.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

28 Ekim 2014 Salı

ÖNÜMÜZDEKİ ALTI AY

Mehmed Şevket Eygi

Mehmed Şevket Eygi

09 Ekim 2014 Perşembe

Uyanın Tedbir Alın… 
HER tarafın, her kesimin, devletin hesabı kitabı, planı, stratejisi, mekri var. ABD’nin, Rusyanın, AB’nin, İsrail’in, Suudî Arabistanın, İran’ın, Çinin ve Türkiyenin… 
Kripto Yahudilerin, Kripto Haçlıların, Sabataycıların, Pakradunilerin… 
İktidarın hesapları, muhalefetin hesapları… 
Dinî cemaatlerin… 
Masonların… 
Militan Kürtlerin hesapları… 
Peki hangisinin hesabı kitabı stratejisi başarıya ulaşacaktır? 
Hiçbirininki… Allahın takdiri/kaderi neyse o olacaktır. 
ABD’nin, İsrail’in tezgahladığı Büyük Ortadoğu Projesi İslam dünyasını kan ateş boğazlaşma içinde parçalamaya devam edecek ama sonunda o plan proje de çökecektir. 
Şeytanî şer güçleri dünyayı üçüncü bir genel savaşa sürüklüyor. Enkazın altında Müslümanların kalacağını sanıyorlar. Kendileri de kalacaktır, kendileri de yıkılacaktır… 
Çok uzağa gitmeye lüzum yok… Önümüzdeki altı ayın büyük ama çok büyük ve korkunç hadiseleri sahne olacağını sanıyorum. 
Sen kâhin misin? Hayır kâhin değil, muhamminim (tahmin edenim). 
Bayramdan birkaç gün önce, üç dört dostum bendenizi, bir güney doğu şehrimize iki günlük bir seyahate çağırmışlardı. Gitmedim… Onlar gittiler ve dönüşte hakkın varmış dediler. 
Yukarıda altı ay içinde demiştim… 
Neler olacakmış? 
Kâhin değilim… Neler olacağını bilemem ama çok acayip işler olabilir. 
Goeben=Yavuz zırhlısının 1914’te Sivastopolu vurması… 
Kobanideki savaş yüzünden bazı doğu ve güneydoğu şehirlerimizde, İstanbulda olup bitenleri görüyorsunuz. 
Çarpışmalar, bombalar, Molotof kokteylleri, ölenler, yaralananlar… Sokağa çıkma yasakları… 
Türkiyemiz bir tuzağın içine çekilmek isteniyor. 
Ya Rabbi ne korkunç, ne şeytanî hesaplar… 
İslam ve iman kardeşliğini yıktılar, Türkiyenin parçalanmasına yol açtılar. 
Türkiye yüzde 99 olmasa bile çoğunluk itibarıyla Müslüman bir ülkedir. Ümmet birliği olsaydı, iman kardeşliği olsaydı bugünkü duruma düşer miydik? 
Müslüman halkı dünyevileştirdiler, sonunda büyük bir çözülme, gevşeme ve yabancılaşma oluştu. 
Merhum Üstad Necib Fazıl ne demişti: Biz uzun yıllar boyunca küfür buzulunu hohlalaya hohlaya erittik ama sonunda korkunç bir çamur deryası içinde kaldık. 
Olup bitenlerle, olacaklarla zinanın, ribanın, iffetsizliğin, namazı terk etmenin, rüşvetin, haram kara servetlerin, şeytanî yüksek binaların, açıkta utanmadan arlanmadan işlenen büyük günahların alakası vardır. 
Ayasofya ve bugünkü vahim hadiseler… Bunların arasında bir bağ var mıdır? Elbette vardır. 
Doksan yıldır bu memlekette ne zulümler edildi… Biz hatırlamasak bile nice ahlar var. Önümüzdeki aylarda o ahların nasıl yakacağını göreceğiz. 
Bunca şirk, küfür, nifak ve günah… Bunca azgınlık… Bunca ah birikimi… Bunlar büyük çalkantılara, âfetlere, azaplara sebep olur. 
Kurtuluş yok mu bunlardan? 
Hiç olmaz olur mu? Ölümden başka her derdin devası vardır. 
İşlenmiş kötülükler bilinecek, kabul edilecek, bunlardan pişman olunacak ve tevbe edilecek. 
Bunların telafisi için ne yapmak gerekirse yapılacak. 
Mesela Ayasofya tekrar Müslümanlara iade edilecek. 
Azgınlıklar, yüzde yüz kaldırılamasa da frenlenecek. 
Mü’minler kardeş olacak ve bu kardeşliğin bütün icaplarını yerine getirecek. 
Bir İmam-ı Kebir’e biat ve itaat edilecek. 
Ahlaksızlıkla, iffetsizlikle, haram yeme ile mücadele edilecek. 
Emr-i mâruf ve nehy-i münker yapılacak. 
Ortadoğu, içi ateş dolu bir uçurumun kenarında, bizim param parça bölük pörçük Müslümanlar, İslamcılar ne yapıyor? 
Birleşmek için bir adım atan, bir parmağını kaldıran var mı? 
Tashih-i itikad seferberliği var mı? 
Beş vakit namaz konusunda yurt genelinde bir kampanya var mı? 
Kur’ana, Sünnete, Şeriata, İslam ahlakına yöneliş var mı? 
On kadar icazetli alimin, fakihin, şeyhin Müslümanları uyandırmak ve toparlamak için yayınladıkları bir beyanname var mı? 
Bu yazımı okuyacak kardeşlerime acizane ve naçizane bazı tavsiyelerim olacak: 
1. Az da olsa mutlaka sadaka versinler. 
2. Namazlarını aksatmasınlar. 
3. Can u gönülden ihlasla dua etsinler. 
4. Tûl-i emellerini, dünya hırslarını frenlesinler. 
5. Kesinlikle israf etmesinler. 
6. Doğalgaz kesilmesi ihtimaline karşı hazırlıklı olsunlar, tedbir alsınlar. 
7. En az bir haftalık su ve erzak depolasınlar. 
Perşembenin gelişi çarşambadan belli olurmuş… Dedikoduları, magazin edebiyatını bırakalım ve önümüzdeki altı ay içindeki perşembelerini sezmeye çalışalım. 
Ne acayip günler yaşıyoruz! 
Diyarbakırda altı katlı binanın terasındaki keçi aşağıya atlamış ve bir çocukcağızı öldürmüş. Tarih boyunca böyle bir kaza olmuş mu? 
Umraniyede bir AVM inşaatının temeli kazılırken dinamit patlatılmış ve gökten taş yağmış. 
Fuhuş, müstehcenlik, azgınlığın, ahlaksızlığın her türlüsü. 
Milyonlarca çocuğumuz bonzai tehdidi altında. Devlet, aileler ve okullar bunu niçin önleyemiyor? 
İnşaallah fazla kötülük olmaz. İnşallah Türkiye kendini ıslah eder de azaba uğramaz. 
Siz yine tedbirli olun, hazırlıklı olun. 
Ayasofyayı hiç unutmayın, Fatih Sultan Mehmed’in lanet şartlı vakfiyesini hiç unutmayın. İskilipli Âtıf efendinin feryadını duymuyor musunuz? O Ankarada bir sabah ezanı okunurken sehpaya çıkartılıp asılmıştı. 
Osmanlı şerbetçisi tatlı su Müslümanları, uyanın uyanın artık? 
Hakiki İslam hocalarının, ulemasının, meşayihinin ellerinden öperim ama din baronlarına bağırabildiğim kadar uyanın uyanın diyorum. 
Ben kim mi oluyorum?.. 
Biçare bir feryatçı… 


ÖNEMLİ TAVSİYELERİM

Mehmed Şevket Eygi

27 Ekim 2014 Pazartesi 

Muhterem dostum… Selam ve hürmetten sonra… Bu yazımı okumanı tavsiye ediyorum. Okuduktan sonra düşün, aklın keserse tekliflerimi hayata geçir. Bu yazdıklarım beş altı ay sonrası için geçerlidir ve çok önemlidir.
1. Toplumda anarşi ve kaos başlarsa, yağmacılara karşı tedbirli ol. Kapını sağlamlaştır.
2. Bir haftalık veya on günlük (daha fazla için de olabilir) yiyecek stoğu yap. (Soğan ve sarımsağı ihmal etmeyin. Her ikisi de tabiî ilaçtır.)
3. On günlük su (içme ve kullanma suyu) stoğu.
4. Soğuk kış aylarında doğal gaz kesilirse soba ve odun kömür.
5. Elektrik kesilmelerine karşı mum, gazyağı lambası vs.
6. İlk yardım için tıbbî malzeme, aspirin, Çin Yağı, romaren=biberiye, lavanta yağı gibi birkaç temel ilaç.
7. İstanbul’dan yazlığına veya köyüne intikal edebilmek için plan ve program yap.
8. Bir kenara bir ay yetecek para koymaya çalış.
9. Yaşadığın mahallede, apartmanda aklı başında kimselerle toplanıp gerekli kararları alın.
10. Mânevi tedbir: Allah rızası için, gücün nispetinde sadaka ver. Allah için ihlasla verilen az sadaka çok belayı def’eder.
11. Bildiğin duaları oku, bilmediklerini öğren.
12. Allahtan korunma ve yardım iste.
13. Azgınlıklardan, beyinsizliklerden, büyük günahları açıkta ve açıkça işlemekten uzak dur.
14. Haram gelirler, servetler belaları, azapları, uğursuzlukları çeker. Onlardan arınmaya çalış.
15. Henüz namaz kılmıyorsan beş vakti kılmaya niyet et ve başla.
16. Hiç olmazsa arada bir camiye, cemaate git. (Arkasında kılınan namazların makbul olacağı sanılan salih imamlar ara, onların camiine git.)
17. Sakın beddua etme, başta kendin olmak üzere herkesin ıslahı için dua et.
18. Dilini gıybet, nemime=laf taşımak, iftira, yalan gibi kötülüklerden koru.
19. Her türlü israftan, hele aziz ekmeği çöpe atmaktan uzak dur.
20. Hayvanlara ve bitkilere merhamet et. Sakın onlara zarar verme, acısını çok acı çekersin.
21. Nefs-i emmâreni, en azından nefs-i levvame derecesine çıkartmaya çalış.
22. Medyadaki müstehcen fuhuş yayınlarını okuma, seyr etme.
23. Zinadan, göz zinasından uzak dur.
24. Ribadan bucak bucak kaç.
25. Mü’min kardeşlerini sev, onlara acı, onlara yardımcı ol, onlara güler yüz göster.
26. Eski günahlarına tevbe et, pişman ol.
27. Her sabah ve akşam üçer kere besmele duası oku. (Bismillahirrahmanirrahim… Bismillahi hayril esma… Bismillahillezi lâ yadurru şey’un fil ard ves sema ve hüves Semiül Alîm…) Bunu sakın ihmal etme. Can simididir.
28. İtikadını tashih et. Mezhepsizlikten, Mutezileden, mürcieden, mücessimeden, müşebbiheden, Necdîlikten, dinde reformculuktan, dinde yenilikten, dinde değişimden, Fazlarruhmancılıktan, BOP’çuluktan, light ve ılımlı İslamdan, her türlü İslamcılıktan, İslam Protestanlığından, cemaat holiganlığından uzak dur.
29. Evine, matbaa baskısı da olsa sanatlı bir Hilye levhası as. Hayırlara ve korunmaya vesile olur.
30. Kapına Yâ Mâlike’l-mülk yazılı bir hat as.
Muhterem dostum!.. Sana esenlikler, sıhhat afiyet selamet korunma diliyorum. Lütfen bu fakire de dua buyurunuz.
Allahın hıfzına ve yardımına nail olmak için gereken sebep ve vesilelere yapışalım.
Ey Ekremülekremîn ve Erhamürrahimîn olan Rabbimiz!.. Biz günahkâr, âciz, gafil mü’min kullarını âhir zaman fitnelerinden koru…


Not: Üstad Mehmed  Şevket EYGİ'nin iki yazısını uyarı açısından önemli gördük. Yayınlıyoruz.  


58 yorum:

  1. Bizim manevi derslerimizin mottosu HAYATTA VE AYAKTA KALMAK 'tır. Bu açıdan Mehmed Şevket Eygi üstadın uyarılarını kaale almak zorundayız. Yoksa gelecek selden hepimiz çok zarar göreceğiz.
    Diğer yandan Üstad Bediüzzaman dahi risalelerde "Çabuk adalet-i ilahiye namına mahkemeler açılmazsa ye'cüc ve me'cüclere teslim-i silah edilecek" diye yazmış. İşte bu dehşetli anarşist yağmacılara karşı evlerimizi dahi koruyamaz hale düşebiliriz.
    Evet önümüzdeki dehşetli tehlike bu: Terörist yağmacılara karşı devlet teslim olursa herkesin hali duman....
    Evliyaullah 3 aylık bir tertip karanlık döneminden haber vermiş. Diğer yandan inşaallah Davud Golyatı savaş içinde devirecek diye ümidimiz var. Şimdilik gizli tehlike; birinin Davudu kıskanması ve onun başarılı olmasını istememesidir. Bunu şimdilik açık edemiyoruz. İnşaallah korktuğumuz olmaz. Yoksa kendi kaybedecek.

