.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

1 Mayıs 2017 Pazartesi

BATI'NIN VE BATILILAŞMANIN GERÇEK YÜZÜ

MUSTAFA NECATİ ÖZFATURA
Türkiye Gazetesi

Dış Politika

Batı ve Batılılaşmanın tahlili aslında ciltlere sığmaz ölçüdedir. Ancak çok kısa da olsa sizlere bu mevzuda bir iki şey söylemek isterim... Hıristiyan Batı’nın İslamiyete ve ona hizmetle şereflenen Türk milletine düşmanlığı yeni değildir çok eskilere dayanır. Bu düşmanlık ve kin, mevcut şartlara göre taktik ve strateji değiştirmiştir. Ama asla sona ermemiştir. Ermesi de mümkün değildir. Her geçen gün çığ gibi artmaktadır.
CHP iktidarının 1000 yıllık Türk İslam medeniyetini yıkarak Batılılaşma maskesi ile bu asil milleti tarihinden, dininden, dilinden, millî ve manevi değerlerinden koparmıştır. Bu değerler ise bir milletin olmazsa olmaz değerleridir. Gelecek, geçmişe dayanır. Bitkilerde kök ne ise tarihten gelen değerleri de bir milletin kökleridir. Tarihte olmak tarih ile beraber olmaya bağlıdır. Jön Türkler, Tanzimatçılar, İttihat Terakki ve onların temsilcileri CHP ve bu zihniyeti devam ettirenler Batı’yı taklit ile İslamiyete ve Türkiye’ye karşı en büyük suçu işlemişlerdir.
Allahü teala Kur’an-ı azimüşşanda “Şahsiyetini feda etme, hiç kimseyi de taklit etme, muktedabih (kendisine uyulan) bir ümmetsin, taklit olursunuz fakat taklit edemezsin.” (Âyet-i kerime meali) Ve Hıristiyan Batı potasında eriyen yerli ve millî olmayan aydınlar Allahü tealaya isyan ettiler. Allahü zülcelal hazretleri Kur’an-ı kerimde “Öyle bir kavim getireceğim ki, onlar Allah’ı severler Allah da onları sever” buyurmuştur. İslam âlimleri 1000 yıl İslamın bayraktarlığını yapan, İslamiyete hizmet ve Müslümanlara muhafızlık yapan Türk milletinin bu müjde ile şereflendiğinde ittifak etmişlerdir. Jön Türk, Tanzimat, İttihat Terakki, CHP ve onların zihniyetindeki gafiller bu milleti (çok azı hariç) bu nimetten mahrum ettiler. Allah sevgisi yerine nefis ve çeşitli şeylere yönlendirdiler. Bazılarını putlaştırdılar. Küçümsenmeyecek bir kısmını  Allahü teala ve Sevgili ve Şerefli Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve sellem) düşman yetiştirdiler. Islaha muhtaç kişiler İslamiyeti ıslah projesi (layihası) hazırladılar. 30 senelik bir proje ile "Allah ve Peygamber ismini bile unutturacağız" dediler. (İnönü’nün Sofya ziyaretinde)
CHP’nin İslam harflerini kaldırmak başta olmak üzere "devrim" diye yaptığının hepsi, halkı İslamiyetten koparmak için yapılmıştı. Devrimler İngilizlerin isteği ile yapıldı. İngiltere devrimlerden ve hilafetin kaldırılmasından sonra Avam ve Lordlar Kamarasında Lozan’ı tasdik etmiştir. Lozan’dan dönen İngiliz heyeti başkanı Lord Curzon, Lordlar ve Avam Kamarasında hesaba çekildi. "Türkiye’ye nasıl bağımsızlık verirsin?" sorusuna karşılık şu cevabı verdi:
“Lozan’da Türkiye’nin elinden yer altı ve yer üstü servetlerini aldık. Ve yakında onları bize benzeterek en güçlü servetleri olan Kur’anı ellerinden alacağız ve İslamiyetten koparacağız. Sabırlı olun ve bekleyin...” (Bu sözleri üzerine ayakta alkışlandı.)
Karabekir Paşa’nın hatıralarında İnönü, Karabekir’e "Batı’nın desteği için Bulgarlar gibi Hıristiyan olalım" demiştir. Ankara Garı salonunda Mustafa Kemal başkanlığında bakanlar kurulu ve üst düzey bürokratlar Teşkilat-ı Esasiyeyi (Anayasa)da değişikliği konuştu. Karabekir hariç "Türkiye’nin dini İslam kalsın" diyen olmadı!.. Hıristiyanlıktan Protestanlık gelsin teklifleri oldu. Peki neden Protestan? Çünkü Protestanlıkta temel vahiy değil akıldır. İbadet şart değildir. Ve Protestanların fıkhı yoktur. Herkes istediği gibi yaşar. Halide Edip Adıvar ile yapılan röportajda itirafı: “CHP’li bir ileri gelen Protestanlığı methetmemi istedi. Ben bu manevi yükü yüklenemem dedim...”
Samsun’a çıkanlardan Hüsrev Gerede hatıralarında “Harf devriminin halkı Hıristiyan yapmak için yapıldığını” itiraf eder...

