.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

31 Ekim 2014 Cuma

MUHYİDDİN ARABİ’NİN OSMANLI DEVLETİ DAHA KURULMADAN EVVEL YAZDIĞI BEYİT



Muhyiddin-i Arabi’nin Fütûhât-ı Mekkiyye  adlı eserine bulunan bir beyitte Osmanlı Devleti'nden ve onun kıyamete kadar devam edeceğinden bahsedilmektedir.

Bu beyit levha hâline getirilerek Sultan Abdülhamid’e takdim edilmiş. O da bunu Yıldız Câmii Şerifine astırmıştır.  Mâlum olduğu üzere Muhyiddin-i A'rabi Hazretleri yaşarken Osmanlı Devleti mevcut değildi.

”İnne eslahad düvele ba’de’s sahabete, eddevletü’l Osmaniyyete, Fela İnkarâda-d devlete ila zuhuri’l hatmi vel kıyam.”

“Sahabe (dönemin)den sonra devletlerin en iyisi Osmanlı devletidir. Bu devlet sonun ve kıyametin zuhuruna kadar yıkılmaz.”

Burada “eslah” tabiri, islama en çok bağlı manasındadır. 

22 yorum:

  1. Bu beyite daha iyi bir tercüme sunacak arkadaşlar buyursun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arapça beyte daha iyi bir tercüme sunacak arkadaşları bekliyorum. Halbuki bir tartışmadır gidiyor. Öellikle son cümleyi daha iyi yansıtacak bir öneri bekliyorum. zuhuri'l hatm ne demek.. sonun ortaya çıkması, son vaktin gelmesi gibi olabilir mi?

      Sil
    2. Mehdi'ye zemin hazırlayacak kişi Hatemül Veli...Hatemül Veli, Mansur'un ta kendisidir yani Abdülhamid'in soyundan gelen bilinmeyen biri.Peygamberimiz(sav)in Mansur veya Kahtani veya Cehcah için dediği "Mehdi'den dun(beri) değildir." sözünün hikmetlerinden biri budur.Hatemül Veli aynı zamanda Dabbet'ül Arz'dır ve Horasan Siyah Sancak komutanı olacak kişidir.Mehdi'nin Horasan Siyah Sancak grubunda yer almasının hikmetlerinden biri Hatemül Veli'dir.Hatemül Veli'nin ilk görevi;imanın şartlarını yeryüzüne hakim kılmak ve son devleti kurarak Mehdi'ye teslim etmek.İkinci görevi Mehdi'den sonra mahzumiyi öldürerek başa gelip İslam Devletini ötelere ulaştırarak Hz.İsa'nın deccali öldürmesine yardım etmek.Üçüncüsü ise Dabbet'ül arz olmasıyla ile ilgili; iblis'i öldürmek...Daha fazla detaya girmek istemiyorum.Şu an kendinde değil çünkü Efendimiz(sav)den serumları henüz almadı.vesselam...

      Sil
    3. Hz. Peygamber (a.s) Mehdi’nin onun evladından olacağını buyurur.O hem Hasani hem Hüseyni olacak. Yani her iki torununun neslinden olacak. Sonra Mehdi halifetullah'tır. Yani ona özel bir misyon veriliyor ki, inkar-ı uluhiyet zamanında Cenab-ı Allah'ı bütün esma ve sıfatlarını, yanı onların tecellilerini gösterecek bir hidayet cereyanı açmaktır. Ehl-i tasvvufun kalb ayağı ile seyr-i süluk ile elde ettikleri makamları, hakikatleri akıl yani ilimle öğretmektir. İlmin üst seviyede olduğu bir zamanda, fotoğraf, hareketli fotoğraf ve eşya naklinin icadı zamanında zuhur ederek hizmet etmesidir.