    YanıtlaSil
  2. Blogumuzda 10 Haziran 2013 Pazartesigünü yayınlanmış olan yazımız:

    HAYATTA VE AYAKTA KALMAK İÇİN EVLİYAULLAHTAN TAVSİYELER
    Bir kardeşimize verilen meşhudat derslerinde savaşta aç kalındığı zaman kurumuş nehir yatağının bir karış kadar kazılması ve kuma gömülmüş olan balıkların çiğ olarak yenilmesi konusunu yazmıştık. Bu ders kendi başına tuhaf olarak algılanabilir. Ancak bunun örneklerini belgesellerde gördük. Nehir yataklarında balıklar sular çekilince kuma gömülmekte ve bir sonraki yağmurlara kadar beklemektedir.


    Önce Abdülsamed Yüksel beyin Esad COŞAN hocamızdan nakli, sonra Akşemseddin Hazretlerinin ebegümeci ile ilgili hikayesi, en nihayet Nazım Kıbrısi’nin savaşta büyük şehirlerin terk edilmesi, üç günlük dahi olsa gıda stoku yapılması gerektiği uyarıları bu tavsiyenin boş ve hayali olmadığına dair bize kanaat vermiştir.

    Onyedinci Hilal blog sitesinde Abdülsamed Yüksel bey merhum Esad COŞAN’dan naklen: 1990 lı yıllarda rahmetli Esad hocamız -doğu tarafından bir gün olabilecek- bir saldırı durumunda ülkemizi korumak için, araba kullanmayı öğrenmeli, ata binmesini öğrenmeli, su kuyusu bulundurmalı yada depo-erzak -kuru olarak- hazır etmeli demiştir....

    Bundan başka Akşemseddin hazretlerinden aşağıdaki menkıbe nakledilmektedir:

    Şeyh Akşemseddin, İstanbul’un fethinden önce, ebegümeci ismi verilen bir bitkinin tohumunu, talebelerine ve kendisini sevenlere çok miktarda toplattırdı. Fetihten sonra o tohumları etrafa serpti. Bunun hikmetini soranlara; “Kıyamete yakın kanlı büyük bir savaş olsa gerek; o savaş sırasında kıtlık ve kuraklık olur.

    O senelerde ot, buğday, arpa gibi şeyler yetişmez, Ebegümeci otu ise, karanlıkta yetişir. O kıtlığa karşı hazırlıklı olmak için Ebegümeci tohumunu çok miktarda saklamıştım. İstanbul’un fethinde, kardeşim Hızır aleyhisselâma kıtlığın ne zaman olacağını sorduğumda; “o kıtlığa siz erişemezsiniz” dedi. Ondan dolayı da o tohumları serptim” dedi.

    Buradaki ince nokta şudur ki: tahminen o savaşta duman vesair toz bulutu güneşe perde olacak. Bu nedenle ebegümeci hariç diğer bitkiler yeterli güneş ışığı alamadıklarından yetişemeyecek.

    Nazım Kıbrısi’nin bu konudaki tavsiyeleri halen internette yaygın olarak yayınlanmaktadır. Üstadın şehirleri terk edin, köyünüze gidin, gıda stoklayın tavsiyelerini diğer zatların ifadeleriyle birlikte düşünürsek bu kadar zevat boş ve hayali konuşmaz diyoruz.

    Bu konuda görülen salih rüyaları burada anlatmayacağız. Ama size tavsiyem böyle bir durumda nohut en uygun bir gıdadır. Zira ateş, elektrik, gaz olmadığı zaman nohutu ıslatıp yiyebilirsiniz.

    Eskiden Anadolu’da evlerde duvarda bir adet kılları yolunmuş posteki asılı dururmuş. Bir kıtlık olduğunda postekiden parçalar kesilip kaynatılırmış. Posteki çorbası zamanında bir çok insanın hayatını idame ettirmesine sebep olmuştur.

    Yine de bu konuyu evliyaullahın tavsiyeleri canibinden değerlendiriyoruz. Yoksa yabancı ülkelerde zaman zaman örnekleri göründüğü gibi kıyamet saplantısı içine girip, yeraltında sığınak inşa edip oraya saklananların tarzını uygun bulmuyoruz. O durum psikolojik bir hastalıktır. Bizim tavsiyemiz muhtemel bir savaş halinde hayatta ve ayakta kalmak için bir tavsiyedir, o kadar…

    Gaybi Haberler

    YanıtlaSil
  3. Kur’an - ı Kerim deki hz. Yusuf kissasindan yola cikan Mısırlı bir bilim adamı yaptığı arastirmalarda 14 yil basagiyla birlikte saklanan bugdayin tekrar cimlenip basak verebilme kabiliyetini korudugunu keşfetti. Yani basagiyla birlikte buğday stogu yapilmali ama bunu biz sahis olarak yapamayız. Devlet eliyle yapilmali ama nerdee..... Kuru iklim kusaklarinda yasayanlarimiza bulgur, tarhana, kurutulmuş sebze gibi şeyleri tavsiye ederim. Bunlar 1-2 yil dayanabilir. Bahcede kuyu kazilmasi yine evliyaullahin tavsiyesi. Sehir sebekelerinde sular zehirlenebilir. Bunlarla ek olarak, belki de en önemlisi, silah bulundurulmasi tavsiye ediliyor. Namusu koruma ve yağmaya karsi...

    YanıtlaSil
  4. HDP'den yeni bir ''sokağa çıkın'' çağrısı daha
    HDP, Kobani için 1 Kasım'da düzenlenecek küresel eyleme destek çağrısı yaptı.

    Açıklamada, "direnişin başından beri Kobane'ye desteğini sunan halklarımızı, 1 Kasım'da bir kez daha sokağa çıkarak küresel eyleme güç vermeye çağırıyoruz" ifadesini kullanıldı.

    YanıtlaSil
  5. 3 Kasım 2014 günü Akparti 12. yılını doldurmuş olacak. Bundan sonra Akparti için kritik bir zaman süreci başlıyor. Hafızası güçlü olanlar blogda yayınlanan yazı ve mesajları hatırlasın.
    Mahir Kaynak'ın 3 dönem için iktidara geleceği bilgisi, Meşayihın 12 yıl ile ilgili keşifleri önümüzdeki kritik süreci haber veriyor.

    YanıtlaSil
  6. KCK cuntasının darbe planı karaya vurdu
    Kurtuluş Tayiz dostumuzun Akşam gazetesindeki dünkü yazısının üzerinde herkes dikkatle durmalıdır.
    Hele şu son paragrafı: '6-7 Ekim olaylarının ardından gelişen süreçte KCK ve HDP içinde de cuntacı bir ekibin olduğu gün yüzüne çıktı. Aysel Tuğluk'un seçilmiş hükümeti devirmek için yaptığı açık çağrı, bunu net olarak ifade ediyor. Kürt meselesinin, Kobani'nin, çözüm sürecinin zorluklarının arkasına sığınan bu ekip, her fırsatta, devletin ve toplumun dönüşümünü engellemeye, bunun için gerektiğinde Kürt siyasetini Türkiye'deki darbeci güçlerle ortak zeminde, ortak hareket ettirmeye çalışmaktadır. Devlet içinde karşılığı bulunan bu cuntacı ekip gücünü kaybetmeden, etkisizleştirilmeden, açığa çıkarılmadan çözüm sürecinin başarıya ulaşması ve Türkiye'nin demokratik dönüşümünü tamamlaması zor görünüyor. '
    Bu ifadeleri Çandargillerin 17 Aralık darbe teşebbüsünden beri 'Çok kötü şeyler olacak' veya 'İç savaşın kanlı cehenneminden geçmeden...' yazılarıyla veya açık seçik şekilde 'darbe' vurgusu yaptıkları söyleşileriyle birlikte okursanız durumun vahametini daha bir fehmedersiniz.
    Bir de Öcalan'ın Kobani üzerinden tasarlanan darbeye ve Kandil'e vurgu yaptığını aklınıza düşürürseniz olup biteni görmekte zorluk çekmezsiniz.
    Uzun lafın kısası, 'KCK cuntası' devletteki 'darbeci' işbirlikçilerini arıyor.
    Soru şudur: Bu işbirlikçiler bu sefer de 'paralelcilerin' yıllar yılı özenle yerleştirdikleri 'elemanlar' mı olacak? Şimdilik sormakla iktifa edelim.
    Kurtuluş Tayiz dostumuz perspektifi sağlam, analizleri güçlü ve öngörüleri sağlamdır.
    Taraf'ta yazdığı yıllarda Çandargiller yazılarından sıklıkla iktibas eder ve ondan sitayişle bahsederlerdi.
    Ne zamanki 'yeni gladyo'yu deşifre eden yazılar dercetti, Çandargiller acayip rahatsız oldular.
    Gerçekten de Kurtuluş'un öngörüleri çok sağlamdır. Mesela, Selahattin Demirtaş'ın 6-7 Ekim olaylarını başlatan çağrısını ve o tuhaf hallerine muttali olduğumda hiç şaşırmamıştım.
    Zira Kurtuluş'la yaptığımız uzun telefon görüşmelerinde aylar öncesinden 'mübareğin' tavrını 'hikaye' etmişti.
    Eminim bizim arkadaşlar da Ergun Babahan'ın çiçeği burnunda 'paralelçi yayın organında' baş yazar olmasına şaşmamışlardır.
    Çünkü 'Bu kupa Amerika'ya girsin' dediğinde, 'Bu adamı Zaman'a köşe yazarı yapmazlarsa hiç şaşmam' demiştim.
    Azıcık yanıldım. Belki işin içine kupanın kulpunu da katacak şekilde edepsizleşseydi onda yanılmayacaktım.
    Neyse, sağlık olsun, biz dönelim konumuza.
    Kurtuluş Tayiz dostumuzun 'Bu da KCK cuntası' başlıklı dünkü yazısındaki Aysel Tuğluk vurgusu üzerinde biraz duralım. (Bu bağlamda Özlem Albayrak'ın dünkü yazısını da okumanızı öneririm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazının devamı:

      Hatırlar mısınız bilmem, Öcalan'ın 'barış süreci' üzerine kaleme aldığı mektupta, 'Bugün Türk halkı bilmeli ki, Kürtlerle bin yıldır İslam bayrağı altındaki ortak yaşamları kardeşlik ve dayanışma hukukuna dayanmaktadır...' ifadesindeki 'İslam' vurgusunu Çandargilleri rahatsız etmişti de yine bu Aysel Tuğluk, 'Bölgede tarikatlar, radikal dinci gruplar oluşmamışsa, PKK sayesindedir. PKK laikliğin güvencesidir...' demişti.
      Kurtuluş Tayiz dostumuz da daha 6-7 Ekim olaylarının yarası soğumadan HDP'nin 1 Kasım'da sokağa çıkma çağrısının ne anlama geldiğini sorguladığı dünkü yazısında Aysel Tuğluk'un şu ifadelerine yer vermişti 'AKP kesin bir şekilde partner olmaktan çıkmıştır (...) süreç konusunda devletin geleceğini düşünenler ve seküler güçler hızla sorumluluk almalıdır.'
      Kurtuluş, Aysel Tuğluk'tan başka örnekler de iktibas etmiş ama bence 'KCK cuntası'nın darbe planının karaya vurduğunun ifadesi mesabesindeki mahut söz bile tek başına yeterli.
      İyisi mi biz lafı daha fazla uzatmadan Akşam yazarının şu can alıcı sorularıyla yazımızı nihayete erdirelim: 'Aysel Tuğluk, açıkça darbe çağrısı yapıyor. Hem de darbe için kendilerinin çoktan harekete geçtiğini de ele vererek. O halde KCK ve HDP, şu soruların yanıtını vermek zorunda. HÜDA-PAR'a bunun için mi saldırıldı? Onlarca sivil, darbe ortamı yaratmak için mi katledildi? Çarşı iznine, alışverişe çıkan askerleri infial yaratacak şekilde öldürmenin amacı bu muydu? Çözüm sürecine olan toplumsal desteği kırmak için mi? Bu vahşi cinayetler askeri yeniden sahaya çıkarmak için mi işlendi? Halkı yeniden sokağa çağırmanızın amacı kaos ve çatışma yaratmak mı? İç savaş çıkararak hükümetten kurtulmak mı istiyorsunuz? Hükümeti devirmek için darbe çağrısı yapanlar, aslında kendi eylemlerinin amacının da darbe olduğunu açıkça itiraf etmiş olmuyor mu?..'
      http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/SalihTuna/kck-cuntasinin-darbe-plani-karaya-vurdu/56713

      Sil
    2. http://www.aksam.com.tr/yazarlar/bu-da-kck-cuntasi/haber-350115

      Kurtuluş Tayiz'in Akşam gazetesindeki yazısı...

