.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

23 Ekim 2014 Perşembe

ODED YİNON PLANI: 1980’LERDE İSRAİL İÇİN BİR STRATEJİ



A Strategy for Israel in the Nineteen Eighties

by Oded Yinon 

İngilizce metni için link:


Türkçe tercümesi için link: 


Dileyen okurlarımız Yinon planının tam metnini ingilizce ve türkçe olarak okuyabilir. Ancak yazı çok uzun olduğu için yazıdan seçmeler yaptık.

YİNON PLANI ÖZETİ

İnsanın gideceği yönü seçmesinde etik değerlerin hiç bir payının olmadığı buna karşın maddi ihtiyaçlarının yönlendirdiği görüşü günümüzde ağırlık kazanmaktadır ve dünyada hemen hemen tüm değerlerin yok olmaya yüz tuttuğunu görmekteyiz.

 Dünya kaynakları, petrolde Arap tekeli ve Batı dünyasının ihtiyaç duyduğu hammaddelerin çoğunu üçüncü dünya ülkelerinden ithal etmesi ihtiyacı için olacak savaşlar dünyamızı şekillendirmektedir.
Müslüman Arap dünyası yabancılar tarafından sakinlerinin istek ve talepleri gözönüne alınmadan yapılmış geçici bir kağıttan kule gibidir. 1920’lerde Fransa ve İngiltere tarafından gelişigüzel bir şekilde hepsi azınlıkların ve birbirine düşman olan etnik grupların kombinasyonundan oluşan 19 bölgeye bölünmüştür.

Mısır dışında, tüm Mağrip devletler Araplar ve Arap olmayan Berberilerin karışımından oluşmaktadır. Cezayir’de Kabile dağlarında şu anda bile ülkedeki iki ulus arasında iç savaş devam etmektedir. Fas ve Cezayir kendi içlerinde yaşadıkları kargaşanın dışında, İspanyol Sahrası için birbirleri ile savaş halindedir.   Militan İslam Tunus’un bütünlüğünü tehdit etmektedir ve Kaddafi, seyrek nüfusa sahip ve güçlü bir ulusu olamayacak bir ülkeden Arap bakış açısına göre yıkıcı olan savaşlar organize etmektedir.

Bugün Arap Müslüman dünyasındaki en parçalanmış ülke olan Sudan birbirlerine düşman olan 4 gruptan oluşmaktadır; Arap olmayan Afrikalı, putperestler ve Hıristiyanlardan oluşan çoğunluğu yöneten Arap Müslüman Sunni azınlık.

Mısır’da Sunni Müslüman çoğunluk yukarı Mısır’da baskın olan sayıları 7 milyona yakın olan büyük bir Hıristiyan azınlıkla karşı karşıyadır.

İsrail’in doğusundaki tüm Arap devletleri Mağrip’teki devletlerden bile daha fazla iç çatışmalar yüzünden parçalanmaktadır.  

Suriye temelde Lübnan’dan çok farklı değildir sadece güçlü bir askeri rejim tarafından idare ediliyor olması farkını taşır. Ancak  bugünlerde Sünni çoğunluk ve yönetimdeki Şii Alevi azınlık (nüfusun sadece %12’si) arasında yaşanan gerçek içsavaş içerdeki problemlerin göstergesidir.  

Irak, çoğunluğun Şii ve yönetimdeki azınlığın Sünni olmasına rağmen özünde komşularından hiç farklı değildir, Nüfusun %65’i politik konularda söz sahibi değildir, %20’lik elit bir zümre tüm gücü ellerinde tutmaktadır. Buna ek olarak Kuzey’de büyük bir Kürt azınlık vardır.

Körfez ve Suudi Arabistan’daki dengeler içinde sadece petrol olan bir kumdan ev üstüne inşa edilmiştir. Kuveyt’te, Kuveyt’liler nüfusun sadece %25’ini oluşturmaktadır.   Bahreyn’de Şii’ler çoğunluktadır ancak güç onlarda değildir. Birleşik Arap Emirlikleri’nde Şii’ler yine çoğunlukta olmasına rağmen Sunni’ler yönetimdedir.   Amman ve Kuzey Yemen içinde aynı şey geçerlidir. Güney Yemen’de bile önemli bir miktarda Şii azınlık bulunmaktadır.  Suudi Arabistan’da nüfusun yarısı yabancıdır, Mısır’lı ve Yemen’lidir; ama Suudi bir azınlık gücü elinde tutmaktadır.  

Ürdün aslında Trans-Ürdün’lu Bedevi bir azınlık tarafından yönetilen Filistin’lidir, ancak ordunun çoğunluğu ve  kuşkusuz bürokrasi şu anda Filistin’lidir. Aslında Amman en az Nablus kadar Filistin’lidir.  

Bütün bu ülkelerin göreceli olarak güçlü orduları vardır. Fakat aslında bu durum da bir problem yaratmaktadır. Suriye ordusu bugün çoğunlukla Sunni’dir ancak  subaylar Alevi’dir, Irak ordusu Sünni kumandanlara sahip Şii bir ordudur. Bu uzun vadede çok önemlidir ve bu sebeple uzun süre ordunun sadakatini korumak mümkün olamayacaktır. Sadece tek ortak payda olan İsrail’e olan düşmanlıkları konusunda anlaşabilirler ve bugünlerde bu bile yeterli değildir.  

Arap’lar gibi, bölünmüş olsalar da diğer Müslüman devletler de benzer bir  durumla karşı karşıyadırlar. Iran nüfusunun yarısı Farsça konuşan bir gruptan oluşur ve diğer yarısı da etnik olarak Türk bir gruptur. 

Türkiye’nin nüfusu Türk Sünni Müslüman bir çoğunluk (%50 civarı) ve iki büyük azınlıktan oluşur, 12 milyon Şii Alevi ve 6 milyon Sünni Kürt.  

Afganistan’da 5 milyon Şii nüfusun üçte birini oluşturur.

Sünni Pakistan’da 15 milyon Şii devletin varlığını tehdit etmektedir.  Fas’tan Hindistan’a  ve Somali’den Türkiye’ye uzanan ulusal etnik azınlık resmi, istikrarın yokluğuna ve tüm bölgenin hızlı bir şekilde dejenere olmasına işaret eder.  Bu tablo  ekonomik tabloya eklendiğinde tüm bölgenin nasıl ciddi problemlere karşı koyamayacak kağıttan bir kule şeklinde inşa edildiğini görebiliriz.  

Lübnan parçalanmıştır ve ekonomisi de parçalanmaktadır. Devlette merkezi bir güç yoktur sadece 5 fiili egemen otorite vardır; kuzeyde Suriye tarafından desteklenen ve  Franjieh aşireti tarafından yönetilen  Hıristiyan bölge, doğuda Suriye tarafından işgal edilmiş bölge,  merkezde Falanjistler tarafından kontrol edilen Hıristiyan kuşatma bölgesi,  güneyde ve Litani ırmağına kadar Filistin Kurtuluş Örgütü tarafından kontrol edilen Filistin bölgesi ve Binbaşı Haddad’a ait Hıristiyan bölge ve yarım milyon Şii. 

Suriye çok daha vahim bir durumdadır.

Mısır en kötü durumda olan ülkedir; milyonlar açlık sınırındadır, işgücünün yarısı işsizdir ve dünyanın en kalabalık nüfüsuna sahip bu bölgede konut çok seyrektir. Ordu dışında verimli olarak çalışan bir bölüm yoktur ve devlet sürekli iflas halindedir ve barıştan bu yana verilen Amerikan yardımına muhtaçtır.

Körfez devletlerinde, Suudi Arabistan, Libya ve Mısır’da paranın ve petrolün birikimi çok fazladır ama bundan faydalanan küçük elit bir zümredir. Bu zümre geniş tabanlı bir destek ve kendine güvene sahip değildir ve bunlar hiç bir ordu tarafından garanti edilemez.

Bütün ekipmanları ile Suudi ordusu rejimi içte veya dıştaki gerçek tehlikelerden koruyamaz ve Mekke’de 1980’de yaşananlar bunun küçük bir örneğidir.

Günümüzde durumu tamamen başka bir hale dönüştürmek için önümüzde büyük fırsatlar vardır ve bunu önümüzdeki 10 yılda gerçekleştirmeliyiz aksi takdirde (İsrail) bir devlet olarak hayatta kalmamız mümkün olmayacaktır.      

MISIR

Mısır günümüzdeki politik görünüşe göre ve artan Müslüman-Hıristiyan ayrışması dikkate alındığında zaten halihazırda bir cesettir.   Mısır’ı coğrafi olarak farklı bölgelere bölmek İsrail’in Batı cephesindeki politik hedefidir.  

Mısır bir çok otorite merkezine bölünmüş ve parçalanmıştır. Eğer Mısır parçalanırsa, Libya, Sudan ve hatta daha uzaktaki devletler mevcut şekilleri ile varlıklarını sürdüremez ve Mısır’ın çözülmesi ile birlikte onlar da çöküşe katılır.  

Mısır’ın yukarı bölümünde Hıristiyan Kıpti bir devlet ile birlikte merkezi bir hükümet olmadan bölgesel güçleri ile bir kaç zayıf devlet düşüncesi tarihi gelişimin anahtarıdır ve barış anlaşması ile sekteye uğramış olsa bile uzun vadede kaçınılmazdır.

SURİYE

Lübnan’ın beş bölgeye bölünmesi Mısır, Suriye ve Irak da dahil olmak üzere tüm Arap dünyası için bir başlangıçtır ve aslında Arap yarımadası şimdiden bu yolda ilerlemektedir. Suriye ve daha sonra Irak’ın feshi ve Lübnan’da olduğu gibi etnik ve dini bölgelere ayrılması İsrail’in uzun vadede Doğu cephesindeki bir numaralı hedefidir ve bunun için kısa vadede bu devletlerin askeri gücünün feshi ana hedeftir.  

Suriye etnik ve dini yapısına istinaden tıpki bugün Lübnan’da olduğu gibi birkaç eyalete bölünecek ve kıyıda Şii-Alevi bir eyalet, Halep bölgesinde Sünni bir eyalet, Şam’da Kuzey komşusuna düşman olan bir diğe Sünni eyalet olacak ve Dürziler de belki bize ait olan Golan’da, mutlaka Havran’da Kuzey Ürdün’de  başka eyaletler kuracaklardır. Bu gelişmeler uzun vadede barış ve güvenlik için garantör olacaktır.

IRAK

Bir taraftan petrol zengini olan ancak diğer taraftan parçalanmış bir ülke olan Irak’ın İsrail’in hedeflerine aday olması garantidir. Bizim için Irak’ın feshi, Suriye’nin feshinden bile dha önemlidir. Irak Suriye’den daha güçlüdür. Kısa vadede İsrail’in en büyük tehdidi Irak’ın gücüdür. Bir Irak-İran savaşı Irak’ı parçalayacak ve bize karşı geniş bir cephede çatışma organize etmesine imkan vermeden çökmesine sebep olacaktır.   Araplar arasındaki her türlü çatışma kısa vadede bize yardımcı olur ve Suriye ve Lübnan’da olduğu gibi önemli bir hedef olan Irak’ın parçalanması için yolu kısaltır. Osmanlı döneminde Suriye’de olduğu gibi Irak’ta da etnik/dini bazda bölgelere bölünme mümkündür. Üç büyük şehir etrafında üç (veya daha fazla) eyalet var olacaktır: Basra, Bağdat ve Musul ve güneydeki Şii bölgeler Sunni ve Kürt kuzeyden ayrılacaktır. Mevcut İran-Irak çatışmasının kutuplaşmayı derinleştirmesi olasıdır.

SUUDİ ARABİSTAN

Arap yarımadasının tamamı iç ve dış baskılar sebebiyle çözülmeye adaydır ve özellikle Suudi Arabistan’da bu sonuç kaçınılmazdır. Petrole dayalı ekonomik gücünün baki kalması veya uzun vadede azalmasından bağımsız olarak, iç ayrışmalar ve kırılmalar mevcut politik yapının doğal ve açık bir sonucu olarak ortaya çıkacaktır.

ÜRDÜN

Ürdün kısa vadede stratejik bir hedeftir, uzun vadede ise değildir zira feshinden ve Kral Hüseyin’in uzun hükümranlığının bitmesi ve kısa vadede yönetimin Filistin’lilere geçmesinden  sonra gerçek bir tehdit.  

Mevcut yapısı ile Ürdün’ün uzun süre var olması ihtimal dahilinde değildir ve İsrail’in hem barışta hem savaşta sürdüreceği politika mevcut rejim esnasında Ürdün’ün tasfiyesi ve yönetimin Filistin’li çoğunluğa devri yönünde olmalıdır.

Filistin Kurtuluş Örgütü ve İsrail Arap’larının kendi planları olan 1980 yılındaki Shefa’amr planı göz önünde bulundurulduğunda, mevcut durumda iki ulusu ayırmadan, Arap’ları Ürdün’e ve Yahudi’leri ırmağın batısındaki bölgelere ayırmadan bu ülkede yaşamaya devam etmek mümkün değildir.
 

Yahudi nüfusunun dörtte üçünün nükleer bir dönemde büyük bir tehlike yaratan ve yoğun bir şekilde yerleşilmiş olan kıyı şeridinde yaşaması mümkün değildir. Dolayısıyla nüfusun dağıtılması mümkün olan en yüksek mertebedeki milli hedefimizdir, aksi taktirde hangi sınır içerisinde olursak olalım varoluşumuzu sürdüremeyiz. Judea, Samarya ve Galile ulusal varlığımız için tek garantidir. Bu dağlık bölgede hakim çoğunluk haline gelmez isek ülkeyi yönetemeyiz ve zaten kendilerinin olmayan, birer yabancı oldukları bu ülkeyi kaybeden Haçlılar gibi oluruz. 

Demografik, stratejik ve ekonomik olarak ülkeyi tekrardan dengelemek bugünün en önemli hedefidir. Beersheba’dan yukarı Galile’ye kadar olan su havzasını ele geçirmek için şu anda Yahudi’lerin bulunmadığı dağlık araziye yerleşmek çok mühim bir stratejik düşüncedir.

