen memorandumda belirtilen türkiye’nin şehir devletlerine ayrılması plânı, akp program ve tüzüğüne hemen hemen aynı ifadelerle’ geçirilmişti. 2001 yılında bu hükümeti kuracak olanlara new york’tan gönderilen memorandumda ‘ankara, yerel yönetimlere otonomi(özerklik) vermek ve millî hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır.”

    arslan bulut

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TC bir Lozan ürünüdür. O zaman küresel hakim İngiliz idi. Onun borusu öttü 1945’e kadar. Sonra Missuri gemisi gelince paylaşım oldu. Asker-hükümet ABD’nin C.Başkanı yargı ve üniversite İngiliz vesayetinin oldu. Öyle ki 27 Mayıs İngiliz-ABD yapımıdır. Anlı şanlı Başbuğ Türkeş bile onların tahrikiyle komite kurup ihtilal yaptı. Ama gerçek amacı anlaşılınca şutlandı.

      1965’te gelen hükümet Menderes’in teşebbüs ettiği Sovyetler ile işbirliğine başlayınca (ki ağır sanayi tesislerinin çoğu Sovyet kredisi ile kurulmuştur) ABD ve İngiltere sokağı çalıştırdı. Ülke karışınca 8 Mart’ta İngiltere darbeye kalkıştı anda ABD 12 Mart’ta karşı darbe yaptı. Sürgünden dönen ünlü başbuğumuz ne yaptı? Yazmıyorum. Utancımdan. Demirel 1975’te Türkeş’in de büyük katkılarıyla MC kurulunca sokak yine çalıştı 12 Eylül yapıldı. Ya sonra Özal, Menderes ve Demirel gibi Arap dünyasına sarkınca bu kez dağ çalıştırıldı ve 28 Şubat’la ABD iyice Türkiye’ye egemen oldu. Tabi gizli müttefiki İsrail ile.

      2002.3 Kasım’ı Türk tarihinin 14 Mayıs 1950, 10 Ekim 1965, 31 Mart1975, 6 Kasım 1983 gibi hatta onlardan daha önemli bir zafer yılı oldu. Şimdi CFR iftirasında bulunmak için önce Alparslan Türkeş’in 1990 yılında ABD’ye gidip Yahudi lobisi ile ne konuştuğunu bilmek lazım. O konuşmanın özü şu. Bizim sizinle bir ihtilafımız yok. Öyle ki o tarihlerde sözde milliyetçi yazarlar Yahudi muhibliğine başladı. Biz Yahudilerle hiç savaşmadık gibi.

      CFR’nin kurduğu bir parti olsaydı 2006’dan itibaren bütün şer güçlerle üzerine gidilmezdi. Son 10 yılın İstiklal Harbi kadar önemi vardır. Türk ekonomisi güçlendirildi. Anadolu sermayesi nihayet palazlandı. Hepsinden önemlisi manevi değerler gün yüzüne çıktı. Mehdiyet gibi.İçimizden çıkan hain cemaat gibilerine rağmen ABD-İsrail veya Siyonist-neocon ittifakı başarılı olmadı. Türk milletinin 1. izmihlalinin (1917) süresi 100 yıldır. Bundan sonra olacakların hepsi 2. yükseliş yani hilafetten sonra Mehdiyet adına hükmetmektir.

      Ziya Gökalp gibi bir Kürdü Türk milliyetçiliğinin sözde teorisyeni yapan Selanik Komitesi’nin ne olduğunu bilmezseniz bakış açısınız böyle olur. Şerefli ve haysiyetli kahraman Türk’ün temsilcileri bu lafın dışında ve onlar Mele-i A’lanın alkışlarına mazharıdırlar. İslam, 1000 yıldır bu kahraman milletin himayesinde. O ne zaman zayıfladı fitneler dalga dalga geldi. Alem-i İslam’ın bu halinden selamete çıkmasında yine bu kahraman evlatlar sebep olacaktır. Şu Kürtleri bir adama edebilsek tabi. Onlar da 1960-70’lerde Türk’ün emperyalist tuzağında kıvrandığı gibi kıvranıp duruyorlar zavallılar.

      Bu sebeple siyaseten muhalif ol. Ama yiğide hakkını vermek bir fazilettir. Türklüğün bir gereği de adalettir. Osmanlı dünya tarihinde iki büyük devletten biri. Diğeri Roma’dır. Kaydı kuydu olan bir devlet. Her ırk ve din hükümranlığı altına girmiş ama onların dini ve kültürel kimliklerine dokunmamıştır. Dokunan kimdir? Irkçı ve militarist Süfyandır. İki Türk tipi vardır. Devşirme ve Selanikli sahte Türk, diğeri ise Ortaasya menşeli Anadolu Türk’ü. Dünyanın 5. mübarek merkezinden birinin kalbi Anadolu’dur. Türk gibi düşünüp yazıp konuşmak lazım. Yoksa…

      Bediüzzaman hep bir fesad komiteden ve hükümranlığından söz eder. Ne ola? M.Kemal’i bile ürküten bir komite. Ne ola? Öğren de sonra yorumlu. O komite şimdi sürünüyor.

      Sil
    2. Sayın ABDURRAHİM, daha önce yazılarınızda sürekli selanik macırlarının sebatayist ve yahudi kökenli olduğunu vurguluyorsunuz.Bu bağlamdada gazi Atatürk'ü de bunların içinde olduğuna dair gösterme çabası içindesiniz.Evet Selanikte sebatayistler gelmiştir ama,Gazinin seceresi bellidir.fizyolojik olarakta bellidir.Zorlamanın gereği yok! Makedonyadaki doğduğu köyde bellidir.İsterseniz birde Tayyip beyin seceresini araştırın!

      Sil
    3. http://www.turklib.com/general_history/riza_nur_hayat_ve_hatiratim_3_cilt_3_ataturk_kavgasi.html buradan indirip bakabilirsiniz .....fakat insanlar anasını babasını seçemez anası babası şu imiş öyle ise kötü diyemeyiz bizim için kişinin yaptıkları önemli kişi hayatında islama dine vatana hizmet etti ise hayırla yad ederiz yok zarar verdi ise biz hayırla yad etsekde ona faydası olmaz kendimizi kandırır kişi sevdiği ile beraberdir hükmünce kimi seviyorsak yolunda gidiyorsak ahirette yerimiz yanı olur

      Sil
    4. Selanikliler deyince o şehir ve çevresinde yaşayanların yüzde 70’ini oluşturan Yahudi ve Yahudi kökenliler kast edilir. Ayrıca Selanik o dönemde fikir ve siyasi hayatın en aktif bir iki merkezinden biri. Mason localarının en aktifi orada idi. Batılı istihbarat servislerinin cirit attığı bir merkez. Kürt Ziya Gökalp’in Yahudi Durkheim sosyolocisi ile eğitildiği yer. Balkanların Kudüs’ü. Harekat Ordusu denen derme çatma çapulcu ordusunun çıktığı yer.

      Osmanlı’da Osmanlı Hanedanı hakimdi. O yıkılınca yerine Selanik Hanedanı geçti. Ekonomide, siyasette, kültürde, eğitimde askeriyede onların mutlak hakimiyeti var.Türkiye’de baronların menşeini araştır çoğu Selaniklidir. Bülbül Deresi’nde benim atalarım yatmıyor. Selanik’ten gelen Sabataycı ailelerin babaları yatıyor. Selanik bu kadar geniş bir manayı ifade eder.

      Pavlus diye bir havari var. Onun Selanik Mektupları da. Kendisi hem Musevi hem İsevi şeriatına vakıftı. Dolayısıyla beklenen Mesih Deccal onların da rivayetlerinde vardır. 2. Mektupta oradan çıkacak deccal için o yöre halkını uyarır. 1800 yıl önce.

      Sabatay Sevi Yahudilerin beklediği Mesih olduğu iddiasıyla ortaya çıkar 1670’lerde. Onun açtığı yolun sonunda 1880-1918 Osmanlı’da siyasi aktörlerinin çoğu Sabatycılardan çıktı.. Çok iyi eğitim almışlardır.İttihad ve Terakki’yi onlar kurmuştur. Onlar egemen oldular. Osmanlı ve hilafet hakimiyeti 1924’te değil 1909 veya 1991’de sona ermiştir. Peki S.Abdülhamit nerede sürgüne gönderildi. Selanik’e. Nerede tutuldu? Moise Alatini adlı Yahudi’nin köşkünde.

      Nihal Atsızın soyu nereye dayanır. Kahrolsun Şeriat diye Türkiye’de ilk startı veren kim? Bir Yahudi Mois Kohen Tekinalp. Bu söz cumhuriyetin kuruluşunun 10, yılında söylendi. Ve açıkça şeriata küfür edilmeye başlandı. Şeriat din demektir. Yüzde 99’u iman ve muamelattır. Ve o günden sonra din düşmanlığı aldı yürüdü. Nasıl?

      Peki M.Kemal nereli? Yahya Kemal Beyatlı onun için Makedon der. Niçin? Çünkü annesi Makedon’dur. Annesi kaç kez evlendi? Gerçek Babası Ali Rıza mı? Kimdir. Selanik’teki ev onun doğumundan sonra alındı. Demek ki o evde doğmadı. Onu annesi mahalle mektebine gönderdi 1 hafta sonra babası onu alıp hangi mektebe verdi. O mektep kimin? M.Kemal Libya dönüşü niçin Viyana’ya gitti? Gözü rivayeti palavra. Gerçek ne?