      BU DA KCK CUNTASI

      Sil
  7. Ergün DİLER / “Yok daha neler” başlıklı yazıdan alıntı…..
    Balkanlar'a açılmadan önce çok özel bir dostumla görüştüm! Çok uzaklarda olan dostumun en büyük özelliği, küçük mavi bilye olan DÜNYADAKİ iletişimleri çok iyi takip etmesiydi! Bilirdi! Birçok şey bir şekilde önüne düşerdi! Çevresi çok genişti! Çok iyi takip ederdi! Öyle şeyler söyledi ki şaşırıp kaldım!
    Birçoğu inanılacak iddialar değildi!
    Ama bunlar için kafa patlatan DEVLETLER, İSTİHBARAT örgütleri vardı!
    Cevaplar beni resmen salladı! Hatta "Yazmamak daha iyi!" diye düşündüm! Ama konuşulanlara sırt çevirmenin bir faydası yoktu! Bizim dışımızda ne dolaplar döndüğünü bilmeliydik! Zaten karşımdaki dostumdu!
    Ne biliyorsa onu paylaşıyordu!
    Memleketin iyiliği için!
    Siz ne düşüneceksiniz bakalım!
    İşte o ilginç sohbet!
    HDP, Selahattin Demirtaş sokağa çıkın çağrısı yaptı! Sokaklar karıştı! Neler oluyor?
    Kürt açılımı çok önemli ve riskli bir süreçti! Hükümeti daha da yıpratacaklar!
    Kim, nasıl ve neden?
    Bu barışın gelmesi istenmiyor!
    İstemeyenleri sen yazıyorsun zaten!
    Konuştuğum çok önemli bir KÜRT "Apo'nun örgüt üzerinde eskisi gibi etkisi yok artık!" dedi!
    Ne yani, Öcalan'ı dinlemiyorlar mı?
    ............ isimli KÜRT aynen şunu söyledi: "Bir yere kadar Apo ile gideriz! Sonrası yok!"
    Başka itirazı olanlar var mı?
    Cemil Bayık artık çok önemli! O da Öcalan'a sırtını döndü! Bunu da sinsice yapıyor!
    Nasıl?
    Ankara'nın Öcalan'ı yönlendirdiği dedikodusu çıkarılıyor ve herkesi etkilemeye çalışıyorlar! Kabul etmek gerekir ki, bir grup buna inanmış durumda!
    Ben başka dedikodular da duydum! Bunlarla vakit kaybedilmez ki?
    Yok, benim adam sağlam! Bunlar gerçek ve ötesi! Daha da var! Propaganda bu kadarla da sınırlı değil!
    Daha ne var ki?
    Kandil, Türkiye'deki Kürtler ile Suriye'deki Kürtler'in IŞİD ile boğulacağını söylüyor! Tehlikenin IŞİD olduğu yayılıyor!
    IŞİD'i Ankara'ya mı yıktılar şimdi de?
    Elbette! Bu sadece Kandil'de konuşulmuyor! "Operasyon buradan gelsin" diye uğraşan çok isim var!
    Nasıl yani? Anlamadım!
    ABD ile İngiliz basını son günlerde Türkiye ve Katar'ı yan yana getirip "IŞİD'i bunlar destekliyor!" diye manşet atıyor!
    Suud parasını da işin içine katarak!
    Bunları çok duyduk!
    Duyduk ama Bağdadi'nin Ankara tarafından desteklendiğini ortaya çıkarmak için Hollywood tarzında bir operasyonun hazırlığı var! Öyle bir şey yapacaklar ki Ankara sesini ne kadar gür çıkarırsa çıkarsın gerçeği duyuramayacak!
    Amaçları bu! Çok adam bu iş için gece gündüz çalışıyor! Bakalım ne yapacaklar!
    Yakında görürüz!
    Ne yapabilirler ki?
    Kabul edelim ki 30 yıldır Türk askerinin yapmadığını, yapamadığını IŞİD bir ayda yaptı! Dünya basını yazmıyor ama Kürtler cepheden kaçıyor! Kimse IŞİD'in karşısına çıkmak istemiyor! Bu gücü Ankara'ya bağlayacaklar! Uluslararası bir grup bu proje üzerinde çalışıyor! Film tadında bir şeyle gelme ihtimalleri yüksek!

    YanıtlaSil
  8. Yazının devamı:
    Dünya bu filme inanacak öyle mi?
    Kendi aralarında anlaşma tamamlanmış değil!
    İttifak vardı hani?
    Amerika'daki küresel 3 petrol şirketi VETO hakkını kullandı! Bu projeye "Hayır" dedi! Ayrıca çok ilginç bir şey daha söylemek istiyorum!
    Lütfen!
    İngiltere'de faaliyet gösteren ve merkezi LONDRA olan iki finans devi de "Bu kadar da değil!" diyerek "DURUN!" dedi!
    E güzel! Ya diğerleri!
    İşte sorun onlarda!
    Yani?
    Yakında "DİKTATÖRÜ YIKIN!" kampanyası başlayacak! Abdülhamit Han'a yapılanın aynısı kapının önünde!
    Gelecekler!
    Alıştık artık bunlara! Gelecekleri varsa görecekleri de var!
    Tamam ama bu kez farklı olacak!
    Ne farkıymış bu?
    İçeriden Amerika'ya, Almanya'ya ve Fransa'ya çok değişik bilgiler akmaya başladı!
    Nedir bunlar?
    İçeride bir ekip, uzun zamandır üzerinde çalışıyor!
    Öldürme insanı!
    Dışarıya giden ve belge olduğu iddia edilen ikinci senaryo çok daha garip!
    Çatlattın inan!
    AK Parti'nin Kemal Bey ile Devlet Bey'i desteklediği ve ayakta tuttuğu iddiası var!
    Saydığım bu ülkelere giden ve özenle hazırlanan çalışmalar var! Bu kez muhalefet de hedefte! Fark bu!
    Kobani'deki ittifak en büyük "delil" olmuş!
    Dedikleri bu! CHP ile MHP içindeki küçük bir grubun bunu bildiği ve rahatsız olduğu konuşuluyor! Kaşınacak olan yer burası!
    Sana da garip geldiğini biliyorum! Ama bu gerçek! Ve üzerinde çalışılıyor!
    Peki, Kürt açılımı ve barış süreci ne olacak o zaman?
    Durması isteniyor! Ama dahası var!
    Ne?
    Kürtler'de SİVİL İTAATSİZLİK başlayacak! Hazırlıklar tamam! Hükümeti vurmak için en iyi yollardan biri olarak bu görülüyor! Barışın gelemeyeceği böyle ortaya konulacak! Beraberinde "DİKTATÖRÜ YIKIN" projesini de getirecek ve kaşıyacak! Muhalefetin, AK Parti'ye iktidarı boyunca hiç hamle yapmadığı delil olarak masalarında! İster inan ister inanma! Ama muhalefet hedefte! Görev alan çok önemli siyasi analizciler var! "İnandırıcılık artsın!" diye sanırım!
    Çok ilginç gerçekten!
    Bu kadar da değil!
    Dahası ne ki?
    Ankara'ya sıkı bir ders vermek isteyenler var! Hepsi şimdi el ele!
    Almanya, "PKK'nın hamiliğini yaptım bunca yıl! Bana sormadan barış olmaz!" diyor! Erdoğan'ın söylemleri alışılmış formatın dışında! Küresel şirketler bu nedenle inanılmaz grupları birleştirmiş durumda!
    IŞİD de bu değil mi zaten?
    Zaten bu adamlar Ay'dan gelmedi!
    Saddam zamanında ENSARİ hareketi vardı! Ebu Seyyaf El Ensari isimli biri IŞİD lideri Ebu Bekir El Bağdadi'ye bağlılığını bildirdi! Bu kadar da değil üstelik! "İnananların hükümdarı (Bağdadi) düşmanı ezmede kılıcı olmamızı isterse bundan geri durmayacağız" da dedi. Bir de yemin edildi üstelik! Tek bir kişi bile kalmayıncaya kadar "SAVAŞ" denildi!
    Yani?
    Birileri bütün oluşumların arkasına ANKARA'yı koymanın hesabı içinde!
    Dikkatli olmamız gereken bir dalga için hazırlıkları var! Bilelim ki doğru olanı yapalım! Düne kadar hatamız BİLGİSİZLİĞİMİZDİ! Unutmayalım ki Türkiye'nin büyümesini fayda olarak görenler de var! Geleceği Ankara'da bulanlar da dengeyi bozabilecek güçler!
    Yalnız değiliz! Ama içerisi çok tehlikeli!
    Dışarıya öyle bilgileri gönderiyorlar ki DOĞRULUĞU YANLIŞLIĞI hiç önemli değil! Kaynağın Türkiye olmasına bakılıyor! Bunları DOĞRU olarak kabul edip gelecekler! Daha kapsamlı olması için bazı merkezlerde MASALAR kurulmuş durumda! Doğu'daki gençler ile
    BATI'dakiler en önemli silahları!

    http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2014/11/03/yok-daha-neler

    YanıtlaSil
  9. Üstad Mehmed Şevket EYGİ yeni bir yazı yazmış:

    Beş Altı Yedi Ay Sonrasına Hazırlanalım
    Mehmed Şevket Eygi

    İNŞAALLAH korktuklarım gerçekleşmez diyerek başlıyorum.
    Beş altı yedi ay sonra çok vahim, çok olağanüstü hadiseler olabilir. (Olacak demedim, olabilir dedim.)
    Bu hadiseler Türkiye’ye, çoğunluğu oluşturan Müslümanlara çok büyük zararlar verebilir, büyük sarsıntılar olabilir.
    İhtilaller, iğtişaşlar, fitneler, fesatlar, kıtaller, kaht ü gala, acılar, sıkıntılar…
    Ülkemizin güneydoğusunda kurtarılmış bölgeler oluşturulmuştur.
    Bazı şehirler terörün kontrolüne girmiştir.
    Hadiseler, dünyanın en büyük Kürt nüfusuna sahip İstanbula sıçrayabilir, sıçratılabilir.
    Kötülükleri genellikle tek kimlikli Müslüman Kürtler yapmaz.
    İki kimlikli, dıştan Kürt görünen içten Yahudi veya Haçlı olan kriptolar ve onların aldattıkları, peşlerine taktıkları yapar.
    Ülkenin yıkılmasını ve perişan olmasını istemeyen Müslümanlar vazifelerini ve üzerlerine düşen hizmetleri yapmazlarsa enkazın altında kalacaklardır.
    Müslümanlar şu anda üzerlerine düşen vazife ve hizmetleri yapıyorlar mı?.. Maalesef yapmıyorlar.
    Bu vazife ve hizmetleri yapma imkanı, hürriyeti, fırsatı var mıdır? Vardır.
    Bu vazife ve hizmetler nelerdir?


    Yazının devamını okuyunuz:
    http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Bes_Alti_Yedi_Ay_Sonrasina_Hazirlanalim/22154#.VF4VoPmsXoE

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu fitneler,savaşlardan ülkemize sıçramadan ibret almak lazımdır diye düşünüyorum.Müslümanlar arası zahiren birlik şart.Kalben müslüman olana buğz eden,ayrılık yaşayan zaten müslümanlığını sorgulamalıdır.Zahiri birlik ise kolay bir mevzu değildir.Hangi imama biat edilecek ? Şu an öyle bir imam var mı ? veya yazıyı yazanın bir imama biatı var mı ?şuan bir parti veya şahsın arkasında manevi olarak bir birlik sağlanmış,arkasında konuşlanılmış gibi izlenim var.(ekseriyesi olarak) Zahiri birliktelik Hz Mehdi gelene kadar zor gibi duruyor.Şu an gelinen noktada müslümanlar birbirlerini sevmeli,destek olmalı,düşmanlık beslememeli,hizmetlerde bir birine yardımcı olmalı,fiilen ayrı bir görüntü sergilenmemeli...diye zaten evliyalar sürekli uyarıyor.1 ve 2.bendde yazılanlar üzerinde bir uzlaşma sağlanır mı ? bunu bilemiyorum.Hizmetler devam ediyor Allah'ın izniyle.Emr-i Bi'l maruf Nehy-i anil münker yapılıyor.Müslümanlar vakıflar ve dernekler kurmuş bunlar aracılığı ile hayır ve hasenat işleri yürütülüyor.Örneğin Somadan başlayarak Türkiyede büyük bir ayaklanma çıkarılma projesi bu çalışmalar neticesinde engellendi.Kimi tarikatlar cübbesi,sarığıyla intikal etti halkı teskin etti,kimi vakıflar çadırlarını kurup diğer çalışmaları yaptılar.Bu çalışmalar medyada yayınlanmadığı için,daha çok Allah rızası gayesi güttüğünden gizli yürütüldüğü için sanki hiç bir çalışma yapılmıyor gibi bir izlenim oluşuyor.Gerektiğinde cemaatler ve tarikatlar aynı amaç için birlikte hareket edebiliyorlar.Bu manevi birlikteliğin sonucudur.Ancak zahiren de 1 imam olsun diğerleri tabi olsun denilirse orasını bilemem.Hadis-i Şeriflerden anlaşıldığına göre o birlikteliği sağlayacak olan Hz Mehdidir.Ona kadar da tarikatlar,cemaatler kendi güçleri nisbetince diğer hususlardaki çalışmaları sürdürüyor.Fiilen ayrı olmamak da ,sen,o,şu,bu demek yerine biz diyebilmek de bir kazanımdır.Kardeşlik hukukuna riayet etmek de öyledir.Allah hakkımızda hayırlı olanı versin İnşaallah.