      Mehdi’ye iki nimet sunulmuş. Dünyevi ve uhrevi. O uhrevi olanının seçmiş. Dolayısiyle hizmeti maddi-dünyevi, hükümdarlık, askerlik, diplomasi veya siyaset ile değil sadece manevidir. Maddi hizmet sınırlıdır. Ama manevi olanı her bir yere gider. İlim gibi. Dolayisiyle eski zamanda eski zaman insanına mecazen anlatılan bir hakikat, bugün o günün zihniyeti ile değil zamanın icabatının hakikatleriyle idrak edilmeli. Zaten manevi olacağı içindir ki, Deccali’in dünyevi ve siyasi hakimiyetine karşı imanıbillah ve marifetullah hakikatleriyle tevhidin bütün dünyaya hakimiyeti ile onların tahribatını yok etmektir.

      Mehdi ve Süfyan, Deccal ve Mesih çağdaştır. Deccal-Süfyan bir asır önceki çalışmanın ürünü olur. Mehdi ve Mesih onlara karşı zuhur ve nüzulu itibariyle yaptıkları çalışmalarla bir asır sonra hakimiyet kurarlar kı, o da Hicri 15. Yüzyıldır. Mehdi ve Mesih’in 14. Hicri asırda açtıkları yol ve cereyan, cemaatleri vasıtasiyle başarıya ulaştırılır. Latif olan Allah’ın dilediğini böyle yaptığı anlaşılacaktır ki, ebedi alemde bu hep hatırlanarak Haşmet-i Rububiyet’in müşahadesinin feyiz kaynağı olacaktır. Yine de her şeyin doğrusunu hakkiyle bilen Cenab-ı Allah’tır.

      Marx 1840’da fitnesini yaydı Komünizm 1940’larda bütün dünyada zirve noktaya ulaşıp tehdid etti. Mehdi 1340’larda zuhur etti, bir asır sonra Mesih ile Tevhidi bütün dünyada hakim kılacaktır. Ki bunun emaraleri 2021’den başlayarak görülecek (şimdikinden çok çok daha yoğun) ve 2050’lerde zirve noktaya ulaşacaktır. Kafa karışıklığının sebebi budur. Tabi bu arada devir devri dini ve imani inkişaflar görülecektir. Teknoljik keşiflerler internet vs. bu hakikatlerin yayılma araçları olacaktır. Bir anda binlerce onbinlerce milyonlarca muhatap bulunacak dostluklar kurulacak. Bu de ayrı bir hikmettir.

      Sil
  2. İnsanlık tarihinin en hayret verici doğumlarından birine sahne olan Osmanlı Devleti’nin zuhurunu önceden haber veren, klasik kaynaklarda zikredilen diğer alâmetler de şunlardır: Türkmenler arasında kendisine Korkud Ata (namı diğer Dede Korkud) denilen ve pek çok kerametleri görülen hikmet sahibi bir pîr vardı. Hanların akıl danıştığı, hakanlara ve halka öğütler veren, sözleri itibar gören bir şahsiyetti. Bu zat, bir gün yanında birçok insanın bulunduğu bir esnada şöyle dedi: “Saltanat ve hanlık sonunda Oğuz Han’ın vasiyeti mucibince (gereğince) Kayı boyuna geçecek ve bu ailenin neslinden ilâ ahıri’z-zaman (dünyanın sonuna kadar) devam edecektir.”

    http://www.gulistandergisi.com/dergi_oku.php?id=143

    YanıtlaSil
  3. http://www.hakikat.com/dergi/142/hyilmaz142.html

    Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî Hazretleri’nin, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Yetmiş Sene Önce Kaleme Aldığı;“Şeceretü’n-Nu‘mâniyye fî Devleti’l-‘Osmâniyye” Kitabı’nda, Osmanlı’nın Zuhuruna Dair Esrarengiz İşaretler adlı makaleden alıntılar:

    “Müneccimbaşı Ahmed Dede “Müneccimbaşı Târîhi”nde Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna işaret eden “sahih rivâyetler”i sıralarken; “Şeyhü’l-Ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî”nin “cifr ilmi yardımıyle ve Âyet’lerin gizli mânâlarından Devleti’l-‘Osmâniyye’nin şânının yüceliğini ve kıyâmete kadar dâim olacağını keşf” ettiğini ifâde ederek, “cifr ilmini bilenlerin ma‘lûmu” olan bu eseri “Şeyh”in “Devleti’l-‘Osmâniyye’nin zuhûrundan yetmiş sene evvel istihrâc” ettiğini haber vermiştir.


