.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

14 Ekim 2014 Salı

FATİH NURULLAH EFENDİ’NİN AKPARTİ’YE UYARISI


Bir kardeşimizin 12 Ekim 2014 tarihli mesajında “Bir veliyyullah maneviyattan keşfî bir haber veriyor.. Siz bunu neden makale olarak paylaşmıyorsunuz?.. Bu sitenin kuruluş amacı bu değil miydi?..” demesi üzerine Fatih Nurullah Efendi’nin Akparti hakkında uyarıları ihtiva eden birkaç sohbetini izledim. 

Doğrusu ben Fatih Nurullah Efendi’nin Akparti’ye karşı bu tavrını bilmiyordum. Muhterem zat  açılım sürecinde Alevilere tanınacağı belirtilen hakların tasavvuf ehline tanınmamasından bahisle Akparti’yi uyarmaktadır. 

Değerli kardeşimizin uyarısı üzerine ben de bu sohbetlerin linklerini paylaşıyorum. Sitemizin amaçlarından en önemlisi evliyaullahın keşif ve gaybi haberlerini yayınlamak ve istifade edilmesini sağlamaktır.

Ancak Fatih Nurullah Efendi’nin Akparti’yi uyarırken kullandığı üslup konusunda kesinlikle yorum yapmayacağım.

Sohbetlerden anladığım kadarıyla Gezi olayları meşayihi incitmesinden dolayı Akparti’ye bir uyarıdır denilmektedir. 

Anladığım bir şey var ki devlet bir babadır. Kendi evlatları arasında haşarı birini memnun edeyim derken herhalde terbiyeli olanları üzmüş oluyor. Devlet demek ki  herkesi memnun edemiyor.

Birden aklıma nedense bu konuda Hazret-i Peygamberin Mekke’nin fethinden sonra onunla birlikte savaşa gelen eski müşrik yeni mümin olan Mekke ileri gelenlerine savaş ganimetinden daha fazla mal vermesinin diğer Müslümanlar arasında memnuniyetsizlik oluşturması ve onlara karşı Peygamber Efendimizin hitabı hatırıma geldi. 

Her neyse… Bizler bu milletin asli unsuruyuz. Asli unsur öyle şeylerle devletine ve hükümetine küsmez ümidindeyim.

Fatih Nurullah Efendi’nin bu konu ile ilgili sohbetleri…

Bu kısımdaki alıntılar tamamen youtube 'da belirtildiği şekildedir.

Fatih Nurullah Efendi'den AKP'ye Uyarı!
21 Haz 2013 tarihinde yayınlandı
Dersaadet Tasavvuf Yolu Federasyonu Başkanı Eyyüp Fatih Nurullah Efendi'den AKP'ye uyarı...
***
Eyyüp Fatih Nurullah Efendi'nin Hükümete Seslenişi!
23 Haz 2013 tarihinde yayınlandı
Dersaadet Tasavvuf Yolu Dernekleri Federasyonu Başkanı Fatih Nurullah Efendinin Tekkelerin Resmiyet Kazanması ve önünün açılmasına yönelik Hükümete seslenişi.
***
Ve Hesap Döndü! Evliya'ya sahip çıkmamanın bedeli!
22 Kas 2013 tarihinde yayınlandı
***
23 Haziran 2014 tarihli
Dersaadet Tasavvuf Yolu Dernekleri Federasyonu Başkanı Fatih Nurullah Efendinin Tekkelerin Resmiyet Kazanması ve önünün açılmasına yönelik Hükümete seslenişi.
***
Hain saldırıya sebep olan o sohbet
7 Ağustos 2014 tarihinde yayınlandı
Fatih Nurullah Efendi Hazretleri Kasımpaşa'daki Halveti Uşşaki dergahı'nda yaptığı konuşmada Masonları eleştirdi ve 3 gün sonra dergah'a molotof'lu saldırı gerçekleşti...
***
Fatih Nurullah Efendi Hazretlerinin Yapılan Saldırıya Karşı Konuşması
8 Ağu 2014 tarihinde yayınlandı
Fatih Nurullah Efendi Hazretlerinin Dergahımıza yapılan molotof ve ses bombalı terörist saldırıya karşı konuşması




11 yorum:

  1. Eğer küsersek ve duayı kesersek o halde onların devrilmesinden sonra yollarda sakallarından sürüklenecek müslümanların vebalini kim çekecek?