      Sil
  10. Bediüzzaman risalelerde "Yecüc ve mecüclere -onun dilinde anarşist ve teröristlere- teslim-i silah edecekler demiş...

    YanıtlaSil
  11. dün 7 Kasım 2014 yani 14 Muharrem 1436 süfyani fetulahın 6 aylık savaşının bitti.Şimdi harekete geçecekler.süfyani fetulah 5 aylık yönettirecek birilerine kırmızı bayraklar başa geldikten sonra 1-2 ay içinde Abbas'ın-Cabir'in(R.Tayyip Erdoğan) değeri anlaşılacaktır.Horasan Siyah Komutanı, komutaya geçtiğinde fetulahı açıklayacak ve Amik'te zafer elde edip İstanbul'u fethettikten sonra Mehdi'ye teslim edecek.

    YanıtlaSil
  12. keza Yecüc ve Mecüc de Mehdi'den sonra Mansur(Yemani-Kahtani-Cehcah) baştayken Hz.İsa insanlara ahiretteki makamlarını söyledikten belli bir süre sonra zuhur edecek.Zülkarneyn soyundan gelen Mansur atasıyla benzeri bir durumla karşılacak.Çift boynuzlu Oğuz(Zülkarneyn)'un ikinci oğlu Kayı'dan gelen Mansur yecüc mecüc tahribatını Hz.İsa vesilesiyle giderecek ailesini de yecüc mecüc saldırısında kaybedecek...Şam(Anadolu) ehli hazırlıksız!Sağduyusuz yaşayanlar kaybedecek!Kıyametten önce büyük kıyımdan habersiz dünyayı büyük gören insanlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben niye anladım? Cift boynuzlu oguzun kayidan gelen tahribati..... sen ne diyon kardes? IQm yetmedi...

      Sil
    2. daha fazlasını da anlatırdım da...Kınık'ın neden Kayı'yı perdelediği,Selçuklu'nun neden Osmanlı'dan önce kurulması gerektiği,Cabir'in(R.Tayyip Erdoğan) Kınık'tan geldiği,Kınık'ın yine Kayı'yı perdelediği...Hikmet ve düzen "2"den ilerler ancak önce "5"den görünmesi gerekir yoksa "5i" yiyecek bir "5" vardır. Moğollar ve şimdiki "5i" yiyecek olan 5 olan süfyani fetulah...Sırların bir kısmının açıklanacağı gün daha çok şaşıracaksınız!

      Sil
    3. Yukarıda isa as.dan sonrasini anlatmışsin. Iki kere okuyunca ancak anladım. Merak ettigim senin beslendigin kaynak. Eger netten ogreniyorsan bunlari sana zahmet link ver.

      Sil
    4. Kardeş yazindaki bazi cümleleri arattim. Oktan Keleş in bir yazısına rastladım. Bazi konulari senden daha cok açmış. Ama diger yazilarindan da okumak gerek. Uykusuz gece:(

      http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=32

      Sil
    5. onlar bir doğru üzerine sürüsüyle yanlış ekleyen insanlar diyeceğim budur!Mansur son devleti kurduğunda ırkçılığı savunan mutlaka birilerini öldürecek!Keza bir şeyleri açıklayarak...

      Sil
    6. E işte sen link veya kaynak versen değerli omrumuzun değerli dakikalarini samanlikta iğne arayip, taş pirinç ayiklamasiyla geçirmezdik.
      Ilimde de cimrilik....

      Sil
  13. Her kabın iki köşesi olduğu gibi her iki kabın bir köşesi vardır.
    Kahtani (Yemani,Mansur) ve Cehcah aynı kişi değildir. Kapanan sitenin manevi keşfinde Cehcah'ın doğumuna çok az kaldığını, doğumuyla kıyametin büyük alametinin başlayacağını okumuştum. İlk alamet nedir? Hz.Mehdimi yoksa 3lü batmalar mı?

    YanıtlaSil
  14. Mart 2015 te iç savaşın başlangıcı olacağı bilgisi geldi bana, önceden paylaşmıştım. 2015 te RTE nin tutuklanması olabilir. Burada yazılanlara bakınca bildiklerimle benzerlik var. Dua, korumadır. Mümün duayı bırakamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda geçen zaman içinde savaş içinde Talut'un öleceği, savaşı Davut'un kazanacağını ve yeni devleti onun kuracağı yazılmıştı. Şimdi bakalım mevla neyler...
      Benim çok eskiden beri bir kanaatim vardı. Son bir defa kalkışacaklar ve kırılacaklardı. Şimdi artık onların kanaati geldi ki, bunları seçimle devirmek mümkün değil... Tek çare kripto bir ihtilal çıkarmak. Ama inşallah ordu kılıncını ayağına vurdurmaz, düşmanına vurdurur. Ağlayan alem-i islamı güldürür. Demek içeriyi karıştırıp, orduyu ülke içinde uğraştırıp, dışarıda malı hamuduyla götürmek, islam alemini yağmalamak isteyecekler. Ordu vurması gereken yeri vuracak, islam alemini güldürecek.

      Sil
  15. İnsanların İstanbuldan akın akın terk edeceği ve İstanbul depreminin çok az kaldığı.. Bursa bölgesinde büyük bir doğa olayı olacağı....Yakın bir zamanda Mehdinin ordusunun toplanacağı.... Yakında Hz.Mehdi öncesi insani temizlik başlayacağı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orkestra elemanlarının yerinde olmadığı bir zamanda hem davulu, hem trompeti, bazen gitarı, bazen de klarnet çalanlar gibisin. Bir karar ver artık. Klarnet mi, gitar mı, davul mu, trompet mi? Mehdi mi, Cehcah mı, yoksa Mehdi-Cehcah-Yemani-Mansuri mi. Yoksa senin evliya mı, yoksa felaket dellallığı mı? Yoksa hem deprem, hem savaş mı? Bu kadar film bir arada olmaz.

      Bediüzzmaan, eski Said döneminde Muhkemat adlı bir eseri vardır. Fevkalade bazı konular işler. Orada Hadis ve rivayetlerdik mecaz ve teşbahat yani benzetme için ilginç fikirleri var. Okuyalım:

      Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse, hakikate inkılâp eder, hurâfata kapı açar. Şöyle ki:
      Mecâzat ve teşbihat, ne vakit cehlin yesâr-ı muzlimanesi, ilmin yemin-i nurânîsinden kaçırıp gasp etse veyahut mecazla teşbih bir uzun ömür sürseler, hakikate inkılâp ederek, taravet ve zülâlinden boş olup, şarap iken serap; ve nazenîn ve hasnâ iken acuze-i şemtâ ve kocakarı olur.
      Evet, mecaz şeffafiyetiyle şule-i hakikat ondan telemmu eder. Fakat hakikate inkılâbıyla kesif olup, hakikat-i asliyeyi münkesif eder. Lâkin, bu tahavvül bir kanun-u fıtrîdir. Buna şahit istersen lügatın teceddüd ve tağyiratın ve iştirak ve teradüfün sırlarına müracaat et. ………../ Bir vakit sabavetimde ay tutuldu. Validemden sual ettim. Dedi ki: "Yılan Ay'ı yutmuş." Dedim: "Neden daha görünüyor?" dedi ki: "Âsumanın yılanı nim-şeffaftır."
      İşte, bak: Nasıl teşbih hakikat olup haylûletiyle hakikat-i hali münhasif etmiştir. Zira mâil-i kamer, mıntakatü'l-büruc ile re's ve zenebde tekatu' ettiklerinden, o iki daire-i mevhumeden iki kavsi, yılanın müradifi olan tinnîn ile ehl-i heyet bir teşbihe binaen tesmiye eylediler. Zaten ay re's veya zenebe ve güneş dahi ötekisine gelirse, arzın haylûletiyle inhisaf vuku bulur.
      Ey benim şu müşevveş sözlerimden usanmayan zat! Bu mukaddemeye dahi dikkat et. Bir hurdebîn ile bak. Zira, bu asıl üzerine pek çok hurafat ve hilâfat tevellüd ederler. Mantığı ve belâgatı rehber etmek gerektir.
      Mânâ-yı hakikînin bir sikkesi olmak gerektir. O sikkeyi teşhis eden, makasıd-ı şeriatın muvazenesinden hâsıl olan hüsn-ü mücerreddir. Mecazın cevazı ise, belâgatın şeraiti tahtında olmak gerektir. Yoksa, mecazı hakikat ve hakikati mecaz suretiyle görmek, göstermek, cehlin istibdadına kuvvet vermektir.

      Sil
    2. Kahtani (Sunni kaynaklı) ve Yemani (Şia kaynaklı) aynı kişilerdir. Kahtani, Yemen civarında bulunan kahtan kabilesindendir. Kahtani de Yemani de aynı şey...Yemende yaşayana Yemani lakabı gibi...

      Mansur lakaptır. Anlamı yardım edendir. Hz.Mehdi'ye yardım edenlerden biridir Kahtani(Yemani) bir Mansurdur.

      Cehcah, Hz.Mehdi'den sonra dünyayı şeriati yolda kontrol eden kişidir.

      Hz.Mehdi yerine Cehcahı bekleyen gafletteki kardeşim,
      Hz.Mehdi gelmedi. Said Nursi hazretleri, Hz.Mehdi'nin bu yüzyılın başında geleceğini kitaplarında yazar. Yüzyılın başı 25 yıllık çeyrek dilimdir. 2025 yılına kadar....Sen Hz.Mehdi yerine Cehcah'ı beklediğini yazmışsın.

      Yukarıda yazdıklarımı kapanan siteden aldım. Doğru ya da yanlış, gaybi ancak Allah cc bilir.


      Sil
  16. Ahir zamanın bir hususiyeti fitne-fücur hadisatının çokluğudur. Ayrıca küfri rejimlerin zalimane hakimiyeti her iki büyük dinde özellikle imanlarda ağır tahribat yaparak insanları saptırmasıdır. Özellikle 19. inkişaf ederek ve 20. yüzyılda fiiliyata geçerek yayılan küfri hareketler mü’min sayısında rekor azalmaya ve cehalete yol açmıştır. Ayrıca büyük savaşlar sonucu büyük imparatorlukların yıkılarak yerlerine deccalist rejimlerin kurulması felaket ve helaket zamanına işaret eder. Böyle olunca Hz. Mehdi’nin ve cemaatinin dini ihyasına kadar geçecek sürede bu tür sıkıntılar devam eder. Mehdi çıktıktan sonra bile 50-60-100 yıl bu durumun aktif olacağıdır. Çünkü o bir sihirbaz değildir. Hak ve hakikat adamıdır. İmtihan şartlarıyla çalışır.

    Ahir zamanda, dini ilimlerin azalarak dini eğitimin zayıflaması sebebiyle cehaletin kol gezip, önüne gelenin ahkam kesmesine yol açacağı tabiidir. Kur’an ve sünnet dururken, onun farzları belli iken, kulun önce Rabbini hakkiyle bilmesi farz iken, malayani sahalarda at koşturmak bid’at kadar tehlikelidir.

    Mehdi, Mesih, Cehcah, Deccal, Süfyan, ehl-i dinin kifayetsizliği yüzünden ortaya çıkacak şahsiyetlerdir. Ehl-i iman ve İslam yetersiz olmasa idi, ahir zamana girilmez ve İslam garip olmazdı. Böyle bir zamanda Mehdi gelse o tanınır ve ona tabi olunabilir miydi? Hayır. Hz Peygamber’in (s.a) 10 yıl cemaati topu topu 400 kişi idi. Ve dinin büyük coğrafyaya yayılması 4 Halife ve ashabına kaldı. İşte onun gibi Mehdi’nin cemaati topu topu 314 kişidir.