Batı’nın ve Batılılaşmanın gerçek yüzü -2-

Bugün diz boyu ahlaksızlık, cinayetler ve kötü alışkanlıkların gerçek suçlusu Jön Türkler, Tanzimatçılar, İttihat Terakki, CHP, yerli ve millî olmayan Batı’nın devşirme aydınlarıdır. Tarihin seyri içinde yüzü aşkın Türk Devletinin tamamı içeriden yıkılmıştır. Hristiyan Kiliseler Birliği Genel Kurulunda başkanın itirafı şöyledir: “803 yıllık Endülüs’ü ve 622 yıllık Osmanlıyı yıktık. Türkiye’yi de yıkacağız. Anadolu Türklere bırakılmayacak kadar bizim için önemlidir.”
Geçmişteki Haçlı ordusu Hristiyan idi. Şu anda Haçlı ordusu PKK, DEAŞ, DHKP-C, FETÖ, yerli ve millî olmayan aydınlardır. Batı’nın Türkiye’ye dost olmasını beklemek akrepten bal yapmasını beklemek gibidir. Şu anda Türkiye’ye karşı Hristiyan Batı dünyası savaş açmıştır. Birlik ve güçlü olmaya mahkûmuz. Umutsuz olmayın yarınlar bizimdir. Zaman bizim lehimize işliyor. 21. Asır Türk-İslam Dünyasının asrı olacaktır. “Öyle bir kavim getireceğim ki, onlar Allah’ı sever Allah da onları sever” müjdesi İnşallah gerçekleşecektir. Reçetesi bellidir: Âlemlere rahmet olarak gönderilen güzeller güzeli Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimizin ahlakı ile şereflenmek ve tebliğ ettiği emir ve yasakları aşk ile yerine getirmektir. Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyurdu ki: “Osmanlının İslamiyete hizmeti Eshab-ı kiramdan (rıdvanullahi teala ecmain) sonra gelir. Makamları ise Tabiinden (Kuddise i sirruhuma) sonra gelir. Ben Ehl-i Beytim. Şayet dünyada hiç Türk kalmasa idi Türklüğü temsil etmekle şeref duyardım. Ama asla ve asla Jön Türk olmazdım.”
Jön Türkler, Tanzimatçılar, İttihat Terakki, CHP ve bu zihniyeti taşıyanlar bu asil milletin İslamiyete hizmetle şereflenmesini önlediler. Ve bazılarını İslamiyete düşman yaptılar. 803 yıllık ilim deryası Endülüs, Hristiyanları taklit ettiği için yıkıldı. 622 yıllık Osmanlı Batı’yı taklit ettiği için yıkıldı. Bizans, Roma’yı taklit ettiği için yıkıldı... CHP’nin yaptığı devrimler halkı İslamiyetten koparmak için yapıldı. Metin Toker’in “İnönü Hatıraları cilt-2 sayfa 213" 
Referandum öncesi ve sonrası Hristiyan Batı Türkiye’ye savaş açmıştır. CHP Batı’nın müttefiki olmuştur. Hayır oyu veren inançlı kişiler ise dolaylı olarak Hristiyan Batı’ya destek vermişlerdir. CHP çifte standartlıdır. Geçmişte mühürsüz zarflar geçerli olsun diyen (vesikalarla sabit) CHP, bu sefer geçersiz olsun diyor. CHP cumhuriyetin kurucusu değildir. Cumhuriyetin kurucusu Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetidir. CHP daha sonra kuruldu.
51.4'ü az gören CHP’ye hatırlatırız: Mustafa Kemal sadece ve sadece 1 oy farkla Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi. Halen Batı afyonu ile uyutulan bazı gafiller Türkiye’ye hazırlanan tuzağı göremiyorlar. Mesele Erdoğan değildir. Erdoğan ara hedeftir. Asıl hedef Türkiye’yi bölmek, yıkmak yeniden Türkiye’yi Batı’nın vesayeti altına sokmaktır. Nihai hedef ise İslam Dünyasını esaret altına almaktır. Çünkü Türkiye yıkılırsa bu hedefe ulaşılır...
Erdoğan’ı sevmeyebilirsiniz. Tenkit edebilirsiniz. Ama şu anda Türkiye’ye Hristiyan Batı Haçlı Seferi açmıştır. Haçlı ordusuna karşı savaşanların başkomutanının emrinde ve ona destek vermeye ve yanında olmaya dinen mahkûmuz. Savaştayız tiyatro sahnesinde değiliz. Ne zaman uyanacaksınız? Mazlumların sığınağı Türkiye’dir. Bizim sığınacak yerimiz yoktur. Haçlı ordusunun yanında mısınız? Yoksa karşısında mı? Gafletten uyanalım. Allahü teala; Batı’nın ve onun haçlı ordusu olan PKK, DEAŞ, DHKP-C, FETÖ, yerli ve millî olmayan Batı’nın devşirme aydınlarının şerrinden ülkemizi ve halkımızı korusun. (Amin)