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Fitne zamanında ferasetle hareket etmek imanın gereğidir. Neyi ne zaman isteneceğini bilmek de. Seçip destek verdiğiniz idarecinin talebinizi yerine getirecek demokratik güce de sahip olabilmelidir. Merhum Menderes bir dini eserin basılması için bir kamu kuruluşundan kağıt dahi tahsis ettiremediğini biliyor musunuz? İktidardı ama muktedir oma gücü yoktu. Sonra ehl-i maneviyatın istekleri konusunda iktidarına karşı tavrının bir adabı ve usulü var mıdır? Siz söylersiniz, sorumluluk üzerinizden kalkar. 11/117. İkrah yoktur.2/256

    Ali İmran 185. ayeti “Dünya hayatı, aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir” iken bencil ve aceleci bir kısım ehl-i maneviyat, ahretlik neticeyi ve meyveyi dünyada elde etmeye kalkışmamalı. Hele ki teveccüh-ü nas ona hiç yakışmaz. Çünkü onda şirk-i hafi vardır. Şükrü, niyazı hiçbir şeye tercih etmezler. Böyle olunca “Alevi’ye şunu verdin, ben de isterim” demenin bir usulü ve adabı vardır.

    Hele ki “meşayiha, bize teveccüh etmedin” demek bencillik ve acelecilik değil midir? Şu Ayasofya’yı ezandan mahrum olup istiklalimizin üzerinde gölge gibi dururken, yani yabancı vesayeti işgal gibi sürerken herhalde bir maneviyat erinin zaman ve zemine dikkat etmesi gerekir.

    Bugün Türkiye’de fitne için Aleviler dahil bir çok dini ve sosyal ve siyasi grup tahrik altında. Ayrıca onlara baskı uygulanarak, bunun suçunu ehl-i imanın yöneticilerinin üzerine atıp, düşmanlık ve nefreti tohumları ekiyorlar.Yani provoke ediyorlar. Mesela Almanya. Ali’siz Aleviliğin birinci derecede hamisi olup, siyasi iktidara karşı muhalefet için diğer gruplar gibi kullanıyorlar.

    Onların bu istismardan kurtarıp mevcut kanunlar çerçevesinde tatmin edilmesi şer’an ve aklen ve siyaseten doğrudur. Çünkü onların cem evlerini de, tekke ve zaviyelerini açmak da aynı kanuni işlemi gerektiriyor. Bugün tekke ve cemevinin faaliyeti mevzuata aykırı sürüyor. Bu da işin ayrı bir garebeti, ama zamanın hürriyetçi anlayışı buna izin veriyor. İşin doğrusu faaliyet izni için anayasa değişikliği gerekiyor. İktidar sana tanıdığı hürriyeti ona da tanıdığı için “bunu verdim” diyor. Bundan rahatsız olmak siyaseten doğru mudur?.

    Muhterem Hocaefendi bu siyasi iktidarın karşılaştığı gezi ve 17-25 Aralık komplosunun büyüklüğü ve dehşeti konusunda bir fikriniz var?. Necon-siyonist-paralel yapı ürünü olduğunu da. Komünizmi tasfiye eder etmez İslam dünyasına yönelen emperyalist ve Siyonist güçler tağuti ve deccalane bir canavar gibi ağzınız açmış bize üzerimize geliyor. O sokak hareketleri başladığı gün Mısır'da da, Libya'da da aynısı oldu. Tunus’ta ise El Nahda iktidarı devriliverdi. Ama biz ettirmedik. Dualar set çeti. Konuşmanızı 2013’te yaparken, manen nusret-i ilahi 13 rakamının tevafuku ile onları hak ile yeksan etti. 1435 bir çeşit feth-i mübin ki, M1453=H1435=13. tevafukuna işarettir. 13 sayısı sır dolu. Hz. Ali’nin (r.a) doğum günü de 13’tür. Eserleri de. Hz. Peygamber'in (a.s) veladeti de 571=13. Daha da var.

