.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

4 Eylül 2014 Perşembe

ESED'İN SURİYELİLERİ KRİZ ÇIKARACAK

Takvim Gazetesi yazarı Ergün DİLER 4.9.2014 tarihli yazısında yılbaşı civarında Suriyeliler üzerinde büyük bir kaos hazırlandığını öne sürdü. Ergün DİLER Belçika'da hain ittifak başlıklı yazısında Belçika'da bununla ilgili çok ciddi planlar hazırlandığını ifade etti. Bunun için Türkiye'deki Esed'e bağlı Suriyelilerin kullanılacağını bellirtti. Ergün DİLER Türk ordusunun belki de Suriye'ye girmek zorunda kalacağını söyledi.

Ergün DİLER'in yazısından bu konuya ilişkin bölümü yayınlıyoruz. Yazının tamamını kaynağından okuyunuz.
http://www.takvim.com.tr/Guncel/2014/09/04/belcikada-hain-ittifak

***
"Belçika'da Hain İttifak " başlıklı yazıdan....

Suriye'den gelenlerin başrolü oynayacağı büyük bir sorun şu anda kuluçka dönemini bitirdi. Yılbaşında bunu daha detaylı bir şekilde göreceksin.
Suriye'den gelenlerin büyük bir sorun yaşatacağını birkaç ay sonra daha iyi anlayacaksın. Bunu önlemek çok zor.
Planları bu yönde! Buna da çok güveniyorlar! 

Abartmıyor musunuz?

Abartmak mı! Görürsün yeni yılda! 

Ne olacak peki?

Türkiye'nin gelecekte çok büyümesi, güçlenmesi ya da yara alıp sorunlar yaşaması, Suriye'den gelenlerin yaratacağı akıl almaz türbülansları yönetmemize bağlı. BELÇİKA'da çok ciddi ekipler, çok ciddi planlar hazırladı!
Kaos yaratmak için Türkiye'ye başka bir format atmayı planlıyorlar! Zaten küçük küçük alıştırmalar ADİ OLAYLAR üzerinden yapılmaya başlandı! Haince ve acımasızca operasyon için çalışıyorlar!
Hatta pürüzleri gideriyorlar! Böyle demek daha doğru! 

Suriye de tehdit o zaman?

Esad zaten bunun da içinde! Belki Türk askeri de Suriye'ye girmek zorunda kalacak! Olaylar başladığı an büyüyecek!
Planları bu yönde! Biz de bozmak için uğraşacağız! Esad Türkiye'ye gönderdiği Suriyeliler'e çok güveniyor!"Yıkım" için Belçika'da anlaştılar! Bakalım ne yapacaklar göreceğiz! Mücadele bitmedi bitmeyecek! Türkiye büyüyünceye kadar devam edecek!

6 yorum:

  1. Ergün DİLER'in yazısı bana hemen Bedüzzaman'ın bu konuya temas ettiğini düşündüğüm yazısını hatırlattı. 26. mektubun 3. mebhasından bir bölümü aktarıyorum: Burada Üstad menfi milliyetçiliğin verebileceği zararları anlatıyor. İlginç bir biçimde Cenuptaki yani Güneydeki dindaşlara karşı düşmanlığın yanlışlığını ifade ediyor. Şimdi ülkemizde dış güçler tarafından dindar hükümetimize karşı kullanılan hiziplerden birisi de menfi milliyetçilerdir. Diğer yandan dine soğuk olan ulusalcıları da katarak milliyetçi görünümlü çevrelerin kullanıldığı dehşetli bir planı Bediüzzaman öngörmüş ve yazmış. Benim kendi kanaatim odur ki: Risalelerdeki yazıların hepsi aslında birer keşif ve müşahede ile yazılmıştır. Ümmetin ve milletimizin zaman içinde karşılaşacağı bütün badireler ona gösterilmiş. O da bunları yazmış Basireti olan bunların birer uyarı olduğu bilerek gereken dersi çıkarması gerekir.
    Dün Konya'da milliyetçiler tarafından Suriyelilere saldırıldı. Bunlar Ergün DİLER'in deyimiyle büyük bir kaosa zemin hazırlamak için yapılan adi olaylar iken, dış düşmanlar içtekilerle elele vererek sırf hükümeti devirmek amacıyla Belçika'da büyük bir kaosun planlarını hzırlamışlar. Yılbaşı civarında büyük bir türbülansa sebep olacaklar. Dün de yazdığımız gibi denizaşırı zata son bir şans verilmiş. Ya kzanacak ya da yok edilecek. Yani bu sefer başarılı olamazsa herhalde onu esir ve rehin tutanlar onu ortadan kaldıracaklar. Bu kaos muhtemelen Abdullah Gürbüz Baba'nın haber verdiği İsrailin Suriyeyi alıp Hataya dayanması ve oradan Türkiyeyi vurmasına yol açan olayları başlatabilir.
    inşaallah derin millet ve rical-i gayb bu durum karşısında islamın son ordusu olan bu milleti dualarıyla selamete ulaştıracaktır.
    --------

    Şimdi ise, en ziyade birbirine muhtaç ve birbirinden mazlum ve birbirinden fakir ve ecnebî tahakkümü altında ezilen anâsır ve kabâil-i İslâmiye içinde, fikr-i milliyetle birbirine yabanî bakmak ve birbirini düşman telâkki etmek öyle bir felâkettir ki, tarif edilmez.