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/596530.aspx
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/596588.aspx

18 Nisan 2017 Salı

BASINDAKİ BİR KISIM HABERLER NEYE İŞARET?

AKPARTİ İÇİNDEKİ HAYIRCILAR
* Akparti’nin kalelerinde ve  Büyükşehirlerin çoğunda hayır çıktı. (Basın)
*Yeni Akit’te Abdurrahman Dilipak’ın “Görelim Mevla neyler”  yazısında bahsettiği Akparti içindeki hayırcı AKP’lileri okuyunuz.
Aynı gazetede Sabri Balaman’ın “Akparti defolu siyasilerden kurtulmalı” yazısını okuyunuz.
Yeni Şafak’ta Ömer Lekesiz’in “Gönül yıkan yıkılır” yazısını okuyun. Akpartili yöneticilerin bir kısmının halktan koptuğunu ve bunun referanduma yansımasını anlatıyor.

REFERANDUMU İPTAL ETTİRME GİRİŞİMİ
* Mühür tartışmalarının arkasından HDP çıktı!
HDP'li sandık kurulu başkanlarının halkoylaması sonucuna gölge düşürmek için bazı zarf ile oy pusulalarına mühür basmadıkları tespit edildi. CHP ve HDP'li sandık kurulu başkanlarının mühürsüz zarf ve oylar ile halkoylamasını iptal ettirmek istedikleri belirtiliyor.
16 Nisan'daki halkoylamasında, HDP'li sandık kurulu başkanlarının 'mühür oyunu'nun YSK tarafından bozulduğu ortaya çıktı.
*Cumhuriyet Halk Partisi-CHP, 16 Nisan anayasa referandumu sonuçlarının iptali için bugün Yüksek Seçim Kurulu-YSK'ya resmi başvuru yaptı.

SOROS NEYE GELDİ?
* Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Twitter hesabında yaptığı açıklamada 'Gezi olaylarının arkasında Soros'un olduğunu' ifade ederek "Soros'un şu günlerde Türkiye'ye gelmesi tesadüf olamaz. Yeni Gezi organizesi için gelmiş olması en muhtemel ihtimal" dedi.
* 16 Nisan gecesi referandum sonuçlarının meşru olmadığını iddia eden çok sayıda 'hayırcı' provokatör, özellikle İstanbul'un Beşiktaş ve Kadıköy ilçelerinde sokağa dökülerek slogan atmıştı.