      Bunları bir araştır. Sonra Kemalistler gibi konuşup onların cephesinden ortalığı bulandırma. 5816 Sayılı Kanun kimi korur? Dünyada böyle bir kanun var mı? Hangi ülkenin kahramanı kanunla korunur. Yok değil mi? Bu kanun muvacehesinde konuşmak Kemalist yöntemidir. Sonra bu kanunu kim istedi? Almanlar değil mi? Anıt Kabir’i yapan da Alman değil mi? Niçin?

      Benim anlattığım İslam deccalinin nereden çıktığı. Ve nasıl hakim olduğu. Mesele bu. Selanik Türk kavmiyetçiliğinin, garplılığın ve fesadın menşeidir. Doğum yeridir. Türk tarihi üzerinde araştırma yapan kim. Batılı müsteşriklerdir. Hepsi de Yahudi’dir. Niçin? Türk’ün nazarı Ordadoğu’dan Orta Asya’nın fosiller çağına çevirdiler. Tevrat’ın verdiği bir tehlikeyi bertaraf etmek için. Ama edemediler. Çok fena koyacağız. Türk olan Türk tarihini ve ona musallat olan düşmanı iyi bilir. Bin yıllık tarih yok sayıldı. Ve kaydı kuydu olmayan fosil çağının uyduruklarıyla gururlandırılıp şişirildik.

      Seninle inşallah bir hür ortam da tartışırız. Şimdi ideolojik ve şahsi vesayetler var. İslam dini inancı ile bir Müslüman çingeneyi bir milyon ırkçı dinsize değişmem. Bizi soy sop değil imanıı ilgilendirir. Türkler Anadolu’ya geldiğinde 800 bin kişi idi. Yerli halk Kürt,Rum, Ermeni bir rivayete göre 5 bir rivayete göre 8 milyondu. Ama Anadolu Malazgirit ile fethedildi. İslam adına. Kumandanı şehit olmayı murad etti, beyaz elbise giyip atının kuyruğunu bağladı. Senin iddaların o atın kuyruğu kadar değeri var mı?

      Malazgirit’ten sonra mana erleri, tarikatçılar geldi. Anadolu’yu bir ucundan öbür ucuna kadar İslamlaştırdı. Onun için Türk ve Müslüman aynı anlamı taşır oldu. Sonra önce deccalin habercisi ırkçılar çıktı. Sonra deccal geldi. Bu durumda sorralar, Selanik dininden misin yoksa Malazgiritin mi.

      Sil
    5. Yazınızın hangisine cevap vereceğimi şaşırdım.Siz kısaca cumhuriyete karşısınız.Ama anadolu ve balkanlar 5 bin yıldır Türk yurdudur.Ama siz Türk tarihini sadece Türk'lerin müslüman olduktan sonrasını alıyorsanız o başka.Birde siz Ziya gökalpin dıyarbakırlı olduğu için kürt olduğunu zannediyorsunuz.100 sene önce dıyarbakırın etnik dağılımı bir araştırın isterseniz.

      Sil
    6. Asr-ı saadet cumhuri bir rejimdir. Kur’an şura vasıtasayle yani halka danışılarakidare edilmesini emretmiş. Dini hükümler dışında dünyaya ait konularda vatandaşların dediğinin olmasını esasa bağlamış. Böylece cumhuri yönetimleri esas kılmış, ama meşruti rejimlere de izin vermiş. Cenab-ı Allah insanı yaratacağı zaman Kur’an meleklerle konuşmasını nakleder. İnsanlara meşveretle dersi vermek için.

      Ancak bir sultan ve meclis de bir anlamda cumhuri rejimdir. Avrupa’nın yarısı neredeyse taçlı demokrasi. Ama bizde cumhuriyet adı altında cebri, keyfi hatta dine saygısız bir rejim kurulmuş. Bir başka ifade ile bir askeri önder, bir parti ve onun ideolojisi hakim olmuş. Din dışlanmış. Kürt dışlanmış, Ermeni, Rum ve Yahudi de dışlanmış. Bu rejim 25 yıl sonra istiklaline kavuşmuş Müslüman Araplara da örnek olmuş. Yani Türk Baası Araplara örnek olmuş.Ve İslam dünyasının yalancı cumhuriyet karanlığı 100 yıldır sürüyor. Bir partinin milli olmayan prensipleri anayasaya girmiş bize tahakküm ediyor. Ama hiç seçim kazanamamış. 91 yılın neredeyse 70 yılı sıkıyönetimlerle geçmiş. Bu mu cumhuriyet? Güleyim bari. Olmaz olsun böyle cumhuriyet.

      Bediüzzaman bir şeye dikkat çeker. Bu bid’a rejiminin ilerde, (ki o zaman da şimdi) ıslah edileceğini belirtmiş.Bir ülke düşün, askeri cuntalar meşru iktidarları dış tahrik ve emirle ile deviriyor. Gelip anayasa yapıyor. Sonra bu rejimin adı cumhuriyet oluyor. Bu millet hâlâ cumhuriyetin 91. yılında kendi anayasasını yapamamış. Çünkü vesayetler izin vermiyor. Ama bu sefer iş çok ciddi. Doğru cumhuriyet kurulacak ve kötü örnek olduğumuz milletlere doğru örnek olacağız.

      Bu cumhuriyete karşı imişim. Elimde pertavsız dolaşıyorum cumhuriyeti bulmak için bulamıyorum. Göstersene.

      Ben ırkçı değilim. Irkçı benim nazarımda sefildir. Ama Türk’üm. Türklüğüm İslamiyet’le mecz olmuş. Kur’an beni işareten övmüş. İslam öncesi atalarımın ne yaptığı ile ilgili Türki yazılı doğru dürüst bir kayıt ve tarihi yok. Ruslar’dan, Çinlilerde, Moğal’lardan alıntı yapılmış. Yahudi müsteşrikler 18. Yüzyıldan itibaren Orta Asya ile özellikle ilgilenmiş. Sebebini yazamam. Ama biliyorum. Niçin 19 ve 20. yüzyılda Türklere Orta Asya hayalleri yaşatılmış. Osmanlı’yı deccalist yöntem olan ırkçılıkla çözmenin bir başka fitne yolu olduğu için.

      Anadolu’daki halkın yaşam tarzı ile Orta Asya’daki Türk’ün yaşam tarzı hatta şehirleşme anlayışı bile aynıdır. Dini anlayışı da. Horasan Türkleri Anadolu Türkleri’ne göre daha çok İslamla aydınlanmış. Hatta Anadolu’daki hayat tarzı Süfyanist baskılarla değişirken Orta Asya komünist rejime rağmen geleneklerini daha çok korumuş. Atalarım geniş ovalarda, steplerde at koşturmuş. Göçebe imiş. Kurulan devletlerin mahiyeti, vasfı, kimlerin etkisinde olduğu belirsiz. Yazılanlar çalıntı tarihten.

      Moğol ve Mançur kabileleri ile bazı Kırgız kabilelerinin Ye’cüc Me’cücvari çevreye saldırması söz konusu. Ama bunlar Türk değil. Ama Türk gösterilmiş. Türkler dinsiz miydi? Sanmam. Çünkü Cenab-ı Allah kullarına mutlaka bir nebi göndermeden mes’ul tutmaz. Türkler şaman mı? O Rus kaynaklarının uydurması. Buna dair Türki kaynaklarda bir kayıt yok.

      Türk’ün inanç ve hayat tarzı İslamiyet’le hemen ünsiyet peyda etmesi gösteriyor ki geçmişte ilahi vahye mazhar olunmuş. Sonra ahir zamanda Mehdi’nin Türkler arasına vazifelendirilmesi çok çok manidardır. İbrahim Suresi’nin ilk ayetleri bu asrı ve Türklere özel bir ilahi imdat geleceğine işaret eder. .

      Sultan Abdülhamit bir gün sarayın balkonunda. Bahçıvan bir işçiyi “pis Türk” diye azarlıyor. Sultan balkonda uzanıp bahçıvana “Ben de Türk’üm” demiş. Bu adam Ulu Hakan, Gök Sultan, Büyük Hünkar Sultan Abdülhamit Han. Halife-i ruy-i zemin. Anası. babası, ceddi yaşam tarzı soyu sopu biliniyor. Onu Selanikli eşkıya tahttan indirdi. Anladın mı? Selaniklileri de tanıdın mı?

      Ziya Gökalp Kürt alfabesi ve lügatı için çalıştığını. Sonra bunalım geçirip intihara kalkıştığını. Ölünceye kadar başında kurşun taşıdığını, onun acısını çeke çeke can verdiğini ve ölürken hangi dini girmişti biliyor musun?

      Sil
  14. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  15. ABDURRRAHİM ÇOKSUNGUR: BUGÜN SEN DE BAĞIRDIN MI "BİJİ SEROK OBAMA" DİYE. SÖZÜN KISASI SEN NERELİ OLDUĞUNU SÖYLE BEN SANA ORADAN ÇIKMIŞ ŞEREFSİZLERİN ŞECERESİNİ SAYAYIM.ATATÜRK TÜRK'TÜR,MÜSLÜMANDIR,ÜLKEMİZİN KURUCUSUDUR VE BU MİLLETE DE TEK ŞEY VASİYET ETMİŞTİR: "OKUYUN,İLMİ REHBER EDİNİN,CAHİL KALMAYIN,APTAL OLMAYIN" DEMİŞTİR. AMA SEN ANLAMAMIŞSIN HER HALDE.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce okuduğunu iyi anla. Sonra yorum yap. Kendi korku ve endişelerini başkasını giydirip saydırma. Anlamadığın konu olursa bir bilene sorarsın. Burada ne yazıyor diye. Yakın tarihimiz üstü toprak serpili, kapalı ve esrarlı. Türk’ün aklı çok karışık. Onun için imparatorluğu yitirdik.