81 yorum:

  1. Üzerinde çok durulan meşhur Yinon Planını tam metin olarak yayınlıyorum. Bu planın ilk yayınlandığı günden itibaren bu planın ne kadar işlemiş olduğunu tartışmaya açıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah sizden razı olsun
      Çok faydalandım yazınızı
      Tamamen yayınlamak istiyorum

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. La ikrahe fiddîyn... Zorlama yok. İnşaallah kısa bir özet hazırlayıp sunacağım.

      Sil
    2. Tek cümle ile özetlemek gerekirse Yinon Planı Türkiye dahil Ortadoğu'daki devletlerin kantonlara ayrılarak İsrailin güvenliğini sağlamak amacına yönelik bir plandır. Halen maalesef çevremizdeki bütün savaş, isyan ve toplumsal olaylar bu plana uygun şekilde yürümektedir.

      Sil
    3. Hazırladığım özeti mesaj bölümü kelime sınırlaması nedeniyle yüklenemediği için ana yazının altına ekledim. Dileyen sadece özet kısmını okur. Dileyen hepsini okur.

      Sil
    4. En sonunda yazının tam metnini blogdan çıkardım. Sadece link verdim. İsteyen tam metini okur. Ancak yazı gerçekten çok uzun. Bu yüzden içinden seçmeler yaptım. Sanırım böyle daha iyi okunur hale geldi.

      Sil
    5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    6. Evet, Bu fakir nickli birisi sunu demis. Bu konuyu dogrulayacak bilgisi olan var mi? Bu fakir05 Mart 2014 Çarşamba 22:43Süfyan

      Merhum Ustad Ismail Cetin hocaefendi Fethullah hocanin Süfyan olabileceğini söylemiş.Süfyan nedir Ustad diye soruyorlar.Süfyan ilk başta Ehli irşaddan birisi ,bir kargaşaya girer sonradan kendinin kafir olduğunu anlayinca müslümanlara harb ilan eder diye 2009 yilinda Ankarada vekilinden aynen dinlemişdim.Allahın evliyası olmasa biz bu hakikatlerden haberdar olmazdik.Bu meseleyi 2 sene evvek bir arkadaşıma anlatmışdım.Bana geçenlerde bu konuşmamızı anlattı ve Ustad nekadar haklıymış dedi.Rh.a.

      Sil
    7. Buna benzer bir yazıyı Nur cemaatinin bir web sitesi olan www.ittihad.com.tr de okumuştum. O zaman 7 Şubat 2012 kriz, ardından Gezi olaylarının ardındaki paralel etki ve en nihayet 17 Aralık 2013 darbe girişiminden çok önce olduğundan çok şaşırmıştım. Bazı şeyler bilinmekte olmasına rağmen o zaman için perdenin yırtılması uygun görülmemişti.

      Sil
    8. Bakalım bundan sonra bizi nasıl bir süreç bekliyor. Gülen grubunun taktik değiştirip canla başla çalıştığını duyuyorum.

      Sil
    9. Bir adam omurgasız olunca böyle oluyor işte yeşil kardeşim.
      Ne ayakta durabiliyor, ne de bir istikamette gidebiliyor.
      Kuyruğunu koparınca sürünmeye devam ediyor ta ki başı ezilene kadar.

      Cebrail a.s parti kursa desteklemeyeceğim diyen kıtmir, bakalım tuzlukları parti kurunca da aynısını diyecek mi?

      Uzat favorilerini tuzluk, uzat..! daha da indir. Zaten yaptığınız hizmetler(!) de tam da o favorilerin mucidi hristiyan şovalyelerini anımsatıyor...Nasıl da benzemek istediklerinize benziyorsunuz..!

      Allah, dinini tahrife kalkışanlara fırsat vermesin, başlarını ezsin inşallah.

      Allah dostları işlerinin başında yeşil kardeşim. Biz onlara sadık olur samimi olarak destek olursak hep kazanırız Allahın izniyle...

      Sil
    10. Sizin her ikinize de teşekkür ederim
      Tüm yazdıklarınızı lütfen tüm topluma duyuru
      Sizler lazımsınız

      Sil
  3. İSLAM DÜNYASINDA 1980 YILINDAN BU YANA GERÇEKLEŞEN SAVAŞLAR VE TOPLUMSAL OLAYLAR

    Lübnan iç savaşı: 1975'ten savaşın sona erdiği 1990 yılına kadar Lübnan'da yaklaşık olarak 150.000 - 230.000 insanın ölümüne neden olmuştur.

    İran – Irak savaşı: 1980-1988 arasında 1 milyon kişinin ölümüyle galibi olmadan sonuçlanmıştır. Her iki ülke için yıkım olmuştur.

    Körfez savaşı: (17 Ocak 1991-28 Şubat 1991) 2 Ağustos 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesiyle başlayan krizin sonucunda, ABD öncülüğünde, Birleşik Krallık, Fransa, Suudi Arabistan, Suriye, Mısır'ın da aralarında bulunduğu 34 ülkenin dahil olduğu koalisyon gücünün Irak'a karşı düzenlediği askeri harekat sonucu Saddam Hüseyin devrildi. Saddam Hüseyin, 30 Aralık 2006 tarihinde Kurban Bayramı'nın ilk gününde asılarak idam edildi.

    Arap Baharı: 17 Aralık 2010 yılında Tunus’ta Muhammed Buazi’nin kendini yakması ile başlayan olaylar ardından Mısır, Yemen, Cezayir ve Ürdün'e sıçramıştır. Tunus’ta Zeynel Abidin Bin Ali ve Mısır‘da Hüsnü Mübarek devrilmiştir. Ardından bir domino etkisiyle Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın tamamına yayılmıştır. Libya’ya NATO müdahalesi sonucu muhalifler iktidara geldi. Kaddafi Sirte’de öldürüldü.

    Suriye iç savaşı: Gösteriler 15 Mart 2011'de başlamış ve Nisan 2011 tarihinde ülke çapına yayılmıştır. Halen devam eden iç savaşta şimdiye kadar200.000 kişi ölmüş, 5 milyon kişi mülteci durumdadır.

    Güney Sudan Ocak 2011’de yapılan referandum sonucu 9 Temmuz 2012 yılında bağımsızlığını ilan etti. Böylece Sudan ikiye bölünmüş oldu.

    Afganistan savaşı: 11 Eylül 2001 saldırısı gerekçe gösterilerek 7 Ekim 2001 tarihinde başlayan savaşta El-Kaide kampları yok edilmesine ve Taliban rejimi feshedilmesine rağmen henüz savaş devam etmektedir. Afganistan’da 34 farklı milletten 32.000 kişilik İSAF Uluslararası Güvenlik Destek Gücü bulunmaktadır.

    Türkiye – PKK çatışması: PKK’nın 1984 Eruh baskını ile başlayan çatışmada 1984-2009 arasında 5821 TSK askeri, 775 emniyet görevlisi, 1350 köy korucusu, 4.828 sivil çatışma ve saldırılarda hayatını kaybetmiş, yaklaşık 28.000 PKK militanı öldürülmüştür. Halen çözüm süreci yürütülmektedir.



    YanıtlaSil
  4. erinmedim hepsini okudum ...

    ustaca yazılmış bir beyin yıkama yazısı...hiç bir detay atlanmamış....seviyesindekiinsnları uyutmak ve paranoyak yapmak için ustaca yazılmış...

    içinde ne deccal var ne mehdi.....nede süfyan...nabzagöre şerbet yani...

    1- uygulamada olan bir plan deşifre olmaz...deşifre olmuşsa uygulanmıyor demektir...yem dir...ne yazıkkki basiretsiz beyinler(lafım meclisten dışarı) bu yemi yutar...yahudideccal uşakları butrz yemlerle 100 yıldır yemlerler dünya milletlerini...

    2--bu tarz yemleme planlarının aslında hiç uygulanmayacağı bizzat hadisi şeriflerle sabittir...zira gaybi hiçbir hadiste yada rivayette yada evliya ifşaatında bu tarz planların uygulanacağına dair bir emmare görülemez...zındıka komitesi ve deccal komitesinin planları(aslında plan değil prosedür) gizlidir...hadisler bizi zındıka komitesinin deccalkomitesinin ve allahın kendi kendi katındaki planını fitneye düşmeyelim ve dine sahip çıkalım ve gerekeni yapalım diye ifşaa eder...

    allah c.c. kedi ktındaki planı işleyen tek plandır...allah bu plan dahilinde bu zındıka ve deccal komitelerinin planlarına müsade eder...imtihan vesilesi olduğu üzere...ve bizleride buna karşı uyarır...ONLAR GİZLİ PLANLARINI ASLINDA PROSEDÜRLERİNİ BİZGÖRMEYELİM DİYE MASKELERLER...BU MASKEDİR...KENDİ PLANLARINI ASLA ASLA ASLA ASLA AMA ASLA DEŞİFRE EEETTTTMMMEEEZZZLLEERR.....

    3--hadi diyelim oldu...deşifre oldular....ne olacak...insanlar buna tedbir alacaklarmı? hayır....karşıkoyabileceklermi? hayır.....çoğunluk çorbadaki su misali bunlara kanacakmı?evet

    deccal çıkacakmı? evet demekki planları şıkır şıkır işleyecek...yani insanlar tedbir almayacak...fitneye düşecek....yani asıl planları hiçbir zaman bilmeyecek...yani bu planlar asla deşifre olmuyacak(MUHBİRİ SADIK EFENDİMİZ VE ALLAHIN GAYBI AZAR AZAR İZNİ İLE BİLDİRDİĞİ VELİ KULLARIN İHBARLARI HARİÇ)

    bu böyle biline...

    4- artık bir seçim yapsalar insanlar iyi olur bu böyle olmuyor...(seçim yapamayacaklar...)

    siyonizmi? emperyalizmmi?bop mu?büyük irail mi? yeni dünya düzenimi? illimunatimi? tapınakçımı? evangelizmmi? antkristmi?...yinnon mu? bu ne yaa...nabza göre şerbetmi? balığa göre yemmi? vs vs vs...insanlar bir karar verse diyorum artık....

    5 biraz klişe olacak ama ....iki kişinin bildiği sır değildir...bu söz doğru olmayabilir.

    amaa milyon kişinin bildiğinede sır diyen adamın anlını karışlamak lazımdır....

    bu kitap ne kadar basılmış bilgisi olan varmı? ha yani kaç kişi bu süper top secret olağan üstü gizli planı biliyor...

    selametle...

    ..


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yinon planı 1980'lerde yazılmıştır. Müslüman kardeşim dilediği gibi düşünmeye devam edebilir. Ateş islam alemini yakıp kavurmakta... O ateşin bir kısmı zaten 30-40 yıldır bizi yakıyor.
      Bediüzzaman alem-i islamın büyük zulümatını haber vermiş. Bu planı yayınlamakta kastımız biraz da Mehdi'nin zuhuruna sebep olan olayların alt yapısını anlamaya çalışmaktan ibaret.
      Müslümanların birbirine çok değer vermesi, düşüncelerini önemsemesi, hayatta ve ayakta kalabilmek için sıkı sıkıya kenetlenmesi ümidiyle bütün kardeşlerime selametler diliyorum.

      Sil
    2. eğer niyet buysa evvallah kardeş...sıkıntı yok...

      Sil
    3. birde kualisyon süfyani ordusu

      ebka barzani

      yemani türk komutan

      şeysabani horsani

      işid aralarında ihtilaf edecek felanca abbasoğulları..

      diyorum ben....sen ne diyorsun admin kardeşim....buna bircevap verirsen bir zahmet...ALAMET VE HADİSLERLE AMA.... çok şey istemiyorum inşallah ...mademki amaç hakkı bulmak ve önümüzü görmek buyurun...

      Sil
    4. Her soruya cevap yetiştirebilecek ne ilmim vardır ne de hazırcevaplığım. Kusura bakma elimden geleni yapıyorum. Bilmediğim yerde duruyorum. Burası bilgi paylaşım alanı... Göreceli üstünlükler gereği herkes bildiğini paylaşıyor. Bizler de istifade ediyoruz..Bu arada kimsenin ilmini de sınamıyorum. Herkesten öğreneceğim çok şey var. Gaybi hadisler sitesini bu yüzden destekliyoruz. Alamet ve hadisler konusunda uzman oldukları için.... selam ve dua ile...

      Sil
    5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  5. Abdurrahim kardeşim merhaba,

    İlminiz var mı, var ise nereden tahsil ettiniz, ilim icazetiniz var mı ?

    Hakkınızı helal edin, istişare amaçlı soruyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ümmiyim. Bir hocadan, tarikatten veya şephten veya başka bir yerden icazet almadım. Almam da gerekmiyor. Çünkü onların hükmü geride kaldı. Öyle olmasaydı Hilafet-i İslamiye çökmez ve Alem-i İslam işgal ve askeri vesayetler altında inleyip yağmalanmazdı. Ve de şeiar-i İslamye yasaklanıp, imanlara süfli inanışlılar ve hayat tarzımıza mahrem eller dokunmazdı.

      Sil
    2. Abdurrahim kardeşim,

      Hakkınızı helal edin, esasında size abi demem gerek ama her kardeşimi abi olarak kabul edersiniz inşallah.. Affınıza sığınıyorum..

      Sizi Ehli Sünnet vel Cemaat olarak bildiğim için özellikle muhabbetim var..

      Tevil konusu, çok dikkatli olunması gereken bir konudur,

      Tevilin sahih olması bazı şartlara dayanır :

      Bu şartlardan birisi olmazsa tevil batıla dönüşür ve kabul edilmez.

      1. Tevil edilen lafız tevile elverişli olması gerekir. Yani delaleti zannî olması gerekir. Müfesser(Kelime anlamı aşağıda) veya muhkem(Kelime anlamı aşağıda) naslarda tevil geçerli değildir. Zira tevil ictihadı kabul eden yerlerde olur, delaleti kat’i olan naslarda tevil yoluna başvurmak caiz değildir.