İNGİLİZ OPERASYONU
* İngilizler operasyon için düğmeye bastı: Erdoğan’ın meşruiyeti…
Referandumdan ‘Hayır’ çıkması için elinden gelen tüm çabaya sarf eden Avrupalı ve batılı ülkeler büyük hüsran sonrası algı operasyonuna başladı. İngiliz Financial Times (FT) gazetesi "Önümüzdeki birkaç gün (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan için kritik. Eğer bir şeyler yolunda gitmezse, meşruiyeti sonsuza kadar sorgulanır" ifadelerine yer verdi.

CNN VE BBC’NİN İKİNCİ GEZİ BEKLENTİSİ
*  Referandum sonrası CNN ve BBC'den kışkırtma hamlesi
Referandumdan sonra ortaya atılan 'usulsüzlük' iddialarının ardından BBC ve CNN International kanalları Taksim Meydanı'na araçlarını çıkardı. 2013'teki Gezi Parkı kalkışmasını kışkırtan yayın kuruluşları yeni bir kalkışma yaşanmayınca araçlarını geri çekti.

BÜYÜKŞEHİRİN AYMAZLIĞI
* Büyükşehir Taksim'e Kaldırım Taşı Yığmış
Taksim'de BBC ve CNN'in canlı yayın araçlarının yanı sıra, Büyükşehir Belediyesi'nin de kamyonlarla yığdığı kaldırım taşları dikkat çekiyor. Olası bir protestoda, bu taşların anında polise atılacağını, bu taşları oraya getiren belediye düşünemiyor mu?

***
Bunun üzerine Fatih Nurullah Efendi’nin zuhuratını da ekleyip düşünelim.

Ben ayrıca Talut’un nehri geçmeden evvel emre aykırı nehir suyundan bolca içip kenarda düşüp kalanların savaşa girmediklerini ve 314 kişilik imanlı bir çekirdeğin savaşı kazandığını da hatırlatıyorum. Sonra Talut vazifesini yapar ve gider… 

16 Nisan 2017 Pazar

REFERANDUM SONUCU: EVET

Untitled-3_16
EVET: %  51,4
HAYIR: % 48,6 

Referandum sonucu evet çıktı çıkmasına ama beklenti bu değildi. Belki böyle olmasında da bir hayır var. Zira yüksek bir yüzde çıksaydı rehavete kapılma söz konusu idi. Şimdi dikkat ve temkinle beraber çok çalışmak gerekiyor.

Referandum sonuçları uzmanlarca analiz edilecektir. Akparti'nin kalelerinde neden hayır çıktığı araştırılmalıdır. Akparti, MHP ve BBP bu referandumda evet lehinde çalıştığı halde ya MHP'den oy gelmedi. Ya da Akparti içinde hayır oyu atan çok önemli bir kitle var. 

Büyük şehirlerin eğilimi analiz edilmeli. Hayır cephesinin tek adam algısı etkili oldu. Evet meselesinin, anayasa değişikliği önerisinin iyi anlatılamadığı kanısında değilim. Milletin iradesi böyle tecelli etmiştir.

Şu anda her yerde zafer kutlamaları yapılmakta ama benim içimde buruk bir his var.