      Ben faniyim. Fani olanı istemem. Bana baki hakikatler lazım. Kur’an bir ayetinde bir insan ömrünün ind-i İlahi’de göz kırpma kadar olduğunu söyler. Yani bir göz kırpılınca siz dünyaya gelir büyür ve ölürsünüz. Yaşadığınız sadece bir saniyede gösterileni algılamayla ilgili. Önünüze konan kitabın okuyup bitirince alem-i berzaha götürülürsünüz. Orada zaman daha başkadır. Kur’an ayrıca insan çok acelecidir, diye ikaz eder. Acele acele okuduğunu hazmetmeden yorum yapma, Adamı utandırırlar. Ben ne yazdım, sen ne anladın. Kel alaka.

      Sil
    2. Allah beni ahirette, o malum şahsa muhabbet edenlerle değil buğz edenlerle haşr etsin inşallah.

      Ya rabbi vallahi ben ona ve onun kurduğu sisteme karşıyım. Anlayamadığım arapçanın ve inkılap zırvalıklarının sebep olduğu tüm noksanlıklarımın ve hatalarımın hakkını ahirette ondan al.


      Bu millete ne oldu böyle...

      Adamın biri intihar ediyor, etmeden önce de dili ile ikrar ediyor dininin olmadığına ama sonra cümbür cemaat, salya sümük, adama rahmet dileniyor mağfiret isteniyor, öyle ki insanlar "cenneti kendileri garantilemiş gibi de bırakın o da gelsin" havalarında...

      Bu iş dahi aynen buna benziyor.

      bu malum kişinin alimi olmaktansa dinimin avamı olmayı yeğlerim.

      Sil
    3. Türker Eraslan'ın duasına Vehamdülillahi Rabb-ül alemin. amin amin amin.

      Ama, ulama-i su'a tabi olmamak zaten Allah'ın emridir. O da akıl ile red, kalb ile buğz, fiil ile red ve ruh ile ebedi infirak olduğundan o ve taifesi bize vız gelir tırs gider.

      Süfyan, Deccal'den daha çok tahribatçı ve uzun ömürlü olduğundan zerre kadar taviz bize batman zarar olarak döner. Onun içindir ki Hz. Ali (R.A) hep onu tarif edip ikaz etmiş. Bu hiç akıldan çıkarılmamalı. Onu sevenler iki taifedir cahiller ve iblis ruhlular. Bunu tefriken muamelesi farklı olmalı.

      Sil
  16. Yukarıda ne yazdığını okumadığım doğru.Çünkü Atatürk'e hain dediğini önceki yazılarından okumuştum.Atatürk'e hain diyenleri biz çok iyi araştırdık.İki gruba ayrılıyorlar.birinci grup açık PKK2lılardır.İkincisi ise PKK'lı olduğunu gizleyen aya da henüz kabul edememiş gizli PKK'lılardır.Nurcular ise yanılgı içindedir çünkü Bediüzzaman Atatürk konusunda nurculara takiyye yapmıştır. Bunu nurcular bilmez. Onlar Atatürk ile Bediüzzaman arasında kin var zanneder.Oysa her ikisi de Cennetmekan Abdülhamid Han'ın en önemli adamlarıydı. Üçüncüsü ise Enver Paşa'dır. Bunlar kitaplarda yazan konular değildir.

    PKK sempatizanı olmadığını biliyorum ama sadece PKK'lılar Atatürk'ü düşman belledikleri için PKK'lılar gibi olma diye öyle hitap ettim.

    Bir nurcu olarak da Atatürk ile, Bediüzzaman ile ve Enver Paşa ile ilgili bilmediğin şeyler var o yüzden peşin hükümlü olma istedim.

    Atatürk'ü değerlendirirken de o tarihe gitme bir kısmı sırdır.Bugüne göre değerlendirsen doğruları bulabilirsin.Ama Kuran'daki gerçek İslam'ı öğrenmeden de yine bazı gerçekleri göremeyebilirsin.

    cumhuriyet döneminde İslama hizmet adına ne yapılmışsa Atatürk yapmıştır.İslam'a düşmanlık anlamında ne yapılmışsa İnönü yapmıştır.

    Bugünkü AKP'nin İslama yaptığı hizmetler ile İnönü'nün yaptığı hizmetler(!) arasında da hiç bir fark yoktur.Tabi görebilene.

    Şöyle de düşünebilirsin: Bugün Türkiye'de türban takmanın, devlet daireinde Kuran okumanın BEDELİ ACABA NEDİR? HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ?

    KİM BUNLARI HANGİ BEDEL KARŞILIĞINDA BU MİLLETİ UYUTMAK İÇİN VERİYOR?

    DOĞRU CEVAP VERİRSEN SÖZ BURADAN ALKIŞLAYACAĞIM.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hangi yazıymış. Gene salladın. Atıyorsun. Attıkça da batıyorsun.

      Beni ne CHP ne de liderleri ilgilendiriyor. Çünkü millet beğenmemiş. Hiç iktidar vermemiş. Sadece onların tek parti diktatoryası dönemde kendileri çalıp kendileri oynamış. CHP milli bir parti değildir. Eski tabirle garp mukallidi. Taklid milletleri yüceltmez.

      Onların din politikası diye bir şeyleri yok. Dindeki tahribatları bu toprakların tarihinde emsali görülmemiştir. Nihal Atsız CHP döneminde Hıristiyanlığın toptan kabulü için çalışma yapıldığını yazmıştı. Ve ağır eleştirilerde bulunmuştu.

      Sil
    2. Abdurrahim kardeşim, Hz.Mehdi a.s şahsı ile gelmiş olsa bu ülkede hala daha Bediüzzaman k.s ile selanikli aynı cümle içinde kullanılabilir miydi?

      Hz.Mehdinin a.s daha gelmediğine ve şahıs olarak geleceğine başka bir delil olmuş oldu.

      Sil
    3. Ezan-ı Muhammedi’yi ve Kur’an-ı Kerim’i yasaklayanları
      ayete -haşa- safsata diyenleri
      arap uşağının yavesi diyenleri
      Müslüman milletin başına zorla yahudi dininin sembolü olan şapkayı geçirenleri ve karşı çıkanları asanları
      Türk kadınlarını çırılçıplak Iran Şahı’na takdim eden
      Hilafet ve Saltanat için savaşıyoruz diyerek milleti aldatan ve dizginleri ele alınca Hilafet ve Saltanatı kaldıranları
      Kâzım Karabekir’e, “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar” diyenleri
      Allahu Teala’nın kanunlarını kaldıranları[
      ve “Gökten indiği sanılan kitaplar”[ diyenler nasıl hayırla anılır?

      Böyle bir yönetimi hayırla anmak için ya beyni yıkanmış, ya deli, ya gafil, olmak lazım. Aklı başında bir müslümanın yapacağı bir iş değildir bu.

      Sil
    4. Kardeşim bu yazdığın şeyler sadece senin bildiğin şeyler değil.Bunları herkes biliyor.İçinde yanlış olanları da var ayrı konu.fakat esas bilmediğin şey şudur:
      O dönemde Atatürk'ün yerinde sen olsaydın yukarıda yazdıklarının en az üç mislini yapardın. Hatice'ye bakıp Neticeyi değerleniriyorsun ama Hatice hakkında bir şey bilmiyorsun. O zaman neticeye bakarak yorumlamalısın.

      Şu soruya cevap arayabilirsin:

      1923- 1938 arası Türkiye Ekonomisi, Milli Savunma,Eğitim,Sağlık,Diyanet alanında yapılan hizmetler nelerdir? Hangi devlet kuruluşları açılmıştır? Hangi ürünler ithal edilirken imal edilir olmuştur?

      Bunları bir araştır.Peşin hükümlü olma.

      Hızır AS o gemiyi batırmışsa zalim hükümdar almasın diye batırmıştır.O genci öldürdüyse ebeveynine zulüm etmesin ve Allah CC onlara daha hayırlısını versin diye öldürmüştür. O duvarı düzelttiyse o yetimlerin hazinesini korumak için yapmıştır. Senin göremediğin ve göremeyeceğin şey de budur.

      Son soru Atatürk'ün konuşmasından alıntılar yaptığın o TBMM konuşmasdı videosunu kim çekmiştir. Bugüne kadar niçin gizlenmiştir ve bugün kimler tarafından ne amaçla servis edilmektedir. O konuşma esnasında o mecliste kimler vardı? Bildiğinden emin misin?

      Sil
    5. yapma ayete safsata peygambere arap uşağı kur ana arap uşağının yavesi demeye mecburmu bizim aklımızla alay etme
      1400 yıllık hilafetimiz yazımız gitmiş ALLAH(C.C)diyenler sallandırılmış
      kardeş 3 tür düşman vardır
      1-apacık düşman
      2-düşmanın dostu
      3-dostun düşmanı
      ALLAH(C.C)ile harp halinde olan birini sevmek ALLAH(C.C) ile harp etmektir

      Sil
  17. AYRICA UNUTTUM: ATATÜRK'ÜN DEVLET ADAMI OLARAK İZLEDİĞİ DİN POLİTİKASI İLE BEDİÜZZAMAN'IN BİR DİN ADAMI OLARAK İZLEDİĞİ DİN POLİTİKASI ARASINDA TIRNAK UCU KADAR FARK YOKTUR. YANİ İSLAMA HİZMET İÇİN DEVLETİN NE YAPMASI GEREKİYORSA ATATÜRK, EN ÖNDE GELEN DİN ADAMININ DA NE YAPMASI GEREKİYORSA BEDİÜZZAMAN HAFİYYEN YAPMIŞLARDIR.SADECE BİR ÖRNEK VERELİM:

    "ATATÜRK KAYNAKLARI CAMİLERE HARCAMAYIN, İSLAMI ÖĞRENMEYE VE ÖĞRETMEYE HARCAYIN, NAMAZ HER YERDE KILINIR" DEDİ.