    Tevatür rivayete göre Hacc’ın halifesiz yapıldığı yıl Mehdi çıkar. Niçin çıkar? Çünkü Süfyan huruç etmiştir. Askeri-siyasi gücü vardır. Zulmeder. Medrese, mescitleri, tekkeleri yıkar, rükü ve secdeye giden herkesi (yani dindarları ve dini müesseseleri yasaklar) cezalandırır. Alanen ve apaçık Allah inkar edilir. Peki şimdi bu zamanda böyle bir durum var mı? Yok. Oldu mu? Evet. 20. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra oldu. Ne kadar sürdü 25 veya 35, veya 50 yıl sürdü. Ama sonra din yeniden tulu etti. O zaman Mehdi geldi demektir.

    Bunların olacağı zaten söylenmişti. Şimdi bir takım allame veya hoca veya şeyh çıkıp takvim sıralamasına bakmaksızın bunları tekrarlıyor. İlim ve irfan taslayarak boş boş konuşuyor. Ümitsizlik çağı ahir zamanda ümid olunması için Mehdi ve cemaatinin uzun yıllar gayretiyle elde edilecek aşama nazara verilerek teselli verilmiş. Yani, Mehdi’nin zuhurunun ilk 50 yılını atlanarak müjde veriliyor. Ama bu ravinin takdiri Lakin bazı sözde ilim sahipleri bu hakikati atlayıp anlatmadan konuşuyor. Hedef şaşırtması yapıyor. Bu dini hizmet midir? Töbe töbe. Ancak gevezeliktir.

    Ahir zaman dinin esası olan sırr-ı imtihana tabidir. Hikmet-i ibham yani belirsiz olması yani net olmaması gerekir. Ki cahiller ve alimler, münafıklar ve mü’minler birbirinden ayrılsın diye.

    YanıtlaSil
  17. PKK’dan sahte yol haritası

    “Çözüm sürecini sabote etmek için PKK sinsi plan hazırlıyor” diyen Galip İlhaner, “PKK, hükümetle anlaşmış gibi uydurma yol haritası açıklayacak. Sonra da uymadılar diye isyan çıkaracak” şeklinde konuştu.
    Terör örgütünün AK Parti hükümetiyle anlaştığını iddia ettiği bir yol haritasını açıklamaya hazırlandığını aktaran İlhaner, “PKK, hükümetle anlaşmadığı uydurma bir yol haritası açıklamayı planlıyor. PKK, AK Parti hükümetini zorda bırakacak bir yol haritası açıklayarak seçimler öncesinde Türkiye’yi kaosa sürüklemeyi planlıyor. ABD, İsrail ve İngiltere gibi güçleri arkasına alan PKK/HDP, AK Parti’nin devrilmesi için gereken her şeyi yapacak. 2015 seçimlerinden önce bütün DBP belediyeleri, eş zamanlı olarak ‘Demokratik Özerklik BAAS Diktatörlük Sistemi’ne geçiş yapacak” dedi.
    http://www.yeniakit.com.tr/haber/pkkdan-sahte-yol-haritasi-35814.html

    YanıtlaSil
  18. Bu Yazımı Saklayın
    Mehmed Şevket Eygi
    PKK’nın, beyin itibarıyla bir Kürt hareketi olduğunu görmez, kabul etmez ve bunu halka ilan etmezseniz intihar etmiş olursunuz.
    PKK’nın beyni Yahudi, Kripto Ermeni, Pakraduni, ABD ve AB’dir.
    Arkadaki derin gizli güçler kesinlikle barış istemiyor. Bu savaşı kesinlikle bitirmezler.
    PKK savaşında yeni bir safha başlamıştır: Bazı yerlerde kurtarılmış bölgeler kurmuşlardır.
    Önümüzdeki bahara kadar şu mâlum Gezi kalkışmasının yüz misli hadiseler olabilir.
    İktidar Gezi hadiselerinden ders aldı ve bazı hazırlıklar yaptı ama onlar da ders aldılar ve hazırlık yaptılar.
    PKK’nın arkasında, küçük istisnalar dışında Sünnî Kürtler yoktur.
    Önümüzdeki aylarda en küçük bir ihmal ve gaflet büyük yıkımlara, facialara, yenilgilere yol açabilir.
    Birilerinin halk bizi her şeye rağmen destekliyor, bize bir şey olmaz düşünceleri kuruntudan ibarettir. Bu kuruntu bir intihardır. Adnan Menderes’i de halk destekliyordu, ne oldu?
    Yığınlara güvenilmez… Önemli olan teşkilatlı güçlerdir.
    Önümüzdeki yedi ay içinde İstanbul’da büyük bir deprem olursa Türkiye yıkılır.
    Pakraduniler bu işte ikili oynamaktadır.
    Türkiye’yi şu anda iki vilayet idare etmektedir. Birincisi S…, ikincisi R…
    Dönme büyük medya halkı magazin haber ve resimleriyle, müstehcen yayınlarla, mankenlerle, artistlerle, futbolcularla oyalamakta, uyutmakta, sersemletmekte, afyonlamaktadır.
    Kürt meselesinde PKK’yı muhatap kabul etmek ölümcül bir siyaset ve strateji hatâsıdır.
    İmkan varsa, imkan kaldıysa Sünnî Müslüman Kürtlerin temsilcilerinin, âqillerinin muhatap kabul edilmesi gerekir.
    Bendeniz bu konuda en sağlam sezgilere ve istihbarata sahip nâçiz bir vatandaşım. Bunu övünmek, kendime pâye vermek için söylemiyorum.
    Halkın mutlaka uyarılması, acı gerçeklerin ona duyurulması ve an geçirmeden hazırlık yapılması gerekir.
    Türk ve Kürt kardeşliğinin pekiştirilmesi ve teşkilatlandırılması gerekir. Bu konuda çok az vaktimiz vardır.
    Birinci Gezi kalkışmasından yüz kat daha geniş ve yaygın bir kalkışma olursa ne yapılacaktır?
    PKK en çok Kürtlere zarar vermektedir.
    Bu vahim durumun, öldürücü hastalığın tek çaresi Ümmet birliği ve İslam kardeşliğidir. Bunun edebiyatı bırakılmalı, somut işler yapılmalıdır.
    Kemalist Cumhuriyetle buraya kadar…
    Hem Kemalizm, hem İslam bir arada yürümez.
    Marjinal ve palyatif tedbirler bir işe yaramaz. Kökten radikal tedbirler alınmalıdır.
    Halka azgınlıklardan uzak durmalarını, namaza başlamalarını, Allah rızası için ihlasla sadaka vermelerini ve dua etmelerini tavsiye ediyorum.
    (Okuyanların uygun görürlerse bu yazımı ve buna benzer diğer uyarı ve alarm yazılarımı kesip bir yerde saklamalarını rica ederim…)

    YanıtlaSil
  19. Yazının linki
    http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Bu_Yazimi_Saklayin/22241

    Mehmed Şevket Eygi'nin önümüzdeki 6 ay ile ilgili yazılarının dördüncüsü..

    YanıtlaSil
  20. Üçüncü Dünya Savaşı
    Mehmed Şevket Eygi
    ÜÇÜNCÜ dünya savaşı (başlamış sayılır) bütün şiddet, tahribat ve ateşiyle ABD ve İsrail yüzünden çıkacaktır. ABD, adaleti akl-ı selimi ve insafı ayaklar altına alarak İsrail zulmünü kayıtsız şartsız desteklemektedir.
    Müslümanlar bu savaşta büyük kayıp verecekler, melhame-i kübralar olacak, nice şehirler ve ülkeler yangın yerine dönecek, yüz kişiden biri geri dönecektir. Savaşı sonunda Müslümanlar kazanacaktır.
    Savaş bir ara Roma’ya da sıçrayacak, Papalık sona erecek, son Papa şehri perişan halde terk edecektir.
    Elde fırsat varken birleşmeyen, tek bir Ümmet haline gelmeyen gafil Müslümanlar çok acılar çekecektir.
    Suriye’nin Ehl-i Sünnet Müslümanları durumun müsait olduğu zamanlarda çocuklarını askerî okullara vermemiş, subay yapmamışlar, boşluğu Nuseyrîler doldurmuştu. Sonra ne olmuştu?..
    Benim oğlum subay olamaz… Subayların maaşı az… Oğlum doktor olacak, mühendis olacak… Bu mesleklerde bol para, lüks hayat, imkan var… Ya öyle mi?
    Türkiye’nin rahatına pek düşkün Sünnî Müslümanlarının, üçüncü dünya savaşına hazırlıksız yakalanacaklarını sanıyorum. Onlar Ümmet birliğini kaale almazlar. Onlar zor zamanlar için önceden hazırlık yapmazlar, tedbir almazlar.
    Türkiye’nin tuzu kuru zengin ve orta halli Müslümanlarına soruyorum:
    Elde fırsat varken yeterli sayıdaki ehliyetli, liyakatli, zeki, kabiliyetli oğullarınızı niçin subay olarak yetiştirmediniz? Niçin öğretmen ve eğitimci olarak yetiştirmediniz? Niçin vasıflı din görevlisi (hademei hayrat) olarak yetiştirmediniz?
    Suriyeli Sünnî Müslümanlar vazifelerini yerine getirmiş, tek bir Ümmet olmuş, İslam ahlakı ile mütehalli olmuş, ittihada vifakatesanüde uhuvvete dikkat etmiş, çocuklarını subay öğretmen ve din vazifelisi yetiştirmiş olsalardı hiç bugünkü kötü duruma düşerler miydi?
    Türkiye’de pek yakında öğretmen sayısı bir milyonu bulacaktır. Evet abartmıyorum, bir milyon… Bunların yüzde kaçı dindardır?
    28 Şubat İslam karşıtı darbe niçin yapılmıştı? Ordumuzda dindar subayların ağırlığı olsaydı, böyle bir darbe yapılabilir miydi?
    Benim oğlum subay olamaz, öğretmen olamaz… Oğlum çok gelirli meslek ve branşlara yönelecektir. İleride iyi, lüks, rahat bir hayat sürecektir… Öyle mi?
    Dindar Müslümanlar, kendileri gibi dindar olan çocuklarını öğretmenliğe, subaylığa, din hizmetlerine yöneltmezlerse sürünmeye, zillete, ezilmeye, hakarete, esarete mahkumdurlar.
    Türkiye’deki bütün kötülüklerden doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Ehl-i Sünnet Müslümanları sorumludur.
    Emr-i mâruf yapmadıkları için.
    Nehy-i münker yapmadıkları için.
    Tashih-i itikada dikkat etmedikleri için.
    Beş vakit namazı cemaatle kılmayı, büyük ölçüde terk ve ihmal ettikleri için.
    Tek bir Ümmet olmadıkları için.
    Âdil ve râşid bir İmama biat ve itaat etmedikleri için.
    Kur’an’a, Sünnete, Şeriata, İslam ahlakına uymadıkları için.
    Allah ile yeterli ticaret yapmadıkları için.
    Bir kısmı (yüzde kaçı?) holiganlık, militanlık, fanatizm sergilediği için.
    Şifahî kültür seviyesinde kalıp, medenî İslam kültürü sahibi olamadıkları için.
    Camileri süsledikleri ama içlerini vasıflı hizmetkarlarla ve cemaatle dolduramadıkları için.
    Kadın ve kızların bir kısmını bugünkü rezil şeytanî tesettüre soktukları için.
    Güçlü bir islamî eğitim sistemi kuramadıkları, bütün öğrencilerinin cemaatle vakit namazı kıldığı İslam mekteplerinde dünya çapında elemanlar yetiştirip kadrolaşmadıkları için.
    Halen başlamış bulunan ve süren üçüncü dünya savaşı ne zaman şiddetlenir ve ateşlenir? Bendeniz tarih veremem. Gaybı Allah bilir.
    Savaşın ayak seslerini duyuyorum… Zaten Suriye’de, Irak’ta başlamış. Türkiye’ye ne zaman sıçrar? Bilemem…