    Sizin konuşmayı yaptığınız yıl 2013’ün 2 adet 13’ü var. 13. Sure Ra’d’ın 13. ayetindeki hükmü ile komplocu soytarıların üzerine mağlubiyet felaketi yağdı, seçim hezimetine uğradılar. Bilirsiniz tevafuk manaya kuvvet verir. Ve birden fazla olursa işaret olur.

    Cüz’i ile umumi zarar arasında fark vardır. Cüz’i zararlarınız bazen umumi zarara keffaret olur. Her şeyin sırası var. İza Cae ayetine bakar. O gün çok muhteşem bir gün olur. Ahir zamanın hizmeti, Kur’an ve iman ve de Tarikat-ı Muhammediye’nin sünnetini ihya üzeredir. Siyaset sizin işiniz değil. Ama ef'alinizin neticesidir ve ona Nurumuz yansır. Nurumuz nasıl ışıldar ve parlar. Onu siz daha iyi bilirsiniz. Müsbet hareket bizim şiarımızdır. Fitnenin müsebbibi olmamak lazım, hatalar zamanında ise 11/117 ayetinin hükmü cari olduğunda inşallah ıslah olunur. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumu yazdıktan 2 gün sonra batkın ne oldu? Almanya’da, Bremen Eyalet Hükümeti ile devlet sözleşmesi imzalayan Aleviler, Bremen Eyaleti’nde dini cemaat olarak, Hıristiyanlar ve Museviler ile aynı konuma geldiler. Almanya’daki Aleviler daha önce de Hamburg Eyaleti ile devlet sözleşmesi, Aşağı Saksonya Eyaleti ile ön sözleşme imzalamışlardı.

      Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Turgut Öker, törenden sonra Almanya’nın Aleviliği bir din mi, mezhep mi yoksa mistik bir inanç olarak mı kabul ettiği yönündeki soruyu, "Almanya’da siz devletle ancak kendinize özgü bir inanç olarak muhatap olabilirsiniz. Bir tarikat, mezhep veya küçük bir topluluk olarak bu haklardan faydalanma şansına sahip değilsiniz. Aleviliğin kendine özgü bir inanç olarak tanınmasından ötürü biz burada bu haklara sahibiz" diye cevap verdi.

      2 milyar mensubu bulanan İslam dinini doğru dürüst tanımayan ve problemler yaşatan sözde dostumuz ve müttefikimiz Almanya’nın bu tutumun neyle izah edersiniz, diye bana sorarsanız. Almanya, Avrupa’da neocon-siyonist-neoliberel cephesinin bir mensubu olmanın gereğini yerine getiriyor. Özellikle Merkel ve iktidarı. Alevilere kol kanat gererek hem onları istismar zemini hazırlıyor hem de fitneye. Türkiye’nin seçilmiş Başbakanı Tansu Çiller’i eroin çetesi reisi yapan, Deniz Feneri’ne iftira eden ve Hablemitoğlu cinayetine adı karışan bir ülkeden fitneden başka ne bekleyebilirsiniz?