    BEDİÜZZAMAN DA "CAMİ YAPMAYA UĞRAŞMADI O CAMİLERDE İHLAS İLE NAMAZ KILACAK MÜSLÜMANLAR YETİŞTİRMEYE ÇALIŞTI.

    YANLIŞ MI?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şaka yaptın galiba... anlayamadık..!

      Sil
    2. Safaasya blogunda sapkinliginin alametletini gördük zaten. Burayi da kirletme. Cehlin sende kalsın... Bize luzumun yok.

      Sil
    3. Bu ülkeyi kirletenler; bin yıldan beri kadınlarının kızlarının namusunu canı pahasına koruyan şerefli Türk Askeri' ni İsrail mermisiyle kalleşçe arkadan vurup şehit eden KAHPE PKK' LILARDIR.

      Etrafındaki Kürtlere söyle eğer gerçekten Müslüman iseler dinsiz PKK' ya tabi olmasınlar ve Yahudinin oyununa gelmesinler.

      Biji Serok Obama diye bağıranların namusunu ve şerefini bin yıldan beri o Obama mı korumuş?

      Birileri rüyasında da sırtının kaşındığını görüyor. Bak bakalım yorumuna başına ne gelecekmiş?

      Sen Kürtsün ve PKK sempatizanısın. Ancak Kürtlerin çoğu Müslümandır ve ABD'ye,İsrail'e rağmen Kahraman Türk Ordusu'nun yanında yer alacaklardır. Hadis yorumları bu şekildedir.


      Sil
    4. Safaasya sen malesef ırkçılıkta haddi asmissin. Allah sana basiret versin. Kürt değilim ama ırkçı Türk de degilim. Benim nazarimda insan gibi insan olmak yeterlidir. Insan hazreti insandir. Daha once de soze yazmistim. Afrika'da bacagi çıplak bir kabilede dogsaydiniz bugün attiginiz naralari atabilir miydiniz? Sen once insan ol. Ona buna irk isnat etme, nerdeyse tekfir edeceksin.... ayyrica sen m. Kemal hayranisin diye ben de oyle olmak zorunda değilim. Senin seevgilin sana, benimki bana. Kişi sevdigiyle beraberdir sirriyla sevdigimiz insanlarla beraber olmayi temenni ediyorum. Sen Atatürk unu de al git.......

      Sil
    5. Deniz Gezmiş ve arkadaşları da askere kurşun sıkmıştı değil mi? Ama Türktüler. Senin gibi Türk olsa gerek.

      Çanakkale'de, istiklal Harbi'nde Kürt şehit sayısı neredeyse Türk’le eşit. Arap diye gelenlerin çoğu Batman, Mardin,Urfa, Suruç. Ayn-ül Arab (Kobani), Diyarbakır'dan gelmiş.

      Yahudi fitne-fesad demektir. Kendi emeli için herkesi kullanır. Türk ile Kürdü kırdırmak stratejisi gereğidir. 1990 sonra NATO’nun yeni hedefi Margaret Thatcher cadısının itirafıyla sabittir, ki İslam Dünyası. Irki ve dini azınlıkları çarpıştırarak NATO’nun müdahalesini sağlamak ve büyük İsrail’i kurmaktır. Türkiye’de bazı odaklar (ki başını bazı askerler çektiği ortaya çıktı) bu işi tahrik etti. 1. Vesayet 2. nemalanmak için. 1990’lı yıllar bunu şahididir. Böylece İsrail ile Askeri İşbirliği Anlaşması imzaladılar. Meclis’e millete, kimseye sormadan. Öyle ki askeri vesayetin etkisiyle Türkiye, Avrupa Konvansiyonel Silahların İndirimi Anlaşması’na 1990 (AKKA) Hakkari’den Mersin'e çekilen çizgini güneyi hariç tutuldu. Niçin. CIA kontrolünde uyuşturucu kaçakçılğını kim organize etti, niçin?

      Plan şu idi Türk askeri, bu bölgede kışkırtılacak silahlı gruplarla eğitim yapacak. Orgeneral Necip Tornumtay’ın M.Ali Birand’a dediği gibi Türkiye Ortadoğu’da bazı görevler alabilsin diye. Kime karşı ve kimin yanında. İsrail bu planın hatırına Apo’yu getirip verdi. Ama Kıvrıkoğlu gibi paşaların tehlikeyi sezip çark etmesiyle bu plan yattı. Ne varki, bünye bir kere yara aldı.

      Allah’a kadere inanıp inanmadığını bilemem. Ama Kader, Türk ile Kürd’ün beraberliğine hükmetmiş. Ta kıyamate kadar. Bak Barzani eninde sonunda gelip bize yanaştı niçin? Hıttın Zaferi’nin yenisi Türk-Kürt birlikteliği ile olacak ki, senin bunu anlaman için daha çok ekmek yiyip okuman lazım. Anlayacağın da şüpheli.

      Şu anda Anadolu’nun en dindar oran, yani nisbet itibarıyla Kürtlerdir. O mübareklerin dik durması ile Türkiye siyasi istikrarsızlığa girmiyor. Çünkü onlarda çok ehl-i beyt mensubu var. Kerbela sonrası ehl-i beyt oralara sığınmıştı. Onlar Mehdiyet’e büyük hizmetler verecek. Senin gibiler biraz sabır etsin neler olacak neler. Kürt kardeşlerimize laf etme, sonra zokayı yersin.

      Batılı emperyalistler önce sapık batılı ideolojilerle Türk insanını kendilerine entegre etmek için şiddet olaylarına bulaştırdı. Orada yetişen nesilleri üniversite ve baronların şirketlerine alındı (1980 sonrası) Şimdi sıra Kürtlere geldi. Bak militanlarının hepsi bizim eski anarşist Türklerin söylemlerini kullanır. Ama müstakim Kürtler bizimle birlikte. Açılımı da en çok onlar istiyor. Münafıkların şerrinden kurtulmak için.

      Her ırkçı bölücüdür.

      Sil
    6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    7. Türk Askerine kurşun sıkan her kim olursa olsun şerefsizdir,alçaktır,kalleştir, nankördür. Böyle dediğim için ırkçılıkla suçlayacağınıza "PKK ŞEREFSİZDİR", deyin de esas niyetinizi anlayalım.Deniz Gezmiş Ermenidir.
      Barzani, Türkiye'ye ABD'ye rağmen mi yanaşıyor yoksa ABD'nin emri ile mi yanaşıyor?
      Irkçılık yapmayalım diye PKK'ya destek verdiğinizin farkında değilsiniz. Kürt olmak PKK lı olmayı gerektirmiyor. PKK şerefsizdir deyin olsun bitsin.Niçin demiyorsunuz?

      Sil
    8. F.gulenin bedduasina amin deyiniz meselesine cevirdin olayi. Kardeş biz zaten pkk ya şerefsiz diyoruz. Aksini iddia edecek ahmak yok. Ama sen Süfyani sempatizanliginla da bir hayli dikkat cekiyorsun. Söyleyecek soz bulamayinca da herkesi pkk lı ilan ediyorsun... çelişkili ruh halleri.....

      Sil
    9. Kardeş Süfyani konusunda yanılıyorsunuz.Atatürk Süfyani demek, Abdülhamid de Süfyani, Vahdettin de Süfyani,Enver Paşa da Süfyani hatta Bediüzzaman da Süfyani demektir. Bunu iddia ediyoruz biz ve diyoruz ki bunların hepsi de vatanseverdir ve hiçbirisi de hain değildir. O zamanın çaresizliğinde bu dört adam kurtarmıştır Türkiye'yi.Sırlar var diyoruz.Ama sizler görünen yönüyle HIZIR AS'ı bile katil ilan etmeye çalışıyorsunuz.

      Sil
    10. Ya da şöyle izah edelim: 1.Dünya Savaşını Almanlar kazansaydı Türkiye'de yine Cumhuriyet İlan edilecekti ama başta Enver Paşa olacaktı.Enver Paşa da Atatürk de Bediüzzaman da Cumhuriyetçi idi. Hatta sıkı durun esas Cumhuriyetçi Abdülhamid Han'dı.ama Yahudiler bunu Osmanlıyı yıkmak için kullanmak istediklerinden Cumhuriyeti gerçekleştirememişti. Yoksa 2.Mahmut Osmanlı için ne düşündüyse Abdülhamid de düşünmüştü.Bediüzzaman daki eski Said yeni Said ayrımı da bununla ilgilidir. Eski Said Cumhuriyetçi siyasetçi idi ve ama Yeni Said Cumhuriyetçi Din adamı olarak devam etti.Kendisine verilen görev oydu.Atatürk gerçekten Süfyan olsaydı Risalei Nurları yazdırmazdı ve Bediüzzamanı astırırdı. Atatürk Risalei Nurları gizliden yazdırmıştır.Yani müsaade etmiştir.ÇÜNKÜ HERŞEY İŞGALCİ iNGİLİZLERİ KANDIRMAK İÇİN YAPILMIŞTI.DAHA NE YAZALIM?