    YanıtlaSil
  21. Baharda Topyekûn Gezi, Kaos, Anarşi, Kargaşa, Toz Duman

    Mehmed Şevket Eygi

    Kripto Ermeniler, Kripto Yahudiler, Pakraduniler, emperyalist dış güçler, Türkiye’nin düşmanları (kesin tarih veremem ama) büyük ihtimalle 2015 baharında, nisanda, mayısta ülke çapında topyekûn Gezi olayları planlamaktadır.
    Bu hareket en fazla Müslüman Kürtlere ve Sünnî halka zarar ve ziyan verecektir.
    Gafil Müslüman çoğunluk okkanın altında kalacaktır.
    İktidar bundan önceki Gezi hadiselerinden büyük dersler almıştır.
    Gezi hadiselerinin arkasındaki yıkıcı derin güçler de ders almıştır.
    İki taraf da hazırlık yapmaktadır.
    Sabataycı büyük medyaya kesinlikle güvenilmez.
    İktidarı tutan yandaş basına da güvenilmez.
    Geriye ne kalıyor?
    İktidarın en büyük handikabı, halkın yarısı bizi çılgınca destekliyor kuruntusudur.
    Bu halk merhum Adnan Menderes’i de çılgınca desteklemişti. Sonra ne oldu?
    Satranç devam etmektedir, en heyecanlı kısmı önümüzdeki baharda oynanacaktır.
    Kriptolar, iktidarı serbest seçimlerle deviremedikleri kesinlikle anlamışlar ve başka yollara ve çarelere yönelmişlerdir.
    Gezi hadiseleri 1968’de Fransa Paris’te cereyan eden solcu başkaldırmasına benzemekteydi. General onu bastırmayı becermişti.
    Türkiye’nin seçimle gelmiş iktidarı da birinci Gezi olaylarını bastırdı.
    Son derece güçlü dinî bir sekt bir yıl önce sivil darbe yapmak istedi, başarılı olamadı.
    Bendeniz bir Müslüman olarak büyük kaygılar içindeyim.
    İktidarın hataları var, düzeltmekten geçtim, duymak bile istemiyor.
    Siyasî muhalefet âdil ve insaflı değil, saldırgan.
    Türkiye’nin uluslararası şeffaflık ve temizlik notu, 10 üzerinden ancak 5. Bu not ile bu memleket ve bu devlet ayakta duramaz.
    Ermeniler, önümüzdeki 2015 yılında Türkiye aleyhinde dünya çapında bir propaganda savaşı başlatacaklardır. Devletimizin bu konuda ciddî ve yeterli hazırlıkları yoktur.
    En büyük sektörü yapılaşma, betonlaşma, gökdelenleşme, rezidanslaşma olan ekonomimiz, en kısa zamanda üretime ve ihracata yönelmediği takdirde büyük bir iktisadî kriz patlak verecektir.
    Bugünkü lüksün, israfın, faizin, gösterişin, beyinsizliğin sonu felakettir felaket!..
    Hergün çöpe atılan beş milyon ekmek nankörlüğü bizi yıkar.
    Nimete küfranda bulunan Müslüman bir toplum iflah olmaz, necat bulmaz.
    Türkiye’yi parçalamaya and içmiş dış güçler ve onların içteki Kripto yardımcıları ülkemizi büyük bir kaosa ve anarşiye sürüklemek istiyor.
    Evvelce yazmıştım: Bazı yerlerde sokağa çıkamaz duruma düşebiliriz.
    On milyonlarca Müslüman halka şu gerçekleri anlatmak ve öğretmek gerekir:
    1. Bir toplum ne halde ise o şekilde idare edilir.
    2. Bireyler ve toplum kendilerini ıslah etmez, iyileştirmezlerse ülke ve devlet düzelmez.
    3. Müslümanlar mâruf ile emr etmezler ve münkerden sakındırmazlarsa ne ülke, ne devlet, ne halk düzelir.
    4. Gayr-i islamî bir sistem olan demokrasi sihirli değnek değildir.
    5. Müslümanlar en kısa zamanda birleşip tek bir Ümmet olmazlarsa, enkazın altında kalacaklardır.
    6. Türkiye’de İslam’ın sembolü ve bayrağı olan Ayasofya’nın açılması için siyasî iktidara yasal sınırlar içinde baskı yapmayan Müslümanlar, o ulu mabedi hâlâ kapalı tutanlar kadar suçludur, vebal altındadır.
    7. Sinsi ve gizli din düşmanları, ülkemizde İslam’ın içini boşaltmakta, Müslümanları cahil bırakmaktadır.
    Devamı var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazının devamı:

      Önümüzdeki baharda olabilecek çok vahim hadiseler konusunda yakın tarihte birkaç uyarı yazısı kaleme aldım. Pek ilgilenen çıkmadı.
      Tekrarlıyorum: Uyumayın… Gafil olmayın… Hazırlanın… Birlik olun… Fitne fesat, nifak şikak, azgınlık yangınlarını söndürmek için itfaiye teşkilatınızı kurun… Kur’an’ın, Sünnetin, Şeriatın, İslam ahlakının emir, yasak ve öğütlerini hayata uygulayın…
      Hikmet-i islamiyeyi rehber edinin.
      Ey şehvetlerini tatmin için mut’a nikâhı perdesi altında fuhuş ve zina yapanlar… Ey bozuk düzenlerde bozuk işler yapılır, rüşvet alınır, haramla zengin olunur şeytanî fetvasıyla yolsuzluk yapanlar… Ey mü’min kardeşlerine meşreb farklılıkları yüzünden düşman olanlar… Ey cemaat ve hizip holiganlığı ve militanlığı yapanlar fanatikler…
      İtikadî meselelerde Sevad-ı Âzam dairesinden çıkanlar… Namazı terk edenler… Anasıyla zina etmek kadar iğrenç, çirkin, büyük bir günah olan ribaya bulaşanlar… Haram yiyenler… Devletin ve belediyelerin bütçelerini israf edenler… Tağutları, Deccalları, kezzabları övenler ve onlara hizmet edenler… Kafirleri dost ve velî edinenler… Nefislerine ve şeytanlarına uyanlar… Din sömürüsü yapanlar… Allah’ın ayetlerini ucuza satanlar…
      Ey, şadırvanlardan şarıl şarıl su akıtmayı… Minarelerden avaz avaz hoparlör bağırtmayı… Lüks, israflı, gösterişli, umre turistik seyahatlerinde Zamzam Tower’in üst katından Kâbe’yi seyr etmeyi… Beş veya yedi yıldızlı içkili ve fuhuşlu otellerde kalmayı marifet sananlar…
      Sizi kötü günler beklemektedir.
      Bahar fırtınaları yaklaşıyor. Kaç ay kaldı ki…
      27 Mayıs 1960’ı, 12 Mart 1971’i, 12 Eylül 1980’i, 28 Şubat’ı ne çabuk unuttuk.
      Darbelerin askerîsi var, sivili var, Gezilisi var…
      Bir şey olmaz, bir şey olmaz, telaşlanma, abartma mı diyorsunuz. Önceki gafiller de böyle demişlerdi.
      24.11.2014
      http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Baharda_Topyekn_Gezi_Kaos_Anarsi_Kargasa_Toz_Duman/22402#.VHL7F9KsXp8

      Sil
    2. Ustad israrla bu konu üstünde duruyor. Dikkate almak lazim.

      Sil
  22. Bazıları bendenizi karamsarlıkla suçluyor. Karamsar değilim, gerçekçiyim. Büyük hadiselerden, giden yüz kişiden birinin sağa döndüğü çok kanlı savaşlardan sonra Allah’ın lütuf ve keremiyle İslam güneşi doğacaktır.
    Kimileri bu güneşin doğmasının, tereyağından kıl çeker gibi çok kolay olacağını sanıyor.
    Onlar seher vakitlerinde rahat yataklarında horul horul mışıl mışıl uyurken, bir de bakacaklar ki, İslam güneşi doğuvermiş…
    Müslümanlığın prensiplerinden biri şudur:
    Güneş, Müslümanların üzerine, onlar yatakta uyurken doğmaz.
    16’ncı asırda Osmanlılara esir düşen bir İspanyol, iki sene tutsak kaldıktan sonra kaçmış ve hatıralarını yazmış. Türkçeye iki ayrı tercümesi bulunan bu kitaptaki bir cümle çok dikkat çekicidir. Diyor ki:
    “Güneş, İstanbul’da hiçbir Müslümanın üzerine, o Müslüman yatağında uyurken doğmaz. Güneşin doğmasına bir saat kala seher vaktinde Büyük Türk’ten (Padişahı kasd ediyor), en zelil dilenciye kadar Müslümanlar ayağa kalkar, hazırlanır ve namaz kılarlar.” (ezberimden yazdım, kitap yanımda değil.)
    Zamanımızda Müslümanların çoğunluğu başta sabah namazı olmak üzere günlük namazları terk etmiştir. Onları uyarmak, öncelik bakımından benim işim değildir. Resmî Diyanet’in, özel Diyanetlerin, ulemanın, fukahanın vazifesidir.
    Uyuyanların vebali, uyarmayanlar üzerinedir.
    Okur-yazar bir Müslüman olarak sahih iman, namaz ve diğer zaruriyat konusunda yazılar kaleme almaya devam edeceğim..
    “Ey halk, namazın terki büyük bir günahtır, azim belalar, felaketler, azaplar getirir. Uyanın” demek karamsarlık ve ümitsizlik değildir.
    Bediüzzaman, 1920’de Ankara’ya gelmişti. Millî Mücadele erkanının bir kısmının namaz kılmadığını görünce bir beyanname yayınlamış ve bînamaz mücahitleri(!) ağır şekilde uyarmış ve tenkit etmişti.

    Yazı kaynağı: http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Mizrakli_Ilmihal_Gibi_Yaziyormusum/22413#.VHXb_9KsXp8

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Mustafa Kardeş. Salah ve felah namazla başlar.

      Sil
  23. ESKİ GEZİ’NİN YÜZ MİSLİ
    Mehmed Şevket Eygi

    Kesin tarih ve saat veremem… Gaybı ancak Allahü Teala bilir… Ancak şunları söyleyebilirim:
    Taksim Gezisinin yüz misli çapta, Türkiye çapında topyekûn bir GEZİ SAVAŞI ve KALKIŞMASI planlanmakta ve hazırlanmaktadır.
    AMAÇLARI: Ülkemizi genel ve yoğun bir kaos, anarşi, çatışma, korku ortamı içine yuvarlamaktır.
    Bütün insî ve cinnî şeytanlar bu korkunç ve dehşetli kalkışmanın planlarını yapmaktadır.
    Mevcut siyasî iktidarı serbest seçimlerle deviremeyeceklerini kesin olarak anlamışlardır.
    Önlerindeki tek çare ve çözüm hukuk ve ahlak dışı yollarla yıkmaktır.
    İktisadî ve mâlî (finansla ilgili) büyük ve çökertici bir kriz çıkmasını can u gönülden istiyorlar ve bunun için her hıyaneti yapıyorlar. Devlet, ülke, halk batarmış, umurlarında bile değil.
    Ankara’daki Saray işini alabildiğince kullanacaklardır.
    Bir milyon kişilik Gizli Yahudi ve yine bir milyonluk Gizli Haçlıların militanları, kurmayları, holiganları seferber olmuştur.
    “Halk bizi tutuyor, bize bir şey yapamazlar” kuruntusuna saplananlar sonunda yenik düşer.
    Adnan Menderes de öyle düşünmüştü…
    Başarmak, muzaffer olmak için halkın tutması yetmez, öncelikle Hakk’ın desteklemesi ve yardım etmesi gerekir.
    Hakk’ın desteğine, yardımına, tevfik’ıne nail ve mazhar olmak için doğru inanmak, iyi ve salih işler yapmak, münker şeylerden uzak durmak, Hakk’a itaat etmek gerekir.
    Eski Gezi’den yüz misli büyük, genel ve yoğun bir Gezi isyanı Türkiye’yi toz duman içinde bırakacak, çoğunluktaki Müslümanlara büyük zarar ve ziyan verecek, Allah saklasın ülkemizin bölünmesine yol açacaktır.
    Bu bölünmeden en fazla Sünnî Müslüman Kürtler zararlı çıkacaktır.
    Erbab-ı Gezi başarılı olursa kara, kanlı, çok zâlim, çok acımasız bir egemen azınlık, ideolojik vesayet rejimi kurulacak, din ve düşünce hürriyeti kuşa çevrilecektir.
    Çoğunluğu oluşturan Müslüman halka doğrudan doğruya veya dolaylı olarak büyük zulümler yapılacaktır.
    27 Mayıs 1960 uğursuz ve meş’um darbesinden sonra nice din hocası, şeyh, hizmet erbabı, iman ve Kur’an hâdimi Sivas’taki bir kampa doldurulmuştu. Nazilerin temerküz=toplama kampları gibi…
    Egemen azınlıkların, ellerine fırsat geçerse intikamları korkunç olacaktır.
    Türkiye’yi 1930’ların karanlık günlerine götürmek isteyenler var.
    İstiklal Mahkemelerini özleyenler var.
    Tek partici faşistler var.
    Stalinciler, Maocular var.
    Sular uyuyor ama düşmanlar uyumuyor.
    Zaman gaflet ve uyku zamanı değildir.
    Öyle bir musibet, felaket ve azabtan korkalım ki, o sadece kötülerin başına gelmez, toptan gelir, kurunun yanında yaş da yanar.
    Emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmayan Müslüman toplumlar tokat yer, sille yer.
    Müslümanların, vakit geçmeden uyanmalarını temenni ve ümid ederim.
    Hadiselerin önümüzdeki baharda patlak vereceğini tahmin ediyorum.
    Keşke dediklerim gerçekleşmese, korktuklarımıza uğramasak…

    Milli Gazete / 28 Kasım 2014

    YanıtlaSil
  24. 3 aylık bir kaosun ülkeye büyük zararlar vermesi... Her yere sızmış olan dış destekli tertipçilerin kalkışma yapmaları...Tertipçilerin ülkenin tümüne değil bazı yerlere hakim olması....Hakim oldukları yerlerde islamın kökünü kazımaya çalışmaları... Üç aylık kaos rical-i gaybin tensibiyle asker kökenli zatın başa geçmesiyle karanlık dönem dağıtılması.... muhtemeldir. Allahu a'lem...
    Davut elindeki taşı Golyat'a atacak ve onu devirecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hak şerleri hayr eyler... İnşaallah tam bir temizlik olacaktır. Bu Hz. Ali'nin RA kasidesinde belirttiği "Türkler cuş ettiğinde Mehdi'ye muntazır ol" manasına mutabık olabilir. Türkler yüzlerce devlet kurmuş bir millettir. Beyaz bir sayfa açmakta zarar yoktur.