2 Nisan 2017 Pazar

ÜLKER'İN REKLAM FİLMİ

Ortalığı karıştıran reklama soruşturma

 ve  girişimini andıran mesajlar içerdiği gerekçesiyle büyük tepki toplayan ’in reklam filmi için savcılık soruşturma açtı. Ülker de reklamı yayından kaldırdı

'in 1 Nisan için hazırladığı "Küçük kardeş olmak" etiketli reklam filmi büyük tepki çekti. İddiaya göre;  imasında bulunan reklam filmi halkı sokağa döktü. Reklam hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı. "1 Nisan yaklaşıyor, tuhaf şeyler oluyor" şeklinde başlayan reklam filmi, Ülker'in resmi Twitter hesabında yayımlandı. Videolarda "Abiler", "Ablalar", "Abilerimiz kahramanlarımız" ve "Bu kadar mutlu büyüdüysek ablalarımız sayesinde" gibi ifadeler yer aldı. 'yü çağrıştıran bu ifadeler, vatandaşlar tarafından FETÖ'nün yeni bir darbe girişimi için mesaj olarak algılandı. Subliminal mesaj verildiği öne sürülen reklam sosyal medyada yoğun tepki çekti. Bunun üzerine Ülker, "1 Nisan geliyor, hesaplaşma zamanı yaklaşıyor..." cümleleriyle biten reklam filmini kısa sürede kaldırdı.

PAPA'NIN GİZLİ KARDİNALİ

A Haber'de yayınlanan Yaz-Boz programında Aytunç Altındal'ın, Fetullah Gülen hakkında çarpıcı tespitleri yer aldı. Fetullah Gülen’in, Vatikan’da görüştüğü Papa 2. Jean Paul tarafından “gizli kardinal” olarak atandığı ortaya çıktı. Altındal'ın konuyla ilgili "Vatikan'da yönetim Papa ve 9 kardinaldedir. Bu kardinallerin yedisini tüm dünya tanır. Ancak ikisi gizlidir ve sadece Papa bilir. Fetullah Gülen gizli iki kardinalden biridir" sözlerine yer verildi.

Vatikan'ın gizli kardinali Gülen

9 Mart 2017 Perşembe

İSRAİL'DE EZAN YASAĞI

İslami heyetlerden İsrail’in ezan yasağına uymama çağrısı

Kudüs’teki İslami Vakıf ve Heyetler, Kudüslülere ve İsrail’in diğer kentlerinde yaşayan Müslümanlara, ezan yasağına uymayarak, evlerinin damlarından, cadde ve sokaklardan ezan okumaları çağrısı yaptı.