      2. Tevil sahih ve kuvvetli bir delile dayanması gerekir. Böylece lafzı zahir manasından başka manaya çevrilebilsin. Zira asıl zahirle amel etmektir. Mesela bir hadiste Allah Resulü (s.a.v.): “Ölü, ehlinin ağlamasından dolayı cezalandırılır.” diye buyurmuştur. Hz. Aişe (radıyallahu anha) “Kimse kimsenin günahından dolayı sorguya çekilmez.” ayetine dayanarak bu hadisin ilk anlamını kabul etmemiştir. *** Aşağıda kıssanın detayı ve konu hakkında detaylı tatmin edici açıklaması var

      3. Tevil yapan kişi ictihad ehliyetine sahip bir kimse olmalıdır. Yaptığı tevil Arap lügatine ve şer’i örf ve adetlere uygun olması lazımdır. - Ayet veya Hadisi Şerifin arapçası öncelikli olarak bilinmelidir.

      4. Tevil kati nasslara muhalif olmamalıdır.

      5. Tevil yoluna gitmeyi gerektiren mutlak bir durumun olması gerekir. Mesela nassın zahirinin dinin zaruri olarak bilinmesi gereken esaslarını ya da bir başka nassın zahirine muhalif olması gerekir ki tevil yoluna başvurulsun ve muhalefet ortadan kaldırılsın.

      Sil
    3. *** Resulullah'ın:

      "Ölüye akrabalarının ağlaması onun azabını arttırır." (Buhârî, Cenâiz, 32; Meğâzi, 8; Müslim, Cenâiz, 16, 17 vd.; Ebu Davud, Cenâiz 54)

      buyurduğu bilinmektedir. Ancak Hz. Âişe (r.a.)'ya bu hadis hakkında görüşü sorulunca, Hz. Peygamber (asm)'in bununla, kâfir kimse için akrabaları ağlarken kendisinin de azap edildiğini kasdettiğini söylemiştir. Cahiliye döneminde ölüler kendi arkasından ağlamalarını vasiyet ederlerdi. "Ölü acı duyar, ehlinin ölü için bağırıp çağırması onu üzer. Çünkü o ağlamalarını işitir. Yaptıkları işler ona arz olunur." demektir. Yoksa "âilesinin ağlamasından dolayı azap ve ceza görür." anlamında değildir. Çünkü hiçbir kimse diğerinin günahını yüklenemez.

      İbn Cerir'in Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet ettiğine göre, o şöyle demiştir:

      "Yaptığınız işler yakınlarınızdan ölenlere arz olunur. Eğer bir hayır görülürse, buna sevinirler; kötülük görürlerse hoşlanmazlar."

      MÜFESSER NEDİR?

      Sözlükte "tefsîr edilmiş, açıklanmış" gibi anlamlara gelen müfesser, bir fıkıh usulü terimi olarak, hükme açık bir şekilde delalet eden, tevîl ve tahsîs ihtimaline kapalı bulunan lafızdır. Müfesser lafızlar, hükme delaletindeki açıklığı bakımından, zâhir ve nasstan daha kuvvetlidir. Müfesser lafız, bazen aslında mücmel iken, başka bir nass tarafından açıklanarak kapalılığı giderilmiştir. Bu şekilde müfesser olan lafıza, mübeyyen, mufassal da denir. Meselâ, namazı emreden nassları, Hz. Peygamber sünnetiyle açıklamıştır. Böylece daha önce mücmel iken, müfesser olmuştur. (bk. Mücmel) Müfesser lafızlar tevîle ve başka bir şekilde anlaşılmaya müsait olmadığı için, kesin olarak delalet ettiği manaya uygun şekilde amel edilmesi gerekir.

      MUHKEM NEDIR ?

      Sözlükte "sağlam, esaslı ve dayanıklı" anlamına gelen muhkem, terim olarak, manası kolaylıkla anlaşılan, haricî bir yoruma ihtiyaç göstermeyen ve tek anlamı olan, ne anlama geldiği, ne anlatmak istediği ilk bakışta anlaşılan, manası açık ve net olan, niteliği ve içeriği (seçikliği ve açıklığı) belli olan Kur'ân'ın sarih lafızlarına ve âyetlerine denir.

      Tevil yaptığınız Hadisi Şerifler ve Ayetler tevile açık değiller, Hz Mehdi (As) ile ilgili Hadisi Şeriflerin arapçasına ve Bediüzaman hzleri dahil tüm gelmiş geçmiş Ulema - Allah dostlarının açıklamalarına bakılırsa Hz Mehdi (As) hzleri ve Hz İsa ( As) lerinin şahıs olarak gelecekleri alenidir..

      Saygılarımla,

      Allah'a emanet olun..

      Sil
    4. Allah razı olsun. Tecdid-i iman gibi tecdid-i malumat da çok iyidir. Sayenizde ben de başkaları da istifa edecektir. Bu yazılanlara bir itirazım olamaz, olmadığı gibi bunlara asgari riayet ederim.

      Muhkemat ayetlerin kendi aralarında kıyasla tefsir ve tevili serahate ulaştırdığı gibi, müteşabihat da öyledir. Müteşabihatın hikmeti çok yönlü ve çok manalı olması, kişiyi seviyesine göre iltizam etmesi mevzubahis. Nass’lar konusunda bugüne kadar ben hiç konuya girmedim. Zaten hacet de yok. Zirvede duran güneşin nesini tefsir edilecek.

      Benim takıldığım nokta gaybi hadisatla ilgili teviller. Zaten bu sitenin bir maksadı da bu. Bana göre her iki deccal çıktı. Süfyan ve Mesih de. Hükümleri sürüyor. Kesin neticeyle ancak bu Yinon Planı’nnı akamete uğratılıp Kur’an’a göre birinci düşmanımız olan bu kavmin bölgede ve cihandaki hakimiyeti özellikle fitne ve fesadına son vermektir. Bu planı 28-29 yıldır bilirim. Kur’an’ın uyarısı ile hırsları, zulme koşmaları ve haram yemeleri, bozgunculukları bilindiği için, kaldı ki ülkemizin karşılaştığı müşkül hallerinin müsebbipleri onlar olduğu için hep dikkat etmişimdir. Neredeyse bulaşmadıkları ihtilaf, darbe, fesat yok gibi. Kıtmir ve cemaatini bile elde ettikleri düşünülürse.

      Kur’an ezeli kelamdır. Semamıza bir kerede, dünyamıza ise yeri geldikçe vahiyle bize ulaştırılmıştır. Böyle olunca ayetin nüzul sebebi, neyi kapsadığı, manayı işarisi hepsi tamam. Yani tefsir usul ve kaidelerine göre yapılır biz de öğreniriz. Sizin anlattığınız benim bildiklerim çelişmiyor. Kur’an’ın her ayetinin bütün Kur’ana baktığı Kur’an’ın da o ayete baktığı belirtilir. Kur'an tefsirini kendi ayetleriyle yapar.

      Cenab-ı Allah Alimdir. İlimle yaratır, ilimle muamele eder. Böyle olunca vahiyle gelen hükümlere ve hakikatlere sadakat ve teslimiyet esastır. Bize gelince, ilim ve akıl devreye girerek bunların öğrenmek ve hikmetlerini anlamak mükellefiyeti var. Ulum-u diniye böyledir. Ve Kur’an her asra ve zamana baktığı ve zaman ihtiyarladıkça hükmünün güncelliğini koruduğu için o hakikat ve hikmetleri bulmakla mükellefiz. Buda çeşit çeşittir. Tabi ilk öğretmenimiz, Kur’an’ın da emriyle Hz. Resullullah’tır. Bu konuda bir ihtilaf olmadığı gibi 6666 ayetin zaman üstü olduğu ancak her zamana hükmettiği ve mana taşıdığına inanırım. Yorumları bazen şıpşak yazmak icab ediyor. Mana atlaması oluyor. Ama bu böyle bilinmeli.

      İlk Halife Hz. Ebu Bekir'le (r.a) başlatılan hilafettir. Mehdiye kadar. Sonra Mehdi ve Meshi hükmedecek.. Açtıkları yol Mehdiyet ve Mesihiyet’tir. Onun da kıymetli zatları vardır. Erkanı vardır. İlk 3 halifenin perde gerisinde müftü veya Şeyhülislam’ı kimdi. Hz. Ali (r.a). Ayrıca sahabeler vardı. Hilafet vardı ama onlar da vardı. O manada kastım. Mehdi’ye inanmak bazı ciddi ulemaya göre farzdır. Büyük tarikatlarımızın hepsinin bir başlatanı var. Ve o isimlere izafeten anılırlar. Nakşi, Kadiri, Rufai gibi.

      Kaldı ki ahir zamanın hizmeti ve vazifesi belli. Ama , süfli kişileri ve kahramanları sarahaten belirtilmemiştir. Muphemdir. Onları bilme ayrı bir fehm ve ilim gerektirir. Sırr-ı teklif bunu gerektirir. Ana vazifeleri ihya-yı dindir. O ulviyetleri nisbette dünyevi işlerimize yansırlar.

      Sil
    5. Güncel kardeşim Allah razı olsun. Allah ilminizi arttırsın.

      Sil
    6. Türker Eraslan kardeşimize

      Bizim tefsir konusunda yazdığımız güncelle farklı değil ki. O okuduğunu tam algılayamamış, klasik tefsir konusunu anlatmış. Okuduğunu iyi anlasa idi,yaş ve kuru içinde her şeyin kapsayan, İmam-ı Mübin ile Kitab-ı mübin nedir anlardı. Batın nedir zahir de, haddi ve muttalaı da.

      İsrailiyat gibi hikayata ve rivayata dalanlar, gerçekleri anlamakta güçlük çekerler. Bir ara bu Yinon Planını hem Mustafa bey hem senin için yazacağım. 32 değil, nasıl 174 yıllık hatta 214 yıllık bir planı olduğu ve Beni İsrail'in dünya hakimiyetini Deccaliyet ve Süfyanla icad ederek sürdürdüğünü de. Bütün darbelerin hatta Kıtmir ve cemaatinin nasıl çekip çevrildiğini de. Baki selamlarla

      Sil
    7. Guncel kardeş Allah razi olsun. Allah ilim ve basiretinizi artirsin. Meseleyi cok iyi kavramış ve aciklamissiniz. ..

      Sil
    8. Abdurrahim kardeşim Allah senin de ilmini arttırsın inşallah.

      Sil
    9. İlave bir not Abdurrahim kardeşime.

      Tahminim odur ki admin kardeş de buradaki diğer kardeşlerim de kadim siyonizm planı hakkında malumat sahibidirler ve bu işin yinon planı ile başlamadığını bilirler.

      Bu planın ilgi çekmesinin sebeplerinden biri, geride bıraktığımız yüzyılın sonlarında olması hasebi ile içinde bulunduğumuz yeni yüzyıla projeksiyon tutması ve son 20-30 yıldır bu plana mutabık düşen ortadoğu hareketlerinin gerçekleşmiş olmasıdır.

      Fakat tabi yine de konu hakkındaki malumatınızı paylaşmanızdan memnun oluruz.

      Sil
    10. Abdurrahim kardeşim/abi merhaba,

      Kusura bakmayın iş ve yorgunluğu sebebiyle hemen cevap veremiyorum,

      Sizinle ihtilaflı olunan ana mesele Hz Mehdi (As) ve Hz Isa (As) hzlerinin çıkışı -nüzulü, dünya hakimiyeti, zamanlarının asrı saadetleri, beraber namaz kılmaları vb konulardır

      Allah'ın rahmetinden kovulmuş Deccal ve Süfyan'ın ortaya çıkışları, müslümanlara ve insanlığa karşı yaptıkları savaş ve katliamları vb konulardır

      Bu konuları anlatan Hadisi Şeriflerde, bu kişilerin şahıs olarak gelecekleri katidir ve Bediüzaman hzleri dahil tüm Ulema - Allah dostları bu konuda belirtilen şekilde açıklama yapmışlardır

      Bu konuları şahsı maneviye yorumlamak tevile yani açıklamaya girmez, şahsi görüşünüz olur ki bunlar direk Hadisi Şerifler ile çelişir

      Yanınızda biz dahil tüm dünya olsa bile görüşümüz batıl - yanlış olur, çünkü karşımızda Dağ gibi ve Keskin Hadisi Şerifler durur

      Hz Mehdi (As) ve Hz Isa (As) hzlerinin beraber namaz kılmaları, Deccal'in ve Süfyan'ın katli, Dünya hakimiyeti (Hadisi Şeriflerde alenidir) vb gibi durumlar daha gerçekleşmemiştir,

      Bu tür batıl - yanlış görüşler ve yorumlar Bediüzaman hzleri gibi büyük Müceddid ve Allah dostlarını yakınen tanımayan kişiler tarafından yanlış anlaşılmalarına da sebep olabilir,

      Bizler Hadisi Şeriflerin Arapça metinlerini dahi bilmiyoruz, fakih değiliz, usül - erkan tam olarak bilmiyoruz, alim istişare ekiplerimiz yok, vesaire eksiklikler,

      Fakat şansımız - avantajımız, yani bize olan ikram Büyük Allah dostları ve Alimlerin ilimleri, açıklamaları ve doğru Hadis ve Ayet tercümeleri - mealleri, tefsirleridir

      Konuyu toparlarsak, Ihtilaf - yanlış görülen nokta, Hadisi Şeriflerde - Asıl metinlerinde kati -aleni olarak Şahıslara indirgenen, Hz Mehdi (As) ve Hz Isa (As) hzlerinin beraber namaz kılmaları, Deccal'in ve Süfyan'ın katli, Dünya hakimiyeti vb gibi Ahir Zaman gerçeklerini, yorumlayarak Şahsı Manevi olarak zaman dilimlerine bölmeniz, farklı yorumlara gitmeniz

      Hürmet ve Saygılarımla,

      Sil
    11. Türker ve Yeşil Karaltı kardeşlerim,

      Çok şanlıyız - nasipliyiz ki Peygamberimiz, Sahabeleri, Allah dostları ve Ümmedi Muhammed'in özellikle şuurlu ve azimli müslümanları bizlere bu tür ilmi hizmetleri yaptı da ve yapıyorlar da hepimize sadece ikrarı - söylemesi ve nakli - iletilmesi kalıyor,

      Allah onlardan da sizlerden de razı olsun,

      Hürmetlerimle,

      Sil
    12. Güncel kardeşimize

      Mehdiyet ve İseviyet, Hz. Mehdi ve Hz. Mesih’in açtıkları hizmet yoludur. Her ikisi de muasırdır. Hayatta iken hizmetlerini yapıp sonra beka alemine göç edince, hizmetleri bitmeyecektir. O halde onların açtığı yol (hizmet tarzı) kıyamete kadar sürmesi gerekir. Böyle olunca Mehdiyet Hz. Mehdi ile başlar ondan sonra da devam eder. Bu konu böyle anlaşılmalı. Kaldı ki İslam’ın bütün cihana yayılması nasıl ki Hz. Peygamber’den (a.s) sonra oldu, onun gibi onların vazifeleri merhale merhale, adeta bir bina inşası gibi olacak. Bu kadar önemli zatların herhalde çadır kurar gibi hizmet yapıp gitmeleri beklenmemeli. Özellikle Mehdi iman ve Kur’an hakikatlerinin tetimmesi olan eserleri büyük önem kazanmaktadır. Herkes darp marp savaş işleri ile meşgul. Hakikatler hasır altı.