      Biz Kur’an ve Resulüne ve ehl-i beytine bağlılığı olan hiçbir bir mezhebe, tasavvufi yola, inanç yolunu dışlamadık. Lozan vesayeti gereği din tasfiye edilirken, Alevileri de ezdiler. Tekke ve zaviye bahanesiyle onların Cemevlerini de kapattılar. Ve suçu ehl-i sünnetin üzerine attılar. Öyle ki, demokrasiye geçileceği anlaşılınca bu ayrılık daha da körüklendi. Alevi-sünni gerginliği tezgahlandı. Alevi kardeşlerimiz ise Oslo kompleksi etkisiyle olacak onlara yandaşlık etmeyi Aleviliğe nasıl sığdırırlar anlamadık. .

      Sivas hadisesinin tertip olduğunu, derin mihrakların işi olduğunu bilmeyen kalmadı. Peki amaç ne idi. NATO, 1990 sonrası hayatiyetini sürdürmek için çatışma alanı ilan ettiği Alem-i İslam’a müdahale bahanesi için fitne fesad planladı. Yani dini ve ırkı etnisiteleri tahrik ederek çarpıştırmayı tezgahladı. Arkasından derin yapılar hareket geçti. Türk-Kürt, alevi-sünni çatışması, laik-antilaik ayrılığını El Kaide gibi yapılarla uygulamaya koydu. Ve arkasından Afganistan’dan Irak’a Tunus’a kadar her yerde borusun öttürmek için hareket geçti. IŞİD fitnesi bunun son örneği. Bu işler deccalizmin ana faaliyetidir..

      Bunun bir tek ilacı vardır. İttihad-ı İslam. Yoksa zillet. Türkiye’de her meslek ve meşrep kendi yolunda kalmak kaydıyla ana maksatta birleşmeli. Bu bütün İslam ülkeleri içinde söz konusu. Yoksa istiklalimiz tehlike altındadır. Vesayetler böyle fitne entrikalarla sürer biz de sürünürüz.

      Sil
    2. Çok yakında Almanya yaptıklarını misliyle ödeyecek! Rusyanın saldırmasıyla taş üstün taş,omuz üstünde baş kalmayacak.Biz Enver paşanın yüzünde birinci dünya savaşına Almanyanın yanında dostumuz mühtefikizmiz diye girdik,Kudüsü Osmanlı kaybetti diye Almanya bayram yaptı.Günlerce kutladılar.Biz Türk milleti kendi bağrımızdaki insanlardan dahi defalarca kazık yedik.Osmanlı imparatorluğu içindeki Türk olmanyan unsurlar imparatorluk zayıflayınca hepsi terkedip devletini kurunca,En son Türk soyundan gelenler kendi devletini kurmak zorunda kaldılar.Eğer devletimiz ve ordumuz güçlü olmassa bizi bu coğrafyada yaşatmazlar.

      Sil
  4. Sözümüz meclisten dışarı...

    Bizim takip etmeye çalıştığımız evliyaullah, tenezzül edip de hiçbir siyasiden hiçbir kurumdan birşey istemezler. Onların işi gücü insanların imanının kurtulması yani hakikatte rızayı Bari'yi gözetmektir.

    Siyasi yapılar, devlet kurumlarındaki düzenlemeler, rejimler vs. hepsi birer çıktıdır.

    Hakikatte şu yaşadığımız zamanda yani tekkeler cebren yasaklı iken bir ehli tarik olmak, onların serbest olduğu zamandakinden daha kıymetlidir. Bu demek değil ki açılmasını istemeyelim.

    Bu şu demektir ki biz müslümanlar dua ederiz (kavli,kalbi ve fiili her türlüsünü) fakat olana da rıza gösteririz kaderdir diye. Biz neyin hayır neyin şer olduğunu bilemeyiz çünkü kıstlı ilmimiz, kaderi daha doğrusu külli iradeyi ilahiyi ihata edemez.

    Bir not daha:
    gezi olaylarından tam bir sene önce bazı Allah dostları, pek görülmemiş şekilde, müridlerine "ilave" ders vermişlerdir. ve gezi olaylarının daha yeni başladığı günlerde de durumu "tehlike vardı geçti elhamdülillah" diyerek özetlemişlerdir. Oysa biz tedirgin olmuştuk ancak sonunda da gerçekten tehlikenin geçtiğini görünce hamd ettik.