İslami heyetlerden İsrail’in ezan yasağına uymama çağrısı

YENİ SÜRÜM "KIZIL ELMA" KOALİSYONU

09.03.2017

Fuat Uğur
Fugur1864@gmail.com
Dikkatinizi çekiyor mu bilmem.
MHP lideri Devlet Bahçeli grup konuşmalarında “Hayır” cephesini tanımlarken, önce adlarını vermeden Meral Akşener ve saz arkadaşlarını bir güzel benzetiyor, ardından “Aydınlıkçılar ve Perinçekçiler” diye bir tasnif yapıyor.
Bu iki grubu yan yana anması tuhaf geldi önce.
Bahçeli’nin bu sözlere ilk kez “Eğer Doğu Perinçek ve hayırcı yoldaşlarıyla Recep Tayyip Erdoğan arasında bir tercih hakkımız olursa, kesinlikle ve istisnasız Sayın Erdoğan'ı tercih edeceğimizi herkes bilmeli ve kafasına sokmalıdır" diyerek başlamıştı hatırlarsanız.
MHP liderinin söz konusu kesimi, 12 Eylül öncesine ait eski aşırı sol fraksiyon olarak bilinen adıyla Doğu Perinçek ve Aydınlıkçılar diye zikretmesi biraz buruk karşılandı önce. Yani şimdi unutulmaya yüz tutmuş adamları neden gündeme getiriyor ve üstelik Erdoğan ile karşılaştırıyordu ki.
Ama bizim daha sonra fark ettiğimiz bir ihanet ittifakının Devlet Bahçeli tarafından çoktan farkına varıldığını keşfettik.
Bu bir nevi yeni sürüm “Kızıl Elma Koalisyonu”ydu.
Hatırlayın 2003 tarihinde İşçi Partisi Öncü Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Perinçek (Doğu Perinçek’in oğlu) ile İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı Levent Temiz kol kola girerek İstiklal Caddesi’nden Taksim’e kadar bir yürüyüş düzenlemiş, birliktelik pozu vermişlerdi. Arkalarında da Ergenekon davasında yargılanan kimi isimler vardı. O zaman da bu duruş basına “Kızıl Elma Koalisyonu” diye yansımıştı.
O vakit tutturamamışlardı.
Ancak şimdi 15 Temmuz darbe girişiminin öncesinden itibaren şu anda hapiste olan tüm FETÖ’cü hâkimlerin desteğiyle MHP’yi ele geçirmeye çabalayan Meral Akşener-Sinan Oğan-Koray Aydın-Ümit Özdağ dörtlü çetesini destekleyen Yeni Çağ gazetesi ile Aydınlıkçılar (Vatan Partisi-Doğu Perinçek takımı) ekibinin çaktırmadan bu koalisyon ortaklığına soyundukları izlenmekte. Onlara bir destek de “Hayır” için Anadolu yollarına düşen ve aralarında FETÖ mağduru olanlar dâhil emekli subaylardan gelmekte.
Yani eski askerî vesayetçiler; Ergenekoncular, eski Jitemciler, Akşenerci grup, eski askerler, FETÖ artığı bir parti bu malum iki gazetenin çatısı altında yuvalanmaya başladılar.
Üniversite ve barolar arasında siyah çantalarla mekik dokuyan eski tarz karanlık adamlar mı dersiniz, sık sık yurt dışına gitmeye başlayan emekli askerler mi? Adalarda modalarda bir araya gelmeler, terörist başı Fetullah Gülen alçağının “Bahar” işareti, Akşenerci grubun “Parola 1 Nisan” mırıldanışı (Akşener’in darbe girişimi sonrasını işaret ederek Başbakan olacağını söylemesi unutulmadı) hep bu kapsamdaki gelişmeler olarak dikkat çekmekte.
Şimdi vesayetçi yazar takımının “Asker akşam değil de gece 03.00’te çıksaydı başarılı olurdu” diye hayıflanması bu ittifakın iştahını kabartmakta.
Lâkin bilmedikleri şu:
Halkımızın en hazırlıksız vakti 15 Temmuz idi.
Üstelik bu farkındalık devlette o kadar üst boyutta ki, kıpırdanma anında ihbar edilecek durumda. Hem devlet hem de halk 15 Temmuz’dan en az 50 kat daha uyanık durumda ve teyakkuz hâlinde.
Her adımları izlenmekte.
Tavuk ‘tar’da sayılacak yine haberleri yok.
Şu kadarını söyleyeyim:
Geçtiğimiz aylarda adını vermeyeceğim bir Karargâh’ta El-Bab için bir hareketlenme ve trafik yaşandığında ilgili yerlere 200’den fazla ihbar geldi.
Bilirsiniz nedenini, yazamayacağım nerelerden geldiğini.
Bu yazının ilham kaynağı Ümit Akdemir bir fıkra göndermiş bana:
“Bir akıl hastanesinde doktor 3-4 hastayla ilgileniyor tedavilerini sağlıyormuş. Doktor tedavi sonunda hastalarının ruh sağlıklarının nasıl olduğuna bakmak için test yapmış. Test şöyle:
Bir boş havuzun kenarına hastalarını götürmüş ve ‘Hadi yüzün bakalım’ demiş. Dört hastadan üçü boş havuza hemen atlamış ve yalnızca biri bu talimata uymayıp durmuş. Doktor bu duruma çok sevinmiş. En azından birinin akıllandığını düşünmüş umutla. Hastasının yanına gidip elini omzuna koyup sormuş:
-Sen neden atlamadın?
Hastadan gelen cevap:
-Onlar çıksın, ben balıklama atlayacağım.”
Evet, biz bu Kemalist askerî vesayeti 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi ve kumpas davalarıyla akıllandı sandık. Devlet mağduriyetleri gidermek için müthiş adımlar attı. FETÖ karşıtlığı ortak paydasında onlara yaklaştık ama yanlarına gittiğimizde öğrendik ki meğer balıklama atlayacaklarmış boş havuza.
“Kemalist darbeciler ile FETÖ bir madalyonun iki yüzüdür” diyorduk.
Sanırım yeniden kanıtlanıyor bu.