      Bana göre büyük deccal olan komünizmin tahribatından örnek vereyim. Sonra buna kim son verdi ve ne yaptı siz karar verin. Bu bilgiler 2002 tarihinde İstanbul’da yapılan Türki bir toplantıya katılan Özbekistan Dışişleri Bakanı Ubeydullah Abdurmezakov ile yazar Dr. Baymirza Hayt'ın verdiği bilgiler. Tarih de bunları teyid ediyor.

      *1912-1987 arasında Sovyetler’de 80 bin kilise, 25 bin cami yıkıldı. 25 milyon Müslüman şehit edildi. Camilerin imamları ve hizmetlileri camilerin önünde asılarak idam edildi. Din min kalmamış. Bu 25 milyon şehit bugünün asgari 100 milyon nüfusuna tekabül eder. O rejimin katlettiği insan sayısı ise neredeyse 40-50 milyonu buluyor. O zamanki Türkiye nüfusunun 3-4 katı.

      *Yüzyıl sonra bu ülkede İslam Dini’nin kabulünün 1112. yılı kutlandı. Başbakan Putin iki yıldır yapılan bu törenlere katılıyor. Kutlamalar hem Moskova’da hem de Tataristan’ın başkentinde düzenleniyor. Moskova’da ünlü meydanına (Oruza Bayramınıs Kutlu olsun) afişi asılıyor. Ve bunlar Moskova TV’sine haber oluyor.

      Evet böyle bir vahşet, hem de dinsizlik vahşeti son yüzyıllarda yaşanmış mı? Hayır. Bunu yapan kim. Ve onları yok eden kim? Evet bunları kim yaptı.? Hz. Mesih. Her ikisi de insanlar uykuda yani gaflette iken hizmetini yapıp gider. Salikleri sürdürür. Bütün tahribat ve yaralar onarılır.

      Mesele fehm ile ibhamı sarahate çıkarmak. Bu ilim işi. Tabi Horasan bayraklılarını, gökten minareye inecek Hz. Mesih’i beklemeye devam.

      Sil
  6. bizim ebka süfyani horasani yeman,i esheb vs konuşuyor olmamız gerekmiyormu.?

    evvelden işid ve kualisyon yoktu...barzani itin tekiydi...peşmerge eşkiyaydı...vs...bunlar yokken teoriler araştırmalar öngörüler havada uçuşuyordu...bir sıkıntı yoktu...

    ne olduda şimdi bunlar konuşulmuyor....hadi konuşun bakayım...ne o sustunuz...AHİR ZAMA ŞAHSİYETLERİ YERİN DİBİNEMİ GİRDİ? Kİ YUNNON NA KALDINIZ...

    mesela kualisyon güçlerinin süfyaninin ordusu olduğundan şüphenizmi var...

    YanıtlaSil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tamamda ciddiyet nerde kardeş..be cemaati konuşmuyorum burda ...yoruma karşı yorum yapacaksan buyur başım üstüne ...yakışmıyor...

      Sil
    2. Aşk olsun mgazi. Ben Mehdi’nin başörtüsü furüattır diyeni olacağını bilmezdim. MGK kararı içtihaddır diyeni de. ABD dünya gemisin kaptanı demesini de. Kur’an Yahudileri lanetlemiştir demesini de. Falan politikacı cennetliktir demesini de. Yani bunların hepsinin icraatı olacağını bilmezdim. Ama yanıldım. Ben hepten cahilem.

      Neocon-siyonist cephe bölgeyi savaş ve kanla karıştıracakları için onlara alet olmayanları gölge yapıya tasfiye ettirip, gölge imamlarıyla Mehdiyeti böleceklerini de hesap edemedim. Ama “Kılıcı ayağına vurdurmaz, düşmanın başına vurdurur” tebşiratı aklıma geldi. O zaman o kılıç bizim ağlama duvarının da başına inecek mi dersin? Malum Cengiz Han döneminde sümük salya ağlayan Cafer Hocanın başına gelenleri. Cibali Babalığı ağzından yediği okla hayatına mal olmuştu. Hepsi aynı kapıya çıkar değil mi? Hiç uslanmazlar. Horasan’da Cafer, Pansilvanya’da fetoş. İkisi de gözü yaşlı imam. Ama beriki Mesih de olamayacak çünkü onun gözü değil alnı yaş. Mehile Mes de gitti. Kaldı Ağlayacak haline bir gülen.

      Sil
    3. Abdürrrahim bey mail atmamışsınız. safaasya@hotmail.com bekliyorduk mailinizi. Acaba fark mı etmedik?

      Sil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  9. konuya meraklı arkadaşlar için, bu raporun çevirisini yapan israel shakak basit bir komplo teorisyeni değildir.

    Kendisi bir polonya yahudisidir ve ömrünü israil ve siyonist planlarını deşifre etmeye adamış, bu konuda kitaplar yazmış, konferanslar vermiş liberal ve insan hakları savunucusu bir yahudidir.

    Ecel midir yoksa başka birşey mi bilinmez ama 11 eylülden 2 ay önce kudüste ölmüştür.şekeri vardı diyorlar...

    YanıtlaSil
  10. Bu planları kuran Deccaliyet sistemi ve İsrail kurulmadan da vardı. Şeytaniler 11.09.2001 ile başlattıkları yeni projeleri ile Deccal'i hazırlayıp dünya sahnesine çıkarmaya hız verdi. Yinon Planı nasıl şerlilerin planı ise Hak mensuplarının da planları var ve Muradullah dairesinde bu mücadele sürüyor.

    İsrail'in bu planları gerçekleştirebilmesi Abd'nin sürekli dünyada süper güç kalıp, İsrail'i kollaması ve sınırsız lojistik destek sağlaması ile mümkün. Bunun garantisi olabilir mi? Abd süratle zayıflıyor ve asıl hedef belli ki Türkiye. Ancak bunu açıktan söylemeleri tabi ki mümkün olamıyor. Sinsice bu noktada Türkiye'nin etrafını sarmaya çalışıyorlar. Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan vb ülkelerle yapılan gizli anlaşmalar malumunuz.

    İslam aleminin Ümmet bilincini kaybetmesi, şerlileri memnun ediyor ama bu noktada yaptıkları tüm zararlı, yıkıcı faaliyetler Müslümanları uyandırıyor çok şükür. Türkiye'nin bu hem müşahede aleminde hem metafizik dediğimiz alemlerde süren çok boyutlu mücadeleden büyüyerek ve güçlenerek çıkacağını düşünüyorum. İsrail, Allah'ın izniyle B.İsrail projesini hayata geçiremeden kaybedecek ve tarihten silinecektir. Kan akıtarak, binbir hile ve sinsilikle yerleştiği bir coğrafyada, herkesin kendisine düşman olduğu ortamda, zulüm üzere abad olunmayacağını göreceğiz inşallah. İnsanlığı zulüm, illüzyon (gerçekleri olduğundan farklı gösterip çarpıtarak, gücünü abartma) ve uluslararası büyücülerle gözlerini boyayarak, muvakkat süre için idare etme sanatı gösterdiğini zannedenler neticede sadece kendilerini kandırdıklarını hüsranla göreceklerdir.

    YanıtlaSil
  11. arkadaşlar yarım saat sonra şeysabanin kimliğini açıklayacağım...önce nasıl keşfettim onu açıklayayım....gece kualisyonun yani süfyaninin horasani yanişeysabaniyle nasıl ittifak kuracağı hakkında düşünüyordum...zira aklımdaki soru şuydu...kualisyonun nasıl olurda kufe necef civarından çıkacak bir siyah bayraklı örgüt ile işbirliği yapabilirdi....

    bende sizin gibi şeysabaniyi işid gibi bir örgüt olacağını sanıyordum...artık bu algı nasıl oluşmuşsa....

    sonra çıkacağı zamanın hadislerde kufe mescidin sağ duvarının yıkıldığı ve işidin kendi içinde ihtilafa düştüğü zaman olduğunu düşünürken birden işi çözdüm...artık tüm sorular cevap buldu ortadoğu hakkında....

    ve bunların hem ehli sünnet hem şia rivayet ve hadislerine tam uyduğunu gördüm...

    yinnon siyonizm bop büyük israil vsvs planlarının sahte olduğuna birkez daha iman ettim...

    yarım saat sonra ortadoğunun geleceği ifşaa edilecek...herkez sıkı dursun şoka gireceksiniz...

    ayrieten bu yazdığım en ciddi yorumdur...

    bazı arkadaşlar cemaat bahanesiyle sululuk cıvıklık gıcıklık yapmasın lütfen...konumuz ORTADOĞU CEMAAT DEĞİL...sululuğun alemi yok...

    YanıtlaSil
  12. hz mehdi hariç ahir zaman şahısları aşağıdaki gibidir..

    1-süfyaninin ordusu: kualisyon güçleri

    2-süfyani : bu ordunun başına geçecek dehşetli şahıs

    3-esheb: beşar esad ve onun bayrağı

    4- ebka : barzani ve bayrağı

    5-yemani : asker kökenli türk lider ahir zamanın büyük mehdisinin sağ kolu..hidayet bayraktarı...musanın harunu...

    6-türk nahiyesinden saldıracak sapkın bidatçılar isyankarlar : pkk terör örgütü

    7-aralarında ihtilaf edecek felanca(kozmopolitan)abbasoğulları: İŞİD

    ve

    8-horasani yani şeysabani yani taş kalpli adam ümmete acıklı azap tattıracak ebka yı süfyaniyle beraber öldürecek şahıs : IRAK MEKEZİ HÜKÜMETİ BAŞBAKANI HAYDAR EL ABADİ

    Hadisi şerifler ve rivayetler ve evliya ifşaatları olayların şu şekilde olacağını söylüyor...(YAZDIĞIM HERŞEYE ALLAHU ALEM)

    1. alamet olan işidin kendi içinde ihtilaf etmesi öncesi türkiyede genel şu olaylar gerçekleşir...yünanistanla savaş,türklerin yunana galebe çalması fetih yapması bu fethin asker kökenli yemani türk komutanı tarafından yapılacak olmasının doğuda batıda herkezin duyacağı bir şekilde televizyonlardan nida edilmesi...(diğer nidalar televizyondan olmayacak kanısındayım...)şam ı kebir yünan adalarını kapsamaz ama şam tarafı yünan adalarınıda kapsar..şama yakın demektir...

    tam bu sıralarda birbirine çok yakın zamanlarda işidin ihtilafı kufe mescidinin yani hz ali türbesinin saldırıya uğraması ve ppk nın savaş başlatması olur...

    kuolisyon (süfyani ordusu) işidi bitirmek için harekete geçtiği sırada (bu olmadan önce amerikada 11 eylül saldırılarına benzer bir saldırı olup bm ve nato onayı alınabilir bu filmi daha önce görmüştük) hz ali türbesi vurulup iranın ve tüm şianın korkunç nefretine sebebiyet verilir...

    hz ali türbesinin vurulmasını biraz açmak istiyorum..biz ehli sünnet için kabenin vurulması ne ise şii ler içinde hz ali türbesinin vurulması odur...o türbe onlar için kabe kadar kutsaldır..hatta mescidi aksadan daha kutsaldır...böyle olunca ayetullahların nasıl fetva vereceğini düşünmek bile istemiyorum...

    mescid vurulanca kualisyon(süfyani ordusu) ve siyah sancak çekmiş şii milatanlardan oluşan iranın inanılmaz desteğini arkasına almış şeysabani ordusu (abadi komutasında)işid için kelle avına çıkar...

    NE YAZIIKİ ÜZÜLEREK SÖYLÜYORUMKİ IRAK VE SURİYEDEKİ SÜNNİ MÜSLÜMANLARIN ÇOĞUNLUĞU İŞİD BAHANESİYLE TAMAMEN KATLEDİLİR...

    kays savaşıda budur...kays kabilesi iyice yok edilir...kays kabilesi yüzyıllardır sünnidir...

    bu savaşta sünnilerin çoğu yok edilirken işidde artık görevini tamamladığı için bu iki sünni nefretiile kudurmuş ordu tarafından TAMAMEN yok edilir...hatta hadislerde 1 tanesi bile kalmaz deniliyor...

    şeysabaninin ümmete tattırdığı acıklı azap budur..

    devamı var...okumadan yorum yapmayın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın felsefem,Asker kökenli, Türk lider yemani'yi kim olduğunu biliyormusunuz yada tahmin ediyormusunuz? Tabi bu sırdır gizlenmesi lazım.Benim bir tahminim var.Tabi en doğrusunu Allah cc bilir.Allaha emanet olun.