      Sil
    11. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    12. Kardeş yüzbinlerce insanın öleceğini öngördüğümüz şu fitneler döneminde bir insanımızı bile aydınlatabilirsek bizim için yeterlidir.
      Halepçe'de Saddam'ın kullandığı kimyasalın nedeni Barzani'nin o dönemde rusya'ya yaklaşmasıydı.Saddam ABD'nin sadık adamıydı ve bu kimyasala ABD de müsaade etti.Saddam Kuveyte girince Saddam'a vuran ABD daha o zaman Saddam'a vuramaz mıydı?

      Gura'daki kimyasalı ise muhaliflere İsrail attırdı. Önce ABD'ye "kırmızı çizgimiz kimyasal" açıklamasını yaptırdı. Sonra muhaliflere vererek attırdı.ABD işgale geldi.İran ve Rusya engelledi.kimyasalın Muhalifler tarafından atıldığı da ortaya çıkınca İsrail Türkiye'nin üzerine yıkmaya çalıştı.

      Türkiye'nin yıllardır ABD ve İsrail ile birlikte çalıştığı doğrudur da bugün yine onlarla birlikte çalışıyor. Bu yanlış mı?

      Eskiden iş ve maaş karşılığı Milleti kandırıp iktidara gelip Türkiye'nin dış politikasını ABD'ye teslim edenler bugün de türban karşılığı Milleti kandırıp iktidara gelip dış politikayı ABD'ye teslim etmişlerdir.

      Ama o ABD bu sefer ortadoğuyu tamamen insansız olarak İsrail'e teslim etmek için Müslümanları birbirine kırdırmaya çalışıyor.Türk-Kürt-Arap hiç kimse sağ kalmasın isteniyor.

      Tabii ki Kürtler analarından PKK lı doğmadı ve onları PKK lı yapan sebepler var ama bu sebepler ABD ve İsrail'in Kürtlere anlattığı bahaneler değil ki:
      Neydi o bahaneler:

      Türkler sizin kimliğinizi kabul etmiyor, ana dilinizde konuşmanıza izin vermiyor.Sizi sömürüyor ve size devletin imkanlarından mahrum bırakıyor.İstanbul ile Hakkari aynı mı? Oysa si ayrılsanız petrolünüz var ve Katar gibi olur ve krallar gibi yaşarsınız diyorlar. Peki bunlar gerçek mi? Şerefsizce uydurulmuş bir yalandır.Kürtler bu yalana kanmamalı.

      Güneydoğu da petrol olduğu doğru ama Türkiye'ye işleme imkanı verdiler mi? Türkler yararlandı mı ki Kürtler yararlandırılmamış olsun?

      Ankara,İstanbul ve İzmir ile sahil kentlerini çıkarsanız geriye Türkiye'nin yüzde altmışı kalır ki doğu da dahil tamamı geri kalmıştır ve ayn seviyede kalkınmıştır. Karadenizde çok mu kalkınmışlık var?

      Kaldı ki devlet ine doğu ve güneydoğuya yüzlerce teşvik ile kalkınmada kolaylıklar sağladı.Üstelik bunların tüm yükünü de batı illerine yükledi.Batı illerindeki vatandaşlarımız elbetteki aptal değildi sadece vatanın birlik beraberliği ve Milletimizin kardeşliği adına bu yüklere katlandılar.

      Demek ki neymiş kardeşim?

      Kürtleri PKK'lı yapmak isteyen bir ABD,İsrail ve işbirlikçileri var bir de CEHALETTEN HATTA BİRAZ DA HIYANETTEN İHANETE RAZI OLAN DÜŞÜNCELER VAR.

      BAŞKA DA BİR SEBEBİ YOKTUR.

      Sil
    13. Birinci bölüm almadı devam:

      Efendim ana dilimizi konuşamıyoruz*
      Güzel kardeşim bu ülkede Özbekler,Kırgızlar,Gürcüler,Çeçenler de yaşıyor.Hangisi ana dilini konuşamadığı için terörist oluyor?
      Kaldı ki ana dil başkadır resmi dil başka. Bugün Türkiye2de kabul edilmiş remi dil İstanbul Türkçe'sidir.Anadolu Türkçesi ile bir dilekçe yazsak üzerimize atarlar. Peki doğru mu? Tabii ki doğru çünkü resmi dil ülkede yaşayan herkesin ORTAK DİLİDİR. ORTAK DİL OLMADAN HERKES KENDİ DİLİNİ KONUŞSA EGELİ İLE KARADENİZLİ DE ANLAŞAMAZ.

      Herkes kendi dilini anlayan ile konuşur.Ama iş resmiyete gelince herkes herkesin anlayacağı ORTAK DİL ile konuşmak zorundadır.Devlet olmanın gereği budur. ABD' de İngilizce resmi dildir.Her devletin bir tane resmi dili olur.

      İki satır daha var birincisi şudur:
      Bu gün Türkiye'de Türkçe bilmeyen Kürt yoktur.Ama Kürtçe bilen Türk de yoktur.Kürtçe de ısrarın kime ne faydası vardır? Sadece İsrail'e değil mi?

      İkinci satır: Bugün Türkiye'de Türkler de Kürtler de senelik binlerce lira verip çocuklarına İngilizce öğretiyorlar neden? Çünkü İngilizce dünyanın ORTAK DİLİDİR de ondan.
      Hac da bile MÜSLÜMANLAR İNGİLİZCE BİLİYORSA RAHAT EDİYOR.
      YAŞADIM.SORU ŞU:
      Dünyada tek devlet olsa resmi dili İngilizce mi olur Kürtçe mi olur?
      Kürtçe olur derseniz o tek devletten binlerce devlet çıkar.Bunu da görmek lazım.
      Kürt kardeşime düşen şudur:ABD ajanı (işte gördük Kobanye gelen peşmergeler ABD üniformasıyla geliyor,karşılayan çocuklar ABD bayrağı ile karşılıyor ve "biji serok Obama diye bağırıyor) evet o ABD ajanı size Kürtçe konuşamıyorsunuz derse siz de ona şöyle deyiniz:
      "Sizin ülkenizde yetmiş çeşit millet ve yetmiş çeşit dil var.siz niçin tek dil dayatıyorsunuz? önce siz bütün dilleri serbest bırakınız ondan sonra bize akıl veriniz" deyiniz.

      O zaman PKK da şöyle der: "Burada bize kan yok başka çöplüğe bakalım"

      Sil
    14. Sen adeta resmi ideoloji ırkçı kemalistlerin ağzıyla yazıyorsun. Kemalizmin bir ayağı da menfi milliyetçilik. Yani ırkçılık. Kemalizm, Lozan sonrası her işimize müdahil olan İngilizlerin talimat ve tavsiyelerine hoşnutluk verip hizmet eden bir ideolojidir. Bunun da temel fikri İslam düşmanlığı. Kur’an düşmanlığı. İslam’ı inkar yoluyla İslam Birliği’nin sağlayan hilafet düşmanlığı. Çünkü İstanbul’da halife otururken İslam dünyasını girilip işgal edilemezdi. İngiliz Sömürgeler Bakanı Avam Kamarası’nda ne demişti: “Biz Türkler’in elinden bu Kur’anı alacağız. O zaman hiçbir haşmet ve büyüklükleri kalmayacak” Ve yaptılar. Osmanlı’nın çöküşü ile bölgede 40 devlet kurulurken 40 da ayrılıkçı azınlık çıktı. Bunların hepsinin temel felsefesi ırkçılık. Herkes kendi ırkının üstünlüğünü öne sürüyordu.

      Bizde de Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve benzeri Türkçülerle bu bölünmeye hizmet edildi. Osmanlı’yı yıkan İslam düşmanlığı ve ırkçılıktır. Şimdi kalkmış ırkçılık yapıp Kürt düşmanlığı yapıyorsun. Bir milleti millet yapan unsurlar din ve vatan bir ise o ırklar topluluğu millettir. Bu milletin kurduğu devletin dili bir olabilir, ama mutlak değildir. Bizim milliyetimiz Milliyet-i İslamiye’dir. Farz ve elzem olan budur. Anadolu’da ve İslam dünyasında da bu böyle olmalıdır. Aksi halde 5 milyonluk İsrail gelir hepinizi koyun güder gibi güder. Şimdi olduğu gibi. Bediüzzaman İslam Alemi’nin istiklaninin ancak itthad-ı İslam ile mümkün olacağını söylemiştir. Buna muhalefet istiklalsiz kalmadır.

      Saddam’ın Halepçe katliamının sebebi Kürtler’in Ruslara yanaşması iddiası bir palavradır. Çünkü o tarihlerde Sovyetler çökmüş, her ülke derdine düşmüştü. Kim takardı Rusya’yı ne gücü vardı ki. ABD Körfez’e müdahale etmiş, Saddam’ı zor duruma düşürmek için Kürtleri kışkırtmıştı. Belli bir plan dahilinde. Yinon Planı. Saddam’ın kullandığı kimyasalları da Irak-İran Savaşı sırasında ABD vermişti. Kürtlerin isyanı üzerine Saddam kimyasal silaha başvurdu.. Bizdeki Tunceli olayında olduğu gibi

      Toparlarsak sen Türk’üm der ırkçılık yaparsan, Kürt de onu yapar. Bu zaman nefislerin kabardığı bir dönemdir. Bu nefislerin oluşturduğu ırkı nefisler de harekete geçer, iç huzur bozulur..