    (Burada Osmanlı devletinin kıyamete kadar daim olacağı vurgulanmıştır. Ancak aşağıda Osmanlı devletinin yıkılışından bahsedilmektedir.)

    “Son Mim”in Cülûsu ve “Devleti’l-Osmâniyye”nin Yıkılışı:

    Son yıllarında İslâm’ın esaslarından tamamen uzaklaşacak olan “Devletü’l-Osmâniyye”nin bu hâlinin ne zamana kadar süreceğini açıklarken, devletin yıkılışından bugüne kadar olmuş ve olacak pek çok hâdiseyi tasvir eden Şeyhü’l-Ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri; “Bahsettiğimiz şey, son ‘Mim’in cülûsuna kadar devam eder. O’nun cülûsu, sen; ‘Kabahatlerimiz yüzünden belâlarla karşı karşıya geldik!’ deyinceye kadar dosdoğru bir biçimde sürüp gider.” diyerek, Osmanlı soy silsilesini tamamlayacak olan son hükümdârın “Son Mim” diye ifâde ettiği, altıncı ve son “Mehmed” olan Sultan Mehmed Vâhideddîn Hân olduğunu ifşâ etmiş ve bu sözüyle, henüz kurulmamış bir devletin hükümdarları hakkında aralamış olduğu bu esrârengiz sırlar hazînesinin kapısını kapatmıştır.

    Hazret “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye”nin son satırlarında; son “Mim”in (Mehmed Vahideddin) hükümdarlığı ile “Devletü’l-‘Osmâniyye” yıkıldıktan sonra, âhir zamanın fitne ve fesad dolu karanlık günlerine ulaşılacağını da keşif yoluyla haber vererek; “İşte bundan sonra çok büyük bir fitne zuhur eder. Öyle ki; beldeler ele geçirilir, kullar gelip çatmış olan, boş ve hevâ ile dolu yeni bir yeryüzüne yönelir.

    Milletin hükmedicileri el değiştirir ve onların başlangıçta kendisine işâret edilene riâyeti zorlaşır. İkinciye dönüşte, ilke kayıtlı olan duruşa açıkça muhâlefet edilir. Kötü vasıflara konulması gereken herhangi bir şey onda tasdik görür. Onun hükmü âhir zamanda zuhur eden ‘Sâd’ın (Süfyan) tasarrufuna intikâl eder.” demek sûretiyle, kanlı-canlı ifâdelerle ayan-beyan gözler önüne sermiştir. Nitekim insanların dünyaya âdetâ taptıkları, isyan ve kötülüklerin her türlüsüne daldıkları bu karanlık fitne devrinin içinde yaşayanlar için, bu cümleleri izâh etmeye gerek dahi yoktur.

    Şimdi de Hazret’in, içinde bulunduğumuz bu karanlık devirden, Hazret-i Mehdî’nin gönderilişine kadar zuhur edecek olan hâdiseler hakkındaki son sözlerine kulak verelim. O’nun ifâdesine göre, Osmanlı Devleti yıkılıp da insanlar bu duruma düştükten sonra; “Rum, doğuyu ve batıyı birleştirerek mülkü ele geçirir. Böyle olunca da, Zemzem’le Safâ arasından büyük ‘Mim’ (Mehdi) zuhûr eder ve lâtif olan ‘Ğayın’da kâim olup, kendisine biat edilir. Sonra kullara vaadedilen gelir ve zulüm ve kötülükle dolduktan sonra yeryüzüne tekrar adâlet yerleşir. ‘Son’un (Mehdi’nin) zuhûruyla ilk ‘Mim’in (Hz. Muhammed SAV) hükmü yeniden doğar ve onunla yeryüzü yeniden canlanır.”