      Sil

  13. işidin tamemen yok olduğu saman süfyani ordusu(kualisyon) rakka ve deyr zor bölgesinde son temizliklerini yaparken ebka (barzani) ve horasani yani şeysabani yani abadi muhtemelen musul yüzünden yada musul barajı yüzünden yada su yollarıyüzünden yada musul barajının patlaması yüzünden yada fıratın altındaki hazine yüzünden yada vsvs yüzünden ihtilafa düşerler kırkısya savaşı başlar..savaş esnasında kualisyonun yani süfyaninin sebebiyet verdiği olağan üstü tarihte hiç görülmemiş bir olay yüzünden ebka (barzani ve peşmerge ordusu)yok edilir...

    şamda çarpışacak iki mızrak yada iki ordu ebka(barzani peşmerge) ve ırak merkezi şii yönetimi şeysabani (abadi) dir...

    ebkada yok edilince meydanı boş bulan esed (esheb) şımarır ve bayrağına bakar(büyüklenir)

    katliam felan yapar...artık ne yaparsa...kualisyon suriyeye ürdün üzerinden kara harekatı yapar...

    türkiye üzerinden değil....neden ?türk komutan hidayet sancağı yemani ASLA AMA ASLA SÜFYANİYE BİAT ETMEZDE ONDAN...BİAT EDEN EDİYOR ETMEYENDE ETMİYOR...İSTER DOĞRUDAN İSTER DOLAYLI....BİaT BİATTIR...

    yemani süfyaniye hem doğrudan hem dolaylı biat etmeyeceğinden süfyani suriyeyi ürdün üzerinden feth eder...esad devrilir...ailesiyle berber...ölür

    süfyani mimberine oturur

    bunu hazmedemeyen iran ve şeysabani süfyaniye düşman olur...iran o zamanlar karışmış olur...kualisyon şeysabaniyi yok etmek için necef(kufeye gelir...katliam yapar...iranda bana yar olmayan kimseye yar olmasın der hürmüz boğazını vurur...amerikada ama yalnız amerika kualisyon ordusu değil amerika tek başına iranı vurur...rusyada vay sen benim ortadoğudaki son müttefikimi nasıl vurursun der ve ite dalaşmaktansa köprüyü dolaşayım diyen hidayet bayrağı ülkesi yemaninin milleti türkiyeyi
    sapkın biatçı pkk nın da çağırmasıyla vurur...

    rusyanın türkiyeye girmesiyle 3. dünya savaşı başlar...

    tüm bu olaylar 3. dünya savaşından evveldir...

    rusyanın incirlik üssüne yaklaşmasıylada 3. dünya savaşı nüklüer savaşa dönüşür...

    gerisi iranın vurulduğu zaman ki ortama göre netlik kazanacağı için daha ilerisi çok muğlaktır...zira nüklüer savaşın olası etkileri şimdiden öngörülemez...

    ha son bir not....işidin kedi içinde ihtilafıyla süfyaninin(şahıs kastediyorum) ölümü 15 16 aydır...

    siyah sancak çıkmıştır...2 .2.5 yıl oluyor olması lazım...ama tamamen gizlidirler...

    nasılki işid 2003 te çıkmıştırda 2012 de adı ilk duyulmuşsa gerçek siyah sancakta böyledir...vallahi billahi tallahi kim oldukları hakkında hiçbir bilgim yoktur...

    kendilerini açığa vermeyen yüzlerle ifade edilecek kadar küçükler...

    72 ay mevzu kendilerinini açığa çıkartmaları ile başlamaz...kuruldukları an başlar...yani 72 aylık kum saati işliyor...

    şimdilik bu kadar....yazdıklarımın hepsine tekrar allahu alem diyorum....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve o sırada Pansilvanya’daki mukim Kaniat İmamı birden fırlar, elinde kılıcı okyanusları, nehirleri, dağları aşar ve gelir bütün Süfyan ve süfyanileri öldürür. Hepsi bir anda olur. Ve derken ümmet kurtuluşa erer.

      Bir son eksikti. Finişi benden olsun.

      Yalnız unuttuğunuz bir şey var. Pansilvanyalı en son Ashab-ı Kehf’in K..r’liğine soyunmuştu. Niçin mi? Fazla rivayat ve hikayat onun hayallerinin sonunu getirmiş. Ve herkes aslına rücu ettiği gibi o da rücu etmiş. Ashab-ı Kehfe sığınıp onların K….r’i olmaya karar vermiş. Çünkü başka türlü cennete giremeyecek. Bari demiş böyle gireyim. Yani aklı fikri cenette. Hiç rıza-yı ilahiyi düşünmüyor. Hedef nedir cennet mi, Rıza-yı ilahı mi.Yani ihlas mı, ücret mi?

      Not1: Ortadoğu’nun sorunu Siyonist devlettir..
      Not2: Kur’an Yahudileri lanetlememiştir. İmza Fetoş Güloş.
      Not:3 Deccal Yahudidir. Mehdi benim evladım (Araptır veya ...) Hadisler
      Not4: Kur’an deccal ve süfyandan bahsetmez. Ama Yahudi için 1. nolu düşmanınız der. Onun yandaşı ne olur? Velev ki Kainat İmamı.
      Not5: İblis-i Lain bu kainatın nesi olur? Firavunların, Nemrutların, Deccallerin, Süfyanların, Sahte Mehdilerinin, Sahte Mesihlerin? İmamı mı, hocası mı, dalga geçeni mi?.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. kardeşsenin derdin ne ...o yazdığıniddaların linki varmı?savunması yapılmışmı?doğrumu eğrimi?

      bir ton iddanın iftira olduğu ortaya çıktı...allahı sen kör mü zannettin haşa...

      o iftira atanların ahirettekidurumu ne olacak....yanılmışım diyince hak ödenecekmi?

      yahudiler kuranda lanetlenmemiştir sözünü gülenmi söylemiş.?

      link ver kardeşim...

      sonra rabiayı rabin yapanların durumuna düşme....rabiayı rabin yapanların allah nezdindeki durumunu sen biliyormusun....

      bu iddalarında öyle çıkmasın?

      İDDALARINI TEK TEK DİLE GETİR...SAYDIRIPTA KARŞI TARAF CEVAP VEREMESİN DİYE UĞRAŞMA...

      HERKEZİ KANDIRIRSIN AMA ALLAHI KANDIRAMAZSIN....

      Sil
  14. Barzani çok yakında bağımsız kürt devletini ilan edecektir.Bunun akabinde İranın desteğiyle Irak'ın merkezi hükümeti Barzaniye saldırarak karkısa savaşı başlayacaktır.K Iraktaki kürtlerin nasipleri devlet değil,yeryüzünden silinmek olacaktır.Kürtçülük yapmayı bırakıp,Türk milletine biat etsinler.

    YanıtlaSil
  15. Türk ordusu,akdeniz bölgesi Mersin limanı çevresine ve Hatay bölgesine başta hava savunma sisteleri olmak üzere, savunma hattı oluştursun.Bol,bol mühimat yığınağı yapsın.Amerika bize buralardan saldıracak saldıracak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. başbuğ kardeş...asker kökenli yemaninin kim olduğu hakkında en ufak bilgim yoktur...kürtlerin türkiyede olanları geçte olsa akıllanacaklar ve rusu esir alacaklar...kuzey ırak ve suriyedekilerde sanırım helak olacaklar...allahu alem

      önce egede yünanistanla sonra karadenizde ruslarla savaşımız var...amerika en son amik ovasında savaşacağız...ondan önce değil...israilin hatayı vurması ifşaatini ben israil değilde israil menşeli bir güç tarafından olacak şeklinde algılıyorum...esad yada işid olabilir...hatta barzani bile olabilir...bilemiyorum...

      saygılarla...

      Sil
  16. sevgili @felsefem ...
    senaryonuz çok güzel, bu nasıl gerçekleşecek, ileride görürüz.
    eğer ışid süfyan değil ise
    koalisyon güçlerini oluşturan 7 yada 9 ülke suriyede bir gruba
    "arkandayız hareket et" der.
    ortalığı yakıp yıkar. bu süfyanidir.

    fakat şahsım adına konuşuyorum.
    ışid in süfyani olma ihtimali çok yüksektir.

    bağdat düşerse,
    kufede düşer.
    kufe mescidi diye bir şey kalmaz.

    ve hadislerde belirtilen katliamlar yaşanır.

    hadislerde katliamların yaşanacağı bölgeler, kerkük, kufe ve bağdat olarak geçer.
    tunusta ve şırnakta bazı olayların olacağı açıklanmıştır.
    sarı bayraklardan bahsedilmiştir.
    kufe nin sele maruz kalacağıda bildirilmiştir.

    ışid bağdata girerse karbela düşer... kufe gider.
    şia ların o türbesi yerle bir olur.

    2 bin, 3 binlik ölümler cüce kalır
    60 bin, 70 binlik katliamlar yaşanır.

    az kaldı. bağdatın kapısındalar.
    onlarmı değilmi göreceğiz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tunusta ve şırnakta bazı olayların olacağı açıklanmıştır.şırnak nerede nasıl geçiyor

      Sil
    2. akdoğan kardeşim bana soruyorsan bende senden fazla bilmiyorum...eminim seninde aklından şırnak lafını duyunca pkk geliyordur aklına...benimde aklıma o geliyor...

      Sil
    3. zulkarneyn arkadaş yazmış ona sordum şöyle yazmış hadislerde katliamların yaşanacağı bölgeler, kerkük, kufe ve bağdat olarak geçer.
      tunusta ve şırnakta bazı olayların olacağı açıklanmıştır.
      sarı bayraklardan bahsedilmiştir.
      kufe nin sele maruz kalacağıda bildirilmiştir.

      Sil
    4. lgili hadisi şerif aşağıda...

      Ebu Cafer rivayet etti. Dedi ki: Süfyani, Kufe ve Bağdat’a girdikten sonra ordularını etrafa gönderir, Horasan toprağındaki Maveraünnehir’den başında Emevi soyundan birisinin bulunduğu bir fırka Süfyani’nin ordusuna katılır. Onlar için Tunus’ta, bir vak’a da Şırnak’ta görüldükten sonra, sağ avucunda bir ben bulunan Haşimi bir gencin (Haris/Hasani) komuta ettiği, siyah bayraklı bir ordu çıkar ve Allah bu ordunun işlerini ve yolunu kolaylaştırır. Sonra Horasan sınırında onların lehine bir vak’a olur. Bu Haşimi karayolu ile ilerler ve Şuayb b. Salih Temimi’nin komutasındaki bir başka ordu ile birleşerek, Estahir kapısındaki savaştan sonra Mehdi ile buluşurlar. Bu savaşlar atların ayaklarını kanlar içinde bırakacak şiddette olur. Yine Allah Teala, başında Beni Adiy’den bir adamın (Hz. Mehdi’nin ehli beytinden doğu’da (Sicistan’da) çıkan ve hedefi Kudüs olarak omzunda 18 ay kılıç taşıyan zat) bulunduğu ve Sicistan’dan gelen bir orduya da yardım edecektir. Rey vak’asından sonra Medayinde de büyük bir vak’a olur. Kerkük’de (Akarkûka'da) de kurtulabilenin onu anlatacağı (sert) bir vak’a görülür ve sonra büyük bir katliam meydana gelir. Nusaybin arzında da bir vak’a olacak ve Ahvaz’da kendilerine “Usub” denilen hepsi de Kufe ve Basra’lı bir topluluk çıkıp Kufe’li esirleri kurtaracaklardır.

      Sil
    5. zulk@rneyn kardeş, Süfyani'ye daha var, tutup da IŞİD'in yapacağı katliamları o hadislere tevil etmen yanlış olur. Zira Süfyani dünya büyük bir yıkıma uğrayıp nüfusu 100 milyona düştüğünde çıkacaktır, halbuki şimdi 7,5 milyar insan var ve o olaylar olağanüstü hallerin yaşandığı dönemler olacak.

      Akdoğan kardeşim, Şam'da vuku bulacak korkunç katliamların ardından Kufe, Bağdat, Kerkük, Tunus, Şırnak bölgelerinin yanı sıra Hire, Medayin, Nusaybin (Mardin) ve Babil bölgelerinde de büyük katliamlar olur. Ayrıca Horasan bölgesi (İran'ın kuzeydoğusu), Rey şehri (İran), İsfahan ovası (İran), doğu ülkeleri, Medine, Mekke bölgelerinde de çok büyük kanlar kacağı belirtilmiştir.

      felsefem kardeşim, ayrıca hadislerde Yemani'nin Yemen'in San'a şehrinde kıyam edeceği ve Arap ırkından olacağı geçerken Türk kökenli falan demeye gerek yok, aynı durum 2. Siyah Sancaklılar için de geçerlidir, onlar da çoğunluklu Arap olacaklar, Türkmenler de olacak içlerinde. Ama Karkısiya'ya geldiklerinde Avrupalıları, Amerikalıları, Türkleri kimsenin öldürmediği şekilde öldüreceklerdir. Türklerden sadece belirli az bir zümre Hz. Mehdi a.s.'a tabi olacaklar. Gerçi aynı durum Arap halkı için de geçerli. Mehdi'ye tabi olacak kitle çok az olacaktır. Hadislere göre; her şeyin bir zamanı var, Beyda çölü olayındaki batmaya kadar ona ulaşmayı istemeyenler ondan sonra isteseler de ona tabi olamayacaklar.

      Sil
    6. birileri bizi oyuna getirmek için rivayet uyduruyor eskiden şırnak diye bir yok oranın adı cezire şırnak özal zamanında siyasi olarak vilayet yapıldı şimdi nasıl oralar şırnak diye adlandiriliyor eskiden cezire diye adlandırılıyordu şırnak deseydin kimse bilmezdi olaylar yüzünden birileri şırnak ismini oraya atmış veya düşüncesini gerçekleştirmek için fictif rivayetler oluşturuluyor

      Sil
    7. Şırnak, Nuh’un Gemisi kalıntılarının olduğu öne sürülen Cudi Dağı’nın Kuzeyinde Şehr-i Nuh adıyla kurulmuş, önceleri Şerneh, daha sonraki yıllarda ise Şırnak adını almıştır.

      geçmişi nuh a.s. dayanan en eski yerleşkelerden biridir bu topraklar.
      nasılki istanbul islambol oldu daha sonra istanbul olmuş ise.
      böyle birşey.

      birde ben bu hadisi şerifi 20 seneden beri biliyorum...

      hadisi şeriflere rivayet diyerek ne yapmak istiyorsun anlamadım.
      kıt aklınla yanlış yerlere dil uzatıyorsun.
      cezire bölgedir. bölge söylemiyoruz. bölgenin içindeki şehirden haber veren hadisi şeriften bahsediyoruz.

      bu hadisi şerifler tevatür derecesindendir. (kesinlikle) hükmüne yakındır.
      Celaleddin Süyuti'nin tasnifinden ahirzamanla ilgili hadislerdir.