      İslam cihan şumul, evrensel, alemlere rahmet bir dindir. İbadet dili Kur’an ile açıklandığı üzere Arapçadır. Arapça ibadet edilecek. Abuk sabuk bir yığın şey öğrenirsiniz ama 4-5 Sure’nin ne anlama geldiğini öğrenemezseniz, yuh olsun. Unutulmamalı, Araplar Arapça konuşur, ama Kur’an’ı ancak tefsir ederek anlarlar. Kaldı ki Kur’an’ın Arapçası belagat ve fesahatı var, i’cazı var yani aciz bırakır, acze düşürür, icazı var az sözle çok mana verir. Türkçe de bir kelime on manayı kapsarken, Arapçada bir mana için 10 kelime var. Dünyanın en zengin dili Arapçadır. Göçebe olan, felsefi ve edebi eserleri veremeyen gelişmemiş bir Türkçe ile Kur'an'ın hangi anlamını vereceksin ve neyin ibadetini yapacaksınız. Takatii yetmez. Ama din düşmanlığı için Türkçe Kur’an, Türkçe Ezan, Türkçe ibadet bid’adır. Küfre varacak kadar şüpheleri var.

      İbrahim Suresi’nin 4. ayeti, kemalizmin saptırdığı Türk milletine hidayet cereyanı olarak gelen Risale-i Nur’a işaret eder. Çünkü o surede belirtildiği gibi severek günah işleniyordu. Kur’an Arap ırkına değil alemlere, ırklara rahmetti. Ama Müslüman bir ırkı sapıtırsa, ki çok olmuştur, Cenab-ı Allah bir müceddit kulunu gönderir (Hadiste belirtildiği gibi) o kavmi veya grubu sapıklıktan çıkarır. 14 müceddit ve 27 Mehdi gelmesinin anlamı budur. Hiç biri dangur dungur konuşalan bir dille ibadete tavsiye etmedi. Kemalistler ne halt edeceklerse etsinler, dinimizden uzak dursunlar. M.Kemal laik bir liderdi. Ama laikliğe aykırı dine müdahale etti. Ama kaybetti. Çünkü muhale talip oldu. Bu da akla zarardır. Başarı şansı olmazdı, Ve olmadı.

      Sil
    15. Halepçe olayında ayaklanan Kürtler nereye kaçtılar? Bilmiyorsan yazalım Rusya'ya.
      Atatürk bir insandır.Kemalizm ise bir ideoloji.Kemalizmin Atatürk ile ne ilgisi var? Kim icat etmiş?
      Sorulara cevap vermiyorsunuz kendi bildiğini okuyorsunuz:
      Şu sorulara cevap yazar mısın:

      1) Kuran-ı Kerim Araplara değil de Türklere inseydi hangi dilde inerdi? Cevabı Kuran'da var.
      Ya da Tevrat niçin İbranice indi de ve İncil niçin Aramice indi de Arapça inmedi?
      2) Diyanet İşleri Başkanlığı hiç kurulmasaydı da insanlar dini tarikatlardan öğrenseydi Türkiye'de kaç tane din olurdu? (Evrenosoğlu'nun "Amenu" tanımı hakkında bir bilginiz var mı? Ya da diğer tarikatların birbiri hakkındaki görüşlerini biliyor musunuz?) (Biz hepsini de biliyoruz,sorun söyleyelim)
      3) Satanat 1 Kasım 1922 de kaldırıldı ama hilafet bekletildi ve 24 temmuz 1924 de kaldırıldı. Peki bu iki yıllık süre içinde halife Abdülmecid Efendi'ye dünya Müslümanlarından kim biat etti? Söyler misiniz? Ayrıca Yavuz'a hilafeti Mütevekkil kendi rızası ile mi teslim etti? Yoksa Yavuz zorla mı aldı? yani halifeye biat edecek yoksa, takan yoksa biat için bir Yavuzunuz ve bir Yavuz ordunuz var mıydı? (Lafla halife olunmaz, halifeye biat ettirecek zorlu bir güç lazımdır değil mi?)
      Öyleyse halifenin azledilmesi yanlış mıdır? kaldı ki halifelik kaldırılmamıştır.Bunu da yanlış anlatmayınız. halifelik TBMM uhdesindedir ve istediği zaman Halife tayin eder, seçer. Ama biat ettirecek gücümüz var mı? Atatürk'ün vasiyetinde de bu vardır bilginiz var mı?
      4) Türkçe Kuran başka,Türkçe Ezan ve İbadet bambaşkadır. Atatürk'ün hatası Türkçe Ezan ve İbadettir. ama Türkçe Kuran adımı dosdoğrudur ve Kurana uygundur. Bu konuda Kuran da çok ayet var.Bir tane değil çok ayet var. Kuran Türkçeye çevrilmeden siz Kuran'ı nasıl öğrenebilirsiniz? Soru bu.

      5) Osmanlı'da ırkçılık akımı olmuş olsa bile Arapların İngilizin emrine girip Osmanlıya karşı kurşun sıkmasını onaylıyor musunuz? Aynı şey bugün de Kürtler için geçerli değil mi? Kaldı ki Osmanlı ırkçılık yapıpta ne yapmış? Mekke'de bulunan Osmanlı taburuna Hz.Peygamber SAS efendimize saygıdan Türk asker atamamıştır.Bu Taburun hepsi Arap'tı.Bu mu ırkçılık?
      Bu konu çok geniş fazla açmaya gerek yok.Kısaca yazabilirsiniz.

      Bakınız hiç kendi bildiğinizi okumadan samimi olarak bu sorulara cevap veriniz.

      Sil
    16. 1* Kur’an Araplara inmedi. Sen ne laf anlamaz adamsın. Kur’an Alemlere Rahmet olarak bütün kavimlere, ırklara, milletlere yani bütün dünyaya geliyor. Ondan öncekiler sadece bir kavme geldi. 126 bin nebi geldiği ifade edilir. Bunların içinde Türklere geleni de olabilir. Hz. Peygamber rasih alimlerinin Beni İsrail’in Nebilerine benzetir. Kur’an Arapça olarak geliyor. Çünkü vahşetten, hayvanlıktan, kölelikten, esirlikten gelen insanlık akl-ı baliğ olmuş. Eğitim yaygınlaşmış. Dolayısıyla hem bu gelişen beşeri akla, hem de bütünü kavimlere hitap edecek şekilde nüzul etmiştir. Medeni hayatın kapısındaki beşere ikna ile din anlatılacağı için dünyanın en mükemmel dili olan Arapça olarak geliyor. Aklını ırkıyla bozanlar bunu bir türlü hazmedemiyor. Irkçılık yapıyor ve takdiri ilahiye itiraz edercesine akla aykırı laflar edip duruyor.

      Belagat ve fesahat açısından baktığın zaman Arapça,Türkçeye bir değil bir milyon tur bindirir. Çünkü o dil medeni hayat fukaralığından gelişememiş.

      Hilafet döneminde Meşihat vardı. Hilafetin din işlerine bakan. Siyasi tarafına saltanat. Cumhuriyet kurulurken hilafet bütün müesseseleri ile cumhuriyete intikal etti. Meşihat idaresi Diyanet olarak isimlendirildi. Hilafeti gönderdiler ama dini ayağı Diyanet olarak kaldı. Yani o inkılapçı güruhün keşfettiği bir müessese değildir.

      İbrahim Suresi işari olarak Miladi 20. Hicri 14. asra bakar. Kur’an hakimane hükmünün S.Abdülhamit ile biteceğine ilk ayette işaret eder. İnsanların bu asırda severek dinden çıkacağı 3. ayette belirtilir. Öyle olmadı mı. Deccaliyet ve süfyaniyet zuhur etti. İnsanlar ilahi sözü bıraktığı gibi beşeri diktatörlerin peşinden gitti. Ve İslam dünyasında en büyük sapkınlık Türkler arasından çıktı. Akla hayale gelmeyecek bid’aların içinde kaldılar. Aldatıldılar. Çünkü deccal aldatan demek.Bunun üzerine 1928 yılında İslamiyet Anayasa’dan çıkarılınca, devlet artık dine hizmet etmeyeceğini ve ona uymayacağını 9 sene sonra laiklikle ilan etti. Peki hidayet dini ne yapacaktı. İşte Paygamber’in varisi bir müceddit çıkacak. O da şüphesiz Mehdi olacak. Manevi bir hidayet cereyanı başlatacaktı. Sapık Türki ideolojilere karşı.

      Sen erkek misin. Sen rakibinin elini kolunu bağlayıp dövüşür müsün? Hayır değil mi. 5816 Sayılı Kanun o adamı korur. Bize der ki sadece yağcılık yapacaksınız. Zorla itaat edeceksiniz. Yoksa süngüsü gelir sizi deler. İki de bir şahıs adı verme. Fikrini konuştur. Kemalizm sapık bir ideolojidir. Bitti ve bitiyor. Geldiği gibi pılını pırtını toplayacak ve gidecek. O adama çok meraklı isen Libya’ya giderken Kudüs’te kiminle ne konuştu. Babası ona hangi kitabı verdi. Hilal Halkin bunun röportajını nakleder. Araştır.

      Militanlık, sapıttırır. Fikri hezeyanlaştırır. Akı kara karayı ak gösterir. Geberince de cehennemin yoluna gönderilir.