    Buradan anlaşılıyor ki, “Devleti’l ‘Osmâniyye” yıkılınca her ne kadar fitne ve fesad devri başlamışsa da, Allah-u Teâlâ “İlk Mim” olan “Muhammed” Aleyhisselâm’ın nûrunu yaymak ve İslâm’ı yeryüzüne tekrar hâkim kılmak için “Son Mim” olan “Mehdî”yi gönderecek; onunla yeryüzünü zulüm ve kötülüklerden temizleyip, İslâm’ın nûru ve adâletiyle yeniden ıslâh edecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sahsi maneviciler bunu nasıl tevil edecek, merak ediyorum.

      Sil
  4. ederler yeşil karaltı...beydada ordu battı bitti gitti diyen onuda tevil eder....

    YanıtlaSil
  5. mk süfyan dır...alametleri bellidir...mal hırsı.. melik olması... ekseriyetin üzerinde ittifak etmesi ..sonradan kafir olması..o olmasaydı şu şu olurdu demeler...vs vs say say bitmez...

    zira büyük süfyaninin ve küçük süfyanilerin ortak alametleri vardır...isteyen siyasetle bakar isteyen alametlerle...bakıyorlarda zaten...

    kim neye bakmak isterse o şekil baksın...

    deccalin çıkacağı yeri müslümanda gören var fitne başıda gören var...misal yani..isfahan gibi...

    neyse gelelim ebka esheb mevzuna...

    mehdi alametleri ve hakyolu kardeşlerime....

    2 hadis yazıyorum ehli sünnet...

    1--Türk size hücum ettiği zaman, malı toplayan halifeniz öldüğü zaman, o halifeden sonra iki yıl içinde de azledilecek olan zayıf bir adam başa geçtiği zaman, Şam’ın batısında batma olduğu zaman, Şam’dan üç kişi çıktığı zaman, Batı insanları da Mısır’a çıktığı zaman, bunlar Süfyani’nin alametleri olacaktır.

    şamda 3 kişi çıktığı zaman...

    şam neresi ?suriye lübnan ürdün filistin güneydoğu anadolu yemenin bir kısmı ırakın bir kısmı...

    MISIR VE SUUDİ ARABİSTAN ŞAM DEĞİLDİR ARKADAŞIM TAMAMMI....

    2-Biri Batıda, biri Cezire de, birisi de Şam’da olmak üzere üç grup bayrak dikilir. Fitne bunların arasında bir yıl devam ettikten sonra, Süfyani’nin çıkışı ve yaptığı zulüm ve fücuru anılır. Sonra Mehdi aleyhisselamın hurucu ve insanların Rükun ile Makam arasında O’na biatları anılır.

    BU DA CABASI...

    kızıl esheb hicaz dan alacalı ebka mısırdan çıkar...esheb ayrı kızıl esheb ayrı kişiler ebka ayrı alacalı ebka ayrı kişiler....