      ----
      suyuti hakkında bilgi wkipediadan alıntıdır.


      Suyûtî'nin ikiyüzbin civarında hadisi ezberlediği söyleniyor. Ayrıca Celâleddîn Muhammed bin Ahmed Mısrî'nin, H. 864'de vefat edince yarıda bıraktığı tefsiri tamamlamış, Celaleyn Tefsiri adıyla yayınlanmıştır.

      Sil
    8. sevgili @mehdi alametleri kardeşim.

      haklı olabilirsiniz.
      bakın bu yerleri, şırnak ve tunusu andıktan sonra aynı gün içinde bu iki yerdede büyük gelişmeler yaşandı.
      pkk şırnakta özerkliğini ilan ettiğini açıkladı bu nun neticesinde çözüm süreci rafa kalkmak üzere ve büyük bir iç savaş'ın eşiğindeyiz.
      aynı gün tunusta genel seçimlerin olması ve seçim sonuçlarının yankıları.

      belki bunlar hadisi şerife işaret etmiyor belkide ediyor.
      en doğrusunu Allah c.c. biliyor.

      yemani konusuna gelirsek...
      ehli sünnet kaynaklarında yemani konusunda bir tane hadisi şerif vardır.

      “Mehdi’nin beş alâmeti bulunur. Bunlar, Süfyani, Yemâni, semâdan bir sayha, Beyda’da ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir.” (İmam-ı Suyûtî)

      yemani hakkındaki diğer tüm bilgiler şia kaynaklıdır.
      şryh şabani ehlli sünnet kaynaklarında yoktur fakat yemani hakkında geçen tek hadisi şerif yukarıdaki hadisi şeriftir.

      Sil
    9. ben şırnakta çalışıyorum şırnak ta memurlar hariç 11 tane soyad vardır terör nedeni ile vilayet yapılmıştır vilayet olmasıyla kafadan gelen memur öğrenci asker 25000 kişiyle nufusu 55000 civarındadır cezire evet bir bölge adı dır ve merkezi cizredir nufusu 150000 e yakındır şırnak merkezde şırnak ın eski bir yerleşim yeri olduğuna dair bir eser yoktur cizre bir merkez iken şırnak karye idi 1914 de ilçe oldu siz o rivayetin aslını araştırın onun bunun aklına da laf söyleyip dil uzatmayın uslubu beyan aynı ile insandır

      Sil
    10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    11. sevgili @akdogan kardeşim.
      bizim kızgınlığımız senin hadisi şeriflere uydurma demen, gerçek dışı demen...
      efendimiz bir söz söylemişse
      bu konuda biraz titiz olmamız gerekmiyormu?

      bizim kızgınlığımız efendimiz sözlerine uydurma, rivayet diyerek aşağılanmasıdır.

      ilgili kaynağa ulaşabilir, arabca metninden teyid edebilirsiniz.

      selametle...

      Sil
  17. birde yemani ve ebka hakkında ekleme yapayım...ebka öso -pyd -barzani birleşimide olbilir...zira hadislerde "fitneler 3 bayrak altında TOPLANIR"" diyor yani bir birleşme söz konusu...ebka esheb ve süfyani...zira ortadoğuda hiçbir liderin korkunç bir katliam olmadan düşmesi mümkün gözükmüyor...vakti gelene kadar...

    yemani nin türk komutan olmadığına kanaat getirdim...zira yemenin başkenti sana dan çıkacağı tevil edilemez...

    sonra kısa bir araştırma yaptım...ve iginç sonuçlara ulaştım...

    siyah sancak(gerçek) ve hz mehdi yardımcılarının çıkacağı yerlerle türkiyenin ilişkileri....

    afganistan ve halkı-- ilişkilerimiz çok iyi türk askerini çok seviyorlar türkiyenin sınavlarına stadyumda giriyorlar...

    pakistan sicistan ve halkı--kurtuluşsavaşında bileziklerini satıp gönderdiler...iki halk birbirini kardeş gibi seviyorlar...ilişkiler mükemmel...aramızda kardeşlik bağları var...

    orta asya--öz gardaşlarımız...

    yemen--yemaninin zuhur edeceği yer...orda yemen türküsüne konu olmuş müthiş bir hikaye var...osmanlı askerlerinin torunlarından oluşan türkçe konuşan bir şehir var...arab halkı bile kendine aslında bizde türküz diyor...müthiş bir yakınlık var...(araştırmak isteyenler hayretler içinde kalır...)

    vs vs...

    yani mehdinin tüm yardımcıları doğrudan yada dolaylı türk tür desem yalan olmaz sanırım...

    içimde bir umut var...yemende osmanlının yıkılmasıyla orada mahsur kalmış osmanlı subaylarının torunları(orjinal türk) oluşturduğu orayı memleket edinmiş...(giden gelmiyor acep ne iştir) insanlar var...bunlar yemani ashabı olursa şaşırmam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mehdi alametleri kardeşin dediği gibi; Ebka Mısır'dan çıkacak müslüman ayaklanması olacaktır ama aşırılıklarıyla hadlerini aşacaklar. Oradan Ürdün (Şam) topraklarına geçecekler ve arap yarımadasından gelen kafir Esheb ile savaşacak. Sonra ne vardı, Kindeli topal adamın Mısır'ı işgali vardı ve ardından ordularını Ürdün'e gönderip ikisine saldırtması ve üçü arasında 1 yıl şiddetli savaş olması ve Ürdün vadisinden Süfyan'ın çıkışı ve üçünü nakavt edip Dimeşk'in sahbini hezimete uğratıp orayı ele geçirmesi ve bir ay içinde Lübnan ve Filistin'i de ele geçirip hem de 30 bin kişinin katılmasıyla ordusunu Irak'a göndermesi, bir yandan Mısır'a da ordu göndermesi ve mısır meliki kindeliyi esir alıp batı topraklarına gitmesi (işte orada Mısır kapısındaki Fırat'ı geçince kafir olacak) ve batılılardan ve yahudilerden Horasan hükümetine karşı yardım istemesi ve onların da ona yardım etmesi...

      Yemani'nin bazı şia hadislerinde yemenin başkenti sanadan zuhur edeceği ve arap kökenli komutan olacağı belirtilmiştir.

      Sil
  18. 1* Bakara 96: “Onları, hayata karşı insanların en hırslısı olarak bulursun; hattâ müşriklerden bile daha hırslıdırlar..
    Maide 62: “Onlardan birçoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yemekte yarıştıklarını görürsün. “Yapmakta oldukları ne kadar da kötü bir şeydir!
    Maide 64: “Onlar dünyada hep fesat çıkarmaya uğraşırlar. Fakat Allah fesatçıları hiç sevmez.
    Bakara 60: "Allah'ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın." demiştik.
    Araf 74: Allah'ın nimetlerini anın ve bozguncu kesilip de yeryüzünde taşkınlık etmeyin.
    Bakara 61: Böylece onların üzerine bir alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu ve Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun nedeni de, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleriydi. Çünkü isyan etmişlerdi ve hadlerini aşıp duruyorlardı.

    Yahudiler, Cenab-ı Allah’ın sayısız nimetlerine mazhar olmalarına rağmen her defasında küfran-ı nimet edip harama dalıp, bozgunculuk yapınca onlar zillet ve meskenete tabi tutulup cezalandırıldı. İki kez büyük fesad tezgahlamaları üzerine yurtlarından kovulup hakir ve zelil bir şekilde dünyanın dört bir yanına yayıldı. Ancak hep ana vatan özlemi ve hayaliyle yaşadılar ve yaşıyorlar..

    Ama gittikleri ülkelerde de rahat durmadılar. Hâlâ vaat edilen topraklar ve büyük İsrail hayalini yaşatırken, bozgunculuğa, fesada ahlaksızlığa devam ettiler. Adeta dünyanın her yerinde çıban başları ürettiler. Öyle ki Büyük Deccale hazırlık olarak her melaneti kullandılar.. Konumuz Yinon Planı ve bu plan 1982’de 700 yıllık bir çalışmanın ürünü.
    Deccal, Mesih, hatta Mehdi ile ilgili ihbarlar yalnız ehl-i İslam’ın tekelinde değildir. Yahudi ve özellikle Hıristiyan dininde önemli bir yer tutar. Ahir zaman ihbarları öylesine çoktur ki, her biri ayrı bir yönünü anlatır. Ama en önemlisi dehşet saçan deccaldir. Hz. Peygamber ne buyurmuştu: “Deccal Yahudi’dir.” Hatta onun Hıristiyan aleminde zuhur edeceği için Meshih Deccal dahi adlandırılır. Muasırı İslam deccali Süfyan ise ayrıdır. Hz. Ali (r.a) onun üzerinde durur. Çünkü torunu Hz. Mehdi, onun neslinden gelecek. Ona ders verir.

    Evet bu Deccal Yahudi’dir. Peki içinden çıkacağı Beni İsrail ahfadı onun için ne düşünür? Bozguncu bir kavmin kavramları da bozguncu olur ve iyiye kötü, kötüye iyi bakar. Onun için Deccale kurtarıcıları olarak bakarlar. Sebebi de şu. O dünyaya hükmedecek. Bunu kavimleri için bir nimet ve şeref saydılar, nitekim öyle de yaptılar. Hz. Peygamber’in (s.a) ilk yıllarında Yahudiler nübüvvetinin haberini alınca hemen yanına koşarlar. Ki Yahudi ihbaratında son Resul’ün Mekke’de zuhuru edeceğini duyunca oraya akın etmişlerdi. Öyle ki Mekke nuüfusunun 2/3’ü Yahudi idi. Hahamlar Hz. Peygamber’e (s.a.) delilini sorarlar. Aldıkları cevaplarla nübüvvetle vazifeli olduğunu anlayınca tabi olacakları yerde, ırkçılığı tercih edip haykırarak söylediler “Olsun, Deccal gelince biz bütün dünyaya hükmedeceğiz”

    Evet bu deccal nerede ve nasıl çıkacaktı? Onun 1982 yıl sonra açıklanacak Yinon Planı ile ne ilgisi olabilirdi? Aslında o plan 1982 değil 1948 veya 1897 veya 1773 tarihlidir. Nasıl olduğunun hikayesi şöyle:

    YanıtlaSil
  19. 2* Hıttın hezimetiyle (1197) Haçlı seferleri biterken Hıristiyanlar milyonlarca altın ve insan kaybetmişti. Onlar cephede çarpışırken, Avrupa’daki Yahudiler servetlerine servet kattılar. Zenginleştikçe zenginleştiler. Faiz ve kadın üzerinden büyük paralar kazandılar. Bu çelişkili manzara Kilise’nin öfkesine yol açtı. Çünkü haçlılar Orta Doğu’ya barbar gitmiş, ama dönüşte İslam’ın nezafetinden etkilenmiş, medeni bir çok araçla donanmıştı. Estetik, temizlik, dil, ilim, edebiyat vs. Temiz ama fakir döndüler. Yahudiler’in marifetlerini ve debdebesini görünce din adamlarını eleştirdiler.

    Kilise bunun öfkesini Yahudilerden çıkardı. 1215’ten Lateren Konseyi Yahudiler’in ticari imtiyazlarını kısıtladı. Öyle ki onun başlattığı dalga sonucu Yahudiler İngiltere, Fransa ve İtalya’dan adeta kovuldu. Göçe zorlandı. Yahudiler Doğu Avrupa’ya göçtü. Ama buna sebep olan Kilise’den intikam alma yemin ettiler. 300 yıl sonra eski yerlerine geri döndüler. Ve kararlıydılar. Kilise’nin ipini çekeceklerdi. Ve Deccal’in doğum saati çalışmaya başladı.

    Avrupa İslam’ın etkisiyle rönesansla aydınlanırken Yahudi etkisi hep göz ardı edilmiştir. Endülüs’ten gelenlerin de etkisiyle akıl-hurafe çatışması yaşandı. İşte Yahudi burada devreye girdi. Kilise’den intikamını onun devletten ayırarak almaya karar verdiler. Aydınlanma dediler dini soğukluğu yaydılar.

    Kiliseyi zayıflatmak ve devletten ayırmak için laiklik, dine karşı bağımsızlık, hatta dinsizliği körüklediler. Bozgunculuklarını gösterdiler. Ticari dehaları ve sömürü ile yeniden zenginleştiler. Öyle ki, rüşvetle ve mali destekle taraftar ve adamlar buldular. Gizli örgütler kurarak hem dini, hem kiliseyi tasfiye ettiler ve de fitneyi üreten bir medeniyetin temelini attılar.

    Öyle ki, kurdukları gizli örgütlerle dolap hilesiyle devlet kurup devlet yıkmaya başladılar. Hedefleri Deccalin dünya hakimiyetine hazırlık yapmaktı. 1773’te Yahudi ileri gelenleri milyoner Siyonist Meyer Rothschild ‘in önderliğinde birleşip servetleriyle güç birliği yapma kararı verdiler. Bu Deccalin dünya hakimiyetine zemin hazırlama kararı idi. Mason localarını çoğalttılar. Ülkelerin içinde derin mahfiller oluşturdular. 20 yıl sonra Yahudi düşünürlerin marifetiyle Fransız İhtilalini tezgahladılar.Siyasi ve ekonomideki üstünlüğe bir de düşünce ve ilmi de kattılar. Yeni kurulan medeniyetin bütün dallarına hakim oldular. 1800’lerin başından itibaren deccalin ileri karakolları harekete geçti. Avrupa’da faiz sömürüsü için bankalar tesis ederek emekle sermayeyi karşı karşıya getirdiler. Ama bundan yararlanarak nemalandılar. Ve görünmez bir dünya saltanatının inşasına başladılar.