      Sil
    2. Bülent Arınç Türk milletinin gözünün içine baka,baka kürtçülük yapıyor.Bebek katili apoyu savunmaya çalışıyor.3 aylık kaos dönemi gezi gibi olmayacak.Kürtlerin ayaklanmasıyla iç savaş şeklinde olacak.Allahu alem Türk ordusu ülkenin uçurumdan yuvarlanmasına asla izin vermez.Darbe yaparak,yönetime el koyar.Ve sorumluları cezalandırır.

      Sil
    3. Başbuğun çerisine

      Tefrika dış tahriklidir. Dinsizlik fitnesi de. İkisi birlikte 100 yıldır kullanılır. Türkiye, harici cereyanlar ve güç odakları tarafından anarşi ve krizle terbiye edilir. Kürt isyanları ve DP‘nin son yılında ortaya çıkan ve 60-70’lerde süren sokak hareketleri de bunun eseridir. 27 Mayıs sokak anarşisinin arkasındaki güç, cuntacı soytarıları kullanarak darbe yaptırmıştır. Hain her yerde haindir. Ve sokak hareketlerini yöneten üniversite hocalarıydı. Çoğu da Sabataycıdır. Ülkemizi, Osmanlı Hanedanı’ndan sonra yöneten hanedandandır.

      Siyasette dün dündü, bugün bugün, yarın yarındır. Dün hatalı olan bugün doğru olabilir. Yarın başka bir şey. Abdullah Öcalan niçin Mossad ve CIA timleri tarafından yakalanıp Türkiye’ye teslim edildi. İdam edilebilirken edilmedi. Onda ne gibi bir hesap vardı. O hesap tuttu mu? Hayır tutmadığı için bir HDP’li yönetici 1.5 ay kayboluyor ve geldiğinin ertesi günü 6-7-8 Ekim olayları oluyor. Hem de Apo’nun muhalefetine rağmen. Dün hatalı olan bugün hesap bozuyor. Apo’nun tesliminde güdülen maksat tutmayınca, bir başkasına misyon olarak yüklenip tezgahlanıyor. Siyaset bahar mevsimi gibidir. Değişkendir.

      Basiret ile hareket eden kazanır.. Bir milleti millet yapan unsurlar yalnız kavmi değerler değildir. Din ve toprak da var. Sadece bu ikisinin varlığı bir milletin mevcuduyetini ortaya koymaya kafidir. (ABD 500 ayrı soyun oluşturduğu bir devlet ve millettir) Biz Kürtle aynı milletteniz. Milliyet-i İslamiye’dir. Ümmet demiyorum. Millet diyorum. Ümmet daha üst bir yapılanma içindir. 1.7 milyarı kapsar. MHP ve Ülkücü camia 1980 öncesi sokakta kullanıldı. Ama sonra bu tip olaylarda görülmediler ve görünmek istenen engellendi. Niçin? Sokak bir siyaset aracıdır da. Türkiye’yi terbiye etmenin en iyi sopasıdır. Türkiye’de modern sokak hareketlerinin tarihi 1809’dur. Perde gerisinde kim vardı bugün de var.

      Türler Anadolu’ya geldiğinde toplam 800 bin kişi ide. Yerli halk 5 milyon ile 8 milyon arasında rakamlar kadardı. Ama Türkler hükmetti. Kürt de gelip silah zoruyla değil, dindaşlık sebebiyle iltihak etti. O bölge göçler yoludur. Değişkendir. Celali isyanlarının sebebi ne idi? Şimdi ki ise ne? Şimdiki zulme Türk’ten önce isyan eden Kürt’ün bölünmeyelim sesiydi. Buna zulümle cevap verildi. Ne ekersen onu biçersin, ektiğimizi yiyoruz. Geleceğe ne ekiyoruz peki? Asarız, keseriz. Nah asar, nah keserler. İttihad kazanacak. Nasıl mı? Gerçek katil ve muharriki tarih sahnesinden sildiğimizin ertesi günü. Şimdi uvertürü dinliyoruz.. Esas konser sonra. Gaybı faş etmek Allah’ın vazifesidir. Onun bir kulu ne demiş: Korkma sönmez...Değil mi? Niçin demiş?..

      Sil
    4. Bediüzzaman kahraman ordu için "elindeki kılıncı ayağına vurdurmaz, düşmanına vurdurur. Kur'ana hizmetkar eder, Ağlayan alem-i islamı güldürür" demiş.
      Başka bir yerde Sünni ve Alevileri ikaz etmiş, zındıka cereyanının birini diğerini ezmede kullanacağını, bunu ezdikten sonra diğer aleti de kıracak demiştir. Artık kim kırılır, kim buna alet olur. Bunu yaşayarak göreceğiz.
      Bediüzzaman yine bir yerde Cenab-ı Hakkın rahmetinden bekleriz ki rahmetini bize pahalı satmasın demiştir. Hakaik-ı Şeriatı kolayca verebilir demiştir.
      Önümüzdeki hadiselerin kolayca devletimiz ve milletimiz lehine sonuçlanmasını diliyoruz.

      Sil
  25. Ülkemizde gezi tarzında hiç bir ayaklanma darbeyle sonuçlanmamış.Şöyleki asker kendisine vazife çıkartmamışsa.Asker ve emniyet güçleri hükümetin arkasında durursa 2-3 milyon kişinin kalkıpta hükümeti düşüreceğini sanmıyorum.Öyle bir ayaklanmaya asker ve emniyet destek verirse darbe olabilir.Hükümetin gidişatında geçmiş hükümetlere nazaran gayri islami uygulamalar yok. Sistemin gereği içinde ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar.Darbe olursa Allah buna izin verirse halkın çoğunluğunun uyanması için olabilir.Halkta uyanma var.Ancak Allah'ın gazabını cezbeden bir çok fiilde ülkemizde işlenmekte.Öyle ya da böyle ülkemiz üzerinde oyunlar bitmeyecek.Belki ülke çapında, belki dünya çapında bir kargaşanın içine itilebiliriz.Bunlarda başarılı olurlar veya olamazlar.1 musibet 1000 nasihattan daha etkilidir.İnsanların uyanması lazım.Çetin de geçse ufukta galibiyet bizimledir İnşaallah.Allah-u Zülcelal en kötü zamanlarında diğer müslümanların yanında olan,onlara kucak açan,bu milleti uyarır ama zillete düşürmez İnşaallah.Umutsuz olmayalım.Allah'a yönelelim.

    YanıtlaSil
  26. Abdurrahim Güngöre, Askeri darbeleri kimse tasvip etmez.Şimdiye kadar askeri darbeleri emperyalistler yaptırmıştır.Bunun zemininide onlar hazırlamışlardırı. 80 darbesi öncesi anarşi olaylarını bizati yaşadım.O zaman halk askeri darbe olsun diye dua ediyordu.Malumunuz Ermeni halkıda sadıkayı milletti emperyalistlerin kışkırtmasıyla isyan edip,katliamlar yaptılar.Sonuçta ülkemizden techir oldular.Def olup gittiler. Şimdi aynı oyuna kürt halkı geliyor.Bazı gerçekleri görmek lazım.Güney doğu elimizden çıktı.Orada devletin otoritesi kalmadı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 12 Mart’tan sonra sokağa hakim olan, İngiliz’in oyununa baş edemeyen Amerika’dır. 12 Eylül’e zemin hazırlamak için uzun uzun çalıştı. Aldananlar hariç kimse darbe istemedi. Darbeyi sokağı çalıştıranla çalışanlar el-maşa misaliyle ortaklaşa hazırladı. Bugün hiçbir bir haysiyetli Türk 12 Eylül’ü savunmuyor. O gün savunanlar kısa görüşlülüğün kurbanı oldular

      Hele ki, Mamak’ta yaşananlardan sonra. Zavallılar onlar Dersimlliler kadar zulüm gördü. Hiçbir haysiyetli Türk darbe istemez ve desteklemez. Darbe batılı emperyalistlerin veya menfaatleri zarar gören batılıların işidir. Çünkü onlara uymayan kötü uyan iyidir. 4 ağır sopadan sonra bunun anlaşıldığı anlaşılmıştır.

      Sil
  27. Ben de bazı endişeleri taşıyorum. Ama yiğit ayağa kalkınca, düşük iken cereyan edenler iptal olur. Çünkü o ayağa kalkmıştır. O bölgede en çok oyu alan, "bölelim" diyen değil "bölmeyelim" diyeni parti birinci. Ayrıca Türkiye hâlâ onlara bir ciddi sığınaktır.

    İkincisi Türkiye, değil yurdundaki Kürtler'in civardaki Kürtler dahil sair milletlerin muhafızı ve hamisi ve müdafii olduğu görülecektir. Şimdiki kaos ve karmaşa Mehdi-Mesih ittifakının gayretiyle çok, ama çok yakın bir zamanda sona erdirilecek ve yaralar sarılacaktır. Küfür devam eder, zulüm asla.

    Türkiye'nin bir tarihinde hükmeden habis zihniyet tabuta konuldu, ama daha mezara konmadı. O canilerin işlediği suçların ceremesini biz çekmeyeceğiz. Onların zulmünü sona erdirmek vazifemiz idi, yaptık. Gerisi mahşere kaldı. Canilerin suçlarına ortak olup tasvip edemeyiz. İnsanların mağaralara tıkılıp topyekun imhası hiçbir siyasi görüş ve ideolojinin tasvibine mazhar olamaz. Ama diktatoryal ve deccalist iktidarlarda olur. Türkiye o devreyi hayırlısı ile bitirdi. Mağarada imha edilenle, tabutlukta zulmü görenler aynı mağduriyetin kurbanları.

    Kur’an’ın 4 ayrı ayetinde “başkasını günahının başkasına yüklenemeyeceği” hassetsen vurgulanır. Tarihte işlenen bir hatanın cezası başkasına çektirilemez. Ermeniler Türkiye’nin saadetinin vesilesidir. Onlar varken Kürtler de, Rumlar da varken biz bu topraklarda yoktuk.Ama sevk-i ilahi ile bu topraklara getirildik, hepsine şemsiye olduk. Adl-i ilahi ile. Herkes misyon ve karakterinin icabatını yerine getirmekle yükümlüdür.