    Adeta bir sineğin ısırmaması için, müthiş yılanlara arka çevirip sineğin ısırmasına karşı mukabele etmek gibi bir divanelikle, büyük ejderhalar hükmünde olan Avrupa’nın doymak bilmez hırslarını, pençelerini açtıkları bir zamanda onlara ehemmiyet vermeyip, belki mânen onlara yardım edip, menfi unsuriyet fikriyle şark vilâyetlerindeki vatandaşlara veya cenup tarafındaki dindaşlara adâvet besleyip onlara karşı cephe almak, çok zararları ve mehâlikiyle beraber, o cenup efradları içinde düşman olarak yoktur ki, onlara karşı cephe alınsın.

    Cenuptan gelen Kur’ân nuru var; İslâmiyet ziyası gelmiş; o içimizde vardır ve her yerde bulunur. İşte o dindaşlara adâvet ise, dolayısıyla İslâmiyete, Kur’ân’a dokunur. İslâmiyet ve Kur’ân’a karşı adâvet ise, bütün bu vatandaşların hayat-ı dünyeviye ve hayat-ı uhreviyesine bir nevi adâvettir. Hamiyet namına hayat-ı içtimaiyeye hizmet edeyim diye iki hayatın temel taşlarını harap etmek, hamiyet değil, hamâkattir!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güneydeki dindaşlara düşmanlık Arap düşmanlığı perdesi altında doğrudan Peygamberimize düşmanlıktır. Kalbinde zerre kadar iman ve islam şuuru bulunan bir milliyetçi böyle korkunç bir hataya düşmez.

      Sil
    2. Geçmişte ülkücülük zamanımızda şöyle bir söz bize yol gösteriyordu: İçimizde Tanrı dağından doğan güneş, kalbimizde, ruhumuzda Hira dağında doğan nurun ışığı var.
      Hani şimdi ne oldu. Türk Milliyetçiliği İslamiyet ve Türklük şuuruna dayanmıyor muydu?

      Sil
    3. Son yıllarda birçok kesimin ağzından,hemen her gün duyulan bir söz haline geldi….! Bu soru…
      Öyle ya bu Milletin bir Ülkücü kesimi vardı…hani Vatan denince canını ortaya koyan…..
      Bayrağı namussu bilen…ecdadına hürmet eden…
      Askere polise el kaldırmayan… pusu kurmayan…
      Dinine imanınına sahip çıkan kalıbıyla milletine kefil olan bir kesimdi….

      Neydi idealleri…!

      Allah… Vatan…Turan…

      Hemen her meslek gurubunun için de vardı ülkücüler….

      Peki…nerdeler şimdi…!

      Neden sessizler…!

      Aslında onlar heryerde hala ideallerinden bir şey kaybetmiş değiller…

      Ama kırgınlar..üzgünler..vefasızlıktan yoruldular…

      Hiç kendinize sordunuz mu..?

      Asalayı yok ettiler çete dediniz…Vatanına sahip çıktılar… Faşist,Kafatasçı dediniz…
      Şehidine gazisine sahip çıktılar…şehit üzerinden prim yapma dediniz…
      daha olmadı terörist ilan ettiniz….
      ve şimdi neredeler diye soruyorsunuz….

      Vefa dediler sizde yoktu….
      Can verdiler görmediniz….
      Seçimde rey dediler vermediniz…
      Yıllarca anlattılar duymadınız…
      Bugün karabulutlar basınca ülkeyi şimdi soruyorsunuz…!

      El insaf…bu kadar vefasızlığın olduğu yerde hepimiz insanız diyebiliyormusunuz…!

      Onlar sevdalarından hiçbir şey kaybetmediler hala idealleri…!

      ALLAH..VATAN..TURAN…

      Yüce ALLAH korusun bu MİLLETİ hain kullarından….

      Sil
    4. Eski ülkücüler ideallerinden bir şey kaybetmediler. Ancak 1980 öncesi ölümle kolkola yaşayanlar olarak o zaman henüz annesinin kucağında olanların bir kısmı şimdi bize soğuk bakmaktalar. Allah, Vatan, Turan...
      Turan ideali de İslam Birliği ideali içindedir. Zira İslam Birliği ideali gerçekleşmeden Turan gerçekleşmez.

      Sil
  2. Yüreğimizi açtık
    Suriye'nin Rakka kentine bağlı Tel Abyad ilçesinde, terör örgütü IŞİD ile PYD arasındaki çatışmalardan kaçan Suriyelilerin, Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinden Türkiye'ye girişine izin verildi. Gelenler okullara yerleştirilirken, çatışmalar gün boyu sürdü. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suriye'den 4 bin kişinin Türkiye sınırına geldiğini belirterek, 'Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da ölüm karşısında sığınacak bir yer olarak Anadolu'yu gören kardeşlerimiz sınırımıza geldiğinde, etnik ve mezhebi ayrım gözetmeden hepsini aldık, alıyoruz ve alacağız' dedi.

    YanıtlaSil