    Yahudi bir kurulun marifetiyle hazırlanan bir takım ilkeler, Karl Marx doktrini ile sömürülen sınıflara, Frankfurt’ta ise karşı bir tezgahlar özgürlük ve kapitalizmi tezgahladılar. Ortaya çıkan yeni kamplarla din, aile ve ahlaki değreleri zedelemede baş aktörü ise hep Yahudi filozoflar oldu. Tuzak ideolojileri Freud, Durkheim, Comte ve benzeri Yahudi düşünürlerin fikirleri Avrupa istila ediyordu. Uluhiyet fikrinin yerine dünyevi doktrin ve ideolojiler alıyordu. Yahudi kapitalist sömürüsünün fakir tabakalarda uyandırdığı aşağılık kompleksi de özellikle Almanya'da ırkçılık belasını doğurdu. Siyonizmin babalarından Theodor Herzel yüzyıl sonra bunu şöyle ifade edecekti: “Efendi olunca dinimizden başka din bırakmayacağız”

    YanıtlaSil
  20. 3* Artık Büyük İsrail için hareket geçilebilirdi. Yani arz-ı mev’uda dönebilirlerdi. İngiltere’yi finansa ederek deccalizmin İslam Dünyası’nın ayağı için tahrik ve manipülasyona başladılar. Yıl 1840. 20 yıllık süreç sonunda Londra ile anlaştılar. Hilafet çözülecek, İslam dünyası parçalanacak ve Filistin onlara verilecekti. Sıra Avrupa’da ve Asya ve ön Asya’daki imparatorlukların parçalanmasına geldi. İlk tuzağa düşen Rus Çarı oldu. O bir Yahudi düşmanı idi. Hep onları suçluyordu. Onu finanse ederek Uzakdoğu’da Japonlarla savaşa sürüklediler. Ve savaşın en zorlu anında desteği çektiler. Rusya ağır bir hezimet aldı. Çarlık çöktü. Komünizme (deccale) kapı açıldı.

    1897 Basel’de ilk Siyonist Konferansı ile Büyük İsrail’in temelini. Nil’den Fırat’a kadar yani bilad-ı Şam’ı vatan ilan ettiler. Aynı yıllarda Osmanlı Padişahı’nı Filistin için yokladılar. Öyle ki Theodor Herzel, İstanbul’a kadar gelerek 2.Abdülhamid’e ülke borçlarını kapatmak, sanayi ve tarım alanında yatırım yapmak teklifleri getirdi. Bunun için Yahudi sermayesi çevrelerinde temaslar yaptı. Bu konuda Avrupa’dan mektuplar yazarak Sultan’ı bilgilendirdi. Ve sonunda Yahudiler için ayrıcalık istedi. Halife Sultan yüz vermedi. Netice alamayınca İngilizlerle dolap hilesini sürdürdü. 1909’da çapulcu ordusu 2. Abdülhamid'i tahttan indirirken Selanik’te İslam Deccali, yani Süfyan'a zemin hazırlayacak komite kararlar alıyordu. Yıl 1909. Ekim ayı: 1. Osmanlı’da dinin nüfusu kırılacak.2. Ekonomi kardeşler arasına pay edilecek. (Yahudi menşeli Sabataycı aileler). 3. Hilafet saltanattan ayrılacak ve zayıflatılacak. (Yani ittihad-ı İslam dağıtılacaktı) 4. İmkan bulunursa Cumhuriyet ilan edilecek. (Kaynak Mevlanzade Rıfat Beyin Siyonistler Osmanlıyı Nasıl Yıktı 1923 baskılı risalesi)

    İnsanı Allah’ın kulu olmaktan saptırıp kendilerine köle yapmak deccalizmin temel gayesidir. Batıl bir din, hak dine ahir zamanda böyle musallat olacaktı. Hz. Peygamber (a.s) buyurdu: (Gün gelecek karış karış, kulaç kulaç sizden öncekileri izleyeceksiniz. Onlar bir Keler deliğine girse siz de arkalarından gireceksiniz. ‘Ey Allah’ın Resulü Yahudi ve Hıristiylanlar mı?’ diye sorduk. ‘Ya kimi sandınız” diye buyurdu. Buhari Enbiya 50 …Onlardan biri yolun ortasında karısıyla ilişkide bulunsa, aynısını siz de yapacaksınız) Hakimi Fiten.

    Yahudi devletinin kilometre taşlarından biri Basel’den sonra Belfour’dur. 1917’de Belfour Beyannamesi ile Yahudilere Filistin’de devlet kurma (1847 yıl sonra) hakkı tanınıyordu. Bir yıl sonra İstanbul işgal ediliyordu.. Üç büyük imparatorluk tarihe karışırken, Yahudiler akın akın Filistin’e geliyordu. 20. Yüzyıl Yahudi dünya hakimiyetinin yani tek devletin organları art arda kurulmaya başlandı. İlki Cemiyet-i Akvam idi. İngilizler İsrail Devleti işini tavsatınca, küresel Yahudi sermayesi ırkçılık silahını Hitler ve Musoloni ile piyasaya sürüp ABD’ye davetiye çıkardı. Ve 2. Dünya Savaşı ertesi, İsrail Devleti, Basel’den 50 yıl sonra kuruldu. M.S. 70 yılından tam 1888 yıl sonra.

    YanıtlaSil
  21. 4* İkinci Cihan Harbi sonrası dünya Yahudi fikriyatının mahsulü komünist tehdidi altında onunla meşgul edilirken 1948’de İsrail Devleti ilan edildi Devlet küçük ihtiras büyük. Ama Ben Gurion “Bugünkü Haritayı çizen İngiliz manda yönetimidir.Ama bizim haritamız Nil’den Fırat’a kadar” deyip bugün Yinon olarak anılan planın temel hedefini açıklıyordu. Bazıları büyük bir gaflet ve cehaletle “Canım bırakın şu Yinon Minon planını. Öyle bir plan olsa açıklanır mıydı?” der. Ama dün, bugün ve yarın çektiğimiz ve çekeceğimiz bütün sıkıntıların sebebi 1897’de ilan edilen ve 1948’de yeniden zemin bulan 1982 tarihli Yinon Planı’nı iyi anlamak lazım.

    Planın çekirdeği Belfour Beyannamesi oldu. Küresel Yahudi sermeyesi İngiltere ile yaptığı işbirliğinin neticesidir. Tabi parçala ve yönet olan İngiliz Ortadoğu stratejisini İsrail aynen üstlenecek ve bunun bir nevi devamı olan Yinon Planı’nı ortaya çıkararak Büyük İsrail’in üstünlüğünü sağlamak üzere hayata geçirilecekti. Bu plan ile Ortadoğu’da İsrail’den büyük devlet kalmayacağı gibi mevcut siyasi harita muhtaç ve zayıf devletçiklere dönüştürülecekti. İngiliz stratejisinin ortağı Yahudi sermayesi boş durmamış ABD’de çoktan Avrupa’daki gibi yapılanmalara girişmişti. Ve ABD Başkanı Woodrow Wilson “Amerika’da Osmanlı düşmanlığı inanılmayacak ölçüdedir. Türkiye haritadan silinmelidir” diyerek destek veriyordu. Paris Konferansı’na katılan ABD’li raportörler de Arapça konuşulan bölgeleri, Ermenistan’ı ve İstanbul devletini ayırıp kalanların Türk bölgesi, Kürdistan, Yunanlılar için Pontus, Suriyeliler için Kilikya, İtalyanlar için Adalia ve batı da yine Yunanlılar için Smyrna olarak parçalanmasını istediler. Ama başaramadılar. Tevbe 32. ayeti hükmünü icra etti. Allah’ın nuru parlayacaktı. Çünkü Mehdi'nin zuhur tarihi yaklaştı.

    Yahudiler kurulacak devletin güvenliğini sağlamak ve Araplardan korumak için Ankara’da yeni faaliyete geçen TBMM Hükümeti ile ta o zamandan temasa geçiyor. Amaç Anadolu’da güçlü bir askeri yapılanmaye destek vererek ilerde kuracakları İsrail'i korumayı planladılar. Bu sonraları adım adım gerçekleştirecek ve 1996’da gizlice derin mihrakların marifetiyle Askeri Stratejik İşbirliği Anlaşması’nı imzalayacaktı.

    Yahudiler Büyük İsrail’i nüvesini 1948’de kurarken tarihi acıyı unutmadılar. İki sürgüne gitmenin kompleksi ve Haçlıların Kudüs Devleti’nin 120 yılda elden çıkmasını göz önünde tutular. Bu zillet ve meskenet sendromu ile Hıttın Sendromunu ensesinde hisseden İsrail Nil’den Fırat’a kadarki emperyal görünümüne nasıl kavuşacaktı? İlk 10 emperyalist devletlerle işbirliğini sıklaştırdı. 2. Cihan Harbini takip eden kolonolerin tasfiyesine karşı çıktı. Fransa ile İngiltere ile yine sıkı işbirliğine girişti. Çünkü en iyi savunmanın saldırmak olduğunu biliyordu. Yeni koloniler istiyordu. Küçük küçük devletçikler.

    Ve sömürgecilerle Irak’ın, Ürdün’ün, Mısır’ın ve diğer Afrika ülkelerinden gelecek tehlikeleri bertaraf etmek için bölünme pazarlıklarına girişti. 1950’lerde bağımsızlıklarını yeni kazan Müslüman Arap ülkeleri için ayrı bir tuzak kurdu. Onları hedef yapmak için batı karşıtı Sovyetlerin kucağına itti. Özellikle 1956 Süveyş Harbi bunun örneği oldu. İsrail bu tezgahla Batı kamuoyunu yanına çekti.

    YanıtlaSil
  22. 5* Ama bu fitne makinesinin dur durak bilmedi.Bu kez Ürdün, Fas ve İran krallıklarına el attı. Onlara rüşvetler vererek yanına çekmeye çalıştı. Öyle ki bu monarşiler darbe teşebbüslerinden İsrail’in yardımıyla kurtuldu. Ve ona minnettar oldu. 10 yıllık uygulamalar ve politikalar İsrail’i tatmin etmedi. Bu kez ek hamleyle Arap tehlikesi için çevre kuşağını kurdu. Yıl 1958 İsrail İran’la görülmemiş bir işbirliği ittifakına girişti. Arkasından Türkiye ile gizli ilişkiler kuruldu. Başbakan Ben Gurion Ankara’ya gizlice gelip sözde Sovyet tehlikesine karşı gizli işbirliği anlaşması yaptı. Bu anlaşma askeri ve istihbarat alanında. Ve İsrail istihbaratının polis, mit ve askeri istihbaratın eğitimini üstlendi. Ve bu NATO’nun patronu ABD’nin teşviki olan tarihi bir hata idi.İsrail Türkiye’nin bütün mahremiyetine girdi. İsrail artık Türkiye’de operasyonlara girişme imkanlarına 27 Mayıs ertesi tam egemen oldu. Kuş uçsa biliyordu. Özellikle İnönü-Levi Eşkol’ün Paris zirvesi bunun bütün kapılarını açtı. Demirel hükümetinin Arap ilişkilerini geliştirmeye başlaması üzerine sokaklar çalıştı ve Kürt planı önüne kondu.

    İsrail İran ve Türkiye’ye üçüncü bir ülke olarak Habeşistan’ı (Etiyopya) kattı. Bu üç çevre ülkesi ile Arap dünyası baskılanacak İsrail’in güvenliği teminat altına alınacaktı. İsrail artık dilediği operasyonu yapacak hale geldi. Ve yaptı 1967 Haziran savaşı ile topraklarını 5-6 misli büyüttü. 1956’da ABD’nin baskısı üzerine çekildiği Süveyş Kanalı’na ulaştı. İsrail kurulalı 19 sene olmuş Ve Ortadoğu’nun en güçlü operasyonel devleti olmuştu. Büyük harcamalarla Kuzey Irak’taki Kürtleri eğitmeye, ilşkileri geliştirmeyi gizli sürdürdü. 1967 savaşında kaçan Mısır askerinden kalan Rus silahlarını Kürtlere verdi. (20 yıl sonra bu kez Suriye üzerinden PKK silahlandırılacaktı) 1931 yılında Mossad kurucusu daha 23 yaşında bir istihbarat elemanı olarak 2 yıl Irak’taki keşifleri meyvesini böyle veriyordu. Barzani ve diğer Kürt grupları artık avucunun içinde idi. Irak politikasını etkilemek için elinde büyük fırsat geçti.

    Siyonizmin güdümündeki küresel sermaye yeni atılımlar için ve savaşlar sebebiyle sıkışan ABD ekonomisini rahatlatmak için 1973’te uyduruk bir Arap-İsrail savaşı daha çıkardı. Bu savaşın sonunda petrol fiyatları inanılmaz bir şekilde arttı. Bu savaş Mısır ve petrol ihracatçısı Araplarla ilişkiler iyileştirdi. En önemlisi savaşlar için büyük harcamalar yapan ABD artan petrol fiyatları sayesinde 2. Cihan Harbi harcamalarının tamını karşılayacak kadar gelir elde etti. Avrupa ve diğer ülkeleri petrol fiyatları sebebiyle zora düştü. Ve en önemlisi neoliberal ve globalizm Yahudi destekçisi olarak tarih sahnesine çıktı. Siyonizmin güdümündeki bu iki akım İsrail’e rahat bir nefes aldırdı. 6 yıl sonra Camp David ile İsrail bir mevzi daha kazandı.

    Ama bir yıl sonra Avrupa’nın ummadık Humeyni hamlesi geldi. İran düştü. Hesaplar bozuldu ise de. 12 Eylül ile Türkiye blokta tutuldu. Bütün bu gelişmeler sonrası küresel sermayenin milli ekonomileri tehdit eder hale geldiği yıllardı. İsrail’in Yinon Planı. 1980’ler için dendi ama bu plan nihai büyük İsrail’e gidecek yolu açacaktı. Çünkü ABD ve Siyonist küresel güç arkasında duruyordu. Neolibaralizmin savaşçıları Thatcher ve Reagan 1982’de iktidar oldu. Bu küresel Yahudi sermayesinin zaferi idi. Reagan kendisini ziyarete gelen Yahudi heyetine “Kutsal kitapların bahsettiği Armageddon ile gog ve magog (Ye’cüc ve Me’cüc) hadisesini yakında yaşanacağı müjdesini veriyordu. Ama Yahudi lobisinin hesabı başka idi.Yinon Planı’na yol vermek için Sovyetler’in dağılması lazımdı.1987’de perestroika ile o işi halledildi. Sovyetler iç kavgaya yöneldi.