    ha birde el cezire neresi derseniz işte burası

    Mezopotamya, Cezire-tül Arap, El Cezire ve Beynen Nahreyn, Dicle ile Fırat nehirleri arasında kalan bölgenin adıdır. Keban Dağları’nda başlar, Basra Körfezi’nde biter. Buraya eski Yunanlılar ve şimdiki Avrupalılar Mezopotamya’ya, Araplar El-Cezire derler. “İki nehir arasındaki bölge” anlamına gelen Mezopotamya adı Yunanca mesos (ara, orta) ve potamos (nehir) sözcüklerinden gelir. Mezopotamya, ilk çağda yeryüzünde görünen Sümer, Akad, Elem, Babil ve Asur devletlerinin kurulduğu yerdir. İklimin yaşamaya uygun olması, Dicle ve Fırat Nehirleri ile sulanan toprakların verimli olması nedeniyle birçok kavimin yerleştiği bölge olmuştur. Ancak bu bölgenin sınırları tarihi süreç içerisinde sürekli değişiklik gösterir. Çeşitli kavimlerin ortak ürünü ve mirası olan Mezopotamya, aynı zamanda Sümer, Babil ve Asur gibi en eski ve büyük uygarlıkların doğduğu bölgedir.

    tekrar yazıyorum uyanın millet....

    YanıtlaSil
  6. süfyani ordusu=kualisyon

    süfyani=kualisyonun başına geçecek müslüman görünümlü SİYASETÇİ

    ebka=öso pyd barzani ortaya karışık

    esheb =beşar esad ve rejimi

    falanca abbasoğulları=işid

    kays kabilesi=ortadoğu sünnileri

    horasani şysabani =iran destekli ırak merkezi hükümeti ve başkanı

    işid necef ve basraya yönelir ...kendi içlerinde ihtilafa başlar hzali türbesi saldırıya uğrar amerikada 11 eylül tarzı eylem olur rumlar karışır öncesinde pkk azar...bu sırada yünan harbi başlamış türkler fetihe başlamıştır...geri dönüp kıbrısı tamamen feth edecektir..kualisyon (süfyani ordusu) ve ırak m. hükümeti işide topyekün savaşa başlar...bu bahaneyle şia ve kualisyon kays ı işid bahanesiyle katleder..sonra şia ırak hük.. kürtlerle (ebka) ihtilaf eder musul yüzünden vs...karkısa olur....sonra esad meydanı boş bulur...kaşıntısı tutar(bayrağına bakar) kualisyon devirir...iran hazmedemez hürmüz boğazını vurur amerikada iranı ...ruslarda iranın vurulmasını hazmedemez türkiyeyi vurur..rusu amerikayla kovarız ...amerika akdenizi ister biz vermeyiz amik savaşı olur...sonrası malum....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuranı kerimde olanlar yaşanacak yapıcak bişey yok malesef

      Sil
    2. Uyanmak istemeyen halk karşımızda malesef

      Sil
    3. :-( Uyanmak istemeyen halk... Talihsiz bir yorum olmuş... Halbuki bu milletin irfanına güvenmek lazım.

      Sil
  7. 2. hadisteki bir yıllık süre çoktan başladı...fitne kualisyon barzani esad üçgeninde dönüp dolaşıyor...kuaalisyonun 11 eylülde resmen faaliyete başladı...11 eylül 2015 te süfyaninin zulmünü anacağız demektir bu...en geç...

    kualisyonun süfyani ordusu olduğunu nereye kadar inkar edeceksiniz merak ediyorum....

    YanıtlaSil
  8. 2. hadisteki bir yıllık süre çoktan başladı...fitne kualisyon barzani esad üçgeninde dönüp dolaşıyor...kuaalisyonun 11 eylülde resmen faaliyete başladı...11 eylül 2015 te süfyaninin zulmünü anacağız demektir bu...en geç...

    kualisyonun süfyani ordusu olduğunu nereye kadar inkar edeceksiniz merak ediyorum....

    YanıtlaSil
  9. Süfyan geberdi gitti. Onun muakkibi 3 süfyan daha da öyle. Şimdi cehennem yolunda azap çekiyorlar. Onun taifesi de. Ve bizim içimizdeki münafıklar da tek tek ortaya çıkıyor. Mesela şu Pansilvanya’da mukim Süfyana dahi diyen modern Cibali Baba ve cemaati de 1417 “Hayır; gerçekten insan, azar” 96/6 ayetinin isabetiyle foyaları meydana çıktı, ama saf diller anlayamadı..