      Sil
    17. 2* Ezan, Şear-i İslamiyedir. Başörtüsü, namaz gibi. Bir ülkede ezan okunursa ve İslami ibadet serbest olursa o ülke diyar-ı küfür olmaktan çıkar, dar-ı İslam olur. Ezanın Türkçe okunması bu kaideye aykırıdır. 1930'lardan sonra onbinlerce insan bu ülkeyi terk etti. Civar ve işgal altındaki ülkeleri tercih etti. Niçin? Şam’da koca bir semt var. Adana, Antep, Urfa’dan göç edenlerle dolup taşar. Halepte de. Ben gittim gördüm. Niçin? Sabah akşam Musul petrolü için kıçını yırtanlar onlarca yıl Suriye’de süründürülen 3 milyon Türk'ü zalimlerin eline terk etti. Biri çıkıp da dertlerine derman olamadı.

      Şimdi Türklerin içinde birkaç köpek çıktı komünizme taraftar oldu. Sovyet Rusya’ya bağlanmak istedi. Şimdi Türkler hain mi? Bizim devrimci, DHKP’ci, Mao’cu, Dev Solcu, Dev Yol’cu komünist yanlısı sapıklar örneği Şerif Hüseyin diye biri var, İngilize dünyevi hırs için kuyruk sallamış. Bu Arapları hain yapmaz. İslam’ın iki temel kavmi, milleti vardır. Türk ve Arap. Araplar Türker’in ilk üstadıdır. Bize İslam’ı öğrettiler. Bize İslamiyeti tanıttırandır.

      Hilafet, Kevser Suresiyle 484 yıl Türkler’de kalacağını ebced ile işaret eder. İstanbul 484 yıl Salat-ı Kübra’ya imamlık yaptı. Ve sonra deccal marifetiyle yıkıldı. Hadise budur. Bu zaman şahıs zamanı değil. Fikirlerin, ideolojilerin yani şahs-ı manevinin zamanı. Şimdi Mehdiyet geliyor. Çatır çatır, Kemalistlerin başına vura vura değil, ikna ede ede. Bu manevi cihadın manevi fütuhatı olacak. Tarihte İstanbul 2. kez fethedileceği belirtilir. İstanbul fetih bekliyor. Ayasofya’dan Arş-ı A’laya Rabbimize biatımız yükselecek: İlahi sen bütün bu yarattığın kainatın ve içindeki, yıldızların, gezegenlerin, 400 bin hayvan türünün bir o kadar bitkinin Halıkı olarak onlarla bizi nimetlendirensin. Rabbimiz sen en büyüksün diye biatımız yükselecek. Çok az kaldı. Türk’ün zilletten kurtulup yine hadim-i ilahiye makamına yükseldiği ilan edilecek.

      Ya teslim ya zillet. Seçim sizin.

      Osmanlı şerefli ve haysiyetli bir devlettir. Din ırk ayırımı yapamaz. Çünkü İslam manidir. Kürt düşmanlığı yapmaktan vaz geç. 20 Yüzyılda 2 mazlum kavim veya millet vardır. 1. Filistinliler 2. Kürtler. Çünkü onlar siyonizmin ve emperyalizmin tahriki ve ateşi altında. Bir büyük ahir zaman fitnesi olan Deccaliyet için kullanılmak isteniyor. Mossad’ın kurucusu bu işi 1931 yılından beri tezgahlıyor. İstiklal Harbi Kürt-Türk ittifakadır. Bu devam edecek. Bu ülke 20 yıl Türki anarşistlerin ateşiyle yandı. Nasıl? Kim o ateşi yaktıysa şimdi bu PKK ateşini yakıyor. 20. Yüzyılda bu topraklarda en muhteşem mitingler Mevlid için her yıl Diyarbakır’da düzenlenir. Selam olsun onlara. O Mevlid’in açtığı manevi atmosfer Türkiye’nin kurtuluşu olacak. Irkçılar beğenmese de. Ye'cüc ve Me'cüc tafisenin belini kıracak.

      Sil
    18. KARDEŞ SANA YARIN OKUYUP,CEVAP YAZACAĞIM İNŞAALLAH.HAYIRLI SABAHLAR..

      Sil
  18. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  19. selamün aleyküm kardeşler bir kaç konuya değinmek istiyorum

    Şuan çevremizde kendini tam gerçek müslüman sanan ama bazı bozuk inançları sebebiyle imanına leke bulaştırmış ve bu lekeyi asla kabul etmeyen,inatla direten uyarıları hiç dikkate almayan ACINACAK nasipsiz kardeşlerimiz var.Bu sorunlu inançlardan bazıları şöyle...

    1--Atatürk gibi islam dinine büyük zararlar vermiş bir insanı desteklemek

    2--Tarikat ehline sapık gözüyle bakıp, kendini doğru sananlar (rabıta şirktir,mürşide tapıyolar diyenler...ALLAH korusun)

    3--Ehli sünnet itikadına uygun olarak iman etmeyenler

    4--Tv'de ve basında kafiri öven dinle alay edenleri onaylamak ve takip etmek (Abdülaziz bayındır vs...)

    5--Dinin mübarek saydığı SAKAL, cami, kabe, çarşaf gibi şeylerle alay etmek diline dolamak.

    kardeşlerim bu gibi tehlikeli inançlar insanı ALLAH korusun kafir ölmeye kadar götürür. Yanlışlarımızda inat etmeyelim her günahın affı vardır. Vesselam

    YanıtlaSil
  20. Değerli Arkadaşlar... Fikirleri ifade etmeye sonuna kadar evet, ama üsluba dikkat etmek şartıyla... Bilhassa önümüzde ciddi badireler varken ehl-i imanın birbirine girmesi hoş değil... Ahirzamanın Deccal ve Süfyan gibi şahıslarının mahiyetlerini ilk başta Haremeyndeki zamanın kutbu dahi anlayamamıştır. Bu sebeple bu konularda durum müphem kalmaya devam edecektir. Bu hususlar nur-u imanın dikkati ile anlaşılabilir. Aynı hassasiyeti taşımayan kimselere bunu kabul ettirmek zordur.
    Benim tarzım kapalı kapıları yumruklamak değil, açık kapılardan gönüle girebilmektir. Bazen arkadaşların tartışma tarzı menfi çatışmaya dönüyor. Sonuç maalesef sıfır oluyor. Kim kimi ikna ediyor? Kimseyi... Bu ricamın sonuçsuz kalmaması dileğiyle...

    YanıtlaSil
  21. En'am suresi 108. ayet bizi bu konuda uyarmaktadır.

    YanıtlaSil
  22. Mahir Kaynak bir yazısında "Bu devlet secde etmek için 70 sene bekledi. Gerekirse bir 70 sene daha bekler" demiştir. Bu çok sırlı bir konudur. Buna dair Bediüzzaman önceleri inkılap yapıcılara çok şiddetli ifadeler kullanırken Emirdağ lahikasında yani hayatının sonlarına doğru inkılapların zamanın ilcaatıyla -yani zamanın zorlamasıyla- yapıldığını ve artık bunlara gerek kalmadığını ve yapılan tahribatın tamir edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu husus fıkıhta ikrah-ı mülci şartları altında değerlendirilmelidir. Bu konu iyi bilinmediği için bir kaç şahıs inkılap namına yaptığı işler sonuçta İngilizlere verilen tavizler bu devletin ömrünü uzatmış, Türkiyenin tarihe gömülmesine engel olmuştur. Bu işlerin müsebbipleri neye müstehaklar ise şimdi onun cezasını çekmektedirler. Onun için Bediüzzaman bu suçun cezasını CHP nin % 5 lik kısmına yüklemiştir.

    YanıtlaSil
  23. Arkadaşlar devlet ile rejimi birbirine karıştırmamalıdırlar. Devlet ebed müddet, ama islamiyete büyük zararlar vermiş olan rejim ise muvakkattır. Bir ara 1924 anayasası hakkında bir yazı yazmıştım. Orada bazı sorular sormuştum. Bazı kişilerin yaptıklarıyla devleti suçlayanlar kanaatimce doğru değildir. Kişilerin durumu da o kadar hafidir ki. zamanın kutb-u azamı bile önceleri anlayamamıştır. Önceleri hayır dua ederlerken sonra bedduaya geçmişlerdir.

    YanıtlaSil
  24. Bediüzzaman "En başta, en çok onunla alakadar ve en sonda ondan vazgeçecek adamların eline Risale-i Nur geçmesiyle" diye bir cümle kullanmıştır. Bu ifade çok mühimdir. Anlayan anlasın... Kahraman ordu dizginini onun elinden kurtarıyor ifadesi de çok manidardır.

    YanıtlaSil
  25. Ahirzamanın şerli şahıslarını tanımak nur-u imanın dikkatini gerektiren hususlardır. Batıni hususlar olduğundan aleni olmadığından bizce öyle kalması gerekir. Geçmiş geçmişte kalmıştır. Biz geçmiş ile oyalanırken önümüzdeki 6 ay içinde yeni sömürgeci batının uşakları ülkemizi kaos içine yuvarlamak isteyeceklerdir. Bunun için müslümanların birlik ve beraberlik içinde olması elzemdir. Hiç değilse dehşetli tehditlerin karşısında fikir ayrılıklarını arkaya atmalıyız.