    YanıtlaSil
  28. Kaderi MuaLa degişebilir İnşallah Türkiye büyümeye kuvetlenmeye İslami dirişiLişin ArtaraK devam edecegini umuyorum ufak defek depreşmeler olsada Milletimizin Soguk kanLı ve köylü denen isnasınmızn bile uyandıgını hatta Dogu daki MÜslüman Kürt köken li Türk vatanşaşı kardeşelrimiizn bile olaylara soguk kanlı baktıgını gözlemiliyorum Çün ki Türk milleti Türkiye vatandaşları olarak AZ COK HER KEZ Kafirlerin biizm bölgemizde insannımızın ırk olsun mezheb olsun birbirine girmesini zayıflamasını istedinin şuurun da bu nun hiç bi görüş sahibine faydası olmuyacagının bilincide olan kesim 100 90 civarında cün ki Ateş yanarsa ormanda kuru agaç yanar ama yaş agaçda dumanında zarar görür.. .. .. İnşallah Türkiyemiz daha Milli üretimiyle sanayisi ile her sektörte byümeye devam edecek dir : Artık kAFİRİN YALAKALARININ BU ÜLKEDE TÜRKİYEDE BAŞ OLMASI BİTMİŞDİR__ taki İÇ KARIŞIKLIK SAVAŞ .Dünya cabında ve Akabinde 6 ay 1 sene sonrası MEHDİ ALEHİSELAMIN zuhuru _Türkiyemizde Kuran okuyanlar oldukca Evliyalar zikir ehli oldukca İnanırım ki Tüm fitne planları boşa cıkar Müslümanların Namazı dua sı bereketine Allahu teala Türkiyemizi Korusun bize düşmanlIk edenelrin FİTNESİNİ Allahu kadiri mutlaK kendilerine cevirsin KAFİRLERİN (Amin)

    YanıtlaSil
  29. Bakınız Karedeşlerim İmaN Türkiyede var bereket cüzzi olsa var tevhid var . AsıL iman olmuyaN kafir ülkeler korksun Avruba üzerinde ki kara bulutların ne oldunu düşünsün Belalarını düşünsün Müslüman Lar içimizdeki Asiler ceremesini ceker ama Türkiye Allahın izniyle yıkılmıycak yıkılmıyacak HER KÖŞESİNDE şehİT . Her şehrinde bir cok Evliya bazı şehirlerinde PEYGAMBER ler yatar İziN verilmedikce isterse 20 rus 20 Amerika 20 Avruba olsa HAVA Allah kadiri mutlak İSterse Ateş toplarıyla bile helak eder isterse RABBuL Alemin cok ŞÜkür ki Müslümanları Dindar ları seven hürmet eden . Gözeten 12 yıldır 4 4 lük olunmasada eskiye göre daha düzgün iman Lı yöneticilerimiz vardır ve Üzerlerinde Himmet ve evliya duası olan Yöneticilerimizde var devletimizin başında Türkiye Güçlenecek Allahın izni ile evliyanın bereketiyle tüm zorluklara rahmen Olmasa Tüm TÜRKİYE Müslümanları OLARAK gecelerimiz . Türkiyemize salavatlar hizb ler okuruz ki Hiç bir kuvvet Kuran kerime HARF lerine mukavemet edemez KAFİRLERDE İMAN YOK Yenilmeye MAHKUM DURLAR VE YENİLECEKELRDE ALLAHIN İZNİYLE

    YanıtlaSil
  30. bir AnlatıM Allahın 1 tane Dahi Nazlı kulum dedigi resullullah Alehiselamın sevdigi . İçimizde yaşayan Bir KuLu evliyası dahi Allaha müraç ederse NasıL OsmaNLı da savaşı kazanmaları İççin hacı Bayram Veli (Rahimehullah )3 GÜN seceye gider ve secadesi aglamakdan ıslanIRSA Arifi billah olan zaat Allahdan OsmanLı Askerin savaşda muzafer olmasını ister ve 3 gün Allah duasını KABuL ediyorsa inanırım ki İçimizde Türkiyemizde Öyle Allahın kuları vardır ve Gezinin yüz katı bi Anda sıfıra iner (bi bakarız başka Bölgeede ani bi gelişme olur ülkede Türkiyeye muhdaç olunca için tehir olur Planları suya düşer (KEŞİF ehli bile BAZEN bir olayı Allah gösterir ama tarihin de emin olamazlar ve o zaman geldinde olmuya bilir neden mi Kaderi muala Dua ile degişebilir ) (degişmiyen KADERİ MUTLAK DIR) iNANIRIM Kİ Türkiyemizde ne kadar Asilik isyankar yaşantı varsada bi okadarda İman vardır . BATISINDA DOGUNUNDA KUZEYİNDE GÜNEYİN DE HAMD OLSUN AZ COK BEREKET İMAN VAR ___ .ya KAFİR devletlerde iman yok bereket yok küfür cok fuhuş faiz COK onu klarşılıcak bereket yok İMAN yok yıkılacaklar iflaz ederler Allahu alem elinde sonunda

    YanıtlaSil
  31. HDP İmralı heyetinden flaş açıklama!

    İmralı Heyeti: "Öcalan, gelinen nokta itibariyle üzerinde müzakere yürütülebilecek bir çerçeve olduğu konusunda devlet heyeti ile mutabık kalındığını belirtmiştir."

    HDP'den İmralı görüşmesine ilişkin yapılan yazılı açıklamada, "Tarafların belirtilen hususlarda süreci doğru, ciddi ve kararlı yürütmesi halinde, en fazla 4-5 ay içinde tüm Ortadoğu'nun geleceğini belirleyecek büyük demokratik çözümün sağlanabileceğini vurgulayan Öcalan, bu ciddiyet ve kararlılığın gösterilmemesi durumunda, bölgesel kaosun derinleşeceği ve darbe mekaniğinin sonuç alabileceği uyarısını yapmıştır" ifadesi kullanıldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 4-5 ay içinde der... Bir de bunun öbür tarafı var.. Ya olmazsa olacakları siz tahmin edin... Devlet Kürtlerle anlaşmaya çalışıyor, ama ABD ve Avrupa bunu istemiyor. Mutlaka bu girişimi akim bırakmak için provokasyon yapacaklardır. İşte o zaman bu yazılarda tahmin edilen kaos zuhur edebilir. Bizim temennimiz akl-ı selimin galip gelmesidir. Türk ve Kürtlerin faydasına olan bir durum, ABD, Avrupa ve İsrail'in zararınadır.

      Sil
    2. Vee Avrupa tarafı ilk taşı koyar.....

      Haber...
      HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, IŞİD’in Türkiye topraklarını kullanarak Kobani’ye saldırdığını ve bunun görüntülerinin olduğunu öne sürdü.

      Sil
    3. İki PKK var: Osman Öcalan

      PKK lideri Abdulah Öcalan’ın Erbil’de yaşayan kardeşi Osman Öcalan, PKK’nın Abdullah Öcalan’a ‘evet diyerek reddetme stratejisi’ izlediğini anlattı. “Bana göre iki PKK var, bir Kandil PKK’si diğeri İmralı PKK’si. İmralı PKK’si halkın PKK’sidir. Kandil PKK’si ise biraz daha farklı özelliklere sahiptir” dedi.

      Sil
    4. Öyle olması gerekir. İlk PKK terbiye edilirse onu provoka eden dış el elbette bölüp fitne vazifesini böldüğüne yükleyip çalıştıracaktır. PKK bizatihi var değildir, Türkiye ile mücadele ve savaşın bir aracıdır. Maşasıdır. Türkiye’ye mesajdır, sen benim politikamdan ayrılmayacaksın, ayrılırsan seni PKK ile sopalar terbiye ederim demektir.

      Komşu ülkelerimiz dahil bölgede çıkarı olan bütün emparyalist devletlerin PKK ile ilişkisi ve teşviki var. Esas oyuncu ayağa kalkarsa bize bir şey kalmaz, hava alırız korkusu. Bu ayağa kalkışın da bir tek çaresi var: İttihad-ı İslam. Türkiye ve İslam ülkelerinin istiklal sahibi olmaları, yani bağımsız olmalarının tek ve tek yolu birleşmektir. Türkiye’de dini cemaatler dahil bütün meslek ve meşreplerin ana konuda ittihadı, İslam coğrafyasında ise devletlerin ittihadı. Bu olmadığı için İsrail var, petrol sömürülür, darbe üstüne darbe yapılır.

      Sil
  32. Onlar saten Türkiye hayrına Calışmıyan işleri güçleri fitne fesad Hain lik olan PKK uzantısı DeccaLi ye bi örgüt NormaL dir Emir Aldıkları dışistikbaratlara göre konuşcaklar Türkiyenin hayrına bi KeLam duysak Müslümanların HAYrına eyw -zor Camileri dahi Ayıran kuran kursalarını Ateşe veren devlete Ayaklandırma emri veren o Fitneci Bölücü şahıs degilmi Müslüman kürt KARDEŞLERİMİZİ ÖLDÜRTEN Müslüman Türk Askerine Silah cektiren Bir sürü Fitne fesadın Baş Aktorleri onlardan SateN Türkiyenin HAYRINA Bİ KELAM dUYCAMIZI SANMAM .iSLAM Adına iSLam kareşli adına bi kelam ları olmaz işleri güçleri görevleri geregi Fitne fesad DeccaL in öncüleri fikir Akımı PKK DEMEK DeccaL i Akım demek Şer demek Irkcılık demek öldürmek kan akıtmak Müslüman düşmanı devlet . Düşmanı demek işaallah bu şerlilerden Tüm MÜSLÜMANLAR EVLATLARINA sAHİB cıkmalıdır

    YanıtlaSil
  33. Büyük Patlama ne Zaman?
    Mehmed Şevket Eygi
    Soru şudur: Büyük patlamaya ne kadar zaman kaldı?.. Bendeniz beş altı ay kaldığını sanıyor ve tahmin ediyorum. Bu bir zan ve tahmindir. Gaybı ancak Allahü Teâla bilir. Gökte kara bulutlar belirince, şimşekler çakınca, soğuk rüzgârlar hızla esmeye başlayınca; fırtına, kasırga, bora gelecek hazırlanın, tedbir alın, korunun demek kâhinlik değildir.
    Yazılarımı devamlı okuyanlar, önümüzdeki baharda büyük, dehşetli, korkunç hadiseler olabileceğini, uyanık vatandaşların hazırlıklı olması gerektiğini defalarca yazdığımı hatırlayacaklardır. Uyuyanlara, uyanmamakta direnenlere bir şey yapamayız.
    Marmara’daki adanın prensi iktidarı uyarmış, anlaşmazsanız darbe bile olabilir demiş.
    Ülkemizin üzerindeki azap ve lanet bulutları her gün biraz daha yoğun hale geliyor.
    1910’da, Balkan Harbi’ne bir yıl kala Osmanlı Devleti’nde siyasî çekişmeler, dedikodular, sen ben kavgaları, Bizans entrikaları, verimsiz tartışmalar, çekişmeler, tepişmeler gırla gidiyordu.
    Orduya siyaset girmişti, değerli subaylar eski Hamidî rejim taraftarı diye emekli edilmiş, kimisinin rütbeleri indirilmiş, nice ehliyetsiz ve liyakatsiz kişiler önemli mevkilere getirilmişti.
    Gaflet o dereceye varmıştı ki, Balkan ülkeleri aleyhimizde gizlice ittifak yaparken biz askerimizi terhis etmiştik.
    Sonra Balkan Savaşı patlamış ve altı asır bizim olan o vatan topraklarımızı birkaç hafta içinde yitirmiştik.
    Devletin başında tecrübeli siyaset kurdu Sultan Abdülhamid bulunsaydı o facia olmayacaktı. En azından imparatorluk o kadar kötü şekilde tasfiye edilmemiş olacaktı.

    Devamı: http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Buyuk_Patlama_ne_Zaman/22626#.VIf60dKsXp8

    YanıtlaSil
  34. Sadaka Verin

    ÖNÜMÜZDEKİ günlerde (tekrar ediyorum günlerde), haftalarda, aylarda kötü, vahim hadiseler, kalkışmalar, vefiyat olabilir.

    Gök hadiseleriyle, yer hadiseleri arasında bağlılık vardır.

    Acayip bulutlar… Gökteki ve yerdeki elektrik… Sahillerde suların çekilmesi… Kuşların, karıncaların telaşlanması… Balıklar… Güneşte anormal patlamalar olması… Kamer kamer kamer… Kargalar martılar hisseder, biz edemeyiz… İnsanoğlu gaflet içindedir…

    Güneşte patlamalar, fırtınalar olur… Yerde şimdiye kadar görülmemiş çukurlar oluşur…

    İnsanlar çılgınlaşabilir, halk hareketleri olabilir.

    Allah korusun kan dökülebilir… Yağmacılık yapılabilir… Suikastlar…

    İnsan çok konuda çaresizdir… Felaketlere, âfetlere karşı alınacak en büyük tedbir Allah için sadaka vermek, iyilik yapmaktır.

    İnanlara sesleniyorum: Sadaka veriniz… Namaz kılınız… Fitne çıktığı zaman koşuyorsanız, yürüyünüz; yürüyorsanız, oturunuz; ayakta iseniz yere çökünüz… Sakın sakın sakın ha, fitne ve fesada bulaşmayınız.

    Anneler babalar!.. Çocuklarınızı fitne mekanlarına göndermeyiniz…

    Fitnenin içinden geçmeyin, yol uzasın, etrafından dolaşıp gidin evinize işinize.

    Uyuyanlar, uyanın!.. Uyuklayanlar, toparlanın kendinize gelin.

    Sadaka sadaka sadaka…

    Sadece bir tek hurması olan, onu bölsün, yarısını Allah rızası için birine yedirsin.

    Allah için aç kedileri köpekleri doyurmak da sadakadır.

    Allah için kuşlara yem vermek de sadakadır.

    Kardeşinin yüzüne gülmen, o da bir sadaka.

    Dua edin dua edin dua edin…

    Kulağınızı yere dayayın… Gözünüzü çevirip göklere bakın, işaretler göreceksiniz. Denize iyice bakın, size bir şeyler söyleyecektir. Bana inanmazsanız, dillerini biliyorsanız kuşlara sorun.

    Kalabalıklar… Gürültüler… Homurtular… Şeytanlar koşuşturup duruyor… Kös sesleri yaklaşıyor… Feryatlar, tarrakalar… Gümbür gümbür… Mehmed Şevket Eygi

    YanıtlaSil