    İşin ilginç yanı 28 Şubat fitnesi o zaman başladı. 1996 yılının 6. ayında Refahyol Hükümetin’in kurulmasıyla. Ve Pansilvanyalı çıktı TV’ye “Bu hükümet istifa etmelidir” diye yumurtladı. Sonra “MGK içtihad makamıdır. MGKnın kararları içtihaddır” ahmakane fetvasını verip 28 Şubat’a alkış tuttu. Ama saf millet yine uyanmadı. Gitti neocon-siyonist-küresel şebekelerle işbirliği yaptı ve millet uyumaya devam etti. Ne zaman uyandık. İsrail şakşakçılığı başlayınca. 31 Mayıs 2010. Günaydın, sabahıl hayr, good morning, gudun tak.

    Bu sahte Mehdi veya Mesih neyse. Hizmet-i Kur’aniyye ve imaniyeyi bırakıp darbeciliği ve hükümetçilik oynamayı Mehdilik sanıyormu. Milletin ekserisinin teveccühünü kazana meşru iktidarlar Süfyan oluyormuş. Bunların hangisinin babası Yahudi. Süfyan’ın babası Yahudi. Kendisi de gizli görüşmelerde bunu itiraf etmişti. Ama bizim zat-ı zerzavatlar bir türlü anlamıyor. Ve kalkıyor mahiyeti bilinmeyen mecaz ve müteşabihat rivayetleri aktüel meselelere uydurup Süfyan fetvası veriyor. Malum deccal aldatan demektir. Menşei dinsiz felsefedir. Kafiri mü’min, mü’mini kafiri göstermesi gibi. Kim Süfyan kim Mehdi. Al sana hakikat al sana saçmalık.

    Birileri kafayı yemiş, ya da aklını? Türkiye yüzyıldır ne çekiyorsa Süfyan ve komitesinden çekiyor. Ona yaltaklanan Panvsilvanyalı onun hem zulmüne hem küfrüne ortak oluyor adete. Birileri de ateşe odun taşıyor. Haddinini bilmezler. Susun yoksa ilahi tokadı yer yatağa mı düşersiniz, mezara mı onu Allah bilir.

    Mazlumane devrilen Refahyol, Beyda'nın 3 savaşı sonunda 3 Kasım 2002’de iktidar oldu. Ve Mehdiyet’in 3. faslı başladı. Buna muhalefet eden deccalizme hizmet eder. Velev ki Kainat İmamı olsun., Vız gelir tırıs gider.

    YanıtlaSil
  10. Önceki yazınız ı bugün okuyup cevap yazacağımı söylemiştim.Ama önce bu yazını okuyunca öncekileri okumadan sana uzun uzun hiç cevap vermeye gerek yok.Değecek fikirleirn yok kanaatine vardım.
    Şu yazdığın yazı baştan sona ZIRVADIR. ERBAKAN'I DA BENİM KADAR TANIYAMAZSIN. YAZDIKLARININ HEPSİ ZIRVA. BEYDA'DA SÜFYANIN ORDUSU BATACAK,ALLAHU ALEM 2017 DE.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin her şeyi bildiğini çok iyi biliyorum. Ama bilmediğin tek bir şey var, bildiklerinin gerçek ayağı yok. Cenap Şahabettin’in Kar şiirinde olduğu gibi. Kar gaip olan eşini arıyor, siz ise bildiklerinizin gerçek zaman ve mekanını arıyorsunuz. Rüzgara kapılan yaprak misali. Gün gelir solar gidersiniz. Ama hiç toprağı göremezsiniz.