    YanıtlaSil
  26. Bediüzzaman’dan Diyanet İşleri Başkanına Mektup
    Muhterem Ahmed Hamdi Efendi Hazretleri,

    Bir hadise-i ruhiyemi size beyan ediyorum: Çok zaman evvel zatınız ve sizin mesleğinizdeki hocaların, zarurete binaen ruhsata tâbi ve azîmet-i şer’iyeyi bırakan fikirler, benim fikrime muvafık gelmiyordu. Ben hem onlara, hem sana hiddet ederdim. “Neden azîmeti terk edip ruhsata tâbi oluyorlar?” diye, Risale-i Nur’u doğrudan doğruya sizlere göndermezdim. Fakat, üç dört sene evvel, yine şiddetli, kalbime, size tenkitkârâne bir teessüf geldi. Birden ihtar edildi ki:

    “Bu senin eski medrese arkadaşların olan başta Ahmed Hamdi gibi zatlar, dehşetli ve şiddetli bir tahribata karşı ‘ehvenüşşer’ düsturuyla, mümkün olduğu kadar bir derece bir kısım vazife-i ilmiyeyi mukaddesatın muhafazasına sarf edip tehlikeyi dörtten bire indirmeleri, onların mecburiyetle bazı noksanlarına ve kusurlarına inşaallah kefaret olur” diye kalbime şiddetli ihtar edildi.

    Ben dahi sizleri ve sizin gibilerini, o vakitten beri yine eski medrese kardeşlerim ve ders arkadaşlarım diye hakikî uhuvvet nazarıyla bakmaya başladım.

    YanıtlaSil
  27. Yani bu ulemau'su denilen hocalar böyle yapmakla tehlikeyi dörtten bire indirmişler. Yani takva ve azimet yolunu seçen hocalara ne kadar ihtiyaç varsa, ehvenüşşerri seçen hocalar da -kusur ve noksanlık olmakla birlikte- hikmeten bir vazife icra ederek süfyaniyet topuzu müslümanların başını büsbütün kırmasına engel olmuşlardır.

    Bu arada Selanikliler demek Sabataycı gizli yahudilerdir ki irtica şifresiyle islamı hor gören dışı müslüman görünen içi yahudi dininde olan münafıklardır. Bütün islamdışı icraatı o gizli yahudi ve gizli hristiyan gruplar yapmıştır.
    Bediüzzaman cemaat ve komitenin istibdadından bahsetmekle bunları kastetmiştir. Bu istibdatlar inşaallah artık sona ermiştir. Bu devlet nasıl bir islam devleti olarak kurulmuş sonra istibdat zehiriyle zehirlenmişse son vakitte de yine islam devleti olarak Mehdiye intikal edecektir. Zira son idareci emanetleri ona teslim ederek devleti de ona devredecektir.

    YanıtlaSil
  28. Türker Eraslan Kardeşimize

    Cenab-ı Allah, hak ve hakikati batıl ile fenayı gösterme tarzında Hz. Musa (a.s) ile Firavun'u birlikte anması seni teyid eder mi? Hayır.

    Deccal ve Mehdi mefhumları beyan edilmiş, ama şahısları sırrı-ı imtihan hakikatiyle müphem tutulmuş. İmtihan, 5 ile yıldızlı 10 alanın makamlarının tefriki için. Kaldı ki ben hiç şahıs adı vermem. Bediüzzaman kendisi hiç bir makamı ve taltifi, vazifesi gereği hiç kabul etmemiş ki, ben ona bir şey izafe edeyim. O sadece vazifesini yapmış. Hangi İslam büyüğü cennet için çalışmış. Sadece Mahbub-u Hakiki’nin rızasına mazhariyet için her türlü sıkıntıya göğüs germiş. En büyük musibetlerin Resul ve nebilere sonra evliya ve alimlere gelmesinin bir sırrı da budur. Bir yerde okumuştum Süfyan Mehdi'nin üzerinden hiç baskı ve zulmünü kaldırmayacak diye. Hz. Mesih'in vazifesini o kadar büyük zorluklar ve meşakketler ile yapacakmış ki, alnı çok çok sulu yani terli olacakmış. Niçin? Çok çalışıp yorulacağı, milyon kere milyon zahmetle karşılaşacağı için.

    Pek yazmam ama sana bir hediyem olsun. Hırıstiyan kaynakları da Mehdiye de yer vermiş. Ve onun ağzında, yani dilinde bir kılıç olarak tarif edip, hem deccali, hem ona tabi kralları (siyasileri), hem sapıkları yok edeceği anlatılır. Bu da Mehdi’nin Kur'an'ın icaz ve i'cazına, fesahet ve belagatına yaraşır Kur’an ve iman hakikatleri beyan ilmi yöntemleri tercih edeceğine bir işarettir.

    Mustafa kardeşimiz bir pot kırılmasın diye yazıp duruyor. Haklı. Sırrı imtihan ve hikmet-i ibham. Bu işin sırrı. Tabi arada sırada gel beni kaşı diyeni, fiskelemek lazım. O da işin kabuğu. Şahıslar değil hizmet-i Kur’aniyye ve imaniye esastır.

    Kissinger’in 15 gün önce çıkan son kitabını duydun değil mi? Şimdiki savaş batılı değerler ile (kendi gibi soytarıların tezgahladığı) radikal İslam arasında imiş. Bir de cemaat ve CIA’cı Graham Füller gibilerinin yutturmacası ve batılı olan ılımlı İslam işe yaramamış. Buna kızmış Kissinger. Onun için kendi planlarının uygulanacağını ima ediyor. Ortadoğu’daki son 4-6 yıldaki fitne ateşinin sırrı bu. Aşamaları da 1990 ve 11 Eylül. Sonuncusu ise Suriye ile başladı. Doğrusunu Allah bilir, ama va'di ilahi olduğu için sonucu bir söylesem 3 gün sevinçten sarhoş sarhoş dolaşırsın. (biliyorsun ama yaşamadığın için kastım)

    IŞİD ve kürt kartı ile bizi bataklığa çekip enerjimizi harcatıp yıpratmak istiyorlar. Ki dünyaya rahat rahat yeni nizamat vermek için. Tabi esas amaç İsrail’in güvenliği ve hakimiyeti. Seçimlere kadar gerilimi yükseltip köşede bekleyen İngiliz kullarına siyaseti teslim etmek istiyorlar. Her türlü melanet ve suikast olabilir. Tabi biizinllah beyhude çabalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim Abdurrahim,
      Hz.İsa a.s'ın başından sanki su damlar hadisi şerifi ni çok çalışmasına tevil etmişsin.

      Bizlerde hadis ilmi yoktur ki tevil edelim. Ancak yine de hadisi şerifteki bu durum, Hz.İsa'nın canı ile kanı ile muhafaza edilmesine bir delil de pek ala olabilir.

      Bir kişi sanki dondurulmuş gibi olsa ve sonra da uyandırılsa bu donma etkisi ile böyle bir su yoğuşması,damla damla olma görülebilir.

      Bu söylediğim kesinlikle tevil değildir sadece senin yaptığın tevile daha farklı bir açıdan bakılabileceğidir.

      Şu hadisi şeriflerde Hz.İsa a.s'ın çok çalışacağı ve bu yüzden ter içinde kalacağı anlaşılır mı?

      Başını eğdiği zaman su damlar, kaldırdığı zaman ondan inci gibi gümüş taneleri yuvarlanır."
      Müslim, “fiten” 110; Tirmizî, “fiten” 59.

      Başına su değmediği hâlde, sanki saçlarından su damlıyor gibidir.
      Ebû Dâvûd, “melâhim” 14; Ahmed b. Hanbel, II, 406, 437.

      Nasıl ki Mehdi a.s'ın alametlerinden birisi konuşmasında güçlük olacağı ve elini dizine ara sıra vuracağıdır.

      Buradaki su damlar gibi görüntüsü de Hz.İsa'nın a.s alametlerindendir.
      Allahualem.

      Sil
    2. Türker Kardeşimize

      Teviliniz doğru olabilir. Mecaza anlam vermek bakımından. O açıdan bir gerçeğin bir başka şeklide anlatımı olabilir.

      Ancak Bediüzzaman hayat mertebelerini 5’e ayırır. 1. Tabaka bizim hayatımız 2. Tabaka Hz. Hızır ve İlyas (a.s) hayatları 3. Tabaka Hz. İdris ve Hz. İsa (a.s) hayatları 4- Şehitlerin hayatları.5. Tabaka kabir ehlinin ruhani hayatları.

      3. tabaka hayatta olan ve göğe kaldırılan yani ref edilen iki peygamber beşeri ihtiyaçlardan sıyrılmış, melek gibi bir hayata girerek nurani bir letafete büründüklerini belirten Bediüzzaman nurani ama dünyevi bedenleriyle bulunduklarını anlatır. Vakti geldiğinde Hz.Cebrail’in (a.s) Dıhye hüviyetine bürünmesi gibi yeniden dünyevi cesediyle vazifesine başlayacağı anlatılır.

      Bu durumda nurani bedeni yeniden dünyevi hale büründürülüp gelecek. Hz. İsa’nın (a.s) ne yapacağı ana hatları ile bellidir. Ancak dinsiz felsefenin yol açtığı tahribatı ortadan kaldırılması ve ehl-i İslam’la birleşmesi çok zor ve yorucu bir vazife olacağına kinaye olarak terletecek bir vazifesi olacağı anlaşılabilir.

      Bir düşünün ABD veya Avrupa'ya gelse. Bu çapta deccalist hakimiyeti sona erdirmek hele ki dünyevi gücü ne kadar olacağı kestirilemeyen, bir rivayete göre Havarileri kadar bir grupla çalışacağı belirtilen Hz. Mesih'in (a.s.) işi oldukça zorlu ve meşakketli olması tabiidir. Yine de doğrusunu Allah bilir.

      Sil