    Biz anladık ki o mübarekler musibetin farkına varmış ve onun def'i için dua silahına sarılmış ve tavsiye buyurmuşlardır.

    Bu olayı Allah dostlarının tasarruflarını kullanmasına bir örnek olsun diye bahsettik.

    Allah dostları merhametlidir.Allah sayılarını,makamlarını ve irşadlarını arttırsın inşallah.

    YanıtlaSil
  5. Uyarımıza değer verip paylaşım yaptığın için teşekkürler Mustafa kardeşim.. Emeğine ve yüreğine sağlık.. Seni izlemeye devam ediyoruz inşaallah.. Sevgiyle kal..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Görüş ve fikirlerimiz aynı maksada müteveccihtir. Beyan-ı fikirden ibarettir. Muhterem Hocaefendi gibi zatların dikkate alacağı husus ittihad-ı İslam muvacehesinde ana maksatta değil ittifak amma ittihaddır. Ahirzamanın hükmü Mehdi’ye izafe edilmesinin sebebi ihya-yı dünya ve siyaset değil, ihya-yı din sebebiyledir. Bu da Al-i Beyt ile Ali İbrahim’in üzerine ait bir vazifedir ki, bugün ehl-i sünnet velcemaaten bütün şubeleri adeta komadan çıkmış gibi bu hakikatin peşindedir. Mehdiyet’in deccalizm karşısındaki muvaffakiyeti Kur’ani ve imani olduğundan dünya zenginliği ve hakimiyeti onun neticesi olacaktır, diye büyüklerimiz maziden haber vermişler. Siyasete bizim hizmetlerimiz ve nurumuz yansıyacaktır. Ehl-i din, kalpleri ve dimağları fethetsin, nusret-i ilahinin nasıl geleceği görülecektir. Bizim işimiz dine uymaktır. Gerisi Rabb-i Rahim’in vazifesidir. O dilediğini yapacağına imanımız tamdır. Bütün hocaefendiler ve müntesiplerine selam olsun. Evet, İzacae Nasrullahi vel fethu ila ahir…

      Sil
    2. şimdi anlaşıldın ABDÜRRAHİM, çekilebilirsin...

      Sil
  6. Uyarılar başımız üstüne.. Ümid ederim ki asıl uyarılanlar da buna dikkat etmiş olsun... Milletin velayetini eline alanlar mutlaka ona kulak vermek zorundadırlar. İnşaallah hükümetimiz bunlara uygun hareket ederler.

    YanıtlaSil
  7. Bu alıntıyı Furkan dergisinde buldum. Muhyiddin-i Arabiye istinaden söylenmiş bir bilgiyi içermekte... Belirtilen zaman halen geçti mi, geçmedi mi bilmem. İşimiz Türkiye hakkında söylenenleri derlemek ve üzerinde düşünmek...
    -----------------------------------------

    Tartışılan: “Yeni Devlet”
    Bu topraklar üzerinde kesinlikle ama kesinlikle bir “devlet” olacak, bundan kimsenin şüphesi olmasın, bu devletin idaresi de yine ekseriyetle “bürokratlar”dan oluşacak, “türk” olacak, bundan da kimsenin şüphesi olmasın ama devletin “bu” TC olmayacağı artık belirmeye başladı. “Bu” TC ortadan kalkacak, (sahi Şeyhül Ekber hazretlerinin “Şerhül şecereti numaniyye fid’devleti osmaniyye” isimli kitabında “muvakkat devlet”in ömrü kaç sene olarak bildirilmişti, 87 mi, 88 mi?) yerine bir başka devlet kurulacak, bütün emareler onu gösteriyor ama başkası dahi kurulsa “besmelesi”, “beka stratejisi” ne olacak?
    http://furkandergisi.com/devletin-beka-stratejisi/

    YanıtlaSil