      Erbakan başka, Refah Partisi Başka, Çiller başka, Doğdu Yol Başka. Hepsi ayrı ayrı kavramlar. Ama bir araya gelince kalayla bakırın birleşmesi gibi tunç olur. Ama artık kalay ve bakırdan eser yoktur. Demokrasi deniyor. Millet seçimini yapıyor. Koalisyon kuruluyor. Ve birileri çıkıp habis bir zihniyet uğruna bunu yok ediyor. Adl-i ilahi var mı? Var. O 3 kasım’da tecelli eder. Risale-i Nur’da zımnı ihbarı var. Meyve Risalesinnin sonunda. Aç oku. Süfyanistler ahir vadede büyük Deccalle birleşir. 3 seçim muharebesi olur. 3'üncüsünde herkes batar. 2 kişi kalır. Biri Süfyana biri Mehdiye haber verir. Mehdi haberi alınca ne der? Ve sonra ne olur. Aç gözünü hemşerim görme özürlüler ülkesi değiliz. .

      Siz kim, Beyda’yı bilmek kim, Süfyan kim, ordusu kim hiç öğrenemeyeceksiniz. Hikmetli sözleri hikmetli zekalar söyler. Hikmetli sözleri de hikmet sahibi insanlar anlar. Bu dünya imtihan mekanıdır. İnsanlar hep hakikati bulmakla mükellef. Bir ömürle elde edilen bir hakikat bir iki tufeyli gevezenin oyuncağı değildir.

      Hz. Peygamberin (a.s) nazarında imana taaluk etmeyen rivayetin nübüvvet açısından bir önemi ve değeri yoktur.

      Şimdi sana, senin cenahtan bir haber vereyim. Bu hatalar paketinde eğrileri çıkarınca Atatürkçülük adına kala kala bir sap kalır. Ucunda da elma şekeri vardır. Yala yala otur
      30.04.2011 gazetelerde çıkan haber:

      (CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Türkiye’de temel sorun, herkesin Atatürk ile özdeşleşmesi olduğunu vurgulayarak, “Kenan Evren Atatürkçü, rahmetli Erbakan Atatürkçü, rahmetli Ecevit Atatürkçü, Tayyip Erdoğan Atatürkçü, Kemal Kılıçdaroğlu Atatürkçü, Muharrem İnce Atatürkçü. Ortada bir yanlış var. Bunların hepsi birden Atatürkçü olamaz. Bütün kötülükler bu ülkede ne yazık ki Atatürkçülük adına yapıldı” dedi.)

      Bu bir itiraf kalıbıdır. Din adına rivayetlerden haber çıkaran herkesi rivayetçi. Ne yazık ki bütün yanlış gaybi rivayetler palavra adına yapıldı. Cahil cühela takımı tarafından. Nass’lar dururken rivayet gerçeği aramak zaman israfıdır. İsraf dinde haramdır. Farz ibadet dururken, nafile namaz kılınmaz. Mehdi-i Resul de onların semtine uğramaz.

      Not. Cevap verme. Biz vakıfız o muhtasar cevabınıza. Zahmete değemez.

      Sil
  11. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  12. Uzun zamandir yazilarinizi takip ediyorum, ama kafama takilan ve tatmin edici cevap alamadigim konu; yuzyil basinda gelecekse Hz.Mehdi bu yuzyil gecti denmesi. Dogumu Hicri yuzyil basinda denmesi mantiksiz geliyor cunku zuhurdan bahsediliyor, ve miladi denmesi de mantiksiz geliyor cunki Hicri tarihten bahsediliyor..

    YanıtlaSil
  13. Gaybi hususlar tabiatı itibariyle yoruma açık olduğundan herkes kendi anlayışı çerçevesinden bakar ve görür. Arkadaşların perspektiflerine saygım var. Ama muhataplarının anlayışlarına empati ile bakarlar ise sanırım daha güzel olacak...

    YanıtlaSil
  14. http://www.youtube.com/watch?v=2gUnYoNarGI

    ben bunu atlamışım...marstan ziyarete gelmişler elemanı...

    çok fena şizofreni ...Allah bizi muhafaza etsin...

    YanıtlaSil