    YanıtlaSil
  23. 6* Bir diğer gelişme, Irak-İran Savaşı körüklendi. İntifada ile Filistinliler bölündü. Ve en önemlisi çok yönlü hesap için Türkiye’ye Kürt sorunu tuzağı kuruldu. İsrail silahıyla destekli Kürt sorunu askeri vesayetin güçlenmesini sağladı. Bundan yararlananlar 10 yıl sonra Türkiye’yi kaşla göz arasında İsrail Askeri İşbirliği Anlaşmasını imzalattı. Zamanlama için de Refahyol Hükümeti’in kuruluşu ayarlandı. Tepkileri susturmak için. O imzadan bir yıl sonra Türkiye o utanç dolu döneme girdi. Bu işbirliği öyle felaket bir şey ki, önceden Somali’ye götürülen sözde Müslüman bir general orada Müslüman liderleri bir tuzakla bir binada toplayıp havaya uçuracaktı. Ve Somali’yi kaosa atacaktı. Bu general bunun ödülünü ABD’de Yahudilerden ödülü alacak ve gelip 28 Şubat’ı tezgahlayacaktı. Yinon Planı bu kadar kudretlidir.

    Yinon Planı’nın ilk aşaması Körfez Harekatı ise ikincisi 30 devletin katıldığı Irak harekatı oldu. Bölge iki askeri operasyon, Türkiye’de 28 Şubat sonrası ile durumu kontrol altına alındığı sanılırken beklenmedik oyunu bozan Türkiye’de Ak Parti iktidarı oldu.

    Burada bir paragraf açıyorum. Herkesin beklediği Beyda Savaşı 1996’da başlayıp 2002’de biten Türkiye’deki 3 önemli siyasi hareketin işaretidir. Ayrıca Bediüzzaman’ın Şualar'da Meyve Risalesi’nin hatimesinde dikkat çektiği 1417 tağuti hareketine mukabil örtülü olarak haberin verdiği hatta Risale-i Nur’da o yeri …….geçip bir derece siyasi bir gelişme dediği ve hakkında yazmaktan imtina ettiği bir hadisedir. O seçimde iki parti çıktı. Biri Mehdiye haber verir daha doğrusu Mehdiylet'in 3. faslına işaret eder. Diğeri ise Süfyani taifesine haber verir. Ve 3-4 darbe tezgahı olur. Birçok akl-ı evvel BOP, Amerika, İsrail diye gevelerken 4 yıl sonra bunun gerçek mahiyeti ortaya çıkacak, siyasi başarılar art arda geldi. ABD ve Mossad buna bir dini cemaati kullanarak emniyet-yargı cuntası ile cevap vermek istemesinin kokusu 2010 sonraki gelişmelerle ortaya çıktı. Ayrıca bunu anlatacağım. Bu hareket 20 yıllıktır ve Yinon Planı’na paralel CIA’nın tezgahları vardır.

    2000’nin ilk yıllarında Yinon Planı’na Türkiye zorluk çıkardı. Bölgede barışı teşebbüsleri İsrail’i kızdırdı. Şeyh Yasin bir suikastle öldürülürken Türkiye’ye bölgenin sahibi benim mesajı ve barış teşebbüslerine2 yıl sonra Gazze Katilamı ile cevap veriliyordu. Türkiye bu kez sadece Suriye ve Ürdün’le barışla yola devam etme girişimi Arap Baharı’nın Suriye noktasında söndürülerek Suriye ve Irak’ı kaosa sürüklendi.

    Ortadoğu’da sahnelenen son maskaralığın arkasında da bu Yinon Planı vardı. Ve bundan en çok nemalanan İsrail’dir. Bu operasyon öncesi Gazze katliamı ile Gazze’deki muhtemel ateşi söndürdü. Aklı sıra. İsrail 1960’larda açtığı Kürt kartını Suriye’nin kuzeyinde Kürt kantonlarının kurulmasını amaçlıyor. Ve daha sonraki aşamada siyasi ve askeri olarak kışkırtacağı Türkiye Kürtleri ile Büyük Kürdistan’ın kurma projesidir. Yakında bu tam ortaya çıkacak (emareleri şimdiden görülüyor) ki, Türkiye güçlendikçe bu kart açılacak ve sükut lazım. Bir şeye dikkat çekeyim, İngilizlerin adamı bir siyasetçi kıyıda ısındırılıyor.Kaos yetmezse bur suikast bile düşünebilirler. Çok kritik bir safhadayız. Dua..dua..dua..

    YanıtlaSil
  24. 7-Netice-i kelam Yinon Planı Büyük İsrail hedefi için Bilad-ı Şam’daki büyük devletlerin küçülmesi planıdır. Bu maksat için dini ve ırki etnisiteleri tahrikle çatıştırma jeopolitik planları piyon olarak kullanılıyor. Yüz yıl sonra Osmanlı’nın mahalli halklara tanıdığı mezhepsel ve kültürel otonomiyi şimdi İsrail ve batılı emperyalistler İsrail’in güvenliği ve enerji sömürüsü için kolonyal sömürgelere dönüştürme peşindeler. Yepyeni bir Skyes-Picot yerine İsrail’e hadim küçük devletler isteniyor, .

    Şimdi 1980’li yıllara gidelim. CIA ajanları Graham Füller ve Paul Henze gibileri o tarihte yeni bir söylem geliştirdi. Bu Yinon Planı’na hizmet edecekti. O da şu Kemalizm tutmadı milli devletlerin devri kapandı. Osmanlıyı aldatmaca verip çok kültürlü, çok dinli, çok ırklı bir yapıya dönülmeli tezini ortaya attılar. Daha sonra bu NATO’nun ve Yinon Planı’nın tezgahı için kullanılacaktı. NATO için komünizm öldü, yaşasın yeni düşman İslam politikası hakim kılmaya neden yapılacaktı. Bunun ilk sinyallerini sosyal Darwinist ve neoliberal cadı Tahtcher verdi. Arkasından Regan’ın tezgahları geldi. Bush’un "Haçlı lafı" ağız kaçırması. İsrail için ise bilad-ı Şam‘ın ülkeleri Güney Türkiye. Doğu Irak, Lübnan, Ürdün ve Filistin’de minnacık minnacık devletleri kurup İsrail’i rahatlatıp bölgenin tek patronu yapma tezgahıdır. NATO buna dolaylı destek veriyor. Son operasyonu öncesi ABD’nin dış politikasına ve istihbaratına egemen milli unsurlar temizlendi. Yahudi yandaşı Pentagonun ağırlığı arttı. Ve bölgemizde ateşler yükseldi. Obama etkisizleştirildi. Şimdi Pentagon’un borusu ötüyor.


    Prof. Hüseyin Hatemi’nin açıkladığı gibi CIA Özal’a 1986'da Gülen Cemaati ile çalışması için tavsiye etti. Ve o grup Özal marifetiyle beslenip şişirildi. 1990’lara gelindiğinde. Türk-İsrail Askeri Stratejik İşbirliği’nin temeli atılırken, Paralel Yapının nüvesini oluşturacak emniyet cuntası Çiller’in eşine dühul edip cemaatle işbirliğine zorladı. Ama Çiller, Cesur Yürekti o cemaati yemedi. Erkek gibi durdu. Ama bu tam anlaşılamadı. Yıllar Sora 28 Şubat Komisyonu’nda Alaattin Kaya itiraf etti.Gülen’in tekliflerini yani adam yeme ve cemaatin adamlarını yerleştirme oyununa gelmedi. Pansilvanyalı imam sonradan bunun intikamını neocon-siyonist şebekelerle küresel ve yerli baronlarla işbirliğinde Refahyol hükümetini münafıkane istifaya çağıracaktı. Başörtüsü için teferruat diyecek. Ve onun için düzenlenen tuzağı düşüp ABD’ye kontrol altında tutulma oyununa gelecekti..

    Bunun Yinon Planı ile ne ilgisi olabilir? diyeceksiniz. CIA'cı Henri Barkey 2006'da açık açık dedi ki, “Irak operasyonunda bize destek vermeyen (Türkiye’de asker konuşlandırma) askeri cezalandırdık” Nasıl mı? Emniyet-yargı cuntası ile. Yani CIA’nın ılımlı Müslümanlığı’nın temsilcisi sahte Mesih ve cemaati ile. Herkes askeri vesayetin emniyet-yargı eliyle temizlendiğini sanırken bir gün anlaşıldı ki, Beni İsrail yöntemleri devrede. Tezgahlarla millet içeri atılıyor. İmha edilen bir vesayetin yerine CIA ve Mossad güdümünde bir dini cemaatin kamudaki elleri ve ayaklarıyla yeni bir vesayet tesis ediliyordu. ABD ve İsrail ılımlı Müslüman (amelsiz, tesettürsüz, şeriatsız, kendisinden olmayan Müslüman cemaat düşmanı) yutturmacasıyla Türkiye'yi afyonlaştırıp Orta Doğu’daki melanetlerini sürdürecekti ve ilk büyük Deccal Cengiz Han’a boyun eğen, sümük salya ağlayan, Cafer imam gibi dik durmama fetvaları alacaktı.


    YanıtlaSil
  25. 8* ABD’ye tüyüp giden cemaatin önderi 18 Şubat 2013'de Atantic Dergisi’ne beyanat veriyordu. Gezi olaylarının en yoğun gününde. “Kur’an Yahudileri lanetlememiştir” diye. Peki bu Atlantic ne ola? Yahudilerin ABD’deki yayın organlarından biri Ve Yinon Planı’nı ilk haritasını yayınlayanlardan Şöyle :2008 yılında The Atlantic, 2006'da Amerikan ordusunun yayın organı Armed Forces Journal, Yinon Planına uyan bir Ortadoğu haritası yayınlamıştı. Atlantic bunu yeniden yayınlıyordu. Haritada Lübnan, Mısır, Suriye, İran, Türkiye, Somali ve Pakistan parçalara ayrılmış gösteriliyordu. İşte bu dergiye ulvi makamların adamı diye yutturulan modern Cibali Baba beyanat veriyordu.

    O tarihlerde şerefli Türk subayları, o aşağılık dergide yayınlanan haritayı İtalya’nın NATO karargahında görüp tepki göstererek toplantıyı terk ediyordu. İşte o haritaya yayınlayan Atlatic’e Pansilvanyalı Molla röportaj verdi. Yahudi Jamie Tarabay tarafından yapılan özel mülakat Zaman Gazetesi’nin Amerika baskısında da yayınlandı. The Atlantic Dergisi'nde Gülen’in AntiSemitizm ve Yahudiler ile ilgili görüşleri öne çıkarılarak yer verildi. The Atlantic’in, “Anti-Semitik” olup olmadığı şeklindeki sorusu üzerine Gülen, daha önce Kur’an ayetlerini yanlış anladığını söyleyerek sonradan Yahudilere dair bakışının değiştiğini itiraf etti: “Daha önce Kur’an ayetlerini yanlış anlamışım sonradan Yahudilere dair bakışım değişti” diyen Gülen şu ifadeleri kullandı: “Kemali samimiyetle itiraf etmek lazım ki ayet ve hadisleri yanlış anlamış ve yaptığım izahlarda yanılmış, olabilirim. Şunu anladım ve daha sonra belirttim ki Kur’an’da veya sünnette yer alan eleştiri ve lanetlemeler belli bir inanca bağlı insanlara değil herhangi bir insanda olacak karakteristiğe yapılıyor. “

    Yazımı bitirirken BOP, İsrail’in Yinon planı dahilinde İslam dünyasında etnik-din ve ırk ve din üzerinden bölünmeler hedefliyor. Bu planı Sovyet sonrası NATO sonradan üstlenecek ve İsrail-NATO Planı olarak uygulanacaktı. Peki 13 milyon Müslümanı katleden bu plan hedefinin çoğunu vapıp Türkiye’nin güneyine dayandı mı dayanmadı mı?

    Bu hadise Süfyan ve Büyük Deccal sonrası ana Deccal Yahudi’nin kanlı son planıdır. Ve bu Mehdiyet-Mesihiyet güçleri tarafından yok edilecektir. Nasıl mı? O meşiet-i İlahiyeye bakar. İkincisi bizim vazifemizi yapmamıza. İsrailiyat gibi rivayata dalanlara ithaf olunur. Mecazi ve işari ve perdeli gaybi ihbarlar iyi okunmalı. Çoluk çocuk işi değil. Gaybi haberler bize hakikati gösteriyor ve gayretimizi istiyor. Asr-ı saadette bir hata yapan cehennemlik iken, bu fitnenin dehşeti karşısında bir müstakim iş yapan Kur’an ve iman'a bin hizmet yapana Rıza-yı İlahi var. Allah nasipdar etsin. Veladdallin, amin.

    YanıtlaSil
  26. Bende okudum ve benim de söyleyecek bir sözüm var elbet cumhurbaşkanımızın hep tellafüz ettiği o meşhur söz KADERİN ÜSTÜNDE BİR KADER VARDIR bu sözü belki o da bu planlara karşı söylüyordur ne dersiniz��

    YanıtlaSil
  27. MERAK ETMEYIN RUSSLAR ORALARI YAHUDILERE YEDIRMELER

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başarında bir yahudi-Putin olan Rusya mı engelleyecek? Bugün rusyada yahudiler hem siyaset hem de iş dünyası yönünden ABD'den daha etkindir.

      Sil
  28. Küfre sapanlar, seni tutup bağlamaları yahut öldürmeleri ya da yurdundan çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlar, Allah da tuzak kurar. Ama Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.(Enfal Suresi 30. Ayet)

    YanıtlaSil